Türkçe öğretimi
728 theses under this subject heading
Türkiye'deki Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımları
Bu araştırmanın amacı Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımlarını belirlemektir. Olgubilim modelinde tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Altınözü ilçesinde görev yapan ve sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Söz konusu formda 18 açık uçlu soru yer almaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini yeterli seviyede görmedikleri, 2018 Türkçe Öğretim Programının Suriyeli öğrencilere yönelik yetersiz buldukları ve programın güncellenmesi gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmenler, Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerine yönelik ilgilerinin yeterli olmadığını, ders kitaplarının yetersiz kaldığını, öğretmenlerin daha fazla etkinlik ve materyal kullanmaları gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmeye yönelik çözüm önerileri belirlenmiştir.
Zorunlu göç kapsamında Hatay'da bulunan Suriyeli öğrencilere yönelik Türkçe öğretimi, toplumsal uyum ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin öğretmen görüşlerinden hareketle incelenmesi
Bu çalışma Suriye'de yaşanan iç karışıklıklardan sonra zorunlu olarak Türkiye'ye göç eden ve Türkiye'nin birçok yerine dağılan Suriyelilerin en yoğun olduğu illerin başında gelen Hatay'da gerçekleştirilmiştir. Hatay, coğrafi konumu itibariyle Türkiye'nin en güneyinde ve Suriye'ye sınır olarak en yakın iller arasında yer almaktadır. Bu coğrafi yakınlığa ek olarak Suriye ile tarihsel, kültürel, komşuluk ve akrabalık bağı bulunması nedeniyle de Suriye nüfusunun diğer illere göre daha yoğun olan bir bölgedir. Bu tezin amacı, ülkelerinden zorunlu olarak göç eden ve Hatay'a yerleşip burada eğitim gören ilkokul ve ortaokul düzeyi Suriyeli öğrencilere yönelik başta Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve toplumsal uyum çalışmaları olmak üzere eğitim-öğretim faaliyetlerini konuyla ilgili belgelerden, gerçekleştirilen ulusal ve uluslararası projelerden, dokümanlardan ve alanda elde edilen verilerden hareketle analiz edilmeye çalışmaktır. Bununla birlikte eğitim gören Suriyeli öğrencilerin ve bu öğrencilerin eğitim gördüğü okullarda görevli öğretmenlerin eğitim sürecinde yaşadıkları olası güçlükleri öğretmen görüşlerinden hareketle tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda sahada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, veriler gözlem, görüşme ve doküman analizi teknikleriyle elde edilmiştir. Ayrıca araştırma durum tespiti desenlerine göre tasarlanmıştır. Sonuç olarak Türkiye'de Suriyeli öğrencilere yönelik uygulanan eğitim politikalarından birinin Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine dahil edildiği; Hatay özelinde bakıldığında bunun birebir uygulandığı; Suriyeli öğrencilerin bulunduğu okullardaki öğretmenlerin birçoğunun konuyla ilgili hizmet içi eğitimler aldığı; alınan eğitimlerin daha çok uygulamaya dönük olması gerektiği; Suriyeli öğrencilerin başta Türkçe öğrenimi olmak üzere birtakım güçlüklerle karşılaştığı; öğretmenlerin ders anlatımlarında farklı yöntem ve tekniklerle görsel materyalleri kullandığı ve bu durumun olumlu yönde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Animasyonların çocuğun epistemolojik gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; animasyon filmlerinde geçen bilgi türlerinin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenme becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinin Oğuzeli ilçesinde bulunan ve tam gün eğitim veren bir devlet ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 70 öğrenciyle yapılan araştırma karma yöntem yaklaşımlarından iç içe gömülü desene göre modellenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 24'ü animasyon filmlerinin izletildiği deney grubunda, 23'ü çocuk filmlerinin izletildiği plasebo grubunda, 23'ü ise Türkçe derslerinin müdahalesiz işlendiği kontrol grubunda bulunmaktadır. Araştırmada nicel verilerin yanında öğrenci ve araştırmacı deneyimlerine ilişkin nitel veriler de toplanmıştır. Bu araştırmada deneysel müdahale sürecine nitel veriler dâhil edilmiştir. Çalışmanın nicel boyutu ön test, son test, kalıcılık; deney, kontrol ve plasebo gruplu 3x3'lük yarı deneysel desene göre, nitel boyutu ise durum çalışmasına göre desenlemiştir. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Bilgi Türleri Ölçme Aracı ile nitel verileri ise Bilgi Cümlelerini Bilgi Türlerine Göre Değerlendirme Formu, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Öğrenci ve Araştırmacı Günlüğü ile toplanmıştır. Deneysel işlem süreci ön test ve son testlerin uygulanmasıyla birlikte 12 hafta sürmüştür. Araştırmada deneysel işlemin bitimi ile son test uygulamasını takip eden 6. haftada kalıcılık testi uygulanmış ve ölçümleri alınmıştır. Tüm ölçme uygulamaları üç gruba da eş zamanlı bir şekilde uygulanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi SPSS 23.0 programı ile yapılmış, nitel verilerin analizinde ise içerik ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, animasyon filmi izleyen öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney, kontrol ve plasebo gruplarının son testlerinde deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. İstatistiksel açıdan animasyon filmlerinin 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenmeleri konusunda anlamlı ve kalıcı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerden uygulama sırasında öğrenci günlükleri ve sonrasında da görüşmeler yoluyla toplanan verilerden animasyon filmlerinin bilgi türlerini eğlenceli ve kalıcı bir şekilde öğretebildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Türkçe öğretimi ile ilgili web siteleri ve uygulamaların incelenmesi
Bu çalışmada, Türkçe öğretimi için hazırlanan web sitesi ve uygulamaları çeşitli boyutlar çerçevesinde incelemek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden betimleyici araştırma ile doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın verilerini Türkçe öğretimi alanında oluşturulan kurumsal ve kişisel web siteleri ile App Store ve Google Play'de bulunan uygulamalar oluşturmuştur. Web siteleri ve uygulamalar için ayrı ayrı veri toplama araçları geliştirilmiştir. Çalışma sonucunda Türkiye'de faaliyet gösteren 207 üniversiteden 131'inde Türkçe öğretim merkezi bulunduğu ve en fazla TÖMER'in İstanbul'da yer aldığı (f=28), Batman, Hakkâri ve Şırnak'ta ise faaliyet gösteren TÖMER bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu merkezlerin web siteleri incelendiğinde en fazla içeriğe sahip başlık İletişim (f=128) olurken, en az içeriğe sahip başlığın Diğer Diller (f=10) olduğu saptanmıştır. Üniversiteler; kısaltma isim olarak en fazla TÖMER'i kullanırken (f=94), 8 üniversite ise herhangi bir kısaltma isim kullanmamıştır. Çalışmada Türkçe öğretimi alanında hazırlanan uygulamalarda App Store ve Google Play'deki uygulamalar aldığı beğeni, indirilme sayısı ve hitap ettiği yaş seviyesine göre analiz edilmiştir. Analiz sonucunda en fazla veriye sahip olan anahtar kelimenin Söz Varlığı, en az veriye sahip anahtar kelimenin Karikatür olduğu, App Store'deki uygulamaların genel olarak 4 yaş ve üzeri seviyeye, Google Play'deki uygulamaların genel olarak tüm yaş seviyelerine hitap ettiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Altı Şapkalı Düşünme tekniğinin ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin eleştirel okuma becerilerini geliştirmelerine etkisi
Bu araştırmada, altı şapkalı düşünme tekniğinin eleştirel okuma becerisini geliştirmeye etkisi incelenmiştir. Çalışmada deney grubunda uygulanan altı şapkalı düşünme tekniğine dayalı okuma egitimi ile kontrol grubunda uygulanan geleneksel okuma eğitiminin öğrencilerin eleştirel okuma becerilerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma, karma yöntem araştırması olarak tasarlanmıştır. Karma araştırma modellerinden, yakınsayan paralel model ile desenlenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Muğla ili Menteşe ilçesine bağlı bir devlet okulunda 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu öğrencilerden 15 öğrenci deney grubunu, 15 öğrenci kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada deney grubunda 7 hafta boyunca altı şapkalı düşünme tekniğine dayalı okuma etkinlikleriyle eleştirel okuma eğitimi yapılmış, kontrol grubuna herhangi bir etkinlik uygulanmamıştır. Kontrol grubunda öğretmen araştırma boyunca Türkçe ders programı doğrultusunda kendi yaptıkları etkinlikleri öğrencilere yaptırmış olup öğretmene herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırma verileri, eleştirel okuma ölçeği, eleştirel okuma başarı testi ve görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 (Statistic Package For Social Science) programıyla analiz edilmis, veriler t-testi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA sınanarak deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farkın olup olmadığına bakılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunun analizi, betimsel analizi yöntemi ile yapılmıştır. Öğrencilerin verdikleri cevaplardan doğrudan alıntılar ile puanlar desteklenmiştir. Deney grubu öğrencileri ile uygulama sonunda yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler de betimsel analiz edilmiştir. Nicel ve nitel bulgular birleştirilerek sonuçlar verilmiştir. Yapılan analizler sonucu, deney ve kontrol grupları arasında eleştirel okuma düzeyi yönünden deneysel işlem öncesi anlamlı bir fark olmadığını; altı şapkalı düşünme tekniğinin kullanıldığı deneysel işlem sonrasında iki grup arasında eleştirel okuma düzeyi yönünden deney grubu lehine anlamlı bir farkın ortaya çıktığını göstermektedir. Araştırma sonucunda altı şapkalı düşünme tekniğine dayalı öğrenme yaklaşımının, MEB tarafından hazırlanan öğretmen kılavuz kitabı etkinliklerine dayalı öğretime göre, öğrencilerin eleştirel okuma becerisi puanlarını anlamlı bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir. Araştırmaya göre altı şapkalı düşünme tekniğine göre yapılan okuma etkinliklerinin öğrencilere önemli katkıları olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre önerilere yer verilmiştir.
Türkiye ve Azerbaycan'da ortaokul 7. sınıf Türkçe dersi öğretim programının ve ders kitaplarındaki metinlerle etkinliklerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu çalışmada, Türkiye ve Azerbaycan'da 2019-2020 eğitim-öğretim yılında kullanılmakta olan ortaokul 7. sınıf Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Azerbaycan Türkçesi Dersi Öğretim Programı'nın ve ders kitaplarındaki metinler ile etkinliklerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel aştırma yaklaşımı ile hazırlanan bu çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada döküman analizi ile her iki ülkenin Türkçe öğretim programları ve 7. sınıf Türkçe ders kitaplarından ilgili veriler toplanmıştır. Öğretim programlarının karşılaştırılması aşamasında karşılaştırmalı eğitim yaklaşımlarından yatay yaklaşım kullanılmıştır. Araştırmanın bulgular kısmında elde edilen veriler çözümlenirken doküman analizi yönteminin ilkeleri dikkate alınmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Türkiye ve Azerbaycan'da 2019-2020 eğitim-öğretim yılında kullanılmakta olan ortaokul 7.sınıf Türkçe öğretim programı ve Azerbaycan Türkçesi öğretim programı incelenerek karşılaştırılmıştır. İkinci bölümde, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında her iki ülkede kullanılmakta olan ortaokul 7. sınıf Türkçe ve Azerbaycan Türkçesi ders kitapları içerisinde yer alan metinlerin türleri incelnerek karşılaştırılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, ders kitaplarında yer alan etkinliklerin metinlere ve öğrenme alanlarına (dinleme/izleme, konuşma, okuma, yazma) göre dağılımı incelenerek karşılaştırılmış ve aralarındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Türkçe dersi öğretim programı, Türkçe ders kitabı, karşılaştırmalı eğitim, Azerbaycan
Kelime öğretimi stratejileri açısından yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kitapları üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi derslerinde kullanılan kitaplardaki kelime öğretim stratejileri karşılaştırmalı olarak incelenmiş, buna ek olarak kitaplarda bulunmayan ve ders öğreticileri tarafından kullanılan stratejiler tespit edilerek uygulanış yöntemleri ve sıklıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılan araştırmada veri toplama araçları olarak yabancılara Türkçe derslerinde kullanılan Türkçe ders kitapları, uzman görüşü alarak hazırlanmış olan yapılandırılmış gözlem formları ve ders öğreticileri tarafından doldurulmuş olan anketler kullanılmıştır. Araştırma yabancı dil olarak Türkçe derslerinde kullanılan İstanbul Üniversitesi Yabancılar İçin Türkçe, Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe, Gazi Üniversitesi Yabancılara İçin Türkçe başlangıç seviyesi A1 kitapları çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada bulunan, ders süreçlerinin takip edilmesi için hazırlanmış olan yapılandırılmış gözlem formu İstanbul Üniversitesi Dil merkezi, Yıldız Teknik Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi, Gazi Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezlerinde bulunan üçer sınıfta uygulamaya tabii tutulmuştur. Araştırmanın veri toplama araçlarından olan anketler Ankara, İstanbul, Kastamonu, Trabzon, Gaziantep, Tiflis, Saraybosna, şehirlerinde bulunan toplam 90 okutmana uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi kitaplarında bulunan stratejilerin uygulandığı etkinlik alanlarının ve sıklıklarının değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Belirlenmiş olan kelime öğretim stratejilerinin hepsinin mevcut kitaplarda bulunmadığı görülmüştür. Ders öğreticilerinin kelime öğretimi stratejileri konusunda alan bilgisi ve farkındalık eksikliği olduğu görülmektedir.
Yabancılara teknoloji tabanlı Türkçe öğretimi: Dinleme becerisinin kazandırılmasına ilişkin durum analizi
Bu araştırma, Türkçenin yabancı (ikinci) dil olarak teknoloji tabanlı öğretiminde dinleme becerisinin Türkiye'deki durumuna ve geliştirilmesine yönelik bir alan yazın çalışmasıdır. Bu bağlamda, teknolojinin dil öğretimi sürecine girdiği programlı öğretim uygulamasıyla başlanıp 2000'li yılların İnternet tabanlı teknolojilerine kadarki alan yazın taranmış; olumlu olumsuz yanlarıyla teknolojinin ikinci dil öğretimine katkısı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde teknolojinin yeterli boyutta kullanılmadığı ortaya çıkmıştır.
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikayelerin kullanılması
Dinleme yalnızca günlük yaşamda değil, bireylerin eğitim-öğretim yaşamlarında da çok önemli bir yere sahiptir. Okul öncesi dönemde dinleme becerileri kendiliğinden doğal biçimde edinilir ve gelişir. Okul döneminde verilecek etkili bir ana dili eğitimi dinlediklerini anlayan, sentezleyen ve değerlendiren öğrencilerin yetişmesine olanak sağlamaktadır. Dinleme becerileri, dil ediniminde ve etkili iletişimde kritik bir role sahip olmasına karşın, diğer dil becerileri bakımından üzerinde çok fazla durulmayan bir beceri alanı olarak göze çarpmaktadır. Bu nedenle dil becerilerinin geliştirilmesinde kritik bir rolü olan ilkokul Türkçe derslerinde dinleme becerisinin geliştirilmesine özel bir önem verilmesi gerekmekte ve dinleme becerilerinin geliştirilmesine yeni, özgün ve farklı yöntemlerin kullanılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu yöntemlerden biri de dijital hikâyelerdir. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikâyelerin etkisinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun 4/D ve 4/E sınıflarında uygulanmıştır. Araştırma kapsamında 4/E deney grubunu, 4/D sınıfı kontrol grubunu oluşturmuştur. Sekiz hafta süren uygulama sürecinde deney grubunda dijital hikâyelere dayalı etkinliklere yer verilmiştir ve bu etkinlikler sınıf öğretmeni tarafından yapılırken, araştırmacı gözlemci görevini üstlenmiştir. Araştırma verileri; dinlediğini anlama testi, dinlemeye yönelik tutum ölçeği, öğretmen ve öğrenci görüşmeleri, gözlem, öğrenme materyalleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ile toplanmıştır. Araştırmada, Dinlediğini Anlama Testinden (DAT) elde edilen verilerin çözümlenmesinde t testi, Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeğinden (DYTÖ) elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analizinden yararlanılmıştır ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı olarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına dayalı ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna göre, Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı dinleme etkinliklerinin işe koşulması öğrencilerin dinlediğini anlama becerilerini geliştirmiştir. • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı yapılan dinleme etkinlikleri öğrencilerde dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirmede etkili olmuştur. • Türkçe dersinde dijital hikâyelerle yapılan etkinlikler kapsamında derslerin hazırlık aşamasında öğrencilerin ön bilgilerini harekete geçirmeye, anahtar kelimelerle çalışmaya ve dinleme amacını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenciler görsel okuma etkinliklerinde dijital hikâyelerin resimlerinden ve bilişim teknolojileri, gazete ve dergi gibi kaynaklardan yaralanmışlardır. Bu etkinliklerin öğrencilerin dinlediğini anlama ve anlamlandırmalarına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Kendini ifade etme basamağında dijital hikâyelerin konu ve içeriklerine dayalı olarak yapılan yazma ve konuşma etkinlerinde öğrencilerin mantıksal bütünlük içinde, neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak, olayları oluş sırasına uygun bir biçimde ürünler ortaya çıkarmaya çalıştıkları gözlemlenmiştir. Ancak konuşma alanında yapılan hazırlıklı konuşma etkinliklerinde öğrencilerin konuşma becerilerini istenilen düzeyde sergileyemedikleri görülmüştür. Görsel sunu etkinliklerinin bazıları konuşma ya da yazma etkinlikleriyle birlikte yapılmıştır. Öğrenciler görsel sunu alanında; resim çizme, slogan yazma, rol oynama, canlandırma gibi etkinlikler yapmışlar; onların bu etkinliklerde bilişim teknolojilerinden yaralandıkları, sunulara uygun görseller ya da gerçek materyaller kullandıkları gözlemlenmiştir. • Dijital hikâyelere dayalı olarak İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı dinleme öğrenme alanında yer alan dinleme kurallarını uygulama, dinlediğini anlama ve tür, yöntem, tekniklere uygun dinleme alanlarında yer alan kazanımlara yönelik etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlikler kapsamında öğrencilerin; - gerek dijital hikâyelerle yapılan dinleme çalışmalarında gerek sesli, paylaşarak okuma ve konuşma etkinliklerinde kurallara uygun dinlemede yer alan kazanımlara uygun dinleme yaptıkları, - ön bilgilerini kullandıkları, dijital hikâyeleri izlerken ve dinlerken seslendirmeyi yapan kişinin vurgu, tonlama ve telaffuzuna dikkat ettikleri, dijital hikâyelerdeki resimlerden yararlanarak dinlediklerini ve izlediklerini anlamlandırdıkları, - dinlediğini anlama becerilerinin geliştiği; ancak ana fikri ve ana duyguyu bulma, dinlediklerinde geçen sorunlara farklı çözümler bulma becerilerinin gelişmediği, - dinleme öncesi yapılan kelime etkinliklerinde öğrencilerin kimi zaman kelimelerin anlamlarını tahmin etmekte zorlandıkları; ancak dinleme sırasında ve sonrasında kelimelerin anlamlarını kavradıkları, - tür, yöntem ve tekniklere uygun dinleme basamağında yer alan kazanımlara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında katılımlı dinleme, seçici dinleme, sorgulayarak dinleme, eğlenmek için masal, hikâye, şarkı vb. dinleme ve izleme, grup konuşmalarını ve tartışmalarını dinleme alanlarında etkinlikler yaptıkları, - ses, müzik, efekt, resim gibi çoklu ortam kullanılarak hazırlanan dijital hikâyelerle dinleme öncesi, dinleme sırası ve dinleme sonrası yapılan etkinliklerle dinlemede motivasyonlarının arttığı ve dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirdiği gözlemlenmiştir. • Öğretmen ve öğrenciler dijital hikâye bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerine, dijital hikâyeye dayalı dinleme etkinliklerine yönelik olarak; - dijital hikâyelerde kullanılan resim, müzik, efekt ve seslendirmeyi beğendiklerini, - bu bileşenlerin dinlenilen metni anlama, zihinde canlandırma ve metni tahmin etmede yardımcı olduğunu, - müzik ve efektlerin, hikâyelerin duygusunu aktardığını, - Türkçe dersine karşı daha önce olumsuz olan tutumun dijital hikâyelere dayalı etkinlikler sayesinde olumlu yönde değiştiğini, - derse katılımın, derse olan sevginin ve motivasyonun arttığını, - dinleme becerilerinin geliştiğini, - dinlemeye karşı olumlu tutum geliştiğini belirtmişlerdir. • Uygulama sonrasında yapılan görüşmelerde, öğretmen ve öğrenciler dijital hikâyelerin bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerinde yapılacak dinleme etkinliklerine, dijital hikâyelerin diğer derslerde kullanılmasına yönelik olarak; - dijital hikâyelerdeki resimlerin animasyon formatındaki gibi hareketli olması, - dijital hikâyelerin seslendirmelerinde farklı seslerin kullanılması, - dijital hikâyelerin resimlerinin çoğaltılması, - dinleme etkinliklerinde yazılı etkinliklerin yanı sıra sözel ve resim çizme gibi etkinliklere yer verilmesi, - dijital hikâyelerin Fen ve Teknoloji, Matematik, Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler gibi derslerde kullanılmasına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Türkçe Dersi, Dijital Hikâye, Dinleme Becerileri.
Türkçe dersinde otantik görev temelli otantik materyal kullanımının öğrencilerin okuduğunu anlama, yazma becerileri ve yazma motivasyonları üzerindeki etkisi
İlkokulda çok önemli bir yeri olan Türkçe dersinin amacı kişiler ve toplumlar arasında etkili bir iletişim sağlanmasının ön koşulu olan dil becerilerinin öğrencilere etkili bir şekilde kazandırılmasıdır. Türkçe dersiyle öğrencilerin dil becerilerinin geliştirilmesi, nitelikli ve aynı zamanda bilinçli birer okuryazar olarak yetişmeleri amaçlanmaktadır. Bu amaca hizmet edecek yaklaşımlardan biri de otantik görev ve materyallere dayanan otantik öğrenme yaklaşımıdır. Bu araştırmanın amacı Türkçe dersinde otantik görev temelli otantik materyallerin okuduğunu anlama, yazma motivasyonu ve yazma becerileri üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem desenlerinden iç içe karma desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutuna yönelik veriler yarı deneysel işlemle toplanmış; denel işlem, ön-test son-test kontrol gruplu desene uygun olarak yapılmıştır. Nitel boyuta ilişkin veriler ise uygulama sonunda yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Eskişehir il merkezinde bulunan bir ilkokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya deney grubu olarak belirlenen 4-E sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci ile kontrol grubu olarak belirlenen 4-G sınıfında öğrenim gören 21 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veriler "Kişisel Bilgi Formu", "Okuduğunu Anlama Testi", "Yazma Motivasyonu Ölçeği", "Yazma Becerileri Ölçeği" ve öğrenciler ile öğretmenin otantik görev temelli otantik materyallere yönelik görüşlerini belirlemek için hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Ayrıca haftada 6 saat olmak üzere 10 hafta süresince gerçekleştirilen uygulamada araştırmacı tarafından geliştirilen Türkçe dersi Yenilikler ve Gelişmeler, Dünyamız ve Uzay temalarına yönelik ders planları ve öğretim materyalleri kullanılmıştır. 10 hafta boyunca haftalık 6 saatlik derslerde öğrencilerle yapılan etkinliklerin tümü, öğrencilerin gerçek yaşamda günlük olarak karşılarına çıkan materyallere ve gerçek yaşamdaki okuma ve yazma amaçlarına göre düzenlenmiş; böylece dersler otantik görev temelli otantik materyallerle sürdürülmüştür. Bu ders boyunca okunan ve yazılan her metin gerçek bir amaca hizmet etmiştir. Ders sürecinde okunan ve derse rehberlik eden tüm yazılar çeşitli dergi, gazete gibi otantik materyallerden; izlenen ve dinlenen her materyal de televizyon, radyo gibi otantik materyallerden seçilmiştir. Denel işlem sürecinde grup çalışmaları da gerçekleştirilmiş; bu çalışmalarda etkinlikler öğrencilere gruplar halinde yaptırıldıktan sonra, grupların sınıfa sunum yapmaları istenmiştir. Ünite sonlarında genel değerlendirme kapsamında çalışmalar yapılmış, aynı zamanda öğrencilerin oluşturdukları ürünler toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde ilişkisiz örneklemler için t testinden yararlanılmış, nitel veriler ise betimsel analizle çözümlenmiştir. Araştırma bulgularının genel değerlendirilmesi yapıldığında Türkçe dersinde otantik görev temelli otantik materyal kullanımının ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazma becerileri ile yazma motivasyonlarını geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, araştırmanın katılımcıları olan öğrencilerin otantik görev temelli otantik materyaller aracılığıyla yürütülen Türkçe derslerine yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Katılımcıların otantik materyalleri günlük yaşamlarında karşılarına çıkan materyallere benzettikleri ve eğitici-öğretici buldukları; kitap oluşturma, mektup okuma-yazma ve yapılan etkinliklerin başkaları tarafından görülecek olmasının öğrencilerin hoşlarına gittiğini ifade ettikleri görülmüştür. Bu sonuçların yanı sıra öğrencilerin okuma metinlerinin uzun olmasından hoşlanmadıkları, kitap oluştururken ve uzun metinleri okuyup yazarken zorlandıkları, yine uzun metinlerin okunup yazılması sırasında sıkıldıkları bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen diğer sonuçlar ise otantik materyaller sayesinde öğrencilerin okuduklarını ve yazdıklarını daha iyi anladıklarını, okuduklarının daha kalıcı olduğunu, daha hızlı okuduklarını ve yazdıklarını, okuma ve yazmayı daha fazla sevdiklerini ve bu eylemlerde bulunmak için daha istekli olduklarını, okuyup yazarken noktalama işaretlerine dikkat ettiklerini ve daha özenli okuyup yazdıklarını ifade ettikleri yönündedir. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Otantik görev, Otantik materyal, Okuduğunu anlama, Yazma becerileri, Yazma motivasyonu.
6?8. sınıf Türkçe ders kitaplarının tema ve metin türü yönünden incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, 6-8. sınıf Türkçe ders kitaplarını tema ve metin türü yönünden incelemektir. Ders kitaplarının, öğretim programının uygulanmasında temel kaynaklar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, öğretim programının bileşenlerini tam anlamıyla yansıtması beklenir. Çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Kuram çerçevesinde yapılandırmacılık, çoklu zekâ kuramı, tematik yaklaşım ve metin türleri üzerinde durulmuştur. Türkçe ders kitapları tema dağılımları, tema-alt tema uygunluğu, tema tasarımları, disiplinlerarasılık (tematik yaklaşım), alternatif çoklu zekâ etkinlikleri ve metin türlerinin doğru belirlenmesi bakımından incelenmiştir.Ders kitaplarının farklı sınıflarda tema, alt tema; aynı sınıf düzeyinde de alt tema tekrarına düştükleri gözlemlenmiştir. Bazı metinlerin ana temaya uygun olmadığı hatta aynı metnin farklı kitaplarda farklı temalara dâhil edildiği görülmüştür. Disiplinlerarası ilişki düşünüldüğünde ise en çok Sosyal Bilgiler dersiyle ilişkilendirme yapılırken Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersiyle hiçbir ilişkilendirme yapılmadığı, disiplinlerarası ilişkilendirme yapmada 6. sınıftan 8. sınıfa doğru bir düşüş olduğu gözlemlenmiştir. Kitapların daha çok kinestetik ve görsel zekâya yönelik alternatif etkinlik verdiği ancak birçok zekâ alanına hitap edecek görsel-işitsel yayınları ek olarak sunmadıkları görülmüştür. Metin türü ayrımında gerekli hassasiyetin gösterilmediği saptanmıştır. Metin türlerinden söyleşi ve deneme türünün birbiriyle karıştırıldığı; anı türünde aktaranın belirtilmediği; düşünce yazısı, didaktik metin gibi genel adlandırmaların tür olarak verildiği; bazı metinlerde de türün iyi örneği kullanılmadığı sonuçlarına varılmış ve bunlara yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Ders kitabı, tema, metin türü.
9. sınıf öğrencilerinin 6-8. sınıflar Türkçe öğretim programındaki okuduğu metni anlama ve çözümleme kazanımlarına ulaşma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin Türkçe dersi 6-8. Sınıflar Türkçe öğretim programında yer alan okuduğunu anlama kazanımlarına ulaşma düzeylerini değerlendirmektir. Bu nedenle betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Malatya il merkezindeki üç farklı lise türü oluşturmaktadır. Anadolu lisesi, genel lise ve güzel sanatlar lisesi 9. sınıf öğrencilerine veri toplamak amacı ile test uygulanmıştır. Testte ?okuma? öğrenme alanının ?okuduğu metni anlama ve çözümleme? kazanımlarından on dokuzunu değerlendirmeye yönelik 38 çoktan seçmeli soru sorulmuştur. Her kazanım için iki soru seçilmiştir.Araştırmanın sonucunda, Anadolu lisesi öğrencilerinin testteki başarı oranlarının %91,32; genel lise öğrencilerinin başarı oranlarının %70,96; güzel sanatlar lisesi öğrencilerinin başarı oranlarının %68,61 olduğu görülmüştür. Aynı testte cinsiyet farklılıkları ele alınmış, erkeklerin başarı oranları % 74,29; kız öğrencilerinin ise %79,64 olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretim programı, okuma kazanımları, okuduğunu anlama
Yazarlık ve yazma becerileri dersi üzerine bir araştırma (Malatya ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, Yazarlık ve Yazma Becerileri dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini değerlendirmektir. Bu nedenle içerik analizi modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Malatya il merkezindeki 4 ilköğretim okulunda görev yapan 4 Türkçe öğretmeni ve Yazarlık ve Yazma Becerileri dersini alan 63 beşinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla öğretmenler ve öğrenciler için iki ayrı görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formlarında öğretmen ve öğrencilerin görüşlerini almaya yönelik açık uçlu sorular bulunmaktadır. Görüşme formlarında her soruya verilen cevaplar içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.Araştırmanın sonucunda, Yazarlık ve Yazma Becerileri dersini veren Türkçe öğretmenlerinin Yazarlık ve Yazma Becerileri Dersi Öğretim Programını dikkate alarak ders işlemedikleri ve kendi görüş ve isteklerine göre ders işledikleri ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin derste en çok kompozisyon ve şiir türlerinde yazdırdıkları ve drama yöntemine çok sık yer verdikleri tespit edilmiştir. Bazı öğretmenlerin dersin programından, beceri ve kazanımlarından haberlerinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin ise dersi sevdikleri, yazmaya istekli olup derse karşı genel olarak olumlu bir tutum geliştirdikleri dersi drama ve kompozisyon dersi olarak gördükleri ortaya çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yazarlık, Yazma becerileri, Yazarlık ve Yazma Becerileri Öğretim Programı.
Öyküleyici metin türünde yazma becerisini geliştirmeye yönelik bir uygulama: Kurgu merdiveni
Bu araştırmanın amacı öyküleyici metin türünde yazma becerisini geliştirmeye yönelik yeni bir uygulama geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda tasarlanmış olan Kurgu Merdiveni'nin, ortaokul öğrencilerinin yazma başarısına ve yazmaya yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest sontest kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bursa ili Yenişehir ilçesi Koç Ortaokulunda öğrenim göre 7. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama süreci 10 hafta sürmüştür. Deney grubunda dersler Kurgu Merdiveni Tekniği kullanılarak işlenmiş, kontrol grubunda Türkçe Öğretim Programı'na göre derslere devam edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Öyküleyici Anlatım Değerlendirme Formu ve Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Yazma Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler Mann-Whitney U-Testi ve Bağımsız Örneklemler T-Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Kurgu Merdiveni kullanılarak uygulanan yazma eğitimi, deney grubu öğrencilerinin yazma başarıları ve yazmaya yönelik tutumlarına olumlu etki etmiştir. Sonuç olarak bu araştırmayla Kurgu Merdiveni'nin yazma eğitiminde kullanılabilecek bir uygulama olduğu ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Yazma, Yazma eğitimi, Kurgu merdiveni, Yazma becerisi.
Diksiyon etkinliklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin konuşma becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı diksiyon etkinliklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin konuşma becerilerine olan etkisini belirlemektir. Araştırmaya, 2017-2018 eğitimöğretim yılı içerisinde Bursa ili İnegöl ilçesi Alanyurt Ortaokulunda eğitim/öğretim gören (53), 7. sınıf öğrencisi katılmıştır. Araştırma kapsamında nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Karma yöntem kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılırken, nitel araştırma yöntemleri kapsamında öğrenci görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen "Konuşma Problemlerini Değerlendirme Formu" ile "Etkili ve Güzel Konuşmayı Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Nitel verileri elde etmek için bu formlara ek olarak, "Kişisel Bilgi Formu" ile "Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney grubuna diksiyon etkinliklerini içeren 8 haftalık ders planı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise Türkçe dersi öğretmen kılavuz kitabına uygun ders süreci işlenmiştir. Araştırma sürecinde elde edilen bulgular, istatistik programları ile analiz edilmiştir. Analiz kapsamında ilişkili ve ilişkisiz hesaplama analizleri ile betimsel analiz kullanılmıştır. Ayrıca nitel verilerin analizi için görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiş olup kod ve temalara ayrılmıştır. Araştırma neticesinde diksiyon etkinliklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin konuşma becerileri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının yazma becerisine ve yazma kaygısına etkisi
Bu çalışmanın amacı, Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının ortaokul öğrencilerinin yazma becerilerine ve yazma kaygılarına etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desenden faydalanılmıştır. Araştırma, İstanbul ili Kağıthane ilçesinde bulunan Cengizhan Ortaokulunda 2016-2017 eğitim-öğretim yılında 7. sınıfta öğrenim görmekte olan, yansız atama yoluyla ikisi deney ikisi de kontrol grubu olmak üzere toplam 100 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubu olarak belirlenen iki şubedeki öğrencilerin Türkçe derslerinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının aşamaları takip edilirken kontrol grubu olarak belirlenen iki şubenin öğrencilerin dersinde de mevcut Türkçe Dersi Öğretim Programı'nın aşamaları takip edilmiştir. Deneysel çalışma 10 hafta sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin yazılı anlatım becerilerindeki başarılarını tespit edebilmek için çalışma öncesinde ve sonrasında öğrencilerden yazılı anlatım örnekleri toplanmış ve Yazılı Anlatım Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı ile puanlanmıştır. Öğrencilerin yazma kaygısı ise araştırmacı tarafından geliştirilen Yazma Kaygısı Ölçeği ile test edilmiştir. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin yazılı anlatım becerisi başarı puanlarının deney grupları lehine anlamlı ve daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerinden yazma kaygısı ölçeğiyle elde edilen veriler incelendiğinde yazma kaygısı puanlarının deney grupları lehine istatistiksel olarak anlamlı düzeyde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Türkçe derslerinde Proje Tabanlı Öğrenme Yaklaşımının uygulanmasının, öğrencilerin yazma becerisini geliştirmede ve yazma kaygılarının giderilmesinde etkili olduğu söylenebilir.
Behiç Ak'ın çocuk kitaplarında değer eğitimi ve bu eserlerin Türkçe öğretimine katkısı
Behiç Ak'ın Çocuk Kitaplarında Değerler Eğitimi ve Bu Eserlerin Türkçe Öğretimine Katkısı Bu çalışmada Behiç Ak'ın eserleri değerler eğitimi ve Türkçe öğretimine katkı bakımından incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi olarak Eve Giden Küçük Tren, Postayla Gelen Deniz Kabuğu ve Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği adlı eserler ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Eserler 2018 Türkçe öğretim Programı'nda yer alan adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik değerlerini işlemeleri bakımından incelenmiştir. Bu değerlerin doğrudan veya örtük olarak işlendiği toplam 142 adet bulgu tespit edilmiştir. Elde edilen verilerden hareketle Behiç Ak'ın eserlerinin seçtiği konulara uygun değerleri işlemesi bakımından yeterli bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür. Behiç Ak'ın eserleri Türkçe öğretimine katkı bakımından atasözü, deyim, ikileme, kalıp sözler ve yansıma sözcüklerin kullanımı açısından incelenmiştir. Kitapların tamamının tarandığı bu çalışmada 486'sı birbirinden farklı olmak üzere toplamda 647 deyim, 183'ü birbirinden farklı olmak üzere toplamda 332 ikileme, 38'i birbirinden farklı olmak üzere toplamda 152 yansıma sözcük, 37'u birbirinden farklı olmak üzere toplamda 63 kalıp söz ve birbirinden farklı toplam 6 atasözü kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu eserlerde atasözü dışında deyim, ikileme, kalıp söz ve yansıma sözcüklerin yoğun bir şekilde kullanıldığı görülmüştür. Bütün bu verilerle birlikte Behiç Ak'ın eserlerinin değer eğitimi ve Türkçe öğretimi sürecinde yararlanılması gereken kaynaklar arasında olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler:Behiç Ak, değerler eğitimi, Türkçe öğretimi
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde etkileşimli kelime duvarı ile kelime öğretimi
Bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde kelime öğretimi için etkin ve kullanışlı bir öğretim aracı olan etkileşimli kelime duvarlarını tanıtmak ve öğreticiler için etkileşimli kelime duvarı etkinliklerinden örnekler sunmaktır. Araştırma kapsamında temel nitel desen araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler Kesit Yayınları, Türkçeye Yolculuk A1 Ders ve Çalışma kitaplarındaki kelimelerden oluşmaktadır. Kitaplardaki kelimeler ünite bazında tespit edilmiş ve uzman görüşü alınarak etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri için seçilmiştir. Verilerde seçilen kelimelerle her bir ünite için etkileşimli kelime duvarı oluşturulmuş ve ünite kazanımlarına uygun etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri sunulmuştur. Araştırmada etkileşimli kelime duvarları detaylı bir şekilde anlatılmış ve etkinlikleri görsel şekil ve tablolarla somutlaştırılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın, yabancılara Türkçe öğretimi alanında çalışan öğreticilere ışık tutacağı ve araştırmada anlatılan etkileşimli kelime duvarının farklı ders içeriklerinde kullanımı ve araştırılması için örnek teşkil edeceği düşünülmüştür.
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medyadaki dil kullanımlarının yazım (İmla) açısından incelenmesi: Facebook örneği
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medya üzerinde kullandıkları yazı dilini noktalama işaretleri ve yazım kurallarının kullanımı açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada amaca yönelik verilerin toplanmasında ve analizinde nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma; temel nitel desenle modellenerek öğretmenlerin katılımıyla oluşturulmuş bir Facebook grubundaki gönderilerin noktalama ve yazım kuralları açısından incelenmesi üzerine kurulmuştur. Kırk binden fazla Türkçe ve edebiyat öğretmeni ile aynı dallardaki öğretmen adaylarının yanı sıra Türkçe eğitiminde çalışmalar yapan öğretim üyelerinin de bulunduğu Facebook grubunda araştırmacının alanyazın ve nitel yöntemler ışığında belirlediği ölçütler doğrultusunda 1596 gönderi incelenmiştir. Bu gönderi metinlerinin oluşturduğu veriler, araştırmacı tarafından oluşturulup uzman görüşünün de onayından geçen üç farklı kontrol listesi aracılığıyla toplanmış ve işlenmiştir. Facebook grubundan toplanan veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular noktalama işaretlerinin kullanımı, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı, yazım hataları olmak üzere üç temaya ayrılmıştır. Temaları oluşturan kategoriler ve kategorilerin kapsamında yer alan kodlar örnekleriyle beraber sunulmuştur. Temalandırılarak sunulan bulgulardan sonuçlara ulaşılmıştır: Gönderilerin büyük çoğunluğunda noktalama işaretleri kullanılmış, bir kısmında noktalama işaretleri hiç kullanılmamış, bir kısmında da kısmen kullanılmış ya da noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmıştır. Gönderilerde noktalama işaretleri yerinde ve doğru kullanım açısından incelendiğinde noktalama işaretlerinin hiç kullanılmamasından, noktalama işaretlerinin gereksiz ve yanlış kullanılmasından, noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmasından, noktalama işaretlerinin arasında bulunmayan işaretlerin kullanılmasından, noktalama işaretlerinden önce ve sonra dikkat edilmesi gereken boşluklardan kaynaklanan noktalama hataları tespit edilmiştir. Gönderiler yazım hataları açısından incelendiğinde birleşik sözcüklerin yazımı, büyük harflerin yazımı, eklerin yazımı, kısaltmaların yazımı ve sözcüklerin yazımı ile ilgili yazım hataları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Noktalama işaretleri, sosyal medya kullanımı, Türkçe öğretmenleri, yazım kuralları.
Çizgi dizilerin beşinci ve altıncı sınıf öğrencilerinin söz varlığına katkısı
Araştırmada çizgi dizilerdeki söz varlığı hakkında bilgi verilerek çizgi dizilerden öğrencilerin söz varlığını zenginleştirmede nasıl yararlanılabileceğini tartışmak, konu hakkında önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çizgi dizilerdeki söz varlığı ögeleri, çocukların söz varlığına katkı yapacağı düşünülen çizgi dizilerin nitelikleri, söz varlığını geliştirmede çizgi dizilerden yararlanmada dikkat edilmesi gereken hususlar irdelenmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmanın evreni çizgi dizilerden, çalışma grubunu ise 2012-2013 yılında Türkiye televizyonlarında şifresiz yayın yapmakta olan tematik çocuk kanallarındaki beş çizgi dizinin, ilk beş bölümünden meydana gelmektedir. Çalışma grubunu oluşturan çizgi dizilerin belirlenmesinde yarı yapılandırılmış görüşme formu verileri esas alınmıştır. Söz varlığı ve çizgi diziler hakkında derinlemesine bilgi toplamak için belgesel tarama yönteminden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde doküman incelemesi yöntemleri içerisinden, veri analizine ait içerik ve frekans analizleri kullanılmıştır. İçerik analizi için söz varlığı ana tema, yabancı kelimeler, terimler, argo, deyimler, atasözleri, ikilemeler, kalıplaşmış sözler, kalıp (ilişki) sözler, çeviri sözler ise alt temalar olarak belirlenmiştir. Temaların belirlenmesinde alan yazındaki benzer çalışmalar esas alınmıştır. Temalara ilişkin veriler, çizgi dizilerin bölümlerine göre frekans değeri olarak ifade edilmiştir. Sonra, temalara ait veriler tablolar halinde düzenlenmiştir. Sonuç olarak araştırma evrenini temsil ettiği düşünülen çizgi dizilerin, beşinci ve altıncı sınıf öğrencilerinin söz varlığına katkısının genel manada olumlu olduğu görülmüştür. Araştırmanın, gelecekteki araştırmalara ve konuyla ilgilenenlere ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çizgi dizi/film, dinleme/izleme becerisi, söz varlığı
6+1 analitik yazma ve değerlendirme modelinin ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı planlanmış etkinlikler içeren 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Modelinin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin yazılı anlatım becerileri üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu doğrultuda elde edilen verilerin toplanması, analizi ve yorumlanmasında nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Kütahya il merkezindeki Cumhuriyet Ortaokulunda öğrenim görmekte olan deney ve kontrol gruplarında bulunan toplam 53 altıncı sınıf öğrencisi ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Çalışma 9 hafta sürmüştür. Deney grubundaki dersler 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Modeli kapsamında planlanmış etkinliklerle, kontrol grubunda ise Türkçe dersi öğretim programının gerektirdiği süreçler takip edilerek işlenmiştir. Araştırmada öğrencilerden yazılı anlatım örnekleri toplanmış ve Yazılı Anlatımı Dereceli Puanlama Anahtarı ile 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Nicel olarak elde edilen veriler üzerinde Wilcoxon işaretli sıralar testi, Mann-Whithey U testi, frekans ve yüzde analizleri kullanılmıştır Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin yazma başarılarında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Modeli deney grubu öğrencilerinin Türkçe öğretim programındaki yazma kazanımlarını uygulama düzeyleri üzerinde etkili olmuş ve yazma başarılarında fikirler, düzenleme, ifade biçimi, kelime seçimi, cümle akıcılığı, sunum ve imla aşamalarına ilişkin ölçütlerde istatistikî olarak anlamlı bir farklılık oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: 6+1 analitik yazma ve değerlendirme modeli, ortaokul, süreç odaklı yazma, yazılı anlatım becerisi, yazma eğitimi
Ortaokullarda eleştirel okuma eğitiminin Türkçe öğretmenlerinin görüşlerine göre incelenmesi
Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bir çağda yaşamaktayız. Bireyler okuma yazma becerisi kazandıktan sonra hızlı bir şekilde bilgi edinme yollarına başvurmaktadır. Kitaplardan sonra İnternet ve televizyon da ihtiyaç duyduğumuz her türlü bilgiyi içinde barındıran önemli kaynaklar haline gelmiştir. Ancak bu kaynaklardaki bilgilerin gerçekliği ve doğruluğu söz konusu olmayabilmektedir. Bu durumda bilginin doğru olup olmadığını değerlendirmenin yolu eleştirel düşünme becerisine sahip olmaktan geçiyor. Türkçe öğretiminde eleştirel düşünmeyi okuma alanı içinde geliştirmek için eleştirel okuma yöntemine yer verilmiştir. Eleştirel okuma okunanların sorgulanmasını ve değerlendirilmesini gerektiren bir okuma şeklidir. Okunanların daha önce edinilmiş bilgilerle veya başka kaynaklarla karşılaştırılıp sorgulanması ve değerlendirmeye tabi tutulması yanlış bilgi edinilmesine engel olmaktadır. Eleştirel okuma 2005 yılında yenilenen İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programında yöntem ve teknik olarak yer almıştır. Bu çalışma ortaokullarda eleştirel okuma eğitimi ile ilgili Türkçe öğretmenlerinin görüşlerine başvurmak amacıyla yapılmıştır. Nitel bir çalışmadır. Araştırmada veriler 11 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında Manisa'nın Demirci ilçesinde görev yapan Türkçe öğretmenleri (n=12) oluşturmaktadır. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin eleştirel okumanın tanımına ilişkin temel kavramlardan haberdar olduğu ancak eleştirel okumayı tüm yönleriyle tanımlayamadığı, Türkçe öğretmenlerinin eleştirel okumanın önemli olduğunu düşündüğü, Türkçe ders, çalışma ve kılavuz kitaplarının eleştirel okuma için yetersiz olduğu, ortaokul öğrencilerinin eleştirel okumayı edinmelerinin düşük düzeyde olduğu, Türkçe öğretmenlerinin eleştirel okuma öğretiminde sorunlar yaşadığı, eleştirel okumada öğretmenin önemli bir faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçtan hareketle ders, çalışma ve kılavuz kitaplarının eleştirel okumaya uygun olarak düzenlenmesi, Türkçe öğretmenlerine eleştirel okuma konusunda eğitim verilmesi, eleştirel okuma için ayrı bir ders ayrılması, ortaokul kütüphanelerinin farklı bakış açılarına sahip kitaplarla zenginleştirilmesi ve ailelerin eleştirel okuma konusunda bilinçlendirilmesi önerisinde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: EleĢtirel düĢünme, eleĢtirel okuma, okuma becerisi, okuma yöntemleri.
Ortaokul öğrencilerinin özetleme öz yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Ortaokul öğrencilerinin özetleme öz yeterliklerini cinsiyet, okuma sıklığı, yazma sıklığı ve özetleme başarısı değişkenleri açısından incelemeyi amaçlayan bu çalışma Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde bulunan ortaokullarda 8. sınıfta öğrenim gören 206 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel (korelasyonel) tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları Özetleme Özyeterlik Ölçeği, Öğrenci Bilgi Formu, Özet Kaynak Metni (Eskici) olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin özetleme başarısını belirlemede Öykü Özeti Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 21.0 ve MS-Excel 2007 programları kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlardan biri 8. sınıf öğrencilerinin orta düzeyde özetleme öz yeterlik algısına sahip oldukları buna karşın kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha yüksek özetleme öz yeterlik algısına sahip oldukları yönündedir. Çalışmadan elde edilen bir diğer sonuç öğrencilerin okuma sıklıkları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından almış oldukları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğudur. Çalışmadan elde edilen diğer bir sonuç ise öğrencilerin özetleme başarıları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında zayıf düzeyde doğrusal olarak anlamlı bir ilişki olduğudur. Bunun yanında öğrencilerin yazma sıklıkları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Türkçe öğretmenlerinin Türkçe derslerinin uzaktan eğitimine ilişkin tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersinin uzaktan eğitim yoluyla verilmesine ilişkin tutum düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde bulunan ortaokul Türkçe öğretmenleri oluştururken araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez ilçelerinde (Şahinbey/ Şehitkamil) görev yapmakta olan 451 (273 kadın, 178 erkek) ortaokul Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutumlara ilişkin veriler; Ağır (2007) tarafından geliştirilen, "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Öğretmenlerden toplanan veri seti SPSS 22 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda Türkçe öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik hazırbulunuşluklarının yüksek olduğu, uzaktan eğitime karşı tutumlarının ise olumsuza yakın orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle örneklemin genişletme, uzaktan eğitime yönelik hizmetiçi eğitimler verme ve uzaktan eğitime yönelik hazırbuluşluğu artırıcı eğitimler verme gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Uzaktan eğitim, Türkçe dersi, Türkçe öğretmeni, Tutum.