Social skills training

68 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

5-7 yaş grubundan oluşan 1. sınıftaki öğrencilerin sosyal becerilerinin değerlendirilmesi

Sosyal beceriler bir amaca yönelik davranışlardır. Çocuğun sosyal yönden gelişmesi onun yetişkinlik yıllarındaki sosyal yaşantısını da etkiler. Sosyal yeterlik yetişkinlik döneminde en fazla ihtiyaç duyulan olgulardandır. Sosyal becerileri yeterince gelişmemiş olan kişi, toplumda birlikte yaşadığı diğer insanlarla sağlıklı bir iletişim kuramaz. Sosyal becerinin eksikliği, çocuklar ve ergenler için önemli bir engel olarak kabul edilmektedir. Özellikle 48?60 ay arası çocukların gelişiminde bu faktör ortaya çıkar. Çocukların ve ergenlerin sosyal beceri zorlukları, sosyal kaçınma, depresyona bağlı düşük motivasyon gibi faktörlerin birleşmesiyle ortaya çıkmaktadır. Kendine güvenen ve rahat çocuklar endişeli çocuklara göre daha popülerdirler. Yetersiz sosyal ve duygusal gelişime ve işleve sahip olanlar ile düşük sosyal beceriye sahip çocuk ve ergenler bu durumlarını yetişkinlikte de sürdürmektedirler. Anahtar Kelimeler: 1-Sosyal Yeterlik 2-Sosyal Beceri 3–48–60 Ay Arası Çocuklar 4-Duygusal GeliĢme 5-Sosyal Kaçınma

Motor becerilerSosyal beceriSosyal beceri eğitimi+1
Murat Taşcı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançlarının sınıflarındaki 3-6 yaş arası çocukların sosyal becerilerine etkisinin boylamsal olarak incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin gelişime uygun uygulamalara yönelik inançlarının sınıflarındaki 3-6 yaş arası çocukların sosyal becerilerine etkisinin boylamsal olarak incelenmesidir. Çalışma grubunu, 350 okul öncesi öğretmeni ve 350 okul öncesi dönem çocuğu oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu-öğretmenler için, Kişisel Bilgi Formu-çocuklar için, Gelişime Uygun Uygulamalar Öğretmen İnanç Ölçeği (GUUÖİÖ) ve Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği-OSBED Öğretmen Formu" ile toplanmıştır. Veri analizi için Bağımsız Örneklemler için t testi ve Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Yönlü Varyans Analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonunda, okul öncesi öğretmenlerinin GUU ile ilgili inanç ortalamalarının orta aralıkta olduğu, ancak yükseğe çok yakın olduğu bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerinin yaşlarının, kıdemlerinin, öğrenim düzeylerinin, çalışma şekillerinin (kadrolu-ücretli), çalıştıkları kurum türünün (anaokulu-anasınıfı) GUU'ya ilişkin inançları üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Özel sektörde çalışan okul öncesi öğretmenlerinin GUU'ya ilişkin inanç ortalamalarının, devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin inanç ortalamalarından daha yüksek olduğu bulunmuştur. Eğitim-öğretim yılının başında yapılan ölçümlerde okul öncesi eğitim alan çocukların sosyal becerilerinin başlangıç becerileri, akademik destek becerileri, arkadaşlık becerileri ve duyguları yönetme becerileri alt boyutlarında öğretmenlerinin GUU'ya ilişkin inançlarına göre anlamlı düzeyde bir farklılaşma göstermediği bulunmuştur. Eğitim-öğretim yılının ortasında yapılan ölçümlerde GUU'ya ilişkin inanç düzeyi yüksek olan okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarında yer alan çocukların sosyal becerilerinin başlangıç becerileri ve akademik beceriler alt boyutlarında inançları düşük olanların sınıfındakilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Arkadaşlık becerileri ve duyguları yönetme becerileri alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Eğitim-öğretim yılının sonunda yapılan ölçümlerde GUU'ya ilişkin inanç düzeyi yüksek olan okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarında yer alan çocukların sosyal becerilerinin başlangıç becerileri, akademik destek becerileri, arkadaşlık becerileri ve duyguları yönetme becerileri alt boyutlarında inançları düşük olanların sınıfındakilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bu bulgular göz önünde bulundurulduğunda, özellikle inanç düzeyleri düşük olan okul öncesi öğretmenlerine GUU felsefesini destekleyebilecek şekilde hizmet içi eğitimler verilebilir. Hizmet içi eğitimler düzenlenip öğretmenlerle, GUU'nun felsefesine ve ilkelerine uygun olarak, çalıştıkları grubun yaş özellikleri, bireysel özellikleri ve içinde yaşadığı toplumun özellikleri de göz önünde bulundurularak çocukların sosyal becerilerini destekleyecek etkinlikler hazırlanabilir. Anahtar sözcükler: gelişime uygun uygulamalar, sosyal beceriler, öğretmen inançları, okul öncesi eğitim, boylamsal çalışma

Kişilik inançlarıMesleki gelişmeOkul öncesi dönem+6
Hayriye Soyalp
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı yaşlarda ilkokula başlayan çocukların akademik başarı ve sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, 2012 yılında yürürlüğe giren 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun çerçevesinde 2012-2013 öğretim yılında ilkokula başlayan 60-66 aylık - 69 aylık ve üzeri öğrencilerin 2015-2016 öğretim yılının birinci dönemindeki akademik başarı ve sosyal beceri düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın yöntemi karma yöntemdir. Çalışmanın evrenini, 2015-2016 öğretim yılında Adıyaman İli Sincik İlçesinde dördüncü sınıfa devam eden 483 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrenciler içerisinde; 60-66 aylıkken birinci sınıfa başlayan 74, 69 ay ve üzeri 409 öğrenci bulunmaktadır. 60-66 aylık 74 öğrenciye, cinsiyetleri ve yaşları eşit olacak şekilde kura yöntemiyle 69 ve üzeri aylık grup tespiti yapılmıştır. Veri toplama araçları olarak Türkçe-Matematik-Sosyal Bilgiler-Fen Bilgisi-İngilizce ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri ile ilgili hazırlanan becerisi testleri, sosyal beceri durumlarını ölçmek için hazırlanan sosyal beceri envanteri ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin başarı düzeyleri ile ilgili olarak birinci-ikinci-üçüncü sınıfta almış oldukları Türkçe, Matematik ve Hayat Bilgisi not ortalamaları, dördüncü sınıfın birinci döneminde Türkçe-Matematik-Sosyal Bilgiler-Fen Bilgisi-İngilizce ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden almış oldukları not ortalamaları e-okul sisteminden alınmıştır. Öğrencilere Türkçe-Matematik-Sosyal Bilgiler-Fen Bilgisi-İngilizce ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden birinci dönem konularını kapsayacak şekilde hazırlanmış testler uygulanmıştır. Türkçe-Matematik-Sosyal Bilgiler-Fen Bilgisi-İngilizce ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinden hazırlanan testler 148 öğrenciye uygulanmış ve tamamından dönüt alınmıştır. Testler, dördüncü sınıfın birinci döneminde işlenmesi gereken konuları kapsayacak şekilde her dersten 20' şer sorudan oluşmaktadır. Testlerin analizinde öğrencilerin her bir maddeye verdikleri doğru cevaplar beş puan, yanlış ve boş bırakılan cevaplar sıfır puan olarak değerlendirilmiş, bu şekilde öğrencilerin elde ettiği toplam puana ulaşılmıştır. Her iki testin uygulandığı ortam, öğrencilerin birbirlerinin cevaplarından etkilenmeyeceği şekilde ayrı sınıflarda ve her sırada birer öğrenci oturacak şekilde düzenlenmiştir. Çalışmaya katılan öğrencilerin yaşlarının öğrencilerin akademik ve sosyal becerilere sahip olma düzeyleri üzerinde doğrudan bir ilişkisinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nicel veri analizleri göstermiştir ki; 60-66 aylıkken ilkokula başlayan öğrencilerin akademik başarı becerilerini kazanım düzeyleri, dört yıl boyunca sürekli olarak 69 ay ve üzeri öğrencilerin gerisinde kalmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinden elde edilen bulgulara göre, 60-66 aylık çocukların bilişsel, duyuşsal ve fiziksel olgunluğa ulaşmamış olmaları sebebiyle ilkokul birinci sınıfa başlamalarının uygun olmadığı görüşü ortaya çıkmıştır. Ayrıca 60-66 aylıkken birinci sınıfa başlayan çocukların her halükarda okumaya geçtikleri, ancak yazma konusunda el kasları gelişmediği için yazılarının çok kötü olduğu; dersteki dikkatlerinin, sosyalleşme düzeylerinin ve akademik başarılarının 69 ve üzeri aylık öğrencilerden düşük seviyede olduğu katılımcıların ortak görüşü olarak ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: 12 Yıllık Zorunlu Eğitim Sistemi, Okula Başlama, Akademik Başarı Düzeyi, Sosyal Beceri Düzeyi

Akademik başarıBaşarıSosyal beceri+3
Mehmet Dağ
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek işlevli otizm spektrum bozukluğu olan bireylere sosyal becerilerin öğretimine ilişkin araştırmaların betimsel ve meta analizi

Yüksek işlevli otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanısı bulunan bireyler normal ve normalin üzerinde zekâya sahip olup dil ve iletişim becerilerinde yetersizlik göstermeyen ancak sınırlı ve tekrarlayıcı ilgi alanları olan ve sosyal becerilerde yetersizlikler gösteren bireylerdir. Bu tez çalışmasında yüksek işlevli OSB tanısı bulunan bireylere sosyal beceri öğretimini konu alan tek-denekli araştırmaların kapsamlı betimsel analizinin ve meta-analizinin yapılması ve bu araştırmalarda kullanılan uygulamalar arasında bilimsel-dayanaklı uygulamalar olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yüksek işlevli OSB tanısı bulunan bireylere sosyal beceri öğretimini konu alan tek-denekli araştırmalara ulaşmak üzere belirlenen anahtar sözcükler kullanılarak taramalar yapılmış, ulaşılan araştırmalar dâhil etme ölçütlerine göre incelenmiştir. Dâhil etme ölçütlerini karşılayan araştırmalar "Tek-Denekli Müdahaleler Model Standartları" yönergesinde yer alan niteliksel göstergeler açısından incelenmiş ve bu araştırmaların kapsamlı betimsel analizi yapılmıştır. Araştırmada ayrıca "Tek-Denekli Müdahaleler Model Standartlarına" göre güçlü düzeyde etkili ya da orta düzeyde etkili şeklinde sınıflandırılan model standartlarını karşılayan ya da model standartlarını koşullu karşılayan iki araştırmanın ise meta-analizi gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında etki büyüklüğünün hesaplanmasında parametrik olmayan analiz teknikleri arasında yer alan ilerleme oran farkı kullanılmıştır. Meta-analiz sonuçları iki araştırmada etkililiği incelenen iki uygulamanın da çok etkili olduğunu göstermiştir. Ancak bu uygulamalar 5-3-20 kuralını karşılamadığı için bilimsel dayanaklı uygulama olarak değerlendirilememiştir.

Meta analiziOtistik bozukluklarOtizm spektrum bozukluğu+4
Barış Biçimli
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal beceri eğitimi programının öğrenme güçlüğü olan çocukların sosyal becerileri üzerindeki etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırmada sosyal beceri eğitimi programının öğrenme güçlüğü olan çocukların sosyal becerileri üzerindeki etkinliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 1 ile 4.sınıf arasında eğitim alan toplam 12 öğrenme güçlüğü olan çocuk oluşturmuştur. Çalışma sıra zamanlı karma yöntem deseninde dizayn edilmiştir. Çalışmada, öğrenme güçlüğü olan çocuklar için geliştirilmesi amaçlanan okul temelli sosyal beceri eğitimi müdahale programının hazırlanması öncesinde öğretmen ve anne babalarla nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme ve gözlem kullanması, daha sonra programın etkililiğinin test edilmesi amacını gerçekleştirmek üzere ise, nicel araştırma yöntemlerinden kontrol grupsuz ön test- son test yarı deneysel desene ve son olarak yine programın etkililiğinin değerlendirilmesi amacıyla derinlemesine görüşmeye tekrar başvurulmuştur. Araştırmada nicel verilerin elde edilmesinde sosyometri tekniği ve Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi (SBDS) kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi, nicel verilerde ise Wilcoxon işaret testi kullanılmıştır. Nicel verilerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Geliştirilen sosyal beceri eğitimi programı haftada 1 kez olmak üzere toplam 10 hafta boyunca uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, uygulanan sosyal beceri eğitimi programının öğrenme güçlüğü olan çocukların sosyal beceri ve konumları üzerinde olumlu yönde etkili olduğu saptanmıştır.

Psikososyal gelişimSosyal beceriSosyal beceri eğitimi+4
Gizem Yağmur Değirmenci
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Şizofreni olan bireylerde ergoterapi ve sosyal beceri eğitiminin etkinliğinin karşılaştırılması

Şizofreni kronik ve tekrarlayıcı seyir gösteren bir hastalıktır. İlaç tedavisi ile psikososyal programların birleştirilmesinin tedaviye uyum, bağımsız yaşam, sosyal beceriler ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkileri bilinmektedir. Çalışmamızda, şizofreni tanısı olan bireylerde ergoterapi müdahaleleri ve sosyal beceri eğitiminin psikopatoloji, bilişsel durum, aktivite performansı, psikososyal işlevsellik, toplumsal katılım ve yaşam kalitesine etkisinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın örneklemi, 30 müdahale 30 kontrol olmak üzere 60 kişiden oluştu. Sosyal beceri eğitimi haftada 1 kez 50 dakika süren 10 oturumdan oluştu. Sosyal beceri eğitimi ile birlikte ergoterapi programı, haftada 1 kez 50 dakika süren 16 oturumdan oluştu. Müdahaleler öncesi, sonrası ve izlemde Sosyodemografik Veri Formu ile psikopatoloji, bilişsel durum, aktivite performansı, psikososyal işlevsellik, toplumsal katılım ve yaşam kalitesine yönelik ölçümler ve sosyal çevreye ait değerlendirme yapıldı. Çalışma sonuçlarımıza göre, hem sosyal beceri eğitimi hem de sosyal beceri ile birlikte ergoterapi müdahalelerinin psikiyatrik belirtiler, depresif belirtiler ve negatif belirtilerde azalmaya; bilişsel beceriler, sosyal işlevsellik, sorun çözme ve iletişim becerilerinde iyileşmeye; aktivite performansı, toplumsal katılım ve yaşam kalitesi düzeylerinde artış olmuştur. İzlemde, sosyal beceri eğitimi ile birlikte ergoterapi grubunda klinik belirtiler, aktivite performansı, sosyal işlevsellik, iletişim becerileri, sorun çözme becerileri, toplumsal katılım ve yaşam kalitesi üzerinde iyileşmenin devam ettiği saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda, ergoterapi müdahalelerinin psikososyal rehabilitasyon çalışmalarında yer almasının şizofreni olan bireylerin işlevselliklerinde olumlu etkileri artıracağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Şizofreni, ergoterapi, sosyal beceri eğitimi, aktivite performansı, toplumsal katılım

Aktivite analiziKatılımSosyal beceri+3
Selma Ercan Doğu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocukların paylaşma, yardımlaşma ve rahatlatma becerilerini geliştirme programının etkililiğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı dört-beş yaşındaki çocukların yardımlaşma, paylaşma ve rahatlatma davranışlarını geliştirmeye yönelik bir programın oluşturulması, uygulanması, etkililiğinin değerlendirilmesi ve bu becerilerin sosyal bilgi işleme ve duygu tanıma becerileri ile ilişkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda olumlu sosyal beceriler ve bilişsel becerilere yönelik bir program geliştirilmiş ve çocuklara altı modülden oluşan üç haftalık bir eğitim verilmiştir. Eğitim programı kapsamında çocuklarla her hafta yardımlaşma, paylaşma ve rahatlatma davranışlarını arttıracak etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaya dört-beş yaşlarında anaokuluna devam eden 57 müdahale, 39 kontrol grubunda olmak üzere toplam 96 çocuk katılmıştır. Araştırma kapsamında hem çocuklardan bireysel ölçümler alınmış, hem de ebeveynler ve öğretmenlerden çocukların olumlu sosyal davranışlarını değerlendirmeleri istenmiştir. Elde edilen sonuçlar, uygulanan sosyal beceri geliştirme programının hem çocuklardan alınan ölçümlerde hem de ebeveyn ve öğretmen bildirimlerinde anlamlı bir farklılaşma yarattığını göstermektedir. Programın uygulandığı gruptaki çocukların yardımlaşma, paylaşma, rahatlatma davranışlarının, duygu tanıma becerilerinin ve olumsuz bir duruma karşı verdikleri sakin yanıtların arttığı tespit edilmiştir. Ebeveyn ve öğretmenlerden alınan bildirimlerde de sosyal beceri geliştirme programı uygulanan grubun aldığı puanların, kontrol grubunun aldığı puanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu bulunmuştur. Bu nedenle çocuklardan alınan ölçümler ile ebeveynler ve öğretmenlerden alınan ölçümlerin tutarlı olduğunu, uygulanan programın çocukların sosyal becerileri üzerinde etkili olduğunu söylemek mümkündür. Çalışma kapsamında aynı zamanda çocukların olumlu sosyal davranışları ve bilişsel becerilerinin demografik özelliklerle ilişkili olup olmadığı incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, cinsiyet, yaş, kardeşe sahip olma ve annenin eğitim düzeyinin bu davranışlar ve beceriler üzerinde en etkili değişkenler olduğunu göstermiştir.

Duygu tanımaOkul öncesi çocuklarPaylaşma+7
Zeynep Şen
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Dijital cihazların hayatın farklı alanlarında kontrolsüz kullanımı sonucunda dijital bağımlılıkla birlikte fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak bazı olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Bu bağlamda dijital bağımlılık ve sosyal beceri arasındaki ilişki durumunun ortaya çıkarılması önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeyleri ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkininin incelenmesidir. Ayrıca öğrencilerin dijital bağımlılık düzeyleri ve sosyal beceri düzeyleri cinsiyet, teknolojik cihaza sahip olma durumu ve kardeş sayısı gibi çeşitli değişkenler açısından da karşılaştırılmıştır. Nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak hazırlanan bu çalışmada araştırmanın örneklemini Mersin ili merkez ilçelerindeki 1262 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Uygun örnekleme yoluyla veriler toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak Hawi, Samaha ve Griffiths (2019) tarafından geliştirilen "Çocuklar için Dijital Bağımlılık Ölçeği" ve Kocayörük (2000) tarafından geliştirilen "Sosyal Beceri Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 22 ve Amos 21 kullanılarak katılımcıların dijital bağımlılık ve sosyal beceri düzeyleri belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyete, teknolojik cihazlara sahip olma durumuna ve kardeş sayılarına göre dijital bağımlılık ve sosyal beceri düzeyleri incelenmiştir. Dijital bağımlılık ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişki için korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin dijital bağımlılığı ile sosyal beceri düzeyleri arasında orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Çalışmaya katılan erkek öğrencilerin dijital bağımlılık düzeylerinin kız öğrencilerden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte kız öğrencilerin sosyal beceri düzeylerinin erkek öğrencilerden daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın bulguları incelendiğinde özellikle ilkokul seviyesinde öğrencilerin dijital bağımlılık düzeyleri artıkça sosyal beceri açısından sorunlarla karşılaşabilecekleri şeklinde yorumlanabilir.

BağımlılıkSayısal bağımlılıkSosyal beceri+4
Özcan Durmaz
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2018 sosyal bilgiler öğretim programı ve 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitabının sosyal beceri açısından incelenmesi

Toplumun bir parçası olan insanın toplum yaşamında sağlıklı bir şekilde bulunmasında sosyal ilişkilerin önemi büyüktür. Kişiler arası sosyal ilişkilerin sağlıklı ilerlemesini sağlayacak faktörlerden olan sosyal becerilerin insanlara kazandırılması gerekmektedir. Bu bağlamda araştırma, ilkokulda öğrencilerin kullandıkları önemli materyallerden olan ders kitaplarının söz konusu becerilerin kazandırılmasındaki etkinliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma sorusu 2018 Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve bu program doğrultusunda hazırlanmış 2021-2022 eğitim öğretim yılında kullanılan ilkokul 4. Sınıf Sosyal Bilgiler ders kitabının sosyal beceriler açısından incelemesi olarak belirlenmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında, araştırmada incelenmesi planlanan olgu ve olaylara ilişkin kanıtlar sunan materyallerin gözden geçirilmesine imkân tanıyan doküman incelemesi yaklaşımı kullanılmıştır. Doküman incelemesi yoluyla elde edilen veriler betimsel yaklaşım ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, programda yer alan özel amaçlar, temel beceriler, değerler eğitimi, öğrenme alanları, 4. Sınıf kazanımları ve kazanımlar doğrultusunda hazırlanan 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitabının ilgili metin, görsel, etkinlik ve soruların sosyal beceriler kapsamı içerisinde yer alan becerilerden en fazla; ilk kazandırılacak beceriler, grupla bir işi yürütmeye yönelik beceriler, plan yapma ve problem çözme becerileri yer alırken aynı zamanda duygulara yönelik beceriler ve saldırgan davranışlarla başa çıkmaya yönelik becerilerin de yer aldığı görülmüştür. Ayrıca stres durumlarıyla başa çıkma becerilerinin yer almadığı belirlenmiştir.

Ders kitaplarıSosyal beceriSosyal beceri eğitimi+6
Elif Kurt
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların sosyal problem çözme becerilerine eşli dansların etkisinin incelenmesi

Okul öncesi dönemde dans etkinlikleri, çocukların iş birliği yapma, kendini ifade etme, özgüvene sahip olma gibi sosyal becerilerin gelişimine katkı sağlamaktadır. Çocukların sosyal gelişimlerine katkıları olan dansın, sosyal problem çözme becerilerine de olumlu etkileri olacağı düşünülmüş ve bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemde eşli dansların sosyal problem çözme becerilerine etkisini incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışmada nicel yöntemlerden ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında Balıkesir ili Altıeylül ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ortaokulun iki ayrı anasınıfında öğrenim gören 48-72 ay arası 16'sı deney grubu, 16'sı kontrol grubu olmak üzere 32 çocuk oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme türlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve çocukların sosyal problem çözme becerilerinin düzeyini belirleyebilmek amacıyla Wally Sosyal Problem Çözme Testi kullanılmıştır. Okul öncesi dönemde sosyal problem çözme becerilerini geliştirmek için hazırlanan eşli dans etkinlikleri deney grubuna her gün 30 dakika olmak üzere 10 hafta boyunca araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara ise okul öncesi öğretim programındaki kazanımları içeren çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Uygulama sonunda okul öncesi dönemde eşli dansların sosyal problem çözme becerisine etkisini belirlemek amacıyla deney ve kontrol gruplarına eşzamanlı olarak Wally Sosyal Problem Çözme Testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde, çocukların veri toplama araçlarından aldıkları puanların karşılaştırılması amacıyla karışık desen ANOVA testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan cinsiyetin, bağımlı değişken olan sosyal problem çözme becerisine etkisini belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler için t testi yapılmıştır. Verilerin geçerlik ve güvenirliği için uzman görüşünden yararlanılmış, KR-20 güvenirlik katsayısı hesaplanmış ve araştırmacının kodladığı verilerin güvenilirliğini sağlamak adına kodlayıcılar arası güvenirlik hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularından yola çıkılarak, deney grubuna uygulanan eşli dans etkinliklerinin, çocukların sosyal problem çözme becerilerini olumlu yönde etkilerken kız ve erkek çocukların sosyal problem çözme becerilerini benzer oranlarda geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.

DansDans eğitimiOkul öncesi eğitim+5
Sevgi Atak
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan okul öncesi çocukların sosyal becerilerinin desteklenmesine yönelik fiziksel aktiviteye dayalı öğretimin etkililiği

Bu çalışmada, Otizm Spektrum Bozukluğu olan okul öncesi çocukların sosyal becerilerinin desteklenmesinde fiziksel aktiviteye dayalı öğretimin etkililiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak araştırma, Otizm Spektrum Bozukluğu tanısına sahip okulöncesi dönemde olan 3 çocuk ile yürütülmüştür. Sosyal becerilerinin desteklenmesinde Fiziksel Aktiviteye Dayalı Öğretim (FADÖ) kullanılmıştır. FADÖ, doğrudan öğretim yöntemine uygun olarak düzenlenmiş olup 18 etkinlikten oluşmaktadır. Öğretim, haftada iki gün ve günde 2 oturum olarak gerçekleştirilmiş olup 4.5 hafta sürmüştür. Çalışma tek grup öntest-sontest deneysel desen modeli niteliğindedir. Çocukların sosyal beceri düzeylerinin tespit edilmesi için, ön test, izleme, son test ve kalıcılık oturumlarında Sosyal Beceri Kontrol Listesi Kullanılmıştır. Veri analiz sürecinde, katılımcıların sosyal beceri durumları her bir katılımcının ön testte, son testte ve kalıcılık testinde ilgili becerileri kazanıp kazanmadıkları tablo üzerinde ve görsel analiz tekniği kullanılarak incelenmiştir. Öğretim sırası izleme verilerinin analizinde öğrencilerin, öğretim sırası performanslarının nasıl değişiklik gösterdiğini ortaya koymak amacıyla çizgi grafiği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcıların tamamının ön testteki becerileri ile son testteki becerileri arasında artış olduğu görülmüştür. Fiziksel aktiviteye dayalı öğretim sürecinin öğrencilerin en çok etkinliği bitirme, sözel yönergelere uyma, işbirliği ile çalışma becerilerini geliştirdiği, bu becerilerden sonra ise en çok devam eden bir etkinliğe katılma, dikkatini toplama, sırasını bekleme ve sorulan sorulara cevap verme becerilerini geliştirdiği görülmektedir. Araştırma sonuçları fiziksel aktiviteye dayalı öğretimin, otizm spektrum bozukluğu olan okulöncesi dönem çocuklarının sosyal becerilerinin gelişmesinde etkili olduğunu göstermiştir.

Fiziksel aktiviteOtizm spektrum bozukluğuSosyal beceri+1
Turan Başkonuş
Ankara University
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Preventing preschoolers' social skill deficits through a child training program

Social skills gained in the preschool period affect important areas like peer relations, school success, and mental health in later years. Impact research on social skills training programs in Turkey is limited in terms of sample size and assessment tools. This study aimed to develop a researcher-led social skills training program for preschoolers and examine its effects on children's social competence, social and emotion understanding skills, social problem solving and play behaviors. In this randomized control, pretest-posttest study, preschools from Bakırköy municipality schools were randomly assigned to intervention and control groups. Intervention group received a 12-week program, which consisted of weekly, 40-minute researcher-led classroom sessions between February and May 2017. A total of 181 children (61 control, 120 intervention) whose ages ranged from 46 to 74 months, their mothers and teachers participated in the study. Before and after the program implementation, mothers and teachers completed behavior rating scales, and children were administered individual tests to obtain data on their social and emotional competence. Children in the intervention group were also observed in free play time. Results revealed that children in the intervention group showed more increase in social competence and prosocial responses to peer provocation between pre- and post-test compared to children in the control group. A downward trend in aggressive problem solutions was also observed in intervention group. Unexpectedly, intervention children showed more increase in anger-aggression scores between pre- and post-test compared to control group. Results have been discussed with respect to program content, delivery method and assessment tools along with study limitations.

Education programsPreschool educationPreschool childrens+6
Merve İpek Şentürk
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm bozukluğu gösteren çocuklara sosyal becerilerin öğretiminde sosyal öykü ve video model uygulamalarının etkililik ve verimlilikleri

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) gösteren çocuklar sosyal iletişim ve etkileşim yetersizliğine sahip olma özelliğinin bir yansıması olarak sosyal becerilerin gelişiminde normal gelişim gösteren akranlarından farklılık gösterirler. OSB tanılı bireylere sosyal becerilerin öğretiminde kullanılan birçok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemlerin sadece bir bölümü kanıt temelli müdahaleler arasında sayılmaktadır. Sosyal öyküler ve video modelle öğretim de bu müdahaleler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada OSB gösteren çocuklara sosyal becerilerin öğretiminde sosyal öykülerin ve video modelle öğretimin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma 6 – 8 yaş aralığında OSB tanılı dört çocukla yürütülmüştür. Araştırmada çocuklara kazandırılan hedef davranışlar bağımsız oyun başlatma ve sürdürme, anneyle birlikte oyun oynama ve kendisine verilen etkinlikleri tek başına tamamlama becerileridir. Araştırmada tek denekli araştırma desenlerinden dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır.Araştırmanın etkililik bulguları dört katılımcının da hedeflenen sosyal becerileri hem sosyal öykü hem de video model uygulamalarıyla öğrenebildiklerini göstermiştir. Bir katılımcı dışında diğer katılımcılar video model uygulamasıyla daha kısa sürede hedeflenen becerileri kazanmışlardır. Bir katılımcı ise aynı sürede hem sosyal öykü hem de video model uygulamasında ölçüte ulaşmıştır. Katılımcıların hepsinin çalışma sona erdikten sonra da kazandıkları becerileri sürdürdükleri görülmüştür. Araştırmanın sosyal geçerlik verileri anneleri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve bulguları betimsel analiz sonucunda elde edilmiştir. Bulgularda ailelerin video model uygulamalarını sosyal öykü uygulamalarından daha etkili buldukları, çocuklarının çalışma sona erdikten sonra kazandıkları becerileri farklı ortamlarda da sürdürdükleri ve genelleyebildikleri, ailelerin sosyal öykü ve video model yöntemlerini uygulanabilir buldukları görülmüştür. Ayrıca anneler çalışma sonlandırıldıktan sonra da davranış problemlerini azaltmaya yönelik olarak öyküler kullandıklarını belirtmişler ve annelerden biri de yerinde oturma davranışıyla ilgili olarak video çektiğini ve çektiği videoyu oğluna izleterek kullandığını belirtmiştir.

EğitimOtistik bozukluklarSosyal beceri eğitimi+6
Ceyda Turhan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara sosyal beceri öğretiminde teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı ve etkililiği

Otizm Spektrum bozukluğu (OSB) olan bireyler iletişim başlatma, sürdürme, sosyal ipuçlarını anlama, sosyal bağlama uygun tepki verme gibi sosyal becerilerde önemli ölçüde yetersizlikler göstermektedirler. Bu nedenle bu bireylerin eğitim programlarında sosyal becerilerin geliştirilmesi öncelikli amaçlardan birisidir. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Önemli olan hedeflenen sosyal becerilerin öğretiminde etkililiği ortaya konmuş kanıt temelli uygulamaların kullanılıyor olmasıdır. OSB olan bireylerde sosyal beceri öğretiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalardan biri de sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler sosyal ipuçlarını anlama ve bu duruma uygun tepki vermeyi açıklayan kısa bireyselleştirilmiş öykülerdir. Dolayısıyla bir kurguya sahiptir ve bu bağlamda Çoklu Ortam Öğrenme Yaklaşımı, farklı içerik sunum biçimlerini destekleyerek sosyal öykülerin dijital ortamlardan verilmesi için uygun bir yaklaşım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırmanın amacı OSB olan ergenlere sosyal beceri öğretiminde etkileşimli ve etkileşimli olmayan ortamlarda hazırlanan sosyal öykülerin tasarımlanması ve etkileşimli ve etkileşimli olmayan sosyal öykülerin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılmasıdır. Ayrıca, çalışmada deneklerin hedef sosyal becerileri öğretim sona erdikten sonra sürdürmeleri ve bu becerileri farklı ortamlara genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Aynı zamanda annelerin, öğretmenlerin ve akranların görüşleri de değerlendirilerek, çalışmanın sosyal geçerliği incelenmiştir. Araştırma, OSB tanısı olan 12-14 yaş aralığında kaynaştırma eğitimine devam eden dört ergen katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmanın yöntemi karma araştırma yöntemidir. Araştırmada tasarım tabanlı araştırma ve tek denekli araştırma desenlerinden biri olan uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli birlikte kullanılmıştır. Bulgular; etkileşimli sosyal öykülerin "etkileşimli, seçim yapma ve karar verme" özelliklerini barındırması nedeniyle etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha ilgi çekici ve eğlenceli olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte her iki uygulamanın da kolay uygulanabilir ve amaca hizmet ettiği belirtilmektedir. Her iki öğretim uygulaması ile deneklerin sosyal becerileri edindikleri ve edindikleri bu becerileri öğretim bittikten sonra da sürdürdükleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Araştırmada sosyal becerilerin ediniminde etkileşimli sosyal öykü uygulaması ile etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasının çok az bir farkla hemen hemen eşit düzeyde etkili olduğu, kalıcılık ve genelleme aşamalarında ise her iki öğretim uygulaması arasında dört katılımcıda da bir farklılık olmadığı görülmektedir. Bulgular verimlilik açısından değerlendirildiğinde ise her dört denekte ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleştirilen oturum/deneme sayısı ve hata sayısı açısından etkileşimli sosyal öykü uygulamasının etkileşimli olmayan sosyal öykü uygulamasına göre daha verimli olduğu görülmüştür. Ancak, hedef becerilerde ölçüt karşılanıncaya değin gerçekleşen toplam öğretim süresi açısından değerlendirildiğinde bir denek haricinde üç denekte etkileşimli olmayan sosyal öyküler etkileşimli sosyal öykülere göre daha verimlidir. Sosyal geçerlik bulgularına göre anneler, öğretmenler her iki uygulama için olumlu sonuçlardan söz etmişlerdir. Bununla birlikte etkileşimli sosyal öykülerin etkileşimli olmayan sosyal öykülere göre daha eğlenceli, aktif ve keşfedici bir öğrenme ortamı oluşturduğunu; bu nedenle çocuklarının becerileri daha hızlı öğrenmiş olabileceklerini belirtmişlerdir. Akranlar ise çalışmaya katılmak ve bu çalışmanın bir parçası olmaktan dolayı kendilerini çok mutlu hissettiklerini, arkadaşları için çalışmanın yararlı olduğunu ifade etmişlerdir. Ek olarak birlikte oyun oynamak, vakit geçirmek, grup etkinliklerine katılmak, zor durumlarda ne yapmaları gerektiğini öğrenmek gibi becerilerde çalışmanın hem kendileri, hem arkadaşları, hem de tüm sınıf için yararlı olduğunu dile getirmişlerdir. Anahtar Sözcükler: OSB, Sosyal beceri, Sosyal öyküler, Teknoloji destekli etkileşimli ortam tasarımı.

Ortam tasarımıOtistik bozukluklarOtistik çocuklar+5
Sunagül Sani Bozkurt
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarınca hazırlanan ve sunulan sosyal öykülerin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sosyal becerileri edinmeleri üzerindeki etkisi

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklar diğer gelişim alanlarında olduğu gibi sosyal becerileri edinmek için de etkili özel eğitim müdahalelerine gereksinim duymaktadırlar. Sosyal öyküler, OSB olan çocukların davranışsal ve eğitsel gereksinimlerinin desteklemesinde etkili olduğu bilinen bilimsel dayanaklı uygulamalardan biridir. Bu araştırmada, öğretmen adaylarınca hazırlanan vesunulan sosyal öykülerin okulöncesi dönemde bulunan OSB olan çocukların hedef sosyal becerileri edinmeleri, uygulama sona erdikten bir, üç ve beş hafta sonra korumaları ve hedef sosyal becerileri farklı kişi ve ortamlara genellemeleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada öğretmen adayları ve OSB olan çocukların anne-babalarından öznel değerlendirme yoluyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Destek Birimi'nde grup eğitimine devam eden OSB olan üç çocuk ve aynı kurumda öğretmenlik uygulaması yapan üç öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın amaçlarından ilki, özel eğitim öğretmen adaylarının sosyal öykü yöntemini doğru ve güvenilir bir biçimde uygulama bilgi ve becerisini kazanıp kazanmadıklarını incelemektir. Araştırmanın diğer amacı ise öğretmen adaylarınca hazırlanan ve sunulan sosyal öykülerin OSB olan çocukların hedeflenen sosyal becerileri edinmeleri, bir, üç ve beş hafta sonra korumaları ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama evreli çiftler arası (öğretmen adayı-OSB olan çocuk) çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik verilerinin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmen adaylarının sunulan eğitimin ardından sosyal öyküleri %100 doğrulukla yazma ve yüksek düzeyde uygulama güvenirliği ile uygulama becerisi edindiğini göstermiştir. OSB olan çocukların ise hedef sosyal becerileri %100 düzeyinde edindiklerini, araştırmanın sona ermesini izleyen bir, üç ve beşinci haftalarda edindikleri sosyal becerileri koruduklarını ve bu becerileri farklı ortam ve kişilere genelleyebildiklerini göstermiştir. Sosyal geçerlik verileri, çalışmanın araştırmaya katılan öğretmen adayları ve OSB olan çocukların anne-babaları tarafından olumlu olarak değerlendirildiğini göstermiştir. Öğretmen adayları sosyal öykü yöntemini kolay bulduklarını ve meslek yaşamlarında da kullanacaklarını, anne-babalar ise hedef sosyal becerilerden ve sosyal öykü yönteminden memnun olduklarını aktarmışlardır. Araştırmanın bulgularının yeni araştırmalarla desteklenmesine, sosyal öykülerin hizmet-içi ve hizmet öncesi dönemde bulunan öğretmen ve öğretmen adaylarına öğretilmesinin yaygınlaştırılmasına gereksinim olduğu düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerHikayeHikaye anlatma+7
Dilay Akgün Giray
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği

Bu araştırmanın amacı, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara yaya becerilerinden üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği, katılımcıların öğrendikleri beceriyi sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmada ayrıca, katılımcıların annelerinin araştırmanın sürecine ve araştırmanın sonuçlarına ilişkin görüşleri alınarak yapılan çalışmanın sosyal geçerliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma şehir merkezinde üst geçit bulunan iki farklı caddede gerçekleştirilmiştir. Araştırmada 7-8 yaş aralığındaki OSB olan üç çocuğa videoyla model olma ile üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisinin öğretiminde, tek-denekli araştırma yöntemlerinden katılımcılar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, tüm katılımcıların üst geçit kullanarak karşıdan karşıya geçme becerisini öğrendiklerini ve uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da öğrendikleri beceriyi sürdürdüklerini göstermektedir. Katılımcılar öğrendikleri beceriyi şehirdeki farklı bir üst geçidi kullanarak da genelleyebilmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları katılımcıların anneleri açısından olumludur.

BeceriBeceri kazandırmaOtizm spektrum bozukluğu+6
Ahmet Alperen Yavuz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş grubu çocukların sosyal beceri eğitimine ilişkin öğretmen görüşleri

4-6 Yaş Grubu Çocukların Sosyal Beceri Eğitimine İlişkin Öğretmen Görüşleri. Bu çalışmada 4-6 yaş grubu çocukların sosyal beceri eğitimine ilişkin öğretmen görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubunu, 2013-2014 eğitim-öğretim döneminde İzmir ili Menemen ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı, 56 tanesi üst, 27 tanesi orta 22 tanesi de alt, sosyo-ekonomik düzeyde bulunan bağımsız anaokulları ve ilkokulların anasınıflarında görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Veriler standartlaştırılmış açık uçlu görüşme formu aracılığı ile, yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Görüşmeye 21 öğretmen katılmış, veriler sözlü ve yazılı olarak kaydedilmiştir. Verilerin analizinde, nitel analiz tekniklerinden içerik analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda edinilen bulgular incelendiğinde; öğretmenlerin sosyal becerileri iletişim becerileri, arkadaşlık becerileri, akademik beceriler, duygularını yönetme becerileri olarak tanımladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin, okul öncesi eğitimde iletişim, liderlik, sorumluluk, empati, paylaşma ve hoşgörü gibi sosyal becerilerin kazandırılması gerektiği düşüncesinde oldukları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlere göre sosyal becerilerin sosyal yönleri kadar bireysel yönlerinin de olduğu belirlenmiştir. Çocukların sosyal beceri kazanmalarını etkileyen faktörlerin bireysel, çevresel ve akademik boyutlarının olduğu saptanmıştır. Okul öncesi eğitim programında yer alan sosyal duygusal gelişim alanında bulunan kazanımların, sosyal beceri kavramları açısından eksikliklerinin olduğu; programda bu kavramlara doğrudan yer verilmesinin, öğretmeni planlarında daha sık kullanmaya teşvik edeceği görüşündedirler. Öğrencilerinin sosyal beceri kazanımlarını gözlem yoluyla, değerlendirme etkinlikleri kullanarak, günlük ve aylık plan değerlendirmesi yaparak, soru-cevap yöntemiyle, değerlendirme panosu kullanarak değerlendirdikleri sonucuna varılmıştır. Öğretmenler çocuklara, 'problem çözme, uyum sağlama, iletişim, kendini ve duygularını ifade edebilme, kurallara uyma, katılım, liderlik, empati, özgüven, diğer kültürleri tanıma, sorumluluk, farklılıklara saygı gösterme, kendini kontrol etme, sıra bekleme, hakka riayet etme, paylaşma, nezaket kuralları' sosyal becerilerini kazandırırken zorlandıkları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi, eğitim, sosyal beceri.

Beceri eğitimiEğitimOkul öncesi eğitim+3
Ebru Karakuş Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of the social skill training program on social skill levels of the 3rd grade students

This research was carried out to assign the effect of social skills training program on social skills level of 3rd grade students and to establish whether the social skill levels of the students attending the 2nd, 3rd and 4th grade of primary school differ according to gender and family variables. Research group consists 180 students who were attending 2nd, 3rd and 4th grade of Maltepe District Istanbul Private Istanbul Medeniyet Primary School at 2018-2019 school year. The Personal Information Form developed by the school guidance unit was used to assign the demographic characteristics of the students and the Social Skill Scale prepared by Kocayörük (2000) was used to assign the social skill levels of the students. The research is an experimental study with pretest and post-test control groups. Among the 20 students with the lowest scores from the applied scale, 10 experimental groups were randomly assigned to 10 control groups. Social Skills Training Program was applied to the experimental group for 45 minutes for 8 weeks and no procedure was applied for the control group. Statistical Package for Social Sciences (SPSS 23. IBM) software was used in the analysis of the data. In the study, p value less than 0.05 was considered statistically significant. As a consequence of the research, it was found that while there was no difference in social skill levels of the students in the control group, the social skill levels of the students in the experimental group were different. In other words, it was found that Social Skills Training Program significantly increased students' social skills levels. In addition, it was found that variable of gender and the living with family elders did not have a significant effect on the social skill level, but it was found that parents' education level and family income level had a significant effect.

Skill trainingEducation programsSocial skill+2
Elif Kam
Yeditepe University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Drama temelli dijital hikaye anlatıcılığı programının 6 yaş çocuklarının bazı sosyal becerilerinin gelişimine etkisi

Bu araştırma, ana sınıfına devam eden altı yaş çocuklarının, bazı sosyal becerilerine drama temelli dijital hikâye anlatıcılığı programının etkisini belirlemek amacıyla yapılan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırma 2016 – 2017 eğitim öğretim yılının birinci yarıyılında Aydın ili Efeler ilçesindeki resmi bir anaokulunda yapılmıştır. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubunda bulunan toplam 48 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. On hafta süren araştırmada, dersler deney grubunda drama temelli dijital hikâye anlatıcılığı programında yer alan etkinlikler ile kontrol grubunda okul öncesi programında yer alan etkinliklerle işlenmiştir. Ölçme aracı olarak deney ve kontrol grubuna "Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği" (Avcıoğlu, 2007) öntest – sontest olarak uygulanmıştır. Ayrıca deneysel müdahale programının öncesinde, öğrenciler hakkında bilgi edinmek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından elde edilen verilerin çözümleri SPSS (23.0) paket programından yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. Grupların Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeğinden aldıkları puanlar arasında farklılaşma olup olmadığını belirlemek için kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Sonuç olarak Sosyal Beceriler Değerlendirme Ölçeğinden elde edilen sontest puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Ölçeğin dokuz alt boyutundan "Kızgınlık Davranışlarını Kontrol Etme ve Değişikliklere Uyum Sağlama Becerileri", "Akran Baskısı ile Basa Çıkma Becerileri", "Sözel Açıklama Becerileri", "Dinleme Becerileri", "Amaç Oluşturma Becerileri" ve "Görevleri Tamamlama Becerileri" alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. "Kişiler Arası Beceriler", "Kendini Kontrol Etme Becerileri" ve "Sonuçları Kabul Etme Becerileri" alt boyutlarında ise deney ve kontrol grubu sontest puanları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır.

Beceri kazandırmaDijital öykülemeDrama+7
Fazilet Başdaş
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde kullanılan öykü kitaplarının sosyal becerileri içermesi bakımından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemde kullanılan öykü kitaplarının sosyal becerileri içermesi açısından incelenmesidir. Araştırmada karma yöntem yaklaşımlarından sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında tarama (betimsel araştırma) modeli, nitel aşamasında ise temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Bu araştırmada önce anketler toplanıp değerlendirilmiş daha sonra çıkan sonuca göre doküman incelemesi yapılmıştır. Örnekleme alınacak kitapları belirlemek için ölçüt örnekleme stratejisi kullanılmıştır. Bu kapsamda, doğrudan araştırma amacıyla ilişkili olan ve zengin veri sağlayacak kitapları seçmek için dört ölçüt belirlenmiştir. Bu ölçütler şunlardır: (i) Seçilen kitaplar araştırmanın nicel aşamasından elde edilen verilere göre öğretmenlerin önerdikleri kitaplar arasından olmalıdır. (ii) Seçilen kitaplar okul öncesi dönem çocuklarının yaş seviyesine uygun olmalıdır. (iii) Seçilen kitaplar bir sosyal becerinin öğretimine dönük olmalıdır. (iv) Seçilen kitaplar seri şeklinde olmalıdır. Söz konusu ölçütleri karşıladığı için Tali Serisi öykü kitapları veri kaynakları olarak belirlenmiştir. Araştırmada Tali serisinde yer alan öykü kitaplarını sosyal beceri öğretimine uygunluğu açısından incelemek amaçlandığı için doküman analizi kullanılmıştır ve Tali Serisinde yer alan 18 öykü kitabı doküman olarak incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından bir kodlama sistemi oluşturulmuş ve oluşturulan kodlar birbirleri ile ilişkilerine göre kümelenerek gruplanmış ve üç kategori oluşturulmuştur. Daha sonra bu kategoriler 'Dıştan Denetimli Öğretim Yöntemi' teması altında birleştirilmiştir. Son olarak elde edilen veriler tema ile tutarlı olacak şekilde ilgili kategorilerin altında yorumlamacı bir yaklaşımla açıklanmıştır. Araştırmada incelenen öykü kitaplarında sosyal beceri öğretiminin sorun durumunun tanımlanması, uygun olmayan davranış sonuçlarının sezdirilmesi ve uygun davranışta bulunma olarak üç aşamalı bir şekilde verildiği tespit edilmiştir.

Hikaye kitaplarıKitaplarOkul öncesi dönem+5
Betül Muslu
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi (48-60 ay) dönem çocuklarında TÜBİTAK'ın meraklı Minik Dergisi'ndeki etkinliklerin sosyal beceri ve bilişsel tempo düzeylerine etkisinin incelenmesi

Okul öncesi dönem çocukların farklı beceri düzeylerinin(bilişsel, sosyal, psikomotor vb.) hızlı gelişim gösterdiği önemli bir dönemdir. Bu nedenle de bu dönem içerisinde çocuklara verilen eğitim ve eğitimde kullanılan materyaller(kitap, dergi vb.) çocuğun daha sonraki yaşantısına rehber olma niteliğindedir. Ülkemizde okul öncesi dönem çocuklarına yönelik pek çok kitap bulunmasına karşın, bu yaş grubuna yönelik periyodik yayınlanan dergi çok fazla bulunmamaktadır. Bu dergilerin içerisinde çocukların keşif, araştırma ve merak duygularını harekete geçiren ve öğrenme gereksinimlerini karşılayan dergi TÜBİTAK tarafından aylık olarak yayınlanmakta olan Meraklı Minik dergisidir. Bu araştırmanın temel amacı, okul öncesi (48-60 ay) dönem çocuklarında TÜBİTAK'ın Meraklı Minik dergisindeki etkinliklerin sosyal beceri ve bilişsel tempo düzeylerine etkisini incelemektir. Bu doğrultuda, araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Avcıoğlu (2007) tarafından okul öncesi dönem çocukların sosyal beceri düzeylerinin saptanması amacıyla geliştirilen Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (SBDÖ) ve Wright (1971) tarafından geliştirilen ve Seçer, Sarı, Çeliköz, Üre (2009) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Kansas Reflection- Impulsivity Scalefor Preschool formu kullanılmıştır. 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Balıkesir ili Altıeylül ilçesindeki Bengi Ana Okulu'nun 2 farklı sınıfında öğrenim görmekte olan toplam 40 çocukla (48-60)ay birlikte gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna eğitim-öğretim yılı boyunca, Milli Eğitim Bakanlığı programın yanında Meraklı Minik Dergisi içerisindeki etkinlikler uygulatılmıştır. Öntest ve son testlerde çocukların sosyal beceri ve bilişsel tempo düzeyleri ölçülmüş ve sonuçlar istatistiksel deneylerle karşılaştırılmıştır. Verilerin analizinde elde edilen bulgulara göre; Meraklı Minik dergisinde bulunan etkinliklerin uygulandığı grupta yer alan çocukların sosyal ve bilişsel tempo ölçeklerinden aldıkları sontest puanlarının, kontrol grubunda yer alan çocukların aynı ölçekten aldıkları sontest puanlarına göre anlamlı derecede artış gösterdiği görülmüştür.

Bilişsel becerilerBilişsel tempoMeraklı Minik dergisi+7
Gizem Ergin
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumlarının incelenmesi: Kars ve Bursa örneği

İlkokul Hayat Bilgisi öğretim programının amaçları arasında yer alan ve temel eğitim sürecinde kazandırılmaya çalışılan sosyal beceriler; bireyin çevresindekiler ile iyi ilişkiler kurabilmesinde, toplumsal kurallara uymasında, sorumluluk alabilmesinde, haklarını doğru şekilde kullanabilmesinde ve yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmesinde büyük rol oynar. Öğrencilerin sosyal yaşamlarında gerekli olan sosyal becerilerin kazandırılması toplumsal yaşamın düzeni ve gelişimi için oldukça önemlidir. Bu durumdan hareketle ilkokul öğrencilerinin sahip oldukları sosyal beceri düzeyleri ile Hayat Bilgisi dersine yönelik tutumlarının hangi değişkenlere göre farklılaştığı araştırmanın problemini oluşturmaktadır. Bu kapsamda araştırmada; ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri ile Hayat Bilgisi dersine yönelik tutumları incelenmiştir. Ayrıca ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin sosyal beceri düzeyleri ve Hayat Bilgisi dersine yönelik tutumlarının, öğrencinin cinsiyetine ve sınıf düzeyine, okul öncesi eğitim alma durumlarına, yaşadıkları illere, ailenin sosyo-ekonomik koşullarına, okullarının konumuna göre değişip değişmediği belirlenmiştir. Elde edilen verilerin toplanması ve çözümlenmesi sürecinde betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 20.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin incelenmesinde iki grubun karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis H testi, Kruskal Wallis H testinin anlamlı çıkması durumunda, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığını anlamak için post- hoc test olarak Mann Whitney U testi kullanılmış, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin Hayat Bilgisi dersine yönelik tutumları ile sosyal beceri düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Buna göre öğrencilerin Hayat Bilgisi dersine yönelik tutum düzeyleri arttıkça sosyal beceri düzeylerinin de arttığı söylenebilir.

Hayat bilgisiHayat bilgisi dersiSosyal beceri+7
Sibel Sarı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersinde bazı sosyal becerilerin kazandırılmasında yaratıcı drama yönteminin etkisi

Bu çalışma Hayat Bilgisi Dersi kapsamındaki 'Köyü Tanıyalım' ünitesinde selam verme, çevreyi koruma ve paylaşma-işbirliği sosyal becerilerinin kazandırılmasında yaratıcı drama yönteminin etkisini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney, iki kontrol grubu modeline göre desenlenmiştir. Çalışma Adana İli Seyhan İlçesinde bulunan Özel Büfen Okulunun İlköğretim üçüncü sınıflarında yürütülmüştür. Deney grubunda 19, düz anlatım yönteminin kullanıldığı birinci kontrol grubunda 17 ve ikinci kontrol grubunda 15 olmak üzere toplam 50 öğrenci ile çalışılmıştır. Deney grubuna program haftada 4 gün, birer ders saati olmak üzere 16 ders saatinde uygulanmıştır. Birinci kontrol grubunda düz anlatım yöntemi kullanılmış, ikinci kontrol grubunda hiçbir işlem yapılmamış dersler sınıf öğretmeni tarafından işlenmiştir. Ön ölçüm ve son ölçüm olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyal Beceriler Gözlem Formu (SBGF) kullanılmıştır. Bu formun geçerlik ve güvenirlik çalışmaları araştırmacı tarafından yapılmıştır. Ayrıca çalışma grubunun kişisel özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgi Formu (KBF) dağıtılmıştır. Ön ölçüm ve son ölçümden elde edilen veriler üzerinde kovaryans analizi uygulanmıştır. Bulgular, Hayat Bilgisi Dersi'nde selam verme ve paylaşma-işbirliğini becerilerini kazandırmada yaratıcı drama yönteminin etkili olduğunu, çevreyi koruma sosyal becerisini kazandırmada ise etkinin anlamlı olmadığım ortaya çıkarmıştır.Anahtar Sözcükler : Drama, Eğitimde Drama, Yaratıcı Drama, Öğretim Yöntemleri, Sosyal Beceriler, Sosyal Beceriler Eğitimi, Sosyal Beceriler Öğretimi

BeceriDers programlarıDrama+5
Özlem Kaf
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Beceri Envanteri'nin ergenler için geçerlik ve güvenirliği

ÖZET SOSYAL BECERİ ENVANTERİ'NİN ERGENLER İÇİN GEÇERLİK VE GÜVENİRLİĞİ Güldener ALBAYRAK-ARIN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Doç.Dr. S. Sonay GÜÇRAY Temmuz, 1999, 78 sayfa Bu araştırma, Sosyal Beceri Envanteri'nin (Social Skills Inventory) ergenler üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmasını gerçekleştirmek amacıyla yapılmıştır. Uyarlama çalışması Yüksel, (1997a) tarafından yapılan ölçek ilköğretim sekizinci sınıf (8. Sınıf) ve lise birinci sınıfa (9. Sınıf) devam eden toplam 821 kişiye uygulanmıştır. Ergenlerden toplanan veriler üzerinde ölçeğin yapı geçerliği için faktör analizi, güvenirliği için test tekrar test yöntemi uygulanmış, madde ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Altı altölçekten oluşan ölçeğin geçerliğini ve güvenirliğini test etmek için yapılan faktör analizinde ölçeğin maddelerinin aynı alt ölçekler altında toplanmadığı görülmüştür. Madde ve güvenirlik analizlerinde altölçeklerin Cronbach-Alfa değerleri ve madde-toplam puan korelasyonlarının düşük olduğu görülmüştür. Ölçekle ilgili yapılan istatistiksel analizler, ölçeğin ergenlere yönelik olarak (8. ve 9. sınıf düzeyinde) sosyal beceri düzeyini ölçmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir envanter olmadığını göstermiştir. Elde edilen bulgular, sosyal beceri düzeyini ölçebilecek araçlara duyulan ihtiyacı vurgulamakta ve bu konuda daha fazla araştırma yapma ihtiyacına işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Beceri, Sosyal Beceri Envanteri, Ergenler, Geçerlik, Güvenirlik.

BeceriErgenlerGeçerlik+3
Güldener Albayrak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00

Related subjects