Secondary school students

1,678 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Fen bilimleri derslerinde 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırması

Amaç: Araştırmanın amacı sorgulamaya dayalı fen dersleri süresince öğrencilerin kullandıkları söyleme dayalı bilimsel iletişim becerilerinin (BİB) sistematik bir şekilde geliştirilmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 6. sınıf düzeyindeki 30 öğrenci araştırmanın katılımcılarıdır. Araştırmanın problemi belirleme ve eylem döngüleri aşamaları toplam 33 ders saati sürmüştür. Araştırmanın problemi belirleme aşamasında Güneş ve Ay tutulması, eylem döngüleri aşamalarında destek ve hareket sistemi, sindirim sistemi, madde ve ısı üniteleri bilimsel sorgulamaya dayalı olarak araştırmacı öğretmen tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Fen Öğrenme Becerisi Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi, Çalışma Yaprakları, Ders Gözlemleri, Yansıtıcı Öğretmen Günlüğü kullanılmıştır. Eylem döngüleri boyunca öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerinin gelişimine yönelik analiz yapabilmek için araştırmacı bilimsel iletişim becerileri rubriği geliştirmiştir. Rubrik bilimsel iletişim becerilerinin açıklama, soru sorma ve çürütücü kullanma boyutlarından oluşmaktadır. Bu boyutların her birinin kavram ve süreç alt boyutları bulunmaktadır. Her eylem döngüsünden sonra öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini ölçmeye yönelik yapılan analiz sonuçları dikkate alınarak eylem planı yeniden düzenlenmiştir. Bulgular: Öğretmen bilimsel iletişim becerilerini geliştirmek için 1. eylem döngüsünde iletişimsel yaklaşımın otoriter ve diyalojik söylem hamlelerini kullanmıştır. Öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşım öğrencilerin BİB gelişimini desteklemiştir. Ancak öğrencilerin yaptığı araştırmalar kavram ve sürece yönelik kanıta dayalı beceriler sunabilmeleri için veri sağlayamamıştır. Bu nedenle 2. eylem döngüsünde yarı açık uçlu deney ve bilimsel hikâye kullanılmıştır. Bu döngüde yarı açık uçlu deneyler ve bilimsel hikâye öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ancak bilimsel kavram ile ilgili araştırma yapmadığı için alan bilgisi yetersiz olan öğrenciler deney verilerini yorumlayamamış ve bilimsel hikâyeyi anlamamıştır. Bu nedenle öğrencilerin bilimsel iletişim becerileri düşük seviyede kalmıştır. 3. eylem döngüsünde öğrencilerin bilimsel sorgulama sürecinde araştırma, tartışma, tasarım oluşturma, tasarımı değerlendirme gibi farklı aşamalarda aktif rol alabileceği mühendislik tasarım temelli öğretim etkinliklerine uygun bir eylem planı hazırlanmıştır. Bu döngüde kullanılan tasarım döngü basamaklarına dayalı uygulamalar öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Sınırlı araştırma yapan ve sınırlı alan bilgisine sahip öğrencilerin BİB düzeylerinde gelişim az olmuştur. Araştırma boyunca BİB gelişimi kanıt sunma düzeyine çıkmamış öğrenciler bulunmaktadır. Ancak bu öğrencilerin BİB düzeylerinde araştırmanın başında sundukları BİBlere göre gelişim olmuştur. Döngüler süresince ortaya çıkan farklı bir problem durumu öğrencilerin dersin hedef kazanımından uzaklaşarak odak dışı kavram kullanmalarıdır. Öğretmenin döngüler boyunca otoriter söylem kullanması ve hedef kazanımı hatırlatması öğrencilerin odak dışı kavram kullanımını azaltmış ve odak kavram ile ilgili BİB sunmalarını sağlamıştır. Sonuç: Sonuç olarak öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşımın sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin BİB gelişimini sağlamış ancak öğrencilerin yaptıkları araştırmaların yeterli veri içermemesi bu gelişimi sınırlandırmıştır. Öğrencilerin bilimsel süreci deneyimleyebilecekleri yarı açık uçlu deney, bilimsel hikâye ve mühendislik tasarım temelli öğretim etkinlikleri kullanılarak gerçekleştirilen fen dersleri öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca öğrenciler bu derslerde dersin hedefinden uzaklaşarak odak dışı kavramlar kullanmışlardır. Öğretmenin otoriter söylemi öğrencilerin odak kavram çerçevesinde BİB sunmasını sağlamıştır.

Bilim iletişimiEylem araştırmasıFen bilgisi dersi+7
Selvinaz Güney
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler dersinde argümantasyon temelli öğretimin öğrencilerin bilimsel değerlere ve yenilikçi düşünme eğilimlerine etkisi

Araştırma, ilköğretim 7.sınıf sosyal bilgiler dersi "Bilim, Teknoloji ve Toplum" öğrenme alanı dahilinde uygulanan Argümantasyon Temelli Öğretim yönteminin, öğrencilerin bilimsel ve yenilikçi düşünme eğilimleri üzerindeki etkisinin var olup olmadığını ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Aydın'ın Efeler ilçesindeki bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseninin açımlayıcı sıralı örnekleme yöntemiyle yürütülmüştür. Araştırma, araştırma ve referans gruplarında bulunan toplam 62 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Argümantasyon temelli öğretim yöntemin uygulanmasında, ünitenin konularıyla alakalı ders planları, etkinlikler ve dersin işlenişi tartışmacı bir ortam yaratabilmeye yönelik hazırlanmıştır. Referans grubuna ise, mevcut program kullanılarak dersler işlenilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda, bilimsel eğilim ölçeği ve yenilikçi düşünme eğilimi ölçeği ilk-ölçüm ve son-ölçüm olarak hem araştırma grubuna hem de referans grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, araştırma grubu öğrencilerine uygulamayla ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizine göre, araştırma grubunun bilimsel eğilim ölçeğinden aldıkları ilk-ölçüm ve son-ölçüm puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Referans grubunda da ilk-ölçüm ve son-ölçümlerde anlamlı bir farklılığın olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, araştırma grubu ve referans grupları arasında bilimsel eğilim ölçeğinde son ölçümlerde araştırma grubuna yönelik anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yenilikçi düşünme ölçeği üzerinde ise, araştırma grubunun ilk-ölçüm ve son-ölçüm sonuçları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu gözlemlenmiştir. Referans grubunda ise, yenilikçi düşünme eğiliminde ilk-ölçüm ve son-ölçümleri arasında herhangi bir anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Her iki grubun yenilikçi düşünme ölçeği üzerinde ise, araştırma grubunun referans grubuna göre son-ölçümlerde anlamlı bir farklılık gösterdiği ortaya konulmuştur. Yapılan görüşmelerde ise, öğrencilerin Argümantasyon Temelli Öğretim hakkında görüşleri genellikle pozitif yönde olmuştur. Araştırmanın bulguları ışığında, uygulamanın ortaokul öğrencilerinin bilimsel ve yenilikçi düşünme eğilimleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeBilim+7
Alper Topçular
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersi elektrik enerjisinin dönüşümü konusuna 5E modeli ile temellendirilmiş bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Fen bilimleri dersi "Elektrik Enerjisi" ünitesi "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunda 5E modeli ile temellendirilmiş Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel veriler bir arada toplanmıştır. Bu bağlamda bu araştırma karma araştırma deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi; 2017-2018 öğretim yılında Mersin ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 25 deney, 25 kontrol grubu olmak üzere 50 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney grubuna "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunun öğretilmesinde 5E öğrenme modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan ders planlarıyla, kontrol grubuna ise mevcut öğretim programının öngördüğü yöntem ve planlarla ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; her iki gruba uygulama öncesi ve sonrası "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü Konusu Başarı Testi" (EEDKBT), "Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT)" ve uygulama sonrası deney grubu öğrencilerine yarı yapılandırılmış "STEM Uygulamalarına Yönelik Öğrenci Görüşleri Formu" uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verileri değerlendirmek için içerik analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ön-test puanları denk olan grupların; EEDKBT ve BSBT son test puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında uygulanan yöntemlerin etkisi arasındaki farkın ne düzeyde olduğunu belirlemek amacıyla, EEDKBT ve BSBT son test puanları için Cohen's d değerleri hesaplanmış ve sırasıyla 1,27 ve 1,29 olarak bulunmuştur. Hesaplanan Cohen's d değerleri deney grubunda gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının büyük (large) etki büyüklüğüne sahip olduğunu göstermektedir. Deney grubu öğrencilerinden elde edilen nitel verilere göre öğrenciler, derse karşı ilgilerinin arttığını, zevk alarak öğrendiklerini ve STEM uygulamalarının diğer derslerde yer almasını istediklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, 5E modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve bilimsel süreç becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, 5E, akademik başarı, bilimsel süreç becerileri

5E ModeliAkademik başarıBilimsel süreç+6
Sevgi İzgi
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Animasyonların çocuğun epistemolojik gelişimine etkisi

Bu araştırmanın amacı; animasyon filmlerinde geçen bilgi türlerinin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenme becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinin Oğuzeli ilçesinde bulunan ve tam gün eğitim veren bir devlet ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 70 öğrenciyle yapılan araştırma karma yöntem yaklaşımlarından iç içe gömülü desene göre modellenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 24'ü animasyon filmlerinin izletildiği deney grubunda, 23'ü çocuk filmlerinin izletildiği plasebo grubunda, 23'ü ise Türkçe derslerinin müdahalesiz işlendiği kontrol grubunda bulunmaktadır. Araştırmada nicel verilerin yanında öğrenci ve araştırmacı deneyimlerine ilişkin nitel veriler de toplanmıştır. Bu araştırmada deneysel müdahale sürecine nitel veriler dâhil edilmiştir. Çalışmanın nicel boyutu ön test, son test, kalıcılık; deney, kontrol ve plasebo gruplu 3x3'lük yarı deneysel desene göre, nitel boyutu ise durum çalışmasına göre desenlemiştir. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Bilgi Türleri Ölçme Aracı ile nitel verileri ise Bilgi Cümlelerini Bilgi Türlerine Göre Değerlendirme Formu, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Öğrenci ve Araştırmacı Günlüğü ile toplanmıştır. Deneysel işlem süreci ön test ve son testlerin uygulanmasıyla birlikte 12 hafta sürmüştür. Araştırmada deneysel işlemin bitimi ile son test uygulamasını takip eden 6. haftada kalıcılık testi uygulanmış ve ölçümleri alınmıştır. Tüm ölçme uygulamaları üç gruba da eş zamanlı bir şekilde uygulanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi SPSS 23.0 programı ile yapılmış, nitel verilerin analizinde ise içerik ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, animasyon filmi izleyen öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney, kontrol ve plasebo gruplarının son testlerinde deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. İstatistiksel açıdan animasyon filmlerinin 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenmeleri konusunda anlamlı ve kalıcı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerden uygulama sırasında öğrenci günlükleri ve sonrasında da görüşmeler yoluyla toplanan verilerden animasyon filmlerinin bilgi türlerini eğlenceli ve kalıcı bir şekilde öğretebildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Animasyon destekli öğretimDil öğretimiEpistemoloji+5
Sakine Hakkoymaz
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazma öncesi etkinliklerinin yazma motivasyonuna ve yazma başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı yazma öncesinde uygulanan etkinliklerin ortaokul öğrencilerinin yazma motivasyonları ve yazma başarıları üzerindeki etkisini tespit etmektir. Deney öncesi giriş davranışlarıyla deney sonrası davranışları karşılaştırmak amaçlandığı için araştırmada ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu bağlamda beyin fırtınası, kelime ağı oluşturma, kavram haritaları, soru-cevap, tartışma, örnek metin, problem çözme, balık kılçığı, drama, görsellerden yararlanma, müzik dinletme, video izletme, gazete kupürleri ve ilanlar, listeleme, küpleştirme etkinlikleri üçerli gruplar oluşturularak toplam 5 grup hâlinde uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Gaziantep il merkezinden iki okulun 8. sınıf düzeyindeki 10 şubesinden (5 şube deney grubu, 5 şube kontrol grubu) oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yazma Motivasyonu Ölçeği" ve "Yazılı Anlatımda Planlama Becerisine Yönelik Çözümleyici Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Yazma Motivasyonu Ölçeği hedef, tutum, öz yeterlik, öz düzenleme, yükleme (sebep bulma), çaba, kaygı olmak üzere 7 boyut ve 37 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin geçerliliği uzman görüşü ve faktör analizi ile sağlanmıştır. Ölçeğin güvenilirliği için güvenilirlik analizi yapılmış ve cronbach alfa katsayısı ,80 olarak tespit edilmiştir. Yazılı Anlatım Becerisine Yönelik Çözümleyici Puanlama Anahtarı başlık, konu, ana ve yardımcı düşünceler, anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları, giriş, gelişme, sonuç olmak üzere toplam 7 boyuttan ve çok iyi (5), iyi (4), orta (3), yetersiz (2), çok yetersiz (1) şeklinde 5 derecelendirme aralığından oluşmaktadır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin yazma başarılarına ilişkin ön test-son test ortalamaları arasında anlamlı farklılık ortaya çıkarken kontrol grubu öğrencilerinin yazma başarılarına ilişkin ön test-son test ortalamaları arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. Bunun yanında hem deney grubu öğrencilerinin hem kontrol grubu öğrencilerinin yazma motivasyonlarına ilişkin ön test-son test ortalamaları arasında olumlu yönde anlamlı farklılık görülmemiştir. Bu sonuç yazma öncesi etkinliklerle yapılan yazma çalışmalarının öğrencilerin yazma başarısını artırdığını ancak öğrencilerin yazma motivasyonunu artırmada etkili olmadığını gösterir. "Video izletme, gazete kupürleri, kavram haritası" öğrencilerin yazma başarısını en çok artıran yöntem ve teknikler olarak karşımıza çıkarken "tartışma, listeleme, balık kılçığı" yazma motivasyonunu anlamlı bir oranda olmasa da artıran yöntem ve teknikler olmuşlardır. Öğrencilerin yazma başarısını artırmak için görsel temelli yöntem ve tekniklerin daha sık kullanılması önerilirken yazma motivasyonunu artırmak için daha uzun süreli çalışmaların gerekliliği vurgulanmıştır.

MotivasyonOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+4
Metin Erbilen
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Dil bilgisi öğretiminde VARK Öğrenme Modelinin başarı, tutum ve kalıcı öğrenmeye etkisi

Bu araştırmanın amacı; VARK Öğrenme Modeline dayalı dil bilgisi öğretiminin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, dil bilgisine karşı tutumlarına ve kalıcı öğrenme düzeylerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın amacına uygun olarak "ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen" kullanılmıştır. Çalışmanın uygulama grubunu; 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında Hatay il merkezinde bulunan, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunun iki farklı 6. sınıf şubesinde öğrenim gören öğrenciler (n=57) oluşturmaktadır. Şubeler; biri deney grubu (n=27), diğeri kontrol grubu (n=30) olmak üzere seçkisiz (yansız) atama yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın deneysel uygulaması; Türkçe dersinde işlenen hâl eki, iyelik eki, isim ve sıfat konuları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu konular, deney grubunda VARK Öğrenme Modeline dayalı öğretim etkinlikleriyle; kontrol grubunda ise Türkçe ders kitaplarında yer alan öğretim etkinlikleriyle işlenmiştir. Toplam 11 hafta süren uygulamada veri toplama aracı olarak "Öğrenci Bilgi Formu", "Türkçe Dil Bilgisi Tutum Ölçeği", "Türkçe Dil Bilgisi Başarı Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Veri toplama araçlarıyla elde edilen veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar için t testi, bağımlı gruplar için t testi, tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi, karışık veya tekrarlı ölçümler için iki yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi teknikler kullanılmıştır. Nitel verilerde ise deney grubu öğrencilerinin görüşme formuna verdikleri yanıtlar; frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda grup içi ön test ve son test başarı puanı ortalamaları karşılaştırıldığında hem deney grubunda hem de kontrol grubunda akademik başarının arttığı ve son test lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı tespit edilmiştir. Araştırma için esas öneme sahip olan gruplar arası son test başarı puanı ortalamaları karşılaştırıldığında ise deney grubunun lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı belirlenmiştir. Yine grup içi ön test ve son test tutum puanı ortalamaları karşılaştırıldığında deney grubunun tutum puanlarında son test lehine anlamlı bir farklılık çıkmasına rağmen kontrol grubunun tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Gruplar arası son test tutum puanı ortalamaları karşılaştırıldığında ise deney grubunun lehine anlamlı bir farklılığın çıktığı belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının grup içi ön test, son test ve kalıcılık testi puan ortalamaları karşılaştırıldığında her iki grupta da bilgilerin kalıcılığını sağlamada anlamlı bir farklılık görülürken gruplar arası ön test, son test ve kalıcılık testi puan ortalamaları karşılaştırıldığında ise sonuçların deney grubunun lehine olduğu tespit edilmiştir. Buradan hareketle VARK Öğrenme Modeline dayalı uygulamaların Türkçe ders kitaplarına dayalı uygulamalara göre başarıyı artırmada, olumlu tutum sergilemede ve bilgilerin kalıcılığını sağlamada daha etkili olduğu görülmüştür. VARK Öğrenme Modelinin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle yapılan görüşmeler sonucunda öğrencilerin dersin işlenişini eğlenceli bulması, etkinliklerin akılda kalıcı olması ve ilgi çekici olması, dil bilgisi konularının daha iyi anlaşılması gibi görüşler bildirdiği belirlenmiştir. Genel değerlendirmeler doğrultusunda dil bilgisi öğretiminde VARK Öğrenme Modeline dayalı öğretim uygulamalarından yararlanılabileceği ve bu uygulamaların Türkçe ders kitaplarına yansıtılabileceği önerilmiştir.

Akademik başarıDilbilgisiKalıcılık+7
Ali Ferhat Ömeroğlu
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuk edebiyatında değer aktarımı

Bu araştırmanın amacı, çocuk kitaplarındaki değer aktarım ögelerinin belirlenmesi ve incelenmesidir. Çocuklara aktarılmak istenen ya da kasıtlı olmadan aktarılan ahlâk değerlerinin neler olduğuna, bunların ne sıklık ve miktarda yer aldığına dair incelemeler yaparak bu kitapların değerler eğitimi açısından etkililiğini belirlemek amaçlanmaktadır. Bu amaçla Balıkesir, Sivas, Kilis ve Konya illerinden seçilen 10 ortaokuldan kitaplık listeleri alınmıştır. Bunlar içerisinde ortak olarak bulunan kitaplardan 25 yerli, 25 yabancı eser incelenmek üzere seçilmiştir. Ayrıca söz konusu kitaplar ve değerler eğitimi hakkında, Türkçe öğretmenlerinin görüşlerinden de faydalanılmak istenmiştir. Bunun için Balıkesir ilinde görev yapan 22 Türkçe öğretmeni ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın ilk boyutunda ortaokullarda okutulan çocuk kitaplarının değer aktarımı yönünden özelliklerini incelemek üzere tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci boyutunu oluşturan Türkçe öğretmenlerinin değerler eğitimi konusundaki görüşlerini belirlemek amacıyla olgubilim (fenomenoloji) modeli tercih edilmiştir. Eserlerin incelenmesi sırasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Değer Aktarımı Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Formun geliştirilmesinde 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan kök değerler (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik) dikkate alınmıştır. Türkçe öğretmenlerinin görüşlerinin elde edilmesi içinse yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Eserler içerisinde hangi değer ifadesinin hangi sayfada olduğu not edilmiş ve bulgularda paylaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre incelenen yerli ve yabancı eserlerde en sık geçen değerin sevgi, en az sıklıktaki değerin ise adalet olduğu belirlenmiştir. Yerli ve çeviri eserler arasında vatanseverlik ve saygı değerleri açısından farklar tespit edilmiş, diğer değerler açısından ise birbirlerine yakın özelliklerde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Yerli eserlerin saygı ve vatanseverlik değerlerine yabancı eserlere göre daha fazla yer verdiği belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin değerler eğitiminde çocuk kitaplarının önemine inandıkları, kitaplıklara kitap seçerken bunu da göz önünde bulundurdukları sonucuna ulaşılmıştır.

Değer aktarımıDeğerlerDeğerler eğitimi+5
İlker Ozan Yıldırım
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin aile birliğine önem verme değerinin metaforlar yoluyla incelenmesi

Aile; günümüz toplumunda çekirdek aile olarak ortaya çıkan tanıma istinaden kan yoluyla akrabalık kurulan baba, anne ve çocuklardan oluşan toplumun en küçük kurumdur. Bireylerin eğitiminin ilk başladığı yer olan aile kurumu çocukların doğruyu yanlışı öğrendiği ilk yerdir aynı zamanda toplumumuzu ayakta tutan kök değerlerimizin ilk öğrendiği yer aile birliğidir. İnsanların sosyal hayatta birbirine karşı davranışı, yaklaşımı bireyleri etkilemektedir. Çocuğun gelişimini de birçok faktör etkilemektedir. Aile içinde birbirimize olan tutumumuz çocuğun mizacını şekillendirmektedir: Aile içinde bireylerin birbirine karşı etkili iletişimi, hoşgörülü ve anlayışlı olması aile birliğinin temellerini atmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin "Aile birliğine önem verme değerine" yönelik tutumlarının metaforlar yoluyla belirlenmesi istenmektedir. Araştırmanın katılımcıları 2019-2020 eğitim-öğretim yılı içerisinde Ankara ilinde öğrenim gören Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerdir. Araştırma 447 Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci sınıf öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri tüm anket formlarında bulunan "Aile Birliği….…gibidir, çünkü…" ifadesi yardımıyla toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda "Aile birliği değerine" yönelik Sosyal Bilgiler ortaokul sekizinci öğrencileri tarafından en fazla ağaç, çiçek, zincir, su hayat, güneş olarak algıladıkları görülmektedir. Ayrıca öğrencilerin aynı metaforları farklı kategoriler altında kullandıkları belirlenmiştir.

AileAile bağlarıAlgı+6
Muhammet Mustafa Akçay
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ve bu düzeyleri etkileyen demografik faktörler (Muğla örneği)

Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler dersi programında yer alan becerilerden Finansal Okuryazarlık kavramının Üretim, Tüketim ve Dağıtım öğrenme alanına dayalı olarak ortaokul öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri araştırılmıştır. Araştırma ulaşılabilirliği ve zamandan tasarruf amacıyla Muğla ili dâhilindeki ortaokullarda yürütülmüştür. Çalışmanın tamamında spesifik olarak araştırma deseni olarak tarama modeli kullanılmıştır. Ölçeği geliştirebilmek için ilgili konu ile ilgili yurtiçi ve yurtdışı litaratür taraması yapılmıştır. Elde edilen argümanlar, ortaokul Sosyal bilgiler programı ve Milli Eğitim Sosyal Bilgiler ders kitaplarından yararlanarak 57 maddelik madde havuzu oluşturulmuştur. Madde havuzundaki maddelerin kapsam geçerliliğini sağlamak amacıyla Davis Tekniği ile Muğla Sıtkı Koçman üniversitesindeki konun uzmanı 6 akademisyenden uzman görüşü alınmıştır. Alınan görüşler neticesinde geriye kalan 52 maddelik ölçekle toplanan veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda Finansal okuryazarlık ölçeğinin demografik özelliklere ve ölçeğin alt boyutlarına dayalı olarak farklılaşmalar tespit edilmiştir. Literatürde bazı çalışmalara ulaşılan sonuçlar benzerlik gösterirken bazılarından tamamen farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Analizler sonucunda öğrencilerin %54,00 yüksek düzeyde finansal okuryazarlığa sahip olduğu saptanmıştır. %7,05 düşük seviyede, % 37,90 orta seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer değişkenlere göre anne okuryazarlığının etki konusunda ön planda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak bu ölçek ile ortaokul öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi dâhilinde kazanması hedeflenen çıktılara ne düzeyle ulaşıldığını ölçebilme açısında katkı sağlamıştır.

DemografiDemografik özelliklerFinansal bilgi düzeyi+3
Derya Ertoğrul
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf Türkiye Cumhuriyeti inkılâp tarihi ve Atatürkçülük dersinde zihin haritası tekniğinin kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisi

Eğitimde doğru hedefe ulaşabilmek için birden fazla öğretim yöntemi ve tekniği kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin en önemlisi, son dönemlerde sıklıkla kullanılmaya başlanan ve önemi her geçen gün biraz daha artan "Zihin Haritaları" tekniğidir. Bu kapsamda yapılan çalışmanın amacı 8. Sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinde zihin haritaları tekniği kullanımının öğrencilerin derse karşı tutumlarına ve akademik başarılarına etkisini belirleyebilmektir. Bu hedef doğrultusunda çalışmanın örneklemini Muğla ilinin Yatağan ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunun 2018-2019 eğitim öğretim yılında sekizinci sınıfa devam eden 68 öğrenci oluşturmakta olup bu öğrencilerden 34 öğrenci deney grubunu, 34 öğrenci ise kontrol grubunu meydana getirmektedir. Deney ve kontrol grupları kolay ulaşılabilirlik ilkesine göre öğrenci sayıları eşit olan sınıflardan ikisi deney grubu, ikisi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda yer alan öğrencilerle "Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesi zihin haritaları tekniği kullanılarak işlenirken kontrol grubunda yer alan öğrenciler ile aynı ünite mevcut programın öngördüğü yöntem ve teknikler ile işlenmiştir. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın başlangıcında ilk olarak her iki gruba da tutum ölçeği ve başarı testi uygulanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 25 sorudan oluşmaktadır. Başarı testinin ortalama güçlüğü .57, KR-20 güvenirlik kat sayısı ise .94 olarak belirlenmiştir. Beşli likert tipinde geliştirilen ve 23 maddeden oluşan tutum ölçeği sevgi, ilgi ve önem olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan öğrencilerle 7 hafta boyunca; "Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesi zihin haritası tekniği kullanılarak işlenirken, kontrol grubunda yer alan öğrencilerle programa dayalı öğretim yöntem ve teknikleri kullanılarak işlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ön test-son test kontrol gruplu deneysel desene uygun olarak yürütülmüştür. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin nicel boyutları SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda zihin haritası tekniğinin kullanıldığı deney grubunun, programa dayalı öğretim yöntem ve teknikleri kullanılan kontrol grubuna göre daha başarılı oldukları görülmüştür. Elde edilen bulgular üzerinde doğru analiz yapabilmek amacıyla verilerin normal bir dağılım sergileyip-sergilemediğini kontrol etmek için Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testlerine başvurulmuştur. Bununla birlikte Varyansların homojen dağılım gösterdiği durumlarda parametrik testlerden: Bağımlı Örneklemler (Paired Samples Statistics) T-Testi, Bağımsız Örneklemler Independent T- Testi ve One Way ANOVA testlerinden yararlanılmıştır. Varyansların normal bir dağılım sergilemediği durumlarda ise bu testlerin non-parametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli sıralar testi, Kruskall-Wallis-H gibi testlerden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS) yüzde ve frekans değerleri dikkate alınmıştır. İstatistiksel sonuçların değerlendirilmesinde P*<,0.50 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre deney grubu ile kontrol grubu son test akademik puan ortalamaları bakımından deney grubu lehine istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersine karşı tutumları açısından ise deney grubu lehine bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi, Zihin Haritaları, Tutum Ölçeği, Akademik Başarı Testi

Akademik başarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+6
Süheyla Cengiz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Altı Şapkalı Düşünme tekniğinin ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma becerilerini geliştirmelerine etkisi

Bu araştırmada, altı şapkalı düşünme tekniğinin eleştirel okuma becerisini geliştirmeye etkisi incelenmiştir. Çalışmada deney grubunda uygulanan altı şapkalı düşünme tekniğine dayalı okuma egitimi ile kontrol grubunda uygulanan geleneksel okuma eğitiminin öğrencilerin eleştirel okuma becerilerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma, karma yöntem araştırması olarak tasarlanmıştır. Karma araştırma modellerinden, yakınsayan paralel model ile desenlenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Muğla ili Menteşe ilçesine bağlı bir devlet okulunda 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu öğrencilerden 15 öğrenci deney grubunu, 15 öğrenci kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada deney grubunda 7 hafta boyunca altı şapkalı düşünme tekniğine dayalı okuma etkinlikleriyle eleştirel okuma eğitimi yapılmış, kontrol grubuna herhangi bir etkinlik uygulanmamıştır. Kontrol grubunda öğretmen araştırma boyunca Türkçe ders programı doğrultusunda kendi yaptıkları etkinlikleri öğrencilere yaptırmış olup öğretmene herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırma verileri, eleştirel okuma ölçeği, eleştirel okuma başarı testi ve görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 (Statistic Package For Social Science) programıyla analiz edilmis, veriler t-testi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA sınanarak deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farkın olup olmadığına bakılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunun analizi, betimsel analizi yöntemi ile yapılmıştır. Öğrencilerin verdikleri cevaplardan doğrudan alıntılar ile puanlar desteklenmiştir. Deney grubu öğrencileri ile uygulama sonunda yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler de betimsel analiz edilmiştir. Nicel ve nitel bulgular birleştirilerek sonuçlar verilmiştir. Yapılan analizler sonucu, deney ve kontrol grupları arasında eleştirel okuma düzeyi yönünden deneysel işlem öncesi anlamlı bir fark olmadığını; altı şapkalı düşünme tekniğinin kullanıldığı deneysel işlem sonrasında iki grup arasında eleştirel okuma düzeyi yönünden deney grubu lehine anlamlı bir farkın ortaya çıktığını göstermektedir. Araştırma sonucunda altı şapkalı düşünme tekniğine dayalı öğrenme yaklaşımının, MEB tarafından hazırlanan öğretmen kılavuz kitabı etkinliklerine dayalı öğretime göre, öğrencilerin eleştirel okuma becerisi puanlarını anlamlı bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir. Araştırmaya göre altı şapkalı düşünme tekniğine göre yapılan okuma etkinliklerinin öğrencilere önemli katkıları olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre önerilere yer verilmiştir.

Altı şapkalı düşünme tekniğiEleştirel okumaOkuma becerileri+5
Bahar Aydın
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla ili ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin çevreye yönelik farkındalıkları ve çevre faaliyetlerine katılımları üzerine bir çalışma (Bodrum örneği)

Bu çalışmanın amacı 5. sınıf ortaokul öğrencilerinin cinsiyetleri, anne ve babalarının eğitim düzeyleri, evlerinde bahçe olma durumu, çevre ile ilgili etkinliklere katılma durumu, fidan dikme durumu, çevre ile ilgili yayın takip etme durumu gibi demografik değişkenlere göre çevreye yönelik farkındalıkları ve katılımlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Muğla ili Bodrum ilçesinde öğrenim gören 5.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, 2017-2018 eğitim döneminde, ortaokul beşinci sınıfta eğitim gören ve rastgele seçilen 335 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 176'sı kız ve 159'u erkek öğrencidir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, öğrencilere Yılmaz (2016) tarafından geliştirilen Çevresel Farkındalık Düzeyi ve Çevresel Faaliyetlere Katılım Düzeyi Ölçekleri uygulanmıştır. Verilerin analizinde sosyal bilimler için istatistik programı olan SPSS 22.00 paket programı kullanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için ikili grupların arasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup ortalamalarını karşılaştırmak için ise Kruskal Wallis uygulanmıştır. Öğrencilerin çevresel farkındalık düzeyi ve çevresel faaliyetlere katılım düzeyi arasında ilişkiyi ölçmek için ise Spearman testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin Çevresel Farkındalık Düzeyi Ölçeğinde çevre ile ilgili etkinliklere katılma, fidan dikme, çevre ile ilgili takip ettiği yayınların olması demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, cinsiyetleri, annelerinin eğitim durumu, babalarının eğitim durumu, demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bununla beraber öğrencilerin Çevresel Faaliyetlere Katılım Düzeyi Ölçeğinde cinsiyet, çevre ile ilgili etkinliklere katılma, fidan dikme, çevre ile ilgili yayınları takip etme, demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, annelerinin eğitim durumu ve babalarının eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Genel olarak Bodrum ilçesi ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin, çevresel farkındalık düzeyleri ile çevresel faaliyetlere katılım düzeyleri arasında ilişkiye bakıldığında ise pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çevre Eğitimi, Çevresel Farkındalık, Çevresel Faaliyetlere Katılım

Muğla-BodrumOrtaokul öğrencileriÇevre+3
Ayşegül Nalçacıoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin suya yönelik tutumları üzerine bir araştırma (Fethiye örneği)

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin suya karşı gösterdikleri tutumun cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, anne baba eğitim durumu ve anne baba meslek türü değişkenleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın evreni 2019-2020 öğretim yılında Muğla İli Fethiye ilçesinde öğrenim görmekte olan ortaokul öğrencileri ile sınırlandırılmıştır. Örneklemi ise Muğla ili Fethiye ilçesindeki rastgele seçilmiş özel ve devlet okulunda öğrenim gören 892 (439 kız ve 453 erkek ) öğrenciden oluşmuştur. Veriler 2019-2020 eğittim öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu" ve "Su Tutum Ölçeği" veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Toplanan verilere ilişkin yapılan t-testi ve ANOVA istatistiksel işlemleri, SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular cinsiyetin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde su tutumunu erkekler lehine etkilediği yönündedir. Okul türü olarak devlet okulları lehine anlamlı bir sonuç çıkmıştır, sınıf düzeyi olarak 8. Sınıflar lehine, anne baba eğitim durumu ve meslek türü açısından bakıldığında öğrencilerin su tutumları ile bu değişkenler arasında da anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

FarkındalıkMuğla-FethiyeOrtaokul öğrencileri+3
Nazan Güler
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerilerini incelemek ve aralarındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerileri cinsiyet, anne-baba eğitim durumu ve matematik başarısı değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırma, 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Muğla ilinin Menteşe, Dalaman ve Fethiye ilçelerinde ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören 269 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğrencilerin, matematiksel üstbiliş farkındalık düzeylerini belirlemek için Kaplan ve Duran (2016) tarafından geliştirilmiş olan, "Matematiksel Üstbiliş Farkındalığı Ölçeği", problem çözmeye yönelik tutumlarını belirlemek için Çanakçı (2008) tarafından ortaokul öğrencileri için geliştirilen "Matematik Problemi Çözme Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin problem çözme beceri düzeylerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan problem çözme beceri testi, problem çözme beceri testinin puanlandırılmasında ise Gündüz Sefer (2006) tarafından problem çözme becerisini ölçmek için geliştirilen "Dereceli Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış, verilerin analizinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel üstbilişsel farkındalıklarının yüksek, problem çözmeye yönelik tutumlarının olumlu, problem çözme berilerinin ise orta düzeyin üstünde olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda sadece matematik başarısı değişkeninin öğrencilerin matematiksel üstbiliş farkındalıkları, problem çözmeye yönelik tutumları ve problem çözme becerilerinde anlamlı fark oluşturduğu görülmüştür. Ayrıca problem çözmeye yönelik tutumun ve problem çözme becerisinin matematiksel üstbiliş farkındalığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilişüstü farkındalıkMatematik eğitimiMatematik öğretimi+7
İpek Zorbozan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularının öğretiminde öğrencilerin tarihsel meraklarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, 8. Sınıf öğrencilerinin T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularına dair merak ettiği unsurların ortaya çıkarılması ve merak nedenlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu tez çalışmasının problemi, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konuları çerçevesinde 8. sınıf öğrencilerinin merak ettiği kişi, olay, dönem ve yere dair tarihsel merakları nasıldır? Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı Denizli ilinde MEB'e bağlı bir özel okulun 8. Sınıf öğrencilerinden oluşan 31 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre öğrenciler tarafından en çok merak edilen kişiler; Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir ve İsmet İnönü olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen olaylar, sırasıyla Milli Mücadele dönemi savaşları ve TBMM'ye karşı çıkan isyanlar olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen yerler; Milli Mücadele dönemi cepheleri, Selanik ve Çanakkale olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen dönemler, Milli Mücadele dönemi ve Atatürk'ün hastalık süreci ve ölümü olmuştur. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre erkek karakterlerin, kadın karakterlere göre daha fazla merak edildiği görülmektedir. Kadın karakterlerin ihmal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin daha çok kendi ülkesindeki karakterleri merak ettiği, bunun da normal bir durum olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Zira bireylerin kendi tarihini merak etmeleri normal bir durumdur. 8. sınıf öğrencilerinin, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularında askeri ve siyasi tarihe yöneldikleri görülmektedir. Tarih öğretiminin, sosyal, dini, sanatsal-edebi, kültürel tarafının hiçe sayılıp ihmal edildiği ve tarihin askeri-siyasi çerçeve içine sıkıştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre, sonuç olarak 8. sınıf öğrencilerinin merak ettiği dönem, kişi ve olay arasında bir paralellik görülmektedir. Anahtar kelimeler: merak, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, tarihsel merak

MerakOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+4
Esra Kahraman
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bilişüstü farkındalıkları ile yabancı dil öğrenme kaygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin bilişüstü farkındalıkları ve yabancı dil öğrenme kaygıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca ortaokul öğrencilerinin bilişüstü farkındalıkları ve yabancı dil öğrenme kaygıları cinsiyet, okul statüsü, anne ve babanın öğrenim düzeyi, İngilizce dersine çalışma süreleri ve akademik başarı değişkenlerine göre ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeline uygun tasarlanmıştır. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Aydın ilinin Kuşadası ilçesindeki öğrenim görmekte olan 538 ortaokul öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Bilişüstü Farkındalık Ölçeği" ve "Yabancı Dil Öğrenme Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler, ikili ve çoklu karşılaştırma istatistikleri ve çoklu regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin bilişüstü farkındalıkları yüksek düzeydedir. Öğrencilerin bilişüstü farkındalıkları okulun statüsüne ve anne ve babanın öğrenim durumuna göre anlamlı farklılık göstermezken cinsiyet, ders çalışma süresi ve akademik başarı değişkenlerine göre anlamlı farklılaşmaktadır. Öğrencilerin yabancı dil öğrenme kaygısı orta düzeydedir. Öğrencilerin yabancı dil öğrenme kaygılarının cinsiyet, okul statüsü, anne ve babanın öğrenim durumu, ders çalışma süresi ve akademik başarı değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşma gösterdiği saptanmıştır. Araştırmada bilişüstü farkındalık ve yabancı dil öğrenme kaygısı arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bilişüstü farkındalığın bilişin bilgisi boyutunun yabancı dil öğrenme kaygısını hem genel olarak hem de alt boyutlar bazında düşük düzeyde yordadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: bilişüstü farkındalık, yabancı dil öğrenme kaygısı, ortaokul öğrencileri

Bilişüstü farkındalıkDil kaygısıDil öğrenimi+5
Rahime Meltem Ünal
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma ilişkisel tarama modelinde olup kullanılan veri çifti ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ve beden eğitimi ve spor dersinde ihtiyaç destekleyici öğretim stili algılarıdır. Çalışmaya 2020-2021 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 166 kadın, 160 erkek olmak üzere 326 ortaokul öğrencisi dâhil edilmiştir (yaş ortalaması 12.55±1.15). Araştırmada veriler 'Beden Eğitiminde İhtiyaç Destekleyici Öğretim Stili Ölçeği' ve 'Beden Eğitimi Dersi Yatkınlık Ölçeği' kullanılarak elde edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistik yöntemleri ile parametrik olmayan veri analiz yöntemleri uygulanmıştır. Bulgular ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ile ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları arasında orta düzeyde pozitif ilişki olduğunu göstermiştir (p<0.05). Bu araştırmada beden eğitimi ve spor dersi yatkınlık düzeyleri ve ihtiyaç destekleyici öğretim stili algıları cinsiyet ve sınıf değişkenine göre fark göstermezken, okul spor takımlarında yer alan öğrencilerin beden eğitimi dersi yatkınlık ölçeği toplam puanı ve beden eğitimi dersine yönelik algılanan yetenek boyutu puanı ile beden eğitiminde ihtiyaç destekleyici öğretim stili ölçeği bağlılık boyutu okul takımlarında yer almayanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar, okul takımında yer alan ve beden eğitimi dersinde başarı gösterebileceğine inanan öğrencilerin öğretmenlerden algıladıkları desteğin yükseldiğini göstermektedir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiFiziksel uygunluk+5
Atahan Doyran
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beşinci sınıf normal ve üstün zekâlı öğrencilerin üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma ve okuduğunu anlama becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı zekâ düzeyi normal ve üstün olan öğrencilerin üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma, okuduğunu anlama becerilerini çeşitli demorafik bilgiler doğrultusunda incelemektir. Araştırma İstanbul ilinde bulunan tüm bilim ve sanat merkezleri arasından rastgele seçilen iki bilim ve sanat merkezinde eğitim görmekte olan 5. sınıf düzeyindeki 83 öğrenci ile İstanbul ilinde normal okullarda eğitim görmekte olan 5. sınıf düzeyindeki 324 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Üstbilişsel Farkındalık Envanteri A Formu", "Okuma Stratejileri Üst Bilişsel Farkındalık Envanteri" ile araştırmacının hazırladığı "Kişisel Bilgi Formunun" yanı sıra okuduğunu anlamaya yönelik "Okuduğunu Anlama Testi" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS20 paket programı ile analiz edilmiştir. Demografik bilgiler doğrultusunda elde edilen sonuçlar Independent-Sample (Bağımsız Örneklem) T-Testi ve One Way ANOVA (Tek Yönlü Varyans) analizleri yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarından elde edilen verilerin regresyon analizleri, korelasyon değerleri, betimsel istatistik değerleri yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre anne eğitim durumu, normal ve üstün zekâlı bireylerin okuduğunu anlama becerilerine anlamlı bir etki göstermezken baba eğitim durumu ile okuduğunu anlama becerileri arasında anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmya göre zekâ düzeyi üstün olanların okuduğunu anlama becerileri zekâ seviyeleri normal olanlara göre daha fazladır. Zekâ düzeyi üstün olanların üstbilişsel okuma stratejilerini zekâ düzeyi normal olanlara göre daha iyi kullandıkları belirlenmiştir. Zekâ düzeyi üstün olanların üstbilişsel farkındalık becerileri zekâ düzeyi normal olanlara göre daha fazladır. Anahtar Kelimeler: Üstün zekâlı çocuklar, üstbilişsel düşünme, üstbilişsel okuma, okuduğunu anlama becerisi

Bilişüstü beceriBilişüstü okuma stratejileriOkuma-anlama+4
Suna Özcan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin bir dinamik geometri ortamında kullandıkları sürükleme ve ölçme araçlarının enstrümantal oluşumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin tablet aracılığıyla dinamik geometri ortamında kullandıkları sürükleme ve ölçme araçlarının enstrümantal oluşum süreçlerinin enstrümantal yaklaşım çerçevesinde incelenerek öğrenciler tarafından oluşturulan enstrümanlı eylem şemalarının belirlenmesidir. Bu doğrultuda araştırmanın modeli öğretim deneyi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2014-2015 eğitim öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir ortaokulda amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiş dokuz tane 7.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Tabletlerin içerisine yüklenen TI_Nspire CAS yazılımının içerisinde mevcut bulunan Cabri Geometri uygulamasında gerçekleştirilmek üzere ortaokul 7.sınıf geometri öğrenme alanı kazanımları temelinde dinamik geometri ortamında sürükleme ve ölçme araçlarının kullanımına yönelik sekiz etkinlik tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri, uygulama öncesi ve sonrası öğrencilerle yapılan bireysel görüşmeler, etkinlik uygulamalarının video kayıtları, araştırmacı gözlem notları aracılığıyla toplanmıştır. Veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin etkinliklerde ortaya koydukları şemaların birbirinden farklılaştığı ve her bir öğrencinin farklı enstrümantal oluşum süreçleri izledikleri gözlenmiştir. Bununla birlikte ortaya konulan enstrümanlı eylem şemalarına göre öğrencilerin davranışları için dört farklı tipolojinin ortaya çıktığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Enstrümantal yaklaşım, Sürükleme, Ölçme, Dinamik geometri yazılımı, 7.Sınıf öğrencileri.

Bilgisayar destekli yazılımDers yazılımıEnstrümantal oluşum+7
Zeliha Dur
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlıklarının niceliksel muhakemelerinin güçlendirilerek desteklenmesinin incelenmesi

Bu araştırmada niceliksel muhakeme öğretimi yaklaşımı (NMÖY) temelinde desenlenen öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin problem çözme sürecindeki niceliksel muhakeme becerilerinin, düşünme yollarının ve matematik okuryazarlık performanslarının incelenmesi amaçlanmıştır. NMÖY kullanımına odaklanılan 6-aylık öğretim deneyine 19 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Bu araştırmanın bulguları NMÖY'nin sekizinci sınıfta olan katılımcı öğrencilerinin niceliksel muhakemelerini güçlendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, bu öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin niceliksel muhakemelerinin güçlenmesi dolaylı olarak bu öğrencilerin matematik okuryazarlıklarını desteklemiştir. Bu araştırmanın kayda değer sonucu öğretimsel müdaheleye (NMÖY) dayalı olarak katılımcı öğrencilerin düşünme yollarının arzu edilmeyenden arzu edilene doğru değişim göstermesidir. Buna ek olarak NMÖY, problem çözme davranışlarında arzu edilen değişime neden olmuştur. Çünkü bu öğrenme ortamında kural koyucu davranış ve çözüm odaklı problem çözme davranışlarından niceliksel muhakeme odaklı davranışa doğru göze çarpan bir meyil/hareket görülmüştür. Bu sonuçlar niceliksel muhakeme öğretimi yaklaşımının doğası gereği ortaokul öğrencilerini gerçek yaşam bağlamlarındaki matematik okuryazarlığı problemlerini yorumlamaya, açıklamaya, analiz etmeye ve çözmeye ittiğini önermektedir. Anahtar Sözcükler: DNR çerçevesi, Düşünme yolları, Matematik okuryazarlığı,Niceliksel muhakeme, Ortaokul.

DNR tabanlı öğretimDüşünmeMatematik eğitimi+6
Ayça Akın
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı zıt düşünme tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin yaratıcılığı üzerinedeki etkisine ilişkin bir çalışma

Bu araştırmada Yaratıcı Zıt Düşünme (YAZID) tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin Türkçe dersinde yaratıcılıkları üzerindeki etkisi incelenmiştir. YAZID tekniği Janusyan Düşünme Kuramı temel alınarak geliştirilmiş bir düşünme tekniğidir. Teknik beş aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar yapılandırma, ayrıştırma, zıtlaştırma, birleştirme ve detaylandırmadır. YAZID tekniğinin etkisi, ön test son test kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılarak incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Eskişehir merkezde bir ortaokuldan 7. sınıf düzeyinde 70 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın uygulama sürecinde deney gruplarında bulunan öğrencilere 10 hafta boyunca haftada bir saat Türkçe derslerinde YAZID tekniği ile öğretim yapılmıştır. Araştırma, 10 hafta uygulama süreci ve 2 hafta ön test ve son testlerin uygulanması olmak üzere 12 hafta boyunca sürmüştür. Veri toplama aracı olarak Paradoksal Metafor Testi ve Kavram Testi kullanılmıştır. Analizler, Paradoksal Metafor Testi ve Kavram Testi verileri kullanılarak ANCOVA ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular YAZID tekniğinin öğrencilerin yaratıcı düşünmeleri üzerinde yüksek düzeyde etkisinin olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı düşünme eğitimi, Janusyan düşüme kuramı, YAZID

Ortaokul öğrencileriOrtaöğretim öğrencileriYaratıcı düşünce+5
Derya Uygun
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta öğretim etkinliklerinin teknoloji desteği ile geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım isimli ünitesine ilişkin teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Araştırmanın katılımcıları, resmi bir özel eğitim ortaokulunda eğitim alan altıncı sınıf hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 11 öğrenci, öğrencilerin aileleri, iki zihin engelliler sınıf öğretmeni, geçerlik komitesi üyeleri, tez izleme komitesi üyeleri ile araştırmacıdır. Eylem araştırması olarak desenlenen araştırma, "Durum Saptama", "Uygulama" ve "İzleme" olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Durum saptama sürecinde, öğrenci özellikleri ve gereksinimleri, öğretmenlerin ders etkinliklerindeki teknoloji kullanımları ile teknoloji kullanımında karşılaşılan sorunlar betimlenmiştir. Elde edilen bu veriler doğrultusunda uygulama sürecinde Fen ve Teknoloji dersine teknoloji entegrasyonu sağlanarak, öğretim etkinlikleri planlanmış ve uygulanmıştır. İzleme sürecinde ise, öğretmenlerin ve öğrencilerin uygulama sonrasındaki öğretim etkinlikleri gözlenmiştir. Araştırma verileri, görüntü kayıtları, saha notları, araştırmacı günlüğü, günlük ders planları, geçerlik komitesi toplantı kararları, öğretmenler ile yapılan yansıtma ve birlikte planlama toplantısı kararları, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler, süreç ürünleri, ölçüt bağımlı test, kontrol listeleri ve resmi belgelerden elde edilmiştir. Veriler, araştırma sürecinde ve sonunda elde edilerek nitel veri analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler; geçerlik komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiş, gerçekleştirilen analizler sonucunda oluşturulan temalar yine geçerlik komitesi tarafından irdelenmiştir. Uygulamada, Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım ünitesi ele alınarak teknolojinin entegrasyon süreci incelenmiş, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları betimlenmiştir. Entegrasyon sürecinde sınıfa etkileşimli tahta yerleştirilmiş ve her öğrenciye tablet sağlanmıştır. Bu süreçte, zihin yetersizliği olan öğrencilerin kullanabileceği, evrensel tasarım ilkelerine uygun içeriklerin olmaması karşılaşılan en önemli sorun olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda zihin yetersizliği olan öğrencilerin diz üstü bilgisayar, tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta gibi birçok araçta kullanabilecekleri web tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinde, olumlu sınıf iklimini yaratmanın teknoloji entegrasyonunda önemli bir aşama olduğu belirlenmiştir. Farklı düzeylerde öğrencilerin yer aldığı sınıfta, teknolojinin öğretim etkinliklerinin öğrenci düzeylerine göre planlanmasına ve sınıfta uygulanmasına fırsatlar yarattığı, bir başka ifade ile teknolojinin farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesine olanak sağladığı görülmüştür. Teknoloji aracılığıyla sunulan öğretimin öğrencilerin konuyu öğrenmelerinde olumlu katkılar sağladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin öğrenilen bilgileri genellemesinde ve günlük yaşama aktarmasında gelişmeler kaydettiği görülmüştür. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin motivasyonunu ve derse katılımlarını artırdığı, akranları ile işbirliğini geliştirdiği belirlenmiştir. Teknolojinin zihin yetersizliği olan öğrencilerin yalnızca akademik becerilerine katkılarının olmadığı, olumlu davranışlar kazanmalarına da katkılar sağladığı görülmüştür. Uygulamadan sonra yapılan izlemede öğrencilerin öğretmenlerinin yönelttiği soruları yanıtlayabildikleri, uygulamada öğretimi yapılan konuların kalıcı olduğu gözlenmiştir. Öğretmenler, araştırmanın kendileri için çok faydalı olduğunu belirterek, sınıfa yerleştirilen teknolojik araçların hangi etkinlikte, nasıl kullanılacağını öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Aileler, çocuklarının araştırma kapsamında öğrendikleri bilgileri günlük yaşama aktardıklarını ve çocuklarının bu performanslarının kendilerini hem şaşırttığını hem de mutlu ettiğini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak bu araştırmada, teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Bunun yanısıra yapılan görüşmelerde, öğretmenler ve aileler tarafından teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin sosyal becerilerine ve bağımsız yaşam becerilerine katkılarının da olduğu belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihin yetersizliği, öğretim teknolojisi, yardımcı teknoloji, öğrenmede evrensel tasarım, zihin yetersizliği olan öğrencilere fen eğitimi

Engelli kişilerEtkinlikEğitim etkinliği+7
Canan Sola Özgüç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin geometri problemlerindeki matematiksel düşünme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin geometri problemlerine ait özelleştirme ve genelleme süreçlerini incelemektir. Genelleme yapabilmenin yanı sıra öğrencilerin genellemeye ulaşmalarını sağlayacak stratejilerine de dikkat edilmiştir. Araştırmada verilerin toplanması, çözümlenmesi ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. 2014-2015 öğretim yılı Eskişehir ilinde yer alan üç devlet okulunda öğrenim gören toplam sekiz öğrenci ile gerçekleştirilen araştırmanın verileri klinik görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Öğrencilere genellemeye ulaşmaları beklenen beş geometrik problem verilmiş, öğrencilerden çözümlerini gerçekleştirdikten sonra farklı stratejiler kullanarak aynı genellemeye ulaşmaları istenmiştir. Veriler tematik olarak analiz edilmiştir. Araştırma sürecinde elde edilen veriler sorular bazında analiz edilmiş ve her bir soru matematiksel düşünme süreçleri bağlamında özel olarak incelenmiştir. Bulgular ise bu süreçler için belirlenen tema ve alt temalar şeklinde görselleştirilmiş, öğrencilerin genellemeye ulaşabilmek için ürettikleri stratejiler ve bu stratejilerin hangilerinin sonunda tıkanma yaşadıkları belirlenerek tablolar ile sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda farklı problem durumlarında öğrencilerin genelleme yapabilme durumlarının değiştiği gözlemlenmiştir. Özelleştirme sürecinde yapılması gereken işlemleri başarılı bir şekilde gerçekleştiren ancak genelleme sürecinde zorluk yaşayan öğrencilerin genel olarak beklenen genellemeye ulaşabildikleri tespit edilmiştir. Sözel olarak genellemeyi ifade edebilen ya da problemlere geometrik olarak açıklama yapabilen öğrencilerden bazılarının ulaştıkları genellemeleri cebirsel olarak ifade etmekte zorlandıkları dikkat çekmiştir. Yüksek başarı düzeyine sahip öğrencilerin veriler arasında ilişki ararken birden fazla strateji üreterek farklı şekillerde beklenen genellemeye ulaşabildikleri saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, matematiksel düşünme, özelleştirme, genelleme, genelleme stratejileri, geometri problemleri, problem çözme

GeometriMatematikMatematik dersi+5
Duygu Yıldırım
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve cebirsel muhakeme yapıları

Cebir, matematik dersi öğretim programlarında geniş yer tutan matematiğin en önemli ancak en çok zorlanılan konu alanlarından birisidir. Cebirde yaşanılan zorluğu en aza indirebilmek, ileride cebir çalışmalarının daha çok şekillenmesini sağlayabilmek ve cebirsel düşünmenin gelişimini hızlandırabilmek için cebirin erken yaşlardan itibaren kazandırılması önemlidir. Bu bağlamda öğrencilerde temel cebirsel kavramların oluşumu ve cebirsel düşüncenin gelişimi, ilköğretim çağında verilen sağlam bir kavram ve cebir eğitimiyle doğrudan ilişkilidir. Bu araştırmayla cebir öğrenme alanında yer alan doğrusal denklemler alt öğrenme alanından doğrusal ilişki ve eğim kavramlarına ilişkin sekizinci sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve cebirsel muhakeme yapılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Verilerin toplanması aşamasında hazırlanan açık uçlu cebir testinden ve klinik görüşmelerden yararlanılmıştır. Çalışmaya Eskişehir ilindeki iki ilköğretim okulundan seçilen toplam 103 sekizinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilere açık uçlu cebir testi uygulanmış ve öğrencilerin verdiği yanıtlar güvenilir olması adına iki uzman tarafından bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonrasında beş orta ve beş yüksek başarı düzeyine sahip toplam 10 öğrenci ile klinik görüşmeler yapılmıştır. Gerçekleştirilen klinik görüşmeler öğretmenlerden, öğrenci velilerinden ve öğrencilerden alınan izinler ile video kamera aracılığıyla kayda alınmıştır. Araştırmada verilerin çözümü ve yorumlanmasında ise nitel araştırma yöntemlerinden biri olan karma yöntem tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin çoğunun doğrusal ilişki, doğrunun grafiği ve eğimi hakkında zorluk yaşadıkları ve kavram yanılgılarına sahip oldukları, kavramları daha çok işlemsel boyutta algıladıkları ve benimsedikleri kavramların çoğunun ise ezber bilgi olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında öğrencilerin genel olarak eğim, doğrusallık ve doğrusal ilişki kavramlarına ilişkin yeterli argüman geliştiremedikleri, ortaya attıkları argümanları da yeterince destekleyemedikleri bunlara bağlı olarak da sağlıklı bir cebirsel muhakeme yapamadıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Cebir, cebirsel muhakeme, doğrusal ilişki, eğim, sekizinci sınıf,kavramsal anlama.

CebirKavramsal yetenekKavramsal öğrenme+5
Deniz Bike Kalkan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00

Related subjects