Secondary school teachers

328 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The assessment of speaking skills: Perceptions and reported practices of secondary school teachers

Speaking is a core skill that is fundamental regarding learning English as a second language. Mastering the speaking ability in the target language (TL)is considered a must; thus, the assessment of the speaking skills is highly sought after to ensure the development of the English language learners. In Turkey, there is a perception that even the learners with an adequate and even excellent competency in reading, listening, writing, and a high-level proficiency in English grammar rules have a hard time mastering the speaking skill and implementing it into their everyday life. However, considering students start learning English as early as second grade, the incompetency or inability to speak fluently in the target language indicates a problem that needs to be addressed. A considerable amount of research concerning English as a Foreign Language (EFL) in Turkey has disclosed numerous issues encountered by English language learners and teachers regarding assessing and evaluating the speaking skill. This study aims to scrutinize Turkish secondary school EFL teachers' perceptions and reported practices regarding the assessment of speaking in TL. This research also focuses on problems EFL teachers encounter and their recommendations on the solutions concerning the evaluation of the speaking skill. This paper seeks its answers through the EFL teachers' responses who work at EFL departments in a Turkish context. The qualitative data in this study was derived within two phases. In the first phase of the research, a questionnaire with open-ended and "yes or no" questions completed by 42 participants, and a focus group interview conducted with seven volunteers. Based on the thematic analysis of the participants' answers who contributed to the questionnaire and the focus group interview, the following results have been revealed. EFL teachers reported that they encounter several setbacks during the implementation of the speaking assessment process such as class size, time restrictions, the objectivity of assessment, finding the right tools for evaluation, focusing on the proper assessment criteria, speaking and test anxiety students go through and making sure that the assessment is fair, valid and reliable. Diversity in activities, personalization of assessment tools and activities according to the student differences, effective use of corrective feedback to prepare students for speaking assessment, focusing on the right grading criteria and use of target language in the classroom to ensure students get substantial exposure was deemed as solutions to make the English speaking assessment process more efficient. Lastly, EFL teachers stated that for the assessment of the speaking to be effective, the professional development of the educators is also required.

Branch teachersSpeechSpeaking skills+6
Ceyda Teşdemiroğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim 8. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri

Bu çalışmada beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim sekizinci sınıf matematik öğretmenlerinin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretmenlerinin beceri temelli soruların kullanılmasına yönelik olarak, eğitim programlarının kazanımları, içerik materyalleri, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirmede kullanımına ilişkin görüşleri alınmıştır. Öğretmenlere görüşme formu elektronik ortamda iletilmiş ve görüşme formunu bu elektronik ortamda doldurmaları istenmiştir. Elde dilen verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda öğretmenlerin beceri temelli soruları matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da LGS (2020)'de yer alan Beceri Temelli Soruların matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin içerik materyallerinin Beceri temelli sorular ile uyumluluğuna ilişkin görüşleri incelendiğinde ise, öğretmenlerin ders kitabı ve EBA'da yer alan ders içeriklerinin Beceri Temelli Sorular ile uyumlu bulmadıkları görülmüştür. Ders kitapları ve EBA'da yeteri kadar beceri temelli soru bulunmadığı, ders kitapları ve EBA'da daha çok alt düzey düşünme becerilerine yönelik soruların bulunduğu ve Beceri Temelli Sorular için yetersiz bulduğu görülmüş bu nedenle öğretmenlerin büyük bir kısmının derslerinde başka basılı/dijital kaynaklara ihtiyaç duyup kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri incelendiğinde kendi düzenledikleri etkinliklerde de beceri temelli sorulara yer verdiği bu sayede üst düzey düşünme becerileri kazandırmaya çalıştıkları görülmüştür. Ancak öğretmenlerin ölçme değerlendirme etkinliklerinde (yazılı, sözlü, performans, proje vb.) beceri temelli sorulara yer vermediği daha çok alt düzey düşünme becerilerine ve kazanımları ölçmeye yönelik sorular kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda beceri temelli sorularla en çok karşılaştıkları kaynağın yardımcı/diğer kaynaklar olduğu görülürken en az karşılaşılan kaynağın ise ders kitapları olduğu görülmüştür. Ayrıca ders kitaplarındaki yeteri kadar beceri temelli soru olmadığı ve bu yüzden öğretmenlerin beceri temelli soruların ders kitaplarında dengeli bir dağılıma sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler LGS (2020)'de yer alan beceri temelli soruların 8. sınıf matematik dersi öğretim programındaki konulara dağılımını dengeli bulmuşlardır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+6
Hilal Kamile Gün
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin tahmini öğrenme yollarına dayalı öğretimlerindeki pedagojik yollarının desteklenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin tahmini öğrenme yollarına uygun olarak tasarlanmış öğretim sürecinde kullanabilecekleri pedagojik yollarda gelişim göstermelerini sağlamaktır. Katılımcı eylem araştırması olarak gerçekleştirilen bu araştırmada iki ortaokul matematik öğretmeni ve araştırmacı işbirliği içinde çalışarak öğretmenlerin gerçekleştirdikleri uygulamalar geliştirilmeye yani pedagojik yollarda gelişim göstermeleri sağlanmaya çalışılmıştır. Araştırma 10 haftada gerçekleştirilmiş, altıncı sınıf cebir öğrenme alanına yönelik tahmini öğrenme yolları planlanarak öğretmenler tarafından uygulaması gerçekleştirilmiş ve öğretmenlerin öğretimlerinde kullandıkları pedagojik yollarına odaklanılmıştır. Araştırmada öğretmenlerle yapılmış ön görüşmeler, öğretim videoları, mesleki gelişim oturumlarının videoları ve araştırmacının alan notları veri kaynakları olarak kullanılmıştır. Bu araştırmada uygulanan mesleki gelişim etkinlikleriyle öğretmenlerin öğretimlerinde kullandıkları bilgi ve becerilerinde büyük bir değişim ve gelişim gösterdikleri görülmüştür. Bu değişim ve gelişim öğrenci düşüncesinin kullanımı, sınıf içi tartışmalara dayalı pedagojik yollar, temsillerin kullanımı ve matematik öğretim bilgisi bağlamında gerçekleşmiştir. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin sağlanmasına yönelik gerçekleştirilen bu çalışmadan elde edilen sonuçlara ve gelecekte yapılabilecek benzer çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Tahmini öğrenme yolları, Ortaokul matematik öğretmenleri,Cebir, Pedagojik yol.

Branş öğretmenleriCebirMatematik eğitimi+5
Deniz Eroğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörler

Bu çalışma Çorum il merkezinde ilk ve ortaöğretim öğretmenlerinde beslenme okuryazarlığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu araştırma Eylül 2019-Mart 2020 tarihleri arasında 775 öğretmenin katılımıyla tamamlandı. Araştırma verilerinin toplanmasında kullanılan anket formunda katılımcılara ait bilgi formu ile Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı yer aldı. Araştırmanın verileri SPSS 20.0 paket programı aracılığıyla değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik, ortalama, Ki-kare testi ve Binary lojistik regresyon analizi kullanıldı. Değerlendirmelerde p<0,05 değeri istatistiksel açıdan anlamlı kabul edildi. Araştırmanın uygulanabilmesi için Hitit Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındı. Araştırma grubunun yaş ortalaması 43,6±8,0 yıl olup %52,1'i erkek ve %38,8'i lise öğretmenidir. Öğretmenlerin ölçeğin genelinden aldıkları puanların ortalaması 25,1±2,8 olup beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı %78,2'dir. Araştırma grubunda beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı 35-44 yaş aralığında %44,7 iken 55 yaş ve üzeri grupta %6,5 bulundu (p<0,01). Yeterli düzeyde beslenme okuryazarlığı oranı kadınlarda %52,8 iken erkeklerde %47,2 bulundu (p<0,01). Çekirdek aile yapısı, genel sağlığın iyi olması, normal beden kitle indeksi, 10-19 yıl arasındaki kıdem süresi açısından beslenme okuryazarlığı düzeyi anlamlı farklılık gösterdi (p<0,05). Beslenme okuryazarlığı yeterli düzeyde olanların oranı günlük su tüketimi ≥8 bardak olanlarda, fast-food türü yiyecekleri sık tüketmeyenlerde, az tuzlu yiyecekleri tercih edenlerde, gıda etiketinde markaya ve son kullanma tarihine çoğunlukla dikkat edenlerde daha yüksekti (p<0,05). Binary lojistik regresyon analizine göre cinsiyet ve günlük su tüketimi yeterli beslenme okuryazarlığı düzeyi ile ilişkili faktörlerdi (p<0,05).

BeslenmeBeslenme okuryazarlığıOrtaokul öğretmenleri+3
Serpil Bozdoğan
Hitit University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda görev yapan öğretmenler açısından psikososyal risk etmenlerinin incelenmesi: Çorum ili örneği

Bu çalışmanın amacı ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin görevlerini yerine getirirken karşı karşıya kaldıkları psikososyal risk algılarının ve risklerin ortaya konulması olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Çorum ili Merkez ilçede görev yapan ortaokul öğretmenleri, örneklemi ise Çorum ili Merkez ilçesinde bulunan ortaokullarda görev yapan 291 gönüllü öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlere görev alanlarında karşılaşabilecekleri durumlarla ilgili soruların yer aldığı 20 soruluk bir anket uygulanmış, anket maddelerine kendi özgür iradeleri ile objektif olarak cevap verdikleri varsayılmıştır. Araştırma verileri elde etmek için kullanılan anket basılı olarak hazırlanmıştır. 2 bölümden oluşan anketin ilk bölümde demografik soruların yer aldığı 4 soru ve ikinci bölümünde öğretmenlerin psikososyal risk algılarını belirlemek amacıyla hazırlanan 16 soru bulunmaktadır. Anket sonuçlarına göre erkek katılımcılar %50,2 katılım sağlarken, kadın katılımcılar %49,8 oranında katılım sağlamıştır. Hizmet yılı 2-5 yıl %2,1, 6-10 yıl %12,4 ve 11 yıl ve üzeri 85,6 'lık orana sahiptir. Yaş aralıkları 30 yaş ve altı %3,4, 31-40 yaş arası %38,5, 41 yaş ve üzeri %58,1 orana sahiptir. Branş dağılımı ise sözel alan %47,4, sayısal alan 31,6 ve yetenek dersleri %21,0'lik orana sahiptir. En yüksek evet oranı %95,5 ile "eğitim alanında gerçekleştirilen düzenlemelerde sistemin bir parçası olarak fikirlerimin dikkate alınması beni motive eder" sorusu olurken en düşük evet oranı "iş yerinde fiziksel şiddetle karşılaştım" sorusuna karşılık verilmiştir. Katılımcıların branşlarına göre sorumlulukları ile ilgili düşünceleri karşılaştırıldığında sözel alan branşlarında istatistiksel açıdan anlamlı ölçüde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre işyerinde fiziksel ve psikolojik şiddetle karşılaşma durumu karşılaştırıldığında, Hizmet yılı 2-5 yıl arasında olanların %33,3'ü işyerinde fiziksel şiddetle karşılaştığını belirtmiş olup bu oran diğer hizmet yıllarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerinden cinsiyete göre değerlendirildiğinde; mesleki itibara ilişkin inanç, tükenmişlik duygusu hissetme, meslek hastalığına yakalanma (p<0,001), mesleğinin maddi gelirinin yetersiz olduğunu düşünme, psikolojik şiddetle karşılaşma, fikirlerinin dikkate alınmasına yönelik motivasyon durumları kadın katılımcılarda erkek katılımcılara oranla daha yüksek çıkmıştır. Bu oran istatistiksel açıdan anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Bu sonuçlara göre; kadın öğretmenler meslek hastalığına yakalanma, maddi gelirin yetersizliği, psikolojik şiddete uğrama, mesleğinin gereken itibarı görmediği, fikirlerinin dikkat alınmasına yönelik motivasyon durumları ve tükenmişlik duygusu hissetme durumu konusunda erkek öğretmenlerden daha yüksek bir orana sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin meslek hayatlarının ilk yıllarında fiziksel şiddetle karşılaştığını ve sözel alan öğretmenleri çalışma ortamında sorumluluğunun fazla olduğu belirtmişlerdir.

Branş öğretmenleriMeslek hastalıklarıOrtaokul öğretmenleri+6
Ceylan Kılıç
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokullarda okul iklimi ile örgütsel yaratıcılık davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilkokul ve ortaokullarda örgüt iklimi ile örgütsel yaratıcılık arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evreni 2014-2015 eğitim öğretim yılında, Kütahya il merkezinde görev yapan 1935, örneklemi ise oransız küme örneklemesi tekniği ile belirlenmiş olan 342 ilkokul ve ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Hoy ve Tarter (1997) tarafından geliştirilen Yılmaz ve Altınkurt (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel İklim Ölçeği" ve Balay'ın (2010) geliştirdiği "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, t-testi ve tek yönlü varyans analizi ve Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırmaya katılan öğretmenler okul müdürlerinin en çok destekleyici müdür davranışı, daha sonra sırası ile kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı sergilediğini düşünmektedir. Öğretmen davranışları içinde ise meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı, samimi öğretmen davranışı ve umursamaz öğretmen davranışı sergilenmektedir. Öğretmenlerin meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ve samimi öğretmen davranışı cinsiyete; kısıtlayıcı müdür davranışı ve samimi öğretmen davranışı yaşa; samimi öğretmen davranışı kıdeme; kısıtlayıcı müdür davranışı branşa; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okul türüne; kısıtlayıcı müdür davranışı ve emredici müdür davranışı okuldaki öğretmen sayısına göre değişmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler, örgütsel yaratıcılık alt boyutları arasında en yüksek katılımı sırası ile bireysel boyut, toplumsal boyut ve yönetsel boyuta göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu ile ilgili görüşleri cinsiyete, yaşa ve kıdeme göre değişmektedir. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile örgütsel yaratıcılığın bireysel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların emredici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; destekleyici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın yönetsel boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır. Katılımcıların destekleyici müdür davranışı, samimi öğretmen davranışı ve meslektaşlar arası işbirlikçi öğretmen davranışı ile ilgili görüşleri ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında orta düzeyde ve aynı yönde; emredici müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında düşük düzeyde ve aynı yönde; kısıtlayıcı müdür davranışı ile örgütsel yaratıcılığın toplumsal boyutu arasında ise düşük düzeyde ve ters yönde ilişkiler vardır.

Okul iklimiOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+7
Yeliz Yurter
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin dijital vatandaşlık davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğretmenlerinin dijital vatandaşlık davranışlarını çeşitli değişkenler açısından incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi, tarama modellerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kütahya ili merkez ilçesinde ortaokul düzeyinde öğretmenlik yapan 350 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmenlere Yönelik Dijital Vatandaşlık Ölçeği" kullanılmıştır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılan ölçek 20 madde ve "Eğitim ve İletişim", "Saygı" ve "Korumak" olmak üzere 3 boyuttan oluşmaktadır. Üç alt faktör tüm varyansın %44.9'unu açıklamaktadır. Ölçeğin Kaiser- Meyer-Olkin (KMO) katsayısı 0.83, Barlett Testi anlamlılık değeri 0.00 bulunmuştur. Öğretmenlere Yönelik Dijital Vatandaşlık Ölçeği'nin güvenirliği için Cronbach alfa iç tutarlılık katsayıları ve madde toplam puan korelasyonu tekniklerinden yararlanılmıştır. Ölçeğin bütünü için Cronbach alfa iç tutarlılık güvenirlik katsayısı .82'dir. Doğrulayıcı faktör analizi kapsamında x2/df (ki kare/serbestlik derecesi) değeri 1.64 olarak bulunmuştur. Bu modelin iyi uyuma sahip olduğunu göstermektedir. Modelin RMSEA değeri 0.052; AGFI değeri 0.87; SRMR değeri 0.057; IFI değeri 0.91; NNFI değeri 0.90 ve CFI değeri 0.91'dir. Yapılan geçerlik-güvenirlik analizleri ve sonrasında yapılan istatistiksel analizler sonucunda ortaokul öğretmenlerinin dijital vatandaşlık düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet ve medeni durum değişkenine göre öğretmenlerin dijital vatandaşlık davranışları arasında anlamlı farklılık bulunmazken; branş, mesleki kıdem ve internet kullanım sıklıkları arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Söz konusu farklılıklar branş değişkeninde Türkçe ve İngilizce öğretmenlerinin, mesleki kıdem değişkeninde yeni göreve başlayan öğretmenlerin ve internet kullanım sıklığı değişkeninde sık internet kullanan öğretmenlerin lehinedir.

Ortaokul öğretmenleriSayısal vatandaşlıkVatandaşlık+1
Kerem Türküresin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitimde ortaokul matematik öğretmenlerinin sanal manipülatifleri kullanma süreçlerinin incelenmesi

Eğitim – öğretim faaliyetleri kimi zaman geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi mecburi sebeplerden dolayı uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmiş olsada kimi zaman da bazı eğitim – öğretim programları daimi olarak uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmada uzaktan eğitim sürecinde ortaokul matematik öğretmenlerinin derslerini zenginleştirmek amacıyla neler yaptıkları araştırılmış ve öğretmenlerin derslerinde sanal manipülatif kullanma süreçleri incelenmiştir. Bu çalışmada öğretmenlerin sanal manipülatif kullanma süreçleri incelenecek olduğundan dolayı nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırma üç aşamadan meydana gelmektedir. Problem durumu kapsamında ilk aşamada öğretmenler (dokuz katılımcı) ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve ikinci aşamada bu görüşmeler dahilinde derslerinde sanal manipülatif kullanma deneyimine sahip olmayan üç öğretmen ile ders uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Üçüncü aşamada ise ders uygulamalarından sonra hem üç öğretmenle tekrar yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiş hem de öğrencilerden sanal manipülatif etkinlikleri kullandıkları derslere ilişkin matematik günlükleri yazdırılmıştır. Araştırmanın verileri ses/video kayıtları ve yazılı metinler ile toplanmış ve içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğretmenlerin yüz yüze ve uzaktan eğitim sürecinde en çok kullandıkları yöntem/strateji/tekniğin düz anlatım yöntemi olduğu ve diğer kullanılan yöntem, teknik ve stratejilerin hemen hemen aynı olduğu ve hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimde kullanlan materyallerin arasında farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerle yapılan ilk görüşme neticesinde öğretmenlerin sanal manipülatiflerin tanımının ve sınırlarının tam olarak farkında olmadığı görülmüştür. Öğretmenler sanal manipülatif kullanma deneyiminden sonra sanal manipülatif kullanımının düşündüklerinin aksine öğretmenin iş yükünü artırıcı faktörlere sahip olduğunu fark etmişlerdir. Ayrıca bazı öğretmenler ve öğrenciler sanal manipülatiflerin derste daha fazla örnek, alıştırma yapmalarına imkan sağladığını görmüşlerdir. Öğrencilerin hemen hemen tamamı sanal manipülatif kullanarak gerçekleştirilen dersleri eğlenceli, faydalı, öğretici bulduklarını ve bu etkinlikleri beğendiklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin neredeyse tamamının sonraki derslerinde sanal manipülatif kullanmak isteyecekleri ve sanal manipülatiflerin tanıtıldığı bir hizmetiçi eğitim programı düzenlense katılmak isteyecekleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

MatematikOrtaokul öğretmenleriSanal manipülatifler+1
Esma Nur Özdoğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlik algılarının ve mesleki iş birliği algılarının OECD ülkeleri ile karşılaştırılması

Bu çalışmada OECD ülkeleriyle Türkiye ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlik algıları ve okul ortamlarındaki mesleki iş birliği algıları karşılaştırılmıştır. Araştırmada 2018 Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Anketinin (TALIS- The Teaching and Learning International Survey) verileri kullanılmıştır. Bu verilere OECD tarafından oluşturulmuş veri tabanlarından ulaşılmıştır. TALIS 2018 uygulaması 15.498 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Ankete katılan öğretmenlerden toplam 5922' si ortaokul matematik öğretmeni olup 238'i Türkiye'de görev yapmaktadır. Elde edilen verilerde ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlikleri ve mesleki iş birliklerini etkileyen faktörler Sosyal Bilimler İstatistik Programı (SPSS) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde parametrik olmayan istatistiksel analizlerden çapraz tablo analizi sıklıkla kullanılmış ve bunun yanında korelasyon analizi yapılarak değişkenler arasındaki ilişki incelenmiştir. Ortalamalar arasındaki farkı incelemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. ANOVO testiyle gruplardan en az birinin diğerlerinden farklılığı test edilmiştir. Sonunda istatistiksel olarak anlamlı bir p değeri bulunduğunda (p<0,05) gruplar arasında fark olup olmadığını görmek için çoklu karşılaştırma testleri (Post-hoc testi) kullanılmıştır. Araştırmadan ulaşılan bulgulara göre öz yeterlik algılarının sınıf yönetimi, öğretim ve öğrenci katılımı boyutlarına göre Türkiye ortaokul matematik öğretmenlerinin ortalamalarının OECD ülkelerine kıyasla daha yüksek sonuçlar verdiği görülmüştür. Ayrıca OECD ülkelerinin genelinde ve Türkiye'de öz yeterlik algılarının cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Tüm yeterlik çeşitlerinde kadın öğretmenlerin öz yeterlik algıları erkeklerden anlamlı bir şekilde yüksek çıkmıştır. Türkiye ile OECD ülkelerindeki ortaokul matematik öğretmenlerinin öz yeterlik algıları mesleki deneyime göre incelendiğinde Türkiye'de ve diğer birçok OECD ülkesinde anlamlı, pozitif, zayıf bir korelasyon tespit edilmiştir. Türkiye ile OECD ülkelerindeki öğretmenlerin iş birliğine dair ortalamalarına bakıldığında kimi ülkelerle anlamlı farklar saptanmış olup Türkiye'deki öz yeterlik algıları birçok ülkeye göre yüksek olmasına rağmen iş birliğine dair algılarının düşük çıktığı görülmüştür.

Branş öğretmenleriMatematik eğitimiMatematik öğretimi+7
Müberra Kursav
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

İngilizce öğretmenlerinin telaffuz öğretimine ilişkin inançları ve uygulamaları üzerine bir araştırma Diyarbakır örneği

Teaching pronunciation impacts learning the four main skills of language so, research on this aspect can help improving the quality of language learning, and the subjects of EFL teacher' beliefs and practices are essential subjects relate to this notion. Therefore, this study was conducted to investigate EFL teachers' practices and cognitions regarding pronunciation instruction at secondary and high schools in Diyarbakir, Turkey. The teachers' pedagogical ability also was in the scope. A quantitative method was adopted and a questionnaire that was originally developed by Buss (2015) was used to collect the data. This questionnaire contains open-ended questions and Likert type questions, and the data were analyzed through statistical software program. The participants of the study were 105 volunteer EFL teachers from 20 private schools. Results of the study manifested that although the bulk of the participants reported spending good time on teaching pronunciation, they spend just a third of this time teaching prosodic aspects of pronunciation. It was also obvious that teachers revolved in teaching segmental aspects by following segmental-focused activities such as repetition drills. Regarding beliefs, findings revealed that teachers deem intelligibility, the role of native speakers as a model, rejecting the use of mother tongue in pronunciation teaching in addition to other convictions. The training competency uncovered that despite teachers' self-assurance to teach pronunciation, their desire was big to receive more intensive training. The independent samples t-test results uncovered no statistically significant difference between male and female participants; however, the same test detected differences in practices between secondary and high school teachers.

Branch teachersHigh schools teachersSecondary school teachers+6
Ziyad Alcuma
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ile yetkinlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin motivasyonları ile yetkinlikleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmada betimsel ve ilişkisel model kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılı Gaziantep ili Merkez ilçelerindeki resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler, örneklemini ise bu okullarda görev alan 398 öğretmen oluşmaktadır.Ortaokulda görev yapan öğretmenlerin motivasyon düzeylerini belirlemek amacıyla "Öğretmen Motivasyonu Ölçeği", yetkinlik düzeylerini belirlemek amacıyla "Ohio Öğretmen Yetkinlik Ölçeği" ve belirlenen bazı değişkenlere ilişkin verileri toplamak için araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Ölçekler ile toplanan veriler, SPSS 18.0 paket programıyla bilgisayarda analiz edilerek, betimsel istatistikler hesaplanmış ve korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre öğretmenlerin içsel ve dışsal motivasyonları cinsiyete, yaşa, branşa, kıdeme ve görev süresine değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırmada; öğretmenlerin yetkinliğin alt boyutu olan öğretim becerisi; cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterirken; öğretmenlerin yetkinliğin alt boyutları olan yönlendirme, davranış yönetimi, motivasyon ve ölçme ve değerlendirme düzeyleri cinsiyete göre anlamlı bir fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin; davranış yönetimi, motivasyon, öğretim becerisi ve ölçme ve değerlendirme düzeyleri yaşa, branşa, kıdeme ve görev süresine değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırmada öğretmenlerin motivasyonları ile yetkinlik düzeyleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin sahip olduğu motivasyonun yetkinliğin anlamlı bir yordayıcısı olduğu görülmüştür. Yani öğretmenlerin yetkinliklerinin, motivasyon sürecinden etkilenmesi söz konusudur. Bu nedenle okul içi örgütsel iletişimin olması motivasyonun artmasında büyük önem taşımaktadır.

Branş öğretmenleriMotivasyonOrtaokul öğretmenleri+4
Zeliha Mutlu Delen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe derslerinin yürütülmesinde ders imecesi modelinin işlevselliği

Bu tez çalışması, Türkçe öğretmenlerinin ders araştırması modelini kullanarak uzaktan eğitim araçlarıyla yürüttükleri derslerinde grup olarak sergilemiş oldukları hazırlık ve yansıtma uygulamalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, dört aylık veri toplama sürecinin detaylı incelenmesini içerdiğinden tekli durum çalışmasıyla desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları, Gaziantep ilinde bir ortaokulda görev yapan üç Türkçe öğretmenidir. Katılımcılar, süreç başında ders imecesi modeli ve modelin uygulama adımları konusunda bilgilendirilmiştir. Tüm süreçleri çevrim içi araçlarla yürütülen ders imecesi döngülerinin tümü kayıt altına alınmıştır. Araştırma verilerine gözlem, görüşme ve dokümanların analizi ile ulaşılmıştır. Ders imecesi döngülerinin katılımcıların dersleri planlama ve uygulama süreçlerindeki öz düzenleme davranışlarına katkı sağladığı görülmüştür. Araştırma ile öğretmenlerin sürecin hazırlık ve yansıtma aşamalarında gerçekleştirdikleri eylemlerin dersin başarıya ulaşmasındaki rolüne ilişkin farkındalık kazanmalarını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ders imecesi süreciyle katılımcı öğretmenlerin kendi öğretim süreçlerine eleştirel gözle yaklaşabildikleri, derste oluşabilecek muhtemel durumları, soruları ve tepkileri öngörebildikleri tespit edilmiştir. Katılımcı öğretmenler, ders sırasında ortaya çıkan başarısızlıklara yönelik büyük ö .lçüde kontrol edilebilir değişkenlere atıf yapmışlardır. Süreç ilerledikçe dersin başarısızlıklarına ilişkin yapılan nedensel atfetmelerin sayısında azalma görülmüştür. Öğretmenler, nedensel atfetmelerin sonucunda sonraki öğretim görevleri için düzenlemeye dönük kararlar almışlardır. Araştırma sonuçları, araştırmaya katılan Türkçe öğretmenlerinin ders imecesi modeliyle öğretmenlik motivasyonlarını artırdıklarını ve meslekî gelişim sağladıklarını ortaya koymaktadır.

Branş öğretmenleriDers imecesiMesleki gelişme+7
Yasin İplik
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin incelenmesi (Bursa ili örneği)

21. yüzyılın kendine özgü önemli karakteristik yanları mevcuttur. Bunların başında bilgi çağı olması, küreselleşmenin, dijitalleşmenin ve demografik dönüşümlerin bu yüzyılda büyük bir değişim ve dönüşüme neden olması gelmektedir. Bu özelikler öğrencilerin sahip olması gereken becerileri etkilemiştir. 21. yüzyıl neslinin belirsiz bir geleceğe kendini hazırlamak, olağanüstü değişimlere uyum sağlamak, değişimi yönlendirmek, hatta gerçekleştirmek için yaratıcılık, eleştirel düşünme, esnek olma, medya ve bilgi iletişim teknolojileri okuryazarlığı gibi kritik becerileri içeren 21. yüzyıl becerilerini edinmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin sahip olması gereken becerilerdeki değişikliklerin, öğretmenlerin de edinmeleri gereken yeterlilikler üzerinde derin etkileri olmuştur. Günümüz öğretmenlerinin öğrencilere bu yeni becerileri kazandıracak 21. yüzyıl öğretmen becerileri ile donanmış olmaları gerekir. Bunlar arasında disiplinlerarası öğretim yapma, öğretilenleri günlük yaşamla ilişkilendirme, bilgi ve iletişim teknolojilerini etkin şekilde kullanma, üst düzey bilişsel beceriler geliştirme ve analitik düşünmeyi sağlama, değişimi yönetme ve gerçekleştirme, dijital okuryazar olma; hızlı, eleştirel ve etkili geri bildirim sağlama, problem temelli öğrenme durumları oluşturma, öğrenime rehberlik etme, yapılandırmacı teknik kullanma vb. beceriler yer almaktadır. Çalışmanın amacı Bursa'da özel ve resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretmen becerilerini ne düzeyde kullandıklarını ve bunun hangi değişkenlere göre farklılaştığını saptamaktır. Araştırmada genel tarama modellerinden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Orhan Göksun (2016) tarafından geliştirilen "21. Yüzyıl Öğreten Becerileri" anketi 383 öğretmene uygulanmıştır. Öğretmenler anketteki becerilerin tamamına ortalamanın üzerinde puan vermişlerdir. Bu, 21. yüzyıl öğretmen becerileri konusunda kendilerini yeterli gördüklerini göstermektedir. 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin alt boyutlarından en çok onamacı becerilerin, en az esnek öğretme becerilerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş, branş, kıdem, çalışılan okul türü ve son öğrenim durumu değişkenlerine göre bir farklılaşma olup olmadığı araştırmada incelenmiştir. Yaşın, sadece üretimsel becerilerde genç öğretmenler lehine, kıdemin ise sadece yönetimsel becerilerde 16 yıl ve üzeri mesleki tecrübeye sahip öğretmenlerin lehine, branş değişkeninin yönetimsel beceriler ve esnek öğrenme becerilerinde güzel sanatlar branşındaki öğretmenlerin lehine, görev yapılan okul türünün ise yönetsel beceriler, teknopedagojik beceriler ve onamacı becerilerde özel sektörde çalışan öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve son öğrenim durumunun ise 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin kullanımı üzerinde herhangi bir fark yatarmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin tüm alt boyutlarının birbirleri arasında düşük veya orta düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

21. yüzyılBeceriBranş öğretmenleri+4
Neslihan Özdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Grammar teaching in the 21st century: A comparative study between experienced and inexperienced Turkish EFL teachers' beliefs at secondary school level

Today, it is an undeniable fact that each EFL teacher has their own unique ways of teaching the foreign language. In these varying ways of teaching, there are numerous factors directly affecting the language acquisition. One of these factors is grammar teaching. The importance of grammar teaching when teaching English differs for every teacher. EFL teachers' beliefs about the importance of grammar teaching have been investigated multiple times in the past and countless significant findings have been presented by these studies. However, only a few studies took the teaching experience factor into consideration, thus there is not ample amount of research that compares experienced and inexperienced teachers regarding their beliefs about the importance of grammar teaching. This study aims to fill this particular gap in the literature by comparing experienced and inexperienced secondary school Turkish EFL teachers' views on the significance of grammar teaching when teaching English. The data of the study were collected from 155 in-service EFL teachers, currently working at state and private secondary schools, located in a large city in Turkey. In addition, open-ended questions and semi structured interviews were also administered to a certain number of participants. The findings of the study reveal that Turkish secondary school EFL teachers view grammar teaching important, and that this view is not affected by the teaching experience. Moreover, the study also points out that teachers tend to use explicit grammar teaching ways slightly more, and this also does not differ for experienced or inexperienced teachers. Despite a number of limitations, this study proves its significance in terms of allowing experienced and inexperienced EFL teachers to be aware of their beliefs about grammar teaching when teaching English. Keywords: Grammar teaching, teacher beliefs, teaching English as a foreign language, EFL

Branch teachersGrammarEducational beliefs+6
Ümit Levent Değirmencioğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin etkinlik tercihlerinde belirleyici olan olgular

Etkinlik temelli öğretim ders uygulamalarında etkinlik kullanımını önceler ve öğrenme kazanımlarını bu etkinlikler üzerine inşa eder. Öğretmen rehberliğinde, belli bir öğrenme çıktısına erişmek için, öğrenciler tarafından gerçekleştirilen görevler olan etkinlikler, tasarım, uygulama, değerlendirme gibi farklı boyutlarıyla araştırmacıların ilgisini uzun zamandır çekmektedir. Etkinlik kavramını merkezine alan bu araştırma ortaokul matematik öğretmenlerinin etkinlik seçerken ve etkinlikleri kullanım tercihleri doğrultusunda sıralarken göz önünde bulundurdukları olguları belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaca ulaşmak için yöntem olarak çoklu durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada ele alınan durumlar aynı zamanda çalışmanın katılımcıları da olan ve derslerinde etkinlik kullandığı bilinen üç ortaokul matematik öğretmenidir. Çalışmada, araştırma grubu tarafından tasarım ilkeleri doğrultusunda geliştirilen 24 etkinlik hedefledikleri kazanımlarına göre üç gruba ayrılmış her katılımcıyla bir grup verilerek bunlar temelinde görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmeler 6 hafta boyunca haftada bir kez olacak şekilde devam etmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formları yardımıyla katılımcılardan elde edilen veriler, oluşturulan altı kişilik analiz incelenmiş ve katılımcıların değerlendirmelerini yansıtan anlam birimleri ortaya çıkarılmıştır. Bu analiz birimleri tematik analiz yöntemiyle ele alınmış ve öğretmenlerin etkinlik tercihinde etkisi olan olgular belirlenmiştir. Araştırma sonucunda bu olgular, ilişki durumları temel alınarak temalar altında toplanmıştır. Bu sonuçlara göre ortaokul matematik öğretmenlerinin etkinlik tercihini şekillendiren niteliklerin; dikkat yönetimi, uygulanabilirlik, öğretimsel fayda, materyal kullanımı, duyuşsal uyumluluk, kişisel ve eğitimsel geçmiş, kişisel yönelimler ve algılanan paydaş beklentileri olarak ifade edilen 8 tema altındaki toplamda 29 olgudan meydana geldiği tespit edilmiştir. Belirlenen bu olgular hem etkinlik tasarımcıları hem de uygulayıcıları tarafından etkinliklerin hazırlanması ve değerlendirilmesi kapsamında kullanılabilecek bütüncül bakış açısına sahip bir teorik çerçeve oluşturmaktadır. Bununla birlikte öğretmenlerin tercihlerinde hangi olgunun daha yaygın olarak ortaya çıktığını belirlemeye yönelik ileri araştırmaların yapılması önerilmektedir.

Aktiviteye dayalı öğretimBranş öğretmenleriMatematik dersi+5
Nuh Özbey
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin etkinlik metnini adapte etme ve uygulama süreçlerinden yansımalar

Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin seçtikleri bir etkinlik metnini adapte etmeleri ve uygulama süreçlerinden yansımaları ortaya koymaktır. Çalışma grubu 24 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Öğretmenlerden bir etkinlik metni seçmeleri, bu etkinlik metnini sınıflarına uygulamak için adapte etmeleri ve öğrencilerine uygulamaları istenmiştir. Sürecin sonunda veri toplama aracı olarak bu adaptasyon ve uygulama deneyimlerine dair 8 tane sorunun yer aldığı form kullanılmıştır. Veriler TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenen 119K773 No'lu projesi kapsamında toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin tamamına yakınının etkinlikleri ders kitaplarından seçtikleri, adapte edilen etkinlik metni üzerinde hazırbulunuşluk, yönerge, materyal, zaman yönetimi, öğrenci çalışma biçimi, etkinliğin uygulama ortamı, sorumluluk, ölçme değerlendirme ve sınıf düzeyi dikkate alınarak birtakım değişiklikler yaptıkları belirlenmiştir. Etkinlik uygulamasında ağırlıklı olarak uzaktan eğitimin neden olduğu sorunlar ile karşılaşılmış olup ön bilgi ve bilgilendirmede, yönergelerde, materyalde ve daha geniş bir yelpazede birtakım sorunlarla karşılaşılmıştır. Öğretmenlerin etkinlik uygulamalarına dair kişisel değerlendirmeleri incelendiğinde ağırlıklı olarak matematiksel zenginlik hususunda zayıf oldukları ortaya konulmuştur. Uygulamanın güçlü yönlerine ilişkin kişisel değerlendirmeleri ise daha çok hazırbulunuşluk ve etkinlikte öğretmen ve öğrenci sorumluluğu özelinde toplanmıştır. Öğretmenler tarafından uygulamada öğrencilerin ulaşılmak istenen çıktıya büyük oranda ulaştıkları ancak pandemi dolayısıyla ön bilgi eksikliğinin olması, zaman yönetiminde sıkıntı yaşanması, dil sorununun yaşanması gibi gerekçelerle öğrencilerin çıktıya tam anlamıyla ulaşamadıkları ifade edilmiştir. Etkinliğin sonraki kullanımları için etkinlik metninin içeriğine yönelik ve ağırlıklı olarak etkinlik uygulama bileşenlerine yönelik iyileştirmeler yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda daha nitelikli etkinliklerin tasarlanması için araştırmalar yapılabilir. Anahtar sözcükler: Etkinlik Temelli Öğretim, Etkinlik Tasarımı, Etkinlik Uygulama, Etkinlik Adaptasyonu

Aktif öğrenmeBranş öğretmenleriEtkinlik+5
Saliha Nur Tırabzon
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul yöneticilerinin denetim becerilerinin öğretmenlerin örgütsel adalet algıları üzerindeki rolü

Bu çalışmada ortaokul müdürlerinin denetim becerilerinin öğretmenlerin örgütsel adalet algıları üzerindeki rolünü belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Gaziantep ili merkez ilçelerinde bulunan ortaokullarda görev yapan 501 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Dağlı, Baysal ve Korkut (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Örgütsel Adalet Ölçeği ve Özdemir (2019) tarafından geliştirilmiş Denetim Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon testleri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin genel örgütsel adalet algıları ve etkileşimsel adalet algıları yüksek, dağıtımsal ve işlemsel adalet algılarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Denetim becerilerine ilişkin bulgular, öğretmenlerin algısına göre okul müdürlerinin denetim becerilerinin iyi olduğunu göstermektedir. Öğretmen geliştirme ve farklılıklarla baş etme, okul müdürlerinin en başarılı oldukları alanlar olarak tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerle yapılan karşılaştırmalar; öğretmenlerin işlemsel, dağıtımsal ve etkileşimsel adalet algılarının yaş, cinsiyet, kıdem ve yöneticilerle çalışma süresine göre farklılaştığını, okul müdürlerinin denetim becerilerinin ise yaşa göre farklılaştığını göstermiştir. Korelasyon analizine göre, okul müdürlerinin farklılıklarla baş etme ve öğretmeni geliştirme becerileri ile öğretmenlerin etkileşimsel ve genel örgütsel adalet algıları arasında pozitif ilişki bulunmuştur (p<0.01). Okul müdürlerinin takım oluşturma becerileri ile örgütsel adaletin tüm boyutları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir (p<0.05). Elde edilen sonuçlar, diğer araştırmalar ile tartışılmıştır. Gelecek araştırmalarda denetim becerileri ve örgütsel adalet ilişkisinin farklı okul türlerinde ve örneklemlerde incelenmesi önerilmektedir.

Adalet algısıDenetimEğitim denetimi+7
Cemal Uygun
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli soru kavramına ilişkin görüşleri ve öğretim sürecinde kullanım durumları

Bu çalışmanın amacı, MEB'de görev yapan ilköğretim matematik öğretmenlerinin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini ve kullanım durumlarını incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alan yazında yer alan beceri temelli sorular ile ilgili çalışmalardan esinlenerek, beceri temelli soru kavramının önemi, LGS' de yer alan soru tarzları, matematik eğitimi ve temel beceriler, matematik okuryazarlığı, merkezi sınavlar ele alınmış olup bu çerçevede oluşturulmuştur. Katılımcıların beceri temelli sorulara ilişkin görüş ve kullanım durumlarının incelenmesi nedeniyle bu araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde, MEB' e bağlı resmi orta okullarda görev yapan 115 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlere yönelik yapılan görüşme formunda (Google Forms) elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analiz edilirken, frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda beceri temelli sorulara ilişkin eğitimcilerin görüşlerinde sınav sisteminin etkili olduğu, LGS grubunda kullanım oranının diğer kademelere göre daha fazla olduğu, katılımcıların beceri temelli soruları derse entegre ederken zorluk yaşadıkları bulgularına rastlanırken bu konuda hizmet içi eğitim veya çeşitli rehberlik hizmetleri verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+7
Yusuf Hançer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilere verilen ödüllerin etkililiğine ilişkin öğretmen ve veli görüşleri

Bu araştırma, öğretmenler ve veliler tarafından öğrencilere verilen ödüllerin etkililiğine ilişkin görüşleri ortaya çıkararak ödül verilmesiyle beklenen faydaların elde edilip edilemediğini anlamaya çalışmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ve fenomenoloji deseninde kurgulanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Yozgat ili Merkez ilçesinde görev yapan ortaokul öğretmenleri ve bu öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki öğrencilerin velileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ilgili alanyazın ve uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Görüşme formları; ödülün kullanım durumu, ödülün kullanım amaçları, ödülün olumlu ve olumsuz taraflarına yönelik görüşleri ortaya çıkarmayı amaçlayan dört bölümden oluşmaktadır. Araştırma verileri derinlemesine görüşme (mülakat) yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan edinilen sonuçlara göre öğretmen ve velilerin tamamının ödül yöntemini kullandığı görülmüştür. Öğretmenlerin ödül yöntemini öğrencilerin akademik başarılarını artırmaya yönelik çalışmalarını desteklemek ve ders etkinliklerine katılımı artırmak için kullandıkları; velilerin ise çocuklarının akademik başarılarını artırmak ve aile içinde olumlu davranışlarını artırmaya yönelik kullandıkları görülmüştür. Öğretmenler ödül yönteminin öğrencilerin ders etkinliklerine katılımını artırdığı ve motivasyonu yükselttiğini belirtmişlerdir. Veliler de ödül yönteminin çocuklarının olumlu davranışlarını artırdığını belirtmişlerdir. Araştırma sonuçlarından öğretmenlerin görüşlerine göre ödülün öğrencileri ödül için çalışır hale getirdiği, öğrencilerin sürekli ödül beklentisi içerisine girdikleri, ödül pazarlığı yapar hale geldikleri, sınıf ortamında birtakım sorunlara neden olduğu ve bazı öğrencilerin motivasyonlarını düşürdüğü sonuçlarına ulaşılmıştır. Velilerin görüşlerine göre ödülün pek de işe yaramadığı, akademik başarıyı artırmadığı, ödülün beğenilmediği, etkisinin çok kısa olduğu, çocuklarının ödül için çalışır hale geldiği ve ödül için olumsuz davranışlar yapıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ödüller motivasyonu artırma, verilen görevleri yerine getirme, davranışları kısa sürede değiştirme ve ödev yaptırma konularında öğretmenler ve veliler tarafından etkili bulunmuştur. Kalıcı davranış değişikliği yapılamaması, etkisinin çok kısa olması, bazı öğrenciler için anlam ifade etmemesi, motive etme özelliğinin azalması ve ödülden beklenen etkinin elde edilememesi konularında da ödüllerin yeterli etkiye sahip olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Öğretmen, Veli, Ödül, Pekiştireç, Pekiştirme, Motivasyon.

Maddi ödülMotivasyonOrtaokul öğrencileri+7
Bekir Açıkgöz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf matematik dersi öğretim programında yer alan tahmin becerisine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmada matematik dersi öğretim programında yer alan tahmin becerisinin, ilköğretim altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi ve bu görüşler doğrultusunda tahmin becerisinin kazanımına ilişkin öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Tarama modelinde betimsel bir çalışma olan bu araştırmada, verileri toplamak amacıyla nitel ve nicel veri toplama teknikleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel örneklemini 2012-2013 öğretim yılında Adana il merkezinde görev yapan ve 6. 7. ve 8. Sınıfları okutan küme örnekleme yöntemiyle belirlenen matematik öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel çalışma örneklemi kolay ulaşılabilir durum örneklemesine göre seçilen toplam 5 orta okulunda, gönüllülük esasına dayalı olarak araştırmaya katılan 10 öğretmen ile oluşturmuştur. Ayrıca görüşmelerden elde edilen bilgileri desteklemek ve tamamlamak amacıyla gözlem yapılmıştır. Gözlemlerde uygun okul ve sınıf belirlenerek, kolay ulaşılabilirlik ilkesine göre seçilen, gönüllülük esasına dayanan her sınıf düzeyinden 1 'er öğretmen ile gerçekleşmiştir. Her öğretmen 4 'er saat olmak üzere toplam 12 saat gözlemlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Aslan (2011) tarafından geliştirilmiş anket, yarı yapılandırılmış görüşme formu düzenlenerek kullanılmıştır. Araştırmada bir diğer nitel veri toplama aracı olan yapılandırılmamış gözlem formudur. Araştırma sonuçlarına göre, tahmin becerisini kazandırmaya yönelik etkinlikler sırasında öğrenciler kendi fikirlerini savunabilmeyi, fikirlerindeki yanlış noktaları kabul etmeyi, bununla beraber değişik fikirlere saygı duymayı öğrenmektedirler Tahmin becerisine yönelik etkinliklerle öğrencilerin derse ilgileri, kendilerine güvenleri artmakta ve iletişim becerileri gelişmektedir. Öğretmenler, zaman yetmezliği, sosyo ekonomik farklılıklar, öğrenciler arasındaki bireysel farklılıklar ve kalabalık sınıflar nedeniyle etkinlikleri uygulamada güçlük yaşamaktadırlar. Öğretmenler tahmin becerisini kazandırmaya yönelik uyguladıkları etkinliklerde sırasıyla soru-cevap, gösterip yaptırma ve tartışma yöntemlerini kullanmaktadır. Öğretmenlerin çoğu tahmin becerisini kazandırmaya yönelik etkinliklerde ders kitabından ve kaynak kitaplardan mutlaka yararlanmaktadır. Öğretmenler özellikle araç-gereçlerin temini konusunda sıkıntı yaşandığını belirtmişlerdir. Öğretmenler, öğrencilerin etkinlikler sırasında gösterdiği performansa, yapılan tahminlere yönelik soru-cevap çalışmalarına ve kendi gözlemlerine dayanarak ölçme-değerlendirme yapmaktadır. Gözlem bulguları da görüşme bulgularını destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Tahmin becerisi, tahmin stratejileri,matematikte tahmin

Beceri kazandırmaMatematik dersiMatematik öğretimi+7
Zübeyde Er
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

İlkokul ve ortaokul kademelerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin incelendiği bu araştırmada; yönetici ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin demografik, kişisel, ekonomik ve sosyal bazı değişkenlere bağlı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunun çalışma grubunu 2015-2016 eğitim öğretim döneminde Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 412 yönetici ve öğretmen oluşturmaktadır. Nitel boyutundaki çalışma grubunu ise yine bu okullarda görev yapan 25 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutundaki veriler, "Kişisel Bilgi Formu" ile "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" dir. Nitel boyutundaki veriler ise "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde, aritmetik ortalama, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Post-Hoc testi yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre yönetici ve öğretmenlerin duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutlarında düşük düzeyde, kişisel başarı alt boyutunda ise orta düzeyde tükenmişlik yaşadıkları görülmektedir. Bulguların geneli dikkate alındığında yönetici ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin düşük olduğu görülmektedir. Yapılan görüşmeler neticesinde ise öğretmenlerin rahatsızlık duydukları bazı konular (sınıf mevcudu, velilerin eğitimsiz olması, öğrencilerin ilgisizliği, eğitim sistemi) belirlenmiş ve bunların öğretmenlerde aşırı yorgunluk ve tükenmişlik oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan araştırma neticesine göre öğretmenlik mesleğinin toplumdaki statüsü yükseltilerek, ekonomik yönden de desteklenerek bunun için gerekli önlemler alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, Öğretmen, İlköğretim, Karma yöntem.

Eğitim psikolojisiOkul yöneticileriOrtaokul öğretmenleri+7
Yaprak Çolak
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

MEB ilkokul ve ortaokul eğitim kurumlarına atanan aday öğretmenlere uygulanan mentorluk süreci

Bu çalışmanın temel amacı "MEB eğitim kurumlarında aday öğretmenlere yönelik uygulanan mentorluk sürecinin değerlendirilerek aday ve danışman öğretmenlerin uygulanan mentorluk süreci ile ilgili olumlu, olumsuz görüşlerinin belirlenmesidir. Çalışmada temel yöntem olarak tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde nicel ve nitel analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Ayrıca, yapılan bu çalışma keşfetmeye dayalı durum çalışması deseninde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Gaziantep iline Mart 2016'da atanıp, Eylül 2016'da Gaziantep ilinde çalışmaya başlayan 669 mente (aday öğretmen) ve aday öğretmenlere danışmanlık yapmak üzere atanan 154 mentor (danışman öğretmen) olmak üzere toplam 823 öğretmen oluşturmuştur. Örneklemin seçiminde rastgele örnekleme yöntemlerinden birisi olan tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aşamasında araştırmacı tarafından mentorlara ve mentilere yönelik olarak hazırlanan "mentorluk sürecinin analizi anketi" ile yarı yapılandırılmış özellik gösteren "görüşme formu" kullanılmıştır. Anket verilerinin nicel analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılarak tanımlayıcı ve anlam çıkarıcı istatistik yöntemleri kullanılmıştır. Görüşme formu verilerinin nitel analizinde ise betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; mevcut uygulamanın mesleki gelişime katkı sağlama, yeni bilgi ve beceriler kazandırma ve tecrübe aktarımı sağlama yönlerinden katkı sağladığı tespit edilmiştir. Mentor ve mentiler bu konuda benzer fikir sahibidirler. Ancak, mentilerin uygulamanın kişisel gelişime katkı, motivasyon sağlama, mesleğe karşı ilgiyi arttırmaya katkıları ile ilgili olarak kararsız oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Adaylık Eğitimi, Hizmet İçi Eğitim, Mente, Mentor, Mentorluk.

Aday öğretmenlerAtamalarHizmet içi eğitim+5
Ahmet Pala
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin psikolojik sermayelerinin geliştirilmesine yönelik bir uygulama

Bu araştırmanın amacı psikolojik sermayenin geliştirilebilir olma durumunu ampirik olarak ortaya koymak ve ortaokul öğretmenlerinin uygulanan Psikolojik Sermaye Geliştirme Programı'na (PSGP) ilişkin algılarını ve deneyimlerini incelemektir. Araştırmanın ilk basamağında, 8 haftalık bir Psikolojik Sermaye Geliştirme Programı tasarlanmış ve deney grubunda yer alan ortaokul öğretmenlerine uygulanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise uygulanan eğitim programına katılan öğretmenlerin programla ilgili değerlendirmeleri alınmıştır. Ayrıca, araştırmanın bütün oturumları bir kamera aracılığıyla kaydedilmiştir. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı iç içe karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinde görev yapmakta olan ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya deney (N=22) ve kontrol (N=22) grubunda yer alan 44 öğretmen katılmıştır. Nitel görüşmeler ise deney grubunda yer alan 12 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. PSGP'nin etkililiğinin incelenmesi amacıyla, Luthans, Avolio, Avey ve Norman (2007) tarafından geliştirilen Psikolojik Sermaye Ölçeği (Psychological Capital Questionnaire) kullanılmıştır. Ayrıca, uygulanan programın katılımcı görüşlerine göre değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen 20 maddelik bir değerlendirme formu kullanılmıştır. Son olarak, programa katılan öğretmenlerin programla ilgili tutum ve algılarını incelemek amacıyla kaydedilen videolar analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, uygulanan PSGP deney grubunda yer alan öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerinde anlamlı bir farklılığa yol açmıştır. Hiçbir eğitimin verilmediği kontrol grubunda ise psikolojik sermaye son test puanlarında anlamlı bir farklılığın oluşmadığı saptanmıştır. Uygulanan programın "Amaç", "İçerik", "Yöntem-Teknik-Materyal" ve "Değerlendirme" boyutlarına ilişkin katılımcı algılarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Nitel araştırma sonuçlarına göre ise, uygulanan PSGP öğretmenler üzerinde hem bireysel hem de mesleki açıdan olumlu katkılara yol açmıştır. Katılımcıların, benzer programların okullarda olumlu etkilere yol açacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Eğitim programlarıOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+4
Mahmut Kalman
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin belirlenerek örgütsel mutluluğun kurumda artırılması için yapılması gerekenler konusunda öğretmen görüşlerinin derlenmesidir. Çalışmada temel yöntem olarak nitel araştırma desenlerinde olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde ortaokullarda çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Yapılan nitel araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle çalışma grubu belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin araştırılması ve bu faktörlerin geliştirilmesine yönelik yapılacakların saptanması amacıyla 2016-2017 eğitim-öğretim yılında birinci dönemde Şahinbey ilçesine bağlı on okulda görev yapan kırk öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veri toplama aşamasında görüşme formu kullanılmış ve veriler içerik analizi metoduyla incelenmiştir. Örgütsel mutluluğu etkileyen altı tema elde edilmiştir. Bunlar; yönetsel süreçler, işedönük davranışlar, bağlılık, iletişim, çevresel faktörlerdir. Araştırma sonucunda öğretmenleri en çok mutlu eden faktörler; takdir görme; okulda sevgi, saygı ve hoşgörü; öğretme ve öğrenci sevgisi; empati; öğrenci mutluluğu ve yeterli gelirdir. Örgütsel mutluluğun artırılması konusunda da en çok dile getirilen konular; "şikâyetler ve öneriler önemsenmeli; verimli çalışılmalı, aidiyet artırıcı etkinlikler planlanmalı; önyargısız davranılmalı; ek kitap sağlanmalı; okullara ek bütçe sağlanmalı" şeklindedir. Elde edilen bu sonuçlar, öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu artırmak için yapılması gerekenler başlığında kim tarafından ne yapılacağı ve bu işlemin nasıl yapılacağı şeklinde raporlaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Mutluluk, örgütsel mutluluk, ortaokul öğretmenleri.

MutlulukOrtaokul öğretmenleriÖrgütsel mutluluk+2
Cahide Selbi
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00

Related subjects