Medical SpecialtyOpen Access

İntravitreal uygulamalar sonrası kısa dönem intraoküler basınç değişiklikleri ve ön kamara derinliği ile ilişkisinin değerlendirilmesi

2013
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Emin Kurt

Abstract (TR)

AMAÇ:İntravitreal enjeksiyondan hemen sonra oluşan GİB artışlarını, ÖKD değişimlerini ve aralarındaki ilişkiyi göstermek. GEREÇ-YÖNTEM: Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği Retina biriminde diabetik maküler ödem, yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu, ven tıkanıklarına sekonder maküler ödem tanısıyla intravitreal ranibizumab uygulanan 105 hastanın 118 gözü incelendi. Hastaların detaylı oftalmolojik muayeneleri yapıldı. Tüm hastalara OKT ve FFA çekilerek makuladaki değişiklikler değerlendirildi. İntravitreal enjeksiyonlardan yapılmadan hemen önce hastaların göz içi basınçları Tono-Pen Avia (Reichert) kontakt tonometre ile üç ölçüm yapılıp ortalama değer alınarak ölçüldü. Ön kamara derinlikleri ve aksiyel uzunlukları ise Lenstar LS 900 (Haag Streit) optik biometri ile beş ölçümün ortalama değeri alınarak ölçüldü. İntravitreal enjeksiyonlar steril koşullarda yapıldı. İntravitreal enjeksiyonlardan sonra 5, 15, 30. dakika ve birinci gün olmak üzere hastaların göz içi basınçları ve ön kamara derinlikleri ölçüldü. Çalışmamızda hastaların intravitreal enjeksiyon sonrası göz içi basınçlarındaki yükselme, bu yükselmenin ne zaman normal değerlere döndüğü, göz içi basıncındaki yükselmenin ön kamara derinliğinde değişiklik yapıp yapmadığı, göz içi basıncındaki azalma ile ön kamara derinliğinde normale dönüş olup olmadığı, ön kamara derinliği farklı olan, aksiyel uzunluğu farklı olan hastalarda, fakik ve psödofakik hastalar arasında göz içi basınç yükselmesinde fark olup olmadığı değerlendirildi.BULGULAR: Hastaların 55' i kadın, 63' ü erkekti. 118 gözün 88' inde (%74,6) diabetik maküler ödem (DMÖ), 23' ünde (%19,5) yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), 6' sında (%5,1) retinal ven dal oklüzyonu (RVDO), 1' inde (%0,8) ise santral retinal ven oklüzyonu (SRVO) mevcuttu. Hastaların 95' i (%80,5) fakik, 23' ü (%19,5) psödofakikti. Hastalar gözlerinin aksiyel uzunluklarına (AU) göre üç ayrı gruba (AU<22 mm, AU 22-24 mm, AU>24 mm) ve ön kamara derinliklerine (ÖKD) göre üç ayrı gruba (ÖKD<2,5 mm, ÖKD 2,5-3,5 mm, ÖKD>3,5 mm) ayrıldılar. İntravitreal enjeksiyon öncesi ortalama GİB değeri 15,03 ± 2,86 mmHg iken, intravitreal enjeksiyon sonrası 5. dakika ortalama GİB değeri 24,15 ± 10,12 mmHg' ye yükseldi, 15. dakika ortalama GİB değeri 17,02 ± 5,25 mmHg olarak saptandı, bazal değerlerle karşılaştırıldığında aradaki fark istatiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). 30. dakikada GİB bazal değerlere döndü. İntravitreal enjeksiyon öncesi ortalama ÖKD değeri 2,9498 ± 0,8957 mm iken, intravitreal enjeksiyon sonrası 5. dakika ortalama ÖKD değeri 2,90 ± 0,84 mm' ye düşerek daraldı ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Enjeksiyon sonrası 1. gün ÖKD bazal değerlere döndü. Enjeksiyon öncesi ve enjeksiyon sonrası 5. dakika, 15. dakika, 30. dakika ve 1. gün yapılan tüm GİB ve ÖKD ölçümlerinde aksiyel uzunlukları farklı olan üç grup arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05, Kruskal-Wallis test). Enjeksiyon öncesi ve enjeksiyon sonrası 5. dakika, 15. dakika, 30. dakika ve 1. gün yapılan GİB ölçümlerinde, ön kamara derinlikleri farklı olan üç grup arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05, Kruskal-Wallis test). Fakik ve psödofakik hastalar arasında enjeksiyon öncesi ve enjeksiyon sonrası tüm zamanlarda GİB değişimleri açısından istatiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). ÖKD değişimleri açısından ise fakik ve psödofakik hastalar arasında enjeksiyon öncesi ve enjeksiyon sonrası tüm ölçümlerdeki fark istatiksel olarak anlamlıydı (p=0,000). İntravitreal enjeksiyon sonrası ilk zamanlarda GİB artışı ile beraber ÖKD' nde azalma, zamanla GİB' deki azalmayla beraber ÖKD' nde derinlik artışı olmaktadır, aralarında zayıf da olsa korelasyon mevcuttur. SONUÇ: İntravitreal enjeksiyonlardan sonra geçici de olsa özellikle ilk dakikalarda çok yükselebilen GİB artışları görülmektedir. GİB artışı ile korele olarak ÖKD' nde sığlaşma, zamanla GİB' ndakı azalmayla korele ÖKD' nde derinlik artışı izlenmektedir. Çalışmamızda GİB artışları enjeksiyon sonrası yaklaşık 30. dakikada bazal değerlere döndü. Bu bulguların temelinde intravitreal enjeksiyon sonrası hastalar GİB artışı açısından en az 30 dakika dikkatle izlenmelidir. GİB artışları çoğu hastada enjeksiyon sonrası ilk saatte normale dönse de, özellikle kısa aksiyel uzunluklu gözlerde, oküler vasküler problemlerde ve ileri glokomlu gözlerde intravitreal enjeksiyon sonrası görülen çok yüksek GİB artışlarında parasentez düşünülebilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: İntravitreal enjeksiyon, Göz içi basıncı, Ön kamara derinliği, Ranibizumab.

Author

Dr. Gülsüm İrey

How to Cite

Gülsüm İrey (Tıpta Uzmanlık Tezi). İntravitreal uygulamalar sonrası kısa dönem intraoküler basınç değişiklikleri ve ön kamara derinliği ile ilişkisinin değerlendirilmesi, 2013, Manisa Celal Bayar University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Manisa Celal Bayar University