Baskent University
Discipline

Müzik ve Sahne Sanatları Anabilim Dalı

Baskent University

34

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

34 Theses
Master'sOpen AccessTR

Dil ve müziğin tartımsal açıdan karşılaştırılması: Ulvi Cemal Erkin'in "Sinfonietta" adlı eseri

Dil-müzik ekseninde yapılan bu çalışmada, dil ve müziğin karşılaştırılabilecek başlıkları açıklanmış daha sonra bu karşılaştırma alanlarından tezimizin ana hatlarını oluşturan ritim ve tartım olguları ele alınmıştır. Dil ve müzik ilişkisinin tartımsal açıdan sahip olduğu özellikler incelendikten sonra bir dili anadili olarak kullanan bestecinin eserlerinde o dilin tartımsal özelliklerinin yer alacağı tezi ortaya konmuştur. Yapılmış olan çalışmaların ve literatür taramalarının sonucunda Türkiye'de bu tür çalışmaların çok az sayıda olduğu görülmüştür. Türkiye Türkçesinin tartımsal kimliği ortaya konduktan sonra Ulvi Cemal Erkin'nin "Sinfonietta"sı örnek olarak verilmiş ve niceliksel karşılaştırma yöntemi ile tartımsal analizleri yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda bir dili anadili olarak kullanan bestecinin eserlerinde o dilin tartımsal yapı özelliklerine rastlandığı görülmüştür.

DilErkin, Ulvi CemalMüzik+2
Yarin Önel
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ferit Tüzün`ün çağdaş Türk besteciliği için önemi

ÖZETBu tez çalışmasının amacı, ikinci kuşak Türk bestecisi olan Ferit Tüzün'ünçağdaş Türk besteciliğine yaptığı katkıların belirlenebilmesi, çağdaş Türkbesteciliğinde kendine özgü bir besteleme biçemi olan bu bestecimizin dahayakından tanınabilmesidir. Bunu yapabilmek için öncelikle bestecinin önemligörülen bazı eserleri, form, armoni ve orkestrasyon açısından incelenmiş ve busayede bestecinin karakteristik özellikleri saptanmaya çalışılmıştır. kinci olarakbestecinin Türk besteciliği içindeki yerinin anlaşılması gerekli görüldüğünden,Tüzün'ün öğretmenleri de olan ilk kuşak Türk bestecilerinden Türk beşleri adıylaanılan gurubun ve Tüzün'ün çağdaşlarından iki bestecinin yaşamlarına vebesteciliklerine kısaca değinilmiştir. Ayrıca bu bestecilerin Tüzün ile benzerlikgösterebilecek piyano veya piyano eşlikli şan eserlerinden bazıları incelenerekTüzün'ün besteleme biçemi ve incelenen eserleri ile karşılaştırılmıştır.Bu çalışma sonucunda ulaşılan sonuçlar şunlardır: Ferit Tüzün, Türk halkmüziğini bir malzeme olarak kullanırken, onun özünün değişime uğramamasınaçalışmıştır. Bunu yaparken özgün bir tarz oluşturabilmiş olan besteci, eserlerindehalk müziğini ya doğrudan almış, ya da bunlardan esinlenerek özgün motifleroluşturmuştur. Ancak besteciyi Türk besteciliği içinde ilginç kılan özellik, Türkmüziği karakterine yakın motifler ile bu karakterin tamamen dışındaki çağdaş batımüziği esinli motifleri bir uyum içinde sergileyebilmiş olmasıdır. Form açısındansadeliği ön planda tutan besteci armoni açısından da bir kurala yada sisteme bağlıkalmamıştır. Tüzün'ün armonide, dörtlü akor yapılarını kullanmasına karşılık, bunusürekli olarak sürdürmemesi ve dörtlü akorlara yer yer çeşitli başka seslerin deeklenmesi ile yapının farklılaştırılmış olması sebebiyle, lerici'nin kurduğu sistem iledoğrudan bir bağı olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Armonide majör-minör yadaeksik-artık akorları da kullanmış olan besteci bunları da tamamen serbest ve kendiisteği doğrultusunda kullanmıştır. Kullanılan yerel karakterli ezgiye küçük yadabüyük ikili gibi uyuşumsuz sesler ile eşlik edilerek farklı bir duyuş yaratılması dabestecinin karakteristik özelliklerindendir. Bestecinin çağdaşı olan bir çok başkabesteci tarafından da takdir edilmiş en dikkat çeken özelliklerinden birisi deorkestrasyonda yarattığı zengin ve renkli yapıdır. Orkestranın renklerini eserinkarakterini yansıtmada çok başarılı olarak kullanmış olan besteci dinamik ve çokhareketli bir çalgılama tekniği uygulamıştır. Buna göre eserde kullanılan motifler sıraile farklı enstrüman gruplarında gösterilmektedir. Birliktelik ise ancak eserin anamotifi üzerinde sağlanmaktadır. Bu sayede çok dinamik bir orkestrasyon elde etmişolan besteci, kullandığı çok çeşitli vurmalı çalgıların kullanılacağı yeri titizlikleseçmesi ile de bu canlılığı bir kat daha arttırmış, ayrıca yerel ezgilerin kıvrakhavasını bu sayede tam olarak ifade edebilmiştir.Tüzün'ün besteciliğinin incelenmesi sonucunda elde edilen bulguların diğerbesteciler ile karşılaştırılması sonucunda ise şöyle bir tablo ortaya çıkmıştır: Tüzünçağdaş Türk müziğinde ikinci kuşak bestecileri içinde, eserlerinde Türk müziğindenyararlanmayı seçen az sayıdaki besteciden biridir. Bunu yaparken izlediği yol isekendinden öncekilerden ve çağdaşlarından bazı yönlerden ayrılmaktadır.Kompozisyon öğretmeni olan Akses'ten, Akses'in batı müziğine daha çok yönelmesiile ayrılan Tüzün, Alnar, Saygun ve Rey'den de bazı açılardan farklılaşmaktadır.Rey'in Fransız izlenimciliği, Saygun'un ise aldığı eğitimin etkisinde kalarak Türkmüziğini sadece malzeme olarak kullanıp batı tekniklerinin etkilerini eserlerindedaha ön planda tutmaları yanında, Alnar'ın da klasik Türk müziğinden gelen ve dahaçok buradan esinlenmiş bir besteci olması bu bestecilerin besteleme biçemleri ileTüzün'ün besteleme biçemi arasında önemli ayrılıklar yaratmaktadır. Öte yandanTürk beşleri içinde kendisine en çok benzeyen bestecinin piyano öğretmeni olanErkin olduğu dikkati çeker. Erkin halk müziğini ele alış biçimi ve buna daha bağlıkalması ile Tüzün ile paralellik gösterirken, Tüzün'ün eserlerinde çağdaş batımüziğinden esinlenen kısımlarında olması ile farklılaşmaktadır. kinci kuşak Türkbestecileri içinde doğan fikir ayrılığı içinde Tüzün ile benzer bir çizgide eserlervermiş olan Muammer Sun ve lhan Baran'ın da bazı açılardan Tüzün'e benzediğibazı açılardan ise farklılaştığı görülmektedir. Bu bulgular doğrultusunda Tüzün'üneserlerinin özgünlüğü ve kullandığı biçemin karakteristik yapısı ortaya çıkmaktadır.

Onur Şenel
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Konservatuvar şarkıcılık lisans programlarında solfej eğtiminde izlenen kaynak ve yöntemlerin analizi

Bu arastırma, Konservatuvar Sarkıcılık Lisans Programlarında Solfej Egitiminde zlenen Kaynak ve Yöntemlerin Analiz edilmesi amacıyla yapılmıstır. Arastırmanın evreni, programlarında ses egitimi olan konservatuvarlardır. Örneklem, Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera-Koro Bölümü, Koro Anasanat Dalı ve Baskent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera-Koro ve Popüler Müzik Sarkıcılıgı Anasanat Dalı Lisans Düzeyi Programlarında görevli solfej ögretim elemanları ile lisans birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıf ögrencilerinden olusmaktadır. Arastırmada durum saptamaya yönelik olarak anket uygulaması yapılmıstır. lgili ögretim elemanları ve ögrencilerin solfej egitimindeki kaynak ve yöntemlerin uygulamalarına iliskin görüslerini belirleyen veriler kendilerine uygulanan anketler yoluyla saptanmıstır. Veriler toplanarak islenmis, çözüm ve yorumlarında ise betimsel istatistik yöntemlerden yararlanılmıstır. Belirlenen kurumlarda, solfej egitiminde izlenen kaynak ve yöntemler analiz edilmeye çalısılmıs, elde edilen bulguların ısıgında öneriler getirilmistir.

Evren İdil Yazan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin klasik müzik ile ilgili beğeni tutumları

Bu tez, klasik müziğin üniversite öğrencilerinin eğitim ve sosyal hayatlarındaki yerini, klasik müziğe bakış açılarını, klasik müziğe yönelik beğeni tutumlarını, ilgi ve bilgi düzeylerini edinmeye yönelik olarak yapılmıştır.Tezde kullanılan anket kapsamı 273 üniversite öğrencisiyle sınırlandırılmıştır ve yüz yüze/ bire bir uygulanan yöntemle veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerin SPSS 17. veri analiz programı ile uygun istatistikleri çıkartılmış ve ilişkili tabloların oluşturulması ile yoruma uygun hale getirilmiştir.Yapılan araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğu klasik müziğe yönelik olumlu tanımlamalar yapmakla birlikte bu müzik hakkında daha fazla bilgi edinme isteğindedirler. Klasik müzik hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarının bilincinde olup eğitimlerinde muhakkak bu müzikle ilgili bir derse dahil olma düşüncesindedirler

Klasik müzikMüzikMüzik tercihi+3
Kerem Kayhan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite akademik çevresinin klasik müzik ile ilgili beğeni tutumları ve akademik alanları arasındaki ilişki

Bu tezde, Ankara'da mevcut üniversiteler bünyesinde görev yapmakta olan akademisyenlerin klasik müziğe olan beğeni tutumları, alanları bazında ilgi düzeyleri ve alanlar arasındaki yakınlık karşılaştırmaları, yapılan anket sonucu ölçülmüş ve yorumlanmıştır. Anket soruları içerisinde mevcut olan bazı sorular üzerinde hipotezler kurulup sonucun daha sağlıklı çıkması için istatistiksel çalışmalarla desteklenmiştir.İlgi ve beğeni kavramlarının esas alındığı bu tezde, klasik müzik sanatına akademisyenler tarafından her yönden ne tür yaklaşımlar sergilendiği, anket verileri sonucu ortaya konmuştur.Akademik çevrenin klasik müziğe olan yakınlık ve uzaklık tutumları anket dahilinde gerçekleştirilen bu tezin ana fikrini meydana getirmekte olup, çıkan sonuçlar ?SPSS? programı kullanılarak kesin sonuçları alınmıştır. İstatistik veriler çerçevesinde ispatlanmış ve yorumlanmıştır.

Akademik personelAkademisyenlerKlasik müzik+2
Levent Hatay
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi müzik modernleşmesinin Türk Beşleri'nin keman konçertolarına yansımaları

"Cumhuriyet Dönemi Müzik Modernleşmesinin Türk Beşleri'nin Keman Konçertolarına Yansımaları" başlıklı bu tezin amacı, Cumhuriyet dönemi Müzik İnkılabı temel düşüncesinin Türk Beşleri olarak adlandırılan bestecilerin keman konçertolarına ne kadar yansıdığının incelenmesidir. Bu tezde, betimlemeli-çözümlemeli araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle modernleşme kavramı ile bağlantılı olarak Türk modernleşmesi ve Cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrası yapılan gelişmeler ile ilgili bilgiler verilmiştir. Daha sonraki bölümlerde incelenen bestecilerin kısa biyografileri ve bestecilik özelliklerinden söz edilmiş, keman konçertoları ayrıntılı ve örnekler verilerek incelenmiştir. Ortaya çıkan bulgularla; Cemal Reşit Rey ve Ulvi Cemal Erkin'in keman konçertolarında Müzik İnkılabı temel düşüncesini yansıtan bir yapı kullanıldığı gözlemlenmiştir. Ahmed Adnan Saygun ve Necil Kazım Akses'in konçertolarında ise; bu görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Müzik Modernleşmesi, Müzik İnkılabı, Türk Beşleri, Keman Konçertosu.

BestekarlarBeşler GrubuCumhuriyet Dönemi+6
Gülümser Gizem Aytüre
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

12-14 yaş grubu çocukların müziğe ilişkin tutumları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, 12-14 yaş grubu çocukların müziğe ilişkin tutumları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişki belirlenmiş ve bazı değişkenlere göre çocukların müziğe ilişkin tutumları ve sosyal beceri düzeyleri incelenmiştir. Araştırmada var olan durumun belirlenmesine çalışıldığı için betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim öğretim yılında Ankara'nın farklı yaşam seviyesinde yaşamakta olan ve bu nedenle Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Mamak ve Yenimahalle merkez ilçelerinden seçilen 424 kız (%52,8) ve 379 erkek (%47,2) olmak üzere toplam 803 birey oluşturmaktadır. Araştırmada, çocukların müziğe ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla Müziğe İlişkin Tutum Ölçeği, sosyal beceri düzeylerini belirlemek amacıyla Çocuklar İçin Sosyal Beceri Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde SPSS 21 programından yararlanılarak frekans, yüzde, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, t-testi, Tek yönlü varyans analizi ve Tukey HSD testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 1.Çocukların müziğe ilişkin tutumları ile sosyal beceri düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna göre, çocukların müziğe ilişkin tutumları arttıkça sosyal beceri düzeyleri de artmaktadır. 2.Çocukların Ankara'da yaşadıkları merkez ilçelere göre müziğe ilişkin tutumlarında anlamlı bir fark bulunurken, sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. 3.Çocukların cinsiyetlerine göre hem müziğe ilişkin tutumlarında hem de sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Kızların müziğe ilişkin tutumları ve sosyal beceri düzeyleri erkeklerden daha yüksek bulunmuştur. 4.Çocukların yaşlarına göre hem müziğe ilişkin tutumlarında hem de sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur. 13 yaşındaki çocukların müziğe ilişkin tutumlarının 14 yaşındaki çocuklardan daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer yandan 12 yaşındaki çocukların sosyal beceri düzeyleri 13 ve 14 yaşındakilere göre daha yüksek bulunmuştur. 5.Çocukların okullarındaki başarı algılarına göre hem müziğe ilişkin tutumlarında hem de sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Akademik başarı algısı yüksek olan çocukların müziğe ilişkin tutumları ve sosyal beceri düzeyleri başarı algısı orta ve düşük olan çocuklara, akademik başarı algısı orta olan çocukların da düşük olanlara göre müziğe ilişkin tutumları ve sosyal beceri düzeyleri daha yüksek bulunmuştur. 6.Çocuklarının anne ve babalarının eğitim durumuna göre hem müziğe ilişkin tutumlarında hem de sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. 7.Flüt ve melodika dışında bir müzik enstrümanı çalıp çalmamaya göre çocukların hem müziğe ilişkin tutumlarında hem de sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Bir müzik enstrümanı çaldığını belirtenlerin müziğe ilişkin tutumları ve sosyal beceri düzeyleri bir enstrüman çalmadığını belirtenlere göre daha yüksek bulunmuştur. 8.Herhangi bir müzik kursu alıp almama durumlarına göre çocukların hem müziğe ilişkin tutumlarında hem de sosyal beceri düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Bir müzik kursu aldığını belirtenlerin müziğe ilişkin tutumları ve sosyal beceri düzeyleri müzik kursu almadığını belirtenlere göre daha yüksek bulunmuştur.

ErgenlerMüzikMüzik eğitimi+7
Esra Güven
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Skryabin'in evreninde teozofi ve sembolizm

20. yy'ın ilk çeyreği Rusya'da sanat hayatı için çok verimli bir dönem olmuştur. Rus şiiri "Gümüş Çağı" nı yaşamaktayken diğer sanat dalları da bu dönemin etkileriyle değişmektedir. Bu döneme damgasını vuran en önemli akım ise sembolizm olmuştur. Rus şiiri sembolizm akımı etrafında şekillenirken Rus müziğinde de bu etkinin yansımaları hissedilmiştir. Aleksandr Skryabin Rus müziğinde sembolizm akımının en önemli temsilcilerinden biridir. Müziğinde kullandığı sembolist ögeler üslubunun ayrılmaz bir parçası olmuştur. Teozofi doktrinine duyduğu ilgi düşünce dünyasını şekillendirmiştir. Teozofik fikirleri müziğinde kullandığı simgelerin de kaynağı olmuştur. Bu tezin amacı, Skryabin'in teozofik ve sembolist hareket etrafında şekillenmiş olan düşünce dünyasının eserlerine nasıl yansıdığını araştırmaktır. Anahtar Kelimeler: Skryabin, Teozofi, Sembolizm, Mistik Akor

Klasik müzikPiyano sonatıRus müziği+3
Yiğit Salih Koy
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs'ta 1970-2015 yılları arasında popüler müzik akımlarının tüketim yönünden değişimi

Popüler kültür olgusuyla birlikte müzik endüstrisinin bir parçası olan popüler müzik, kültürel olgularla bağlantılı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu araştırma Kuzey Kıbrıs sınırları içerisinde, popüler müzik tüketiminin 1970-2015 yılları arasındaki görüntüsünü ortaya çıkarmaktadır. Araştırma evrenini oluşturan müzik marketler ile "Görüşme Yöntemi" uygulanarak, bulgular ortaya çıkartılmış ve elde edilen bulgular ışığında durum analizi yapılmıştır. Popüler müzik olgusu çeşitli yıllara ve toplumsal olaylara göre değişkenlik göstermektedir. Bu değişkenliğin sebepleri ve sonuçları Kuzey Kıbrıs evreni ile sınırlı olarak açıklanmıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk CumhuriyetiMüzikMüzik tercihi+1
Ramadan Birer
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Besteci, müzikolog Kemal İlerici'nin "Bestecilik Bakımından Türk Müziği ve Armonisi" ve öğrencisi M. Ertuğrul Bayraktarkatal'ın makamsal armoni yaklaşımları

Tanzimat dönemi Osmanlı İmparatorluğu'unda her alanda olduğu gibi müzik alanında da yenileşmeler söz konusudur. 19'uncu yüzyıldan Cumhuriyet sonrası dönemi kapsayan bu süreçte, Türk müziği birçok yönüyle tartışılmaya başlanmıştır. Yenileşme döneminde ortaya çıkan fikirlerden bir diğeri ise Türk müziğine armoninin tatbik edilmesidir. Türk müziği ezgilerinin armonize edilmesi kurumsal olarak Muzika-yi Hümâyun'da Donizetti Paşa ile başlamış ve sonrasında da sürmüştür. Bu süreçte Türk müziğinin kendi yapısından kaynaklanacak bir armoni arayışı ortaya çıkmıştır. Besteci ve müzikolog Kemal İlerici (1910-1986) 1970 yılında ilk kez yayınlanan "Bestecilik Bakımından Türk Müziği ve Armonisi" başlıklı eserinde kullandığı ezgi analiz yöntemleriyle Türk müziği makamlarını detaylı olarak incelemiştir. Türk müziğinin sorunlarına çözüm getirmesi amacıyla Hüseynî makamını anamakam olarak seçmiş ve bu makamdan yola çıkarak Türk müziği makamlarının iç yapısından kaynaklanan makamsal bir armoni sistemi ileri sürmüştür. Kemal İlerici'nin makamsal armonisi, Türk müzik modernleşmesi tarihindeki yeri, besteciler açısından doğuracağı yeni tınısal olanaklar açısından önemli görülmektedir. Kemal İlerici sistemi, Türk müziğinde yer alan ilk kapsamlı ve özgün armonik kuramdır. Kemal İlerici, bu sistemle birçok öğrenci yetiştirmiştir. Bu çalışmada, Kemal İlerici'den en uzun süre ders alan ve sistemini iyi bilen öğrencilerinden M. Ertuğrul Bayraktarkatal'ın, öğretmeninin sistemi üzerine yaklaşımları ve "makamsal ezgi çekirdekleri" nin sunduğu yeni armonik olanaklar, bu yeni makam algısı çerçevesinde incelenmiştir.

Bayraktarkatal, Melik ErtuğrulBestekarlarBesteler+7
Erdinç Yalınkılıç
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

W. A. Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma Operası'nda işlenen oryantalizm olgusu

18. yüzyılda ortaya çıkan oryantalizm olgusu pek çok alanda işlenmiş, kendisini göstermiş, göz ardı edilemeyecek bir şekilde; coğrafi keşiflerin ardından Reform Hareketleri ve Rönesans'la birlikte yükselen Avrupa medeniyetlerini kültürel anlamda etkilemiştir. Batı'nın Doğu'ya bakışı, kültürel, beşerî, toplumsal farklar göz önüne alınırken, bir bakış açısı olarak dikkat çekmektedir. Başarısızlıkla sonuçlanan II. Viyana Kuşatması'nın ardından, politik açıdan Avrupa'nın Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bakışı değişmiştir. Bu durum üzerine çeşitli sanat eserleri ortaya konmuştur. Saraydan Kız Kaçırma Operası incelendiğinde, bu olgunun pek çok öğe ile birlikte ortaya çıktığı, çeşitli oryantalist elementler bulundurduğu anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, oryantalizm olgusu ve Saraydan Kız Kaçırma Operası'nda Mozart'ın müziğine nasıl yansıdığı ele alınmıştır. Bununla birlikte dönemin Viyana'sı ve II. Viyana Kuşatması'nın Avrupa'da nasıl bir etki yarattığına değinilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nun duraklama dönemine girmesi ve toprak kaybetmeye başlaması Batı'nın gözünde onun otoritesini sarsmıştır. Oryantalizm olgusu bu antlaşmalardan ve Batı'nın siyasi üstünlük kurmaya başlamasından da beslenmiştir. Diğer yandan bu durumla birlikte o sırada Türk modası ve doğunun egzotikliği de sanatsal anlamda yine Batı'yı etkilemiştir. Mozart'ın Saraydan Kız Kaçırma Operası da bunun önde gelen örneklerindendir.

18. yüzyılMozart, Wolfgang AmadeusMüzik+5
Ülkü Gencay Atabay
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1934-1936 yılları arasında İstanbul ve Ankara radyolarından geleneksel Türk (Alaturka) musikisinin yayınlarının yasaklanması ve Türk toplumuna olan etkileri

Bu çalışma, Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzik ve Sahne Sanatları Anabilim Dalı, Tezli Yüksek Lisans programı olarak hazırlanmıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye'de, 1934 – 1936 yılları arasında, Ankara ve İstanbul Radyoları'ndan, Geleneksel Türk Musikisi'nin (Alaturka) yasaklanmasını incelemek ve halka olan etkilerini açıklamaktır. Çalışmada ele alınacak olan konulara, Osmanlı'nın eski dönemlerinde oluşturduğu müzik eğitim kurumlarından başlanmıştır. Ayrıca, bahsedilmiş olan eğitim kurumlarının, hem Geleneksel Türk Musikisi'ne olan katkılarına kısaca değinilmiş, hem de Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme dönemine kadar olan süreçteki, modernleşme çabaları ve Batı müziği ile olan ilişkileri ele alınarak, modernleşme bağlamında oluşturulmuş kurumlar da incelenmiştir. Çalışma, Radyoların dünyadaki gelişimi hakkında bilgi vermiş, Türkiye'deki radyo gelişimine de değinerek, 1934-1936 yılında, Geleneksel Türk Musikisi'nin (Alaturka), Ankara ve İstanbul Radyoları'ndan yasaklanmasının nedenleri ve yarattığı sonuçları üzerinde detaylı bir incelemede bulunmuştur. Son olarak, Türkiye'de radyoların, o tarihlerdeki radyo kapasiteleri – yayın güçleri – Türkiye genelinde bulunan bölgelerdeki radyo aboneleri, radyoların müzik yayınları ve saatleri, Geleneksel Türk Müziği'nin (Alaturka) bu yayınlara göre oranı hakkında inceleme yapılmıştır.

Geleneksel Türk sanatıModernleşmeMüzik+7
Cevdet Mithat Canver
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şarkışla yöresi kadın ağzı türkü yakma ve söyleme gelenekleri

Bu çalışmada, Sivas ili, Şarkışla yöresi kadın ağzı türkülerin varlığının araştırılması, bilinmeyen türküler var ise gün yüzüne çıkarılması ve derlenmesi, yöre halkının kültürel davranışlarını incelemeye alınmış, görüşme ve ses kayıtları kullanılarak yazıya dökülmüştür. Tez içeriğinde, Şarkışla yöresine ait geleneksel yaşayış biçimlerine ve adetlerine, türkü aktarmak amacıyla yapılan faaliyetlere örnekler verilmiştir. Ayrıca Şarkışla Yöresine ait örnek kadın ağzı türkü incelemeleri ve daha önce gün yüzüne çıkmamış 2 adet kadın ağzı türkü derlemesi yapılmıştır. Şarkışla Yöresinde türkü söyleme geleneğinin, nerelerde ve ne şekilde söylendiği, hangi amaçla yazıldıklarından bahsedilmiştir. Örnek Şarkışla adetleri bölümünde; kadınların türkü yakma ve söyleme alışkanlıklarının ne gibi durumlardan meydana geldiğinden bahsedilmektedir. Yöreye özgü iş yapma biçimleri, hangi işçilikleri yaptıkları ve bu işlerde söylenen mani ve türküler örneklerle anlatılmaktadır. Türkü ve mani üretme yetenekleri, bu yeteneklere nasıl sahip oldukları, bu yetilerini ne şekilde ve ne amaçla kullandıkları açıklanmıştır. Görüşme bölümünde Şarkışla'da doğup büyüyen, yöre ve gelenekleri hakkında bilgi sahibi olan THM sanatçısı İhsan Öztürk ve TRT repertuvarında bulunan bir çok Şarkışla türküsüne kaynak kişi olan Medine Köseoğlu ile Şarkışla gelenekleri ve kadın ağzı türküler ile ilgili ses ve görüntülü kayıt vasıtasıyla söyleşi yapılmış, görüşmeler yazıya aktarılmıştır. Kadın ağzı türküler bölümünde; kadınların yaktığı türkülere örnekler verilmiştir, Örnekler türkülerin hikayeleri, söz ve nota analizleriyle sunulmuştur. Medine Köseoğlu'ndan alınan, literatürde bulunmayan 2 adet türkü derlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sivas / Şarkışla Yöresi, Kadın Ağzı Türküler, Geleneksel Adetler

Kadın akademisyenlerMüzikMüzik eserleri+3
Kutay Öztürk
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Disiplinlerarası bağlamda Iannis Xenakis ve Philips Pavyonu tasarımı

Bu çalışma; müzik, mimari ve görsel sanat dallarının sentezinden oluşan Philips Pavyonu ve tasarımcısı Iannis Xenakis ile ilgili kaynaklar taranarak disiplinlerarası bir boyutta ele alınmıştır. Bu kapsamda pavyonun içerisinde sergilenen 'Elektronik Şiir' adlı gösteri için tasarlanan akustik ve mimari bileşenler ve ortaya çıkan bu mimari tasarımın müzik ve görsel sanatlar disiplinleri ile nasıl bir arada 'multimedya' gösterisi adı altında sunulduğu incelenmiştir. Çalışmanın kavramsal çerçeve bölümünde disiplinlerarasılık kavramı ve Xenakis'in biyografisi yer almakta olup bulgular bölümünde ise Philips Pavyonu'nda gerçekleştirilen Elektronik Şiir'in bileşenlerine ve çalışmanın detaylı analizine yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise Philips Pavyonu ve Elektronik Şiir'in bileşenleri çağdaş bir perspektifte ele alınarak günümüz çağdaş sanatına yansımaları, farklı örneklendirmelerle gösterilmiştir.

AkustikBestekarlarBesteler+4
Alperen Yalçın
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de popüler müzik kültürünün yaygınlaştığı 1960'lı ve 1970'li yıllarda Samsun

Popüler müzikler, teknolojinin ve müzik endüstrisinin gelişimi ile birlikte, dünyada her geçen gün hızlı biçimde yaygınlaşmaktadır. İletişim ağları aracılığıyla farklı kitlelere ulaşan popüler müzikler; müzisyenlerin ve toplumların değişik kültürlerin müzikleriyle karşılaşmasını ve aynı zamanda müzik endüstrisinin yönlendirmiş olduğu yeni üretilen popüler müziklerle etkileşime girmesini sağlamaktadır. Toplumların hayatlarına giren yeni müzik türleri, o güne dek var olan müzik kültürlerini geri plana iterek modern bir müzik algısını insanların hayatlarına inşa etmektedir. Samsun ili örneğinde ise 1960'lı ve 1970'li yıllarda popüler müzikler; şehirde düzenlenen konserler, radyo programlarında yapılan popüler müzik yayınları, yazılı ve basılı medya aracılığıyla yaygınlaşmaya başlamış, müzisyenlerin ve dinleyicilerin popüler müziklere olan ilgilerini arttırmıştır. Plak, kaset ve film endüstrisinin gelişimi ile birlikte Samsun'da daha da yaygınlaşan popüler müzikler, insanların müzik tarzlarına ve sosyal yaşantılarına etki etmiştir. Yeni ve farklı olan bu müziğe ilgilerin daha da artması, müzisyenleri ve insanları çeşitli popüler müzik enstrümanlarına yöneltmiş, bu yönelimin beraberinde ise şehirde farklı tarzlarda popüler müzik grupları kurulmuştur. Çalışmada; Samsunlu müzisyenlerin popüler müzik çalgılarına ve topluluklarına yönelimlerinin nasıl olduğu, dünyadaki tanınmış popüler müzik gruplarının o dönemde kullandıkları çeşitli moda akımlarının Samsunlu müzisyenlerin ve dinleyicilerin giyim, kuşam, müzik icra biçimlerini ne şekilde değiştirdiği ve popüler müzik kültürünün var olan müzik kültürüne ve toplumsal yaşantıya ne gibi etkileri olduğu araştırılmıştır.

ModernleşmeMüzikMüzik kültürü+3
Oğulcan Pehlivan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Halmammedov senfoni no.1 müzikal yapı analizi, şeflik ve yorum rehberi

This thesis provides musical structure analysis and conductorial guidance on the performance and interpretation of Nury Halmammedov's Symphony No.1. The methodology follows deconstruction of the work from macro structures of form and tonal landscapes to microstructures of phrase and musical figures. Textures of the musical language structure are taken apart to reveal dynamic, rhythmic and tonal layering with proofs obtained from the orchestration. The relation of the composer's musical language with that of traditional Turkmen music is held in focus. Musical context analysis is extended through an insight on the interpretory psychological elements of the work. Guidence on the interpretation of the work from a conductor's approach is reached through this analysis and definite instructions on conductorial grammer, gestural posture and expressive gestures are offered for each section making up the complete work.

Halmammedov, NuryClassical western musicMusical analysis+3
Rustam Rahmedov
Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Döneminde yazılan nota okuma kitaplarının öğretim ilkeleri ve içerikleri açısından incelenmesi

Bu araştırmada, Cumhuriyet döneminde yazılan nota okuma kitaplarının öğretim ilkeleri ve içerikleri incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ile ele alınan bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırmada incelenen dört kitap, ülkemizdeki müzik eğitim kurumlarında temel nota okuma eğitiminde kullanılmaktadır. Kitaplar hedeflenen öğretim ilkelerinin kazandırılması doğrultusunda öncelikle temel müzik bilgilerinin öğrenilmesine yönelik içerik sunmaktadırlar. Bu bilgiler ışığında yazılan nota okuma alıştırmaları araştırmada incelenen kitapların bazılarında tonal, bazılarında ise makamsal ve/veya modal ses dizileriyle oluşturulmuştur. Nota okuma alıştırmalarında tercih edilen ses genişlikleri, nota uzunlukları, artikülasyon ve noktalama işaretleri, anahtarlar, tartım kalıpları, ölçü ve benzeri bütün donanımlar araştırmada incelenen kitaplarda benzer veya farklı şekilde kullanılmıştır. Araştırma sonucunda kitapların öğretim ilkelerinde temel benzerlikler olmakla birlikte içerik ve öğretime yaklaşımları açısından bazı farklılıkların olduğu anlaşılmış, araştırmada bu benzerlik ve farklılıklara yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nota, Nota Okuma Alıştırması, Tartım, Ölçü

Cumhuriyet DönemiKitaplarMüzik+5
Hasan Açılmış
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk Sanat Müziğinin Türk Halk müziği ile karşılaştırılarak incelenmesi

Anadolu kaynaklı müzik geleneği Halk Müziği ve Sanat Müziği olmak üzere günümüzde iki parçalı durumdadır. Türk Sanat Müziği makamlı bir müzik türüdür. X.yüzyılda yaşamış olan Farabi'den Timurlek'in öldüğü 1405'e kadar geçen süre Türk Müziğinin nazari yönleriyle açıklandığı ve yazıya aktarılmaya başlandığı oluşum dönemini kapsamaktadır. Türk Sanat Müziği ciddi anlamda üzerinde yaşanılan toprakların, milletlerin müziklerinden etkilenmiştir. Bizans kilise müziği ve diğer milletlerin müziklerinden yararlanılmıştır. Bu sanat dalında yer alan birçok makam Osmanlı üzerinde hâkimiyet süren toplumlardan alınmıştır. 17.yüzyılın ortalarından Lale Devri'nin sona erdiği 1730'a kadar Avrupai, Barok ve Rokoko etkilerinin Osmanlı sarayına nüfus ederek zamanın doğu kültürüyle apayrı bir sentez oluşturduğu Klasik dönem süregelmiştir.1730'dan İsmail Dede Efendi'nin 1836'daki ölümüne dek uzanan dönem son dönem 1745'e kadar süren akım Romantik dönem 20.yüzyılın ortalarından bugüne kadar olan dönem ise çağdaş dönemdir. Halk Müziği, toplumun içinden gelen insandan insana aktarılarak yaşayan, sürekliliği bulunan yüzyıllar boyunca toplumların kendi öz kültürleri ile bezenen halk tarafından genel kabul görerek yaşayan bir müzik türüdür. Dünyanın neresinde olursa olsun halk şarkıları kent kültürünün dışında üretilmiştir. Neredeyse yeryüzündeki her millete ait bir Halk Müziği bulunur. Halk Müziği'nin Anadolu'ya özgü biçimine Türk Halk Müziği denir. Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği türlerini birbirinden kesin çizgilerle ayırmak mümkün değildir. Sanat Müziğinde kullanılan makamların birçoğu Halk Müziğinde de kullanılmaktadır. Ritim yönünden de basit usullerin çoğu Halk Müziğinde de kullanılmıştır. Temelde bir bütünün parçalarıdır. Her iki türünde tarihsel gelişimi incelenecek olup Sanat Müziği'nde makam Halk Müziğinde ayak, dizi kavramları geniş bir şekilde ele alınıp benzer ve farklı yönleri ele alınacaktır. Halk Müziğindeki ayaklar Sanat Müziğinde hangi makama uygun geliyor, iki türün ezgisel yapısı ve aynı zamanda türkü özelliği taşıyan Türk Sanat Müziği parçalarına da yer verilecektir.

Halk müziğiMüzik tarihiSanat müziği+3
Gülşah Karakaş
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman yöresi halk oyunlarının kültürel olgu ve sosyolojik ögeler açısından incelenmesi

Halk oyunu, bir bölgenin sosyolojik alt yapısını içerisine alan, bunu da kültürel zenginlikleri ve yaşayış biçimiyle özdeşleştiren bir sanat dalıdır. Adıyaman, Türkiye'nin güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alan ve medeniyet geçmişi oldukça derin olan ve bünyesinde farklı etnik kökenleri birlikte barındıran kozmopolit bir şehirdir. Bu çalışmada, Adıyaman ilinde günümüzde unutulmaya yüz tutmuş halk oyunları araştırılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, yapılan kaynak taramaları sonucunda çok fazla bir dokümana rastlanamamış olup, çalışma bölge insanı ile yapılan doğrudan görüşmeler ve bu konuda uzman kişiler ile yapılan bilgi paylaşımları sayesinde yürütülmüştür. Öncelikle halk oyunlarının ayrılmaz bir parçası olan halk müziği hakkında kısa bilgiler verilerek halk oyununun farklı tanımları ve kültürümüzdeki yeri incelenmiştir. Ardından Adıyaman hakkında genel bilgiler verilip, Adıyaman'ın coğrafi konumuna kısaca değinilmiştir. Adıyaman yöresindeki halk oyunları, oynanış formları, Adıyaman halk oyunlarının adları ve gruplandırılması, Adıyaman halk oyunlarındaki bazı gelenekleri, oyun yeri, incelenen beş oyunun notaları, öyküleri ve oynanış şekilleri, halk oyunları kıyafetleri ve günlük yaşama yansıma durumları saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda, oyunların ve özel günlere ait eski geleneklerin kaybolmaya başladığı, geçmiş dönemlere ilişkin yöresel kıyafetlerin modern yaşantı karşısında tutunamadığı tespit edilmiştir.

AdıyamanHalk kültürüHalk müziği+3
Sultan Bilget Güçlüer
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Orff çalgılarının anasınıfı çağındaki çocukların ritim becerilerinin geliştirilmesi üzerindeki etkisi

Orff yöntemi, 5 ve 6 yaş sınırından itibaren çocuklarda ritim becerilerini geliştirmeye yönelik bir eğitimdir. Bu yöntemle amaçlanan çocuklar eğlenerek müziği öğrenmeleri, doğaçlamayla birlikte yaratıcılık durumlarının geliştirilmesi, basit ritim çalgılarıyla müziğe eşlik etmeleri, belli bir disiplin altında gruba ait olma duygusunu, mantıksal düşünme ve dil becerilerini geliştirmek amaçlanmaktadır. Okulöncesi dönemde verilen müzik eğitimi ile çocuğun bilişsel duyuşsal ve psikomotor becerileri gelişerek ilköğretim basamağına zemin hazırlamaktadır. 5-6 yaş aralığındaki çocukların kişilik gelişimine katkıda bulunarak kendini daha iyi bir şekilde ifade edebilmesi amacıyla uzman kişiler tarafından uygulanan Orff yöntemini anlattığımız çalışmamız beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın ilk bölümünde literatür taraması yapılarak çocuğun gelişimsel dönemleri, müziğin çocuk üzerindeki etkileri, müzikte aktif öğrenme yaklaşımları ve Orff yöntemi incelenmiştir. Çocuğun gelişimsel dönemleri kişisel gelişimle ilgili temel kuramlardan yola çıkılarak incelenmiş ve çocuk gelişimindeki evreler müzik eğitimi ile ilişkilendirilerek açıklanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuca göre okulöncesinde çocukların gelişim dönemlerine önem verilerek ilgi ve becerilerine göre planlar oluşturulmalı, anasınıfı öğretmenleri çocukların ders içerisindeki etkinliklerde gönüllü ve aktif olmalarını sağlamalıdır. Orff yöntemindeki etkinlikler çocukların yaş, hazırbulunuşluk düzeyleri, olgunlaşma süreçleri dikkate alınarak gerçekleştirmelidir. Anasınıfı öğretmenleri derslerinde Orff yöntemini öğretirken basit ritimli kalıplara yer vermeli ve Orff çalgılarından çocukların en iyi şekilde yararlanmalarını sağlamalıdır. Anahtar Kelimeler: Gelişimsel Dönemler, Aktif Öğrenme Yaklaşımları, Orff Eğitimi ve Orff Çalgıları.

AnasınıflarıBeceri kazandırmaMüzik+7
Elif Alev Sandıkcı
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ses eğitimi için yazılmış piyano eşlikli Türk müziği eserlerinin incelenmesi

Bu araştırmada; çeşitli yazarlar tarafından ses eğitimi için hazırlanmış olan ve özellikle piyano eşlikli Türk müziği eserlerinin yer aldığı kaynak kitapların incelenmesi yapılmıştır. Araştırmada incelenecek kaynak kitap sayısı beş (5) olarak sınırlandırılmıştır. İncelenen kitaplar müzik eğitim kurumlarında ses eğitiminde kaynak, yardımcı veya ders kitabı olarak kullanılmaktadır. İncelenen kaynak kitapların çeşitli yönlerden karşılaştırılarak ortak ve farklı yönlerinin araştırılması yapılmıştır. Kitapların içinde yer alan eserlerin çeşitli teknik özellikleri (ölçü, ton-makam, yöresi, ses genişliği, insan ses gruplarına göre farklı tonları (transpoze), eşlik (öğretmen-öğrenci-solist-piyanist), düzey, biçim) eğitimdeki işlevi, şan ve piyanoya uygunluk, sahne için kullanılabilirliği vb. bakımlardan irdelenerek araştırma yapılmış ve çeşitli tablolar oluşturulmuştur. Sonuç olarak, şan eğitimi ve dinleti kültürü için farklı düzeylerde eserlere ihtiyaç duyulmaktadır. Çok seslendirilmemiş veya eşliksiz Türk müziği eserlerinin (THM-TSM-POP vb.) uygun bir şekilde (piyano, gitar, çalgı grupları, orkestra vb.) eşlikli hale getirilmesi, eserlerin insan ses gruplarına göre transpoze yapılması, eşlik yazma ile ilgili eğitimlerin geliştirilmesi, bu konuda yapılan çalışmaların desteklenmesi, mevcut repertuarın geliştirmesi ve sahne performansları için yeni eserlerin kazandırılması sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ses Eğitimi, Şan, Piyano Eşlikli Türk Müziği.

EğitimMüzikMüzik eserleri+7
Eser Baş
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Video destekli keman öğretiminin (7–15) yaş arası bireylerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor davranışlarına etkisi

Video Destekli Keman Öğretiminin (7–15) Yaş Arası Bireylerin Bilişsel, Duyuşsal ve Psikomotor Davranışlarına Etkisini belirlemeyi amaçlayan nitel ve nicel verilere dayalı bir araştırmadır. Nicel deneysel desende öğrenciler, deney ve kontrol grupları olarak 9'ar kişiden oluşturulup, yansız atama yoluyla (random) seçilmiş ve atanmışlardır. İki gruba da haftada bir ders (45 dakika) olmak üzere 9 hafta boyunca bireysel keman eğitimi verilerek dersler anlık olarak videoya kaydedilmiştir. Araştırmada Keman Çalma Becerisi Gözlem Formu (KÇBGF) ve Öğrenci Görüşleri Gözlem Formu (ÖGGF) olmak üzere iki adet ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda genel olarak Video Destekli Keman Öğretiminin (7–15) Yaş Arası Bireylerin Bilişsel, Duyuşsal ve Psikomotor Davranışlarına Etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilişsel davranışlarDuyuşsal davranışlarKeman+4
Ayşe Gülay Şahin
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki çocuklarda müzik eğitimi

Okulöncesi eğitimi çocuğun eğitim-öğretim hayatına attığı ilk adımı olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla bu dönemde atılan sağlam adımlar çocuğun sonraki eğitim-öğretim hayatı için son derece belirleyicidir. Okulöncesi eğitimi sürecinde verilen sanat ve beceri eğitimleri de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Sanat ve beceri eğitimlerinin bir parçası olan müzik eğitimi yoluyla da okulöncesi dönem çocuklarına bilişsel, sosyal, psikomotor, dilsel ve duyuşsal beceriler kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu beceri alanlarının geliştirilmesinde müzik etkinliklerinin önemi hem bilimsel olarak hem de eğitimcilerimizin veri ve görüşleriyle olumlu olarak desteklenmektedir. Okulöncesi dönem çocuklarda müzik eğitimini incelememizin temel amacı sanat ve müzik eğitimi ile okulöncesi dönem eğitiminin kapsamının ne olduğunu, bu sürecin ne kadar sağlıklı işlediğini, eğitimcilerimizin yeterlilik düzeylerini, okulöncesi dönemde müzik eğitimiyle çocuğa nelerin kazandırılabileceğini araştırmak ve bunlarla ilgili öneriler sunmaktır. Söz konusu araştırmamız altı bölümden oluşmaktadır. İlk dört bölümde, sırasıyla, okulöncesi eğitiminin kapsamı, sanat eğitimi, müzik eğitimi ve okulöncesi müzik eğitimi alanlarında literatür taramaları yapılarak incelemelerde bulunulmuştur. Beşinci bölümde araştırmada kullanılan yöntem ve teknikler belirlenmiş ve altıncı bölümde ise anket tekniği kullanılarak okulöncesi eğitimcilerimizin müzik dersi hakkındaki görüşleri analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar müzik eğitiminin çocuklar üzerinde son derece olumlu etkilere sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Okulöncesi dönem çocuklarının gelişimlerinde bu kadar önemli bir rol oynayan müzik eğitiminin gerek eğitimcilerimiz gerekse okullarımızın donanım yeterliliği açından daha sağlam temellerle desteklenmesi gerektiği araştırma bulgularımızda da görülmektedir. Üst eğitim kademelerinin daha nitelikli hale gelmesi için okulöncesi dönemde gelişigüzel yapılan sanat ve beceri etkinliklerinin yerini bilinçli, donanımlı, kuramsal ve daha nitelikli çalışmalara bırakması gerekmektedir. Gelişim dönemleri için son derece önemli olan müzik veya sanat gibi etkinliklerinden çocukların tam anlamıyla faydalanmaları sağlanmalıdır.

Müzik eğitimiOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+1
Bernagül Aylaz
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarında materyal olarak şarkı kullanımı: Trabzon ili örneği

Bu araştırma okul öncesi kurumlarda öğretilen şarkılarla ilgili olarak ortak ve farklı olan özellikleri tespit edebilmek, örneklemden yola çıkarak genel bir izlenim oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın evrenini okul öncesi kurumlar, örneklemini ise Trabzon ili oluşturmaktadır. Tezi oluştururken yarı yapılandırılmış görüşme formu ve nitel araştırma türlerinden literatür tarama yöntemleri kullanılmış, elde edilen veriler Excel programından yararlanılarak tablo haline getirilmiştir. Araştırma sonucunda; okul öncesi kurumlarda ortak bir şarkı repertuarı olmamasına rağmen çoğunlukla aynı şarkıların kullanıldığı, okul öncesi kurumlarda görev yapan öğretmenlerin kendi aralarında bilgi paylaşımında bulunduğu ya da internette bulunan okul öncesi sitelerden yararlandığı gözlemlenmiştir. Örneklem dahilinde görüşülen öğretmenlerin kendilerini müzik alanında yetersiz gördükleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

Eğitim araçlarıEğitim kurumlarıEğitim yöntemleri+4
Pelin Kayacı
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk operasında üç öncü kadın: Semiha Berksoy, Saadet İkesus Altan, Leyla Gencer

Kaynak tarama yöntemi kullanılarak hazırlanan bu çalışmada ilk olarak opera sanatının tanımı yapılarak sözcük anlamı, operayı oluşturan yapı taşları, türleri, operanın bölümleri ve anlatım gücünden bahsedilmiştir. Daha sonra Dünya'da Opera Sanatı başlığı altında opera sanatının dünya' da ki gelişimine yer verilerek nerede ortaya çıktığı, ilk kimler tarafından bulunduğu, bu alanda yapılmış ilk eserler, hangi evrelerden geçtiği ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Türkler Opera Sanatı ile ilk olarak Osmanlı Devletinde tanışmışlardır. Daha sonra Cumhuriyet'in ilanı ile birlikte Opera Sanatı ile ilgili ciddi çalışmalara başlanılmıştır. Bu bağlamda Türklerin opera sanatında ki süreçleri 'Osmanlı Devletinde Opera'ile 'Cumhuriyet Dönemi Türk Operası ve Atatürk' olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir Dünya'nın her yerinde opera sanatının tanınması, gelişimi ve insanlara aktarımında opera sanatçılarının çok büyük bir payı olmuştur. Bu bizim ülkemiz içinde geçerli bir durumdur. Ülkemizde opera sanatı ile ilgili ilk ciddi atımlımlar cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk'ün direktifleri doğrultusunda gerçekleşmiştir. Cumhuriyet ilanı sonrasında yetişen ilk opera sanatçılarımızdan olan Semiha Berksoy, Saadet İkesus Altan ve Leyla Gencer opera alanında hiçbir altyapısı olmayan bir ülkede gerek yurt içinde gerek de uluslararası arena da çok büyük başarılar kazanmışlardır. Bu doğrultuda ülkemizin birer sanat elçisi haline gelen sanatçılarımız, sanat faaliyetleriyle gerek icracı olarak gerekse opera alanındaki diğer çalışmalarıyla Türk Operasının gelişimine çok ciddi katkılar sağlamışlardır. Anahtar Kelimeler: Türk Operası, Öncü Kadın Opera Sanatçıları, Semiha Berksoy, Saadet İkesus Altan, Leyla Gencer

Berksoy, SemihaGencer, LeylaKadın sanatçılar+5
Rıza Utku Madak
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimine yönelik tutum ve öz yeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırma, müzik öğretmeni adaylarının bireysel ses eğitimi dersine yönelik tutum ve öz yeterlik algılarının değerlendirilmesine yönelik olarak gerçekleştirilmiş ve çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Bu amaçla müzik öğretmeni adaylarına Tülay Ekici'nin geliştirdiği bireysel ses eğitimi tutum ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen bireysel ses eğitimi öz yeterlik ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de bulunan üniversitelerin, Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği programlarında öğrenim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmakta, örneklemini ise, 2018-2019 akademik yılı Marmara Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Adnan Menderes Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören 101'i erkek, 173'ü kız olan 274 öğrenci oluşturmaktadır. Verileri toplama aracı olarak Ekici'nin (2012) bireysel ses eğitimi tutum ölçeği izin alınarak kullanılmış öz yeterlik ölçeği de araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Öz yeterlik ölçeği geliştirildikten sonra 3 uzmandan uzman görüşü alınmıştır. Verilerin analizinde, Araştırmanın alt problemlerine göre betimleyici analizler (yüzde ve frekans) ve t testi ve Anova ve Welch testleri yapılmıştır. Cinsiyet ve Mezun Olunan Lise Türüne göre Bireysel Ses Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği ve Bireysel Ses Eğitim Dersi Öz yeterlilik Ölçeği puanlarının değişimini belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Sınıf Düzeyi, Öğrenim Görülen Üniversiteye göre Bireysel Ses Eğitimi Dersi Tutum vi Ölçeği ve Bireysel Ses Eğitim Dersi Öz yeterlilik Ölçeği puanlarının değişimini belirlemek amacıyla varyansların homojen dağıldığı durumlarda Tek Faktörlü Anova, dağılmadığı durumlarda Welch Testleri yapılmıştır. Anova testi sonucunda anlamlı farklılık bulunduğu durumlarda farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla Sheeffe, Welch testi sonucunda anlamlı farklılıkların bulunduğu durumlarda ise farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla Games Howell testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda cinsiyet, sınıf, mezun olunan lise türü ve öğrenim görülen üniversite değişkenlerinde anlamlı farklılıklar görülmemiştir. Ancak bireysel ses eğitimi dersi tutum ölçeği sonucunda öğrenim görülen üniversite değişkeninde anlamlı farklılıklar görülmüştür. Bu sonuçlardan yola çıkılarak önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerMüzikMüzik eğitimi+4
Ahmet Karataş
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Orff eğitiminin 4-6 yaş grubu çocuklardaki müzik öz yeterlik algılarına etkisi

Bu araştırmada Orff yöntemi ile çocuklara verilen müzik öğretiminin çocukların öz yeterlik düzeylerine olan etkisi çocuğun cinsiyeti, yaşı, annesinin ve babasının müzik aleti çalıp çalmaması, anne ve babasının mesleği gibi değişkenler üzerinden incelenmiştir. Araştırmanın örneklem grubu olan 29 Kontrol, 39 Deney olmak üzere toplam 68 öğrencinin demografik özellikleri frekans ve yüzdelik olarak belirlenmiş, verilerin normal dağılım uygunluğunu belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi uygulanmıştır. Veriler 30'dan büyük, homojen ve normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler uygulanmıştır. Orff eğitiminin anaokulu çocukların müzik öz yeterlilik puanları ile demografik özellikleri arasında farklılık saptamak için bağımsız örneklem için "t" testi ve ANOVA testi uygulandı. Deney grubundaki çocukların ön test ve son test, son test ve kalıcılık testlerinde aldıkları öz yeterlilik puanlarına ait değerlerinin karşılaştırması için bağımlı örneklem için Paired Samples testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda Deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak bir farklılık saptanmıştır. Ön testte istatistiksel olarak cinsiyet, annenin, babanın, ailede olan herhangi birinin müzik aleti çalma durumu, babanın mesleği, annenin mesleği değişkenleri ile müzik öz yeterlilik düzeyleri arasında bir farklılık saptanmamış, yaş değişkenine göre müzik öz yeterlilik puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Son testte cinsiyet, annenin, babanın ailede olan herhangi birinin müzik aleti çalma durumu, babanın mesleği, annenin mesleği değişkenleri ile müzik öz yeterlilik düzeyleri arasında bir farklılık saptanmamış, yaş değişkenine göre müzik öz yeterlilik puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Kalıcılık testte cinsiyet, annenin, babanın, aileden herhangi birinin müzik aleti çalma durumu, babanın mesleği, annenin mesleği değişkenleri ile müzik öz yeterlilik düzeyleri arasında bir farklılık saptanmamış, yaş değişkenine göre müzik öz yeterlilik puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Müzik, Müzik Eğitimi, Orff Eğitimi, Öz Yeterlik

MüzikMüzik eğitimiOkul öncesi dönem+5
Seçil Kendirci Demirci
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Beethoven'ın Beşinci Senfonisini yönetmek: Yapısal ayrıştırma, temel duygular ve şeflik grameri ile korelasyon

This Thesis presents a musical analysis as well as a conducting guide on the performance and interpretation of Ludwig van Beethoven's Fifth Symphony. The methodology follows a deconstruction of two contrasting movements of the work in an arch extending from bigger to smaller structures of form, harmony and orchestration. Each analyzed microstructure is then linked to a specific musical interpretation, and then to precise instructions concerning conductorial grammar and its correlation with core emotions.

Beethoven, Ludwig vanComposersCompositions+4
Deniz Erdinç
Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nevit Kodallı'nın 'Gılgameş' adlı operasının dramaturjisi

Gılgamış Destanı tarihte yazılmış ilk yazılı metin olma özelliğine sahip önemli bir eserdir. Dünya edebiyatına bakıldığında, Gılgameş Destanı'nın pek çok ülkede sanatçılara ilham kaynağı olduğu görülmektedir. Çağdaş Türk bestecisi Nevit Kodallı da bu önemli eseri operaya uyarlamıştır. Operanın librettisti Orhan Asena ise Gılgamış Destanı'na özgün bir yorum getirmiştir. Dramaturji, sahne için yazılmış tüm eserlerin, genel yapıları, konuları ve sahneleme tekniklerini ortaya çıkartmak amacıyla uygulanan bir analiz yöntemidir. Bu araştırma için yapılan tarama sonucunda, dramaturjik analizlerin sınırlı sayıda opera üzerinde gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu çalışmada Gılgameş Operası'nın dramaturjisi yapılarak bu eserin daha anlaşılır olması amaçlanmış ve operanın ne tür düşünceleri ön plana aldığı, dönemin kültürel eğilimleri göz önünde bulundurularak açıklanmaya çalışılmıştır. Operanın bestecisi Nevit Kodallı'nın hayatı ve besteciliği hakkında bilgi verilmiş ve eserlerinin listesi yapılmıştır. 'Dramaturji' kavramı ile operanın türü olan 'Dramatik Opera' kavramlarının tarihsel değişimleri ve süreçleri ele alınıp açıklanmıştır. Araştırma, nitel araştırma türlerinden 'betimsel analiz' ve 'doküman incelemesi' yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. "Doküman incelemesi, araştırılması hedeflenen olgu veya olgular hakkında bilgi içeren materyallerin analizini kapsar." (Yıldırım; Şimşek, 2006: 187) Bu çalışmada Gılgameş Operası için kullanılan dramaturjik çözümleme basamakları ise; yazıldığı dönemin kültürel eğilimleri, kimlik çözümlemeleri, olay dizini, olay örgüsü, iç-dış aksiyon, sembolik ifadeler, karşıtlık içeren durum ve olaylardır. Dramaturji çalışmasının içinde operanın librettosu ile Gılgamış Destanı'nın ortak noktaları, farklılıkları ve atlanan bölümleri tespit edilerek, operanın esas temasının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir.

DramaturjiGılgameş DestanıKodallı, Nevit+1
Ceren Sev
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Onur Türkmen'in "Hat" besteleme tekniğinin "Beautiful and unowned" ve "Noktalar"(Points) adlı eserlerine olan yansıması

Bu tez çalışmasında, çağdaş Türk bestecisi olan Onur Türkmen'in 'hat' tekniği ile solo keman için yazmış olduğu "Beautiful and Unowned" ve topluluk için yazmış olduğu "Noktalar" (Point I) isimli eserlerinin analizi detaylı şekilde yapılmıştır. Eserlerin içeriği hem makamsal analiz yönünden hem de bestecinin besteleme tekniği olarak kullanmış olduğu Alman teorisyen Hugo Reimann tarafından geliştirilmiş olan Riemannian 'lattice system' (kafes sistem) yöntemi ile ele alınarak incelenmiştir.Bu incelemeler sonucunda Onur Türkmen'in bestecilik anlayışının yanında eserlerinde kullandığı'hat' tekniği ve merkezsizlik fikrini ele alış yöntemleri de ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Onur Türkmen, 'Beautiful and Unowned', 'Noktalar', 'Hat' tekniği, ses haritası.

BestecilikBestelerModern müzik+4
Aysun Serdar
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gara Garayev'in "24 Piyano Prelüdü"nün besteleme yöntem ve teknikler bakımından incelenmesi

Bu araştırmada Gara Garayev'in yaratıcılığında önemli bir yere sahip olan "24 Piyano Prelüdü" serisi genel besteleme teknikleri ve melodik/tematik, armonik, mod-dizi-makamsal, polifonik, form özellikleri bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Besteci, müzik bilimcisi ve öğretmen Gara Garayev, Azerbaycan müzik sanatının önemli simalarından biri olup, orijinal yaratıcılığı ile Azerbaycan ve sınırları dışında da ün kazanmıştır. Garayev'in eserleri çeşitli ülkelerde (Almanya, Fransa, ABD, Rusya, Polonya, Romanya, Bulgaristan vb.) müzikli tiyatroların ve tanınmış şeflerin repertuarlarında önemli bir yere sahiptir. Besteci ve piyanist olan Garayev, eserlerinde dönemin güncel ve geçmişin önemli olaylarından, tüm devirlerin şair ve yazarlarının sanat eserleri ile halk efsanelerinden esinlenerek, Avrupa bestecilik okulunun gelenekleri ile çağdaş müzik yazı tekniklerini birleştirerek kendine özgü yenilikçi bir üslup yaratmıştır. Bu araştırmada genel tarama modelinde nitel betimlemeli araştırma yöntemi kullanılmıştır. Öncelikle araştırma için gerekli literatür taraması yapılmıştır. Dört defterden oluşan "24 Piyano Prelüdü" amaçlar doğrultusunda incelenmiştir. Garayev, öncülerinin geleneklerini benimsemiş, fikrinde yeniden işleyerek milli alanda benzersiz piyano prelüdleri serisini yaratmıştır. Besteci burada piyano prelüdleri serisine özgü imgenin çok yönlü olması geleneğini sürdürmüştür. Anahtar Kelimeler: Gara Garayev, 24 Piyano Prelüdü, Azerbaycan Müziği, Azerbaycan Bestecileri

AzerbaycanBestecilikBesteler+4
Sain Ethem
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Spektral müziğin ilk olgunluk dönemi; Tristan Murail'in Desintegrations ve Ethers eserleri'nin analizi

Spektral tutum sergileyen besteciler sesin yapısı, oluşumu ve evrimini temel alıp müzikal materyallere yeni bir bakış açısı ve işlev yükleyerek müzik yapmaktadır. Spektral Müziğin İlk Olgunluk Dönemi; Tristan Murail'in Desintegrations ve Ethers Eserlerinin Analizi isimli yüksek lisans tezinin amacı spektral müziğin öncülerinden Tristan Murail'in ana materyal olarak ses spektrumlarını ele alarak ortaya koyduğu müziği anlamaktır. Tristan Murail'in eserlerinin seçilmesinin sebebi, bestecinin müziğe gerek teknik ve sistematik anlamda yaklaşması gerekse bu yolda bir metodoloji geliştirmesidir. Bestecinin Desintegrations ve Ethers isimli erken dönem eserleri ise spektral yaklaşımı belirleyen eserlerdir. Spektral yaklaşımın temelinde dizisel müziğe karşı bir duruş göze çarpmaktadır. Spektral besteciler dizisel müziğin armoniyi ikinci plana ittiğini ve armonik yapının müziğin temel yapı taşlarından birisi haline tekrar getirilmesi gerektiğini düşünerek eserlerini böylesine bir armoni arayışı üzerine kurmuşlardır. Tabi bu noktada spektral bestecileri tonal yaklaşımdan farklı kılan, onların ilhamlarını ve dolayısıyla da ses malzemelerini direk olarak sesin direkt fiziksel ve psikoakustik özelliklerinden alıyor olmalarıdır. Dönemin teknolojilerinden de yararlanarak ses fiziği üzerine alışmalar yapmışlar ve bunu müziklerine yansıtmışlardır. Ses materyalini, sesi oluşturan doğuşkanlarına (parsiyellerine ) ayırarak anlamlandırıp daha sonra elektronik müzikte de sıkça rastlanan bu doğuşkanları tekrar birleştirme yöntemiyle kendi armonilerini oluşturmuşlardır. Tını ve armoninin geçişkenliği spektral müziğin temel ilkelerinden birisidir. Bunun doğrultusunda da spektral besteciler müziklerini dizisel müziğe oranla çok daha tutarlı bir armonik arayış üzerine kurgularlar. Bu çalışmada, ilk olarak zamanla müziğin gösterdiği değişim ve günümüzde müziğin içinde bir bilim dalı olarak yer alan teknolojinin spektral müziğe yaptığı etki açıklanmaya çalışılmıştır. Analiz bölümüne ise Murail'in Spektral Müzik alanında ortaya koyduğu kapsamlı ve en önemli eserlerinin başında gelen Desintegrations isimli eseri ile başlanmış ve daha sonra önde gelen eserlerinden olan Ethers incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Spektral Müzik, Tristan Murail, Desintegrations, Ethers.

Murail, TristanMüzik eserleriSpektral müzik
Kübra Sultan Aytulun
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Nordik ülkelerde neofolk müzik

Neofolk müziğin kendisi ile ilgili akademik çalışmaların sayıca az olmasından ve Nordik ülkelerde icra edilen Neofolk müzik ile ilgili bölgesel düzeyde yapılmış akademik çalışmalara ise hiç rastlanılmamasından yola çıkılarak yapılan bu çalışmada; Nordik, İskandinavya ve Fennoskandiya ile ilgili tanımlara ve ayrım noktalarına, Neofolk müziğin tarihçesi ve kökenlendiği müzik türleri hakkında öz bilgilere, türün siyasal ideolojisine, Nordik ülkelerde icra edilen müzik eserlerinin kaynak olarak yararlandığı mitolojik ve edebi eserlere, şarkı sözlerinde bu eserlerden ne şekilde yararlanıldığına, öne çıkan müzik icracılarına, bu icracıların Neofolk müzik için temel teşkil eden düşünceleri ile çalgısal tercihlerine ve Nordik ülkelerin her birinin sahip olduğu özgün kültürel unsurların Neofolk müzik icrası üzerinde yarattığı farklılıklara yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nordik, İskandinav, Neofolk Müzik, Mitoloji, Antik Kültür

Antik kültürHalk müziğiMitoloji+4
Gizem İlter Vıenanen
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Danny Elfman'ın Tım Burton filmleri için bestelediği müziklerin değerlendirildiği çalışmaların incelenmesi

Amerikalı film bestecisi Danny Elfman ve ünlü yönetmen Tim Burton, yirmi yılı aşkın süredir sinema tarihindeki en önemli yönetmen-besteci ilişkilerinden birini teşkil etmektedir. Danny Elfman ve Tim Burton, 1985 yapımı Pee-wee's Big Adventure filminden günümüze kadar toplamda on dokuz film olmak üzere, özellikle müzikal bağlamda incelenmesinin kayda değer olduğu birçok kült filme imza atmışlardır. Danny Elfman, mevcut klasik Hollywood film müziğini kendisini devamlı yenileyerek ve kendine özgü bir biçimde şekillendirerek Tim Burton filmlerinin anlatı kalitesine büyük oranda katkıda bulunmuştur. Yıllar içerisinde dönüşüme uğrayarak oluşan 'Elfman' sound'u, Tim Burton filmlerinin izleyicileri tarafından gerçek anlamda benimsenmiştir. Danny Elfman, resmi bir müzik eğitimi arka planına sahip olmamasına rağmen hem dinleyici kitlesi hem de önemli müzik otoriteleri tarafından döneminin en marjinal film müziği bestecilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Nitekim, Danny Elfman'ın müziği hem orkestrasyon hem de enstrümantasyon bağlamında belirgin biçimde çağdaşlarından ayrılmaktadır. Danny Elfman'ın Tim Burton filmlerinde rastlanılan sıra dışı karakterlerin hikayelerini müziği ile tasvir ederken kullandığı renk paleti oldukça kendine özgü olmakla birlikte birçok müzik döneminden, müzik türünden ve besteci stillerinden belirgin izler taşımaktadır. Bu çalışmanın konusu, Danny Elfman ve Tim Burton'ın iş birliği içerisinde bulunduğu filmleri müzikal bağlamda benzersiz kılan faktörlerin seçilen filmler aracılığıyla araştırılmasıdır. Çalışmada aynı zamanda Danny Elfman'ın Tim Burton filmleri için bestelemiş olduğu müziklerdeki tematik materyalleri hangi teknikler ile işlediğinin yanı sıra Danny Elfman'ın orkestrasyon, enstrümantasyon ve hikâye anlatımı bağlamındaki bireysel stili üzerinde yoğunlaşılmıştır. Danny Elfman'ın hayatı ve müzikal yolculuğu detaylıca incelenerek müziğindeki esintilerin kaynağına dikkat çekilmiştir. Anahtar Kelimeler: Danny Elfman, Tim Burton, Kompozisyon, Orkestrasyon

Hazal Gizem Güngör
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00