Teachers
4,309 theses under this subject heading
Diyabetle ilgili bilgilendirme eğitiminin sınıf öğretmenlerinin tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerine etkisi
Bu araştırma sınıf öğretmenlerine uygulanan "Öğretmenler İçin Diyabet Eğitimi"nin öğretmenlerin Tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerine etkisini belirlemek amacı ile yürütüldü. Müdahale-kontrol gruplarında ön-test ve son-test yarı deneysel tasarımda yürütülen araştırma Eylül-Aralık 2023 tarihleri arasında resmi 6 ilkokulda 87 sınıf öğretmeni (müdahale=42, kontrol=45) ile gerçekleştirildi (n=87). Veriler, "Öğretmen Bilgi Formu" ile bu çalışma kapsamında geliştirilen "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi" ve "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" ile toplandı. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun Kids and Diabetes in Schools (KiDS) projesi kapsamında geliştirdiği diyabet eğitim materyalleri bu çalışma kapsamında Türkçe'ye çevrilerek eğitim materyali olarak kullanıldı. Verilerin analizi IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) Statistics Version 25 for Windows ve JASP (Version 0.17.2.1) paket programları kullanılarak tanımlayıcı analizler, Shapiro-Wilk testi, Ki-kare testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi, Student t testi, Spearman'ın Sıralama Korelasyon testi ile yapıldı. p<0,05 istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edildi. Müdahale grubunda bulunan sınıf öğretmenlerin, "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi" son-test sıra ortalamalarının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulundu (p<0,001). Müdahale grubunda bulunan öğretmenlerin "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" toplam ve tüm alt boyutlarda son-test sıra ortalamalarının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,001). "Öğretmenler İçin Diyabet Eğitimi"nin sınıf öğretmenlerinin Tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerini arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Öğretmenler ile yapılacak çalışmalarda; "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi", "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" ve Türkçe'ye kazandırılan diyabet eğitim materyallerinin kullanılması önerilmektedir.
Proje okulunda görev yapan okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin dışlanmışlık düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, proje okullarında görev yapan okul yöneticilerinin liderlik stillerinin öğretmenlerin dışlanmışlık düzeyleri ile ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemi ile ilişkisel tarama modelindedir. Veri toplama aracı olarak Ferris, Brown, Berry ve Lian (2008) tarafından geliştirilen Kurum ve Erdemli (2022) tarafından Türkçeye uyarlanan "İş Yerinde Dışlanma Ölçeği" ile Akan, Yıldırım ve Yalçın (2014) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Liderlik Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri Gaziantep merkez ve ilçelerinde proje okullarında görev yapan öğretmenlere ölçekler uygulayarak elde edilmiştir. Örneklem büyüklüğü için öncelikle evrendeki öğretmen sayısı öğrenilmiştir. 2022 – 2023 eğitim-öğretim yılı Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü İstatistik Şubesi verilerine göre, Gaziantep il merkezinde proje okullarında görev yapan öğretmen sayısı (Şehitkâmil 738; Şahinbey 704) 1442' dir. Gaziantep ilçelerinde bulunan 10 proje okulunda görev yapan öğretmen sayısı (İslahiyede 167; Nizipte 314; Nurdağı 42) 523' tür. Gaziantep ilinin proje okullarında görev yapan toplam öğretmen sayısı 1965'tir. Araştırmanın birinci alt evreni olan 1965 proje okulu öğretmenini α = .05 anlamlılık düzeyinde, 443 öğretmenin temsil edebileceği varsayılmıştır. Bu örneklemin seçiminde "Basit tesadüfi örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS programından yararlanılarak yapılmıştır. Sorulara verilen yanıtların frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlere göre yöneticilerinin liderlik stillerine ilişkin algıları ile iş yerinde dışlanmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi için pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı testi yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin liderlik stili ve dışlanma düzeyine ilişkin görüşleri arasında cinsiyet, eğitim durumu, yerleşim birimi değişkenine göre anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığı tespit amacıyla t-testi kullanılmıştır. Branş, kıdem ve mevcut okulda görev yapma süresi gibi değişkenlere göre anlamlı bir farklılığın bulunup bulunmadığı ise tek yönlü varyans analizi ANOVA testi ile test edilmiştir. Ayrıca anlamlı farklılığı bulunan sonuçlara post hoc testi yapılmıştır. Analiz sonuçları araştırmanın amacına uygun olarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda okul yöneticililerinin liderlik anlayışları ile dışlanma arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Serbest Bırakıcı ve Dönüşümcü Liderlik anlayışını sergileyen okul yöneticileri olduğunda öğretmenler kendilerini az dışlanmış ya da dışlanmamış hissederken Sürdürümcü liderlik anlayışı sergileyen okul yöneticisi karşısında öğretmenler kendilerini diğer liderlik türlerine göre daha dışlanmış görmektedirler. Araştırmanın diğer bulguları ise okul yöneticililerinin liderlik anlayışları ile dışlanma arasında ilişki araştırılırken bağımsız değişkenlerin etkisine bakılmıştır. Cinsiyet, yaş, eğitim durumu gibi bağımsız değişkenlerde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Branş bakımından sayısal branş öğretmenleri ve mesleki kıdem yılı 11-15 olan öğretmenler kendilerini daha dışlanmış görürken ilçelerde görev yapan öğretmenler merkezde görev yapan öğretmenlere kıyasla daha fazla sürdürümcü liderlik anlayışını benimseyen okul yöneticileriyle karşılaşmaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda okul yöneticilerinin liderlik anlayışları ve iş yerinde dışlanma konularında daha derinlemesine bilgi edilmesini sağlayacak çalışmalar yapılabilir. Araştırmanın örneklemi sadece Gaziantep ili ile sınırlı kalmayıp diğer iller de araştırmaya dâhil olabilir.
Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen algıları doğrultusunda yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen bu araştırmanın evrenini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde İstanbul ili Silivri ilçesindeki tüm resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan 1728 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme metodu ile seçilen öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu kapsamda araştırmaya toplam 494 öğretmen dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yenilikçi Okul Ölçeği" (Aslan ve Kesik, 2016) ve "Algılanan Okul Etkililiği Ölçeği" (Yıldırım ve Ada, 2018) katılımcılara uygulanmıştır. Bu çalışma kapsamında kullanılan ölçeklere ilişkin yapı geçerliği kanıtları doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile elde edilmiş olup, analizler Mplus 7.0 ve JASP 0.18.3 programlarında gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistik teknikleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim durumu, branş ve çalıştıkları okul kademesi değişkenlerine göre yenilikçi okul algıları ve okul etkililiği algıları karşılaştırılmıştır. Bu görüşlerin karşılaştırılmasında T-testi ve tek yönlü ANOVA testlerinden faydalanılmıştır. Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin düzeyi ya da miktarını ve yönünü açıklayabilmek için Pearson Korelasyon analiz testi uygulanmıştır. Anlamlılık testlerinde α=.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yenilikçi okula yönelik algıları, yenilikçi okul ölçeği ve tüm alt boyutlarında "orta" düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin yenilikçi okula yönelik algıları cinsiyet, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğrenim durumu, branş ve çalıştıkları okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğretmenlerin okul etkililiğine yönelik algıları, "biraz yüksek" düzeyinde bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmenlerin okul etkililiği algılarının ortalamanın biraz üzerinde olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin okul etkililiği algıları cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve branş değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğrenim durumu ve çalıştıkları okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilikçi okul, Okul etkililiği, Etkili okul, Öğretmen, Okul yönetimi
Okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çalışmasının amacı, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algılarının iş doyumları düzeyleri ile ilişkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada aynı zamanda öğretmenlerin genel öz yeterlilik algılarının ve iş doyumu düzeylerinin mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü, mesleki kıdem ve aylık gelir değişkenlerine göre incelenmesi de amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeline göre yapılan çalışmanın araştırma grubunu Tekirdağ ili Süleymanpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 169 kadın okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyum Ölçeği, Fatma Yıldırım ve İnci Özgür İlhan tarafından geliştirilen Genel Öz Yeterlilik Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini tespit etmek için One-sample Kolmogorov Smirnov testi yapılmıştır. Ayrıca verilerin yüzde frekans değerlerini gösteren betimsel istatistik, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson moment korelasyon analizi uygulanmıştır. İş doyum ölçeği ile araştırma grubunun mezun olunan program türü, çalıştığı kurum, mezun olunan lise türü ve aylık gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılık olduğu fakat mesleki kıdem değişkeninde ise anlamlı farklılık olmadığı bulunmuştur. Genel öz yeterlilik ölçeği ile araştırma grubunun çalıştığı kurum ve mezun olunan lise türü değişkenleri ile anlamlı farklılıklar olduğu fakat mezun olunan program türü, mesleki kıdem ve aylık gelir düzeyi değişkenlerine göre ise anlamlı farklılıklar olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, okul öncesi öğretmenlerinin genel öz yeterlilik algıları ile iş doyumu düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 53 kadın ve 97 erkek olmak üzere toplam 150 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde kişisel bilgi formu ile "Örgütsel Adalet Ölçeği" ve "Örgütsel Sinizm Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programında frekans analizi, tanımlayıcı istatistik, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi, pearson moment korelasyon analizi ve doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının cinsiyet, haftalık egzersiz yapma sıklığı, okul yöneticilerinin ve diğer branş öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersini yararlı bulma durumu, okullarda yönetici pozisyonunda bulunma ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği (p<0.05), buna karşılık öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının eğitim düzeyi, yaş grubu ve okul tipi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir (p>0.05). Beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel sinizm düzeylerinin eğitim düzeyi, yönetici ve diğer branş öğretmenlerinin beden eğitimi dersini yararlı bulmaları değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği (p<0.05), buna karşılık öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeylerinin cinsiyet, yaş grubu, haftalık egzersiz yapma sıklığı, okullarda yönetici pozisyonunda olma durumu, okul tipi (tam ya da yarım gün) ve medeni durum değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir (p>0.05). Bunun yanında beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, beden eğitimi öğretmenlerinin örgütsel adalet algılarının yüksek olmasının örgütsel sinizm düzeyini azalttığı söylenebilir.
Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerde görülen psikososyal risk faktörleri ve meslek hastalıkları
En önemli üretim faktörlerinden biri olan işgücü, çalışma esnasında pek çok risk unsuru ile karşılaşır. Bu riskler bir yandan kişilerin yaşam kalitesini tehdit ederken diğer yandan da üretimin aksamasına neden olur. Böylelikle genellikle yegane gelir kaynağı ücret geliri olan bu kişiler tüm yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilecek olan büyük bir sorunla karşılaşmış olurlar. Bu sebeple de işgücünün maruz kaldığı risklerin ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan önemli sonuçlarının bulunduğu söylenebilecektir. Çalışma hayatı içerisinde yer alan risklerin farklı boyutları bulunmaktadır. Bu risklerin bir kısmı görünür nitelikte iken diğerlerinin fiziksel bir çıktısı olmadığından görünmesi ve tespit edilmesi zordur. Psikososyal riskler olarak da isimlendirilen bu riskler, kişileri psikolojik açıdan zorlamakta ve kişilerin yaşam kalitelerini düşürmektedir. Ayrıca bu riskler çalışanları demografik özelliklere, gelir durumuna, eğitim seviyesine ve buna benzer kişilik özelliklerine göre farklı seviyelerde etkilemektedir. Dolayısı ile fizyolojik risklerde olduğu gibi risk ve zarar tanımlamasının yapılması kolay olmamaktadır. Bu çalışmada Mersin ilinde özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin maruz kaldıkları psikososyal risk faktörleri incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda tüm demografik özelliklere sahip olan çalışanların belirli bir oranda psikososyal risklere maruz kaldığı ve bu risklerin hem çalışma verimliliğini hem de özel yaşam kalitesini düşürdüğü sonucuna varılmıştır. Bu gibi olumsuzlukların önüne geçilmesi için alınabilecek çeşitli önlemler bulunmakta olup riskin fizyolojik çıktısının olmaması nedeniyle ikinci planda değerlendirilmemesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Risk, Psikososyal Riskler, Meslek Hastalığı, Öğretmen. Danışman: Prof. Dr. Funda KAHRAMAN
Okul yöneticilerinin algılanan etik liderlik davranışlarının öğretmenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerine etkisinin incelenmesi
Okul yöneticilerinin algılanan etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin psikolojik dayanıklılığı konularını kapsayan bu çalışma ile öğretmenlerin mesleki yaşamları boyunca karşılaşabileceği olumsuz mesleki yaşantılara ve zorlu iş koşullarına adapte olabilmesinde kritik bir faktör olan psikolojik dayanıklılık ile öğretmenlerin okul yöneticilerine yönelik algıladıkları etik liderlik davranışları arasındaki ilişkinin tespit edilebilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel nitelikte ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Isparta il genelinde farklı kademelerde görev yapan 422 öğretmenden oluşmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Yılmaz (2005) tarafından geliştirilen "Etik Liderlik Ölçeği (ELÖ)" ve Işık (2016) tarafından geliştirilen "Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ)" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 22 paket programı ile değerlendirilmiş, veriler parametrik olmayan yöntemler ile analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik verilerine göre ölçeklerin farklılaşma durumları incelenirken, iki grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Korelasyon hesaplamalarında ise Spearman-Brown korelasyonu kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırma kapsamında yapılan analiz neticesinde okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen görüşleri ile öğretmenlerin psikolojik dayanıklılığı arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Etik liderliğin alt boyutlarından olan iletişimsel etik, iklimsel etik, karar vermede etik ve davranışsal etik boyutu ile psikolojik dayanıklılık arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Bunun yanında psikolojik dayanıklılığın alt boyutlarından olan meydan okuma ve kontrol boyutu ile etik liderlik arasında düşük düzeyde ve pozitif yönde; kendini adama boyutu ile etik liderlik arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik dayanıklılığın alt boyutu olan kendini adama ile etik liderliğin alt boyutları olan iletişimsel etik, iklimsel etik, karar vermede etik ve davranışsal etik boyutu arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre okul yöneticilerinin algılanan etik liderlik davranışlarının öğretmenlerin psikolojik dayanıklılığına ve iş tatmin düzeyine olumlu anlamda katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bağlı olarak çeşitli öneriler sunulmuştur.
Öğretmenlerde iş becerikliliğinin belirleyicileri ve sonuçları: Öz-yeterlik, lider-üye etkileşimi ve sosyal ilişki gereksiniminin rolü
Öğretmenler, eğitim örgütlerinin yalnızca bilgi aktaran unsurları değil; aynı zamanda değişen koşullara uyum sağlayan, karmaşık sosyal ilişkileri yöneten ve proaktif roller üstlenen aktörlerdir. Bu bağlamda, öğretmenlerin mesleki rollerini etkili biçimde yerine getirebilmeleri sahip oldukları bireysel kaynaklara ve içinde bulundukları örgütsel ilişkilerin niteliğine bağlıdır. Bu kapsamda çalışmada, öğretmenlerin iş becerikliliği davranışları, öz-yeterlik, lider-üye etkileşimi, sosyal ilişki gereksinimi, iş tatmini ve yaşam doyumu arasındaki ilişkileri yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 526 öğretmen (265 kadın, 261 erkek) oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular, öğretmenlerin öz-yeterlik düzeylerinin tüm iş becerikliliği boyutlarını (görev, ilişkisel ve bilişsel) anlamlı ve olumlu yönde etkilediğini, en güçlü etkinin ise görev becerikliliği üzerinde olduğunu ortaya koymuştur. Lider-üye etkileşiminin ise bilişsel ve ilişkisel becerikliliği anlamlı biçimde etkilediği ancak görev becerikliliği üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Bu durum, öğretmenlerin okul yöneticileriyle kurdukları ilişkilerin işlerine dair algılarını ve meslektaşlarıyla etkileşimlerini şekillendirdiğini, ancak görevlerini yeniden yapılandırma davranışlarının daha çok bireysel inisiyatifle belirlendiğini göstermektedir. Bunlarla birlikte yalnızca bilişsel beceriklilik davranışlarının, iş tatmini ve yaşam doyumu üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür. Bu da öğretmenlerin işlerine atfettikleri anlamın, davranışsal değişikliklerden daha etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca öz-yeterlik ve sosyal aidiyet düzeyleri düşük olan öğretmenlerin işlerini anlamlandırma süreçlerinde okul müdürlerinin desteğine daha fazla ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iyi oluşunu ve mesleki verimliliğini artırmaya yönelik anlayışın geliştirilmesi için okul yöneticileri ve öğretmenler için katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Örgüt kültürünün yabancılaşma üzerindeki etkisi
İlişkisel tarama modelindeki bu araştırma, ortaöğretim kurumu öğretmenlerinin örgütsel kültür algılarının işe yabancılaşma üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015–2016 Eğitim - Öğretim Yılında Siirt merkezde 20 ortaöğretim okulunda (lisede) görev yapan 525 öğretmen oluşturmaktadır. Evrende görev yapan öğretmen sayısının çok fazla olmaması sebebiyle örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Ancak dönen406 ölçekten 378 tanesinin analiz edilmeye uygun olduğu görülmüştür. Bu araştırma için Terzi (2005) tarafından geliştirilen ve okullardaki kültürel yapıyı ortaya çıkaran "Örgütsel Kültür Ölçeği"ile Elma (2003) tarafından geliştirilen ve öğretmenlerin okula yabancılaşma düzeyini belirleyen "İşe Yabancılaşma Ölçeği"kullanılmıştır. Araştırmada sonucunda elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 21 ve R-Project paket programlarından yararlanılmıştır. Analiz kapsamında güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon vePath analizi uygulanmıştır. Analizlerin normallik varsayımları Kolmogorov-Smirnov testiyle incelenmiştir. Varyansların homojenliği için Levene testi kullanılmıştır. Test sonuçları α=0.01 veya α=0.05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Öğretmenlerin örgüt kültürüne ilişkinalgılarıcinsiyet, öğrenim düzeyi, kıdem ve medeni duruma göre anlamlı bir farklılık göstermezken,yaşa göre ise sadece bürokratik kültür alt boyutundaanlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Benzer olaraköğretmenlerin işe yabancılaşmaalgılarıöğrenim düzeyi, kıdem, medeni durumve yaş değişkenine göre anlamlıfarklılıkgöstermemiştir; ancakcinsiyetegöreöğretmenler arasında anlamsızlık ve yalıtılmışlık alt boyutlarında anlamlıbir fark görülmüştür. Bunailavetenöğretmenlerin örgüt kültürü algılarıylaişe yabancılaşma arasında negatif düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu bulgulanmıştır. Yapılan analizlerdeörgüt kültürünün işe yabancılaşmanın anlamlıbiryordayıcısıolduğugörülmüştür. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre örgüt kültürünün boyutları okula yabancılaşma boyutu üzerinde yordama etkisine sahip değildir. Diğer yandan destek kültürünün yabancılaşmayı yordamadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Kültür, Örgütsel Kültür, YabancılaĢma.
Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde olup nicel yöntemlidir. Araştırmanın evrenini 2016-2017 Eğitim – Öğretim yılında Şırnak ilinde okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim (lise) kurumlarında görev yapan 6746 öğretmen oluşturmaktadır. Hedef evrene ulaşmadaki zorluk, zaman ve maliyet gibi nedenlerden dolayı evreni temsil edebilecek örneklem alma yoluna gidilmiştir. Basit seçkisiz (random) örnekleme yoluyla seçilen örneklem grubuna dağıtılan 608 ölçek araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu araştırmada öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarını belirlemek için Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği", öğretmenlerin okula bağlılık düzeylerini belirlemek amacıyla Allen ve Meyer (1990) tarafından geliştirilen Yeşilyurt (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistiki paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın güvenirliği için iç tutarlık katsayısına bakılmış; betimsel analizler için aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans değerleri çıkarılmış; grup farklarındaki karşılaştırmalar fark testleri yapılmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için ikili ilişki testinden, psikolojik sermayenin örgütsel bağlılığa etkisini ortaya koymak için ise basit ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<.05 esas alınmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının çok yüksek, örgütsel bağlılıklarının ise orta düzeyde olduğu; pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişkinin olduğu ve pozitif psikolojik sermayenin örgütsel bağlılığı %8 açıkladığı görülmüştür. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarında ve örgütsel bağlılıklarında bazı değişkenlerin anlamlı farklılığa yol açtığı da araştırma sonuçlarındandır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, Pozitif Psikolojik Sermaye, Örgütsel Bağlılık, Eğitim Yönetimi.
Okullarda informel iletişimimin kullanılma biçim ve düzeyine yönelik öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında öğretmen görüşlerine göre informel iletişim uygulamalarının kullanılma biçim ve düzeyini belirlemektir. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Okullarda İnformel İletişim" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kahramanmaraş ilinin Onikişubat ilçesinde yer alan liselerde görev yapan 1629 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 298 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler R 3.3.1. ve MPlus 7 programlarında organize edilerek, frekans tabloları, uyum istatistikleri, açımlayıcı faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi, t-testi ve ANOVA analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre informel iletişim okul içinde yoğun bir şekilde kullanılırken okul dışında daha mesafeli bir ilişkiye dönüşmektedir. Okulda informel iletişim daha çok yönetsel sorunların arttığı dönemlerde ve rahatlamak amacıyla kullanılmaktadır. Dedikodu ve söylenti şeklindeki informel iletişim ise nadiren yaşanmakta ve öğretmenler bu tür iletişimden rahatsız olmaktadırlar. Öğretmenler informel iletişimin bazen kurum işleyişine zarar veren gruplaşmalara neden olabildiğini ifade etmekle beraber informel iletişimin okul içinde daha anlayışlı ilişkilerin oluşmasına olumlu bir yanı olduğu görüşünü de sahiptirler.Öğretmenlerin informel iletişim algıları cinsiyet değişkenine göreanlamlı bir farklılık göstermezken, lise türü ve kıdem değişkenine göre informel iletişimin kullanılma nedenleri alt boyutunda, anlamlı farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, Formel İletişim, İnformel İletişim
Öğretmen algılarına göre örgütsel sağlık ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Elazığ il merkezinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, örgütsel sağlık ve örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırma evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezi ve ilçelerinde bulunan toplam 56 ortaokulda çalışan 1813 öğretmen; örneklemi ise 18 ortaokulda görev yapan 411 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Hoy, Tarter ve Kottkamp (1991) tarafından okulların örgütsel sağlığını ölçmek ve betimlemek amacıyla geliştirilen "Örgütsel Sağlık Ölçeği" (ÖSÖ) ve Balay (2000) tarafından geliştirilen "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde SPSS 21 paket programından yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılımın olduğu maddelerde öğretmenlerin cinsiyet değişkeni için t-testi; okul türü değişkeni için tek yönlü varyans analizi; normal dağılımın olmadığı maddelerde ise öğretmenlerin cinsiyet değişkeni için Mann Whitney U; okul türü değişkeni için de Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel sağlık algısı ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon analizi ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla da Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Test sonuçları p≤0,05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Örgütsel sağlık ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkilere yönelik elde edilen sonuçlar, örgütsel sağlığın örgütsel bağlılığı pozitif yönde etkilediğini ve örgütsel sağlığın örgütsel bağlılığı yüksek oranda yordadığını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgüt, örgütsel sağlık, örgütsel bağlılık.
İlkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesi
Özet: Bu araştırmanın amacı ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırma betimsel tarama modelinde nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyuttaki örneklemini 2015- 2016 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilkokullarda görev yapan 606 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel boyutun çalışma grubunu ise araştırma kapsamında görüşme yapılan 25 öğretmen oluşturmaktadır. Nicel verileri elde etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ilkokullarda değerler eğitiminde etkili olan faktörlere ilişkin ölçek, nitel verileri toplamak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde ortalama, frekans, yüzde ve standart sapma değerleri; normallik testi için Kolmogorov –Smirnov testi, ikili gruplar için Mann-Whitney U testi, ikiden fazla gruplar için Kruskall Wallis- H testi; nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 (Statistical Package for the Social Science) programı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçlar şunlardır: Öğretmenler ölçeğin geneline katılıyorum düzeyinde görüş belirtmişlerdir. Öğretmen görüşleri arasında cinsiyet, derslerini yürüttükleri sınıf düzeyi, değerler eğitimiyle ilgili hizmet içi eğitim, seminer veya kurs alıp almama durumu, sınıfta değerler eğitimi köşesi veya panosu bulunup bulunmama durumu değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak meslekteki deneyim değişkeni açısından 1-5 yıl arası görev yapan öğretmenlerin lehine, mezuniyet alanı değişkenine göre ise eğitim fakültesi mezunları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda şu sonuca ulaşılmıştır: Öğretmenler değerler eğitiminde aile, öğretmen, örtük program, sosyal çevre ve kitle iletişim araçlarını önemli birer faktör olarak görmektedirler
Öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırma; öğretmenlerin toplumdaki saygınlığını bazı değişkenler açısından incelemek ve saygınlığın hangi düzeyde olduğunu, saygınlığı etkileyen etmenlerin neler olduğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma model kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Batman ilinde görev yapan 989 öğretmen oluşturmaktadır. Nitel boyutunun çalışma grubu ise yine Batman ilinde görev yapan 40 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Toplumdaki Saygınlığı Ölçeği" ile, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Nicel veriler SPSS 24 paket programı kullanılarak aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA, Tukey HSD ile analiz edilmiştir. Nitel veriler betimsel analiz yapılarak incelenmiştir. Araştırmanın hem nicel hem de nitel boyutunun sonuçlarına göre öğretmenlerin toplumdaki saygınlığı "orta" düzeydedir. Kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre, bekar öğretmenlerin evli öğretmenlere göre, görevde yeni olan öğretmenlerin daha deneyimli öğretmenlere göre, okul öncesi öğretmenlerinin diğer kademelerdeki öğretmenlere göre öğretmenlerin toplumdaki saygınlığına yönelik daha olumlu bir düşünceye sahip oldukları sonucu elde edilmiştir. Öğretmenlerin öğretmenlik mesleğini toplumda saygın bir yerinin olması nedeniyle seçtikleri fakat toplumun öğretmene duyduğu saygının her geçen gün azaldığı sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin ekonomik imkanlarının yeterli olmadığı, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığını olumsuz etkileyen önemli bir etkenin de öğretmenlerin ekonomik durumları ve aldıkları düşük ücret olduğu, bunun da öğretmenlerin kişisel ve sosyal yaşamı üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerilerini incelemektir. Araştırma nicel desenli tarama modelindedir. Araştırmanın evreni 2017-2018 öğretim yılında Şırnak il merkezindeki 39 ilkokul, 37 ortaokul ve 13 lisede görev yapan toplam 1161 öğretmenden oluşmaktadır. Hedef evreni temsil etmesi düşünülen büyüklükte bir örneklem alma yoluna gidilmiş ve tabakalama örnekleme yoluyla araştırmaya toplam 496 öğretmen dâhil edilmiştir. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarını ölçmek amacıyla Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen, 26 madde ve 6 boyuttan oluşan "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerin problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla Heppner (1988) tarafından geliştirilen ve Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 35 madde ve 6 boyuttan oluşan "Problem Çözme Becerisi Envanteri" kullanılmıştır. Ayrıca pozitif psikolojik sermayenin geçerliği için paralel test olarak Çetin ve Basım (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Örgütsel Pozitif Psikolojik Sermaye ölçeği de uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel (tanımlayıcı) testlerden, fark testlerinden, korelasyon testi ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının yüksek düzeyde olduğu; problem çözme becerilerinin orta düzeyde olduğu; pozitif psikolojik sermaye algıları ile problem çözme becerileri arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu; öğretmenlerde pozitif psikolojik sermaye algısının problem çözme becerisini yordamasında modelin anlamlı olduğu ve %10 düzeyinde yordadığı görülmüştür.
Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu projesi kapsamında geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin dil öğretirken karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın temel amacı ülkemizde geçici eğitim merkezlerinde Suriyeli öğrencilere eğitim veren dil öğreticilerinin karşılaştıkları sorunları tespit edip bu sorunlara çözüm önerileri getirmektir. Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegre olma yolunda önemli bir görev üstlenen geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin sorunlarını tespit edip bu sorunlara çözüm üretmek yapılacak dil öğretiminin daha verimli gerçekleşmesini sağlayacaktır. Çalışmanın gerçekleştirildiği geçici eğitim merkezlerinde öğrenciler 1 ve 4. sınıf arasında öğrenimlerine devam etmekte olan öğrencilerdir. Geçici eğitim merkezlerinde öğrenimlerini tamamlayan öğrenciler, eğitim ve öğretimlerine Türk öğrenciler gibi normal okullarda devam etmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak tarama modeli seçilmiştir. Çalışmada, belirlenen geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerine 12 sorudan oluşan açık uçlu ölçek uygulanmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin dil öğretirken karşılaştıkları sorunların genel olarak; dilin fonetik yapısından kaynaklandığı, öğrencinin Suriye'de almış olduğu eğitimi Türk eğitim sistemiyle özdeşleştirmeye çalıştığı, öğrencilerdeki hazırbulunuşluluğun ve duyuşsal boyutun farklı olması ve materyal eksikliklerinin bulunması dil öğreticilerinin dil öğretirken en çok karşılaştıkları problemler olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geçici Eğitim Merkezi, Dil Öğretimi, Dil Öğreticileri
Öğretmenlerin çok kültürlü kişilik özellikleri ve informal iletişim
Bu çalışmanın amacı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre çok kültürlü kişilik özellikleriyle; okullarda görülen informel iletişimin düzeyini belirlemektir. Araştırma betimsel ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiş olup; ölçme aracı olarak "Öğretmenlerin Çok Kültürlü Kişilik Özellikleri ile Okullarda İnformel İletişim" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evreninin Siirt İl Merkezindeki resmi okullarda bulunan 2051 öğretmen oluşturmaktadır, Araştırmanın örneklemini basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen toplam 619 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler SPSS 21 ve MPlus 7 programlarında organize edilerek, frekans tabloları, uyum istatistikleri, açımlayıcı faktör analizi, geçerlik ve güvenirlik analizleri, doğrulayıcı faktör analizi, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis analizleri yapılarak tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre; öğretmenler çok kültürlü kişilik özelliklerinden kültürel empati ve açıklık becerilerini yüksek düzeyde sergilediklerine yönelik algılarının olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin çok kültürlü kişilik özelliklerinin bir boyutu olan kültürel empati becerilerini; diğer boyutlara göre daha çok kullandıklarına yönelik algılarının olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin okullarda informel iletişimin kullanılma sıklığına yönelik yüksek düzeyde algılarının olduğu görülürken; informel iletişimin olumlu sonuçları orta düzeyde olduğu, kullanılma nedenlerine yönelik algılarının yönelik algılarının ise düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir.
Farklılıkların yönetimine ilişkin okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri
Genel tarama modelinde, nitel yöntemle yapılan bu araştırma, yönetimde yeni bir yaklaşım olan farklılıkların yönetimine ilişkin yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Batman İl merkezindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 19 okul müdürü ile 65 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri görüşme yoluyla elde edilmiştir. Bunun için yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, sekiz sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma desenlerinden olan durum çalışması ile yapılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde, betimsel içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ve sonuçlar; farklılıkların yönetiminin üç boyutu olan bireysel tutum ve davranışlar boyutu, örgütsel değerler ve normlar boyutu ile yönetsel uygulamalar ve politikalar boyutu altında ele alınmıştır. Araştırmada yönetici ve öğretmenlerin, bireysel tutum ve davranışlar boyutunda, farklılıkları zenginlik olarak gören, saygı duyan, farklılıklardan kaynaklı çatışmaları iletişim yoluyla çözmeye çalışan, olumlu bireysel tutum ve davranışlar sergilendiği tespit edilmiştir. Örgütsel değerler ve normlar boyutunda, farklı olanın görüşlerini alma, yönetici olarak tercih etme, farklılıklarından kaynaklı eleştiri ve önerileri değerlendirme, ayrımcılık ve haksızlık yapmama tutumlarından dolayı olumlu örgütsel değer ve normların oluştuğu sonucuna varılmıştır. Lise öğretmenlerinin kısmen ayrımcılık yaşadıkları, yöneticilerin ise hiç ayrımcılık yapmadığı, eleştirilerin üslup ve artniyet olmadıkça olumlu karşılandığı tespit edilmiştir. Son olarak yönetsel uygulamalar ve politikalar boyutunda ise, farklılıklara ilişkin yönetsel uygulamaların ve politikaların olumlu olduğu, farklılıklara dayalı bir yönetim anlayışının sergilendiği görüşü hâkim olmakla beraber, genelde yöneticilerin farklılıklardan çok, kendine yakın hissetttiği kişilerle çalışmayı tercih ettikleri ve yönetici ile öğretmenlerin, medeni duruma göre görece olumsuz tutum sergiledikleri sonucuna varılmıştır.
Öğretmenlerin kültürel sermaye ve yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlikleri ile yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmış ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Siirt merkez ilkokul, ortaokul ve lise kurumlarında görev yapan 4220 öğretmen oluşturmaktadır. Tüm evrene ulaşmak zor olduğundan örneklem alma yoluna gidilmiştir. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi esas alınmıştır. Dağıtılan 420 ölçekten 373 tanesi analiz edilmeye uygun bulunmuştur. Araştırmada Avcı ve Yaşar (2014) tarafından geliştirilen "Kültürel Sermaye Ölçeği" ve Tschannen-Moran ve Woolfolk-Hoy (2001) tarafından geliştirilen, Baloğlu ve Karadağ (2008) tarafından Türkçeye uyarlanan "OHİO Öğretmen Yetkinlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan parametreleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regrasyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlik düzeyleri cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kıdem, okul öncesi eğitim alma durumu ve yükseköğretim öncesi yaşadığı yere göre anlamlı fark göstermiş, eğitim düzeyine göre anlamlı fark göstermemiştir. Öğretmenlerin yetkinlik düzeyleri cinsiyet, yaş, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, kıdem, okul öncesi eğitim alma durumu, eğitim düzeyi ve yükseköğretim öncesi yaşadığı yere göre anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin kültürel sermaye yeterlik ve öğretmen yetkinlik düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu göstermiştir. Yapılan regrasyon analizi sonucunda kültürel sermayenin öğretmen yetkinliğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Ölçeklerin alt boyutları açısından bakıldığında kültürel sermayenin katılım boyutu dışındaki diğer tüm boyutları öğretmen yetkinliği üzerinde anlamlı birer yordayıcıdır.
Aday öğretmenlerin MEB aday öğretmen yetiştirme programına yönelik tutumlarının ve mesleki öz yeterliklerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, Siirt il merkezi ve ilçelerine bağlı devlet okullarında (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) aday öğretmen olarak görev yapan öğretmenlerin aday öğretmenlik programı ile ilgili tutumlarının ve özyeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmada aday öğretmenlerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Programına yönelik tutumlarının ve mesleki özyeterlik inançlarının belirlenmesi amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Siirt il merkezi ve ilçelerinde görev yapan 587 aday öğretmen oluşturmaktadır. Tüm aday öğretmenlere ulaşılmış ve olumlu dönüt alınan toplam 476 kişi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Aday Öğretmen Bilgi Formu", "Aday Öğretmen Tutum Ölçeği" ve "Öğretmen Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Aday öğretmenlerin kişisel bilgilerinin dağılımı frekans ve yüzde ile gösterilmiştir. Araştırmada kullanılan Aday Öğretmen Tutum Ölçeği ve Öğretmen Özyeterlik Ölçeğinden alınan puanların normal dağılıma uyma durumlarının incelenmesinde Kolmogorov-Smirnov testi yapılmış olup, her iki ölçekten elde edilen puanların normallik şartını sağlamadığı belirlenmiştir. Bu sebeple gruplar arası farklılığın araştırılmasında nonparemetrik testler kullanılmış olup, Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testine başvurulmuştur. Üç ve üçten fazla gruplu değişkenlerde farklılaşan grupların tespitinde parametrik olmayan çoklu karşılaştırma testlerinden Dunn's testi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde %95 güven aralığı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak Siirt ilinde görev yapan aday öğretmenlerin; 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Programına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu ve mesleki öz yeterliklerini yüksek düzeyde algıladıkları belirlenmiştir. Ayrıca aday öğretmenlerin çeşitli değişkenlere göre özyeterlik ve tutumlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aday Öğretmen Yetiştirme Programı, Mesleki Öz Yeterlik, Aday Öğretmenlik
İlkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki 44 ilkokulda görev yapan 1018 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, random (rastgele) yöntemiyle seçilen 29 ilkokulda görev yapmakta olan 500 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Güç Tipi Ölçeği", "Örgütsel Sessizlik Ölçeği" ve "İş Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analiz tekniği ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek için de regresyon analizi kullanılmıştır. Genel olarak ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarından ödül ve kişilik gücü ile öğretmen motivasyonu arasında pozitif yönde ve orta düzeyde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde ilişki olduğu belirlenmiştir. İlkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarından zorlayıcı ve yasal güç ile öğretmen motivasyonu arasında negatif yönde ve düşük düzeyde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik düzeyleri arasında ise pozitif yönde ve düşük düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin motivasyon (iç ve dış motivasyon) düzeyleri ile örgütsel sessizlik algıları arasında ise negatif yönde ve düşük düzeyde bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan regresyon analiz sonucunda, ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları öğretmenlerin içsel ve dışsal motivasyonunu anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Buna ilaveten, ilkokul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynakları örgütsel sessizliğin tüm alt boyutlarını anlamlı fakat düşük düzeyde yordadığı tespit edilmiştir.
Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri ile öğretmen performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma; okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri ile öğretmen performansı arasındaki ilişkinin, öğretmen algılarına göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise eğitim kurumlarında görev yapan toplam 4163 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 440 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada Sabancı'nın (2007) geliştirmiş olduğu "Okul Müdürlerinin Vizyoner Liderlik Yeterlikleri Ölçeği'' ve Balcı, Öztürk, Polatcan, Saylık ve Bil (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde; frekans ve yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA testi, post-hoc testlerinden Scheffe testi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Ölçeklerin toplanan örneklem grubu için tutarlılığının test edilmesinde Cronbach's alpha güvenirlik kat sayısından yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin; performansları ve genel olarak okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile ilgili algılarının "yüksek düzeyde" olduğu görülmüştür. Ayrıca vizyoner liderliğin alt boyutlarından vizyoner düşünme, kaynakları kullanma, iletişim, eylem yönelimli olma, risk alma, karar verme ve güdüleme düzeylerine ilişkin öğretmen algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel performans ölçeğine ait bakış açılarına ilişkin betimsel bulgular incelendiğinde ise en düşük ortalamaya sahip maddenin "Yüksek düzeyde akademik performans beklerim" ve en yüksek ortalamaya sahip maddenin ise "Sınıfa zamanında girer, zamanında çıkarım" maddesi olduğu belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda, genel olarak okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel performans düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda; okul müdürlerinin vizyoner liderlik yeterlikleri öğretmen performansının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Vizyoner, liderlik, vizyon, öğretmen, performans
Destek eğitim odası uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde destek eğitim odasında görev yapan öğretmenlere yönelik destek eğitim odası öğretmen özyeterlik ölçeğini geliştirmeye çalışmak, geliştirilen ölçeği çeşitli değişkenler açısından karşılaştırmak ve destek eğitim odası uygulamasına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemektir. Araştırma kapsamında karma yöntem modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Siirt ilinde destek eğitim odalarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda elde edilen bulgulara göre, Destek Eğitim Odası Öğretmen Özyeterlik Ölçeği; Mesleki Yeterlik, Kendine Güven ve Uygulama boyutları olmak üzere 3 boyuttan oluşmuştur. Elde edilen ölçeğin değişkenlere göre karşılaştırılması sonucunda cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık oluşmazken, hizmet yılı, branş, görev yapılan öğretim kademesi ve çalışılan yetersizlik türleri değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda elde edilen bulgulara göre ise, öğretmenlerin destek eğitim odasının amacının farkında oldukları, kazanımları belirlemede en fazla ihtiyaçlara göre hareket ettikleri görülmüştür. Öğretim yöntem ve tekniklerde ağırlıklı olarak anlatım ve soru-cevap, ölçme ve değerlendirme araçlarında ise testler ve yazılı sınavlardan yararlandıkları belirlenmiştir. Destek eğitim odasının avantajlarına yönelik en fazla verilen cevap bireysel eğitim imkanı olurken, dezavantaj olarak sosyalleşme sorunu olmuştur. Uygulamada karşılaşılan sorunların başında motivasyon eksikliği ve fiziki koşullar gelirken, sorunlara yönelik çözüm bulma konusunda öğrencileri motive edici faaliyetlerde bulundukları görülmüştür. Öğretmenlerin destek eğitim odası uygulamasına yönelik önerileri olarak materyal temini ve fiziki koşulların iyileştirilmesi sonucu elde edilmiştir.
Ögretmenlerin etkili yaşam boyu öğrenme algılarının incelenmesi
Bu araştırma, öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme algılarının görev yapılan ilçe, cinsiyet, yaş, medeni durum, hizmet yılı, görev yapılan öğretim kademesi ve yaşam boyu öğrenmeye ilişkin seminer alıp/almama değişkenlerine göre incelemeyi amaçlamaktadır. Bu araştırmada betimsel-tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Siirt İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Siirt ili Merkezi ve ilçelerinde bulunan devlet okullarında görev yapan 598 Okul Öncesi, İlkokul, Ortaokul ve Ortaöğretim (Lise) öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin demografik özelliklerine belirlemek için araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu ve öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme algılarının belirlenmesi amacı ile Günüç, Odabaşı ve Kuzu (2014) tarafından geliştirilmiş olan Etkili Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği (EYBÖÖ) kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach Alpha iç tutarlık-güvenirlik katsayısı .96 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada toplanan veriler SPSS 21 paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Toplanan veriler istatistiksek olarak normal dağılım göstermediğinden verilerin çözümlenmesinde non-parametrik testlerden Kruskal-Wallis H testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan Milli Eğitim Bakanlığı kurumlarındaki öğretmenlerin YBÖ algılarının; görev yapılan ilçe, yaş, cinsiyet medeni durum, hizmet yılı, görev yapılan okul kademesi değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin YBÖ algılarında seminer durumu değişkenine göre seminere katılan ve seminere katılmayan öğretmenlerin YBÖ algıları arasında anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir.