Eğitim yönetimi

730 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik ortaöğretim yönetici ve öğretmenlerinin mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşleri

Bu araştırmada mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenlerin görüşlerinin nasıl olduğunun cevabı aranmıştır. Kavramsal alt yapının oluşturulmasına dönük olarak öncelikle özelleştirme kavramı ile ilgili siyasi, iktisadi ve toplumsal alanlarda alan yazın taraması yapılmıştır. Bunun ardından özelleştirme ile ilgili eğitim alanındaki algılara yönelik alan yazın taraması yapılmıştır. Tüm bunlarla beraber araştırmanın konusunu oluşturan mesleki eğitim ile ilgili alan yazın taramasının yapılmasıyla beraber özelleştirme ve mesleki eğitim konusu ele alınmıştır. Nicel araştırma yönteminin tercih edildiği çalışma için araştırmacı tarafından mesleki eğitimde özelleştirmeye ilişkin görüşler ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek araştırma için gereken verileri toplayacak toplumsal fayda, insan kaynakları ve finansman olmak üzere üç boyutlu bir model oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde mesleki ve teknik anadolu liselerinde görev yapan tüm öğretmenler içinde 378 öğretmen oluşturmuş ve araştırmaya katılan 484 öğretmenin görüşleri değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde mesleki eğitimde özelleştirmeye yönelik öğretmen görüşlerinin tüm boyutlarda olumlu olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin verdiği cevaplar göz önünde bulundurulduğunda özelleştirme ile ilgili en büyük kaygının toplumsal fayda boyutunda yaşandığı anlaşılmıştır.

Anadolu meslek liseleriEğitim yönetimiLiberalizm+7
Yalçın Sever
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik algıları ile zaman kullanımları arasındaki ilişki

İlkokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik algıları ile zaman kullanımları arasındaki ilişkiyi konu alan bu araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Şişli ve Beyoğlu ilçelerindeki devlet okullarının ilkokul kademesinde görev yapan müdür ve müdür yardımcılarına uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 32 müdür, 41 müdür yardımcısı olmak üzere 73 ilkokul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri demografik bilgileri içeren anket, "Öğretimsel Liderlik Algı Ölçeği" ve "Zaman Kullanımı Ölçeği" yoluyla toplanmıştır. Araştırma, betimsel nicel yöntemle ele alınmıştır ve araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında Tek yönlü (One way) Anova testi kullanılmıştır. Anova testi sonrasında farklılıkları belirlemek üzere tamamlayıcı post-hoc analizi olarak Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın başlıca sonuçlarına bakıldığında ilkokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik ölçeği ortalamaları yüksek bulunmuştur. İlkokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışlarını gösterme düzeylerinin oldukça yüksek olduğu söylenebilir. İlkokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışlarını gösterme düzeylerine ilişkin algıları öğretmenlik kıdemlerine, haftalık çalışma saatine, yöneticilik kıdemlerine göre fark etmemekte, anlamlı bir değişiklik göstermemektedir. Ancak ilkokul yöneticilerinin öğretimsel liderlik davranışlarını gösterme düzeylerine ilişkin algıları yönetici olmadan önce görev yaptıkları okul türü/kademelerine göre değişmektedir. İlkokul yöneticilerinin zaman kullanımı ölçeği alt boyutlarına ilişkin zaman kullanım düzeylerine bakıldığında sırasıyla ebeveynler, ilçe (mem), okul, öğrenciler, öğretmenler, büro ve kişisel işlere zaman ayırdıkları tespit edilmiştir. İlkokul yöneticilerinin zaman kullanımı davranışları öğretmenlik kıdemlerine, yöneticilik kıdemlerine ve haftalık çalışma saatine göre fark etmemektedir. Ancak daha önce öğretmen olarak görev yaptıkları okul türü/kademesine göre fark anlamlı bulunmuştur.

Eğitim yönetimiLiderlikOkul yöneticileri+3
Tuğba Yorulmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Etik lider olarak okul yöneticisinin özellikleri ve davranışlarına ilişkin ortaöğretim öğretmenlerinin görüşleri (Eskişehir ili örneği)

Toplumsal yapılarda etikle ilgili sorunlar giderek artmaktadır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek içinse araştırmacılar örgütlerin liderlerinin özellikleri ve davranışları üzerinde durmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı ise Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı ortaöğretim örgütlerinde görev yapan öğretmenlere göre etik lider olarak okul yöneticisinin nasıl olması gerektiğini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerini, davranışlarını ve değerlerinin kaynağını belirlemeyi amaçlar. Bu araştırma nitel araştırma yöntemine dayanarak hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın verileriyse yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerine bağlı resmi ortaöğretim kurumlarının öğretmenleri oluşturmaktadır ve sayısı 2452'dir. Araştırmanın çalışma grubu ise 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Eskişehir Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 33 ortaöğretim öğretmenidir. Çalışma grubunu belirlerken amaçlı örnekleme yöntemi olan maksimum çeşitlilik örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanan 'Etik Lider Olarak Okul Yöneticisinin Özellikleri ve Davranışları Görüşme Formu' kullanılmıştır. Görüşme formu demografik özellikler ve etik lider olarak okul yöneticisinin özellikleri ve davranışlarına ilişkin görüşme soruları olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Görüşme soruları etik liderlik konusuna ilişkin literatüre, daha önceden yapılmış olan araştırmalara ve araştırmanın amaçlarına göre hazırlanmıştır. Toplam 11 sorudan meydana gelmektedir. Hazırlanmış olan sorular, araştırma problemi ve amacının ne olduğunun yazıldığı bir form haline getirilerek alan uzmanlarının görüşüne sunulmuştur. Alınan görüşler doğrultusunda üzerinde gerekli düzeltmeler yapılmış ve öğretmenler tarafından soruların anlaşılırlığını sınamak içinse 3 öğretmenle pilot görüşme yapılmıştır. Bu çalışmanın sonunda, soru maddelerinin iç geçerliği saptanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz yaklaşımına dayanarak 4 aşama takip edilmiştir. Bunlar: Görüşme kayıtlarının dökümü, kodlama anahtarının oluşturulması ve kodlanması, kodlamaların karşılaştırılması ve güvenilirlik, bulguların tanımlanması ve yorumlanmasıdır. Araştırmanın güvenilirliği Güvenirlik = Görüş Birliği / Görüş Birliği + Görüş Ayrılığı, formülü kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamaya göre güvenirlik 0,87 olarak bulunmuştur. Araştırma bulgularının tartışılmasında ise Ertürk'ün (2012), Toksoy'un (2011), Aktoy'un (2010), Aydın'ın (2010), Kılınç'ın (2010), Yıldırım'ın (2010), İskele'nin (2009), Özdemir'in (2009), Şimşek ve Altınkurt'un (2009), Karaköse'nin (2008), Gültekin'in (2008), Erdoğan'ın (2007) ve Küçükkaraduman'ın (2006), Turhan'ın (2007) ve Moorhouse'ın (2002) etik liderlikle ilgili araştırmaları dikkate alınmıştır. Araştırmann birinci alt amacı olan 'etik lider olarak okul yöneticisinin özelliklerine' ilişkin sonuçlar yönetim becerileri, insanları etkileme gücü ve insaniyeti ile ilgili özelliklerine odaklanmaktadır. Araştırmann ikinci alt amacı olan 'etik lider olarak okul yöneticisinin davranışlarına' ilişkin sonuçlar (a) okul yönetimi, (b) insan ilişkileri, (c) bireylerin haklarını koruması ve (d) okulda etik kültür oluşturması gibi davranış alanlarına odaklanmaktadır. Bu doğrultuda (a) etik lider olarak okul yönetimine ilişkin davranışları yönetim anlayışı, yönetimde karar alma, şeffaflık, hesap verme, yönetim süreçleri, kurallar ve yaptırımlar, okuldaki sinerji, okulun sorunları-ihtiyaçlar-başarısı ve öğrencinin ihtiyaçları-başarısı gibi davranış alanları ön plana çıkmaktadır. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin bir diğer sonuç ise (b) etik lider olarak insan ilişkilerine yönelik sonuçlardır. Bu doğrultuda iletişim becerileri ve insana verdiği değer ile ilgili davranışları iki alt davranış boyutu olarak gözlenebilir. İkinci amaca yönelik bir diğer sonuç ise (c) etik lider olarak okul yöneticisinin bireylerin haklarını korumasına odaklanmaktadır. Bireylerin sosyal ve yasal haklarını koruması, adil davranması ve ayrımcı olmaması bu konuya ilişkin davranışlar olarak tanılanabilir. Araştırmanın ikinci amacına ilişkin dördüncü alt sonuç (d) okulda etik kültür oluşturmaya yönelik davranışlarını ön plana çıkarmaktadır. Bu doğrultuda örnek olan, etik kurallar çerçevesinde okulu yöneten, öğrencilerin katıldığı, etik düşünceyi geliştiren seminerler, etkinlikler, projeler düzenleyen ve ilkeli olan gibi temel nitelikler öğretmenler tarafından okul yöneticilerine atfedilen temel davranışlar olarak gözlenmiştir. Araştırmada yer alan katılımcılara göre araştırmanın üçüncü alt amacında yer alan etik lider olarak okul yöneticisinin değerlerinin kaynağı koşunda dine olan inanç, kişiliği, toplum ve toplumsal kurallar, evrensel değerler ile ulusal ve evrensel değerleri sentezlemesi temel görüşler olarak öne çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bütünleşik bir parçası olarak eğitim yöneticilerinin seçimi, yetiştirilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde etik ilkeler bir ölçüt niteliği taşımalıdır. Okul kültüründe etik değer ve ilkeleri içeren davranış değer ve tutumlar başta okul yöneticileri ve öğretmenler tarafından benimsenmesi ve hayata geçirilmesine yönelik yönetsel ve örgütsel yapı ve süreçler tesis edilmelidir. Anahtar Sözcükler:Etik Liderlik, Okul Yöneticisi, Etik İlke

Etik liderlikEtik liderlikEğitim yönetimi+6
Neşe Börü
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite yönetiminde yöneticilerin düzen ve özgürlük ikilemi algısının incelenmesi

Bu araştırmada, üniversite yönetiminde orta kademe yöneticilerin düzen ve özgürlük ikilemleri olan bürokratik disiplin, mesleki uzmanlık; eşgüdüm, iletişim; yönetsel planlama ve bireysel girişim ikilemlerini nasıl yönettiğinin bir üniversite örneği üzerinde incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmada iki farklı örneklem grubundan veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında, Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Yerleşkesi'nde bulunan altı fakülte ve iki yüksekokulda, orta kademe yönetici kadrosunda ve akademik kadroda görev yapan 607 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen "Düzen ve Özgürlük İkilemi Ölçeği" ve "Düzen ve Özgürlük İkilemine İlişkin Görüşler" adlı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; orta kademe yöneticileri, düzen ve özgürlük ikilemi yönetiminde, seçimini düzen öğesinden yana daha ağırlıklı kullanmaktadır. Ayrıca, araştırma sonuçlarına göre, seçimin hangi düzen ve/ya özgürlük alt boyutunda olduğunun önemli olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, düzen ve özgürlük öğelerine ait boyutların kendi içinde sürekli geliştirilmeye gereksinimi olduğu saptanmıştır. Sonuçlar bağlamında, bireysel yönelimler ile mesleki normlar, idealler ve mesleki denetimin, kurumsal yapı gerekleriyle örtüşerek geliştirilmesi ve uygulamalarda daha etkin hale getirilmesi önerisi getirilmiştir. Ayrıca, orta ve alt kademede karşılıklı, etkili ve sürdürülebilir bir iletişim mekanizması kurularak çalışanların birbirine daha sağlıklı ve yakın bir iletişim alanı içinde ulaşmasına destek sağlanması belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Üniversite yönetimi, İkilem, Orta kademe yönetici, Düzen, Özgürlük

DüzenEğitim yönetimiYöneticiler+3
Figen Karaferye
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal beklentilerin özel öğretim kurumlarının sosyal sorumluluk uygulamalarına etkisini belirlemeye yönelik bir araştırma

İnsanlık tarihi kadar eski olan sosyal sorumluluk, günümüzde toplumların bilinçlenmesi sayesinde, yaygınlaşmış ve işletmeler açısından da değerlendirilmeye başlanmıştır. Dünya ekonomisinin % 90'ına yakınını elinde bulunduran özel sektörün, bu kadar büyük ekonomik gücün bir miktarını, kendi etrafından başlamak üzere, toplumun tüm kesimlerinin sosyal refahına katkı sağlamak amacıyla kullanması gerekliliği, yaygın bir kanaat olmuştur. Bu sosyal duyarlılık ve beklentinin, özel öğretim kurumu işletmelerinin sosyal sorumluluğa bağlılıkları üzerine etkisi, çalışmanın başlıca amacı olmuştur. Diğer taraftan; yasal düzenlemelerle çıtası yükselmiş olan, geleneksel sosyal sorumluluk anlayışının, işletmeler için zorunluluk olduğu hususu, çalışmamızın ikincil amacı olmuştur.Bu amaçları gerçekleştirmek için yapılan araştırmanın ana kütlesini, Doğu Anadolu Bölgesi'nde faaliyet gösteren özel öğretim kurumları oluşturmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre; Doğu Anadolu Bölgesi'nde 275 özel öğretim kurumu bulunmaktadır. Ana kütle listesinin tamamına ulaşmak, zaman, emek ve maliyet açısından imkânsız olduğundan, kota örneklemesi yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme için, illerde bulunan özel öğretim kurumu sayısının, bölgedeki özel öğretim kurumları toplamına oranı %10'un üzerinde olan iller seçilmiştir. %10'un üzerinde, özel öğretim kurumuna sahip illerde bulunan, özel öğretim kurumu idarecilerine, mail yöntemiyle veya yüz yüze yöntemle anket tatbik edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 17,0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir.Yapılan analizler, toplumsal beklenti ve duyarlılığın, özel öğretim kurumlarının sosyal sorumluluk uygulamalarına olan pozitif etkisini göstermektedir. Bununla birlikte; özel öğretim kurumlarında sosyal sorumluluk kavramının, artık bir zorunluluk olarak algılandığı tespit edilmiştir.

BeklentilerDoğu Anadolu bölgesiDuyarlılık+5
Ahmet Hulusi Kömürcü
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ruhsal liderliğe ilişkin kuramsal bir inceleme

Teknolojik imkanların ve bilimsel gelişmelerin hayatımızı her yönden kuşattığı ve hemen her boyutuyla yaşantımızı kaçınılmaz biçimde etkilediği, çoğu durumda `sürekli değişmemizi' zorunlu kılan gelişmelerin ortaya çıktığı bir çağda, toplumsal yapılar, örgütler ve elbette liderlik anlayışı da metamorfoz geçirmelidir. Günümüzde, insanların sahip olduğu maddi olanakların genişliğine ve ulaşılmak istenen bilgiye `birkaç tıkla' ulaşılabilmesine rağmen, elde edilenin `anlamının', örgütlerin ve genel anlamda hayatın `anlamının ve amacının' sorgulandığı bir gerçektir. Bugün, örgütlerin özü ve ruhu insanlar olduğundan, değişen paradigmalara uyum sağlayacak ve onların manevi ihtiyaçlarını da dikkate alacak liderlik yaklaşımlarını öngörmektedir. Maddi gereksinimlerin ve kazanımların ötesinde, izleyenlerin ve liderin ruhsal gereksinimlerine odaklanan ve ruhsallığı evrensel ve birleştirici bir unsur olarak değerlendiren ruhsal liderlik, bu liderlik yaklaşımlarından biridir.Bu araştırmanın amacı ruhsal liderliği her yönüyle incelemek ve alanyazındaki mevcut birikimi bilimsel analiz ve sentez yoluyla ortaya koyabilmektir. Bu amaçla, yerli ve yabancı alanyazın taranmış ve ruhsal liderliğe ilişkin veriler araştırma alt problemlerine yanıt sunacak biçimde çözümlenmiştir. Ruhsal liderliğe ilişkin var olan durum olduğu gibi ortaya konulduğundan bu çalışma betimsel bir araştırmadır.Araştırmanın sonucunda, ruhsal liderliğin dinsel ve laik / seküler olmak üzere iki farklı açıdan ele alındığı görülmüştür. Dinsel açıdan konuyu işleyen kaynaklarda `kuram' kelimesi geçmemekte, ancak laik yönetim anlayışının hakim olduğu örgütler açısından ruhsallık ve ruhsal liderlik konusunu değerlendiren kaynaklarda `ruhsal liderlik kuramı' ifadesi yer almaktadır. Her iki yaklaşım değerlendirildiğinde, liderlik tanımlarının farklılık göstermesine rağmen, lider özelliklerinin pek çok ortak noktası olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Ruhsal boşluk, psikolojik sorunlar, izolasyon, bunalım, yalnızlık, anlamsızlık, belirsizlik, ben-merkezcilik gibi sorunlara çözüm olacak biçimde ruha ve ruhsallığa odaklanan ruhsal liderlik ve özellikle ruhsallık, eğitim örgütleri için de öğrenci başarısı, öğretmen ve yöneticilerin iş doyumu, öğrenmenin ve öğretim etkinliklerinin `anlamlandırılması' boyutlarında uygulanabilir ve `fayda getirici' bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.Araştırma bulgularına dayalı olarak, ülkemiz açısından yeni bir kavram olan ruhsal liderliğe ait temel kaynakların Türkçeye kazandırılması, ruhsal liderlikle ilgili mevcut ölçme araçlarının Türk eğitim sistemine ve Tük kültürüne uyarlamasının yapılması, yeni ölçme aracı geliştirme çalışmalarının yapılması ve ruhsal liderliğin diğer örgütsel etmenlerle ilişkisini ortaya koyacak araştırmaların yapılması önerilebilir.

Eğitim sistemiEğitim yönetimiLiderlik+3
Ali Korkut
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının stratejik planlarında belirttikleri zayıf yönler ve bunların giderilmesine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın iki amacı vardır. Araştırmanın birinci amacı, ilköğretim okullarının stratejik planlarında belirttikleri zayıf yönleri ortaya çıkarmak; ikinci amacı, bu zayıf yönlerin giderilebilmesi için ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin çözüm önerilerini almaktır. Araştırmanın birinci aşamasında, Malatya Merkeze bağlı 39 ilköğretim okulunun stratejik planlarının GZFT(Güçlü, Zayıf, Fırsat, Tehdit) analizlerinde belirtilen zayıf yönler incelenmiştir. Bu okullar Malatya kent merkezindeki okulların %43?ünü oluşturmaktadır. Okulların stratejik planlarının incelenmesinde tarama yöntemi ve belge döküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Hazırlanan tarama listelerinde tekrar edilen maddeler ve bunların sıklığı tespit edilmiştir. Araştırmanın birinci aşamasının bulgularına göre; okul fiziki yapısının eski olması ve bakıma ihtiyaç duyması, okul fiziki yapısının ve bahçesinin yetersizliği, çok amaçlı salonun bulunmaması, okul kütüphanesinin yetersizliği, ders araç-gereç ve teknolojik cihazların yetersizliği, sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetlerin istenen seviyede olmaması, okul hizmetlisinin nicelik ve nitelik açısından yetersizliği, okul veli işbirliğinin istenen düzeyde olmaması en çok vurgulanan zayıf yönler olarak saptanmıştır.Araştırmanın ikinci aşamasında, alan yazın incelenerek ve uzman görüşleri alınarak tespit edilen zayıf yönler beş temaya ayrılmıştır. İlköğretim okullarının fiziki yapıları(1), ilköğretim okullarında kullanılan ders araç ve gereçleri(2), ilköğretim okullarında düzenlenen sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetler(3), ilköğretim okullarının insan kaynakları(4) ve ilköğretim okullarının okul çevre ilişkileri(5), başlıklı temalardan oluşan zayıf yönler soru haline getirilerek, yönetici ve öğretmenlere bu zayıf yönlerin, zayıf yönler olup olmadığı sorulmuş ve bu zayıf yönlerin giderilebilmesi için çözüm önerisi istenmiştir. 70 yönetici, 240 öğretmen olmak üzere, toplam 310 kişi açık uçlu anket sorularına çözüm önerilerini yazmıştır. Katılımcıların belirtmiş oldukları çözüm önerilerinde tekrar edilen maddeler ve bunların sıklığı tespit edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasının bulgularına göre; ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu, stratejik planlarda belirtilen zayıf yönlerin, ilköğretim okullarının zayıf yönleri olduğunu doğrulamış ve bu zayıf yönlerin giderilmesi için çözüm önerisi belirtmiştir. Buna göre en çok tekrarlanan çözüm önerileri şöyledir; okul fiziki yapısının yeterli ve etkili olması için; okula ayrılan alan daha büyük olmalı, kapalı spor salonu yapılmalı, yeni bina ? ek bina yapılmalı, ders araç ve gereçlerinin yeterli ve etkili olması için; ders araç ve gereci ilgili kurumlar tarafından temin edilmeli - yeterli olmalı, okullara bütçe ayrılmalı, sosyal kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetler için; fiziki alanlar uygun hale getirilmeli, velilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenerek veli desteği sağlanmalı, öğrenciler motive edilerek başarılı öğrenciler ödüllendirilmeli, öğretmenler istekli, duyarlı olmalı ve faaliyetin önemine inanmalı, insan kaynağının yeterli ve etkili olması için; personel arasında işbirliği ve dayanışma olmalı, insan kaynağı ihtiyacı hizmet alımı yoluyla giderilmeli, ihtiyaç tespiti ve gerekli atamalar yapılmalı, görev dağılımı eşit ve adil yapılmalı, hizmet içi eğitimlerin sayısı ve niteliği artırılmalı, yönetici ve öğretmen atamalarında ölçme yöntemi etkili hale getirilmeli, amaca dönük ve donanımlı personel istihdam edilmeli, okul personeli işini sevmeli, özverili, sorumluluk sahibi, kendini geliştirme isteği ve fedakâr olmalı, okul çevre ilişkilerinin yeterli ve etkili olabilmesi için; velilere ve çevreye yönelik kurs, seminer vb. etkinlikler düzenlenmeli, çeşitli kurum ve kuruluşlar ziyaret edilmeli, ilişkiler güçlendirilmeli, okul veli işbirliği artırılmalı, ilişkiler planlı ve devamlı olmalıdır. Ülkemizde ve tüm dünyada ilköğretim okullarında ve eğitimin her kademesinde her zaman bir takım sorunlar ve eksiklikler olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Burada önemli olan bu sorunları veya eksiklikleri nasıl algıladığımız ve bunların giderilebilmesi için yapabileceklerimizdir. Bu sorunların veya zayıf yönlerin farkında olmamız, bunların giderilebilmesi adına sahip olabileceğimiz en önemli güçtür. Böyle bir farkındalığın olması ve bu amaçla stratejiler geliştirilmesi zayıf yönlerin ileride örgütün güçlü yönleri olarak ortaya çıkmasını sağlayabilir. Bu sorunları veya zayıf yönleri algılayış biçimlerimiz ve bu nedenle çözüm önerilerimiz farklı olabilir. Birimizin ak dediğine bir diğeri kara diyebilir. Sorunların veya zayıf yönlerin giderilebilmesi adına aynı şeyleri söylememiz mümkün değildir. Ancak eğitim alanında çalışan yönetici ve öğretmenlerin çoğunluğun bu konularda neler söylediğine ve yapılan bilimsel çalışmaların önerilerine kulak vermek gerekmektedir. Anahtar Kelimler: Okulların stratejik planları, GZFT(SWOT) analizi, okulların zayıf yönleri, yöneticilerin ve öğretmenlerinin çözüm önerileri.

Eğitim yönetimiProblem çözmeSWOT analizi+6
Ferhat Han
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin liderlik tarzları ile yetki devretme düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmada, ilköğretim okulu yöneticilerinin liderlik tarzları ile yetki devretme düzeyleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma örneklemi, İstanbul ilinin Kadıköy, Kağıthane ve Şişli ilçelerinde görevli öğretmenler arasından tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 312 gönüllü katılımcıdan oluşmuştur. Araştırmada iki ölçek kullanılmıştır. Bass tarafından geliştirilen (1999) ?Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği?, Korkmaz (2003) tarafından Türk kültürüne uyarlanmıştır. Ölçek 7 alt boyuttan oluşmakta ve alt boyutların Alpha güvenirlik katsayıları 0.66 ile 0.88 arasında değişmektedir.Short (1992) tarafından geliştirilen ?Okul Paydaşları Yetki Devri Ölçeği?, 6 alt boyuttan oluşmakta ve alt boyutların, Alpha güvenirlik katsayıları 0.68 ile 0.87 arasında değişmektedir. Ölçeğin Türkçeye çevrilmesi araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir (2008). Ölçeğin dil eşdeğerliliğini sağlamak için Wilcoxon testi uygulanmış ve iç tutarlılığını belirlemek için madde-toplam korelasyonları incelenmiştir. Kültürlerarası farklılıklarda maddelerin alt boyutlara dağılımının değişmesi nedeniyle ölçek, açımlayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur.Araştırmada liderlik ve yetki devri alt boyutları, cinsiyet, görev, eğitim durumu ve kıdem bağımsız değişkenlerinden nasıl etkilendiklerini tespit edebilmek amacıyla çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Verilerin analizinde normal dağılım özelliği gösteren gruplar için bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi, LSD ve Tamhane's T2 testleri, normal dağılım özelliği göstermeyen gruplar için ise Kruskal Wallis ve Mann Whitney-U testleri kullanılmıştır. Liderlik alt boyutları ile yetki devri alt boyutları arasındaki ilişki Pearson korelasyon katsayısı ile sınanmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre dönüşümcü liderlik ile yetki devri arasında kuvvetli bir ilişki bulunurken, sürdürümcü liderlik ile yetki devri arasında orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Serbest liderlik ile yetki devri arasında ise zıt yönlü zayıf bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın ana problemi kapsamında, liderlik tarzlarının yetki devretme düzeyini ne derecede açıkladığı da belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, liderlik ölçeği bileşenlerinin bağımsız, yetki devretme düzeyinin ise bağımlı değişken olduğu bir regresyon denklemi oluşturulmuştur. Dönüşümcü liderlik bileşeni bu denkleme anlamlı katkısı olan tek bağımsız değişken olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Dönüşümcü liderlik, sürdürümcü liderlik, serbest liderlik, yetki devri

Eğitim yönetimiLiderlikYetki devri+1
Şevki Gavuz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin iş doyum düzeyleri ile stres düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada Öğretmenlerin İş Doyum Düzeyleri İle Stres Düzeyleri Arasındaki İlişki ortaya konularak, anket sonuçlarına ait bulgular, bulgulara dayalı yorumlar ve öneriler yer almaktadır.Araştırmanın evrenini İstanbul İli Zeytinburnu ilçesinde ki okullarda görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Evrenden yansız (rasgele) olarak seçilen 5 ilköğretim okulu, 2 genel lise, 1 Anadolu lisesi, 4 meslek lisesi olmak üzere toplam 12 okuldan ulaşılabilen 397 öğretmen araştırmamızın örneklemini oluşturmuştur.Araştırmada, öğretmenlerin iş doyumu ve stres düzeylerine ilişkin bulgular anket yoluyla elde edilmiştir. Ölçme aracı olarak araştırmacı kişisel bilgi formu, Minnesota iş doyum envanteri kısa formu ve stres ölçeği kullanılmıştır. Ölçme araçları 5'li likert tipi derecelendirme ölçeği şeklindedir. Uygulanan anket sonuçları SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Anket bulguları, yüzde ve frekans değerleri ile t-testi sonuçları ve One Way Anova testi sonuçlarına dayalı olarak yorumlanmıştır. Manidarlık düzeyi ,05 olarak alınmıştır.Elde edilen bulgulara göre iş doyumu iç faktörler ile cinsiyet, kurum türü, medeni durum, branş, meslek seçimi, değişkenleri arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Dış faktörler ve iş doyumu genel ile cinsiyet, kurum türü, medeni durum, branş, meslek seçimi, mesleki deneyim, okul deneyimi değişkenleri arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Yaş değişkeni ile iş doyumu faktörleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Stres faktörlerine göre; yönetim sorunları faktörü ile kurum türü, yaş, mesleki deneyim ve okul deneyimi değişkenleri arasında, maaş durumu ve mesleki sorunları faktörleri ile mesleki deneyim değişkeni arasında, öğrenci sorunları ve günlük sorunlar faktörleri ile kurum türü değişkeni arasında, öğretim sorunları faktörü ile cinsiyet ve kurum türü değişkeni arasında, günlük sorunlar faktörü ile okul deneyimi değişkeni arasında, stres genel ile mesleki deneyim değişkeni arasında, anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, iş doyumu durumlarına göre; kadınlar, evliler, ilköğretim ikinci kademe öğretmenleri, iki yıllık öğretmen okulları ve enstitü mezunu öğretmenler, 20-25 yaş aralığında yer alanlar, spor bilimleri öğretmenleri, mesleğini kendi isteği ile seçenler, 21 yıl ve üzeri mesleki ve okul deneyimine sahip olanlar, daha fazla iş doyumuna sahiptirler.Stres durumlarına göre; kadınlar, meslek lisesi öğretmenleri, lisans üstü eğitim alan öğretmenler, 41 yaş ve üzerindekiler, güzel sanatlar öğretmenleri, mesleğini kendi isteği ile seçmeyenler, 11-20 yıl mesleki ve okul deneyimine sahip olanlar, daha yüksek stres içerisindedirler.Stres ile iş doyumu arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ve stres arttığında iş doyumunun azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda çıkan sonuçlara dayanarak öğretmenlerin iş doyum düzeylerini arttırmak ve stres düzeylerini azaltmaya yardımcı olması amacıyla yapılabileceklere ilişkin öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler : İş Doyumu, Stres, Öğretmenlerin İş Doyum Düzeyi , Öğretmen Stresi, Eğitim Yönetimi.

Eğitim yönetimiStresİş doyumu
Volkan Kumaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin itibarını etkileyen bileşenlerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin itibarını etkileyen bileşenleri belirlemektir. Bu amaçla; çalışma grubuna alınan devlet ilkokulu, ortaokulu ve liselerinde görev yapan yönetici ve öğretmenler ile devlet liselerinde öğrenim gören öğrenci ve öğrenci velilerinin görüşleri alınmıştır. Araştırma verileri, dört adet açık uçlu sorunun yer aldığı bir form ile toplanmıştır. Açık uçlu sorular, yazılı olarak katılımcılara yöneltilmiş ve veriler bu yolla toplanmıştır. Elde edilen araştırma verileri, betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı Kütahya il merkezindeki 171 öğretmen, 55 yönetici, 176 öğrenci ve 135 veli oluşturmuştur. Araştırma sonucunda itibarlı bir okul müdürünü, öğretmenler "tarafsız, adaletli, dürüst ve güvenilir, disiplinli"; yöneticiler "adaletli, dürüst ve güvenilir, tarafsız, lider özelliğine sahip"; öğrenciler "disiplinli, hoşgörülü, güler yüzlü ve sevecen, samimi"; veliler ise "disiplinli, saygılı, eşit davranan, adaletli" şeklinde nitelendirmişlerdir. Okul müdürünün itibarını olumlu yönde etkileyen bileşenleri öğretmenler "etkili iletişim kuran, paydaşların arkasında duran, okul başarısının arttıran, yönetmeliklere hâkim olan"; yöneticiler "paydaşlarla etkili iletişim kuran, paydaşlarla birlikte karar alan, olaylara müdahale eden ve çözüm üreten, paydaşlara değer veren"; öğrenciler "etkili iletişim kuran, öğrenci sorunlarını ve isteklerini dinleyen, sorunlara çözüm üreten, dengeli disiplin kuran"; veliler "paydaşlarla etkili iletişim kuran, okul başarısının arttıran, okulun fiziki düzenine dikkat eden, sorunlara çözüm üreten" olarak ifade etmişlerdir. Okul müdürünün itibarını olumsuz yönde etkileyen bileşenleri; öğretmenler "kayırmacılık yapılması, yöneticilik vasfı olmaması, adil davranmaması, baskıcı olması"; yöneticiler "kayırmacılık yapılması, etkili iletişim kurmaması, paydaşlara ve onların fikirlerine değer vermemesi, adil olmaması"; öğrenciler "aşırı disiplinli ve sert olması, fazla gergin olması ve kızması, disiplin kurallarına uyulmaması, kırıcı bir üslubunun olması"; veliler ise "ilgisiz olması ve istekleri dinlememesi, kayırmacılık yapması, yöneticilik vasfının olmaması, kırıcı ve olumsuz üslup"; olarak ifade etmişlerdir. Okul müdürünün itibarını arttırmaya yönelik olarak; öğretmenler ve yöneticiler "kendini geliştirmeli"; öğrenciler "ders dışı aktivitelere önem vermeli"; veliler "okulun birlik ve bütünlüğünü sağlamalı" önerilerini sunmuşlardır.

Eğitim yönetimiKurumsal itibarMüdürler+2
Hatice Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda örgütsel yaratıcılık davranışları ile öğretmen liderliği arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilkokullarda örgütsel yaratıcılık davranışları ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim öğretim yılı ilk döneminde, Kütahya il merkezindeki ilkokullarda görev yapan 700 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi basit seçkisiz örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi 190 ilkokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Balay'ın (2010) geliştirdiği Karacabey'in (2011) okullara uyarladığı "Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği" ve Beycioğlu (2009) tarafından geliştirilen "Öğretmen Liderliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ve öğretmen liderliği hakkındaki görüşlerini belirlemek için betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık ile öğretmen liderliği davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Çarpım Moment Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenler örgütsel yaratıcılık alt boyutlarından en çok katılımı bireysel boyutta göstermişlerdir. Öğretmenler yönetsel boyuta ve toplumsal boyuta eşit katılım göstermişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenler öğretmen liderliği alt boyutlarında ise en çok katılımı sırası ile mesleki gelişim boyutu, meslektaşlarla işbirliği boyutu ve kurumsal gelişme boyutunda göstermiştir. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık bireysel ve toplumsal boyut davranışları ile öğretmen liderliği meslektaşlarla işbirliği, kurumsal gelişme ve mesleki gelişim boyut davranışları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişkiler vardır. Öğretmenlerin örgütsel yaratıcılık yönetsel boyut davranışları ile öğretmen liderliği meslektaşlarla işbirliği, kurumsal gelişme ve mesleki gelişim boyut davranışları arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkiler vardır. Anahtar kelimeler: Öğretmen, öğretmen liderliği, örgütsel yaratıcılık

Eğitim liderliğiEğitim yönetimiLiderlik+7
Kadir Dinçer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı çalışan tipindeki öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ve iş doyumları

Bu araştırmada farklı çalışan tipindeki öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ve iş doyumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini, Bursa ili merkez ilçelerindeki kamu okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde 1013 öğretmen bulunmaktadır. Araştırmanın verileri İşkoliklik Ölçeği ve İş Doyumu Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, iki değişkenli Ki-Kare ve çoklu karşılaştırma testlerinden Sidak testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, araştırmaya katılan öğretmenlerin yaklaşık üçte birinin işkolik eğilimli oldukları saptanmıştır. İşkolik eğilimler gösteren buöğretmenler, "hevesli bağımlı", "iş bağımlısı" ve "iş meraklısı" çalışan tipindedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, işkoliklik eğilimlerinde, cinsiyet, okul türü, branş, toplam hizmet süresi ve görev yaptıkları okullardaki toplam hizmet süresi bakımından anlamlı farklılığa rastlanırken; medeni durum değişkeni bakımından anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmenlerin iş doyumları branş ve toplam hizmet süresi değişkenleri bakımından anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Ancak, cinsiyet, medeni durum, okul türü ve görev yapılan okuldaki toplam hizmet süresi değişkenleri bakımından öğretmenlerin iş doyumları arasında anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Farklı çalışan tipindeki öğretmenlerin iş doyumları arasında, anlamlı düzeyde farklılıklar bulunmaktadır.

Eğitim yönetimiÇalışma tutumlarıÇalışma yöntemleri+5
Hayrullah Yeşilyurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarına göre öğretmenlerin mesleki tükenmişlik ve yabancılaşma düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmada, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarına göre öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri ve yabancılaşma düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Kütahya il merkezindeki ortaokul ve ilkokullarda görev yapmakta olan 314 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Okullarda Örgütsel Güç Kaynağı Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği- Eğitimci Formu ve İşe Yabancılaşma Ölçeği ile toplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için betimsel istatistikler, ikili karşılaştırmalarda t-testi, üç ve daha fazla karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ilişkiyi ortaya koymada Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, okul müdürleri, sırasıyla en çok uzmanlık gücünü, yasal gücü, karizmatik gücü, ödül gücünü ve zorlayıcı gücü kullanmaktadır. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarına ilişkin öğretmen görüşleri; medeni durum, branş, yaş, eğitim düzeyi, kurumdaki süresi ve mesleki süresi değişkenlerine göre farklılık göstermezken, cinsiyet ve kurum türü değişkenlerine göre bazı boyutlarda farklılık göstermektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler orta düzeyde duygusal tükenme, düşük düzeyde duyarsızlaşma ve kişisel başarı algısına sahiptir. Öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleriyle ilgili görüşleri; kurum türü, branş, yaş, eğitim düzeyi, kurumdaki süresi ve mesleki süresi değişkenlerine göre kişisel başarı boyutunda, kurum türü, branş ve yaş değişkenlerine göre duygusal tükenme boyutunda, kurum türü, branş, yaş ve mesleki süre değişkenlerine göre duyarsızlaşma boyutunda anlamlı bir farklılık vardır. Öğretmen görüşlerine göre mesleki yabancılaşmaları; cinsiyete, medeni duruma, eğitim düzeyine, kurumdaki süresine ve mesleki süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, kurum türü, branş ve yaş değişkenlerine göre bazı boyutlarda farklılık göstermektedir. Öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarının, mesleki tükenmişlik ve yabancılaşma düzeyleri ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Belirlenen bu ilişki genel olarak düşük düzeyde, bazı alt boyutlarda ise orta düzeydedir.

Eğitim yönetimiGüç kaynaklarıMüdürler+4
Hüseyin Tanrıverdi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız anaokulları ile bünyesinde anasınıfı olan ilkokul yöneticilerinin yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşlerinin irdelenmesi

Türkiye'de özellikle son 10 yılda önemi daha iyi anlaşılan ve kalkınma planlarında kendisine yer bulan okul öncesi eğitim; beraberinde birçok sorunun da ortaya çıkmasına neden olmakta ve bu sorunları ortadan kaldırmak için de çözüm üretilmesine olanak sağlamaktadır. Coğrafik ve sosyolojik bakımdan çok farklı yapıya sahip olan Türkiye'de okul öncesi eğitim yönetimi sürecinde farklı sorunların ortaya çıktığı gözlenmektedir. Ortaya çıkan sorunlar arasında benzerlik olsa da ortaya konan çözüm önerileri farklılık gösterebilmektedir. İklim şartları, fiziki olanaklar, sosyolojik yapı, kişisel bakış açısı gibi çeşitli nedenler aynı sorunlara karşı farklı çözüm üretilmesine neden olmaktadır. Bu araştırma 2016-2017 eğitim – öğretim yılında Erzurum ilinde görev yapan bağımsız anaokulları müdürleri ile bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokul müdürlerinin yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşlerinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Nitel araştırma türünde tasarlanan bu araştırmanın çalışma grubunu bağımsız anaokullarında görev yapan okul müdürleri ile bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokul müdürleri oluşturmuştur. Çalışmada veriler görüşme formu yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, bölgenin ağır kış koşullarının öğrencilerin devamsızlık yapmasına sebep olduğunu göstermektedir. Okulların fiziki olanaklarının yetersiz olduğu görülmektedir. Yöneticiler ciddi ekonomik sorunlarla mücadele ettiklerini belirtmişlerdir. Mevzuatın esnek olmamasından kaynaklanan sorunların olduğu bulgular arasındadır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin mesleki ve iletişim kurma becerileri yönünden kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Ayrıca, veliler okul öncesi eğitime gerekli önemi vermediklerinden öğrencilerin devamsızlık yapmalarında etkili olmaktadır. Araştırma sonuçları özel eğitim ihtiyacı duyan çocukların eğitimi konusunda öğretmenlerin yetersiz olduğunu göstermektedir. Araştırmada yöneticilerin benzer sorunları sık yaşadığı ve bu durumun yönetim sürecini olumsuz olarak etkilediği tespit edilmiştir.

AnaokullarıEğitim sorunlarıEğitim yönetimi+5
Kahraman Karalı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin müdür yönetim tarzı algıları ile güç mesafesi algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin müdür yönetim tarzı algıları ile güç mesafesi algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Burdur il merkezindeki devlet okullarının çeşitli kademelerinde görev yapan 542 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, "Algılanan Müdür Yönetim Tarzı Ölçeği" ve "Güç Mesafesi Ölçeği" kullanılarak web temelli anket yolu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik istatistikler kullanılmıştır. Alt boyutlar arasındaki ilişkileri incelemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Müdür yönetim tarzının güç mesafesi algısı üzerindeki etkisini incelemek için regresyon analizi yapılmıştır. Demografik değişkenlere göre alt boyutlar arasındaki farklılıkları incelemek için One-way ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) ve t testi (Independent-Samples T-Test) yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre katılımcıların, müdür yönetim tarzlarına ilişkin algılarının işbirlikli boyutunda orta yüksek; otoriter, ilgisiz ve karşı koyucu boyutlarında orta düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Katılımcıların müdürlere yönelik güç mesafesi algıları ise katılım boyutunda orta yüksek, erişim zorluğu ve hiyerarşi boyutlarında orta düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Demografik değişkenlere göre; öğretmenlerin güç mesafesi algıları cinsiyet, yaş ve branş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermezken; mesleki kıdem, okul türü ve örgütsel kıdem değişkenlerine göre anlamlı olarak değişmektedir. Müdür yönetim tarzı algıları, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir biçimde farklılaşmazken; yaş, okul türü, mesleki kıdem, örgütsel kıdem ve branş değişkenine göre anlamlı bir biçimde farklılaşmaktadır. Araştırmada, güç mesafesi alt boyutlarından katılım alt boyutunun, işbirlikli yönetim tarzı algısı üzerinde; erişim zorluğu ve hiyerarşi alt boyutlarının otoriter müdür yönetim tarzı algısı üzerinde önemli bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Güç, Güç mesafesi, Müdür, Müdür yönetim tarzı, Öğretmen

Eğitim yönetimiGüç mesafesiOkul yöneticileri+5
Esra Oğuzoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin psikolojik sermayeleri ile sinik davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, öğretmenlerin psikolojik sermayeleri ile sinik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemi Kütahya il merkezindeki devlet liselerinde görev yapmakta olan 262 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunun çalışma grubu belirlenen üç farklı okul türünde görev yapmakta olan 30 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri, Psikolojik Sermaye Ölçeği, Örgütsel Sinizm Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin psikolojik sermayeleri ve sinik davranışları hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla betimsel istatistikler, karşılaştırmalar için Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis-H analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sermayeleri ile sinik davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Spearman Rho Korelasyon Katsayısı kullanışmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğretmenler yüksek düzeyde psikolojik sermaye algısına sahiptir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin psikolojik sermaye alt boyutları arasında katılım yoğunluğu sırası ile güven, özyeterlilik, umut, iyimserlik, psikolojik dayanıklılık ve dışadönüklük olarak gösterilebilmektedir. Öğretmenlerin psikolojik sermayelerine ilişkin görüşleri cinsiyet, yaş, kıdem, eğitim durumu ve okul türü boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı fark gösterirken; branş değişkenlerine göre istatistiksel anlamlı fark göstermemektedir. Araştırmaya katılan öğretmenler düşük düzeyde sinizm algısına sahiptir. Öğretmenlerin sinizm alt boyutlarına katılım yoğunluğu sırası ile Çalışanların Kararları Uygulamalara Katılımı, Performansı Düşüren Etkenler, Çalıştığı Kurumdan Uzaklaşma ve Okula Karşı Olumsuz Tutum olarak gösterilebilir. Çalışanların Kararları Uygulamalara Katılımı alt boyutundaki maddeler ters kodlanmıştır. Öğretmenlerin sinik davranışlarına ilişkin görüşleri kıdem, eğitim durumu ve okul türüne göre istatistiksel olarak anlamlı fark gösterirken; cinsiyet, yaş, branş değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı fark göstermemektedir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye toplam puanları ile sinizm ile ilgili görüşleri arasında orta düzeyde, negatif yönlü ve anlamlı ilişki vardır.

Eğitim yönetimiPsikolojik sermayeSinizm+2
Emine Tuğba İşçimen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetim bilgi sistemlerinin, yönetimin etkinliği ve verimliliğine etkisi: E-okul örneği

Yönetim bilgi sistemleri, örgütlerde yönetimin, doğru ve zamanında bilgiye ulaşmalarında çok önemli bir yere sahiptir. Eğitim kurumlarında yönetim bilgi sistemlerinin kullanılması konusu ülkemizde çok önemsenmeye başlanan bir konudur.21.yüzyılda da bilgi sistemleri ve teknolojilerinde yaşanan ve dijital devrim adıyla da anılan hızlı değişmeler, kendini her alanda hissettirmiştir. Bilgi teknolojileri alanında yaşanan bu gelişmeler bir taraftan önemli kolaylıklar sağlarken, diğer taraftan her alanda yeni düzenlemeleri ve değişimleri de beraberinde getirmektedir.Bilgi teknolojilerinde meydana gelen değişmelerin ortaya çıkardığı en önemli etkilerden bir tanesi de elbette ki organizasyonlara ilişkin olanıdır. Bu araştırma genel olarak, yöneticilerin etkinlik ve verimliliğinin teknolojiye paralel olarak gelişmekte olan yönetim bilgi sistemlerinin kullanımından nasıl etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda, çalışmada öncelikli olarak yönetim bilgi sistemi kavramı, gelişimi ve kullanılma nedenleri üzerinde durularak, yönetim bilgi sistemlerinin eğitim kurumları yönetimin etkinlik ve verimlilik üzerine etkileri üzerinde durulacaktır.Anahtar Kelimeler: Yönetim bilgi sistemleri, Yönetim, Etkinlik, Verimlilik, E-Okul

Bilgi teknolojisiElektronik okulEtkinlik+6
Murat Gülenç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinde tükenmişlik: Kütahya il merkezi örneği

Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin tükenmişliğinin, tükenmişlik alt boyutlarında ve toplam tükenmişlikte hangi düzeyde olduğunu belirlemek ve tükenmişlik alt boyutlarına ilişkin algılarını, cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk durumu, mesleki kıdem, öğrenim durumu, toplam yöneticilik kıdemi, okuldaki öğrenci sayısı, okuldaki öğretmen sayısı, görevi, görev yeri ve sağlık durumu açısından incelemektir. Bu amaçla Kütahya il merkezinde ilköğretim ve liselerde 2010-2011 öğretim yılında görev yapan 233 okul yöneticisine anket (Maslach Tükenmişlik Envanteri ve Personel Bilgi Formu) uygulanmıştır. 186 anket geri dönmüştür. Microsoft Excel ve SPSS 16.0 programından yararlanılmıştır. Araştırmada, okul yöneticilerinin kişisel ve mesleki özelliklerini ve tükenmişlik düzeylerini belirlemek için elde edilen verilerin frekansları, yüzdeleri ve aritmetik ortalamaları tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Okul yöneticilerinin tükenmişlik düzeylerinin; cinsiyet, yaş, medeni durum, çocuk durumu, mesleki kıdem, öğrenim durumu, toplam yöneticilik kıdemi, okuldaki öğrenci sayısı, okuldaki öğretmen sayısı, görevi, görev yeri ve sağlık durumuna göre fark gösterip göstermediğini ortaya koymak için bağımsız t- testi yapılmış, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi hesaplanmış ve gruplar arası farkın nereden kaynaklandığını bulmak için Tukey ya da LSD testi kullanılmıştır. Yapılan incelemelere göre; okul yöneticilerinin; duygusal tükenme, kişisel başarısızlık ve toplam tükenmişlik puanları az tükenmişlik vardır. Ayrıca duyarsızlaşma alt boyutunda ise çok az tükenmişlik vardır. Ayrıca, cinsiyet, medeni durum, çocuk durumu, öğrenim durumu, okuldaki öğrenci sayısı, okuldaki öğretmen sayısı ve sağlık durumlarına göre anlamlı fark bulunamamıştır. Ancak yaş değişkeni, mesleki kıdem değişkeni, toplam yöneticilik kıdemi değişkeni, görevi, görev yerlerine göre anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim Sistemi, Okul Yöneticileri, Tükenmişlik, Tükenmişliğin Boyutları, Tükenmişlikle Mücadele Teknikleri.

Eğitim psikolojisiEğitim yönetimiKütahya+6
Hürmüs Keskin Sürücüoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayeleri ile yeterlik inançları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayeleri ile yeterlik inançları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelindeki araştırmanın evreni Kütahya il merkezi ve ilçelerindeki kamu okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem büyüklüğü 424 olarak belirlenmiştir. Araştırmada ilkokul, ortaokul, imam hatip ortaokulu, genel lise, meslek lisesi, imam hatip lisesi öğretmenlerinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında, Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği ve Öğretmen Yeterlik İnançları Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Bağımsız Gruplar t Testi, Tek Yönlü ANOVA ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri çok yüksek, öğretmen yeterlik inançları boyutları olan kişisel yeterlik inançları yüksek düzeyde, genel yeterlik inançları ise orta düzeydedir. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayelerinde yaş ve görev yeri değişkenlerine göre gruplar arasında fark vardır. Öğretmenlerin yeterlik inançlarında branş ve okul türü değişkenlerine göre gruplar arasında fark vardır. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayeleri ile kişisel yeterlik inançları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki vardır. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayeleri ile genel yeterlik inançları arasında ise pozitif yönde düşük düzeyde ilişki vardır. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermayeleri yükseldikçe kişisel yeterlik ve genel yeterlik inançları yükselmektedir. Anahtar kelimeler: Öğretmen yeterlik inançları, pozitif psikolojik sermaye.

Eğitim yönetimiMesleki yeterlilikPozitif psikolojik sermaye+3
Hayrullah Kelekçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ile iş-yaşam dengeleri arasındaki ilişki

Bu araştırmada, öğretmenlerin işkoliklik eğilimleri ile iş-yaşam dengeleri (iş-aile çatışması, aile-iş çatışması, yaşam doyumu) arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlamıştır. Tarama modelindeki araştırmanın evrenini Kütahya il merkezinde kamu okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde 520 öğretmen bulunmaktadır. Araştırmanın verileri, İşkoliklik Ölçeği ve İş-Yaşam Dengesi Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin yarısından fazlası işkolik eğilimler göstermemektedir. İşkolik eğilimler gösteren öğretmenler daha çok hevesli bağımlı, iş meraklısı ve en az da iş bağımlısı çalışan tipindedir. İşkolik eğilimler göstermeyen öğretmenler ise daha çok serbest (umarsız) çalışan, gönülsüz çok çalışan, yabancılaşmış uzman, rahat (gevşek) çalışan ve en az da inancını yitirmiş çalışan tipindedir. Öğretmenlerin yaşam doyumu düzeyleri, iş-aile çatışması ve aile-iş çatışması boyutlarıyla karşılaştırıldığında daha fazladır. İş meraklısı tipindeki çalışanların işten haz duyma düzeyleri yükseldikçe, yaşam doyumu düzeyleri de yükselmektedir. Serbest çalışan tipindeki öğretmenlerin ise işe bağlılık düzeyleri yükseldikçe, iş-aile çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri azalmaktadır, ya da işe bağlılık düzeyleri düştükçe, iş-aile çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri artmaktadır. Serbest çalışan tipindeki öğretmenlerin işten haz duyma düzeyleri yükseldikçe, aile-iş çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri azalmaktadır, ya da işten haz duyma düzeyleri düştükçe, aile-iş çatışması boyutundaki çatışma düzeyleri artmaktadır. Anahtar kelimeler: İşe bağımlılık, işkoliklik, iş-yaşam dengesi, öğretmenler, yaşam doyumu

BağımlılıkEğitim yönetimiÖğretmenler+4
Sevgi Altun Dilek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişki

Okul Müdürlerinin Kullandıkları Güç Kaynakları ile Öğretmenlerin Örgütsel Sessizlik Davranışları Arasındaki İlişki Bu araştırmada, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kütahya merkez ve ilçelerindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 552 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Okullarda Örgütsel Güç Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada katılımcıların okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ve öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları hakkındaki görüşlerini belirlemek amacıyla betimsel istatistikler, t-testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Okul müdürlerinin güç tercihlerinin öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları üzerindeki etkisini belirlemek için çoklu regresyon analizi kulla¬nılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, okul müdürleri, en fazla uzmanlık gücünü, daha sonra sırasıyla yasal gücü, karizmatik gücü, ödül gücünü ve zorlayıcı gücü kullanmaktadır. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarına ilişkin öğretmen görüşleri; kıdem, yaş, okul türü, branş ve okulun yerleşim yeri değişkenlerine göre bazı boyutlarda farklılık göstermekte, cinsiyet değişkenine göre ise farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin örgütsel sessizlikleri orta düzeydedir. Öğretmenlerin sessizlik davranışları, okul türü ve okulun yerleşim yeri değişkenlerine göre bazı boyutlarda farklılık göstermekte, cinsiyet, kıdem, yaş ve branş değişkenlerine göre farklılık göstermemektedir. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları bütün olarak değerlendirildiğinde, öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışları ile orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki vermektedir. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t testi sonuçlarına göre ödül gücü, zorlayıcı güç ve karizmatik güç, öğretmenlerin örgütsel sessizlik davranışlarının anlamlı yordayıcılardır. Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları, örgütsel sessizlik toplam varyansının yaklaşık beşte birinden fazlasını açıklamaktadır. Okul müdürünün zorlayıcı güç kullanımı, öğretmenlerin sessizlik davranışlarını artırırken, uzmanlık ve karizmatik güç kullanımı sessizlik davranışlarını azaltmaktadır. Anahtar kelimeler: Güç, güç kaynakları, öğretmen, örgütsel sessizlik, sessizlik

Eğitim yönetimiGüç kaynaklarıMüdürler+5
Gizem Karaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerine, yönetsel anlayışlarına ve davranışlarına yönelik okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerinin ve yönetim anlayışları ile davranışlarının incelenmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda öncelikle okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefeleri ve okul yönetiminde sergiledikleri yönetsel davranışlar, okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinin uygulandığı çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Hazırlanan görüşme formu; 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Osmaniye ilindeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlere uygulanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda eğitim felseleri bağlamında okul müdürlerinin kendilerini; demokratik ve eşitlikçi, yenilikçi, destekçi ve işbirlikçi, adaletli ve karşılıklı iletişimci yönetim anlayışına sahip yöneticiler olarak değerlendirdikleri; öğretmenlerin ise okul müdürlerini hümanist, eşitlikçi, katılımcı, demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışını benimseyen yöneticiler olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Yönetsel anlamda ise okul müdürlerinin herkese söz hakkı vermeye çalışan, başkalarının görüş ve düşüncelerine saygılı olmaya çalışan, paydaşların fikirlerini almaya özen gösteren bir tutum sergiledikleri anlaşılmaktadır.

Eğitim felsefesiEğitim yönetimiOkul yöneticileri+4
Selçuk Çelik
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin ve okulöncesi öğretmenlerinin okulöncesi eğitimine yönelik metaforik algılarının karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, okul yöneticileri ve okulöncesi öğretmenlerinin okulöncesi eğitimine yönelik algılarını metaforlar yolu ile açığa çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda, okulöncesi eğitimine yönelik elde edilen metaforlar, karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim deseni temele alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın verileri açık uçlu yazılı görüşme formuyla toplanmıştır. Veriler 2020-2021 eğitim öğretim yılında, Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde MEB'e bağlı okullarda görev yapan okul yöneticilerinden ve okulöncesi öğretmenlerinden gönüllülük esasına göre toplanmıştır. Çalışma grubu 27 okul yöneticisi ve 36 okulöncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Toplanan veriler içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiş ve anlamlandırılmıştır. Toplanan metaforlar ve açıklama cümleleri, güvenirliği artırmak amacıyla iki farklı kodlayıcı tarafından detaylı bir şekilde okunarak taslak bir forma aktarılmıştır. Okul yöneticilerinin geliştirmiş olduğu metaforlar 11 kategori altında toplanmıştır. Bu kategoriler toplam 56 farklı metafordan oluşturulmuştur. Bu metaforlar 71 defa tekrar edilmiştir. Okul yöneticileri tarafından geliştirilen metaforların ortak özelliklerinden ve benzer açıklamalarından hareketle yapılan kategorizasyon sürecinden sonra en çok tekrar edilen kategoriler şunlardır; Yuva Hissi Veren, Geleceğe Hazırlayan, Başlatan, Şekil Veren, Üreten ve Emek Veren. Okulöncesi öğretmenlerinin geliştirmiş olduğu metaforlar 12 kategori altında toplanmıştır. Bu kategorilerden toplam 55 farklı metafor geliştirilmiştir. Bu metaforlar 92 defa tekrar edilmiştir. Okulöncesi öğretmenleri tarafından geliştirilen metaforların ortak özelliklerinden ve benzer açıklamalarından hareketle yapılan kategorizasyon sürecinden sonra oluşan kategoriler; Üreten ve Emek Veren, Şekil Veren, Başlatan, Yuva Hissi Veren, Eğlendiren. Elde edilen bulgular ışığında yöneticilerin, öğretmenlerin sınıf içi etkinliklerinde yaşadığı zorlukları yakından takip etmeleri, okulöncesi öğretmen adaylarının mesleklerine yönelik öz farkındalık geliştirici eğitim almaları önerilmiştir. Bu öneriler, uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik olarak iki başlık altında toplanmıştır.

Eğitim yönetimiMetaforMetaforik algı+7
Abdurrahman Uçar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici görüşlerine göre sosyal medyanın öğretimsel liderliğe etkileri

Toplumsal süreç içerisinde meydana gelen kültürel ve teknolojik gelişmeler eğitim ortamlarına da yansımakta, bu durum da eğitim kurumlarının işleyiş ve rollerini sürekli değiştirmektedir. Teknolojik gelişmelerden sosyal medyanın toplumsal hayata hızlı dâhil olması eğitim örgütlerine de yansımış, böylece okul yönetimine liderlik eden yöneticilerin öğretimsel liderlik kimliklerinde dönüşüm ve değişime neden olmuştur. Bilginin aktarım ve organizasyonundan sorumlu olan öğretim liderleri, sosyal medyanın yaygınlaşması ile birlikte bilginin üretilip aktarılması, düzenlenmesi ve dağıtımına kadar her aşamasında sosyal medyayı kullanır hale gelmişlerdir. Bu araştırma ile iletişim teknolojilerinde meydana gelen gelişmeler ve özellikle sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının yöneticilerin öğretimsel liderlik becerisi üzerindeki etkilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma ilkokullarda görev yapan okul yöneticilerinin dijitalleşen görev ve sorumluluklarının ortaya konulması bakımından önemlidir. Nitel araştırma yöntem ve tekniklerinin kullanıldığı bu araştırma, sosyal medyanın yöneticilerin öğretimsel liderlik rollerinde meydana getirdiği değişiklikleri ortaya koymak amacıyla fenomenolojik desen kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olması açısından kolay ulaşılabilir durum örneklemesi seçilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ilkokullarda görev yapan 20 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu zamansal ve mekânsal sınırlılıklardan dolayı kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Katılımcılara görüşme tekniği uygulanmış, veri toplama aracı olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme formu seçilmiştir. Veri analiz yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma verilerine göre katılımcılar sosyal medyanın öğretimsel liderliğin davranış boyutlarında değişim ve dönüşüme neden olduğunu vurgulamışlardır. Araştırma bulgularına göre okulun vizyon misyonunun yönetiminde, okul programının ve öğretimin yönetiminde, öğrenci gelişiminin değerlendirilmesinde, okul kadrosunun geliştirilmesinde, okul iklimi ve kültürünün yönetiminde ve okul çevresinin yönetiminde sosyal medyanın öğretimsel liderlik boyutlarını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu bağlamda paydaşlara doğru sosyal medya kullanımı ve içerik oluşturma gibi alanlarda mesleki ve teknik eğitim verilmeli, yöneticiler sosyal medya gruplarında aktif rol almalı, yönetimle ilgili güncel gelişmeleri ve duyuruları paydaşlara aktarmalıdırlar.

Eğitim bilimleriEğitim yönetimiLiderlik+5
Elif Yıldız
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00

Related subjects