Constructivist learning
65 theses under this subject heading
An action research study on teacher development: A constructivist approach
In this study, firstly, we have explored the nature of seven EFL teachers' perceived needs for change at the outset of the teacher development program. Later, teachers' (in-service) development and their personal theories of effective language teaching have been dealt with thoroughly. We have adopted a problem-centered approach to teachers' development by helping them set up their own agenda for change. We employed a research process where an action research methodology was used. A collaborative and qualitative action research model was used in this study on the basis of Kelly's (1955) personal construct theory as a theoretical and methodological framework. In order to achieve the aim of this study, the teachers' perceptions of effective language teaching were elicited. After the identification of their needs and interests, they were involved in an action research process through input and classroom inquiry phases. After the repertory grid administrations of the teachers, the constructs elicited from them were observed in their classes through notes and checklist. Thus, the content and the structure of the teachers' personal theories, the changes in their theories and the consistency between theIV conceptual and behavioural changes were investigated. The repertory grid data were subjected to Focus, Exchange, Sociogrid and content analysis. Key words: Action Research, Personal Construct Theory, Repertory Grid, In- Service Teacher Development, Teacher Learning and Thinking, Reflective Teaching.
Yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak kütle çekim kanunu konusunda hazırlanan ders yazılımının öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak hazırlanan ders yazılımının kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile düz anlatım ve soru cevaba dayalı geleneksel sınıf yönteminin kullanıldığı grupları karşılaştırarak, uygulanan yöntemlerin kütle çekimi kanunu konusundaki akademik başarıya etkisini belirlemektir.Çalışma Ç.Ü. Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 2. sınıfta öğrenim gören toplam 53 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 2008- 2009 öğretim yılı birinci döneminde, yaklaşık olarak 4 ders saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kütle çekim kanunu akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmıştır.Araştırma verilerinin analizinde SPSS programının Kovaryans (ANCOVA) analizine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda kütle çekimi konusunun öğretiminde akademik başarı sontest puanlarına göre deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacı Öğrenme, Bilgisayar Destekli Öğretim, Geleneksel Yöntem.
Beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerilerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın genel amacı;ilköğretim sınıf öğretmenlerinin 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde 2005'de uygulamaya konan ilköğretim programı çerçevesinde yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerilerini belirleme ve bu becerilerin çeşitli değişkenler (mesleki deneyim, cinsiyet) açısından farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir.Araştırma tarama modelinde düzenlenmiştir. Çalışma grubunu, Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerine bağlı bulunan ilköğretim okullarından rastlantısal olarak belirlenen okullardaki 117 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplamak için ,öğretmenlere uygulanan ?Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği?,öğretmenler hakkında kişisel bilgi edinmek için uygulanan kişisel bilgi formu ve öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme yöntemi ve uygulamaları hakkındaki duygu ve düşüncelerini öğrenmek için hazırlanan görüşme formu kullanılmıştır.Araştırma sürecinde elde edilen verilerin çözümlenmesi için , SPSS 15. 0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verileri analiz ederken,cinsiyete göre grupların karşılaştırılmasında bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. Deneyime göre grupların karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizli(Anova) kullanılmıştır. ?Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği? nin güvenilirlik analizinde madde toplam puan korelasyonu ve Cronbach alfa iç tutarlılık katsayısı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenleri 5. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrenme ortamı düzenlerken yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı ilkelerini uygulamakta olduğunu ve öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerilerinin birbirine benzer özellikler göstermekte olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin 5.sınıf sosyal bilgiler dersinde yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerileri mesleki deneyimleri açısından anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamı düzenleme becerileri cinsiyet faktörü açısından anlamlı farklılık göstermemektedir.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacılık,Yapılandırmacı öğrenme Ortamı,Yapılandırmacı öğrenme ortamı ölçeği, Bilgiyi yapılandırma, Sosyal Bilgiler.
Sekizinci sınıf fen ve teknoloji dersi kalıtım konusunun tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğretiminin akademik başarı ve tartışma öğelerini kullanma düzeyine etkisi
Araştırmanın genel amacı, sekizinci sınıf fen ve teknoloji dersi kalıtım konusunun tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğretiminin akademik başarı ve tartışma öğelerini kullanma düzeyine etkisini araştırmaktır. Araştırma deneysel modele dayalı olarak gerçekleştirilmiştir.2008-2009 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde yapılan bu çalışmanın örneklemini Gaziantep'in Şehitkâmil ilçesi Gazikent İMKB İlköğretim Okulu'ndaki sekizinci sınıfta öğrenim gören 4 şubedeki öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiştir. Okuduğunu Anlama Testi(IOWA) sonuçlarına ve cinsiyete göre birbirine denk dört grup belirlendikten sonra deney grupları ve kontrol grubu random olarak belirlenmiştir. Araştırma üç deney ve bir kontrol grubu ile yapılmıştır. Deney gruplarındaki öğrenciler temel bilgisayar kullanabilme becerileri bakımından eşit bir dağılım gösterecek şekilde biri üçlü, diğerleri ikişerli olmak üzere toplam 14 grup oluşturmuşlardır. Deney-1 grubu tartışma öğretimi ve tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında; deney-2 grubu tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında; deney-3 grubu desteksiz benzetim ortamında, kontrol grubu ise geleneksel yöntemle öğrenim görmüştür. Çalışma yedi hafta sürmüştür. Haftalık öğretim süresi 3 saattir.Deney-1 grubundaki öğrencilere önce iki ders saati süresince Toulmin Tartışma Modeli temelinde tartışma öğeleri öğretilmiştir. Daha sonra bu grup tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğrenim görmüştür. Bu ortamda öğrenciler destek sorulara cevap vermek için akıl yürütmek ve düşüncelerini bilimsel bir şekilde yazarak açıklamakla sorumludur. Ayrıca bu gruptaki öğrenciler, benzetim ortamında her konu bölümünün sonunda karşılaştıkları metinleri Toulmin'in Tartışma Modeline göre analiz etmişlerdir. Tartışma öğeleri temelli rehber sorularla desteklenen benzetim ortamında öğrenim gören deney-2 grubu öğrencilerine ise tartışma eğitimi verilmemiştir. Sadece tartışma öğelerinin ortaya çıkarılmasını destekleyen sorularla yapılandırılmış benzetim ortamında çalışmışlardır. Bu ortamda öğrenciler sadece destek sorulara cevap vermek için akıl yürütmek ve düşüncelerini bilimsel bir şekilde yazarak açıklamakla sorumludur. Desteksiz benzetim ortamında öğrenim gören deney-3 grubu öğrencileri ise destek soruların bulunmadığı benzetim ortamında çalışmalardır. Bu gruptaki öğrenciler sadece verilen materyalleri çalışmakla sorumludurlar. Kontrol grubu öğrencileri ise geleneksel yöntemle öğrenim görmüşlerdir. Öğrenme kazanımları ve içerik analizleri bütün gruplar için aynıdır.Veri toplama aracı olarak akademik başarı testi, tartışma bütünsel puanlama rehberi ve tartışma analitik puanlama rehberi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler SPSS 11.5 programında tek yönlü varyans (ANOVA) ve kovaryans (ANCOVA) ile çözümlenmiştir.Akademik başarı öntest puanları kontrol altına alındığında, akademik başarı sontest puanları bakımından deney-1 ve deney-2 gruplarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, bu iki grubun puanlarının sırasıyla deney-3 ve kontrol gruplarının ortalamalarından anlamlı bir şekilde farklılaştığı gözlenmiştir. Deney-3 ve kontrol grupları ortalamaları arasında da deney-3 lehine anlamlı bir farklılık gözlenmiştir. En düşük ortalama kontrol grubuna aittir.Öntartışma iddia ve öntartışma analitik öğe-toplam puanları kontrol edildiğinde, sontartışma iddia ve sontartışma analitik öğetoplam puanları bakımından deney1 ve deney2 gruplarının puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, en yüksek puan ortalamasına sahip olan bu grupların ortalamalarının deney-3 ve kontrol grupları ortalamalarından anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca deney-3 ve kontrol gruplarının ortalamaları arasında da deney-3 grubu lehine anlamlı fark gözlenmiştir. En düşük puan ortalamasının ise kontrol grubuna aittir.Öntartışma veri puanları kontrol edildiğinde sontartışma veri puan ortalamaları arasındaki anlamlı farklışmanın, deney-1 ve diğer gruplar arasında deney-1 lehine olduğu; deney-2 ve kontrol grupları arasında deney-2 lehine olduğu tespit edilmiştir. Deney-2 ve deney-3, deney-3 ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir.Öntartışma puanları kontrol edildiğinde, sontartışma garanti desteği, tutarlılık, ilişkilendirme ve bütünsel tartışma puanları bakımından deney1 ve deney2 gruplarının puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, deney3 ve kontrol gruplarının puan ortalamaları arasında da anlamlı bir fark olmadığı, anlamlı farklılaşmanın en yüksek puan ortalamasına sahip deney 1, deney-2 ile en düşük ortalamaya sahip deney-3 ve kontrol gruplarına ait olduğu bulunmuştur.Öntartışma karşıt görüş puanları kontrol edildiğinde, son tartışma karşıt görüş puanları bakımından deney ve kontrol grupları arası farklılıklara rastlanılmamıştır.Bu çalışma tartışma yapılarının belli bir konu içinde benzetim aracılığıyla dolaylı öğretimine eklenen kısa, doğrudan tartışma öğeleri öğretim etkinliklerinin akademik başarıya ve tartışma yapılarının öğretilmesine olumlu bir katkı getirmediğini göstermiştir (veri kullanımı hariç). Yalnızca dolaylı öğretim ise hem başarının yükseltilmesinde hem de tartışma öğelerinin kullanımının öğretilmesinde desteksiz benzetim ile öğretimden veya geleneksel öğretim ortamlarından daha etkilidir.Bu araştırma bilgisayar destekli çok ortamlı öğrenme ortamında, tartışma öğelerinin rehber sorulara verilecek cevaplar aracılığıyla dolaylı yoldan öğretilebileceğini göstermiştir. Ayrıca bilgisayar destekli öğretim ortamlarının akademik başarıyı yükseltebileceği ancak düşünme becerilerinin geliştirilmesi için bu ortamların hedeflenen düşünme becerisi temelinde tasarlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan analog elektronik dersi yazılımının akademik başarıya etkisi
Bu araştırma, yapısalcı öğrenme kuramına göre hazırlanan bilgisayar destekli Analog Elektronik Dersi öğretim yazılımının akademik başarıya etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılının bahar yarıyılında, Çukurova Üniversitesi, Adana Meslek Yüksekokulu Elektronik Teknolojisi Bölümü 1. Sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Mevcut sınıflardan, biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere rastgele olarak iki sınıf seçilmiştir. Araştırma deney ve kontrol gruplarından toplam 72 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verilerini toplamak için, 2009?2010 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, yaklaşık olarak on altı saatlik bir çalışma yapılmıştır.Uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarına konu ile ilgili hazırlanmış akademik başarı testi uygulanmıştır. ?Diyotlar ve Çeşitleri'' konusu; deney grubu öğrencilerine, Adobe Flash CS4 yazılım programı yardımıyla hazırlanan ve yapısalcı öğretim temeline dayanan bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi ile anlatılmıştır. Uygulama bittiğinde ise gruplara sontest uygulanmıştır.Araştırmanın sonucunda, araştırma esnasında elde edilen verilerin analizinde kullanılan eşleştirilmiş grup t-testi sonuçlarına göre, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında deney grubu öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Yapısalcı Öğrenme, Geleneksel Öğretim, Öğretim Yazılımı, Animasyon, Simülasyon
Hücre biyolojisi konusunun öğretiminde kullanılan yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bilgisayar destekli öğrenme yönteminin akademik başarı üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı bilgisayar destekli hücre biyolojisi dersinin öğrencilerin akademik başarısına etkisini incelemektir. Çalışmanın örneklemini, 2012?2013 öğretim yılı Adana Melikşah Anadolu Lisesi 9.sınıf öğrencilerinden 30?u deney, 30 ?u kontrol grubundan olmak üzere toplam 60 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma; deneysel bir araştırma olup araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. 8 hafta süren araştırmada dersler deney grubunda bilgisayar destekli öğrenme yöntemi ile, kontrol grubunda ise düz anlatım ile soru-cevap yöntemi ile araştırmacı tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 30 soruluk Hücre Biyolojisi Akademik Başarı Testi [HBABT] kullanılmıştır. Test öğrencilere uygulama öncesinde ön test ve uygulama sonunda son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ile bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlenen bilgisayar destekli öğrenme yönteminin hücre biyolojisi konusunda öğrencilerin akademik başarısına olumlu yönde etki sağladığı görülmüştür. Ayrıca araştırmada akademik başarı alanında yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak işlenen bilgisayar destekli öğrenme yönteminin düz anlatım ile soru-cevap yöntemine göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir.
Yapılandırmacı öğrenme kuramına göre Almanca derslerinde materyal hazırlanması
Uzun yıllar davranışçı yaklaşıma göre şekillendirilen eğitim programları son birkaç yıl içinde yerini hızlı bir şekilde yapılandırmacı yaklaşıma bırakmıştır. Bu yaklaşım öğrencinin daha önce öğrenmiş olduğu eski bilgiler ile yeni öğrendiği bilgiler arasındaki bütünleyici ilişkiye dayanmaktadır. Yapılandırmacı yaklaşımın eğitim merkezli değil de öğrenim merkezli olması bu kuramın diğer bir ayırt edici özelliğidir. Bu çalışmada öğrenci merkezli öğrenmeyi benimseyen yapılandırmacı yaklaşımının Anadolu Liselerinde okutulan ikinci yabancı dil olarak Almanca derslerinde ne kadar uygulanabildiği ve yapılandırmacı öğrenme kuramının çeşitli materyallerle desteklenmesinin öğrenci üzerindeki olumlu etkileri araştırılmıştır. Bundan hareketle araştırmanın amacını, Anadolu Liselerinde okutulan İkinci Yabancı Dil olarak Almanca derslerinde yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı örneğinde dil eğitimine yönelik materyallerin hazırlanması oluşturmuştur. Öğretmen öğrenci işbirliği ile hazırlanan materyaller analiz edildikten sonra yapılandırmacı kurama göre hazırlanan bu materyallerin hazırlık aşamasında öğrencilerde oluşturduğu dil öğrenmeye ve ortak çalışmaya yönelik olumlu davranışlar tespit edilmiş, böylece bu kuramın olumlu ve olumsuz yanları nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel araştırma modeline göre somut verilerle ortaya konmuştur.
İlkokul ikinci sınıf matematik dersinde yapılandırılmış ve geleneksel ev ödevlerinin öğrencilerin akademik başarılarına ve ödeve yönelik tutumlarına etkisi
Bu araştırmada ilkokul 2.sınıf matematik dersinde yapılandırılmış ve geleneksel ev ödevlerinin öğrencilerin akademik başarılarına ve ödeve yönelik tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada yarı deneysel deneme modeli olan eşitlenmemiş gruplardan oluşan desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Aydın ilinde yer alan üç devlet ilkokulunda öğrenim gören 2.sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Yapılandırılmış ev ödevi verilip kontrolün sağlandığı deney 1 grubu (N=19), yapılandırılmış ev ödevinin verilerek geri bildirimin sağlandığı deney 2 grubu (N=17), geleneksel ev ödevlerinin verilerek kontrolün sağlandığı deney 3 grubu (N=19) ve geleneksel ev ödevlerinin verilerek geri bildirimin sağlandığı deney 4 grubu (N=19) olmak üzere 4 sınıf, 4 grup ve toplamda 74 öğrenci çalışmada yer almıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Matematik Başarı Testi" ile Bora ve Kocabaş (2018) tarafından geliştirilen "Ödeve Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma gruplarına deney sürecinin başında ve sonunda matematik başarı testi ve ödeve yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 21 paket programından yararlanılmış, ilişkisiz örneklemler için tek yönlü varyans analizi, bağımsız gruplar t- testi ve bağımlı örneklemler için t-testi analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre yapılandırılmış ev ödevleri verilerek geri bildirimin gerçekleştirildiği deney grubunun matematik başarılarının diğer deney gruplarından anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Geleneksel ev ödevi verilip geri bildirim uygulaması yapılan grubun uygulama sonrası ödeve yönelik tutumlarında azalma görülmüştür.
Video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisine etkisi
Bu araştırma, video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisine etkisini belirlemek amacıyla 7. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılının ikinci döneminde Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan Hürriyet Ortaokulu'nun 7. sınıflarına devam eden 60 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney grubunu 18 kız, 12 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci; kontrol gurubunu ise 17 kız, 13 erkek olmak üzere toplam 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde deney ve kontrol grubuna 8 hafta boyunca, hazırlıklı konuşma becerisi uygulaması yapılmış, deney grubunda konuşmacı olan bireylerin hazırlıklı konuşmaları videoya kaydedilmiş ve deney grubu öğrencilerine videolar teslim edilmiştir. Deney grubu videoları izledikten sonra konuşma becerisine yönelik özdeğerlendirme formuyla haftalık özdeğerlendirmelerini yapmışlardır. Kontrol grubu ise uygulama için belirlenen hazırlıklı konuşma becerisi konularını sunmuş, bireyler öğretmen tarafından geleneksel yöntem (öğretmen dönütü) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde Wilcoxon işaretli sıralar ve Mann Whitney U testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan biri, video destekli özdeğerlendirme etkinliklerinin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisi üzerinde etkili olduğu yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç, geleneksel yöntemle yapılan değerlendirmelerin öğrencilerin hazırlıklı konuşma becerisini geliştirmede olumlu bir katkısının olmadığını ortaya koymaktadır.
Birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin yapılandırmacılık temelli yeni ilköğretim programının birleştirilmiş sınıflarda uygulananmasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi (Kilis ili örneği)
Bu araştırma, birleştirilmiş sınıflarda yenilenen ilköğretim programının uygulanmasını etkileyen faktörleri birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Veriler 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Kilis ili; Musabeyli, Polateli, Elbeyli ve merkez ilçelerinde bulunan 65 resmi köy ilköğretim okulunda görev yapan 94 birleştirilmiş sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Kilis ilinde çalışan birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin tamamı araştırmaya dahil edildiğinden dolayı örneklem seçimine gerek kalmamıştır. Verilerin analizinde; aritmetik ortalama, yüzdelik dağılımı, bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada özel olarak geliştirilen ?birleştirilmiş sınıflarda yeni ilköğretim programının uygulanmasını etkileyen faktörler anketi? adlı veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma bulguları; birleştirilmiş sınıf öğretmenleri ?rehberlik ve aile? boyutunun, yeni ilköğretim programının uygulanmasını olumsuz yönde etkileyen en temel faktör olarak algılamaktadırlar. Öğretmenlerin bazı alt boyutlara yönelik algılarında; cinsiyete, öğrenci mevcuduna, okuldaki öğretmen sayısına, okulda Internet bağlantısı bulunma durumuna, ikamet durumuna bağlı olarak istatistiksel bakımdan anlamlı fark gözlenmiştir. Araştırma, birleştirilmiş sınıflarda yeni ilköğretim programının uygulanması konusunda politika belirleyicilere ve uygulayıcılara programın güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirmede bir çıkış noktası olması bakımından önemlidir.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimleri ile yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışmanın temel amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeylerini ne derecede yordadığını tespit etmektir. Araştırma Düzce, Karabük, Kastamonu ve Çorum illerinde görev yapan, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme tekniği ile seçilen 442 ortaokul matematik öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında katılımcılara veri toplama sürecinde Yansıtıcı Düşünme Eğilim Ölçeği ve Yapılandırmacı Öğrenme Ortamı Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeline uygun şekilde gerçekleştirilen çalışmadan elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizi için Bağımsız Gruplar T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimlerinin çok yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin yansıtıcı düşünme eğilimlerinde kıdem, yerleşim yeri, gönüllülük ve memnuniyet değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturmalarının yüksek düzeyde olduğu ancak kavramsal çelişkiler alt boyutunda orta düzeyde olduğu görülmüştür. Yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeylerinde gönüllülük ve memnuniyet değişkenlerine göre anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yansıtıcı düşünme eğilimleri ile yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeyleri arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı ilişki elde edilmiştir. Sürekli ve amaçlı düşünme, öngörülü ve içten olma, açık fikirlilik ve araştırmacı eğilimlerinin matematik öğretmenlerin yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeylerinin anlamlı yordayıcıları olduğu tespit edilmiştir. Yansıtıcı düşünme bağımsız değişkenleri, yapılandırmacı öğrenme ortamı oluşturma düzeyindeki toplam varyansın %37'sini açıklamaktadır.
Öğretmenlerin yapılandırmacı öğretmen rollerine ilişkin görüşleri ile fen okur-yazarlığına yönelik öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Mardin ili Merkez ilçesinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin yapılandırmacı öğretmen rollerine ilişkin görüşleri ile fen okur-yazarlığına yönelik öz-yeterlilik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma kapsamında seçilen örneklem grubu Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda fen bilimleri öğretmeni olarak görev yapan 158 kişiden oluşmaktadır. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada öğretmenlerin öğrenme süreci öncesinde ve öğrenme sürecinde yapılandırmacı eğitim yaklaşımına ve öğretmenlerin fen ve teknoloji okuryazarlığı özyeterlik algılarına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla oluşturulmuş üç farklı anket formu uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak t testi ve ANOVA testleri yapılmış ve sonuçlar tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yapılandırmacı eğitim yaklaşımına yönelik kendilerini oldukça yeterli, fen ve teknoloji okur-yazarlığına yönelik özyeterlik algılarının da yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin fen ve teknoloji derslerinin işlenmesinde yapılandırmacı öğrenim yaklaşımını kullanmanın uygun olmadığını, ancak imkân yetersizliği nedeniyle konuya yönelik etkinlikleri yapmalarının sınırlandırıldığı görüşünü de ifade ettikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Fen ve teknoloji, öğretmen, öğrenci, yapılandırmacılık, özyeterlik algısı
Yedinci sınıf öğrencilerinin FeTeMM alanlarındaki okul başarılarını açıklayan bazı faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı yedinci sınıfta okuyan öğrencilerin FeTeMM alanlarındaki okul başarılarını açıklayan bazı faktörlerin incelenmesidir. İncelenecek bu faktörler: Yapılandırmacı öğrenme ortamları, çoklu zekâ alanları ve FeTeMM'e yönelik tutumlarıdır. Araştırma 2018-2019 Eğitim öğretim yılı bahar döneminde yapılmıştır. Evreni Diyarbakır ili örneklemini Kayapınar ilçesine bağlı 10 ortaokulda okuyan 593 yedinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan ölçekler; Yapılandırmacı öğrenme ortamı ölçeği, Çoklu zekâ ölçeği ve FeTeMM'e yönelik tutum ölçeğidir. Araştırma da kullanılan model sebep sonuç ilişkilerini açıklamada tercih edilen Nedensel karşılaştırma modelidir. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizi için SPSS 21 kullanılmıştır. Çalışmanın hipotez modelini test etmek için Yapısal eşitlik modeli Rstudio içerisindeki Lavaan paket programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda Öğrencilerin FeTeMM okul başarılarını orta düzeyin üstünde yapılandırmacı öğrenme ortamı açıklamıştır. Yapılandırmacı öğrenme ortamı büyük etki ile FeTeMM tutumlarını açıklamıştır. FeTeMM'e yönelik tutum ise FeTeMM okul başarılarını ise küçük etkiyle açıklamıştır. Çoklu zekâ alanlarının FeTeMM okul başarılarıyla ilişkisi 0,08 ile istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır. Yapılandırmacı öğrenme ortamı ile çoklu zekâ alanlarının çift yönlü ilişki büyüklüğü orta düzeyin üzerinde anlamlı bulunmuştur. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında çoklu zekâ alanlarının ve FeTeMM'e yönelik tutumun başarıyı açıkla oranın düşük olduğu görülürken Yapılandırmacı öğrenme ortamının FeTeMM okul başarılarını, FeTeMM'e yönelik tutumu ve çoklu zekâyı açıklamada anlamlı büyük etkiye sahip olduğu görülmüştür.
Ters - düz sınıfların öğrencilerin akademik başarısı ve görüşlerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; ters-düz sınıfların öğrencilerin akademik başarısına ve görüşlerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmada deneysel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desenin öntest-son test, deney- kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Denel işlem sonrasında deney ve kontrol grubuna akademik başarı testi son test olarak uygulanırken; deney grubuna ayrıca Ters-düz sınıflara ilişkin görüşlerini belirlemek üzere anket ve görüşme formu uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; deney grubu ile kontrol grubunun akademik başarı testinin tümünden aldığı sontest puanları arasında yapılan bağımsız gruplar t-testi sonucunda p<.05 düzeyinde anlamlı fark olduğu görülmüştür. Deney grubu öğrencileri ters-düz sınıflara ilişkin görüşlerine yönelik yapılan anket ve görüşmede ters-düz sınıf uygulaması ile başarılarının arttığını, anlamadıkları konuları daha iyi tespit ettiklerini, öğrendiklerini daha iyi hatırladıklarını, derse daha aktif katıldıklarını, ters-düz sınıf uygulamasında konuyu çalışmış olarak gelmelerinin derse katılımlarını artırdığını, videoları dersten önce izleyerek sınıfta alıştırmaları yapmayı mevcut programa ders işlenen sınıftaki konu anlatımını dinlemekten daha motive edici bulduklarını ifade etmiştir. Ayrıca, öğrenciler ters-düz sınıf uygulaması ile öğretmenlerine daha çok soru yönelttiğini ve bu uygulama sayesinde öğretmenleri ve arkadaşlarıyla iletişiminin arttığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Ters-düz sınıf, karma öğrenme, Bilişim Teknolojileri
Webquest öğrenim yönteminin öğrencilerin yaratıcı düşünme beceri ve motivasyon düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, WebQuest öğretim yöntemi kullanılarak oluşturulan öğrenme ortamının 7.sınıf öğrencilerinin matematik dersi yaratıcı düşünme beceri düzeylerinde ve motivasyon düzeylerinde bir etkiye sahip olup olmadığını belirlemektir. Araştırma Kocaeli ili Gebze ilçesinde bulunan MEB bağlı bir İlköğretim Okulunun 7. sınıfında öğrenim gören N=65 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın başlangıcında her iki gruba ?Yaratıcı Düşünme Beceri Ölçeği ?, ?Motivasyon Ölçeği? ön test olarak uygulanmıştır. 33 öğrenciden oluşan deney grubu öğrencileri ile haftada 4 ders saati olmak üzere toplam 4 haftalık süreçte WebQuest yöntemi ile Silindir konusunun öğretimi yapılmıştır. 32 öğrenciden oluşan kontrol grubuyla ise yenilenen ilköğretim programına göre geleneksel öğretim yöntemleri ile öğretim yapılmıştır. Sonrasında ?Yaratıcı Düşünme Beceri Ölçeği ?, ?Motivasyon Ölçeği? son test olarak her iki gruba da uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA (repeated measures) testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam yaratıcılık ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştırDeneysel işlem sonrası deney grubunda bulunan öğrencilerin motivasyon düzeyleri olumlu yönde yüksek çıkmıştır. Sosyal etkileşimin ve grup çalışmasının öğrenenlerin duyuşsal tepkilerini olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Kontrol grubu öğrencilerinin ise motivasyon düzeylerinde düşme görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda WebQuest öğretim yönteminin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerisine anlamlı bir etkisinin olmadığı fakat motivasyon düzeylerini yükseltmede bir faktör olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: WebQuest, Yapılandırmacılık, Yaratıcı Düşünme Becerisi, Motivasyon
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik zihinsel modelleri
Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik zihinsel modellerini belirlemek ve zihinsel modellerin cinsiyet, sınıf düzeyi, anne baba eğitim durumlarına, genel akademik başarı puanları ve mezun oldukları lise değişkenlerine göre incelemektir. Tarama yönteminin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında, 1,2,3 ve 4. sınıfta öğrenim gören 200 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının 50'si birinci, 41'i ikinci, 55'i üçüncü, 54'ü dördüncü sınıf öğrencisidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Chambers (1983) tarafından geliştirilen "Bilim İnsanı Çizim Testini[Draw-a-science-test (DAST)], düzenleyen Thomas, Pederson ve Finson (2001)'nın "Fen Öğretmeni Çizim testi-Kontrol Listesi (FÖÇT-KL)" ve bireysel bilgi formu kullanılmıştır. Veriler ilk olarak dereceli puanlama anahtarı ile daha sonra SPSS 20.00 programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına bakıldığında öğretmen adaylarının %39'unun kavramsal, %34,5'unun araştırmacı, %26,5'unun ise açıklayıcı zihinsel modele sahip oldukları tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının cinsiyete göre zihinsel modelleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamışken, sınıf düzeyine göre zihinsel modeller arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Sınıf düzeyi ilerledikçe öğretmen adaylarının zihinsel modellerinin açıklayıcı modelden araştırmacı modele doğru değiştiği görülmektedir. Öğretmen adaylarının anne baba eğitim düzeyleri ve mezun oldukları lise ile zihinsel modeller arasında anlamlı bir ilişki yokken, genel akademik başarı puanları ile zihinsel modelleri arasında düşük düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir.
Evaluation of prospective English teachers' self-efficacy perceptions and attitudes towards constructivist learning environments
The purpose of the study is to investigate self-efficacy perceptions and attitudes of prospective English teachers to clarify if there is a relationship between senior and junior prospective English teachers towards constructivist learning environments (CLE) by taking into account their gender and year of study. This quantitative study was carried out at Ondokuz Mayıs University in 2018-2019 academic year with the participation of 146 prospective English teachers. 86 of the participants are senior prospective English teachers while 60 of them are junior prospective English teachers. The study was conducted as a survey-based research by using two questionnaires as data gathering tools. One of the questionnaires is "Self-Efficacy Beliefs Scale for the Implementation of the Constructivist Approach" developed by Evrekli, Ören and Inel (2009) which is a five-point Likert scale. The other one is a "Teacher Attitude Scale towards Constructivism" developed by Evrekli, Inel, Balım and Kesercioglu (2009) which is also a five-point scale. The data acquired through scales were computerized with Statistical Package for the Social Sciences (SPSS 23) through descriptive statistics to find out self-efficacy perceptions and attitudes of prospective English teachers. Besides, t-test and Mann-Whitney U test were used to discover if there was a significant difference between senior and junior prospective teachers in terms of their gender and year of study towards CLEs. Lastly, Spearman's Correlation test was used to discover whether there was a relationship between self-efficacy perceptions and attitudes of prospective English teachers. The findings of the study revealed that senior and junior prospective English teachers had high self-efficacy perceptions and positive attitudes towards CLEs. The findings also revealed that there was a significant difference between junior male and female prospective English teachers with regards to their self-efficacy perceptions in favour of female prospective English teachers in terms of gender variable even though there was not any significant difference in terms of their attitudes. As for senior prospective English teachers, the findings demonstrated that there was not any significant difference between female and male senior prospective English teachers in terms of self-efficacy perception towards CLEs. However, there was a significant difference between male and female senior prospective teachers in terms of their attitudes in favour of females according to the findings of the study. With regard to year of study variable, the findings indicated that there was not any significant difference in terms of prospective English teachers' self-efficacy perception towards CLEs. On the other hand, it was discovered that there was a significant difference between junior and senior prospective teachers in terms of their attitudes towards CLEs in favour of junior prospective teachers. Lastly, no significant relationship was found between self-efficacy perceptions and attitudes of prospective English teachers towards CLEs. In the light of the research, it can be concluded that the study contributes to the English language and teaching by helping raise the awareness regarding prospective English teachers' self-efficacy perceptions and attitudes towards constructivist learning environments.
İlköğretim fen ve teknolojin dersi öğretmenlerinin yapılandırmacı öğretmen rollerini yerine getirme düzeyleri
Bu araştırma, ilköğretim fen ve teknoloji dersi öğretmenlerinin yapılandırmacı öğretmen rollerini yerine getirme düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini Kilis il merkezinde ve ilçelerinde Milli Eğitime bağlı ilköğretim okullarında görev yapan 4. ve 5. sınıf fen ve teknoloji dersine giren sınıf öğretmenleri ile 6., 7. ve 8. sınıf fen ve teknoloji dersi öğretmenleri oluşturmaktadır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Öğretmenlerin yapılandırmacı öğretmen rollerini yerine getirme düzeylerini belirlemek amacıyla veri toplama aracı geliştirilmiştir. Geliştirilen veri toplama aracının geçerlilik ve güvenirliğini sağlamak amacıyla 2009 yılı itibariyle Kilis il merkezinde ve ilçelerinde fen ve teknoloji dersi okutan 108 öğretmene ön uygulama yapılmıştır. Daha sonra uzman görüşleri de alınarak son hali verilen anket formu 2008?2009 öğretim yılında Kilis il merkezindeki ve ilçelerindeki 132 ilköğretim fen ve teknoloji dersi öğretmenine araştırmacı tarafından uygulanmıştır.Öğretmenlerin hangi düzeyde yapılandırmacı öğretmen rollerini yerine getirdikleri yüzde, frekans ve aritmetik ortalama ile belirlenmiştir. Öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, branş, fen bilgisi laboratuarı ve teknoloji sınıfı açısından görüşleri değerlendirilmiştir. Anket formlarından elde edilen veriler SPSS çözümlenmiştir. Anlamlılık testlerinde 0,05 düzeyi esas alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı yaklaşım, Fen ve teknoloji dersi, Öğretmen
Fen eğitiminde yapılandırıcı yaklaşıma dayalı araştırma soruşturma tabanlı öğretimin öğretmen adaylarının problem çözme becerileri, öz yeterlik düzeyleri ve başarılarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, aktif öğrenme ilkesine bağlı kalarak, öğrencilerin öğrenmeyi öğrenmesi gerektiği görüşüne dayanmaktadır. Bu yönde eğitim imkanı sağlayan araştırma soruşturma tabanlı öğrenme, fen bilgisi uygulama laboratuarları dersi kapsamında ele alınarak, öğrencilerin bilgi ve becerilerinin arttırılması amaçlanmıştır. Çalışma Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi öğretmenliği programına kayıtlı 95 öğretmen adayına uygulanmıştır. Bu çalışmada, yapılandırıcı yaklaşıma dayalı araştırma soruşturma tabanlı öğrenme yaklaşımının fen bilgisi öğretmen adaylarının akademik başarı, problem çözme ve öz-yeterlik inanç düzeylerine etkisi araştırılmış ve çalışma sırasında problem çözme ölçeği, fotosentez ünitesine yönelik akademik başarı ölçeği ve öz-yeterlik inanç ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada yarı deneysel yöntem, deney-kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Fen Bilgisi Öğretmenliği A.B.D. üçüncü sınıf normal öğretim şubelerinden rasgele bir kontrol bir de deney grubu seçilmiştir. Kontrol grubunda 48, deney grubunda ise 47 öğrenci yer almaktadır. Deney grubunda araştırma soruşturma tabanlı öğrenme yaklaşımına uygun, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemlerine uygun fen eğitimi uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; araştırmanın başında kontrol ve deney grubundaki öğretmen adaylarının fotosentez ünitesine yönelik akademik başarı, problem çözme ve öz-yeterlik inançları benzer düzeydedir. Bunun yanı sıra cinsiyet ve lise türüne göre de öğrencilerin benzer düzeyde oldukları tespit edilmiştir. Ancak araştırma sürecinin sonunda, deney grubundaki öğrencilerin, kontrol grubundaki öğrencilere kıyasla; fotosentez ünitesine yönelik akademik başarı, problem çözme ve öz-yeterlik inanç düzeyleri anlamlı düzeyde daha yüksektir. Bu sonuçlar, araştırma soruşturmaya dayalı öğrenme yaklaşımının geleneksel yöntemlerden daha etkili olduğunu ifade etmektedir. Ayrıca lise türü ve cinsiyet değişkenlerine göre öğretmen adaylarının fotosentez ünitesine yönelik akademik başarı, problem çözme ve öz-yeterlik inanç düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Elde edilen verilere dayanarak yapılandırıcı yaklaşıma dayalı araştırma soruşturma tabanlı öğretim yönteminin, sürekli uygulandığında öğretmen adaylarının mesleğe hazırlanmada etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Bu nedenle araştırma soruşturma tabanlı öğrenme, gerek yaşamı ilgilendiren konularda, gerekse öğretmenden öğrenciye birçok katkı sağlayabilecek bir yaklaşımdır.
İşbirliğine dayalı yapılandırmacı öğrenme ortamlarında kullanılan bilgisayar cebir sistemlerinin matematiksel düşünme, öğrenci başarısına ve tutumuna etkisi
Bu araştırmanın amacı, İşbirliğine Dayalı Yapılandırmacı Öğrenme Ortamlarında Kullanılan Bilgisayar Cebiri Sistemlerinin (BCS) , Üniversite birinci sınıf ?Genel Matematik? dersindeki türev uygulamaları konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarı, matematiksel düşünme, kavramsal anlama, işlemsel beceri, problem çözme becerileri ve cinsiyet farkı üzerindeki etkisini incelemektir.Araştırma için Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Matematik Eğitimi Anabilim Dalı'nın birinci sınıflarından bir şube seçilmiştir. Genel matematik konularına yönelik hazır bulunuşlukları, matematiğe yönelik ön tutumları ve cinsiyet bakımından birbirine denk seviyede olacak şekilde sınıf iki gruba ayrılarak deney grubu ve kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney grubunda 22 öğrenci, kontrol grubunda 21 öğrenci yer almıştır. BCS' nin etkisini gözlemlemek amacıyla deney grubuna yapılandırmacı yaklaşıma dayalı BCS (Maple) destekli öğretim yapılırken kontrol grubuna sadece yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim yapılmıştır. 7 haftalık (42 ders saati) uygulama sonucunda son test ve son tutum ölçekleri uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler uygun parametrik ve parametrik olmayan istatistik testleri ile analiz edilerek yorumlanmış ve aşağıdaki sonuçlar tespit edilmiştir.Son test sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundakilerden istatiksel olarak daha başarılı olduğu ortaya çıkmıştır. Son test sonuçları alt boyutlarına göre incelendiğinde ise grupların kavramsal anlama ve problem çözme becerisini gerektiren sorularda birbirine yakın ortalamalara ulaştıkları, işlemsel becerileri ölçen sorularda ise BCS desteğinden yararlanan deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumları incelendiğinde ise deney ve kontrol grubunun arasında az bir fark olsa da istatiksel olarak matematiğe yönelik tutumlarının aynı kaldığı görülmüştür. BCS desteğinin matematiğe yönelik tutuma anlamlı düzeyde olumlu bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.Sonuçlara bakıldığında, ?Genel Matematik? dersinde türev kavramının uygulamalarının öğretiminde BCS destekli öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarını, işlemsel becerilerini ve matematiksel düşünmelerini pozitif yönde etkilediği saptanmıştır.
Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı 5e öğretim modelinin madde döngüleri konusunun öğretilmesine etkisi
Bu çalışmanın amacı 10. sınıf Biyoloji dersinde yer alan Madde Döngüleri konusunun öğretilmesinde yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak hazırlanmış 5E öğrenme modeli ile geleneksel öğretim yöntemlerinin etkilerini karşılaştırmaktır.Araştırma 2008-2009 eğitim-öğretim yılının 1. döneminde Bursa ilindeki bir okulda öğrenim gören üç ayrı 10. sınıf öğrencisi üzerinde uygulanmıştır. Toplam öğrenci sayısı 50 olarak belirlenmiştir. Uygulanan öntestten sonra öğrenciler deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Oluşturulan gruplara 4 hafta süre boyunca madde döngüleri anlatılmıştır. Kontrol grubuna geleneksel yöntemlerle anlatılan konu, deney grubuna yapılandırmacı yaklaşıma uygun hazırlanmış 5E öğrenme modeli uygulanarak verilmiştir. Uygulama sonucunda her iki gruba da madde döngüleri başarı testi tekrar uygulanmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar madde döngülerinin öğrenilmesinde 5E modelinin geleneksel yöntemden daha etkili olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Madde Döngüsü, Yapılandırmacı Yaklaşım, 5E öğrenme halkası
Lise 2 öğrencilerinin kimya dersinde başarıları ve tutumları üzerine bilim şenliklerinin etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; öğrencilerin kimya dersindeki başarılarını artırmada ve kimya dersine olan tutumlarını geliştirmede bilim şenliklerinin etkisini incelemektir.Bu çalışmanın örneklemini Ankara Pursaklar Lisesi Lise 2. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışma 2006-2007 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde yapılmıştır. Araştırma yaklaşık altı haftalık sürede tamamlanmıştır. Rasgele seçilmiş olan 16 öğrenciye, 30 sorudan oluşan bütün kimya konularını kapsayan ön test uygulanmıştır. Testin sonunda öğrencilerin kimya konularında çok eksik oldukları tespit edilmiştir.Ayrıca, aynı öğrencilere uygulamadan önce tutum ölçeği testi uygulanmış, öğrencilerin kimya dersi konularını sevmedikleri, kimya dersinden uzak durdukları belirlenmiştir.Bu gruptaki öğrenciler bir sonraki aşamada bilim fuarına götürülerek, öğrencilerin kimya konularını görsel olarak anlamaları, konuları anlamlandırmaları sağlanmıştır. Araştırmanın etkisini belirlemek üzere hemen arkasından son test uygulaması ve tutum ölçeği testi yapılmıştır.Testlerin ve tutum ölçeklerinin analizi için istatistik biliminden yararlanılmıştır. Analiz sonuçları bilim şenliklerinin, öğrencilerin kimya dersindeki başarılarına ve kimya dersine olan tutumlarına olumlu etki yaptığını göstermiştir.Ayrıca 4 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Bu mülakatlar sonucunda öğrencilerin, kimya dersine görsel çalışmalar, projeler eşliğinde daha istekli oldukları ve bu gibi bilim fuarlarına katılmak, aktif olarak bilimle uğraşmak istedikleri belirlenmiştir.Sonuç olarak bilim fuarlarının, kimya dersinin öğrenilmesinde ve öğrencilerin kimya dersine olan tutumlarında olumlu etkiler yarattığı belirlenmiştir. Bütün bu bulgulardan, bilim fuarlarının okullarda gerçekleştirilebileceği, bu fuarların öğrencilerin kimya konularını öğrenmelerine ve kimya dersine olan tutumlarının gelişmesine olumlu etki yaratacağı sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler:Bilim Şenlikleri, Bilim Fuarları, Kimya Öğretimi, Yeniden Yapılandırıcı Yaklaşım.
The use of constructive feedback in speaking and writing tasks at Gazi University Research and Application Center for Instruction of Foreign Languages
This study investigated the use of constructive feedback in speaking and writing tasks at GURACIFL. The study used a descriptive method of research.The introductory chapter presents the background, the aim and the scope of the study. The second chapter reviews the existing literature on feedback. In this chapter, information about constructivism, speaking and writing tasks, feedback and reflection is given. Firstly, definitions of constructivism are provided and the constructivist approach to learning is discussed. Then, speaking and writing tasks are presented. Then the chapter turns to a discussion of what feedback is firstly by revealing some definitions and then exploring what constructive feedback is. Finally, the chapter presents information about reflection integrating it with feedback. In the following chapter, the method of the study; in other words, participants and data collection procedures are presented. The data analysis chapter reveals the findings of the study. The data were collected by means of two questionnaires: one was administered to learners and the second to teachers.The findings of the study revealed that constructive feedback can be used efficiently in speaking and writing tasks in order to increase the level of the learners? motivation to participate in the learning tasks and improve their success in speaking and writing tasks.
5E öğretim modelinin organik kimya laboratuvarı dersinde uygulanmasının öğrencilerin kavramsal anlamalarına, bilimsel süreç becerilerinin gelişimine ve organik kimya laboratuvarı dersine karşı tutumlarına etkisi.
Gazi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda okuyan 30 üniversite 3. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilen bu çalışmada, öğrencilerin organik kimya laboratuvarı dersindeki, kavramsal anlamalarına, bilimsel süreç becerilerinin gelişimine ve tutumlarına 5E öğretim modelinin etkisini, doğrulama türü laboratuvar yöntemiyle karşılaştırarak incelenmiştir.Çalışma 2006-2007 öğretim yılının bahar döneminde yapılmıştır. Çalışmada ön test ? son test kontrol grubu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Örneklem, rasgele seçilmiş 15' er kişiden oluşan deney ve kontrol gruplarından oluşmuştur. Her iki gruba da ön testler uygulandıktan sonra dersler, deney grubunda, 5E öğretim modeli ile; kontrol grubunda ise doğrulama türü laboratuvar yöntemi ile 5 hafta sürdürülmüştür. Öğretimden önce her iki gruba da önbilgi testi (ÖBT), bilimsel süreç beceri testi (BİBT), organik kimya laboratuvarı kavram testi (OKT), tutum testi (TT) ön test olarak uygulanmıştır. Başlangıçta deney ve kontrol grupları arasında bir fark olup olmadığının belirlenmesinde ön test sonuçları bağımsız gruplar t-testi ile değerlendirilmiş ve grupların denk olduğu görülmüştür.Çalışmanın hipotezlerini test etmek için t-testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları, 5E öğretim modeliyle eğitim gören öğrencilerin kavramsal anlamalarının, geleneksel doğrulama metoduyla eğitim gören öğrencilerden anlamlı şekilde daha yüksek olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin gelişiminde, uygulanan 5E öğretim modelinin, doğrulama türü laboratuvar yöntemine kıyasla daha etkili olduğu da gözlenmiştir. Çalışmada olumlu bir tutum değişimi gözlenmemiştir.