
15
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Beşinci sınıf matematik ders kitabındaki ve sosyal bilgiler ders kitabındaki toplumsal cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet rollerinin incelenmesi
The purpose of this study is to examine social gender equality and social gender roles in 5th grade mathematics and social sciences textbooks. Specifically what extend gender equality is included in 5th grade mathematics and social sciences textbooks, how gender roles is addressed in textbooks, how gender equality indicated are in the education programs in 5th grade textbooks and how these textbooks are differed in terms of showing gender equality were examined. The study was designed as a multiple case study in qualitative research with content analysis. The study was conducted with mathematics and social sciences textbooks used in the 2018-2019 academic years in Turkey. The results of the study reveal that mathematics textbook showed equality in numbers of illustrations and texts between different genders but this book had inequalities in terms of texts and illustrations showing gendered roles. This exemplified that gender stereotypes continue to be communicated to young learners through the use of illustrations and text which include traditional gender roles in mathematics textbook. On the other hand, social sciences textbook displayed inequalities in numbers of illustrations and texts between different genders and this book had gendered view in stereotypes. The social sciences textbook played roles in reproducing and in carrying gender stereotypes for learners. Additionally, social sciences textbook reflected Turkish society and culture as traditional.
Türkiye'de matematik başarısındaki bölgeler arası farklılıklar üzerine bir inceleme: Türkiye 2015 PISA datasının çok düzeyli bir analizi
This study aims to map the regional achievement gaps in mathematics in Turkey and to find the variables that are helpful to close the achievement gaps in mathematics for each Nomenclature of Territorial Units for Statistics (NUTS) Level-1 regions of Turkey by utilizing 2015 PISA Data. The sample consisted of 187 schools selected by cluster sampling method from 12 NUTS Level 1 regions and 5895 students which are selected by random sampling from the selected schools. Hierarchical Linear Modelling (HLM) analysis was conducted using HLM7 software due to the nested nature of the data. HLM results revealed that there exists a statistically significant difference between math achievement of the students in Aegean and Central East Anatolia regions and, between Aegean and Southeast Anatolia regions. Furthermore, there is a marginally significant difference between Aegean and East Black Sea regions. When family-related factors are controlled, there is a statistically significant difference only between Aegean and East Black Sea regions. When school-related factors are controlled, there is a statistically significant difference between Aegean and Central East Anatolia regions and between Aegean and Southeast Anatolia regions. Lastly, when family-related and school-related factors are controlled together, there is no statistically significant difference between Aegean region and any other region in math performance. Overall, the results suggested that different regions respond uniquely to different sets of variables. However, when similar opportunities are offered in terms of both school and family factors, the achievement gaps in math among different regions of the Turkey can be closed.
Devlet okullarında çalışan öğretmenlerin iş doyumları ve değişime hazır olma durumları arasındaki ilişkide öğretmen failliğinin aracılık rolü
Readiness for change is vital for the success of any educational change initiative, and that is why there has been an increasing interest in the antecedents of readiness for change. However, there is a limited body of empirical research that sheds light on the role of teacher agency on readiness for change. Moreover, the influence of job satisfaction on readiness for change has remained unclear. Therefore, this study set out to investigate whether teacher agency mediates the relationship between job satisfaction and readiness for change. For this purpose, the study was designed as a correlational study, and participants of the study involved 672 teachers working at primary, secondary, and high school level public schools. The data were collected with convenience sampling through self-administered online and paper-and-pencil formats of the Job Satisfaction Scale, Teacher Agency Scale, and Readiness for Change Scale. Partial least square structural equation modeling (PLS-SEM) was used to test the hypothesized model by applying the disjoint two-stage approach. The results indicated that both job satisfaction and teacher agency were significant predictors of readiness for change, and teacher agency mediated the relationship between job satisfaction and readiness for change. This study, therefore, is expected to be of value to researchers, school principals, and policymakers wishing to increase the likelihood of change success.
Türkiye'de araştırma üniversitesi yapılanması: Fenomenolojik bir vaka çalışması
Research universities first emerged in the 19th century with the establishment of Humboldt University to solve social problems. The classification of research universities in the United States began in 1970 with the Carnegie Classification. The research university process started for the first time in Turkey in 2017 to increase the international prestige of Turkish universities, produce qualified knowledge and research that will enrich the socio-economic level of the society. This study aims to examine the current situation of research universities in Turkey, to find solutions to their obstacles and to offer suggestions for the future of research universities from academicians' point of view. This phenomenological case study covers a research university in Ankara. The context of the study will be given as a pseudonym as the International Research University (IRU). The data were collected through online semi-structured v interviews with 16 academicians using maximum variation sampling method. Data were analyzed according to phenomenological case analysis techniques. The findings suggest that research universities are essential for socio-economic progress; but it showed that the concept of a research university is not yet fully formed among academicians in research university institutions. Research universities face with a lack of autonomy, challenge to find funding, high course load, and student numbers. The results revealed that a necessary research infrastructure should be provided, and innovative, interdisciplinary and international studies should be encouraged. For this, the research university process should be considered as a whole with interaction of the higher education policy makers, government, industry and university stakeholders.
Kurtuluş Yolu Mecmuasında muallimler birliğinin eğitim yazılarının içerik analizi
Cumhuriyetin ilk yıllarında Çorum ili İskilip kazasında 1926-1928 yılları arasında Osmanlıca olarak yayımlanan Kurtuluş Yolu Mecmuası'nda yer alan yazılardan hareketle, İskilip'te ki eğitim durumunu, eğitimi geliştirmek için yapılan çalışmaları, bilinçli toplum oluşturma çabalarını incelemek amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın o dönemi daha iyi anlamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Araştırma Sonuçları Şunlardır:1. Kurtuluş Yolu Mecmuası'nın amacı, halkı eğiterek toplumun gelişimini sağlamaktır.2. Mecmua, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki havayı olduğu gibi yansıttığı, İnkılaplar yapılırken, halkın ve aydınların duyduğu heyecanı, yapılan özverili çalışmaları mecmuada görülmektedir.3. Kurtuluş Yolu Mecmuasında eğitime önemli bir yer verilmiştir. Cumhuriyet sonrası eğitimdeki gelişmeler, İskilip'e yansıtılmaya çalışılmıştır.4. Cumhuriyet'in ilk yıllarında öğretmenlerin toplumu eğitmek ve yeniliklere öncülük etmek gibi görevleri vardır. Kurtuluş Yolu Mecmuası'nı yayımlayan öğretmenler mecmuada, kadın eğitimi, tarım, hayvancılık ve sağlık ile ilgili yazılar da yazmışlardır.
Okullarda duygusal bulaşma: Öğretmenlere yönelik bir araştırma
Duygusal bulaşma, kişilerarası iletişimin önemli sonuçlarından biri olarak bireylerin birbirlerinin duygularından etkilenmeleri ve bunları taklit etme eğiliminde olmaları biçiminde açıklanmaktadır. Pandemi süreci, iletişimin önemli ölçüde olumsuz etkilendiği ve insanların eve kapanmak durumunda kaldığı bir süreç olarak sonuçları bakımından incelenmesi gereken bir süreci ifade etmektedir. Bu çalışmada, pandemi süreci sonrasında öğretmenler arasındaki duygusal bulaşma ele alınmaktadır. Bu kapsamda, 21 öğretmen ile yüz yüze görüşmeler yapılarak, mülakat yöntemi ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analiziyle analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenler arasında duygusal bulaşma oldukça yoğundur. Öğretmenler, iş arkadaşlarının duygularından önemli ölçüde etkilenmektedir. Bu nedenle pozitif, yardımsever ve samimi iş arkadaşlarına karşı olumlu duygular beslerken; uyumsuz, negatif iş arkadaşları ile iletişim kurmaktan çekinmektedirler. Olumsuz duyguların bulaşması, iş ortamında verimin düşmesine ve iş tatmininin azalmasına yol açacağından, duygusal bulaşmanın sonuçları bakımından literatürde daha fazla ele alınması gerektiği düşünülmektedir.
Öğretmenlerin duygusal emek ve örgütsel yabancılaşma davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, öğretmenlerin duygusal emek davranışlarının örgütsel yabancılaşma düzeyleri ile ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde resmi ve özel okullarda farklı kademelerde çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile seçilen kamu okulları ve özel okullarda görev yapan 308 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Duygusal Emek Ölçeği, Örgütsel Yabancılaşma Ölçeği ve Tanımlayıcı Özellikler Formu kullanılmış olup verilerin analizinde SPSS 23.0 programı kullanılmıştır. Bulgular duygusal emek ve örgütsel yabancılaşma düzeylerinin cinsiyet, yaş, kıdem yılı, okul türü ve kademesi açısından anlamlı bir fark taşımadığını göstermiş; örgütsel yabancılaşma ölçeğinin anlamsızlık ve kuralsızlık boyutlarında 25 yaş ve altı grup ile diğer yaş grupları arasında ve 6-10 kıdem yılı arasında olan öğretmenlerle 11-15, 16-20, 20 ve üstü kıdem yılına sahip gruplar arasında duygusal emeğin derinden davranış alt boyutunda anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin ortalama duygusal emek ve örgütsel yabancılaşma düzeyleri arasında orta büyüklükte ters yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Duygusal emek, örgütsel yabancılaşma, yabancılaşma
Okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin örgütsel bağlılığı arasındaki ilişki
Bu çalışma, özel eğitim kurumlarındaki ortaokullarda görevli öğretmenlerin, okul müdürleriyle ilgili algıladıkları liderlik stilleriyle örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada sosyo-demografik bilgi formu, üç boyutlu liderlik stili ölçeği, üç boyutlu örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren özel kurumlarda görev yapan ilköğretim 2. kademe öğretmenlerinden 392 öğretmen katılmıştır. Örneklem seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Öğretmenlerin dönüşümcü liderlik, sürdürümcü liderlik algıları orta düzeyde, serbest bırakıcı liderlik algıları düşük düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin duygusal bağlılık düzeyleri yüksek, devam bağlılığı ve normatif bağlılık düzeyleri orta olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin aylık gelirlerine göre sürdürümcü liderlik algılarında, bulundukları kurumda çalışma sürelerine, daha önce yöneticilik yapıp yapmamalarına göre dönüşümcü liderlik algılarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine göre devam bağlılıklarında, medeni durumlarına göre tüm örgütsel bağlılık boyutlarında, aylık gelirlerine, hane gelirlerine göre örgütsel bağlılık ana boyutunda, daha önce yöneticilik yapıp yapmama durumlarına göre normatif bağlılık boyutunda, kariyer unvanlarına göre devam bağlılığı ve örgütsel bağlılık ana boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur. Öğretmenlerin dönüşümcü liderlik algılarıyla duygusal bağlılık ve devam bağlılığı düzeyleri arasında orta düzeyde, normatif bağlılık düzeyleriyle arasında düşük düzeyde anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin sürdürümcü liderlik algılarıyla duygusal bağlılık ve normatif bağlılık düzeyleri arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin serbest bırakıcı liderlik algılarıyla duygusal bağlılık düzeyleri arasında orta düzeyde ve devam bağlılığı ve normatif bağlılık düzeyleriyle arasında düşük düzeyde anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.
Okul yöneticilerinin küresel iklim değişikliğine ilişkin bilgi, tutum ve davranışların incelenmesi
Bu çalışmanın amacı okul yöneticilerinin küresel iklim değişikliği ile ilgili davranış, tutum ve bilgilerinin incelenmesidir. Bu kapsamda İstanbul'da eğitim veren kurumsal bir özel okulda görev yapan 114 okul yönetici üzerinde araştırma yapılmıştır. Katılımcılardan; Çevre Dostu Davranış Ölçeği, Küresel Isınma Tutum Ölçeği ve Küresel Isınma Bilgi Ölçeği kullanılarak hazırlanmış anket formları online görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 24.00 programı kullanılmıştır. Okul yöneticilerinin küresel ısınma bilgi ve tutum düzeyleri, çevre dostu davranış tutumlarının cinsiyet ve eğitim düzeylerine göre karşılaştırılması için bağımsız örneklem T testi; mesleki kıdem süresine göre karşılaştırılması için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Sürekli değişkenler arasında korelasyon için ise Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonrasında ulaşılan bulgulara göre; küresel ısınma bilgi düzeyi ile küresel ısınma tutum düzeyi arasında pozitif yönde, küresel ısınma bilgi düzeyi ile çevre dostu davranış tutumu arasında pozitif yönde ve küresel ısınma tutum düzeyi ile çevre dostu davranış tutumu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Pandemi süresince yatılı okul personelinin deneyimlediği zorluklar ve çözüm yolları
Bu çalışmanın amacı, covid-19 salgını süresince yatılı okullarda görev alan belletmen öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin yaşadıkları zorlukları ve bu zorluklara ilişkin çözüm yollarını ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları amaçlı örneklem yöntemiyle seçilen, Türkiye genelinde yatılı okullarda görev yapan 15 okul müdürü, yurtlardan sorumlu müdür yardımcısı ve belletmen öğretmenden oluşmaktadır. Katılımcılardan yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda yönetim sorunları, yatılı okulların doğası, duyguların yönetimi ve pandemi sonrasındaki değişimler olmak üzere dört temaya ulaşılmıştır. Bu bağlamda salgın süresince yatılı okul yöneticilerinin süreci yönetmekte çeşitli zorluklar yaşadığı, belletmen öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin velilerle iletişim sorunları yaşadığı, yasaklar sonrasında yurda dönen öğrencilerin toplu yaşama adaptasyon sorunları yaşadığı, öğrencilerin yatılı okul ruhunu kaybetmeye başladığı, öğretmenlerin ve yöneticilerin iş bırakmayı düşündükleri elde edilen bulgular arasındadır. Çalışmanın sonucuna göre yatılı okulların yönetim ve organizasyon şemasının yeniden düzenlenmesi, yatılı okullarda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin düzenli eğitimlere katılması ve profesyonel destek alması, belletmen öğretmen ve yatılı okul yöneticilerinin kampüste yaşamasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması ve uygulanması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Yatılı okul, pansiyon, covid-19, belletmen öğretmen.
Eğitim kurumlarında örgütsel mutluluk ile öğretmen liderliği ilişkisi
Bu çalışmada, örgütsel mutluluk ile öğretmen liderliği ilişkisinin incelenmesinin yanı sıra örgütsel mutluluk ve öğretmen liderliğinin öğretmenlerin demografik özelliklerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma ilişkisel tarama modelinde yürütülüştür. çalışmanın örneklemini İstanbul ilinde görev yapan öğretmenlerden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 385 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada sosyo-demografik soruların yanı sıra Öğretmen Örgütsel Mutluluk Ölçeği ve Öğretmen Liderliği Ölçeğini içeren anket kullanılarak veri toplanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS v26 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada frekans analizi, geçerlilik analizi, güvenilirlik analizi, normal dağılım analizi, korelasyon analizi, t-testi ve ANOVA analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda daha fazla mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin daha deneyimsiz öğretmenlere göre daha yüksek öğretmen liderliği düzeylerine sahip olduğu belirlenmiştir. Bunun dışında, örgütsel mutluluk ve öğretmen liderliğinin çalışmada incelenen diğer demografik değişkenlere göre anlamlı farklılık göstermediği görülmüştür. Diğer taraftan, örgütsel mutluluk ile öğretmen liderliği arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Kurum kültürüne ilişkin bir durum çalışması: Yatılı bir eğitim kurumu örneği
Bu çalışmanın amacı İstanbul'da bulunan bir yatılı eğitim kurumunda görev yapmış veya yapmakta olan yöneticilerin kurum kültürüne, kurum kültürünün sürdürülebilirliğine ve dönüşümüne ilişkin görüşlerini incelemektir. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul'da bulunan bir yatılı eğitim kurumunda çalışmış veya çalışmakta olan 9 yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışmasıdır. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler kapsamında "yönetici görüşlerine göre kurum kültürünü sürdürülebilir kılan faktörler" ve "kurum kültürünün dönüşümünü mümkün kılan faktörler" olmak üzere iki tema ortaya çıkmıştır. Kurum amaçları, iletişim, motivasyon, kardeşlik algısı, mezunların kurumda çalışması, sürekli gelişim, prosedürler, yatakhane kültürü ve yemekhane kültürü yönetici görüşlerine göre kurum kültürünü sürdürülebilir kılan faktörler teması altında ortaya çıkan kodlardır. İkinci tema olan kurum kültürünün dönüşümünü mümkün kılan faktörler teması altında ise iletişim, koordinasyon ve iş birliği, teknolojik yenilik, dönüşüm/değişim, güven, mantık ve sağduyu, yatakhane kültürü, yemekhane kültürü ve yöneticilerin tutumu kodları ortaya çıkmıştır. Her iki temada da "iletişim", "yatakhane kültürü" ve "yemekhane kültürü" kodlarının yer aldığı görülmüştür. Bu da kurum kültürünün sürdürülmesinde ve dönüşümünde, kurumun vizyonunun ve misyonunun gerçekleştirilmesinde iletişim, yatakhane ve yemekhane kültürünün önemini gözler önüne sermektedir. Kurumların sahip olduğu kültürün yaşanılan çağa ayak uydurması beklenir. Bununla birlikte kurumun geçmişine yani köklerine bağlı kalması da bir bu kadar önemlidir. Uzun tarihi geçmişine rağmen yatılı eğitim kurumlarının kurum kültürünün tam olarak oturmadığı düşünülmektedir. Bunun en temel nedeni de kurumu kurum yapan köklerini zayıflatan faktörlerdir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Kurum Kültürü, Kurum Kültürünün Sürdürülmesi
Pandemi döneminde okul müdürlerinin kriz yönetimi stratejileri
Bu çalışmanın amacı, okul yöneticilerinin pandemi dönemi ve sonrasında karşılaştıkları kriz durumları ve bu kriz durumlarını çözme stratejilerine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma yaklaşımlarından olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Özel okul ve devlet okullarında görev yapan 23 okul yöneticisi ile görüşme yoluyla veriler toplanmıştır ve veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda yöneticilerin kriz algıları, okullarda yaşanan kriz durumları, pandemi dönemi okullarda yaşanan kriz durumları, pandemi sonrası okullarda yaşanan kriz durumları, kriz yönetiminde liderlik stratejileri ve pandeminin getirdiği fırsatlar olmak üzere altı temaya ulaşılmıştır. Bu bağlamda, okul yöneticilerinin pandemi ve sonrasında kriz yönetimi stratejilerinin değişime uğradığı, yeni stratejileri de liderlik tarzlarına entegre ettikleri görülmüştür. Yöneticilerin pandemi sonrasında daha ricacı bir tavır sergiledikleri, daha fazla inisiyatif alma eğiliminde oldukları ve hızlı düşünme, empati, kaygı yönetimi becerilerinin geliştiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Okul yöneticileri kriz senaryoları oluşturarak olası kriz durumlarını öngörmeye çalışabilirler. Okullarda pandemi döneminde kriz ekibi oluşturan yöneticiler olsa da sürekliliğin sağlanması krizlerin çözümünde etkili olacaktır. Yöneticilere kriz ekipleri ile kriz senaryoları oluşturmaları önerilebilir. Kriz ekiplerinde öğretmenler, sağlık çalışanları, güvenlik görevlileri yer alabilir ve sorumluluklar paylaşılabilir.
Algılanan yönetici desteği ile işten ayrılma niyeti ilişkisi: Öğretmenlere yönelik bir araştırma
Bu araştırmada, okullarda algılanan yönetici desteği ile öğretmenlerin işten ayrılma niyetleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda, öğretmenlerin algıladığı yönetici desteği ve işten ayrılma niyetlerinin demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek de yine bu çalışmanın amaçları arasında yer almaktadır. Araştırmanın örneklemini; 2022-2023 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ilinde bulunan özel okulların tüm kademelerinde görev yapmakta olan 178 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma korelasyonel tarama modeline uygun olarak yapılmış olup, araştırmada veri toplama amacıyla kişisel bilgi formu, Özdemir (2010) tarafından geliştirilen 'Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği' ve Ok (2005) tarafından geliştirilen 'İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-Testi, Anova testi ile korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; algılanan yönetici desteği ve işten ayrılma niyeti hiçbir demografik özelliğe göre farklılık göstermezken, öğretmenlerin algıladığı yönetici desteği ile işten ayrılma niyetleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu bununla birlikte öğretmenlerin algıladığı yönetici desteğinin işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmektedir.
Okullarda örgütsel imaj, algılanan örgütsel destek ve işten ayrılma niyeti ilişkisinin incelenmesi
Gerçekleştirilen bu çalışma okullarda çalışan öğretmen ve yöneticilerin örgütsel imaj ve algılanan örgütsel destek ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin incelenmesi amacını taşımaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2022-23 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinde özel okulların ilköğretim kademelerinde en az 1 yıl çalışma deneyimine sahip 130 katılımcı ile yürütülmüştür. Çalışma korelasyonel tarama modeline uygun olarak yapılmış olup çalışmada veri toplama amacıyla demografik bilgi formu, Örgütsel İmaj Ölçeği, Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği ve İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği kullanılarak anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Çalışma sonucunda, algılanan örgütsel destek, örgütsel imaj ve işten ayrılma niyeti arasında negatif yönlü bir ilişki bulunduğu sonucu elde edilirken, yaş değişkenlerinin bu ilişkilerle anlamlı bir şekilde ilişkili olmadığı görülmüştür. Demografik değişkenler arasında ise sadece cinsiyet değişkeni ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.