Medical SpecialtyOpen Access

Dicle Üniversitesi Hastanesi İşyeri Hekimliği Polikliniğine periyodik muayene için başvuran hastalarda hepatit B ve hepatit C seroprevalansı ve risk faktörlerinin belirlenmesi

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yılmaz ; Yrd. Doç. Dr. Nida Özcan

Abstract (TR)

Giriş ve Amaç: Hepatit B (HBV) ve Hepatit C (HCV) enfeksiyonları karaciğer sirozu ve hepatoselüler karsinomun (HCC) en sık sebeplerindendir. Dünyada yaklaşık 2 milyar kişinin HBVile karşılaşmış olduğu, yaklaşık 400 milyon kişinin ise kronik hepatit B olduğu bilinmektedir. Ayrıca yaklaşık 71 milyon insan ise kronik hepatit C enfeksiyonu taşımaktadır. Dünyada HBV ve HCV'ye bağlı komplikasyonların önlenmesi için aşılma, korunma yöntemleri hakkında toplum bilgi düzeyinin artırılması, riskli gruplarda önlemler alınması oldukça önemlidir. Bu çalışma, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi personellerinde HBsAg, Anti-HBs, Anti-HCV seroprevalansını araştırmak ve elde edilen verileri ülkemizdeki ve dünyadaki verilerle karşılaştırmak, HBV ve HCV sıklığı açısından mevcut durumun göz önüne konulması için yapılmıştır. Materyal ve Metod: Çalışmamız retrospektif tiptedir. Dicle Üniversitesi İşyeri Hekimliği Polikliniği'ne 15 Mayıs 2017-15 Mayıs 2018 arasında periyodik muayene için başvurmuş 2596 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların HBsAg, Anti-HBs, Anti-HCV, hemogram ve biyokimyasal verilerine hastane otomasyonu üzerinden ulaşıldı. Çalışmadan elde edilen sonuçların istatistiksel analizi SPSS v24.0 programı ile yapıldı ve istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Katılımcıların, %68,5'i erkek, %31,5'i kadın, yaş ortalaması 39.98±9.99 idi. Hastalar arasında HBsAg pozitifliği %3,5, Anti-HBs pozitifliği %64,9, Anti-HCV pozitifliği %0,3 oranında bulundu. 820 (%31,6) hasta HBV ile hiç karşılaşmamış ve aşısız olarak saptandı. Cinsiyete göre Anti-HBs ve HBsAg düzeyleri arasında anlamlı fark bulundu. Yaş grupları arasında, HBsAg pozitifliği açısından fark bulunmazken, Anti-HBs açısından fark saptandı. Anti-HBs düzeyleri ile yaş arasında negatif korelasyon olduğu bulundu. HBsAg pozitif hastalarda; ALT ve AST düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, trombosit (PLT) düzeyi anlamlı olarak daha düşük saptandı. Anti-HCV pozitifliği, yaş ve cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermedi. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda Hastane personellerimizde HBsAg pozitifliği hala önemli düzeylerde yüksektir. Bulunan sonuç Türkiye'deki benzer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırıldığında; sağlık personellerinde yapılan çalışmalara göre bir miktar yüksek, tüm populasyonda yapılan çalışmalara göre daha düşük düzeylerdeydi. Dünya'da ise ülkelerin ortalamalarına yakın düzeydedir. Aşısız bireylerin oranının çok yüksek olduğu, hala aşılanabilecek kişi sayısının tüm başvuran personelin üçte birine yakın düzeyde olduğu saptandı. HBV ile karşılaşmış bireylerde ALT ve AST düzeyleri sağlıklı kişilere göre daha yüksek olduğu, PLT düzeylerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Anti-HCV pozitifliğinin düşük düzeylerde olduğu, sonuçların Türkiye ortalamaları ile benzer, Dünya ortalamalarından ise daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Özellikle riskli gruplara hepatitten korunma hakkında bilgilendirme toplantıları yapılması ve aşısız personellerin aşılanması hastalık sıklığını daha da azaltacaktır. Mevcut HBV rutin aşılama programının devamı ise bu azalmaya destek olacak ve ilerleyen yıllarda birçok hasta için maddi ve manevi yarar sağlayacaktır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: HBsAg, Anti-HBs, Anti-HCV, hepatit, hastane personelleri.

Author

Dr. İbrahim Çildam

How to Cite

İbrahim Çildam (Tıpta Uzmanlık Tezi). Dicle Üniversitesi Hastanesi İşyeri Hekimliği Polikliniğine periyodik muayene için başvuran hastalarda hepatit B ve hepatit C seroprevalansı ve risk faktörlerinin belirlenmesi, 2019, Dicle University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dicle University