Ukraine

66 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ukrayna'nın çeşitli göstergelerinin Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırılması ve olası üyeliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, bir Doğu Avrupa ülkesi olan ve Avrupa Birliği'nin Ortak Komşuluk Politikası kapsamında ilişkileri yürüttüğü Ukrayna'nın güncel gelişmeleri dikkate alınarak ekonomik, sosyal ve siyasal durumunu Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri ile karşılaştırmak ve göstergelerin karşılaştırılması sonucu Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne olası üyeliğinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmektir. 2013 yılın sonbaharında Ukrayna'da yaşanan ve 2014 yılında da devam eden sorunlar ve protestolar Ukrayna'nın Avrupa Birliği geleceğini ciddi bir şekilde etkilemiştir. Eski Cumhurbaşkanı, Viktor Yanukoviç'in Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması'nın imzalanmasını ret etmesiyle başlayan protestolar 2014 yılının Haziran ayında Ukrayna'nın doğusunda bir iç savaşa dönüşmüştür. Bu tür gelişmeler Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile olan ilişkisinin gelişmesine engel olarak ortaya çıkmıştır ve Ukrayna'nın ileride Rusya etkisinden koparak, Avrupa Birliği üyesi olma şansı oldukça yükselmiştir.

Avrupa BirliğiTam üyelikUkrayna+1
Ekrem Emiraliyev
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği geri kabul anlaşması ve Avrupa Birliği'nin Türkiye ve Ukrayna ile yaptığı geri kabul anlaşmalarının analizi

Bu çalışmada geri kabul anlaşmalarının Avrupa Birliği dış politikasındaki yeri araştırılmıştır. Avrupa Birliği transit göç yolları üzerinde bulunan Türkiye ve Ukrayna ile geri kabul anlaşmaları yaparak sadece düzensiz göçü engellemeye çalışmamış bununla beraber bu ülkelerin kendisinin sınır güvenliğinde tampon bölgeler haline getirmiştir. Bu çalışmada Avrupa Birliği'nin düzensiz göç ile mücadelesinde Geri Kabul Anlaşması'nın yeri ve Avrupa'nın dış politikasında Geri Kabul Anlaşması'nın önemi konusu çözümlemeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı; Avrupa Birliğinin düzensiz göç politikası ile entegre olan iç ve dış politikasının özellikle Avrupa Birliğine komşu ülkeler ile transit geçiş yolları üzerinde olan ülkelere Geri Kabul Anlaşmasını nasıl kabul ettirildiği ve birlik için imzalatılan geri kabul anlaşmalarının hangi amaç ile kullanıldığını AB-Türkiye ve AB-Ukrayna Geri Kabul Anlaşmaları üzerinden anlatmaktadır. Tez çalışmasının yöntemi; nitel ve betimsel şekilde olup konunun içeriği gereği analitik ve karşılaştırmalı bir şekilde araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada tümevarım yöntemi kullanılarak incelenen Geri Kabul Anlaşmaları bütünsel bir yaklaşım çerçevesinde ele alınarak ve içerik analizi yöntemi kullanılara anlaşmaların karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Geri Kabul Anlaşması, Ukrayna, Türkiye, Avrupa Birliği, Üçüncü ülke vatandaşları ve vatansızlar, Kendi ülke vatandaşları

Avrupa BirliğiGeri Kabul AnlaşmasıTürkiye+3
Tamer Selçuk
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of private military companies on hybrid warfare: Wagner in Ukraine, Syria, and Libya

This dissertation intends to identify the underlying dynamics of the impact of PMCs in hybrid warfare by building on focused literature on PMCs and the broad literature on the role of non-state armed actors in hybrid warfare. Relying on an in-depth examination of Russian PMC Wagner, this research adopts a qualitative research method fostered by a cross-case study design and interactive data analysis methods through a series of semi-structured interviews. The analytical framework focuses on the PMCs' instruments of power at the operational and tactical levels and the logic and motives behind the combat contract, which are translated to specific behavioral operational patterns and roles. The application of the analytical and methodological frameworks has resulted in a set of conclusions describing typical interactions of PMCs in hybrid warfare, which helps understand hybrid conflict dynamics in practical applications. Wagner provides the premium package of battlefield services at the operational level in Syria, Libya, and Ukraine with different capacities. The degree of used capacities differs based on the rationale behind the intervention in the conflict, which ultimately defines the autonomy of the PMC and hence the degree to which PMCs operate as proxies obedient to their sponsor. The findings aim to take primary steps in filling the knowledge gap surrounding this prominent actor, which is expected to build further awareness of how PMCs activities on battlefields can be labeled in practice and theory.

MilitaryMilitary industrial organizationsMilitary businesses+7
Assala Khettache
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Sputnik Türkiye's portrayal of Russia's Ukraine policy: A case study of use of media as a geopolitical instrument

The core objective of this thesis is to uncover and analyze the communication strategy and narrative reconstruction employed by Sputnik Türkiye concerning Russia's Ukraine policy and the invasion itself. Specifically, we aim to discern how Sputnik Türkiye endeavors to shape Turkish public opinion regarding Russia's Ukraine policy, the ongoing war, Turkish-Western relations, and various domestic and international issues. To address these research questions, we conducted a comprehensive content analysis of Sputnik Türkiye's coverage of the Ukraine invasion spanning from February 24, 2022, to May 24, 2022. Sputnik Türkiye, funded by Russia, serves not only as a vehicle for public diplomacy to enhance Russian soft power but also plays a pivotal role in Russia's hybrid warfare strategy. It does so by disseminating disinformation and propaganda to target both the Turkish and international public. Through public diplomacy and propaganda tactics, Sputnik Türkiye has been employed to reinforce pro-Russian narratives. These narratives encompass the spread of disinformation about the Ukrainian government and military, an effort to establish Russia as a legitimate actor despite human rights allegations, the propagation of a biased perspective, and the portrayal of the West, particularly Western governments, as the "villain" or adversary. Russia's overarching communication strategy is designed to mitigate international and Turkish public opposition to its geopolitical goals. Moreover, it seeks to garner political and diplomatic support from Türkiye. However, these ulterior motives pose a significant threat to Türkiye's media ecosystem and the integrity of free and organic public discourse.

Hybrid warfareMediaPropaganda+5
Ata Taha Kuveloğlu
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Illegal annexation of Crimea and Türkiye's Crimea policy

The invasion of Crimea in 2014 has permanently changed the balance of power in the Black Sea, and it has significantly increased Russia's sphere of influence in the Black Sea. After the invasion, Russia's illegal annexation of Crimea violated international law and the territorial integrity of Ukraine. One of the countries that is affected by the invasion and the illegal annexation is Türkiye, which has the longest coastline in the Black Sea. Türkiye is directly affected by the invasion since Crimea is the center of the Black Sea and has many geopolitical advantages and limitations. Therefore, this thesis aims to explain Türkiye's changing perspective and policies towards the Black Sea in the post-2014 environment. In that respect, Türkiye's place in NATO activities, developments in Turkish-Russian relations, and Türkiye's cooperation with the Black Sea littoral states (especially Ukraine) are discussed separately in the thesis in order to explain Türkiye's new place and policies in the Black Sea. Additionally, geopolitical features of Crimea are discussed to explain the invasion of Crimea by Russia and Crimea's importance for Türkiye, and the historical evolution of Türkiye's Black Sea policy is presented to better explain the current situation in the Black Sea. For the Crimean conflict, which is evaluated as a territorial dispute between Ukraine and Russia in general, this thesis has developed a new and more accurate perspective on the conflict by presenting Türkiye as the third and key actor in the conflict. In addition to the geopolitical importance of Crimea, Türkiye's ethno-cultural ties with the Crimean Tatars and the effect of the Crimean Tatar diaspora on Türkiye's policy-making are explained in the thesis. Briefly, this thesis discusses the invasion and the illegal annexation of Crimea from the perspective of Türkiye and Türkiye's interests in the Black Sea.

CrimeanCrimean TatarsRussian occupation+7
Bora Kalkay
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ukrayna ve Türk halk sanatlarında ortak yaratım olarak motif ve semboller

Toplumların kültürel ve inanç sistemlerinin bir yansıması olarak ortaya çıkan motif ve semboller onlara atfedilen koruyuculuk, iletişim, bilgi aktarımı, inanç göstergesi, bağlı olduğu etnisiteyi ifade etmek gibi özellikleri ile birlikte, nihayetinde bezeme unsuru olarak yüzeylere yansımaktadır. Geometrik, zoomorfik, fitomorfik, antropomorfik, izomorfik, ornitomorfik gibi çeşitli gruplara ayrılan semboller, ait olduğu kültürün düşünsel ve yaratımsal bakışı ile biçimlenmektedir. Ancak ortaya konulan bu sembol ve motifler aynı kültürel yapı içinde ait olduğu coğrafyaya göre bağlı olarak faklılıklar gösterebildiği gibi farklı coğrafyalarda benzer, biçimsel ya da anlamsal benzerlikler de gösterebilmektedirler. Farklı coğrafyalarda yaşayan Ukrayna ve Türk halk sanatlarında da hem analmasal hem de gösel benzerlikler gösteren sembol ve motifler ortak yaratım olarak karşımıza çıkmaktadır. Her iki halkta da birçok alanlarda (tekstil, ahşap, taş, metal, kalem işi vb.) kullandıkları motif ve o motiflere yüklemiş oldukları sembolik anlamların bir kısmı sadece görsel, bir kısmı sadece anlamsal, bir kısmı ise hem görsel hem anlamsal benzerlikler içermektedir. Ukrayna ve Türk halkların coğrafi yerleşimleri, eski dini inançları, tarihsel süreç içerisinde meydana gelen göçler nedeniyle halklar arası etkileşimin oluşturduğu kültürel değerler bu benzerliklere birer sebep olmaktadır. Tezin amacı; tarih boyunca gerçekleşmiş olan kültürel temasların meydana getirdiği ortak oluşumları belirlemek. Aynı zamanda, Ukrayna ve Türk halklarının kültürel zenginliğini insanlara tanıtmak. Tezin önemi; kullanılan eşyalar üzerindeki motif ve sembollerin anlamlarını hatırlatarak farkındalığı gündeme taşımak ve unutulmaya yol almış kültürlerin güzelliğini hatırlatmak. Araştırmamodeli; Tarama modeli/Nitel ve Tarihsel yöntem kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Motif, Sembol, Ukrayna, Türkiye, Tekstil, Ahşap, Metal, Taş,doldurulacaktır.

Halk sanatıKültürKültürel özellikler+5
Adalet Enver
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kırım krizi ve uluslararası aktörlerin krize yaklaşımları

Bölgesel krizler, Soğuk Savaşın bitmesinin ardından Amerika'nın liderliğine soyunduğu tek kutuplu sistemde uluslararası aktörlerin yeni çatışma alanları olmuştur. Bu çatışmalar devletlerarasında doğrudan savaş niteliğinde olmayıp, ya bir devletin ekonomik veya diplomatik yaptırım uygulamasıyla gerçekleşmekte ya da bir uluslararası örgütün şemsiyesi altında verilen mücadeleler olmaktadır. Çalışmamızda da yerelliğinden sıyrılıp bölgeselleşen hatta uluslararası sistemi tümüyle etkileyen Kırım krizi değerlendirilmiştir. Kırım'ın uluslararası aktörler için önemi, aktörlerin neden ve nasıl bu sürece dahil oldukları, kriz sırasında ve sonrasındaki tutumları, uygulamaya koyabildikleri yaptırımları ayrıntılı olarak anlatılmaya çalışılmıştır. Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğünün savunulması çerçevesinde bireysel çıkarların düşünülerek uluslararası aktörlerce uygulanabilen ve uygulanamayan yaptırım kararları, genel olarak sürece bakış açıları anlatılmıştır. Krizin baş aktörü Rusya, Ukrayna'daki kaostan yararlanıp, uluslararası hukuku ihlal ederek kendi toprağı olduğunu düşündüğü Kırım'ın ilhak sürecini başlatmıştır. Bu süreç Kırım'ın referanduma gitmesi yoluyla başlatıldığı için, Rusya bu durumun Kırım'ın kendi kararı olduğunu savunarak başlattığı ilhak sürecini bitirmek isterken, hemen hemen tüm uluslararası aktörlerin büyük tepkileriyle karşılaşmıştır. Başta ABD, NATO, AB olmak üzere birçok uluslararası aktör Rusya'ya karşı sert söylemlerde bulunmuş, bazı ekonomik yaptırımlar uygulamaya koymuşlardır. NATO, AB, BM ise çeşitli toplantılar yaparak Rusya'ya karşı yaptırım kararları almışlar, Kırım'daki referandumu tanımayacaklarını ve ilhakı yasal bulmadıklarını ifade etmişlerdir. Tüm aktörlerin ortak paydası bu ilhakın tanınmaması olmuş fakat Rusya'yı durdurmak adına hiçbir örgüt, hiçbir devlet askeri bir operasyona girişememiştir. Anahtar Sözcükler: Kırım krizi, Uluslararası aktör, Rusya, Batı, ABD.

Askeri müdahaleAvrupa BirliğiKriz+7
Hilal Ekici
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası hukuk bağlamında Kırım'ın işgal ve ilhakı

Bu tezde, Ukrayna Cumhuriyeti'nin başkenti Kiev'de başlayan ve uluslararası bir soruna dönüşen Avromaydan sonucunda Rusya'nın, Ukrayna'ya bağlı özerk bir Cumhuriyet olan Kırım'ı işgal ve ilhakı, kuvvet kullanma yasağı ve kendi kaderini tayin etme hakkı kapsamında incelenecektir. Ukrayna, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanmış ve ulus devlet olma sürecine girmiştir. Ancak Vladimir Putin'in iktidara gelmesiyle SSCB'nin ardılı konumundaki Rusya'nın, Ukrayna üzerindeki etkinliği artmış; bu durum Avrupa'ya hem coğrafi hem de yapısal olarak yakın olan Ukrayna'da toplumsal ve siyasal sorunlara yol açmıştır. Özellikle Ukrayna Hükümeti'nin 2010 yılında paraf edilen ve 2013 yılında imzalanması planlanan "Derinleştirilmiş AB Doğu Ortaklığı" projesinden vazgeçmesi sonrasında sorunlar ve ayrışmalar iyice artmıştır. Bu istikrarsızlık, Kırım'a da sıçramış, çoğunluğu Rus olan Özerk bölge, Rusya tarafından çeşitli bahaneler öne sürülerek önce işgal, ardından ilhak edilmiştir. Tezde, Kırım'a yapılan Rus müdahalesi ve sonrasında ilan edilen bağımsızlık ile Kırım'ın Rusya'ya katılma konuları işlenecektir. İnceleme; işgal ve ilhak kavramları, kuvvet kullanma yasağı, kendi kaderini tayin etme hakkı ve garantörlük anlaşmaları ile sınırlı olacaktır. Tezde, ilk olarak Kırım'ın genel görünümü anlatılacak, ardından tarihsel süreçte Kırım'ın uluslararası statülerinden söz edilecektir. Son olarak Rusya'nın, Kırım'ın işgal ve ilhak süreci anlatılacaktır. Ardından uluslararası hukukta kuvvet kullanma yasağı ve kendi kaderini tayin etme hakkı üzerinde durularak söz konusu ilhakın uluslararası hukuk açısından durumu Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşması ve uluslararası sözleşmeler ışığında değerlendirilecektir.

AyrılmaKendi kaderini tayin hakkıKuvvet kullanma+6
Ahmet Şamil Evren
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Changes in official language policies and the trajectories of nation building in post-Soviet republics

Only a handful of currently spoken languages receive some form of legal recognition in state institutions around the world. Such recognition, which may or may not reflect sociolinguistic reality, is predicated on a complex constellation of factors. A symbolic link between languages and group identities and its implications for nation-building feature prominently among them. On the one hand, this makes official language policy choices highly contestable. On the other, once adopted, such policy choices remain "sticky" and difficult to change. What conditions then make official language policy change possible? This dissertation elaborates on the necessary combination of factors that affect the direction and timing of such policy changes. The design of the research is based on the combination of cross-country and within-case historical comparison, which explains the changes of official language policies or the lack thereof by addressing the empirical puzzle of policy divergence in three post-Soviet republics: Belarus, Ukraine and Latvia. These three countries chose similar official language policies at the time of obtaining independence, and two of them (Belarus and Latvia) changed their policies during the first decade of independent nation-building. The findings of the research indicate that changes in official language policies take place when realignments within elite groups dramatically altered policy-relevant resources of different language policy advocacy coalitions. The findings also demonstrate the constraining effects of the dominant discourse on nationhood and understanding of nation on elite preferences and feasible policy options.

ByelorussiaLanguage policiesLatvia+2
Yury Katlıarou
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2022 Rusya-Ukrayna Savaşının finansal etkileri: Türkiye örneği

Savaşların ekonomik ve finansal birçok etkisi vardır. Tarihte yaşanmış olan savaş örnekleri incelendiğinde bu etkileri görebilmek mümkündür. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaşında ekonomik ve finansal etkisi olmuştur. Rusya-Ukrayna arasındaki savaş, Ukrayna'nın askerden ve Nazizm'den arındırılması amacı ile 24 Şubat 2022 tarihinde başlamıştır. Rusya'ya karşı ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulanmıştır. COVID-19 salgını ile başlayan olumsuz ekonomik ve finansal etkiler, iki ülke arasında yaşanan savaş sonrasında tüm dünya ülkelerinin ekonomiler üzerinde bir hiperenflasyon tehdidinin oluşmasına neden olmuştur. Savaşın tahmin edilenden daha uzun sürmesi, Rusya'nın fosil yakıt üreticileri arasında dünyanın üçüncü büyük petrol üreticisi olması, özellikle AB'nin doğalgaz tedarikinde Rusya'ya bağımlılığı nedeni ile AB ve diğer tüm ülkelerin aleyhine sonuçlara neden olmuştur. Rusya ve Ukrayna dünyanın en çok tahıl üretimi ve ihracı yapan ülkeler arasındadır. Bu nedenle savaş sadece enerji fiyatlarını arttırmamış aynı zamanda tahıl tedarikine engel olmuştur. Artan tahıl fiyatları enflasyon üzerinde etkilerini arttırmıştır. Tarih boyunca yaşanmış savaşların etkisinin olduğu gibi Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaşında ekonomik ve finansal etkileri olmuştur. Bu çalışmada da savaşların dünya ülkelerine ekonomik ve finansal etkilerinin neler olduğu, 2022 yılında Rusya-Ukrayna arasında başlamış olan savaşın etkilerine ilişkin bilgilerin sunularak, etkilerin daha olumlu yönde olabilmesi adına öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma da dünyayı etkileyen savaşların tarihsel gelişimine yer verilmiş, Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye ekonomisine etkileri araştırılmıştır. BİST100 endeksinde yer alan şirketlerin son on yıla ait PD/DD, FK ve hisse başına kar oranları karşılaştırılmalı analiz yöntemi ile analiz edilmiş, literatüre ve yatırımcılara katkı sağlaması amaçlanmıştır.

EkonomiEnerji fiyatlarıEnflasyon+2
Süleyman Diyar Kaplan
Bitlis Eren University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital medya kapsamında kamuoyu dezenformasyonu: Rusya-Ukrayna Savaşı örneği

Bu çalışmada Rus-Ukrayna savaşı gibi uluslararası çatışmalara örnek olarak dijital medya kapsamında genel dezenformasyonun incelenmesi amaçlanmıştır. Dezenformasyon, dijital medya platformlarının kullanımı yoluyla yanlış bilgi yaymayı ve gerçekleri çarpıtmayı içerir. Çalışma, Rusya-Ukrayna savaşında kamuoyunu dezenformasyon kampanyasının tespitini, Rusya'nın adlandırdığı özel harekâtlarda dijital medya (Rusya, Ukrayna ve Türkiye'ye ait dijital basın siteleri) çerçevesinde incelemektedir. Rus-Ukrayna savaşı hakkında medyadaki yanlış bilgileri tespit etmek için Rus, Ukrayna ve Türkiye'den üç dijital medya sitesi kullanılarak (içerik analizi) çalışmanın konusunun uyumuna göre nitel araştırma yöntemine göre yapılmıştır. Araştırma örneklemi, birincisi Rusça (Ria), ikincisi Ukraynaca (Pravda) ve son olarak Türkçe (Milliyet) olmak üzere üç örneğe ayrılmıştır. Savaşın gidişatıyla ilgili üç siteden 1 Ocak-31 Mart 2023 tarihleri arasında yayınlanan haberler dezenformasyon açısından incelenmiştir. Araştırmanın en önemli sonuçlarından biri, Ukrayna sitesi (pravda) tarafından Ocak 2023'te kullanılan yanıltıcı bilgilerin sadece 2 haber hikayesiyle sınırlı olduğudur. Rus dijital medya sitelerini temsil eden (ria) Rus sitesinin ise yanıltma yöntemini kullandığı görülmüştür; Rus haber sitesinin yayınladığı 5 haberden 3'ünün yanıltıcı bilgiler içerdiği belirlenmiştir ve bu haberlerin Rusya, Ukrayna ve dünya kamuoyunu etkilediği ortaya çıkmıştır. Türk dijital medyasını temsil eden, Milliyet gazetesi sitesinin daha tarafsız ve nesnel olduğu görülmüş, resmi kaynaklardan alınan haberler, belgeler ve verilere müdahale etmediği tespit edilmiştir. Rus medyasındaki yanıltıcı bilgiler, Ukrayna dijital medyasından daha yüksektir.

DezenformasyonKamuoyuRusya+5
Imad Essmat Hammedı Al-alı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ukrayna'nın jeopolitik önemi

196 TÜRKÇE ÖZET UKRAYNA'NIN JEOPOLİTİK ÖNEMİ SSCB'nin sona ermesinden sonra Ukrayna, hem batı hem de doğu için jeopolitik açıdan önemli bir ülkelerden biri olmuştur. Coğrafi olarak, Avrasya'ya açılan kapı olan Doğu Avrupa'da yer almaktadır. Bu bölge Halford Mackinder tarafından geliştirilen "Kalpgah" teorisine göre dünyayı yönetebilecek bölgedir. Ukrayna, ayrıca, doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerinin kesiştiği noktada bulunmaktadır. Ukrayna'nın bu eşsiz coğrafi konumu, Ukrayna'yı "stratejik merkez (pivot)" olmasını sağlamıştır. Öncelikle, Ukrayna, bu coğrafi konumu nedeniyle, Kafkasları kontrol edebilmekte ve Orta Asya'ya nüfuz edebilmektedir. Böylece, petrol ve doğal gaz rezervleri açısından dünyanın en zengin bölgelerde etki alanı yaratabilmektir. ikinci olarak, Karadeniz kıyısında yer alması nedeniyle Ukrayna, Baltık- Karadeniz ekseni üzerindedir. Diğer bir deyişle, Baltık havzasını Karadeniz havzasına bağlamaktadır. Bu bölge hem Avrupa'nın güvenliği açısından hem de doğal gazın ve petrolün Doğu ve Ortadoğu ülkelerinden, bu ürünlere talebin olduğu Avrupa'ya taşınması açısından önemlidir. AB'nin doğal gaz ithalatının üçte birinden fazlasını Rusya Federasyonu'ndan aldığı düşünülürse, Ukrayna gaz taşıma sistemi (Uluslar arası Gaz Sistemi), AB için önem arzetmektedir. Ayrıca Ukrayna, petrol arz yollarının çeşitlenmesini ve AB'ye entegrasyonunu sağlayacak olan Odesa- Brody petrol boru hattının tamamlamıştır.197 Avrupa'nın güvenliği konusunda ise, gerek Avrupa ülkelerinin gerekse Rusya Federasyonu'nun Ukrayna olmaksızın güvende olamayacakları inkar edilemez bir gerçektir. Bu nedenle, Ukrayna'nın istikrarı ve Batı (AB ve NATO) ve Rusya Federasyonu "stratejik merkez" olarak jeopolitik konumu göz ardı edilemez. Küresel terörizmin tehlikesine karşı geniş çapta uluslararası işbirliği ihtiyacını ortaya çıkarmasıyla bölgesel bir devlet olan Ukrayna'ya, silahları kontrol ederek, para aklama sürecini ve yasadışı göçü v.s. engelleyerek "terörizmle savaş"ta yer almasına ihtiyaç duyulmaktadır. Türkiye-Ukrayna ilişkileri, her zaman yapıcı nitelikte olmuştur. Ukrayna'nın Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ve Rusya Federasyonu ile ilişkilerinin bilincinde olan Türkiye, Ukrayna'nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olmuştur. Bunun ardından, bölgesel bazda ilişkilerin güçlendirilmesi için ekonomik refahın öneminin farkında olan Türk ve Ukrayna liderleri Karadeniz Ekonomik İşbirliği çerçevesinde işbirliğini artırmaya ve genişletmeye karar vermişlerdir. Türkiye'nin Ukrayna'yı jeopolitik açıdan değerlendirmesinin temelleri geçmişten geldiğinin aklında tutarak, bu iki ülke arasındaki ilişkiler Kırım Tatarları sorununa bağlı olarak gelişme göstermiştir. Tatarların yurtlarına toplu halde dönmeleri üzerine Ukrayna ve Türkiye hükümetleri bu insanların kendi hayatlarının sürdürmesi için özel önlemler almıştır. Özet olarak Ukrayna, göz ardı edilecek bir ülke değildir. Bununla beraber, eğer Ukrayna geçiş sürecini tamamlayamazsa ve Batı, Ukrayna'nın gelişmiş, istikrarlı ve refah bir ülke olması için gerekli reformları gerçekleştirmesi için Ukrayna'yı desteklemekten ve cesaretlendirmekten vaz geçerse, Ukrayna, kaçınılmaz olarak Rusya Federasyonu'nun etkisi altına girecektir. Türkiye'nin bugün dış politikada karşı karşıya kaldığı koşullar ve Türkiye ve Ukrayna'nın geniş bir coğrafyayı etkileyebildikleri dikkate alınırsa, her iki ülkenin dış politika hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla ilişkilerini198 geliştirmeleri, politikalarını yakınlaştırmaları ve birbirini tamamlayıcı politikalar izlemeleri bu iki ülkenin yararına olacaktır. Şüphesiz, ilişkileri olumsuz etkileyecek çatışma alanları olacaktır. Ancak, unutulmamalıdır ki, bu sorunlar iyi niyetle ve yapıcı yaklaşımlarla ele alınırsa, bu durum beraberinde ilişkileri yakınlaştırıcı bir işlevi de beraberinde getirir.

JeopolitikJeopolitik konumUkrayna
Ruhsar Müderrisoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl jeopolitik güç merkezleri ekseninde Rusya Ukrayna ilişkileri

Bu tez çalışmasında küresel sistemde geliştirdikleri güç projeksiyonları ile yer alan küresel ve bölgesel güç merkezlerinin Soğuk Savaş sonrası Ukrayna jeopolitiğinde meydana gelen güç boşluğunu doldurmaya yönelik güç mücadelesinin Rusya-Ukrayna ilişkilerine etkisi incelenmektedir. Buna bağlı olarak doksanlı yılların başlarında SSCB'nin dağılışı ile bağımsızlığını ilan eden Ukrayna'nın günümüze kadar geçirdiği süreç ve Turuncu Devrim gibi Ukrayna jeopolitiğini önemli ölçüde etkileyen olaylar çalışma kapsamındadır. Özellikle bölgede başat bir güç olan Rusya Federasyonu ile küresel bir güç olan ABD'nin bölgeye yönelik stratejik hedeflerinin belirlediği hegemonya mücadelesi, jeopolitik konumu nedeniyle Ukrayna için önemli bir risk haritası meydana getirmektedir. Bu sav, önemli bir ölçüde Turuncu Devrimin ardından Ukrayna jeopolitiğinde yaşanan değişimin kapsamı içinde test edilmektedir. Bunun için de Ukrayna jeopolitiğinde yaşanan gelişmeler, küresel ve bölgesel güç merkezlerinin dış politika stratejilerini esas alarak karşılaştırmalı olarak açıklanmıştır.

21. yüzyılAmerika Birleşik DevletleriAvrupa Birliği+6
Fevzi Yıldırım
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ukrayna ve Türkiye Ukrayna ilişkileri

Bu tezin amacı çok fazla araştırmacı tarafından incelenmeyen Türkiye Ukrayna ilişkilerini incelemektir. Türkiye Ukrayna ilişkileri temel olarak siyasi askeri ve ekonomik boyutu ele alınarak incelenmiştir. Önemli olduğu düşünülen konular ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Son dönem Dünya Siyasetine ekonominin yön verdiği düşünülecek olursa, ekonomik ilişkilerin değeri anlaşılacaktır. Terörizm kaynaklı oluşumların doğurduğu güvenlik endişesi askeri ilişkilere yeni yönelimler getirmiştir. Siyasi ilişkilerin her alam kapsamı içerisine alması ise bir gerçektir. Türkiye'nin Ukrayna ile ilişkilerini incelerken öncelikle Ukrayna'yı tanımanın faydalı olacağı düşünülmüştür. Ukrayna'nın tarihi, coğrafyası, siyasi, askeri ve ekonomik yapısı ve iki ülke ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Kırım konusu ele alınmıştır. Ukrayna'nın 1991 'de bağımsızlığını kazanmasından sonra ikili ilişkilerde artış görülmüştür. İki ülke arasında Mayıs 1992'de imzalanan ve Nisan 1994'te yürürlüğe giren Dostluk ve İşbirliği Antlaşması ilişkilerin en temel dayanağıdır. Günümüzde iki ülkenin de en üst düzeyde diplomatik ilişkileri mevcuttur. Ancak genç bir devlet olması dolayısıyla bir takım problemleri olan Ukrayna ile ilişkilerde olumsuzluklar olabilmektedir. Türkiye ve Ukrayna birçok uluslararası organizasyona katılmıştır. BM (Birleşmiş Milletler) gibi en kapsamlı uluslararası örgütlerden, NATO ve BLACKSEAFOR (Karadeniz Gücü) gibi askeri, KEİ gibi ekonomik örgütlenmelere ve faaliyetlerine katılımları örnek gösterilebilir. Ukrayna NATO'ya henüz üye değildir. Bu durum iki ülke ilişkilerinin çeşitlenmesine ve gelişmesine katkı sağlamıştır. Bu konu hakkında çıkarılacak sonuçlar bir anlamda iki ülke ilişkilerinde var olan eksiklikleri ve çözüm önerilerini göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Her alanda, en üst düzeye kadar ilişkilerin geliştirilmesi iki taraf için de önem arz etmektedir. Ancak; Karadeniz bir an yok sayıldığında komşu olan iki ülke ilişkileri için iyi tablo çizilebilir.

Sosyoekonomik etkiTürk-Ukrayna ilişkileriUkrayna+1
Mesut Kayaer
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefinin Ukrayna krizinden Türk Akım'a giden süreçte jeopolitik teorilere referansla incelenmesi

Bu çalışma jeopolitik teoriler çerçevesinde Türkiye ve Rusya'nın enerji politikalarını sonuçlarından biri Kırım'ın Rusya tarafından ilhakı olan 2014'teki Ukrayna Krizi'nden Türk Akım'a doğru giden süreç içerisinde inceleyecek olup; Türkiye'yi de transfer ülke bazında içine alarak Türk Akım Projesi ile Türkiye'nin enerji transferinde ne noktaya geldiğini, geleceğini ve enerji merkezi olup olamayacağını inceleme amacı taşıyacaktır. Ukrayna Krizi'nin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Rusya'nın doğal gazını Ukrayna üzerinden Avrupa'ya taşıma amacına sahip olan GüneyAkım projesini iptal etmiş ve yerine Rus gazını Avrupa'ya Türkiye üzerinden taşıyacak olan TürkAkım projesini önermiştir. Bugün gelinen noktada 2020 yılının Ocak ayında TürkAkım'dan Türkiye'ye gaz akışı sağlanmış, Avrupa kısmı üzerinde de çalışmalara devam edilmektedir. Jeopolitik Teorilerden faydalanılan çalışmada hâlihazırdaki jeopolitik kuramların sınıflandırmasında kullanılan basmakalıp çizgilerin dışına çıkılarak çalışmaya teorik çerçeve bağlamında özgünlük kazandırma adına Eleştirel Jeopolitik 'in temsilcileri "Geraroid Tuathail", "Simon Dalby" ve "Paul Routledge"in "The Geopolitics Reader" isimli kitaplarında yapmış oldukları sınıflandırmadan yararlanılmıştır. Konunun jeopolitik teorilere referansla ele alınmasının sebebi söz konusu boru hatlarının Türkiye'nin jeopolitik konumunun doğurduğu avantajlarla doğrudan ilişkili olmasıdır. Türkiye, sürekli enerji tüketen Batı ve enerji kaynaklarına sahip olan doğu coğrafyasının ortasında stratejik bir konumdadır. Söz konusu konumun doğal gaz boru hattı projelerinde enerji kaynak sahibi ülkeler için boru hatlarını geçirebilecekleri bir güzergâh olması, Türkiye'nin enerji transferinde merkez ülke olmasına olanak sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: TürkAkım, Enerji, Jeopolitik, Ukrayna Krizi

Boru hatlarıDoğal gaz boru hatlarıEleştirel jeopolitik+7
Ayşenur Baş
Başkent University · Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ukrayna'nın ulus ve devlet inşa süreci ve küresel güçlerin bu sürece etkisi

Bu çalışma bağımsızlık sonrası Ukrayna'nın ulus devlet ve inşa sürecini ve küresel güçlerin bu sürece etkisini jeopolitik kuramlar çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Soğuk Savaş sona erdikten sonra ABD Soğuk Savaşın galibi olarak görülmüş, Rusya uluslararası sistemdeki güçlü konumunu kaybetmiştir. Soğuk Savaş sonrası başlayan yeni dönemde ABD'nin hedefi, elde ettiği hegemonyayı devam ettirmek iken, Rusya'nın hedefi ise yeniden uluslararası sistemde süper güç olarak yer olmak olmuştur. Dünya üzerindeki jeopolitik dengelerin değiştiği bu dönemde, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan Ukrayna son derece önemli bir jeopolitik konuma sahiptir. Çalışmada, Ukrayna'nın henüz ulus ve devlet inşa sürecinde engelleri olan bir devlet olduğu görüşünden yola çıkılmış, bu sürecin devam etmesinden dolayı küresel güçlerin etkisine güçlü ve modern yapılı ulus devletlere kıyasla daha açık olduğu, bu nedenle de ulus ve devlet inşa sürecinin küresel güçlerin mücadelelerinden etkilendiği ileri sürülmüştür. Ukrayna'nın ulus devlet inşa sürecinin beklendiğinden yavaş ilerlemesine bağlı olarak ulus ve devlet inşa sürecinde, etnik, tarihî, dinsel unsurlar ve kültürel miras kadar uluslararası sistemin ve küresel güçlerin de belirleyici olduğu iddia edilmiştir. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen analizler sonucunda Ukrayna'nın ulus ve devlet inşa sürecinin yavaş ilerlediği, bu nedenle söz konusu güçlerin (Batı ve Rusya'nın) etkisine daha fazla maruz kaldığı ve küresel güçlerin ulus ve devlet inşa sürecini etkiledikleri doğrulanmıştır. Ukrayna, bağımsızlığı sonrasında, Rusya ile olan ilişkilerin devam ettirilmesinin kaçınılmaz oluşu, etnik heterojen yapısı ve ulusal birliği bozan Rus kültürü ve etkisinin devam ediyor olması gibi nedenlerle ulus inşasını gerçekleştirmekte zorlandığı, Ukrayna'da Rusya'nın etkisinin bağımsızlık sonrası dönemde de devam etmesi nedeniyle ulus inşasının güçleştiği ortaya konmuştur. 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesi ve hemen ardından Ukrayna'nın doğusunda bulunan Donbas bölgesinde işgaller gerçekleştirmesi, uluslararası toplumda Ukrayna'da bir 'iç savaş' ve çatışma ortamı olduğu izlenimini vermiştir. Halbuki, Rusya'nın Ukrayna topraklarındaki müdahaleleri Ukrayna toplumunda 'biz' bilincinin oluşmasına; ulusal dayanışma, birlik, vatanseverlik gibi değerlerin güçlenmesine ve Rusya'nın 'öteki' olarak görülmesine sebep olmuştur. Rusya'nın Batı ile olan güç mücadelesi Ukrayna üzerinden gerçekleşmiş, Ukrayna bağımsızlığı sonrasında 23 yıl boyunca Rusya'nın etkisi nedeniyle ulus devlet inşa sürecini gerçekleştirmekte zorlanmış, ancak 2014 yılında Rusya'nın topraklarını işgal etmesi sonrasında ulus inşasında hızlı bir ilerleme kaydetmiştir.

Devlet inşaasıKüresel güçKırım+4
Zeynep Benli
Başkent University · Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ukrayna'daki kriz ve AB-Rusya ilişkileri

Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile beraber Avrupa Birliği(AB) ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler ikili anlaşmalar ile ilerlemiştir. Sovyetler Birliği'nin çökmesi ile birlikte bağımsızlık mücadelesi veren Ukrayna, AB ve Rusya arasındaki ilişkileri de etkilemiştir. AB'nin genişleme süreçleri ve Komşuluk Politikası hem Rusya'yı hem de Ukrayna'yı ilgilendirmektedir. Bu bağlamda AB tarafından başlatılan politikalar, Rusya'nın Yakın Çevre Doktrini ile ters düşmektedir. Rusya'nın AB'nin genişleme ve komşuluk politikalarına yönelik cevapları gecikmemiştir. Bu durum hem Doğu Avrupa'nın hem de Kafkasya'nın güvenliğini etkilemiştir. Ukrayna Krizi özelinde incelenen bu çalışmada Kırım'ın İlhakı ve Doğu Ukrayna sorununda Rusya'nın etkisi olduğu saptanmıştır. Ukrayna halkının AB üyeliğine yönelik isteği bir kez daha meydanlarda dile getirilmiş; bu istek Rusya tarafından hoş karşılanmamıştır. Bu bağlamda Rusya'ya göre Turuncu ve Euromaidan Devrimleri, AB'nin politikalarından etkilenmiştir. Bu çalışmada, genel olarak Soğuk Savaş sonrası AB-Rusya ilişkileri ve özelde AB ve Rusya politikalarının Ukrayna krizi ile çatışması incelenmiştir. İkili ilişkilerin Ukrayna'nın geleceğinde önemli etkileri bulunduğu gibi Ukrayna krizi yakın tarihte AB ile Rusya'nın farklı yaklaşımlarının ortaya çıktığı başlıca bir örnektir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Rusya, Avrupa Birliği Komşuluk Politikası, Rusya'nın Yakın Çevre Politikası, Ukrayna'daki Kriz

Avrupa BirliğiKomşulukKriz+7
Şahin Keskin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

E-devlet portallarının kullanılabilirlik açısından karşılaştırılması: Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Gürcistan, Ukrayna, Moldova, Letonya, Litvanya örnekleri

Teknolojinin sunduğu imkanlar, işletmelerin iş süreçlerinin geliştirilmesine, zaman ve işgücü tasarrufu sağlanmasına, müşterilere daha kaliteli hizmet verilmesine yardımcı olmuştur. İşletmeler gibi kamu kurum ve kuruluşları da iş süreçlerinin iyileştirilmesi yönünde yeni teknolojiler uygulayarak hizmetlerini kullanan kitleye daha kaliteli hizmet vermek için çalışmalar yapmaya başlamıştır. Bu kapsamda, dünya ülkelerinde kamu ve bazı özel kuruluşların hizmetlerine kullanıcıların tek adresten ulaşabilmesi için e-devlet portalları hizmete sunulmuştur. E-Devlet, verilen hizmetlerin elektronik ortamda sunulması, hizmetlerin kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaşımı olarak tanımlanıyor. Bu çalışma kapsamında, seçilen ülkelerin (Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Gürcistan, Ukrayna, Moldova, Letonya, Litvanya) e-devlet portallarının, literatürde kabul gören bir kullanılabilirlik modelinde belirlenen 5 ölçüme; gezinilebilirliğe, okunulabilirliğe, yüklenme hızına, erişilebilirliğe, işlevsel performansa göre sınıflandırılmış göstergeler altında, her gösterge için farklı web analiz aracı kullanılmak kaydıyla kullanılabilirlik açısından karşılaştırılmaları yapılmıştır. Bu bağlamda, kullanılabilirlik testleri sonucunda, bu ülkelerin e-devlet portallarının birbirlerine göre üstün ve eksik yönleri ortaya konulmuştur. Böylece bu çalışma bulgularının, kullanıcı deneyimleri doğrultusunda e-devlet portallarının kullanılabilirliğinin artmasına, yeni özelliklerin eklenmesine ve mevcut sistemlerin iyileştirilmesine yönelik önemli katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

AzerbaycanElektronik devletKamu hizmetleri+6
Kanan Naghızade
Sakarya University · Institute of Business Administration
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğreniminde karşılaşılan zorluklar (Ukrayna örneği)

Tarihi ve sosyal bağlarımızın yeterince kuvvetli ve eski olduğu için hep etkileşim halinde olmuştuk. Fakat uzun zamandır Ukrayna'da yabancı dil olarak Türkçenin öğretilmediği bir gerçektir. Bu araştırmada, bu dikkate alınarak günümüzde Ukrayna'daki öğrencilerin Türkçe öğrenimi alanında karşılaştıkları sorunlar ortaya koyulmuştur. Çalışmanın verileri, nitel araştırma metodu esas alınarak tespit edilen bulguların betimsel tarama modeli ile değerlemesi açısından tanımlanmıştır. Yani araştırma hem nicel hem nitel özelliklere sahiptir. Araştırmanın evreni, Ukrayna'daki Kyiv Taras Şevçenko, Dragomanov Pedagojik ve Dil Bilim Üniversiteleri Türk Dili ve Kültürü Bölümünde ve Merkezinde zorunlu ve seçmeli ders olarak farklı seviyede Türkçe eğitim gören 183 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplanması için hem yapılandırılmış (likert tipi), hem yapılandırılmamış (devamı getirme soruları) iki anket türden geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Ukraynalı öğrencilere Türkçeyi öğrenirken karşılaştıkları zorlukları belirtmek niyetiyle birçok farklı sorular sorulmuş ve uygulanan yapılandırılmış anketlerin sonuçlarında meydana gelen görüşler nicel veriye dönüştürülerek SPSS 20.0 programı ile değerlendirilmiş, açık uçlu soruları ise nitel araştırma yöntemi yoluyla analiz edilmiştir. Elimize ulaşan cevaplar yorumlandığında Ukraynalı öğrencilerin Türkçeyi öğrenirken en çok fiillerde çatı ve kip, sözcük türleri, atasözü, deyim ve mecaz anlamlı sözleri, yardımcı fiilleri, belirtme hali, cümle yapısı, söz varlığı eksikliği, konuşma, dinleme, psikolojik korku gibi sorunları yaşadığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, dille ilgili kavramlar, dillerin sınıflandırılmaları, Türk dilinin tarihi ve öğretimi bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler:

Eğitim sorunlarıTürkçeTürkçe eğitimi+5
Anastasııa Khomenıuk
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

2014 Rusya-Ukrayna krizi, Kırım'ın bölgesel önemi, Kırım halkının ve bölgedeki Kırım Türklerinin mevcut durumu

Rusya ve Ukrayna arasındaki sorun, uluslararası platformda yeni ve sıcak bir konu oluşturmaktadır. Bir tarafta Rusya'nın, Kırım ve Ukrayna'nın topraklarını işgal ederken, diğer tarafta Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO ve AB üyelik tartışmalarının devam etmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da gerilmesine sebep oldu. Bu tez ile akılda kalan soruları cevaplandırarak, Kırım'ın Rusya'ya 2014 senesinde bağlanmasının ayrıntıları ile araştırılması, ayrıca devlet ve toplum düzeyinde olumlu ve olumsuz sonuçlarının incelenerek kritiğinin yapılması amaçlamaktadır. Bu tez çalışması, 2014 senesinde Kırım'ın kaderinin nasıl değiştiği konusunda bir bulguya varılması amacıyla yazılmıştır. Rusya'nın Kırım'ın ilhakı vasıtasıyla Ukrayna'ya karşı yapılan faaliyetlerin neler olduğunu ve ülkelerin zaman zaman kendi çıkarlarını gözeterek uluslararası fikirler ve uluslararası hukuka karşı ne tür davranışlarda bulundukları ve zamanla bu davranışların uluslararası aktörler tarafından kabul görülmesi durumunun incelenmesi amaçlanmıştır. Tezin araştırma sürecinde çeşitli basın kaynakları, makale, görsel materyaller ve bu konu hakkında bilgi sahibi olan farklı bakış açılarına sahip kişilerin görüşleri ve kendileri ile röportaj yapma fırsatı bulduğum bu olayın bizzat dâhili olan kişilerin paylaştığı düşüncelerden yararlanılmıştır. Tezim Kırım'ın tarihçesinden başlayarak Rusya'nın onu sahiplenmesinin dayanaklarını araştırarak, Rusya - Ukrayna ilişkilerini inceleyerek ilhakın gerçekleşmesinin nasıl mümkün kılındığını göstermek amacındadır. İlhaktan sonra verilen tepkilere yer verilecek, sebep ve sonuçları irdelenecektir. Bu tez çalışmasında Rusya, Ukrayna ve Kırım'ın ilhaktan dolayı ortaya çıkan kazançları ve kayıpları gösterilecek ve güncel durum değerlendirmesi yapılmıştır.

Kırım SavaşıKırım TürkleriKırım göçleri+5
Sinan Balacan
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

2000'li yılların başından itibaren Türkiye-Rusya ilişkilerinin karmaşık karşılıklı bağımlılık yaklaşımı ile analizi

The historical background of Turkey-Russia relations consisted of a number of contradictions, which often led to conflicts. The Ottoman Empire and the Russian Empire had been engaged in many wars from 16th century to 20th century. Throughout the Cold War period, Republic of Turkey was a loyal member of the US-led Western Bloc and NATO, while Soviet Union led the rival Eastern Bloc. With the ending of the Cold War, potential for cooperation among the two countries considerably increased in the 1990s and this relationship has then evolved into complex interdependence by the 21st century. This study seeks to analyze Turkey-Russia relations in the 2000s through complex interdependence approach. It is argued that the characteristics of complex interdependence approach including non-hierarchy among issues, multiple channels of interaction and diminishing role of the military forces have prevailed in Turkey-Russia relations since the early 2000s. The study attracts attention to both spheres of conflict such as Syrian, Ukrainian and Libyan crises and spheres of cooperation such as economic relations, energy issues, as well as conflict resolution. It is pointed out that due to complex interdependence among them, the two countries have managed to compartmentalize divergent issues in their bilateral relations and have not allowed contradictory issues to manipulate their collaboration in some critical issues. Keywords: Russia, Turkey, complex interdependence approach, Turkey-Russia relations, Syrian crisis, Ukrainian crisis.

DependencyRussiaSyria+4
Mariia Mukhaeva
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa komşuluk politikası çerçevesinde Avrupa Birliği'nin Ukrayna krizine yaklaşımının analizi

Bu tez, Avrupa Birliği'nin Rusya'nın Kırım'ı ilhakı ile ortaya çıkan 2014 Ukrayna krizi ve sonrasında konuya ilişkin kriz yönetimini analiz etmeyi amaçlamaktadır. 2013 yılının Kasım ayında 'Maidan' veya yeni adıyla bilinen 'Euromaidan' protestolarıyla temeli atılan ve Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle alevlenen 2014 Ukrayna Krizi Soğuk Savaş sonrası dönemde Avrupa Birliği'ni en kritik güvenlik sorunlarından biri ile karşı karşıya getirmiştir. Rusya'nın Ukrayna sınırlarında sergilediği bu saldırgan tavrı, AB'nin Komşuluk Politikası yürütmekte olduğu sınır ülkesinin siyasi bütünlüğünü tehdit etmekte ve iki kutuplu dünya düzeni sonrasında Avrupa'da kurulan istikrar ve barış ortamını olumsuz etkilemektedir. 2014 Ukrayna Krizi, aynı zamanda Batı ülkeleri ile Rusya arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin darbe almasına neden olmuştur. Kriz yönetimi çerçevesinde hareket etmeye çalışan AB ve üye ülkeler, Kırım'ın İlhakı sonrasında Rusya'nın işgalci siyasetine karşı bazı yaptırımlar uygulamışlardır, ancak Şubat 2022'de başlayan ve halen devam etmekte olan Rusya-Ukrayna savaşı yeni bir Ukrayna krizine neden olarak, Avrupa Birliği'nin söz konusu krizin yönetimindeki performansının sorgulanmasına neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: AB, Ukrayna, Kırım'ın İlhakı, Avrupa Komşuluk

Avrupa BirliğiAvrupa ülkeleriKomşuluk+7
Zemfira Mirzayeva
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Genç seçmenlerin siyasal reklam kampanyalarına yönelik tutumları: 2019 Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Seçimi üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Siyasal pazarlama seçimler gibi siyasi faaliyetlerin, lider veya parti siyasetlerinin ve seçmen davranışlarının analiz edilmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Siyasal pazarlama iletişimi olarak siyasal reklamcılık çağdaş siyasette seçim kampanyalarının ayrılmaz bir parçası olmaktadır. Bu tez siyasal pazarlama ve reklamcılık kapsamında 2019 Ukrayna Cumhurbaşkanlığı seçimlerine odaklanmaktadır. Son zamanlarda siyasete eğlence unsurlarının katılmasıyla birlikte ortaya çıkan "eğlencelik siyaset" olgusu siyasal pazarlama ve reklamcılık için önemli bir hale gelmiş ve 2019 Ukrayna Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde geleneksel siyasetçi olan Poroşenko'ya karşı yarışan, komedyen Zelensky'nin Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Ukrayna siyasetinde kendisine yer edinmiştir. Nicel araştırma yöntemleri kullanan bu çalışma geleneksel ve eğlencelik siyaset olgularını taşıyan iki farklı adayın uyguladıkları siyasal pazarlama ve reklam stratejilerini ve onlar arasındaki farkları ortaya çıkarmaktadır. Araştırma sonucunda farklı duruşlara sahip Poroşenko ve Zelensky arasında reklam, medya, mesaj stratejileri ve diğer unsurlar açısından anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Genel olarak Poroşenko rasyonelliğini kullanarak geleneksel bir siyasal kampanya yürütürken, komedyen Zelensky ise espiri ve mizah anlayışını kendi kampanyasına da yansıtmıştır.

GençlerMedyaMesaj+7
Rustem Rustemov
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Ukrayna krizi sonrasında NATO'nun Avrupa güvenlik yapısına etkisi: Baltık güvenliği üzerine bir inceleme

İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzen; Dünya'nın, SSCB ve ABD arasında askerî ve siyasî olarak iki rakip ittifaka ayrılması ile kurulmuştur. Soğuk savaş olarak adlandırılan bu dönemde SSCB, Varşova Paktı aracılığı ile Doğu Bloku'nu, ABD ise NATO aracılığı ile Batı Bloku'nu siyasî ve askerî kontrolü altında tutmuştur. Soğuk savaşın bitimi ile Avrupa'daki eski rakip devletler arasında bir güvenlik ortamı tesis edilmiştir. Bu ortam, Rusya'nın, Kırım'ı illegal olarak ilhak etmesi ve Ukrayna'ya doğusuna örtülü askerî müdahalesi ile sona ermiştir. Rusya, Avrupa'daki istikrara karşı açık bir tehdit olarak belirmiştir. AB ve NATO, Avrupa'daki istikrarı sağlamak amacıyla aralarındaki iş birliğinin etkinliğini artırmak maksadıyla yeniden düzenlemişlerdir. Tez çalışmasında, Tehdit Dengesi teorisinden hareketle; Ukrayna krizi sonrasında NATO'nun Avrupa Güvenlik Yapısı'na etkisi ve Avrupa Güvenlik Yapısı'nın gelecekteki yönü araştırılmıştır. Bu bağlamda, Baltık devletlerinin AB, NATO ve Rusya'ya yönelik dış politikaları ve AB ve NATO üyelik tercihlerin nedenleri ele alınmıştır. Ukrayna krizi sonrasında; NATO ve AB devletlerinin güvenlik algılarındaki değişimin, Avrupa güvenliğini sağlamada alınan ortak ve bireysel önlemlerinin incelenmesi, AB ve NATO arasındaki savunma iş birliğinin kapsamını ve olası alternatifler ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: AGY, Baltık Devletleri, NATO, Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası, Tehdit Dengesi Teorisi, Soğuk Savaş, Ukrayna Krizi.

AvrupaAvrupa Güvenlik ve Savunma PolitikalarıAvrupa güvenliği+6
Mehmet Gürsu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects