Industrial design
57 theses under this subject heading
Tasarım ve Ürün Geliştirme Faaliyetlerinde Kitlesel Kaynak Kullanımı
Toplumun yaşayan bir organizma olduğu ve zaman içinde türlü değişimler yaşadığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Gelişen enformasyon teknolojisi ile bilgi küreselleşerek, büyük kentlerden kırsal alanlara kadar birçok yere ulaşmaktadır. Küresel bilginin yayılmasında bilgisayar ve internet önemli rol üstlenirken, giderek artan internet kullanıcı sayısıyla her ev enformasyon teknolojisi alanında faaliyet gösteren firmalar için hedef bölge haline gelmiştir. Bilgi toplumunda küresel iletişim ağına bağlanmış bilgisayarı sayesinde yeni olanaklarla tanışan birey, bir taraftan edindiği bilgiler sayesinde kendi içerisinde güçlenirken, diğer taraftan küresel ağda yeni topluluklar oluşturmaya başlamıştır. Bu oluşumun bir sonucu olan ve çalışmada kitlesel kaynak kullanımı olarak çevrilebilen Crowdsourcing kavramı, ilk olarak Jeff Howe tarafından 2006 yılında Wired Magazine dergisinde üç farklı yazıda kaleme alınmıştır. Bu kavram, zaman içerisinde farklı kişiler veya kurumlar tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Kitlesel kaynak, şirketin bir noktada bir işi geniş kitlelere belli bir ödül karşılığında sunma ve onların önerilerini veya çözümlerini alma uygulamasıdır. Şirket dışı kaynak kullanımındaki gibi uzun süreli belli anlaşmalardan ziyade, kısa süreli bir işbirliğidir. Kitlesel kaynak modelinin fikir veya ürün geliştirmeye getirdiği yeni boyutun ele alındığı bu çalışmada bilgi teknolojileri sayesinde şirket ile yaratıcı sınıf arasında oluşan bağın etkinliği incelenmiş, şirketlerin yeni çözümler keşfetmek veya daha güçlü ve inandırıcı bir şirket kimliği oluşturmak adına, bu modelin hangi araçlarına başvurdukları ve elde ettikleri sonuçlar aktarılmıştır. Türkiye'de mobilya sektöründe faaliyet gösteren firmalarla yapılan anket çalışması ile yürüttükleri tasarım ve ürün geliştirme faaliyetlerinde kitlesel kaynak modelinin farkındalığı sorgulanmış, sonuç bölümünde ise tüm bu bilgiler çerçevesinde genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kitlesel Kaynak, Tasarım, Endüstriyel Tasarım, Ürün, İnternet, Küresel Yaratıcılık
Endüstrileşme sürecinde porselen ürün tasarımı ve örnek uygulama
Endüstrileşme Sürecinde Porselen Ürün Tasarımı ve Örnek Uygulama başlıklı bu tez; tasarım tarihi üzerine kapsamlı bir araştırmayı içerir. İnceleme kapsamını, endüstri devriminden itibaren günümüze kadar gelen süreç ve bu süreçte yer alan tasarım ve üretimi yansıtan ürünler oluşturmaktadır. İlk bölümde tasarım olgusu tanımlanmakta, endüstri devriminden günümüze nesnenin değişimi incelenmektedir. İkinci bölümde öncü porselen fabrikaları, tasarımcılar ve tasarımı etkileyen faktörler ön planda tutularak; araştırma ve belgelendirme çalışması yapılmış ve tasarım olgusu porselen ürün örnekleri üzerinden çeşitli boyutlarıyla incelenmiştir. Endüstrileşme sürecinde; tasarımcı kimliğinin kazanılması ve ürün tasarımının oluşturulmasındaki etkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, porselen ürün tasarımının tarihsel gelişimi kısaca incelenerek porselen ürün grupları araştırılmaktadır. Bulunan örneklerin detaylı incelemesinin ardından, araştırma günümüz porselen ürünleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Araştırma, balık servisine özel porselen yemek takımı tasarımı ve uygulanmasıyla tamamlanmıştır. Yemek takımından beklenen temel ögeler dekoratif ve soyutlamacı bir yaklaşımla form ve yüzeylere aktarılmıştır. Yapılan katalog çalışması ile tez sonuçlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Porselen, ürün, tasarım, endüstri devrimi, yemek takımı
Bilim kurgu temalı filmler için tasarlanan ürünlerin kavramsal açıdan incelenmesi
Ürün tasarımı, sanat ve mühendislik gibi birbirinden farklı disiplinler ile bir arada çalışan bir disiplindir. Farklı disiplinlerdeki ortak çalışma alanı; ürün tasarımını bu disiplinler ve onların alt dalları ile iletişime ve etkileşime sokmaktadır. Bu araştırmada ürün tasarımı ve sinemanın yanı sıra, bu disiplinlerde tasarlanan kavramsal ürünler, göstergebilim açısından incelenmiştir. Tasarım ile sinema ilişkisi ürünler üzerinden incelenirken özellikle bilim ve teknolojiyi konu edinen bilim kurgu sinemasından ürün örnekleri seçilmiştir. Çalışmada, bilim kurgu filmlerinde yer alan kavramsal ürün tasarımlarına ve bu kavramsal ürünlere yüklenen anlam incelenmiştir. Çalışmada örnek film analizi ve kavramsal ürünlerin incelenmesi için Wall-e filmi seçilmiştir.
Yerel ve küresel kültür anlayışlarının endüstriyel tasarım sürecine etkisi: Türkiye Mobilya Sektöründe tasarımcı yaklaşımları
Küreselleşmenin etkisi ile birlikte dünya çapında kültürlerin değişimi hızlanmıştır. Bu değişen dünyada endüstriyel tasarımcının ilgilendiği hedef kitle de değişmektedir. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin etkisi ile birlikte yerel ve küresel kültür anlayışlarının endüstriyel tasarım sürecine etkisinin incelenmesidir. Yapılan literatür taramasında öncelikle kültür ve küreselleşme terimleri kavramsal olarak ele alınmıştır. Kültürün küreselleşmesinin sonucu olarak ortaya çıkan yaklaşımlar incelenerek güncel yaklaşımlar ve örneklerle konu hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında endüstriyel tasarım ile kültürün ilişkisi ve kültürün küreselleşmesiyle birlikte endüstriyel tasarımın nasıl etkilendiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmada tasarım sürecine etkinin anlaşılabilmesi için Türkiye'de mobilya sektöründe çalışan tasarımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler ile tasarımcının tasarım süreci, hedef kitlenin küreselleşme ile birlikte değişimi, küreselleşmenin endüstriyel tasarımcıya etkisi, küresel kültürün ve yarattığı popüler kültürün tasarım sürecine etkisi, yerel kültürün tasarım sürecine etkisi ile ilgili tasarımcıların görüşleri detaylı bir şekilde sorgulanmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre küreselleşmenin kültürel etkileri tasarım sürecinde de gözlemlenmiştir.
Sanitaryware üretiminde tasarımdan kaynaklanan bazı problemler
Teknolojik olanakların ve üretim yöntemlerinin sınırlı olması durumunda tasarımcı bu olanaklar çerçevesinde bir biçim tasarlamak zorundadır. Üretilmek istenen biçimi verebilecek teknolojik imkanların sağlanması durumunda tasarımcı tasarım-üretim yöntemi uygunluğunu en doğru biçimde sağlamak durumundadır. Hangi durumda olursa olsun tasarımcının kesin bir sonuca ulaşabilmesi için yeterli teknolojik ve üretim bilgisine sahip olması gerekmektedir.Bu çalışmada sanitaryware üretiminde tasarımdan kaynaklanan bazı problemler araştırılmış ve ürünlerin üretimi esnasında üretim proseslerinde meydana gelen hatalar incelenmiştir.Sonuç olarak; iyi bir tasarımcı bir ürünü tasarlamadan önce üretim aşamalarını da iyi bilen ve düşünen bir tasarımcı olmalıdır. Aksi halde üretimi zor olan bir ürünün tasarlanabilir ve beraberinde artan bir maliyet ve verimsizlik söz konusu olabilir. Bu da, tasarlanan ürünün hiçbir zaman üretilemeyeceği anlamına gelebilir.
Endüstriyel tasarım projeleri için web tabanlı proje yönetim modeli ve uygulaması
Bu çalışmada öğrencilerin ve öğretim elemanlarının tasarım derslerinde kullanabileceği, öğrenci tasarım projelerini, tasarım süreçlerine göre yönetmek, izlemek ve değerlendirmek amacıyla web tabanlı yeni bir model sunulmuştur. Sunulan model için Tasarım Projesi adında, günümüzün popüler e-öğrenme araçlarından birisi olan Moodle adlı açık kaynak kodlu Öğrenim Yönetim Sistemi (ÖYS) üzerinde çalışabilen yeni bir web tabanlı araç geliştirilmiştir. Geliştirilen bu araç, bir yarıyıl boyunca Gazi Üniversitesi, Endüstriyel Teknoloji Eğitimi Bölümü ETE404-Endüstriyel Tasarım dersi kapsamında, öğrenci grupları üzerinde uygulanmış ve öğrencilerden elde edilen veriler ile geliştirilen model test edilmiştir. Geleneksel yöntem ile karşılaştırılarak uygulamaya yansıyan sonuçlar arasındaki farklar ortaya konmaya çalışılmıştır. Bulgular ışığında; öğrenci-danışman, öğrenci-öğrenci arasındaki iletişimi artırdığı, rapor teslimini ve arşivlenmesini kolaylaştırdığı, dersin öğretim elemanlarına bağlı işleyiş farklılıklarını ortadan kaldırarak işleyiş standardı getirdiği tespit edilmiştir.
Stırlıng motoru için borulu tip ısı değiştiricisi tasarımı ve cfd analizi
Artan dünya nüfusu ve gelişen teknolojilerden dolayı enerji kullanımının sürekli artması nedeni ile giderek artan çevre problemleri meydana gelmektedir. Petrol kökenli yakıtların kullanımı bakımından dışa bağımlı olan Türkiye'de, içten yanmalı motorlara alternatif motorların geliştirilmesi, hem enerji hem de çevre kirliliği açısından olumlu sonuçlar ortaya koyacaktır. Bu alternatiflerden biri de Stirling motorları her türlü ısıl enerji kaynağını kullanarak mekanik iş üretebilir. Basit yapısı, içten yanmalı motorlara göre imalat kolaylığı, özellikle sabit tesislerde kullanılabilme imkânından dolayı üzerinde çalışılan makinalardır. Farklı tiplerde üretilme imkânı vardır. İçten yanmalı motorlarla karşılaştırıldığında, gürültü ve titreşim seviyesi daha düşüktür. Teorik ısıl verimi yüksektir ve daha az bakım gerektirir. Bu çalışmanın amacı, farklı enerji kaynaklarını kullanabilen borulu tip ısı değiştiricili Stirling motoru tasarlayarak üç boyutlu sayısal analizini yapmaktır. Literatürde verilen metotlarla silindir hacmi belirlenen motorun ısıtıcı, soğutucu ve rejeneratörün boyutlandırması ve dağılımı yapılmıştır. Maksimum ısıtma ve soğutma için motor tasarımı belirlenmiştir. Stirling motorunun üç boyutlu analizi FLUENT Sayısal akışkanlar dinamiği programı kullanılarak yapılmıştır. Model çizimi ve ağ oluşumunda GAMBIT ve DESIGN MODELLER paket programı kullanılarak, temel korunum denklemleri, 3 boyutlu ve türbülanslı akış şartlarında çözülmüştür. Sonuçta en uygun ısıtıcı, soğutucu ve rejeneratör tasarımı gerçekleştirilmiştir.
Fikri Mülkiyet Hakları kapsamında hakim durumun kötüye kullanılması
Bu çalışmanın konusu, fikri mülkiyet hakları kullanılarak hakim durumun kötüye kullanılması faaliyetlerinin hangi hallerde rekabete aykırı olarak değerlendirilebileceğidir. Avrupa Topluluğu ve Türk Hukuku'nda fikri mülkiyet hakları kullanılarak hakim durumun kötüye kullanılmasının varlığının tespit edilebilmesi için birçok şartın aynı anda gerçekleşmesi gerekmektedir. Söz konusu çalışmada, hem Avrupa Birliği rekabet hukukunda hem de Türk rekabet hukukunda fikri mülkiyet hakkı kullanımının, fikri mülkiyete sahip kişi ya da işletmenin pazarda hakim durumda olması halinde hakim durumun kötüye kullanılması teşkil edebileceği haller görülmüştür. Diğer taraftan Türk rekabet hukukunun gelişimi için, AT rekabet hukuku ile karşılaştırmalı olarak inceleme yapılmıştır.Bu çalışmanın ilk bölümünde, fikri mülkiyet hakları sayılarak tanımlarına yer verilmiş ve fikri mülkiyet haklarının AB Hukukunda ve Uluslararası Sözleşmelerde ne şekilde düzenlediği ele alınmıştır.İkinci bölümde, Türk ve AB Hukukunda hakim durumun kötüye kullanılması kavramı, hakim durumun ortaya çıkabilmesi için aranan şartlar ve hakim durumun kötüye kullanılması halleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise, fikri mülkiyet hakları kullanılarak hakim durumun kötüye kullanılması ilk önce AB düzenlemeleri incelenmiş, daha sonra ise Türk hukukundaki düzenleme göz önüne alınmıştır. Bu şekilde tez konusu, hem Türk Hukuku hem AB Hukuku karşılaştırmalı olarak ele alınmak suretiyle incelenmiştir.Anahtar Sözcükler1. Hakim Durum2. Fikri Mülkiyet Hakları3. Rekabet4. Marka ve Patent5. İlgili Pazar
Challenging the clock time-based deadline management tools: A case of procrastination time
Procrastination time is a period in which traditional time management tools fail to support individuals' practices. This dissertation aims to explore how and what people define "procrastination time" when there is deadline pressure. By exploring how people contest the current definitions of deadlines while procrastinating, I add a case to the stream of time studies in HCI-design that challenge the objective and universal understanding of time. To this end, I conducted a qualitative analysis of an urban digital library's entries with the #procrastination hashtag and conducted eight follow-up interviews with self-identified procrastinators to reveal opportunities for dealing with deadlines and time pressures. The outcomes helped to revisit the design potentials for deadlines, inspired by rethinking the procrastination time in HCI. Five potential design insights are introduced to help designers to think beyond the objective and static understanding of time when designing future time management technologies in HCI. With this work, my contribution to the ongoing time studies is 1) adding a qualitative study on the positive and inspirational potentials of procrastination time for digital design and 2) providing five inspirational design insights for future time management tools to deal with deadlines and time pressure.
Design recommendations for novel food experiencing artifacts and interactions
This thesis presents doctoral research into exploring design recommendations for novel food-experiencing devices and interactions. Despite multiple studies that unravel the potentials in the unique and multifaceted nature of human-food relations, technology design studies mostly lean into techno-solutionist devices. This approach is reductive and eliminates the social, personal, cultural and traditional methods of food making, limiting the extent to which the device designs might address. In this trajectory, we delved into designing devices considering the multidimensional values weaved into everyday food interactions. This study addresses the following research question: "What insights can we gain for design research and practice through designing human-food interactions that support everyday food experiences?" With this study, we aim to reach Design recommendations (KC3) that will guide future HFI innovations through designing food-experiencing artifacts (KC2) based on user insights (KC1). We adopt Research Through Design (RtD) methodology and use design inquiry to build research objects that reframe the research as it progresses. The design knowledge collected manifests itself in the form of three conceptual prototypes namely "Mobile Food Printer", "Foodiebuddy" and "Motion Master". In the end, this inquiry resulted in five design recommendations each addressing a different topic in HFI artifact designs: (1) limits and boundaries of taste, (2) bodily food-experience activities, (3) sharing activities around food, (4) spatial elements that complete food experience and (5) the utility and pleasure tradeoff. The design recommendations spark inspiration for future design researchers by showing how to work with different stakeholders in discovering new aspects of a context. They also shed light on design practice and demonstrate how to incorporate users into the design process.
Tarım makineleri sektöründe endüstriyel tasarım disiplini ile yeni ürün geliştirme süreçleri ilişkisi üzerine bir analiz
Bu çalışmada, tarımsal üretim alanının geleceğine dair endişelerin çözümüne katkı sunmak amacıyla, gelecek nesillerde ortaya çıkacağı ön görülen tarıma dayalı sorunların tasarım odaklı çözümü için yapılan girişimler incelenmiştir. Tarım araçları üretimi yapan işletmelerin teknoloji odaklı ürün tasarımları için, yeni ürün geliştirme süreçleri önemlidir. Bu çalışmada da tarım makineleri ve teknolojileri sektöründe üretim yapan işletmelerin yeni ürün geliştirme süreçlerinde endüstriyel tasarım disiplini ile olan ilişkileri incelenmiştir. Araştırmada tarımın ortaya çıkışından tarihsel süreç içerisinde insan araç etkileşimi incelenerek, tarımsal üretim tekniklerinin gelişimi paralellinde öncellikle endüstriyel tasarımın tarihsel süreçte yer aldığı alan tanımlanmıştır. İnsan araç ilişkisi tarım devrimi, sanayi devrimi ve teknoloji devriminin etkisiyle üretim ilişkilerini geliştirerek insan makine ilişkisi bir etkileşim haline dönüşmüştür. Süreçlerin devamında endüstriyel tasarım diğer disiplinlerle beraber tarım alanında ön plana çıkmaya başlamıştır. Uygulamaların sürdürülebilir olması için ürünlerin doğru bir şekilde üretiminin gerçekleştirilmesi mutlak koşuldur. Sürece dahil olan fonksiyonların birbirine entegre edilerek tam bir uyum içerisinde çalışması sağlanmalıdır. Özellikle ve öncelikle yeni ürün geliştirme süreçleri ile endüstriyel tasarım disiplininin ilişkisi bu fonksiyonların doğru kurgulanmasında başlıca etkendir. Bu tez çalışmasında da tarım makineleri üretim sektöründe bu ilişki incelenerek, ilişkinin süreç bileşenleri tarafından doğru olarak tanımlamasının sağlanması ve süreçlerin disiplinlerarası uygulamalara dönük olarak düzenlenmesinin gerekliliği gözlemlenmiştir.
Zanaat ve endüstriyel tasarım ilişkisinde kültürel sürdürülebilirlik üzerine bir analiz
Zanaatı, Türk Dil Kurumu 'insanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş' olarak tanımlamaktadır. Endüstrinin gelişmesi sürecinde insan ihtiyaçlarını karşılamak için yarışan endüstri, tasarım ve pazarlama disiplinleri karşımıza çıkmaktadır. Bu yeni dönem tüketim dünyasında zanaatın yeri, endüstriyel tasarım ile ilişkisi, zanaat ile bugüne gelen Türkiye'ye ait kültürel değerlerin konumu ve bu kültürel değerlerin sürdürülebilirliği bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Türkiye'de zanaat ile endüstriyel tasarım ilişkisini kültürel sürdürülebilirlik bağlamında araştırabilmek için öncelikle kültürel sürdürülebilirliği tanımlamak gerekmektedir. Kültürel sürdürülebilirlik, sosyal çevrenin topluma veya bireye sağladığı değerler, inanç sistemi, estetik, adalet, sağlık, eğitim güvenlik gibi insani gerekliliklerin uzun vadede sürdürülebilmesini ifade etmektedir. Türkiye'de zanaat, ortaya çıktığı alanın yerel kültürünün, halkın sosyal ihtiyaçlarının izlerini taşır. Bu nedenle zanaat, kültür değerlerinin yaşatılmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Bu araştırma kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan "Türkiye Geleneksel El Sanatları Haritası" göz önüne alınarak, Türkiye'deki zanaat alanlarının dağılımını içeren çalışma doğrultusunda veriler incelenerek, tasnif edilmiştir. Bu kapsamda çalışma, belirlenen en yaygın 3 ve yaygınlığı en az olan 3 zanaat alanı üzerinden yapılandırılmıştır. Çalışma karma araştırma yöntemine bağlı durum çalışması olarak planlanmıştır. Bu bağlamda belirlenen zanaat alanlarındaki zanaatkârlar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmakla birlikte, zanaatkârlara, devlet, kamu kuruluşu çalışanlarına, akademisyen ve tasarımcılara anket uygulanarak zanaat ve endüstriyel tasarım ilişkisinde kültürel sürdürülebilirlik açısından mevcut durum analiz edilmiştir.
Defekasyon için kullanılan vitrifiye ürünlerde farklı yüksekliklerin konfora ve kullanıma etkileri
Tuvalet ihtiyacı insanlık var olduğundan beri olan en temel ihtiyaçlardan biridir. Bu ihtiyaç ilk dönemlerde doğada, herhangi bir yerde giderilebilirken zaman içerisinde, yaşam alanının da değişmesiyle beraber farklı çözümler geliştirilmiştir. Temelde çömelerek ve oturarak kullanmaya yönelik olmak üzere iki ana ürün grubu kullanılmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında yapılan literatür taramalarında tuvaletin tarihsel gelişimi ve tuvalet kültürü araştırılmıştır. Defekasyon için kullanılan ürün grupları incelenmiş, sağlık açısından yapılan araştırmalar göz önünde bulundurularak ürünlerdeki değişim incelenmiştir. Alan araştırmasında defekasyon için tercih edilen ürünler dört farklı grupta ele alınmış, prototipler kullanılarak farklı yaş gruplarından 80 kişi ile test edilmiştir. Test süresince katılımcılara kullanım konforuna dair sorular sorularak veriler toplanmıştır. Verilerin analizleri yapılarak hangi ürün yüksekliğinde ne gibi zorlukların yaşandığı incelenmiş ve optimum yükseklik tespit edilmeye çalışılmıştır. Katılımcıların oturup kalkarken ve oturma süresince hangi sorunlarla karşılaştığı incelenerek kullanıcı konforu detaylı olarak sorgulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda hela taşı en rahatsız ürün olarak, standart klozet ise en konforlu ürün olarak belirtilmiştir. Standart klozetin yükseltici ile kullanımı ve 250mm yüksekliğindeki klozet kullanımında çeşitli zorluklar tespit edilmiştir.
Türkiye'de endüstriyel tasarım eğitimi mezuniyet proje sistemlerinin analizi
Üniversitelerin Endüstriyel Tasarım (ET) / Endüstri Ürünleri Tasarımı (EÜT) bölümlerinin dört yıllık lisans eğitimi, son senesinde yürütülen mezuniyet projesi (MP) ile sonlanır. Farklı sistemlerle yürütülen MP'lerin ortak amacı, öğrencilerin önceki dönemlerde kazanılması beklenen tüm bilgi ve becerileri ortaya koyacak yeterlilikte ürün tasarımı ve sunumunu gerçekleştirebilmeleridir. Literatür taramaları gösteriyor ki, ET / EÜT bölümü mezuniyet proje sistemine (MPS'e) yönelik, literatürde yalnızca Orta Doğu Teknik Üniversitesi kapsamında yapılmış dört ayrı çalışma olup; sonraki yıllarda Türkiye genelinde yapılmış bir çalışma yoktur. MPS'lere yönelik Türkiye genelinde akademik çalışmaların yapılmamış olması ve bu alanda karşılaşılan boşluk, bu çalışmanın temel motivasyonu ve yapılma sebebi olmuştur. Yapılan bu tez çalışmasıyla, Türkiye'deki lisans düzeyinde tasarım eğitimi veren üniversitelerde 2017 / 2018 öğrenim yılı dahilinde uygulanan MPS'lere yönelik durum tespiti yapmak amaçlanmıştır. Bu amaçla bir ön anket çalışması yapıldıktan sonra, araştırmanın kapsamına dahil olan üniversitelerle MPS'lerin nasıl yürütüldüğüne dair görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular bir bütün olarak analiz edilmiştir. Bu analizler doğrultusunda farklı ve benzer sistemlerin ayrışan ve ortaklaşan yönlerinin avantajları ve var olan sistemlerin geliştirilmesi gereken yönleri üzerine tartışılmış, öneriler sunulmuştur.
Tasarım süreci ve kullanıcı içgörüsü ilişkisi: Tasarım profesyonelleri üzerine bir alan araştırması
Günümüzde pazarda söz sahibi olmanın ve farklılaşabilmenin yolu kullanıcıyı iyi anlamaktan ve ihtiyaçlarını karşılamaktan geçmektedir. Tasarım sürecinde kullanıcının sürece ve süreç çıktısına etkisi her geçen gün artmaktadır. Bu sebeplerle kullanıcıyı anlamak ve kullanıcıdan içgörü elde etmek önemli hale gelmiştir. Bu tez çalışmasının amacı kullanıcıdan içgörü elde etme ve endüstriyel tasarım süreci ilişkisinin incelenmesidir. Bu çalışma nitel yöntemlerden durum çalışması deseni ve genel tarama modellerinden kesitsel araştırma yaklaşımı ile kurgulanmıştır. Design Week Turkey 2017 etkinliğindeki "Türk Tasarımının Genetik Kodları" sergisinde yer alan ödüllü çay bardağı tasarımları ve tasarımcıları ile Design Turkey Tasarım Ödüllü alan çay bardağı tasarımları ve tasarımcıları örneklem olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul eden kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulguların değerlendirilmesi içgörü kavramı, içgörü elde etmenin tasarım sürecindeki yeri, içgörü elde etme yöntemleri, kullanıcının rolü, çay bardağı tasarımında içgörü süreci, iyi içgörü elde edilen deneyimler temaları üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda tasarım sürecinde tasarımcının içgörüyü kullanıcı üzerinden oluşturduğu ve bu süreçte içgörüye farklı şekillerde birçok verinin elde edilmesi ve analiz edilmesiyle ulaşıldığı sonucuna varılmıştır.
Endüstriyel tasarım sürecinde sayısal 3 boyutlu modelin evrim aşamalarının ve sürece etki eden parametrelerin saptanması
Bu tez çalışmasında endüstriyel tasarım süreci içerisinde yer alan; ön tasarım, prototipleme ve seri üretim için hazırlık aşamalarındaki, bilgisayar destekli üç boyutlu modelleme sürecinin evrimine neden olan etken modelleme parametreleri konu alınmıştır. Modelleme sürecindeki bu değişimin anlaşılabilmesi için; yeni ürün geliştirmede tasarım süreçleri, bilgisayar destekli üç boyutlu modelleme, prototipleme ve seri üretim için hazırlık faaliyetleri incelenmiştir. Konunun temel kavramlarının açıklanmasının ardından, tasarım süreçlerindeki model evrimini araştırmak için anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, tasarımcıların farklı modelleme davranışları incelenmeye çalışılmış ve beş farklı davranış deseni saptanmıştır. Her bir davranış desenini sergileyen katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek, endüstriyel tasarım süreci özelinde, üç boyutlu modellemedeki evrim aşamaları, evrim aşamalarına etken parametreler belirlenmiş. Belirlenen parametrelerin, endüstriyel tasarımın ön tasarım, prototipleme ve seri üretim için hazırlık aşamalarına etkenlik dereceleri saptanmaya çalışılmıştır. 3 boyutlu modellerin endüstriyel tasarım sürecindeki farklı işlev ve nitelikleri tespit edilerek modelleme aşamaları isimlendirilmiştir. Süreç içerisinde 3 boyutlu modelin geçirdiği evrime etki eden modelleme parametreleri açıklanarak literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır. 3 boyutlu modellemedeki etken parametrelerin anlaşılmasıyla; tasarım eğitiminde veya endüstrisinde ihtiyaç duyulan modelleme yeteneklerinin tespit edilmesinde ve bu yeteneklerin kazandırılmasına yönelik stratejilerin oluşturulması konusunda fayda sağlanacağı düşünülmektedir.
Endüstriyel tasarım eğitimi proje derslerinde stil ve form kavramları üzerine bir inceleme: Türkiye Örneği
Günümüzde, iyi tasarım, kullanıcı ile ilişki kurmalı, doğru mesajı iletmeli, çekici olmalı ve pazar yarışında fark yaratmalıdır. Kullanıcıların satın alma kararlarında, ürünlerin kullanıcılar üzerinde bıraktığı duyumsal ve duygusal etkiler, estetik ve görsel özelliklerine odaklanma konuları etkili olmaya başlamış ve ürünlerin dış görünümü, diğer unsurlar kadar önemli olmaya başlamıştır. Bu durum endüstriyel tasarım alanında stil ve form kavramlarının daha iyi anlaşılması konusunda motivasyonu arttırmıştır. Stil kavramı, genel anlamıyla belirli bir ifade tarzı olarak tanımlanır; ancak tasarım ve endüstriyel tasarım literatüründe stil kavramına ait net bir tanım bulunmamaktadır. Form kavramı ise içeriğin görsel şekli olarak tanımlanmasına rağmen tasarım alanında 'stil' ve 'form' kelimelerini birbirlerinin yerine kullanılması üzerine yapılan gözlem bu çalışmanın temel motivasyonu olmuştur. Literatürde konunun önemine sıklıkla vurgu yapılmasına rağmen stil ve form kavramlarının, endüstriyel tasarım eğitimindeki yeri konusundaki çalışmaların kısıtlı olduğu görülmüştür. Bu çalışmada, sanatın ve tasarımın çeşitli alanlarından stil ve form kavramlarına yönelik tanımlar ve yorumlar derlenmiş, bu iki kavram arasındaki benzerlikler ve farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ilerleyen aşamalarında, endüstriyel tasarım alanında Türkiye ölçeğinde stil ve form kavramlarına yönelik algıyı ölçmek amacıyla, akademisyenler, öğrenciler ve tasarımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Ortaya çıkan veriler, Türkiye'deki endüstriyel tasarım eğitiminde form ve stil kavramlarının eğitimdeki yeri ve algılanma şekilleri konusunda bilgiler ortaya koymuştur.
Endüstriyel tasarım jürilerinde değerlendirme aracı olarak analitik ağ süreci (AAS) yönteminin kullanımı: Mezuniyet stüdyo dersi üzerine bir analiz ve uygulama
Endüstriyel tasarım eğitiminde yaratıcılığı ortaya çıkartacak denemelerin yapıldığı, açık ve işbirliğine dayalı eğitim ortamı tasarım stüdyosudur. Tasarım stüdyosu dersleri öğretim metotları, iletişim biçimi ve ilgilendiği problem türleri açısından klasik eğitim sistemine göre farklılık göstermektedir. Tasarım süreci karmaşık ve çok katmanlı bir süreç olduğu için, bu sürecin bileşenlerinin ve sonuçlarının değerlendirilmesi de benzer şekilde karmaşıktır. Stüdyo dersi sonucunda ortaya çıkan sonuç ürünün sistematik bir yöntemle değerlendirilmesi hem öğrenci hem de yürütücü açısından önem taşımaktadır. Fakat günümüzde jüri değerlendirmelerinin bireysel ve subjektif olması, değerlendirme ölçütlerinin net bir şekilde açıklanamaması, jüri üyelerinin ortak bir değerlendirme sistemi oluşturamaması ve değerlendirmenin sağlıklı koşullarda ilerleyememesi gibi birçok problem bulunmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı tarafsız, şeffaf ve sorgulanabilir bir değerlendirme yöntemi önerisi oluşturmak ve değerlendirme aşamasında kullanılan ölçütleri kapsamlı ve sistemli bir şekilde bir araya getirmektir. Çalışma kapsamında kurulan çok ölçütlü karar verme modeli ile uzmanlar tarafından değerlendirme ölçütlerinin ağırlıkları elde edilmiş ve araştırma sonucunda farklı kullanıcıların farklı yargıları ile belirlenmiş olan ölçütlerin ağırlıkları tek bir yargıda değerlendirilmiştir.
Endüstriyel tasarım eğitiminde yapay zekâ kullanımı üzerine görüşler
21. yüzyıldaki teknolojik gelişmeler Yapay zekâ (YZ) araçlarının tasarım alanında adından sıklıkla söz edilmesine neden olmaktadır. Tasarım alanında tasarımcılar; yapay zekâyı tasarım ve eğitim süreçlerine dahil etme konusunda çeşitli tutumlar sergilemektedir. Tez çalışmasında endüstriyel tasarım eğitimde, proje dersleri kapsamında YZ ve araçlarının sürece etkisi konu alınmıştır. Endüstriyel tasarım eğitimi özelinde yapılan çalışmalar literatürden incelenmiş olup tasarım eğitimde yapay zekanın yeri ve önemine değinilmiştir. Araştırma sürecinde endüstriyel tasarım eğitimi veren üniversitelerde görevli akademisyenlerin görüşlerine başvurulmuştur. Bu kapsamda YZ araçları, tasarım sürecini oluşturan; problem tanımlama, fikir geliştirme, fikirlerin görselleştirmesi, model ve prototip yapımı, test edilmesi, farklı fikirlerin karşılaştırılması, proje sunumunun hazırlanması ve seçilen fikrin gerçekleştirilmesi olarak belirlenen sekiz temel aşamada incelenecektir. Çalışma anket ve yarı yapılandırılmış görüşme olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. İlk bölümde amaç YZ kullanımı üzerine akademisyenlerin tutum ve kaygılarını tespit etmektir. İkinci aşamada ise amaç akademisyenlerin tasarım eğitiminde ve tasarım sürecinde YZ kullanım şekilleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan veriler ayrı ayrı analiz edilmiştir. Veriler tasarım eğitimi, tasarım süreci ve etik olmak üzere üç ana temaya işaret etmiştir. Bulgulara dayanarak tasarım eğitiminde ve tasarım sürecinde YZ'nın kullanılmasına dair öneriler geliştirilmiştir.
Kültürel sürdürülebilirlik ve yemek kültürü bağlamında Antakya mutfağı: Bir ritüel olarak yerel künefe yeme deneyimi üzerine bir analiz
Bu tez çalışması, Antakya'ya özgü geleneksel bir tatlı olan künefenin üretim, sunum ve tüketim süreçlerini kültürel sürdürülebilirlik bağlamında inceleyen betimsel nitelikte bir araştırmadır. Konuyla ilgili kapsamlı bir ön çalışmanın bulunmaması nedeniyle, künefenin kültürel değeri ve üretim sunum ve tüketim aşamlarına ilişkin mevcut durumun ayrıntılı bir biçimde tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda nitel araştırma yöntemlerinden etnografik desen benimsenmiştir. Saha çalışması kapsamında; üreticiler, tüketiciler ve uzman bir kaynak kişi ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş, süreç katılımcı olmayan gözlem ve görsel veri toplama teknikleri ile desteklenmiştir. Elde edilen veriler, kültürel sürdürülebilirliğe ilişkin ortak örüntüleri ve kavramsal ilişkileri belirlemek amacıyla tematik analiz ve içerik analizi yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, künefenin kültürel kimliğinin; el emeği, ustalık bilgisi, malzeme nitelikleri, sunum araçları ve tüketim ritüelleri üzerinden şekillendiğini göstermektedir. Ayrıca künefenin duyusal, anlamsal ve duygusal boyutları ürün deneyimi çerçevesinde analiz edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma, künefenin somut ve somut olmayan kültürel miras değerlerini ortaya koyarak, endüstriyel tasarım disiplininin bu pratiğin sürdürülebilirliğine sağlayabileceği katkılara ilişkin değerlendirmeler sunmaktadır.
Sürdürülebilirlik anlayışında endüstriyel tasarım bölümününönemi ve üniversitelerin uyguladığı sürdürülebilirlikuygulamaların karşılaştırılması
Bu tez çalışması, sürdürülebilirlik kavramı bağlamında endüstriyel tasarımcının rolünü çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Sürdürülebilirliğin tarihsel gelişimi, Brundtland Raporu ışığında ele alınarak kavramsal bir çerçeve sunulmuş; döngüsel ekonomi, atık yönetimi ve üretim süreçleriyle ilişkilendirilmiştir. Sanayi devrimi ile başlayan teknolojik dönüşüm süreci, Toplum 1.0'dan Toplum 5.0'a ve Endüstri 1.0'dan Endüstri 4.0'a uzanan gelişmelerle birlikte analiz edilmiştir. Tez kapsamında, sürdürülebilir tasarım ilkeleri, yeşil tasarım ve "X için tasarım" gibi yaklaşımlar üzerinden sürdürülebilir ürün tasarımı değerlendirilmiş; endüstriyel tasarımın bu süreçteki önemi vurgulanmıştır. Ayrıca Türkiye ve Almanya'daki üniversitelerde endüstriyel tasarım eğitimi sürdürülebilirlik perspektifinden karşılaştırmalı olarak incelenmiş, tasarımcıların meslekî donanımlarını şekillendiren eğitim yaklaşımları analiz edilmiştir. Çalışmanın sonunda, endüstriyel tasarımcının sürdürülebilir kalkınmadaki rolü; sosyal sorumluluk, çevresel duyarlılık ve ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirilerek, bu mesleğin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmadaki stratejik önemi ortaya konmuştur.
Sürdürülebilir endüstriyel ürün tasarımında örnek uygulama: 22 kw ac elektrikli araç şarj istasyonu
Endüstrileşmenin beraberinde getirdiği karbon emisyonları global ölçekte her geçen gün artmaktadır. Bu artış ile birlikte iklim krizi tetiklenmekte, beklenmeyen doğa olayları oluşmakta ve sürdürülebilirlik kavramı daha da önem kazanmaktadır. Ancak sürdürülebilirlik, farklı disiplinlerde farklı sektörlerde henüz gelişimini tamamlamamıştır. Söz konusu çalışma ise sürdürülebilir tasarım stratejilerinin araştırıldığı, endüstriyel tasarımda uygulandığı bir çalışma olmuştur. Çalışma kapsamında üniversite ve sanayi iş birliği yapılarak bilim ve endüstri açısından uygulanabilir sonuçlar doğurmak hedeflenmiştir. İlk olarak sürdürülebilir tasarımla ilişkili stratejiler; AB Ecodesign, Beşikten Beşiğe (C2C) Tasarım, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA), Eco Label, CE Sertifikasyonu, Döngüsel Ekonomi başlıkları altında araştırılmıştır. Buna istinaden stratejilerin etki ve kapsam bakımından değerlendirmeleri gerçekleştirilerek ürünün hedef pazarına yönelik en etkin sürdürülebilir tasarım stratejisi belirlenmiştir. Sanayi iş birliği çerçevesinde tasarımı planlanmış 22 kW AC elektrikli araç şarj istasyonu için hedef pazar Almanya olarak belirlendiğinden AB Eko Tasarım stratejisinin en uygun strateji olduğu görülmüştür. Bununla birlikte endüstriyel ürün tasarım süreçlerinin kapsamlı bir uygulama oluşturması için sırasıyla; design thinking (tasarım odaklı düşünme) metodolojisi uygulanarak konsept tasarımlar geliştirilmiş, kalite evi metodolojisi uygulanarak sanayi iş birliği yapılan şirket tarafından konseptler puanlanmış, malzeme seçimleri kapsamında karışım kuralı metodolojisi uygulanarak karışımlar oluşturulmuş ve ardından mühendislik tasarımı tamamlanan parçalara statik stres analizleri uygulanarak güvenlik faktörü değerleri üzerinden en uygun malzeme karışımı belirlenmiştir. Endüstriyel ürün tasarımı süreçlerinin tamamlanması ile birlikte ölçekli model oluşturularak şirket tarafından sağlanan elektronik parçalarla montaj gerçekleştirilmiştir. Doğru sürdürülebilir tasarım stratejisi belirlemenin ve uygulamanın sadece ürün tasarımı sürecinde %25 oranında karbon emisyonu düşürebildiği uygulamalı olarak görülmüştür. Endüstriyel tasarım kapsamında tasarlanan parçaların ham madde emisyonu 8.848 kg CO2 olmuştur.
Türkiye mobilya sektörü açısından tasarım sürecinde bilgisayar kullanımının önemi ve sektöre yönelik bilgisayar yazılımlarının incelenmesi
Bu çalışmada Türkiye Mobilya Endüstrisinde mobilya üretim aşamalarının tasarım süreci aşamasında hangi bilgisayar yazılımlarının kullanıldığı ve bilgisayar kullanımının sektöre ne gibi faydalar sağladığı incelenmiştir. Bu çalışma ile mobilya endüstrisinde marka bilincinin oluşmasında ve sektörün gelişmesinde önemli bir etkiye sahip olan CAD yazılımlarının öneminin vurgulanması, bu yazılımların kullanım düzeylerinin arttırılarak sektördeki tasarımcıların yetiştirilmesi ve bu konu hakkındaki bilgi eksikliklerinin giderilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, ilk olarak genel tasarım, endüstriyel tasarım ve mobilya tasarımı gibi kavramlar üzerinde durulup tasarım süreçlerinin hangi aşamalardan meydana geldiği incelenmiştir. Sonraki aşamada bilgisayar destekli tasarım tanımlanarak CAD sistemlerini oluşturan unsurlar belirtilip tasarım sürecinde bilgisayarların hangi aşamalarda devreye girdiği üzerinde durularak CAD sistemlerinin sağladığı faydalar belirtilmiştir. Son bölümde ise Türkiye Mobilya Sektörünün genel durumu üzerinde durularak bu sektörde kullanılan CAD yazılımları detaylı bir şekilde incelendiğinde Vectorworks Interiorcad, Imos CAD, Phtha, Arcon, Adeko, Infowood, KitchenDraw, Google Sketchup, Autocad ve 3DS Max gib bilgisayar destekli tasarım ve modelleme yazılımları kullanıldığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tasarım, Endüstriyel tasarım, Mobilya tasarımı, Bilgisayar Destekli Tasarım(CAD).
Endüstriyel tasarımda bilişim teknolojisi ve excel tabanlı bir uygulama
Endüstriyel tasarım; üretim yapan firmalar için gerek rekabet gerekse de, ürün çeşitliliği inovasyon, üretim maliyetleri açısından büyük önem arz eder. Ayrıca, üretim maliyetlerinin müşteri memnuniyetiyle çelişmemesi gerektiği de ayrı bir konudur. Kalite Evi, diğer ismiyle Kalite Fonksiyon Göçerimi birçok alanda kullanılan bir yöntemdir. Bu tez çalışması çerçevesinde, mevcut piyasa ve rekabet koşullarında, rezistans üretiminde müşteri isteklerini ve memnuniyetini; mühendislik çalışmaları ve uygulamaları ile çözümleyen bir sistem üzerinde çalışılmış ve bir uygulama yapılmıştır. Uygulamanın temelini Kalite Evi yöntemi oluştururken, bu uygulama klasik araçların dışında Excel tabanlı olarak gerçekleştirilmiş, bu anlamda bilişim teknolojisiyle desteklenmiş ve üretici ile müşteri arasındaki eş zamanlı mühendislik çalışmaları ile endüstriyel tasarım gerçekleştirilmiştir. Yapılan tez çalışması üretimde de kullanılarak sonuçlandırılmıştır.