Foreign language
648 theses under this subject heading
CLIL technology for the formation of intercultural communicative competency on senior stages of profile school
Nowadays the approaches to learning foreign languages have changed. One of the effective approaches to teaching students a subject in a foreign language in Europe is the so-called Content-Language Integrated Learning (CLIL). It is often used to describe the method of teaching a subject content through a foreign language, the main purpose of which is to study the subject and master language skills in and recommended by the European Commission, as it enables students to study discipline and foreign language simultaneously. Besides, to learn a foreign language does not require additional hours in the curriculum, which contributes to the intensification of professional training in profile school. CLIL is an extraordinary approach to learning foreign languages which allows to solve many problems in the educational process. With proper consideration of all factors, the implementation of Content-Language Integrated Learning methodology allows: to significantly increase student motivation to learn foreign languages, to teach students to consciously and confidently use a foreign language in everyday communication; to broaden the horizons of students' knowledge, understand and respect other cultures and values; to prepare students for continuing education in their chosen specialty; to develop their critical cultural awareness, and to improve linguistic and intercultural communicative competence through the study of a foreign language. Keywords: Content and language integrated learning (CLIL), Intercultural communicative competence (ICC), Critical cultural awareness (CCA), Curriculum, Profile school.
Historische Transformation der literarischen Werke im Kontext von neuen Medien: Vereinfachte deutsche literarische Hörbücher aus der Perspektive von Fremdsprachenstudenten
Der digitale Aufstieg und das steigende Bedürfnis nach unverzüglicher Information, Kommunikation, Authentizität und Aktualität sind die Anforderungen des gegenwärtigen Lebensstils. Da ein Leben ohne Computer und Internet in der heutigen Gesellschaft nicht zu vorstellen ist, ist auch nicht zu leugnen, dass die Nutzung der Werkzeuge der neuen Medien zur Erleichterung des Informationstransfers führt. Mit dieser Magisterarbeit wurde intendiert, die Auswirkungen des heute im Fokus stehenden Begriffs Neue Medien und deren Produkt das Hörbuch auf Fremdsprachenerwerb aus unterschiedlichen Sichten aufzuzeigen. Denn die neuen Medien sind in den aktuellen Unterrichtstheorien und bei der Gestaltung des Fremdsprachenunterrichts präsent. Es gilt aber zu beachten, wie und welche Sprachkompetenzen zur Geltung gebracht werden können. Um sich auf die entstehenden Fragen mit der vorliegenden Arbeit zu nähern und die Realität der Mediennutzung und ihre Defizite zu beleuchten wurde eine empirische Forschung im Rahmen der sprachlich vereinfachten Hörbücher durchgeführt. Diese Untersuchung wurde im Zusammenhang eines Seminars für das Leseverstehen mit Teilnahme von 54 Studenten gestaltet. Die Studie hat sich zum Ziel gesetzt, die Vor- und Nachteile vom Hörbuch im Fremdsprachenerwerb und zur Entwicklung der Fremdsprachenkompetenzen aufzuzeigen. Des Weiteren wird intendiert eine Antwort darauf zu finden, ob es ein Faktor den Unterricht zu bereichern, die Motivation zu steigern, Ermittlung von verschiedenen Didaktiken ist. Basierend auf die Befunde der aufgrund dieser Ziele durchgeführten Untersuchung wurde festgestellt, dass die Studenten mit dem Konzept des Hörbuchs nicht vertraut waren und daher im Prätest sich verzögernd zu dem Hörbuch äußerten. Dementsprechend bevorzugen mehrere Befragte im Nachtest ein Hörbuch gegenüber einem gedruckten Buch als ein Zusatzmaterial für die Entwicklung ihrer Sprachkompetenzen, für die Steigerung der Motivation fürs Lesen und für die Entwicklung ihrer Lesetechniken und- strategien. Außerdem sind die multimedialen Eigenschaften der Hörbücher hilfreich für die Verbesserung der Konzentration beim Lesen. Unter Berücksichtigung des Wunsches der Teilnehmer nach alternativen Medien und Anspruch auf mehrere Sinne der Materialien, lässt sich festhalten, dass die Zögerung gegenüber neuen Medienprodukte aufgrund Unkenntnis ist. Laut Ergebnisse der Studie sollte der Einsatz von Hörbüchern in den Unterricht für das Leseverstehen berücksichtigt und für die Entwicklung mehrere Kompetenzen im Fremdsprachenlernprozess angewendet werden. At the beginning of the elements that make up today's lifestyle are the increasing needs for instant access to information, communication, originality and actuality with the digital rise. Since a life without computers and the Internet cannot be imagined in today's society, the convenience provided by the use of new media in information transfer becomes undeniable. With this study, it is aimed to show the concept of new media, which has become the focal point in the current century, and to investigate the effects of audiobook, which is a product of it, on foreign language learning from different perspectives. Because new media is incorporated into contemporary teaching theories and design of foreign language teaching. However, the critical concern at this point is that it is necessary to pay attention to which language skills can be gained and how. Within the framework of linguistically simplified audiobooks, an empirical research was carried out in order to find answers to the questions raised by this study and to focus on the deficiencies of students by addressing their media use skills. The research was designed with the participation of 54 students who are enrolled in the reading comprehension course. The aim was to clarify the advantages and disadvantages of audiobooks in foreign language learning and development of foreign language learning skills. In addition, an answer is sought to the question of whether it is a factor in enriching the course content, increasing motivation, and acquiring different strategies in language learning. Based on the results of the research, it was determined that the students abstained from them in the first survey because they did not have full knowledge of audiobooks. Therefore, more participants in the second survey than in the first survey preferred audiobooks instead of printed books as additional material to improve their language skills. It was observed that audiobooks helped students to keep their learning motivation high and improved their reading skills. In addition, the multimedia feature of audiobooks helped to increase concentration during reading. Considering the participants' desire for alternative information transfer tools and the materials they use to appeal to many senses, it can be interpreted that their hesitations about new media stem from ignorance. Based on the results of the research, it is thought that it would be beneficial to use audiobooks as supporting learning material for in-class reading comprehension lessons, in the context of developing language skills.
Yabancılara Türkçe öğretimi ders kitaplarındaki metinlere yönelik öğretmen görüşleri
Yabancılara Türkçe öğretimi alanı yurt içi ve yurt dışındaki Türkçe öğretim çalışmalarını dil öğretim merkezleri ve Türkçe ve Yabancı Dil Uygulama ve Araştırma Merkezleri (TÖMER) tarafından yürütmektedir. Bu kurumlarda çalışan öğretmenler, Türkçe öğretim çalışmalarını çeşitli kaynak kitap ve materyallerle sürdürmektedir. Yurt içi ve yurt dışındaki kurumlarda en fazla kullanılan ders kitabının Yunus Emre Enstitüsü tarafından yayınlanan Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkçe öğretim merkezlerinde kullanılan Yabancılara Türkçe Öğretimi ders kitaplarındaki metinleri öğretmen görüşleri doğrultusunda incelemektir. Bu amaca ulaşmak için belirlenen yöntem, nitel araştırma modellerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın durumunu "Yedi iklim Türkçe Öğretim Seti ders kitaplarındaki metinlere yönelik öğretmen görüşleri" oluşturmaktadır. İlgili durumu betimlemek için oluşturulan çalışma grubu; yurt içindeki TÖMER birimlerinde görev yapan 19 öğretmen ve yurt dışındaki Türkçe öğretim merkezlerinde görev yapan 10 öğretmen olmak üzere toplam 29 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak mülakat tekniğiyle toplanmıştır. Toplanan veriler, Maxqda nitel analiz programı aracılığıyla içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerden elde edilen bulgular araştırmanın alt problem durumları bağlamında ele alınmıştır. Araştırma sonucunda; Yedi iklim Türkçe Öğretim Seti ders kitaplarında yer alan metinlerin yapısal özelliklerine ilişkin olumlu, içerik özelliklerine ilişkin olumsuz yönde görüş bildirilmiştir. Metin içeriklerine yönelik olumsuz görüşlerin, dil bilgisi öğretimine ilgili değerlendirmelerden kaynaklandığı görülmektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin ders kitabı kullanımında dil bilgisi öğretiminin zor olması, beceri öğretiminin yetersiz olması ve kitap odağının çoğunlukla öğretmen merkezli olması gibi durumlardan ötürü güçlüklerle karşılaştıkları tespit edilmiştir. Ders kitaplarının işlevselliğini artırmak amacıyla öğretmenler, kitap yapısına, içeriğine ve yabancılara Türkçe öğretim sürecine yönelik önerilerde bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe öğretimi, Yedi İklim Türkçe öğretim seti, TÖMER, öğretmen.
Kayıp veriyle baş etme yöntemlerinin madde takımlarında değişen madde fonksiyonu üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı kayıp veriyle baş etme yöntemlerinin madde takımları halindeki veri setlerinde değişen madde fonksiyonu (DMF) belirleme üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma bir yabancı dil testindeki 20 okuduğunu anlama maddesinin yer aldığı altı madde takımından oluşan iki farklı veri seti üzerinde yürütülmüştür. Sola çarpık dağılıma sahip veri seti veri1, sağa çarpık dağılıma sahip veri seti veri2 olarak adlandırılmıştır. Çalışmada tamamen rastgele kayıp (TRK), rastgele kayıp (RK), rastgele olmayan kayıp (ROK) kayıp veri mekanizmaları altında liste bazında silme (LBS), sıfır atama (SA) ve kesirli hot-deck atama yöntemlerinin DMF belirleme performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. DMF belirleme yöntemi olarak madde takımları için ko-değişkenli iki faktörlü çok boyutlu madde tepki kuramı modeline dayalı DMF belirleme yöntemi kullanılmıştır. İki örneklem büyüklüğü (1000 ve 2000) ve iki kayıp veri oranı (%5 ve %15) çalışmada incelenen diğer koşullardır. Çalışmanın sonuçları her iki veri setindeki tüm koşullardan elde edilen DMF değerleri ile tam veri setlerinden elde edilen DMF değerleri arasındaki korelasyonlar incelediğinde, LBS yönteminin en düşük korelasyonlara sahip olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte tüm koşullarda kayıp veri oranının artmasıyla uygulanan kayıp veriyle baş etme yöntemi fark etmeksizin elde edilen korelasyon değerleri düşmüştür. Veri1'e ait DMF analizleri sonucunda %5 kayıp veri oranında DMF'siz maddeleri belirleme performansının üç kayıp veri yöntemiyle benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Veri2'yle gerçekleştirilen analizlerde sekiz koşulda DMF'siz maddeleri belirleme performansında örneklem büyüklüğü arttıkça iyileşme olduğu, diğer koşullarda her iki örneklemde tüm DMF'siz maddelerin doğru sınıflandırıldığı belirlenmiştir. %15 kayıp veri oranında SA ve kesirli hot-deck yöntemlerinin uygulanmasıyla TRK mekanizması altında DMF'li maddeleri belirlenme performansı aynı bulunmuştur.
Yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimi: Bir meta sentez çalışması
Bir dilin en önemli bileşenlerinden birisi söz varlığıdır. Son yıllarda söz varlığı ve sözcük öğretiminin yabancı/ikinci dil olarak Türkçe öğretimindeki konumu hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Yabancı/İkinci dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler öğreticilere bağlı olarak genellikle ders kitapları çerçevesinde öğretilmektedir. Alanyazında sözcük öğretimini ders kitapları üzerinden ele alan çalışmaların çokluğu ortaya sistematik bir derleme çalışması ihtiyacı çıkarmıştır. Bu doğrultuda, bu tez çalışmasının amacı; yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarında sözcük öğretimini ele alan nitel çalışmaları sistematik olarak derlemek ve yorumlamaktır. Bu yorumlamayı yapmak için son günlerde popülerliği hızla artan meta sentez yöntemi tercih edilmiştir. Meta sentez yönteminin gerektirdiği dâhil etme ve hariç tutma ölçütleri çerçevesinde 2014-2022 yılları arasında yazılan yirmi dört çalışma bu tezin örneklemini oluşturmaktadır. Dâhil edilen yirmi dört çalışma; türleri, yayım yılları, yayım yerleri, yöntemleri, amaçları, bulguları, sonuçları ve önerileri bakımından sınıflandırılmış ve yorumlanmıştır. Çalışmalardan oluşturulan kodlar ışığında çalışmaların bulguları genel sözcük öğretimi ve söz varlığı olarak iki ana tema altında sentezlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler Thomas ve Harden'in tematik sentez tekniği yoluyla analiz edilmiştir. Bu çalışma ile yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarını sözcük öğretimi açısından inceleyen çalışmaların genel eğilimi, benzerlikleri, farklılıkları ve dağılımları eleştirel bir yolla incelenerek ders kitaplarındaki sözcük öğretimi sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yabancı/ikinci dil olarak Türkçe ders kitaplarının; bazı sözcük öğretimi yöntemleri, teknikleri, stratejileri, etkinlikleri ile söz varlığı unsurları, sıklık listeleri ve derlem temelli söz varlığı açılarından yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler Sözcük Öğretimi, Söz Varlığı, Meta Sentez, Yabancı/İkinci dil olarak Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kavramsal metafor kuramına dayalı metafor öğretimi
Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kapsamında yer alan metafor öğretimi / öğrenimi problemine yönelik kavramsal metafor kuramına dayalı bir öğretimin geliştirilmesini ve uygulanmasını amaçlamaktadır. Burada araştırma probleminin çözümüne yönelik bir süreç izlenmesinden dolayı çalışma, nitel yöntemlerden eylem araştırması desenine sahiptir. Bu çalışmada öncelikli olarak problem durumu ortaya konmuş, sonrasında kavramsal metafor öğretimi için araştırmacı tarafından planlanan öğretim uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın veri toplama aşaması uygulama öncesi, uygulama sırası ve uygulama sonrası olmak üzere üç aşamadan oluşturularak gözlem, görüşme ve doküman analizi şeklinde çoklu veri toplama yoluna gidilmiştir. Bu veriler ise yabancı dil olarak Türkçe ders materyali, B2 seviyesindeki 25 öğrenci ve 7 öğretim elemanından hareketle elde edilmiştir. Uygulama öncesi aşamada problemin tespiti için ilgili ders materyali incelenmiş, çalışma grubuna metafor sınavı uygulanmış ve öğretim elemanlarıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bunun ardından uygulama sırasında araştırmacının geliştirdiği öğretim etkinlikleri uygulanarak araştırmacı ve öğrenciler tarafından araştırma günlükleri tutulmuştur. Ayrıca bu aşamada gözlem yapmak üzere dersler kayıt altına alınmıştır. Son olarak sürecin değerlendirilmesi adına, uygulama sonrasında metafor sınavı tekrar uygulanarak öncesi metafor sınavıyla karşılaştırılmış ve öğrencilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda elde edilen tüm veriler içerik analizi ile detaylı şekilde incelenmiş ve araştırma bulgularına ulaşılmıştır. Sonuç olarak kavramsal metafor kuramına dayalı metafor öğretiminin, kavramsallaştırmadaki sistematik yapıyı içermesinden dolayı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde metaforları anlama, yorumlama ve üretme kazanımları açısından oldukça etkili olduğu ve öğrencilerin metaforik yeterliliklerine katkı sağladığı görülmüştür.
Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen gürcü öğrencilere sıfat-fiil eklerinin öğretimi
Gürcüce ve Türkçe arasındaki yapısal farklılıklar, Gürcü öğrencilerin genel olarak Türkçe öğrenim süreçlerinde, özelde de açık veya örtük dil bilgisi öğretiminde ve öğreniminde karşılaşılan zorlukların sebeplerinden biri olmaktadır. Tezde, konuyla ilgili çeşitli dil bilgisel sorunlar arasından, sıfat-fiil eklerinin öğretimi ve öğrenimi ele alındı. Tezin amacı, Gürcistan'da yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Gürcü öğrencilerin sıfat-fiil eklerinin öğreniminde karşılaştıkları zorlukları ortaya koymak; bu zorlukların giderilmesi için sıfat-fiil eklerinin öğretimiyle ilgili, çeşitli materyaller ve çözüm önerileri sunmaktır. Tez kapsamında, Gürcistan'daki Batum Şota Rustaveli Devlet Üniversitesinde, Türkoloji bölümünde eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin katılımıyla, öğrencilerilerin söz konusu bağlamda karşılaştıkları zorluklara ve yapmış oldukları yanlışlara dair uygulamalar gerçekleştirilerek veri toplanmıştır. Verilerden de yararlanarak, öğrencilerin sıfat-fiil eklerinin kullanımında karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunların sebepleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tezde, son olarak, belirlenmiş sorunlara ve sorunların sebeplerine dayalı çözüm ve sıfat-fiil eklerinin öğretiminde kullanılabilecek materyal önerileri sunulmuştur.
Yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında alıştırmaların incelenmesi: A1-A2 düzeyi
"Yabancı Dil Olarak Türkçe Ders Kitaplarında Alıştırmaların İncelenmesi: A1-A2 Düzeyi" başlıklı bu tez çalışmasında ders ve çalışma kitaplarının önemli bir kısmını oluşturan alıştırmalar incelenmiştir. Öğretim programlarında belirlenen kazanımlara uygun hazırlanan öğrenme içeriği, ders kitaplarında alıştırmalar yoluyla öğrencilere kazandırılmaya çalışılır. Aslında alıştırmalar ders kitaplarının içeriği ve hangi dil becerilerine ağırlık verildiği ile ilgili olup ders kitabında öğretilmek istenenleri yansıtmaktadır. Bu amaçla öncelikli olarak yabancı dil öğretiminde alıştırmalar bağlamında alan yazın taraması yapılmış ve çalışmanın kuramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Veri kaynağını oluşturan "İstanbul Yabancılar İçin Türkçe", "Yedi İklim Türkçe", "Gazi Yabancılar İçin Türkçe" ve "Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe" adlı öğretim setlerinin temel seviyedeki (A1-A2) ders ve çalışma kitaplarından doküman analizi yoluyla veriler toplanmıştır. Toplanan verilerin içerik analizi; ünite tasarımlarında alıştırmalar, alıştırma yönergeleri, alıştırma maddeleri, alıştırma tasarımları, çalışma biçimleri, alıştırma sayıları, alıştırmaların beceri alanlarına göre dağılımı ve beceri alanlarına göre kullanılan alıştırma türleri tümevarım yoluyla incelenmiş; elde edilen veriler, tablolar ve grafikler ile sayısal olarak ifade edilmiş ve kuramsal bilgilerin ışığında yorumlanarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları incelenen ders kitaplarında; alıştırma yönergelerinin yazılması, alıştırma tasarımları, maddeleri, alıştırmaların dil becerilerine göre dağılımları ve kullanılan alıştırma türleri vs. açılarından sorunlar olduğunu göstermiştir. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenme sürecindeki önemi ve katkısı dikkate alınarak alıştırmaların ders kitaplarının tasarım sürecine dâhil edilmesi öğrenme-öğretme sürecinin etkinliği artıracaktır.
Ana dili söz dizimi tipolojisinin yabancı dil olarak Türkçe öğretimine etkisi
Bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B seviyesindeki öğrencilerin cümle, cümlecik veya kelime grupları oluştururken yaptıkları hataların altında yatan ana dili sentaktik yapılarının etkisini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bu etkiyi incelemek veya öğretenler için takip etmek birçok dil hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirmektedir. Herhangi bir yabancı dil öğretim sınıfındaki ana dili farklılıklarını düşününce bu pek de mümkün olmaz. Bu yüzden, dil tipolojisi ve söz dizimsel bağıntılar bu süreci hem daha iyi anlamayı sağlayacak hem de sadece dillerin temel öge dizilimlerini bilerek onlarla ilgili diğer sentaktik dizilimleri anlamayı kolaylaştıracaktır. Tipolojik bulgular; gramatikal ilişkileri gösteren özne, nesne ve yüklem gibi kavramların dildeki dizilişlerinin dilin diğer yapılarının dizilişleri hakkında da önemli varsayımlar geliştirmeye yardım eder. Dilbilimi bağıntılarını yabancı dil öğretimi ile bağdaştıran bu çalışma; öğrencilerin ana dillerinden kaynaklı olduğu düşünülen söz dizimiyle ilgili hatalarını öge sıralanışı, cümle uyumu, çatı ve yan cümleler ana başlıkları altında incelemiştir. Dünyada ve dolayısıyla çalışılan öğrencilerde en çok rastlanan üç temel dizilimden 50 ÖYN, 50 ÖNY ve 50 YÖN olmak üzere toplam 150 öğrenciye ait yazılı Türkçe metinler incelenmiştir. Öğrencilerin yaptıkları söz dizimsel hatalar, tipolojik bağıntılar ışığında ana dilleriyle ilişki kurularak yorumlanmıştır. Bulgularda Türkçenin söz diziminden farklı olan dillerden gelen öğrencilerin çok daha fazla söz dizimsel hatalar yaptığı saptanmış, ana dil sentaktik yapılarıyla da bu hataların örtüştüğü görülmüştür. Bu çalışma; yabancı dil olarak Türkçe öğrenen ve öğreten kişilere dil tipolojisi farkındalığını kazandırarak hem öğrenci-öğreten ilişkisini güçlendirmeyi hem de yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin kalitesini artırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca kaynak malzeme hazırlayanların da dil tipolojisi ve dil aktarımı farkındalığının gerekliliğini ortaya koymaktadır.
An analytic approach to English language instructors' scoring differences of writing exams
This study investigated scoring results of writing exams assigned by raters so as to see how consistent and reliable scores can be acquired focusing on raters' individual scoring results and different raters' scoring results for similar written performances. Writing assessment is away from clear-cut answers, consequently, ensuring objectivity in scores has always been longed for. Various studies have been conducted to achieve this. The current study primarily aimed at discovering all factors affecting the scoring process in order to avoid variance in scoring results. For this, in a state university in Ankara, using 3 techniques- questionnaire, think aloud and interview-, data was collected and the research was conducted with 15 ELT instructors teaching at the School of Foreign Languages chosen by convenience sampling and 25 ELT instructors participating in the questionnaire. A mixed method research design was employed. For the quantitative findings, SPSS Kruskal Wallis and Mann-Whitney U tests were used and insignificant results were gathered, whereas quantitative results provided by percentages were quite significant. As for the qualitative findings, the analysis clearly illustrated that there are factors mainly like rater effects, rubric use, scoring styles, prioritized and ignored criteria, experience in teaching, comparing performances, failing to adapt to the level to be considered, and institutional goals causing both inter-rater unreliability and intra-rater unreliability. To obtain consistent results, using rubrics with well-defined criteria and categories, consultation and feedback, standardization meetings, frequent workshops can be pursued in addition to benchmarking and multiple scoring and future ELT instructors can be guided accordingly.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde/öğreniminde istek (rica) söz edimi
Tezde ana dili olarak Türkçe konuşurları ile B1 seviyesindeki yabancı dil olarak Türkçe öğrenicilerinin istek (rica) söz edimlerini kullanımları incelenmiştir. Bu amaçla, 12 durumdan oluşan bir Konuşma Tamamlama Testi uygulanmış, yanıtlar "doğrudanlık" ve "dolaylılık" açısından sınıflandırılmıştır. Bunun yanı sıra, her bir durum için seçilen duygu ifadeleri kullanım stratejilerine ve sıklıklarına göre değerlendirilmiştir. Çalışma bu açıdan nicel bir araştırmadır. Veriler SPSS programı aracılığıyla betimsel olarak çözümlenmiştir. İstatistiksel açıdan anlamlı farklar olup olmadığının tespiti içinse tek yönlü ANOVA ve post hoc testleri kullanılmıştır. Örneklemi 84 öğrenci oluşturmuştur. Katılımcıların 42'si Türk Hava Kurumu Üniversitesi hazırlık bölümünde eğitimlerine devam eden Türk öğrencilerdir. Diğer katılımcılar Gazi Üniversitesi TÖMER ve Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 seviyesinde yabancı öğreniciler olup; 20 Kazak, 15 Afgan, 4 Arap, 1 Çinli, 1 Boşnak ve 1 Tacik şeklinde bir araya gelmiştir. Çalışmanın sonucunda, ana dili olarak Türkçe konuşurları ile yabancı dil olarak Türkçe öğrenicileri arasındaki çeşitli benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur. Konuşma Tamamlama Testindeki 12 durumun 4'ünde ise istatistiksel açıdan anlamlı farklar bulunmuştur. Katılımcılar en fazla standartlaşmış dolaylı strateji kullanırken, Afgan katılımcıların standartlaşmamış dolaylı stratejiye diğer gruplara göre daha fazla başvurduğu gözlenmiştir. Kazak katılımcılar ise istek ifadelerini diğerlerine kıyasla daha çok kullanmıştır. Anahtar Sözcükler Söz edimi, istek, rica, kültürlerarası, duygu, yabancı dil olarak Türkçe
Kazaklara Türkçe öğretiminde yalancı eş değer sözcükler
Bu çalışmada Türkçe ve Kazakçada bulunan yalancı eş değer sözcükler tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında, yalancı eş değer sözcükler üzerine günümüze değin yapılan çalışmalar araştırılmış, incelenmiş ve birincil ve ikincil kaynaklar şeklinde sınıflandırılmıştır. Söz konusu diller arasındaki yalancı eş değer sözcüklerin incelendiği önceki çalışmalara kıyasla, bu çalışma tespit edilen yalancı eş değer sözcüklerin sayısı bakımından daha geniştir. Çalışmada, Kazakça-Türkçe arasındaki yalancı eş değer sözcüklerin madde başı listesi ile bu sözcüklerin tasnifi ve gruplandırılması yapılmıştır. Ayrıca sözcüklerin düzeylere göre dağılımı da yapılmıştır. Bunun amacı, Kazak öğrencilere Türkçe öğretimi sırasında, yalancı eş değer sözcüklerin oluşturabileceği zorlukların üstesinden gelinmesi için hem öğrencilere hem de öğreticilere kullanabilecekleri bir kaynak sunmaktır. Ayrıca çalışmamız, öğretim malzemelerinin hazırlanması aşamasında Kazakça-Türkçe arasındaki yalancı eş değerlikle ilgili yardımcı bir kaynak olarak fayda sağlayabilecek potansiyeldedir. Anahtar Sözcükler: Kazakça, Türkçe, yalancı eş değerler, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi.
Avoidance and compensatory strategies used by Turkish preparatory students in speaking
EFL students resort to various avoidance and compensatory strategies (ACSs) when confronted with communicative problems or linguistic shortcomings. Previous studies conducted in Turkey mainly focused on the relationship between communication strategies and some factors like gender, age, proficiency level and visibility in interaction. The current study explored which ACSs are favored frequently by preparatory students studying English at a foundation university in Ankara, Turkey. To identify these strategies, a five-scale Likert type questionnaire was administered to 52 students first and then speaking exam performances of 24 of those students were examined by transcribing and analyzing audio recordings. In addition, semi-structured interviews were held with 5 English instructors as well as retrospective interviews with 5 students to corroborate findings from different sources. The findings of the questionnaire illustrate that students favor avoidance strategies like message reduction and syntactic avoidance most, whereas they prefer compensatory strategies such as approximation, circumlocution, time gaining and prefabricated patterns. However, qualitative analysis of speaking exams reveal that message abandonment is the most frequent avoidance strategy while prefabricated patterns, self-repetition, and self-repair respectively are the most frequent compensatory strategies employed by the students as well as other common ones like stalling and time gaining, code-switching and literal translation. Finally, the results suggest that the use of avoidance strategies starts to decrease as the proficiency level increases, however, there is a visible boost in the use compensatory strategies from beginner towards intermediate levels but compensatory strategy use starts to decline in advanced levels.
An investigation of metalinguistic knowledge of pre-service teachers of English in a Turkish context
This study mainly aimed at investigating metalinguistic knowledge (MLK) of pre-service teachers of English. More specifically, it sought to explore MLK of pre-service teachers of English, the effect of gender and grade levels of preservice teachers of English on their MLK, and their awareness of MLK. The study adopted a mixed methods research design, so it employed both quantitative and qualitative data collection methods in accordance with the purpose of the study. The quantitative data were collected from 120 pre-service teachers of English studying at Hacettepe University in 2017-2018 academic year spring term and 2018-2019 academic year fall term through Metalinguistic Knowledge Test used by Alderson and Horák (2010). The questions in the test intended to test the grammatical features generally encountered in the pedagogical grammar content of English language. The results of the quantitative data analysis indicated that the majority of the pre-service teachers of English had moderate level of metalanguage. While any significant effect of gender variables was not observed, grade level differences indicated a significant effect on their metalanguage. In the qualitative part of the study, the data were collected from 18 preservice teachers of English studying at second, third and fourth grade through semi-structured interviews. The obtained data were analyzed through thematic analysis. The results presented that almost none of the participants was well aware of the metalinguistic knowledge as a concept at first. When the participants were informed about the MLK and requested to express their self-perceptions on this concept, most of them stated that they did not think they had a sufficient level of MLK and that they needed further training on this domain, which was a consistent result with the quantitative data. Besides, they added that internalizing metalinguistic knowledge could be really essential for English language teachers and it could make a great contribution to their grammar teaching practices.
Developing pragmatic competence of B level tertiary students in english preparatory classes
This research explores the effect of strategy-based instruction on pragmatic competence of 62 tertiary level students studying at İstanbul Sabahattin Zaim University in İstanbul. To be more specific, (1) the effect of strategy-based instruction on appropriate use of speech acts, (2) awareness about speech act modification strategies, and (3) perceptions of learners about the effectiveness of instruction were examined. Strategy-based instruction involves the integration of explicit or implicit teaching activities to create autonomous learners and achieve the learning goals.To integrate strategy-based instruction and create autonomous learners, experimental group conducted activities adapted by taxonomy of strategies for learning speech acts and used language biography part of European language portfolio. Language Biography was used as a tool to do self-reflection and self-assessment. Among mixed methods study designs, the current research adopts explanatory design as qualitative analysis was conducted to explain quantitative results in detail. The present study employed a true-experimental research design that involves a treatment process, pretest-posttest, an experimental group and a control group. Multiple data collection tools which are open ended written discourse completion test (OWDCT), oral discourse completion test (ODCT) and focus group interview were utilized. Quantitative analysis indicated that experimental group outperformed control group in appropriate use of speech acts. Analysis of numbers and frequencies of modification strategies, modals of politeness, and amount of errors indicated that experimental group exhibited a better performance in producing speech acts. Moreover, analysis of focus group interviews showed that students had positive perceptions about the strategy-based instruction and use of Language Biography.
Yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler arası anlam ilişkileri: Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe örneği
Sözcük bilgisi, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde önemli bir öğrenme alanıdır. Öğrencilerin dört temel beceriyi tam kullanabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bir sözcüğü bilmek onun sessel, biçimsel, anlamsal, dilbilgisel özelliklerini bilmek demektir ve bu özellikleri anlamak için dilbilimden faydalanmak gerekmektedir. Bu çerçevede, bu çalışmanın konusunu oluşturan sözcükler arası anlam ilişkilerini anlamak için, sözcüklerin anlamsal özelliklerini açıklayan dilbilim alanı olan anlambilimden faydalanılmaktadır. Çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde sözcükler arasındaki anlam ilişkilerini anlambilim bakış açısıyla açıklamak ve bu ilişkilerin öğretimini eleştirel bir bakış açısıyla incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni temel alınarak belirlenen çalışmanın temel kategorileri eşanlamlılık, karşıt anlamlılık, altanlamlılık, eşdizimlilik, parça-bütün ilişkisi, bileşen çözümlemesi ve çeviri eşdeğerliği anlambilim bakış açısıyla açıklanmıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretildiği sınıflarda kullanılmak üzere hazırlanmış olan temel düzeydeki Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe ders ve çalışma kitabı, öğretmen kitabıyla birlikte bu ilişkilerin öğretimi açısından eleştirel bir bakış açısıyla incelenmiştir. Yapılan incelemeyle elde edilen veriler sayısallaştırılmış ve betimlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, sözcükler arası anlam ilişkilerinin öğretimine dair önerilerde bulunulmuştur.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde şarkı kullanımı seviye A1
Bu çalışmanın amacı Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretiminde İletişimsel Yaklaşımla şarkıların dil öğrenimindeki başarıya etkisini araştırmaktır. Çalışmada nitel araştırma yaklaşımlı doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile son 20 yıl içinde yapılan tezler, ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanan makaleler ve Yabancı Dil Olarak Türkçe öğretiminde kullanılan ders ve çalışma kitapları ve bu kitaplarda kullanılan şarkılar, şarkı metinleri ve alıştırmalar incelenmiş, bu etkinlikler ile üniteler arasındaki dağılımları araştırılmıştır. Araştırmada, alanda yapılmış çalışmalar dikkate alındığında Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler için ders içi etkinliklerde şarkı kullanımının başta dinleme ve konuşma olmak üzere okuma, yazma, kelime ve dil bilgisi gibi temel dil becerilerini geliştirdiği ve şarkı etkinliklerinin ders kitaplarında sayıca arzu edilen miktarda kullanılmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonucunda Yabancı Dil Olarak Türkçe öğreten öğretmenlerin sınıf içinde kullanabilecekleri Türkçe şarkılar etkinlik önerisi olarak sunulmuştur.
Parental effect on YLs' motivation and attitude towards English language learning
The aim of this study is to find out the effect of parents on YLs' motivation and attitude towards English language learning. The researcher conducted this study in İnegöl, Bursa. The school the study was conducted in was a private primary school. The participants of this study were seventy-four 4th grade students. These students participated voluntarily. For data collection, seventy-four participants responded to the questionnaire items about motivation and attitude and parental effect on learning English. Further data were collected by using semi-structured interviews. For this data collection, the researcher chose twenty students randomly and also the participants again responded to the questions voluntarily. The data collected from the questionnaire were analysed by using the SPSS programme. Thematic content analysis was used to analyse the data collected from the interviews. The results indicated that YLs have positive attitudes and are positively motivated. In addition to this, statistical results show medium, positive correlation. That means that there is a relationship between motivation and attitude towards English language learning and parental effect (r = .357). The results of the qualitative data are supporting these statistical results. Most of the students found English-knowing parents advantageous for their own English language learning process.
Türkçenin belirteç tümceciklerinin yabancı dil olarak öğretimi
Uzun yıllardan beri Türkiye'ye gerek üniversite eğitimi almak için gerekse iş ve eş durumundan dolayı pek çok yabancı gelmekte ve Türkiye'de yaşamaktadır. Bu yabancıların Türkçe gereksinimlerini karşılamak üzere ülkemizde yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yapılmaktadır. Son yıllarda ise Türkiye'ye lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almak için gelen öğrencilerin sayısında önemli bir artış olmuştur, bu durum pek çok üniversitenin Türkçe öğretim merkezi açmasını gerekli kılmıştır. Hızla açılan bu kurumlarda yabancı dil olarak Türkçe öğretimiyle ilgili öğretim elemanı yetiştirme, program, ders malzemesi geliştirme, ölçme değerlendirme, dört temel dil becerisinin kazandırılması gibi konularda pek çok sorun yaşanmaktadır. Bu becerilerin temelinde olan dilbilgisi öğretimi de bu sorunların en önemlilerinden biridir. Yabancılara Türkçe öğreten kurumlarda ve yabancılar için hazırlanmış Türkçe dil öğretim setlerinde dilbilgisi öğretiminin geleneksel yöntemlerle yapıldığı, Türkçenin bir yabancı dil olarak değil de anadil öğretimi yapılıyormuş gibi öğretildiği, kimi ögelerin zamansız, yerine uymayan biçimde öğretildiği, hatta bazı dilbilgisi yapılarının hiç öğretilmediği gözlenmektedir. Tezde Türkçenin önemli dilbilgisi yapılarından biri olan ve ana dil ve yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde güçlük çekilen yapılardan ulaçlar üzerinde durulmuştur. Dilin çift eklemliliği temel alınarak Türkçedeki ulaçların anlambirimcik çözümlemesi yapılarak bu ulaç anlambirimlerinin anlambirimcikleri çıkartılmıştır. Birkaç ulaç anlambiriminin yabancılara öğretimiyle ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dil bilgisini destekleyici metin odaklı malzeme geliştirme (A1 düzeyi): Okuma beceresi örneği
Son yıllarda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanında pek çok araştırma ve geliştirme faaliyeti yapılmaktadır. Araştırmalar alanın eksiklerini veya aksayan yanlarını tespit edip bunları düzelterek katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Uygulamada alanı geliştirmek ve iyileştirmek için ise yabancı dil olarak Türkçe öğretimi için kullanılabilecek öğretim malzemeleri geliştirilmekte ve üretilmektedir. Bu malzemelerin bir kısmı derslerde kullanılmak üzere okuma, dinleme, konuşma ve yazma becerilerini geliştirecek biçimde hazırlanan ders kitaplarından oluşurken bir kısmı da bu becerilerden herhangi birine yönelik hazırlanmış etkinliklerden oluşmaktadır. Dil öğretiminde dört becerinin desteklenmesinin yanında bunların daha etkili ve verimli kullanılması için öğrenilmesi gerekli olan dil bilgisinin desteklenmesi gerekmektedir. Günümüzdeki yaklaşım ve yöntemlerle dil bilgisi, eski yaklaşım ve yöntemlerdeki gibi dil öğretiminin merkezinde değildir. Bunun yerine sağlıklı bir iletişimin sağlanmasına yardımcı olacak bir konumda yer almaktadır. Bu yüzden hazırlanan malzemeler diğer becerilerle desteklenerek hazırlanmaya çalışılmaktadır. Alanda bu şekilde hazırlanan dil öğretim malzemelerinin oldukça az olduğu görülmektedir. Dil bilgisini okuma metinleri ile desteklenmesinin ise öğrenicinin kuralı görmesi, alımlaması ve üretime geçebilmesi için başarılı bir adım olacağı düşünülmektedir. Bu sebeple yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde A1 düzeyinde dil bilgisini destekleyici okuma malzemesi geliştirme çalışmasının gerekli olduğu düşünülmüştür.
İngilizce öğretmen adaylarının görüşleri çerçevesinde öğretmen eğitiminde 21.yüzyıl becerilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının 21.yüzyıl becerilerine yönelik yeterlilik algıları, 21.yüzyıl becerilerinin kazanılmasına verdikleri öneme yönelik görüşleri ve lisans eğitimleri süresince aldıkları derslerde 21.yüzyıl becerilerinin yansımalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Tarama deseninde yürütülen bu çalışma, Ankara ilinde bulunan devlet üniversitelerinin İngilizce öğretmenliği lisans programında 2017-2018 bahar döneminde öğrenim gören 233 son sınıf İngilizce öğretmen adayıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama aracını, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş "21.Yüzyıl Becerileri Yeterlilik Algısı Ölçeği", "21.Yüzyıl Becerilerine Sahip Olmanın Önemi Anketi" ve "Eğitim Fakültesi Derslerinde 21.Yüzyıl Becerileri Anketi" olmak üzere üç farklı veri toplama aracının birleşiminden oluşan "İngilizce Öğretmen Adaylarına Yönelik 21.Yüzyıl Becerileri Formu" oluşturmaktadır. Araştırma verileri, betimleyici istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, araştırmaya katılan öğretmen adaylarının kendilerini sırasıyla "kültürlerarası beceriler", "öğrenme ve yenilenme becerileri", "kariyer becerileri" ve "yaşam becerileri" yeterli hissettikleri tespit edilmiştir. 21.yüzyıl becerilerine sahip olmanın önemine ilişkin bulgularda ise, öğretmen adayları sırasıyla "öğrenme ve yenilenme becerilerine", "yaşam becerilerine", "kültürlerarası becerilere" ve "kariyer becerilerine" sahip olmaya önem vermektedirler. Ayrıca, İngilizce öğretmen adayları aldıkları hizmet öncesi eğitimi, 21.yüzyıl becerilerinin kazandırılması açısından yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Bu sonuçlardan hareketle, 21.yüzyıl becerilerinin, İngilizce öğretmenliği lisans programına, tüm bileşenler dikkate alınarak istendik ve kasıtlı öğrenme yaşantıları oluşturacak şekilde entegre edilmesi önerilmektedir.
The perceptions of students and teachers about the benefits of and bariers to techonology aided EFL
In this study the viewpoints and feelings of EFL students and EFL teachers on the benefits of and barriers to technology aided English as a foreign language (TAEFL) were examined. This study was conducted at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language in Erbil, in the North of Iraq. The purpose of the study was to understand the attitudes of EFL students and teachers who use technology for educational purposes towards the use of technology in the process of English language learning and teaching. In addition, the study aimed to find out the participants EFL students and teachers frequency of technology use. Finally, the study examined the barriers that the EFL students and teachers encounter while using technology. The questionnaires and interviews were administered in order to collect the data. The first questionnaire was administered to 130 EFL students at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language who were first, second, third and fourth year students. The second questionnaire was administered to 50 EFL teachers at Salahaddin University - College of Languages - Department of English Language who were PhD, MA students. Furthermore, in order to get more information, ten EFL students and ten EFL teachers were interviewed in this study. The findings of this study indicated that in spite of having positive attitudes towards integration of technology in EFL, the participants of EFL students and teachers did not use technology in their English language too much. In addition, the use of technology is not too much due to several barriers. Deficiencies and constraints of technological instruments, financial supports, lack of time, lack of information about how to use various types of technological equipment and programs, and lack of effective training courses are the challenges that discourage and prevent the participants EFL students and teachers from utilizing and integrating technology into their English language learning and teaching process. Finally, this study presented several pedagogical suggestions such as providing sufficient funds for technological instruments and training courses in order to increase technology integration in EFL. KEY WORDS: Technology Aided English As A Foreign Language (TAEFL). Attitudes towards TAEFL. Benefits of and Barriers to TAEFL. Frequency of Using Technology.
The effect of oral corrective feedback on the article errors in l3 English: Prompts vs. recasts
This study examines the effect of prompts and recasts in providing CF for the article errors by Kurdish-Arabic bilingual adolescents who learn English as a third language. For this purpose, 39 lower-intermediate Kurdish-Arabic bilingual adolescent learners of L3 English were tested on three tests: pre-, post-, and delayed post-tests involving articles in four contexts; [+def, +spec], [+def, -spec], [-def, +spec], [-def, -spec], in L3 English. The participants were randomly put into three groups: (1) prompt group (n =15), (2) recast group (n = 14), and (3) no feedback group (n = 10). Each group completed 28 dialogues, which included articles in a forced choice elicitation task as a pre-test. The same test was given to the three groups as post- and delayed posttests. Between the pre-test and the post-test, the prompt group and the recast group took a treatment. The treatment involved an interactional activity (dialogue build) which aimed the FCET, eliciting the students to make dialogues in which the former took CF in the form of prompts, and the latter took it as recasts for their article errors in L3 English during the activity. Results of the FCET showed that both prompt and recast groups developed on the posttest. Whilst, prompt group significantly outperformed recast group on the long term, recast and no feedback performed equally at delayed posttest. A two-way ANOVA of the accuracy data showed that there were no significant differences among the three groups in the pretest and posttest. However, there were very significant differences between the prompt and the other two groups in the long term in which the prompt group outperformed the other two groups. Analysis of the error data revealed that the errors mostly fell in substitution, which indicated that the students were fluctuating between choosing the correct article to use in all the semantic contexts especially in [-def, +spec] context. Given the Fluctuation Hypothesis, L1 speakers of non-article languages will either fluctuate between definiteness and specificity when learning a language that encodes the features [+definite] or [+specific] or will select the appropriate value for the target language (Ionin, 2003, p. 23). However, L1 Kurdish and Arabic both are [+article] languages based on definiteness. Our results suggest that a specificity-based choice of articles can occur even when the L1 is an article-based language which is based on definiteness. Prompt group significantly made fewer errors than the recast and the no feedback groups in the long term.
Incidental vocabulary learning through reading authentic text
This study examines whether authentic reading texts are more effective than simplified reading texts in improving incidental vocabulary learning in instructed foreign language classes. We compared the vocabulary development and retention of randomly divided two intermediate level groups through matching, sentence completion and production tasks after reading authentic story and simplified authentic story. Results of the pre-test, post-test and delayed post-test showed us that both of the groups could boost their vocabulary knowledge and usage however, experimental group given authentic text, achieved higher scores in all tests. Consequently; authentic text has been proved to be beneficial for the students at intermediate level without simplification, as the rich input together with interaction and attention leads to better vocabulary development.