Medical SpecialtyOpen Access

Karaciğer kist hidatiğinde cerrahi deneyimimiz ve morbiditeye etki eden faktörler

2010
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. İbrahim H. Taçyıldız

Abstract (TR)

Giriş ve AmaçKaraciğer kist hidatiği; E. Granulosus'un larva sestodlarının neden olduğu zoonotik bir hastalıktır. Günümüzde kist hidatik tedavisinde en geçerli yöntem hala cerrahi işlemlerdir. Kistin safra yollarına açılması en sık görülen komplikasyondur. Cerrahi sonrası gelişen safra fistülü, hastanede kalış süresinin artmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada kistin yerleşim yeri, büyüklüğü, ameliyat öncesi labaratuvar değerleri, ameliyat esnasında kist kavitesi ile safra kanalları arasındaki ilişkinin varlığı ve yapılan ameliyat tipinin komplikasyon ile hastanede kalış süresi üzerine etkilerini irdelemeyi amaçladık.Hastalar ve YöntemKliniğimizde Mart 2005-Ocak 2010 tarihleri arasında karaciğer kist hidatiği nedeniyle opere edilen 100 hasta retrospektif olarak incelendi. Yaş, cinsiyet, kistlerin sayısı, yerleşim yeri ve büyüklüğü, evresi, sarılık öyküsü, ameliyat öncesi labaratuvar değerleri, uygulanan cerrahi yöntem ve intrakaviter safra kanalı mevcudiyeti, postoperatif komplikasyon ve hastanede kalış süreleri kaydedildi.BulgularHastaların 63'ü (%63) kadın ve 37'si (%37) erkekti. Yaş ortalaması 35.6 idi. Hastaların 95'inde karın ağrısı, 12'sinde ikter ve 8'inde palpabl kitle mevcuttu. En büyük kist çapı 30 cm iken en küçük kist çapı 4 cm idi. 100 hastada toplam 134 kist mevcuttu. 9 hastada intraabdominal yerleşimli ekstrahepatik kisthidatik mevcuttu. 13 hastaya ameliyat öncesi kolanjit ve tıkanma ikteri nedeniyle ERCP yapılmıştı. Hastaların 64'ünde sağ lobda, 17'sinde sol lobda, 17'sinde bilobüler, bir hastada kaudat lobda ve bir hastada da hem sağ hem kaudat lobda kist mevcuttu. Perforasyon nedeniyle 2 hasta acil olarak opere edilirken, diğer hastalar elektif koşullarda opere edildi. Parsiyel kistektomi+drenaj+kapitonaj 45 hastaya, parsiyel kistektomi+drenaj 32 hastaya, parsiyel kistektomi+drenaj+omentoplasti 11 hastaya uygulanmıştır. Periferik yerleşimli 5 hastaya total kist eksizyonu ve 7 hastaya laparaskopik drenaj yapılmıştır. İntraoperatif 48 hastada kist kavitesinin safra yolları ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Koledok dilatasyonu ve kistin ana biliyer duktuslarla ilişkisi olması nedeniyle 15 hastaya T-tüp uygulanmıştır. Safra yolları ile ilişkili hastalardaki kist çapı ortalama 11.8 iken, safra yolları ile ilişkisi olmayanlarda ortalama 8.6 cm idi. Safra yolları ile ilişkili kist hidatik vakalarında operasyon öncesi AST, ALP ve GGT değerleri sırasıyla 75.19 U/L, 162 U/L, 196 U/L olup safrayolları ile ilişkili olmayan hastalarda ise sırasıyla; 69.70 U/L, 124 U/L, 114 U/L idi. Hastaların %43'ünde komplikasyon gelişti. Safra fistülü ve kavite enfeksiyonu en sık gelişen komplikasyon olup, 9 hastada safra fistülü spontan kapanırken 9 hastaya endoskopik sfinkterektomi uygulandı. Bir hastada safra fistülüne eşlik eden intestinal fistül nedeniyle cerrahi işlem uygulandı. Major komlikasyon gelişme oranı safra yolları ilişkili kisti olan vakalarda %50 iken; olmayan grupta %15.4 idi. (p<0.001). Safra yolları ile ilişkili kist hidatik vakalarında hastanede kalış süresi 17,48 gün iken; safra yolları ile ilişkili olmayan vakalarda 8,46 gündü. (p<0.001).SonuçKist çapı büyük, ameliyat öncesi AST, ALP ve GGT değerleri yüksek olan hastalarda kistin safra yolları ile ilişkili olma riski artmaktadır. Safra yolları ile ilişkili kist hidatiklerde major komplikasyon gelişme oranı ve hastanede kalış süresi anlamlı olarak artmaktadır. Kistin yerleşim yeri, evresi ve uygulanan cerrahi yöntemin komplikasyon ve hastanede kalış süresi üzerine etkisi saptanmamıştır.

Author

Dr. Ulaş Aday

How to Cite

Ulaş Aday (Tıpta Uzmanlık Tezi). Karaciğer kist hidatiğinde cerrahi deneyimimiz ve morbiditeye etki eden faktörler, 2010, Dicle University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dicle University