Spor

2,118 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Rekreatif sporla uğraşan orta yaş bireylerin stresle başa çıkma stilleri ve yaşam tatminlerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Rekreatif sporla uğraşan orta yaş bireylerin stresle başa çıkma stilleri ve yaşam tatminlerinin çeşitli değişkenler üzerine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklem grubunu Akdeniz Bölgesi illerinden Mersin, Hatay ve Kahramanmaraş'ta ikamet etmekte olan orta yaş kategorisine mensup 765 katılımcı oluşturmuştur. Fakat elde edilen verilerin 750 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan demografik değerlere ek olarak katılımcıların stresle başa çıkma tarzlarını değerlendirebilmek adına, Şahin ve Durak tarafından Türkçe'ye uyarlanan, Folkman and Lazarus tarafından geliştirilen 30 maddelik likert tipindeki "Stresle Başa Çıkma Stratejileri Ölçeği" ve katılımcıların stresle başa çıkma stillerinin yaşam tatmini üzerine olan etkisini değerlendirebilmek adına ise Diener, Emmons, Lorsen ve Griffin(1985) tarafından geliştirilmiş olan, Türkçe'ye uyarlanması ve geçerlik-güvenirliği Durak ve Gençöz(2010) tarafından yapılan tek alt boyutlu 5 sorudan oluşan " Yaşam Tatmini Ölçeği (Satisfactionwith Life Scale-SWLS)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 17 istatistik programı kullanılmış olup istatistik programında normallik analizlerinden Kolmagorov- Smirnov testine tabi tutulmuş ve verilerin normal dağıldığı saptanmıştır. İkili grup karşılaştırmaları için T testi, üç ve üçten fazla grup karşılaştırmaları için Anova, iki durum arasındaki ilişkiyi saptamak içinse korelasyon testlerinden olan Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde Stresle başa çıkma yöntemleri ölçeğinin tüm alt boyutları ile şehir değişkeni arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yine yaş değişkeni açısından ölçeğin kendine güvenli yaklaşım ve iyimser yaklaşım alt boyutları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Yaşam tatmini ölçeğinden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise cinsiyet değişkenine göre ölçekten alınan puanlar arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır.

Başa çıkmaFiziksel rekreasyonRekreasyon+4
Aslı Kahveci
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

8 haftalık oryantiring antrenmanlarının 14-18 yaş arası gençlerde fiziksel uygunluk parametrelerine etkisi

Bu çalışmanın amacı 8 haftalık oryantiring antrenmanlarının gençlerde fiziksel uygunluk parametrelerine etkisinin incelenmesidir. 14-18 yaş arası 41 gönüllü (20 kadın, 21 erkek) katılımcı Oryantiring ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrıldı. Antrenman grubu 8 hafta boyunca hafta sonlarında sadece 1 gün, yaklaşık 60 dakikalık (ısınma, oryantiring parkuru, soğuma ve germe) bir oryantiring parkurunda antrenmana tabi tutulurken kontrol grubu okul dışında hiçbir etkinliğe katılmamıştır. Katılımcıların 8 haftalık oryantiring antrenmanı öncesi ve sonrası fiziksel uygunluğun sağlıkla ilişkili (VA, VYY, BKİ, Otur-uzan, Elastik kuvvet, Rockport, Yo-yo) ve performansla ilişkili (30 m, Illinois, Flamingo, Anaerobik güç) ölçümleri alınmıştır. Normal dağılım değerlendirmeleri yapılmış ve parametrik olmayan testlere karar verilmiştir. Bu bağlamda ön test ve son test açısından grup içi karşılaştırmalarda Wilcoxon ve gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. 8 haftalık süreçten sonra Oryantiring antrenman grubunda vücut ağırlığı ortalama 1 kg artmış buna karşın VYY değişmemiştir. Kontrol grubunun ise VYY istatistiksel olarak anlamlı şekilde artmıştır (p<0,05). Elastik kuvvet açısından hem grup içi hem gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmezken vücut ağırlığının hesaba katıldığı anaerobik güç açısından Oryantiring grubunda ön testten son teste istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme saptanmıştır (p<0,05). Kontrol grubunun denge performansı Oryantiring grubuna göre olumsuz yönde etkilenmiştir. Benzer şekilde Yo-yo testinde elde edilen mesafe değerlerindeki pozitif artış oranı Oryantiring grubunda anlamlı şekilde daha fazladır. Rockport süresi Oryantiring grubunda antrenman sonrasında istatistiksel olarak anlamlı şekilde azalmıştır fakat kontrol grubuna göre bir fark oluşmamıştır (p>0,05). Bununla birlikte BKİ, esneklik, illinois, sürat ve maxVO2 değerlerinde Oryantiring antrenman ve kontrol grubunda benzer şekilde sonuçlar görülmüştür. Bu sonuçlar 8 hafta, haftada bir gün yapılan Oryantiring antrenmanlarının pozitif gelişmelere sebep olsa da kontrol grubuna göre anlamlı gelişmeler sağlayacak kadar yeterli olmadığını göstermiştir.

AntrenmanAntrenmanErgenler+6
Özer Türkmen
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde veli katılım ölçeğinin spora uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu çalışmada, eğitimde veli katılımı ölçeğinin spora uyarlanarak psikometrik özelliklerinin geçerlik ve güvenirlik ölçütlerini sağlayıp sağlamadığı incelenmiştir. Orijinal ölçek Gürbüztürk ve Şad (2010a) tarafından geliştirilmiştir. Veli Katılımı Ölçeği, 5 seçenekli (Her zaman-Hiçbir zaman) Likert tipi bir ölçek olup velilerin çocuklarının eğitimlerine katılım düzeylerini ölçmeyi amaçlayan toplam 8 alt ölçek ve 39 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin uyarlanmasında sırasıyla kapsam geçerliliği, yapı geçerliliği, yakınsak geçerlilik, ıraksak geçerlilik ve ölçüt geçerliliği analizlerine tabii tutulmuştur. Çalışmada NFI, CFI, GFI, RMSEA uyum indeks değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca ölçeğin güvenirliliği iç tutarlılık katsayısı ve test tekrar test güvenirlik katsayısı hesaplanarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak veri toplama aracının spora uyarlanmış versiyonu için güvenilir ve geçerlik ölçütü olan, uyum indeks değerlerine göre de 36 madde ve 8 faktör olarak iyi uyum gösterdiği tespit edilmiştir.

Ana-babaBeden eğitimiEğitim+5
Ezgi Karaali
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı branştaki sporcuların bilişsel davranışçı ve fiziksel düzeylerinin çoklu zeka üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, farklı branştaki sporcuların bilişsel davranışçı ve fiziksel düzeylerinin çoklu zeka üzerine etkisini incelenmektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden ölçek yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapıldı ve araştırma verileri anket yöntemiyle elde edildi. Araştırmanın örneklemini Hatay ilinde farklı branşlardaki spor kulüplerinde oynayan 414 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, birinci bölümde kişisel bilgiler, ikinci bölümde "Bilişsel Davranışçı ve Fiziksel Aktivite Ölçeği" (BDFAÖ), üçüncü bölümde "Çoklu Zeka Ölçeğinden" (ÇZÖ), oluşan anket kullanıldı. Ölçekteki ifadelerin değerlendirilmesinde, 5 puanlı Likert tipi (1= hiç katılmıyorum – 5 = tamamen katılıyorum) ölçeklerden faydalanıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre sporcuların cinsiyet değişkenine göre sonuç beklentisi alt boyutunda kişisel engeller, mantıksal-matematiksel zeka, bedensel-kinestetik zeka alt boyutları arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Fakat diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Eğitim durumu değişkeninde sonuç beklentisi alt boyutunda istatistiksel bakımdan anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Üniversite ve üstü eğitim programından mezun olan sporcuların lise ve altı mezun olan sporculara göre sonuç beklentisi değişkeni sıra ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Gelir düzeyi değişkenine göre istatistiksel bakımdan herhangi bir anlamlı farklılık bulunamamıştır. Branş değişkenine göre mantıksal-matematiksel zekada Kruskal-Wallis testi sonucunda anlamlı bir farklılık tespit edilirken diğer alanlarda istatistiksel bakımdan anlamlı farklılık bulunamamıştır (p<0,05). Daha sonra branşlar arasında mantıksal-matematiksel zeka alt boyutunda anlamlı farklılığın hangi branştan kaynaklandığını tespit etmek amacıyla tekrarlı Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Yapılan Mann-Whitney U testleri sonucunda her ne kadar branş değişkenine göre mantıksal-matematiksel zeka alt boyutunda anlamlı farklılık tespit edilse bile Tip1 hataya neden olmamak için P değerinin belirlenen yeni anlamlılık seviyesinin altında olduğu için istatistiksel bakımdan anlamlılık yoktur şeklinde değerlendirilmiştir. Hobi değişkeninde öz düzenleme alt boyutunda istatistiksel bakımdan anlamlılık tespit edilirken diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Spor yaşı ile ilgili sadece doğacı zeka pozitif yönlü düşük düzeyde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Davranışçı ve Fiziksel Aktivite, Çoklu Zeka, Spor, Zeka

Bilişsel davranışlarFiziksel aktiviteSpor+4
Abdullah Semerci
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma,kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge, çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılacaktır.Çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğrenim gören aktif olarak lisanslı kick boks sporu ile uğraşan, herhangi bir sağlık sorunu olmayan ve gönüllü olarak katılacak 20-25 yaş arası 24 erkek sporcu yer alacaktır. Çalışmaya katılan sporcular rastgele örneklem yöntemi ile (12) deney ve(12) kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrılacaktır. Deney grubuna kick boks antrenmalarına ek olarak 4 haftalık haftada 3 gün 60 dakika crossfit antrenmanı uygulatılacaktır. Kontrol grubu ise geleneksel kick boks ve kuvvet antrenmanlarına devam edecektir. Deney ve kontrol gruplarının fizikselözellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), denge, kuvvet ve 505 çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı veriler SPSS (version18.0) programı ile analiz edilecektir. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenecek. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınanacaktır. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla denge, kuvvet ve 505 çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alınacaktır. Elde edilecek bulgular analiz edilip yorumlandıktan sonra sonuç kısmına yazılacaktır. Elde edilecek sonuçların farklı spor branşlarında ki antrenörlere, bu alanda çalışma yapmak isteyen spor bilimcilere crossfit antrenman programını kullanmaları konusunda yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

AntrenmanDengeKas kuvveti+4
Emre Aydoğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinde madde kullanma eğilimine neden olabilecek bazı psikolojik parametrelerin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin yaşam doyumu, umutsuzluk, algılanan sosyal destek ve depresyon durumlarının madde kullanma eğilimi üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmamızın evrenini Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemi ise basit rastgele örnekleme yöntemi uygulanarak hata payı (alpha) = 0.005, hoşgörü miktarı (d) = 0.05 ve kitledeki kişi sayısı (N) = 935 (Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğrenci Sayısı) olarak alınarak örneklem çapı (n) = 420 olarak belirlenmiştir. Çalışmada 220'si kadın 202'si erkek olmak üzere 422 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Madde Kullanma Eğilimi Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Umutsuzluk Ölçeği ve Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. İlgili literatürde, değişkenlerin basıklık çarpıklık değerlerine ilişkin sonuçların +1.5 ile -1.5 (Tabachnick ve Fidell, 2013), +2.0 ile -2.0 (George, ve Mallery, 2010) arasında olması normal dağılım olarak kabul edilmektedir. Büyük sayılar kanunu ve merkezi limit teoremine göre örneklem olarak yeterli seviyede olmasından dolayı dağılımın normal olduğu varsayılarak analizlere devam edilmiştir (Harwiki, 2013, s.879; İnal ve Günay, 1993; Johnson ve Wichern, 2002). Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (Oneway) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın sürekli değişkenleri arasında pearson korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda yaşam doyumu ile madde kullanma eğilimi, umutsuzluk ile madde kullanma eğilimi, gelecekle ilgili duygular ile madde kullanma eğilimi, motivasyon kaybı ile madde kullanma eğilimi, gelecekle ilgili beklentiler ile madde kullanma eğilimi arasında pozitif bir ilişki olduğu belirlenirken, aileden algılanan sosyal destek ile madde kullanma eğilimi arasında ve arkadaştan algılanan sosyal destek ile madde kullanma eğilimi arasında negatif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bunların yanında yaşam doyumunun madde kullanma eğilimini azalttığı, umutsuzluğun madde kullanma eğilimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu artışta umutsuzluk alt boyutlarından motivasyon kaybının etkili olduğu belirlenmiştir. Algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimi üzerine etkisine ilişkin aileden algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimini azalttığı sonucuna ulaşılırken, özel insandan algılanan sosyal destek ve arkadaştan algılanan sosyal desteğin madde kullanma eğilimi üzerine etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Depresyonun madde kullanma eğilimini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Madde kullanma eğiliminin kadınlarda erkeklere göre yüksek olduğu sonucuna ulaşılırken, madde kullanma eğiliminin yaş, medeni durum, bölüm, ortalama gelir ve sınıftan bağımsız olduğu belirlenmiştir.

DepresyonMadde kullanım bozukluklarıPsikolojik bozukluklar+7
Hülya Çolak
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk futbolunda alt yapı sorunsalı: Bir sistem arayışı

Bir futbol alt yapısı ve bu alt yapıdan istikrarlı şekilde yetişen futbolcuların eksikliği Türk futbolunun varoluşundan günümüze kadar gelmiş en büyük sorun olmuştur. Türkiye'nin çeşitli liglerinde ve seviyelerinde mücadele eden birçok futbol takımının dış transferlerle takım yapısı oluşturması ekonomik açıdan ciddi yük getirmektedir. Buna karşın, Avrupa futbolunda başarılar elde eden takımların alt yapılarının güçlü olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, Barselona Futbol Kulübü, Liverpool Futbol Kulübü ve Ajax Futbol Kulüplerinin alt yapılarını, alt yapıdaki mevcut futbolcu sayıları, kulüp tarihinde yetiştirilen futbolcular, bu futbolcuların piyasa değerleri ve en yüksek piyasa değerleri, kulüp kariyerlerinde attıkları goller ve oynadıkları maç sayıları, kulüplerin alt yapıya antrenör seçimi, tesisler, diğer kurumlarla eğitim açısından iş birliği ölçütler açısından inceleyerek Türk futbolu için bir sistem önerisi sunmaktır. Araştırma kapsamında FC Barcelona, Liverpool FC ve Ajax FC takımlarının gençlik yapılanması ve alt yapı sistemleri incelenmiştir. Kulüplerin resmi internet sitelerinde, basında ve bilimsel çalışmalarda yer alan alt yapıya ilişkin bilgiler belirlenen ölçütlere göre incelenmiştir. İngiliz akademi modelinde akademi koordinatörlüğünün aldığı kararların tüm kulüpleri bağladığı, dört farklı kategoride akademiden sporcu yetiştirildiği tespit edilmiştir. Liverpool futbol kulübü sporcunun yanında antrenör yetiştirme sistemine de sahiptir. Alman modelinde ise oyuncuların performansını artırmak için akademi düzeyinde yabancı oyuncu transferi serbest bırakılmıştır. İspanya'da Barselona Futbol Kulübü özeline bakıldığında, tüm sporcuların "Barselona Kimliği" altında takip edildiği, eğitimlerinin her kademede desteklendiği görülmüştür. Bulgular doğrultusunda, Türkiye'deki çeşitli sistemlerde incelenerek "Türk Futbolcusu," "Türk Futbol Sistemi" ve "Türk Futbol Anlayışı" geliştirilmesine katkı sağlayacak bir sistem önerilirmiştir. Araştırmada, bir futbol alt yapısının iyi bir yönetim yapısına ihtiyacı olduğu, sporcu seçme ve yetiştirme sisteminin gerektiği, alt yapıya belli sayıda yabancı transferinin serbest bırakılmasının uygun olduğu, tesislerin yenilenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Alt yapıFutbolFutbolcular+2
Ender Şenel
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri öğrencilerinin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültelerinde lisans eğitimi alan öğrencilerin okul iklimi algılarını yordayan faktörlerin incelenmesidir. Araştırma, eğitim biliminde sıklıkla kullanılan bir durum tespiti çalışmasıdır. Betimsel bir çalışma desenine sahip olan bu araştırma, anket tekniği ile elde edilen sayısal verilerin analiz edilmesi ile sonuçların yorumlandığı nicel bir çalışmadır. Türkiye evrenindeki spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören tüm öğrencileri temsil edebilecek bir örnekleme ulaşılması hedeflenen araştırma, küresel salgın sebebiyle Muğla ili ile sınırlandırılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın çalışma evrenini uygun örnekleme tekniği gereği küresel salgın nedeniyle kısıtlı imkânlarla belirlenen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi çatısı altında lisans eğitimlerini sürdüren 1239 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma uzaktan eğitim vasıtası ile ulaşılabilen 436 gönüllü öğrenciden elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiş olup bu sayı çalışmanın örneklem büyüklüğü olarak kaydedilmiştir. Cinsiyet, sınıf, bölüm ve öğretim türü değişkenlerinin yazar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile tespit edildiği çalışmada temel veri toplama aracı olarak Terzi (2015) tarafından geliştirilen Üniversite Öğrencilerine Yönelik Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada ayrıca öğrencilerin spora yönelik tutumları ve üniversiteye duydukları güvenin belirlenmesi için Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği ile Özdoğan ve Tüzün (2007) tarafından geliştirilen Üniversiteye Güven Ölçeği'nden yararlanılmıştır. Normal dağılım gösteren ve yüksek derecede güvenilir olduğu tespit edilen verilere uygulanan parametrik testler sonucunda ortaya çıkan bulguların ışığında öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, okul iklimi algılarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin spora yönelik tutumları ile üniversiteye duydukları güvenin, birlikte, okul iklimi algıları üzerinde önemli birer yordayıcı (%60) oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerin okul iklimi algılarının artırılması için spora yönelik tutumlarının ve üniversiteye duydukları güvenin, akademik ve idari personeller tarafından olumlu yönde desteklenmesinin uygun olacağı önerilmiştir.

Okul iklimiSporSpor Bilimleri Fakültesi+2
Turgut Çulcuoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yüzme sporu yapan çocukların antropometrik özellikleri, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, yüzme sporu yapan çocuklarda antropometrik özellikler, bazı fiziksel uygunluk parametreleri ve yüzme performansları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada araştırma grubunu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübünde düzenli olarak yüzme antrenmanlarına devam eden, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan 24 kız çocuk ile yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan 24 erkek çocuk olmak üzere toplam 48 lisanslı yüzücü çocuk oluşturmuştur. Araştırma kapsamında, yüzücü çocukların antropometrik özellikleri (boy uzunluğu, vücut ağırlığı, kulaç sıklığı, oturma boyu uzunluğu, kulaç boyu uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu), bazı fiziksel uygunluk özellikleri (sağ ve sol el kavrama kuvvetleri, esneklik, denge ve durarak uzun atlama) ve 50 metre yüzme performansları ölçülmüştür. Araştırmaya katılan, yaş ortalamaları 10,00±0,83 yıl olan kız çocukların, vücut ağırlıkları 35,35±8,25 kg ve boy uzunlukları 142,29±8,57 cm; yaş ortalamaları 9,91±0,82 yıl olan erkek çocukların, vücut ağırlıkları 36,25±8,25 kg ve boy uzunlukları 140,91±6,92 cm olarak tespit edilmiştir. Kız ve erkek yüzücü çocukların, antropometrik özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılık bulunamazken (p>0,05), fiziksel uygunluk özellikleri açısından sadece esneklik değerleri arasında anlamlı bir farklılık (p<0,05) tespit edilmiş, yüzme performansları ve diğer fiziksel uygunluk özellikleri arasında istatiksel açıdan herhangi anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değişkenleri arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunurken (p<0,05), ayak genişliği ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Kız çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile sağ el kavrama kuvveti, sol el kavrama kuvveti, esneklik, durarak uzun atlama ve denge arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Kız çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği, ayak uzunluğu ve ayak genişliği arasında pozitif yönde; denge ile kulaç uzunluğu, oturma yüksekliği, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu değerleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Araştırmaya katılan erkek çocukların, 50 metre serbest stil yüzme performansı ile kulaç uzunluğu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken (p<0,05), diğer antropometrik özellikler ile 50 metre yüzme performansı arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). 50 metre serbest stil yüzme performansı ile durarak uzun atlama değerleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,05). Erkek çocukların, sağ el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu, el genişliği ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde; sol el kavrama kuvveti ile kulaç uzunluğu, el uzunluğu ve ayak uzunluğu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, bu yaş grubu yüzücü çocuklarda antropometrik özellikler ile bazı fiziksel uygunluk özelliklerinin yüzme performansı üzerinde belirleyici rol oynadığı, yapılacak antrenmanlarda bu özelliklerin gelişimi üzerine düzenli şekilde uygulanacak çalışmalarla yüzme performansında da istenilen yönde bir gelişim sağlanabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimler: Yüzme, Antropometri, Fiziksel Uygunluk, Performans.

AntropometriFiziksel uygunlukSpor+4
Elzem Bozkurt
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde seçmeli beden eğitimi ve spor derslerinin bazı biyomotorik özellikler ile beden algısı ve sosyal iletişim becerisi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; üniversitede eğitim gördükleri fakülte ve yüksekokullarında fiziksel aktivite düzeyleri düşük ve sporcu olmayan bölüm dışı seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini seçerek bu derslere katılan, kadın ve erkek öğrencilerin dönemlik derslerinin bazı biyomotorik özellikler, beden algısı ve sosyal iletişim becerileri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde ortak zorunlu dersler listesinde seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini alan, araştırma izinleri alınarak çalışmaya gönüllü olarak katılan 240 öğrenci (123 kadın, 117 erkek) oluşturdu. Araştırmada tarama, anket ve ön test-son testli deneysel yöntem kullanıldı. Üniversite öğrencilerinin kişisel özelliklerini belirlemek için, bilgi formu, Hovardaoğlu ve Özdemir (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan Beden Algısı ölçeği ve Korkut (1996b) tarafından Türkçeye uyarlanan İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) ve biyometrik özellikleri belirleme formu kullanılmıştır. Araştırma öncesi öğrencilere kimlik bilgileri, beden algısı ve iletişim becerileri ölçekleri doldurtuldu. Dönem başında Biyomotorik özelliklerden ön test; (Boy, Ağırlık, Esneklik, Denge, Dikey Sıçrama, Sırt, Triceps, Biceps, Bel, Karın, Bacak) ölçümleri Spor Bilimleri Fakültesi laboratuvarında ölçüm protokollerine uygun olarak alındı. Dönem sonu 14. haftada aynı ölçümler araştırmacı tarafından son test olarak tekrarlandı Araştırmada elde edilen veriler SPSS programıyla test edildi. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için Kolmogorov-Smirnov normallik testi yapılmış olup parametrik testler ile analizler gerçekleştirilmiştir. Tek bir grup ve bu grup üzerinde yapılan iki ölçme söz konusu olduğundan ilişkili gruplar testi analiz sürecinde kullanılmıştır. Ayrıca çalışma verilerinin betimsel özelliklerini belirlemek için yüzde (%), aritmetik ortalama (¯x), standart sapma (ss) ve frekans (n) değerleri belirlenmiştir. Çalışma grubunun ön ve son test puanlarının normal dağılım göstermesinden dolayı ön test puanları ile son test puanları arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca gruplara göre puanların anlamlı düzeyde farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla t-testi ve One Way ANOVA analizi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde anlamlılık düzeyi (p)0.05 olarak belirlenmiştir. Seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini alan üniversite öğrencilerinin beden algısı ve sosyal iletişim puanlarının ders öncesine göre arttığı, öğrencilerin biyometrik özelliklere ilişkin ön test son test puan ortalamaları incelendiğinde "ağırlık" ön test puan ortalamasının son test puan ortalamasından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. "Esneklik" ön test puanının, son test puanından ve "sıçrama" ön test puanının, son test puanından daha düşük olduğu görülmüştür. "Denge" ön test puanının, son test puanından; "sırt" ön test puanının, son test puanından; "triceps" ön test puanının, son test puanından "biceps" ön test puanının, son test puanından; "bel" ön test puanının, son test puanından; "karın" ön test puanının, son test puanından ve "bacak" ön test puanının, son test puanından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin katıldığı seçmeli beden eğitimi ve spor dersleri öğrencilerin; bazı biyomotorik özellikler ile beden algısı ve sosyal iletişim becerisi üzerine olumlu etkilerinin olduğu söylenebilir. Seçmeli Beden eğitimi ve spor derslerinin bireylerin fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik olarak olumlu etkilerinin olduğunu düşünerek üniversitelerde zorunlu ders olarak eklenebilir. Anahtar kelimeler: Üniversite, Seçmeli Beden Eğitimi ve Spor, Biyomotorik özellik, Beden algısı, Sosyal iletişim becerisi

Beden algısıBeden eğitimi ve spor dersiBiyomotorik özellikler+4
Sinan Çelikbilek
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Akademik güdülenmenin kişilik tiplerine göre incelenmesi (spor bilimleri fakülte)

daha sonra doldurulacaktır

KişilikKişilik tiplemeleriMotivasyon+4
Merve Nur Bircan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı Avrupa liglerinde oynanan futbol müsabakalarında atılan gollerin teknik ve taktik analizi: Bundesliga, La Liga, Premier lig

Bu çalışma, Avrupa'nın en üst düzey ligleri olan: İngiltere Premier lig, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga futbol takımlarının oynadığı müsabakalarda 2020-2021 sezonunda atılan gollerin teknik-taktik kriterlerinin analiz edilmesi amacıyla yapılmıştır. Bundesliga'da 65, La Liga'da 50, Premier ligde196 müsabakada atılan goller teknik ve taktik kriterler göz önüne alınarak analiz edilmiştir. 2020-2021 sezonu içerisindeki müsabakalarda atılan gollerin bölgelerini, golün oluş süresini, gol öncesi yapılan pas sayısını, duran toplardan atılan golleri(korner, serbest vuruş, penaltı), atılan gollerin müsabakanın bölümlerine göre dağılımını, gollerin ceza sahası içi ve dışı durumunu, oyuncuya çıkan kartları incelemeyi hedeflemiştir. Verilerin toplanması için S sport+ sitesinde kayıt altında bulunan maçlar, 'kağıt-kalem yöntemi' kullanılarak analiz edilmiştir.

FutbolFutbol müsabakalarıGol+3
Mehmet Yavuz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hentbol antrenmanlarında kullanılmak üzere tasarlanan antrenman aracının atış performansına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; hentbol antrenmanlarında kullanılmak üzere tasarlanan antrenman aracının atış performansına etkisinin incelenmesidir. Araştırmada öntest sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 sezonununda Irak Gençlik Ligi'ne katılan sporcular oluşturmaktadır. Çalışmada amaçlı örnekleme tekniklerinden biri olan kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Örnekleme 16-18 yaşlarında olup 1. ligde mücadele eden 22 hentbolcu (6 pilot, 8 deney, 8 kontrol) dâhil edilmiştir. Veriler 2020-2021 eğitim-öğretim yılında toplanmıştır. Araştırma öncesi atış becerisini ölçmek amacıyla bir antrenman cihazı tasarlanmıştır. Araştırmada kullanılacak testler, uzman görüşü alınarak belirlenmiş ve 3 farklı atış testinin (dikey sıçrayarak, öne sıçrayarak ve sabit) uygulanmasına karar verilmiştir. Katılımcılar antrenman cihazında yer alan hareketli çemberlere 9 m uzaklıktan 5'er deneme gerçekleştirmiştir. Çember içine giren atışlara 2, çembere çarpan atışlara 1, çember dışına giden atışlara 0 puan verilmiştir. Deneme sonrası skorlar kaydedilmiştir. Araştırma sürecinde haftada 3 gün, 24 antrenman gerçekleştirilmiştir. Antrenmanlar toplam 8 hafta sürmüştür. Elde edilen veriler bilgisayar ortamına kaydedilmiş ve verilerin analizinde SPSS 24 paket programı kullanılmıştır. Analiz sürecinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Deney ve kontrol grubu ön ve son test puanlarındaki artış, gelişim oranı ile gösterilmiştir. Ön test - son test puanlarındaki gruplar arası farkın belirlenmesi için ise eşleştirilmiş gruplar t testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p˂0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, dikey sıçrayarak atış testinde deney grubunun %61.53, öne sıçrayarak atış testinde % 69.23 ve sabit atış testinde % 57.62 oranında bir gelişme gösterdiği belirlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön ve son test puanları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, hentbol antrenmanlarında kullanılmak üzere tasarlanan antrenman aracının atış performansına olumlu katkı sağladığı bulunmuştur. Tasarlanan cihazın, performans gelişimine katkı sağlaması amacıyla hentbol antrenmanlarında kullanılması ve cihaz kullanılarak yeni araştırmalar yapılması önerilmektedir.

AntrenmanHentbolSpor+2
Ahmed Khaleel Ismael Al-gburı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bireysel yenilikçiliğin X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin ekolojik ayak izi farkındalıkları ve yeşil satın alma davranışları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, bireysel yenilikçiliğin X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin, ekolojik ayak izi farkındalıkları ve yeşil satın alma davranışları üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini Ege Bölgesinde yaşayan X kuşağı (1965-1979), Y kuşağı (1980-1999) ve Z kuşağı (2000-2019) yaş skalasında olan spor tüketicileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Ölçme araçları olarak, Türkçe uyarlaması Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından yapılan Bireysel Yenilikçilik Ölçeği, Coşkun ve Sarıkaya (2014) tarafından geliştirilen Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği ve Uyar (2019) tarafından geliştirilen Yeşil Satın Alma Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, bilgisayar ortamında SPSS 22,0 istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan spor tüketicilerinin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma değişkenlerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek üzere Basıklık ve Çarpıklık değerleri incelenmiştir. Değişkenlerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Verilerin analizinde parametrik yöntemler kullanılmıştır. Bağımsız gruplarda kategorik değişkenlerin oranları arasındaki farklar Ki-Kare testi ile analiz edilmiştir. Spor tüketicilerinin ölçek düzeylerini belirleyen boyutlar arasındaki ilişkiler Pearson Korelasyon ve Lineer Regresyon analizleri aracılığıyla incelenmiştir. Spor tüketicilerinin tanımlayıcı özelliklerine göre ölçek düzeylerindeki farklılaşmaların incelenmesinde bağımsız t-testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (Anova) ve post hoc (Tukey, LSD) analizlerinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin, bireysel yenilikçilik düzeylerine göre, X ve Y kuşaklarında ekolojik ayak izi farkındalığının daha yüksek olduğu ve bireysel yenilikçiliğin X kuşağında yeşil satın alma niyeti ve yeşil satın alma davranışı üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.

Ayak iziBireysel yenilikçilikEkolojik ayak izi+7
Aykut Aksu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tandem (Yamaç paraşütü) sporcularının biyomotorik özellikleri, irtifaya bağlı bazı hormonal düzeyleri ve kan parametrelerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı tandem-yamaç paraşütü pilotlarının biyomotorik özellikleri, irtifaya bağlı kan parametreleri ve bazı hormon düzeylerinin akut ve kronik olarak incelenmesidir. Çalışmaya yaşları 20 ve üzeri olan, 18 profesyonel sporcu katılmıştır. İstatiksel hesaplamalar SPSS (version 22.0) programında yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini anlamak için Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Akut olarak uçuş öncesi ve uçuş sonrası, kronik olarak ise sezon başlangıcı ve sezon sonu (4 ay) test verileri incelendiğinde bu süre içerisinde meydana gelen değişimleri belirlemek için tekrarlayan ölçümlerde normallik dağılımlarına göre Paired Sample T Testi ve Wilcoxon test yöntemleri kullanılmıştır. Dönem farklılıklarının etki derecesini karşılaştırmak için normal dağılan değişkenler bağımlı örneklemler için (paired) t-testi, normal olmayanlar için ise Wilcoxon rank testi kullanılmıştır. Yaş, tandem deneyimi (yamaç paraşütü) ve sezon boyunca gerçekleştirilen uçuş sayısı değişkenleri ile kan ve hormon değerleri arasında bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon anaizi yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Sırt kuvveti, sol el kavrama kuvveti ve bacak kuvveti değerlerinde 4 ay süren çalışmalar sonunda anlamlı düzeyde artışlar saptanmıştır. Hematolojik parametrelerin akut ve kronik incelemesinde, eritrosit, trombosit, lökosit ve bazı alt gruplara ait parametrelerde anlamlı değişimler tespit edilmiştir. İnsülin, kortizol ve TSH hormon düzeylerinde akut olarak anlamlı bir fark görülmezken, kronik etkilerin değerlendirilmesinde sezon sonu uçuş sonrası insülin düzeylerinde ve sezon sonu uçuş öncesi kortizol hormon düzeylerinde anlamlı azalmaların olduğu belirlenmiştir. Kalp atım hızı (KAH) verilerinin akut etkisi incelendiğinde sezon sonu uçuş sonrası değerler uçuş öncesi değerlere göre anlamlı düzeyde artış gösterirken, kronik süreçte sezon sonu uçuş öncesi değerlerde sezon başlangıcı uçuş öncesi değerlere göre anlamlı düzeyde azalmalar görülmüştür. Sistolik ve diastolik kan basıncı verilerinin akut değerlendirmesine göre sezon sonu uçuş sonrası değerlerinde uçuş öncesi değerlere göre anlamlı artış gözlemlenmiştir. Kronik süreçte ise, sezon sonu uçuş öncesi diastolik kan basıncı değerlerinde sezon başlangıcı uçuş öncesi değerlere göre anlamlı azalmalar bulunmuştur. Hangi dönemin etki derecesinin daha büyük olduğunu belirlemek için yapılan karşılaştırmada, kronik egzersiz sürecinde uçuş öncesi ve uçuş sonrası ölçülen değişkenlere ait değerler arasındaki farkların, akut egzersiz sürecinde ölçülen uçuş öncesi ve uçuş sonrası değişkenlere ait değerler arasındaki farklara göre daha yüksek skorlara sahip olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar ile kronik egzersiz sürecinin akut egzersiz sürecine göre etki derecesinin daha büyük olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kronik etkiye bağlı uçuş egzersizinde biyomotorik özellikler, kortizol ve insülin düzeylerinde olumlu yönde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Kan parametreleri ve kardiyovasküler parametrelerde ise hem akut hem de kronik egzersiz sürecinde anlamlı farkılıklar bulunmuştur. İncelenen parametrelerde elde edilen sonuçların gelecekte yapılacak diğer bilimsel çalışmalara kaynak teşkil edebileceği düşünülmektedir.

Beden eğitimiBiyomotorik özelliklerHormonlar+4
Tolga Altuğ
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde öğrenme stili, bedensel zekâ ve spora yönelik tutum ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, lise eğitimi gören 14-18 yaş arası ergenlerin kinestetik öğrenme stilleri ile kinestetik zeka alanlarının baskınlıklarını inceleyerek spora yönelik tutumları ile ilişkilendirmektir. Araştırmanın problem cümlesi; "Ortaöğrenime devam eden 14-18 yaş arası ergenlerin kinestetik öğrenme stilleri ile kinestetik zeka alanlarının, spora yönelik tutumlarına etkisi var mıdır?" şeklinde oluşturulmuştur. Çalışmanın genel evrenini Köyceğiz ilçesinde ortaöğretim çağındaki tüm ergenler oluştururken, çalışma evrenini ise ilgili okullarda öğrenime devam eden ergenler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda araştırmaya, veri toplanılması planlanmış olan okullarda eğitim görmekte olan 812 öğrenciye ulaşılmış olup, çalışmaya 695 öğrenci gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Gökdağ tarafından 2004 yılında geliştirilmiş olan Öğrenme Stilleri Ölçeği'nin kinestetik stil alt boyutu (α=,80), Saban (2001) tarafından geliştirilmiş Çoklu Zeka Envanteri'nin kinestetik zeka alanı alt boyutu (α=,73) ve Şentürk (2015) tarafından geliştirilen Spora Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Pandemi şartlarında çevrimiçi toplanabilen verilere güvenirlik, normallik, sıklık ve parametrik karşılaştırma, ilişki ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre örneklem grubundaki öğrencilerin fiziksel aktivite sıklıklarının, akademik başarıları ile doğru orantılı olarak arttığı görülmüştür. Düzenli fiziksel aktivitenin akademik başarıyı olumlu yönde desteklediği çalışmanın ortaya çıkardığı önemli sonuçlardan bir tanesi olarak göze çarpmaktadır. Çalışmanın problem cümlesine ilişkin olarak ortaya konan sonucu, kinestetik öğrenme stili ve kinestetik zeka alanı baskın olan ergenlerin, aynı doğrultuda spora yönelik tutumlarının da yüksek düzeylerde olumlu sonuçlar oluşturmasıdır. Sonuç olarak ergenlerde kinestetik zeka ve kinestetik öğrenme stilinin baskınlığı, spora yönelik tutumları oldukça yüksek bir oranda olumlu yönde etkilemektedir. Sadece beden eğitimi ve spor derslerinde değil, tüm derslerde kinestetik zeka alanı ve öğrenme stili baskın öğrencilere sınıf içi bedensel görev ve sorumluluklar verilerek hem doğal liderler yaratılmış hem de ilgili öğrencilerin öğrenme motivasyonları üst seviyeye çekilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler:"Ergen", "Bedensel zeka", "Öğrenme stili", "Spora yönelik tutum", "Kinestetik"

Beden eğitimi ve spor dersiBedensel kinestetik zekaErgenler+6
Gökhan Esen
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, genç sporcularda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmaya takım sporları (basketbol, voleybol ve futbol) altyapı liglerinde mücadele eden 180 erkek (yaş: 15.41±1.15) ve 70 kadın (yaş: 14.70±1.09) sporcu olmak üzere toplam 250 sporcu (yaş: 15.10±1.16) katılmıştır. Sporcuların kolektif yeterlik inançlarını değerlendirmek üzere Kolektif Yeterlik Ölçeği kullanılırken, takım sargınlığı algıları için ise Genç Spor Çevre Envanteri kullanılmıştır. Envanter, iki boyutta yer alan 16 madde ve geçersiz yanıtları tespit etmek amacıyla yer verilmiş 2 olumsuz madde olmak üzere toplam 18 maddeden oluşmaktadır. Genç Spor Çevre Envanteri araştırmacı tarafından Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Genç Spor Çevre Envanterinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayıları, envanterin tümü için .89 olarak, görev ve sosyal sargınlık boyutları için .87 olarak; Kolektif Yeterlik Ölçeğinin iç tutarlığına ilişkin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı ise .72 olarak hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, madde toplam korelâsyonu analizi, T-testi, tek faktörlü MANOVA, tek yönlü ANOVA ve korelâsyon analizlerinden yararlanılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, takım sargınlığının görev ve sosyal boyutlarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğu (p<.05), ancak kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı gözlemlenmiş (p>.05), sporcuların takımda bulunma sürelerine göre takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançlarının farklılaşmadığı görülmüştür (p>.05). Son olarak, araştırmaya katılan sporcuların takım sargınlığı ve kolektif yeterlik inançları arasında negatif bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Buna göre, genç sporcularda yüksek düzeyde takım sargınlığı algısı, sporcuların kolektif yeterlik inançlarının zayıflamasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda takım sargınlığı ve kolektif yeterlik arasındaki negatif ilişkiyi etkilediği düşünülen faktörler tartışılmıştır.

FutbolcularKolektif bilinçSpor+4
Umut Sezer
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Terapatik rekreasyonel aktivitelere katılımın yaşlıların algıladıkları boş zaman tatmini, yaşam tatmini ve yaşam kalitesine etkisi

Bu çalışmada ülkemizdeki yaşlıların terapi niteliğindeki boş zaman aktivitelerine katılımları sonucu algıladıkları boş zaman tatmininin yaşam tatmini ile ilişkisi ve algılanan yaşam tatmininin de yaşam kalitesi ile olan ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca yaşlılara yönelik boş zaman katılımı, boş zaman tatmini, yaşam tatmini ve yaşam kalitesi ile ilgili alt boyutların ortaya konulması hedeflenmiştir. Bu amaçlara ilave olarak çalışmaya katılım gösteren yaşlıların demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerine göre farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada Eskişehir ilinde yaşayan 60 yaş ve üstü yaş gruplarında yer alan 608 katılımcıya Boş Zaman Katılımı, Boş Zaman Tatmini, Yaşam Tatmini ve Yaşam Kalitesi Ölçekleri kullanılarak oluşturulan anket uygulanmıştır. Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ile faktörler belirlenmiş, yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile de araştırma modeli ortaya konulmuştur. Elde edilen model ile terapatik nitelikte boş zaman aktivitelerine katılımın boş zaman tatmini ile, algılanan boş zaman tatmininin yaşam tatmini ile ve algılanan yaşam tatmininin yaşam kalitesi ile ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Boş zaman katılımı ile yaşam kalitesi arasında direkt bir ilişki bulunamadığından dolaylı bir ilişkinin olabileceği belirtilmiştir. Ayrıca demografik ve sosyo- ekonomik özelliklere göre tatmin algılamalarında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara bağlı olarak ülkemizdeki yaşlıların yaşam kalitelerini iyileştirmeye yönelik terapatik programların oluşturulması ve yaşlıların tatmin algılarını yükseltecek faktörlerin incelenmesi ile ilgili araştırma önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: terapatik rekreasyon, yaşlı, boş zaman katılımı, boş zaman tatmini, yaşam tatmini, yaşam kalitesi, yapısal eşitlik modeli.

Boş zamanları değerlendirmeEşitlikRekreasyon+6
Tuba Sevil
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel değişim ve Türkiye Futbol Federasyonu'nda altı sigma yönetim modeli'nin uygulanabilirliği

Bu araştırmanın temel amacı Altı Sigma Yönetim Modelini ve Araçlarını Türkiye Futbol Federasyonu'nda uygulamaktır. Türkiye Futbol Federasyonu'nu en iyi temsil ettiği düşünülen Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın 2012 ve 2013 yıllarında yapmış olduğu 24 müsabaka araştırmanın örneklemi oluşturmaktadır. Araştırmada TÖAİK yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemesi için IBM SPSS 18.0 for Windows, Minitab 17 ve Sigma Plot 13 istatistik paket programları kullanılmıştır. İstatistiksel teknikler olarak altı sigma araçlarından beyin fırtınası, balık kılçığı, ki-kare ilişki analizi, spearman korelasyon testi, çoklu uyum analizi, süreç yeterlilik analizi ve kontrol grafikleri kullanılmıştır. Elde edilen sayısal değerler p<0.01 ve p<0.05 anlamlılık seviyeleri ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye A Milli Futbol Takımının müsabaka sonucu ile oyun sistemi (p=0.04), FİFA Dünya Sıralaması (p=0.02), şut olumlu oranı (p=0.03), I. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.00) ve II. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.00) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca oyun sistemi ile yenilen gol (p=0.01), oyun sistemi ile I. bölgede savunma olumlu oranı (p=0.02), I. bölgede savunma olumlu oranı ile yenilen gol (p=0.00), II. bölgede savunma olumlu oranı ile atılan gol (p=0.01), II.bölgede savunma olumlu oranı ile yenilen gol (p=0.02), merkez hücumlar olumlu oranı ile atılan gol (p=0.00), uzun pas olumlu oranı ile atılan gol (0.01), kısa pas olumlu oranı ile atılan gol (p=0.04), sarı kart ile yenilen gol (p=0.04) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Altı Sigma, Futbol, TÖAİK, Korelasyon.

Altı sigma yöntemiFutbolMaç analizi+5
Halil Orbay Çobanoğlu
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Beden Eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğretmen adaylarının empatik eğilim ve empatik beceri düzeylerinin incelenmesi: Anadolu Üniversitesi örneği

Kişinin kendisini bir başkasının yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anladığını ona doğru bir şekilde ifade etme sürecine empati denir. Empatik eğilim, bireyin empati kurma potansiyeli, empatik beceri ise; bireyin karşısındakinin duygularını anladığını ona hissettirebilme becerisidir. Bu araştırmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümünde öğrenim gören öğretmen adaylarının empatik eğilim ve empatik becerileri düzeylerini incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 güz öğretim döneminde Anadolu Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfında öğrenim gören toplam 141 (60 bayan, 81 erkek) öğrenci oluşturmuştur. Betimsel nitelikteki araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Empatik Eğilim Ölçeği" ve "Empatik Beceri Ölçeği-B Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde "aritmetik ortalama", "standart sapma", iki grubun karşılaştırılmasında "t testi", çoklu karşılaştırmalarda "tek yönlü varyans analizi" ve öğretmen adaylarının empatik eğilim düzeyleri ile empatik beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin yorumlanması amacıyla "pearson korelâsyon analizi" kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının empatik eğilim ve empatik beceri puanları orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının empatik eğilim ve empatik beceri puanları arasındaki ilişkinin düşük negatif yönlü (r=-.073) ve anlamsız olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının empatik eğilim düzeyi ölçeğinden aldıkları puanların cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim ve meslek durumları, aktif olarak spor yapma durumu, spor yapma düzeyi ve öğretmenlik mesleğinde empatinin önem durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın oluşmadığı, bölümü isteyerek seçip seçmeme değişkenine göre anlamlı farklılığın olduğu bulunmuştur. Öğretmen adaylarının empatik beceri düzeyi puanlarını ile cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim ve meslek durumları, aktif olarak spor yapma durumu, spor yapma düzeyi, bölümü isteyerek seçip seçmeme ve öğretmenlik mesleğinde empatinin önem durumu değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Öğretmenlik mesleği düşünüldüğünde, öğretmen adaylarının empatik becerilerinin yetersiz olduğu ve geliştirilmesi için uygun empati eğitiminin verilmesinin gerektiği söylenebilir.

Beden eğitimiEmpatiEmpatik beceri+6
Özkan Beyaz
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Futbolcularda bilateral kuvvet ve denge imbalansının baskın bacağa dayalı olarak şut hızı ve isabetine etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı futbolcularda bilateral kuvvet ve dengenin şutun hızı ve isabeti üzerine etkileri ile bu etkilerin sağ ve sol baskın bacaklı futbolcularda fark yaratıp yaratmadığını araştırmaktır. Bu amaçla çalışmaya 34 sağ baskın bacak (SağBB) (yaş:21.12±1.85yıl) ve 23 sol baskın bacak (SolBB) (yaş:21.70±2.03yıl) amatör futbolcu gönüllü olarak katılmıştır. Yapılan testlerde izokinetik dinamometreyle futbolcuların baskın bacak (BB) ve baskın olmayan bacak (BOB) diz ekstansiyon ve fleksiyon haraketinde 60°.sn-1, 180°.sn-1 ve 300°.sn-1 açısal hızlarda sergilenen zirve torkları, sıçrama testleriyle tek ve çift bacak ile aktif sıçrama (AS), skuat sıçrama (SS) yükseklikleri, yatay sıçrama (YS) mesafeleri, kinestetik denge cihazıyla bilateral statik ve dinamik dengeleri, şut hızı ve isabeti, Wingate testiyle anaerobik güç ve kapasiteleri, T drill testiyle çeviklikleri, YO-YO IR testiyle indirek yolla maksimal oksijen tüketimleri belirlenmiştir. Gruplararası ve gurupiçi fark olup olmadığını belirlemek için T testi uygulanmıştır. Grupiçi test parametrelerinin birbiriyle ilişkili olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Futbolcularda YS (p<0.05), 60°.sn-1 izokinetik kuvvet H/Q oranında (p<0.05) ve dinamik denge değerlerinde BOB'de (p<0.001), şut hızı ve isabeti açısından ise BB'de (p<0.01) istatistiksel anlamlı fark tespit edilmiştir. Şut ve kuvvet açısından sadece yatay sıçrama mesafesi ile gerek BB gerekse de BOB şut hızı arasında istatistiksel anlamlı pozitif ilişki (r=0.303 ve 0.450, p<0.05) tespit edilirken izokinetik kuvvet ile şut performansı arasında herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Denge açısından ise destek bacağı ile BB şut isabeti performansı arasında pozitif yönde istatistiksel anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=0.451, p<0.01). Sağ ve SolBB'li futbolcular karşılaştırıldığında BB AS, BB 300°.sn-1 hamstrings zirve tork ve BB 60°.sn-1 H/Q oranında SağBB'li futbolcularda (p<0.05), BB statik denge, BOB dinamik denge ile BB şut isabeti açısından SolBB'li futbolcularda istatistiksel anlamlı fark (p<0.01) tespit edilmiştir. Sonuç olarak; futbolcularda yatay sıçramanın kuvvetle ilişkisine bağlı olarak şut hızını etkilediği, denge bakımından özelleşmenin dinamik dengede olduğu ve bunun şutun isabetine yansıdığı, SolBB'li futbolcuların SağBB'li futbolculardan daha yüksek denge kabiliyetine ve daha yüksek şut isabetine sahip oldukları belirlenmiştir. Bu sonuçlardan hareketle şut hızını arttırmak için pliyometrik antrenmanlarda yatay sıçramalara, şut isabetini geliştirmek için tek bacak denge ve proprioreseptif egzersizlere yer verilmesi, küçük yaşlardan itibaren her iki bacağın kullanılarak her iki hemisferin geliştirilmesi önerilmektedir.

BacakDengeFutbolcular+5
Mehmet Yıldız
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tüm beden vibrasyonunun bazı tenis performans parametreleri üzerine etkisinin araştırılması

Tüm Beden Vibrasyonunun (TBV) kas iğcikleri ve golgi tendon organlarına etki ederek kas içi ve kaslar arası koordinasyonu arttırdığı ve buna bağlı olarak kuvvet, sürat, esneklik gibi motorik özelliklerde olumlu gelişmeler sağladığı bilinmektedir. Bu araştırmada, TBV'nin International Tennis Number (ITN) skorları, servis hızı, reaktif çeviklik (raketli-raketsiz), 5m, 10m, 20m sprint değerleri olarak belirlenen bazı tenis performans parametreleri üzerine etkisinin ve servis hızı ile izokinetik kuvvet parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 9 kişi antrenman grubu (yaş: 21,55±2,69 yıl, antrenman yaşı: 32,44±13,42 ay, boy: 171,44±8,06 cm, vücut ağırlığı: 63,66±12,62 kg) ve 10 kişi kontrol grubu (yaş: 21,40±2,59 yıl, antrenman yaşı: 37,30±21,74 ay, boy: 172,10±9,82 cm vücut ağırlığı: 64,90±11,22 kg) olmak üzere toplam 19 tenis oyuncusu gönüllü olarak katılmıştır. Araştırmada ITN testindeki insan faktörünün ortadan kaldırılması için bazı düzenlemeler yapılmış ve servis hızları da radar cihazı ile ITN testi içerisinde tespit edilmiştir. Reaktif çeviklik ve sprint testleri elektronik zamanlama sistemi kullanılarak ölçülmüştür. İzokinetik kuvvet değerleri (konsantrik/konsantrik) diz fleksiyon/ekstansiyon, kalça fleksiyon/ekstansiyon ve omuz 900 abdüksiyonda iken internal/eksternal rotasyon olmak üzere toplam 3 eklem için alınmıştır. Sporcuların sadece dominant kol ve bacakları 600.sn-1 açısal hızda ve 3 maksimal tekrar şeklinde test edilmiştir. Ölçüm prosedürlerinden sonra antrenman grubu 8 hafta boyunca, haftada 3 kez ve 1'den 4'e kadar değişen performans seviyelerini her 2 haftada bir seviye olacak şekilde uygulamışlardır. Veriler normal dağılım sergilediğinden parametrik testlerden Bağımsız iki örnek T testi (Independent-Samples T-Test) antrenman ve kontrol grubu karşılaştırmaları için ve Bağımlı örneklem T testi (One-samples T-Test) her bir grup için ön test-son test değerlerinde, belirlenen bağımsız değişkenlerde fark olup olmadığının analizi için kullanılmıştır. Antrenman ve kontrol grubuna ait izokinetik kuvvet değerleri ile servis hızı değerlerinin ilişkisini incelemek için ise Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi tüm testlerde p<0.05 olarak alınmıştır. Vibrasyon antrenmanı grubunda belirlenen parametrelerin tümünde değişik oranlarda yüzdelik artış görülmüştür. Servis hızı ile izokinetik kuvvet değerleri arasında düşük düzeyde bir ilişki saptanmış ve antrenman grubu son ölçümlerde kontrol grubuna göre istatiksel olarak (p<0.05) daha yüksek oranda artış göstermiştir. Sonuç olarak; bu araştırmada TBV antrenmanının tenis oyuncularının belirlenen parametrelerinde artış sağladığı ortaya konulmuştur. İzokinetik kuvvet ile servis hızı ilişkisinin daha iyi anlaşılabilmesi için ise görüntü analizi, elektromiyografi ve kuvvet platformu sistemlerinin bir arada kullanıldığı ve farklı açısal hızlar içeren ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir.

SporSporcularTenis+2
İsmail Bayram
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor etkinliklerinde gönüllü motivasyonu: 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları örneği

Bu tez çalışmasında, gerek dünya çapında, gerekse ülkemizde önemi her geçen gün artan "etkinlik yönetimi" kavramı ile özellikle spor etkinliklerinde görev alan gönüllülerin yönetimi konusu temel alınmıştır. Bu sayede, ilerleyen yıllarda gerçekleştirilmesi kesin ya da planlanan spor etkinliklerinin başarısına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Spor etkinliklerinin başarısında önemli role sahip olan gönüllülerin hangi motivasyonel faktörler sonucunda etkinliklere katılmayı tercih ettikleri sorularının yanıtlarına cevap aranmıştır. Bu amaçla, temel motivasyon kaynaklarını belirleyebilmek için, öncelikle Erzurum Universiade 2011 Kış Oyunlarında görev alan 108 gönüllü üzerinde bir pilot çalışma yapılmış, açıklayıcı faktör analizi kullanılarak, çalışmanın faktörleri belirlenmiştir. Bu sayede son halini alan anket formu, Trabzon 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları'nda görev alan 540 gönüllüye uygulanarak, araştırmanın veri toplama ayağı gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nicel verilerin analiz aşamasında ilk olarak gönüllülerin cinsiyet, yaş, eğitim ve medeni durum gibi demografik özellikleri betimleyici istatistikler yardımıyla ortaya konmuştur. Daha sonra, çalışmanın gerçekleştirileceği etkinliğin özelliklerine uygun seçilen Gönüllü Motivasyonu Ölçeği ile demografik özellikler arasında anlamlı bir istatistiksel ilişkinin varlığı öncelikle ki-kare testi olmak üzere bağımsız örneklem t-Testi ve tek yönlü varyans analizi (One-way Anova) kullanılarak araştırılmıştır. Ayrıca, insanların spor etkinliklerine gönüllü olarak katılmasının ardındaki motivasyonların temelinde yatan boyutları belirlemek amacı ile de Açıklayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Bununla birlikte gözlem yöntemiyle elde edilen nitel veriler yorumlanarak, spor etkinliklerindeki gönüllü yönetiminin gerçekleşme süreci irdelenmiştir.

Gönüllü katılımMotivasyonMotivasyon+4
Serkan Berber
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Alt beden elektromyostimülasyon antrenmanı ve detraining'in performansa etkileri

Elektromyostimülasyon (EMS), kas ya da sinir bölgelerine dışsal olarak uygulanan elektriksel akımlarla kassal aktivasyon elde etme ve bu yolla istemli olarak aktive edilmesi zor olan hızlı motor ünitelerin yavaş motor ünitelerle beraber senkronize katılımıyla antrene edilerek sportif performansta fonksiyonel artışlar elde etme amaçlı kullanılan konvansiyonel olmayan bir antrenman metodudur. Bu çalışmanın amacı 6 haftalık alt beden EMS antrenmanının ve takip eden 4 haftalık detraning periyodunun performansa etkilerini araştırmaktır. Çalışmada yarışmacı sporcu olmayan fiziksel olarak aktif 38 gönüllü katılımcı (yaş: 21.5±2.5yıl, boy uzunluğu: 175±6.5cm, vücut ağırlığı: 67.7±7.7kg, beden kütle indeksi: 21.7±1.9kg/m2, vücut yağ yüzdesi: %14.4±5.3) EMS grubu (EG, n=16) ve istemli grup (İG, n=22) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Antrenman öncesi, sonrası ve detraining sonrası antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçümleri, skuat ve aktif sıçrama, 40m sprint, izokinetik kuvvet (60, 180 ve 300o.s-1 açısal hızlarda diz ekstansiyon-fleksiyonu), anaerobik güç ve kapasite testleri yapılmıştır. EG, 6 hafta boyunca haftanın 2 günü 110-120o diz eklem açı aralığında maksimal istemli izometrik kasılmalarla senkronize olacak şekilde baldır, uyluk ve kalça bölgesi majör kaslar üzerine yerleştirilen şerit elektrotlar aracılığıyla uygulanan EMS antrenmanına katılmıştır. İG ise EG grubuyla aynı uygulamayı EMS olmadan yapmıştır. Takip eden detraining süreci boyunca katılımcıların hiçbiri herhangi bir alt beden egzersizine katılmamıştır. Antrenman öncesi, sonrası ve detraining sonrası yapılan test ve ölçümler arasında fark olup olmadığı tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analiziyle incelenmiştir. Normal dağılım göstermeyen verilere logaritmik dönüşüm uygulanmıştır. ANOVA testi sonucunda anlamlı fark gösteren ortalamaların belirlenmesinde post-hoc testlerinden LSD (En küçük önemli fark) testi kullanılmıştır. Antrenman süreci ve bunu takip eden detraining sonrası skuat sıçramada gruplararası (p=0.043) ve grupiçi (p=0.034) anlamlı fark bulunmuştur. Antropometrik ve vücut yağ yüzdesi ölçümleri, aktif sıçrama, 40m sprint, 60, 180 ve 300o.s-1 açısal hızlarda sağ ve sol diz ekstansiyon ve fleksiyon izokinetik kuvveti, anaerobik güç ve kapasite değişkenlerinde ise gruplararasında istatistiksel anlamlı fark bulunmamıştır. Bu bulgular skuat sıçrama haricindeki diğer tüm değişkenler açısından 6 haftalık alt beden EMS antrenmanının ve 4 haftalık detrainingin performansa etkisi olmadığını göstermiştir. Sonuç olarak maksimal izometrik kasılmalar üzerine maksimal tolere edilebilen akım şiddetinde uygulanan alt beden EMS antrenmanının yarışmacı sporcu olmayan fiziksel olarak aktif bireylerde konvansiyonel antrenmanlardan daha etkili olmadığı ve farklı protokollerle daha ayrıntılı çalışmalara gereksinim olduğu belirlenmiştir.

Anaerobik güçAntrenmanEgzersiz+5
Celil Kaçoğlu
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00

Related subjects