GARCH model
72 theses under this subject heading
Döviz kuru belirlenmesi: Türkiye ve küresel makroekonomik haberlerin etkisi
This study investigates the effect of the domestic and foreign sourced macro-economic news on the the increase of the TL - Dolar exchange rate observed after 2013. The study was carried out, using OLS and GARCH methods for the period between January 1, 2013 and December 31, 2016. The results reveal that surprises related to domestic macro-economic data is more effective than foreign macro-economic surprises and the most important variables that explain the movements in the exchange rate are domestic inflation and monetary policy surprises as well as foreign employment surprises. Keywords: Exchange rate, GARCH, macroeconomic news
Hisse senedine dayalı varantların, dayanak varlık performansına etkisi: BİST'te bir uygulama
Bu çalışmanın amacı, yatırım kuruluşu varantlarının piyasaya çıkışlarının, ilgili dayanak hisse senetlerinin anormal getirileri, işlem hacimleri ve getiri oynaklıkları üzerinde bir etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Varant piyasasının olgunlaşmaya başladığı 2012-2014 yıllarının ele alındığı çalışmada ilgili dayanak hisse senetleri getirileri incelenirken, literatürde en fazla kullanılan yöntem olan olay çalışması yöntemi kullanılmıştır. Dayanak hisse senetleri işlem hacimleri üzerindeki etkilerinin gözlemlenmesi için ise hem t-testi hem de kukla değişkeni içeren regresyon modeli kullanılmıştır. Son olarak dayanak hisse senetleri üzerindeki oynaklıkların test edilmesi GARCH çerçevesinde modellenmiştir. Çalışma sonucunda, varantların piyasaya çıkışının dayanak hisse senetlerinin anormal getirileri, işlem hacimleri ve getirilerinin oynaklıkları üzerinde değişkenlik gösteren farklı etkileri bulunmuştur.
Geopolitical events' effect on the volatility of crude oilmarket: An example of WTI
This study investigates the effect of major six events namely, Arab Spring, Egypt Coup, Yemen Civil war & Saudi Intervention, 2016 OPEC Production Cut, U.S. – China Trade War, and Russia – Saudi Arabia Oil Price War, on the volatility of the crude oil market. To exemplify, this study utilized successful models that can estimate the volatility of the crude oil market in the future, to do that a recent event was used which is Saudi Arabia – United Arab Emirates Oil Crisis in 2021. The West Texas Intermediate (WTI) benchmark's closing price data was used to cover the range from September 2009 to August 2021. The methodology that was used to analyze this data was the GARCH(1,1) process which is one of the most widely used models within GARCH models. The main finding of the study is that geopolitical events, especially ones related to middle east countries which are rich of oil, have a significant impact on the WTI crude oil benchmark prices.
Hisse senedi piyasaları arasında yayılma etkisinin incelenmesi: G-20 ülkeleri üzerine bir uygulama
Bu çalışmada, G-20 ülkelerinin hisse senedi piyasaları arasında yayılma etkisinin olası varlığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 2 Ocak 1995-29 Ocak 2021 tarihleri arasında günlük hisse senedi kapanış fiyatları kullanılarak, G-20 ülkelerinin hisse senedi piyasaları arasında yayılma etkisinin olası varlığı Hong (2001) tarafından geliştirilen ortalamada ve varyansta nedensellik testi ile araştırılmıştır. Ortalamada nedensellik sonuçlarına göre, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Kanada, Rusya ve Meksika'dan Türkiye'ye doğru ve Türkiye'den de Çin, Hindistan ve Güney Afrika'ya doğru tek yönlü; Japonya, Avustralya, Güney Kore, Brezilya, Arjantin ve Endonezya ile Türkiye arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Varyansta nedensellik test sonuçlarına göre ise çalışmada yer alan tüm hisse senedi piyasaları arasında çift yönlü ve güçlü volatilite yayılımı olduğu belirlenmiştir. Çalışmada ayrıca, iki piyasa arasındaki aşırı risk durumlarının tahmin edilebilmesi amacıyla Hong vd. (2009) tarafından geliştirilen risk durumunda nedensellik testi uygulanmıştır. Nedensellik testi sonuçlarına göre, ABD, İtalya, Brezilya, Arjantin ve Meksika'dan Türkiye'ye doğru tek yönlü; Japonya, Almanya, Fransa, Kanada, Avustralya, Çin, Güney Kore, Rusya, Endonezya, Rusya ve Güney Afrika ile Türkiye arasında çift yönlü risk durumunda nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.
Volatilite Endeksi (VIX) ile BİST Banka ve Uluslararası Banka Endeksleri arasında volatilite etkileşimi
Küreselleşmeyle birlikte uluslararası sermaye hareketlerinde yaşanan artış finansman ihtiyacının yükselmesine neden olmuş; finansman ihtiyacının karşılanmasında ise bankalar etkin bir rol oynamıştır. Bankacılık sektörünün küresel düzeydeki önemi nedeniyle çalışmamızda bankacılık sektörü üzerine yoğunlaşılmış ve sektöre yönelik geniş çapta literatür taraması yapılmıştır. Literatürde rastlanılan çok sayıda çalışma sınıflandırılarak bankacılık sektörü üzerine volatilite alanında yapılan çalışmaların nispeten daha az sayıda olduğu görülmüştür. Bunun üzerine hem ülkemiz hem de küresel düzeyde banka endekslerinde volatilite etkileşimlerinin araştırılması amacıyla Borsa İstanbul'da işlem gören banka hisse senetlerinin oluşturduğu Bist Bank endeksi ile Morgan Stanley Capital Inernational'ın uluslararası bankacılık endeksleri çalışmamıza dahil edilmiştir. Buna ek olarak küresel çapta finansal piyasalar için önemli bir gösterge olan VIX (korku endeksi) endeksi ile bahsedilen bankacılık endeksleri arasındaki volatilite etkileşimleri DCC-GARCH model ile incelenmiştir. İnceleme dönemi aralığındaki başlıca çalkantılı dönemler 2008 küresel finans krizi ve Covid-19 salgını olup bu dönemlerde bahsedilen endeksler arasındaki etkileşimler ayrıca araştırılmış ve sonuçlar analiz edilmiştir. Sonuçların yatırımcılara, hükümetlere ve bireylere karar verme sürecinde destek olması hedeflenmiştir.
Finansal piyasalar arasındaki volatilite yayılımı: Yeni kırılgan beşli ülkeler
Son zamanlarda uluslararası finansal serbestleşme hareketleri ve inovasyon sektörünün ilerlemesi ile birlikte ülkeler arası finansal piyasalar arasındaki bağlantı piyasalarda bütünleşme sağlayarak önemli bir kavram halini almıştır. Literatürde volatilite yayılımı, uluslararası sermaye hareketlerinin piyasalar arasındaki etkileşimi ile dikkate alınan bir konu olmuştur. Volatilite yayılımı, farklı finansal piyasalar arasında oluşan bir şokun diğer piyasadaki volatiliteyi arttırması olarak ifade edilmektedir. Finansal piyasalarda meydana gelen volatilite yayılımı neticesinde hisse senetlerindeki getiri ve fiyatların bu şokların etkisi altında kalacağı görülmektedir. Bu bağlamda yatırım yapanların portföy çeşitlendirme kararları da değişkenlik gösterebilir. Yatırımcılar tarafından yapılan yatırımın getirisi ve buna bağlı oluşacak risklerin dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerde bazı durumlarda ekonomik belirsizlik ve istikrarsızlık yüksek volatiliteye sebep olabilir. Yatırımcı duyarlılığı olarak da bilinen "Korku Endeksi" finansal piyasalar için öncü göstergedir. Günümüzde finansal piyasalarda volatilitenin araştırılması ve tespitinin yapılması önemli bir konudur. Bu çalışmada volatilite endeksi (VIX) Endeksi ile kırılgan beşli (Türkiye MSCI Turkey, Arjantin MSCI Argentina, Katar MSCI Qatar, Mısır MSCI Egypt ve Pakistan MSCI Pakistan) hisse senedi piyasaları arasındaki volatilite yayılımının olası varlığının test edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada beş ülke borsa endeksine ait ortak ve erişilebilir veri seti olarak 01.04.2014- 14.02.2023 dönemine ait günlük hisse senedi kapanış fiyatları kullanılmıştır. Asimetrik etkiyi dikkate alarak ülke piyasa endekslerinin etkileşimleri yönünden volatilite yayılım etkilerini EGARCH modelleri kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde VIX korku endeksinden yeni kırılgan beşli ülke borsalarının tümüne volatilite yayılımının olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
The effects of uncertainty in energy prices on the economy of the Caspian Sea countries: Evidences from Russia, Kazakhstan and Azerbaijan
By taking into account the role of crude oil in the world economy, the prices of petrol become one of the main indicators of the economic growth. In addition, the uncertainty in the price of crude oil has various effects in both oil exporting and importing countries. However, oil-producing countries are more vulnerable to the volatility in crude oil prices. Countries in the Caspian Sea region, including Russia, Kazakhstan and Azerbaijan depend heavily on oil export revenues, therefore, the uncertainty in oil prices influences macroeconomic variables in these nations. This thesis empirically examined the effects of uncertainty in crude oil prices on the gross domestic product in the selected countries using some macroeconomic variables such as exchange rates, interest rates, inflation rates and oil prices (Brent). Autoregressive Distributed Lag model was used to assess the long run and short run relationship between the volatility in oil prices and the gross domestic product (GDP). The result of the thesis indicates that the gross domestic product (GDP) responds to the uncertainty in oil prices for both short and long run, although at varying degrees. Based on the results of the estimation, the uncertainty in oil prices has negative impact on the gross domestic product for all three countries in both the long term and the short term. Meanwhile, our findings indicate that the effect of oil price uncertainty on the gross domestic product (GDP) in the short-run is greater than in the long-run. The results of this thesis have significant implications for policymakers.
Constructing a financial stress index for Turkey: A multivariate GARCH approach
Various economic crises have been experienced due to the dynamics of the country as well as the global crises that have lived in the world from past to present. Many of the important studies in economics aimed to estimate these fluctuations in the markets and to examine their relations with each other. In this context, since the early 2000s, financial stress indexes have been established by economists or central banks for various countries. The financial stress indexes created are specific to countries or regions and have some differences. These differences are the methods as well as the data types that are used. In this study, the financial stress indexes created for Turkey. Also, different countries are examined in the literature review. There is the necessity of constructing a new financial stress index because of the economic fluctuations in Turkey in recent years. The financial stress index of Turkey demonstrates the economic activity after important financial events that are called as financial crisis. The financial stress index which is a continuous variable as a time serie and its extreme values are called financial crises in the literature. The financial stress index can be expected to increase in the case of expected financial loss, risk potential or uncertainty financial conditions. In this study, the financial stress index of Turkey is generated with using the banking sector, equity market, money market and exchange market variables. The financial stress index of Turkey is constructed on daily basis for the period from 2 January 2007 to 29 November 2017. The data diversity has been expanded in this study when compared to previous studies in Turkey that is why this study has importance for Turkey. Firstly, the variables of each sector were standardized. Then, the financial stress index for each sector was composed with the equal weighted average method. FSI of Turkey was created again using the four-sector financial stress index data with the same method. The financial stress index of Turkey is analyzed with banking sector, equity market, money market and exchange market indexes. Modelling volatility is very important for investors and researchers The Autoregressive conditional heteroscedasticity models (ARCH) are used especially to model volatility clustering. In the market, there are periods of small volatility followed by the periods of high volatility. This phenomenon is called volatility clustering. For volatility clustering, historical volatility models can be used mostly. Most popular model is generalized autoregressive conditional heteroscedasticity (GARCH) model which is generalization of ARCH model. In this thesis, multivariate GARCH model was used because of the presence of more than one variable when analyzing correlations. A special type of multivariate GARCH model which is dynamic conditional correlation GARCH (DCC GARCH) model was used in this study. DCC GARCH model can be used to estimate conditional correlations between two series. DCC GARCH model was used to examine the correlation between FSI of Turkey and the markets in Turkey. Conditional correlations give information about volatility spillover. This phenomenon is very important for financial markets. What is observed in financial market is that correlation increase or decrease after financial crisis between two financial markets. If there is a volatility shock in one market, then it affects the other market. If the correlations between two markets are high, it means that there is less risk diversification opportunity between these markets. In other words, hedging between these markets seems not possible. On the contrary, if the correlations between two-time series of financial markets are very low, in that case, it is possible to hedge this portfolio because of the potential of diversification risk. After generating the FSI of Turkey for the last ten years, the peaks of it are interpreted in terms of important financial events in this study. In 2008, the giant Lehman Brothers declared its bankruptcy and the whole world paid the price of Lehman's collapse. Billions of dollars had evaporated in stock markets, millions of people were unemployed, many employers had gone bankrupt etc. The Turkish economy was also negatively affected by this fact. As a result of that, FSI of Turkey which is created in this thesis seems to have a peak in 2009. In 2013, the Federal Reserve System (FED) made a declaration about its tapering decision which is to reduce asset purchases in the beginning of 2014. It means that United States withdraw money from the market and the interest rates will rise for United States. This decision also implied the depreciation of the Turkish Lira because investors wanted to invest in the US. As a consequence of this event, there is another peak in FSI of Turkey for this time interval. At the end of 2016, after the US presidential election, the perception of uncertainty in international finance world had increased significantly. After election, FED's monetary policy was expected to change with new administration in US. Moreover, the slowdown in global economies and the geopolitical risks had the negative effect on economic activity over foreign trade. In that time, the United Kingdom's decision on leaving the European Union provided also negative effect on global market. On the other hand, the main reason of activity in foreign exchange market is that the uncertainties for future interest rate policies of developed countries. The coup attempt had especially big impact on Turkish economy. Thus, there is another peak in FSI of Turkey at the beginning of 2017. Moreover, the relationships between the markets which are used to generate the FSI of Turkey are analyzed according to the correlation coefficients gained from DCC GARCH model. At the last part, the financial stress index of Turkey is interpreted whether it can be used as a sign of financial crisis for Turkey or not. Its extreme values show the financial crisis that the events that suddenly and unexpectedly occur in the economy will produce macroeconomic consequences for the country's economy. Furthermore, firms have serious consequences in that time from the micro perspective.
Döviz kuru ve pay piyasası getiri oynaklığının modellemesi ve yayılımı
Günümüzde yatırım kararı alan yatırımcılar için önemli faktörlerden biri de fiyatlardaki oynaklıklardır. Finansal piyasalardaki varlıkların fiyatlarında oluşan artış ya da azalışlar o piyasada volatilite kavramının karşılığını oluşturmaktadır. Yatırımcılar ve kurumlar için volatilitenin önceden öngörülebilmesi ve modellenebilmesi önem arz etmektedir. Volatilite, piyasaya etki eden olumlu veya olumsuz haberler sonucu ortaya çıkabileceği gibi siyasi olaylar ve ekonomik gelişmelerden de etkilenmektedir. Küreselleşme sonucu piyasaların birbirleri ile etkileşimleri yani bir piyasadaki volatilitenin herhangi bir piyasayı olumlu ya da olumsuz etkilemesi volatilite yayılımını meydana getirmektedir. Volatilite yayılımının araştırılması, yatırım kararları alınırken belirsizlik ve risk düzeyinin tahmin edilmesinde yardımcı olmaktadır. Bu çalışmada, 2000-2019 dönemi için haftalık veriler kullanılarak, döviz kurları ve BIST100 endeks getiri serilerinin volatilite modellemesini yapmak ve döviz kurları ile BIST100 endeksi getirisi arasındaki volatilite yayılımını ortaya çıkartmak amaçlanmaktadır. Bundan dolayı araştırmada ilk olarak döviz kurları ve BIST100 endeksinin volatilite yapısı ARCH-GARCH modelleri ile belirlenmiş, aralarındaki volatilite yayılımı ise Multi-GARCH modeller ile incelenmiştir. Elde edilen bulgular USD ve EURO döviz kurlarından BIST100 endeksine negatif yönlü volatilite yayılımının olduğunu ve USD döviz kurundan EURO döviz kuruna ise pozitif yönlü volatilite yayılımının olduğunu ortaya koymuştur.
Havalimanlarının sürdürülebilirlik raporlarına göre kıyaslamalı olarak finansal volatilite açısından incelenmesi
Volatilite, finansal piyasalarda yatırım kararı sürecini etkileyen en önemli unsurlardan biri olmuştur. Bu çalışmada amaç, sürdürülebilirlik raporlarının yayınlama kıstası baz alınarak halka açık havalimanlarının hisse senedi getirilerinin volatilite analizini yapmaktır. Sürdürülebilirlik raporu, 1987 Brundtland Raporu ve daha sonrasında KMPG tarafından yapılan global sürdürülebilirlik standardı çalışmaları sonrası önem kazanmıştır. Yatırımcılar, karar alırken sadece finansal verilere odaklanmayıp sürdürülebilirlik raporlarını da değerlendirmeye almaya başlamışlardır. Sürdürülebilirlik raporlaması; çevre, ekonomi, sosyal ve finansal konularda kategoriye ayrılmış ve kapsamı genişletilmiştir. Sürdürülebirlik raporlaması, yatırımcılar tarafından önemsenmiş ve yatırım kararlarında göz ardı edilemez bir noktaya gelmiştir. Finansal piyasalarda yatırımcıların risk ve getiri değerlendirmesine yönelik çeşitli ekonometri modelleri bulunmaktadır. Bu çalışmada hisselerin oluşturduğu getiri serileri kullanılarak ARCH, GARCH, TARCH, EGARCH ve GARCH-M modelleri üzerinde analizler yapılmıştır. Çalışmanın analiz bölümünde sürdürülebilirlik raporlaması kıstası yapılarak, 05.01.2016-31.12.2021 tarihleri arasındaki hisse senetlerinin logaritmik getirileri ekonometrik modellerle analiz edilmiştir. Örneklem seçilirken sürdürülebilirlik raporu yayınlayan üç havalimanı, sürdürülebilrilik raporlaması yayınlamayan üç havalimanı olmak üzere toplamda altı adet havalimanı seçilmiştir. Sürdürülebilirlik raporu yayınlamayan belirli sayıda havalimanı olduğu için araştırmanın bu konuda sınırlılığı bulunmaktadır. İlgili havalimanlarının hisselerinin geçmiş günlük getiri serileri investing.com web sitesinden elde edilerek Eviews 10 programı yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, sürdürülebilirlik raporu yayınlayan havalimanı hisseleri için yatırımcıların negatif şoklardan etkilendiği, sürdürülebilirlik raporu yayınlamayan havalimanı hisseleri içinse negatif şokların volatiliteyi arttırarak volatilite kümelenmelerine neden olduğu ve yatırımcıların negatif şoklara karşı daha hassas hareket ettiği sonucu ortaya çıkmıştır. Özetle, sürdürülebilirlik raporu yayınlayan havalimanlarının, hem kurumsallık imajı hem de yatırımcıların güvenini sağlama açısından bir adım önde olduğu, bunun sonucunda yatırım açısından tercih sebebi olmasının kurumsallığın sağladığı bir fayda olarak görülmesi gerektiği değerlendirmesi yapılabilir.
Finansal piyasalarda volatilite tahmini: MIDA Regresyon yöntemiyle bir uygulama
Bu çalışma finansal oynaklık konusunu kapsayıcı bir yaklaşımla irdelemektedir. Oynaklığa ilişkin tanımları, kavramları, alternatif tahmin yöntemlerini geniş bir yelpazede ele almaktadır. Literatürü hem geniş bir çerçevede değerlendirmekte hem de borsa endekslerine indirgeyerek daha ayrıntılı sonuçlar sunmaktadır. Literatürde sıkça yer bulan GARCH yöntemlerine alternatif olarak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan MIDAS (Mixed Data Sampling) regresyon yöntemi çalışmada yer bulmuştur. Bu amaçla, küresel finansal kriz dönemi için 8 gelişmiş ve 7 gelişmekte olan ülke borsa endeksi MIDAS, GARCH ve EGARCH yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bir aylık tahmin performansı incelendiğinde MIDAS yöntemi GARCH ve EGARCH metotlarına kıyasla daha üstün oynaklık tahmini performansı ortaya koymaktadır. Farklı frekanstaki verileri analiz etme olanağı sunan MIDAS yöntemi, analistler ve araştırmacılar için oynaklık tahmininde ve diğer pek çok diğer araştırma konusunda kullanılabilecek önemli bir yöntem olarak ortaya konulmaktadır.
Capital flow surges and volatility
Recent decades have witnessed a substantial rise in international financial transactions and capital flows to developing countries. This dissertation examines mainly the surge and volatility aspects of capital flows. The first chapter offers a distinctive methodology, the generalized supremum augmented Dickey Fuller (GSADF), to detect capital flow surges based on right-tailed unit root tests. Commonly used to identify asset price bubbles, GSADF method proposed by Phillips et al. (2015) provides two main advantages: it can diagnose multiple surges in a series and distinguish the behaviour of explosiveness from volatility. Exploiting the technical and conceptual similarities in the formations of asset price bubbles and capital flow surges, we perform the GSADF procedure to net capital flows data of 43 developing countries. As a result, we identified 727 individual surges, 130 separate surge episodes, and 4 global capital flow waves over the periods of 1995–2017. The second chapter explores the factors triggering capital flow surges by employing Fernandez-Val and Weidner (2016) bias-adjusted fixed effects probit model. The results show that although global factors and regional contagion play some role, domestic factors are more dominant in the surge occurrences in developing countries. The third chapter focuses on measuring and modelling time-varying volatility of capital flows by using panel GARCH (DPD-CCV) model developed by Cermeño and Grier (2006) that takes into account cross-sectional dependency and provides significant efficiency gains. Using panel data from 16 emerging market economies over the 1995-2019 period, we show that the magnitude and the volatility of net capital flows to emerging markets are predominantly driven by global push factors. However, these results seem to vary with respect to the categories of capital flows such as FDI, portfolio investments, other credit flows.
Döviz kuru dalgalanmalarının öngörülmesi ve hedging (Risk yönetimi)
Döviz kurlarından kaynaklı risklerin yönetimi günümüz koşullarında son derece önemli bir kavram olmuştur. Risk yönetiminin eksiksiz yapılabilmesi için piyasa koşullarına hakim olunması ve ekonomik göstergelerin doğru yorumlanması son derece önem teşkil etmektedir. Öte yandan dalgalanmalarla ilgili öngörüde bulunabilmek de döviz kuru risklerinden koruyabilmektedir. Bunun için döviz kurlarındaki oynaklık tahmininin doğru modellerle tahmin edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada 01.01.2010 ve 28.12.2018 tarihleri arasındaki haftalık $/TL ve €/TL (enserten) cinsinden döviz kuru verileri kullanılmış ardından ARCH, GARCH, E-GARCH, T-GARCH ve A-PARCH modelleri tahmin edilmiştir. En iyi tahmin modelini bulmak için modeller arası karşılaştırmada hem dinamik yöntemle RMSE (Root Mean Square Error) hem de Akaike Bilgi Kriteri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise sayısal verileri minimize eden en iyi modelin RMSE ölçütüne göre dolar kuru için dinamik E-GARCH (1,1) ve euro kuru için dinamik GARCH (1,1) modeli olarak bulunmuştur. Akaike bilgi kriterine göre karşılaştırma yapıldığında ise dolar kuru için T-GARCH, euro kuru için ise A-PARCH modeli en iyi tahmin modeli olmuştur. Ancak beklenenin aksine tahmin modellerinde herhangi bir kaldıraç etkisine rastlanmamıştır. Yani pozitif şoklar, oynaklıklara daha çok sebep olmaktadır. Çalışmamız, özellikle 2018'de baş gösteren kur krizini de kapsayacak şekilde yürütülmesi ve bu veri seti için modeller arası karşılaştırmanın iki metotla yapılması açısından literatürde bir ilktir. Volatilite, ARCH Model, GARCH Model, Finansal Türevler
Risk quantification for foreign currency investments
As the economies are globalized, more firms, investors and workers find their fortunes linked to the exchange rates. Therefore, management of exchange rate risk becomes more significant. As the measured risk can be managed better, the aim of this study is to quantify the foreign exchange risk. In this study, six different risk modeling methods - i.i.d Normal, i.i.d Student's t, Normal-GARCH, t-GARCH, unconditional EVT and GARCH filtered EVT - are used to quantify the daily risk of currency pairs. After the daily VaR of the currency pairs has been calculated, an extensive back testing study is performed using 4 different confidence levels to assess the performance of each risk model. The results of the back testing experiment show that the risk modeling methods that rely on the normality assumption, such as the i.i.d Normal and the Normal-GARCH model, result in significant underestimation of daily risk. The sophisticated methods, GARCH filtered EVT and t-GARCH models showed the best overall performance. Besides, it is observed that the performance of i.i.d Student's t is good especially for currency pairs that belong to the countries with strong economical base. The quality of the t-GARCH and GARCH filtered EVT models were observed in our study and it is recommended to use these models to quantify the FX risk. Also i.i.d Student's t model can be the method of choice if the simple implementation of the methods of choice is important.
Kripto para piyasasındaki volatilitenin davranışsal finans teorisi açısından incelenmesi
Hızla gelişen kripto para piyasası, yenilikçi yapısı ve geleneksel finansal sistemleri bozma potansiyeli nedeniyle son yıllarda büyük ilgi görmüştür. Bu piyasa, güvenli ve şeffaf işlemler sağlayan blokzincir teknolojisine dayanmaktadır. Kripto para birimleri, yüksek getiri beklentisi nedeniyle geniş bir yatırımcı kitlesinin ilgisini çekmiştir. Bu çalışmada, öncelikle kripto para piyasası için uygun bir volatilite modeli belirlenmiştir. Günlük getiri verileri için uygun model; Bitcoin (BTC) için ARMA(1,0)-EGARCH(1,1), Ethereum (ETH) için ise ARMA(1,0)-GARCH(1,1) olduğu, saatlik getiri verileri için ise hem BTC hem de ETH için ARMA(2,1)-EGARCH(1,1) olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonuçları, kripto para piyasasında negatif şokların pozitif şoklara kıyasla volatilitede daha belirgin bir artışa neden olduğu bir kaldıraç etkisine işaret etmektedir. Belirlenen volatilite yapısına dayalı olarak takvim anomalileri analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, kripto para piyasasında takvim anomalilerinin varlığını ortaya koymakta ve yılın belli aylarında, haftanın belirli günlerinde ve günün belirli saatlerinde potansiyel olarak daha yüksek getiri elde edebileceğini göstermektedir. BTC yatırımcıları en yüksek getiriyi ekim ayında, pazartesi günleri ve 07:00-14:00 ile 19:00-00:00 UTC saatleri arasında elde etmektedir. Buna karşılık, ETH yatırımcıları en yüksek getiriyi nisan ayında, cumartesi günleri ve 19:00-01:00 UTC saatleri arasında elde etmektedir. Aynı zamanda hafta sonları, özellikle pazar günleri daha düşük getirilerle ilişkilendirilmektedir. Çalışma ayrıca, takvim anomalilerin sadece getiride değil aynı zamanda volatilitede de olduğunu göstermektedir. Ocak ayında ve pazartesi günlerinde önemli ölçüde daha yüksek volatilite olduğunu ortaya koymuştur. Şangay ve Sidney Borsa'nın işlem gördüğü saat aralığı BTC üzerinde en fazla etkiye sahipken, ETH için ise New York Borsası'nın işlem gördüğü saat aralığı önemlidir. Cross-Sectional Standart Deviation (CSSD) ve Cross-Sectional Absolute Deviation (CSAD) modellerinden elde edilen sonuçlar, kripto para piyasasında belirli bir sürü davranışının gözlenmediğini ortaya koymaktadır.
Ocak ayı etkisinin BRİCS ülkeleri ve Türkiye'de GARCH (P,Q) modeli ile test edilmesi
Çalışmada, 1996-2016 yılları arasında Türkiye ile BRICS ülkeleri borsalarının aylık dönemlerde kapanış verileri kullanılarak elde edilen getirilerde Ocak Ayı etkisi GARCH modeli ile incelenmiştir. Araştırma neticesinde ülkelerin genelinde aylık bazda pozitif getiriler daha fazla olmak üzere en çok negatif getirinin olduğu ülke borsasının BİST olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan varyans dağılım analizi neticesinde de söz konusu getirilerin farklılıklaşması BİST'te diğer ülkelere nazaran daha fazladır. Bununla birlikte en yüksek getirinin sağlandığı ülke de Mart ayı getirisi olarak BİST olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın konusu çerçevesinde BRICS ülkeleri ile BIST'te ocak ayı etkisinin varlığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. GARCH modeli çerçevesinde ülkeler arasında uzun dönemli ilişki olsa da bu durum etkin piyasa hipotezini ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmemektedir. Anahtar Kelimeler: BRICS, BİST, Etkin Pazar Hipotezi, GARCH, Ocak Ayı Etkisi.
Döviz kuru oynaklığının cari işlemler hesabı üzerine etkisi
Cari açık, en yalın ifade ile ihracat ile ithalat arasındaki fark anlamına gelmektedir. Ülke ekonomileri cari açığın pozitif bir görünüm sergilemesini, bir başka ifade ile yurt dışı satışlarının yurt dışı alışlarından fazla olması beklenilmektedir. Cari işlemler hesabını etkileyen döviz kurundaki oynaklık, döviz kurunun uzun dönemde yakınsadığı denge değeri çevresindeki geniş dalgalanmaya karşılık gelen bir terimdir. Cari açık üzerinde birçok faktör olumlu ya da olumsuz etkilere sahip olurken çalışma özelinde döviz kurundaki değişimlerin cari açık üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikli olarak kavramsal bir yaklaşımda bulunulmuş ve ödemeler dengesi olgusuna, cari işlemler hesabı dengesine, Döviz kuru ve döviz kuru sistemlerine, cari açığın sürdürülebilirliğine yer verilmiş, Türkiye'de cari işlemler dengesinin tarihçesine, mevcut cari işlemler açığının nedenlerine ve çözümüne yönelik önerilere yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise oynak olan seri döviz kurunun olması beklendiği için döviz kurunun günlük verileri her ay için 30 gözlem üzerinden ortalaması alındı ve veriler aylık seriye çevrildi. 1996 – 2023 dönemine ait döviz kuru ve cari işlemler açığı verileri kullanılarak GARCH Modeli ile analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda cari açık ile döviz kuru arasında iki yönlü bir ilişki olduğu ve bu değişkenlerden birinde meydana gelen değişimin diğer değişkendeki değişimi de tetiklediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cari Açık, Denge, Döviz Kuru, Döviz, GARCH
Döviz kuru volatilitesinin ihracat üzerindeki etkisi ve ileriye dönük volatilite tahmini: Türkiye için bir uygulama
Bretton Woods sisteminin çökmesinin ardından dalgalı döviz kuru sisteminin uygulanmaya başlaması, dalgalı kurlara bağlı olarak kurlarda volatilitenin de artmasına neden olmuştur. Döviz kurlarında meydana gelen volatilite risk ve belirsizlik ortamının kaynağını oluşturmuş, ekonomik etkileri açısından hem teorik hem de ampirik literatürde önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışmada, döviz kuru volatilitesinin Türkiye'nin ihracatı üzerindeki etkisini analiz etmek amacıyla, geleneksel ihracat talebi modelinden hareketle belirlenen değişkenler kullanılmıştır. Bu değişkenler için 1989:Q1-2007:Q1 dönemini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmıştır. Serilerin durağanlık analizi için ADF ve PP testleri kullanılmıştır. Döviz kuru volatilitesi ve ihracat arasındaki uzun dönem ilişkiyi belirlemek için Johansen Eşbütünleşme Testi, kısa dönem ilişkiyi belirlemek için ise Hata Düzeltme Modeli kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; döviz kuru volatilitesinin Türkiye'nin ihracatını hem uzun dönemde, hem de kısa dönemde olumsuz olarak etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır.Çalışmada Türkiye'nin reel efektif döviz kuru rakamlarından hareketle döviz kuru volatilitesinin de belirlenmesine çalışılmıştır. Bunun için 1980:01-2010:05 dönemini kapsayan aylık veriler kullanılmıştır. ARCH/GARCH modelleri kullanılarak belirlenen volatilite değerleri aracılığıyla, 2010:06-2011:06 dönemi için ileriye dönük bir volatilite tahmini yapılmaya çalışılmıştır. Yapılan tahmin sonucunda söz konusu dönem için reel döviz kuru volatilitesinde hafif bir artış olacağı bulgusuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru Sistemleri, Döviz Kuru Volatilitesi, Reel İhracat, ARCH/GARCH Modelleri, Johansen Eşbütünleşme Testi
Three essays on volatility forecasting, option pricing, and value at risk forecasting using neural network models
This thesis consists of three chapters, each addressing important topics in financial forecasting using a combination of traditional and modern approaches. The first chapter explores the application of a hybrid GARCH-LSTM model to forecast market volatility. By integrating traditional econometric models with long short-term memory (LSTM) networks, the study demonstrates the potential of combining machine learning with established methods to improve volatility forecasting accuracy. The second chapter introduces the Stochastic-Local-Jump Volatility Option Pricing Model (SLJV-OPM), which combines stochastic volatility (Heston model), jump diffusion (Merton model), and local volatility (Dupire model). This model formalizes their integration using the Expectation-Maximization (EM) algorithm, providing a systematic method for calibrating the contributions of each component. To the best of our knowledge, this is the first formal use of the EM algorithm to combine stochastic, jump, and local volatility models in option pricing. After presenting this novel method, machine learning models, specifically LSTM networks, are applied according to the proposed framework for enhancing option pricing models. Finally, the third chapter investigates the use of LSTM models for forecasting Value at Risk (VaR). This chapter highlights the effectiveness of the proposed methodology in estimating financial VaR. Together, these chapters contribute to the growing literature on financial forecasting and risk modeling, demonstrating the versatility of both traditional and machine learning-based methods.
Bayesian estimation of the parameters of the ARCH and GARCH models using lindley's approximation
Autoregressive conditionally heteroscedastic (ARCH) and Generalised ARCH (GARCH) models are used to analyze empirical financial data and capture various stylized facts in financial econometrics. The procedure that is most commonly used for estimating the unknown parameters of ARCH and GARCH model is the maximum likelihood estimation (MLE) method. In this study, it is assumed that the parameters of the ARCH and GARCH models are random variables having known prior probability density functions, and therefore they will be estimated using Bayesian methods. The Bayesian estimators are not in a closed form, and thus Lindley's approximation will be used to estimate them. The Bayesian estimators are derived under squared error loss (SEL) and linear exponential (LINEX) loss functions. Examples are given in order to illustrate the findings. Furthermore, Monte Carlo simulations are performed in order to compare the ML estimates to the Bayesian ones. Finally, conclusions on the findings are given.
Parasal belirsizlik ve borsa getirisi: Türkiye örneği
Belirsizlik kavramı, son yıllarda yatırımların belirleyicilerinden biri olarak ekonomiliteratüründe önemli bir yeresahiptir.Bir ülkeye ait genel ekonomik görüntü, makroekonomik performans ile ölçülmektedir. Döviz kurunda ya da paraarzında oluşacak bir dalgalanma aynı zamanda borsadaki yatırımcıları da etkileyecektir. Oluşacak belirsizlikler uzundönemde hisse senedi getirilerini olumsuz etkilemektedir. Belirsizliklerin farklı kökenleri olsa da bu çalışmadaparasal belirsizliğin göstergesi olarak para arzı belirsizliği ve döviz kuru belirsizliği seçilmiştir. Zaman serisiveri grubu kullanılarak reel döviz kuru belirsizliği ve para arzı belirsizliği arasındaki bağ deneysel olarakincelemiştir. Bu çalışmada kullanılan veri setleri, Döviz kuru efektif alış ve para arzı (M2) serileri TürkiyeCumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) istatistiklerinden eldeedilmiştir. İMKB'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren beşşirket ve holdingin hisse senedi getirileri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler 1986:5 ve 2012:2 döneminikapsamaktadır. Öncelikle seriler birim kök testi yapılarak trent etkisinden arındırılmışlardır. Döviz kuru ve paraarzı belirsizliği ARCH/GARCH testleri ile hesaplanmıştır.Döviz kuru ve para arzı değişkenlerinin belirsizlikleri ile borsa getirisinin göstergesi olan değişkenler arasındailişki olup olmadığı Engle-Granger ko-entegrasyon testi ile regresyon analizine tabi tutulmuştur. Ele alınan beşşirketin İMKB getirisi ile döviz kuru ve para arzı belirsizlikleri arasında bir koentegrasyonun var olduğu tespitedilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda, döviz kuru ve para arzı belirsizliklerinin İMKB'de faaliyetgösteren şirketlerin getirisi üzerinde önemli bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru Belirsizliği, Para Arzı Belirsizliği, Borsa Getirisi, Arch Model, Garch Model, Ko-entegrasyon.
Enflasyon hedeflemesinde döviz kuru müdahalelerinin etkinliği:Türkiye örneği
Enflasyon hedeflemesi rejimi, para politikasının en önemli amacının düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranını sürdürmek olduğunun vurgulanması ve bunun para otoritesi tarafından benimsenmesidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2002?2005 yılları arasında ?Örtük Enflasyon Hedeflemesi? uygulamıştır ve 2006 yılı başından itibaren ?Açık Enflasyon Hedeflemesi Rejimi? uygulamaya devam etmektedir. Enflasyon hedeflemesi rejiminin esnek döviz kuru sistemi ile birlikte uygulandığı, söz konusu rejimde merkez bankalarının döviz kurundaki aşırı oynaklığı yumuşatmak amacıyla döviz piyasasına müdahalelerde bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada Türkiye?nin açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçtiği Ocak 2006?dan Ağustos 2012?ye kadar olan dönemde TCMB?nin döviz piyasasına yapmış olduğu dolaylı alım ve satım müdahalelerinin etkinliğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Finansal zaman serilerinde oynaklığın modellenmesinde genellikle GARCH modelleri tercih edilmektedir. Bu çalışmada yapılan tanısal testler sonucunda ve kukla değişken kullanımına da izin veren T-GARCH (1,1) modeli en uygun model olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen ampirik bulgulara göre, TCMB?nin döviz piyasasına alım ve satım müdahaleleri ortalama döviz kuru düzeyi üzerinde anlamlı bir etki yaratmamaktadır. Oynaklık üzerinde ise, alım ve satım müdahaleleri oynaklığı arttırıcı etki yaratmaktadır, ancak bu sadece alım müdahaleleri için istatistiksel anlamlılık taşımaktadır. Ayrıca, döviz kuru üzerinde negatif şokların pozitif şoklardan daha büyük etki yaptığı, başka bir deyişle, kaldıraç etkisinin mevcut olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Döviz Kuru Sistemleri, Enflasyon Hedeflemesi, Açık Enflasyon Hedeflemesi, Örtük Enflasyon Hedeflemesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Faiz Koridoru, Rezerv Opsiyonu, Zaman Serileri, ARCH/GARCH Modelleri, T-GARCH Modeli
Küresel krizin bulaşma etkisi: Menkul kıymet borsaları üzerine bir uygulama
Küreselleşmenin bir sonucu olarak ülkeler arasında sınırların ortadan kalkması, piyasalar arası finansal ilişkilerde yoğunluk ve serbestliği de beraberinde getirmiştir. Bu serbestleşme piyasalarda yaşanan şokların ülkelerarası transferine olanak sağlayan bir yapı ortaya çıkartmıştır. Ekonomik şokların ülkelerarası transferi konusunda literatürde yapılmış birçok çalışma yer almaktadır. Bu çalışmalara ilave olarak son yıllarda finansal şokların transferi konusunda krizlerin bulaşıcılığı ön plana çıkmış ve birçok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Bu çalışmada da çeşitli ülkelerde yaşanmış ve küresel çapta diğer ülkeleri de etkileyen birtakım krizlere değinilerek, bu krizlerin bulaşıcılığı incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde detaylı olarak küreselleşmeden bahsedilmiştir. İkinci bölümde finansal krizlerin bulaşma etkisi konusunda literatüre uygun bir alt yapı oluşturması için tanımlamalar yapılmış ve çeşitli küresel krizlerin bulaşıcılık etkileri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise ABD kaynaklı 2007-2009 küresel finansal krizin bulaşma etkisi örneklem seçilen bir grup ülke için ampirik uygulama yapılmak sureti ile incelenmiştir. Ampirik Uygulamada DCC- GARCH modeli kullanılmıştır. Çalışma sonucuna göre kriz döneminde, kriz öncesi döneme göre DCC katsayıları yüksek çıkarak, örneklem seçilen ülkelere 2007-2009 Küresel finans krizin bulaşma etkisi gözlemlenmiştir. Bulaşma etkisi özellikle üst gelir grubu ülkelerde diğer ülkelere göre daha fazla görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Finansal Kriz, Bulaşma Etkisi, Küresel Kriz, DCC GARCH
Riske maruz değer ölçüm yöntemleri aracılığıyla BİST'te işlem gören spor kulüpleri üzerine bir uygulama
Hisse senedi yatırımcılar açısından, beklenen getiriyle birlikte en hassas noktalardan birisi de oluşturulan portföyün yatırımcıya verebileceği en büyük maddi zararın öngörülebilmesidir. Çalışmada riske maruz değer hesaplama yöntemlerinden, Varyans-Kovaryans, Tarihsel Simülasyon ve Monte Carlo yöntemleri kullanılarak, Türkiye'de hisse senetleri BIST' te işlem gören spor kulüplerinin hisselerinden oluşturulmuş portföy incelenmiştir. Analiz sonucunda en düşük tahmini yapan yöntem Monte Carlo Simülasyon yöntemi çıkmıştır. Varyans-Kovaryans yöntemi normallik varsayımına dayanır, işlemler ona kıyasla yapılmıştır. Tarihi Simülasyon yönteminde ve Monte Carlo Simülasyon yönteminde normallik ve sabit varyans gibi kısıtlar gerektirmediğinden böyle bir varsayıma gerek duyulmamıştır. Araştırmada portföylerin volatilite yapısı EWMA yöntemi ve ARCH-GARCH yöntemiyle araştırılmıştır. Sonuç olarak en etkili tahmini Monte Carlo yöntemi yapmıştır. Anahtar Sözcükler: ARCH, EWMA, GARCH, Monte Carlo Simülasyon, Riske Maruz Değer, Tarihi Simülasyon, Varyans-Kovaryans