Consumers

640 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Tüketici deneyiminin oluşmasında ürün ve marka faktörlerinin önemi: Armada 1 ve Armada 2 alışveriş merkezleri

Marka kimliği ve marka bağlılığı gibi kavramlar tüketicinin marka ile yaşadığı deneyimler üzerinden şekillenmektedir. Tasarım literatüründe tüketici deneyimi ve/veya marka deneyimi kullanıcının ürün ile ilişkisi üzerinden değerlendirilirken, pazarlama literatüründe ürünün kişiliği, tüketicinin algısı, hissettikleri, marka değerlendirmeleri ve marka ilgisi ile ilişkilendirilmektedir. Ürün-tüketici ilişkisi araştırılırken ürünün markası, markanın kimliği, iletişimi ve güvenilirliğinin tüketici seçimlerini doğrudan etkilediği görülmektedir. Bu bağlamda araştırma aynı marka kimliğini ve aynı yönetim özelliklerini taşıyan; ancak birbirinden farklı zamanlarda inşa edilmiş, aynı ismi taşıyan; fakat ayrı fiziksel yapıya ve mekânlara sahip iki alışveriş merkezi kullanıcılarını, tüketici tercihleri, marka-mekân algıları ve ürün-mekân ilişkilendirmeleri kapsamında tüketim mekânlarının sosyal, fiziksel oluşumları ve tüketici ile iletişimleri açısından incelemektedir. Çalışmanın araştırma kısmında öncelikle 20 katılımcı ile alışveriş merkezleri üzerine yapılandırılmamış mülakat yapılmış, onlara tüketim merkezleri ile ilgili tercihleri açık uçlu olarak sorulmuştur. Daha sonra ankete katılan 140 katılımcıya, araştırılan alışveriş merkezindeki deneyimleri, entelektüel, duygusal, sosyal ve fiziksel boyutlar üzerinden sorulmuştur. Anketlerden elde edilen sonuçlar ile tüketici deneyimi kavramı bu dört boyut üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışmanın son kısmında, tüketicilerin tüketim mekânı seçimlerinin ne tür deneyimlere göre şekillendiği, tüketim mekânını oluşturan tasarlanmış yapının hangi kriterler çerçevesinde nasıl uygulandığı ve bunun sonucunda tüketicide tüketim mekânı algısı, mekân kimliği ve marka bağlılığının oluşup oluşmadığı üzerine değerlendirmeler yapılmıştır.

MarkaMarka bağımlılığıMarka kimliği+4
Asena Demirci
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Birlikte yaratma sürecinde karşı karşıya gelme faktörünün etkisi

Pazarlama düşüncesi ve uygulamaları, tüketicilerin ihtiyaç ve davranışlarındaki hızlı değişim, teknolojik gelişmeler ve bilgiye ulaşılabilirliğin kolaylaşması sonucunda var olan yaklaşımlarının yeniden ele alınma gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte son dönemlerde tüketiciler, ürünlerin veya hizmetlerin süreçlerinde pasif olmak istemediklerinden dolayı, yeni ürün geliştirmedeki rolleri önemli ölçüde değişmiş ve birlikte yaratma (co-creation) kavramı ortaya çıkmıştır. Birlikte yaratma; diğer bir deyişle kullanıcı için kullanıcı ile birlikte tasarlama yöntemi, firmalar ile tüketicileri yakınlaştıran alternatif ve işbirlikçi bir yaklaşım olarak tanımlanmıştır. Bu çalışma kapsamında, zaman içerisinde kazandığı popülarite ve önem ile birlikte, kavramsal alt yapısını tamamlayamamış olan birlikte yaratma kavramının karşı karşıya gelme faktörü ile etkisi incelenmektedir. Araştırma kapsamında, dönem başı ve sonu olmak üzere seksen üç öğrenciye anket çalışması yapılmış, çıkan sonuçlar analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, edimsel kaynakların kendisinin anlamlı bir şekilde artmamasına rağmen, birlikte yaratma sürecine olan pozitif etkisi görülmüştür. Bununla birlikte, alınan ders sayısının bu süreçte herhangi bir etkisinin olmadığı gözlemlenirken, öğretim üyesi – öğrenci ilişkisinin ise bu sürece etkisi yüksektir. Etkileşim faktörleri olarak ele alınan "alınan ders sayısı" değişkeninin bahsedilen bu ana ilişkiyi değiştirme (modere etme) etkisinin olmadığı da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Birlikte Yaratma, Karşı Karşıya Gelme, Edimsel Kaynaklar, İlişkisel Pazarlama, Hizmet Sağlayıcı – Tüketici İlişkisi

Birlikte değer yaratmaKarşı karşıya gelmePazarlama+2
Hande Gürbüz
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye elektrik piyasasında serbest tüketici tercihlerini etkileyen faktörlerin analizi

Liberalleşme hareketi ile birlikte her alanda rekabetçi piyasaya ulaşmak isteyen ekonomik anlayış, elektrik piyasalarını etkisi altına almıştır. Özellikle son 20 yılda Türkiye enerji piyasalarını yeniden yapılandırmayı ön plana koymuştur ve bu amaçla serbest tüketici uygulaması başlatılmıştır. Bu tez çalışmasında gerek kural koyuculara gerek elektriğin tedarikini yapma hakkına sahip lisanslı özel şirketlere fayda sağlaması amacı ile serbest tüketicilerin elektrik tedarikçisi seçimlerinde hangi faktörlerin ne kadar etkili olduğu araştırılmıştır. Bu araştırma için kesikli seçim modelleri sınıfında yer alan çoklu lojit model seçilmiştir ve elektrik tedarikçilerine ait farklı özellikler kullanılarak iki ayrı model geliştirilmiştir. Araştırma ve model bulgularına göre, Türkiye'de serbest tüketicilerin elektrik tedarikçisi seçiminde en çok etkisi olan faktörler tedarikçinin piyasadaki bilinirliği ve sundukları birim fiyat olarak belirlenmiştir.

ElektrikElektrik piyasasıElektrik tüketimi+4
Bengü Nur Özdemir
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci el ürün pazarında tüketici davranışının incelenmesi

İkinci el ürünlerin popülerliği giderek artmaktadır ve ikinci el pazarı gelişen bir sektör haline gelmektedir. Tüketiciler özellikle otomobiller, apartmanlar, giysiler ve aksesuarlarda ikinci el ürünleri tercih etmektedir. Ekonomi, sürdürülebilirlik ve psikolojik ve demografik faktörler ikinci el ürün satın alma kararlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Bu çalışma, ikinci el satın alma kararlarını etkileyen motivasyonları ve bunların ikinci el firmalar üzerindeki önemli etkilerini incelemektedir.

PazarlamaSatın alma kararıTüketici davranışı+2
Beliz Uslu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Akıllı bileklik ve saat kullanan tüketicilerin öz takip pratikleri çerçevesinde incelenmesi

Öz takip, kişiler kendi sağlık parametrelerini, fiziksel aktivitelerini veya davranışlarını izlemek ve kaydetmek amacıyla kullandıkları pratikleri içerir. Bireyler, genellikle akıllı bileklik ya da saat gibi teknolojik araçlarla kendilerine ait verileri takip ve analiz etmektedir. Fakat alan yazında öz takibin ve öz takip yapmayı sağlayan teknolojilerin tüketim ve tüketici davranışları çerçevesinde incelenmediği, ayrıca genel tüketici grubu yerine belirli bir gruba ait kullanıcıları ele aldığı fark edilmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada herhangi bir topluluğun parçası olmadan akıllı bileklik ya da saat kullanarak öz takip yapan tüketicilerin gündelik pratikleri ve deneyimleri incelenmiştir. Yaşları 27 ile 54 arasında değişen 14 katılımcıdan yarı-yapılandırılmış görüşmelerle veri toplanmış ve elde edilen veri tematik analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda satın alma niyeti, veriyi anlamlandırmak, sosyal çevre, motivasyon ve kullanmayı bırakmak/yeniden satın almak olmak üzere beş ana tema tanımlanmıştır. Tartışma bölümünde öz takip yapmanın nedenleri ve veri yorumlama süreçleri gibi faktörler tartışılmıştır. Ayrıca öz takibin kullanıcılara sağladığı faydalar, benlik gelişimi üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Öz takibin farklı kimlik durumlarını tetikleyebildiği ve sosyal ve teknolojik belirlemecilik çerçevesinde incelendiği belirtilmiştir. Ayrıca, öz takibin kullanıcıları üretici ve tüketici konumuna soktuğu ve beden, yaşam ve sağlığın tüketilebilir nesnelere dönüştürüldüğü vurgulanmıştır. Sonuç kısmında ise gelecek araştırmalar ve mevcut araştırmanın katkıları ve sınırlılıkları değerlendirilmiştir.

Akıllı bileklikAkıllı saatlerGiyilebilir teknoloji+5
Zeynep Erdem
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği hukuku ile karşılaştırmalı olarak tüketici hukukunda haksız ticari uygulama

Bu çalışmanın odak noktası, haksız ticari uygulama kavramının Avrupa Birliği hukuku ile Türk hukuku bakımından incelenmesidir. Bu incelemenin ardından girişimciler tarafından gerçekleştirilen haksız ticari uygulamalara karşı tüketicilerin korunması için başvurulabilecek yolların tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda öncelikle haksız ticari uygulamanın ne olduğu en geniş hâliyle incelenmiş ve daha sonra Avrupa Birliği hukuku bakımından görünüş biçimleri ele alınmıştır. Haksız ticari uygulama kavramının gelişim süreci ortaya konduktan sonra Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'nin Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi'nin kapsamı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin ardından Türk hukukunda haksız ticari uygulama kavramı açıklanmış ve bu kapsamda öncelikle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği olmak üzere mevcut ulusal düzenlemeler incelenerek Haksız Ticari Uygulamalar Direktifi'ne uyum düzeyi değerlendirilmiştir. Daha sonra haksız ticari uygulamalara karşı tüketicilerin korunmasına ilişkin hukukî ve idari yaptırımlar ele alınarak haksız ticari uygulamanın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un yanı sıra Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu bakımından doğurduğu sonuçlar ortaya konmuştur.

Avrupa Birliği hukukuHaksız ticari uygulamalarHukuk+5
İlayda Şahin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemi döneminde gıda tüketici davranışlarındaki değişimler

Bu çalışmada Covid-19 pandemisinde gıda tüketici davranışlarındaki değişimler araştırılmıştır. Çalışma, 1030 kişinin online ve yüz yüze olmak üzere anket katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Anket yönteminden yararlanılarak elde edilen sonuçlara göre; katılımcıların %56,4'ü kadın, %32,6'sı 25-34 yaş aralığında, %33,7'sinin aylık geliri 10.000-15.000 TL'dir. Katılımcıların %58'i 3-4 kişiyle birlikte yaşamaktadır, %56,4'ü üniversite mezunu, %76,3'ü şehirde yaşamaktadır. Katılımcıların %58,8'i pandemi öncesinden daha az alışverişe gitmiştir, %41,2'si pandemi öncesi kadar satın almıştır. Katılımcıların %60,8'i pandemi döneminde gıda/yiyecek stoklamamıştır. Pandemi döneminde gıda satın alma davranışında etkili olan faktörler sorulduğunda katılımcılardan %61,9'u son kullanma tarihi önemlidir sorusuna kesinlikle evet cevabını vermiştir. Diğer faktörlere bakıldığında; %38,1'i besin içeriği, %35,6'sı kolayca hazırlanması, %41'i ambalajı, %43'ü depolanabilirliği, %41,8'i tanınmış marka olması, %35,6'sı yöresel gıda olması, %38,6'sı organik/doğal olması, %41'i fiyatı, %42,7'si evde kolay hazırlanabilmesi, %32,6'sı internet üzerinden sipariş etmek önemlidir, %42,5'i küçük market veya bakkaldan şahsen yiyecek satın almak sorularına evet cevabını vermişlerdir. Katılımcılardan %30,4'ü başkalarının satın alması önemlidir, %36,4'ü süpermarketten şahsen yiyecek satın almak, %27,5'i yemeklerin/gıdaların doğrudan eve teslim edilmesi önemlidir sorularına nadiren cevabını vermişlerdir. Katılımcıların tüketim faktörleri incelendiğinde %50,4'ü daha çok su tükettim sorusuna kesinlikle evet cevabını vermişlerdir. Katılımcıların %42,2'si meyve ve sebze, %41,8'i kırmızı et ve et ürünleri, %41,4'ü beyaz et ve balık, %42,7'si sağlıklı yiyecekler ve %41'i hamur işlerinin tüketim miktarlarının daha çok olduğuna evet cevabını vermişlerdir. Paketlenmiş, dondurulmuş gıdaları %35,9'u, konserve gıdaları %32,9'u nadiren tükettiklerini bildirmişlerdir. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların gelir durumları, yaş grupları, eğitim durumları ve yaşadığı bölge ile satın alma faktörleri arasında anlamlı ilişki vardır (p<0,05). Cinsiyet, medeni durum, gelir, yaş, eğitim ile tüketim faktörleri arasında anlamlı ilişki vardır (p<0,05). Çalışma sonucunda Covid-19 salgını ile gıda tüketici davranışlarında değişim olduğu tespit edilmiştir.

COVID 19Gıda tüketimiKorona virüsler+2
Simge Geçtogan
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinin tüketicilerin satınalma tutum ve davranışlarına etkileri

Küresel ölçekte sonuçları olan pandemi yaşamın tüm alanlarını etkilediği gibi tüketicilerin satın alma tutum ve davranışlarını da etkilemiştir. Pandeminin etkilerini ve bu etkilerin sonuçlarını anlamak, işletmeler, pazarlamacılar, iş dünyası ve kamu politika yapıcıları için mevcut tüketicileri korumak, yenilerini çekmek, stratejiler ve taktikler uygulamak için hayati önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasının amacı Covid-19 pandemisinin tüketicilerin satın alma tutum ve davranışları üzerinde ne tür etkileri olduğunu tespit etmektir. Covid-19 döneminde panik satın alma, online satın alma, tüketici satın alma bu davranışların ölçülmesine yönelik her birinin araştırıldığı çalışmalara rastlanmakla birlikte, hepsinin beraber değerlendirildiği bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Tez çalışmasında söz konusu tüketici davranış ve satın alma biçimleri ile pandeminin alışveriş alışkanlıklarına ve kültürüne etkileri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Çalışmada hem pandemide yaygınlaşan satın alma biçimlerinin beraber incelenmiş olması hem de bunların alışveriş alışkanlık ve kültüründe yaşanan etkiler ile geniş kapsamlı olarak araştırılması çalışmayı özgün kılmaktadır. Covid-19 pandemisinin tüketici satın alma davranışlarına etkilerini inceleyen çalışmalarda kullanılan ölçekler incelenmiş ve bu tez çalışmasında kullanılan ölçekler ile benzerlik ve farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Covid-19 Pandemisinin tüketicilerin satınalma tutum ve davranışlarına etkilerine ilişkin tüketicilerin tutumlarını ölçmeye yarayan hazır ölçek yer almaktadır. Bu çerçevede öncelikle Türkçe'ye uyarlanan ve 36 maddeden oluşan "bulaşma, tehlike, ekonomik ve sosyal sonuçlar, travmatik stres, yabancılara karşı çekince ve zorunlu kontrol" olmak üzere altı boyuta sahip Covid-19 Stres Ölçeğinden yararlanılmıştır. Daha sonra ise sonra beş maddeden oluşan "online satın alma ölçeğinden", yedi maddeden oluşan "panik satın alma ölçeğinden" ve son olarak 10 maddeden oluşan "tüketici satın alma ölçeğinden" yararlanılmıştır. Anketin ikinci kısmı ise Covid-19'un alışveriş alışkanlık ve kültürüne etkisini belirlemeye ilişkin 12 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca pandeminin tüketicilerin çeşitli mal ve hizmetleri satın alma tutum ve davranışlarına etkisine tutumlarını belirlemek üzere "arttırdı", "azalttı", "değiştirmedi" şeklinde ölçeklendirilen 42 adet soruya (ifadeye) yer verilmiştir. Son bölümde ise deneklerin demografik özelliklerini tespit etmeye yönelik sekiz adet çoktan seçmeli soru yer almaktadır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de Covid-19 pandemi döneminde alışveriş yapan tüketiciler oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında geçerli 1040 adet anket değerlendirilmeye alınmıştır. Anketler yüz yüze ve online ortamda karma yöntemle 2022 yılı Ocak-Nisan ayları arasında toplanmıştır. Analizler Smart-PLS ve SPSS (Statistical Package for Social Sciences) paket programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İlgili literatür incelemesinde pandemi döneminde panik satın alma, online satın alma, anlık satın alma, stoklama eğilimlerinin yaygınlaşması gibi önemli bulgulara erişilmiştir. Başka bir deyişle Covid-19 pandemi sürecinde online satın alma ve panik satın alma davranışlarının yaygınlaştığı, ayrıca pandeminin stokçuluk, iş ve normal yaşam alanının bulanıklaştığı, mağazaların eve geldiği, teknoloji kullanımının arttığı, bastırılan talepler, yeni hobiler veya yeteneklerin geliştirilmesi gibi sosyal yaşama dair birçok etkisi olduğuna ilişkin ipuçları yakalanmıştır. Tüketiciler daha çok salgın korkusu nedeniyle online alışverişe yönelmiş, online alışverişe konu olan ürün çeşitliliği artmıştır. Pandemi boyunca tüketicilerin sağlıklı gıdalara yönelik talepleri artmış, en çok satın alınan ürünler sırasıyla unlu mamuller, temizlik ve hijyen malzemeleri ve sağlık ürünleri şeklinde tespit edilmiştir. Satın almada etkili olan kriterler ise sırasıyla, fiyat, marka ve deneyimler olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre eğitim seviyesi arttıkça Covid-19'un tehlikeli olduğu görüşü de artmaktadır. Gelir ve satın alma gücü azaldıkça yabancılara karşı çekinceler de artmaktadır. Panik satın alma kapsamında fiyat değişkeni en çok önemsenen satın alma kriteridir. Haftada iki kere ve 15 günde bir kere alışveriş mekânlarına giden tüketicilerin panik satın alma eğilimleri daha yüksektir. Pandemide alışverişlerini fiziksel mekânlarda yapan tüketiciler bulaş riskini daha olası görmekte; hastalığa karşı daha kontrolcü olan ve kendini daha fazla travmatik stres altında olduğunu hisseden tüketicilerde konut, ticari araç ve iki tekerlekli motorlu araç satın alma davranışlarının arttığı ortaya çıkmıştır. Pandemide organik ve yöresel ürünlere olan talebi artan tüketicilerin online satın alma eğilimlerinin yüksek olduğu ve hastalığa karşı kontrolcü davrandıkları, ambalajlı ürünleri tercih eden tüketicilerin ise yabancılara karşı çekincelerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen çıkarımlar küresel bir salgın sırasında tüketicilerin panik, online, anlık satın alma davranışları ve değişen alışveriş kültürleri hakkında literatüre katkıda bulunabilir. Çalışmada tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerin pandemi sürecinde değerlendirilmesi ve pandeminin neden olduğu durumsal ve duygusal süreçlerin satın alma davranışlarına ne şeklide yansıdığı açıklanmıştır. Bu açıklama ve araştırma çıkarımlarının işletmelerin küresel kriz dönemlerinde tüketici davranışlarını anlama, yorumlama ve hızlı karar alma durumlarına katkı sağlaması olasıdır. Ayrıca kriz dönemlerine ilişkin tüketici satın alma davranışlarını incelemek isteyen araştırmacılar için bu çalışmadaki ölçekler ve ortaya çıkan bulgular ayrı bir bakış açısı sağlayabilir. Bu tür sağlık krizleri dönemlerinde ortaya çıkan tüketici satın alma tutum ve davranışlarına yönelik geliştirilmesi gereken stratejiler konusunda ileriki dönemlerde çalışmalar yapılabilir. Böylece işletmelerin kriz dönemlerinde satış ve pazarlama stratejilerini yenileme konusundaki tutumları ayrı bir çalışma konusu yapılabilir. Pandemi döneminde tüketicilerin satın aldıkları mal ve hizmetlerin tedarik zinciri, dağıtımı ve fiyatlandırılmaları gibi konularda tüketicilerin tutumları incelenebilir. Pandemi dönemlerinde merkezi otoritelerin ve işletmelerin panik ve ani satın almalar karşısında tüketicilere yönelik güven arttırıcı ne tür önlemler alınabileceğine ilişkin çalışmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Tutum ölçeği, pandemi, tüketici, satın alma davranışı, panik satın alma, anlık satın alma, online alışveriş, alışveriş alışkanlık ve kültürü, Tekirdağ.

COVID 19PandemilerSatın alma+6
Beste Burcu Kasap
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisi

Tüketim insanlığın oluşumundan bu yana var olan bir olgudur. İlkel zamanlarda insanlar temel istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüketim davranışında bulunurken, zamanla tüketim anlayışı değişmiş, insanların kendilerini diğer insanlara kanıtlamak amacıyla yaptığı bir eylem halini almıştır. Tüketiciler kendilerini diğerlerine olduğundan daha farklı göstermek amacıyla pahalı ve markalı ürünleri tercih edebilmektedirler. Markalı ürünler tüketicilerin gözünde pahalı ve kaliteli algısı yaratarak tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyebilmektedir. Tüketici ile bağ kurmanın en etkili yollarından birisi markalaşmak olduğu için, tüketicide oluşturulan marka farkındalığı önem arz etmektedir. Bu nedenle de işletmeler çeşitli stratejiler kullanarak tüketicilerde marka farkındalığı yaratmaya çalışmaktadır. Bir markanın küresel bir marka haline gelmesi kolay bir süreç olmadığından dolayı da özellikle küresel markalara sahip işletmelerin bu konuya hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Tüketicilerin küresel markaları tercih etme ve etmeme nedenleri çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu araştırmanın amacı da tüketicilerin gösterişçi tüketim eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır. Araştırmanın örneklemini Hatay'ın İskenderun ilçesinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırmada veriler yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmış ve toplamda 402 anket formu faktör, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre, katılımcılar en fazla kıyafeti daha sonra sırasıyla teknolojik aletleri ve ayakkabıyı küresel marka olarak satın almaktadırlar. Küresel markayı tercih etmeyi marka bilinci ve gösterişçi tüketimin pahalılık boyutu olumlu, küresel markayı tercih etmemeyi ise pahalılık boyutu olumsuz, eşsizlik boyutu ise olumlu olarak etkilemektedir.

Gösterişçi tüketimMarka bilinirliğiMarka farkındalığı+5
Özlem Öztaş
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin kredi kartı ile fazla harcama davranışının davranışsal ekonomi yaklaşımı ile analizi

Bu araştırma, tüketicilerin kredi kartı ile fazla harcama ve borçlanma davranışının psikolojik duygusal, bilişsel ve davranışsal nedenlerini anlamak amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, tüketicilerin kredi kartı ile fazla harcama davranışı davranışsal ekonomi yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemi kredi kartı kullanan 19-73 yaş arası 1145 katılımcıdan oluşmaktadır. Veri Türkiye'nin en büyük iki şehri olan İstanbul ve Ankara'da katılımcılardan anket yoluyla toplanmıştır. İstatistiksel analiz yöntemi olarak yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, kredi kartı ile fazla harcama davranışının nedenlerini açıklayan kapsamlı bir model önerisinde bulunulmuştur. Araştırmanın sonuçları; tüketicilerin eylemlerinin gelecekteki sonuçlarını önemsemesinin, yaşam üzerinde hâkimiyet duygusunun, bütçe yönetimi becerisinin ve gelir yeterliği algısının kredi kartı ile fazla harcama davranışı üzerinde negatif etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca sonuçlar, tüketicilerin risk tercihinin, kompülsif satın alma eğiliminin, sosyal statü tüketiminin, materyalist değerlerinin (mutluluk boyutu), kredi kartından etkilenme düzeyinin kredi kartı taksit tutumunun ve sahip oldukları kredi kartı sayısının kredi kartı ile fazla harcama davranışı üzerinde pozitif etkisi olduğunu göstermektedir. Gelir, eğitim ve yaş değişkenlerinin modeldeki ilişkiler üzerindeki etkileri kontrol edilmiştir. Analiz sonuçları teorik beklentileri desteklemiş ve ilk kez incelenen değişkenler ve ilişkiler için yeni bulgular sağlamıştır. Yaşam üzerinde hâkimiyet duygusu, gelir yeterliği algısı ve kredi kartı ile taksitli ödeme tutumunun kredi kartı ile fazla harcama davranışı üzerindeki etkileri ilk kez bu çalışmada incelenmiştir. Araştırma sonucunda, tüketicilere, politika yapıcılarına ve finansal kurumlara, tüketici refahını, finansal ve ekonomik istikrarı artırıcı önerilerde bulunulmuştur.

Davranışsal ekonomiDavranışsal finansKredi kartları+3
Beyhan Özilhan Dönmez
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu: Efsane Cuma örneği

İnsanlığın varlığı kadar eskiye dayanan tüketim olgusu, tarihsel süreçte insanoğlunun gelişip dönüşmesiyle birlikte "istek ve ihtiyaçların karşılanması" tanımının ötesinde konumlanarak bireylerin yaşamında belirleyici bir rol üstlenmektedir. Pek çok faaliyeti tüketim kapsamında gerçekleşmekte olan bireyin tüketime yönelik davranışlarını anlamak yaşamın sağlıklı yönetilebilmesi açısından önemlidir. Bu çalışma, tüketici davranışlarını etkileyen faktörlerden tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu ile Amerika'da başlayıp tüm dünya ile birlikte ülkemizde de popüler hale gelen bir indirim kampanyası olan Efsane Cuma (Black Friday) arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma evreni Ticaret Bakanlığı merkez teşkilatı personelidir. Araştırma verileri katılımcıların demografik özellikleri ve 2020 yılı Efsane Cuma alışverişlerine yönelik sorularla birlikte Tüketici Karar Verme Tarzları Ölçeği, UPPS Dürtüsel Davranış Ölçeği, Materyalist Değerler Ölçeği ve Yaşam Doyumu Ölçeğini içeren araştırma formu aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum, maksimum, sıklık, yüzde ve birikimli yüzde), güvenirlik analizi (Cronbach's Alfa), fark analizi (Mann–Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri) ve ilişki analizi (Spearman korelasyon testi) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, tüketici karar verme tarzları ve materyalizmin Efsane Cuma harcama tutarına göre farklılaştığı ancak dürtüsel davranış ve yaşam doyumunun Efsane Cuma harcama tutarlarına göre değişmediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüketici karar verme tarzları ile materyalizm arasında; yaşam doyumu ile dürtüsel davranış ve materyalizm arasında anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Bununla birlikte, tüketici karar verme tarzları ile yaşam doyumu arasında, aynı zamanda da dürtüsel davranış ile materyalizm arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Araştırmada ayrıca, tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumunun demografik değişkenlerden yaş, cinsiyet ve gelir düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, materyalizm yaşa göre farklılaşmakta; dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu cinsiyete göre farklılaşmaktadır. Diğer taraftan tüketici karar verme tarzları, dürtüsel davranış, materyalizm ve yaşam doyumu gelir düzeyine göre değişmemektedir.

Dürtüsel davranışKarar vermeMateryalizm+5
Derya Karşı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Dealing with consumer uncertainty: Online consumer reviews and what makes them helpful

Online shopping has become very prevalent in average consumer's daily life. Electronic retailing comes with many conveniences for consumers. Being able to share information about the purchased product is among these conveniences. This is done through writing Online Consumer Reviews. Online Consumer Reviews can decrease consumer uncertainty by providing information about the product quality. Furthermore, many online retailers implemented a "helpfulness" feature to help potential customers find valuable reviews easily. This creates an opportunity to find out what kind of information tends to decrease the consumer uncertainty, in other words, what makes a helpful review? To answer this question, consumer review data from BestBuy and IMDb was scraped and transformed. Then the data was inquired in the light of Search and Experience goods paradigm, Negativity Bias and Prospect Theory. Hypotheses were tested by Tobit Regression. The results were both expected and unexpected. It was found that information sharing for Search goods is very important and consumers need more elaboration when a review is rated negatively. Additionally, reviews with negative sentiments were found to be more helpful leading to the presence of Negativity Bias. On the other hand, such strong support for Negativity Bias were not observed for Experience goods. The implication of these results is that consumers should participate in more both writing and voting reviews at least for Search Goods. This way consumers can get the best quality products with respect to their budgets. Besides, this optimized behavior might lead to increased social welfare because of the decreased information asymmetry between producers and consumers. Keywords Natural Language Processing, Information Economics, Behavioral Economics, Web Scraping, Online Consumer Reviews

CopingUncertaintyKnowledge economy+6
Okancan Balcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil pazarlama ve tüketicilerin çevre dostu ürünleri kullanma eğilimleri

Yeşil pazarlama; hava, su, toprak vb. doğal bileşenlerin korunmasına ve devamlılığının sağlanmasına ilişkin olarak yapılan girişimlerin pazarlama yönünden bakış açısını yansıtmaktadır. Bu bakış açısı çevreye duyarlı ürünlerin tüketiciye anlatılarak tüketicide bir bilinç uyandırması ve bunun sonucunda oluşacak hassasiyet ile doğaya dost ürünleri kullanma eğiliminin artırılması faaliyetidir. İlk bakışta maliyetli gibi görünen bu pazarlama stratejisi uzun vade de üretici açısından kâra dönüşmektedir.Bu çalışmada yeşil pazarlama mantalitesinin tüketici ve üretici açısından yararları ve uygulama alanı teorik anlamda açıklandıktan sonra uygulama bölümü ile bu konu somut hale getirilmeye çalışılmıştır. İstatistiksel analizlerde İstanbul Aydın Üniversitesi'nde 370 öğrenciyle yapılan anket çalışması sonucu elde edilen veriler ile SPSS 16.00 programından çalışılmış, tanımlayıcı istatislik analizler, (mod, medyan, ortalama, standart sapma) alınmış ve güvenilirlik analizi yapılmıştır. Frekans Dağılımı, Faktör Analizi yapılmış, ikili karşılaştırmalarda Man-Whitney-U Testi'nden yararlanılmış ikiden fazla gruplarda ise, Kruskal Waills analizi yapılmıştır. Demografik veriler ile yapılan karşılaştırmalar sonucu ?Çevreye Duyarlı Ürün Bilinci? ile sınıf düzeyi, ailenin meslek türü, anne ve babanın eğitim düzeyi ve Ailenin gelir düzeyi arasında bir ilişki bulunurken, ?Çevre Bilinci? ile bilim alanı, yaş ve cinsiyet arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır.

Dönmeli akış üreticisiEndüstriyel pazarlamaPazarlama araştırması+7
Esra Şua
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka bilinirliğine katkısı: Çevre konulu sosyal sorumluluk kampanyalarına yönelik bir araştırma

Sosyal sorumluluk, toplumun kalkınmasını ve toplum ile ilgili duyarlılığın oluşmasına yönelik sürdürülebilir bir gelişimin varlığını sağlayan bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Toplumda yaşayan her bireyin topluma karşı yükümlülükleri olduğu gibi toplum içinde var olan ve yaşamını sürdüren her kurumun da topluma karşı sorumluluğu bulunmaktadır. İçinde yaşadığı toplumun sorunları ile ilgilenmek için çevre, eğitim, sağlık, kültür ve sanat gibi konularda kurumların gerçekleştirdikleri tüm uygulamalar, sosyal sorumluluk kavramının somut bir şekilde hayata geçmesini ve sorunlara çözüm bulmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı, küreselleşen bir dünya ve rekabet ortamı içerisinde kurumların ayakta durmasını, rekabet edebilmesini sağlamak ve kurumların yarattıkları markaları, pazarda tanıtabilmek, tüketiciler ve diğer tüm paydaşlar tarafından markanın bilinirliğinin gerçekleşmesi açısından gerekli sayılmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluğun tarihsel gelişim süreci incelendiğinde de kavramın ortaya çıkmasından 20. Yüzyıla kadar olan dönemler içerisinde de kurumların tek amacını kar elde etmek oluştururken günümüzde bu amacın yerini toplumun sorunlarına karşı duyarlılık, tüketici ve diğer paydaşların markadan beklentilerine göre hareket etme, markanın olumlu imaja ve bilinirliğe sahip olması almaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan çalışma, kurumların gerçekleştirdikleri çevreye yönelik sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka bilinirliğine olan etkisinin ne derece olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kurumsal sosyal sorumluluk kavramı teorik çerçevede ele alınıp, tanımı, tarihsel gelişimi, Türkiye'de kurumsal sosyal sorumluluğun algılanışı, kurumsal sosyal sorumluluk modelleri ve boyutları, sosyal sorumluluğun sağladığı avantajlar, neden olduğu dezavantajlar, kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımları ve kurumsal sosyal sorumluluğun halkla ilişkiler ile olan bağlantısı açıklanmaktadır. İkinci bölümde marka kavramı ve çalışmanın araştırma bölümünü oluşturan marka bilinirliği kavramları irdelenmiş, araştırmaya yer verilen üçüncü bölümde Avrupa yakasında bulunan üç büyük alış veriş merkezinde ki 400 tüketiciye hazırlanan anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, Tüketicilerin çevre hassasiyeti arttıkça çevre ile ilgili sosyal sorumluluk faaliyeti gösteren kurumların markaları ile ilgili bilinirlik düzeyi de artmaktadır. Marka bilinirliği düzeyi yüksek olsa bile tüketicilerin sosyal sorumluluk faaliyetlerine önem veren markaları tercih etme durumuna bakıldığı zaman satın alma tercih düzeyi çok yüksek çıkmamaktadır. Ayrıca araştırmaya katılanların pek çoğu markaların çevreci uygulamalara önem vermediğini belirtmektedir. Tüketicilerin pek çoğu kurumların sosyal sorumluluk faaliyetlerini inandırıcı bulmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Marka, Marka Bilinirliği

KampanyaKurumsal sosyal sorumlulukMarka+6
İrem Dalkıran
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The family buying behaviour of female consumers in retail industry

The research emphasis on the family buying behavior of female consumers in retail industry. This research aims to hire convenient sampling techniques to survey female purchasers, whom are the chief buying mediator of the family. Istanbul, Turkey is divided into two parts. The Asian side and the European side by the Bosphorus. One hundred and fifty (150) questionnaires were designed where twenty five (25) each of the questionnaire were distributed among six different cities in Istanbul which are Kucukcekmece, Kadikoy, Avcilar, Beylikduzu, Taksim/Beyoglu, and Besiktas.. This survey will make use of statistical techniques called (ANOVA) Analysis of variance to analysis the female respondents involved in the family purchasing activities. Hypothesis were conveyed to show the significance of the buying involvement using T-test statistic to test the level of significant of family buying behavior of female consumers in retail industry using SPSS statistical tool. There are findings, interpretations concluding parts which were established on the evaluation and statistical datas from the questionnaire. Keywords: Retailing, Consumer Conduct, Female Consumers, Turkey, Model, Retail Trade, Buying Conduct, Buying Behavior, Purchase Decisions, Consumptions, Buying Influence

BuyersShoppingShopping behavior+7
Fidelis Ejeh Abba
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Determining the main components of mobile commerce related to customers' demographical properties

The commerce changed in time according to the technological advances. Now we reached mobile age, and we can do every kind of things with our pocket size computer like mobile devices. The variety of products and sellers creates huge and complex shopping environment for the consumers. In such market pushed to the sellers understand their consumer's wants closely and guide them to suitable products and services. Mobile commerce is a new and effective channel for reaching to the consumers and create new connections by their mobile devices. The advantages of electronic commerce moved on a new stage by mobile commerce. This new stage has way to go about trade and communication laws, infrastructure, security, consumer habits and attitudes. This research aims at the relationship between customers' demographical properties and mobile commerce main components. In the section of the result and suggestions, the survey results and the demographical properties and mobile commerce relationship are evaluated.

DemographyDemographic characteristicsElectronic commerce+3
Kemal Demir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Luxury fashion market in nigeria: the impact of consumers' socio-economic status on buying decisions

The purpose of the study is to investigate the relationship between socio economic status of consumers on their decision making of international luxury fashion brands and the effect of this socio economic status on their behavior, perception, purchase decision and social value dimension. The study describes the result obtained from a survey conducted on 182 respondents who either works or lives in Lagos or Abuja, Nigeria. About 50 percent of the respondents are within the working ages between the ages of 31 to 40 years. It could be deduced also from the result that many of the respondents are middle aged and in their active years Quantitative research approach method was adopted to gather information from respondents through questionnaires distributed online and hardcopies to explore the relationship between Nigerian consumers' behavior, consumers' perception, purchase decision and social value dimension of international luxury fashion brands and their socio economic status. Based on the factor analysis, consumers want to purchase luxury products that are not produced en masse, consumers buy a product because of its status and most consumers are interested in new products with status regardless of the price as long as the quality is superior to other brands. The results of the research indicate that socio-economic status of consumers has great influence on consumers' behavior, consumers' perception, consumers' purchase decision and social value dimension of international luxury fashion brands. Keywords: Consumers' Behavior, Consumers' Perception, Consumers' Purchase Decision, Luxury Products, and Socio Economic Status

LuxuryLuxury consumptionFashion+7
Olubıyı Yeba Akinfotire
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda tüketici davranışlarını etkileme amacıyla kullanılan simgeler üzerine bir araştırma

Bu çalışmada reklamın öneminden bahsedilmiş, reklamın hedef aldığı kitlelerin dikkatini ürüne çekmek için kullanılan yöntemler ve bunların satın alma davranışına etkileri üzerinde durulmuştur.Tüketici davranışlarına yön veren, tüketicilerin algılamalarına ve tutumlarına etki eden etmenler ile pazarlamacıların bu doğrultuda kullandıkları temel imgeler ve o imgelerin reklama nasıl uyarlandığı çalışmada detaylıca incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, 7 Mayıs 2016 Cumatesi, 8 Mayıs 2016 Pazar, 9 Mayıs 2016 Pazartesi ve 10 Mayıs 2016 Salı günleri ulusal televizyon kanallarında prime-time süreci çerçevesinde izlenilen reklamlarda kullanılan imgeler incelenmiştir. Bilgisayar aracılığıyla kayda alınan reklamlar bir aydan fazla zaman içinde incelenmiş ve elde edilen bulgulara göre önceden saptanan imgelerin yer aldığı reklamlardaki kullanımları ve söz konusu imgelerin hangi sektörlerin reklamları için kullanıldığı belirlenmiştir. İçerik analizi yapılarak, imgelerin yer aldığı reklamlar örneklerle çözümlenmeye çalışılmış ve tüketicinin dikkatini çekmek amacıyla kullanılan metotlar belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda, başvurulan imgelerin kullanım oranları çizelgeler halinde sunulmuştur.

ReklamlarSatınalma davranışıSimge+5
Mahammad Garashov
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticaretin marka değerine etkisi: Karşılaştırmalı bir uygulama

Globalleşen dünyada rekabetin artması, erişilebilirliğin kolaylaşması ve kalite kavramının önem kazanmasıyla birlikte tüketicilerde oluşan marka algısı yeniden şekillenmiştir. Alışverişte meydana gelen bu değişiklikler yeni ekonomiye geçişi hızlandırmış, bilgisayarlar ve internet ağıyla birlikte yeni ekonomi kavramı günümüz ticaretinde olmazsa olmaz bir noktaya taşınmıştır. İnternetin hemen hemen herkese ulaşabildiği günümüzde, firmalar tercih edilebilir olmak için yoğun çaba sarf etmektedirler. Tercih edilebilirlik ise ancak güçlü markaları oluşturmak ve marka değeri yaratmaktan geçmektedir. Bu anlamda, elektronik ticaretin marka değerine etkisi önemli bir çalışma konusunu oluşturmuştur. Bu çalışmada tüketici zihnindeki marka değeri kavramının elektronik ticaret sayesinde nasıl ve ne kadar değiştiğinden bahsedilmektedir. Bu değişimi ifade eden bulgular, tüketicinin internet üzerinden alışverişe olan eğilimlerini, toplumun demografik özelliklerine göre klasik ticaretten çok elektronik ticarete yöneldiği konusuna da ışık tutmaktadır. Hızla gelişmekte olan elektronik ticaret sektörünün tüketici gözündeki marka değerine etkileri, çalışmada incelenmiş olup; uygulanan anket ve analizler sonucu bulgular yorumlanmıştır. Bu araştırma için ana kütle çerçevesi olarak Tekirdağ'da yaşayan ve internet kullanan kişiler kabul edilmiştir. Bunların içinden seçilen 118 kişilik küçük bir grup örnekleme çerçevesi olarak kabul edilmiş ve onlara anket uygulanmıştır. Anket sonuçları, faktör analizi, t-testi, anova testleri ile analiz edilmiş ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Çalışmada, müşterilerin marka kavramına verdikleri dikkat ve önemin elektronik ticaretin de azımsanmayacak etkisiyle arttığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Elektronik Ticaret, Marka, Marka Değeri

Elektronik ticaretMarkaMarka değeri+1
Canan Topçu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin internet üzerinden satın alma davranışının incelenmesi: Azerbaycan örnekleri

Çalışma esas olarak son dönemde yıldızı parlayan internetten alışveriş olgusunun tüketici satın alma davranışlarını oldukça farklı bir yapıya büründürmüş olduğu öngörüsüyle yapılmıştır. Esas amaç, tüketicilerin internetten alışveriş davranışlarının incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle birinci bölümde elektronik ticaret konusu ele alınmış elektronik ticaretin başlangıcından itibaren gelişim süreci değerlendirilmiş, elektronik pazarlama konusuna ilişkin bilgilendirmede bulunulmuş, internetten alışveriş ve özel alışveriş siteleri konuları hakkında bilgiler sunulmuştur.

AzerbaycanElektronik ticaretSanal alışveriş+5
Gunay Farhadı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin değişen alışveriş alışkanlıkları (Online alışveriş)

Teknoloji ve internetin kullanımının hızla yayıldığı günümüzde kişiler ve kurumlar arasındaki iletişim de büyük oranda sanal medyaya kaymıştır. Sanal ortamın bilgisayar ekranlarından mobil ekranlara kayması markalara aynı anda farklı kanallardan ve ekranlardan aynı kullanıcıya ulaşma fırsatı vermiş ve kısıtlamaları azaltmıştır. Aynı şekilde tüketici alışkanlıkları, marka kullanımları hakkında çok büyük oranda bilgi ile donatmıştır. Bu bilgi, kullanıcıların alışveriş deneyimini de kökünden değiştirmeye başlamıştır. Bu araştırmada; internet üzerinden satış yapan sitelerde tüketicilerin alışveriş yapma nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen sonuçların ortaya konulmasıyla internet müşterisinin alışveriş davranışlarına etki eden faktörlerin neler olduğu belirlenmesi amaçlanmaktadır.

AlışverişAlışveriş davranışlarıElektronik ticaret+5
Esra Ersoy
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicini markaya duyduğu güven ve marka sadakati arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma

Bu tez çalışmasının amacı, İstanbul‟daki tüketicilerin beyaz eşya ürünlerine duyduğu güvenleri ve marka sadakatlerini incelemek ve bunlarla ilişkili faktörleri ortaya koymaktır.Bu çerçevede hazırlanan çalışma altı bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde araştırmanın konusu, amacı kapsamına ilişkin bilgiler giriş bölümünde yer verilmiştir. İkinci bölümde tüketici ve marka ilişkisi, üçüncü bölümde marka ve marka güveni, dördüncü bölümde marka sadakati kavramları detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Beşinci ve altıncı bölümde de araştırma detayları ve bulgulara değinilmiştir.Araştırmanın evrenini İstanbul‟da ikamet eden bireyler oluşturmaktadır. Araştırma 250 katılımcı ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler frekans analizleri, tanımlayıcı istatistikler ve Ki–kare analizleri ile değerlendirilmiştir. Araştırmada katılımcıların demografik özellikleri ile beyaz eşya satın alımında belli bir markayı tercih edip etmemeleri arasında, katılımcıların demografik özellikleri ile tercih ettikleri ilk beyaz eşya markası arasında, katılımcıların demografik özellikleri ile beyaz eşya satın alımında aynı markayı tercih sıklıkları arasında, katılımcıların demografik özellikleri ile beyaz eşya satın alma davranışlarında etkili olabilecek faktörler arasında ve katılımcıların beyaz eşya satın alımında belli bir markayı tercih etmeleri ile satın alma davranışlarında etkili olabilecek.

GüvenMarkaMarka bağımlılığı+4
Mahmud Mezhdinov
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Markanın tüketici davranışlarına etkisi: Diş macunu sektörü üzerine bir inceleme

Günümüzde pazarlama faaliyetlerinin sürdürülmesinde en önemli etkenlerden biri tüketici istek ve ihtiyaçlarının belirlenerek çeşitli stratejiler yardımıyla tüketicileri istenilen yönde davranmaya yöneltmektir. İşletmelerin pazarlama çabalarının istenilen hedefleri ulaşması ancak tüketici satın alma davranışlarının incelenmesiyle mümkündür. Marka tüketici satın alma davranışları açısından önemli bir faktördür. Günümüzde işletmeler açısından uzun vadeli olarak marka kavramının öneminin anlaşılması, marka imajının güçlendirilerek marka bağlılığının yaratılması önemli hale gelmiştir. Bu nedenle öncelikle marka kavramının tüketiciler açısından nasıl algılandığı, markanın tüketici davranışları üzerinde ne gibi etkilerinin olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Günümüzde yaşanan ekonomik gelişmeler işletmelerin pazarlama anlayışında yoğun bir rekabet ortamı oluşmasına neden olmuştur. Oluşan bu rekabet ortamlarında işletmelerin diğer işletmelerden farklılaşması, pazar paylarını koruması, hedeflerini genişletebilmesi ve tüketicilerin taleplerini karşılayabilmesi marka ile doğrudan ilişkilidir. Bunun yanı sıra tüketicilerin birçok marka arasında seçim yapabilmesi, alternatifleri değerlendirmesi bir dizi karar alma sürecinden geçmektedir. Tüketicilerin karar alma süreçleri kişisel, sosyal ve psikolojik faktörlerden etkilenmektedir. Günümüzde diş macunu sektörü işletmeler için önemli bir sektördür. Ülkemizde çok uluslu firmaların da yer aldığı diş macunu sektörü 90'lı yıllardan itibaren ortaya çıkan modern yönetim anlayışı, insan kaynakları ve kalite anlayışı ile değişim geçirmiş ve marka kavramına önem verilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda uygulama konusu için seçilen diş macunu sektörünün işletmeler için önemli bir ekonomik etkiye sahip olduğu görülmüştür. Diş macunu sektöründe markanın tüketici davranışlarına etkisini araştıran bu araştırmada İstanbul Aydın Üniversitesinde okuyan 100 öğrenci katılmıştır. Anket bulguları, faktör ve ki kare testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada H0 (Alternatif) :Ürünün fiyatı tüketicinin bir diş macunu markasıyla ilgili satın alma davranışlarını etkiler" hipotezi ve H1: Marka tüketicinin satın alma davranışlarını etkiler" hipotezi kabul görmüştür. Anket sonuçlarına göre tavsiyenin satın alma kararlarında etkili olduğu söylenebilir. Ayrıca tüketici satın alma kararlarında markanın, ürünün fiyatından daha etkili bir etken olduğu ortaya çıkmaktadır.

Diş macunlarıMarkaMarka kişiliği+4
Arvin Derakhshi
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk ve tüketici bağlılığı: Migros örneği

Kurumsal Sosyal Sorumluluk dünya genelinde 1950'li yıllarda görülmeye başlamışsa da, Türkiye'de özellikle son birkaç yıldır üzerinde tartışmaların yapıldığı önemli bir konu olarak değerlendirilmekte ve farklı çevreler de karşımıza farklı tanımlamalarda çıkmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) çalışmalarını genel olarak, bir ülkede faaliyette bulunan firmalarda karar verme yetkisine sahip işadamları tarafından, halkın inanç ve değerlerine uygun stratejiler belirleyerek, faaliyetlerde bulunmaya ilişkin çalışmaların tamamı olarak tanımlamak mümkündür. Bu çalışmanın amacı da, başta Türkiye'de olmak üzere birçok dünya ülkesinde kurumsal sosyal sorumluluk kavramının ne anlama geldiğini ve ne amaçla kullanıldığını örneklerle incelemek olup, bunun yanı sıra Migros markasının gerçekleştirmiş olduğu kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını değerlendirerek, müşteri bağlılığı üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk kavramının doğuşundan günümüze kadar gelen tarihsel süreçte nasıl ilerlediğinden bahsedilmektedir. Ayrıca bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk kavramının dinamikleri, avantajları ve dezavantajları incelenecektir. Uygulama bölümünde ise Migros markasının kuruluşundan günümüze kadar yapmış olduğu kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları detaylı bir şekilde incelenerek, gerçekleştirmiş olduğu kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin amaç ve kapsamları değerlendirilecektir. Ayrıca bu çalışmada beşli likert ölçeği kullanılarak hazırlanan anket çalışması ile Migros Mağazası'nın sosyal sorumluluk projelerinin, kurumun müşterileri üzerinde yarattığı etki ve müşteri bağlılığı incelenecektir.

BağlılıkGıda sektörüKurumsal sorumluluk+6
Hazal Özün Yenliç
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects