Yeni konut alanlarında gelişebilecek sosyokültürel aktiviteler için gerekli merkezlerin mimari analizi
2002
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sencer Ayhan
Abstract (TR)
Sosyal, kültürel, ekonomik süreçler geçirdikleri dönüşümlerle değişime uğrayarak toplumun yapışım etkilerler. Dünya ekonomik sisteminin gelişimi kentlerin yapısal ve toplumsal olarak değişimlerinde önemli bir etken olmuştur. Özellikle bir toplumun yapısının temelinde yatan belirleyici öge teknolojidir. Teknolojide insan- doğa ilişkisi sonunda doğmuş ve insan-insan ilişkisini şekillendirmiştir. Gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler için toplumsal değişim süreci farklılıklar göstermektedir. 19. yy daki sanayileşme süreci ve ilerleyen teknoloji gelişmiş ülkelerde yeni bir işgücünü ve buna bağlı olarak olumsuz ve ağır şartlarda çalışan bir işçi sınıfını doğurmuştur. Buna bağlı olarak kırsal bölgelerden yoğun biçimde göç alan anakentler oluşmuştur. Göç eden kesimlerin tümü gerekli vasıflara sahip olmadıklarından, toplumsal inançları, bilgileri, adetleri, değerleri, tutum tavırları, sosyal davranışları farklı gruplar ve bu grupların oluşturduğu mekansal ve toplumsal açıdan sağlıksız kentler ve toplumlar oluşmaya başlamıştır. Gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomik sistemine entegrasyonu ise daha öncelere 17. ve 18. yy da yoğunlaşan ticari ilişkilere dayanmaktadır. Bu yüzyıllarda ticari iletişim pekçok yabancının yerleşim alam haline gelmiş bu da sosyo ekonomik yapılan farklı olarak tarifleyebileceğimiz alt gelir grubunu yerli halkı meydana getirmiştir. Gelişmekte olan ülkeler daha sonra sanayileşme, sürecine girmiş fakat buna uyum sağlayamayarak teknoloji transferine dayalı bir sanayileşme gerçekleşmiştir. Bu dönemde yüksek sayıda göç alan kentler de tüm işgücünü karşılayacak kapasitede iş olmadığı için göç eden kesimlerin tümü yeterli vasıflarasahip olmadıklarından sosyo ekonomik durumu bozuk, kültürel ve düşün yapılan farklı toplumsal gruplar oluşmaya başlamıştır. Gelişmekte olan ülkelerde global ekonomik sisteme entegre olabilen kentli nüfusu bu entegrasyondan sosyal ve ekonomik alanda fayda sağlamışlar ve ekonomik süreçler içerisinde yer almışlardır. Böylece gelişmekte olan ülkelerde yapısal dönüşüm süreçlerinden fayda sağlayanlar ve sağlayamayanlar arasında yaşam biçimleri, gelir seviyeleri, arasındaki farklar giderek derinleşmiş ve hissedilir hale gelmiştir. Diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de benzer süreçler içerisinde yer almıştır. Türkiye'de en yoğun göç 1960'lı yıllarda yaşanmış bunun sonucunda kente uyum sağlamaya çalışan bir nüfus grubu ortaya çıkmıştır. İlk yıllarda bu gruplar ile alt gelir grubu arasındaki ekonomik ayırım çok fazla değilken, 1980 sonrasında enflasyonist ortam, ücretlerdeki düşüşler, gelir grupları arasındaki ayrımın aşırı derinleşmesine etken olmuştur. Gelenekleri, görenekleri, alışkanlıkları, yaşam tarzları zaten farklı olan bu grupların bir de ekonomik yetersizlikleri onların ulaşmaya çalıştıkları kentli yaşama adaptasyonu bütünüyle engellemektedir. Bu durum toplum yapısını tehdit edici unsurları doğurmaktadır. İzmir kentinin bir liman kenti olması 17. yy. dan itibaren yoğun uluslararası ilişkilere girmesi kentin bir ticari merkez olmasına ve pek çok yabancının yerleşim alanı haline gelmesine neden olmuştur. Böylece ekonomik ve toplumsal gereksinimlerin bir sonucu olarak kent içerisinde yaşayanlar arasında farklı grupların oluşmasına neden olmuştur. Bu dönemde yoksul olarak tanımlayabileceğimiz edebileceğimiz alt gelir grubundakiler zaman zaman yerli halk haline gelmiştir. Çok farklı kültür gruplarına ev sahipliği yapmış İzmir kenti pek çok ekonomik toplumsal mekansal sorunu da içerisinde barındırmaktadır. Toplumsal ekonomik yapıdaki farklılaşma mekana da yansımış özellikle konut alanlarının oluşturulması sırasında farklı kültürel, sosyal değerleri taşıyan ailelerinVI biraraya getirilmesi amaçlanarak toplu konut alanları meydana getirilmiştir. Üst gelir grubuna hitap eden yerleşim alanlarında yaşayan bireyler zaman içerisinde nüfusun yoğunluğu, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin azlığı, teknolojinin getirdiği televizyon, bilgisayar gibi konut özelinde iletişim araçları nedeniyle birbirlerinden kopuk yaşar hale gelmişlerdir. Eğitim düzeylerinin yüksek olması nedeniyle kadın erkek tüm bireylerin çalışıyor olması aynı çatı altında yaşayan bu kişilerin birbirlerini dahi tanımıyor olmalarını doğurmaktadır. Toplum içerisinde gün geçtikçe artan bu sosyal kopukluk beraberinde psikolojik problemleri de getirmektedir. Yoksul gruplar arasında ise dayanışma ilişkileri zayıflamakta, güvencesiz iş ortamları, düşük eğitim düzeyi, kent ortamına uyum sağlamalarım güçleştirmekte kente erişim alanlarını sınırlamaktadır. Bu gruplar kentin ekonomik ve toplumsal yasanımdan soyutlanmışlardır. Kentte oldukça zor koşullarda yaşamlarını sürdürürlerken fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı gelişim gösterememektedirler. Sonuç olarak bölge pek çok toplumsal, sosyal, ekonomik, kültürel sorunu barındırmaktadır. Yapılan araştırmalar, gelişmiş ülkelerde bireylerin fiziksel ve psikolojik yönden sağlıklı gelişimlerinde rol oynayan "Toplum merkezi" ya da İngilizce olarak "Community center" adı altında merkezlerin kurulması yönünde güçlü bir eğilim olduğunu göstermiştir. Ülkemizde bireyler arasında ırk, din, dil, cinsiyet, sosyal sınıf gözetmeksizin, toplum üyeleri arasında, sosyal iletişimi arttıracak nitelikte merkezlerin bulunmadığım görmekteyiz. Bu nedenle yaptığımız çalışmada Türk insanının sosyal yaşamına, alışkanlıklarına, kültürüne ve ekonomik yapısına uygun değerler saptanarak "Toplum Merkezleri"nin oluşturulmasına yönelik tasarım kriterleri ve buna bağlı bir program şeması oluşturulması amaçlanmıştır. «BX. YÜKSBKÖÖICTIM KVB0U»
Author
Dr. Malike Sesli Özsoy
Institution
How to Cite
Malike Sesli Özsoy (Doktora Tezi). Yeni konut alanlarında gelişebilecek sosyokültürel aktiviteler için gerekli merkezlerin mimari analizi, 2002, Dokuz Eylül University, Mimarlık Bölümü.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Hitit dönemi törensel seramik kapları ve güncel uygulamaları(2023)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Yerel bağımlılık ölçüleri, özellikleri ve uygulamaları(2007)
- Türk Anayasa Mahkemesi`nin norm denetimi sonucunda verdiği kararların hukuksal yaptırımı ve etkisi(2001)
- Çocukluk çağı kanserlerinde tedavi maliyetlerinin değerlendirilmesi(1997)