Science teaching
662 theses under this subject heading
Fen bilimleri derslerinde 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırması
Amaç: Araştırmanın amacı sorgulamaya dayalı fen dersleri süresince öğrencilerin kullandıkları söyleme dayalı bilimsel iletişim becerilerinin (BİB) sistematik bir şekilde geliştirilmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 6. sınıf düzeyindeki 30 öğrenci araştırmanın katılımcılarıdır. Araştırmanın problemi belirleme ve eylem döngüleri aşamaları toplam 33 ders saati sürmüştür. Araştırmanın problemi belirleme aşamasında Güneş ve Ay tutulması, eylem döngüleri aşamalarında destek ve hareket sistemi, sindirim sistemi, madde ve ısı üniteleri bilimsel sorgulamaya dayalı olarak araştırmacı öğretmen tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Fen Öğrenme Becerisi Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi, Çalışma Yaprakları, Ders Gözlemleri, Yansıtıcı Öğretmen Günlüğü kullanılmıştır. Eylem döngüleri boyunca öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerinin gelişimine yönelik analiz yapabilmek için araştırmacı bilimsel iletişim becerileri rubriği geliştirmiştir. Rubrik bilimsel iletişim becerilerinin açıklama, soru sorma ve çürütücü kullanma boyutlarından oluşmaktadır. Bu boyutların her birinin kavram ve süreç alt boyutları bulunmaktadır. Her eylem döngüsünden sonra öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini ölçmeye yönelik yapılan analiz sonuçları dikkate alınarak eylem planı yeniden düzenlenmiştir. Bulgular: Öğretmen bilimsel iletişim becerilerini geliştirmek için 1. eylem döngüsünde iletişimsel yaklaşımın otoriter ve diyalojik söylem hamlelerini kullanmıştır. Öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşım öğrencilerin BİB gelişimini desteklemiştir. Ancak öğrencilerin yaptığı araştırmalar kavram ve sürece yönelik kanıta dayalı beceriler sunabilmeleri için veri sağlayamamıştır. Bu nedenle 2. eylem döngüsünde yarı açık uçlu deney ve bilimsel hikâye kullanılmıştır. Bu döngüde yarı açık uçlu deneyler ve bilimsel hikâye öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ancak bilimsel kavram ile ilgili araştırma yapmadığı için alan bilgisi yetersiz olan öğrenciler deney verilerini yorumlayamamış ve bilimsel hikâyeyi anlamamıştır. Bu nedenle öğrencilerin bilimsel iletişim becerileri düşük seviyede kalmıştır. 3. eylem döngüsünde öğrencilerin bilimsel sorgulama sürecinde araştırma, tartışma, tasarım oluşturma, tasarımı değerlendirme gibi farklı aşamalarda aktif rol alabileceği mühendislik tasarım temelli öğretim etkinliklerine uygun bir eylem planı hazırlanmıştır. Bu döngüde kullanılan tasarım döngü basamaklarına dayalı uygulamalar öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Sınırlı araştırma yapan ve sınırlı alan bilgisine sahip öğrencilerin BİB düzeylerinde gelişim az olmuştur. Araştırma boyunca BİB gelişimi kanıt sunma düzeyine çıkmamış öğrenciler bulunmaktadır. Ancak bu öğrencilerin BİB düzeylerinde araştırmanın başında sundukları BİBlere göre gelişim olmuştur. Döngüler süresince ortaya çıkan farklı bir problem durumu öğrencilerin dersin hedef kazanımından uzaklaşarak odak dışı kavram kullanmalarıdır. Öğretmenin döngüler boyunca otoriter söylem kullanması ve hedef kazanımı hatırlatması öğrencilerin odak dışı kavram kullanımını azaltmış ve odak kavram ile ilgili BİB sunmalarını sağlamıştır. Sonuç: Sonuç olarak öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşımın sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin BİB gelişimini sağlamış ancak öğrencilerin yaptıkları araştırmaların yeterli veri içermemesi bu gelişimi sınırlandırmıştır. Öğrencilerin bilimsel süreci deneyimleyebilecekleri yarı açık uçlu deney, bilimsel hikâye ve mühendislik tasarım temelli öğretim etkinlikleri kullanılarak gerçekleştirilen fen dersleri öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca öğrenciler bu derslerde dersin hedefinden uzaklaşarak odak dışı kavramlar kullanmışlardır. Öğretmenin otoriter söylemi öğrencilerin odak kavram çerçevesinde BİB sunmasını sağlamıştır.
Fen bilimleri dersi elektrik enerjisinin dönüşümü konusuna 5E modeli ile temellendirilmiş bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Fen bilimleri dersi "Elektrik Enerjisi" ünitesi "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunda 5E modeli ile temellendirilmiş Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel veriler bir arada toplanmıştır. Bu bağlamda bu araştırma karma araştırma deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi; 2017-2018 öğretim yılında Mersin ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 25 deney, 25 kontrol grubu olmak üzere 50 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney grubuna "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunun öğretilmesinde 5E öğrenme modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan ders planlarıyla, kontrol grubuna ise mevcut öğretim programının öngördüğü yöntem ve planlarla ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; her iki gruba uygulama öncesi ve sonrası "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü Konusu Başarı Testi" (EEDKBT), "Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT)" ve uygulama sonrası deney grubu öğrencilerine yarı yapılandırılmış "STEM Uygulamalarına Yönelik Öğrenci Görüşleri Formu" uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verileri değerlendirmek için içerik analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ön-test puanları denk olan grupların; EEDKBT ve BSBT son test puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında uygulanan yöntemlerin etkisi arasındaki farkın ne düzeyde olduğunu belirlemek amacıyla, EEDKBT ve BSBT son test puanları için Cohen's d değerleri hesaplanmış ve sırasıyla 1,27 ve 1,29 olarak bulunmuştur. Hesaplanan Cohen's d değerleri deney grubunda gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının büyük (large) etki büyüklüğüne sahip olduğunu göstermektedir. Deney grubu öğrencilerinden elde edilen nitel verilere göre öğrenciler, derse karşı ilgilerinin arttığını, zevk alarak öğrendiklerini ve STEM uygulamalarının diğer derslerde yer almasını istediklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, 5E modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve bilimsel süreç becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, 5E, akademik başarı, bilimsel süreç becerileri
Fen ve Teknoloji dersinde bilim defteri uygulaması: İlkokul 4. sınıflar üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde bilim defteri tutmanın öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine, derse yönelik tutumlarına ve hatırlama düzeylerine etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada, deneme modellerinden "öntest-sontest kontrol gruplu model" kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin uygulama, 2014-2015 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırma Eskişehir ili Tepebaşı ilçesinde bulunan bir ilkokulun 4/A ve 4/C sınıfı öğencileri üzerinde sekiz hafta süre ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak, öğrencilerin ve ebeveynlerinin demografik özelliklerine ilişkin bilgi sahibi olmak üzere Kişisel Bilgi Formu, öğrencilerin başarılarını ve hatırlama düzeylerini ölçmek amacıyla Başarı Testi, Fen ve Teknoloji dersinin bilim defteri kullanımına göre işlenebilmesi için ders planları ve materyaller, öğrencilerin bilimsel süreç becerilerini ölçmek için Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği, Fen ve Teknoloji dersine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi SPSS paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde parametrik olmayan testlerden ilişkili örneklemler için Wilcoxon, ilişkisiz örneklemler için ise Mann-Whitney U testleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgularda istatistiksel anlamlılık seviyesi 0.05 olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, Fen ve Teknoloji dersinde bilim defteri uygulamasının yapıldığı deney grubu ile bu uygulamaya yer verilmeyen kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarıları, bilimsel süreç becerileri ve bilgileri hatırlama düzeyleri arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Fen ve Teknoloji dersinde, bilim defteri uygulamasının yapıldığı deney grubu öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumları olumlu yönde geliştiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bilim defterleri, fen öğretimi, fen ve teknoloji, ilkokul
Sınıf öğretmenliği eğitimi için fen öğretimi dersleri öğretim programı tasarısı
Bu araştırmada Türkiye'de Eğitim Fakültelerinin Sınıf Öğretmenliği Lisans Programında yer alan Fen ve Teknoloji Öğretimi I ve II dersleri öğretim programlarını amaçlar, içerik, öğrenme-öğretme süreci ve değerlendirme boyutlarına göre incelemek ve bir fen öğretimi dersi öğretim programı tasarısı ortaya koymak amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasından yararlanılan araştırmada, nitel veriler veri üçlemesi yapılarak betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Durum çalışmaları kapsamında değerlendirilen veri üçlemesi yönteminde doküman incelemesi, gözlem ve görüşme gibi farklı yöntemler kullanılarak verilerin çeşitlendirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır. 2013 yılında başlayan araştırma sürecinde 2015 yılına kadar gereksinim belirleme çalışmaları yapılmış ve veriler toplanmıştır. Araştırma doğrultusunda geliştirilen programın gereksinim belirleme süreci için alanyazın taraması gerçekleştirilmiş, YÖK dokümanları, üniversitelerin web sayfaları gibi dokümanların doküman incelemesinden, Fen ve Teknoloji Öğretimi I-II, Fen ve Teknoloji Laboratuvar Uygulamaları gibi derslerden elde edilen gözlem verilerinden ve sınıf öğretmenliği ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfta okuyan öğretmen adayları ile belirtilen öğretim programı ile öğrenim görmüş ve atanmış sınıf öğretmenlerinden ve belirtilen dersleri yürüten öğretim elemanlarından toplanan odak grup ve yarı yapılandırılmış görüşme kayıtlarından yararlanılmıştır. Araştırmada gereksinimlerin belirlenmesi çalışmaları sonucunda Fen ve Teknoloji Öğretimi I ve II derslerine yönelik olarak herhangi bir öğretim programının var olmadığı, genellikle öğretim elemanlarının kendi yeterlikleri çerçevesinde öğretim programlarını düzenledikleri, Sınıf Öğretmenliği Lisans Programında öğretim elemanlarınca uygulanan öğretim programının sınıf öğretmeni adaylarının gerekliliklerini tam olarak karşılayamadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda araştırmacılar tarafından Sınıf Öğretmenliği Lisans Programı için bir Fen Öğretimi Dersleri Öğretim Programı Tasarısı geliştirilmiştir. Geliştirilen program tasarısı 23 uzmanın yer aldığı bir çalıştay organizasyonunda incelenmiş ve gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Fen Öğretimi I ve II derslerine yönelik olarak Demirel'in DEPGEM modeli düzenlenerek tasarlanan öğretim programı, yapılandırmacı yaklaşımı ve öğrenci merkezli eğitimi ön plana çıkaran ilerlemecilik eğitim felsefesini temel almaktadır. Tasarlanan Fen Öğretimi Dersleri Öğretim Programı'nda bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alanı dikkate alan 13 amaç ifadesine ve 80 öğrenme çıktısına, içerikte amaçlara uyumlu olarak 15 konu başlığına ve alt başlıklarına, öğrenme-öğretme sürecinde 17 ilkeye ve değerlendirme sürecinde 13 ilkeye yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sınıf öğretmenliği, Fen öğretimi, Öğretim programı tasarısı, Öğretmen eğitimi.
Ciddi oyunların ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin Fen Bilimleri dersi akademik başarılarına, derse yönelik motivasyonlarına ve problem çözme becerilerine etkisi
İlkokulun önemli derslerinden biri olan Fen Bilimleri Dersi, okullarda yeterli malzeme ve deney ortamının bulunmaması, bazı deney ve gözlemlerin tehlikeli ya da tekrarlanamaz olması gibi sorunların yanında günümüz çocuklarının günlük hayatlarında teknolojiye ilgi duyarken sınıf ortamında teknolojinin çok fazla kullanılmaması, oyun çağında olan çocukların sürekli formal ders ortamlarıyla karşı karşıya kalması gibi sorunları da barındırmaktadır. Bu sorunlara bağlı olarak, yapılan araştırmalar öğrencilerin fen bilimleri dersindeki akademik başarılarının ve bu dersi öğrenmeye yönelik motivasyonlarının düşük olduğunu göstermektedir. Öğrencilere feni eğlendirerek öğretme yaklaşımlarından bir tanesi eğitsel amaçlı olarak geliştirilen ciddi oyunlardır. Ciddi oyunlar, ilk amacı eğlence olmayan, içerisinde ciddi amaç ve içerik barındıran oyunlardır. Bu araştırmanın amacı, geliştirilen ciddi oyunun öğrencilerin fen dersi akademik başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına ve problem çözme becerilerine etkisini incelemektir. Nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılarak tasarlanan bu çalışma ön-test, son-test ve kontrol gruplu olarak desenlenmiştir. Çalışmanın örneklemine Eskişehir ilinden seçilen iki farklı ilkokuldan 4-A, 4-B, 4-D, 4-H sınıfları deney grubu olarak; 4-A, 4-E, 4-G, 4-E sınıfları kontrol grubu olarak atanmıştır. Deney grubu 118, kontrol grubu ise 101 öğrenciden oluşmaktadır. Bu bağlamda ilkokul 4. sınıf Fen Bilimleri dersi ünitelerinden "Basit Elektrik Devreleri" ünitesi seçilerek ünite kazanımlarını temel alan "Tünel" isminde bir ciddi oyun geliştirilmiştir. Oyun, Unity 3D programıyla üç boyutlu olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Oyunun uygulanabilirliğini görmek ve fen dersi akademik başarısına, fen öğrenmeye yönelik motivasyona ve problem çözme becerisine katkısını belirleyebilmek için, deney grubunda hazırlanan ciddi oyun kullanılarak dört hafta öğretim yapılmıştır. Kontrol grubu öğrencileri ise ders kitabı ve yardımcı kitaplara dayalı bir öğrenim görmüşlerdir. Veri toplama aracı olarak "Basit Elektrik Devreleri Başarı Testi", "Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği" ve "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen verilerin istatistiksel çözümleri için SPSS (Statistical Packet for the Social Sciences) programından yararlanılmış, istatistiksel işlem olarak bağımlı gruplar için t testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, araştırmacı tarafından geliştirilen ciddi oyunun kullanıldığı deney grubundaki öğrencilerin "Basit Elektrik Devreleri" ünitesindeki akademik başarılarının, kontrol grubunda yer alan öğrencilerin akademik başarılarına oranla daha fazla artış gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, hazırlanan ciddi oyunun benzer şekilde deney grubundaki öğrencilerin fen dersine yönelik motivasyonlarının ve problem çözme becerilerinin gelişmesine kontrol grubundaki öğrencilere oranla daha fazla katkı sağladığı sonucuna da ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Fen öğretimi, Ciddi oyun, Dijital oyun, Basit elektrik devreleri.
İlköğretim fen bilgisi öğretmenlerinin biyoteknoloji (genetik mühendisliği) farkındalık düzeyleri
Biyoteknoloji, pek çok endüstriyel sektörü değiştirme potansiyeline sahip uygulamaları ile 21. yüzyılın en önemli bilimsel devrimlerinden birisidir. ?Biyoteknoloji? terimi, sorunları çözmek için canlı organizmaların ve/veya biyolojik süreçlerin yardımıyla hammaddelerden ürün elde edilmesini sağlayan metod ve teknikleri tanımlamaktadır. Biyoteknolojinin hızlı gelişimi ve uygulamaları ekonomik, politik, etik ve eğitim gibi farklı alanlarda pek çok tartışmayı da başlatmıştır. Bu nedenle geleceğimiz olan çocuklarımızın biyoteknoloji alanındaki gelişmelerle ilgili güçlü bir eğitim altyapısına sahip olan bireyler olarak yetiştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sorumluluk şüphesiz ilköğretimden başlayarak yükseköğretime kadar farklı eğitim seviyelerinde fen eğitimcilerine düşmektedir.Bu çalışmanın amacı ilköğretim fen bilgisi öğretmenlerinin biyoteknoloji ve genetik mühendisliği uygulamalarına karşı farkındalıklarını belirlemektir. Bu çalışmada fen bilgisi öğretmenlerinin biyoteknoloji farkındalık düzeylerini belirlemek için tarafımızdan geliştirilen 16 ifadeli 5'li likert tipi bir tutum ölçeği kullanıldı. Biyoteknoloji tutum ölçeğinin geliştirilme süreci üç basamakta yürütüldü. Bu basamaklar; madde havuzunun oluşturulması, uzman görüşlerinin alınması ve geçerlilik-güvenirlik testi aşamalarıdır. 16 madde içeren son ölçeğin güvenilirliğini belirlemek için iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır ve Cronbach Alpha güvenirlik değeri 0.75 bulunmuştur. Elde edilen bulgular ölçeğin geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir.Bu çalışmanın ikinci aşamasında, tarafımızdan geliştirilen 16 ifadeli tutum ölçeği, biyoteknoloji ve genetik mühendisliği uygulamalarına karşı tutumu belirlemek için, 2010-2011 yılında Malatya il merkezinde görev yapmakta olan ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi ile seçilen 209 ilköğretim fen bilgisi öğretmenine uygulandı. Çalışma, biyoteknoloji hakkında fen bilgisi öğretmenlerinin tutumlarının cinsiyet, eğitim seviyesi, kıdem, mezun olunan fakülte, bölüm ve programa göre değişip değişmediğini açığa çıkaracak biçimde yürütülmüştür. Toplanan veriler bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testi ile SPSS kullanılarak analiz edilmiştir.Biyoteknoloji tutum ölçeğinin uygulanması sonucunda elde edilen verilerde, fen bilgisi öğretmenlerinin cinsiyete göre tutumlarında anlamlı bir farklılık belirlenirken, eğitim seviyesi, kıdem, mezun olunan fakülte, bölüm ve programa göre tutumda anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.
Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri öğretim yeterlikleri ile ihtiyaçsal ve mekânsal durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin Fen Bilimleri dersi öğretim yeterlikleri ile mekânsal ve ihtiyaçsal durumlarını incelemektir. Araştırma, nicel ve nitel araştırma desenlerini bir arada bulunduran karma araştırma desenine göre tasarlanmış ve İzmir il ve ilçelerinde 2014-2015 eğitim-öğretim yılında ilkokullarda görev yapan 1413 sınıf öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Örneklemin belirlenmesinde karma yöntem örneklem anlayışına dayalı olarak "Sıralı Karma Yöntem Örneklemi" tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, "Fen Bilimleri Öğretim Yeterlik Ölçeği" (FBÖYÖ) ile "Fen Bilimleri Öğretiminde Mekânsal ve İhtiyaçsal Durum Anketi" (FBÖMİDA) kullanılarak elde edilmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan ve rastgele seçilen 63 sınıf öğretmeniyle de yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak mülakat yapılmıştır. FBÖYÖ verilerinin analizinde, betimsel istatistiksel analizler yanında değişkenlere göre farkın anlamlılığını görebilmek için Kruskal Wallis testinden, anlamlı farklılığın kaynaklarını belirlemek içinde Mann-Whitney U Testinden yararlanılmıştır. FBÖMİDA'ya yönelik analizlerde ise betimsel istatistiksel analiz kullanılmıştır. FBÖYÖ ve FBÖMİDA'daki değişkenlerin ilişkisini görebilmek için Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel ve içerik analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırma bulgularında, sınıf öğretmenlerinin Fen Bilimleri öğretim yeterlikleri ile derse ait ünitelerin tümü için öğretim becerisi ve konu alan bilgisi seviyelerinin "yeterli" düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, sınıf öğretmenlerinin, Fen Bilimleri öğretim yeterliklerinin; cinsiyete, mezun olunan fakülteye, öğrenim durumuna göre değişmediği; deneyim yılına, mezun olunan bölüme, görev yapılan yere göre ise istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, sınıf öğretmenlerinin; Fen Bilimleri öğretim yeterliği ile mekânsal durumları arasında düşük düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki [r= .243; p<.01]; Fen Bilimleri öğretim yeterliği ile ihtiyaçsal durumları arasında ise orta düzeyde, pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki [r= .336; p<.01] olduğu anlaşılmıştır.
Fen bilimleri dersinde çoklu ortam destekli, canlandırma ve düz anlatım yoluyla öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Fen Bilimleri dersinde 7. Sınıf Güneş Sistemi ve Ötesi ünitesinden belirlenen kazanımların öğretiminde canlandırma, çoklu ortam destekli öğretim ve düz anlatım yoluyla öğretimin hangisinin daha etkili olduğunu belirlemek amacıyla yapılan çalışma, Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan A ve B Ortaokullarından rastgele yöntemle belirlenen 6 sınıfta toplam 130 öğrenciden oluşan örneklemle yürütülmüştür. A Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 75 öğrencinin 35'i kız, 40'ı erkek, B Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 55 öğrencinin 28'i kız, 27'si erkektir. Her iki okuldan rastgele yöntemle seçilen 3'er şubeden sınıflardan 2'si deney grubu olarak birisi de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Böylece her iki okulda birer sınıf canlandırma yoluyla öğretim için, birer sınıf çoklu ortam destekli öğretim için ve yine birer sınıf düz anlatım yoluyla öğretim için seçilmiştir. Ders planları yöntemlere göre hazırlanmış ve uygulama öncesi tüm gruplara ön test uygulanırken, uygulama sonrasında da son test uygulanmış ve analizler yapılmıştır. Grupların başarıları arasında anlamlı farklar olup olmadığı varyans analizi (ANOVA) yöntemiyle hesaplanmıştır. Farklılıkların ayrıntılarını belirlemek için "post hoc" testlerden Scheffe tercih edilmiştir. Buna göre canlandırma yöntemi ile öğrenim gören öğrenciler çoklu ortam ve düz anlatım yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerden daha anlamlı derecede, daha yüksek başarılar göstermişlerdir. Çoklu ortam destekli öğrenim gören öğrenciler ise düz anlatım yoluyla öğretim gören öğrencilere göre daha başarılı çıkmışlardır. Bu veriler göstermektedir ki başlangıçta aralarında hazırbulunuşluk farkı olmayan öğrenciler farklı yöntemlerle yapılan öğretimler sonunda farklı seviyelerde öğrenme meydana getirmişlerdir. Bu yöntemlerden en etkili olan canlandırma yöntemiyken en az etkili olan düz anlatımdır ve tüm yöntemlerin etkililik düzeyleri arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlıdır.
Sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları ile öğrencilerin fen dersi tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları ile öğrencilerin fen dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeli kullanılan araştırmada çalışma grubunu belirlemek üzere küme örnekleme stratejisi kullanılmıştır. Bu kapsamda 55 öğretmen ve bu öğretmenlerin 1041 öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırma verileri Fen ve Teknoloji Dersi Öz Yeterlik Ölçeği (Bıkmaz, 2002) ile Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği (Yaşar ve Anagün, 2008) kullanılarak toplanmıştır. Öğretmen grubundan elde edilen araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi ve ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Öğrenci grubundan elde edilen araştırma verilerinin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis Testi kullanılmıştır. Ayrıca öz yeterlik inanç düzeyi ile fen dersine yönelik tutumlar arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin fen bilgisi dersine yönelik öz yeterlik inançlarının yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte sınıf öğretmenlerinin cinsiyetleri, mesleki kıdemleri, mezun oldukları fakülte türü, görev yaptıkları okul türüne ve öğretmenlik mesleklerini isteyerek yapmalarına göre fen bilgisi dersine yönelik öz yeterlik inançlarının istatistiksel olarak değişmediği belirlenmiştir. İlkokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik olumlu tutuma sahip olduğu bulunmuştur. Bu kapsamda kız öğrenciler, şehir merkezindeki öğrenciler ve fen ile ilgili mesleği seçmek isteyen öğrencilerin tutum puanları diğerlerine göre daha yüksektir. Ayrıca ailelerin gelir düzeyi ve öğrenim durumu yükseldikçe fen bilimleri dersine yönelik tutumları da artmaktadır. Sınıf öğretmenlerinin fen öğretimi öz yeterlik inanç düzeyleri ile öğrencilerinin fen dersine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığını sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Fen öğretimi öz yeterlik inancı, fene yönelik tutum, öğrenci tutumu, öğretmen öz yeterliği
Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersine yönelik teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güven algılarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersine yönelik teknolojik pedagojik alan bilgisi öz güven algılarının çeşitli değişkenler üzerinden incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili ve ilçelerinde, devlet okulu ve özel okulda görev yapan 314 sınıf öğretmeni katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; Graham, Burgoyne, Cantrell, Smith, ve Harris (2009) tarafından geliştirilen, Timur ve Taşar (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Öz Güven Ölçeği (TPABÖGÖ)" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; örneklemde yer alan sınıf öğretmenlerinin TPAB öz güven algılarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin TPAB ölçeğinin TPB bileşeninden aldıkları puanların cinsiyet değişkenine göre analiz edildiğinde, erkek öğretmenlerin lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin TPAB öz güven algıları ile görev yapılan okul türü, mobil cihazlarında internet ve eğitim amaçlı uygulama yüklü olup-olmama durumu, bilişim teknolojileri ile ilgili hizmet içi eğitim alıp-almama durumu ve günlük internet kullanım süresi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Bunun yanında sınıf öğretmenlerinin yaş ve mesleki kıdemleri arttıkça TB, TBP ve TPAB öz güven algı düzeylerinin azaldığı; mezun olduğu okul düzeyi yükseldikçe TB düzeylerinin arttığı; bilgisayar tecrübesi ve internet tecrübesi arttıkça da TPAB öz güven algı düzeylerinin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Fen bilimleri öğretmenlerinin karışımlar konusunda pedagojik alan bilgilerinin öğrencilerin fen tutum ve başarılarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı öğretim deneyimlerine sahip fen bilimleri dersi öğretmenlerinin karışımlar konusundaki pedagojik alan bilgilerini incelemektir. Bu çalışmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Ankara'nın Yenimahalle ve Keçiören ilçelerindeki 2 okulda görev yapan 3 öğretmen ve eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan öğretmenler için gönüllülük esasına dayalı olarak araştırmada yer almışlardır. Öğretmenlerin pedagojik alan bilgilerini belirlemek amacıyla görüşme ve gözlem formları, başarı testi, tutum ve algı anketleri kullanılmıştır. Nicel ve nitel verilerden elde edilen bulgular, öğretmenlerin farklı pedagojik alan bilgilerine sahip olduklarını ve öğretim deneyiminin pedagojik alan bilgisine bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca, öğretmenlerin karışımlar konusu bilgilerinin öğrencilerin başarısını artırabilecek seviyede olduğunu, karışımlar konusu pedagojik alan bilgilerinin normal seviyede olduğunu, öğrencilerin karışımlar konusundaki başarıları ile öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arasında bir ilişki olmadığını, pedagojik alan bilgilesi ile fen tutum ve algı arasında bir ilişki olmadığını, öğretmen bilgisi hakkındaki öğrenci algıları ile öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar neticesinde öğretmen eğitimine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Pedagojik alan bilgisi, konu alan bilgisi, karışımlar konusu, fen bilimleri dersi, öğretim deneyimi.
Farklı öğretim deneyimine sahip fen öğretmenlerinin asitler ve bazlar konusundaki pedagojik alan bilgilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı öğretim deneyimine sahip fen öğretmenlerinin asitler-bazlar konusundaki pedagojik alan bilgilerinin gelişiminin incelenmesidir. Araştırmada çoklu durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma farklı öğretim deneyimine sahip altı fen öğretmeninin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların seçiminde, asitler-bazlar konusunu en az bir, üç ve on kez anlatmış olma ve çalışmaya katılmada istekli bulunma ölçütleri aranmıştır. Yüz yüze görüşme, video gözlem, pedagojik alan bilgisi değerlendirme formu, ders içi gözlem formu ve akademik takip formu çalışmada kullanılan ölçme araçlarıdır. Ölçme araçlarından elde edilen nicel verilerin güvenirliği istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgularla farklı öğretim deneyimine sahip fen öğretmenlerinin pedagojik alan bilgilerine öğretim deneyimlerinin olumlu bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Mesleğinde deneyimli öğretmenlerin daha az deneyimli öğretmenlere göre asitler-bazlar konusunun öğretiminde pedagojik alan bilgilerinin daha iyi olduğu belirlenmekle birlikte öğretmenlerin çoğunda alan bilgisinin aktarımı ile ilgili sorunlar bulunmaktadır. Özellikle öğrenilmesinde güçlük çekilen konuların sözel, sayısal ve görsel yollarla sunulmasında ortak bir strateji bulunamamıştır. Pedagojik alan bilgisi bileşenlerinden biri olan öğrenciyi bilme ve tanıma konusunda öğretmenlerin önemli bilgi eksiklikleri tespit edilmiştir. Kavram öğretimi için önemli bir değişken olan öğrencilerin ön bilgilerinin ve asitler-bazlar konusundaki kavram yanılgılarının/hatalarının belirlenmesinde öğretmenlerin büyük çoğunluğunun bilgisinin eksik olduğu sonucuna varılmıştır. Deneyimli öğretmenlerin yeni başlayan öğretmenlere göre öğrencileri tanıma ve sınıf içi iletişim becerilerinde daha iyi düzeye sahip oldukları belirlenmiştir. Bununla birlikte, deneyimli öğretmenlerin başarıyı ölçme ve değerlendirmede az deneyimli öğretmenlere göre daha nitelikli materyaller ürettikleri belirlenmiştir. Entelektüel birikimleri yeterli düzeyde olan, duygusal özellikleri ile pozitif öğrenme ortamı oluşturan öğretmenlerin pedagojik alan bilgilerinin daha gelişmiş ve nitelikli olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuca göre öğretmenin entelektüel niteliği ve duygusal özellikleri pedagojik alan bilgisinin önemli bir bileşeni olduğu belirlenmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular neticesinde öğretmen yetiştiren kurumların öğretim programları, alan eğitimi araştırmacıları, öğretmenlerin çalıştığı okul yönetimleri ve eğitim politikasına yön verenler için somut önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Asitler-bazlar, duygusal özellikler, entelektüel birikim, öğretim deneyimi, pedagojik alan bilgisi.
Sınıf öğretmenlerinin yaşamımızdaki elektrik ünitesine yönelik teknolojik pedagojik alan ve içerik bilgilerinin farklı açılardan incelenmesi
Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin 4.sınıf yaşamımızda ki elektrik ünitesine yönelik Teknolojik Pedagojik Alan ve İçerik bilgileri, Özyeterlilikleri, Tutumları ve Motivasyon içerikli ders işleme durumları incelenmiş ve bunlar arasındaki ilişkilerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı "karma yöntem" ve "Açıklayıcı" desen modeli kullanılmıştır. Bu nedenle araştırmacı önce ölçekler yardımıyla nicel verileri "tarama" yöntemiyle, daha sonra bu verileri tamamlamak için nitel verileri "durum çalışması" yöntemiyle toplamış ve daha geçerli ve güvenilir veriler elde edilmiştir. Amaç doğrultusunda; araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen, geçerliği ve güvenirliği yapılan, veri toplama araçlarıyla, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Ankara ili Yenimahalle ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan 486 sınıf öğretmeniyle, nitel verileriyse, 31 sınıf öğretmeniyle yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Nicel verilerin analizi istatistik paket programı aracılığıyla, t-testi, Tek yönlü (One way) Anova ve Tukey Post Hoc testi kullanılarak çözümlenmiş, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyon, etki ise regresyon analizi ile test edilmiştir. Nitel verilerin analizi ise Betimsel analiz yöntemiyle yapılmıştır. Araştırma sonucunda; Korelasyon analizlerine göre; Özyeterlilik ile TPAİB arasında, Özyeterlilik ile MIDA arasında, TPAİB ile MIDA arasında, Tutum ile MIDA arasında, Özyeterlilik ile Tutum arasında, TPAİB ile Tutum arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki olduğu, Regrasyon analizlerine göre; öğretmenlerin Özyeterlilik düzeyi TPAİB düzeyini, Özyeterlilik düzeyi MIDA düzeyini, TPAİB düzeyi MIDA düzeyini, Tutum düzeyi MIDA düzeyini, Özyeterlilik düzeyi Tutum düzeyini, TPAİB düzeyi Tutum düzeyini arttırdığı, nitel analizlerinde bu sonuçları desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde günümüz çağı bilgi ve teknoloji çağı olması nedeniyle öğretmenlerin ve öğrencilerin bilgiye daha çabuk ulaşmaları ve kalıcı öğrenmenin gerçekleşebilmesi, sınıf öğretmenlerinin Özyeterlik, Tutum ve Motivasyon içerikli ders işleme durumlarının daha iyi bir seviyede olması adına eğitim ortamlarına mutlaka eğitim teknolojilerinin entegre edilip aktif olarak kullanılması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Elektrik, karma yöntem araştırması, motivasyon, özyeterlik, teknolojik pedagojik alan bilgisi, tutum.
Çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamaların 5. sınıf fen bilimleri dersi "maddenin değişimi" ünitesinde öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisi
Araştırmanın amacı, ortaokul 5.sınıf Fen Bilimleri dersinin çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamalar ile dersin işlenmesi sonucunda öğrencilerin öğrenme ürünlerine etkisinin tespit edilmesidir. Yapılan çalışmada karma araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı karma yöntem deseni tercih edilmiş ve dört gruplu solomon tekniği kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak, Maddenin Değişimi Ünitesi Başarı Testi, nitel veri toplama aracı olarak ise Maddenin Değişimi Ünitesine Yönelik Açıkuçlu Sorular ve Çokluortam Destekli Süreç Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Çalışma 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde ve 92 beşinci sınıf öğrencisi üzerinde yapılmıştır. Deney gruplarına çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamalar ile kontrol gruplarına ise geleneksel yöntem ve metodlar ile ders işlenmiştir. Uygulanan başarı testinde deney-1 ve kontrol-1 gruplarının ön-test puanlarının bağımsız gruplar t-testi sonuçlarına göre, istatistiksel olarak anlamlı bir fark yok (p ˃ .05) fakat son-test ve kalıcılık testi puanlarına göre ise deney grupları lehine istatistiksel olarak anlamlı fark vardır (p .05). Tek yönlü varyans analizi sonucuna göre; deney-1 grubunun ön-test,son-test ve kalıcılık testi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p .05). Kontrol-1 grubunun ön-test, son-test ve kalıcılık testi puanları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardır (p .05). Öğrenci görüş formu incelemeleri sonucunda deney grubu öğrencilerinin üniteye ait konuları daha iyi öğrendikleri, başarı testi sonuçları ile uyumlu sonuçlar alındığı görülmüştür. Buradan çokluortam destekli 7E modeline göre tasarlanan uygulamalar ile öğrenmenin akademik başarıyı olumlu yönde etkilediği, öğrenilen bilgilerin akılda kalıcılığının daha iyi olduğu ve fen eğitiminde görsel ve işitsel materyallerin daha fazla kullanılması gerektiği sonucunun ortaya çıktığı söylenebilir. Anahtar kelimeler. 7E modeli, fen bilimleri, görsel ve işitsel materyaller, madde ve değişim, çokluortam destekli uygulamalar.
Sekizinci sınıf fen bilimleri ders kitabında yer alan etkinliklerin sınıf içi sorgulama becerileri çerçevesinde incelenmesi
Sorgulama becerisi, anlamlı sorular sorarak, gözlem yapmayı, çıkarımlarda bulunmayı, açıklamaları test etmeyi ve paylaşmayı kapsar. Sorgulama becerisi, bireylerde kalıcı öğrenmeyi sağlayan yaşam boyu öğrenme becerilerinden biridir. Küçük yaşlardan itibaren bireylerin bu beceriyi kazanması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf fen bilimleri ders kitabındaki etkinlikleri sınıf içi sorgulama becerileri çerçevesinde incelemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada 2019-2020 eğitim-öğretim yılından itibaren ders kitabı olarak kabul edilen 8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Çalışmada, veriler doküman incelemesi yöntemi ile toplanmıştır. Doküman incelemesi, çalışma ile ilgili bilgi içeren yazılı kaynakların analiz edilmesi ile veri elde edilmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada sekizinci fen bilimleri ders kitabında yer alan beş farklı türde, toplamda 76 etkinlik NRC (2000), tarafından belirlenen sınıf içi sorgulama becerilerinin beş temel özelliği olan soru, kanıt, açıklama, karşılaştırma ve iletişim özellikleri açısından tek tek incelenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; sekizinci sınıf fen bilimleri ders kitabındaki 76 etkinlikten sadece bir etkinlik sınıf içi sorgulama becerilerinin bütün özelliklerini içererek tam sorgulama olarak tespit edilmiştir. Etkinliklerin otuz iki tanesinde kısmi sorgulama görülürken kırk üç etkinlikte sorgulamaya rastlanmamıştır. Etkinliklerde en fazla görülen özellikler soru, kanıt, açıklama özellikleri iken en az görülen özelliğin karşılaştırma özelliği olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuçlara göre fen bilimleri ders kitabında sorgulamanın yer alması ve öğrencilere beceri olarak kazandırılması konusunda neler yapılması gerektiği ile ilgili araştırmacılara öneriler getirilmiştir.
Sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve cinsiyet, kıdem, yaş ve mezun olunan bölüm gibi değişkenlerin bu iki durumu nasıl etkilediğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi ve yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ili ve ilçelerinde ilkokullarda görev yapan, 337 kadın ve 169 erkek olmak üzere toplamda 506 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verilerini elde etmek için; 1996 yılında Laugksch ve Spargo tarafından "Tüm Amerikalılar İçin Bilim" yayınından Duruk (2012) tarafından Türkçeye tercümesi, geçerlik ve güvenirlik testleri yapılmış olan "Temel Fen Okuryazarlık Testi", Enochs ve Riggs (1990) tarafından geliştirilmiş ve Bıkmaz (2004) tarafınca Türkçeye uyarlanması yapılmış "Sınıf Öğretmenlerinin Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin incelenmesi sonucunda; sınıf öğretmenlerinin fen okuryazarlık düzeyleri ile cinsiyet, kıdem ve mezun olunan bölüm değişkenleri arasında herhangi bir anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Ancak yaş değişkeninin fen-teknoloji-toplum alt boyutu için anlamlı bir farklığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılığın; 31-35 yaş, 25 yaş altı ve 40 yaş üstü gruplar arasında olmak üzere, 25 yaş altı gruplar lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançları incelendiğinde; cinsiyet değişkeni kapsamında "Sonuç beklentisi" alt boyutunda erkekler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Kıdem değişkeni incelendiğinde; çalışma sürelerinin, hem fen öğretiminde öz yeterlik toplamı hem de alt boyutlar olan öz yeterlik inancı ve sonuç beklentisi açısından anlamlı farklılığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Bu farklılığın, "öz-yeterlik inancı" alt boyutu için çalışma süresi 6-10 yıl arasında olanlar ile çalışma süresi 20 yıl üzerinde olan öğretmenler arasında oluştuğu, bu farkın çalışma süresi 20 yıldan fazla olan öğretmenler lehine oluştuğu görülmüştür. Yaş değişkeni incelendiğinde; öğretmenlerin yaşlarının, hem fen öğretiminde öz yeterlik inancı ölçeği toplamı hem de alt boyutlardan olan öz yeterlik inancı açısından anlamlı farklılığa sebep olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç beklentisi alt boyutu için ise herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Hem "öz yeterlik inancı" alt boyutu için, hem de "fen öğretiminde öz yeterlik inancı" için, bu farkın yaşı 26-30 aralığında olanlar ile 40 yaş üzerinde olan öğretmenler arasında ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlar incelendiğinde bahsi geçen farkların, yaşları 40'tan büyük olan öğretmenler lehine oluştuğu anlaşılmıştır. Mezun olunan bölüm değişkeni incelendiğinde ise herhangi bir anlamlı farklılık bulunmadığı belirlenmiştir. Fen okuryazarlık düzeyleri ve fen öğretimine yönelik öz yeterlik inançlarının ilişkisi incelendiğinde; fen okuryazarlık düzeyinin fen öğretimine yönelik öz yeterlik inancını pozitif yönde anlamlı etkilediği bulgusu elde edilmiştir.
Argümantasyon yönteminin öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı konusunda kavramsal değişimlerine etkisi
Bu çalışma, 2017 – 2018 eğitim/öğretim yılında Kocaeli-Gebze ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencileri ile 6 haftalık bir sürede gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında argümantasyon odaklı öğretime özgü örnek etkinlikler geliştirilerek öğrencilerin madde konuyla ilgili kavramsal değişimlerinin olumlu yönde geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı, çalışmayı görev yaptığı okulun dört şubesinde öğrenim gören 95 yedinci sınıf (46 kız, 49 erkek) öğrencisi ile gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda çalışmada kolay ulaşılabilir örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın başında öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı, element, molekül, bileşik, saf madde ve karışımlar konularında sahip oldukları yanlış kavramalar ve anlamakta güçlük çektikleri konular biçimlendirici yoklama soruları ile tespit edilmiştir. Daha sonra, bu dört şubeden ikisi rastgele seçilerek, birinci şubede bulunan 24 öğrenci deney grubuna, diğer şubede bulunan 24 öğrenci ise rastgele olarak kontrol grubuna dahil edilmiştir. Deney grubunda ise argümantasyon odaklı etkinlikler uygulanırken, kontrol grubunda 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında yer alan etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda biçimlendirici yoklama soruları ile deney ve kontrol gruplarında kavramsal değişimin ne düzeyde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin argüman kurma becerileri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmada ön-test son-test kontrol gruplu deneysel yöntem, görüşme ve doküman analizi yöntemi uygulanması suretiyle nitel ve nicel analiz teknikleri birlikte uygulanmıştır. Biçimlendirici değerlendirme sorularının analizinde Karataş (2003) tarafından geliştirilmiş dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Argüman kurma seviyelerinin değerlendirilmesi için ise, McNeill ve Krajcik (2011) tarafından geliştirilen "Argüman Değerlendirme Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Nicel veriler, betimleyici analiz, bağımlı ve bağımsız örneklemler için t testi ve Cohen etki büyüklüğü kullanılarak SPSS 15.00 (Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) programı ile 0,5 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin kurdukları argümanlardan elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı konusunda bazı yanlış kavramalara sahip olduğu tespit edilmiş ve bu eksikliklere göre düzenlenen argümantasyon odaklı öğretim ile öğrencilerdeki kavramsal anlama düzeyinde olumlu bir artış olduğu görülmüştür. Deney grubunda yer alan öğrenciler genellikle temel düzeyde argümanlar kursa da kavramsal gelişimlerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Argümanların düzeyini yükseltmek için öğretmenler sınıf içinde öğrencileri bilimsel düşünmeye ve daha çok aktif katılım sağlamaya yönlendirmelidir. Anahtar Sözcükler: Argümantasyon odaklı öğretim, fen öğretimi, maddenin tanecikli yapısı, kavramsal değişim.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde akıl yürütme sorularına verdikleri cevapların epistemolojik açıdan incelenmesi
Araştırma sorgulamaya dayalı bir öğretim programı çeşitli üst düzey becerinin kazandırılması için temel oluşturmaktadır. Bu becerilerden birisi de akıl yürütme becerisidir. Türkiye'nin TIMSS verilerine bakıldığında, üst düzey becerilerden olan akıl yürütme becerisi alanında uluslararası düzeyde yeterli seviyede olmadığı görülmektedir. Bu becerinin geliştirilmesi ise sunulan eğitimin niteliği ile doğru orantılıdır. Bireylerin öğrenmelerinin sorumluluğunu aldığı ve öğrenme süreçlerinde aktif katılım gösterdiği bir öğretim modeli, bilginin kalıcılığı konusunda önemli bir unsurdur. Araştırma sorgulamaya dayalı bir öğretim programı doğası gereği epistemoloji ile doğrudan ilişkilidir. Öğrencilerin sahip olduğu epistemolojik inançlar onların öğrenme süreçleri hakkında doğrudan bilgiyi bizlere sunmaktadır. Ancak özellikle ilkokul düzeyinde alana özgü öğrencilerin epistemolojik inançlarını her boyutu ile ele alabilen çalışmaların yetersizliği de bilinmektedir. Mevcut durum göz önünde bulundurularak bu çalışmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde akıl yürütme düzeyindeki sorulara verdikleri cevapların epistemolojik olarak analizini nitel betimsel desen ve fenomenoloji deseni yardımı ile ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini Gaziantep ilinde bulunan bir devlet ilkokulunun 2021-2022 eğitim-öğretim yılı 4. sınıfında öğrenim gören 41 öğrenci oluşturmaktadır. Literatürde ilkokul öğrencilerinin epistemolojik inançlarını ölçmeye yönelik yeterli bir ölçme aracı bulunmamaktadır. Bu nedenle çalışma kapsamında geliştirilen ve öğrencilerin akıl yürütme düzeyindeki sorulara ilişkin epistemolojik inançlarını ölçmek amacıyla geçerliği uzman görüşleri ile sağlanan 14 ana 56 alt maddeden oluşan açık uçlu sorular aracılığıyla veriler toplanmıştır. Toplanan veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, hazırlanan ölçme aracı ile öğrencilerin akıl yürütme düzeyleri ve öğrencilerin epistemolojik inançları Schommer'in epistemolojik inanç boyutlarına göre incelenmiştir. Bulgular, öğrencilerin akıl yürütme düzeyleri ile epistemolojik inançları arasında ve epistemolojik inançların da her alt boyutta farklılık göstermiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öğrenme-öğretme süreçlerine ilişkin tartışma ve önerilere yer verilmiştir.
Ödev niteliğinin öğrenmeye katkısının değerlendirilmesi: Bir eylem araştırması
Bu çalışmanın amacı pekiştirme, hazırlık ve geliştirme ödevlerinin niteliğinin öğrencilerin öğrenme düzeyine etkisini değerlendirmek ve öğretmen ve öğrencilerin eylem planı öncesi ve sonrası ödev niteliğine yönelik bilişsel özellik ve tutumları ile bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini incelemektir. Bu araştırmada teknik/bilimsel/işbirlikçi eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Tasarlanan eylem planı araştırma bağlamı çerçevesinde hazırlanmış, uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Eylem planı hazırlama aşamasında; araştırma bağlamı olarak 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde devlete bağlı bir ilkokuldaki dördüncü sınıf şubelerinden üçünde öğrenim görmekte olan 68 öğrenci ile bu sınıfların öğretmenleri ve Fen Bilimleri dersi "Aydınlatma ve Ses Teknolojileri" ünitesi belirlenmiştir. Eylem planı farklı ödev türleri (pekiştirme, hazırlık, geliştirme) kullanılacak şekilde tasarlanmış ve planda kullanılmak üzere farkı niteliğe sahip ödevler geliştirilmiştir. Öğretmenlere ödeve yönelik eğitim verilerek öncelikle eylem planı 1 uygulanmış ardından eylem planı 2'nin uygulanması aşamasına geçilmiştir. Veri toplama araçları olarak çoktan seçmeli testler, SOLO taksonomiye göre hazırlanmış testler, görüşme formları ve araştırmacı günlüğü kullanılmıştır. Çoktan seçmeli testlerin analizinde Bayesci istatistiğe dayalı tekrarlanan ölçümler ANOVA testi, SOLO taksonomiye göre hazırlanmış testlerin analizinde puanlama anahtarı, öğretmen ve öğrenci görüşmelerinden elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçların analizinde ödev türlerinin tümünün öğrenmeye katkı sağladığı, geliştirme ödevlerinin ise bu anlamda diğer ödev türlerine göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen ve öğrencilerin ödev niteliğine yönelik bilişsel özelliklerinin arttığı, öğrencilerin ödeve yönelik tutumlarında olumlu yönde değişim sağlandığı gözlemlenmiştir. Anahtar sözcükler: ödev, ödev niteliği, geliştirme ödevleri, ilkokul, Bayesci istatistik
İlköğretim 6. sınıflarda fen bilgisi dersinde uzayı keşfediyoruz ünitesinin öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Ill ÖZET İLKÖĞRETİM 6. SINIFLARDA FEN BİLGİSİ DERSİNDE UZAYI KEŞFEDİYORUZ ÜNİTESİNİN ÖĞRETİMİNDE BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİMİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ Özgür öner ÖZ Yüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Nuri EMRAHOĞLU Haziran 2004, 79 Sayfa Bu çalışma, bilgisayar destekli olarak hazırlanan bir programın ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına olan etkisini sınamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma bir deney ve bir kontrol grubu modeline göre planlanıp, uygulanmıştır. Bu çalışma ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada, seçilecek sınıfların sınıf öğretmenleriyle görüşülerek ve birinci dönemdeki akademik başarılan göz önüne alınarak 20 deney ve 20 kontrol grubu olmak üzere toplam 40 öğrenci ile çalışılmıştır. Bilgisayar destekli olarak "Uzayı Keşfediyoruz" ünitesinin ilköğretim programındaki hedef ve davranışlarına uygun olarak Macromedia Flash MX programında hazırlanan program, 10 saatlik bir süre ile deney grubu üzerinde uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise ünite Fen bilgisi öğretmeni tarafından geleneksel öğretim yöntemleriyle aynı sürede tamamlanmıştır. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geçerlilik ve güvenirliği test edilerek hazırlanan ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan basan testi kullanılmıştır. Test, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunca onaylanmış olan ders kitaplarındaki sorulardan oluşturulmuştur. On test ve son testlerde elde edilen veriler üzerinde SPSS paket programında t testi analizi yapılmıştır. Araştırma süreci sonunda elde edilen bulgular, öğrencilerin akademik başarıları üzerinde bilgisayar destekli öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre daha başarılı olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Fen Bilgisi
Kubasık ögrenme tekniklerinden birlikte ögrenme tekniğinin 5. sınıf fen bilgisi dersinde ögrencilerin akademik basarıları ve arkadaslık düzeylerine etkisi
Bu deneysel çalışmada, ilköğretim 5. sınıf Fen Bilgisi dersinin ?Isı ve IsınınMaddedeki Yolculuğu? ile ?Hareket ve Kuvvet? ünitelerinin öğretiminde, Kubaşıköğrenme tekniklerinden Birlikte Öğrenme tekniğinin öğrencilerin akademik başarılarınave arkadaşlık düzeylerine etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma 2003-2004 öğretim yılının bahar yarıyılında Adana li Seyhanlçesindeki bir resmi ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma iki deney ve bir kontrolgrubunda bulunan toplam 132 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma 8 haftasürmüştür. Dersler Birinci ve kinci Deney gruplarında kubaşık öğrenme tekniklerindenBirlikte Öğrenme tekniği, kontrol grubunda ise tüm sınıf öğretimine dayalı gelenekselöğretmen merkezli yönteme göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir.Deney ve kontrol gruplarına ?Fen Bilgisi Başarı Testi? ve ?Sosyometri Testi? öntest-sontest olarak verilmiştir.Araştırmada başarı testi ve sosyometri testinden elde edilen veriler üzerindeistatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyip<.05 olarak alınmıştır.Sonuç olarak, başarı testinden elde edilen toplam puanlar ile bilgi düzeyi, kavramave uygulama düzeyi açısından deney grupları arasında anlamlı bir fark bulunmazken,kontrol grubu lehine anlamlı farklar bulunmuştur.Sosyometri testinden elde edilen bulgulara bakıldığında deney grupları arasındaBirinci Deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Kubaşık Öğrenme, Birlikte Öğrenme Tekniği, Fen Bilgisi
İkili kodlama kuramına dayalı olarak hazırlanan multimedya ders yazılımının fen bilgisi öğretimindeki akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisi
11 ÖZET İKİLİ KODLAMA KURAMINA DAYALI OLARAK HAZIRLANAN MULTİMEDYA DERS YAZILIMININ FEN BİLGİSİ ÖĞRETİMİNDEKİ AKADEMİK BAŞARIYA, ÖĞRENME DÜZEYLERİNE VE KALICILIĞA ETKİSİ M. Emre SEZGİN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Ülkü KÖYMEN Temmuz 2002, 106 sayfa Bu deneysel araştırmanın genel amacı, İkili Kodlama Kuramı'na dayalı, konu ile ilgili animasyonlar bulunan ders yazılımıyla yapılan öğretimi ve yine aynı kurama dayalı, konu ile ilgili resimler bulunan ders yazılımıyla yapılan öğretimi, geleneksel- öğretmen merkezli yöntemle yapılan öğretimle karşılaştırarak bunların akademik başarıya, öğrenme düzeylerine ve kalıcılığa etkisini belirlemektir. Araştırma 2000-2001 öğretim yılının ikinci yarıyılında, Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Mimar Kemal İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilmiştir. Önce tüm dördüncü sınıflardan yansız seçimle iki farklı sınıf seçilmiştir. Sonra bir deney (birinci deney grubu) ve kontrol grubu bu sınıfların birinden yansız olarak seçilmiştir. Ve diğer deney grubu (ikinci deney grubu) diğer sınıftan yansız olarak seçilmiştir. Her grup 1 8 öğrenciden oluşmaktadır. Birinci deney grubu konuyla ilgili animasyonlardan oluşan yazılımla çalışırken, ikinci deney grubu konuyla ilgili resimlerden oluşan yazılımla çalışmıştır. Yazılımlar araştırmacı tarafından bu araştırma için temelde ikili kodlama kuramına dayalı olarak hazırlanmıştır. Kontrol grubunda ise öğretim, geleneksel-öğretmen merkezli olarak yürütülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, deney gruplarıyla kontrol grubu arasında öğrencilerin akademik başarıları, öğrenme düzeyleri ve öğrenmedeki kalıcılık düzeyleri açısından deney grupları lehine anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Araştırma bulgularıyla ilgili bir diğer önemli bir nokta da, deney grupları arasında son- test akademik başarı puanları ve öğrenme düzeyi puanlan arasında anlamlı bir fark çıkmazken, son-testten 14 gün sonra yapılan kalıcılık testi akademik basan puanlan ve öğrenme düzeyi puanları arasında birinci deney grubu lehine anlamlı bir farklılık çıkmasıdır. Anahtar Sözcükler: İkili Kodlama Kuramı, Multimedya ve Öğrenme, Fen Bilgisi Öğretiminde Animasyonlar, Fen Bilgisi Öğretimi.
Ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi
ÖZET ORTAÖĞRETİM BİYOLOJİ ÖĞRETİMİNİN BİYOLOJİK NEDENSELLİK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ Hasan Güner BERKANT Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞANAY Haziran 2002, 178 Sayfa Bu araştırma, ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır ve nitel bir çalışmadır. Çalışma, doğadaki her biyolojik olayın/olgunun nedeni ve sonucu olduğu, nedenlerin ve sonuçların birbirlerine neden-sonuç ilişkileri ile bağlı oldukları ve biyoloji derslerinin de bu neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak işlenmesi gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Adana İli'nin Seyhan İlçesi 'nde bulunan 12 ortaöğretim kurumunun 1., 2. ve 3. sınıflarında görev yapan ve branşı biyoloji olan 18 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin altısı 1. sınıfların, altısı 2. sınıfların, altısı da 3. sınıfların biyoloji dersine girmektedir. Araştırma ile ilgili verileri toplamak amacıyla gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Formlar araştırmacı tarafından, araştırmanın amacı, pilot uygulamalar, literatür taraması ve uzman görüşleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çalışma grubunu oluşturan öğretmenler önce ders ortamında gözlemlenmiş, daha sonra gözlemlenen her öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sırasında veri kaybını önlemek amacıyla ve öğretmenlerden izin alınarak ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Gözlem ve görüşme verileri nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Öğretmenlerden dördünün diğer 14 öğretmene kıyasla biyoloji derslerinin biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmesi bakımından daha yeterli oldukları belirlenmesine karşın, biyoloji derslerinin yeterince biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmediği sonucuna varılmıştır.HI Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Biyoloji, Biyoloji Öğretimi, Nedensellik, Biyolojik Nedensellik.
İlköğretim 7. sınıf fen bilgisi dersi ünitelerinden ?ya basınç olmasaydı? ünitesi öğretiminde öğretmenlerce kullanılan içerik öğelerinin düzenlenme biçimlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma, ilköğretim yedinci sınıf fen bilgisi dersi "Ya Basınç Olmasaydı?" ünitesinin öğretiminde, öğretmenlerce kullanılan içerik öğelerinin düzenlenme biçimlerinin değerlendirilmesinin amaçlandığı betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya özel dershane ve devlet okulunda görev yapan 111 fen bilgisi öğretmeni katılmıştır. Araştırma kapsamında 111 öğretmene anket uygulanmış, anket uygulanan öğretmenlerden ikisinin dersleri gözlenmiş ve aynı öğretmenler ile görüşme yapılmıştır. Anket, gözlem ve görüşme verilerinin kendi içerisinde tek tek analizi yapılmış ve daha sonra üç farklı yöntemle elde edilen verilerin birbirleriyle ilişkisi incelenmiştir. Bunun için gözlem, görüşme ve anket verilerinin tutarlılığına bakılmıştır. Araştırma bulgularına göre; Öğretmenlerin büyük çoğunluğu, konu zorluk düzeyi için zor, kendi sunu yeterliği ve öğrenci öğrenme düzeyi için ise, iyi cevabı yönünde görüş bildirmiştir. Öğretmenlerin ünite süresince, en fazla öğrettikleri kavram basınç, işlem birim çevirme, ilke ise pascaldır. Kavram öğretiminde en fazla kullanılan içerik öğeleri tanım, örnek, özellik, önkoşul davranış, dikkat odaklama araçları, özetleyici ve geribildirimdir. İşlem öğretiminde, en çok kullanıldığı ifade edilen içerik öğeleri sürecin amacı, işlem basamaklarını gösterme, deney yapma, sıraya uyarak yapma, özetleyici ve geribildirimdir. İlke öğretiminde, en çok kullanıldığı ifade edilen içerik öğeleri önerme, nedensel ilişkiler, ilişkisel bilgi, örnek, olay, durum, problem ve geri bildirimdir. Anahtar Kelimeler: İçerik Düzenleme, Fen Bilgisi Öğretimi