Recently Added Theses
View AllMaddenin tanecikli yapısı ünitesine yönelik geliştirilmiş etkinliklerle bilimsel süreç becerilerinin kazandırılması ve öğretim sürecindeki etkililiği
Bu araştırma, ortaokul 6. sınıf `Maddenin Tanecikli Yapısı? ünitesine yönelik bilimsel süreç becerileri etkinlikleriyle zenginleştirilmiş 4E modeli destekli öğretmen rehber materyali geliştirmek ve bu materyalin öğretim sürecindeki bilimsel süreç becerileri ve akademik başarı yönünden etkililiğini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. İlköğretim 6. sınıf Maddenin Tanecikli Yapısı ünitesine yönelik geliştirilen bu öğretmen rehber materyalinin öğrencilere Bilimsel Süreç Becerilerini kazandırmada ve yenilenen ortaokul programında sıklıkla kullanılması gereken bu tür materyallerin öğretmenlerin ders sürecindeki uygulamaların katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Yenilenen 2004-2005 İlköğretim programında da ilk kez yer verilen sadece sonucu değil süreci de değerlendirme imkanı tanıyan alternatif değerlendirme yaklaşımları bu çalışmada öğrencilerin öğrenme süreçlerini daha ayrıntılı analiz etmek için kullanılmıştır. Bu bağlamda yeni programın dayandığı felsefe, esas aldığı öğrenme-öğretme teorileri ve ölçme değerlendirme yaklaşımlarıyla örtüşen bu çalışmanın öğretimin niteliğini artırmak isteyen eğitimcilere ışık tutacağı düşünülmektedir. Bu çalışma yarı deneysel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Amasya ili Merkez ilçesinde belirlenen bir okulda 25 deney, 23 kontrol grubu öğrencilerinden oluşmaktadır. Süreç öncesi ve sonrası veri toplama araçları olarak çoktan seçmeli Maddenin Tanecikli Yapısı Başarı Testi ve Bilimsel Süreç Becerileri Testi kullanılmıştır. Maddenin Tanecikli Yapısı Başarı Testi araştırmacılar tarafından geliştirilmiş ve yapılan güvenirlik çalışmasında KR-21 güvenirlik katsayısı .75 olarak tespit edilmiştir. Bilimsel Süreç Becerileri Testi Enger ve Yager tarafından geliştirilmiş olup KR-21 güvenirlik katsayısı .81 olarak belirlenmiştir. Veriler ışığında bulgular incelendiğinde; deney ve kontrol gruplarının uygulama öncesi bilimsel süreç beceri düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmamasına rağmen uygulama sonrası deney grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı bir fark oluşmuştur. Ancak her iki tekniğin de öğrencilerin bilimsel süreç beceri düzeylerinde ve akademik başarılarında anlamlı bir fark oluşturacak düzeyde geliştirdiği söylenebilir. Bilimsel süreç becerileri ve akademik başarı son test puanlarına ilişkin sonuçlar deneysel çalışma sonrasında araştırmaya katılan deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır. 4E modelinin kullanıldığı deney grubundaki öğrenciler araştırma süresince araştırmacı tarafından geliştirilen materyalin sahip olduğu bilimsel süreç becerilerini kullanmayı öğrenmişler ve bu becerilerini geliştirmişlerdir. Sonuç olarak 4E modeline göre geliştirilmiş Maddenin Tanecikli Yapısı rehber materyali etkili bir şekilde kullanıldığında öğrencilerin bilimsel süreç becerilerini geliştirmede ve ilgili ünitenin kavramlarının öğretiminde etkili olduğu söylenebilir. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak; öğretim Programları, öğretmenler tarafından ayrıntılı olarak incelenmeli ve programın uygulanmasına yönelik hizmet içi kurslar açılmalıdır, öğretmenler bilimsel süreç becerilerinin etkililiğinin farkına varmalı ve bu becerileri geliştirici etkinlikleri ders sürecinde kullanmalıdırlar, şeklinde bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kavramlar:Bilimsel Süreç Becerileri, Maddenin Değişimi, Maddenin Tanecikli Yapısı.
Sınıf öğretmenlerinin düşünme stillerinin kullandıkları yöntemler ve epistemolojik inançları açısından incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin düşünme stillerini, kullandıkları öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniklerini, epistemolojik inançlarını ve bu değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkilerini incelemektir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012-2013 akademik yılında, Amasya ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri, örneklemini ise 375 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Sternberg-Wagner (1992) tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışmaları Buluş (2005) tarafından gerçekleştirilen "Düşünme Stilleri Ölçeği", epistemolojik inançları belirlemeye yönelik olarak ise Schommer' in (1998) geliştirip Karhan (2007) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Epistemolojik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Bunun yanı sıra araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve öğretmenlerin kullandıkları öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniklerini belirlemeye yönelik form kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanılayıcı analizler, t-testi Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelasyon ve Ki-Kare analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sınıf öğretmenleri çoğunlukla, yasama, yürütme ve hiyerarşik düşünme stillerine sahipken; en az muhafazakâr, global ve lokal düşünme stillerine sahiptirler. Düşünme stilleri sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve mezuniyet branşına göre farklılaşmamaktadır. Sınıf öğretmenleri öğretim yöntem ve tekniklerinden en çok, soru cevap ve anlatım yöntemini kullanırken, en az istasyon, altı şapka ve analoji tekniğini kullanmaktadırlar. Ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniği olarak ise en çok kullanılanlar, çoktan seçmeli, kısa cevaplı açık uçlu ve boşluk doldurmalı soruları iken; en az veya hiç kullanmayanlar ise bulmaca, günlük, yapılandırılmış grid ve tanılayıcı dallanmış ağaç olarak belirlenmiştir. Araştırmada bir diğer değişken olan epistemolojik inançlar incelendiğinde, sınıf öğretmenlerinin daha çok olgunlaşmış bilim anlayışına sahip oldukları görülmüştür. Düşünme stilleri ile diğer değişkenler arasındaki ilişkiler incelendiğinde; belirli bir düşünme stilinin baskın olarak kullandığı öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniği bulunmadığı belirlenmiştir. Sadece bazı düşünme stilleri ile öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve teknikleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Düşünme stillerinin epistemolojik inançlarla arasında anlamlı bir ilişkili görülmemiştir. Düşünme stillerinin ve epistemolojik inançların alt boyutları arasında düşük ve orta düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Düşünme stilleri, epistemolojik inanç, sınıf öğretmeni, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme-değerlendirme yöntem ve teknikleri
Teknoloji destekli beyin temelli öğrenmenin öğrencilerin akademik başarıları,hatırlama düzeyleri ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisi
Beyin temelli öğrenme; öğrenme ilkelerinde ne kadar çok duyuya hitap edilirse öğrenmenin o derece kalıcı olacağını savunmaktadır. Benzer şekilde sınıfta teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmak birden çok duyu organına hitap ettiğinden öğrenmeyi daha kalıcı hale getirecektir. Miller (2004) öğrenme amacıyla kullanılan teknolojilerin beyin temelli öğrenmeye destek olduğunu savunmuştur. Keleş (2007) geliştirdiği beyin temelli öğrenmeye dayalı web destekli öğretim materyalinde öğrenci başarısında ciddi bir artış gözlemlemiştir. Dolayısıyla teknolojiyi öğrenme ortamlarında farklı öğrenme yaklaşımlarıyla mantıklı ve stratejik şekilde kullanmak öğrenmeyi ve öğretmeyi kolaylaştırıp geliştirecektir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı; ortaokul 8. Sınıf "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin teknoloji destekli beyin temelli öğrenme yaklaşımına dayalı olarak hazırlanan ders planları ve etkinliklerle işlenmesinin öğrencilerin akademik başarıları, hatırda kalma düzeyi ve üstbilişsel farkındalık düzeylerine etkisini araştırmaktır. Çalışmada ön-test, son-test yarı deneysel desen uygulanarak, deney ve kontrol gruplarıyla çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu ortaokul seviyesinde öğrenim gören 67 (21 deney grubu 1, 23 deney grubu 2, 23 kontrol grubu) 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın bağımsız değişkenlerini teknoloji destekli beyin temelli öğrenme, beyin temelli öğrenme ile mevcut programda geçerli olan yaklaşım, bağımlı değişkenlerini ise akademik başarı, üstbilişsel farkındalık düzeyi ve hatırda kalma düzeyi oluşturmaktadır. Araştırmada veriler; araştırmacılar tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen başarı testi, Davis (1994) tarafından geliştirilmiş ve Avcı (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanmış olan Beyin Baskınlık aracı; Sperling, Howard, Miller ve Murphy (2002) tarafından geliştirilen Karakelle ve Saraç (2007) tarafından Türkçe'ye çevrilen Üstbilişsel Farkındalık ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Yapılan analizler sonucu deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin, deneysel işlem sonrasındaki Fen ve Teknoloji dersi başarıları aralarında deney grupları lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin, deneysel işlem sonrasındaki Fen ve Teknoloji dersi öğrenmelerinin kalıcılığı irdelendiğinde aralarında deney grupları lehine istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin, üstbilişsel farkındalıklarına gelince, kontrol grubundaki öğrencilerle deney gruplarındaki öğrencilerin son testlerden elde ettikleri ortalama puanlar karşılaştırıldığında her üç grupta da yaklaşık aynı oranda artış olduğu gözlemlenmiştir. Bu artışın istatistiksel bakımdan anlamlı olup olmadığını sınamak amacıyla, deney ve kontrol gruplarının ortalama puanlarına ANOVA testi uygulanmıştır. Uygulanan ANOVA testi sonucunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin deneysel işlem sonrasında tekrar ölçülen üstbilişsel farkındalık düzeyleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Çalışma sonuçlarına göre teknoloji destekli beyin temelli öğrenmenin uygulandığı deney grubunda yapılan uygulamanın öğrencilerin beyinlerinin daha önce kullanmadıkları bölümlerini belirgin ölçüde harekete geçirdiğini göstermektedir. Beyin temelli öğrenme öğrencilerin beyinlerinin her iki lobunu kullanmaları gerektiğini savunmaktadır. Uygulama öncesinde beynin her iki kısmını baskın kullanan birey sayısı % 0 iken uygulama sonrasında bu oran %14,3'e yükselmiştir. Ayrıca uygulamaya katılan 21 deney grubu öğrencisinden 20'sinin uygulama sonrasında beyin baskınlık aracından aldıkları sonuç değişmiş ve beyinlerinin farklı lobunu kullanmışlardır.
Öğrenme stillerinin ve eleştirel düşünme becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Fen bilgisi öğretmen adayları
Bu çalışmada gelişimci araştırma yaklaşımı kapsamında enlemesine araştırma yöntemi kullanılarak Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören fen bilgisi öğretmen adaylarının sahip oldukları öğrenme stilleri ile eleştirel düşünme becerilerinin yıllara göre nasıl bir değişim ve gelişim gösterdiklerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırmada adayların öğrenme stillerini belirlemek için "Gregorc Öğrenme Stilleri Envanteri", eleştirel düşünme eğilimlerini belirlemek için ' California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği' ile "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde; frekans ve yüzde dökümleri alınmış, Kaykare (X2), bağımsız örneklem t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Verilerden, öğretmen adaylarının en fazla Soyut Rastgele (%41) en az Soyut Ardışık (%12,2) öğrenme stilinde oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca fen öğretmen adaylarının öğrenme stilleri ile cinsiyet, sınıf seviyesi, anne baba eğitim durumu ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı görülmüştür. Ancak, I. ve II. öğretim öğretmen adayları arasında öğrenme stilleri ile öğrenim durumları arasında istatistiksel düzeyde anlamlı ilişki ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra Öğretmen adaylarının genel olarak eleştirel düşünme eğilimleri incelendiğinde, sonuçlar orta düzeyde eğilime sahip olduklarını göstermektedir. Aynı zamanda yüksek düzeyde eleştirel düşünme eğilimine sahip bireylerin oranının da az olduğu görülmektedir. Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının açık fikirlilik alt ölçeğine 'hiç katılmıyorum' cevabını vermeleri öğretmen adaylarının farklı fikir ve görüşlere kapalı olduklarını ortaya koyarken analitiklik alt ölçeğinde ise öğretmen adaylarının bu eğilime sahip oldukları görülür. Öğretmen adaylarının cinsiyete bağlı eleştirel düşünme eğilimleri incelendiğinde yalnızca 'Sistematiklik' alt ölçeğinde anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre de çeşitli öneriler çalışma içerisinde sunulmuştur.
Argümantasyona (bilimsel tartışmaya) dayalı öğretim sürecinin akademik başarı ve tartışma seviyelerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, argümantasyona (bilimsel tartışma) dayalı öğretimin ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin fen derslerindeki akademik başarısına ve bilimsel tartışma seviyelerine etkisini araştırmaktır. Çoklu yaklaşımla yürütülen çalışmada; argümantasyonun akademik başarıya etkisinin incelenmesinde nicel yöntemlerden ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel yöntem, bilimsel tartışma becerilerinin değişimini incelemede nitel yöntemlerden doküman analizi kullanılmlıştır. Araştırmanın evrenini Amasya ilinde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencileri, örneklemini ise deney grubunda 14, kontrol grubunda ise 15 olmak üzere 29 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubunda Maddeyi Tanıyalım konusunda argümantasyona dayalı hazırlanan etkinliklerle kontrol grubunda ise fen ve teknoloji ders kitabı ile derslerin daha önce sınıfta yürütüldüğü şekliyle 10 hafta öğretim yapılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşü alınan 25 maddelik akademik başarı testi kullanılmıştır. Kullanılan başarı testinin güvenirlik katsayısı 0.78 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda kullanılacak olan etkinlikler araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Madde ve Değişimi ünitesinin kazanımları ve Toulmin Argümantasyon Modelinde bulunan kavramlar dikkate alınarak 12 etkinlik geliştirilmiştir. Nicel veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerde ise betimsel analiz yapılmıştır. Nicel analizlerde ise nonparametrik testlerden Mann Whitney U testi ile Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Argümantasyon etkinliklerinden elde edilen yazılı ve sözlü tartışmalar ise Sadler ve Fowler (2006) argümantasyon rubriğine göre değerlendirilmiştir. Çalışma yapraklarının kodlanmasında 3 farklı kişi kodlama yaparak tutarlılık katsayısı 0.92 hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre bilimsel tartışma yöntemi (argümantasyon) ilkokul 4. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin akademik başarılarını artırmaktadır. Bilimsel tartışma becerilerini olumlu yönde etkilemektedir. Öğrencilerin Toulmin'in tartışma modelinde yer alan öğeleri kullanım düzeylerinde artış gözlenmiştir. Yazılı argümantasyon ortalamasının sözlü argümantasyondan fazla olduğu, cinsiyete göre öğrencilerin tartışma seviyelerinde farkın anlamlı olmadığı bulunmuştur.
Derinöz baraj gölü (Amasya) ve çevresinin floristik, ekolojik ve bazı tıbbi bitkiler açısından incelenmesi
Bu çalışmada Derinöz Baraj Gölü (Amasya) ve çevresinin florası ve bu alanda yayılış gösteren bazı tıbbi ve aromatik bitkilerin uçucu yağ miktarlarının yükselti farklılığından kaynaklanan değişimleri araştırılmıştır. Çalışma alanından 2013 ve 2014 yılları vejetasyon dönemlerinde toplanan 786 bitki örneğinin teşhisi sonucunda, bu alanda yayılış gösteren 63 familya ve 223 cinse ait 406 tür ve tür altı takson tespit edilmiştir. Alandaki taksonların 52 tanesi endemik olup endemizm oranı % 12,80'dir. Araştırma alanında tespit edilen taksonların 80 tanesi (%19,70) Avrupa – Sibirya, 70 tanesi (%17,48) İran – Turan ve 31 tanesi de (%7,63) Akdeniz fitocoğrafik bölgesi elementidir. 225 takson (%55,42) ise birden fazla bölgeli ya da bölgesi bilinmeyendir. En fazla takson içeren ilk 5 familya sıralaması Asteraceae (53 takson; %13,05), Fabaceae (43 takson; %10,59), Lamiaceae (43 takson; %10,59), Caryophyllaceae (26 takson; %6,40) ve Brassicaceae (22 takson; %5,42) şeklindedir. Araştırma alanında yayılış gösteren ve geleneksel olarak tıbbi amaçlı kullanımı yaygın olan 6 farklı taksonun en alt ve en üst yükseltilerdeki populasyonlarının uçucu yağ miktarları karşılaştırılmıştır. Yükselti artışına karşılık uçucu yağ miktarının Hypericum montbretii Spach (%375), Hypericum orientale L. (%142), Nepeta nuda L. subsp. albiflora (Boiss.) Gams (%37) ve Mentha longifolia subsp. (L.) Hudson longifolia (L.) Hudson'da (%46) azaldığı; Achillea biebersteinii Afan (%206) ve Achillea millefolium L. subsp. millefolium'da (%22) ise arttığı tespit edilmiştir.
