Öğrenci başarısı
739 theses under this subject heading
Hayat bilgisi dersinde öğrencilerin yaşam becerilerinin geliştirilmesinde etkin öğrenme uygulamaları
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda bilgi, en önemli olgu haline gelmekte ve bu dönemin toplumu, bilgi toplumu olarak nitelendirilmektedir. Bilgi toplumunda bireylerden, karmaşıklaşan ekonomik ve toplumsal yapıya uyum sağlayabilmeleri, hızla değişen ve gelişen teknolojiyi yakalayabilmeleri, hızla üretilen bilgi yığınları arasında bilgiyi seçerek, analiz ederek ve değerlendirerek elde etmeleri, elde ettikleri bilgiyi günlük yaşamlarında kullanabilmeleri ve ürüne dönüştürebilmeleri beklenmektedir. Bu bağlamda eğitimin işlevi de bu becerileri bireylere kazandırmaktır. Bu beceriler, 21. yüzyıl becerileri olarak nitelendirilmektedir. Türkiye'de 2004 yılında uygulamaya konulan ilköğretim programlarında tüm derslerde, ortak beceriler olarak eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, araştırma, problem çözme, karar verme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimcilik becerilerine yer verilmiştir. Bu ortak beceriler, 21. yüzyıl becerileri kapsamındaki becerilerle örtüşmektedir. Bu ortak beceriler ilkokul üçüncü sınıfta yer alan Hayat Bilgisi Öğretim Programında yaşam becerileri olarak adlandırılmaktadır. Yaşam becerileri, bireyin toplumda başarılı olması için gerekli olan, tutum, bilgi, davranış ve becerilerdir. Yaşam becerileri bireyin evde, okulda ya da yaşamın farklı alanlarında (iş ve özel yaşam) kullanılan ve karşılaştıkları karmaşık durumların üstesinden gelmesini ve amaçlarına ulaşmasını sağlayan becerilerdir. Türkiye yaşam becerilerinin bireylere kazandırılmasını amaçlayan öğretim programlarından biri de Hayat Bilgisi Öğretim Programıdır. Hayat Bilgisi Öğretim Programında, yaşam becerilerinin yansıması olarak öz-yönetim becerileri yer almaktadır. Öz-yönetim becerileri, Hayat Bilgisi Öğretim Programına özgü becerilerdir. Hayat Bilgisi dersinde bireylere öz- yönetim becerilerini kazandırmak önemlidir. Hayat Bilgisi dersinde bireylerin öz-yönetim becerilerini kazanmalarını sağlamada etkin ve etkili yaklaşımlar kullanılabilir. Bu yaklaşımlardan biri de etkin öğrenme yaklaşımıdır. Araştırmanın amacı Hayat Bilgisi dersinde öğrencilerin yaşam becerilerinden öz yönetim becerilerinin geliştirilmesinde etkin öğrenme uygulamalarının etkisini belirlemektir. Karma modelde desenlenen araştırmada gömülü yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Hayat Bilgisi dersi, öz-yönetim becerilerini temel alan etkin öğrenme yöntem ve teknikleri bağlamında yürütülmüştür. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun üçüncü sınıf şubelerinden birinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, bu sınıfın öğrencileri, sınıf öğretmeni ve öğrenci velileri oluşturmuştur. Araştırmanın verileri öz-yönetim becerileri ölçeği, görüşme, açık uçlu sorudan oluşan anket formu, gözlem, ders planları, öğrenme materyalleri ve öğrenci ürünleri, yapılandırılmış öğrenci günlükleri, ses kayıtları ve araştırmacı günlüğü ile toplanmıştır. Öz-yönetim becerileri ölçeği araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde t testinden, nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analizden yararlanılmıştır. Araştırmada, etkin öğrenme yöntem ve teknikleri kullanılarak yürütülen Hayat Bilgisi dersinde öğrencilerin öz-yönetim becerilerini nasıl işe koştuklarına, etkin öğrenme yaklaşımının öğrencilerde öz-yönetim becerilerinin etkililiğine, öğrencilerde öz-yönetim becerilerinin gelişimine yönelik öğrenci ve öğretmen görüşlerine, öğrencilerin öz-yönetim becerilerini okul dışına yansıtma durumlarına ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bu sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Etkin öğrenme yöntem ve teknikleri kullanılarak yürütülen Hayat Bilgisi dersinde, öğrenciler öz- yönetim becerilerinden etik davranma, kendini tanıma ve kişisel gelişimini izleme, duygu yönetimi, sorumluluk, liderlik, eğlenme, öğrenmeyi öğrenme, amaç belirleme, kariyer planlama, sorumluluk, zamanı ve mekânı doğru algılama, katılım, paylaşım, işbirliği ve takım çalışması ve farklılıklara saygı duyma becerilerini işe koşmuşlardır. • Öğrencilerde öz-yönetim becerilerinin gelişimine ilişkin öğrenci görüşlerini ortaya çıkarmak için öğrencilerle yapılan görüşmelerde, öğrenciler öz-yönetim becerilerine yönelik okulda ve okul dışında günlük yaşamlarında da öz-yönetim becerilerini işe koştuklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler, etkin öğrenme yöntem ve teknikleri kullanılarak yürütülen Hayat Bilgisi dersinde eğlenceli zaman geçirdiklerini ve Hayat Bilgisi dersine yönelik olumlu tutum geliştirdiklerini ifade etmişlerdir. • Sınıf öğretmeni de öğrencilerin sınıf içi uygulamalardan sonra öz-yönetim becerilerini yalnızca Hayat Bilgisi dersinde değil, ders dışında ve diğer derslerde de işe koştuklarını belirtmiştir. • Öğrencilerin öz-yönetim becerilerini, okul dışına da yansıtma durumlarına yönelik öğrenci velileri, çocuklarının öz-yönetim becerilerini okul dışında ev ve sosyal yaşamlarında işe koştuklarını ifade etmişlerdir. • Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin öz-yönetim becerileri ölçeğinden uygulama öncesi aldıkları ön test puanları ile uygulama sonrası aldıkları son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuş; bu verilerden hareketle Hayat Bilgisi dersinde, etkin öğrenme yaklaşımının öğrencilerin öz-yönetim becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. • Araştırma sonuçlarından Hayat Bilgisi Öğretim Programında, öz-yönetim becerilerinin öğrencilerin seviyelerine uygun biçimde yeniden gözden geçirilmesi ve programda etkin öğrenme yöntem ve tekniklerine ilişkin örnek uygulamalara yer vermeye ilişkin öneriler getirilmiştir. Anahtar Sözcükler: 21. Yüzyıl Becerileri, Yaşam Becerileri, Hayat Bilgisi, Öz- Yönetim Becerileri, Etkin Öğrenme
Foreign language learning anxiety of high school students in Kosovo
Second language learning is a complex process. Learning the vocabulary and grammar structures, even developing the necessary skills for communication may not be enough. You also need to learn about the culture of the foreign language. While this might be found enjoyable for some students, others might find the process threatening and may experience anxiety in the language classroom. Anxiety has a great negative effect on learning a foreign language. This study investigated the degree of foreign language classroom anxiety of Turkish High School Students in Kosovo. Moreover, it aims to find out if there are any differences between the anxiety levels of the learners in terms of their achievement in the foreign language, knowing more than one language and type of high school. This study was conducted with 169 learners of English in four different high school contexts; Technical High School, The High School of Economics, Medical High School and Science High School with 169 students. All of them were the first grade students. The data collected through Foreign Language Classroom Anxiety Scale (FLCAS) questionnaire were statistically analyzed to identify students' anxiety levels. The questionnaire was administered to the subjects in their regular class hours in different school settings. Their mid-term grades were gained from their class teachers to identify the relationship between their level of anxiety and their success measured by their course grades. The relationship between learners' anxiety and their language background and their education context was also analyzed statistically. The analysis of the results revealed that students learning English generally experience a moderate level of language anxiety. No significant relationship was identified between students' foreign language anxiety scores and their level of success, between being monolingual and multilingual. Their educational context and their level of anxiety did not correlate either. According to the results of the study, foreign language anxiety cannot be considered a negative psychological phenomena in Kosovo. Keywords: Foreign language anxiety, achievement, language background, educational background
Mobil öğrenme: Meslek yüksekokullarında bilginin yeniden yapılandırılması üzerine bir durum çalışması
Bu araştırmada meslek yüksekokullarında mobil öğrenmenin uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, araştırmacı tarafından bir mobil öğrenme ortamı tasarlanmıştır. İç Anadolu bölgesinde ilçe merkezinde yer alan bir meslek yüksekokulunda yürütülen araştırma, öğrenenlerin başarmakta zorlandığı gözlenen "Algoritma ve Programlamaya Giriş" dersi kapsamında yapılmış ve araştırma verileri 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde toplanmıştır. Bu çalışma, 36 kişilik öğrenci grubuyla başlamış ve araştırmanın derinlemesine yapılabilmesi için amaçlı örneklem seçimi yöntemiyle 6 kişilik katılımcı grubuyla sürdürülmüş nitel bir durum çalışmasıdır. Ayrıca, katılımcılar bizzat araştırmacı tarafından 14 hafta boyunca gözlenmiş ve durum çalışmasının veri tabanını oluşturan araştırmacı günlüğü, bireysel görüşmeler nitel veri analizi ile değerlendirilmiştir. Buna ek olarak; çalışmada, anket sonuçları ve mobil öğrenme ortamının kullanımına ilişkin veriler de sunulmuştur. Sonuç olarak, geliştirilen mobil öğrenme ortamının öğrenenlerde derse yönelik olumlu tutum geliştirmeye katkı sağlamada, derse katılım motivasyonunu arttırmada ve öğrenen-öğrenen, öğrenen-öğreten iletişimini kolaylaştırma bağlamında olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Ancak, olumsuz etkiler de gözlenmiştir, bunlar; aktif katılımın zamanla düşmesi, geliştirilen ortamın sınava yönelik bir çalışma ve sohbet ortamı haline gelmesi, öğrenme amacından sapma ve teknik problemler gibi olumsuz etkilere rastlanmıştır. Benzer şekilde, öğrenenlerin mobil öğrenme ortamını faydalı ve motive edici bulduğu buna rağmen ders başarılarına etki etmediği de gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: mobil öğrenme, meslek yüksekokulları, durum çalışması
Autograph programı kullanımının 10. sınıf öğrencilerinin fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusundaki başarısına etkisi
Bu araştırmada Autograph programı kullanımının 10.sınıf öğrencilerinin fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusundaki başarısına ve bu konularla ilgili kuralları genellemelerine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 2014–2015 eğitim-öğretim yılında Balıkesir'de bir Anadolu Lisesi'nin 10. sınıfında öğrenim gören 35 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel modele göre gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda dersler Autograph programı ile işlenmiş ve öğrenciler kendilerine önerilen öğrenme etkinliklerini bilgisayar ortamında Autograph programını kullanarak gerçekleştirmişlerdir. Kontrol grubunda ise dersler geleneksel şekilde işlenmiş ve öğrenciler kendilerine önerilen öğrenme etkinliklerini sınıf ortamında gerçekleştirmişlerdir. Öğrencilerin başarılarını ölçmek için fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusunu içeren kavramsal bilgi değerlendirme testi, genelleme becerilerini tespit etmek için ise konu değerlendirme testleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubuna uygulama öncesi ön test, uygulama sonrası son test uygulanmış ve uygulama üç hafta sürmüştür. Verilerin analizinde dağılımlar normal ise bağımsız grup t-testi, dağılımlar normal değilse Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bu analizlere ek olarak öğrencilerin ne tür hatalar yaptıkları, yapılan hataların sebepleri, en fazla doğru cevaplanan sorular ve en az doğru cevaplanan sorular nitel analiz yoluyla belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonunda, deney grubu öğrencilerinin araştırmanın ilk haftasından son haftasına doğru başarılarının arttığı gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak, Autograph programının fonksiyonların simetrileri ve cebirsel özellikleri konusunun tümünde olmasa da bu konunun son alt başlığı olan genişleme-daralma konusunda öğrencilerin başarılarını artırdığı ve genelleme becerilerini geliştirdiği sonucuna istatistiksel olarak ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Autograph, Öğrenci Başarısı, Fonksiyonların Simetrileri ve Cebirsel Özellikleri, Genelleme, 10.sınıf
Uzaktan eğitimde motivasyon stratejilerinin öğrenenlerin ilgileri, motivasyonları, eylem yeterlikleri ve başarıları üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, uzaktan eğitimde Keller'in ARCS-V motivasyon tasarımı modeline dayanarak kullanılan motivasyon stratejilerinin; öğrenenlerin derse karşı ilgilerine, motivasyonlarına, eylem yeterliklerine ve akademik başarılarına etkisini araştırmaktır. Araştırmanın katılımcıları, bir öğretim döneminde uzaktan eğitim yoluyla çevrimiçi ortamda ders alan lisans öğrencilerinden oluşmaktadır. Deneysel araştırma modeliyle gerçekleştirilen bu çalışma, on bir hafta süreyle ve 122 öğrenenle yürütülmüştür. Araştırma bulguları, deney ve kontrol gruplarının derse karşı ilgi, motivasyon ve akademik başarı puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Bunun yanı sıra grupların derse karşı ilgi değişkeni dikkat alt boyutu ortalama puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak ilişki, güven ve doyum alt boyutlarında gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alan öğrenenlerin motivasyon faktörünün dikkat, güven ve doyum alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur ancak ilişki kurma alt boyutunda gruplar arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ayrıca eylem yeterliği açısından deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırma bulguları ve sonuçları, daha önce gerçekleştirilen ve motivasyon modelinin uzaktan öğrenme ortamlarında geçerli ve uygulanabilir bir model olduğunu ortaya koyan araştırmaları desteklemektedir. Araştırma bulgularına ve sonuçlarına dayanarak gelecek araştırmalar için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, Motivasyon, ARCS-V motivasyon modeli, ARCS
Türkçe dersinde oyunlaştırmanın ilkokul öğrencilerinin söz varlığına ve motivasyonlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Türkçe dersinde oyunlaştırma yoluyla gerçekleştirilen sözcük öğretiminin ilkokul öğrencilerinin söz varlığının gelişimine ve sözcük öğrenmeye yönelik motivasyonlarına olan etkisini ortaya koymaktır. Araştırma karma yöntem desenlerinden olan iç içe deneysel karma desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ilkokul dördüncü sınıfa devam etmekte olan 34 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın denel işlemlerinin gerçekleştirilmesinde laboratuvar ortamı ve oyunlaştırma etkinliklerinin yer aldığı yazılım ortamı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanma sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen Sözcük Öğrenme Başarısı Testi (SÖBT), Sözcük Öğrenme Motivasyonu Ölçeği (SÖMÖ), görüşme formu, katılımcı günlükleri, katılımcı etkinlik defterleri, video kayıtları ve araştırmacı günlüğü işe koşulmuştur. Veri toplama araçlarının ve uygulamanın alt yapısının geliştirilmesini izleyen süreçte çalışma grubu katılımcılarıyla 68 ders saati deneysel uygulama gerçekleştirilmiştir. Aynı zaman diliminde kontrol grubu ise öğretici merkezli ve oyunlaştırma etkinliklerinden bağımsız sözcük öğretimi almıştır. Araştırma verileri nitel ve nicel bir dizi yaklaşım uygulanarak çözümlenmiş ve sonuçlar kuramsal temellere dayanarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları oyunlaştırma yoluyla sözcük öğretimi ve öğretici merkezli sözcük öğretimi gruplarının sözcük öğrenme başarısı ve motivasyonuna ilişkin öntest sontest ortalama puanları arasında anlamlı farklılık bulunduğunu göstermiştir. Deney ve kontrol gruplarının sözcük öğrenme başarısı öntest sontest ortalama puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmakta, motivasyon bağlamında ise anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Araştırmanın nitel verilerinin çözümlenmesinden elde edilen sonuçlar ise deney grubu katılımcılarının; sözcük öğrenme başarı, farkındalık ve yeterlikleri ile sözcük öğrenme isteklilikleri ve motivasyonlarını arttırdığını, anlamı bilinmeyen sözcükleri büyük oranda kullanıma geçirerek söz varlığı gelişimlerine katkı sağladıklarını, oyunlaştırma uygulamasını ve bileşenlerini benimsediklerini, içsel ve dışsal motivasyon unsurlarını sergilediklerini göstermiştir. Öte yandan, kontrol grubu katılımcılarının sundukları nicel sonuçlar kabul edilebilir seviyedeyken nitel sonuçlar gerek tema üretme gerekse öğrenme düzeyinin gelişimini değerlendirebilme bağlamında düşük seviyede yer almıştır. Araştırmanın sonunda uygulamaya ve gerçekleştirilecek araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Türkçe dersi, Söz varlığı, Sözcük öğretimi, Motivasyon.
Koro eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı; bir öğrenme kuramı olarak yapılandırmacı yaklaşımın, Müzik Öğretmenliği Programı öğrencilerinin yedi yarıyıl boyunca aldıkları ?Koro? dersine yönelik tutum, öz-yeterlik algısı ve akademik başarılarında ne ölçüde etkili olduğunu tespit etmektir. Araştırmanın yürütülmesinde kontrol gruplu öntest- sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre araştırmanın çalışma grubunu; İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Programı 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 2.sınıf (n=30) öğrencileri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Tutum, Öz-yeterlik Algısı, Akademik Başarı Ölçeği ve Uzman Görüşü Alma Formu kullanılmıştır. Buna göre öğrenciler; 2010?2011 Eğitim-Öğretim Yılı, Güz Yarıyılı, ?Koro II? dersinde aldıkları akademik başarı puanlarına göre eşleştirme yoluyla denklik gruplarına ayrılmış, deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırmacı tarafından sekiz hafta ve haftada dört ders saati süresince, deney grubuna (n=15) yapılandırmacı (öğrenci merkezli), kontrol grubuna (n=15) ise geleneksel (öğretmen merkezli) koro eğitimi verilmiştir. Araştırma verilerinin analizi için nonparametrik testlerden faydalanılmış; bu testlerin istatistiksel çözümleri, SPSS.17 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda;(a)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubuyla, geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Öz-yeterlik Algısı Ölçeği sontest puanları arasında p<.05 anlamlılık düzeyinde deney grubu lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı sontest puanları arasında ve Tutum Ölçeği sontest puanları arasında (p>.05) anlamlılık düzeyinde bir farklılaşma olmadığı,(b)Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen deney grubunun Tutum Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ve Öz-yeterlik Algısı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında sontest lehine farklılaşma olduğu ancak Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı,(c)Geleneksel yaklaşıma dayalı koro eğitimi verilen kontrol grubunun Tutum, Öz-yeterlik Algısı ve Akademik Başarı Ölçeği öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: koro, koro eğitimi, yapılandırmacı yaklaşım, tutum, öz-yeterlik algısı, akademik başarı
Öğretmen adaylarının dinamik geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözüm süreçlerinin ve bu süreçlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim matematik öğretmen adaylarının dinamik bir geometri yazılımı kullanarak geometrik yer problemlerini çözme süreçlerini incelemektir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'deki orta büyüklükte bir Üniversite'nin, İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı'nda öğrenim gören ve ?Alan Seçmeli (AS) - Geometri Öğretimi? dersini alan, 36 son sınıf öğretmen adayı oluşturmuştur.10 haftalık çalışma sürecinde öğretmen adaylarına dinamik bir yazılım olan Cabri yazılımı öğretilerek geometrik yer problemlerinin çözümü gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk beş haftasında Cabri yazılımı tanıtılmış ve yazılımın kullanımı ile ilgili çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Ayrıca geometrik yer konusundan bahsedilmiş ve bazı geometrik yer problemleri yazılım kullanılarak çözülmüştür. Araştırmanın 6.-9. haftaları arasında ise, öğretmen adayları kâğıt-kalem ve yazılımı kullanarak toplamda 6 geometrik yer problemini çözmüşlerdir. Araştırmacı bu süreçte rehber konumunda olup problemlerin çözümü esnasında adayları gözlemlemiştir. Ayrıca, 2 ve 10. haftalarda 6 öğretmen adayıyla görüşmeler yapılmıştır.Araştırmanın verileri, ?Araştırmacı Günlüğü Notları?, ?Cevap Kâğıtları?, ?Katılımcı Raporları?, ?Ekran Görüntüleri? ve ?Yarı yapılandırılmış Görüşmeler? olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri birlikte kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmen adaylarının problemleri kâğıt üzerinde çözerken çeşitli hatalar yaptıkları belirlenmiştir. Yazılımla çözüm aşamasına gelindiğinde öğretmen adaylarının yazılımın gerektirdiği matematiksel bilgiyi kullanmakta sıkıntılar yaşadıkları ancak uygulamanın sonlarına doğru bu sıkıntıları aşmaya başladıkları görülmüştür. Bu iki süreç kıyaslandığında ise, adaylar yazılımla çözüm esnasında kâğıt kalemden farklı olarak hipotez kurma, kurdukları hipotezleri test etme, genelleme yapma fırsatı bulmuşlardır. Bunun yanı sıra, yapılan uygulamayla öğretmen adaylarının bu tür problemleri kâğıt-kalem kullanarak çözüm süreçlerinde matematiksel bilgiyi kullanma, bağımlı-bağımsız noktayı belirleme, zihinde canlandırma ve doğru tahminlerde bulunma gibi noktalarda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğretmen adayları avantajlarını ve dezavantajlarını göz önünde tutarak Cabri gibi DGY'lerin geometrik yer konusu ve ilköğretim geometri öğretiminde kullanımı konusunda olumlu görüş belirtmişlerdir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Yeşil okul: Çevre, sağlık ve eğitime etkileri
Bu araştırmanın amacı yeşil okulun yapısal özelliklerini; çevreye, binayı kullananların sağlığına, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olan etkilerini ve eğitim yöneticilerinin yeşil okula yönelmeleri gerektirecek özellikeri belirlemektir.Bu amaçla yerli ve yabancı alanyazın taranmış ve yeşil okula ilişkin veriler alt problemlere yanıt olabilecek biçimde çözümlenmiştir. Var olan durum olduğu gibi ortaya konduğundan bu çalışma betimsel bir araştırmadır.Araştırmanın sonucunda yeşil okulların kaynak kullanımı ve çevreye olan olumsuz etkilerinin çok az olduğu, doğal aydınlatmadan faydalanması, sağladığı yüksek iç ortam hava kalitesi, akustik kalitesi, çevresel düzenlemesi ve kullanılan donanımların binayı kullananların sağlığına, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yeşil okulların yapısal özellikleri nedeniyle sağladığı kullanım kolaylığı, düşük doğal kaynak kullanımı ile çevreye duyarlılığı ve sağladığı maddi tasarruf, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olan olumlu etkileri nedeni ile okul yöneticilerinin yeşil okula yönelmeleri önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Okul Binası, Yeşil Okul, Okul Çevresi, Öğrenci Başarısı, Öğretmen Edimi
Fen bilimleri dersinde çoklu ortam destekli, canlandırma ve düz anlatım yoluyla öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Fen Bilimleri dersinde 7. Sınıf Güneş Sistemi ve Ötesi ünitesinden belirlenen kazanımların öğretiminde canlandırma, çoklu ortam destekli öğretim ve düz anlatım yoluyla öğretimin hangisinin daha etkili olduğunu belirlemek amacıyla yapılan çalışma, Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan A ve B Ortaokullarından rastgele yöntemle belirlenen 6 sınıfta toplam 130 öğrenciden oluşan örneklemle yürütülmüştür. A Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 75 öğrencinin 35'i kız, 40'ı erkek, B Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 55 öğrencinin 28'i kız, 27'si erkektir. Her iki okuldan rastgele yöntemle seçilen 3'er şubeden sınıflardan 2'si deney grubu olarak birisi de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Böylece her iki okulda birer sınıf canlandırma yoluyla öğretim için, birer sınıf çoklu ortam destekli öğretim için ve yine birer sınıf düz anlatım yoluyla öğretim için seçilmiştir. Ders planları yöntemlere göre hazırlanmış ve uygulama öncesi tüm gruplara ön test uygulanırken, uygulama sonrasında da son test uygulanmış ve analizler yapılmıştır. Grupların başarıları arasında anlamlı farklar olup olmadığı varyans analizi (ANOVA) yöntemiyle hesaplanmıştır. Farklılıkların ayrıntılarını belirlemek için "post hoc" testlerden Scheffe tercih edilmiştir. Buna göre canlandırma yöntemi ile öğrenim gören öğrenciler çoklu ortam ve düz anlatım yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerden daha anlamlı derecede, daha yüksek başarılar göstermişlerdir. Çoklu ortam destekli öğrenim gören öğrenciler ise düz anlatım yoluyla öğretim gören öğrencilere göre daha başarılı çıkmışlardır. Bu veriler göstermektedir ki başlangıçta aralarında hazırbulunuşluk farkı olmayan öğrenciler farklı yöntemlerle yapılan öğretimler sonunda farklı seviyelerde öğrenme meydana getirmişlerdir. Bu yöntemlerden en etkili olan canlandırma yöntemiyken en az etkili olan düz anlatımdır ve tüm yöntemlerin etkililik düzeyleri arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlıdır.
Mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesi
Bilimsel ve teknolojik gelişmeler toplumsal ihtiyaçların değişmesine ve yeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Gelişme ve değişimler eğitim sürecini de etkilemekte eğitimi gelişmeye ve değişmeye zorlamaktadır. Bilgisayar ve internet teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte eğitim kurumlarında kodlama derslerine yer verilmeye başlanmış olup, eğitim kurumlarının rekabet gücünü artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kodlama eğitiminin temelini oluşturan mantık olmakla birlikte, sadece ortaöğretim 9.sınıf matematik dersi öğretim programında yer verilmektedir. Bu araştırmanın amacı, mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesidir. Bu kapsamda Matematik öğretim programında yer alan kazanımlara uygun Mantık Başarı Testi geliştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde tasarlanmış ve örneklemi amaçlı örnekleme desenine göre seçilmiştir. Araştırma sonucunda, kodlama eğitimi alan 9. Sınıf öğrencilerinin Mantık Başarı testinden daha yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Mantık, Kodlama, Bilimsel kodlama, Robotik kodlama
6 yaş çocuklarına öyküleştirme yöntemi ile verilen matematik eğitiminin çocukların matematik başarılarına olan etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; 6 yaş çocuklarına öyküleştirme yöntemi ile verilen matematik eğitiminin çocukların matematik başarılarına olan etkisini incelenmektir. Öyküleştirme yöntemi; çocukların yeni bilgilerini kullanarak eski bilgilerini ve tecrübelerini işe koştuğu, bunların yanı sıra yeni bilgileri edinerek bunlarla birlikte süreçte aktif olarak yer aldığı problemlere çözümler ürettiği, deneyimler kazandığı bir ortam yaratmaktadır. Araştırma nitel ve nicel tekniklerin bir arada kullanıldığı karma yöntemdir. Okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 48-66 ay arası çocukların; sayılar, geometrik şekiller ve örüntü kavramlarını öğrenmede öyküleştirme yönteminin etkisinin incelendiği ön-test son-test yarı deneysel yöntem ve uygulamalar süresince deney grubunun gözlemlenmesiyle araştırmanın nitel bölümü yürütülmüştür. Araştırmada çocukların sayılarla ilgili kavramları öğrenme düzeylerini ölçmek amacıyla; Piaget sayı korunum testi, geometrik şekil kavramları öğrenme düzeylerini ölçmek amacıyla; Aslan (2004) tarafından geliştirilen geometrik şekilleri tanıma testi ve örüntü kavramını öğrenme düzeylerini ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen örüntü testi kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından deney grubuyla her hafta uygulanan etkinlikler sırasında yapılan gözlem araştırmacının güncesine kaydedilmiştir. Çalışma toplam 27 öğrenciyle gerçekleşmiştir. Kontrol grubu öğrencileri mevcut programla eğitim alırken deney grubu öğrencileri 8 hafta boyunca haftada bir gün öyküleştirme yöntemi ile hazırlanan matematik eğitimini almıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde kontrol ve deney grubunun başarılarını karşılaştırmak amacıyla Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının ön test ve son test başarılarını kendi aralarında karşılaştırmak amacıyla Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nitel veriler betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Sonuç olarak; öyküleştirme yöntemi ile verilen matematik eğitiminin çocukların matematik başarısını arttırmada olumlu etkiye sahip olduğunu göstermiştir.
5E modelinin ortaokul öğrencilerinin dil bilgisi başarısına etkisi
Bu çalışmada, Türkçe dersi 7. sınıf öğretim programında bulunan dil bilgisi konularının yapılandırmacı yaklaşıma dayanan 5E öğrenme modeli ile öğretilmesinin öğrenenin öğrenmedeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada yapılandırmacı 5E öğrenme modeliyle ders işlenen deney grubunda yer alan öğrencilerle, mevcut öğretim yöntemiyle ders işlenen kontrol grubundaki öğrencilerin başarı düzeyleri arasındaki farkı ortaya çıkarmak amacıyla kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu araştırmanın bağımsız değişkenini ortaokul 7. sınıf öğrencilerine uygulanacak yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı dil bilgisi konularının işlenişi oluşturur. Bağımlı değişken ise öğrencilerin başarı düzeyleridir. Araştırmada öntest ve sontest geçerliği ve güvenirliği tespit edilmiş (Croanbach-alfa=0.85) 20 sorudan oluşan Dil Bilgisi Başarı testi (DBBT) kullanılmıştır. Testlerden elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kütahya ilinde bulunan bir devlet ortaokulunda bulunan sınıfların iki şubesindeki toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. 2018-2019 öğretim yılında Atatürk Ortaokulu'nda bulunan 6 tane 7. sınıfa uygulanan DBBT sonuçları dikkate alınarak birbirine denk iki sınıf seçilmiştir. Bu sınıflardan birisi yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin kullanıldığı deney grubunu diğeri ise mevcut öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kuramsal çerçeve, ilgili alanyazın, tanımlar, problem durumu, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, problem cümlesi, alt problemler ve sınırlılıklara yer verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi, araştırmanın modeli, araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama araç ve teknikleri, verilerin toplanması ve verilerin analizine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde bulgulara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise sonuç, tartışma ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin, mevcut yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine göre başarı ortalamalarının daha yüksek çıktığı ve aradaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir.
Okuyarak yarışıyorum etkinliğinin ortaokul öğrencilerinin okuma başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin okuma başarısını ve tutumunu artırmaya yönelik yeni bir uygulama geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda tasarlanmış olan Okuyarak Yarışıyorum Etkinliğinin ortaokul öğrencilerinin okuduğunu anlama başarısına ve okumaya yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı-deneysel model kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kütahya ili Merkez ilçesi Seyitömer Ortaokulunda öğrenim göre 5. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama süreci 8 hafta sürmüştür. Deney grubunda dersler Okuyarak Yarışıyorum Etkinliği kullanılarak işlenmiş, kontrol grubunda Türkçe Dersi Öğretim Programına göre derslere devam edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Okuma-Anlama Testi ve Okuma Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre Okuyarak Yarışıyorum Etkinliği ile okuma uygulamasının yapıldığı deney grubu, kontrol grubuna göre anlamada daha başarılı olmuştur. Deney grubunun okuduğunu anlama testinden aldıkları öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Yine araştırma bulgularına göre deney ve kontrol gruplarının Okuma Tutum Ölçeği'nin sontestinden aldıkları ortalama puanlar arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Sonuç olarak bu araştırmayla Okuyarak Yarışıyorum Etkinliğinin okuma eğitiminde kullanılabilecek bir uygulama olduğu ortaya konmuştur.
Müzikli etkinliklerle desteklenmiş bireyselleştirilmiş eğitim programının hesaplama güçlüğü yaşayan ilkokul öğrencilerinin başarılarına etkisinin elektrofizyolojik olarak değerlendirilmesi
Bu araştırmada müzikli etkinliklerle desteklenmiş bireyselleştirilmiş eğitim programının hesaplama güçlüğü yaşayan ilkokul öğrencilerinin başarılarına etkisini elektrofizyolojik olarak değerlendirmek amaçlanmıştır. Çalışmada araştırma modeli olarak karma desen araştırması seçilerek nitel ve nicel olan araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Kütahya ilinin merkezinde, ilkokul 3. ve 4. sınıfa devam eden öğrenciler arasından hafif düzey özel öğrenme güçlüğü tanısı alan ve matematik dersinde öğrenme güçlüğü yaşayan dört öğrenci oluşturmaktadır. İlkokul 1-4 sınıflar matematik dersi öğretim programı incelenerek 3. sınıf zihinden işlem kazanımlarından toplama ve çıkarma işlemine yönelik 12 adet zihinden işlem kazanımı belirlenmiştir Bu kazanımlara uygun olacak şekilde değerlendirme formu, eğitim modülü ve matematik şarkıları hazırlanmıştır. Eğitim modülünün ve matematik şarkılarının öğrencilerin başarılarına olan etkisini belirlemek amacıyla katılımcılara ön test ve son test olarak değerlendirme formu uygulanmıştır. Ayrıca on iki hafta boyunca uygulanan eğitim modülü ve matematik şarkılarının öncesi ve sonrasında katılımcılara EEG çekimi gerçekleştirilmiştir. EEG çekimleri sırasında katılımcılara zihinden işlemler yapmalarını sağlayacak şekilde 10 adet zihinden işlem sorusu yöneltilmiştir. Elde edilen EEG verilerine ait güç yoğunlukları Matlab programında Welch metodu kullanılarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizi için betimsel analiz tekniklerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda özel öğrenme güçlüğü yaşayan öğrencilerin zihinden işlem becerilerinin değerlendirme formu sonuçlarına bakıldığında, eğitim modülü ve matematik şarkılarının öğrencilerin zihinden işlem becerilerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca zihinden işlem kazanımlarına yönelik hazırlanan eğitim modülü ve matematik şarkılarının ilkokul öğrencilerinin başarılarını arttırdığı elektrofizyolojik değerlendirmeler ile desteklenerek gösterilmiştir.
İlköğretimde; beden eğitimi dersinin, takiben yapılan diğer derslerde öğrencilerin başarıları üzerindeki etkisinin araştırılması (Kütahya ili örneği)
Bu çalışmamın amacı ilköğretim okullarında yapılan beden eğitimi dersi haftalık ders programında beden eğitimi dersini takiben işlenen derslerde öğrencilerin bu derslerdeki başarılarını etkileyip etkilemediği, etkiliyorsa ne yönde hangi düzeyde etkilediğini araştırıp değerlendirmektir.Çalışmanın evreni 2006/2007 eğitim öğretim yılında Kütahya ilindeki 8 (sekiz) ilköğretim okulunda haftalık ders programında beden eğitimi dersinden sonra Matematik, Fen Bilgisi, Türkçe, Sosyal Bilgiler ve İngilizce dersinin arda arda yapıldığı 7. sınıflarda okuyan öğrencilerinden oluşmaktadır. Bu çalışmanın örneklemi ise 2006/2007 eğitim öğretim yılında öğrenim gören Kütahya ilindeki 8 (sekiz) ilköğretim okulundaki 444 (dört yüz kırk dört) öğrencidirYukarıda bahsedilen evren ve örneklem seçilirken Kütahya ili ilköğretim okullarının öğrenci ve veli profili (Sosyo-ekonomik ve kültürel yönden)ile okulların İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yapmış olduğu 3 ayrı O.K.S deneme sınavlarındaki başarı durumları göz önünde bulundurulmuştur.Çalışmada öğrencilerin görüş ve düşünceleri anket yöntemi ile belirlenmiştir. Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm 6 soruda kişisel bilgileri, İkinci bölüm ise 19 soruda öğrencilerin beden eğitimi dersi hakkındaki görüşleri, beden eğitimi dersinden sonra yaşadıkları olumlu veya olumsuz durumlar ve beden eğitimi dersinin diğer derslerdeki başarıları üzerindeki etkileri irdelenmeye çalışılmıştır. Anket formu toplam 25 sorudan oluşmaktadırAnket yöntemi kullanılarak derlenen veriler, istatistik işlem için MS Excel'de düzenlemiştir. SPSS 15,0 istatistik programında analiz edilmiştir. Verilere geçerlilik ve güvenirlilik testi uygulanmıştır. İstatistik testler olarak ise SPSS' de ki-kare testi yapılmıştır. P<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.Anket sonuçları deneklerin beden eğitimi dersini sevdiklerini, beden eğitimi ve sporun diğer derslerdeki başarıyı kısmen de olsa olumlu etkilediğini, bu konuda kararsız olanların ise kararsızlıklarına okullardaki fiziki eksikliklerin sebep olduğu yönünde cevap verdikleri görülmüştür. Beden eğitimi dersinin ders saatinin yetersiz olduğunu, okullarda öğrencilerin, spor kıyafetlerini değiştirmek için beden eğitimi öğretmenlerinin yeteri kadar zaman vermeye çalıştıklarını, söylemişlerdir. Beden eğitimi dersinden sonra kendilerini daha rahat hissettiklerini, zihinsel olarak rahatladıklarını beden eğitimi dersinden sonra kısmen kıyafet değiştirme sorunu yaşadıklarını, bazı öğretmenlerin beden eğitimi dersinden sonra geç kalan öğrencilere olumsuz şekilde davrandığını, belirtmişlerdir. Spor yapmaya müsait spor alanlarının ve spor kıyafetlerini herhangi bir olumsuzluk yaşamadan değiştirebilecekleri uygun bir ortamın olmadığını, beden eğitimi dersinin ders programında ilk saatlerde yapılmasını istemediklerini belirtmişlerdir. Beden eğitimi dersini haftanın ilk günlerinde ve sayısal sözel fark etmeden beden eğitimi dersinden sonra ders yapmak istemedikleri görülmüştür. beden eğitimi dersinden sonra kayda değer şekilde motivasyon ve dikkat dağınıklığı sorunu yaşamadıklarını, , beden eğitimi dersinden sonra ki dersi anlayıp anlama konusunda olumlu yada olumsuz bir etkisinin belirgin olmadığını söylemişlerdir. Beden eğitimi dersinden sonraki dersi anlayıp anlamama konusunda beden eğitimi dersinin etkisinin ve beden eğitimi dersinden sonra herhangi olumsuz bir durumun kayda değer olmadığını belirtmişlerdir. Beden eğitimi dersinde sonraki derslerdeki başarılarını etkileyecek kadar yorulmadıklarını dile getirmişlerdir
Web tabanlı akran ve öz değerlendirme sistemi ile zenginleştirilmiş akran öğretiminin 7. sınıf rasyonel sayılar konusunda öğrencilerin başarı ve tutumlarının üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, web tabanlı akran ve öz değerlendirme sistemi ile zenginleştirilmiş akran öğretiminin 7. Sınıf Rasyonel Sayılar konusunda öğrencilerin başarı ve tutumlarının üzerine etkisini araştırmaktır. Rasyonel Sayılar Konusu Başarı Ölçeği, Rasyonel Sayılar Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği, İnternet Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği ve Akran Öğretimi Gözlem Kontrol Ölçeği ölçme araçları olarak kullanılmıştır. Bu araştırma için Performans Ödevi, Performans Ödevi Değerlendirme Formu, Akran ve Öz Değerlendirme Sistemi, Akran ve Öz Değerlendirme Sistemi Kullanım Kılavuzu ve Akran Öğretimi Konu Kavrama Testleri de değerlendirme materyalleri olarak hazırlanmıştır. Bu araştırma, Ankara ili Keçiören ilçesinde yer alan yedi ortaokuldaki 472 yedinci sınıf öğrencisi ile birlikte 2013-2014eğitim sezonu birinci döneminde yapılmıştır. Yedi öğretmen ve her bir öğretmene ait ikişer sınıf çalışmaya katılmıştır. Rasyonel Sayılar Konusu Başarı Ölçeği, Rasyonel Sayılar Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği, İnternet Kullanımına Yönelik Tutum Ölçeği öğrencilerin ön başarı ve tutum düzeylerini belirlemek amacıyla, uygulama öncesinde, ön-test olarak tüm gruplara yapılmıştır. Deney grubunda yer alan öğrenciler web tabanlı akran ve öz değerlendirmeyle zenginleştirilmiş akran öğretimi metoduyla ders işlerken, kontrol grubunda yer alan öğrenciler geleneksel matematik eğitimiyle ders işlemiştir. Tüm gruplardaki öğretim dokuz hafta sürmüştür. Bundan sonra, Rasyonel Sayılar Konusu Başarı Ölçeği, Rasyonel Sayılar Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği, son başarı ve tutum düzeylerini belirlemek amacıyla tüm gruplara son-test olarak yapılmıştır. Betimsel istatistikler ön ve son testlerden elde edilen veriler kullanılarak yapılmıştır. Sonuçlar her bir değişkene ait verilerin dağılımının yaklaşık olarak normal olduğunu göstermiştir. Çok değişkenli kovaryans analizi (MANCOVA) çıkarımsal istatistik olarak kullanılmıştır. MANCOVA sonuçları deneysel gruplar lehine anlamlı başarı ortalaması farkı göstermektedir. Ancak, gruplar arasında rasyonel sayılar konusuna karşı tutum için anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Akran öğretimi, rasyonel sayılar, web tabanlı akran ve öz değerlendirme,
Fen bilimleri öğretmenlerinin karışımlar konusunda pedagojik alan bilgilerinin öğrencilerin fen tutum ve başarılarına etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, farklı öğretim deneyimlerine sahip fen bilimleri dersi öğretmenlerinin karışımlar konusundaki pedagojik alan bilgilerini incelemektir. Bu çalışmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim-öğretim yılında Ankara'nın Yenimahalle ve Keçiören ilçelerindeki 2 okulda görev yapan 3 öğretmen ve eğitim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan öğretmenler için gönüllülük esasına dayalı olarak araştırmada yer almışlardır. Öğretmenlerin pedagojik alan bilgilerini belirlemek amacıyla görüşme ve gözlem formları, başarı testi, tutum ve algı anketleri kullanılmıştır. Nicel ve nitel verilerden elde edilen bulgular, öğretmenlerin farklı pedagojik alan bilgilerine sahip olduklarını ve öğretim deneyiminin pedagojik alan bilgisine bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca, öğretmenlerin karışımlar konusu bilgilerinin öğrencilerin başarısını artırabilecek seviyede olduğunu, karışımlar konusu pedagojik alan bilgilerinin normal seviyede olduğunu, öğrencilerin karışımlar konusundaki başarıları ile öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arasında bir ilişki olmadığını, pedagojik alan bilgilesi ile fen tutum ve algı arasında bir ilişki olmadığını, öğretmen bilgisi hakkındaki öğrenci algıları ile öğretmenlerin pedagojik alan bilgileri arasında bir ilişki olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar neticesinde öğretmen eğitimine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Pedagojik alan bilgisi, konu alan bilgisi, karışımlar konusu, fen bilimleri dersi, öğretim deneyimi.
Web tabanlı akran ve öz değerlendirmenin 7. sınıf sosyal bilgiler dersi iletişim ve insan ilişkileri konusunda öğrencilerin başarısına etkisi
Bu araştırmada, web tabanlı akran ve öz değerlendirmenin iletişim ve insan ilişkileri konusunda öğrencilerin başarısına etkisini incelenmiştir. Bu araştırma için İletişim ve İnsan ilişkileri Başarı Testi (İİİBT), İletişim ve İnsan ilişkileri Karma Sınavı, İletişim ve İnsan ilişkileri Karma Sınav Değerlendirme Formu, Akran ve Öz Değerlendirme Yöntemi Programı, Akran ve Öz Değerlendirme Kullanım Kılavuzu hazırlanmıştır. Bu araştırma, Ankara ili Sincan ilçesinde yer alan dört ortaokuldaki 355 yedinci sınıf öğrencisi ile 2013-2014 eğitim sezonu birinci döneminde yapılmıştır. Yedi öğretmen ve her bir öğretmene ait ikişer sınıf çalışmaya katılmıştır. İletişim ve insan ilişkileri konulu başarı testi, öğrencilerin ön başarı durumunu belirlemek amacıyla ön-test olarak kontrol ve deney gruplarına yapılmıştır. Tüm gruplardaki çalışma sekiz hafta sürmüştür. Nihayet İİİBT kontrol ve deney gruplarına son test olarak uygulanmıştır. Betimsel istatistikler ön ve son testlerden elde edilen veriler kullanılarak yapılmıştır. Sonuçlar her bir değişkene ait verilerin dağılımının yaklaşık olarak normal olduğunu göstermiştir. Tek değişkenli ANOVA analizi çıkarımsal istatistik olarak kullanılmıştır. ANOVA sonuçları deney gruplarının başarısı lehine anlamlılık göstermiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler web tabanlı akran ve öz değerlendirme metodunun, öğrencilerin iletişim ve insan ilişkileri konusundaki başarısını artırmada etkin bir yöntem olduğunu desteklemiştir. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında sonuçlar deney grubunun lehine istatistiksel olarak anlamlıdır. Deney gruplarındaki öğrencilerin kontrol gruplarındaki öğrencilerden daha başarılı oldukları görülmüştür. Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha başarılı olmuşlardır. Öğrenciler web tabanlı akran ve öz değerlendirme yöntemini kolay, faydalı ve eğlenceli bulmuşlardır. Anahtar kelimeler: Başarı, iletişim ve insan ilişkileri, web tabanlı akran-öz değerlendirme
İlköğretim dördüncü sınıfta fen bilimleri dersinde üstbiliş stratejilerine dayalı öğretim uygulamasının, öğrenci erişilerine etkisi
İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde "Vücudumuz Bilmecesini Çözelim Ünitesinin kazanımları" ile ilgili akademik düzeylerini belirleme ve bu düzeylerini geliştirmede "Üstbiliş stratejilerine dayalı fen bilimleri öğretimi programı" nın etkisinin sınandığı bu araştırma "Kontrol Gruplu Öntest ve Sontest Modele" dayalı yarı deneysel bir çalışmadır. Fraenkel ve Wallen'e (2006) göre deneysel araştırmalar bir değişkenin etkilerini gözlemek için kullanılabilecek ve neden-sonuç ilişkilerini test edebilecek en geçerli, güvenilir yoldur. Bu araştırmanın çalışma grubu (deney ve kontrol grupları) Afyonkarahisar İli, Sandıklı İlçesi'nde kolay erişim göz önünde bulundurularak, rastgele seçilen bir ilkokulda, 2014-2015 eğitim-öğretim yılları arasında eğitimine devam eden 4.sınıf 3 farklı şubeden yine rastgele seçilen 25 deney grubu, 20 + 22 kontrol grubu öğrencilerinden oluşmaktadır. Bu çalışmada deney grubuna, üstbiliş stratejilerine dayalı fen bilimleri öğretimi programı uygulanmıştır. Yapılan bu uygulama sekiz hafta ve 24 ders saati sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarına ilk olarak araştırmacı tarafından geliştirilerek, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan 30 soruluk fen bilimleri erişi testi ve Akınoğlu (2001) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" öntest olarak uygulanmıştır. Süreci takip eden sekiz haftanın ardından aynı erişi testi ve Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum ölçeği son test olarak uygulanmıştır. Son test uygulamasından dört hafta sonra aynı erişi testi tekrar uygulanarak kalıcılık tespit edilmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; öntest puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır; uygulanan öğrenme stratejileri öğretimi öğrencilerin fen bilimleri başarılarını artırmıştır; kalıcılık testi sonuçları hem deney hem de kontrol gruplarında anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır; strateji öğretimi öğrencilerin erişi düzeyini anlamlı bir şekilde ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarını olumlu bir şekilde artırmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgiyi işleme modeli, biliş ötesi, deneysel desen, fen bilimleri,kalıcılık, sınıf öğretmenliği, tutum, üstbiliş, yürütücü biliş.
Sınıf içi öğretmen öğrenci iletişiminin öğrenci başarısı üzerine etkileri ve bir uygulama
ÖZET Günümüzde hızlı bir değişim yaşanmaktadır. İşletmeler açısından, rekabetçi ortamda verimliliği arttırma önem kazanmıştır. Bu kapsamda yöneticilerin ve iş görenlerin etkili iletişim becerileri kazanmaları gündeme gelmiştir. Toplumsal değişim bütün organizasyonlarda olduğu gibi okulları da etkilemiş, okullar da misyonunu ve vizyonunu sorgulamaya başlamıştır. Okulun en önemli çıktılarından biri olan öğrencinin başarısını arttırıcı yollar aranmaktadır. Eğitimde kaliteyi belirleyici unsurlardan biri de okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler arasındaki iyi ilişkilerdir. Bu ilişkiyi etkileyen en önemli unsur ise iletişimdir. Bu çalışmada öğrenci- öğretmen iletişimi ile öğrenci başarısı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu ilişkiyi ölçmek için öğretmen-öğrenci iletişim ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verileri Eskişehir İlindeki beş Anadolu Lisesi'nde okuyan yüz öğrenciden elde edilmiştir. Veriler üzerinde korelasyon, sıklık dağılımı analizleri yapılmıştır. Öğretmen - öğrenci iletişimi ile öğrenci başarısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Mesleki öğrenme topluluğunun ilkokul öğretmenlerinin mesleki gelişimine ve öğrencilerin başarısına etkisini incelemeye yönelik bir uygulama
Bu araştırmanın amacı Mesleki Öğrenme Topluluğu'nun geliştirilebilir ve uygulanabilir olduğunu ortaya koymak, öğretmenlerin bu topluluğa ilişkin görüşlerini inceleyip bu uygulamanın öğrenci başarısına anlamlı bir katkı yapıp yapmadığını ortaya koymaktır. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkâmil ilçesindeki Mehmet Çolakoğlu İlkokulu'nda görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmaya deney (N=6) ve kontrol (N=6) grubunda yer alan 12 öğretmen katılmıştır. Nitel görüşmeler deney grubunda yer alan 6 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. MÖT'ün öğretmenler tarafından nasıl algılandığının yanı sıra öğrenci başarısı üzerindeki etkisinin de incelenmesi amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Kazanım Değerlendirme Testi kullanılmıştır. Ayrıca, uygulanan programın katılımcı görüşlerine göre değerlendirilmesi amacıyla 20 maddelik bir değerlendirme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre Mesleki Öğrenme Topluluğu öğretmenler üzerinde hem mesleki hem de bireysel olarak olumlu katkılara yol açmış olup öğretmenler tarafından bu uygulamanın çok faydalı olduğu ifade edilmiştir. Bununla birlikte bu uygulamanın öğrenci boyutunu ortaya koymak için deney ve kontrol grubundaki öğretmenlerin öğrencilerine uygulanan kazanım değerlendirme testi bulgularına göre, iki grubunda ön ve son testleri arasında anlamlı fark olduğu görülüp deney grubunda oluşan farkın büyük bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Gruplar arası ön testte anlamlı fark görülmeyip son testlerde ise anlamlı fark olduğu ve etki büyüklüğünün yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcıların, benzer programların okullarda olumlu etkilere yol açacağına inandıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Bilgi işlemsel düşünme becerisinin öğrenci başarısına etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bilgi işlemsel düşünmenin öğrenci başarıları üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada, bilgi işlemsel düşünme ile öğrenci başarısı; okul düzeyi, çalışma disiplinleri ve çalışmanın yapıldığı ülkeler gibi değişkenler arasındaki ilişkilere dayalı olarak meta-analiz yöntemi ile ortalama etki büyüklüğü hesaplaması yapılmıştır. Araştırmanın amacına ulaşabilmek için 2015–2020 yılları arasında uluslararası düzeyde hakemli dergilerde yayımlanan makaleler ve konferanslarda sunulan bildiriler taranarak etkili bilgi işlemsel düşünmenin öğrenci başarısı üzerine etkisi hakkında nicel araştırma yöntemi ile yapılan çalışmalar araştırma kapsamına alınmıştır. Tarama sürecinde, "computational thinking, empirical, experimental, success, achievement" kelimeleri anahtar sözcük olarak kullanılmıştır. Yayınların taranması sürecinde uluslararası düzeyde yapılan bildiriler ve makaleler için Google Scholar ve Web of Science veri tabanları kullanılmıştır. Araştırmanın tarama sürecinde toplam 1012 çalışmaya ulaşılmıştır. Eş kopyaların, bilgi işlemsel düşünmenin farklı boyutları ele alan çalışmaların ve uygun istatistiki verileri içermeyen çalışmaların çıkarılması neticesinde sonuç olarak 24 nicel bağımsız araştırma meta-analiz çalışması kapsamına alınmıştır. Çalışmaların farklı ülkelerde, farklı okul düzeylerinde ve farklı disiplinlerde gerçekleştirilmesi bakımından heterojen bir yapıda bulundukları değerlendirildiğinden tüm analizler rastgele etkiler modeline göre yapılmıştır. Yayın yanlılığı değerlendirmesi için Rosenthal's Fail Safe N ve Orwin's Fail Safe N analizi yapılmıştır. Bilgi işlemsel düşünme ile öğrenci başarıları arasında yüksek düzeyde ve olumlu (Hedges' g=1,451) ortalama etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularına ve sonuçlarına dayanarak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.
Medya okuryazarlık dersi alan öğrencilerin şiddeti algılama biçimleri
Bu tez çalışmasında, medya okuryazarlık dersini alan ve almayan öğrencilerin medyatik şiddeti algılama biçimleri araştırılmıştır. Buradan hareketle medya okuryazarlık dersinin toplumsal şiddetin anlaşılması ve çözümü noktasındaki katkısı açığa çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışma Adıyaman ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarında okuyan öğrencilerle sınırlıdır. Bilgi toplama noktasında, öncelikle öğrencilerin medya okuryazarlık düzeyleri anket yöntemiyle ölçülmüş ve ardından dersi alan ve almayan öğrencilerin medyadaki şiddeti algılamaları görüşme yöntemiyle test edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlara göre medya okuryazarlık dersini alan öğrencilerin bu dersi almayan öğrencilere göre, medya okuryazarlık beceri düzeylerinin daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Dersi alan çocukların şiddet konusunda daha duyarlı oldukları, onun yaygınlaştırılması, çeşitlenmesi ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin varlığını fark etme noktasında daha duyarlı olduğu görülmektedir. Ayrıca ders başarısının yüksek olması, medya okuryazarlık dersinin temel becerileri olan; erişme, analiz, değerlendirme ve iletme beceri düzeylerinin de yüksek olması gibi pozitif bir ilişkiyi de ortaya koymuştur. Anahtar sözcükler: şiddetin alımlanması, medya okuryazarlığı, toplumsal cinsiyet, öğrenci başarısı