Physical education and sports lesson
301 theses under this subject heading
Üniversite öğrencilerinde seçmeli beden eğitimi ve spor derslerinin bazı biyomotorik özellikler ile beden algısı ve sosyal iletişim becerisi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; üniversitede eğitim gördükleri fakülte ve yüksekokullarında fiziksel aktivite düzeyleri düşük ve sporcu olmayan bölüm dışı seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini seçerek bu derslere katılan, kadın ve erkek öğrencilerin dönemlik derslerinin bazı biyomotorik özellikler, beden algısı ve sosyal iletişim becerileri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde ortak zorunlu dersler listesinde seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini alan, araştırma izinleri alınarak çalışmaya gönüllü olarak katılan 240 öğrenci (123 kadın, 117 erkek) oluşturdu. Araştırmada tarama, anket ve ön test-son testli deneysel yöntem kullanıldı. Üniversite öğrencilerinin kişisel özelliklerini belirlemek için, bilgi formu, Hovardaoğlu ve Özdemir (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan Beden Algısı ölçeği ve Korkut (1996b) tarafından Türkçeye uyarlanan İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) ve biyometrik özellikleri belirleme formu kullanılmıştır. Araştırma öncesi öğrencilere kimlik bilgileri, beden algısı ve iletişim becerileri ölçekleri doldurtuldu. Dönem başında Biyomotorik özelliklerden ön test; (Boy, Ağırlık, Esneklik, Denge, Dikey Sıçrama, Sırt, Triceps, Biceps, Bel, Karın, Bacak) ölçümleri Spor Bilimleri Fakültesi laboratuvarında ölçüm protokollerine uygun olarak alındı. Dönem sonu 14. haftada aynı ölçümler araştırmacı tarafından son test olarak tekrarlandı Araştırmada elde edilen veriler SPSS programıyla test edildi. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için Kolmogorov-Smirnov normallik testi yapılmış olup parametrik testler ile analizler gerçekleştirilmiştir. Tek bir grup ve bu grup üzerinde yapılan iki ölçme söz konusu olduğundan ilişkili gruplar testi analiz sürecinde kullanılmıştır. Ayrıca çalışma verilerinin betimsel özelliklerini belirlemek için yüzde (%), aritmetik ortalama (¯x), standart sapma (ss) ve frekans (n) değerleri belirlenmiştir. Çalışma grubunun ön ve son test puanlarının normal dağılım göstermesinden dolayı ön test puanları ile son test puanları arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca gruplara göre puanların anlamlı düzeyde farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla t-testi ve One Way ANOVA analizi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde anlamlılık düzeyi (p)0.05 olarak belirlenmiştir. Seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini alan üniversite öğrencilerinin beden algısı ve sosyal iletişim puanlarının ders öncesine göre arttığı, öğrencilerin biyometrik özelliklere ilişkin ön test son test puan ortalamaları incelendiğinde "ağırlık" ön test puan ortalamasının son test puan ortalamasından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. "Esneklik" ön test puanının, son test puanından ve "sıçrama" ön test puanının, son test puanından daha düşük olduğu görülmüştür. "Denge" ön test puanının, son test puanından; "sırt" ön test puanının, son test puanından; "triceps" ön test puanının, son test puanından "biceps" ön test puanının, son test puanından; "bel" ön test puanının, son test puanından; "karın" ön test puanının, son test puanından ve "bacak" ön test puanının, son test puanından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin katıldığı seçmeli beden eğitimi ve spor dersleri öğrencilerin; bazı biyomotorik özellikler ile beden algısı ve sosyal iletişim becerisi üzerine olumlu etkilerinin olduğu söylenebilir. Seçmeli Beden eğitimi ve spor derslerinin bireylerin fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik olarak olumlu etkilerinin olduğunu düşünerek üniversitelerde zorunlu ders olarak eklenebilir. Anahtar kelimeler: Üniversite, Seçmeli Beden Eğitimi ve Spor, Biyomotorik özellik, Beden algısı, Sosyal iletişim becerisi
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma ilişkisel tarama modelinde olup kullanılan veri çifti ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ve beden eğitimi ve spor dersinde ihtiyaç destekleyici öğretim stili algılarıdır. Çalışmaya 2020-2021 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 166 kadın, 160 erkek olmak üzere 326 ortaokul öğrencisi dâhil edilmiştir (yaş ortalaması 12.55±1.15). Araştırmada veriler 'Beden Eğitiminde İhtiyaç Destekleyici Öğretim Stili Ölçeği' ve 'Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği' kullanılarak elde edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistik yöntemleri ile parametrik olmayan veri analiz yöntemleri uygulanmıştır. Bulgular ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğunu göstermiştir (p<0.05). Bu araştırmada beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ve ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları cinsiyet ve sınıf değişkenine göre fark göstermezken, okul spor takımlarında yer alan öğrencilerin beden eğitimi dersi yatkınlık ölçeği toplam puanı ve beden eğitimi dersine yönelik algılanan yetenek boyutu puanı ile beden eğitiminde ihtiyaç destekleyici öğretim stili ölçeği bağlılık boyutu okul takımlarında yer almayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar, okul takımında yer alan ve beden eğitimi dersinde başarı gösterebileceğine inanan öğrencilerin öğretmenlerden algıladıkları desteğin yükseldiğini göstermektedir.
Ergenlerde öğrenme stili, bedensel zekâ ve spora yönelik tutum ilişkisi
Bu çalışmanın amacı, lise eğitimi gören 14-18 yaş arası ergenlerin kinestetik öğrenme stilleri ile kinestetik zeka alanlarının baskınlıklarını inceleyerek spora yönelik tutumları ile ilişkilendirmektir. Araştırmanın problem cümlesi; "Ortaöğrenime devam eden 14-18 yaş arası ergenlerin kinestetik öğrenme stilleri ile kinestetik zeka alanlarının, spora yönelik tutumlarına etkisi var mıdır?" şeklinde oluşturulmuştur. Çalışmanın genel evrenini Köyceğiz ilçesinde ortaöğretim çağındaki tüm ergenler oluştururken, çalışma evrenini ise ilgili okullarda öğrenime devam eden ergenler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda araştırmaya, veri toplanılması planlanmış olan okullarda eğitim görmekte olan 812 öğrenciye ulaşılmış olup, çalışmaya 695 öğrenci gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Gökdağ tarafından 2004 yılında geliştirilmiş olan Öğrenme Stilleri Ölçeği'nin kinestetik stil alt boyutu (α=,80), Saban (2001) tarafından geliştirilmiş Çoklu Zeka Envanteri'nin kinestetik zeka alanı alt boyutu (α=,73) ve Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Pandemi şartlarında çevrimiçi toplanabilen verilere güvenirlik, normallik, sıklık ve parametrik karşılaştırma, ilişki ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre örneklem grubundaki öğrencilerin fiziksel aktivite sıklıklarının, akademik başarıları ile doğru orantılı olarak arttığı görülmüştür. Düzenli fiziksel aktivitenin akademik başarıyı olumlu yönde desteklediği çalışmanın ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan bir tanesi olarak göze çarpmaktadır. Çalışmanın problem cümlesine ilişkin olarak ortaya konan sonucu, kinestetik öğrenme stili ve kinestetik zeka alanı baskın olan ergenlerin, aynı doğrultuda spora yönelik tutumlarının da yüksek düzeylerde olumlu sonuçlar oluşturmasıdır. Sonuç olarak ergenlerde kinestetik zeka ve kinestetik öğrenme stilinin baskınlığı, spora yönelik tutumları oldukça yüksek bir oranda olumlu yönde etkilemektedir. Sadece beden eğitimi ve spor derslerinde değil, tüm derslerde kinestetik zeka alanı ve öğrenme stili baskın öğrencilere sınıf içi bedensel görev ve sorumluluklar verilerek hem doğal liderler yaratılmış hem de ilgili öğrencilerin öğrenme motivasyonları üst seviyeye çekilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler:"Ergen", "Bedensel zeka", "Öğrenme stili", "Spora yönelik tutum", "Kinestetik"
Beden eğitimi öğretmenlerinin çalışma şartlarına göre beden eğitimi dersini nasıl işlediklerinin değerlendirilmesi (Malatya il örneği)
Bu çalışmanın amacı beden eğitimi öğretmenlerinin çalışma şartlarına göre beden eğitimi dersini nasıl işledikleri konusunun değerlendirilmesidir. Bu amaçla beden eğitimi öğretmenlerine 24 sorudan oluşan bir anket formu uygulanmıştır. Anket formunda beden eğitimi öğretmenlerinin cinsiyeti, yaşı çalışma yılı gibi soruların yanında beden eğitimi dersini nasıl işledikleri, şiddete başvurup baş vurmadıkları, antrenörlük yapıp yapmadıktan gibi sorular yöneltilmiştir. Anket formları beden eğitimi Öğretmenlerine bire bir uygulandığı için verilen cevapların samimi ve gerçekçi olduğuna inanılmıştır. Anket formu Malatya il genelinde değişik okullarda çalışan ve ulaşılabilen 147 beden eğitimi öğretmenine uygulanmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerinin verdikleri cevaplara göre istatistiksel işlemler yapılmıştır. Çıkan sonuçların daha iyi anlaşılması için tablolardan yararlanılmıştır. İstatistiksel işlemler sonucunda öğretmenlerin etkilenme oranlan; cinsiyetlerine ve yaşlarına göre yüzdeler halinde verilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin sorulara verdikleri cevap oranlan arasında fark olup olmadığım anlamak için 0.05 düzeyine göre kay-kare testi uygulanmıştır. İstatistiksel karşılaştırmalar sonucunda öğretmenlerin verdikleri cevapların tamamında anlamlılık düzeyine göre fark olmadığı görülmüştür (p>0,05).Anahtar Sözcükler 1 -Eğitim: 2-Beden Eğitimi Dersi 3-Beden Eğitimi Öğretmeni
Lise öğrencilerinin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerine etkisi
Bu çalışmada, farklı okul türlerinde öğrenim gören lise öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumların sağlıklı yaşam biçimi davranışı üzerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. İnsanın yapısı gereği bir olaya karşı duygu ve düşüncesi, ilerde yapacağı davranışları etkilemektedir. Bu araştırmada da tutumların davranış biçimlerine olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini Çorum ilinde öğrenim gören lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya 1143 kadın ve 873 erkek olmak üzere 2016 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket içerisindeki bölümlerin ilkinde demografik özellikleri öğrenmek üzere araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu', ikinci bölümde Güllü ve Güçlü (2009) tarafından geliştirilen 'Beden Eğitimi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği' ve son bölümde ise Bahar ve diğ. (2008) tarafından geliştirilen 'Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranış Ölçeği II' yer almaktadır. Elde edilen veriler SPSS programı yardımı ile %95 güven düzeyinde test edilmiştir ve anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlenmiştir. Yapılan normallik testleri neticesinde, veriler normal dağılımdan geldiğinden T-Testi ve Anova testi yapılmıştır. Aynı zamanda beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerine etkisine korelasyon ve regresyon testleri ile bakılmıştır. Araştırmamızın sonucunda beden eğitimi dersine yönelik tutumların sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile anlamlı bir farklılık göstermesi ve beden eğitimi dersine ilişkin tutumların sağlıklı yaşam davranışlarının gelişmesinde büyük bir etkiye sahip olmasıdır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özelliklerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumlarında ve sağlıklı yaşam davranışlarında büyük etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, Davranış, Sağlıklı yaşam, Tutum.
Beden eğitimi ve spor dersinin ortaokul öğrencilerinin sosyalleşmelerine etkisine ilişkin veli görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmada, beden eğitimi dersinin öğrencilerin sosyalleşmelerine olan etkisine ilişkin veli görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılında Çorum il merkezinde bulunan 4 ortaokul oluşturmuştur. Araştırma ortaokul öğrenci velileri üzerinde yürütülmüş olup araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket 611 öğrenci velisine uygulanmış, ankete katılanların 263'ü erkek 343'ü ise kadın velilerden oluşmuştur. Velilerin öğrenim durumlarına göre yüzdelik dağılımları ise şu şekildedir: Okuryazar olmayanlar %1,6 okuryazar olanlar %4,6 ilköğretim mezunu olanlar %44,5 lise mezunu olanlar %27,0 üniversite mezunları %19,0 ve lisansüstü eğitim mezunları %3,3 şeklinde belirlenmiştir. Öğrenci velileri gönüllülük esasına göre rastgele (random) yöntemle seçilmişlerdir. İstatiksel çözümler için SPSS 20 paket programı kullanılmış olup kullanılan bu programda, anket sonuçlarına göre frekans, yüzde ve değişkenler arasındaki farkların bulunması için Ki-kare testi yapılmıştır.Ankette yer alan maddelerin iç tutarlılık katsayısı (Cronbach alpha) α=0,92 çıkmıştır. Cronbachalpha değeri .70'in üzerinde olması anketin güvenilir olduğunu göstermektedir. Araştırma sonucunda öğrenci velilerinin en çok katıldıkları ilk üç madde "Kaybetmeyi kabullenme ve kazananı takdir etme alışkanlıklarını kazandırmada etkisi vardır", "Öğretim süreci esnasında öğrencilerin birbirleriyle iletişim kurmalarına etkisi vardır" ve "Öğrencilerin arkadaşlarıyla iletişim kurmasına etkisi vardır'' maddeleri olmuştur. Katılımcıların en az katıldıkları üç madde "Diğer öğretmenlerle iletişim kurmasında etkisi vardır.'' "Öğrenci-aile ilişkilerinin gelişmesinde etkisi vardır." "Öğrencilerin bir topluluk içinde rahatça söz alıp konuşabilmelerine etkisi vardır.''maddeleridir. Öğrenci velilerinin öğrenim durumlarına göre "Beden eğitimi derslerinin öğrencilerin bir topluluk içinde rahatça söz alıp konuşabilmelerine etkisi vardır" ve "Beden eğitimi dersinin öğrencilerin diğer öğretmenlerle iletişim kurmasına etkisi vardır" maddelerine verdikleri yanıtların puan ortalamaları da yüksektir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, Öğrenci, Öğrenci velileri, Sosyalleşme.
Okul sporları il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada Türkiye' nin 81 ilinde görev yapan okul sporları il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında 81 ilde görev yapan 81 okul sporları il temsilcisi katılmıştır. Türkiye Okul Sporları Federasyonundan ve Etik kuruldan gerekli izinler alındıktan sonra veri toplama sürecine başlanılmıştır. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ile Çam ve Tümkaya (2007) tarafından geliştirilen "Kişilerarası Problem Çözme Envanteri" (KPÇE) uygulanmıştır. Kişiler arası problem envanteri 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Boyutları; probleme olumsuz yaklaşma, yapıcı problem çözme, kendine güvensizlik, sorumluluk almama ve ısrarcı-sebatkar yaklaşımdır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde okul sporları il temsilcilerinin yaş değişkeni, görev yapılan bölge değişkeni, il temsilcilik yılı değişkeni, yaptıkları yıllık faaliyet sayısı değişkeni ve yaşadıkları en büyük problem değişkenine göre ölçek alt boyutları ve toplam problem çözme beceri düzeyi açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, okul sporları il temsilcilerinin ilgilenilen spor branşı değişkenine göre; probleme olumsuz yaklaşma alt boyutu, yapıcı problem çözme alt boyutu, ısrarcı sebatkar yaklaşım alt boyutu ve problem çözme toplam verilerinde anlamlı bir farklılık bulunamazken, kendine güvensizlik ve sorumluluk almama alt boyutunda anlamlı fark bulunmuştur. Yine okul sporları il temsilcilerinin yıllık yaptıkları toplantı sayısı değişkenine göre probleme olumsuz yaklaşma alt boyutu, kendine güvensizlik alt boyutu, sorumluluk almama alt boyutu ve toplam problem çözme beceri düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunamazken yapıcı problem çözme ve ısrarcı sebatkar yaklaşım alt boyutlarında anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak, bireysel sporla ilgilenen il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeyleri, takım sporu yapan ve spor yapmayan temsilcilere göre daha yüksek bulunmuştur. Yine yılda 2-3 kez toplantı yapan il temsilcilerinin problem çözme beceri düzeyleri, yılda 1-2 kez toplantı yapan ve 5 ve üzeri toplantı yapan il temsilcilerine göre daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: İl Temsilcisi, Okul Sporları, Problem Çözme.
Ortaöğretim öğrencilerinin futbola yönelik tutum ve beklentilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin futbola yönelik tutumlarının ve futbol beklentilerinin bazı değişkenler bakımından incelenmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 14-18 yaş aralığında bulunan ortaöğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Amasya il ve ilçe merkezlerinde bulunan 14-18 yaş arası 340 ortaöğretim öğrencisi birey oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu", Güven ve Öncü (2011) tarafından geliştirilen "Futbol Tutum Ölçeği ve Var (2015) taratından geliştirilen "Futbol Beklenti Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin tamamı SPSS programına aktarılmış ve analizler uygulanarak bulgular elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, araştırmaya ortaöğretim öğrencilerinin cinsiyetleri, lisanslı futbol oynama durumları, dijital ortamda futbol oynama durumları, stadyumda futbol maçı izleme durumları, televizyonda futbol maçı izleme durumları, VAR sistemini güvenilir bulma durumları ile futbola yönelik tutum ve futbol beklenti düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunduğu tespit edilirken, araştırmaya katılan Ortaöğretim Öğrencilerinin yaşları, doğum yerleri, sınıf düzeyleri ile futbola yönelik tutum ve futbol beklenti düzeyleri arasında kısmen anlamlı fark bulunduğu tespit edilmiştir.
Investigation of organizational commitment, professional stress and other energy levels according to the appointment procedures of physical education teachers
The study is to examine the levels of organizational commitment, commitment to the profession and altruism of physical education and sports teachers who work in private schools and have been assigned to public schools by different methods. The relational screening method, which is among the quantitative research methods, was used in the research. The universe of the study, physical education and sports lesson teachers working in the city of Istanbul; The sample consists of 618 physical education and sports teachers working in various districts of Istanbul. Within the scope of the study, the personal information form prepared by the researcher, the Organizational Commitment Scale developed by Allen and Mayer in 1990 and adapted to Turkish by Güney Çetin Gürkan (2006), the Altruism Scale developed by Ersanlı and Doğru Çabuker (2015) and Lovibond and Lovibond (2015). Stress Scale developed by Akın and Çetin (2007) was developed by Turkish. IBM SPSS 25.0 package program was used in the analysis of the data obtained. In statistical analysis, Independent Sample T test and Mann Whitney U test were used in paired comparisons, ANOVA and Kruskal Wallis test in multiple comparisons, and Logistic Regression analysis was used to examine whether there was a relationship between variables. As a result of the analysis, when looking at the relationship between appointment procedures and occupational stress, it is seen that transfer between institutions and appointment has an effect on professional stress. When the analysis results of the relationship between appointment methods and levels of self-sacrifice were evaluated, it was seen that assigning millikten had an effect on self-sacrifice and altruism. It was concluded that there is no significant relationship between the methods of appointment and organizational commitment. Key Words: Physical Education Teachers, Appointment Procedures, Organizational Commitment, Occupational Stress, Dedication, Altruism RA DOLDURULACAKTIR
Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin zaman perspektiflerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencilerinin zaman perspektifleri ile bazı demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmanın örneklemini, 2015 yılında Türkiye'deki bazı üniversitelerde (Erzincan Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi) eğitim öğretim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri (Zimbardo ve Boyd, 1999) kullanılmıştır. Elde edilen veriler katılımcıların demografik bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için frekans (f) ve yüzde (%),verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Willk testi ve hipotezleri test etmek için Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, ve korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda geçmiş-olumlu dışındaki zaman perspektif boyutları ile sınıf düzeyi arasında ve Geçmiş-olumsuz dışındaki zaman perspektif boyutları ile eğitim alınan üniversiteler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak zaman perspektif boyutları ile cinsiyet, bölüm, gelir düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeylerinde Amatör sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Profesyonel sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Milli sporcularda aynı yönde "yüksek", "orta" ve "zayıf" düzeyde; Diğer sporcularda aynı yönde "orta" ve "zayıf" düzeyde zaman perspektifi alt boyutları arasında ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeyleri olan Profesyonel, Amatör, Milli ve Diğer ile zaman perspektifi alt boyutları arasında aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; ters yönde ise "çok zayıf" düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zaman Perspektifi, Sportif Başarı Düzeyi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri.
Seçmeli spor ve fiziki etkinlikler dersini alan ve almayan 11-14 yaş arası öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması (Malatya-Yeşilyurt örneği)
Bu çalışmanın amacı Spor ve Fiziki Etkinler dersini seçen ve seçmeyen (farklı dersleri seçen) öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri arasında farkı belirlemektir. Araştırma, Spor ve Fiziki Etkinlikler dersinin sosyal beceriye olan katkısını belirlemek açısından önem taşımaktadır. Araştırma Seçmeli Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini alan ve almayan 11-14 yaş arası öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemeye yönelik tarama modelli tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde, Malatya ili Yeşilyurt ilçesine bağlı okullarda Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini seçen 11-14 yaş öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Seçmeli Spor ve Fiziki Etkinlikler dersini alan ve almayan öğrencilerin sosyal beceri düzeylerini belirlemeye yönelik anket formu kullanılmıştır. Anket birinci bölümde öğrencilerin tanımlayıcı özelliklerini belirlemeye yönelik kişisel bilgi formu ve sosyal beceri envanterinden oluşmaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında man whitney-u testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında kruskall whallis testi kullanılmıştır. Kruskall whallis testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı olarak man whitney-u testi testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda duyuşsal anlatımcılık, duyuşsal duyarlılık, sosyal anlatımcılık, sosyal duyarlılık, sosyal kontrol, sosyal beceri toplam düzeyin Spor ve Fiziki Etkinler dersini seçen grupta daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor ve Fiziki Etkinler dersi, sosyal beceri
Kütahya ilinde bulunan ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenci ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarının incelenmesi'
Kütahya ilinde bulunan ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenciler ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumların incelenmesi, Beden eğitim ve spor dersinin çocukların gelişimi üzerinde ki etkisi,farklı değişkenlere göre değerlendirilmesi, görev yapan beden eğitimi öğretmenlerin ise değişik bakış açıları ile dersin değerlendirilmesi avantajları ve dezavantajlarının ortaya çıkarılması için yapılacak olan bir çalışma.
İmam hatip okulları ile normal okullarda öğrenim gören ortaokul öğrencilerin beden eğitimi dersine ilişkin tutumlarının belirlenmesi ( Ankara il örneği )
Bu çalışmadaimam – hatip ortaokullarında öğrenim gören öğrenciler ile ortaokullarda öğrenim gören öğrencilerinin beden eğitimi ve spor derslerine ilişkin tutumlarını karşılaştırıp, değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu araştırmaya Ankara Altındağ ilçesine bağlı 5 ortaokulda ve 4 imam- hatip ortaokulunda öğrenim gören beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflardan rast gele seçilmiş 1867 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde demografik özellikler, ikinci bölümünde ise Demirhan ve Altay (2001)'ın revize ettiği, beden eğitimi ve spor tutum ölçeği (BESTÖ) yer almıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS (16) istatistik programı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi (p<0.05) alınmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek için KolmogorovSmirnov testi yapılmıştır. Verilerin parametrik dağılım göstermediği belirlenmiştir ve bu sebeple parametrik olmayan analiz yöntemleri kullanılmıştır. Katılımcıların demografik özellikleri ile ankete verdikleri cevapların yüzdelik dağılımlarının belirlenmesinde frekans analizi; iki değişken ile beden eğitim dersine ilişkin tutumlarının karşılaştırılmasında normallik testinden sonra α= 0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için Mann Whitney U testi, 3 ve üzeri gruplarda ise Kruskal-Wallis testi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre katılımcıların beden eğitimi ve spor dersine ilişkin puanları incelendiğinde okul türüne göre ve anne eğitim düzeyine göre bakıldığında anlamlı farka rastlanmamıştır (p>0,05). Cinsiyete göre, sınıf değişkenine göre, okul başarı düzeylerine göre, baba eğitim düzeyine göre, anne ve baba mesleklerine göre, gelir düzeylerine göre, ailelerinin spor yapmaya izin verip vermemesine göre ve aile içinde spor yapanların olup olmamasına göre değişkenlere bakıldığında ise anlamlı fark görülmektedir (p>0,05). Ölçeğin Cronbach Alpha Güvenirlik katsayısı 0.93, sınıf içi korelasyon katsayısı 0.85, ölçüt geçerliliği katsayısı 0.83 olarak hesaplanmıştı. Anahtar Kelimeler: Tutum, Beden Eğitimi ve Spor, Ortaokul
Ortaokul öğrencilerinin spor yapma durumlarına göre sosyal beceri düzeylerinin araştırılması ( Kütahya ili örneği )
Bu çalışmanın amacı, spor yapan ve yapmayan ortaokul (6.,7. ve 8. sınıf) öğrencilerinin sosyal beceri düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında 2016-2017 eğitim-öğretim yılında ortaokul kademesinde öğrenim gören Kütahya ilindeki öğrencilerden uygun örnekleme yöntemiyle, rastgele seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılmış olan 639 öğrenci yer almaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgiler Formu" ile Matson, Rotatory ve Hessel tarafından 1983 yılında geliştirilmiş olan ve 2003 yılında Bacanlı ve Erdoğan tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çocuklarda Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerinin dağılımlarını belirlemek için yüzde (%) ve frekans yöntemleri; verilerin normal dağılıma sahip olup olmadığının belirlenmesi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi uygulanmış ve verilerin non-parametrik yapıyı desteklediği ortaya çıkmıştır. Katılımcıların "Çocuklarda Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği" alt boyutlarına ilişkin, sosyal beceri düzeyleri arasında önemli bir fark olup olmadığını araştırmak için, α= 0.05 anlamlılık düzeyinde Mann-Whitney U ve Kruskall Wallis testleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin lisanslı spor yapma durumları, okuldaki spor tesisi durumu, anne eğitim durumu ve aile gelir düzeyi değişkenleri ile sosyal beceri düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmazken (p>0.05), öğrencilerin cinsiyet farklılıkları değişkeni ile sosyal beceri düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Bunların dışında öğrencilerin baba eğitim durumu ve spor yapma yılı değişkenleri ile sosyal beceri düzeyleri arasında "Olumlu Sosyal Davranış" alt boyutunda anlamlı bir farklılık ortaya çıkmış olup, öğrencilerin sınıf seviyesi değişkeni ile sosyal beceri düzeyleri arasında ise "Olumsuz Sosyal Davranış" alt boyutunda anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır (p<0.05). Sonuç olarak, öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinde birçok değişkenin olumlu sosyal davranış alt boyutu, olumsuz sosyal davranış alt boyutu veya sosyal beceri düzeyini doğrudan etkilediği ortaya çıkmaktadır. Bunların dışında öğrencilere verilen bazı değişkenlerin sosyal davranışlara etki etmediği görülmektedir.
Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerinin bilgi teknolojisi kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan 442 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan bireyler tesadüfi yöntem ile seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Deniz ve Algan (2013) tarafından oluşturulan "Eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanımı Öz-Yeterlik Öğretmen Değerlendirme Formu" ve demografik özellikleri sorgulayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 21 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Verilerin hesaplanması için her alt boyutun ortalaması ve ölçek toplam puanı alınmıştır. Tüm karşılaştırmalı istatistikler bu puanlar üzerinden yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapiro-Wilk testi ile analiz edilmiştir. Sistem Bilgisi Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Temel Beceriler Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Hesap Tablosuna Dayalı Sınıf Yönetimi alt boyut ortalaması, Teknoloji Tabanlı Eğitsel Etkinlikler Düzenleme alt boyut ortalaması ve Ölçek Toplam puanının normal dağılım değerleri taşımadığı anlaşılmıştır (p<0,05). Ancak bu alt boyutların basıklık ve çarpıklık katsayıları incelendiğinde basıklık ve çarpıklık katsayılarının +1 ile -1 değerleri arasında olduğu görülmektedir. Jondeau ve Rockinger'e (2008) göre alt boyutların çarpıklık ve basıklık katsayılarının +3 ile -3 arasında değiştiğinde bu alt boyutlarında normal dağılım parametrelerine uygun şartlar taşıdığını belirtmiş ve çizilen histogram grafiklerinde de belirgin bir sapma gözlenmediğinden bu alt boyuttaki verilerin normal dağılım gösterdikleri düşünülmüştür. Bu kapsamda verilerin analizinde parametrik testlerden Independent samples T-Testi ve One Way Anova testleri tercih edilmiştir. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri temel alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre cinsiyet değişkenine göre elde edilen bulgular sonucu erkek beden eğitimi öğretmenlerinin lehine tüm alt boyutlarda, kadın beden eğitimi öğretmenlerine göre anlamlı olarak farklılık olduğu belirlenmiştir. Yaş değişkenine bakıldığında beden eğitimi öğretmenlerinin yaş grubu arttıkça öz-yeterlik düzeylerinde düşüş meydana geldiği gözlemlenmiştir. Tüm alt boyutlarda 20-30 yaş grubu diğer tüm gruplara göre anlamlı olarak yüksek öz-yeterliğe sahiptir. Mesleki yıl değişkenine göre öğretmenlerin öz-yeterlikleri incelendiğinde yine mesleki yıl arttıkça öz-yeterlik düzeylerinin azaldığı görülmektedir. Mezun olunan bölüm veya fakülte değişkenine bakıldığında tüm boyutlarda BESYO ya da spor fakültesi mezunu olanların alan değişikliği yaparak diğer bölümlerden mezun olup sonradan beden eğitimi öğretmeni olan öğretmenlerden anlamlı olarak daha yüksek öz-yeterlik düzeyine sahip olduğu gözlenmiştir. Son olarak beden eğitimi öğretmenlerinin interneti bulunan bir bilgisayara sahip olup olmadıkları değişkenine göre analiz yapıldığında ise interneti olan bilgisayara sahip öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda eksikliklerin giderilmesi amacıyla cinsiyet, yaş gibi farklılıkları azaltmak üzere içeriğine ve hedef kitlesine uygun hizmet içi eğitimler planlanabilir. Bu araştırma ve başka birçok araştırmanın sonucuna dayanarak yaşı daha yüksek olan öğretmenlerden başlayarak ihtiyaç olan hizmet içi eğitimlerin içeriği öğretmenlerin öz-yeterlik inanışları göz önünde bulundurularak planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Bilgi Teknolojisi, Öz-yeterlik
Kütahya ilinde salon sporlarında müsabakalara katılan ilköğretim I. kademe 10 yaş grubu öğrencilerinin TGMD-II testine göre motor gelişme düzeylerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Kütahya ilinde ilköğretim 1. Kademe de öğrenim gören on yaşgrubu çocukların TGMD- 2 testine göre motor gelişim düzeylerinin araştırılmasıdır.Araştırmaya Kütahya İli, İlköğretim I. Kademe 10 yaş grubu öğrencilerinden (20 basketbolerkek-20 basketbol kız-20 hentbol erkek-20 hentbol kız-20 voleybol erkek-20voleybol kız)toplam 120 sporcu denek olarak katılmıştır. Deney grubunda bulunan çocuklar TGMD-II testinegöre lokomotor ve obje kontrol testlerinden geçirilmiştir.Ölçümler sırasında; temel lokomotor beceriler (koşu, galop, sek sek, sıçrama, durarak uzunatlama, kayma,), obje kontrol becerileri, (durarak top sürme, sopayla vurma, yakalama, topa ayaklavurma, bel seviyesi üzerinde atış, bel seviyesi altından atış) çocukların hepsine ikişer tekrar halindeuygulatılarak yapılan puanlama sonucu başarılı olduğu ve olmadığı beceriler belirlenmiştir.Kriterlerine göre başarılı oldukları becerilere 1, başarısız olduklarına ise 0 puan verilerek toplamdakipuanı ile o beceriye ait başarı durumu belirlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Gruplararasındaki farklılıkları bulmak amacı ile çok yönlü annova ve tukey testleri uygulanmıştır(p<0,05). Çalışma sonuçları, uygulanan TGMD II testine göre cinsiyete, spor dalına, spor dalınave cinsiyete bağlı olarak deneklerin temel lokomotor, obje kontrol ve TGMD Toplam Puandüzeyleri arasındaki farkların önemli olduğunu göstermiştir (p<0,05). Bu araştırma sonuçları iletemel hareketler dönemini tamamlayıp sportif hareketler dönemine geçiş evresinde bulunançocukların temel motorik özelliklerinin cinsiyete ve spor branşlarına göre belirlenmesi ve hembranşlar arası hem de cinsiyetler arası farklılıkların saptanması amaçlanmıştır. TGMD II testiuygulanarak sporcu çocuklar arasında cinsiyete ve branşlara bağlı olarak temel motoriközelliklerin gelişmesi gözlenmiştir.
Okulöncesi eğitim programları içinde oyunun çocuğun gelişimine olan etkileri
Ill ÖZET Okulöncesi dönemde oyunun çocuk gelişim üzerine etkilerini araştırmak üzere 50 anasınıfı öğretmeni ve 400 anasınıfı öğrenci velisi üzerinde yapmış olduğumuz çalışmalar oyunun çocuk gelişimi üzerine önemli etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırmamızda öncelikli olarak konumuzla ilgili birincil kaynaklara ulaşılmaya çalışıldı. Kaynaklardan ve yaptığımız anketlerin değerlendirilmesinden sonra şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki okulöncesi dönemde oynatılan oyunlar bir program dahilinde ve alanında uzman kişiler tarafından oynatıldığı takdirde çocuk gelişiminde önemli etkilere sahiptir. Yaptığımız anket sonuçlan, okulöncesi dönemde oyunun çocuğun fiziksel, psiko- motor, duygusal, zihinsel ve dil gelişimine önemli etkiler olduğunu ortaya koymuştur. Okulöncesi dönemde çocukların gelişimi için oynatılan oyunlar bir süre dahilinde oynatılmalıdır. Oyun alanlarının temiz olmasına dikkat edilmelidir. Okulöncesi eğitim kurumlan araç ve gereç yönünden yeterli duruma getirilmelidir. Bu kurumlarda görev yapan öğretmenler alanında uzman kişiler olmalıdır. Oynatılacak oyunlar öğretmen tarafından önceden tespit edilmeli ve gerekli hazırlıklar yapılmalıdır. Bilindiği gibi okulöncesi eğitim dönemi doğumdan yani 0 aylıktan 72 aylığa kadar olan çocuklan kapsar. Bu dönem üç ayn dönemden oluşur. Biz bu dönemlerden 4-6 yaş arasım araştırma konusu yaptık. Okul öncesi çocuklan için oyun beslenme kadar önem taşımaktadır. Bu çağda çocuğa yaptınlacak oyun etkinlikleri, çocuğu sıkmadan oynatılmalıdır. Seçilen oyunlar, güç, karmaşık, yorucu, fazla kurallı ve gereğinden çok ciddiyet isteyen oyunlar olmamalıdır. Okul öncesi eğitim kurumlan, çocuklann sözel faaliyetlerine önem veren ve onlara hareket imkani hazırlayan kurumlar olmalıdırlar. Bu kurumlarda renk, sayı ve kavramlar, çocuğun düşüncesine uygun bir biçimde somuta indirgenerek verilir. Parmak boya ve resim faaliyeti, su oyunu, kum oyunu, ritmik cimnastik, bloklarla oynama önde gelen oyun dizileri arasında sayılabilir. Çocuk, en iyi ve örgütlü oyun ortamını okulöncesi eğitim kurumunda bulur.IV Araştırmalar, okulöncesi kurumda eğitim görerek ilkokula başlayan çocukların bu eğitimi göremeyenlere oranla daha katılımcı, girişken ve uyumlu olduğunu göstermektedir. Böylelikle okulöncesi eğitimin önemli katkısı özellikle çocuk ilköğretime başladığı zaman kendini göstermektedir. Okulöncesi eğitim kurumu, çocuğu barındıran değil eğiten bir kurum olmalıdır. Amaç, annenin yokluğunda zamam geçirmek değil, çocuğun okulöncesi eğitim programından yararlanmasını sağlamaktır. tşte bu nedenlerden dolayı, annesi çalışsın ya da çalışmasın her çocuğun temel eğitim kapsamında okulöncesi eğitime ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir gelişim için 4-6 yaş arası, bir okulöncesi eğitim kurumunda eğitim gereklidir. Dileğimiz okulöncesi eğitimin yurt çapında yaygınlaştırılması ve zorunlu eğitim kapsamına alınmasıdır.
Türkiye` deki üniversitelerde uygulanan beden eğitimi ve spor öğretmenliği eğitim öğretim programlarının bazı ülkelerdeki üniversiteler ile karşılaştırılması
ÖZET Eğitim, bir milletin ve sahip olduğu devletin gelişmelerini sağlayan en önemli unsurdur. Dolayısıyla konunun incelenmesi ve Dünya üzerinde bir kritere oturtulmasını sağlamak amacıyla yapılan çalışma elbette ki Dünya'yı da temel almalıdır. Bu nedenle böyle bir çalışma yapılması düşünülerek "Türkiye'deki Üniversitelerde Uygulanan Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Eğitim Öğretim Programlarının Bazı Ülkelerdeki Üniversiteler İle Karşılaştırılması" konusu araştırılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma Beden Eğitimi ve Spor bilincinin getirdiği hareketlilikle geçmiş ve gelecek arasındaki bağlantıyı kurarak, günümüz durumunu gözler önüne serip bunun doğrultusunda geleceğe ışık tutma bilincini taşıması açısından önem arzettiği kanaatindeyiz. Çalışmanın ilk bölümünde Eğitime ait bilgiler, Eğitim kavramı, Eğitimin Tarihi Gelişimi, Eğitimin Amacı, Eğitim Programları, Eğitim Programlarının Değerlendirilmesi, Spor ait kavramlardan ise; Beden Eğitimi ve Spor kavramları, Beden Eğitimi ve Sporun tarihi gelişimi ve Beden Eğitiminin genel ve özel amaçlan üzerinde çalışılmıştır. İkinci bölümde ise; Türkiye'de Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi ve Programlan konusu tarih ve kronolojik sıra itibariyle incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise sırasıyla Amerika, Almanya, Azerbaycan, Kanada, Avusturalya ve İngiltere devletlerinin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Eğitimi Öğretim Programlarından örnek programlar alınarak genel bir tablo şeklinde sunulmuştur.VI Çalışmanın son bölümü olan dördüncü bölümünde de edinilen bulgular doğrultusunda eğitim öğretim programları hakkında bir karşılaştırma yapılmış ve bir örnek program oluşturulmuştur Yapılan bu karşılaştırmalar sonucunda; Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor politikasında belli bir hareket noktası tespit etmek ve bu hareket noktası doğrultusunda Türk Beden Eğitimi ve Spor'unun gelişmesinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca bu çalışmada da dikkati çeken noktalardan biri, Ortam egzersizleri dersleri, yaşlılıkta egzersiz, Sporda Uluslar arası İlişkiler gibi derslerin varlığı araştırılan ülkelerin Beden Eğitimi ve Spor hareketliliğini bize farklı bir şekilde göstermektedir. Çalışmanın sonucunda da bu alanların varlığının tespiti Beden Eğitimi ve Spor Bölümlerinin bütün bilim alanlarıyla olan ilişkisini güncelleştirmiştir. Sonuç olarak önümüze yeni hareketlilik alanları çıkmıştır.
Lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarının incelenmesi (Siirt/Kurtalan örneği)
Bu çalışmanın amacı lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumlarını incelemektir. Araştırma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ile Kurtalan ilçesinde MEB'e bağlı ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 9. 10. 11. ve 12. Sınıf öğrencilerinden rasgele seçilen 310 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından literatür taraması yapılarak geliştirilen katılımcıların demografik bilgilerini belirlemeye yönelik Kişisel Bilgi Formu ve Phillips ve Silverman (2012) tarafından oluşturulmuş, Kalemoğlu ve diğerleri (2016) tarafından Türkçeye uyarlanmış Beden Eğitimi ve Spor Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Öğrenci tutum ölçeğinin alt boyutlarının güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Öncelikle nicel değişkenler vii karşılaştırılmasında parametrik test koşullarının sağlanma durumu ile ilgili araştırma yapılmış ve verilerin normal dağılıp dağılmadığı Kolmogorov-Smirnov test istatistiği ile analiz edilmiştir. Yapılan analizde parametrik test koşullarının sağlanmadığı görülmüş ve ikili grup karşılaştırılması için Mann-Whitney U testi, üçlü ve üçten fazla grupların karşılaştırılması durumunda ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. İstatistiksel analizler %95 güven düzeyinde test edilmiştir. Beden eğitimi ve Spor dersi tutum ölçeği alt boyutlar arasındaki ilişkileri Spearman korelasyon katsayısıyla analiz edilmiştir. Bu çalışmanın sonucuna göre çalışmaya katılan öğrencilerin büyük bir çoğunluğu ölçekte olumlu tutumu temsil eden maddelere olumlu cevaplar, olumsuz tutumu temsil eden maddelere de olumsuz cevaplar verdiği görülmüştür. Bu da öğrencilerin BES dersine yönelik tutumlarının yüksek oranda olumlu olduğunu göstermektedir. değişkenlere göre anlamlı farklılıklar incelendiğinde anlamlı farklılığa rastlanan tek değişkenimiz boş zamanlarında spor yapma durumudur. Boş zamanlarında spor yapan öğrenciler boş zamanlarında spor yapmayan öğrencilere göre BES dersine yönelik daha fazla olumlu tutum geliştirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Tutum, spor, beden eğitimi
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor derslerinde teknoloji kullanım düzeyleri (Antalya ili örneği)
Bu araştırma, Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı hizmet vermekte olan kamuya ait okullarda ve özel okullarda görev yapmakta olan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye ilişkin tutumlarının belirlenmesi ve sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirmesi amacıyla 2020-2021 eğitim-öğretim yılında uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Antalya ilinde devlet okullarında ve özel okullarda görev yapan 73 kadın, 244 erkek toplamda 317 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, literatür kapsamında geliştirilen beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin sosyo-demografik özelliklerinin belirlenmesi, teknolojiye sahiplik ve teknoloji kullanım düzeylerine ilişkin bilgi edinilmesi adına oluşturulan 11 soruluk kişisel bilgi formu ve beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknolojiye karşın tutumlarının belirlenmesine yönelik Akbaba tarafından geliştirilen "Teknolojiye Karşı Tutum" ölçeği ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26 paket programında, frekans-yüzdeleme, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) istatistiksel yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş ve bulgular literatür çerçevesinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin genel anlamda teknolojiye ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda beden eğitimi ve spor derslerinde teknolojik donanımlardan faydalandıkları saptanmıştır.
Antrenörlerin sporda sosyalleşme ve antrenör öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma (Gaziantep örneği)
Öz yeterlik, kişinin bir hedefe ulaşma veya bir görevi tamamlama becerisine sahip olduğuna ve bir görevin gelecekteki performansını tahmin edebileceğine olan güven derecesidir. Sporda antrenörlerin öz yeterlik algısı son derece önemlidir, çünkü başarı beklentisi davranışın tek başına önceki başarıdan daha etkili bir yordayıcısı olabilir. Sosyal bir olgu olarak spor, çocuklar, yetişkinler, yaşlılar, kadınlar, zenginler ve fakirler için büyük bir sosyal deneyimdir. Spor sosyolojisi bilişsel çabalarını sosyal olguların kavramsallaştırılması üzerinde yoğunlaştırmaktadır. Dolayısıyla spor, sosyalleşme açısından oldukça işlevsel bir araç olarak görülmektedir. Bu çalışma antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında 408 antrenörden anket uygulanmak suretiyle veri toplanmış, toplanan veriler dağılım özellikleri bakımından incelenmiş, bu bağlamda katılımcı antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiler analiz edilirken parametrik testlerden yararlanılmıştır. Katılımcı antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Pearson korelasyon analizi yönteminden yararlanılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda, antrenörlerin öz yeterlik algıları ile spor ve sosyalleşme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı, oldukça güçlü ilişkiler bulunduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra araştırma katılımcısı antrenörlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, meslek, antrenörlük tecrübesi ve antrenör belgesi kademesi bakımından söz konusu değişkenler bağlamındaki farklılaşmaları da incelenmiştir. Araştırmamızda ölçme aracı olarak (Şahan,2007) tarafından geliştirileren Sporda Sosyalleşme Ölçeği ile (Koçak, 2020) tarafından geliştirilen Antrenör Öz Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. T-Test ve ANOVA yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilen incelemeler neticesinde, antrenör öz yeterliği ile spor ve sosyalleşme değişkenlerinin katılımcı antrenörlerin demografik özelliklerine duyarlı olduğu bulgulanmıştır. Araştırmanın sonuçları itibarıyla literatüre katkı sunan, gelecekteki çalışmalar için başlangıç teşkil eden bir çalışa olduğu düşünülmektedir.
Kamu ve özel eğitim kurumlarında beden eğitimi ve spor faaliyetlerinin hizmet kalitesinin değerlendirilmesi
Beden eğitimi ve spor faaliyetleri öğrencilerin gerek fiziksel gerekse de zihinsel olarak gelişimlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Okullarda sunulan bu faaliyetlerin kalitesinin geliştirilmesi yönünde yapılacak çalışmalar sunulan eğitimin kalitesini arttıracağı gibi öğrencilerinde başarı oranlarını artıracaktır.Bu çalışma ile, devlet okulları ve özel okullarda verilen beden eğitimi ve sportif faaliyetlerin birbiri ile karşılaştırılması ve bu faaliyetlerin kalitesinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca orta öğretim düzeyindeki öğrencilerin beden eğitimi ve spor faaliyetlerine ilişkin çeşitli görüşleri elde edilmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen bazı önemli bulgulara göre; gerek devlet gerekse de özel okullardan eğitim alan öğrencilerin beden eğitimi ve spor faaliyetlerinden algıladıkları performansın bu faaliyetlerden beklentilerinden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin beden eğitimi dersleri dışında sportif faaliyetlerden çok fazla faydalanmadıkları da saptanmıştır.
Beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin incelenmesi
Bu araştırmada beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersine yönelik öğretme tutkusunu etkileyen faktörlerin, demografik, kişisel, öğretme tutkusu gibi özellikler bakımından ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim-öğretim yılı Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Yozgat il ve İlçelerinde özel ve devlet okullarında çalışan beden eğitimi ve sınıf öğretmenlerine yönelik olup toplam 503 öğretmene uygulanmıştır. Karaman (2009) tarafından geliştirilen Öğretmen Tutkusunu Etkileyen Faktörler Tutum Ölçeği, Demografik Bilgi Formu (DBF) kullanılmıştır. Elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri setinin basıklık ve çarpıklık değerlerine bakılmış normal dağılım gösteren verilerin analizinde paremetrik testler kullanılmıştır. Çalışmanın güvenirliği açısından Cronbach's Alpha testine tabi olmuş, çalışmada ayrıca bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi testi, sıklık analizi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; katılımcıların Süreç Motivasyon ve Okul Sistem Özelliklerine dayalı öğretme tutkusunu etkileyen olumlu faktörleri büyük oranda kabul ettikleri, Süreç Demotivasyon ile Girdi Ve Kurumsal Yapı Alt Boyutundaki olumsuz faktörleri de büyük oranda kabul ettikleri görülmüştür.
Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine ilgisinin beden eğitimi ve spor değerlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine ilgisinin beden eğitimi ve spor değerlerine etkisini incelemektir. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kastamonu İli ve Taşköprü İlçesinde bulunan 407 ortaokul öğrencisi ile bu çalışma yürütülmüştür. Araştırma örneklemi seçkisiz ve uygun örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma, nicel araştırma yaklaşımlarından olan tarama yöntemi temel alınarak organize edilmiştir. Bu amaçla tarama yönteminin bir alt türü olan ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak alanyazında bulunan geçerliği ve güvenirliği sağlanmış iki ölçek kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların çeşitli demografik özellikleri dikkate alınarak gerekli incelemeler yapılmıştır. Araştırma verileri nicel veri analizine tabi tutulmuştur. Uygulama verileri SPSS 25.0 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma bulgularının normal dağılım göstermemesi nedeniyle Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Korelasyon analizinde yine bulguların normal dağılmaması nedeniyle Spearman Sıra Farkları Korelasyon hesabı tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgilerinin beden eğitimi ve spor dersine gösterdikleri değer ile pozitif ve anlamlı düzeyde bir ilişkiye sahip olduğu belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Beden eğitimi ve spor dersi, değer, ilgi, korelasyon analizi.