New media

310 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mahremiyetin dönüşümü: Yeni medya perspektifinden kuşaklararası farklar

Bu araştırmanın amacı, geçmişten günümüze kadar gelen mahremiyet algısının yeni medya kaynaklı olarak kuşaklar arası değişim gösterip göstermediğini belirlemektir. Bu araştırmada, öncelikle nicel yaklaşımlar temel alınarak betimsel araştırma modeli ve nicel yaklaşımların veri toplama araç ve analiz şekillerinden faydalanılmıştır. Bu nedenle çalışma, anket tekniği ve buna paralel olarak içerik analizi yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan katılımcıların yeni medya kullanım durumlarına yönelik 37 soruluk anket formu aracılığı ile toplanmıştır. Araştırma X, Y ve Z kuşaklarını kapsayan 154 katılımcıyı kapsamaktadır. Araştırma gönüllülük esası alınarak gerçekleştirilmiş ve katılımcılara veri toplamadan önce detaylı bilgi aktarıldıktan sonra onayları alınmıştır. Veri analizinde, SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Betimsel analizler için aritmetik ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Betimsel analizlerinin yanı sıra cinsiyet değişkenine göre yeni medya kullanımlarına yönelik soruların yorumlanabilmesi için Bağımsız Gruplar (Independent Sample) T Test, iki veya daha fazla gruplara tek yönlü anova ve gruplar arası farklar için post-hoc testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında; katılımcıların %57,8'inin kadın, %42,2'sinin erkek olduğu görülmektedir. Yaş değişkenine göre değerlendirdiğimiz zaman katılımcıların % 35,1'i 15-25 yaşlarında, %72,1'i 26-40 yaşlarında ve %27,3'ü ise 41 ve üzeri yaşlarda olduğunu belirtmişlerdir. Katılımcıların %96,8'i yeni medya araçlarını aktif olarak kullandıklarını belirtirken; %3,2'si yeni medya araçlarını kullanmadıklarını beyan etmişlerdir. Sosyal medya kullanım sıklığı değişkenine göre sosyal medya kullanımlarına yönelik verilen cevaplarda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Cinsiyet değişkenine göre sosyal medya kullanımlarına yönelik sorulara verilen yanıtlar incelendiği zaman ise istatistiksel olarak anlamlılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Tarihsel olarak bakıldığında; geçmişten günümüze kuşaklar arası mahremiyet algısının gerek gelişen teknoloji sebebiyle gerekse ağ toplumunun getirisi olan gösteriş kültüründen ötürü mahremiyet algısının bireylerde farklı anlamlara gelmesine sebep olmuştur. Bu nedenle, yeni medya bağlamında mahremiyet algısının kuşaklar arası dönüşüme uğradığını söyleyebiliriz.

DönüşümKuşak farklılıklarıKuşaklar+4
Ümran Sarıkan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni iletişim teknolojileri bağlamında yeni gazeteci kimliği

Bu araştırmanın konusu; yeni iletişim teknolojilerinin günümüz gazeteciliğinin haber üretme pratiğini ve meslek kültürünü nasıl etkilediğidir. Dolayısıyla günümüz gazetecilerinin mesleki pratiklerinde değişim ve dönüşüm farklı konumlarda çalışan habercilerin doğrudan deneyimleri ve meslektaşlarının iş görme pratiklerindeki gözlemlerinden hareketle irdelenmektedir. Araştırmada çoklu araştırma yöntemi kullanılmıştır: Bir taraftan yaygın medyada istihdam edilen gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutum ve düşünceleri ile bu teknolojileri kullanım alışkanlıkları anket yöntemi kullanılarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan ise yeni iletişim teknolojilerinin geleneksel gazeteciliğe etkileri derinlemesine görüş alma tekniği ile derlenen veriler aracılığıyla tartışılmaktadır. Bu kapsamda, yeni iletişim teknolojilerinin (yeni medya ortamının) geleneksel gazetecilik pratiklerine etkileri; gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumları, iletişim teknolojilerini kullanımları, sosyal medyayı kullanım amaçları, izlerkitle ile etkileşimleri ve profesyonel gazeteci kimliğine yönelik görüşlerinden hareketle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, gazetecilerin çoğunlukla yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumlarının olumlu olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, sosyal medyayı özellikle bilgi ve haber araştırma, gündemi takip etme ve kendi kişisel düşüncelerini açıklama platformu olarak benimsedikleri tespit edilmiştir. Yeni medyanın alternatif/yeni gazetecilik olanakları yarattığı, ancak habercilik açısından geleneksel medya ve mevcut haber üretim kod ve normlarının hala güçlü bir konumda olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, yöndeşme, geleneksel gazetecilik kültürü, sosyal medya, yurttaş gazetecilik.

GazetecilikSosyal medyaYakınsaklık+3
Tezcan Özkan Kutlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

B2B pazarlama iletişiminde sosyal medya kullanımı: Keşifsel bir çalışma

Dijital teknolojilerin gelişimi ile birlikte insanlar iletişim için yeni kanallara sahip olmuşlardır. Bu kanalların en önemlisi olan internetin kullanıcılarına sunduğu en büyük iletişim aracı sosyal medyadır. Sosyal medya platformlarındaki yoğun trafiğe kayıtsız kalmayan işletmeler, pazarlama iletişimi faaliyetlerini söz konusu platformlara taşımakta gecikmemişlerdir. Sosyal medya başta olmak üzere dijital medya, pazarlama iletişimi anlayışını başka bir boyuta taşımıştır. Sosyal medyanın işletmelerce etkin ve faydalı kullanımı akademik ve pazar tabanlı olarak ilgi çeken bir konudur. Literatürde konu ile ilgili pek çok çalışma bulunmakla birlikte, B2B pazarları konu alan çalışmalar sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, alandaki söz konusu çalışma azlığından yola çıkarak ilgili leteratüre katkıda bulunmak amacıyla B2B işletmelerin sosyal medya platformu tercihlerini belirlemeyi ve hesaplarında paylaştıkları içerikleri pazarlama iletişimi kapsamında sınıflandırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, paylaşılan içeriklerin etkileşimsel performansları da ölçümlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla 40 adet B2B firmaya ait 86 Türkçe sosyal medya hesabındaki toplam 6735 adet gönderi incelenmiştir. Araştırmada, sınıflandırma için nitel yaklaşımlı içerik analizi kullanılmış ve paylaşımların iletişimsel performansı etkileşim oranları hesaplanarak ölçülmüştür. Araştırma sonuçları B2B işletmelerin kapsamlı sosyal medya stratejilerinden yoksun olduklarını ve içerik paylaşımında B2C işletme hesaplarını taklit etme eğiliminde olduklarını ortaya koymaktadır.

Endüstriyel pazarlamaPazarlama iletişimiSosyal medya+1
Tahsin Perçin Batum
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketici tarafından üretilen reklamlarda kaynak etkisi üzerine bi̇r değerlendirme

Enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak medyada ve izleyicilerde büyük bir dönüşüm yaşanmaktadır. Yeni medya ortamı izleyicilere medya tüketimi sürecinde benzeri görülmemiş bir kontrol yetkisi tanımıştır. Bununla birlikte en heyecan verici değişim, doğası gereği etkileşimli ve katılımcı olan yeni medya ortamının izleyicilere içerik üretme ve dağıtma konusunda yepyeni olanaklar sunmasıdır. Yeni medya ortamı, tüketicilerin markalarla etkileşim kurmalarına olanak sağlayan birçok fırsat sunmuştur. Tüketiciler, markalarla iletişimin aktif katılımcısı konumuna gelmiştir. Dolayısıyla, tüketici, marka ve reklam arasındaki ilişkiler daha karmaşık ve etkileşimli bir yapıya dönüşmüştür. Bu araştırmanın konusunu oluşturan tüketicinin ürettiği reklamlar, bahsedilen değişimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkan, tüketicinin içerik üretmeye katılımının en üst seviyede olduğu yeni bir fenomendir. Akademinin, tüketicinin ürettiği reklamlara yönelik ilgisi 2000'li yılların ikinci yarısından itibaren hareket kazanmaya başlamış ve günümüze kadar az sayıda çalışma gerçekleştirilmiştir. Batı kaynaklı bu çalışmaların çoğunda reklamın tüketici tarafından üretildiği bilgisinin tüketicilerin reklama yönelik değerlendirmelerini olumsuz etkilediği görülmüştür. Türkiye'de gerçekleştirilen, deney ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemlerinin kullanıldığı bu çalışmada ise önceki çalışmaların aksine tüketicilerin, tüketicinin ürettiği reklama yönelik değerlendirmelerinin olumlu olduğu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, araştırmadaki en dikkat çekici bulgu katılımcıların, tüketicinin ürettiği reklamı "ikna edici bir süreç" ve "markanın iletişimi" olan bir reklam olmaktan ziyade "bir amatörün yaratıcı çalışması" olarak görmesidir. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, tüketicinin ürettiği reklam, reklama yönelik tutum

Elektronik medyaGerilla reklamcılıkMarka iletişimi+7
Naim Çınar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknolojiye hazır olma düzeyinin yeni ve geleneksel medyada reklama yönelik tutum ve hatırlamaya etkisi üzerine bir değerlendirme

Reklama yönelik bilişsel, duyuşsal ya da davranışsal tepkileri belirleyen birçok etken bulunmaktadır. Çekicilik, mesaj veya yaratıcı strateji gibi reklamın kendine ait özelliklerinin tüketici tutumları üzerinde etkisi olabileceği gibi reklamın yayınlandığı mecranın da reklama yönelik tepkiler üzerinde önemli bir etkisi söz konusudur. Farklı mecralarda yayınlanan reklamlara yönelik tüketici tepkileri mecranın doğası gereği farklılık göstermektedir. Fakat yeni medya ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tüketici tutumlarının neden farklılık gösterdiğine dair literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada teknolojiye hazır olma değişkeninin tüketicilerin yeni medyada ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tutum ve hatırlamaları üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Yeni medya teknoloji tabanlı bir sistemdir ve bu sistemlerde sunulan içeriklere yönelik kullanıcı yaklaşımlarının temelde teknolojiye hazır olma durumlarından etkilendiği vurgulanmaktadır. Çalışmada tüketicilerin yeni medyada ve geleneksel medyada yayınlanan reklamlara yönelik tutumlarının ve hatırlamalarının teknolojiye hazır olma düzeyleri ile anlamlı bir ilişkisinin olduğu iddia edilmiş ve bu yönde kurulan hipotezler yarı deneysel bir desenle test edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde reklama yönelik tutumlar ile teknolojiye hazır olma düzeyinin hem yeni medyada hem geleneksel medyada anlamlı ilişkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca reklama yönelik hatırlama değişkeninde yeni medyada teknolojiye hazır olma boyutlarının açıklayıcılığı önemli oranda daha yüksek sonuç verirken "iyimserlik" boyutunun reklamı hatırlamada belirleyici boyut olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Geleneksel medyada ise bu boyutların açıklayıcılığı önemli ölçüde azalmış olup reklamdaki öğeleri hatırlamamalarında "rahatsızlık" ve "güvensizlik" boyutlarının belirleyici olduğu görülmüştür.

Davranışsal tepkiHatırlamaMedya+6
Mustafa Sait Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Facebook'taki marka sayfalarının kadınlar tarafından takip edilmesine yönelik kullanım ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde bir inceleme

Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarını karşısında izleyici olarak konumlanan bireyin kendi ihtiyaç ve arzularını gidermek adına, bilinçli olarak medya tercihi yapışı ele alınmıştır. Tüketim toplumu tartışmaları bağlamında, bireyin izleyiciden tüketiciye dönüşme süreci ve reklamların bu amaca aracılığı tarihsel bir arka plan dahilinde tartışılmıştır. Yeni iletişim teknolojilerinin beraberinde gündelik yaşamın bir parçası haline gelen sanal ortamlar ve bu ortamların tüketici için konumlandırılışı, reklamcılık uygulamaları odağında irdelenmiştir. Kartopu örneklem yöntemi ile ulaşılan kadın internet kullanıcıların, çalışmanın amaç sorularından yola çıkılarak hazırlanan ankete verdikleri cevaplar Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı bağlamında değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal ağlar, reklamcılık, kadın tüketiciler, Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı

FacebookKadınlarReklamcılık+7
Deniz Marmasan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Blogalan kullanıcılarının blogalan deneyimlerine ve etkileşimlerine yönelik algısı

Bu çalışmanın temel amacı blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalan deneyimini nasıl algıladığı ile birlikte bloglarda etkileşimi hangi araçların artırdığını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda 18 blog yazarı ve 251 blog kullanıcısının demografik özellikleri, İnternet ve blog kullanım alışkanlıkları, bloglarda etkileşim amacıyla kullandıkları araçlar ve uygulamalar irdelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Blog yazarları ile çevrimiçi görüşme yapılırken blog kullanıcılarına çevrimiçi anket uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalanı büyük oranda bilgi ve deneyim paylaşım alanı olarak algıladığı; buna ilave olarak, blog kullanıcılarının eğlenmek/vakit geçirmek için blogları ziyaret ettiği açığa çıkmıştır. Blog yazarları ve kullanıcıları, yoğun olarak e-posta ve toplumsal ağlar aracılığıyla etkileşim kurmakta; blog kullanıcıları blog içeriğine yorum yazarak ve içeriği toplumsal ağlarda paylaşarak içeriğe katkı sağlamaktadır, içeriği geliştirmektedir. Bununla beraber araştırma sonuçları, blogalanda görsel ve video paylaşımı, sayfa tasarımı, hipermetinselliğin etkileşim üzerinde olumlu etkileri olduğuna işaret etmektedir. Anahtar sözcükler:Blogalan, blog, etkileşim, Web 2.0, yeni medya, toplumsal ağ

BlogEtkileşimSosyal ağlar+3
Şeyma Esin Erben
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık konulu bloglarda alternatif tıpla ilgili içeriklerin sunumu

İnsanlar doğaları gereği, sağlıklı ve uzun yaşamak için olanakları çerçevesindeki tüm yollara başvurmaktadırlar. Bu yollardan biri alternatif tıp diye adlandırılan uygulamalardır. Hızla gelişen bilişim ve iletişim teknolojileri, hastalıklardan korunma ve hastalıkların tedavisine ilişkin bilgi, ürün ve uygulamaların popülerleşmesini sağlamaktadır. Sağlık konusundaki bu ilgi; özellikle internette (bloglar, web siteleri, tartışma forumları, vb.), sağlıkla ilgili bilgilerin sürekli artarak bilgi kirliliği ve karmaşıklık yaratmasına neden olmaktadır. Bu çerçevede; bu araştırma, sağlık konulu bloglarda alternatif tıpla ilgili içeriklerin incelenmesi amacını taşımaktadır. Bu amaçla, dört blog sitesinde yer alan 230 içerik, içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonuçları genel bilgiler, blogların tasarımı ve içerikleri olmak üzere üç alt başlıkta ortaya koyulmuştur. Genel olarak; araştırmaya dahil edilen blogların uzmanlığa sahip olmayan kişilerce yönetilen, tavsiye amaçlı bloglar olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte blogların tasarımı irdelendiğinde, etkileşim açısından olumlu ögeler taşıdığı ve genel olarak kullanıcı dostu olduğu belirlenmiştir. Bloglarda sunulan içerikler ele alındığında ise bloglarda ticari amaç güdülmediği, içeriklerin düzensiz aralıklarla eklendiği, günlük/anlaşılır dil kullanıldığı, çoklu ortam ögelerine yer verildiği, modern tıp konusuna olumsuz yaklaşılmadığı görülmektedir. İçeriklerde en çok işlenen konular; "endokrin, beslenme ve metabolik hastalıklar", "kan ve kan yapıcı organ hastalıklar ve bağışıklık sistemini içeren hastalıklar" ve "sindirim sistemi hastalıkları" iken, yer verilen bilgilerin kaynakları yerli ve yabancı olarak ikiye bölünmüştür. Buna göre yerli kaynak olarak en çok yeni medya (internet gazetesi, bloglar, vb.), yabancı kaynak olarak ise en çok kitaplar ve dergilerin kullanıldığı görülmüştür. Son olarak içeriklerin dörtte üçünde hem önleyici hem de tedavi edici bazı uygulamalara yer verilmiştir. Bitkiler/bitkisel ürünler, ev yapımı ilaçların kullanımının en çok önerilen uygulamalar olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de alternatif tıp ile ilgili blogların oluşturulmasında çeşitli olumlu ve olumsuz yönlerin varlığı tespit edilmiştir. Araştırma bağlamında bunlarla ilgili olarak sonraki kuramsal ve pratik çalışmalara yönelik öneriler getirilmiştir.

BlogSağlık iletişimiSosyal medya+2
Nasıf Ali Ünügür
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya sanatı olarak glitch ve görsel iletişim yansıması

Bu çalışmanın amacı yeni medya sanatı olarak glitchin görsel iletişim yansımasını araştırmaktır. Yeni medya, 20. yüzyılın sonlarında iletişim ve yayıncılık alanında gerçekleşen ilerlemenin bireylere ve kitlelere ulaşan, her geçen gün yenilenen, değişen ve çeşitlenen araçların tümünü kapsamaktadır. Yeni medya gündelik hayatı, alışkanlıkları değiştirmiş ve sanat alanına da yeni bir açılım getirmiştir. Yeni medya sanatı olarak glitch, yeni medya nesnesini sıradan formundan ve söylevinden sıyıran ve makine insan iletişimi sonucu ortaya çıkan bir türdür. Daha önce bu konuyla ilgili bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, öncelikle yeni medyanın, yeni medya sanatının, glitchin ne olduğu, türleri ve çeşitli eleştirileri ele alınmıştır. Ardından glitchin görsel iletişim üzerine etkisini değerlendirebilmek adına üç aşamada çalışma yürütülmüştür. Birinci aşamada alan uzmanları tarafından belirlenen ölçütleri karşılayan ve glitch konusunda uzman olan tasarımcılardan açık uçlu görüşme formu ile görüşlerini ifade etmeleri istenmiştir; ikinci aşamada ise yine aynı tasarımcı grubunun gönüllü katılımı ile glitchleme temalı bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte katılımcı glitchleri doküman yolu ile elde edilen verileri oluşturmuştur. Elde edilen bu veriler doküman analizi ile yorumlanmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında glitchleme yolu ile üretilen tasarımlar, belirli bir süreç içinde toplanmış, tasarımlara ilişkin katılımcılar ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve katılımcıların glitch ve görsel iletişim ile ilgili görüşleri alınmıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında ortaya çıkan glitchler görsel iletişim tasarımı alanındaki uzmanlar tarafından görsel iletişim dili bağlamında değerlendirilmiş ve değerlendirme süreci araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Çalışma sonucuna göre yeni medya sanatı olarak glitch görsel iletişim diline etki etmiş ve var olan görsel iletişimi dönüştürmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, Yeni medya sanatı, Glitch, Görsel iletiĢim

Bilgi toplumuDilsel iletişimEtkileşimli medya+7
Selime Göç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencisi sosyal medya kullanıcılarının mahremiyet algısı

Mahremiyet kavramı, insanlığın topluluk hâlinde yaşamaya başladığı günden itibaren konuşulan ve tartışılan bir konudur. Tarihsel süreç boyunca kültüre ve zamana göre bağlamı değişen mahremiyet kavramı, günümüzde gerçek hayatın yanında sanal ortamlarda da önem taşımaktadır. 20. yüzyılın sonlarından itibaren kullanımı yaygınlaşan internet tabanlı iletişim teknolojileri, sanal ortamda yeni bir dünyanın inşasını beraberinde getirmiştir. Gerçek dünyanın kişi ve kurumları günümüzde sanal ortamda da temsil edilmektedir. Dolayısıyla gerçek dünyaya ait normların bir bölümü, sanal ortamdaki yaşantıyı da etkilemektedir. Mahremiyet ve kişisel verilerin güvenliği bu bağlamda tartışılan konulardır. Dünyanın geri kalanında olduğu gibi Türkiye'de de sosyal medya araçlarını yoğun olarak kullananlar genç bireylerdir. Peki, gençler mahremiyet kavramını nasıl anlamlandırmaktadır? Gençler sosyal medya araçlarını kullanırken mahremiyet konusunda bir kaygı duymakta mıdır ve bu konudaki genel eğilimi nasıl yorumlamaktadır? Bu ve benzeri sorulara cevap bulmak adına hazırlanan bu çalışmada 18 lisans ve yüksek lisans öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak görüşleri alınmış ve bu görüşler yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mahremiyet, Kişisel veri, Sosyal medya, Yeni medya

Kişisel veriKişisel veriMahremiyet+6
İsmail Kaplan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi

Gerçekliğin inşa edilmesi hakikati görünmez kılar. Hakikatin görünmemesi durumu ise en çok göstergelerin en yoğun olduğu bu çağda karşımıza çıkıyor. Toplumsal gerçekliğin inşası da siber uzamda gerçekleşiyor. Siber uzamda, sosyal medya; sosyal medya için de Twitter yeni toplumsallığın bilinç dışını yansıtan en büyük araca dönüşüyor. Yeni toplumsallığın bilinç dışını keşfetmek için sosyal bilimlerin disipliner yaklaşımlarının odağı, bu uzamdaki insanın kendisine yöneliyor. Fakat, bu yeni insan görünmeden görebilmenin mümkün olduğu bir mekâna mensuptur. Bu sebeple sosyal medya toplumsallığının en yoğun görüldüğü mecra olan Twitter'da kullanıcılar aracılığıyla bu yeni insanın doğurduğu yeni topluma dair fikirler ortaya koyabiliriz. Bu tez çalışması da Twitter Türkiye odağında belirlenmiş olan gündemlerden yola çıkarak Twitter profillerini mercek altına almayı hedeflemektedir. Twitter'daki toplumsallığı açığa çıkarmak ve toplumu oluşturan özneleri incelemek için öncelikle gündemler üzerinden bir yaklaşım kurulmalıdır. Bu araştırmada hashtaglerden oluşan 4 adet gündem, gündem olma süreçleri ile bölüntülenerek seçilmiştir. Bu gündemler ile ilgili atılmış olan tweetler önce Twitter Gündem Analizine daha sonra Twitter Profil Analizine sokulmuştur. İncelenen tweetlerin sahibi olan kullanıcıların Twitter profilleri attıkları son 1000 tweet üzerinden analize tabi tutulmuştur. Bunun sonucunda ise en sık kullandıkları kelimeler kelime bulutu haline getirilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde R-Studio programı kullanılmıştır. Araştırma, Nitel araştırma desenlerinden temellendirilmiş kuram yaklaşımı ile tasarlanmış, Ağ toplumu kavramı ile kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Sonuçta temellendirilmiş kuramın kullanım hedefi olan kuram geliştirme araştırmanın sonunda ortaya çıkartılmıştır. Keşif nosyonunun ön planda olduğu bu araştırmada araştırmacı aynı zamanda bir katılımcı olarak kurgulanmış, analiz ve yorumlamalar için tecrübeleri araştırmaya dahil edilmiştir. Bu araştırmayla amaçlanan Twitter Türkiye'deki ağ toplumu yapısının nasıl incelenebileceği, Twitter gündemlerinin bu incelemeyi nasıl etkilediğini analiz etmek ve yöntemsel bir bakış açısı sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda Twitter Gündem Ağları kavramı bir kuram olarak inşa edilmiş yöntemsel bir alternatif olarak literatüre sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Twitter, R-Studio, Gündem, Ağ Toplumu, Temellendirilmiş Kuram.

Ağ toplumuSosyal ağlarSosyal medya+3
Alperen Karapınar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de linç kültürünün yeni medyada yeniden üretimi

Bu çalışmada Türkiye'nin linç kültürü incelenmiş ve yeni medya üzerinden yeniden nasıl üretildiği açıklanmıştır. Ülkemizde şiddet üzerine yapılan çalışmalar sayı olarak oldukça fazla iken linç konusu üzerine eğilen çalışmaların yetersiz olduğu görülmüştür. Türkiye'de gerçekleşen linç olayları hem fiziki olarak sokaklarda hem de sanal olarak sosyal medya mecralarında yaşanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, linçin kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Kitle psikolojisi ile linç olayları arasındaki ilişki açıklanmıştır. Bu bağlamda şiddet ve saldırganlık duygusu ile linç arasındaki bağlantı da çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Linç olaylarının meydana gelmesinde pek çok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. Linçin kaynakları bölümünde linç ve milliyetçi ideoloji arasındaki ilişki incelenmiş, politik söylemlerin linç olaylarının yaşanması üzerindeki etkisi örneklerle açıklanmıştır. Çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturan şiddet biçimleri olgusu, erillik ve psikolojik etkenler üzerinden de incelenmiştir. Toplumda linç olaylarının yaşanmasına neden olabilen faktörler çok yönlü olarak tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü, medyanın dönüşümü ve nefret söylemlerinin medya içindeki yeri hakkında yapılan araştırmalardan oluşmaktadır. Bu bağlamda, medya sektörünün dönüşümü ve Türkiye'deki sürecine değinilmiştir. Yeni medya üzerinden oluşan sanal kültür kavramı açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde bulgular ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Basına yansıyan haberlerin sosyal medya üzerinden aldığı yorum ve etkileşimler incelenmiştir. Sosyal medyada gerçekleşen linç olaylarının örneklerine yer verilmiş, örnekler nitel analiz ve eleştirel söylem analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de linç olaylarının sürecinde etkili olan pek çok faktör açıklanmış ve toplumsal bir sorun olan linçin yaşanmaması için alınabilecek önlemler sıralanmıştır.

LinçNefret söylemiSaldırganlık+2
Sultan Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılımcı internet sözlüklerinde yabancı dil olarak Fransızca: Fransızca başlıklı girdilerin web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmesi

Osmanlı İmparatorluğu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1536) Fransa'ya imtiyaz olarak verdiği kapitülasyonlardan başlayarak Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar bu ülke ile ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda sürekli yakın ilişkiler içerisinde olmuştur. İki büyük devlet asındaki bu çok yönlü ilişkiler dolaylı olarak iletişim dillerine de yansımıştır. Öyle ki özellikle 17. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar, diplomasi, ekonomi, sanat ve kültür gibi pek çok alanda dünyanın en önde gelen ve saygın dillerinden biri olarak kabul gören Fransızca, gerek Osmanlı'da gerekse Yeni Türkiye'de birinci yabancı dil olma ayrıcalığını korumuştur. Böylelikle, yaklaşık beş asırlık bu zaman aralığında Türklerin Fransızlarla, doğal olarak Fransızcayla, diplomatik, askeri, sosyo-ekonomik, politik ve kültürel alanlardaki etkileşimleri neticesinde bu dile özgü, kimi zaman doğru kimi zaman yanlış pek çok görüşü, düşüncesi ve algısı oluşmuştur. Bu çalışmada, sosyal medyanın Türkiye'de en sık kullanılan mecralarından olan Ekşi Sözlük, Uludağ Sözlük ve İnstela gibi etkileşimli platformlarda üretilen ve paylaşılan "Fransızca" sözcüğü (girdisi) ile ilgili olarak genel algının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, kuruldukları günden 2020 yılının sonuna kadar bu platformlarda "Fransızca" başlığı altında girilen 2215 girdi (entry)'nin tamamı derlenerek çalışmanın bütüncesi (korpusu) oluşturulmuştur. Nitel araştırma yaklaşımlarından olgubilim (fenomenoloji) desenine göre yapılandırılan çalışmada girdiler, Web tabanlı söylem çözümlemesi yoluyla incelenmiştir. Çözümleme neticesinde; Fransızcaya değin ilk sırada en sıklıkla olumlu yargıların (söylemlerin) (%25) bulunduğu, hemen ardından olumsuz söylemlerin (%24) geldiği bunları, aynı girdide bir arada bulunan olumlu vs (versus) olumsuz görüşlerin (%20) takip ettiği, kimi zaman da yansız (nötr) düşüncelerinin yer aldığı söylemlerin (%19) olduğu ve son olarak Fransızcanın kimi özelliklerinden dolayı da zaman zaman alaya alındığı yönünde söylemlere (%6) ulaşılmıştır. Sonuç olarak, katılımcı sözlüklerde "Fransızca" başlığı altında yer alan bu tür söylemlerin neredeyse tamamının sözlük yazarlarının kendi kişisel bilgi, tecrübe ve deneyimlerine dayandığı, kimi zaman da kulaktan dolma bilgilerle üretildikleri görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Fransızca, İnternet sözlükleri, entry (girdi), Web tabanlı söylem çözümlemesi, fenomenoloji

Elektronik sözlükFransızcaSöylem analizi+6
Cansu Avcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital enstalasyon yöntemlerinin kamusal alanda kullanımı: panorama 25 aralık Gaziantep savunması kahramanlık panoraması ve müzesi

Bu çalışmada, Panorama 25 Aralık Gaziantep Savunması Kahramanlık Panoraması Müzesi'nin kurumsal yapısı ve mimarisi, yeni medya sanatı bağlamında da sergi pratikleri incelenmiştir. Nitel bir araştırma desenine sahip olan tezde; literatür ve belge taraması ile birlikte 'yarı yapılandırılmış görüşme' tekniği uygulanmıştır. Savaş döneminde işgalci devletlerin Antep'e ve Antep halkına yaptıklarının sonraki nesillere hatırlatılması amacıyla yapılan müze içerisinde, panorama, dioramalar ve geleneksel yöntemlerle yapılmış yağlıboya eserlerin yanı sıra, dijital olarak üretilmiş etkileşimli projeksiyon enstalasyonları, video art çalışması, animasyon projeksiyonu, sinevizyonlar, tanıtım videoları, kiosklar, QR belge tarama ve yeşil perde fotoğraf çekme alanı yer almaktadır. Toplumsal belleğin sürekliliği için müzelerle ilgili sosyal medya çalışmalarının, kamusal alanda yeni medya teknolojilerinin etkin bir şekilde kullanılmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Projeksiyon haritalama çalışmaları belli zaman dilimlerinde ve özellikle gece gösterimi yapılabilen uygulamalar olduğu için kalıcılığı kısıtlı olmaktadır. Bu bağlamda VR uygulaması ile sayısallaştırılmış mekânlar üzerinde projeksiyon haritalama uygulamalarının istenilen zamanda ziyaretçiler tarafından görülmesini olanaklı kılmak amaçlanmıştır. Müze binası dekonstrüktivist ve heykelimsi yapısıyla kamusal alanda dijital enstalasyon uygulamasına elverişlidir. Projeksiyon haritalama için müzede sergilenen eserlerden ve Millî Mücadelede yer almış kahramanların fotoğraflarından ve o dönem kullanılan belgelerden yola çıkılarak hazırlanan hareketli grafik animasyon çalışması, hem iki boyutlu hem de üç boyutlu olarak maket üzerine çalışılmıştır. Binanın maketi üzerine bir projeksiyon çalışmasının nasıl uygulanacağını göstermek için, hareketli grafik animasyon içeren bir video uygulaması yapılmıştır.

Kamusal alanKamusal sanatMüzeler+5
İbrahim Halil Kayış
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The political economy of citizen ‎journalism at war conditions: an ethnographic research on the exploitation by media institutions of citizen journalists in Syria

What motivated amateur civilians to become citizen journalists during the Syrian War, and how did the media institutions rob them of their rights? In this research we examined the political economy context of the practice of citizen journalism as a profession, which has been changed by the conditions of war together with the possibilities of new media technologies, with the ethnographic method. In the research, phenomenological design, which is one of the qualitative research methods, was used. Within the scope of the research, Citizen Journalists and representatives of media institutions were interviewed. Data were collected through interviews with twenty-seven participants within the scope of the research. Participants were included in the research ‎voluntarily. ‎An interview form with 9 questions developed by the researcher was used as a data collection tool in the research. Qualitative data analysis methods were used in the analysis of the research data. In this context, data were analysed by content analysis. In addition, it was stated in the research that the most important reasons for the emergence of citizen journalists in Syria were that the regime did not report the events and that the international press was prevented from entering such events, and that the civilians were reporting the events to the world. In this context, citizen journalists define themselves as activists who document violations and learn journalism over time and through the events they experience. Then these people cooperated with international media institutions, but these media institutions did not give them all their due rights.

Economic policiesJournalistsJournalism+7
Mohammed Hardan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil uygulamalarda kullanıcı deneyimi ve arayüz tasarımı: E-ticaret uygulaması

İnsanlık, varoluşundan beri çeşitli simgesel değer taşıyan resimler ya da farklı figürlerle varlığını ve bilgilerini gelecek nesillere aktarmak için çaba harcamıştır. Yazının bulunması insanlığın bilgi ve deneyimini gelecek nesillere aktarmasına yardımcı olurken matbaanın bulunması da büyük bir katkı sağlamıştır. Geleneksel medya diye tanımlanan basılı yayınlar radyo televizyon ve benzeri iletişim araçları insanların kitlesel haberleşmesini sağlamada önemli katkılar sunmuştur. Ancak 21. yüzyıl ile birlikte gelişen elektronik bilgi teknolojileri sayesinde yeni medya kavramının içerisinde kitlelerin birbirleriyle daha rahat haberleşmelerini sağlayan uygulamalar doğmuştur. Bilgisayar ve internetin gelişmesinin yanında bireysel mobil haberleşmesinin de yaygınlaşması yeni medya uygulamalarının etkinliğini artırmıştır. Her alanda etkisini göstermeye başlayan yeni medya uygulamaları, ticaret hayatına da girmiş ve hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu çalışmada, yeni medya alanında önemli etkileri olan kullanıcı arayüzü ve kullanıcı deneyimi tasarımı kavramların kuramsal çerçevede aktarılması ve alana bir Türkçe kaynak oluşturması amaçlanmıştır. Çalışmanın uygulama aşamasında çeşitli e-ticaret siteleri incelenmiş, bu sitelerde arayüz tasarımı ve kullanıcı deneyimi tasarımında ortaya çıkan güncel yaklaşımlar çözümlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen temel bulgu ve bilgilere dayanarak örnek uygulama çalışması tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Medya, Mobil Uygulama, Kullanıcı Arayüzü Tasarımı, Kullanıcı Deneyimi Tasarımı, E-Ticaret

Arayüz tasarımıElektronik ticaretKullanıcı arayüz sistemleri+2
Selçuk Camcı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel haberin dijital dönüşümü: Yozgat basılı gazeteleri ve internet sitelerinin karşılaştırılması

Bu yüksek lisans tezinde, dijitalleşme sürecinin yerel gazetecilik üzerindeki etkileri Yozgat ili özelinde incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, Yozgat'ta yayımlanan altı yerel gazetenin basılı ve dijital sürümlerindeki haber üretimi ile içeriklerinde meydana gelen değişimleri analiz ederek, yeni medya teknolojilerinin yerel basına getirdiği dönüşümleri ortaya koymaktır. Çalışmada, dijitalleşmenin gazetecilikte içerik yapısı, haberin sunumu, haber kaynakları ve yerellik vurgusu üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, 2024 yılı Şubat ayında Yozgat merkezinde yayımlanan altı yerel gazete ile bu gazetelerin internet sitelerinde yer alan haberler veri setini oluşturmuştur. Hem nicel hem de nitel içerik analizi yöntemleri kullanılmış; haberlerin kategorisi, kaynağı, kapsamı, başlık özellikleri ve görsel-işitsel öğe kullanımı gibi değişkenler sistematik biçimde kodlanmıştır. Veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiş, bulgular ise içerik odaklı yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre dijitalleşme, yerel gazetelerde görsel-işitsel içerik ve haber çeşitliliğini artırmakta; başlıklarda yerellik vurgusunu öne çıkarmaktadır. Ancak bazı kategorilerde ajans kaynaklı içeriklerin baskın olması, editoryal özgünlüğü sınırlamaktadır. Basılı ve dijital gazeteler arasında haber sayısı, kapsam ve içerik bakımından belirgin farklar ortaya çıkmıştır. Yerel gazetelerin dijitalleşme sürecinde teknolojik olanaklardan tam anlamıyla yararlanamadığı; özellikle etkileşim ve multimedya kullanımı açısından potansiyelin gerisinde kaldığı saptanmıştır. Bu çalışma, Anadolu'da yerel medya ile dijitalleşme ilişkisini güncel bir örnekle ele almakta ve yerel gazetelerin dijitalleşme süreçlerine yönelik öneriler sunarak literatüre katkıda bulunmaktadır.

Alternatif medyaElektronik medyaEtkileşimli medya+7
Yasin Nazım Kayhan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni toplumsal hareketler ve yeni bilgi ve iletişim teknolojileri: Türkiye'deki nükleer karşıtı platform örneği

Son yıllarda gözlemlenen çevrimiçi aktivizm örnekleri, çevrimiçi ortamlarda oluşan sosyal ağlar ve internet yoluyla mobilize olan toplumsal hareketlerin ortaya çıkışı, yeni Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) ve toplumsal hareketler ilişkisinin önemine dikkat çekmektedir. Toplumsal hareketler tarafından giderek daha fazla kullanılan yeni BİT, toplumsal hareketler çalışmalarında da kendine yer edinmeye başlamıştır. Bu çalışma yeni BİT'nin toplumsal hareketler üzerindeki etkilerine odaklanarak literatüre katkı yapmayı amaçlamaktadır. Araştırmada olası etkiler iki farklı nokta üzerinden analiz edilmektedir: toplumsal hareketlere dair sosyal ağlar ve mobilizasyon yapıları. Analiz sürecinde Türkiye'deki Nükleer Karşıtı Platform (NKP) örneği kullanılarak, Platform ve destekçilerinin aktif olarak kullanmakta olduğu yeni iletişim teknolojilerinin (NKP'nin resmi internet sitesi ve sosyal medya sayfaları) kullanım amaçları, sağladığı avantajlar ve/veya dezavantajlar ve bu yeni BİT'nin destekçiler ve NKP arasındaki yüz yüze iletişimin yerini alıp alamayacağı gibi konulara yer verilmiştir. Analiz sonucunda yeni BİT'nin toplumsal hareketler için önemli birer koordinasyon, iletişim ve haber kanalı aracı olduğu belirlenmekle beraber, katılımı artırmak ve hareketin devamlılığını sağlamak için çevrimdışı ve çevrimiçi iletişim kanallarının beraber kullanılmasının ideal olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Toplumsal Hareketler, Yeni Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Sosyal medya, Facebook, Twitter, Sosyal ağlar, Yeni medya, Mobilizasyon, Nükleer Karşıtı Platform, Türkiye

Bilgi teknolojisiFacebookNükleer kirlilik+7
Hilal Atilla
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Post-truth dönemde siyasal içerikli bilgi arayışı, içerik teyidi ve sinizm

Bilgi teknolojilerinin son derece ilerlediği ve içinde yaşadığımız bu dijital çağda yurttaşlık, siyasal bilgi edinimi, siyasal katılım ve elde edilen bilgilerin doğruluğu konusunda pek çok belirsizlikler ortaya çıkmıştır. Yeni internet teknolojileri sayesinde, diğer toplumsal alanlarda olduğu gibi, siyasal alanda da enformasyon üretimi ve paylaşımı ile başkalarınca üretilmiş bilgilere erişim çok kolay bir hale gelmiştir. Yurttaşlar olarak bireylerin böyle bir olanağa sahip olması demokrasi için olumlu bir olgu olarak görülmekle birlikte, erişimi çok kolay olan bu kadar fazla "doğru" ve "yanlış" bilginin aynı mecrada aynı anda ve bazen de yan yana var olması, onların gerçekliği ve doğruluğu konusunda dikkatli olunması gerekliliğini beraberinden getirmektedir. Bu araştırmada, böyle bir ortamda katılımcıların özellikle siyasal bilgiyle ilgili olarak "doğru ve gerçek olan bilgi" bağlamında nasıl bir tavır içinde oldukları incelenmiştir. Araştırmanın odağını, bireylerin siyasal alanın aktörlerini nasıl değerlendirdikleri, genel olarak medya, özellikle de web 2.0 teknolojisinin sunduğu dijital mecralardan elde ettikleri siyasal alana dair bilgileri nasıl değerlendikleri, bu bilgilerin doğruluğu konusunda nasıl bir tavır takındıkları ile bu bilgilere alternatif olabilecek siyasal bilgi arayışına ne derecede giriştikleri konuları oluşturmaktadır. Bu amaçla, hem nitel hem de nicel veriler toplanmıştır. Nicel veri toplama yöntemi genellenebilir bilgilere ulaşmak amacıyla tercih edilirken, sosyal olguları bağlamları içinde keşfetmeye çalışan yorumlayıcı anlayışa dayanan nitel yöntem konunun derinlemesine anlaşılmasına yardımcı olması amacıyla kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında, çalışma evreni, İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması ikinci düzey (IBBS-2) seviyesinde Ege Bölgesi temsiliyetine sahip illerden olan Aydın ilindeki 18 yaş ve üstü bireylerle sınırlandırılmıştır. Araştırmaya dâhil edilecek kişiler belirlenirken kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile orantılı tabakalı örneklem seçme yönteminin bazı ilkeleri kullanılmıştır. Bu amaçla örneklem için Aydın merkez ilçe ve diğer ilçelerden nüfus sayılarına oranla katılımcı tabakaları belirlenmiş ve alt tabakalarda da katılımcıların siyasi aidiyet, yaş, cinsiyet ve gelir grubu açısından orantılı bir şekilde dağılmasına dikkat edilmiştir. Bu amaçla, 723 kişiden oluşan bir örneklem grubuna ulaşılmış ve elde edilen 703 anket geçerli sayılarak değerlendirilmeye alınmıştır. Araştırmanın anlama ve yorumlamaya yönelik bakış açısından hareketle tasarlanan nitel araştırma kapsamında ise veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır ve 20 katılımcı ile görüşülmüştür. Bu amaçla görüşme yapılacak kişilerin seçilmesinde cinsiyet, yaş, gelir algısı ve siyasal aidiyet kriterleri çerçevesinde 'maksimum çeşitlilik örneklemesi' yöntemi kullanılmıştır.

BilgiBilgi aramaHakikat+6
Rıdvan Korkut
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim toplumu bağlamında Türkiye'de yeni medyanın muhafazakârlığın dönüşümü ve dini değerlerin metalaşması üzerine etkisi

Günümüzde, internet teknolojisinin hayatın her alanına nüfuz etmesi, kaçınılmaz olarak dini alanı da etkilemektedir. Özellikle, sosyal medya platformlarının sayısının artması ve kullanımının yaygınlaşması, dinsel olanın dijital ortamlarda görünürlüğünü daha çok arttırmaktadır. Ancak, sosyalleşme dışında, tüketimin gerçekleşmesinde de önemli bir role sahip olan sosyal medya, piyasa mantığı çerçevesinde her şeyi birer tüketim nesnesine çevirirken; dini değerler de tüketim nesnesi haline gelmekte ve böylece, metalaşmanın en çarpıcı ve görünür hali burada gözlemlenebilmektedir. Bu doğrultuda sosyal medya, diğer kesimler gibi muhafazakâr bireyi de sadece gösterişçi ve hazcı tüketim ile sahip oldukları inanç ve geleneksel değerlerinden koparmamakta; aynı zamanda, yaydığı kültür ile onu, modern kodlarla yeniden inşa etmektedir. Bu dönüşümü tespit etmek amacıyla, çalışmada nitel yöntem ile yarı- yapılandırılmış sorularla ve 50 kişi ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Böylece, çalışma, bireylerin davranış ve tutumlarından ziyade, sosyal medyanın düşünce yapılarındaki değişim üzerinde ne derece etkili olduğunu ve dijital ortamlarda dini değerlerin metalaşması sorununu incelemektedir. Elde edilen bulgulara göre, sosyal medya, dini değerler ve bireyin dindarlığı üzerinde etkili olup; dönüştürücü ve yeniden üretici bir güce sahip olmaktadır. Bu tezin, sosyal medya, din, tüketim kavramları çerçevesinde yapılan din sosyolojisi araştırmalarına katkı sağlayacağı umulmaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tüketim, Yeni Medya, Muhafazakârlık, Dini Değerler, Metalaşma

Dini değerlerMetalaşmaMuhafazakarlık+3
Didem Gazneli
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı endüstrilerin küresel kültür politikalarına yansıması: Netflix üzerine bir inceleme

Kültür endüstrisinin bireyi nesneleştiren doğası, toplumsal yaşamın her alanında etkisini göstermektedir. Küreselleşme ve medya yoluyla meta formuna girerek şeyleşen bireyler Batı hegemonyasının denetimi altına girmektedir. Küreselliğin dahi Batı kaynaklı olduğu bu dünya düzeninde somut veya soyut olarak üretilen her bir nesne reprodüksiyon ürünler haline gelmeye başlamıştır. Yaratıcılığın öldüğünün düşünüldüğü bir zamanda ortaya çıkan yeni kavram yaratıcı endüstri ise kültür endüstrisi kavramının olumsuz imajını değiştirmeye yetmemiştir. Aksine, kültür endüstrisi ile ifade edilen olumsuzluklar yaratıcı endüstri şemsiyesinin altında normalleştirici ve daha ticari bir hal almıştır. Bu çalışma, kuramsal bağlamda kültür endüstrisi ile yaratıcı endüstrilerin benzeştiği ve ayrıştığı noktalar üzerinde durmuş ve yaratıcı endüstrilerin, kültür endüstrilerine getirilen temel eleştirilerle benzeri ilkeleri paylaştığı varsayımında bulunmuştur. Özellikle kültür endüstrilerinin inşa ettiği küresel kültürel yapıların, yaratıcı endüstrilerle de devam ettirildiğini temellendirmeye çalışmıştır. Bu bağlamda, yaratıcı endüstri niteliğinde olan Netflix Türkiye'nin kurgusal dizilerini, yarattığı dünya düzeni, kültür coğrafyası ve bireyi konumlandırış biçimi bağlamında irdelemiştir. Sonuç olarak, yaratıcı endüstrilerin de kültür endüstrisine benzer nitelikte olduğunu, güçlü ülkelerin kültürlerini, bireyi ve toplumu algılama/konumlandırma şekillerini dünya kültürüne dönüştürmeye çalıştığını, böylece de yaratıcı endüstri kavramının ve uygulamalarının geliştiği coğrafyalara soyut ve somut anlamda hizmet ettiğini ortaya koymuştur.

KültürKültür endüstrisiKültür politikası+4
Damla Akın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal pazarlama bağlamında sosyal medyanın yerel seçimlerde kullanımı: İstanbul seçimleri örneği

Gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri ile birlikte her alanda olduğu gibi siyaset ve pazarlama disiplinlerini aynı çatı altında birleştiren siyasal pazarlama alanında da bir değişim ve dönüşüm yaşanmış ve siyasal pazarlamanın önemi giderek artmaya başlamıştır. Partiler ve siyasi aktörler seçmene ulaşabilmek, seçmenle doğrudan iletişim kurabilmek ve seçim sonucunda başarı sağlayabilmek amacıyla çeşitli siyasal pazarlama faaliyetlerinde bulunmaktadırlar. Sosyal medya karşılıklı etkileşim, katılım, kitlesizleştirme ve eş zamansızlık, gibi temel özellikleri göz önünde bulundurulduğunda siyasal pazarlama bağlamında vazgeçilmez bir mecra olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyada ve ülkemizde internet ve sosyal medya kullanıcı sayısının giderek artması, bunun yanında kullanımının kolay olması ve maliyet gerektirmeyen yapısı nedeniyle bu mecraların özellikle seçim dönemlerinde siyasi aktörler tarafından sıklıkla kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri sürecinde Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım ve Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, sosyal medya kullanırken izledikleri stratejiler ile seçim sonuçlarında aldıkları oy oranları arasındaki bağlantının incelenmesi; bunun yanında literatürde bugüne kadar yapılan çalışmalardan farklı olarak seçimin iki aday arasında tekrarlanmasıyla adayların her iki seçim öncesi sosyal medya paylaşımları analiz edilerek konu dağılımına göre iki seçim arasında paylaşımda bulundukları konularda farklılık olup olmadığı, hangi seçimde hangi konulara daha fazla ağırlık verildiği, vurgulanan konularda ne gibi değişiklikler olduğunun tespiti amaçlanmıştır. Adayların; 31 Mart 2019 tarihli seçimde 03 Mart 2019 ile 30 Mart 2019 tarihleri arasındaki 27 gün, 23 Haziran 2019 tarihli tekrarlanan seçimde ise 07 Mayıs 2019 ile 22 Haziran 2019 tarihleri arasındaki 47 gün içerisinde, Twitter hesaplarından yapmış oldukları paylaşımları içerik analizi ile incelenerek değerlendirilmiştir. Çalışma; adayların Twitter, Facebook ve Instagram paylaşımlarının aynı olmasından dolayı tekrara düşmemek adına sadece etkin olarak kullandıkları Twitter paylaşımlarını kapsamaktadır. Adayların belirlenen tarihler arasındaki Twitter paylaşımları Nvivo nitel veri analiz programına, Ncapture ile aktarılmış ve 17 kategori altında kodlanmıştır. Çalışmada veriler, sayısal olarak frekans ve yüzde analiziyle, konuları açısından ise kategorisel analiz ile nicel ve nitel olarak incelenmiştir. Sonuç olarak adayların siyasal kampanyalarında sosyal medyayı aktif olarak kullandıkları fakat sosyal medyanın çift yönlü iletişim imkânlarından yeterince faydalanmadıkları, adayların sosyal medyayı genel olarak proje ve vaatlerini paylaşma, etkinliklerini duyurarak seçmeni yapılacak etkinlikler konusunda bilgilendirme, gerçekleştirdikleri etkinliklere ve bu etkinliklerden sonra, seçmeni harekete geçirecek paylaşımlarda bulunma amacıyla kullandıkları söylenebilir. Ayrıca adayların sosyal medya kullanım pratikleri, paylaşımlarının içerikleri ve seçim sonucunda alınan oy oranları arasında çok önemli farkların olmadığı görülmektedir. Çalışmadan çıkan sonuca göre; siyasal pazarlama aracı olarak sosyal medyanın başarılı bir şekilde kullanımının seçimi kazanmada tek başına yeterli olmadığı fakat olumlu yönde etkide bulunabileceği yorumu yapılabilir.

SeçimlerSiyasi pazarlamaSosyal ağlar+5
Duygu Barbaros Akcan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ağ toplumunda âşıklık geleneğinin netnografi yöntemi ile incelenmesi

Bu çalışmada âşıklık geleneğinin yeni medyadaki temsilini inceleyerek âşıklık geleneğinin ağ toplumundaki yerinin ortaya konulması amaç edinilmiştir. Çalışma ile âşıklık geleneğinin dijital ortamda kendini nasıl inşa ettiği ve ağ toplumundaki karşılığı incelenmiştir. Âşıklık geleneği halen yerel kültür ortamında varlığını sürdürmektedir. Âşıklık geleneği yerelde üretilen içeriklerin yeni medyaya aktarılması ve dijital ortam için özgün içerik üretilmesi şeklinde dijital kültür ortamına da yer almaktadır. Geçmiş dönemde gelenek, toplumsal hareket ile paralel olarak kırsaldan kente taşınarak çeşitli form ve içerik değişimleri yaşamıştır. Bu çalışmada âşıklık geleneğinin mekânsal bir değişim ile dijital kültür ortamlarına temsil edilmesiyle ağ toplumundaki var olma biçimler ve kendi yapısındaki değişiklikler incelenmiştir. Bu nedenle araştırma sahası olarak yeni medya kapsamında Youtube, Instagram ve Facebook sosyal medya platformları, bloglar ve de internet siteleri belirlenmiştir. Ayrıca çeşitli uygulamalar üzerinden (Zoom ve Hangout) âşıklar ile dijital görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Âşıklık geleneğinin yeni oluşan ve mevcut hacmini sürekli genişleyen ağ toplumunda neye tekabül ettiği ve nasıl karşılandığı araştırılmıştır. Bu şekilde âşıklık geleneğinin mekânsal değişikliklerin etkisinin tanımlanması ve bütüncül bir şekilde anlaşılması için çalışmalar yapılmıştır. Tanımlama sürecinin geliştirilmesi için bu çalışmada âşıklık geleneğinin ağ toplumundaki temsilini inceleyebilmek netnografi yöntemi kullanılmıştır. Âşıklık geleneğinin kitle iletişim sistemlerinin son sürümlerindeki kendine sağladığı avantaj ve dezavantajlar belirlenerek çeşitli açılardan kitle iletişim sistemlerinin kanallarının kullanım alanları da tanımlanmıştır. Âşıklık geleneği Lasswell ve Carrey iletişim modelleri kapsamında incelenerek iletiyi iletme ve riütel oluşturarak toplumu bir arada tutma özelliklerinin ortaya konulması için çalışmalar yapılmıştır. Araştırmada çeşitli âşıkların (ulusal ve yerel) ve de yeni oluşumların ağ toplumunda yer alış biçimleri incelenmiştir. Bu şekilde ağ toplumu ile âşıklık geleneği arasındaki etkileşim netnografik yöntemle belirlenerek âşıklık geleneğinin toplum içindeki temsili ortaya konulmuştur. Yeni medyada âşıklık geleneğinin 3 çeşit temsili üzerinde inceleme yapılmıştır. İlki; geleneğin eski üreticilerinin-ustalarının yeni medyadaki temsilleri, ikincisi geleneğe tabi olan yerel âşıkların kendilerinin ve ürünlerinin yeni medyada temsilleri ve de üçüncü olarak da yeni nesil âşıkların yeni medyada temsilleri incelenmiştir. Yerelde âşıkların âşıklık geleneği ürünlerinin aktarımları sırasındaki mekan ve dinleyici kapsamında incelenirken yeni medyada eski âşıklara ait sosyal medya hesapları aracılığı ile var olma biçimleri ve de sosyal medya platformlarda takipçileri ile ilişkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca yeni medyada âşıklık geleneği çerçevesinde icra eden ya da yaygınlaştıran yeni oluşumlar ve yeni ürünler ortaya koyan bireylerin de konu edilmesi ile araştırmanın konusunu farklı açılardan ele alınması sağlanmıştır. Hem âşıkların hem yeni icracıların hem de onların takipçilerin incelenmesi ile âşıklık geleneğinin toplumun iletişimini sağlayan ve bir toplumsal ritüel oluşturarak üretim ve tüketimin bir arada olduğu kültürel yapı farklı yönleri ile ele alınmıştır. Bu araştırma ile âşıklık geleneğinin bugünün dünyasında daha iyi anlaşılması, dijital dünyanın getirdiği dönüşüm ve bu dönüşümün geleneksel yapılar içindeki işlevi ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Âşıklık geleneği, Netnografi, dijital kültür, ağ toplumu, yeni medya

Ağ toplumuAşıklar(Aşıklık geleneği)Netnografi+3
Ersun Celal Erman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi medyada mülteciler: Türkiye ve Bangladeş örneği

Tez çalışmasında, Türkiye'de ve Bangladeş'te çevrimiçi yayın yapan haber sitelerinde 2018 ve 2019 yıllarında yer alan haberler inceleme konusu yapılmıştır. Bu çerçevede, SimilarWeb internet sitesinin 1 Şubat 2020 tarihli sıralaması çerçevesinde Türkiye'de ilk iki sırada yer alan Hürriyet ve Sabah gazeteleri ile Bangladeş'in ilk internet haber sitesi www.bdnews24.com ve en yüksek tirajlı internet haber sitesi www.thedailystar.net internet sitelerinde yer alan haberler incelenmiştir. 2018 ve 2019 yıllarında Türkiye ve Bangladeş çevrimiçi medyasında yer alan haberlerin sayısı binlerle ifade edildiğinden, her bir haber sitesinden onar tane olmak üzere toplam kırk haber seçilmiş ve Teun van Dijk'in eleştirel haber çözümlemesi çerçevesinde bu haberler incelenmiştir. Türkiye'deki Suriyelilere ve Bangladeş'teki Rohingyalılara ilişkin seçme haberlerde, özellikle olumsuz bir şekilde mülteci imajına katkıda bulunan unsurların yer aldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar haber metinleri objektif olarak görünse de metnin detaylı çözümünden okuyucuya aktarılan olumsuz unsurlar seçilebilmektedir. Anahtar sözcükler: Yeni medya, Mülteci, Sığınmacı, Nefret söylemi, Türkiye, Bangladeş, Suriyeli, Rohingyalı

BangladeşGöçlerMülteciler+7
Md Ataulla
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects