New media

383 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Bir trakya köyünde gündelik hayat ve dijital medya: Feminist bir dijital medya etnografisi

2022 yılının Haziran ve Eylül aylarında, Tekirdağ'ın bir(kaç) köyündeyürüttüğüm bu feminist dijital medya etnografisinde, köylü kadınların gündelikhayatında dijital medyanın toplumsal cinsiyete dayalı ezilmişliklerini sorgulama, değiştirme ve yeniden üretmede bir rolü olup olmadığını anlamaya çalıştım. Katılımlı gözlem, derinlemesine görüşme ve enformel sohbetlerden elde ettiğimveriler, köylükadınların dijital medya deneyimlerini üç temel zeminde ortaya koyuyor: Kullanımpratikleri, anlamlandırma biçimleri ve performanslar. Feminist bir dijital medyaetnografisi yürüttüğüm bu alan araştırmasında, belirli güç ilişkileri içerisinde şekillenen, ne mutlak özgürlük ne de mutlak hâkimiyet etrafında ele alınamayacak olan ve failliküreten bir teknolojinin gündelikliğini ortaya koymayı amaçladım. Bu metodolojikhat, alan boyunca cinsiyet, sınıf, mekân ve kimlik gibi toplumsal kategorilerin dijital medyazemininde birbirleriyle nasıl kesiştiklerini keşfedebilme imkânı sundu. Köy ve köylülüküzerine düşünmenin dijital medya, zaman, mekân ve öznellik üzerine düşünmeyi kolaylaştıran bir yanı vardı. Saha araştırması boyunca farklı kadınlık ve farklı köylülükbiçimlerinin varlığına şahit oldum ve dijital medyanın köylü kadınlar için taşıdığı anlamı bu farklılıklarla dolayımlayarak anlamaya çalıştım. Araştırma yürüttüğümköylerde dijital medyaya şaşırtıcı derecede tutkuyla bağlı kadınların yanında bir çeşit kilitlenme hali yaşayan kişiler de vardı. Bu tezde dijitalleşmenin köyün, köylülüğünveköyde kadın olmanın kavranışında ve inşasında daha önce olmayan bir dönüşümmeydana getirdiğini iddia ediyorum. Ekonomik, toplumsal ve kültürel değişimler öznelerin köylülüğü konumlandırma biçimlerini değiştiriyor ancak dijital dönüşüm, eskiden "köylülük işareti" olarak görülen pek çok pratiğin, gurur duyulan şeyleredönüşmesinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Çoğu köylü kadının elinde dijital medya, hem köy-kent düalitesi ile oynadıkları hem de bu düaliteyi yeniden ürettikleri bir teknolojiye dönüşüyor. Kadınlar dijital medya aracılığıyla köylülüğe ilişkin belirli normatif, ideolojik ve kültürel tahayyülleri yeniden üretirken aynı zamanda o imgeleri sarsıyorlar. Dahası köydeki kadınlara kültürel kimlikleri ve öznelliklerini inşa etmekiçin ihtiyaç duydukları sembolik malzeme ve ortamın çok önemli bir kısmını dijital medya sunuyor. Sadece otantik köy sosyalliğini ve "klasik" köylü imgesini yenidenüretmeleri için değil, bu imgeyle oynamaları; kendi köylülük ve modernliklerini inşaetmeleri; emeklerini görünür kılmaları; aynı zamanda köylülüklerini gizlemeleri veparaya çevirmeleri için de bir alan açıyor dijital medya. Bu çerçevede köylü kadınlarındijital medya örüntüleri, en genel düzlemde mevcud olanı askıya alma ve yenidenüretmeye yönelik performans, kullanım pratikleri ve söylemlerden oluşuyor. Butezçalışması medya ve iletişim çalışmalarının disiplinler arası alanına üç temel düzlemdekatkı sunuyor: Etnografik, teorik ve mekânsal-coğrafi.

Feminist etnografiSosyal medyaSosyokültürel iletişim+1
Feride Güner
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Twitter'da siyasi kutuplaşmanın dinamikleri: 2017 Türkiye Anayasa Değişikliği Referandumu analizi

Siyasi iletişimde artan rolleri ile Facebook ve Twitter gibi sosyal ağların kutuplaşma üzerindeki etkileri sorgulanmaktadır. Sanal ortamlar, sadece benzer fikir ve görüşlere sahip bireylerin bir araya geldikleri ve sağduyunun yerini aşırılaşma ve kutuplaşmanın almasında önemli role sahip olan yankı-odaları oluşumuna neden olmakla eleştirilmektedir. Sosyal ağların kutuplaşma üzerindeki etkilerini inceleyen önceki çalışmalar kutuplaşmayı çoğunlukla bir süreç yerine bir durum olarak değerlendirmektedir. Sınırlı sayıda çalışma kutuplaşmanın dinamiklerine odaklansa da, bu çalışmalar kutuplaşmayı taraflar arası ayrışmayı yansıtan tek bir süreç olarak incelemektedir. Önceki çalışmaların aksine, çalışmamız kutuplaşmayı iki karşıt grubun herbirinin iç dinamiklerini yansıtan iki ayrı sürecin etkileşimi sonucu ortaya çıkan taraflar arası ayrışma olarak ele almaktadır. Bu amaçla, çalışmamız yankı-odası kavramını esas alarak kutuplaşmanın tarafları olan her iki topluluğun da ideolojik tutarlılık ve sosyal kohezyonundaki zamana bağlı değişimini incelemektedir. Kutuplaşma, Türkiye'de akademisyenlerden siyasetçilere kadar pek çok farklı çevrenin gündeminde olan bir konudur. Bu bağlamda, çalışmamız 2017 Türkiye Anayasa değişikliği referandumu döneminde Twitter'da evet ve hayır oylarını destekleyen iki karşıt topluluk arasındaki kutuplaşmanın fikirsel ve yapısal dinamiklerine odaklanmaktadır. Araştırma sonuçları, evet ve hayır destekçisi kullanıcıların birbirinden büyük oranda ayrışmış iki farklı topluluğu temsil ettiklerini gösterse de, taraflar arasında belirgin dönemsel davranış farklılıkları gözlenmiştir. Genel olarak, bulgularımız referandum dönemi boyunca evet destekçilerinin iç iletişim ağının hayır destekçilerine göre daha yoğun bağlantılara sahip olduğunu ve ideolojik tutarlılığının daha fazla olduğunu göstermektedir. Ancak, referandum tarihini takip eden bir kaç günlük zaman dilimi içerisinde tam tersi bir trend gözlenmiştir. Bu zaman dilimi içerisinde, hayır destekçilerinin fikirsel tutarlılığının ve iç bağlantı yoğunluğunun arttığı, evet destekçilerinin ise fikirsel tutarlılığının azaldığı ve dış bağlantılarının güç kazandığı gözlenmiştir. Sonuç olarak, çalışmamızda kutuplaşmayı tek bir süreç olarak gören makro bakış açısının kutuplaşmanın yerel dinamiklerini anlamadaki sınırlılığı göz önünde bulundurularak, kutuplaşmayı karşıt tarafların herbirine ait iç dinamikleri yansıtan iki ayrı sürecin bağıl değişimi olarak gören bir yaklaşım geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, yaklaşımımızın kutuplaşmaya dair ince detayları ortaya koymadaki etkinliğini göstermiştir.

Büyük veriSiyasi kutuplaşmaSosyal medya+1
Kutlu Emre Yılmaz
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessDE

Historische Transformation der literarischen Werke im Kontext von neuen Medien: Vereinfachte deutsche literarische Hörbücher aus der Perspektive von Fremdsprachenstudenten

Der digitale Aufstieg und das steigende Bedürfnis nach unverzüglicher Information, Kommunikation, Authentizität und Aktualität sind die Anforderungen des gegenwärtigen Lebensstils. Da ein Leben ohne Computer und Internet in der heutigen Gesellschaft nicht zu vorstellen ist, ist auch nicht zu leugnen, dass die Nutzung der Werkzeuge der neuen Medien zur Erleichterung des Informationstransfers führt. Mit dieser Magisterarbeit wurde intendiert, die Auswirkungen des heute im Fokus stehenden Begriffs Neue Medien und deren Produkt das Hörbuch auf Fremdsprachenerwerb aus unterschiedlichen Sichten aufzuzeigen. Denn die neuen Medien sind in den aktuellen Unterrichtstheorien und bei der Gestaltung des Fremdsprachenunterrichts präsent. Es gilt aber zu beachten, wie und welche Sprachkompetenzen zur Geltung gebracht werden können. Um sich auf die entstehenden Fragen mit der vorliegenden Arbeit zu nähern und die Realität der Mediennutzung und ihre Defizite zu beleuchten wurde eine empirische Forschung im Rahmen der sprachlich vereinfachten Hörbücher durchgeführt. Diese Untersuchung wurde im Zusammenhang eines Seminars für das Leseverstehen mit Teilnahme von 54 Studenten gestaltet. Die Studie hat sich zum Ziel gesetzt, die Vor- und Nachteile vom Hörbuch im Fremdsprachenerwerb und zur Entwicklung der Fremdsprachenkompetenzen aufzuzeigen. Des Weiteren wird intendiert eine Antwort darauf zu finden, ob es ein Faktor den Unterricht zu bereichern, die Motivation zu steigern, Ermittlung von verschiedenen Didaktiken ist. Basierend auf die Befunde der aufgrund dieser Ziele durchgeführten Untersuchung wurde festgestellt, dass die Studenten mit dem Konzept des Hörbuchs nicht vertraut waren und daher im Prätest sich verzögernd zu dem Hörbuch äußerten. Dementsprechend bevorzugen mehrere Befragte im Nachtest ein Hörbuch gegenüber einem gedruckten Buch als ein Zusatzmaterial für die Entwicklung ihrer Sprachkompetenzen, für die Steigerung der Motivation fürs Lesen und für die Entwicklung ihrer Lesetechniken und- strategien. Außerdem sind die multimedialen Eigenschaften der Hörbücher hilfreich für die Verbesserung der Konzentration beim Lesen. Unter Berücksichtigung des Wunsches der Teilnehmer nach alternativen Medien und Anspruch auf mehrere Sinne der Materialien, lässt sich festhalten, dass die Zögerung gegenüber neuen Medienprodukte aufgrund Unkenntnis ist. Laut Ergebnisse der Studie sollte der Einsatz von Hörbüchern in den Unterricht für das Leseverstehen berücksichtigt und für die Entwicklung mehrere Kompetenzen im Fremdsprachenlernprozess angewendet werden. At the beginning of the elements that make up today's lifestyle are the increasing needs for instant access to information, communication, originality and actuality with the digital rise. Since a life without computers and the Internet cannot be imagined in today's society, the convenience provided by the use of new media in information transfer becomes undeniable. With this study, it is aimed to show the concept of new media, which has become the focal point in the current century, and to investigate the effects of audiobook, which is a product of it, on foreign language learning from different perspectives. Because new media is incorporated into contemporary teaching theories and design of foreign language teaching. However, the critical concern at this point is that it is necessary to pay attention to which language skills can be gained and how. Within the framework of linguistically simplified audiobooks, an empirical research was carried out in order to find answers to the questions raised by this study and to focus on the deficiencies of students by addressing their media use skills. The research was designed with the participation of 54 students who are enrolled in the reading comprehension course. The aim was to clarify the advantages and disadvantages of audiobooks in foreign language learning and development of foreign language learning skills. In addition, an answer is sought to the question of whether it is a factor in enriching the course content, increasing motivation, and acquiring different strategies in language learning. Based on the results of the research, it was determined that the students abstained from them in the first survey because they did not have full knowledge of audiobooks. Therefore, more participants in the second survey than in the first survey preferred audiobooks instead of printed books as additional material to improve their language skills. It was observed that audiobooks helped students to keep their learning motivation high and improved their reading skills. In addition, the multimedia feature of audiobooks helped to increase concentration during reading. Considering the participants' desire for alternative information transfer tools and the materials they use to appeal to many senses, it can be interpreted that their hesitations about new media stem from ignorance. Based on the results of the research, it is thought that it would be beneficial to use audiobooks as supporting learning material for in-class reading comprehension lessons, in the context of developing language skills.

Nurseda Kalemci
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Netflix orijinal içeriklerdeki türk dizilerinde postmodern bireyin inşası: Göstergebilimsel bir analiz

Modern dönemin yıkıntılarından yükselen postmodern dönemde üretimden tüketime, toplum biçiminden bireyin inşasına kadar uzanan pek çok alanda önemli değişimler meydana gelmiştir. Postmodern dönemde birey, ben odaklı, spiritüel, geçmişinden kaçan, denge arayan vb. nitelemelerle tanımlanmaktadır. Postmodern dönemde bireyde ortaya çıkan değişimler, postmodern bireyin inşasına yönelik çalışmaları da beraberinde getirmiştir. Modernden postmoderne yaşanan değişimlerin ele alındığı bu tez çalışmasında ise postmodern dönem, Stuart Hall'un "yeni zamanlar" görüşüyle ilişkilendirilmiştir. Çalışmada, Netflix orijinal içeriklerdeki Türk dizilerinde inşa edilen karakterlerin postmodern kimlik etrafında nasıl şekillendirildiğinin, sunulan anlatı ile de günümüz insanını nasıl yansıttığının ortaya konması amaçlanmıştır. Evrenini dijital platformların oluşturduğu çalışmada, dijital platformlardan Türkiye'de ilk uluslararası nitelikte yayın hayatına başlayan Netflix ele alınmıştır. Örneklem çalışmanın amacına uygun olarak seçilmiştir. Bu kapsamda "Hakan: Muhafız", "Atiye", "Zeytin Ağacı" ve "Uysallar" dizilerinin birinci sezonundaki bölümleri analize dahil edilmiştir. Dizilere Roland Barthes'ın fikirleri odağında göstergebilimsel analiz uygulanmıştır. Ayrıca Geert Hofstede'nin kültürel boyut teorisi ve Levi Strauss'un ikili karşıtlıklarından yararlanılmıştır. John Fiske'nin gelişkin ve kısıtlı kodlarından da bahsedilmiştir. Yapılan analizlerin sonucunda Netflix orijinal içeriklerdeki Türk dizilerinde inşa edilen karakterlerin postmodern kimlik bağlamında inşa edildiği ve günümüz insanını da söz konusu biçimde betimlediği varsayımı doğrulanmıştır.

KimlikNetflixPostfordizm+3
Aslıhan Akbayır
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Instagram'da kendine yardım endüstrisi: The Holıstıc Psychologıst örneği

Yeni medya araçlarının hayatımıza girmesiyle birlikte bilgilerin ve söylemlerin dolaşıma girme biçimleri yeni formlar kazanmıştır. Neoliberal dönemde hakkında sürekli bilgi üretilen ve dolaşıma giren söylemlerin önemli bir parçasını da ''bireyin iyilik hali''ne dair tartışmalar oluşturmaktadır. Psikologlar, kişisel gelişimciler ve yoga eğitmenleri gibi pek çok özneden oluşan kendine yardım endüstrisi modernitenin başından beri ''sağlıklı birey'' üzerine çeşitli söylemler üretmektedir. Mental sağlık alanında ''bireyin iyilik'' hali üzerinde yıllardır üretilen söylemler artan sayıda psikolog ve kişisel gelişimcinin yeni medya araçlarını kullanmaya başlamasıyla birlikte yepyeni bir dolaşım hali kazanmıştır. Bu tezde kendine yardım endüstrisinin bugün Instagram mecrasını kullanarak ''sağlıklı birey'' üzerine ne gibi söylemler ürettiğini anlamak üzere Instagram'da milyonlarca takipçisi olan Dr. Nicole LePera'nın The Holistic Psychologist hesabına bakılacaktır. Böylece modern kapitalist toplumların gündeminde önemli bir yer işgal eden modern bireyin mental sağlığına dair bugüne kadar üretilmiş hâkim söylemlerin bugün mental sağlık açısından popüler bir mecra haline gelmiş olan Instagram üzerinden paylaşım yapan psikologların paylaşımlarında nasıl ele alındığına bakılacaktır.

Yeni medyaİnstagramİçerik analizi
Sümeyye Nur Kavuncu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Büyük veri çağında toplumsal bilgi: Sosyal teorik ve metodolojik sorgulamalar

Büyük veri setleri ve veri bilimi üzerine kurulu veri işlem pratikleri, dijitalleşmeyle birlikte son yıllarda toplumun her alanında yaygınlaşarak benimsenmektedirler. Bu doğrultuda tezin keşfetmeye çalıştığı ana soru "büyük veri" kavramıyla gönderme yapılan dijital veri türleri ile onları analiz etmek için kullanılan bilgisayar tabanlı teknik ve yöntemlerin – hem sıradan toplumsal aktörler hem de araştırmacılar olarak- toplumsal dünyayı bilme biçimlerimiz için ne anlama geldiğidir. Tezin çıkış noktası sahip oldukları muazzam güce rağmen bu dijital bilgi aygıtlarının işleyişlerini, derinliklerini ve mantıklarını bilmediğimiz, bilmek için de gereken kuramsal ve yöntemsel araçlara sahip olmadığımızdır. Bu genel amaç çerçevesinde tez büyük verinin tanımlayıcı unsuru olduğu çağdaş dijital bilgi ekolojisini farklı veçheleriyle sosyal teorik, ampirik ve metodolojik olarak keşfetmeyi denemektedir. Tez büyük veriyle ilgili literatüre iki eksende katkılar sunmayı amaçlamaktadır. İlk olarak, bilgisayar tabanlı veri işlem altyapılarının, cihazların ve pratiklerin toplumsal dünyada yaygınlaşmasıyla dönüşen toplum, teknoloji ve bilgi ilişkilerini posthümanist teorik bir yaklaşımla kuramsallaştırmaya çalışmaktadır. İkinci olarak, dijital medyaya özgü verilerin ve yöntemlerin büyük veri tabanlı dijital platformları, epistemolojilerini ve kültürlerini incelemek için yeni bir alan açtığı iddiasından hareketle, dijital yöntemler metodolojisi temelli vaka çalışmalarıyla alana ampirik katkılar yapmayı amaçlamaktadır.

Büyük veriSayısal medyaSayısal yöntemler+6
Umut Yener Kara
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat nesnesi- mekân ilişkisinde yeni medya sanatının yeri

Mekân kavramı, tarih boyunca mimari disiplinin temel kavramı olmasının yanı sıra, sanat ve diğer disiplinlerde de önemli bir konu olmuştur. Özellikle 20. yüzyılın başlarında Dada etkileriyle üretilen eserlerde, sanat yapıtının yerini sanat nesnesine bırakması ve nesnenin mekânla kurduğu ilişki, mekân kavramına sanatta önemli bir konum edindirmiştir. Sanatçılar, mekânı eserlerinin anlatım dili olarak kullanarak, eserlerinin anlamını ve etkisini arttırmışlardır. İlerleyen süre içerisinde ortaya çıkan farklı sanat disiplinleri, sanat nesnesi-mekân ilişkisine bağlı kalarak yeni eserlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu sanat disiplinlerinden birisi de ilk etkilerini 1950 yılında gösteren yeni medya sanatı olmuştur. Yeni medya sanatı, sanat ve teknolojiyi bir araya getirerek yeni ve çağdaş bir anlatım yöntemi olmuştur. Bu disiplinin en önemli özelliği, Dada akımını benimseyerek eserlerin düşünce yapısını ön plana çıkarmıştır. Bu bağlamda ortaya konulan eserlerde nesne ve mekân ilişkisi sıklıkla görülmektedir. Yeni medya sanatı, 20. yüzyılın başlarında televizyon, kamera, projeksiyon gibi teknolojik araçların gelişimiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Bu araçlar, ortaya konulan eserlerde iletişim aracı olarak kullanılır ve sanatçının amacı, izleyicilere farklı bir dilde düşünce yapısını aktarmaktır. Bu sanat çalışması raporunun birinci bölümünde, mekân kavramının genel tanımıyla birlikte bu kavramın sanat tarihindeki önemi ve yeri incelenirken, sanat nesnesiyle olan ilişkisinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve değişimi örneklerle açıklanmıştır. Sanat nesnesi başlığı altında, gündelik nesnelerin sanat nesnesine dönüşüm süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, yeni medya sanatının, sanat tarihindeki oluşumu ve gelişimi incelenerek bu disiplinde üretilmiş olan eser örnekleri; seramik sanatı özelinde yeni medya sanatının etkileri ve izleri gösterilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, yeni medya teknolojilerinin sunduğu imkanlar eşliğinde seramik yüzeyler üzerine özgün sanat çalışmaları uygulanmış ve bu sanat çalışması raporunda ele alınan konulara bağlı kalınarak çalışmalar, kavramsal boyutta irdelenmiştir.

DadaizmMekanNesne+4
İhsan Berke Saraçoğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya çağında nostalji: Bir bellek mekânı olarak Old Laik Days

Türkiye'nin 2000'li yıllarda geçirmiş olduğu toplumsal ve siyasal dönüşümü açıklamada eski Türkiye anahtar kavramdır. Eski Türkiye söylemi geçmiş ve bugün arasındaki kıyası beraberinde getirir. Bu kıyas hem gündelik hayatta hem de siyasette sıklıkla kullanılır hale gelir. Geçmişin problemleri bugünün idealleştirilmesinde işlev görürken geçmişe özlem duyanlar da görünürdür. Bu durum farklı geçmiş görüntülerinin birlikteliğine işaret eder. Bu birliktelik, hatırlamanın toplumsal yönüne dair imada bulunur. Tanıklıklar ve aktarılanlar, kişilerin geçmişe bakışını etkiler. Böylece kişinin dahil olduğu grup, onun hatırlama biçimini şekillendirir. Hatırlananlar, unutulanlar ve görmezden gelinenler kişi ve grupların geçmişe bakışlarını etkileyecektir. Çalışmanın konusunu bir sosyal medya platformu olan Instagram'da, geçmişi olumlu tonda çağırarak nostalji üreten Old Laik Days hesabı oluşturur. Bu anlamıyla hesap bir hafıza mekânı olarak ele alınmıştır. Yeni medya teknolojilerinin getirmiş olduğu olanaklarla, nostalji kendisine geniş bir yayılma alanı bulur ve kitleselleşir. Bir diğer yandan yeni medya ortamında karşılıklı etkileşimin mümkün olması, nostaljinin canlı kalmasını sağlar. Bu anlamıyla çalışmada, yeni medya ve nostalji arasındaki ilişkisi üzerine düşünmeyi hedefler. Çalışmada Old Laik Days hesabında ortaya çıkan nostaljinin, bugünün krizlerinin bir yansıması olarak ele alınması hedeflenmiştir. Bu anlamıyla nostalji, geçmişin değil bugünün ürünüdür. Nostalji, altın çağın kaybedildiği fikrine dayanır. Böylece çalışma Old Laik Days'in altın çağı/çağlarının ve kayıplarının izlerini sürmeyi hedefler. Bir diğer yandan çalışma, ortaya çıkan bu güncel nostaljinin gelecek üzerindeki etkisi üzerine düşünmeyi içerir. Ortaya çıkan nostalji bir yas biçiminde midir yoksa geleceğin inşa edilmesi fikrinde belirleyici midir?

Bellek mekanlarıLaiklikNostalji+3
Sema Aydeniz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kitle kültürünün dijital kültüre dönüşümü ve toplumsal etkilerinin incelenmesi

Sanayi devriminin ardından toplumsal yapıda da önemli değişimler gerçekleşmiştir. Seri üretimin başlamasıyla, kişiye özgü ürünlerin yerini kitle için üretilen standart ürünler almaya başlamıştır. Teknolojideki gelişim iletişim teknolojilerini de geliştirmiş, sözlü ve yazılı iletişime, enformasyon devrimi ile birlikte görsel ve işitsel iletişim araçları da eklenmiştir. Dünya 'evrensel bir köy'e dönüşürken, İletişim teknolojileri sayesinde ortak enformasyon üretmek, almak ve göndermek olabildiğince hızlı ve kolay bir hal almıştır. Bu teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan yeni medya kavramının temel özellikleri, bir kişiden çok kişiye iletişimi sağladığı kadar ayrıca birebir iletişimi de mümkün kıldığı ve yeni araçlar ve yöntemler sunan bir iletişim devrimi sürecine sahip olduğudur. Araştırmamızın gerekliliğini ortaya çıkaran etkenler arasında gündelik yaşam içerisinde özellikle gençler üzerinden onların yeni iletişim araçlarını kullanımları esnasında yaşamış oldukları bireysel ve toplumsal iletişim ve etkileşimleri noktasındaki gözlemler belirleyici olmuştur. Bu amaçla İstanbul'da vakıf üniversitelerinde eğitim gören önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin çerçevesinde yeni medya kullanım alışkanlıkları incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 299 genç oluşturmaktadır. Bu kişilerle yapılan anketler üzerinden, sosyal medya uygulamalarını kullanıp kullanmadıkları, hangi sosyal medya ağlarına üye oldukları, sosyal medya ağlarını ne sıklıkla kullandıkları, sosyal medya ortamlarını hangi amaçla kullandıkları gibi sorular sorularak dijital kültür ile bağları incelenmiştir.

Popüler kültürSayısal görsel kültürSayısal iletişim+3
Meriç Kılınç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı

Bu çalışmanın amacı her geçen gün iş ve sosyal hayatta nicel ve nitel olarak etkisini artıran yeni kuşaklarla halkla ilişkiler bağlamında özellikle yeni medya aracılığıyla nasıl daha iyi iletişim kurulabileceğini iletişim kuramları çerçevesinde araştırmaktır. Tarihsel olarak farklı kuşakların ortaya çıkışları ve birbirinden farklılıkları incelendikten sonra halkla ilişkilerin doğuşu, gelişimi ve günümüzde bulunduğu yer kuramlarla açıklanacaktır. Yeni kuşakların bu kuramlara nasıl uyduğu irdelendikten sonra halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı, yeni kuşaklarla etkin iletişim kurulması için neler yapılması gerektiği ve kuramların bu bağlamda nasıl yorumlanması gerektiği bu çalışmada yer alacaktır. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, yeni kuşaklar, X, Y, Z, Alfa kuşakları, yeni medya

Halkla ilişkilerKuşaklarX kuşağı+3
Seda Akagün Yozkat
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim toplumu bağlamında sosyal medya bağımlılığı

Geçmişten günümüze iletişimin ve bu bağlamda gelişen teknolojinin bireylerin hayatlarına dahil olması sonucu, bireylerin bir takım sosyal ağlar aracılığı ile tüketime gitmesi ve bu tüketim çılgınlığının bir takım sosyal medya bağımlıları doğururken sosyolojik ve fizyolojik olarak tüm toplumu etkilemesi ile halkla ilişkilerin bağdaştırılması ve ekonomik anlamda olumlu ya da olumsuz etkileri tez içerisinde işlenmiştir. Tüketim toplumu bağlamında sosyal medya bağımlılığının halkla ilişkiler açısından fayda ve zararlarından bahsedilmiştir.

BağımlılıkFacebookSosyal medya+7
Reyhan Polat
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyayla birlikte dijitalleşen tüketim: Gittigidiyor örneği

Yeni medya kavramının 1970'lerin başında kullanılmaya başlaması, iletişim çalışmalarında yeni bir dönem başlatmıştır. Geleneksel medyaya 1 kıyasla dijitallik özelliği ile fark yaratan ortamları temsil eden yeni medya kavramıdır. Kullanım amaçlarındaki 2 çeşitliliğin de artması, aynı zamanda sanallık, katılım ve etkileşim özelliklerine de sahip olan dijital medyanın kullanıcılar tarafından hıza kabul görmesine sebep olmuştur. Bunların sonucunda, yaşam pratikleri başta haberleşme ve toplumsallaşma olmak üzere gündelik yaşam pratikleri yeniden şekillendirmiştir. İnternet teknolojilerindeki gelişmelerin de katkısıyla, alışverişten profesyonel faaliyetlere, sağlık ve kamu hizmetlerini de içeren bir yelpazede yeni uygulamalar kullanılabilirlik kazanmıştır. Anahtar Kelimeler: yeni medya, dijitalleşme, tüketim, gittigidiyor

Elektronik ticaretSanal alışverişSayısallaştırma+2
Çağla Ceyhan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya ve gazetecilik kimliğindeki dönüşüm

Dünya artık küreselleşmenin giderek daha fazla hissedildiği bir yer halini almış durumdadır. Küreselleşmenin yansımalarını ilk başta ekonomik olarak görülmeye başlansa da, tüketim kültürü olgusuyla son yirmi yılda toplum üzerinde görmekteyiz. İnternetin ortaya çıkması, yeni iletişim teknolojilerinin yayılmasıyla yeni bir çağa adım atılmıştır. İnternetin bilgiyi hızla yayması önemli bir etkiyi beraberinde getirirken asıl dönüşüm web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile olmuştur. Yeni medya teknolojileri toplumu etkilediği kadar medya ve gazetecilik kimliğini de etkisi altına almıştır. Yeni iletişim teknolojisinin yarattığı karşılıklı etkileşim, sosyal medyaya olan ilgiyi arttırmış ve yayılmasını sağlamıştır. İnsanlar hızlı ve kolay bilgi edinmeyi tercih etmeye başlamasıyla geleneksel medyaya olan ilgiler azalmıştır. Bu durum özellikle gazete tirajlarını düşürmüştür. Yaşanan bu gelişmelerin geleneksel medyanın sonunu getireceği tahmin edilirken, sosyal medyanın ve internetin anında bilgi ve içerik vermesi çoğu zaman yanlış ve yalan enformasyon ortamı yaratmıştır. Artık bireylerin kendi haberlerini kendi yapmaları ve sosyal medya veya web ortamında paylaşması yurttaş gazeteciliğini ortaya çıkarmıştır. Ancak mesleği gazetecilik olmayan bu bireylerin haberleri editöryal süzgeçten geçirmemesi birçok yanlış bilgi ve toplumu kışkırtma ortamı yaratabiliyor. Yurttaş gazeteciliğin en önemli özelliği azınlık grupların sesi olması ve ana akım medyanın görmediği haberleri ortaya çıkarmasıdır. Yurttaş haberciliğine örnek olarak Özgecan Aslan ve gezi olayları verilmiştir. Sosyal medya aracılığıyla toplumsal olaylar ön plana çıkmıştır. Böyle bir bilgi yığınında profesyonel gazeteciliğe güven artmıştır. Yeni medya çağında, medya ve gazeteciler yaşayacakları dönüşümle kendilerini bu ortama entegre etmek durumundadır.

DönüşümGazetecilikKimlik değişimi+5
Derya Erçin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada çocukların meta olarak kullanılması: Instagram anneleri örneği

Günümüzde gelişen ve yaygınlaşan iletişim teknolojileri iletişim ve bilgi alma yollarını çeşitlendirmiştir. İletişim araçları yalnızca iletişim aracı olmaktan sıyrılıp kullanıcıların çeşitli ihtiyaçlarını karşılayan ve onlara sanal yaşam alanları sunan mecralar haline gelmişlerdir. Sosyal medya bu sanal mecralardan en önemlisidir ve farklı sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlar, sosyal medyada mahremiyetin dönüşümü, dijital emek ve kullanıcı içeriğinin sömürülmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, gündelik hayatın önemli ve vazgeçilmez bir parçası olan sosyal medya araçlarından İnstagram çalışma evreni olarak seçilmiştir. İnstagram'da fenomen olan 13 İnstagram annesiyle yapılan derinlemesine görüşmelerin analiziyle, İnstagram kullanıcılarının eğilimleri neler olduğu ortaya koyulmuştur.Buradan yola çıkarak,İnstagram annelerinin bu platformu hayatlarında önemli bir yere koydukları ortaya çıkmıştır .Ayrıca İnstagram, katılımcı annelerimizin sosyalleşmeden bilgi almaya varan çeşitli ihtiyaçlarına cevap veren bir konumdadır. Katılımcı annelerin bu platformda paylaştıkları içeriklerin binlerce takipçiyle paylaşması bir mahremiyet sorununa neden olmamaktadır. Katılımcı annelerimiz İnstagram'da dijital emek neticesinde ürettikleri içerikleri bir değer olarak görseler de buna tatmin edici maddi bir karşılık alamamaktadırlar.

Dijital emekKamusal alanMahremiyet+5
Ayşe Eroğlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dünyada sanal gerçekliğin inşasıyla kripto paraların ilişkisi

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlık elinden bulunan imkânların sınırlarını zorlamaya başlamıştır. Özellikle iletişim teknolojilerinin geldiği son noktada, internet teknolojisi temelli düşünüldüğünde, insanların farklı kimliklerle bir sanal hayat yaşadıklarını söylemek mümkündür. Dijital dünyanın içerisinde, yine dijital medya ürünleri vasıtasıyla yaşanan bu sanal hayat, insanların gerçek hayatlarındaki kimliklerinden biraz daha farklı ve popüler bir hayatı inşa etmelerine olanak tanımaktadır. Teknolojinin bu derece içine giren insanların hayatları teknoloji tarafından yönlendirilmekte ve hatta belirlenmektedir. Bir simülasyonun içerisinde yer alan insanların gerçek hayatta olduğu gibi temel bazı ihtiyaçları bulunmaktadır. Bunlar bir kimliğin oluşması, sosyal doyum, statü ve tabi ki en olmazsa olmazı olan paradır. 2009 yılında insan hayatı kripto paralar ile tanışmıştır. Kripto paraların en önemli özelliği merkeziyetçi nakit ve bankacılık yapısını yıkan, tamamen sanal ve dağıtık bir sisteme sahip olmasıdır. Bu sistem hem insanlara anonim kalma hakkı tanırken hem de yapılan tüm işlemlerin şeffaf olmasını sağlamaktadır. İşte sanal hayatı inşa eden insanların beklediği para birimi kripto paralardır. Kripto paraların ortaya çıkmasıyla beraber sanal hayatının içerisine ekonomik anlamda beklediği ürünü de etkileyen insanlar içinde bulundukları sanal gerçekliği ileri bir seviyeye taşımışlardır. Bu sanal gerçeklikte, gerçek hayatında matematik işlemi yapamayan bir insan ekonomi üzerine yorumlar yapmakta, bitcoin ve kripto paralar borsalarını yorumlamaktadır. Sanal gerçekliğin inşasında en önemli etmenlerden biri, bulunan simülasyona yeni insanlar çekerek sahip olunan etkinliği büyütüp arttırmaktır. Kripto paraların popülaritesi ve cazibesi karşısında gözleri parlayan insanlar bu büyüye kapılıp ellerindeki yatırımlarla kripto paralar satın alma davranışı göstererek bu sanal dünyaya ait olacaktır Bu araştırma ile kripto paraların, insanların dijital medya ürünleri vasıtasıyla yarattıkları sanal dünyanın içerisine nasıl kolayca entegre olduğu incelenerek, sanal gerçekliğin inşasıyla ilişkisi ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Simülasyon,Sanal Gerçeklik,Kripto Paralar,Teknolojik Determinizm,Dijital Medya Ürünleri

Bilişim teknolojisiEtkileşimli medyaKripto para birimi+6
Mert Demir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medya yakınsaması ve mobil gazetecilik

Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde gelişen teknolojik ilerlemeler baskı ve yayın ortamlarını birbiri içerisinde yakınsaması sonucu bütünleşmiştir. Yakınsamanın pek çok çeşidi vardır, ancak ele alınan çalışmada, medya yakınsaması bağlamında farklı medya çeşitlerinin mobil platform üzerinde birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan yeni habercilik organizasyonları konusuyla sınırlandırılmıştır. Mobil platformlar, çoklu ortamların bir sentezini oluşturan ve medyalar arası iş yeteneğini yeniden biçimlendiren bir yapıya sahiptir. Birleşmelerin sentezi sonucunda medyalar arası sınırlar belirsizleşirken bu mecraların özellikle mobil platformlarda bütünleşmesi çapraz ve çoklu ortamlar olarak gerçekleşmiştir. Mobil ortamlar, sesli, görüntülü, video anlatım biçimleri üretebilen ve taşınabilir aygıtlar olarak, haberlerin organize edilmesi ve çalışma yapısını kolayca şekillendirebilecek potansiyele sahip araçlardır. Mobil araçlar ayrıca haber tüketiminin en yoğun olduğu mecralardır. Bunun sonucu olarak da mobil medya ortamlarına, gittikçe entegre olan çeşitli medya habercilik biçimleri, mobil platformlarda habercilik yapmaya başlanmış, bu durum yeni habercilik organizasyonlarını, haber içeriğini ve çalışma yapısını tümden değişime uğratmıştır. Bu çalışmanın konusu medya yakınsaması bağlamında baskı, yayıncılık ve internet haberciliğinin gittikçe mobil alanlarda kendi göstermesiyle oluşan mobil gazetecilik ortamı habercilik organizasyonları ve çalışma yapısı hakkında bir incelemeyi içermektedir. Çalışmanın odağında Türkiye'deki mobil gazeteciliğin organizasyon yapısının yapılandırılması yer almaktadır. Çalışmamın metodolojisi birbirine benzer mobil haber sitelerinin gazetecileriyle yapılan derinlemesine görüşmeyle haber organizasyonlarının bir yorumlamasını içermektedir. Bu çalışmanın sonucu, Türkiye'de mobil gazetecilik ortamı organizasyon ve çalışma yapısının yeni medya ortamına bir bakış getirdiğini göstermeyi amaçlar.

Elektronik medyaEtkileşimli medyaGazetecilik+7
Sema Sezgin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya ve sahiplik yapısı: Türkiye'de internet haberciliği örneği

1980 öncesinde medya mülkiyeti, devletin müdahalesinde ve devletin tekeli altında kontrollü bir sistem içinde varlığını sürdürmekteydi. 1980'den sonra dünyadaki denge değişti. Amerika'nın başını çektiği neoliberal akım düşünceleri kendini göstermeye başladı. Bu akım Avrupa'ya ve diğer ülkelere yayıldı. Neoliberal akım sürecinde devletin tekelinde bulunan birçok kurum ve kuruluşlar satılarak, özel sermayenin eline geçmeye başladı. Neoliberal düşünceye göre kurum ve kuruluşların sahibi devlet olmamalı, özel sermayeye geçmeli ve devletin müdahalesinin olmadığı bir serbest piyasada bağımsızca hareket etmeliydi. İngilizce deregulation (deregülasyon), kuralsızlaştırma veya özelleştirme denilen neoliberal akım düşüncesi devlete ait kurumların neredeyse hepsinin satılarak özel sermayeye geçmesi ile misyonunu tamamladı. 1980 sonrası dönemde büyük sermaye sahibi iş adamları; iletişim teknolojilerindeki yeniliklerle medyanın "yasama", "yargı", "yürütme" den sonra dördüncü büyük gücün "medya" olduğunu keşfetmişler ve maliyetlerinin kâr oranlarından fazla olmasına rağmen bu dördüncü büyük güç uğruna medya sahipliğine yönelmişlerdir. Geleneksel medya sahipleri; medya yayınları, medya dışı faaliyetleriyle gittikçe güçlenip büyüme gösterirken, medya sektöründe yaşanan yeniliklere de duyarlılık göstermişlerdir. Yeni medya sahipliği dediğimiz bu süreçte; dünyada ve Türkiye'de medya şirketleri gün geçtikçe büyüyen güçlenen ve yoğunlaşan bir hâl alarak; yatay, dikey, çapraz ve uluslararası bütünleşme göstermişlerdir. Bagdikian, 1980 öncesinin 50 medya sahibinden bahsederken, 1980 sonrasının giderek az'lığa yönlendirildiğini, günümüzde medya sahiplerinin "bir telefon kulübesine sığacak kadar azaldığını ve bugün dünyayı yöneten sadece beş büyük medya şirketinin olduğundan" söz etmektedir. Türkiye'deki yeni medya sahiplik yapısına baktığımızda benzer bir oluşumla karşılaşmaktayız. Türkiye'de güçlenen medya sahipleri kartelleşmekte ve tekelleşmektedir. "Geleneksel medya sahipleri" olarak adlandırdığımız, medya yayınlarını kapsayan televizyon, radyo, portal, dergi, gazete ve dağıtım ağını hem de medya dışı faaliyetlerini ellerinde tutmaktadırlar. Geleneksel medya sahipleri menfaatleri doğrultusunda kendileri gibi güçlü diğer medya sahipleri ile anlaşmalar yapmakta ve kartelleşmektedir. Ayrıca güçlü olan bir kaç medya sahibi büyümekte olan başka bir medya kuruluşunu aralarına almayarak tekelleşmektedir. 2000 yılında Türkiye'de yaşanan kriz; medya sahibi işadamlarının iflas etmesine sebep olmuş, birçok gazetecinin işten çıkarılmasıyla sonuçlanmıştır. Geleneksel medya sahipliğinde yaşanan kriz, rekabetin sınırlandırılması alternatif seslerin bastırılması, bilgi teknolojilerinin dünyada ve Türkiye'de çok hızlı ilerleme kaydetmesi ve Türkiye'deki genç nüfusun internet sitelerine olan ilgileri internet gazeteciliğinin gelişmesine ve internet haber yayın gruplarının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Gelenekselden gelen medya sahipleri, internet sitelerini yeni medya uygulamaları ve yeni medya platformları ile geliştirerek büyük haber-spor portalları haline getirmişlerdir. Mesleği radyoculuk, yazarlık gazetecilik olan ve ayrıca bilgisayar mühendisliğinden gelen girişimcilerden meydana gelen internet haber yayın grubu sahipleri de tıpkı gelenekselden gelen medya sahipleri gibi yeni medya uygulamaları ve yeni medya platformları ile haber-spor portallarını geliştirmişlerdir. Yeni medya uygulamalarının ve yeni medya platformlarının geleneksel medya sahipleri ve internet haber yayın grubu sahipleri tarafından kullanılması bünyelerindeki haber-spor portallarının Türkiye'de en çok okunanlar arasında olmalarını sağlamıştır. Geleneksel medya ile internet haber yayın gruplarının bünyelerindeki haber-spor portalları dördüncü bölümde tablolar halinde sunulmuştur. Geleneksel medya sahipleri ve internet haber yayın grubu sahipleri ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Aleksa verilerine göre; Türkiye'deki gelenekselden gelen medya grupları ve internet haber yayın gruplarının ilk 30 tane haber-spor portal yapılarını incelediğimizde, 18 haber-spor portalının geleneksel medya sahipliğinde olduğunu, 12 tane haber-spor portalının da internet haber yayın gruplarına ait olduğunu görmekteyiz. 12 haber-spor portalının dışında alternatif bir ses ve bağımsız internet gazeteciliği yaparak büyümeye çalışan haber-spor portalları dikkat çekmektedir. Gelenekselden gelen medya sahipleri çapraz ve çoklu haber-spor portallarıyla medyadaki büyük gücü elinde bulundurmaktadır. Reklam pastasının büyük çoğunluğunu da ellerinde bulundurmaktadırlar. İnternet haber yayın grubu sahipleri yatay, çoklu haber-spor portallarıyla ilerleme göstermişlerdir. Dünyada internet, televizyonla reklam gelirlerini paylaşmaya başlasa da, Türkiye'de durum bu kadar ilerlememiştir. Henüz gelişme göstermenin eşiğindedir. Türkiye, gelecekte kâğıdın gücünü elinde bulunduran geleneksel medya grupları ile internet haber yayın grupları rekabet edebilecek düzeye gelebilecek midir? sorusunun cevabını ancak geleneksel medya sahiplerinin istekleri doğrultusunda yapılacak yasal düzenlemelere bağlı olacağı internet haber yayın grubu sahiplerinin görüşleri arasındadır. Anahtar Kelimeler: Yeni Medya, Yeni Medya Mülkiyeti, Geleneksel Medya Mülkiyeti, İnternet Gazeteciliği, Küresel Medya Sahipliği, Medya Yayın Grupları

Elektronik medyaHipermedyaMultimedya sistemi+4
Beyhan Ereke Coşar
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyada tanınırlık ve sanal kimlikler; Youtuber'lar

Kitle İletişim araçlarının internet ile buluşması sonucunda geleneksel medyanın özelliklerini içinde barındıran yeni medya ortaya çıkmıştır. Teknoloji-nin gelişimi, yeni medyayı daha aktif şekilde kitlelerle etkileşimde bulunmasını sağlamaktadır. Bu gelişmelerle internetin yeni teknolojilerle uyum sağlayarak üretilmesi insanlara daha kolay ulaşılabilecek ve daha basit kullanım imkânı sağlayacak, yeni iletişim araçları sunulmaya başlanması ile sosyal medya kavra-mı ortaya çıkmıştır. Sosyal medyanın en önemli özelliği bireylerin geri bildirim yapabilmelerini sağlamaktadır. Gelişen teknoloji sosyal medyayla ortaya çıkan ve internet alt yapısı ile çalışan uygulamaların artmasına sebep olmuştur. Bunlardan en çok kullanılan Facebook, Youtube ve Twitter gibi sosyal medya platformları bireylere kendi kimliklerini sanal ortamda sunabilme hizmeti sağlamak-tadır. Bireyler sanal dünyada kendilerine yeni bir kimlik oluştururken bir popüler kültür ortamında bulunan sosyal medya kullanıcılarının beğenisinin etkisinde kalmışlardır. Bunun nedeni beğenilme, takdir edilme ve yeteneklerini gösterme açısından kendine sosyal medya uygulamalarında yeni bir çevre edinebilme arzusudur. Bu çevre edinme sosyal medya aracılığıyla dünyayla iletişimde ve milyarlarca kullanıcıya ulaşabilmektir. Bunlarla beraber şöhret kavramı da farklılaşan toplumsal yapıyla, kültürel açıdan da değişime uğramaktadır. Sosyal medya kullanıcılarının sayılarının milyarları bulması sanal ortam-da tanınan kişilerin gündelik hayatta da tanınır olmasıyla Sosyal Medyanın ye-ni bir gücünü de ortaya çıkartmıştır. Youtube bireylerin yeteneklerini ve kendi-lerini gösterebilmelerine olanak sağlayan önemli bir uygulamadır. Youtube'da düzenli olarak videolar yüklemeleri ve sosyal medya da popüler olmaları sonu-cunda ünlenen kullanıcılara '' Youtuber'' denmiştir. Popüler kültürde yerini hızla alan Youtuberlar gerçek hayattaki kimliklerini sıra dışı hale getirip ulaşmak için çaba göstermektedir. Bununla beraber sosyal medya'nın kullanıcılarının artmasında kültür endüstrisinin ve görsel kültürün etkisi büyüktür. Bu çalışma altı Youtuberı sanal kimlik açısından incelerken, konu olarak birbirinden farklı içerikler üreten kişilerdir. Ayrıca konularının farklılıkları izleyici kitlesinin de yaş ve cinsiyet olarak değişmesi açısından da önemlidir. Bu yüzden içerikler çocuk, sanal oyun, makyaj ve güzellik, kişisel gelişim, kültür sanat, araç kulla-nımı ve motosiklet olarak ayrılmıştır. İncelenen Youtuberlar; Barış Özcan, Meltem Güner, Altın Elbiseli Adam, Mithrain, Duygu Özaslan ve Prens Yankı olarak belirlenmiştir. Seçtiğimiz kişilerin, Youtube analizi yapılırken en çok görüntülenen içeriklerinin karşılaştırılması sonucunda oluşturdukları sanal kimliği, izleyiciler açısından daha güçlendiren unsurların; mekân, müzik, kostüm ve kamera gibi fiziki koşullar olduğunun sonucuna varılmaktadır. Hepsi kendi alanlarında bilinen ve en çok izlenen Youtuberlardır. Farklı konuları anlatan Youtuberların Sanal Kimlik açısından kendilerini Youtube'a nasıl yansıttıkları incelenmiştir. Bu inceleme de Youtuberların Sanal Kimlik açısından farklılıklarının yanı sıra ortak noktalarının da olduğunu, verilerle açıklanmıştır. Sonuç olarak Sosyal Medyada kendilerini daha özgür ve farklı bir kimlikle sunan kullanıcılar maddi kazanç için Youtube platformunda belirli kimliklerin daha çok ünlendiği varsayımından hareketle kendi benliklerini ayırt edici biçimde yansıtamadıkları görülmektedir. Diğer bir deyişle Youtuberların sanal kimlik yansımalarında olabildiğince geniş bir izleyici kitlesi oluşturma amacı güdülerek bir-birlerine benzer yanlarının öne çıktığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sanal Kimlik, Youtube, Youtuber

BilinirlikSanal kimlikSosyal medya+3
Tayfun Türkmen
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnteraktif derginin oluşumu ve basılı dergiye etkisi

Hızla gelişen teknoloji dünyasında medya araçları da bu hızlı değişimin içine sürüklenmektedir. Bu değişime ayak uydurabilenler hayatta kalacakken ayak uyduramayanların silinip gidecekleri ön görülmektedir. Bununla beraber günümüzde sıkça duyduğumuz İnteraktif olgusu medya araçlarının kurtarıcısı konumundadır. Okuyucu ile interaktif bir iletişime geçenler yani okuyucu, izleyiciyi paylaşımlarına dahil ederek sürekliliği sağlayanlar yeni medyada yerlerini sağlayabileceklerdir. Bu çalışmada da meselenin özüne inilerek birinci bölümde iletişimin ve olduğuna ve kaç çeşit iletişim türü olduğuna ve buradan yola çıkarak kitle iletişim kavramına, kitle iletişimin kültüre ile olan iletişimine değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde günümüzde en yoğun iletişimin gerçekleştiği medya olgusuna geçiş yapılmıştır. Medyanın kültüre, toplum doğasına etkisi incelenmiş ve geleneksel medya araçlarından konumuzu oluşturan dergiye dikkat çekilmiştir. Dünyada ve Türkiye'de ki dergi örnekleri görselleriyle beraber ortaya koyulmuştur. Daha sonra yeni medyada geçiş yapılarak konunun aslını oluşturan tablet dergicilik ayrıntılarıyla incelenmiştir.

DergilerEtkileşimli medyaMedya+2
Ecra Çalışkan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya bağlamında internet ve sosyal medya bağımlılığı

İnternet kullanımı günümüzün vazgeçilmez alışkanlıklarından biri olmakla birlikte gündelik hayatı, çevre, aile ortamı, iş ve eğitim hayatımız gibi birçok alanda sosyal yaşamımızı oldukça kolaylaştıran bir olgu haline gelmiştir. İnternet hızlı iletişim ve etkileşim sağlayarak bilgiye kısa sürede ulaşma gibi birçok avantaj sağlamanın yanı sıra bilinçli kullanılmadığı takdirde toplumsal ve psikolojik birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir. Bu araştırmada, özellikle üniversite gençleri arasında internet ve sosyal medya bağımlılığının tanımı, bağımlılık düzeyleri incelenmiştir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin internet ve sosyal medya bağımlılık düzeylerini belirlemek amacıyla yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre katılımcıların tamamı internet kullanmakta %99,3'ü ise sosyal medya kullanmaktadır. Üniversite öğrencilerinin internet ve sosyal medya bağımlılıkları incelendiğinde, öğrencilerin %21,8'inin internet ve sosyal medya bağımlısı oldukları görülmektedir. Bunun yanı sıra öğrencilerin %56,5'inin internet bağımlılığı riski taşıdığı ve bağımlılıklarının eşik düzeyinde olması dikkat çekmektedir. Benzer şekilde öğrencilerin %58,6'sının sosyal medya bağımlılığı riski taşıdığı ve bağımlılıklarının eşik düzeyinde olması dikkat çeken diğer unsurdur. Anahtar Kelime: İnternet, İnternet Bağımlılığı, Sosyal Medya Bağımlılığı

BağımlılıkMedyaSosyal ağlar+4
Ferya Karadayı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı bağlamında annelerin ve çocukların yeni medya araçlarını kullanımı ve iletişim düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, 0-3 yaş grubunda çocuğu olan çalışan ve çalışmayan annelerin yeni medya araçlarını kullanımının anne ve çocuk iletişim düzeylerine etkisi hakkındaki görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 0-3 yaş grubunda çocuğu olan anneler oluşturmaktadır. Bu bağlamda, araştırmanın çalışma grubunu 15 çalışan anne ve 15 çalışmayan anne olmak üzere 30 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi; amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem yoluyla belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 0-3 yaş grubunda çocuğu olan çalışan ve çalışmayan annelerin yeni medya araçlarını kullanımının anne ve çocuk iletişim düzeylerine etkisi hakkındaki görüşleri ile ilgili verilere, 14 yarı yapılandırılmış açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada, 0-3 yaş grubunda çocuğu olan çalışan ve çalışmayan annelerin yeni medya araçlarını kullanımının anne ve çocuk iletişim düzeylerine etkisi hakkındaki görüşlerinin ortaya çıkarılması amaçladığından nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim kullanılmıştır. Görüşme sorularından elde edilen verilerin analizinde, içerik analizinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda araştırmadan elde edilen bulgular, araştırma soruları ile ilgili olarak farklı kavramsal kategoride değerlendirilerek sonuçlar yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; 0-3 yaş grubu çocuğun hayatında önemli gelişmelerin yaşandığı, ileri ki yetişkin yaşamının temelini oluşturan bir süreç olduğundan, bu dönemde çocuğun televizyona ve internetteki videolara çok fazla maruz kalması gelişim alanlarında sorunlar oluşturabilmektedir. Bunları uzun süre seyretmesi sonucunda, televizyondan veya internetteki videolardan almış olduğu yoğun ve uygun olmayan dil kullanımları, çocuğun dil gelişimine olumsuz etkilerde bulunabilmektedir. Bu bağlamda çalışan ve çalışmayan annelerin büyük çoğunluğunun tedbir aldığı saptanmıştır.

Ana-çocuk iletişimiAnnelerKullanımlar ve doyumlar+5
Şehriban Kurnazoğlu Dumlu
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gazetecilikte enformasyon akışları, çeşitlenen haber kaynakları: A haber ve TGRT Haber kaynakları Türkiye örneği

Gazeteciliğin yakın tarihçesi, internet geçmişi ile geri döndürülemez biçimde karıştırılmıştır. Son birkaç yılda meydana gelen büyük değişikliklerle birlikte geleneksel medya ortamları dijital mecrayla bütünleşmiş bir biçimde çalışmaktadır. Son yılların gelişen teknolojileri, medya araçları ve uygulamaları, geleneksel medya ortamları için alternatif haber toplama kanallarını çeşitlendirmiştir. Habere erişim konusunda yoğun enformasyon akışları gerçekleşmektedir. Geleneksel gazeteciliğin internet medya ortamıyla olan ilişkisi ve büyük miktarda bilgi akışı, gazetecilik mesleği için zaman bakımından büyük yarar sağlarken, kullanıcı odaklı dijital haber kaynaklarını, haber merkezleri tarafından geleneksel haber kaynakları kadar önemsenmektedir. Teknolojik gelişmelerle hem geleneksel hem dijital medya üzerinden haber kaynaklarına kolay ulaşan haber merkezleri, haber toplamada ajanslar ve muhabirler dışında farklı yollar denemektedirler. Ancak, haber merkezleri haberlerin önemli bir kısmını haber ajansları vasıtasıyla sunmakta, bu bağlamda dijital platformlardan elde edilen haber kaynakları alternatif seçenekler olarak görülmektedir. Dijital mecralardan hızlandırılmış olarak elde edilen haber kaynakları, kimi zaman haber merkezleri için güvenilirlik ve doğrulama ölçütlerini de aşmaktadır. Günümüzde haber ve enformasyonun anında iletilmesini kolaylaştıran WhatsApp ve BİP gibi dijital medya uygulamaları ("App") haber kaynaklarına hızla ulaşmaya katkıda bulunmaktadır. Bu bağlamda geleneksel gazetecilik haber kaynaklarının bir parçası olmaya başlayan WhatsApp ve BİP ihbar hatları, ana akım haber kuruluşlarında önemli istihbarat kanalı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, ana akım haber merkezlerinin haber kaynakları içerisinde geleneksel ve dijital medyanın kullanım sayıları ve oranlarına odaklanmaktadır. Dijital medya haber kaynaklarının çok çeşitli olması nedeniyle çalışma WhatsApp ve BIP ihbar hatları üzerinde elde edilen haberler ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın tek yönlü olmaması adına küresel olarak kullanılan bir uygulama olan WhatsApp'ın yanı sıra ulusal olarak kullanımı olan BİP de dikkate alınmış, her iki dijital mecranın benzer sonuçlar ortaya koyup koymadığı incelenmiştir. Çalışma için tematik haber kanallarının incelenmesinin haber akışlarında dijitalin konumunu belirlemek adına daha aydınlatıcı olacağı düşüncesiyle A Haber ve TGRT Haber kanalları seçilmiştir. Bu iki kanalın seçilmesinin temel nedeni ise diğer haber kanallarının sadece WhatsApp ihbar hattı kullanıyor olmasına karşılık, bu iki kanalın da çalışma için seçilen tarihte hem WhatsApp, hem de BİP ihbar hatlarını kullanıyor olmasıdır. 2017 yılından önceki dönemde WhatsApp ve BİP ihbar hatlarını kullanan haber kuruluşları olmasına rağmen, 2017 yılı birçok haber kuruluşunun bu mecraları bir haber toplama aracı olarak kullanmaya başladığı yıl olmuştur. Bu nedenle çalışma için 2017 yılının temel alınmasına karar verilmiş ve ilgili kanallardan veri alınabilen dönem olan 1 Ağustos 2017- 29 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki süreç örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma tekniğine destek olarak her iki haber kanalın haber editörleriyle röportaj yapılarak ilave bilgiler edinilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, alternatif bir haber toplama aracı olarak WhatsApp ve BİP gibi dijital mecraların Türkiye'de geleneksel gazetecilik haber kaynaklarına, ilk etapta ne oranda rakip olabildiğini göstermek hedeflenmektedir.

BilgiEtkileşimli medyaGazete haber ajansları+7
Anıl Talay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyada fotoğraf paylaşımının kimlik inşasındaki rolü: Instagram örneği

Fotoğrafın gündelik yaşamın bir parçası haline geldiği dönemlerde sosyolojik alanda kimlik üzerine yapılan tartışmaların da sesleri yükseliyordu. Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, bu tartışmalara farklı bir boyut kazandırdı. Bu çerçevede fotoğraf temelli Instagram alanının kimlik inşasında oynadığı rolü ortaya koymak bu çalışmanın başlıca hedefidir. Varsayımımız, bireyin gündelik yaşam pratiklerini görünür hâle getirmek amacıyla Instagram alanında paylaştığı fotoğrafın, kimliğin yeniden üretimi ve dönüşümü üzerinde doğrudan bir etkisi olduğu yönündedir. Çalışmamız giriş ve sonuç bölümleri dışında 2 bölümden oluşmaktadır. İkinci bölüm dört ana başlıktan oluşmaktadır. İlk başlık, Bourdieu'nün habitus, alan ve sermaye kavramlarının Instagram alanı ile ilişkisi çerçevesinde incelenmesini kapsamaktadır. İkinci başlık, kimlik üzerine yapılan çalışmaların tarihsel süreçteki değişimine ilişkin sosyolojik tartışmaları içeren bir literatür taramasının ürünüdür. Bu bağlamda kimliğin durağan ve katı bir olgu olarak anlaşıldığı dönemlerden inşa edilebilir bir olgu olarak ortaya konduğu dönemlere kadar yapılan tartışmalar incelenmiştir. Üçüncü başlık, fotoğrafın gündelik yaşamın bir parçası hâline gelmesindeki tarihsel süreç ve bir alt başlıkta bu sürecin getirdiği imkânlar çerçevesinde kimliğin olası dönüşümünde ya da üretimdeki katkısı ele alınmıştır. Dördüncü başlık ise, yeni medya kavramının tarihsel gelişimi, gündelik hayatımızda yarattığı değişim ve kimlik inşası ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. İnceleme alanımız olan Instagram'ın kısa tarihsel sürecine ilişkin bir anlatının ardından Instagram'ın kullanım yoğunluğunu ortaya koyan veriler ve alandaki terimlerin açıklanması bu bölümün konuları arasındadır. Üçüncü bölüm, çalışmamızın amacı doğrultusunda hazırladığımız anket taslağından elde edilen verileri ve bu verilerden hareketle yaptığımız analiz ve yorumları kapsamaktadır. Sonuç kısmında ise analiz ve yorumlar neticesinde elde ettiğimiz bulgular, tezimiz çerçevesinde değerlendirilerek incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, Instagram alanında yapılan fotoğraf paylaşımının kimlik inşasında, diğer bir deyişle, kimliğin dönüşümü ve yeniden üretiminde nasıl bir rol oynadığı ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler: Kimlik, Fotoğraf, Bourdieu, Instagram

Bourdieu, PierreFotoğrafFotoğraf paylaşımı+4
Adem Turan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımın sosyal medyadaki yeri ve önemi

İnsanlık, var olduğu ilk günden beri iletişime ihtiyaç duymaktadır. Bu iletişim işitsel ve görsel olarak farklı yöntemler ile sağlanmaktadır. Tasarım mağara döneminden, yazı ve tipografik imgelerle günümüze kadar ulaşmıştır. İlkçağ döneminde tasarım, bir sanat aracı olarak değil, bir iletişim metodu olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise görsel iletişim tasarım en çok sosyal medya aracılığıyla yürütülmektedir. Küçük ve büyük ölçekli firmalara ek olarak, bireysel kullanıcılar da tanınırlığını ve marka değerini arttırmak için sosyal medyanın görsel iletişim kısmından yararlanabilmektedir. Önce internet, daha sonra ise sosyal medya görsel iletişimi, insanlar arasında son derece hızlı bir etkileşim oluşmasını sağlamıştır. Her görsel imge bir mesaj taşımaktadır ve karşısındaki kullanıcıyı etkilemek amacı ile yaratılmaktadır. Bu tez çalışmasında, görsel iletişimin insan yaşamı üzerindeki önemi vurgulanmakta, ilk çağlardan günümüze kadar yarattığı etkiler detaylı bir şekilde açıklanmaktadır.

Grafik tasarımıGörsel iletişimGörsel iletişim tasarımı+3
Dağcan Çelik
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects