Turkish Military Forces

61 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetleri modernizasyon sürecinin weberyan bürokrasi çerçevesinde analizi: Jandarma Genel Komutanlığı örneği

Bu çalışmada yakın bir tarihe kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası olarak adlandırılan Jandarma Genel Komutanlığının modernizasyon süreci ve bürokratik yapısı incelenmektedir. İncelemenin temel dayanağını Alman Sosyolog Max Weber tarafından formülize edilen bürokrasi kuramları oluşturmaktadır. Jandarma Genel Komutanlığı bürokrasisinin incelenmesine paralel olarak Weberyan bürokrasi kuramları da ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde bürokrasiyle ilgili tanımlamalar yapıldıktan sonra, ikinci bölümde Türk Silahlı Kuvvetleri ve onu oluşturan unsurların tarihçesi, teşkilat ve personel yapısı üzerinde inceleme yapılmıştır. Daha sonra Jandarma Genel Komutanlığı'nın tarihçesi ve bürokratik yapısı üzerinde ayrıntılı bir biçimde durulmuştur. Çalışmanın ilk bölümünde çerçevesi belirlenen Weberyan bürokrasi kuramları eşliğinde, askeri bürokrasinin yasal dayanakları, teşkilat ve personel yapısı, ulusal ve uluslararası alandaki faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Analiz bölümünde ise Jandarma Genel Komutanlığı bürokrasisinin yapısal ve işlevsel analizi üzerinde durulmuştur. Yeni bir yapılanma sürecine giren Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığının bürokratik yapısını inceleyen bu çalışmanın literatüre önemli katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Max Weber, Bürokrasi, Askeri Bürokrasi, Modernizasyon, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı.

Askeri bürokrasiBürokrasiJandarma Genel Komutanlığı+3
Göksel Dalga
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin 1983-2007 tarihleri arası asker sivil ilişkileri: Klasik darbeden E-Muhtıraya

Türkiye'de demokratik yaşam sık sık yapılan darbeler ve verilen muhtıralarla kesintiye uğramıştır. İlk olarak 27 Mayıs 1960 darbesi ile başlayan askeri müdahaleler geçen zaman içinde klasik darbeden ?post-modern? müdahaleye doğru evrilmiştir. Türkiye, asker-sivil ilişkilerini demokratik ve sağlıklı bir şekilde üretmeyi başaramamış, Türk Silahlı Kuvvetleri doğrudan ve ?post-modern? müdahalelerinin yanında siyasetin aktif bir aktörü olarak yer almıştır.Tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde asker-sivil ilişkilerinin kalıpları çıkarılmaya çalışılmış ve teorik çerçeve bu yönde çizilmiştir. İkinci bölümde, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra geliştirilen asker-sivil ilişkileri ve 28 Şubat 1997 Muhtırası açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise 28 Şubat 1997 Muhtırası ile 27 Nisan 2007 E-Muhtırası arasında gelişen asker-sivil ilişkileri AB'ye uyum süreciyle birlikte yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Türk Silahlı Kuvvetleri, Sivil-asker İlişkileri, 28 Şubat Muhtırası, 27 Nisan E-Muhtırası

27 Nisan E-Muhtıra28 Şubat 1997 kararlarıAskeri müdahale+3
Mehmet Enes Salkın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kara havacılık sınıfına mensup Kara Havacı Pilotların iş tatmin düzeylerinin karşılaştırılmasına yönelik bir araştırma

Bu çalışma, Kara Havacılık sınıfına mensup olup, Kara Havacılığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik karargah ve kurumlarında çoğunlukla uçuş dışı görevler yapan pilotlar ile Kara Havacılığının değişik uçuş birliklerinde bizzat aktif olarak uçuş görevi yapan pilot subayların iş tatmin düzeylerinin karşılaştırılması ve Kara Havacı pilot subaylar arasında iş tatminini sağlayan bireysel ve işe ilişkin faktörler ile iş tatmin düzeyleri arasındaki farkların ortaya çıkarılması ve bu farkların Kara Havacılık sınıfı açısından önemli sonuçlarım belirlemeye yönelik bir çalışmadır. İş tatmini veya tatminsizliği açısından tespit edilecek farklılıkların dereceleri ve ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik alınacak tedbirlerle; daha rahat, daha huzurlu ve üretken bir iş ortamı oluşturmak, çalışanların daha uzun süre ve daha istekli olarak görev yapmalarını sağlamak hedeflenmiştir. Araştırma dört bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde; iş tatmininin tanımı, tarihsel gelişimi, önemi ve konu ile ilgili ekol ve kuramlar, ikinci bölümde; iş tatmini oluşumunda tutum bileşenleri, iş tatminini oluşturan faktörler, üçüncü bölümde; iş tatmini etki alanları, iş tatmini ölçme yöntemleri ve iş tatmin taramaları, dördüncü bölümde; konu ile ilgili bugüne kadar yapılmış araştırmalar belirtilmiş ve pilotların bir bölümüne anket uygulanarak iş tatmin düzeyleri karşılaştırılmış ve sonuçlar ortaya konularak sorunlara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Kara Havacılık Sınıfına Mensup Kara Havacı Pilotların İş Tatmin Düzeylerinin Karşılaştırıldığı bu araştırmada anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan iş tatmini anketi, pilotların kendi iş tatminlerine ilişkin algılarını ölçmektedir. Araştırma neticesinde, kıta ve karargahta görev yapan pilotların iş tatminlerine yönelik algılarında, Yönetim Biçimi, Çalışma Arkadaşları, Çalışma Ortamı, Ücret ve Hizmet Avantajları alt gruplarında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Fakat İşyeri Örgütlenmesi ve Gelişme Olanakları alt gruplarında kıta ve karargah'ta çalışan pilotlar arasında yaptıkları göreve göre iş tatmin düzeylerinde farklılık olduğu tespit edilmiştir.

Askeri personelKara Havacılık KomutanlığıKara havacılık+3
Hakan Kantaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Genel kolluk kuvveti olarak Türk jandarmasının sahip olduğu değerler üzerine bir araştırma: Aydın İl Jandarma Komutanlığı örneği

Bu çalışma; karışık araştırma metodolojisi ile literatür taraması yapılarak; değerin ve mesleki değerlerin kavramsal boyutunun anlaşılması, Türk Jandarma Teşkilatının mesleki değerleri ile kişisel değerler arasındaki benzer yönlerinin ortaya koyulması, anket uygulaması yapılarak jandarma personelinin değer durumunu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla Kasım 2019-Şubat 2020 tarihleri arasında, Aydın İl Jandarma Komutanlığında görevli personel ile tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Veriler "Personel Bilgi Formu" ve "Portre Değerler Anketi (PDA)" kullanılarak, online anket yöntemi ile toplanmıştır. Katılımcıların %96,6'sı erkek, %58,4'ü 19-29 yaş arasında, %61,2'si evli, %57,4'ü normal vücut kütle indeksine sahip, %32,4'ü lise ve altı mezunu, %56,3'ü 0-60 aydır meslekte çalışmakta, %35,7'si "vatan sevgisi", %24,6'sı "jandarma mesleğine olan ilgi", %22,0'ının mesleğin saygınlığı" sebeple mesleği seçmiştir. Araştırmaya katılan jandarma personelinin, PDA "güç" alt boyutu puan ortalamasının 3,87±0,90, "başarı" alt boyutu puan ortalamasının 4,66±0,97, "hazcılık" alt boyutu puan ortalamasının 4,36±1,08, "uyarılım" alt boyutu puan ortalamasının 4,40±0,98, "öz yönelim" alt boyutu puan ortalamasının 5,06±0,66, "evrenselcilik" alt boyutu puan ortalamasının 5,43±0,51, "iyilikseverlik" alt boyutu puan ortalamasının 5,25±0,59, geleneksellik alt boyutu puan ortalamasının 4,94±0,68, "uyma" alt boyutu puan ortalamasının 5,41±0,60, "güvenlik" alt boyutu puan ortalamasının 5,44±0,48 ve tüm ölçek ortalamasının 4,97±0,45 olduğu; "özgenişletim" boyutu puan ortalamasının 4,30±0,80, "yeniliğe açıklık" boyutu puan ortalamasının 4,73±0,72, "öz aşkınlık" boyutu puan ortalamasının ve "muhafazacılık" boyutu puan ortalamasının 5,26±0,46 olduğu; sırasıyla en çok "güvenlik", "evrenselcilik", "uyma", "iyilikseverlik" ve "özyönelim" değerlerine ve "özaşkınlık" ve "muhafazacılık" boyutlarına yöneldiği bulunmuştur. PDA sonuçlarına göre cinsiyet ve meslek öncesi başka bir işte çalışma durumunun arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (p>0,05); yaş, VKİ, medeni durum, eğitim durumu, meslekte çalışma süresi, statü, mevcut görev, mesleği seçme nedeni, görev başında yaralanma durumu, idari/disiplin cezası alma durumu, adli ceza alma durumu, ay başına düşen alınan takdirname sayısı ve ay başına düşen alınan özel ödül sayısı durumları ile anlamlı bir farklılık olduğu (p<0,05) görülmüştür. Sonuç olarak; değerlerin önemli bir kavram olduğu, jandarma teşkilatı işleyişinde önemsendiği, jandarma personelinin değer yönelimlerinin olması gereken niteliklere yakın olduğu, bireysel farklılıklar görülse de toplumsal bir benzerlik gösterdiği ve bazı faktörlerin değer yönelimlerinin etkileyebildiği anlaşılmıştır. Jandarma personelinin değer yönelimlerinin göz önünde bulundurulması ve işe alım sürecinde mesleğe uygunluğunun değerlendirilmesi Jandarma Teşkilatının sağlam işleyişi ve hizmet kalitesi için faydalı olabilir.

DeğerlerJandarmaJandarma Genel Komutanlığı+5
Yılmaz Erbay
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda sosyal hizmete ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda sosyal hizmete ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Yükseköğretim Kurumu'na bağlı olarak en az lisans düzeyinde sosyal hizmet eğitimi veren üniversitelerde görev yapan sosyal hizmet akademisyenleri ile tam sayım yöntemiyle yapılandırılmış nicel yöntem araştırmasıdır. Katılımcılar gönüllülük esası ile araştırmaya katılmayı kabul eden 131 kişiden oluşmakta olup veriler araştırmacı tarafından yapılandırılmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu kapsamda, katılımcıların sosyo-demografik bilgilerinin yanı sıra orduda sosyal hizmet alanına ilişkin düşüncelerini ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Araştırmanın verileri 15 Mart - 15 Haziran 2018 tarihleri arasında elde edilmiş olup veri işleme ve çözümleme aşaması SPSS 22.0 aracılığıyla yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların önemli bir bölümünün orduda sosyal hizmet alanına ilişkin bazı etik kaygıları olsa da %93,1 ile büyük çoğunluğu bu alanı önemli olarak nitelendirmiştir. Bununla birlikte, katılımcıların %89,9'unun orduda sosyal hizmet alanına ilişkin kendi bilgi düzeylerini yetersiz ve az yeterli olarak tanımladığı anlaşılmaktadır. Katılımcıların %87,8'i orduda sosyal hizmet alanının sosyal hizmet eğitiminde yer almasına ilişkin olumlu bir tutuma sahiptir. Sonuç: Sosyal hizmet disiplini, insanın iyilik halini geliştirmeyi amaçlar ve bu nedenle insanın olduğu her yerde olmalıdır. Orduda sosyal hizmetin var olması ve gelişmesi için sosyal hizmet akademisyenlerinin harekete geçmesi ve orduda sosyal hizmet alanının sosyal hizmet eğitimi içerisinde yer alması önemlidir. Anahtar Kelimeler: Orduda Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Tarihi, Sosyal Hizmet Eğitimi, Sosyal Hizmet Etiği

Akademik personelAkademisyenlerEtik+7
Hakan Sakarya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık: Türk Silahlı Kuvvetlerinde yapılan bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan subayların rasyonel, duygusal ve ahlaki bağlılık derecelerinin ölçülerek hangi öğenin ağır bastığının belirlenmesidir. Araştırmanın diğer bir amacı ise örgütsel bağlılığı etkileyebileceği öngörülen çeşitli kişisel değişkenler ile bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Olumsuz iş davranışlarını önlediği ve örgütsel performansı arttırdığı ileri sürülen örgütsel bağlılığın yam sıra çalışanların işle ilgili tutumlarını yansıtan iş tatmininin de örgütsel davranışlar üzerinde önemli etkisi olduğu değerlendirilerek bu çalışmaya dahil edilmiştir. Bunun için öncelikle örgütsel bağlılık ve iş tatmini konularındaki kuramsal yaklaşımlar özetlenmiştir. Ardından kuramsal yaklaşımlar doğrultusunda 17 ifadeden oluşan örgütsel bağlılık anketi ve yine 17 ifadeden oluşan iş tatmin anketi oluşturulmuştur. Çalışma için, anketin minimum 244 kişiye uygulanması gerektiği belirlenmiştir. Ancak eksik cevaplanabilecek ya da hiç doldurulmayacak anketlerin olabileceği değerlendirilerek seçkisiz yöntemle 350 kişiye anket gönderilmiştir. Uygulama sonunda 272 adet anket cevaplanmıştır. Bunlardan 265 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan araştırma sonunda, KKK' lığı bünyesinde görev yapan subayların duygusal ve ahlaki bağlılık derecelerinin rasyonel bağlılık derecelerinden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yaş, medeni durum, kaynak, rütbe, görevdeki toplam hizmet süresi, bakmakla yükümlü olunan çocuk sayısı ve eşlerin iş durumu şeklinde ele alman kişisel değişkenlerden hiçbirisi ile örgütsel bağlılık arasında ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.

Kara Kuvvetleri KomutanlığıSubaylarTürk Silahlı Kuvvetleri+2
Muhsin Bulut
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Bosna Hersek Savaşı ve TSK'nin barışı destekleme harekatındaki rolü

Çalışmanın temel amacı, Bosna Hersek'te 1990'lı yılların başında cereyan etmiş olan savaşın sebep ? sonuç ilişkisi içinde incelenmesiyle beraber, savaş esnası ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti'nin izlediği dış politika kapsamında, TSK'nin Barışı Destekleme Harekâtı kapsamında, icra ettiği uygulamaların incelenmesidir.Yapılan çalışmanın ilk bölümünde ?Boşnakların Kimliği? ile Bosna Hersek olarak adlandırılan toprakların tarihi süreç içinde incelenmesi yapılmıştır. Birinci bölümde 1941 yılından 1991 yılına kadar süren ve Yugoslavya'nın parçalanmasına yol açtığı değerlendirilen etkenler incelenirken, savaşın gelişimi ve Dayton Barış Antlaşması süreci de irdelenmiştir. Yine aynı bölümde, Uluslararası Örgütlerin savaşa müdahaleleri gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Savaş ve savaş sonrası dönemde Türkiye Cumhuriyeti'nin Bosna Hersek ve diğer devletler ile Uluslararası Örgütlerle olan ilişkilerine ise çalışmanın ikinci bölümünde yer verilmiştir.Son bölümde ise Barışı Destekleme Harekâtı'nın tanımı ve özellikleri anlatılırken, TSK'nin yurt dışı görevlerinin yasal dayanakları ile Türk Birliğinin Bosna-Hersek'e gönderilme süreci incelenmiştir. Müteakiben de TSK'nin Bosna-Hersek'te Barışı Destekleme Harekâtı'na katkıları anlatılmıştır. Son bölümde ise varılan sonuç ortaya konmuştur.

Barış harekatıBosna-HersekTürk Silahlı Kuvvetleri+2
Sertaç Özpıçak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava aracı (İHA) ve silahlı insansız hava araçlarının (SİHA), hibrit savaşta kullanımı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne etkisi

Bu araştırma, konvansiyel savaşın geride kalmak üzere olduğu ve asimetrik tehditlerin ortaya çıktığı güç çatışması yaşanan dünyada İHA'ların önemini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu doğrultuda İHA'ların otonom sistemleri, yapay zekâ kullanım durumları, faydalı yükleri, kabiliyetleri, insanlı hava araçları ile boy ölçüşmeye başlayacak diğer yetenekleri ve hibrit savaştaki yerleri incelenmiş, Türkiye'nin bu konuda gerçekleştirdiği atılım ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda varılan kanıya göre; İHA'lar, taktik ve stratejik açıdan gelecekteki savaşların önemli parçaları olacaktır. İnsansız yapıları, robotik gelişimleri ve yapay zekâları sayesinde insanlı hava araçlarından daha nitelikli hale gelmeleri beklenen İHA'lar konusunda Türkiye'de Baykar Savunma, Vestel Savunma, TAI – TUSAŞ ve ASELSAN çalışmalar yürütmektedir.

Hibrit savaşSilahlı insansız hava araçlarıTürk Silahlı Kuvvetleri+1
Sait Katrancı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Medya ve jeopolitik ilişki: Zeytin dalı operasyonu çerçeve analizi

Kaldor'un (1990) sözlerini açımlayacak olursak, dünyayı tasvir etme şeklimiz, seçtiğimiz kelimeler, onu nasıl gördüğümüzü ve nasıl davranmaya karar verdiğimizi tanımlar. Medya, dünyanın farklı yerlerindeki olayları yayınlayarak bu olayların önemliliğine ve aktörlerinin inşasına katkıda bulunabilir. Bu da, aynı olayın farklı medyalarca farklı şekilde betimlenmesi sonucuna yol açabilir. Buna uygun olarak, Eytan Gilboa (2009) medyayı jeopolitik kriterlere göre analiz etmek için multidisipliner bir yaklaşım önermiştir: yerel, ulusal, bölgesel, uluslararası ve küresel. Böylece, medyanın bu seviyeleri içerisinde, spesifik bir yerel oluşuma ilişkin söylem sapmalarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Zeytin Dalı Harekâtı'nın jeopolitik kriterlere göre farklı medyalar tarafından nasıl çerçevelendirildiğini anlamak için bu çalışmada uygulanan söz konusu yaklaşımın temel amacı; harekâtın kamuoyuna tanıtımı, amaçlarının açıklanması ve aktörlerinin karakterizasyonu ile ilgili ulusal ve uluslararası tasvirini anlamak ve bu üç çerçevenin birleşik bir bağlamsal bütünlük sunmak için bir araya gelip gelmediğini anlamaktır. Bunun için, bu makalenin 3 ana sorusu, 3 farklı mikro kategoride düzenlenmiştir: Giriş, amaçların açıklamaları ve aktörlerin tasviri. Bu mikro kategoriler de kendi içlerinde farklı medyaların Zeytin Dalı Operasyonu'nu her bir mikro kategoriye göre nasıl çerçevelediğinin tanımlarına karşılık gelen makro olarak alt-kategorilere ayrılmıştır. Bu doğrultuda Zeytin Dalı Operasyonu'nun 1. Günü olan 20 Ocak 2018 ve Türk Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu'nun zafer ilan edişinin 2 gün sonrası olan 20 Mart 2018 tarihlerini kapsayan iki aylık bir zaman diliminde ulusal ve uluslararası yayınlar incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, Zeytin Dalı Operasyonu'nun gerçekten de farklı medyalarda farklı olduğunu doğrulamıştır, ancak en çok çerçeve ulusal düzeyde bulunmuştur.

Askeri harekatlarJeopolitikMedya+5
Isabel Revelles
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türklerde silah ve techizât: Başlangıçtan XIV. yüzyıla kadar

?Türklerde Silah ve Techizât (Başlangıçtan XIV. Yüzyıla Kadar) konulu tez çalışmamız, önsöz, giriş, iki bölüm, sonuç, kaynakça, ekler ve özetten oluşmaktadır.Çalışmamızın giriş bölümünde, savaş, silah ve techizât kavramları ile ilgili genel bilgi verilmiş olup, Türk toplumunda silahın yeri, toplum üzerindeki üç temel fonksiyonu üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda çalışmamızda kullanılan, kaynaklar hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde; Türklerin kullandıkları silah ve techizâtın neler olduğu ve nasıl kullanıldığı hakkında eldeki veriler dâhilinde bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Türk siyasi ve sosyal hayatında silah ile techizâtın yeri ve önemi alt başlıklar altında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Türk tarihinde Silah ve techizâtın sadece bir savaş unsuru olmadığı aynı zamanda muhtelif alanlarda sembol olarak da Türk kültür hayatında önemli bir yere sahip olduğu anlaşılmıştır.Sonuçta; Türkler hakkında bilgi veren muasır kaynakların büyük kısmından istifade edilmek suretiyle hazırlanan ?Türklerde Silah ve Techizât (Başlangıçtan XIV. Yüzyıla Kadar) adlı bu çalışma, tarihî Türk silahlarının yapı ve teknik özellikleri hakkında bilgi vermek suretiyle, Türk savaş gücünün, büyük ölçüde kullanılan silahların üstünlüğü ile tahakkuk ettiğini ortaya koymaktadır. Bununla beraber, silahın Türk siyasi ve toplum hayatındaki yerine dikkat çekilerek Türk kültürünün ihmal edilmiş bir cephesine de ışık tutulmuştur. Buradaki ifadeler bir beşeri bilim çalışması sınırlılıkları ve metodolojisi içinde, yargılayıcı değil açıklayıcı olarak verilmeye çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Türkler,2.Silah,3.Teçhizat,4.Savaş,5.Sembol

Araç-gereçlerSavaşSilah üretimi+3
Ülkü Saka
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetlerinde halkla ilişkiler faaliyeti olarak son dönemde başlatılan basın bilgilendirme toplantıları ve yazılı basındaki yansımaları

Bu çalışmada, Türk Silahlı Kuvvetlerinde halkla ilişkiler faaliyeti olarak son dönemde başlatılan ?Basın Bilgilendirme Toplantıları? ve yazılı basındaki yansımaları, Genelkurmay Başkanı tarafından 14 - 29 Nisan 2009 tarihlerinde yapılan ?Yıllık Değerlendirme Toplantısı? ve ?İletişim Toplantısı? örneği ele alınarak değerlendirilmeye çalışılmıştır.İki bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde kuramsal olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde halka ilişkiler kavramı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bu bölümde, TSK'nın kullandığı halkla ilişkiler yöntem ve teknikleri ile akreditasyon uygulamaları anlatılmıştır. İkinci bölümde Genelkurmay Başkanı tarafından 14 Nisan 2009 tarihinde yapılan ?Yıllık Değerlendirme Toplantısı?, devamında 29 Nisan 2009 tarihinde gerçekleştirilen ?İletişim Toplantısı? ele alınmış ve bu toplantıların yazılı basındaki değerlendirmeleri irdelenmiştir. Bölüm sonunda her iki toplantının genel değerlendirmesi yapılmıştır.Yapılan çalışmayla, kamuoyunun istek ve beklentilerini karşılayarak desteğinin kazanılması, Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında doğru, zamanında ve yeterli bilgi verilmesi, mevcut ortamda oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve ilk elden kamuoyunun bilgilendirilmesi sürecinde bir ?halkla ilişkiler ve iletişim? etkinliği olarak nitelenen, bilgilendirme toplantıların öneminin ortaya konulması amaçlanmıştır.Bu maksatla, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ tarafından yapılan toplantılar ve bu toplantılarla ilgili olarak yazılı basında yer alan olumlu ya da olumsuz eleştiriler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Genelkurmay Başkanı tarafından en yetkili ağızdan, kamuoyunu bilgilendirmek, TSK'nın imajını tazelemek ve yanlış anlamaların önüne geçmek maksadıyla yapılan bu toplantıları bir halkla ilişkiler ve iletişim başarısı olarak değerlendirmek mümkündür. Görülmüştür ki, önemli olan kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, gerçek bilgilerle beslenmesi, bilgi eksikliğine ve yanlış bilgilendirmeye müsaade edilmemesidir. Çünkü kamuoyunda oluşan yanlış bir izlenim, ne yapılırsa yapılsın geriye döndürülmesi mümkün olmayan etkiler bırakabilmektedir.Değişen dünya ve Türkiye şartlarına süratle uyum sağlamaya çalışan TSK'nın basın toplantılarını bu çerçevede değerlendirerek, iletişim alanındaki değişimin bütün hızı ile Silahlı Kuvvetlerde devam etmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.Anahtar Sözcükler1. İletişim2. Açıklık3. Sorumluluk4. Özgüven5. Tanıtım

BasınBasın bildirisiBilgilendirme+4
Derya Berkcan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

682 sayılı genel kolluk disiplin hükümleri hakkında kanun hükmünde kararname çerçevesinde meslekten çıkarma disiplin cezası

23 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (682 sayılı OHAL KHK'si) ile, Türkiye Cumhuriyetinde silâhlı olarak genel kolluk görevi icra eden Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatı personelinin tâbi olacağı disiplin rejimi yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda disiplin bakımından 27 Temmuz 2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (668 sayılı OHAL KHK'si) yürürlüğe girişine kadar 6413 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'na tâbi olan Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli ile 23 Ocak 2017 tarihli 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye kadar 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na tâbi olan Emniyet personelinin disiplin hükümleri, bir olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi ile tek çatı altında toplanmıştır. Bu çatıya Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda çalışan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tâbi olan diğer personel de dâhil edilmiştir. Bu çerçevede disiplin mevzuatına pek de alışılmadık biçimde giren 682 sayılı OHAL KHK'sinin henüz yeni bir düzenleme olması ve ilk defa uygulanıyor olması sebebiyle hazırlanan bu çalışmada, 682 sayılı OHAL KHK'sinde öngörülen disiplin cezaları arasında geniş şekilde düzenlenen ve uygulanan cezalardan biri olan meslekten çıkarma cezası, özel çalışma konusu olarak seçilmiştir. Söz konusu cezanın önceden çok benzer şekilde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü kapsamında ve 6413 sayılı Kanun uyarınca silâhlı kuvvetlerden ayırma cezası adı altında uygulanması neticesi oluşan doktrinsel görüşlere değinilmeye çalışılmış ve yeri geldikçe bu kapsamda verilen ilgili yargı kararlarına temas edilmiştir. Çalışmada esas olarak meslekten çıkarma cezası incelenirken, adı geçen cezaya benzeyen silâhlı kuvvetlerden ayırma cezası ve devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla da yer yer kısa mukayeseler yapılmıştır.

Disiplin cezasıDisiplin suçlarıJandarma+7
Ferit Deniz Esendemir
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 6413 sayılı Disiplin Kanununun esasları ve uygulanması

Askerliğin temeli olan disiplin hakkındaki mevzuat hükümlerinin günümüzün şartlarına uygun olmadığından hareketle yapılan çalışmalar neticesinde 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu 16 Şubat 2013 tarihinde yürürlüğümüze girmiştir. Bu tezde önceki mevzuat hükümleri ve uygulamaları ile yeni kanunun esaslarına üzerinde durulmuş ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu disiplin hükümleriyle kısa olarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Disiplin cezası türleri, disiplin amirlerinin yetkileri, cezalandırma sürecinde uygulanan kurallar ve bazı disiplin cezalarına karşı yargı yolunun açık olması gibi hususlarda askeri disiplin hukukunda devlet memurları disiplin hukukuna çok benzer esaslar kabul görülmüştür. Bununla beraber iki kanun arasında önemli farklılıklar da mevcuttur. Sonuç olarak yeni kanun özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin "oda hapsi cezası" ve "Disiplin Mahkemeleri" konusundaki kararlarını karşılar nitelikte olmakla beraber hürriyeti bağlayıcı ceza olan hizmet yerini terk etmeme cezasının varlığı ve disiplin cezalarının tümüne karşı yargı yolunun tamamen açılmamış olması temel noksanlıklar olarak değerlendirilmektedir.

DisiplinDisiplin cezasıDisiplin suçları+2
Zeki Elban
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

NATO'nun 2001 Afganistan müdahalesinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin rolü

Dünya üzerinde barışın ve istikrarın sağlanması ile korunması, tüm devletlerin ortak düşüncesi ve hedefidir. Bu konu ile ilgili uluslararası hukukta birçok görüşmeler yapılmış ve anlaşmalar imzalanmıştır. Ancak değişen ve gelişen dünya düzeninde, devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde barışın ve istikrarın sürdürülmesi hiç mümkün olmamıştır. Bu konuyla ilgili olarak, insanlık tarihi var olduğu günden itibaren büyük yıkım ve savaşlar yaşamıştır. Bu savaşlar ve yıkımlar sonucunda dünya siyasi haritası yeniden şekillenmiş ve şekillenmeye devam etmektedir. Uluslararası terörizmle mücadelenin etkin bir şekilde yürütülebilmesi, uluslararası iş birliğini de beraberinde getirmektedir. Uluslararası terörizmle mücadelede sayıca fazla bölgesel ve uluslararası birliklerin varlığına rağmen, terörizmle mücadele stratejileri hala yetersiz durumdadır. Birleşmiş Milletler ve NATO terörizmle mücadelede etkin olmasının yanında yürütülen faaliyetlerde ve ülkeler arası iş birliğinde yönlendirici bir örgüt olmuştur. 11 Eylül terör eylemlerinden sonra bu saldırıların sorumlusunun Afganistan'ın yönetiminde bulunun Taliban yönetimi ve El Kaide terör örgütünün olduğu tespit edilmiştir. Amerika, İngiltere'nin de desteği ile 7 Ekim 2001 tarihinde Taliban yönetimde bulunan Afganistan'a yönelik olarak Sonsuz Özgürlük Operasyonu'nu başlatmıştır. Harekât sonucunda Taliban yönetimine son verilmesi sonucunda Afganistan'da ortaya çıkabilecek otorite boşluğunu önlemek ve Afganistan'ın yeniden yapılandırılması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla içerisinde Türkiye'nin de yer aldığı Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (ISAF) oluşturulmuştur. Türkiye, Atatürk'ün "Yurtta barış, dünya barış" düşüncesi ile Kore Savaşı'ndan bu yana dünya barışının sürdürülmesine yönelik katkılarda bulunmuş ve bulunmaya da devam etmektedir. Afganistan'da, Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti (ISAF) komutasında birçok operasyona katılan Türk Silahlı Kuvvetleri sorumluluk alanında ve katıldığı operasyonlarda Afgan halkı ile hiçbir sorun yaşamadan Afganistan'ın yeniden inşasında ve güvenliğinin sağlanmasında aktif olarak görevler almaya devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri, barışı destekleme operasyonlarına yönelik olarak Afganistan'da olduğu gibi Kore'de, Bosna'da, Kosova ve Somali'de de büyük katkıları olmuştur. Günümüzde Türk Silahlı Kuvvetleri, dünya barışının oluşturulmasında ve devamlılığın sağlanmasında Birleşmiş Milletler ve NATO gibi uluslararası örgütlerin vazgeçilmez unsuru olmaya devam etmektedir. Özellikle de katıldığı barışı destekleme operasyonlarıyla Türk Milleti'nin barışçıl bir millet olduğunu gözler önüne sermektedir. Anahtar Kelimeler: Afganistan, 2001 Müdahalesi, Türk Silahlı Kuvvetleri, NATO, ISAF, Sonsuz Özgürlük Operasyonu.

11 Eylül 2001 olayıAfganistanISAF+5
Ekrem Kılıçaslan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Operatif savunma yapılanmasında değişim gereklilikleri ve yeniden yapılanmaya dair bir tasarım

XVI ÖZET Örgütler, çevresel ve teknolojik etkilerle geliştirilirler. Değişime direnç göstermek suretiyle dışarıdan kaynak ve enerji sağlanmamasının örgüt bünyesinde entropiye yol açtığı bilinmektedir. Örgütün sistem olarak düzensizliğe yönelmesi ya da yeni çevresel ve teknolojik gelişmelerle mücadelede başarısızlığı, işlevselliğinin sorgulanmasını kaçınılmaz hale getirir. Her örgütün kuruluş amacı; varlık nedeni olduğu misyonu başarmak ve bunu başarırken azami verimlilik ve etkiyi sağlamaktır, örgütsel etkinlik ve verimlilik, çevresel ve içsel gelişmelere sürekli değişimle uyum sağlayabilen bir yapı ile başarılabilir. Bu durum takım çalışmasını, yetki ve sorumlulukların yatay ve çapraz olarak devrini ve kemikleşmiş hiyerarşik örgüt kültüründen bir noktaya kadar vazgeçmeyi gerektirmektedir. Bununla birlikte değişimden daha önemli olan değişim kararına varabilmek, ortak anlayış ve takım ruhu içerisinde geleceğin örgüt yapılanmasını kurabilmektir Değişim başlangıçta bir düşünce hareketidir. Düşünce hareketini başlatan vizyon, temeli oluşturan doktrindir. Bu çalışmada esas alınan vizyon "21 nci Yüzyılın silahlı kuvvetlerinin yaratılması"; doktrinin esası "müşterek harekat"; Türkiye'nin çevresel ve içsel şartları çerçevesinde değişim hareketini başlatmak için öngörülen tasarım "operatif müşterek savunma yapılanması"; ve bu tasarımı uygun şartlarda uygulama alanına geçirerek değişimi başlatacak olan ise "lider"dir.

DeğişimSavunmaSavunma endüstrisi+7
Hüseyin Hamdi Ergün
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetleri`nde Jandarma Genel Komutanlığı Bandosu

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE JANDARMA GENEL KOMUTANLI?I BANDOSU (Yüksek Lisans Tezi) Suat YILMAZ GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Mayıs 1996 ÖZ Bu araştırma Türk Silahlı Kuvvetlerinde Jandarma Genel Komutanlığı Bandosunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda, kökü Mızıka-ı Humayun'a dayanan bandonun daha sağlıklı incelenebilmesi için Türk'lerde Müzika-i Humayun'dan günümüze kadar bandonun tarihsel gelişimi araştırılmaya çalışılmıştır.Bu gelişmeye parelel olarak, Jandarma Bandosunun kuruluşundan günümüze kronolojik aşamaları ve bandoların personel (Şef İcracı) kaynaklan, kaynak tarama, karşılıklı görüşme ve anket araştırması yoluyla tespit edilmeye çalışılmıştır.Diğer yandan bandolarımızın kuruluş ve gelişmesine eğitim, yönetim,icra, bestecilik ve düzenleyicilik olarak önemli ölçülerde katkıları bulunan uzmanlara yer verilmiştir.Sonuç olarak Cumhuriyet döneminde ülke çapındaki coğrafi dağılım göz önüne alındığmda çok sesli müziğin yaygınlaştınlması ve geliştirilmesi konusunda oldukça önemli bir boşluğu doldurmuş olan ve aynı rolü hala sürdürmekte olan Jandarma Genel Komutanlığı Bandosunun ülkemizde sanatsal ve kültürel Ikalkınmamızın bir parçası olarak müzik kalkınmamızda, müzik eğitim kuramlanmızla dayanışma içersinde önemli görevler üstleneceği ve ülke çapmda bando müziğinden daha çok yararlanabileceği konusunda bazı önerilerle ışık tutulmaya çalışılmıştır. Bilim Kodu: 5000019 Anahtar Kelimeler : Jandarma Genel Komutanlığı Bandosu Sayfa Adedi: 97 Tez Yöneticisi : Doç. Şeyda ÇİLDEN n

BandoJandarmaTürk Silahlı Kuvvetleri
Suat Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Askeri araçların demiryolu yüklemesinde optimum çözümü

öz Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bulunan araçların demiryolu yüklemesi, araçların özelliklerine göre yapılan hesaplamalar sonucu, bir yükleme planı çıkartılarak yapılmaktadır. Bu hesaplamaların hem çok zaman alması, hem de gözden kaçırılabilen bazı ayrıntılardan dolayı vagon sayısının artması ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, herhangi bir birliğin intikalinde, intikal edecek araçları programa girmek suretiyle hem çok kısa bir zamanda hem de, en ekonomik bir yerleştirme kompozisyonu çıkartarak, planlamayı kolaylaştırmaktır. Ayrıca program, intikal edecek birlik için toplam vagon tip ve sayışım belirttiği gibi, aynı zamanda hangi aracın hangi vagona yükleneceğim şematik olarak göstermektedir. Bu çalışma yapılırken; önce TCDD 'nde mevcut olan vagonlar ve özellikleri tamtılmıştır. Sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'nde bulunan askeri araçlar ve özellikleri tamtılmıştır. Daha sonra demiryolu ile Ankara'dan Bandırma'ya intikal edecek bir Mekanize Piyade Alayı ele alınarak, bu birliğin şu anda kullanılan hesaplama yolu ile intikali için gereken vagon sayısı belirlenmiştir. Bir sonraki adımda hazırlamış olduğumuz bilgisayar programı tanıtılmış, bu program kullanılarak aynı birliğe gereken vagon sayısı belirlenmiştir. Tartışma ve sonuç kısmında ise her iki yükleme sistemi karşılaştırılmış ve sistemin Türk Silahlı Kuvvetlerine sağladığı kazanç hesaplanmıştır. Son olarak, programda geliştirilebilecek hususlar kısaca belirtilmiştir.

Demir yolu taşımacılığıElektrik eğitimiTürk Silahlı Kuvvetleri
Mustafa Acar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Askeri darbeler üzerine sosyolojik bir inceleme ve Türkiye örneği

Askeri müdahaleAzgelişmişlikDemokratik devlet+4
Şevki Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Anayasasında askeri yargının yeri ve önemi

Bu çalışmamızda "Askeri Yargı" müessesesi, mevcut Anayasa hükümleri çerçevesinde, çeşitli açılardan incelenmiştir. Ancak konunun özelliği itibariyle askeri yargı, genel tarihi gelişimi içerisinde başlangıcından günümüze kadar tarihsel açılardan ele alınmış olup, çalışmamız, yedi ana başlık altında sürdürülmüştür. Buna göre; Birinci bölümde ; "Askeri Yargı" ana başlığı altında, askeri yargının varlık sebebi ve gerekliliği, askeri yargının kuruluşuna ilişkin sistemler, askeri yargının görev alam konulan incelenmiş ve askeri yargıda usuli teminat konusu, açıklanmıştır. İkinci bölümde ; Türkiye'de askeri yargı, doğuşu ve gelişimi itibariyle tarihsel açılardan ele alınmış, Osmanlı Devleti 'nin kuruluşundan Tanzimat'a kadar geçen dönem, Tanzimat dönemi çeşitli kanunnameler baz alınarak açıklanmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet döneminde "Askeri yargı", 1961 Anayasası öncesi dönem, 1961 Anayasası'nın getirdiği hukuksal durum ve nihayet 1982 Anayasası çerçevesinde ele alınmış olup, yüksek askeri yargı organları durumundaki Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek îdare Mahkemesi görev ve fonksiyonları yönünden incelenmiştir. Üçüncü bölümde ; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin anayasal konumu tartışılmış ve 1982 Anayasası ve TSK İç Hizmet Kanunu karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri ve askeri yargının konumlan irdelenmiştir. Dördüncü bölümde ; "Askeri Yargının Anayasal Konumu" başlığı altında, askeri mahkemeler ve askeri savcılıklar, usul ve yargılama süreçleri açısından incelenmiş, askeri yargı mensuplarının özlük haklan ve atanma usulleri açıklanmış ve tüm bu anlatımların ışığı altında Türk Askeri Yargı sistemi, Disiplin Mahkemeleri, Sıkıyönetim Mahkemeleri, Askeri Yargıtay tüm yönleriyle ele alınmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri 'nde "Komutan" 'in yetkileri tartışılmış, askeri yargı sistemi içinde büyük önem verilen "Savunma" müessesesi, sanık haklan, çeşitli açılardan ve bu arada Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu çerçevesinde anlatılmıştır.Beşinci bölümde ; dünyada yürürlükte bulunan askeri yargı sistemleri mukayeseli olarak incelenmiş, Anglo - Amerikan ülkeleri, Avrupa Kıt' ası ülkeleri, Sovyet sistemi karşılaştırmalı olarak anlatılmış ve sistemler arası farklar vurgulanmıştır. Ayrıca askeri yargı sistemleri "yetki" ve işlevlerini sürdürdükleri ülkelerdeki "statüleri" (yapıları ) bakımından da karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu bağlamda, yirmi beş ayrı ülkenin askeri yargı sistemleri anlatılmış, ve sistemler arasındaki farklar yansıtılmıştır. Altıncı bölümde ; "Askeri Mahkemelerin Bağımsızlığı" başlığı altında, askeri mahkemeler, 1982 Anayasası'nca benimsenen hukuk devleti ilkesi çerçevesinde yargı bağımsızlığı noktasında tartışılmış, askeri mahkemeler ve askeri yargı mensuplarının çalışma koşullan ve yargılama süreçlerinde yaşanan birtakım sorunlar dile getirilmiştir. 1961 ve 1982 Anayasaları, yargı bağımsızlığı yönünden karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Özellikle, Milli Savunma Bakanlığı'nın yetkileri, askeri hakimlerin özlük haklan, atanma ve yükselmeleri, ve nihayet işlerine son verilmeleri yönünden mevzuatta, yargı bağımsızlığını zedeleyici mahiyetteki hükümler, okuyucunun dikkatine sunulmuştur. Son olarak, çalışmamızın yedinci bölümünde, "Disiplin Mahkemeleri" ana başlığı altında, Disiplin Mahkemeleri irdelenmiş, disiplin mahkemelerinin kuruluşu, ve yargılama sistemi, anlatılmış, Anayasa Mahkemesi kararlan ışığında disiplin mahkemelerinin "mahkeme" niteliğinde olup olmadıkları hususu tartışılmıştır. Ve yine disiplin mahkemeleri, yargı bağımsızlığı ve sanık haklan yönünden gerek 1982 Anayasası ve gerekse Askeri îç Hizmet Kanunu çerçevesinde irdelenmiştir.

AnayasaAskeri mahkemelerAskeri yargı+2
Şakir Aytaş
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

İdari işlem olarak askeri öğrencilere verilen disiplin cezaları

İdare, iradesini idari işlem kanalıyla açıklar. İdari işlemlerden bir tanesi idari yaptırımlardır. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde subay veya astsubay olmak üzere eğitim ve öğretim gören askeri öğrenciler bulunmaktadır. Askeri öğrencilerin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından getirilen kurallara uymamaları durumunda disiplinsizlik meydana gelmektedir. Askeri öğrencilerin disiplinsizlik oluşturan eylemleri işlemeleri hâlinde uygulanacak olan idari yaptırımlar, disiplin cezaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Askeri öğrenciler aldıkları disiplin cezalarının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla idare mahkemelerinde iptal davası açabilmektedir. İdare mahkemeleri askeri öğrencilere verilen disiplin cezalarını idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsuru yönünden inceleyebilmekte ve bu unsurlardan herhangi birinin hukuka aykırı olması nedeniyle disiplin cezası işlemini iptal edilebilmektedir. Askeri öğrencilerin disiplinsizlik oluşturan eylemleri işlemeleri durumunda, askeri öğrenciler hakkında bu cezaları verecek makamların yetkilerinin sınırları, ne şekilde verecekleri, hangi gerekçelere dayandıkları, hangi konularda verileceği ve amaçları bu tezin konusunu oluşturmaktadır.

AskeriAskeri okullarAskeri personel+2
Mustafa Ertuğrul Bölükbaş
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetleri`nde görev yapan muvazzaf subay ve astsuubayların iş doyumu, yaşam doyumu ve iş streslerinin analizi

Bu çalışmanın temel amacı kurum/karargah ve kıt'a da çalışan muvazzaf subay-astsubay(kadı n/erkek) grubunun İş Doyumu, Yaşam Doyumu ve İş Stresi açısından karşılaştırmalı durum değerlendirmesini yapmaktır. Bu çalışma toplam 69 sorudan oluşan soru kağıdının (kişisel bilgiler 26, iş stresi ölçeği 7 soru, iş doyumu ölçeği 36 soru) 201 kişilik bir gruba uygulanması sonucu elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu konuda Türkiye'de ve dünyada az sayıda çalışmanın olması bu çalışmanın önemini arttırmaktadır. Bu araştırmadan elde edilecek bulguların, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan muvazzaf personelin İş Doyumu, Yaşam Doyumu ve İş Streslerinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesinde ve buna göre sunulacak önerilerle personelin bu konulardaki doyum düzelerinin arttırılmasında, stres düzeylerinin düşürülmesinde faydalı olacağı düşünülmektedir Araştırmanın birinci bölümünde İş Doyumu, Yaşam Doyumu ve İş Stresi kavramlarının kuramsal yapısı yer almaktadır. İkinci bölümde, araştırmanın yöntemi anlatılmaktadır. Üçüncü bölümde, yapılan analizlerin bulguları ve dördüncü bölümde de sonuç ve öneriler bulunmaktadır. Araştırmadan elde edilen bazı önemli sonuçlar şunlardır: Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan muvazzaf subay ve astsubayların, İş Doyumu ve Yaşam Doyumu düzeyleri beklenenden yüksek çıkarken, İş Stres düzeyleri de beklenenin altındadır. İş Doyumu, Yaşam Doyumu ve İş Stresinin kendi arasında yapılan istatistiki analizler bize bu kavramların birbirleri ile yakından ilişkili olduğunu göstermiştir. Yaş ile İş doyumu arasında pozitif yönlü bir korelasyon olduğu, hizmet yılı ile İş Stresi arasında negatif yönlü bir korelasyon olduğu, hizmet yılı ile İş Doyumu arasında da yine pozitif yönlü bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Yine, örgüt tarafından takdir edilme düzeyi ile İş Doyumu ve Yaşam Doyumu arasında, pozitif yönlü birkorelasyon olduğu, ve örgüt tarafından takdir edilme düzeyi ile İş stresi arasında da, negatif yönlü bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak ödül alanlarla almayanlar arasında, çocuklarının subay/astsubay olmasını isteyenler ile istemeyenler arasında ve mümkün olsa başka meslekte çalışmak isteyenler ile istemeyenler arasında da İş Doyumu, Yaşam Doyumu ve İş Stresi arasında anlamlı bir farklılaşmanın olduğu göze çarpmaktadır. Örneklem grubunun rütbe ile; İş doyumu, Yaşam Doyumu ve İş stresi arasında herhangi bir anlamlı ilişki bulunamamıştır. Yine grubun cinsiyete, medeni hale, meslek eğitiminde yeterlilik yada yetersizlik duygusuna göre, İş doyumu, Yaşam Doyumu ve İş stresinin değişmediği tespit edilmiştir.

AstsubaylarSubaylarTürk Silahlı Kuvvetleri+3
Serkan Demiröz
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetlerinde güç mesafesi ve iletişime etkisi

ÖZET Bu çalışma, Türk Kara Kuvvetlerinde görevli subay ve astsubayların güç mesafesi değer boyutundaki düzey ve eğilimleri ile bu düzey ve eğilimlerin, iletişimde mesajın şeklinin öne geçmesi, iletişimden kaçınma ve filtreleme olarak adlandırılan iletişim davranışlarına etkisinin incelenmesine yöneliktir. Çalışma, örgütün değişik ünitelerinde görevli 447 personele uygulanan ve 33 sorudan oluşan bir soru kağıdından elde edilen verilerin analizine dayalıdır. Örgütte çalışanların güç mesafesi ortalama puanı, bu araştırmada geliştirilen güç mesafesi ölçeğinin orta değerinin biraz üzerinde bulunmuştur. Deneklerin kurumsal ve demografik özelliklerine göre yapılan güç mesafesi puanı varyans analizlerinde, askeri rütbe yükseldikçe güç mesafesi skorlarının yükseldiği ve astsubayların güç mesafesi puanlarının subaylardan daha düşük olduğu bulunmuştur. Deneklerin güç mesafesi puanları yaş, öğrenim düzeyi, askeri sınıf ve birlik türüne (kıta, karargah, okul) göre anlamlı şekilde farklılaşmamaktadır. Sosyal beğenirlik etkisi kontrol edilerek yapılan, güç mesafesi ile üç ayrı iletişim davranışı arasındaki ilişkilerin analizinde, güç mesafesi ve iletişimde mesaj şeklinin öne geçmesi arasında pozitif bir ilişki, güç mesafesi ve iletişimden kaçınma arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Ancak, güç mesafesi ile iletişimde filtreleme arasında anlamlı bir ilişki gözlenmemiştir. Bu çalışmanın bulguları, benzer çalışmaların bulgularıyla karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültür Güç Mesafesi iletişim İletişim Davranışı Silahlı Kuvvetler Kara Kuvvetleri Komutanlığı II

AstsubaylarGüç mesafesiKara Kuvvetleri Komutanlığı+5
Salih Akyürek
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of Turkish military on foreign policy: RP-DYP coalition government period

Turkish military has always been dominant in Turkish politics as a result of direct and indirect coups and through the prerogatives it had received in the aftermath of each coup. Majority of these interventions were into the domestic politics of Turkey rather than the foreign policies. However, starting from mid 1990s until the end of 1990s, during the rule of Refahyol coalition government, Turkish military dramatically increased its interference into the foreign policy. Through the centers and departments it established, the military even became a significant actor of decision-making in foreign policy by interfering into Refahyol government's attempts to improve its relations with Iran, supporting the progress of Turkey's relations with Israel, permitting the extension of Operation Provide Comfort and backing Turkey's inclusion into the Customs Union. This thesis in an attempt to find an answer to this question— why Turkish military's power in foreign policy dramatically increased during the Refahyol government— will refer to three approaches. First it will analyze this increase with Claude Welch's classification of the "military control with partners" approach that measures different levels of military control in politics. It will argue that military with its prerogatives from the past and with the help of its civilian partners established its control in politics. Then it will examine the case study with the help of Michael Desch's framework on the relationship of civilian control and the intensity of the internal threats. The study will argue that the existence of high external and internal threats will lead to poor civilian control, in other words, strong military control. Finally, the thesis will refer to Joe Hagan's fragmented regime analysis by arguing that when the power is shared between weak political parties, other societal actors such as the military will have a higher chance to intervene into domestic and foreign policies. Keywords: Turkish foreign policy, Refahyol government, civil-militaryrelations, civilian control, internal and external threats, and fragmented regimes.

Doğru Yol PartyCoalition governmentRefah Party+6
Duygu Kabak
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Askeri, siyasi ve silah sanayicisi kişiliği ile Nuri Paşa ( Killigil )

Bu çalışmada, ? Askeri, Siyasi ve Silah Sanayicisi Kişiliği ile Nuri Paşa ( Killigil )? incelenmiştir. Nuri Paşa, 23 Nisan 1306 ( 1890 ) tarihinde Manastır'da doğdu. 02 Mart 1949 tarihinde İstanbul'da öldü.Nuri Paşa'nın askeri kişiliği incelenirken; 1911 ? 1912 Osmanlı - İtalyan Savaşı, Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı'nda Trablusgarp ve Kafkas Cephesi ve Türk İstiklâl Savaşı'nda Doğu Cephesi'ndeki askeri faaliyetleri anlatılmıştır.Siyasi kişiliği incelenirken; Birinci Dünya Savaşı'nda Trablusgarp Cephesi'nde Afrika Gruplar Komutanı, Kafkas Cephesi'nde ise Kafkas İslam Ordusu Komutanı olarak askeri yetkileriyle beraber siyasi yetkileri de anlatılmıştır. Bütün askeri birlikler ile sivil idare Afrika Gruplar Komutanı olarak Nuri Paşa'nın emrindeydi. Kafkas Cephesi'nde, Kafkas İslam Ordusu Komutanı olarak padişah fermanıyla, Kafkasya'da padişah adına siyasi ve askeri faaliyetlerde bulunma yetkisi verilmişti. Aynı zamanda Azerbaycan Hükümeti'nin Milli Savunma Bakanıydı. Ayrıca siyasi kişiliği incelenirken İkinci Dünya Savaşı esnasında Kırım, Kazan, Kafkasya ve Orta Asya'daki Türklerin bağımsızlığı için Almanlarla yaptığı görüşmeler anlatılmıştır.Silah sanayicisi kişiliği incelenirken; Türk İstiklâl Savaşı'nda Doğu Cephesi'nde askeri fabrikalarda yaptığı faydalı işler ile Cumhuriyet döneminde Zeytinburnu ve Sütlüce fabrikalarında silah, mermi ve tapa imal etmesi, İzmir'in Karaburun ilçesinde cıva üretmesi, bunları yurt içi ve yurt dışına satması anlatılmıştır.Yapılan çalışma sonucunda Nuri Paşa'nın askeri olarak cesur, siyasi olarak ateşli bir Türkçü, silah sanayicisi olarak araştırıcı ve yenilikçi bir kişiliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Askeri hayatAskeri kariyerKilligil, Nuri+3
Nejdet Karaköse
Dokuz Eylül University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2010
00

Related subjects