Nursing research

923 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ebe ve hemşirelerin yaşadıkları iş stresi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki; Kocaeli ili bir kamu hastanesi örneği

Amaç: Bu araştırma, ebe ve hemşirelerin yaşadıkları iş stresi düzeyi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin sosyodemografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte yürütülen araştırmanın örneklemini 304 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Veriler, Genel İş Stresi Ölçeği ve Çalışanlar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇYKÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve post-hoc testler kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların genel iş stresi düzeyi orta düzeyde bulunmuştur (24,28±7,64). Mesleki yaşam kalitesi alt boyutlarından mesleki tatmin puanı 37,34±8,73, tükenmişlik puanı 30,54±5,73 ve eş duyum yorgunluğu puanı 21,22±9,88 olarak belirlenmiştir. Genel iş stresi ile mesleki tatmin arasında anlamlı ve yüksek düzeyde negatif ilişki (r=-0,522; p<0,001), tükenmişlik (r=0,464; p<0,001) ve eş duyum yorgunluğu (r=0,566; p<0,001) arasında ise pozitif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Yaş ve meslek yılı arttıkça iş stresi düzeyinin azaldığı, buna karşılık mesleki tatminin arttığı belirlenmiştir. Eğitim durumu, görev türü ve birimde çalışma süresinin iş stresi ve mesleki yaşam kalitesi üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Çalışma saatleri ile mesleki tatmin arasında anlamlı fark olduğu ve gece çalışanlarda tatmin düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Araştırma bulguları, ebe ve hemşirelerin yaşadıkları iş stresinin yaşam kalitesini belirleyen temel bir faktör olduğunu göstermektedir. İş stresinin artması, mesleki tatmini azaltırken tükenmişlik ve eş duyum yorgunluğunu artırmaktadır. Bu doğrultuda, sağlık kurumlarında iş stresini azaltmaya yönelik müdahalelerin geliştirilmesi ve çalışanların psikososyal iyi oluşunu destekleyici uygulamaların yaygınlaştırılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İş stresi, mesleki tatmin, tükenmişlik, eş duyum yorgunluğu, ebe, hemşire

HastalarHemşirelerHemşirelik araştırmaları+1
Gözde Bayraktar
Kocaeli Health and Technology University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, cerrahi birimlerinde çalışan hemşirelerin hasta güvenliğine ilişkin tutumlarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlandı. Araştırmanın evrenini, Tekirdağ ve Çanakkale illerinde yer alan 4 hastanenin cerrahi birimlerinde çalışan 409 hemşire, örneklemini ise, basit rastgele örneklem yöntemi ile seçilen 231 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri, literatür doğrultusunda hazırlanan Çalışan Bilgi Formu ve Sexton ve diğ. tarafından 2006 yılında geliştirilen, Baykal ve diğ. tarafından 2010 yılında Türkçe'ye uyarlanan Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği ile toplandı. Veriler SPSS 18.0 programı ile değerlendirildi. İstatistiksel analizler; frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi ve Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak yapıldı. Hemşirelerin Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları 123,170 ± 24,076 ve orta düzeyde bulundu. Ölçeğin alt boyutlarından, en yüksek puanın 'iş doyumu' alt boyutundan, en düşük puanın ise 'güvenlik iklimi' alt boyutundan alındığı belirlendi. Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puanları ile; hemşirelerin yaşları, mesleki deneyimleri ve haftalık çalışma saatleri arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farkın olmadığı, ameliyathane hemşirelerinin Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği toplam puanlarının, cerrahi servis ve yoğun bakım hemşirelerin puanlarından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu bulundu. 18-30 yaş grubunda olan hemşirelerin 'yönetim anlayışı' puanı, 31-40 yaş arası olan hemşirelerin puanlarından, haftada 40 saatten fazla çalışan hemşirelerin 'iş doyumu' alt boyutu puanları haftada 40 saatten az çalışan hemşirelerin puanlarından, ameliyathane hemşirelerinin 'ekip çalışması' ve 'güvenlik iklimi' alt boyut puanları cerrahi servis ve yoğun bakım hemşirelerinin puanlarından, ameliyathane hemşirelerinin 'yönetim anlayışı' alt boyutu puanı cerrahi servis hemşirelerinin puanlarından anlamlı derece yüksek bulundu. Cerrahi servis hemşirelerinin 'stresi tanımlama' alt boyut puanının en yüksek olduğu, onu sırasıyla ameliyathane ve cerrahi yoğun bakım hemşirelerinin takip ettiği belirlendi. Sonuç olarak, hemşirelerin hasta güvenliğine ilişkin tutumları orta düzeydedir ve geliştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Cerrahi Birimler, Hasta Güvenliği

AmeliyathanelerHasta güvenliğiHemşireler+4
Semiha Bahar
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi birimlerde çalışan hemşire ve hekimlerin işbirliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi

ÖZET FİLİZLİ, G. Cerrahi Birimlerde Çalışan Hemşire ve Hekimlerin İşbirliğine İlişkin Tutumlarının Değerlendirilmesi, Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Cerrahi Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Tekirdağ, 2018 Bu araştırma, cerrahi birimlerde çalışan hemşire ve asistan hekimlerin işbirliğine ilişkin tutumlarının değerlendirilmesi amacıyla tanımlayıcı olarak planlandı. Araştırmanın evrenini, 3 üniversite hastanesinde cerrahi servis ve cerrahi yoğun bakımlarda çalışan hemşire ve asistan hekimleri içeren 227 çalışan, örneklemini ise, basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 195 çalışan oluşturdu. Araştırmanın verileri, literatür doğrultusunda hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Hojat ve diğ. tarafından 1999 yılında geliştirilen, Yıldırım ve diğ. tarafından 2005 yılında Türkçe'ye uyarlanan Jefferson Hekim Hemşire İşbirliği Skalası (JHHİS) ile toplandı. Veriler SPSS 24.0 programı ile değerlendirildi. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı analizlerin Kolmogorov-Smirnov, Mann Whitney U, Pearson Ki-Kare ve Fisher Exact testleri kullanıldı. Hemşirelerin 'Jefferson Hekim Hemşire İşbirliği Skalası' toplam puan ortalamaları (50,868±5,032), hekimlerin 'Hekim Hemşire İşbirliği Skalası' toplam puan ortalamalarından (48,697±4,654) anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0,005<0,05). Hemşire grubunda, kadınların 'Hekim Hemşire İşbirliği' alt boyut puanlarının (16,876±1,702), erkeklerin 'Hekim Hemşire İşbirliği' alt boyut puanlarından (15,438±2,128) yüksek olduğu ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p=0,009<0.05). Hemşire ve Hekimlerin; 'Ortak eğitim', 'Hasta Bakımında Hemşirelik Hizmetleri', 'Hesap verme ve Hemşirenin Sorumluluğu' alt boyut puan ortalamaları ve mesleki deneyim yıllarına göre, Jefferson Hekim Hemşire İşbirliği Skalası toplam ve alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Cinsiyete göre, hemşirelerin, Jefferson Hekim Hemşire İşbirliği Skalası toplam puan ortalamaları ve 'Ortak eğitim', 'Hasta Bakımında Hemşirelik Hizmetleri', 'Hesap verme ve Hemşirenin Sorumluluğu' alt boyut puan ortalamaları, hekimlerin; Jefferson Hekim Hemşire İşbirliği Skalası toplam ve alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05), Çalıştıkları birime göre, hemşirelerin, Jefferson Hekim Hemşire İşbirliği Skalası toplam ve alt boyut puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). 'Hastaya sağlanan hemşirelik hizmetlerinden hemşireler sorumludur', 'Hastaların taburcu kararlarını verirken hekim ve hemşire karşılıklı görüş alışverişinde bulunmalıdır', 'Kendi görev alanlarını ilgilendiren hastane destek hizmetleri ile ilgili karar alınırken hemşirenin de katılımı sağlanmalıdır', 'Hemşire hekim arasındaki mesleki işbirliği eğitimi lisans eğitim programlarında da yer almalıdır' ifadelerine hemşirelerin hekimlerden daha fazla katılım sağladığı ve 'Hemşirenin birincil görevi hekimin emirlerini yerine getirmektir' ve 'Hekimler tüm sağlık konularında hakim otoritedir' ifadelerine ise hekimlerin hemşirelerden daha fazla katılım sağladığı, hemşire ve hekimlerin katılım oranları arasında anlamlı fark olduğu bulundu (p<0,05). Sonuç olarak, hekim hemşire işbirliği düzeylerinin ortalamanın biraz üzerinde olduğu ve geliştirilmesi gerektiği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, cerrahi birimler, hekim hemşire işbirliği.

CerrahiDoktorlarHemşireler+5
Gözde Filizli
Tekirdağ Namık Kemal University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde tükenmişlik, hasta güvenliği ve aralarındaki ilişki: Bir hastane örneği

Hemşirelik mesleği yapısı gereği, birebir insan ilişkileri ile yoğun bir iletişim ve hizmet gerektirir. Bu sebeple hemşirelerin tükenmişlik yaşama ve tükenmenin etkisi ile hasta güvenliğini tehlikeye düşürme riskleri yüksektir. Bu bağlamda, hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile hasta güvenliği kültürü düzeylerini saptamak ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla bu çalışma yapıldı. Araştırmanın evrenini, hastanede görev yapan tüm hemşireler; örneklemini gönüllü olarak katılan 100 hemşire oluşturdu. Veri toplama araçları, "Sosyo-demografik Soru Formu", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği"nden oluşmaktadır. PASW Statistics 18 for Windows istatistik paket programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken, tanımlayıcı istatistiksel metotların (Frekans, Yüzde, Ortalama, Standart sapma) yanı sıra normal dağılımın incelenmesi için Kolmogorov - Smirnov dağılım testi kullanıldı. Tüm ölçek puanları normal dağılıma sahip olmadığı için parametrik olmayan istatistiksel yöntemler tercih edildi. İki grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U test kullanıldı. İkiden fazla grup durumunda, parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis testi kullanıldı. Ölçekler arası ilişki için Spearman Korelasyon Analizi kullanılarak değerlendirildi. Elde edilen bulgulara göre; tükenmişlik ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim, haftalık çalışma saati ve kıdem arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Hasta güvenliği kültürü ile cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu, çocuk sahibi olma, çalışılan birim ve haftalık çalışma saati arasında farka rastlanmamakla beraber kıdem ile arasında fark görüldü. Bu sonuçlara göre kıdemli hemşirelerin hasta güvenliği konusunda daha dikkatli olduğu görüldü.

Hasta güvenliğiHastanelerHemşireler+4
Neşe Kırçiçek Kocaman
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin hastalara fiziksel tespit uygulamaları ve bilgi düzeyleri

Yoğun bakım ünitelerinde, hastaların güvenliğinin sağlanması için yaygın olarak kullanılan yöntemlerden birisi fiziksel tespit uygulamasıdır. Ancak fiziksel tespit uygulamasının hastalarda fiziksel ve psikolojik birçok zarara neden olabileceği belirtilmektedir. Bu çalışmada yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin fiziksel tespit uygulama durumları ve bu konu hakkındaki bilgi düzeyleri araştırıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu çalışma, Ağustos 2018- Aralık 2018 tarihleri arasında, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi il sınırları içinde bulunan bir devlet hastanesinin, erişkin yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşireler üzerinde yürütüldü (n=83). Araştırma verileri, hemşirelerin demografik özelliklerini içeren bilgi formu ve "Hemşirelerin Fiziksel Tespitlere İlişkin Bilgi Düzeyi, Tutum ve Uygulamaları Ölçeği" ile toplandı. Verilerin istatistiksel analizi NCSS 2007 programında aritmetik ve yüzdelik ortalamalar, Mann-Whitney U testi, Kruskal- Wallis, Pearson korelasyon, Spearman korelasyon ve Student- t testi ile yapıldı. Araştırmada; yoğun bakımda çalışan hemşirelerin, fiziksel tespit kullanımı ölçeğinin bilgi boyutundan ortalama 8,2±1,8, uygulama boyutundan ortalama 36,5±3,8, tutum boyutundan 37,7±4,3 puan aldıkları saptandı. Fiziksel tespit ile ilgili eğitim alan hemşirelerle, almayanlar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Meslek yıllarıyla arasındaki ilişkiye bakıldığında anlamlı bir fark bulunmazken (p>0,05), yoğun bakımda çalışma süresiyle uygulama puanı arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0,05). Çalışılan birimler karşılaştırıldığında, yoğun bakımlar arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0,05). Fiziksel tespit konusunun bilimsel dayanakları olması gerektiği, eğitimlerin arttırılması, yasal düzenlemeler ve alternatif yöntemlerin geliştirilmesi önerilir. Anahtar kelimeler: Fiziksel Tespit, Yoğun Bakım, Hemşirelik, Bilgi

Bilgi düzeyiFiziksel tespitHemşireler+4
Zehra Kabakoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin eğitim öncesi ve sonrası izolasyon önlemlerine uyumlarının değerlendirilmesine yönelik bir çalışma

Araştırma, cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin eğitim öncesi ve sonrası izolasyon önlemlerine uyumlarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte planlandı ve uygulandı. Araştırmanın evrenini; Nisan-Kasım 2016 tarihleri arasında Tekirdağ/ Süleymanpaşa ilçesindeki, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Devlet ve Özel Hastanelerin cerrahi kliniklerde çalışan 250 hemşire, örneklemi ise örneklem seçim kriterlerini karşılayan ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan 144 hemşire oluşturdu. Literatür bilgileri doğrultusunda ve uzman kişilerin görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan ''Çalışan Veri Formu'' ve Tayran tarafından (2009) geliştirilen ''İzolasyon Önlemlerine Uyum Ölçeği'' ile elde edilen veriler, SPSS 22.00 istatistik paket programında, uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak değerlendirildi. Araştırmaya katılan cerrahi hemşirelerin yaş ortalamasının 28,9±8,49, %91'inin kadın, %56,3'ünün lisans mezunu, %58,3'ünün meslekte beş yıldan daha az, %81,9'unun ise çalışılan birimde beş yıldan daha az çalışma süresine sahip olduğu, %32,6'sının devlet, %36,1'inin üniversite, %31,3'ünün özel hastanelerde, %34,7'sinin servis, %27,8'inin ameliyathane, %37,52'inin yoğun bakım birimlerinde çalıştığı belirlendi. Hemşirelerin eğitimden hemen sonra izolasyon önlemlerine uyum düzeyi 90 puan üzerinden 80,389 ±7,106 olarak saptandı (p< 0,05). Sonuç olarak; cerrahi birimde çalışan hemşirelerin izolasyon önlemlerine eğitim sonrası uyum puanları, eğitim öncesine göre yüksek bulundu. Hemşirelerin izolasyon önlemlerine uyumları konusunda kurumsal desteğin sağlanması, hizmet içi eğitimlerde hemşirelerin mesleki özellikleri ve kurumsal faktörler dikkate alınarak planlamaların yapılması ve eğitimlerin düzenli aralıklarla tekrarlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Cerrahi Hemşire, Eğitim, Hastane Enfeksiyonları, İzolasyon Önlemleri, Uyum.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+5
Emine Karagülle Koza
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin eğitim öncesi ve sonrası istenmeyen perioperatif hipotermi hakkında farkındalıkları

Araştırma bir Üniversitenin Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi cerrahi birimlerinde çalışan hemşirelerin, eğitim öncesi ve sonrası istenmeyen perioperatif hipotermi hakkında farkındalıklarını değerlendirmek amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan 260 cerrahi hemşiresi, örneklemini 200 cerrahi hemşiresi oluşturdu. Veriler 01 Şubat-01 Mayıs 2019 tarihleri arasında literatür doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan ''Kişisel Bilgi Formu'' ve "İstenmeyen Perioperatif Hipotermi Değerlendirme Formu" aracılığı ile yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edildi. Verilerin normal dağılıma uygunluğunda Kolmogorov Smirnov test ve Box Plot grafikler kullanıldı. Normal dağılım gösteren değişkenlerin değerlendirmelerinde Oneway Anova test ve post-hoc Bonferroni test kullanıldı. Normal dağılım göstermeyen değişkenlerde ise gruplara göre değerlendirmelerde Kolmogorov Smirnov test, post-hoc Dunn test; grup içi değerlendirmelerde ise Friedman test ve bonferroni düzeltmeli Wilcoxon Signed Rank test kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirildi. Hemşirelerin toplam 41 soru üzerinden hesaplanan istenmeyen perioperatif hipotermi bilgi puan ortalamaları, eğitim öncesi 61,77±13,32, eğitim sonrası 82,76±10,16 ve eğitimden 3 ay sonra 77,56±11,78 olarak saptandı. Eğitim öncesine göre; eğitim sonrası ve eğitimden 3 ay sonra görülen puan ortalamalarındaki artış istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Araştırma bulguları hemşirelerin istenmeyen perioperatif hipotermi farkındalığının eğitim öncesine göre, eğitimden hemen sonra ve eğitimden 3 ay sonra arttığını gösterdi. Perioperatif hipotermiyle ilgili hizmetiçi eğitimlerin düzenli aralıklarla yapılması, İPH önleme yöntemleriyle ilgili standartların oluşturulması, farklı hastane gruplarıyla çalışmanın genişletilmesi önerilir. Anahtar Kelimeler: İstenmeyen hipotermi, Perioperatif hipotermi, Cerrahi hemşiresi, Normotermi

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Tuğba Şenol
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinde eğitim öncesi ve sonrası SBAR iletişim modeli farkındalığının değerlendirilmesi

Araştırma Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan cerrahi hemşirelerinde eğitim öncesi ve sonrası, Durum (Situation), Özgeçmiş (Background), Değerlendirme (Assessment), Öneri (Recommendation)'den oluşan SBAR iletişim modeli farkındalığını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde çalışan 220 cerrahi hemşiresi, örneklemi ise basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 138 cerrahi hemşiresi oluşturdu. Veriler 1 Mart-30 Nisan 2019 tarihleri arasında literatür doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve ''SBAR İletişim Modeli Değerlendirme Formu" aracılığı ile yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edildi. Verilerin değerlendirilmesinde nicel verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro-Wilk test ve grafiksel incelemeler ile sınandı. Normal dağılım göstermeyen nicel değişkenlerin iki grup arası karşılaştırmalarında Mann- Whitney U test kullanıldı. Normal dağılım göstermeyen üç ve üzeri grupların karşılaştırmalarında ise Kruskal Wallis test ve ikili karşılaştırmaların değerlendirilmesinde Bonferroni-Dunn test kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık p<0.05 düzeyinde değerlendirildi. Hemşirelerin toplam 18 soru üzerinden hesaplanan SBAR iletişim modeli farkındalık puan ortalamaları, eğitim öncesi 62.76±28.52, eğitimden hemen sonra 95,05±7,56 ve eğitimden 1 ay sonra 90.90±13.89 olarak saptandı. Eğitim öncesine göre; eğitimden hemen sonra ve eğitimden 1 ay sonra görülen puan ortalamalarındaki artış istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Çalışılan birimler değerlendirildiğinde "ameliyathane hemşirelerinin" eğitim öncesi bilgi puan ortalamaları "yoğun bakım ve cerrahi servislerde" çalışan hemşirelere göre daha düşük bulunurken (54.17±36.82), eğitimden hemen sonra "ameliyathane hemşirelerinin" puan ortalamaları "yoğun bakım ve cerrahi servislerde" çalışan hemşirelere göre en yüksek (99.31±2.78), eğitimden 1 ay sonra ise 93.75±6.69 puan ortalaması ile yüksek bulundu. Araştırma bulguları hemşirelerin SBAR farkındalığının eğitim öncesine göre eğitimden hemen sonra ve eğitimden1 ay sonra arttığını gösterdi. Sağlık hizmetlerinde oluşan iletişim kaynaklı hataları önlemede SBAR'ın etkili olduğu, SBAR ile ilgili eğitimlere düzenli ve sürekli olarak hizmet içi eğitimlerde yer verilmesinin önemli olduğu düşünülmekte ve SBAR iletişim modelininin uygulamada kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelime: Hasta Güvenliği, İletişim, SBAR, Hemşirelik

FarkındalıkHasta güvenliğiHemşire-hasta ilişkileri+7
Merve Örgün
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vardiyalı çalışma sisteminin ve sirkadyen özelliklerin uyku kalitesine etkisi

Bu çalışma hemşirelerin sirkadyen özellikleri, uyku kalitesi ve gündüz uykululuk durumlarını etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırma Haziran-Ekim 2018 tarihleri arasında, Tekirdağ ilinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı bulunan hastanelerden 50 ve daha fazla sayıda hemşirenin çalıştığı Tekirdağ Devlet Hastanesi, Tekirdağ Çorlu Devlet Hastanesi, Tekirdağ Malkara Devlet Hastanesi, Tekirdağ Çerkezköy Devlet Hastanesi'nde yürütülmüştür. Araştırmanın yürütüldüğü hastanelerde çalışan 504 hemşire araştırmada yer almıştır. Veriler "Hasta Tanılama Formu", "Sabahçıl-Akşamcıl Ölçeği", "Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği", "Epworth Uykululuk Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, t testi, Mann Whitney U testi, Pearson ki-kare, Kruskal Wallis, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Çalışmada yer alan hemşirelerin yaş ortalaması 32,32±7,02 yıl olup, %85,9'u kadın, %59,3'ü bekâr, %67,1'i lisans düzeyinde eğitim almıştı. Hemşirelerin Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği toplam puan ortalaması 6,24±3,02 olarak hesaplanmış, %56,2'sinin uyku kalitesinin kötü olduğu belirlenmiştir. Epworth Uykululuk Ölçeği'den aldıkları toplam puan ortalaması 6,64±4,54 olarak hesaplanmış ve %17,9'unda (n=90) artmış gündüz uykululuğu saptanmıştır. Sabahçıl-Akşamcıl Ölçeği toplam puan ortalaması 48,56±8,42 olup, hemşirelerin %11,3'ünün (n=57) kronotip özelliğinin sabahçıl, %20,2'sinin (n=102) akşamcıl ve %68,5'inin (n=345) ara tipte olduğu belirlenmiştir. Gündüz çalışanların %48,4'ünde, vardiyalı çalışanların %57,2'sinde uyku kalitesi kötü olup, vardiyalı çalışanlarda gündüz uykululuğu daha fazladır (p<0,05). Kronotip özelliklerine göre akşamcıl özelliğe sahip olan hemşirelerin uyku kalitesi daha kötü ve gündüz uykululuğu daha fazla bulunmuştur (p<0,01). Sonuçlar doğrultusunda, hemşirelerin uyku kalitesinin artırılması için çalışma düzenlerinin oluşturulmasında sirkadyen özelliklerinin dikkate alınması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Vardiyalı Çalışma, Uyku Kalitesi, Hemşire, Sirkadyen Özellikler.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Emine Alcan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin yaşlı bireye ilişkin tutumlarının bakım davranışlarına etkisi

Bu çalışma, hemşirelerin yaşlı bireylere ilişkin tutumlarının, bakım davranışlarına olan etkisinin değerlendirilmesi amacı ile tanımlayıcı tipte planlanmıştır. Çalışma, Mayıs 2018-Kasım 2018 tarihleri arasında Tekirdağ ilinde bulunan üniversite ve devlet hastanesinde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 400 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler " Sosyodemografik Özellikleri ve Yaşlı Bakımına İlişkin Görüşleri İçeren Anket Formu", "Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeği" (YATÖ), ve "Bakım Davranışları Ölçeği-24" (BDÖ-24) kullanılarak, yüz yüze görüşme yöntemi elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, Mann Whitney U , Kruskal Wallis-H ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmamıza katılan hemşirelerin yaş ortalaması 33,36±7,53 olup, %86,2'si kadın, %65,5'i evli, %94,7'si çekirdek aile tipinde ve %41'i lise mezunudur. Katılımcı hemşirelerin %59,7'si yaşlı ile aynı evde yaşamış, %80,5'i çalışma yaşamında yaşlı bireye bakım vermiştir. Katılımcıların %84,5'i personel sayısındaki yetersizliğin yaşlı bakımı etkilediğini ve %72,7'si eğitimlerde yaşlı bakımına ilişkin konuların yeterli olmadığını ifade etmişlerdir. YATÖ toplam puan ortalaması 75,56±10,61, BDÖ-24 toplam puan ortalaması 4,96±0,57 olarak bulunmuştur. Her iki ölçek ve alt boyut puanları cinsiyet ve aile tipinden etkilenmemiştir (p>0,05). Hemşirelerin yaşlı ile aynı evde yaşama, şuan çalıştıkları klinikte yaşlı bireye bakım verme ve hemşirelik eğitimi yada hizmet içi eğitimlerde yaşlı bakımına ilişkin eğitim alma durumu ile, YATÖ ve BDÖ-24 toplam ve alt boyut puanları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,05). YATÖ ve BDÖ-24 toplam puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı ve aynı yönlü bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Çalışma sonucunda; yaşlıya olan olumlu tutumun bakım davranışlarını da olumlu olarak etkileyeceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, yaşlılık, yaşlı ayrımcılığı, hemşirelik bakımı

GeriatriHemşire-hasta ilişkileriHemşirelik+6
Müge Baştürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afet hemşireliği yönetiminde yetkinlikler ölçeği: Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması

Araştırma, afet hemşireliğine katkıda bulunacağı düşünülerek, afet hemşireliği yönetiminde hemşirelerin yetkinliğini değerlendirmede kullanılacak ölçme aracının hemşirelik literatürüne kazandırılması amacıyla metadolojik ve tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın evrenini, Mart 2018-Mayıs 2019 tarihleri arasında Tekirdağ ili, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan 238 ve Tekirdağ Devlet Hastanesinde görev yapan 315 hemşire olmak üzere toplam 553 hemşire, örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden 450 hemşire oluşturdu. Veri toplama aracı olarak, 13 maddelik "Kişisel Özellikler Formu" ile 43 maddelik "Afet Hemşireliği Yönetiminde Yetkinlikler Ölçeği" uygulandı. Verilerin analizinde sayı/yüzde, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı yöntemleri kullanıldı. AHYYÖ'nin çeviri-geri çevirisi yapılarak dil geçerliği sağlandı, daha sonra uzman önerileri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak kapsam geçerliği sağlandı. Toplam ölçek Kapsam Geçerlik Indeksi değeri 0.98 olarak bulundu. AHYYÖ'nin yapı geçerliğini belirlemek için doğrulayıcı faktör analizi yapıldı. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, ölçeğin 3 faktörlü yapısının geçerli olduğu ve uyum iyiliği testlerinin uygun olduğu bulundu. AHYYÖ'nin test-tekrar test güvenilirliği ile ölçeğin zamana göre değişmezliği test edildi. AHYYÖ'nin iç tutarlılık analizleri sonucunda, Cronbach alfa katsayısının tüm ölçek için 0.963 olduğu, alt boyutlarının 0.881 ile 0.981 arasında değiştiği bulundu. Sonuç olarak; AHYYÖ'nin orijinal ölçekle benzer bir yapıda, Türkçe geçerliği ve güvenirliğinin yüksek olduğu ve Türk hemşirelerin afet hemşireliği yönetiminde yetkinliklerini belirlemede yeterli bir ölçüm aracı olduğu belirlendi.

Afet tıbbıAfetlerHemşireler+5
Utku Durgut
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi ve bir örnek uygulama

Bu çalışma cerrahi bölümlerde çalışan hemşirelerin iş motivasyonlarını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacı ile planlandı ve yapıldı. Cerrahi alanda çalışan hemşirelerin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri sosyodemografik veriler ile beraber analiz edilip karşılaştırılarak cerrahi hemşirelerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeyleri ile etkisinin belirlenmesi amaçlandı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde cerrahi alanlarda çalışmakta olan 236 hemşire örneklem olarak alınıp yüz yüze anket yöntemi ile anketler uygulandı. Veriler sosyodemografik bilgilerin yer aldığı "Sosyodemografik Bilgi Formu", "Minnesota İş Doyum Ölçeği" ve "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ile toplandı. Toplanan verilerin analizi için PASW® Statistics 18 istatistik paket programı kullanıldı. Tükenmişlik ile ilgili ölçekte; erkeklerin daha çok tükendiği, yaş arttıkça tükenmişliğin azaldığı, yüksek lisans mezunlarının daha çok tükendikleri, vardiyalı çalışanların ve fazla mesai yapan hemşirelerin daha çok tükendikleri bulundu (p<0,05). İş doyumu ile ilgili ölçekte; yaş, meslekteki yıl ve cerrahi alanda geçirilen yıl arttıkça iş doyumunun arttığı, lisans mezunlarının iş doyumlarının daha yüksek olduğu, fazla mesai yapan hemşirelerin ise iş doyumlarının daha düşük olduğu tespit edildi (p<0,05). Sonuç olarak, elde edilen bulgular ile cerrahi alanda çalışan hemşirelerin tükenmişlik alt ölçeklerin ve toplam puanları ile, iş doyumu alt ölçeklerin ve toplam puanlarının sosyodemografik özelliklere göre farklılıkları incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Hemşire, Cerrahi Hemşiresi, İş Doyumu, Tükenmişlik

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+5
Hasan Akuzun
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi birimlerde çalışan hemşirelere verilen eğitimin hemşirelerin pediatrik ağrı bilgi ve tutumlarına etkisi

Araştırma, cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin pediatrik ağrıya yönelik bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve sonrasında online olarak verilecek olan pediatrik ağrı yönetimi konulu eğitimin etkinliğini değerlendirmek amacıyla "ön test-son test girişimsel" bir çalışma olarak planlandı ve uygulandı. Araştırmanın evreninin Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi'nde çalışan 325 hemşire, örneklemini ise çocuk hasta takibinin yapılma potansiyelinin olduğu cerrahi birimlerde görev alan 106 hemşire oluşturdu. Literatür bilgileri ışığında çalışmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgiler Formu" ve Salentra ve ark. tarafından (1999) geliştirilip, Twycross (2004) tarafından düzenlenerek son halini alan "Pediatrik Ağrı Bilgi ve Tutum Ölçeği" ile elde edilen veriler, SPSS 23 istatistik paket programında, uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak değerlendirildi. Araştırmaya katılan hemşirelerin ortalama yaşının 28,52±4,82, %81,1'inin kadın, %43,4'ünün evli, %78,3'ünün lisans mezunu ve %36,8'inin üç yıldan az mesleki deneyime sahip olduğu belirlendi. Ayrıca hemşirelerin %24'ünün yetişkin acil ünitesinde çalıştığı, %80,2'sinin çalıştığı birimde çocuk hastaları takip ettiği ve %56,6'sının daha önce pediatrik ağrı konulu bir eğitim aldığı sonucuna varıldı. Hemşirelerin eğitim öncesi Pediatrik Ağrı Bilgi ve Tutum Ölçeği toplam puan ortalaması 4,13±0,43 iken eğitim sonrası 4,33±0,424 olduğu belirlendi (p<0,05). Sonuç olarak; cerrahi birimlerde çalışan hemşirelerin pediatrik ağrı bilgi ve tutumları eğitim öncesine göre yüksek bulundu. Hemşirelerin pediatrik ağrı yönetimi konusunda hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi ve eğitimlerin düzenli aralıklarla tekrarlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler:Ağrı, Pediatrik Ağrı, Hemşirelik Bakımı, Ağrı Yönetimi

AğrıHemşirelerHemşirelik+4
Gülcan Elmas
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin yoğun bakım hemşirelerinde yorgunluk, stres ve iş yüküne etkisi

Bu çalışma Covid-19 pandemisinin yoğun bakımda çalışan hemşirelerin yorgunluk, stres ve iş yüküne etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı. Çalışma Kasım 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi pandemi yoğun bakımlarında çalışan ve araştırmamıza katılmayı gönüllü olarak kabul eden 125 hemşire ile yapıldı. Veriler Kişisel Bilgi Formu, İş Yükü Ölçeği, Algılanan Stres Ölçeği ve Piper Yorgunluk Ölçeği kullanılarak online anket uygulaması şeklinde toplandı. Çalışma verileri NCSS (Number Cruncher Statistical System) kullanılarak ortalama, standart sapma, frekans, Student t Test, Mann Whitney U testi, One-way Anova Test, Kruskal Wallis test, Pearson ve Spearman's Korelasyonları ile istatistiksel analiz yapıldı. Hemşirelerin yaş ortalaması 26,84±4,51 olup %71,2'si kadın, %90'ı bekar ve %80,8'i lisans mezunudur. Hemşirelerin %83,2'si Covid (+) veya şüpheli hastalara bakarken bulaş korkusu, %91,2'si Covid (+) olması durumunda ailesine taşıma korkusu yaşamış olup kişisel koruyucu ekipman giyme zorunluluğu %96,8'inin işini zorlaştırmıştır. Hemşirelerin %31.2'si Covid sürecinde Covid-19 (+) olmuştur. Algılanan stres ölçeği toplam puanı 23,35±5,44, iş yükü ölçeği toplam puanı 37,34±7,45, Piper yorgunluk ölçeği toplam puanı 7,43±1,51 olarak bulunmuştur. Araştırmamızda işinden ayrılmayı düşünen hemşirelerin algılanan stres puanları daha yüksek bulundu. Covid-19 hastalarına bakarken bulaş korkusu yaşayan hemşirelerde iş yükü puanları daha yüksekti. Çalışma saatlerinden memnun olan ve dinlenme için özel zaman ayırabilen hemşirelerin Piper yorgunluk ölçeği puanları daha düşük bulundu. Algılanan stres puanı yüksek olan hemşirelerin iş yükününün de daha yüksek olduğu ve algılanan stres puanı ve iş yükü puanı yüksek olan hemşirelerin daha yorgun olduğu bulundu. Çalışmamızın sonucunda Covid-19 pandemisinin hemşireleri yorgunluk, stres ve iş yükü açısından olumsuz etkilediği sonucuna ulaşıldı.

COVID 19HemşirelerHemşirelik+7
Kübra Şekerci
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin acil hemşirelerinde kaygı, tükenmişlik düzeyi ve uyku sorunlarına etkisi

Bu çalışma; acil servis hemşirelerinin COVID-19 pandemi sürecinde kaygı ve tükenmişlik düzeyleri ile uyku kalitelerini belirleyebilmek amacıyla gerçekleştirilmiş tanımlayıcı türde bir çalışmadır. Araştırma verileri Kasım 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında, İstanbul ilinde Sağlık Bakanlığı'na bağlı bulunan bir şehir hastanesinin acil servis biriminde çalışan hemşireler ile görüşülerek elde edilmiştir. Pandemi başından itibaren acil servis ünitesinde çalışan 142 hemşire araştırmaya katılmada gönüllü olmuştur. Veriler "Kişisel Veri Toplama Formu", "Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve "Sağlık Anksiyetesi Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiklerin yanısıra Ki-Kare Testi, t testi, Spearmann Testi, ANOVA ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılığı Cronbach-alfa katsayısı ile hesaplanmıştır. Acil hemşirelerinin yaş ortalaması 29,30±6,77 yıl olup, %61,4'ü kadın, çoğu (%75,4) lisans düzeyinde mesleki eğitime sahipti. Yarıdan fazlasının (%59,9) haftalık çalışma süresi 50 saat ve üzerinde idi. Çalışma verilerinin elde edildiği tarih itibari ile, pandeminin ilk 8 ayı geride kaldığında, acil hemşirelerinin %30,1'inde Covid-19 için PCR pozitifliği saptanmıştı. Acil serviste görev yapan hemşirelerin Maslach Tükenmişlik Ölçeği "Duygusal Tükenme" alt boyut puanı 22,02±7,30, "Duyarsızlaşma" alt boyut puanı 7,52±3,82, "Kişisel Başarı" alt boyut puanı 11,99±3,70 olarak hesaplandı. "Aşırı Duyarlılık" alt boyutundan 3,90±2,19, "Kaygı" alt boyutundan 17,70±6,32 olmak üzere Sağlık Anksiyetesi Ölçeği puanı 13,80±5,21 olarak bulundu. Pittsburg Uyku Kalitesi Ölçeği'nden aldıkları ortalama puan 8,47±3,04 olup, hemşirelerin %89,4'ünün uyku kalitesi kötü idi. Tükenmişlik düzeyi ve uyku kalitesi arasında orta düzeyde pozisitf korelasyon saptandı. Maslach Tükenmişlik Ölçeği puanı üzerine kaygı puanı (p=0.006) 1.171 katsayı ile, uyku latansı (p=0.024) 2.541 katsayı ile, uyku ilacı kullanımı 4.502 (p=0.045) katsayı ile etkili bulundu. Sonuç olarak; pandemi döneminde acil hemşirelerinin uyku kaliteleri kötü, sağlık anksiyetesi düzeyleri düşük, tükenmişlik düzeyleri çoğunlukla orta ve yüksek düzeydedir.

Acil hemşirelikAnksiyeteCOVID 19+7
Sefa Ahmet Demir
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Acil hemşirelerinin karşılaştıkları şiddet türlerinin tükenmişlik düzeylerine etkisi: Bir meta-analiz çalışması

Acil servislerde çalışmak, insanların acılarına tanık olma, öngörülemezlik kişilerde stres oluşumuna neden olur. Bu ortam çalışanların tükenmişlik düzeylerinde de etkili olur. Sağlık çalışanlarına arasında hemşirelerin; hemşireler arasında ise acil servis birimlerinde çalışanların diğer hemşirelere göre tükenmişlik düzeyleri daha fazladır. Bu çalışma 'Acil Hemşirelerinin Karşılaştıkları Şiddet Türlerinin Tükenmişlik Düzeyine Etkisi' ni belirlemek amacı ile meta-analiz çalışması olarak planlandı ve niceliksel araştırma yöntemlerinden meta-analiz yöntemi ile yapıldı. Scopus, Sciencedirect, Pubmed, Medline, Ulusal Tez Merkezi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Kütüphanesi katalog ve veri tabanlarından bilimsel makaleler ve tezler tarandı ikinci olarak ulaşılan araştırmaların referans bölümünün araştırılması yapıldı. Taramada "Acil Servis", " Hemşire", "Şiddet Türleri", "Tükenmişlik Düzeyi" kelimeleri Türkçe ve İngilizce olarak özet bölümünde tarandı. 24 Eylül 2021 tarihli yapılan son taramaya göre toplamda 3823 çalışma tespit edildi ve incelendi. Araştırma verileri, 10 bilimsel makale üzerinden elde edildi. Analize dahil edilen makalelerin toplam örneklem sayısı 4412'dir. Analize dahil edilen 10 makalenin meta-analiz uygulamasında inceleme sonucunda araştırmaların heterojen bir yapıda olduğu belirlendi. Hesaplamalar sonucunda etki büyüklükleri dağılımının rastgele etkiler modeline göre (p<0.05) değerlendirildi. Yayın yanlılığını belirlemek amacıyla Huni grafiği (Funnel plot), Rosenthal'in Güvenli N yöntemi ve Orwin'in Güvenli N yöntemi kullanıldı. Yapılan hesaplamalara göre şiddet yaşayan hemşirelerin yaşamayanlara göre 2,5 kat, erkek hemşirelerin kadın hemşirelere göre 1,8 kat, 30 yaş altı hemşirelerin 30 yaş üstü hemşirelere göre 2,2 kat, mesleki deneyimi 10 yılın altında olan hemşirelerin mesleki deneyimi 10 yılın üzerinde olan hemşirelere göre 1,9 kat ve sözel şiddetle karşılaşan hemşirelerin diğer şiddet türleri ile karşılaşan hemşirelere göre 4,3 kat daha fazla tükenmişlik yaşadığı tespit edildi. Anahtar kelimeler: Acil Servis, Hemşire, Şiddet Türleri, Tükenmişlik Düzeyi, Meta-Analiz

Acil hemşirelikAcil servis-hastaneHemşirelik+7
Büşra Çınar Tozar
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde toplumsal cinsiyet algısı ve etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu araştırma hemşirelerin toplumsal cinsiyet algılarını ve bu algıyı etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmış tanımlayıcı türde bir çalışmadır. Araştırma Nisan 2018-Nisan 2019 tarihleri arasında Siirt Devlet Hastanesinde çalışan hemşireler üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Nisan-Haziran 2018 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin toplanmasında 17 sorudan oluşan "Kişisel Bilgi Formu" ve 25 maddeden oluşan "Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini verilerin toplandığı tarihlerde hastanede çalışan 368 hemşire oluşturmuştur. Çalışma 257 hemşire ile tamamlanmıştır. Araştırma için ölçek kullanım izni, etik kurul onayı, kurum izni alınmış ve hemşirelerin gönüllü olanları araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın verileri SPSS for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada toplumsal cinsiyet algısı ölçeğinin güvenilirliği Cronbach's Alpha=0,908 olarak yüksek bulunmuştur. Araştırmada hemşirelerin %51,8'inin kadın, %75,9'unun 18-30 yaş aralığında, %61,1'inin lisans mezunu oldukları saptanmıştır. Hemşirelerin toplumsal cinsiyet algısı puan ortalaması 91,101±18,117 olup olumlu bulunmuştur. Hemşirelerin cinsiyet, çocuk sayısı, eş eğitim düzeyi, eşin çalışma durumu, eşin çalışmasını destekleme durumu, evlenme şekli ve yaşamının çoğunu geçirdiği yer ile ilgili ölçek puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cinsiyet, Toplumsal Cinsiyet Algısı, Hemşirelik

Cinsel kimlikCinsiyetHemşireler+3
Abdulazim Kılıç
Sanko University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Total kalça protezi ameliyatı geçiren hastalara klinik vaka yönetici hemşire modeli uygulamasının hasta memnuniyeti açısından değerlendirilmesi

Total kalça protezi ameliyatı geçirecek olan hastaların hemşirelik süreci yönetimi "Klinik Vaka Yönetici Hemşireliği Modeli" kullanılarak yapılabilir. Araştırma; klinik vaka yönetici hemşire modeli uygulaması ile hemşirelik hizmeti verilen kalça protezi ameliyatı geçiren hastaların memnuniyetlerini belirlemek amacı ile 15 Ekim 2017 - 01 Mart 2018 tarihleri arasında Adana Özel Ortopedia Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji Servisi-1 ve Ortopedi ve Travmatoloji Servisi-2'de yatan 46'sı deney 46'sı kontrol grubu olmak üzere 92 hasta ile yürütüldü. Deney grubuna "Klinik Vaka Yönetici Hemşireliği Modeli" kullanılarak hemşirelik hizmeti, kontrol grubuna ise rutin klinik uygulamalar doğrultusunda hemşirelik hizmeti verildi. Verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu, Hastanın Hemşirelik Bakımını Algılayışı Ölçeği (HHBAÖ) kullanıldı. Veriler yüz yüze görüşme tekniği ile toplandı. Veriler, SPSS 17.0 programında t-testi, ki-kare testi ve tek yönlü varyans analizi testi ile değerlendirildi. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 47,83 ± 10,81 yıl (min.: 25-maks.: 65) olarak tespit edildi. Araştırma kapsamındaki hastaların % 65,2'sini (n=60) kadın, 34,8'ini (n=32) erkek oluşturdu. Hastaların % 31,5'i (n=29) üniversite mezunu, % 30,4'ünü de (n=28) ortaöğretim mezunları oluşturdu. Araştırmaya katılan hastaların % 78,3'ü (n=72) evliydi. Hastaların % 67,4'ü (n=62) ekonomik gelirlerinin giderlerinden az olduğunu ve % 87'si (n=80) daha önce hastanede yattığını belirtti. Araştırmamızda klinik vaka yönetici hemşire modeli uygulaması ile bakım verilen hastaların HHBAÖ'ye göre memnuniyet puanı ortalamasının 73,9 ±3,6 olduğu, rutin klinik uygulamalar doğrultusunda verilen hemşirelik bakımından memnuniyet puanı ortalamasının 64,5 ±11,8 olduğu saptandı. Sonuç olarak total kalça protezi ameliyatı geçiren, klinik vaka yönetici hemşireliği modeli ile bakım verilen hastaların memnuniyet düzeylerinin (73,9), rutin klinik uygulamalar doğrultusunda hemşirelik hizmeti verilen hastaların memnuniyet düzeyinlerinden (64,5) daha yüksek olduğu tespit edildi. Fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,001, p<0,05). Anahtar Kelimeler: Hemşirelik; hasta memnuniyeti; total kalça protezi; vaka yönetimi.

Hasta memnuniyetiHemşirelerHemşirelik+3
Emel Yılmaz
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 pandemisinin hemşirelerin psikolojik sağlamlık anksiyete ve depresyon düzeylerine etkisi

Bu araştırma COVID-19 pandemisinin hemşirelerin psikolojik sağlamlık, anksiyete ve depresyon düzeylerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı türde yapılan bu çalışma, Gaziantep ilinin merkez ilçesinde hizmet vermekte olan 25 Aralık Devlet Hastanesi'nde 10 Kasım 2020-20 Haziran 2021 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışmanın örneklemini pandemi sırasında aktif görev yapan, çalışmaya katılmayı kabul eden 25 Aralık Devlet Hastanesi'nde çalışan hemşireler oluşturdu. Çalışmanın örneklemini 260 hemşire oluşturdu. Veriler; Kişisel Tanıtım Formu, ''Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği'' (PSÖ), ''Beck Depresyon Envanteri'' (BDE) ve 'Beck Anksiyete Ölçeği'' (BAÖ) ile toplandı. Verilerin istatistiksel analizinde; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca, minimum-maksimum, Shapiro-Wilk, Mann Whitney U, Kruskal Wallis testleri, Post Hoc testlerinden Tukey ve Tamhane's T2 testleri ile Spearman korelasyon testi kullanıldı. BDE, BAE ve PSÖ skorlarına etki eden faktörlerin belirlenmesinde çoklu lineer regresyon modeline başvuruldu. Tüm testlerde istatistiksel önemlilik düzeyi 0,05 olarak kabul edildi. Hemşirelerin %68,1'inin kadın, %39,2'sinin 25-30 yaş, %75,0'inin lisans/önlisans mezunu, %31,5'inin yoğun bakımda, %40,8'inin serviste çalıştığı belirlendi. Hemşirelerin BDE puan ortalaması 11,0±7,6, BAÖ puan ortalaması 14,7±10,9, PSÖ puan ortalaması 19,4±4,3 olarak saptandı. Hemşirelerin BDE puanı ile BAÖ puanı arasında pozitif yönlü zayıf bir korelasyon (r=0,457) (p<0,001); BDE ile PSÖ arasında ise negatif yönlü zayıf bir ilişki saptandı (r=-0,294) (p<0,001). PSÖ ile BAÖ arasında da negatif yönlü zayıf bir ilişki olduğu belirlendi (r=-0,263) (p<0,001). Hemşirelerin BDE puanını etkileyen faktörlerin; BAÖ ve PSÖ puanları ile hemşirelerin istifa yönelimi ve eğitim durumu olduğu belirlendi. Hemşirelerin BAÖ puanını etkileyen faktörlerin; BDE ve PSÖ puanları ile hemşirelerin mesleğe bakış açısının olumsuz yönde değişmesi, enfekte olma, kronik hastalığa sahip olma durumu olduğu belirlendi. Hemşirelerin PSÖ puanını etkileyen faktörlerin; BDE ve BAÖ puanları ile hemşirelerin ruh ve beden sağlığının etkilenme durumu ve enfekte olma riski olduğu belirlendi. Bu çalışma sonucuna göre; COVID-19 pandemisinde görev alan hemşirelerin ruhsal olarak etkilendikleri sonucuna ulaşılmıştır.

AnksiyeteCOVID 19Depresyon+5
Defne Bayat
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım hemşirelerinin basınç ülserleri ile ilgili bilgi tutum ve uygulamalarının değerlendirilmesi

Basınç ülserleri (BÜ), sağlık bakım hizmetindeki bilimsel ve teknolojik ilerlemelere rağmen dünyada morbidite ve mortalitesi yüksek olan ancak önlenebilen bir sağlık sorunudur. Multidisipliner bir sorumluluk olmasına rağmen diğer sağlık profesyonellerinden farklı olarak basınç ülserinin önlenmesinde hasta ile 24 saat beraber olan hemşirelere büyük sorumluluk düşmektedir. Bu çalışmanın amacı yoğun bakımda çalışan hemşirelerin basınç ülserleri ile ilgili bilgi, tutum ve uygulamalarını değerlendirmektir. Tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılan çalışmanın evrenini Gaziantep ili sınırları içindeki merkez ilçeler, Şehitkâmil ve Şahinbey'de yer alan bütün hastaneler oluşturdu. Bu ilçelerdeki hastaneler devlet, özel ve eğitim araştırma hastanesi olarak tabakalandırılmış ve basit rastgele yöntemle belirlenen Şehitkamil Devlet Hastanesi, Sanko Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi merkez binası, Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mücahitler Ek Binası, Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi, Özel Hatem Hastanesi dahil edildi. Araştırmanın evrenini belirtilen bu hastanelerin yetişkin yoğun bakım ünitelerinde çalışan 575 hemşire oluşturdu. Örneklem seçimine gidilmeyerek araştırma kriterlerine uymayanlar, izinli olanlar ve katılmak istemeyenler dışarıda bırakıldı. Formu eksiksiz dolduran 442 hemşire ile araştırmayı tamamlandı. Veriler Haziran-Eylül 2021 tarihleri arasında toplandı. Verilerin toplanmasında Hemşirelerin Tanıtıcı Özellikleri Formu, Basınç Ülseri Önlemeye Yönelik Hemşirelik Uygulamaları Formu, Modifiye Pieper Basınç Yarası Bilgi Testi ve Basınç Ülserlerini Önlemeye Yönelik Tutum Ölçeği kullanıldı. İstatistiksel analizler için SPSS sürüm 24,0 paket programı kullanılarak, sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, Student t, Mann Whitney U, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve LSD çoklu karşılaştırma testleri, Kruskal Wallis, All Pairwise çoklu karşılaştırma testi ve Spearman korelasyon katsayısı kullanıldı. Araştırmaya katılanların yaş ortalaması 26,67±4,05, %60,9'u (n:269) kadın, %77,8'i (n:344) lisans mezunu, %45'i (n:199) genel yoğun bakım ünitesinde çalışmaktadır. Hemşirelerin basınç ülseri bilgi testinden (MPBYBT) ortalama 29,26±7,48 puan aldıkları ve basınç ülserleri ile karşılaşma sıklıkları, birimlerinde basınç ülserine yönelik bir protokol kullanma durumları, kendi yaptığı uygulamaları yeterli bulmaları ve EPUAP rehberini okuma durumlarının MPBYBT puanlarını etkilediği saptadı (p<0,05). Hemşirelerin basınç ülserini önlemeye yönelik tutum ölçeğinden (BÜÖYT) ortalama 40,85±6,28 puan aldıkları ve cinsiyet, eğitim durumu, çalışma şekli, birimlerinde basınç ülserine yönelik bir protokol kullanma durumları, bakılan hasta sayısı, kurumda basınç ülseri bakımını yapan kişi, kendi yaptığı uygulamaları yeterli bulmaları, EPUAP hakkında bilgisi olma durumları, EPUAP rehberini okuma durumları, basınç ülserlerini önlemeye yönelik eğitim alma durumlarının BÜÖYT puanlarını etkilediği tespit edildi (p<0,05). Ayrıca hemşirelerin MPBYBT puanları ile BÜÖYT puanları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Bu doğrultuda hemşirelere konunun önemini belirten, farkındalıklarını arttıran, olumlu tutum geliştirip bunları uygulamaya aktarmalarını sağlayacak her türlü hizmet içi eğitimlerin verilmesi, sertifikalı eğitim programlarına katılımlarının sağlanması ve kurumların kanıta dayalı uygulamalar ve uluslararası standartlara uygun basınç ülseri bakım protokolü belirleyerek uygunluğunun ve kullanımının denetlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Basınç ülseri; Yoğun Bakım Hemşireleri; Bilgi Tutum ve Uygulama

Basınç ülserleriBilgi düzeyiHemşireler+5
Sümeyra Benan Çakır
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin afetlere yönelik tutum ve davranışları

Bu araştırma Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi' inde çalışan hemşirelerin afetlere karşı tutum ve davranışlarını, afetlere ilişkin tecrübelerini, eğitim gereksinimlerini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel türde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde çalışan 2143 hemşire oluşturmuştur. Ancak çalışma gönüllülük esasına dayandığı için evrene ulaşılamamış olup %95 güven aralığında olup %5,23 hata oranına sahip 302 hemşire ile tamamlanmıştır. Veriler Tanımlayıcı Özellikler Formu ve Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği (HAHAÖ) ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; sayı, yüzde, ortalama, Mann - Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi, Spearman kolerasyon analizi kullanılmıştır. Çalışma bulgularına göre hemşirelerin yaş ortalaması 25,88±2,21 bulunurken, çoğunlukla kadın (%62,3), bekâr (%76,7), lisans mezunu (%91,7), acil servis hemşiresi (%51,5) ve en fazla 0-3 yıl arası çalışma süresinin olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin %73,8'inin afetlere karşı 'kısmen hazır' olarak nitelendirmişlerdir. HAHAÖ'nin Cronbach (α) değeri 0,917 ile oldukça yüksek bulunmuştur. Katılımcıların HAHAÖ'den aldıkları puanlara göre hazırlık alt boyutunda 25,702 (min-max:puan 6-30 puan), müdahale boyutunda 30,202 (min-max:9-45 puan ), afet sonrası boyutunda 17,374(min-max:5-25 puan) puan ve ölçek toplamından ise 73,278 (min- max:puan 20-100) ortalama puan aldıkları tespit edilmiştir. Bu sonuçlar hemşirelerin afet algılarının oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Katılımcıların cinsiyet, eğitim durumu, afet eğitimi türü ve hastane afet planını okuma değişkenlerine göre afet algısı düzeylerinde anlamlı ilişki (p>0,05) bulunmamıştır. Katılımcıların yaş, medeni durum, çalışılan bölüm, afet tatbikatına katılma, afet eğitimi alma değişkenlerine göre afet algısı düzeylerinde anlamlı ilişki (p<0,05) bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşire; Afet yönetimi; Hazırlık; Davranış

Afet tıbbıAfet yönetimiAfetler+4
Büşra Nur Keskinsoy
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelere verilen ventrogluteal bölgeye intramüsküler enjeksiyon eğitiminin hemşirelerin bilgi, görüş ve uygulamayı tercih etme durumlarına etkisi

İntramüsküler (İM) enjeksiyon için kullanılan enjeksiyon bölgesi komplikasyonların en önemli belirleyicisidir. Hemşirelerin çoğunluğu İM enjeksiyonda dorsogluteal (DG) bölgeyi tercih etmekte ve güvenilir bulmaktadır. Bununla beraber, İM enjeksiyon için ventrogluteal (VG) bölgenin birçok yönden üstünlüğü vardır. Çalışmanın amacı, hemşirelere VG bölgeye enjeksiyon uygulaması ile ilgili verilen eğitimin hemşirelerin bilgi, görüş ve uygulamayı tercih etme durumlarına etkisinin belirlenmesidir. Çalışma ön test–son test tek gruplu yarı deneysel tasarımda yürütüldü. Çalışma için etik kurul izni, kurum izni ve hemşirelerin katılım izinleri alındı. Çalışmanın verileri, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi yetişkin acil servisinde Mayıs–Ağustos 2021 tarihleri arasında toplandı. Çalışmaya acil serviste çalışan ve çalışmayı kabul eden 30 hemşire dâhil edildi. Veriler hazırlanan "Tanıtıcı Özellikler Formu", "Ventrogluteal Bölge Kullanımı Değerlendirme Formu", "Ventrogluteal Bölge Görüş Formu", "Ventrogluteal Bölge Bilgi Formu", "Ventrogluteal Bölge Eğitim Sonrası Değerlendirme Formu" ile toplandı. Veriler de sayı, yüzde, ortalama, standart sapma Friedman testi, Shapiro – Wilks testi, Wilcoxon testi, McNemar testi ve Mann Whitney-U testleri kullanıldı. Araştırma sonucunda, eğitim sonrası hemşirelerin %86,7 (n=26)'sinin VG bölge ile ilgili görüşlerinin olumlu yönde değiştiği, eğitim öncesi VG bölgeye ilişkin puan ortalaması 14,80+3,09 iken, eğitim sonrasında 18,50+1,68 olduğu (p<0,001), eğitim öncesinde VG bölgeye enjeksiyon uygulamayan 16 hemşirenin 7'si VG bölgeye enjeksiyon uygulamaya başladığı tespit edildi. Sonuç olarak; hemşirelere verilen VG bölgeye İM enjeksiyon eğitiminin hemşirelerin bilgi düzeyini arttırmada anlamlı düzeyde etkili olduğu, VG bölge ile ilgili görüşlerinin yüksek oranda olumlu düzeyde değiştiği, uygulamayı tercih etme durumlarında ise anlamlı düzeyde olmamakla birlikte VG bölgeye enjeksiyon uygulaması yaptıkları belirlendi. Hemşirelere düzenli aralıklarla VG bölgeye ilişkin eğitimlerin tekrarlanması ve becerilerinin değerlendirilmesi önerilmektedir.

Bilgi düzeyiDorsogluteal bölgeEnjeksiyonlar+6
Çisem Meteris
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik şiddetin hemşirelerin iş doyumu üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı hemşirelerin uğramış oldukları psikolojik şiddetin iş doyumları üzerine olan etkiyi araştırmaktır. Yapılan birçok çalışmada hemşirelerin uğramış oldukları şiddetin sonuçları görülmekte ve şiddet sonrasında iş doyumlarında olan azalma neticesinde kurumunda etkilendiği görülmektedir. Bu çalışma bir devlet hastanesinde çalışan 234 hemşireye anket uygulanarak yapılmış tanımlayıcı bir araştırmadır. Veri toplamasında Kişisel Veri Formu, Psikolojik Şiddet Ölçeği (PŞÖ), İş Doyumu Ölçeği (İDÖ) kullanılmıştır. İstatistiksel analiz için SPSS 23.0 for Windows programı kullanılmıştır. Değerlendirme sonuçlarının tanımlayıcı istatistikleri; kategorik değişkenler için sayı ve yüzde, sayısal değişkenler için ortalama, standart sapma, minimum, maksimum olarak verilmiştir. Bu çalışmada, hemşirelerin %59,8'i kadın, %50,4'ü evli, %51,3'ü 26-35 yaş arasında, %34,6'sının çocuğu bulunmakta, %56,8'i lisans mezunu, %57,7'si sigara kullanmakta, %16,7'si sürekli ilaç kullanmakta ve %35'i yaşantısından memnun olarak elde edilmiştir. Bu çalışmada hemşirelerin %36,3'ü mesleği isteyerek seçmiş, %55,1'i mesleği değiştirmek istemekte, %83,8'i gece-gündüz karışık vardiya düzeninde çalışmakta, %54,7'si her zaman uyku problemi yaşamakta olduğu tespit edilmiştir. PŞÖ toplam ve alt boyutlarının ortalaması 93,3±26,1, İş Tatminin ortalaması 50,4±11,3' tür. Çalışmada kullanılan ölçekler Shapiro-Wilk normallik dağılım testi ile incelenerek, İş tatmini ile PŞÖ toplam ve alt boyutu puan dağılımlarının normallik göstermediği tespit edildi (p<0,05). Önceki dönemlere göre sağlık çalışanlarına uygulanan her türlü şiddet olaylarının büyük ölçüde artış gösterdiği ve alınan önlemlerin yetersiz olduğu literatürde var olan çoğu çalışmadan elde edilen ortak bir sonuçtur. Bu çalışmada, hemşirelerin cinsiyet değişkeninin 'İş tatmini' toplam, 'İç tatmin've 'Dış tatmin' alt ölçek boyutları ve 'Kişinin itibarı', 'Kendini gösterme ve iletişim oluşumu', 'Sosyal ilişkiler', 'Kişinin sağlığı' ile 'Kişinin yaşam kalitesine ve meslek durumu' alt ölçek boyutları arasındaki anlamlı fark bulunmamıştır. PŞÖ toplam ölçek boyutu puanları ise erkek hemşirelerde kadın hemşirelere göre daha fazla bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşire; Psikolojik şiddet; İş Doyumu

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Müjde Menekşe
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakımda çalışan hemşirelerin merhamet yorgunluğunun tıbbi hataya eğilime etkisi

Bu araştırma, yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin merhamet yorgunluğunun tıbbi hataya eğilimine etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak planlandı. Araştırma Ekim 2022- Ocak 2023 tarihleri arasında Bingöl Devlet Hastanesi ile Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yoğun bakım ünitesinde gerçekleştirildi. Araştırma 78 hemşire ile yürütüldü. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Merhamet Yorgunluğu Kısa Ölçeği, Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği kullanılarak toplandı. Veri analizinde Independent t testi, One Way (ANOVA), Mann Whitney U, Kruskal Wallis testleri, pearson korelasyon testi ile doğrusal regresyon testleri yapıldı. Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 32,43 (±5,61) yıl olup % 56,4 ü kadın, %61,5' i lisans mezunu ve %55,1'i 0-5 yıl arası yoğun bakımda çalıştığı belirlendi. Hemşirelerin %65,4 ü merhamet yorgunluğu yaşadığını, %62,8'i nadiren tıbbi hatayla karşılaştığını ve %79,5'i ise merhamet yorgunluğunun tıbbi hatayı etkilediğini ifade etti. Araştırmada evli kişilerin, merhamet yorgunluğu puanı istatistiksel olarak daha yüksek bulundu (t=3,28; p=,002). Merhamet yorgunluğunun, tıbbi hata üzerinde etkisi olduğunu düşünen hemşirelerin merhamet yorgunluğu toplam puanının istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi (Z=306,00; p=,019). Merhamet yorgunluğu ile tıbbi hataya eğilim arasında herhangi bir ilişki belirlenmedi (p>,05). Araştırma sonucuna göre; merhamet yorgunluğunun tıbbi hataya eğilimi etkilemediği belirlendi. Merhamet yorgunluğu ve tıbbi hatayı azaltmaya yönelik kanıta dayalı şekilde bilimsel çalışmaların artırılması, tedavilerin yanı sıra önleyici dayanıklılık eğitim programlarının oluşturulması, bireysel ve kurumsal olarak sağlık sisteminde yeni stratejiler geliştirilmesi önerilmektedir.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+5
İlyas Çelik
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects