Regional development agencies
61 theses under this subject heading
Bölgesel kalkınma ajanslarının bölgesel kalkınmadaki rolü: Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı örneği
Bölgesel kalkınma politikalarının gerçekleştirilmesinde önemli bir rol oynayan bölgesel kalkınma ajansları (BKA), faaliyette oldukları bölgedeki gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgenin sahip olduğu potansiyeli işleyerek bölgede sosyal ve ekonomik olarak gelişmesinde katkı sağlamaktadır. Bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesinde etkili olan faktörlere ait veriler toplanarak incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, ulusal kalkınma hedeflerinin gerçekleşmesine bir katkı olarak TR83 Bölgesinde aktif bir şekilde rol oynayan Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın (OKA), bölgesel kalkınmadaki faaliyetleri ele alınmaktadır. OKA'nın, bölgesel eşitsizlik sorununu ortadan kaldırmak için sağlamış olduğu programlar, projeler ve destekler analiz edilmiştir. Çalışma sürecinde elde edilen bulgular neticesinde, OKA'nın, TR83 Bölgesinde sağladığı desteklerin bölgesel kalkınmada oldukça önemli olduğu görülmektedir. Anahtar Kavramlar: Kalkınma, Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA).
Örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel yenilikçiliğin toplam kalite yönetimi uygulamaları üzerindeki etkileri: TR33 Zafer Kalkınma Ajansı bölgesindeki işletmelerde bir örnek uygulama
Bu araştırmanın amacı Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD) ve Örgütsel Yenilikçilik (ÖY) ile Toplam Kalite Yönetimi (TKY) Uygulamaları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma için; Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği, Örgütsel Yenilikçilik Ölçeği ve Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2010-2017 yılları arasında TR33 Zafer Kalkınma Ajansı'ndan destek, hibe ve teşvik almış işletmelerdeki beyaz ve mavi yakalı 397 çalışandır. Araştırmada istatistiksel analizler için SPSS (18.0) ve AMOS (16.0) kullanılmıştır. SPSS ile demografik verilerin dağılımı, Açımlayıcı Faktör analizleri, Geçerlilik ve Güvenilirlik analizleri, t testleri, ANOVA testleri, Korelasyon ve Regresyon analizleri yapılmıştır. AMOS ile ölçeklerin Doğrulayıcı faktör analizleri ile Yol analizleri yapılmıştır. Araştırmada Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ve Örgütsel Yenilikçilik ile TKY Uygulamaları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca Örgütsel Vatandaşlık Davranışının alt boyutları (Diğerkâmlık, Nezaket, Sivil Erdem, Vicdanlılık ve Centilmenlik) ve Örgütsel Yenilikçiliğin alt boyutları (Davranışsal Yenilik, Ürün/hizmet Yeniliği, Pazar Yeniliği, Stratejik Yenilik ve Süreç Yeniliği) ile TKY Uygulamaları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Örgütsel Yenilikçilik, Toplam Kalite Yönetimi
Türkiye'de bölgesel kalkınmayı sağlamada kalkınma ajanslarının değerlendirilmesi
Ulusal kalkınmanın sağlanmasında sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaşayabilmek için bölgesel kalkınma çalışmalarına büyük önem verilmektedir. Gerek dünya da gerekse Türkiye'de ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan geri kalmış bölgeler mevcuttur. Aradaki gelişmişlik farklarını ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluş çalışmalarıyla kapatmak mümkündür. Bu kurumların içerisinde en büyük rolü kalkınma ajansları yürütmektedir. Kalkınma ajanslarıyla katılımcılık anlayışına dayalı bir süreç içerisinde bölgelerarası gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgesel kalkınmaya katkı sağlamak amaçlanır. Kalkınma ajanslarının faaliyetlerinin bölgesel kalkınmaya etkisini görebilmek, performansları hakkında değerlendirme yapabilmek adına araştırmalara başlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; ekonomik kalkınma kavramından hareketle ülkelerin kalkınma sorununa yönelik geliştirilen teori ve stratejilere yönelik araştırma yapılmıştır. Devletin kalkınma sürecindeki rolü ve bu süreci başarılı geçirebilmek adına kullandığı araçlar başta teşvik politikaları olmak üzere incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; ulusal kalkınmanın sağlanmasına zemin hazırlayan bölgesel kalkınma yaklaşımından hareketle AB ülkeleri ve Türkiye'deki bölgesel kalkınma uygulamaları başta kalkınma ajansları ayrıntılı olarak incelenmiş ve Türkiye açısından bölgesel kalkınma yaklaşımına yönelik genel değerlendirilme yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde; çalışmamızın asıl amacını oluşturan Türkiye'de Düzey 2 bölgelerinde hizmet veren 26 kalkınma ajansının bölgelerarası gelişmişlik farklarını azaltmada kanunlar tarafından belirlenmiş görevleri yerine getirip getirmediğini görebilmek ve performanslarına yönelik fikir sahibi olabilmek adına çalışma yapılmıştır. Geliştirilen veri setiyle kalkınma ajanslarının destek türleri, bütçe imkânları, bölgeye katkıları kuruldukları yıldan 2020 yılına dek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmanın temel hipotezi, "Kalkınma ajansları bölgesel kalkınmaya yönelik faaliyetlerinde etkin değildir." şeklinde belirlenmiştir. Hipotezin geçerliliğini sınamak adına ajanslara yönelik raporlar incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda hipotezimizin geçerliliği sınanmış ve kalkınma ajanslarının ilk kuruldukları yıllardan bugüne gelişim gösterdiği ancak sürdürülebilir bir başarı yakalayamadıkları sonucuna varılmıştır.
AB entegrasyonu sürecinde Türkiye'de kalkınma ajanslarının kuruluşu ve işlevi
Dünyada yaşanan hızlı küreselleşmenin etkisiyle bölgesel kalkınma politikalarının önemi giderek artmaktadır. Bölgesel kalkınmanın ulusal ekonomide ve kalkınmaya olumlu etkisi bölgelerde yapısal kurumları zorunlu hale getirmiştir. Bu bağlamda kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya toplayan kalkınma ajansları ortaya çıkmıştır. Katılımcı, yenilikçi, sürdürülebilir ve rekabetçi bir anlayışa sahip ajansların dünyada birçok başarılı örneği bulunmaktadır.Türkiye'de kalkınma ajansı kurulma çalışmaları Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde başlamıştır. Bölgesel kalkınmada daha katılımcı bir anlayışa sahip olan ajanslar 2006 yılında çıkan kanunla yasalaşmıştır. İlk dönemlerinde yoğun tartışmalara yol açmış ve yaşanan yargı süreciyle beraber uygulama süresi gecikmiştir. Yaşanan bu gecikme yargı sürecinin tamamlanmasına rağmen ajansların kurumsallaşma süreci uzamıştır. İki pilot bölgede uygulamaya başlayan ajansların başarısı bölgesel kalkınmadaki gelecekleri için önemlidir.Bu çalışmada kalkınma ajanslarının dünyada ortaya çıkış sürecini Avrupa'da İngiltere örneğiyle inceleyerek Türkiye'de ajansların kurulmasından önceki süreçte bölgesel kalkınma araçları irdelenmiştir. Kalkınma ajanslarının kurulma sebepleri ve ardından oluşturulan ajansların durumu ortaya konmaya çalışılmıştır.
Beşeri ve ekonomik sermayenin geliştirilmesinde bölgesel kalkınma ajanslarının rolü (TR61 düzey 2 bölgesi örneği)
TR61 Düzey 2 Bölgesi toplam 2 684 328 nüfusa sahiptir. Türkiye nüfusunun %3,7'ini ve 36 996 km2'lik alanla yüzölçümünün %4,7'sini oluşturmaktadır. Türkiye'deki bölgeler arası kalkınmışlık farkının ortadan kaldırılması ve ortak yerel sosyo-ekonomik büyüme potansiyeline sahip illerin birlikte kalkınması için benimsenen bölgesel kalkınma politikası neticesinde Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulmuştur. Bu tezin amacı, bu ajansların faaliyetlerinin ekonomik kalkınmanın en önemli göstergelerinden olan beşeri ve ekonomik sermaye üzerindeki etkisini, bu politikanın başarılı olup olmadığını TR61 Düzey 2 Bölgesi Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) örneğinde açıklamaya çalışmaktır. Antalya, Isparta ve Burdur illerini kapsayan Batı Akdeniz Bölgesi verimli toprakları, zengin su kaynakları ve ılıman iklimi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her çağda cazibe merkezi olmuş bir yerleşim alanıdır. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) aracılığıyla desteklen firmalar ile kurum\kuruluşlar tarafından yürütülmüş proje\faaliyetlerin "Gayeli Örnekleme Yöntemiyle" ile seçilenlerden anket yoluyla birincil veriler toplanarak ikincil verilerle karşılaştırılmıştır. Sonuçta, BAKA aracılığıyla desteklen firmalar/ kurum\kuruluşlar tarafından yürütülmüş proje\faaliyetler sonucunda beşeri ve ekonomik sermayenin geliştiği ve buna bağlı olarak sürdürülebilir bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir paya sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, anket uygulanan firmalar ile kurum\kuruluşların yasal statüleri, bulundukları iller ve faaliyet alanları gibi beşeri ve ekonomik sermaye ile bölgesel kalkınma kriterleri arasında ''ki-kare ( 𝜒2)'' analizi yapılarak arasındaki ilişki belirlenmiştir.
Evaluation of outputs of financial supports provided by the Ahiler Development Agency
Since its establishment, the Republic of Turkey has tried to eliminate the developmental disparities between regions with policies from top to bottom. However, there was no great success in the elimination of inter-regional inequalities with these policies. At the end of the 1990s, in line with Turkey's EU accession target, the EU asked candidate countries to apply regional policies where local actors are active rather than top-down practices as a means of structural policy instruments in the accession process. In this regard, new arguments have been set for the establishment of regional policies in Turkey. In this sense, based on the statistical region units classification made by the European Union Statistics Office (Eurostat) in the mid-1970s, a total of 26 Regional Development Agencies were established, namely Izmir and Cukurova Development Agency in 2006, 8 Agencies in 2008 and 16 Agencies in 2009 with Law no. 5449. In this study, we examined the effectiveness of the financial supports provided to SMEs by the Ahiler Development Agency between 2010 and 2015 years for increasing the capacity of the firms. In this context, books, articles and statistical data related to regional development and development agencies were examined and 89 of 121 companies that received support were surveyed. Results obtained from the survey were evaluated through the SPSS program. As a reult of the study, there has been found a significant increase in the turnover, employment, openness to new markets and market share of companies that received financial support from the development agency in the region. However, there has been found no increase in the exports and R & D and innovation of the majority of the firms.
TR 72'de girişimcilik profilinin analizi
Türkiye'yi 26 bölgeye ayıran NUTSII kriterlerine göre TR72(Kayseri, Sivas ve Yozgat) bölgesinde her ilde girişimcilik eğitimi alan kişilerin girişimcilik profillerini değerlendirmek amacıyla hazırlanan bu çalışma genel olarak genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde girişimcilik kavramı ve ilgili kavramlar anlatılmaktadır. İkinci bölümünde bölgesel kalkınma ajanslarına yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise çalışma kapsamında yapılan uygulama ve bulgular yer almaktadır. Çalışmanın evrenini TR 72 bölgesi oluşturmaktadır. Örneklem ise ORAN Kalkınma Ajansı ve KOSGEB tarafından ortaklaşa verilen uygulamalı girişimcilik eğitimine katılan kursiyerlerden gönüllülük esasına göre321 kişiye uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre kendi işlerinin sahibi olmak katılımcıların en büyük idealleridir ve katılımcılar maddi kazanç elde edemeyecekleri işlerde çalışmayı istememektedir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kalkınma, Bölgesel Kalkınma
Bölgesel kalkınma ajanslarının uygulamaları üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, kalkınma ajanslarının yapmış olduğu uygulamaları incelemektir. Bu temel amaç ışığında, bölgesel kalkınma ajanslarının Türkiye ve Japonya uygulamalarını incelemek ve bu ajanslarının yapmış olduğu faaliyetleri araştırmaktır. Öte yandan Düzce ilinde görev yapmakta olan üst düzey kurum amirlerinin Kalkınma ajanslarının uygulamaları hakkında düşüncelerini ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme tekniği uygulanmıştır. Çalışmanın verileri görüşme tekniği kullanılarak Düzce ilinde faaliyet gösteren üst düzey kurum amirlerinden elde edilmiştir. Bu bağlamda üst düzey on kurum amiri ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, kalkınma ajanslarının kuruluş ve pratikteki uygulamalarının farklı olduğu, kalkınma ajanslarının daha çok ekonomi odaklı çalışmaları ele aldıklarını belirlenmiştir. Bununla birlikte, bölgesel kalkınma ajanslarının başarılı olması için yapması gerekenler arasında nitelikli personel istihdam etme ve bilimsel verilere kolay ulaşılabilmesi için sistem hazırlanması gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimler: Kalkınma Ajansları, Bölgesel Kalkınma, Düzce
Girişimciliğin bölgesel kalkınmaya etkisi; TKDK il örnekleri
Çalışmanın birinci bölümünde girişimcilik kavramı ve gelişimi ortaya konmaya çalışılmıştır. Kişilerin çevrelerinde meydana gelen fırsatları değerlendirebilmeleri ve bu fırsatlardan fayda elde edebilmeleri şeklinde basitçe ifade edilebilecek girişimcilik kavramı; günümüz ekonomik dünyasının olmazsa olmazı haline gelmiştir. Girişimcinin istihdama ve ekonomiye ne gibi katkılar sağlayacağı birçok kişi tarafından farklı biçimde dile getirilmiştir. Girişimcilik örneklerine baktığımız zaman girişimciliğin kültürel faktörlerden, ailesel faktörlerden mali çevre gibi farklı parametrelerden etkilendiğini söyleyebiliriz. Ülkemizde de her dönemin özelliğine göre faklı yapıda girişimcilik örnekleri ortaya çıkmaktadır. Osmanlı Döneminde el zanaatkârlığı ve kişisel beceriler şeklinde biçimlenen girişimciler, Cumhuriyetin kurulmasıyla kişisel becerinin üstüne çıkmıştır. Ülkenin kalkınmasını sağlamak amacıyla ilk zamanlarda devlet eliyle gerçekleştirilen yatırımlar 1960'lı yıllarla birlikte serbest girişimcilere teslim edilmeye ve her geçen yıl yeni girişimciler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ortaya çıkan bu girişimcilerin hemen hepsinin belirli vasıfta olduğu ve benzer özellikler taşıdıkları dikkat çekmektedir. Girişimcilik risk alabilme faktörünü taşıdığından girişimcinin başarılı veya başarısız olma durumuyla karşı karşıya kalmıştır. İkinci bölümde Bölgesel Kalkınma kavramı incelenmeye çalışılarak kalkınmanın nasıl sağlanabileceği üzerinde durulmuştur. Bölgesel kalkınmadaki amaç çeşitli sebeplerle ülkenin diğer bölgeleriyle aynı seviyede gelişimini sağlayamamış yerlerin tespit edilip kalkınmasını sağlamaktır. Bölgesel geri kalmışlığın çeşitli sebepleri olabilmektedir. Bölgesel kalkınma hamlesinin başlatılabilmesi için öncelikle geri kalmış bölgenin neden geri kaldığı tespit edilmelidir. Ülkemizde de bölgesel kalkınmayı sağlamak amaçlı kalkınma hamleleri başlatılmıştır. Bu hedefle kalkınma ajansları kurulmuştur. Aynı zamanda beşer yıllık kalkınma planları uygulanmıştır. Bizde bölgesel kalkınmanın nasıl sağlanmaya çalışıldığını, kalkınma ajanslarının faaliyetlerini ve beşer yıllık kalkınma planlarını ikinci bölümde incelemeye çalıştık. Üçüncü bölümde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu faaliyetlerini ve bölgemizde yer alan Elazığ, Malatya ve Diyarbakır TKDK yatırımlarını incelemeye çalıştık. TKDK 18 Mayıs 2007 tarihli yasayla kurulmuştur. TKDK kırsalda kalkınmayı sağlamak maksatlı kurumdur. Kırsalda kalkınmanın sağlanmasıyla ülke ekonomisinin güçlenmesi ve kırsalda istihdamın artırılması hedeflenmektedir. Ayrıca bu bölümde TKDK'nın yatırımları başladıktan sonra TÜİK verileri kullanılarak hayvancılıkta saydığımız iller arasında TKDK'nın ne gibi bir fayda sağlayabildiğini incelemeye çalıştık.
Türkiye'de kalkınma ajanslarının yapısı ve işleyişi
Bu çalışmada, Türkiye'de Kalkınma Ajanslarının Yapısı ve İşleyişi incelenmiş örnek olarak Ankara, Çukurova ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajanslarının kurulduktan sonra ne tür faaliyetlerde bulundukları üzerine çalışılmıştır. Çalışmanın amacı kurulmaları aşamasında ve sonrasında yoğun tartışmalara sebep olan kalkınma ajanslarının kurulduktan sonra neler yapabildiklerini, bölgeler arası gelişmişlik farklarını giderebilmek için bölge aktörlerini ne ölçüde bir araya getirebildiklerini ve bugün Türkiye'de ne kadar tanındıklarını gözlemleyebilmektir.Türkiye'nin kalkınma ajansları tecrübesi 1990'lı yılların başlarına dayanmaktadır. Bu dönemlerden 2006 yılına kadar kalkınma ajansı benzeri örgütler kurulmuş fakat birçoğu bölgesel ölçekte önemli etkiler gösterse de çeşitli sebeplerden yetersiz kalmış ve kurumsallaşamamıştır. Avrupa Birliği sürecinin getirmiş olduğu gereklilikler ile birlikte Türkiye'de 2006 yılında çıkarılan 5449 Sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun ile Kalkınma Ajansları kurulmuştur. İlk etapta iki pilot bölgede (Çukurova-İzmir) kurulmuş ardından hukuki bir süreç yaşanarak kalkınma ajansı çalışmaları durmuştur. Yaşanan bu hukuki sürecin sonlanmasıyla birlikte istatistikî bölge birimleri sınıflandırması esas alınarak oluşturulan 26 bölgenin tümünde Kalkınma Ajansı kurulmuştur.Bugün artık Türkiye'de Kalkınma Ajansları, KOBİ'lerden turizme, kırsal kalkınmadan teknolojiye, eğitimden kültüre birçok alanda birçok projeye mali ve teknik destek vermiş bölgelerinde hareketlilik yaratmışlardır. Bu destekleri bölge planı ve çalışma programlarına uygun olarak vermektedirler. Ajansların bir diğer önemli faaliyeti ise bölge planı hazırlamaktır. Önceki yıllarda merkez tarafından hazırlanmakta olan bölge planları kalkınma ajanslarının işlerlik kazanmasıyla birlikte Kalkınma Bakanlığı tarafından ajanslara verilmiştir. Buda bölgedeki ihtiyaçları yerinde tespit edebilmek açısından önem arz etmektedir.Anahtar Kelimeler1-Kalkınma Ajansları2-Avrupa Birliği3-Mali Destek4-Bölge Planı5-Ankara-Çukurova-Kuzeydoğu Anadolu
Kurumsal risk yönetimi: Kalkınma ajansları örneğinde
Her kurum amaç ve hedeflerini gerçekleştirme yolunda gelecekte karşısına çıkabilecek çeşitli risklerle karşı karşıyadır. KRY'nin genel olarak amacı, kurumun gelecekte karşılaşabilecekleri olayları belirleyerek ve değerlendirerek bu olayların kurum amaçlarına ve hedeflerine katkı sağlayacak şekilde yönetilmesini sağlamaktadır. Bir olay gerçekleşmeden önce onu tahmin etmek ve ona karşı yapılacakları önceden belirlemek, bu olaydan doğabilecek olumsuz etkileri en aza indirmek, olumlu etkileri ve fırsatları ise azamileştirmek kurum yönetiminin bir başarısıdır. KRY, kurumların ve kurum yöneticilerinin bu başarıya ulaşmalarını sağlayacak önemli bir yönetim fonksiyonudur. Bu çerçevede kurumsal risk yönetimi, kural ve süreç odaklı bir yaklaşımdan sonuç odaklı bir yaklaşıma dönüşen yeni kamu yönetimi anlayışının hedeflediği başarılı yönetim yolunda yöneticiler için önemli bir araç konumundadır.Kalkınma ajansları kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek yoluyla ulusal kalkınma planı ve programları doğrultusunda bölgesel gelişmeyi hızlandırmak amacıyla kurulmuştur. Ajansların kuruluş misyonlarını, vizyonlarını, amaç ve hedeflerini gerçekleştirerek bölgesel kalkınmayı sağlamaları Türkiye ekonomisi açısından önemli bir konudur. Bu nedenle ajansların amaç ve hedefleri üzerinde olumlu ve/veya olumsuz etkisi olabilecek olay ve durumların, yani risklerin, önceden belirlenerek yönetilmesi Ajansların başarı şansını artıracaktır. KRY, ajanslarda başarılı bir şekilde tasarlanarak uygulanırsa ajansların bölgesel kalkınma amaç ve hedeflerini gerçekleştirmede önemli bir yönetim aracı haline gelecektir. Bu nedenle KRY'nin ajanslarda etkin bir şekilde uygulanması ve ajans yönetimlerine yol gösterecek akademik çalışmalar yapılması önem taşımaktadır.Tezin dördüncü bölümünde COSO Kurumsal Risk Yönetimi modeli esas alınarak KRY'nin teorik yapısı bir kalkınma ajansında uygulanmıştır. Ancak ajans yönetimi, ajans isminin tezde yer almasına onay vermediği için ajansın ismi ?X Kalkınma Ajansı? olarak kodlanmıştır. Ajanstaki KRY tasarımı ve uygulaması ile KRY'nin özelde kalkınma ajanslarında genelde ise kamu kurumlarında yönetimin bir fonksiyonu olarak nasıl uygulanabileceği sınanmıştır. Ajansların ve kamu kurumlarının KRY'nin tasarlanmasında ve uygulanmasında karşılaşabilecekleri potansiyel sorunların belirlenmesi ve bu sorunların giderilmesine yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.Anahtar Sözcükler1.Risk2.Risk Yönetimi3.Kurumsal Risk Yönetimi4.COSO KRY Modeli5.Kalkınma Ajansı
Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de bölgesel kalkınma ajansları
Bu çalışma, iki ana bölümde Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de Bölgesel Kalkınma Ajanslarının gelişimini irdelemiştir. Bölgesel kalkınma yazını ve Yeni Bölgeselcilik düşüncesinin ışığında Avrupa Birliği'nde Bölgesel Politika ve Ajansların nasıl şekillendikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ajans uygulamasının Avrupa Birliği içindeki yaygınlığına vurgu yapılmıştır. Çalışmada, özel olarak yeni bir araç olan Kalkınma Ajanslarının Türkiye'de bölgesel kalkınma farklılıklarının azaltılmasına hizmet edip edemeyeceği sorgulanmıştır. Ortaya konulan tartışmaların varlığında Türkiye'de Kalkınma Ajanslarının bölge içi ve bölgelerarası kalkınmışlık farklarının azaltılmasına hizmet edebileceği belirtilmiştir.Anahtar Sözcükler:1. Yeni Bölgeselcilik2. Bölgesel Politika3.Bölgesel Kalkınma Ajansı4. BKA5. Stratejik Bölgesel Plan
Çevik üretim sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanabilirliği: Düzey 2 TR72 Bölgesel Kalkınma Ajansı (Kayseri, Sivas ve Yozgat) örneği
Bu araştırma ile çevik üretim sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanabilirliği araştırılmıştır.Bu çalışmada, öncelikle üretim sistemleri açıklanarak, çevik üretim sisteminin gelişimi, temel prensipleri ve başarı unsurları açıklanmıştır.Araştırmanın evrenini, çeviklik kazanmaya çalışan hazır giyim işletmeleri, örneklemi ise Düzey 2 TR72 Bölgesel Kalkınma Ajansı çerçevesinde Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde faaliyet gösteren hazır giyim işletmeleri oluşturmuştur. Bu alanda faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin çevik üretim sisteminin temel prensiplerine sahiplik düzeylerini, yatkınlıklarını ve çeviklik düzeylerini belirlemek amacıyla anket formu hazırlanmıştır.Hazırlanan anket formuyla ilgili uygulama pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, 2010 yılında, örneklemi oluşturan ve Sivas ilinde faaliyet gösteren 8 hazır giyim işletmelerine gidilerek yüz yüze görüşme ile yapılmıştır. Asıl uygulama ise, 2011 yılında Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde, büyüklük ölçütleri göz önünde bulundurulmaksızın faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinde yapılmıştır. Anket uygulaması, araştırma kapsamındaki işletmelerin bir kısmına telefonla ön bilgi verilip araştırmanın amacı belirtildikten sonra e-posta yoluyla anket sorularının gönderilmesi şeklinde, bir kısmına ise yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Bu sayede, işletme yetkililerinin araştırmaya gerekli ilgiyi göstermeleri sağlanarak, bilgi kaybı en aza indirilmeye ve anlamlı cevaplara ulaşılmaya çalışılmıştır.İstatistiksel analiz için, anketlerden elde edilen veriler SPSS (15.0) paket programına uygun kodlama ile girilmiştir. Araştırmanın yapıldığı illerde faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin tanıtılması, iç ve dış faktörlerin etki düzeylerini ortaya koymak ve uygun çözüm önerileri sunabilmek için gerekli test ve değerlendirmeler, SPSS (15.0)) paket programının ilgili modülleri kullanılarak yapılmıştır.
Bebka, Oka ve Daka bağlamında kalkınma ajansları
Küreselleşmenin getirdiği rekabet ortamı, yerel/bölgesel yapıların ve ekonomilerin de bu rekabet ortamında birer aktör olarak yer almasını zorunlu kılmıştır. Küreselleşmenin getirdiği yeniden yapılanma süreçleri, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkede, yerel/bölgesel düzeyde yeni mekanizmalarının oluşmasına, yasal düzenlemelerin yapılmasına ve yeni yerel kalkınma kurumlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Merkezi devletin kalkınmadaki rolünü; yönetişim anlayışı çerçevesinde yerel ve bölgesel otoritelerin, özel sektörün ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşan bölgesel kalkınma ajansları almaya başlamıştır. Türkiye'de uzun yıllardır süregelen bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının beraberinde göç, plansız kentleşme ve işsizlik gibi sorunları giderek arttırması, ilk olarak Avrupa Birliği'ne tam üyelik müzakereleri esnasında gündeme gelen kalkınma ajanslarını, uygulanması zorunlu görülen bir model haline getirmiştir.Çalışmada bölge, bölgesel kalkınma ve bölgesel dengesizlik konuları kavramsal olarak anlatılmış, Avrupa Birliği ve Türkiye'de bölgesel kalkınma politikalarının gelişim sürecinden, araçlarından ve kurumsal yapılarından bahsedilmiş, Türkiye'de kalkınma ajanslarının hedefleri doğrultusunda yapmakta oldukları faaliyetler değerlendirilmiştir.Bu çalışmanın amacı, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı örnekleri üzerinden Türkiye'deki kalkınma ajansların idari ve mali yapıları, faaliyete geçmelerinden bu yana gerçekleştirdikleri uygulamaları ve çalışmaları performans bilgileri ışığında değerlendirmek, aralarındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortaya koymaktır.Kalkınma ajanslarının, Türkiye'nin yeni dönem bölgesel politikası içinde önem taşıyan aktörler olduğu, kurulmaları üzerinden henüz kısa sayılabilecek bir zaman geçmiş olmasına karşın, bölgesel düzeyde etkili olmaya başladıkları, sosyoekonomik yönden verimli çalışmalarda bulundukları, gelecek yıllarda da başta gelir düzeyi ve istihdam olmak üzere, hem bölgesel hem de bölge içi dengesizliklerin azaltılmasında kilit rol oynayacağı sonucuna varılmıştır.Anahtar Sözcükler:1- Bölge2- Bölgesel Kalkınma3- Bölgesel Dengesizlik4- Bölge Kalkınma Ajansları5- Türkiye'de Kalkınma Ajansları
Yeni kalkınmacılık anlayışında bölgesel kalkınma ajanslarının önemi ve AB'den seçilmiş ülke uygulamaları
Bu çalışma, dengeli bir kalkınmayı hedefleyen ülkelerin yaşadığı bölgesel dengesizlik sorununu çözebilmek için günümüzde nasıl bir kalkınma anlayışı benimsediğini ve bu anlayış çerçevesinde hangi politika araçlarını geliştirdiğini incelemek ve bu anlayışın Türkiye yansımalarını irdelemek için yapılmıştır.1980'li yıllara kadar etkisi devam eden Neo-klasik anlayış ve öncesinde politikalara yön veren Keynezyen iktisadın, yaşanan ekonomik krizlere ve küreselleşme olgusuyla birlikte iyice derinleşen bölgesel dengesizliklere kalıcı çözümler üretememesi bu anlayışların yerini ?Yeni Kalkınmacılık? anlayışına bırakmasına neden olmuştur. Gelişmiş ve gelişmekte olan bölgelerin kendine özgü özelliklerini ve potansiyellerini ortaya çıkararak birbiriyle yarışan bölgeler yaratma çabası içinde olan yeni kalkınmacılık anlayışı, bu çabasını gerçekleştirmede bölgenin yerel aktörlerinin katkısını sağlayarak katılımcı bir görüntü çizmektedir.Yeni kalkınmacılık anlayışının temel politika aracı bölgesel kalkınma ajanslarıdır. Avrupa Birliği'ne üye ve aday ülkelerde İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına uygun olarak kurulan kalkınma ajanslarının amacı, kuruldukları her bir bölgenin kendi özelliklerine uygun olarak kalkınma stratejisi oluşturmak ve bunun uygulanmasını sağlamaktır. Ajansların tek bir merkezde kurulmak yerine sınıflandırmaya uygun olarak bölgelerde kurulmasının nedeni bölgeyi yakından tanıyan yerel aktörlerle işbirliği içerisinde kalkınma stratejisini belirlemektir. Bu yapılanma tek bir planın ülkedeki tüm bölgeler için doğru plan olamayacağı, her bir bölgenin kalkınma dinamiklerinin farklı olduğu argümanına dayanmaktadır.AB ülkelerinde uzun zamandır hizmet veren bölgesel kalkınma ajanslarını incelediğimizde, gelişmiş bölgelerde kurulanların zaten bulundukları bölgenin potansiyeli yüksek olduğu için çalışmalarında başarılı oldukları gözlenmektedir. Dolayısıyla bilgi ve teknolojinin yoğun olduğu ve Ar-Ge çalışmalarının ön plana çıktığı bu bölgeler küresel rekabet gücünü ellerinde tutmaktadır. Ancak Türkiye örneğinde olduğu gibi gelişmekte olan bölgelerde kurulan kalkınma ajansları için durum aynı değildir. Henüz altyapı, ulaşım, eğitim gibi temel sorunlarını çözememişken bu bölgelerden sağlıklı işleyen rekabetçi bir pazar ekonomisi oluşturmalarını beklemenin ne derece gerçeğe yakın olduğu kanaatimce tartışma konusudur.Dolayısıyla Türkiye'den bu aşamada bölgelerarasındaki farklılıklarını gidererek küresel pazarda iyi bir yer edinmesini beklemek yerine ajanslar aracılığıyla bölge içi dengesizlikleri gidermesini beklemek daha uygun olacaktır. Bölge içi dengesizliklerin giderilmesi elbette bölgelerarasındaki farklılıkları azaltmada yardımcı olacaktır. Günümüze değin uyguladığı merkezden yönetimli kalkınma politikalarında başarılı bulunamayan Türkiye'de kalkınma ajansları, bölgelerin kendi yapısına uygun planlar hazırlayarak, potansiyellerini ortaya çıkarma açısından bir yenilik yaratacaktır. Ancak ülkemizde kalkınma ajanslarının kamu ağırlıklı tasarlanması, koordinasyon görevinin DPT'ye verilmesi ve ajansların yönetim kurullarına valilerin başkanlık ederek merkeziyetçi yapının terk edilememesi gibi sorunlar, AB'de daha çok özel sektörün dinamizmiyle hareket eden ajansların başarılı örneklerinden şimdiden uzaklaşıldığının göstergesidir.
Bölge kalkınma ajanslarını'nın Türkiye uygulaması örnek olay: Çukurova Kalkınma Ajansı
Türkiye, planlı dönemle birlikte uygulamaya başladığı bölgesel gelişme ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının giderilmesine yönelik politikalarına yeni bir boyut getirmiştir. Bunun nedeni de Avrupa Birliği (AB)'ne katılım sürecinde bölgesel gelişme politikalarının yerine getirilmesi istemidir. Bu nedenle Türkiye, uzun yıllardır bölgesel gelişme kapsamında uyguladığı politika ve araçların yerine Bölgesel Kalkınma Ajansları (BKA) olarak adlandırılan birimler kurarak yeni bir yapılanma süreci içerisine girmiş bulunmaktadır.BKA'lar, amacı bir ülkenin belli bir coğrafi bölgesinin içerisindeki özel ve kamusal tüm şirketler, yerel otoriteler ile Sivil Toplum Kuruluşları (STK) arasında işbirliği sağlayarak bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını gidererek bölgelerin ekonomik açıdan gelişmesini sağlayan ve yasal hükümlere dayandırılmış yapılardır.Küreselleşme günümüzde çok büyük önem arz etmekte olup beraberinde getirdiği yapısal uyum politikaları ile birçok konuda kendisine özgün süreç ve araçlar geliştirilmesini gerekli kılmıştır. Bu süreçte AB tarafından artık bölgesel planlamaların yenilikçi bir anlayışla ve yeni araçlarla ele alınması gerekliliği sonucunda BKA'lar açıkça ifade edilmiş olup BKA'lar AB'ye tam üyelik müzakereleri sürecinde büyük önem kazanmıştır. AB tarafından tüm aday ülkelere benimsetilmek istenen bu yeni yaklaşımda özel sektör ve bölgesel rekabet kavramları ön plana çıkarılmıştır. AB Komisyonu'nun hazırlamış olduğu Katılım Ortaklığı Belgesi'nde orta vadede yapılması gereken düzenlemeler kapsamında BKA'ların oluşturulmasına yönelik yasal düzenlemeler sürecine girilmiştir. Bu doğrultuda öncelikle NUTS (Nomenclature of Territorial Units for Statistics-İstatistikî Bölge Birimleri Sınıflandırması) sistemi 22 Eylül 2002 tarih ve 4720 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilmiş, daha sonra da 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi'nde, Katılım Öncesi Mali Yardım Programı'ndan yararlanabilmek adına BKA'ların kurulması öngörülmüştür. Bu süreci takiben 5449 sayılı ?Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun?, 25.01.2006 tarihinde TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Genel Kurulu'na gönderilerek kabul edilmiş, 08.02.2006 tarihli ve 26074 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Ülkemizde, 5449 sayılı Kanun'un birinci maddesinde ifade edildiği üzere; ?kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak? amacıyla BKA'lar kurulmaktadır.6 Temmuz 2006 tarih ve 26220 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ?Bazı Düzey 2 Bölgelerinde Kalkınma Ajansları Kurulmasına Dair Bakanlar Kurulu Kararı? ile Adana ve Mersin illerini kapsayan Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) ile İzmir ilini ve çevresini kapsayan İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) pilot bölge olarak seçilerek kuruluşu gerçekleştirilmiş ve bu ajanslar, kendilerinden sonra kurulan 24 yeni ajansa, yapılanmala-rını tamamlamaları, proje teklif çağrılarına çıkmaları gibi deneyimlerinden dolayı örgütlenme ve uygulama alanlarında yol gösterici olmuştur.Yapılanmasında ve işleyişindeki sorunların giderilmesiyle BKA'ların verimliliği de artıracağı gibi, hem ulusal, hem de bölgesel-yerel düzeyde başta istihdam ve gelir olmak üzere ekonomik ve sosyal göstergelerin iyileştirilmesine, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarının azaltılmasına ve dolayısıyla ülkenin genel refahının artırılması ve istikrarının pekiştirilmesi gibi konularda olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.
Türkiye'de tarihsel süreçte bölgesel gelişmişlik sorunu ve uygulanan politikalar
Bölgesel kalkınma problemi geçmişten günümüze gelen problemlerden biridir. Bu problemleri çözmek için birçok teori, araç geliştirilmiştir. İkinci Dünya savaşından önce kalkınma kavramına gerekli önemin verilmemesi bölgesel dengesizlikleri daha fazla artırmıştır. Küreselleşmenin artması, üretim süreçlerindeki değişimler ulusal planlamadan ziyade yerel planlamaların yapıldığı, sorunların yakından çözülmesini sağlayan politikalara yer verilmiştir. Kalkınmanın aslında milli gelirdeki büyümenin yanı sıra sosyal, kültürel, beşeri faktörlerin gelişimi ile mümkün olacağı anlaşılmıştır. Böylelikle her ülke kendi ekonomik ve coğrafik yapılarına bağlı olarak politikalar gerçekleştirmişlerdir. Ülkemizde bölgelerarası dengesizlikleri azaltmak için kullandığı çeşitli sosyoekonomik ölçütleri vardır. Bu ölçütlerden bazılarının 2020 TÜİK verileri kullanılarak yorum yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kalkınma, bölgesel kalkınma, bölgesel kalkınma politikaları, bölgesel kalkınma ajansları
Türkiye'de kalkınma ajansları
Cumhuriyet tarihinden beri uygulanmakta olan kalkınma politikalarına Avrupa Birliği kriterleri ışığında yeniden bakışın bir ürünü olarak uygulamaya konulmuş olan kalkınma ajansları; 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun hükümlerine dayalı olarak pilot uygulama olarak 2006 yılında kurulan iki ajansın teşkili ile Türk hukuk tarihindeki yerini almıştır. 2008 ve 2009 yılındaki kararnamelerle tüm Türkiye'deki kalkınma ajanslarının kuruluşları tamamlanmış ve ajanslar kuruldukları bölgelerde faaliyetlerini yerine getirmeye başlamıştır. Türk hukuk sisteminde kalkınma ajanslarının Anayasal konumu ve yapısı ile ilgili çalışmalar yapılmış olmakla birlikte bugüne kadar mevzuatının detaylı bir şekilde incelenmesi ve uygulamadaki aksaklıkların giderilmesine yönelik olarak eleştiri ve öneriler oluşturan bir çalışmanın yapılmamış olması bu tezin hazırlanmasındaki ana sebebi oluşturmuştur. Bu çalışma ile Türkiye'de oluşturulmuş olan bu kendine özgü hukukî kişiliklerin doğuşundan önceki kalkınma politikalarına göz atılacak; kalkınma ajanslarının Kanun ve ikincil mevzuatı kapsamında tahlili yapılarak hukuk sistemi içerisindeki yeri ile mevzuattaki düzenleniş biçimi üzerinde değerlendirmeler yapılacaktır. Ajansları klasik kamu kurumlarından ayıran temel özellikler üzerinde durularak personel rejimi tahlil edilecek ve ajansların hesap verebilirliği üzerinde değerlendirmeler yapılarak çalışma neticelendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Kalkınma politikaları, kalkınma ajansları, bölge, ajansların hesap verebilirliği
Alternatif bir kalkınma modeli olarak bölge kalkınma ajansları (bir alan araştırması)
Kamu yönetiminde ortaya çıkan yeni model ve yaklaşımlar, yönetim alanında etkililik ve verimliliği esas alan bir temeli esas almıştır. Hızlı karar alma ve sorunlara etkili çözümler bulma, bu yaklaşımların temel fonksiyonlarıdır. Kalkınma sorunuyla mücadele ve kalıcı politika geliştirebilmesi için merkezi yapılar dışında örgütlenmiş birimlere daha çok görev, yetki ve sorumluluk verilmesi, merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasındaki yetki-kaynak dağılımının geleneksel yapısının değiştirilmesi gereksinimini de ortaya çıkarmıştır.Özellikle demokratik kültürün yaygınlaşmasına koşut olarak, refah düzeyindeki artış, nüfus vb. alanlardaki değişimler, gereksinim ve beklentilerin farklılaşmasına ve artmasına neden olmuştur. Bu durumun doğal sonucu olarak da alternatif yönetimler, yerel ortak gereksinimleri karşılayabilmek için ortaya çıkan yeni yapılar olarak dikkat çekmektedir ki Bölge Kalkınma Ajansları da (BKA) böyle bir ihtiyacın giderilmesi için ortaya çıkmış kurumlardandır.Tez, yukarıda verilen genel çerçeve ışığında ajansların Türkiye'nin kalkınma perspektifi itibariyle alternatif bir kalkınma modeli olup olmadığına ilişkin olarak mülki idare amirleri ve ajans çalışanlarının algılarını ölçmeyi amaçlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Kalkınma, Bölgesel Gelişme, Kalkınma Ajansları.
Alternatif finansman kaynağı olarak hibelerin KOBİ'lere etkisi: Karacadağ Kalkınma Ajansından hibe alan KOBİ'ler üzerine bir uygulama
Bu çalışmada, 5449 sayılı kanunla, 2006 yılında pilot uygulama olarak Türkiye'de iki bölgede kurulup 2010 yılında yirmi altı düzey 2 bölgesinde kurumsal yapılanmasını tamamlamış olan Kalkınma Ajanslarının en temel destek aracı olan hibe enstrümanın KOBİ'lere olan etkisi ele alınmıştır. KOBİ'ler ülkemizdeki ticari işletmelerin %90'ını oluşturmaktadır ve KOBİ'lere yapılan destek büyük ölçüde doğrudan reel sektöre yapılan bir destek anlamına gelmektedir. KOBİ'lerin Türkiye'nin genelinde yapısal nitelikte olduğu kabul edilen bazı sorunları mevcuttur; aile şirketi niteliğinde kurulmaları, finans enstrümanlarını yeterince tanımamaları profesyonel yöneticilerle çalışmamaları, faturaya bağlanmayan ticari faaliyetleri, ... vb. Bunların yanında sektör ve lokasyona bağlı olarak karşılaştıkları başka müşterek sorunlarda olabilmektedir. Kalkınma Ajanslarının temel görevlerinden biri de bölgelerindeki ticari potansiyeli harekete geçirmek, gelişme potansiyeli olan sektörleri desteklemek ve böylece bölgelerarası gelişmişlik farklarını azaltmaktır. Kalkınma Ajansları destekleyecekleri sektörleri belirlerken, hazırlamış oldukları kendi bölgelerine ilişkin Bölge Planını esas alıp bu plana göre, bölge için avantajlı sektörleri desteklemek yönünde mali destek programları tasarlamaktadırlar. Kalkınma Ajanslarının yanında başka kamu kurumları da KOBİ'leri hibe ve benzeri yöntemlerle desteklemektedirler. Kamu otoritesinin farklı kurumlar üzerinden KOBİ'lere yönelik destek programları yürütmesi, desteklerin etkilerinin ölçülebilirliğini de zayıflatmaktadır. Bu çalışmada TRC2 Bölgesinde (Diyarbakır- Şanlıurfa) faaliyet gösteren Karacadağ Kalkınma Ajansının bölgesindeki KOBİ'lere yönelik olarak uyguladığı 2010 yılı mali destek programı ele alınmıştır. Destek alan ve almayan KOBİ'lerden oluşan örneklemin destek öncesi ve destek sonrası durumları mukayase edilmiş, çıkan sonuçlardan hibe mekanizmasının etkinliği ve yerindeliği değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hibe, Kalkınma Ajansı, KOBİ, Finansman.
Türkiye'de kalkınma ajanslarının kurumsal bağlamının biçimlendirme mekanizmaları üzerine bir çözümleme
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de 2006'dan bu yana 26 bölgede (düzey 2 bölgeleri) kurularak faaliyete geçen Kalkınma Ajanslarının Türkiye'deki iş sisteminin kurumsal bağlamında incelenmesidir. Kalkınma ajansları, küresel etkilerle son yıllarda yaygınlaşan yönetişim yapılarının önemli örneklerindendir; AB gibi ulusüstü bölgesel bir yapılanma tarafından desteklenmektedirler ve kuruluş amaçları nedeniyle bölgesel düzeyde faaliyet gösteren kurumlardır. Makro kurumsal kuram literatüründe güncel bir konu olan 'küresel, yerel ve bölgesel etkilerin örgütlerin ve kurumların dünyasına yansıması' tartışmalarının bir örneği olan bu çalışma için, sayılan özellikleri nedeniyle, kalkınma ajansları araştırılmaya değer bir örnek olarak seçilmiştir. Keşfedici bir araştırma olan bu tez çalışmasında araştırma sorularını yanıtlayabilmek için nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Veri geliştirme aracı olarak gözlemler, doküman analizleri ve görüşmeler kullanılmıştır. Kalkınma ajansları ile ilgili yayınlanan kanunlar, yönetmelikler, kararnameler, raporlar; ajansların faaliyetlerine gözlemci olarak katılmak yoluyla sağlanan veriler ve 18 ajansın çeşitli kademelerindeki çalışanları ve Kalkınma Bakanlığı temsilcileri ile yapılan görüşmeler nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, Türkiye'deki iş sisteminde kurumların biçimlenmesinde en önemli aktörün devlet olduğu tespiti doğrulanmıştır. Türkiye'de devletin, alanyazında daha önce tanımlanmamış farklı mekanizmalarla kurumları biçimlendirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye'deki iş sisteminde devlet "belirsizlik yaratarak" ve "organik bağlar kurarak" ajansları kendisine yakınlaştırmaktadır. Ayrıca, yaşanan dönüşümlere rağmen devletin kalkınma eksenindeki ekonomik örgütlenme yapısında önemli bir değişikliğin olmadığı, en iyi uygulama örnekleri olarak ithal edilen yönetişim uygulamalarının Türkiye'deki kurumsal bağlamda istenilen amaçlar doğrultusunda faaliyetlerini gerçekleştiremediği sonuçlarına da ulaşılmıştır.
Kalkınma ajansları ve toplumsal sermaye ilişkilerinde stratejik yaklaşım (İzmir kalkınma ajansı örneği)
Uzun yıllardır gelişmiş ülkelerin hemen hepsinde bölgesel gelişme için faaliyet gösteren ?bölgesel kalkınma ajansları? ülkemizde 2006 yılında yürürlüğe giren 5449 sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında Kanun ile yasal zemine kavuşmuştur. Türkiye'de pilot uygulama olarak başlatılan İzmir ve Çukurova (Adana-Mersin) kalkınma ajanslarının ardından 2009'da tüm Türkiye'de 26 istatistiki bölgede kurulması tamamlanan kalkınma ajansları hızla ekonomik ve sosyal alanda faaliyetlerine başlamıştır. Hızlı ve etkin hareket edebilmesi amacıyla kurgulanan kalkınma ajanslarının farklı ve esnek yapısı ?kalkınma? olgusuna farklı açılardan bakabilmeye imkân sağlamaktadır.Kalkınma süreci sürekli bir değişim yaratmakta ve bu sürecin ise ulusal veya uluslar arası sermaye ile desteklenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede kalkınma ajanslarının rolü önem taşımaktadır. Gereken sermayenin oluşturulması veya ortaya çıkarılması, kalkınma ajanslarının temel görevlerinden biridir. Toplumu bir bütün olarak işbirliğine yöneltecek yöntemler oluşturmak ve kalkınmayı dayanışma içinde birlikte gerçekleştirmek için, kalkınmada yalnızca fiziki ve beşeri değil toplumsal sermayenin de dikkate alınması gerektiği uluslar arası akademik literatürde destek bulmakta ve hızla uygulamaya aktarılmaktadır. Kuruluş mantığı, organizasyonu ve kapasite artırıcı etki gücü ile toplumsal sermayenin geliştirilmesi yoluyla kalkınmaya destek verebilecek bir kuruluş olarak görülen Kalkınma Ajansları ve ajansların toplumsal sermaye ile ilişkisi, bu tezde incelenmiştir.
Mükemmel halkla ilişkiler yaklaşımı açısından Türkiye'deki kalkınma ajanslarının halkla ilişkiler faaliyetleri: BAKA örneği
Kurumlar kendilerini ve hizmetlerini çeşitli yol ve yöntemlerle topluma tanıtırlar. Toplumlar da kurumlara güvenirler ve onların davranışından kolayca etkilenirler. Bunun yanında toplumlar, kurumların işleyiş ve hizmetlerinin iyileştirilmesi ve gördükleri aksaklıkların düzeltilmesi konusunda da talepte bulunurlar. Kurumlar bu talepleri değerlendirir ve taleplere uygun davranış sergilerse simetrik bir iletişim ortaya çıkar ve halkla ilişkiler döngüsü gerçekleşmiş olur. Bu bağlamda, Türkiye'de faaliyette olan kalkınma ajanslarının halkla ilişkiler faaliyetleri bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.Simetrik iletişim modeli merkezli yürütülen halkla ilişkiler faaliyetleri, örgütsel mükemmelliğin ve mükemmel halkla ilişkiler yaklaşımının da önemli değişkenlerindendir. Bu kapsamda, bu çalışmanın amacı da, simetrik modelin karakteristiğinin ve mükemmel halkla ilişkiler döngüsünün incelenen kurumun yasal ve idari yapısında ve uygulamalarında mevcut olup olmadığını ortaya koymaya çalışmaktır.Kurumların uyguladığı halkla ilişkiler modelleri teori bölümünde incelenmiş ve çalışma konusunu destekleyen Halkla İlişkilerde ve İletişim Yönetiminde Mükemmellik yaklaşımının benimsendiği bir kuramsal çerçeve oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda çağdaş iletişim ve yönetim tekniklerini bünyesinde barındıran Yönetişim Yaklaşımının ışık tuttuğu bir görüş benimsenmiştir.Çalışmanın amacı doğrultusunda yukarıda belirtilen döngü, Türkiye'de kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ortaklığı ile 2006 yılında oluşturulmuş olan ve yeni bir yönetişim modeli olarak karşımıza çıkan kalkınma ajanslarının yasal ve idari yapısı yazılı dokümanların incelenmesi yöntemiyle; örneklem olarak seçilen Batı Akdeniz Kalkınma Ajansının halkla ilişkiler faaliyetleri de derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak incelenmiş ve analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda kurumun yöneticileri, iletişim ve halkla ilişkiler yetkilileri, kurum çalışanları, paydaşları ve hedef kitlesinden seçilen kişilerin görüşleri alınarak halkla ilişkiler uygulamalarının olumlu ve olumsuz yönleri sorgulanmıştır.Sonuç itibariyle ortaya çıkan bu çalışmada Batı Akdeniz Kalkınma Ajansının halkla ilişkiler faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında büyük oranda simetrik modelin karakteristiğine ve Mükemmel Halkla İlişkiler Yaklaşımına uygun davrandığı, karar ve uygulamalarında çağdaş iletişim ve yönetim tekniği olan yönetişimi benimsediği sonucuna varılmış olmakla birlikte, kurumun halkla ilişkiler yönetiminin daha mükemmel ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi için idari ve davranışsal tedbir önerileri getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kalkınma Ajansları, Mükemmel Hakla İlişkiler, Yönetişim, Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, BAKA.
Bölgesel dengesizliklerin giderilmesinde kalkınma ajanslarının rolü ve Güney Ege Kalkınma Ajansı örneği
Dünya üzerinde doğal ve toplumsal kaynaklar, mekan üzerinde eşit bir şekilde dağılmadığından dolayı sosyo- ekonomik gelişmeler zaman ve mekan bakımından farklılık göstermektedir. Bu durum ülkeler arasında sosyo- ekonomik yönden gelişme farklılıklarının yaşanmasına ve gelişmiş, az gelişmiş, gelişmekte olan ve geri kalmış ülkeler gibi sınıflandırmalar yapılmasına sebep olmaktadır. Bölgesel dengesizlikler, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farkları, günümüz dünyasının en önemli problemlerinden biridir. Bunun sonucu olarak tüm ülkeler çözüm arayışı içine girmişlerdir. Türkiye?de çok belirgin olan bölgeler arası gelişmişlik farkları, bölgesel politikalarımızdaki aksaklıkları açıkça göz önüne sermektedir. Bu doğrultuda, çözüm için farklı stratejiler geliştirmek ve sıra dışı bir vizyon getirmek yönetimin asli görevlerindendir. Bu bakış açısıyla kurulan kalkınma ajansları, bölgenin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarıp, bunu en iyi şekilde kullanmayı ve bölgesel farklılıkları bertaraf etmeyi hedeflemektedir. Pilot kurulan Çukurova ve İzmir Kalkınma Ajanslarının ardından bugün ülkemizde resmi olarak kalkınma ajanslarının sayısı 26?ya çıkmıştır. Şu an faaliyete geçen kalkınma ajanslarının her biri, kendi bölgeleri için kalkınma stratejileri oluşturmaktadır. Türkiye ekonomisinde 2006 yılında Avrupa Birliği?ne uyum sürecinde alınan bir kararla ulusal kalkınma ajansları kurulmuştur. Kalkınma ajanslarının görevi öncelikle faaliyet gösterdiği bölgenin, diğer bölgelere göre gelişmişlik farklarını en aza indirmek ve bölgesel kalkınmaya yardımcı olmaktır. Türkiye?de kurulması öngörülen kalkınma ajansları, AB yapısal fonlarından yeterince yararlanamadığından bölgesel dengesizliklerin kalkınma ajansları ile giderilebilmesi yakın zamanda mümkün görülememektedir. Bu nedenle, hükümetin bölgesel dengesizlikleri giderici yöndeki yatırım ve teşvik uygulamalarının devamlılığı kaçınılmazdır. Bu çalışmada bölge ve bölgesel dengesizlik kavramı üzerinde durulmakta ve bölgesel dengesizlik sorununa yönelik araçlar ele alınmaktadır. Çalışmada örnek olarak Ege Bölgesi?nde faaliyet gösteren Güney Ege Kalkınma Ajansı?nın kuruluşundan itibaren bölgeye sağladığı kazanımlar incelenmiştir.