Women managers
78 theses under this subject heading
Çalışma yaşamında kadın yöneticilerin kariyerlerinde yaşadıkları zorluklar ve erilleşmelerinin analizi
Bu araştırmada kadın yöneticilerin kariyer yollarında karşılaştıkları engeller ve erilleşme eğilimleri üzerine derinlemesine bir inceleme ve toplumsal cinsiyetin kadın yöneticilerin yaşantılarındaki yansımalarını öznel deneyimleri çerçevesinde açıklayabilmek amaçlanmıştır. Araştırmanın temel amacı, kadın yöneticilerin iş hayatındaki deneyimlerini ve karşılaştıkları cinsiyet temelli engelleri belirlemek ve kariyerlerinde erilleşme yaşayıp yaşamadıklarını araştırmaktır. Araştırmada nitel yöntem kullanılmıştır. Nitel bağlamda fenomenoloji (olgu bilim) deseni benimsenmiştir. Bu kapsamda toplam 15 kadın yöneticiyle fenomenolojik görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar özel sektörde en az 10 yıllık deneyime sahip yönetici pozisyonunda çalışan kadın yöneticilerdir. Fenomenoloji araştırmaları, katılımcıların deneyimine odaklanmaktadır. Dolayısıyla kadın yöneticilerin kariyerlerinde karşılaştıkları zorlukları ve erilleşme eğilimlerinin ve deneyimlerinin anlaşılması için bir görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşmeler neticesinde elde edilen veriler metinlere dönüştürülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde yorumlayıcı tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle araştırmacı, katılımcıların kendi deneyimleri üzerindeki yorumlarını yorumlayarak fenomeni anlamlandırmaya çalışmaktadır. Çalışmada, kadın yöneticilerin kariyer yolculukları, iş bulma zorlukları, fırsat eşitsizlikleri, kariyer için yaptıkları fedakârlıklar ve rol çatışmaları gibi konular detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Araştırma bulgularında kadın yöneticilerin kariyer engelleri ve erilleşme eğilimlerine ilişkin deneyimler 9 ana tema altında toplanmıştır. Bulgular göstermiştir ki kadın yöneticiler çalışma ortamında hem istihdam hem de fırsat eşitliği konusunda toplumsal cinsiyetin etkisini üzerlerinde hissetmektedir. Kadın yöneticiler toplumsal cinsiyet rollerinin etkisiyle erkek egemen iş ortamında aynı pozisyonda çalışan erkek meslektaşlarına kıyasla aynı fırsatlara sahip olmadığı ve cinsiyetleri nedeniyle iş bulmada zorlandıkları katılımcılar tarafından aktarılan bir diğer nokta olmuştur. Bunun yanında cinsiyet ayrımcılığına uğradıklarını, görünür olabilmek için erkeklere kıyasla kariyerlerinde çok daha fazla fedakârlık yapmak zorunda olduklarına değinmiştir. Buna bağlı olarak rol çatışması yaşadıklarına da dikkat çekmişlerdir. Araştırma sonuçları, kadın yöneticilerin erkek egemen iş dünyasında var olabilmek için eril davranışlar sergilemek zorunda kaldıklarını ve bu durumun onların kariyer gelişimlerini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadın yöneticilerin kariyerlerinde daha fazla desteklenmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Tartışma bölümünde araştırmadan elde edilen bulgular literatürdeki ilgili araştırmaların bulgularıyla beraber tartışarak sunulmuş, araştırma gelecek araştırmalar ve uygulamalar için önerilerde bulunularak tamamlanmıştır.
Öğretmenlerin toplumsal cinsiyet algıları ile kadın yöneticilere karşı tutumları arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin toplumsal cinsiyet algıları ile kadın yöneticilere karşı tutumları arasındaki ilişki incelemektir. Çalışma ilişkisel desende yapılandırılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Siirt ili merkez ve ilçelerinde bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu okullarında görev yapan kadın yöneticilerin bulunduğu okullardaki 965 öğretmen oluşturmaktadır. Evrenden küme örnekleme yoluyla seçilen 445 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği ve Kadın Yöneticilere Karşı Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutlarından düşmanca cinsiyetçilik puanı ile öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin çelişik duygulu cinsiyetçilik algıları kadın yöneticilere karşı tutumlarını yordamaktadır. Çelişik duygulu cinsiyetçilik alt boyutlarının kadın yöneticilere yönelik tutumlarının %21'ini açıklayabildiği saptanmıştır.
Kadın okul yöneticilerinin sosyal destek algıları ile iş yaşam dengeleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı kadın okul yöneticilerinin sosyal destek algıları ile iş-yaşam dengeleri arasındaki ilişkiyi bazı değişkenlere göre incelemektir. Nicel ilişkisel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen bu araştırma Ankara ili Keçiören, Çankaya, Altındağ ilçelerinde kamu kurumlarında 2021-2022 eğitim öğretim yılında yöneticilik yapmakta olan 207 kadın okul yöneticisi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma da kadın okul yöneticilerinin sosyal destek algılarını yordamak amacıyla Zimet ve ark. (1998) tarafından geliştirilen, faktör yapısı, geçerliliği ve güvenirliliği Eker, Arkar ve Yaldız (1995) tarafından incelenen "Çok Boyutlu Sosyal Destek Ölçeği" kullanılmıştır. Kadın okul yöneticilerinin iş-yaşam dengelerini incelemek için ise, Apaydın (2011) tarafından geliştirilen "İş Yaşam Dengesi Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenirlik sonuçları kabul edilebilir düzeyde bulunmuş ve veriler SPSS 22 kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Tek Yönlü Varyans analizi, Pearson Korelasyon yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda kadın okul yöneticilerinin sosyal destek algılarının yüksek olduğu, sosyal destek algıları ile medeni durumları, eğitim durumları, mesleki kıdemleri, sahip oldukları çocuk sayısı ve yaş değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sosyal destek algısı ile iş yaşam dengesi ve alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde, aile sosyal destek algısı arttıkça iş yaşam dengesinin de artacağı söylenebilmektedir. Arkadaş sosyal destek algısının artması iş yaşam dengesini kurmayı kolaylaştırmaktadır. Özel biri alt boyutu da sosyal destek algısını pozitif yönde etkilemektedir. Sosyal destek algısı ile iş yaşam dengesi arasında anlamlı ve pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu bulunmuştur. Kadın okul yöneticilerinin sosyal destek algısının iş yaşam dengelerinin anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Çelişik duygulu cinsiyetçiliğin kadın ve erkek yönetici tercihine ilişkin tutumlara etkisi: Bir alan çalışması
Bu çalışmanın amacı çalışanların çelişik duygulu cinsiyetçi tutumlarının beraber çalışmak istedikleri yönetici tercihlerini nasıl etkilediğinin ve örgüt kültürünün bu ilişkiyi nasıl etkilediğinin incelenmesidir. Araştırmaya merkezi Ankara'da faaliyet göstermekte olan bir holdingin 20 şirketinden 245 beyaz yaka çalışan katılmıştır. Katılımcılar çelişik duygulu cinsiyetçilik, örgütlerde algıladıkları cinsiyet eşitliği ve hemcinsleri ve karşıcinsleri olan yöneticilere yönelik tutumları ile ilgili anketlere cevap vermiştir. Örgüt kültürünün eşitlikçi algılanmasının erkek katılımcılar için kadın yönetici tercihini pozitif yönde etkilediği bulunmuştur. Düşmani cinsiyetçiliğin hem kadın hem erkek katılımcılar için yönetici tercihini yordamadığı saptanmıştır. Cinsiyetçilik ve yönetici tercihi ilişkisinde örgüt kültürünün düzenleyici bir rolü bu çalışmada bulunamamıştır. Kadın ve erkek katılımcılar arasında yönetici tercihi bakımından bir fark olmadığı bulunmuştur. Hem kadın hem erkek katılımcılar kendi cinsiyetlerinden yöneticilerle çalışmayı tercih etme eğilimindedir. Bulgular, araştırmada yer alan kısıtlar ve gelecek araştırmalar için öneriler tartışılmış ve kurumlar ile insan kaynakları yöneticilerine çeşitli önerilerden bahsedilmiştir. Anahtar sözcükler: Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik, Örgüt Kültürü, Yönetici Tercihi, Hemcinsçilik, Yönetimde Kadın.
Kadın yöneticilerin kariyer sorunları: Cam tavan sendromu üzerine uygulamalı bir araştırma
Günümüzde kadınlar çalışma yaşamına giderek aktif oranda katılmakta fakat üst düzey yönetim kadrolarında yeterince yer alamamaktadırlar. Bu duruma neden olan çeşitli sebepler olmakla birlikte, yapılan araştırmalarda kadınların, ötesine geçemedikleri bir cam tavanın altında çalışmak mecburiyetinde kaldıkları ifade edilmektedir. Cam tavan, kadınlar ile üst yönetim arasında bulunan, kadınların çalışma yaşamındaki başarılarına bakılmaksızın ilerlemelerini engelleyen, açıkça görülmeyen, aynı zamanda aşılamayan engelleri nitelendirmektedir. Bu çalışmada cam tavan sendromu kavramı ve özellikleri, Türkiye'de kadın girişimcilik ve yöneticiliğin önündeki engeller kapsamında cam tavan sendromunun varlığı üzerinde durulmaktadır. Kadınların üst düzey yönetici pozisyonuna gelmelerindeki engeller üzerine görüş ve önerilerini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmaya göre elde edilen bulgular ise kişilerin yöneticilere yönelik tutumları ile cinsiyet, yaş, çocuk sayısı, eğitim düzeyi arasında farklılık bulunmaktadır.
Kadın çalışanlarda cam tavan sendromu üzerine bir araştırma
Değişen ve gelişen dünyada kadının yeri ve konumu henüz istenilen düzeye gelememiştir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda kadınların iş yaşamına katılım oranları artmaktadır. Buna rağmen kadın yöneticilerin azlığı dikkat çekmektedir. Bu duruma neden olan faktörlerden en önemlisi ve güncel olanı "cam tavan" dır. Kadınların "cam tavan" baskısı altında çalıştıkları gözlenmektedir. Kadınların birçok rolü üstlenmesi, mentor eksikliği, erkek egemen toplum ve örgütlerin var olması neticesinde kadın yönetici sayısı istenilen seviyeye ulaşamamaktadır. Kadının iş yaşamında yükselmesine engel olan "cam tavan" lar kolay ve çabuk aşılabilir engeller değillerdir. Yoğun iş temposu, çoklu rollere sahip olması, toplumsal önyargılar, yol gösterici yöneticilerin olmaması gibi nedenlerle "cam tavan" aşılamamaktadır. Araştırmada önce kadının tarihsel süreçteki çalışma yaşamı literatür çerçevesinde incelenmiştir. Daha sonra ise çalışan erkek ve kadınların kadın çalışanlarda cam tavan engellerini nasıl algıladıkları ve farklılıkları konusunda anket uygulaması yapılmıştır. Anahtar Sözcükler Cam Tavan Cam Tavan Sendromu Çalışan Kadın Görünmez Engeller Kadın Yönetici
Kadın eğitim yöneticilerinin çalışma ortamları ve kariyer engellerine ilişkin bir araştırma
Bu araştırmada kadın eğitim yöneticilerinin çalışma ortamları ve kariyer engelleri incelenmiştir. Nitel türlü bu araştırma 2013/2014 eğitim öğretim yılını kapsamaktadır. İstanbul ili, Başakşehir İlçesinde görev yapan 10 erkek, 10 kadın toplam 20 Eğitim yöneticisi ile görüşülmüştür. Görüşmeler yüz yüze/mülakat şeklinde yapılmıştır. Görüşme formu araştırmacının kendisi tarafından düzenlenmiş ve uzman görüşleri dikkate alınarak geliştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular şu şekildedir. Yöneticiler 26-51 yaş ve üstünde, 14 evli, 2 boşanmış ve 4 bekâr, 0-4 arası değişen sayıda çocuk sahibi, ön lisans-lisan-yüksek lisans mezunu, 5-25 ve üstü mesleki kıdemlerde bulunmaktadırlar. Ayrıca evli olan erkek yöneticilerin eşlerinden 1 ortaokul, 1 lise, 5 lisans ve 1 yüksek lisans mezunu olduğu, 4 öğretmen, 2 ev hanımı, 1 laborant, 1 işsiz olduğu görülmüştür. Erkek yöneticilerden; 5'i eşinin yöneticiliğini destekleyeceğini, 4'ü desteklemeyeceğini, 1'i şartlı destekleyeceğini söylemiştir. Erkek yöneticilerden daha önce kadın yönetici ile çalışanların tamamı süreç ile ilgili olumlu dönüt vermiştir. Kadın yöneticilerden; 5'i cinsiyet eşitsizliği durumuna maruz kaldığını söylerken diğer 5'i böyle bir duruma maruz kalmadığını belirtmiştir. Herhangi bir cinsiyet eşitsizliği durumuna maruz kalırlarsa şikâyet edip etmeyecekleri sorulduğunda 6'sı edeceğini, 3'ü etmeyeceğini, 1'i ise şikâyet ettiğini ama sonuç alamadığını söylemiştir. Yöneticiler; arkadaş ve müdür teşviki, kariyer yapma isteği, mesleki yıpranmışlık (öğretmenlikten bıkma), kendi idarecilerini beğenmeme, şartların zorlaması gibi sebeplerle yöneticiliğe geçtiklerini söylemişlerdir. Yöneticilikte en fazla karşılaşılan sorun olarak; velilerle, personelle, amirlerle yaşanan sıkıntılar dile getirilmiştir. Kadın yöneticiler erkeklerden farklı olarak uzun mesai ve işi öğrenme aşamasında yaşadıkları sorunları ifade etmişlerdir. Hepsinin ortak olarak söylediği ise yöneticilik sonrası özel hayattaki kısıtlanmadır. Kadın yöneticilere pozitif ayrımcılık uygulanıp uygulanmaması konusunda 8 erkek, 8 kadın yönetici pozitif ayrımcılığın kadınlara ev-aile sorumluluklarından dolayı uygulanması gerektiği söylemişlerdir. Aile sorumluluklarının kadınların kariyeri için engel olup olmadığı sorusuna 6 kadın, 4 erkek yönetici "evet engeldir" derken 3 kadın 3 erkek yönetici "hayır değildir" demiştir. Geriye kalanlar "eşler destek olursa engel değildir" cevabını vermişlerdir. Araştırmanın dikkate değer diğer bazı bulguları ise şu şekildedir. Erkek yöneticilerin çoğunluğu kadın yöneticiyi kurum için bir avantaj olarak görmektedirler. Kadını yöneticilikten uzak tutan sebepler arasında "erkek hegemonyası" kadınlar tarafından kabul edilirken hiçbir erkek yönetici öyle bir durumu dile getirmemiştir. İş yaşamında özellikle yönetici kadınlara karşı çeşitli engellemeler yapılıp yapılmadığı sorusuna "evet yapılıyor" diyen 6 kadın, 4 erkek yönetici vardır. Erkek yöneticilerden 1'i bu soruya cevap vermemiştir. Geriye kalanlar engelleme yapılmadığı görüşündeler. Fakat her iki cinsiyette ortak görüş kadınları kariyerden uzak tutan, kadının aile sorumlulukları ve toplumsal bakış açısı olduğudur. Sonuç olarak, kadın yöneticilerin belirli bir oranda çeşitli engellemeler ile karşılaştıkları bir gerçektir. Fakat bu durum daha çok bireysel ya da kurumsaldır. Yani bu durum kadının çalıştığı kurum ile ve de o kurumdaki mesai arkadaşları ile ilgili bir durumdur, Kız Meslek/Teknik liselerinde bu engellemelerin olmaması gibi. Tamamen gerçek olan ise toplumsal bakışın kadın yöneticiye karşı hala geleneksel tutum içerisinde olduğudur. Anahtar Sözcükler kadın yönetici, kariyer engelleri, erkek yönetici, cam tavan, cinsiyet eşitsizliği
Türk eğitim sisteminde yöneticilikte kadın paradigmaları
Türk Eğitim Sisteminde eğitim örgütlerinin başarılı olmasında yöneticilerin payı oldukça yüksektir. Yönetim pozisyonlarına gelme sürecinde hukuksal bir engel olmamasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatları istatiksel verileri incelendiğinde kadınların yönetim pozisyonlarında az sayıda temsil edildikleri görülmektedir. Ayrıca eğitim kurumlarında hiyerarşik yapı yükseldikçe kadın yönetici oranları belirgin bir şekilde düşüş göstermektedir. Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin hemen hemen yarısının kadın olduğu bir alanda, kadın eğitim yöneticilerinin sayısal oranlarının azlığının arkasındaki sebepler irdelenmiştir. Araştırmaya katılan kadın yöneticilerin kişisel görüşlerinin ve tecrübelerinin nitel yöntemle derinlemesine analizi yapılmış ve bu analiz sonucunda, cinsiyet ayrımcılığı, örgüt kültürü engeli, çoklu rol üstlenme, cam tavan, toplumsal cinsiyet engellemelerinin olduğu tespiti yapılmıştır. Araştırmanın odak noktasını, kadın yöneticilerin görüşlerinden yola çıkarak engelleri aşma stratejileri oluşturmaktadır.
Kadın yöneticilerin kariyer engellerinin incelenmesi
Günümüz dünyasında toplumların kaydettiği gelişmelere paralel olarak kadınlar, hayatın her alanında aktif rol oynamaya başlamışlardır. Özellikle iş yaşamında kadınların sayısı her geçen gün hızla artmaktadır. İş yaşamındaki bu artışa rağmen yönetim kadrolarına baktığımızda yönetici konumundaki kadın sayısının oldukça düşük olduğunu görmekteyiz. Yönetici konumundaki kadın sayısının düşük olmasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Yapılan bu araştırmanın amacı, resmî eğitim kurumlarında çalışan kadın yöneticilerin kariyer yapmalarının önündeki engelleri tespit etmek ve bu engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik öneriler sunmaktır. Yapılan araştırmada araştırma yöntemi olarak karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesi amacıyla niceliksel araştırma modellerinden tarama modeli uygulanmıştır. Ayrıca araştırmanın nicel kısmını desteklemek ve katılımcıların kadın yöneticilerin kariyer engellerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla ölçeğin sonunda açık uçlu bir soru sorulmuş, bu sorulara verilen cevaplar nitel araştırma yöntemleri ile incelenmiş, araştırmanın sonunda öğretmen ve yöneticilerin kadın yöneticilerin kariyer engellerine ilişkin önerilerine yer verilmiştir. Araştırmanın evreni; İstanbul ili örneklemi ise İstanbul ili Bahçelievler ilçesindeki resmî eğitim kurumlarında (ilkokul, ortaokul ve lise) görevli öğretmen, müdür ve müdür yardımcılarından oluşmuştur. Araştırmada Ayşe KARACA (2007) tarafından geliştirilen "Kadın Yöneticilerde Kariyer Engelleri" isimli ölçek gerekli izinler alındıktan sonra uygulanarak veriler toplanmıştır. Ölçeğin genel güvenilirliği .808Cronbach Alpha değeri bulunmuştur. Bu değer ölçeğin oldukça güvenilir olduğunu göstermektedir. Kodlama ve analizde "spss" paket programlarından yararlanılmıştır. Elde edilen veriler eleştirel bakış açısı ve bilimsel bilgiler çerçevesinde yorumlanmıştır. İkili değişkenlere göre farklılıkları belirlemek amacıyla t-testi, üç ve daha fazla değişkenlere göre farklılıkları belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Varyans analizlerinde bulunan farklılıkların kaynağını belirlemek amacıyla LSD (Least Significant Difference) testi uygulanmıştır. Araştırma sonunda genel tutum puanları incelendiğinde, cinsiyet değişkenleri arasında anlamlı düzeyde farkın olduğu görülmüştür. Ancak medeni durum, mesleki kıdem, yaş, branş, okul türü ve unvan değişkenleri arasında anlamlı düzeyde farkın olmadığı görülmüştür. Kadının öncelikli sorumluluğunun evi ve ailesi olarak görülmesi, kadınların kişisel tercih ve algıları, informal iletişim ağlarına katılamama, örgüt kültürü ve politikalarının erkeklere yönelik oluşturulması ve cinsiyetle bağdaştırılan kalıplaşmış önyargılar kadınların kariyer yapmalarının önündeki başlıca engellerdir. Ayrıca eğitim düzeyi değişkenine bakıldığında, "Çoklu Rol Üstlenme" ve "Mesleki Ayrım" alt faktörlerinde eğitim düzeyleri arasında anlamlı farkın olduğu görülmüştür. Yapılan analize göre "Çoklu Rol Üstlenme" alt faktöründe ön lisans ile lisansüstü ve lisans ile lisansüstü değişkenleri arasında anlamlı düzeyde farkın ortaya çıktığı görülmüştür. "Mesleki Ayrım" alt faktöründe de ön lisans ile lisansüstü ve lisans ile lisansüstü değişkenleri arasında anlamlı düzeyde farkın ortaya çıktığı görülmüştür. Kadınların kariyer yapmalarının önündeki engelleri aşmak için; işyerlerinde çalışan kadın oranına göre kaliteli ve güvenli kreşler açılmalı, yönetici atamaları cinsiyete göre değil, objektif kriterlere dayalı liyakat esas alınarak yapılmalı, eğitim sisteminin tüm aşamalarında çocuklara, kadın erkek eşitliği ve kadınların çalışma hayatında yer almasının önemi kavratılmalıdır. Anahtar kelimeler: Kadın, Kariyer, Engel, Eğitim, Okul.
Kadın yöneticilerin karşılaştığı engeller. örnek uygulama: İnşaat sektöründe çalışan kadın yöneticilerin karşılaştığı engeller
Küreselleşme ile birlikte değişikliğe uğrayan toplumunun yapısında meydana gelen teknolojik gelişmeyle işgücü yapısında da değişiklikler yaşanmıştır. İşgücü yapısında meydana gelen bu önemli değişikliklerden biri de çalışan kadın sayısında önemli bir artışa sebep olmuştur. Yapılan araştırmalarda son zamanlarda iş yaşamına kadınların artan oranda dâhil olduklarını, fakat bu dâhil olmanın alt seviyelerde olduğu ve üst düzey kadrolarda yeterli düzeyde olmadıklarını göstermektedir. Bu nedenlere sebep olan birçok etkenler olup, günümüz iş hayatında kadınların bir türlü üstesinden gelemedikleri "cam tavan" altında çalışma mecburiyetinde oldukları dile getirilmektedir. Bu tez çalışmasında kadın yöneticilerin karşılaşmış oldukları engellerin, cam tavan sendromları ile birlikte önlerindeki zorlukların neler olduğunu, inşaat sektöründe çalışan kadın yöneticilerle yapılan anketler sonucunda elde edilen veriler ışığında çeşitli analiz teknikleriyle birlikte açıklanmak istenmiştir.
İlhanlı Devleti'nde saray kadınları
Dünya tarihini derinden etkileyen Moğol İmparatorluğu'nun sosyal yapısı, kabile yaşantısında kadın ve erkeğin sorumluluklarını paylaştığı bir gelenekle şekillenmiştir. Moğol yasaları çerçevesinde, saray kadınları yalnızca günlük yaşamın yükümlülüklerini taşımakla kalmamış, aynı zamanda iç ve dış siyasette, savaş ve avcılık faaliyetlerinde, diplomasi ve dinî alanlarda, ticaret ve sanatta, şehzade eğitimi ve aile işlerini yürütmede de aktif roller üstlenmişlerdir. Bu durum, kadınların toplumsal statüsünü ve saygınlıklarını artırmış, onları Moğol toplumunun dinamik yapısının bir parçası haline gelmiştir. Özellikle Cengiz Han döneminde, kadınlar aile yapılarında ve toplumsal organizasyonlarda merkezi bir konumda bulunmuş bu durum daha sonra kurulan Moğol şübe devletlerinde de süregelmiştir. Moğol İmparatorluğu'nun genişlemesiyle birlikte, toplumda kadınların rollerinde belirli değişiklikler meydana gelmiştir. Bununla birlikte, genel olarak kadınların saygınlıkları ve toplumsal önemi korunmuştur. Bu tez, İlhanlı saray kadınlarının birer portresini çizerek bu kadınların çok yönlü hak ve özgürlüklerini incelelemektedir. Söz konusu kadınların İlhanlı Devleti iç ve dış siyasetine olan etkilerini tarihi kaynaklar ve belgeler ışığında ele alarak ortaya koymayı hedeflemektedir. Konunun daha iyi anlaşılması için sık sık İlhanlı öncesi Moğol tarihine atıfta bulunulan çalışmada İlhanlı Devleti tarihine damgasını vuran başta Dokuz, Kutuy, Bulugan, İl-Tüzmiş, Uruk ve Bağdat olmak üzere 20 İlhanlı saray kadınının yaşam serüveni ele alınmıştır. Böylece XIII. ve XIV. Asırda Yakın Doğu tarihini yönlendiren İlhanlı Devleti'nin siyasi ve sosyal tarihine ve bu devletin yönetim merkezi olan İlhanlı sarayına kadın penceresinden bakılmaya çalışılmıştır.
Kamu kurumlarında kadın ve erkek yönetici algısının Van ili özelinde analizi
Kurumsal başarı, rasyonel bir yönetim anlayışı kadar, bu anlayışı eksiksiz biçimde uygulayabilecek yöneticilik bilgi ve becerisine bağlıdır. Kamu sektöründe yöneticilik yetkisi statüsel olmasına rağmen, bunu başarılı bir biçimde kullanmak her zaman mümkün olmayabiliyor. Çünkü yönetme yetkisini kullanmada etkili olan pek çok faktör vardır. Yöneticilerin cinsiyetlerine yönelik algı da bu faktörlerin başında gelmektedir. Bilindiği gibi pek çok toplumda olduğu gibi Türkiye'de de kadın ve erkeğe biçilen roller belirgin bir şekilde farklılık göstermektedir. Bu farklılıkları toplumsal düzlemin değişik düzeylerinde görmek mümkündür. Tamamen mevzuat kayanaklı yetkilerin kullanılmasında da cinsiyet algısının önemli bir rolü olduğu bilinen bir gerçektir. Bu çalışmanın amacı, kamu sektöründe çalışan yöneticilerin, yasal yetkilerini kullanırken, çalışanların idarecinin cinsiyetine dayalı algısının ne kadar etkili olduğunu ortaya çıkarmaktır. Çalışmada özellikle, yöneticilerin otoriteyi kullanma becerisi, kurumsal hakkaniyet yaklaşımları, çalışanlara yönelik iletişim yeteneği ile çalışanları motive etmelerinde cinsiyetlerinin rolünü ortaya çıkarabilmek büyük önem arzetmektedir. Bu amaçla Van ili özelinde bir alan araştırması yapılmıştır. Araştırmanın evreni Van ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her düzeydeki eğitim kurumu olmakla birlikte, örneklemi ise farklı kriterlere göre belirlenmiş okullardır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket metodu kullanılmıştır. Değişik çalışmalarda kullanılan anket ölçeklerinden yararlanırak bir anket ölçeği oluşturulmuş ve belirlenen kurumlardaki çalışanlara online olarak anket formu sunulmuştur. Toplanan veriler SPSS paket programında analiz edilip değerlendirilmiştir. 5'li likert sistemiyle kadın ve erkek yöneticilerin otoriteyi kullanma yeteneği, adalet/hakkaniyet, iletişim, liderlik ve motivasyon faktörleri başlığı altında 37 ifade hazırlanmıştır. Verilerin analizi için Kolmogorov-Smirnov normallik testi, faktör analizi için t testi, One-Way Anova testi yapılmıştır. Daha sonra kadın ve erkek yöneticiye dair frekans tabloları oluşturularak, tüm verilerin bir arada karşılıklı görünmesi amacıyla yönetici cinsiyeti, katılımcı cinsiyeti ve ölçek maddelerinden oluşan üçlü çapraz tablolar yapılarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda, Kadın yöneticilere yönelik, faktörler yönlendirilmiş ve katılımcıların algıları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Erkek yöneticilere yönelikde aynı faktörler yönlendirilmiş ve katılımcıların algıları arasında da anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, eğitim kamu kurumu çalışanları arasında kadın ve erkek yöneticilere yönelik algılar genel olarak benzerlik göstermektedir. Bu bulgular, cinsiyet temelli algıların, eğitim kamu kurumlarında çalışanlar arasında yönetici değerlendirmelerinde belirleyici bir faktör olmadığını işaret etmektedir.
Öğretmen adaylarının okul yöneticiliğine yönelik tutumları
Dünyanın hemen tüm bölgelerinde öğretmenlerin büyük çoğunluğu kadınlardan oluştuğu halde, kadın yöneticilerin sayısı azdır. Ülkemizdeki kadın yönetici sayısının azlığı genel sorununa dayanarak, sınırlı sayıda da olsa, öğretmenlerin yöneticiliğe yönelik tutumlarının araştırıldığı, fakat okul yöneticilerinin kaynağı olan öğretmen adaylarının tutumları ile ilgili çalışma yapılmadığı dikkati çekmektedir.Bu nedenle araştırmada, eğitim fakültesi öğrencilerinin okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, eğitim fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin okul yöneticiliğine yönelik tutumlarının, cinsiyete, bölüme, öğretim türüne (I. ve II. Öğretim), sınıf düzeyine, mezun olunan lise türüne ve en son dönemdeki akademik başarı puanlarına göre farklılık olup olmadığı saptanmak istenmiştir.Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Betimsel bir çalışma olan bu araştırmanın örneklemini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerden, tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 562 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak geliştirilen ?Okul Yöneticiliği Tutum Ölçeği (OYTÖ)? kullanılmıştır. Ölçek formunun birinci bölümü kişisel bilgiler, ikinci bölümü ise, 5'li Likert türünden, ?Kişisel İlgi ve Mesleğe Bakış?, ?Çalışma Koşulları? ve ?Sosyal Saygınlığı? şeklinde üç boyut, 36 maddeden oluşmaktadır. Tutum ölçeğinden elde edilen verilerin analizinde SPSS 17.0 istatistik programı kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, öğretmen adaylarının okul yöneticiliğine yönelik en çok Sosyal Saygınlık ( =3.35) boyutuna, daha sonra Kişisel İlgi ve Mesleğe Bakış ( =3.13) ve Çalışma Koşulları ( =3.12) boyutlarına ilişkin olumlu tutum benimsedikleri ve bu tutumlarının ?orta düzeyde? olduğu anlaşılmaktadır. Öğretmen adaylarının okul yöneticiliğine yönelik tutum ölçeği (OYTÖ) puanları cinsiyet bakımından değerlendirildiğinde, erkek ( =3.27) öğretmen adaylarının kız ( =3.12) öğretmen adaylarına göre okul yöneticiliğine yönelik tutum ölçeği puanlarının daha fazla olduğu görülmektedir.Bölümlere göre, Tukey HSD sonuçları Sosyal Bilgiler Öğretmenliği'ndeki öğretmen adaylarının OYTÖ'nin ?Çalışma Koşulları?, ?Sosyal Saygınlık? alt boyutlarına yönelik tutum puanlarının ve OYTÖ'nin tümüne yönelik tutum puanlarının hem Sınıf Öğretmenliği hem de İlköğretim Matematik Öğretmenliği öğretmen adaylarına göre daha yüksek tutuma sahip olduklarını ve bu farkların da anlamlı olduğunu göstermiştir (p<.05).Öğretim türü, sınıf düzeyi, mezun olunan lise türü ve en son dönem akademik not ortalaması bakımından OYTÖ'nin tümüne yönelik tutum puanlarının anlamlı fark göstermediği belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Öğretmen adayı, okul yöneticiliği, kadın, tutum.?
Kadın yöneticilerin kişisel anlatıları üzerinden spor yönetiminin tahlili: Türkiye örneği
Spor yönetiminde kadın yöneticilerin yaşantıları ve çalışmaları esnasında karşılaştıkları sorunların kişisel anlatıları üzerinden tahlil edilerek, spor yönetimde kadının rolü ve karşılaştıkları sorunların ortaya konması bu tezin amacını oluşturmaktadır. Araştırma Türkiye' de spor yönetiminde kariyer sahibi olan ve farklı spor kurum ve kuruluşlarında iş yaşamını sürdürmekte olan 20 kadın spor yöneticisi üzerinden yürütülmüştür. Nitel araştırma deseninde tasarlanan çalışmada derinlemesine mülakat yöntemi kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde spor yönetiminde kadın yöneticilerin karşılaştıkları fırsat ve engeller, kariyer olanakları, sosyal hak ve özgürlükleri, iş yaşam dengeleri hakkındaki görüşlerinin yanı sıra, mesleklerine ilişkin algıları, iş memnuniyetleri, yaşam doyumlarına ilişkin gibi temaları içeren sorulara yer verilmiştir. Konuya ilişkin verilerin analizinde ayrıca içerik ve dokuman analizi teknikleri de kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucunda belirlenen kodlamalar ve kodlamalar ile ortaya çıkan temalar, bulgular kısmında ortaya konmuştur. Bulgulara göre, kadın katılımcıların cinsiyetleri nedeniyle yaşadıkları sorunlar farklılık göstermekle birlikte ortak sorunlar da mevcuttur. Kadın spor yöneticilerinin çalışma alanlarında cinsiyetleri nedeniyle engellemelere maruz kaldıkları bulgularına ulaşılmıştır. Kadın yöneticilerin toplumsal cinsiyet bağlamında yaşadıkları deneyimler ile Türkiye'de kadın yönetici olmanın zorluğu ortaya konmuştur. Yönetici olarak yükselmede her ne kadar kadın tercih edilmese de toplumsal kabulün yavaşta olsa gelişmeye başlandığı sonucu sevindiricidir. Kadın yöneticilerin tercih edilmemesindeki nedenler olarak; toplumun değer ve yargıları, evli olanların aile içerindeki rolü ve çocuk bakımı, karşılaşılan ana sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın önemi bu alanda literatürde mevcut olan bir boşluğu doldurmayı hedeflemesi ile daha da belirginleşmiştir. Anahtar Kelimeler: Spor, Kadın Yönetici, Spor Yönetimi
Ataerkil sistemde kadın liderliğinin algısı: Benin Cumhuriyeti üzerine bir çalışma
Bu çalışma'nın amacı Cotonou'daki ataerkil sistemdeki tutumlar yoluyla kadın liderliğinin algısını değerlendirmek ve liderlik pozisyonlarındaki kadınların erişimini engelleyen faktörleri ortaya koymaktadır. Bu araştırmanın gerçekleştirilmesi için bu ankete 437 kişi toplam ( 191 İdareci, 140 çalışan ve 106 öğrenci) olarak katılmaktadır ve Cotonou'daki Hizmet şirketlerde anket yapılmaktadır. Bu çalışma için Uluslararası standart ölçekler (WAMS ve WLPQ) ve analiz yapmak için SPSS 21.0 programı kullanılmaktadır. Faktör analizi ile WAMS ölçeği 4 faktöre ve WLPQ ölçeği 3 faktöre oluşturulmaktadır. WAMS (kadın olarak yönetici ölçek) 'in oluşturulan dört faktörün KMO'u (Kaiser-Meyer-Olkin) çok iyi (.801) ve WLPQ'nun oluşturulan üç faktörün KMO'u orta (.688) çıkmaktadır. Ayrıca, bu analizde kullandıldığı İndependant-Samples T-test ve Anova Cotonou'da kadınlar erkeklerden kadın liderlere karşı daha olumlu tutumlara sahip olduğunu göstermektedir. Aynı şekilde tutumları etkileyen en güçlü faktör cinsiyet olduğu ve diğer demografik özellikleri (Eğitim düzeyi, tecrübe yılı, departmanda bir kadın liderin varlığı ve kadın liderle çalışma gibi) bu tutumlarını etkileyebildiği gösterilmektedir. Ayrıca, liderlik pozisyonlarındaki kadın liderlerinin erişimini engelleyen ana faktörü ataekiliği (%64,8) ve duygulanım kadın liderliğe atıfta bulunan ilk özelliğini ortaya koymaktadır. Son olarak, cinsiyet eşitsizliği azaltmak ve liderlik pozisyonlarındaki daha fazla kadınların erişimini teşvik etmek için öneriler önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Kadın liderlik, tutum, ataerkil sistemi, Cotonou
Kadın yöneticilerin dijital liderlik yetkinliğinin cam tavana etkisi: Türkiye'deki üniversitelerde bir araştırma
Bu araştırma, Türkiye'deki üniversitelerde kadın yöneticilerin dijital yetkinliklerinin (dijital liderlik becerileri ve dijital yeterlilikleri), cam tavanı kırma üzerindeki etkisini ve bu yetkinliklerin kadınların daha üst pozisyonlara gelmesi için tek başına yeterli olup olmadığını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Araştırma Türkiye'deki üniversitelerde orta kademede görev yapan (dekanlar, dekan yardımcıları, yüksek okul müdürleri ve yardımcıları, meslek yüksek okulu müdür ve yardımcıları ile enstitü müdürü ve yardımcıları) akademisyen kadın yöneticileri kapsamaktadır. Örnek büyüklüğü 400 kişi olarak tespit edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, regresyon analizi, t testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgulara göre akademide orta kademe kadın yöneticilerinin cam tavan düzeyi düşüktür. Cam tavan engeli çoklu rol üstlenme, kadınların kişisel tercihleri ile stereotip boyutlarından ziyade mesleki ayırımcılık ile örgüt kültürü ve örgüt politikaları boyutlarından kaynaklanmaktadır. Bunun yanında kadın yöneticilerin cam tavan algıları medeni durumu, yaş ve yönetim deneyim süresine göre anlamlı bir farklılığın olmadığını göstermektedir. Diğer sonuçlara göre, kadın yöneticiler, dijital çağdaki kendilerine ilişkin kalıp yargılarına karşı direnç göstermekte ve teknolojiye uyum sağlama konusunda isteklilik göstermektedir. Bu sonuç ile uyumlu olarak katılımcıların dijital liderlik yetkinliklerine bakıldığında yönetici kadınların dijital liderlik becerilerinin düzeyi yüksek ve tüm boyutları (vizyoner liderlik, dijital çağ öğrenme kültürü, mesleki ve sistematik gelişimde mükemmellik, dijital vatandaşlık) üst düzeydedir. Ayrıca kadın yöneticiler yüksek düzeyde dijital yeterliliğe sahiptir. Programlama boyutu dışında dijital yeterliliğin tüm boyutları (iletişim ve iş birliği, problem çözme, dijital içerik geliştirme, bilgi ve veri okuryazarlığı, güvenlik) yüksek düzeydedir. Kadın yöneticilerin dijital liderlik becerileri ve dijital yeterliliği yaş gruplarına göre anlamlı şekilde farklı olurken deneyim süresi açısından anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Çoğu katılımcı, Covid-19 salgınının, dijital becerilerinin geliştirilmesinde ve teknolojiyi verimli kullanmasında etkin rol oynadığını düşünmüştür. Dijital liderlik becerilerinin cam tavan üzerinde anlamlı bir etkisi varken, dijital yeterliliğin anlamlı bir etkisi yoktur. Bütüncül bakıldığında dijital liderlik yetkinliklerinin cam tavan üzerindeki etkisi çok düşüktür.
A woman coordinator in an early childhood education center: A case study on defining leadership based on feminine perspective
The purpose of this study is to understand how a woman coordinator in an early childhood education center defines the concept of leadership by describing her roles and responsibilities. Considering the purpose, a descriptive case study was used as a research method. Data were collected through an in-depth semi-structured interview, detailed observations, field notes, and audio taped voice recordings of conversations, mostly with the coordinator. Data were coded under the two main categories that are: knowledge as power and relationship. There were two sub-categories under the category of relationship: web of inclusion and life balance. Catalytic leadership, distributed leadership, and adaptive work constituted the main category of knowledge as power. In a relationship with the current leadership theories, expert and legitimate power sources were determined in the leadership style of the case. Moreover, determination to present masculine and feminine types of leadership was linked with the people she interacted with and the situation she was in. Despite attempts to distribute responsibilities and tasks in the early childhood center, the power distribution among stakeholders could not be sustained by the coordinator.
Okul yöneticileri ve öğretmenlerin toplumsal cinsiyetçiliğe ve kadın yöneticilerin liderlik becerilerine yönelik görüşleri
Bu araştırmada, okullardaki yönetici ve öğretmenlerin toplumsal cinsiyetçiliğe ve kadın yöneticilerin liderlik becerilerine yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, kadınların okul yöneticiliği yapmalarına engel teşkil eden konular ve kendilerini liderlik becerileri açısından nasıl değerlendirdiklerini belirlemek amaçlar kapsamındadır. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin kadın yöneticilerin liderlik becerilerine ilişkin görüşlerini belirlemek için 17 görüşme ve kadın yöneticilerin okul yöneticiliği yapmalarına engel teşkil eden konular ve kendi liderlik becerilerine yönelik görüşlerini saptamak içinse 15 görüşme olmak üzere 32 görüşme yapılmıştır. Okul yöneticileri ve öğretmenlerin toplumsal cinsiyetçilik ve kadın yöneticilerin liderlik becerilerine ilişkin görüşlerini ortaya koymak amacıyla Glick ve Fiske (1996) tarafından Amerika'da geliştirilen, Sakallı-Uğurlu (2002) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Çelişik Duygulu Cinsiyetçilik Ölçeği (Ambivalent Sexism Inventory) kullanılmıştır. Ölçek, toplamda 1500 kişiye ulaştırılmış ve 1037'si geri dönmüştür. 1037 ölçekten çeşitli nedenlerle (tam doldurmama, bütün sorulara aynı yanıtı verme, vs.) elenen 463 ölçekten sonra kalan 724 kişinin (okul yöneticisi ve öğretmen) verileri değerlendirmeye alınmıştır. Okul yöneticileri ve öğretmenlerle gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler katılımcıların söylediklerinden yapılan alıntılar ile desteklenmiştir. Görüşmelerdeki açık uçlu sorulara verilen yanıtlar kavramlaştırılmış, daha sonra çıktılar üzerinde kodlama yapılarak tema ve alt temalar belirlenmiştir. Analizler sonucunda ortaya konulan tema ve alt temalar için frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve yorumlanmıştır. SPSS paket programı ile gerçekleştirilen t testi analizi, Varyans analizi ve Sidak Post-hoc analizlerine ve bu analizlerin yorumlarına yer verilmiştir. Faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, yorumlar diğer araştırmacıların araştırma sonuçlarıyla ve ilgili alanyazın ile tartışılmıştır.
Aile işletmelerinde pay sahibi kadınların konumunun incelenmesi: Çorum örneği
Ülke ekonomileri içerisinde aile şirketlerinin payı dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış eğilimindedir. Türkiye şirketlerinin neredeyse %90'ını oluşturan aile şirketlerinin, toplam üretim, istihdam ve ortaya konan toplam kazancın büyük bir bölümüne tekabül ettiği görülmektedir. Sahip olduğu yapısal özellikler itibariyle diğer şirketlerden farklı olan aile şirketlerinde yönetici tercihleri çoğunlukla erkek çocuklardan yana kullanılmaktadır. Türkiye'de iş hayatına giren kadınların sayısı gittikçe artmaktadır. Ancak yönetimde bulunan kadınların oranı incelendiğinde aynı artışın gerçekleşmediği görülmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar yönetimde yetersiz temsil edilmektedir. Bu çalışmada, Çorum ilinde Aile şirketleri yönetiminde kadın hissedarların etkinliği araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü nesillere aktarılabilme oranının çok az olduğu, görüşme yapılan kadınların çoğunluğunun yönetimde olduğu, kadın olmalarından dolayı genel olarak bir sorun veya sıkıntı yaşamadıkları, çalışan kadın olmanın çok büyük bir ayrıcalık olduğunu maddi ve manevi yönden birçok katkısının olduğu, yönetimin bütün kademelerinde karar alma, planlama, organizasyon gibi birçok aşamada görev ve sorumluluk alabildikleri, aile büyüklerinin söz sahibi olması ve kararların bu doğrultuda alınmasından dolayı bazı sıkıntıların yaşandığı tespit edilmiştir.
Egitim örgütlerinde kadın yöneticilerin yeri ve kariyer sorunları
Dünyada görülen ekonomik, sosyal ve kültürel degismeler kadınları, çalısma yasamının ayrılmaz birparçası haline getirmistir. Bu degisimle beraber kadınlar, yönetimde yerlerini almaya baslamıslardır.Dünyada ve Türkiye'de yönetim kademelerinde kadınların çok az temsil edildigigörülmektedir. Türk Milli Egitim Sisteminde, kadınlar sayısal üstünlüge sahip olmalarınaragmen yönetim kademelerindeki oranları düsüktür. Kadınların geçimsel nedenlerle çalısıp,yükselme beklentilerinin olmaması, üst düzey görevlere gelmesini en basındanetkileyebilmektedir.Kadın yöneticilerin kariyer sorunları ile ilgili yönetici görüslerini ortaya koymaya çalısan buarastırmada; kadın yöneticilerin özellikleri ve kariyer asamaları süresince karsılastıklarıengellere iliskin veriler toplanmıstır. stanbul ili Kartal, Maltepe ve Kadıköy ilçelerindebulunan resmi ilkögretim okullarından seçilen örneklem grubunu, bu okullarda görev yapanokul yöneticileri olusturmaktadır. Tarama modelinde olan bu çalısmanın verilerinintoplanmasında anket tekniginden yararlanılmıstır. Kadın yöneticilerin kariyer asamalarındakarsılastıgı sorunlara iliskin arastırmada su sonuçlara ulasılmıstır: Kadınların kariyergelisimleri için daha fazla ve uzun süre çalısmaları gerekir. Terfilerde cinsiyet önemli roloynar. Kadın yöneticilerin çalısma yasamlarına ara vermek zorunda kalmaları (dogum vb.sebeplerle) yükselmelerini önler. Ayrıca uygulanan anket ile yöneticilerin kadın yöneticilerinözellikleri incelenmis, demografik özelliklerine göre bazı farklılıklar oldugu görülmüstür.Deneyim, is hakimiyeti ve takım çalısmasına yatkınlık boyutunda bekar yöneticiler, evliyöneticilerden daha olumlu görüs bildirmistir. 31?40 yas arası katılımcılar, 21?30 yas arasıkatılımcılara göre kadın yöneticilerin alanlarına daha hakim, vizyona tesvik edici oldugusaptanmıstır.Anahtar Kelimeler: kariyer, kadın yöneticiler, kariyer gelisimi, kariyer sorunları
İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları ile kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik stilleri arasındaki ilişki: İstanbul ili Kadıköy ilçesi örneği
Dünyada ve Türkiye'de ekonomik, sosyal ve kültürel değişimlerin yaşanmasıyla birlikte kadın, çalışma hayatında daha fazla yer almıştır. Ancak çalışan kadın sayısının artışıyla beraber yönetimdeki kadın sayısında aynı oranda artışlar görülmemiştir. Türk Milli Eğitim Sisteminde de kadınlar sayısal üstünlüğe sahip olmalarına rağmen yönetim kademelerindeki sayıları düşüktür. Okullarda görev yapan öğretmenlerin kadın yöneticilere bakış açılarının ve kadın yöneticileri lider olarak görüp görmemelerinin, kadın öğretmenlerin yöneticiliğe yönelmelerini, bu kademelerde yer almalarını ve ilerlemelerini doğrudan etkilediği düşünülmektedir.Bu araştırmada İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin, kadın yöneticilere yönelik tutumları ile kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik davranışları, öğretmenlerin cinsiyet, yaş, kıdem, öğrenim düzeyi, branş, medeni durum, mezun olduğu okul, öğretmenin kadın yöneticiyle çalıştığı süre değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Aynı zamanda öğretmenlerin kadın yöneticilere yönelik tutumları ile kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Kadıköy ilçesinde MEB'e bağlı 55 ilköğretim okulundaki öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullarda kadın yöneticinin görev yaptığı 28 tane ilköğretim okulundan 370 öğretmen oluşturmaktadır.Araştırma yapılırken Berkman Y. A. ve Aycan Z. (2005) tarafından geliştirilen, Kadın Yöneticilere Yönelik Tutum Ölçeği, 29 maddeden ve 3 alt kategoriden oluşan Likert ölçek, Demir, H. ve Tarhan, O. (2008) tarafından geliştirilen Liderlik Davranışları Ölçeği, 22 sorudan, 2 alt kategoriden oluşan Likert ölçek kullanılmıştır. Ayrıca kişisel bilgi formu ile öğretmenlerin istenilen demografik özellikleri tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, fark testlerinde t testi, varyans analizi (One- Way ANOVA), Kruskal Wallis-H testi yapılmıştır. İlişkisel analizde Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır.Öğretmenlerin kadın yöneticilerde algıladıkları liderlik davranışları mezun olduğu okul ve kadın yöneticiyle çalışılan süre değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin kadın yöneticiye yönelik tutumları cinsiyet, mezun olduğu okul, branş ve kadın yöneticiyle çalışılan süre değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin algıladıkları liderlik davranışları ile kadın yöneticiye yönelik tutumları arasında ve algıladıkları liderlik davranışları alt boyutları ile kadın yöneticiye yönelik tutumları alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Kullanılan Anahtar Kelimeler: Lider, Dönüşümcü Lider, Etkileşimci Lider, Kadın Yöneticiler, Kadın Lider, Tutum
Okul yöneticisi olarak görev almada bayan öğretmenlerin yeri
Eğitim bir ülkenin kalkınması için büyük önem taşımaktadır. Eğitimin sağlandığı en önemli yerde şüphesiz ki okuldur. Bu anlamda okulları yöneten, okul yöneticilerinin seçimi de önem arz etmektedir. Ancak ülkemizde cinsiyete dayalı biyolojik farklılığın insan toplumunun tarih içindeki yolculuğuna baktığımızda kadınların erkeklere göre dezavantajlı bir konumda oldukları göze çarpmaktadır. Yani kadınlık ve erkeklik olguları sosyal ve psikolojik anlamlarda, toplumsal cinsiyet ve cinsiyete dayalı rol kavramlarını doğurmuştur. Bu rollerin oluşmasında ve korunmasında toplumumuzun ataerkil yapısının çok etkisi vardır. Yaşamımızı doğrudan etkileyen bu kalıp yargılar günümüzde yönetici seçimlerinde de baskın çıkmaktadır..Bayanların varoluşları ve genelde bütün insanların dengeli bir sosyal hayata geçişi için bu kalıp yargıların ortadan kalkması ya da eşitlenmesi gerekmektedir. Eğitim sürecinin bu değişim açısından önemi açıktır. Bu değişim ise, ancak konuyla ilgili farkındalığın artmasıyla gerçekleşebilir. Söz konusu farkındalığa küçük bir katkı sunmayı amaçlayan bu çalışmada okul yöneticisi olarak görev almada bayan öğretmenlerin yerini ve bunun sonuçları araştırılmaktadır.Araştırma, 2011-2012 öğretim yılında İstanbul İli Kadıköy İlçesinde rastgele seçilmiş özel liseler ve devlet liselerinde görev alan 214 bayan müdür, müdür yardımcısı ve öğretmenler ile gerçekleştirilmiştir. Ankete katılan öğrencilerin fikirlerini dürüstçe yansıtabilmeleri için kimlik bilgisi içermeyen soru kâğıtları kullanılmıştır. Anketlerden eksik ve hatalı doldurmalar çıkarılmıştır.Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, SPSS (Staristical Package fort he Social Sciences) bilgisayar programından yararlanılmıştır. Okul yöneticisi olarak görev almada bayan öğretmenlerin yerinin çeşitli değişkenlere göre farklılıkları Mann Whitney U (MU) testi ile Kruskal Wallis (KW) testi yapılmıştır. Daha sonra anlamlı çıkan sonuçlar için hangi gruplar arasında anlamlılık olduğunu gözlemlemek adına sonuçlar ikili olarak tekrar karşılaştırılmıştır.Araştırma sonucunda yaş değişkenine göre yaş arttıkça olumlu değerlendirmelerinde arttığı; öğrenim seviyesi değişkenine göre ise seviye arttıkça olumlu değerlendirmenin arttığı, yönetici kıdemi değişkenine göre kıdem aralığı arttıkça olumlu değerlendirmelerin arttığı, kıdem değişkenine göre ise kıdem arttıkça olumlu değerlendirmelerin arttığı görülmüştür. Ayrıca olumsuz niteleme içeren değerlendirmelerin düşük oranlar almış olması kadın yöneticiler için iyi bir sonuç çıkarımı olduğu anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Okul, Okul Yöneticisi, Cinsiyet, Cinsiyet Kalıpyargıları,
Okul müdürlerinin yeterlilik düzeylerinin ve yönettikleri okulların ikliminin kadın ve erkek müdürler bazında karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Kadınların iş hayatına erkeklere oranla daha az katıldığı dünya genelinde bilinen ve araştırmalarla da net olarak tespit edilen bir gerçektir. Bu araştırma, bu gerçekten hareketle çalışan kadınların iş hayatındaki performansını ölçerek varsa kadın ve erkek çalışanlar için geliştirmeye açık alanları ve özellikle kadınların başarılı oldukları/olacakları istihdam alanlarını belirleme, kadınları iş hayatına katılma hususunda destelemek ve cesaretlendirmek üzere yapılmıştır.Bu araştırmada ilköğretim ve liselerde görev yapan kadın ve erkek okul müdürlerinin yeterlilik düzeylerinin ve çalıştıkları okulların ikliminin öğretmen görüşlerine dayalı olarak, okul türüne, okul müdürünün cinsiyetine, yaşına, hizmet yılına, yöneticilik süresine, öğrenim düzeyine, mezun olduğu fakülteye, okulun öğrenci sayısına, öğrenci cinsiyet oranına, öğretmen cinsiyet oranına, öğretmenlerin yaş ortalamasına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Anadolu yakasındaki Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Üsküdar ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okulu ve liselerde görev yapan 70 okul müdürü ve 570 öğretmen oluşturmaktadır. Bu doğrultuda ölçekler, bu evrenden kotalı-oranlı-tesadüfi örnekleme yöntemleri ile seçilmiş 28 kadın, 42 erkek müdürün görev yaptığı okullarda, tesadüfi yöntemi ile seçilmiş toplam 570 öğretmene uygulanmıştır.Okul müdürlerinin yeterlilik düzeylerini belirlemek üzere Şahin (2003) tarafından geliştirilen ?Okul Müdürlerinin Yeterlilikleri? adlı veri toplama aracı kullanılmıştır. Ölçek, Öğretimsel Liderlik, Araştırma ve Mesleki Gelişim, İnsan Kaynakları Yönetimi, Okul-Çevre İlişkileri, İletişim, Öğrenci İşleri, Okul İşletmeciliği, Kişilik Özellikleri olmak üzere sekiz yeterlilik alt boyutunu betimleyen 97 maddeden oluşmaktadır. Okul iklimi algılarını belirlemek için ise Halpin ve Croft tarafından geliştirilen ve Paknadel (1988) tarafından uyarlanan Örgütsel İklimi Betimleme Anketi (= Organizational Climate Description Questionnaire, OCDQ/ÖİBA) kullanılmıştır. ÖİBA, Çözülme, Engellenme, Moral, Samimiyet (Öğretmen Grubu Davranışları) ve Yüksekten Bakma, Yakından Kontrol, İşe Dönüklük ve Anlayış Gösterme (Yönetici Davranışları) olmak üzere sekiz alt boyuttan oluşmaktadır.Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, ayrıca gruplar arası farkı belirlemede Kruskal Wallis-H Testi; hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemede Mann Whitney-U Analizleri uygulanmıştır.Araştırma sonucunda okul müdürlerinin yeterlilik düzeyleri ile yönettikleri okul ikliminin cinsiyete göre farklılaşmadığı, ancak yeterlilik düzeyinde kadın müdürlerde görev yaptıkları okul türüne, erkek müdürlerde ise yaşa ve hizmet yılına göre; okul ikliminde kadın müdürlerde okul türüne, müdürün öğrenim düzeyine, okuldaki öğretmen ve öğrenci cinsiyet oranına göre çözülme, engellenme, samimiyet ve yüksekten bakma alt boyutlarında, erkek müdürlerde ise okul türüne, müdürün hizmet yılına, öğrenci sayısı ve öğretmen cinsiyet oranına göre engellenme, yüksekten bakma ve yakından kontrol alt boyutlarında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Erkek müdürlerde 36-40 yaş grubu müdürlerin yeterlilik düzeyinin diğer yaş gruplarına göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonunda müdürün branşı, yöneticilik süresi, mezun olduğu fakülte ve okuldaki öğretmenlerin yaş ortalaması değişkenlerinin müdürlerin yeterlilik düzeyleri ve yönettikleri okulların ikliminde anlamlı fark yaratacak düzeyde etkili değişkenler olmadıkları tespit edilmiştir.
Kadın çalışanların cam tavan engelleri ve iş tatminine etkisi: Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi örneği
Kadınların iş yaşamında sayılarının giderek artmasına rağmen tepe pozisyonlarda yeterince temsil edilmedikleri görülmektedir. Bunun nedeni ise ?cam tavan? olgusuyla açıklanmaktadır. Kadın çalışanların tepe pozisyonlara ulaşmasını, eğitim, bilgi, beceri ve başarılarını göz ardı ederek engelleyen görünmez ve aşılması zor engellere cam tavan engelleri denmektedir. Bu engeller kişinin kendisinden kaynaklanabildiği gibi erkek çalışanlardan ve diğer kadın çalışanlardan da kaynaklanabilmektedir.Kısaca çalışanların işlerinden duydukları memnuniyet derecesi olarak tanımlanan iş tatmini ise örgütlerde üzerinde önemle durulan konuların başında gelmektedir. Cam tavan olgusunun kadın çalışanların iş tatminine etki eden en önemli faktör olduğu düşüncesinden yola çıkılarak bu araştırmanın yapılmasına karar verilmiştir.Yurt dışında yapılan araştırmalarda cam tavan olgusuna genellikle tıp sektöründe rastlandığı gözlenmiştir. Türkiye'de tıp sektöründe bu konuda araştırma yapılmamış olmasından dolayı uygulama için AKÜ Tıp Fakültesi tercih edilmiş, çalışanların kadın yöneticilere karşı tutumları, kadın çalışanların cam tavan algıları ve cam tavanın iş tatminine etkileri ölçümlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Cam Tavan, Kadın Yöneticiler, İş Tatmini, Tıp Sektörü.