Baskent University
Discipline

Uluslararası Ticaret Anabilim Dalı

Baskent University

97

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Dış ticaret kapsamında medikal turizm ve medikal turizm teşviklerinin etkinliğinin incelenmesi: Alanya örneği

Küreselleşme ile birlikte uluslararası hizmet ticareti gelişmiş ve hizmetlerin ekonomideki önemi ve istihdamdan aldığı pay artmıştır. Uluslararası hizmet ticaretinin alt sınıflarından olan sağlık hizmetlerinin fiyatının gelişmiş ülkelerde artması, insanları bu hizmetleri daha uygun fiyatlı alabilecekleri alternatifler aramaya yöneltmesi sonucunda medikal turizm başlamıştır. Hindistan ve Tayland gibi yıllardır medikal turizm yapan ülkelerin bulunduğu bu sektördeki ülkeler medikal turistlere sağlık hizmeti ihraç etmektedirler. Türkiye'nin geç girdiği bu sektörde devletin verdiği teşviklerin işletmeler tarafından etkin bir şekilde kullanılması küresel boyutta rekabet edilebilmesi açısından önemlidir. Türkiye'nin dış ticaret boyutunda medikal turizm ve medikal turizm teşviklerinin etkinliğinin Alanya ölçeğinde incelendiği bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Alanya'da bulunan kamu yetkilisi, kamu ve özel sektörden yöneticiler ile mülakat yapılmış ve NVivo 8.0 ile görüşmeler çözümlenmiştir. Çalışmada Türkiye ve Alanya'nın medikal turizm potansiyeli, avantajları, dezavantajları, teşviklerin bilinirliği ve etkin kullanılıp kullanılmadığı araştırılmıştır. Araştırma sonucunda Türkiye'nin ve Alanya'nın medikal turizm potansiyelini iyi değerlendiremediği, teşviklerin kazandıracağı maliyet avantajının işletmeler tarafından iyi anlaşılmadığı ve devlet politikalarının Türkiye'nin tanıtımı konusunda yetersiz olması ulaşılan başlıca önemli sonuçlardandır. Medikal turizmde ulaşım kolaylığı, fiyat, teknoloji, nitelikli işgücü gibi birçok avantajı olan Türkiye'nin medikal turizmde cazibe merkezi olması için teşvikler, tanıtım, yabancı dil ve hedef pazar seçimi gibi noktalara önem verilmesi ve devletin bu süreçte öncü olması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Hizmet Ticareti, Dış Ticaret, Medikal Turizm, Teşvikler

Antalya-AlanyaMedikal turizmTeşvikler+1
Ata Kahveci
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de muz üretimi ve dış ticaretinin diğer ülkelerle karşılaştırılması: Türkiye'nin muz ithalatına yönelik korelasyon ve regresyon analizi

Tarım ülkesi olarak bilinen Türkiye'nin muz ürününde talebi karşılamak için ithalata yönelmektedir. Bu çalışmada ithalatçılar için önemli olan döviz kuru oynaklığıyla muz ithalatı, üretici muz fiyatı ve üretici muz fiyatıyla muz ithalatı arasındaki ilişkiler incelenecektir. Ayrıca muz ithalatçıları ve üreticileri için muzun üretim ve dış ticaret gerçeğini öne çıkarıp önerilerde bulunma amacı taşımaktadır. Çalışmanın teorik kısmında muz ürünü hakkında genel bilgiler verilmiş, Dünya'da ve Türkiye'deki muz ekili alanlar, üretimler ve dış ticaretleri teorik olarak incelenmiştir. Analiz kısmında Türkiye'de muzun ithalatına yönelik 1994-2015 dönemi ele alınmış, korelasyon ve regresyon testi yapılmıştır. Muz ürününün dış ticareti üzerinde etkili olduğu düşünülen değişkenler olarak; yıllık bazda dolar kuru, muz ithalat miktarı ve muz üretici fiyatları veri olarak kullanılmıştır. Söz konusu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda döviz kuru, üretici fiyatları ve logaritması alınmış muz ithalat verileri arasında doğrusal bir ilişkinin mevcut olduğu görülmüştür. Döviz kuru ile üretici fiyatları arasında aynı yönlü ve güçlü bir ilişki, döviz kuru ile logaritması alınmış muz ithalatı arasında doğrusal yönlü fakat zayıf bir ilişki, üretici fiyatı ile logaritması alınmış muz ithalatı arasında ise doğrusal ve zayıf bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Döviz kurundaki değişimin, muz üretici fiyatlarını ne ölçüde etkilediğine dair yapılan regresyon analizi sonucunda muz üretici fiyatında meydana gelen değişmenin %42,4'ünün döviz kuru tarafından açıklandığı, yani döviz kurundaki değişimin üretici muz fiyatını etkilediği sonucuna varılmıştır. Muz ithalatında meydana gelen değişmenin %23,9'unun döviz kuru tarafından açıklandığı, döviz kurundaki değişimin muz ithalatı üzerindeki etkisinin muz üretici fiyatına nispetle daha az olduğu ve döviz kurundaki değişimin muz ithalatını etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Muz ithalatında meydana gelen değişmenin %19,30'luk kısmının muz üretici fiyatı tarafından açıklandığı, muz üretici fiyatındaki değişimin muz ithalatı üzerindeki etkisinin az olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye yıllık muz talebini karşılamak için muz üretiminde yetersiz kaldığından muz ithalatına bağımlıdır. Bu yüzden üretici fiyatındaki değişimin muz ithalatını etkilemediği düşünülmektedir. Türkiye'nin muz ürününde ithalata olan bağımlığını azaltmak için mevcut halde açık alanda yapılan üretim şeklini örtü altı üretim yöntemine dönüştürülebilir. Atıl halde bulunan tarıma elverişli olan (2b ve orman) gibi arazilerde muz üretimi yapılması şartıyla yatırımcılara uzun vadeli düşük fiyatlarla kiralanabilir. Hem devletten muz üretimi için kiralanan arazilere, hem de şahıslara ait tarım arazilerine yönelik örtü altı muz yetiştirmesi amacıyla verilen teşvikler Türkiye kendi muz tüketimini karşılayacak düzeyde üretim yapıncaya kadar devam ettirilebilir. Türkiye muz üretiminde kendi talebini karşılamak için yetersiz üretim yapıyor olsa da Belçika, Hollanda, Almanya gibi ülkelerin yaptığı yöntemle muz ürünün transit ticaretini yaparak kar elde edebilir. Ayrıca üreticilerle yapılan saha araştırmalarında, üretime verilen teşviklerin yanında üreticiyi korumaya yönelik kaçak yollarla ülkeye giren muz ithalatıyla daha fazla mücadele edilebilineceği, üretimin arttırılması açısından devletin üretim girdilerine desteğinin arttırılabilineceği belirtilmiştir. Bunların yanında sulama suyunun yetersizliği gibi faktörlere devlet tarafından çözüm üretilmesi ve ekili arazilerin imarlaşmaya karşı korunmasının sürdürülebilir bir üretim açısından etkili olacağı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muz, Dış Ticaret, Döviz Kuru, Fiyat ve İthalat İlişkisi, Korelasyon Analizi, Regresyon Analizi.

Döviz kuruFiyatKorelasyon analizi+6
Fatih Boz
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Afrika ülkelerinin ihracat performansının belirleyicileri

Çalışmanın temel amacı yedi doğu Afrika ülkesinin ihracat performansında etkili olan değişkenleri tespit etmek ve doğu Afrika'nın zayıf ihracat performansına uygun çözümler önermektir. Bu çalışmada yedi Doğu Afrika ülkesinin Dünya Kalkınma Göstergeleri veri tabanından alınan 1990-2014 dönemi verileri kullanılarak panel veri yöntemiyle analizler yapılmıştır. Sonuçlar iş gücü, endüstrileşme, doğrudan yabancı yatırımlar ve döviz kurunun ihracat değerini pozitif etkilediğini, enflasyonun ihracat performansını negatif etkilediğini ve GSYİHBO'nun ise her hangi bir etkisinin olmadığını göstermektedir. Bu çalışmada Doğu Afrika ülkelerinde tarımsal ihracatın yerine endüstriyel ihracatın ön plana çıkması gerektiği, taşıma sistemini, elektrik, gaz ve su gibi enerji arzlarını içine alan güçlü bir altyapının geliştirilmesi gerektiği ve iş gücü verimliliğini artırmak için hükümetlerin daha fazla kaynak ayırması gerektiği gibi birçok öneri sunulmuştur. Ayrıca, uluslararası yatırımcıları bu ülkelere çekebilecek bazı politikalara yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: İhracat performansı, Doğu Afrika, Panel Veri Analizi, Uluslararası Ticaret

EtiyopyaKenyaMadagaskar+7
Abdulkadır Saıd Mohamoud
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu işletmelerinde e-lojistik uygulamaları:Antalya Havalimanı örneği

Lojistik kavramı, ortaya çıkışından bugüne kadar sürekli gelişme göstermiştir. Lojistiğin önemi her geçen gün daha da artmış, lojistik faaliyetler küresel bir boyut kazanmış ve lojistikte farklı ihtiyaçlar ortaya çıkmıştır. Son yıllarda taşıma türleri arasında oluşturulan kombinasyon ve lojistik alanının uluslararası bir boyut kazanması ile lojistik karmaşık bir sistem haline dönüşmüştür. Geniş ve karmaşık bir ağ halini alan lojistikte, sistemin daha hızlı ve basit yönetilmesine kolaylık sağlayan elektronik tabanlı sistemler kullanılmaya başlamıştır. E-lojistik olarak adlandırılan bu sistemler birçok alanda uygulanmaktadır. E-lojistiğin uygulama alanlarından biri de havayolu taşımacılığı sektörüdür. Havayolu taşımacılığı, çok uzun bir geçmişe sahip olmamasına rağmen hızla gelişen bir sektördür. Havayolundaki hızlı gelişimde tüketicilerin gün geçtikçe artan talepleri büyük rol oynamaktadır. Hem yolcu hem de yük taşımacılığında önemli bir rol oynayan havayolu taşımacılığı, e-lojistik sistemlerin etkin olarak kullanıldığı alanlardan biridir. Dört bölümden oluşan bu çalışmada, havayolu kargo taşımacılığında elde edilen e-lojistik sonuçların, hangi değişkenlerden etkilendiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Lojistik kavramı tanımlarının, taşımacılık türlerinin ve havayolu sektörünün detaylı biçimde incelendiği bu çalışmada anket yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada havayolu ile kargo taşımacılığı yapan havayolu işletmelerinde e-lojistik uygulamaları incelenmiştir. Araştırmanın amacına uygun biçimde hazırlanan anketler yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak doldurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda işletmenin e-lojistik kullanmasındaki amaçları, işletmenin e-lojistik sistemler kullanarak maliyetlerde avantaj elde etme beklentileri, e-lojistik kullanarak depo sistemlerinden elde etmeyi bekledikleri faydalar ve işletmenin e-lojistik uygulamaları ile işletmelerin e-lojistik sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

AntalyaElektronik lojistikHava alanları+4
Serpil Köse
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Amerika kıtasındaki ülkeler ile Türkiye arasındaki dış ticaret: Ekonometrik bir analiz

Bu araştırmanın temel amacı Amerika kıtasındaki ülkeler ile Türkiye arasındaki ticaret hacmini etkileyen faktörleri analiz edilmektedir. Çalışma Amerika kıtasındaki ülkeler ve Türkiye arasındaki dış ticaret ilişkileri üzerine yapılmış ilk akademik ve ekonometrik çalışma özelliği taşımaktadır. Araştırmada hem Dünya Bankası Veritabanı hem de COMTRADE, Heritage Fundation, OECD, OEC, Tradingeconomics, TÜİK ve UNCTAD gibi websitelerinden veri tabanları kullanılmıştır; fakat bilgi ve istatiksel veri eksiliğinden dolayı sadece on yıllık (2005 – 2014) periyod ele alınmıştır. Ayrıca, bu araştırmaya Amerika kıtasındaki Türkiye ile en büyük ticaret hacmine sahip olan ondört ülke dâhil edilmiştir ve üç adet ekonometrik model oluşturmuştur. Birinci ekonometrik modelin (Dış Ticaret Maliyetleri) sonuçlarına göre Türkiye ile Amerika kıtasındaki ülkeler arasındaki mesafenin azalması ikili ticaret hacmi üzerinde olumlu bir etki göstermiştir. Aynı zamanda, ihracat için önemli olan zaman faktörü ele alındığında Amerika kıtasındaki ülkeler ile yapılan ticaret zamanındaki azalmanın Türkiye ile ikili ticaret hacmini olumlu etkileyeceği kanıtlanmıştır. İkinci ekonometrik modelin (Çekim Modeli) sonuçlarına göre GSYH'deki artış ve mesafe faktöründeki azalış iki yönlü ticaret hacmi üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Sonuçlar Türkiye ile Amerika kıtasındaki ülkeler arasındaki ikili ticaret ilişkisini analiz etmek için yer çekimi modeli uygun bir model olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Üçüncü ekonometrik modelin (Doğrudan Yabancı Yatırımı) bulgularına göre doğrudan yabancı yatırımlar ile ticari özgürlük indeksi arasında pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür. Aynı zamanda beklentilerin aksine enflasyondaki bir artışın doğrudan yabancı yatırım akışlarına pozitif etkisinin olduğu gözlenmiştir. Son olarak yolsuzluk indeksindeki ilerleme ve GSYH artışlarının doğrudan yabancı yatırımlara olumlu bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dış Ticaret Maliyetleri, Çekim Modeli, Doğrudan Yabancı Yatırım,Ticaret Hacmi, Ekonomik Özgürlük İndeksleri.

Amerika Birleşik DevletleriDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonometri+5
Alexander Camacho Murcıa
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Geçiş ekonomisi Kırgızistan'daki doğrudan yabancı yatırımların belirleyicileri

Bu çalışmada bir geçiş ekonomisi olan Kırgızistan'daki doğrudan yabancı yatırımların (DYY) belirleyicileri incelenmiştir. Çalışmada kullanılan bağımsız değişkenler: finansal ve hükümet göstergeleri olarak iki model üzerine kurulmuştur. 1996-2014 dönemi verilerinin kullanıldığı analizde korelasyon ve regresyon testi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre Kırgızistan'a gelen doğrudan yabancı yatırımcıların belirleycileri olan gayri safi yurt içi hasıla, döviz kuru, ticaret ve hükmet göstergeleri gibi değişkenleri DYY'lar üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırgızistan, Geçiş Ekonomisi, Doğrudan Yabancı Yatırım.

EkonomiEkonomi politikalarıGeçiş ekonomisi+4
Aknur Akimbek Uulu
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

"İhracata dayalı büyüme hipotezi: Kırgızistan üzerine ekonometrik biz analiz (2000-2014)"

Hızlı gelişen küresel dünyada bir ülkenin ekonomik yapısı hakkında bilgilerin alınabilmesi ve gelecekte olabilecek tahminlerin yapılabilmesi için döviz kuru, ihracat, ithalat ve ekonomik büyüme (GSYİH) ilişkisi ekonomi literatüründe tartışma konusu olmaktadır. Bundan dolayı Kırgızistan verilerine dayalı olarak gerçekleştirilen bu çalışmada amaç; 2000-2014 dönemine ait verileri olarak döviz kuru, ihracat birim değeri, ithalat birim değeri ve ekonomik büyüme (GSYİH) değişkenleri ele alınarak Kırgızistan'ın yakın geçmişte bu değişkenler arasındaki ilişkisini incelemektir. Bu çalışmanın amacı doğrultusunda VAR analizi yapılarak Johansen eşbütünleşme testi, Etki-Tepki fonksyonu, Varyans Ayrıştırma analizi, Granger nedensellik testi gerçekleştirilmiştir. Granger nedensellik analizinin çıktığı sonuçlara göre ise Kırgızistan'da ihracattan ekonomik büyümeye doğru çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. İhracat artışı bir ülkede üretilen mal ve hizmet talebini artırarak daha fazla mal ve hizmet üretiminde artış sağlamaktadır. Bu doktrinler doğrultusunda bu çalışmada ele alınan dönemde, Kırgızistan için yapılan analizde literatürle uygun olarak ihracata dayalı büyüme hipotezini destekleyici nitelikte bulgular ortaya çıkmıştır.

BüyümeBüyüme modelleriBüyüme politikaları+6
Kumushai Turdubaeva
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik kuruluşlar tarafından yapılan ticaret yardımlarının Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliğinin ticaret performansına etkileri : Ampirik bir analiz (2005-2014)

2005 yılında başlayan ticari yardımlar ile gelişmekte olan ülkelerin özellikle az gelişmiş ülkelerin ticaretine yardımcı olmak amaçlanmaktadır. Birçok az gelişmiş ülke, uluslararası ticarete katılma yeteneklerini kısıtlayan ticaretle ilgili altyapı ve tedarik yönlü engellerle karşılaşmaktadır. Bu tez çalışmasının genel amacı, az gelişmiş olan ve büyük miktarda ticari yardım alan Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliğine üye ülkelerin ihracat performansları açısından ticari yardımların verimliliğini incelemektedir. OECD'nin Kredi Kuruluş Raporlama Sistemi'nden, Dünya Kalkınma Göstergelerinin veri tabanından ve Heritage.org'dan, elde edilen veriler kullanılarak 2005-2014 yıllar arası Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliğiye üye ülkeler olan Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine-Bissau, Mali, Nijer, Senegal ve Togo için panel veri tahmini yapılmıştır. Kullanılan yöntem Panel veriler analizidir. Ticari yardımların etkilerini incelemek için yardımlar iki kategoriye göre ayırılmıştır; (üretken kapasite yardımaları ve ekonomik altyapı yardımları). Genel olarak bu çalışmadaki bulgularına göre ticari yardımların ihracat performansı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Üretken kapasite yardımları ihracat performansı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahiptir. Buna karşılık olarak, ekonomik altyapı yardımlarının bir etkisi yoktur. Analizimize göre üretken kapasite yardımlarını daha az alan sektörler, alıcı ülkenin ihracatında en büyük payı sağlayan sektörlerdir.

Afrika ülkeleriBatı Afrika Devletleri Ekonomik TopluluğuEkonomik kuruluşlar+7
Yawa Monıque Jennıffer Awa
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji: Avrupa Birliği Swot analizi

Ekonomiler gelişme, büyüme ve kalkınma gibi hedefler belirlemekte ve bu hedefler doğrultusunda yol haritaları izlemektedirler, ancak bunu sağlamak için atılan adımlar olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kaynakların sınırlı oluşunu gözetmeksizin kalkınmaya odaklanılmış ve meydana gelen sonuçların insanlığın yaşamını tehdit edecek boyutlara ulaşmış olması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Kalkınmanın tek başına yeterli olmayacağının farkına varılması ile birlikte yenilikçi ve çevreye duyarlı çözümlere yönelme süreci başlamış ve sürdürülebilir kalkınma ve yenilenebilir enerji gibi yeni kavramlar doğmuştur. Dünyanın en önemli pazarlarından biri olan Avrupa Birliği'nde klasik enerji kaynakları kullanılmakta ve enerji ihtiyacının büyük bölümü ithalatla karşılanmaktadır. Bu durum döviz kaybı ve dışa bağımlılık gibi olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle Avrupa Birliği son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek amaçlı hedefler belirlemiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları arz-talep dengesini sağlayarak üye ülkeleri dışa bağımlılıktan kurtarmakla birlikte, küresel ısınma gibi çevre sorunlarıyla başa çıkmakta da önemli rol üstlenerek sürdürülebilir kalkınma yolunda atılması gereken temel adımlardan biridir. Bu çalışmada Avrupa Birliği'nde yenilenebilir enerji kaynaklarının durumu incelenerek sürdürülebilir kalkınmaya sağladıkları katkı araştırılmıştır.Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde sürdürülebilir kalkınmanın kavramsal çerçevesi oluşturulmuş, tarihsel gelişimi ve bu alanda geliştirilmiş olan göstergeler incelenmiştir.İkinci bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarının genel tanımı yapılmış, küresel çapta mevcut kapasiteleri ve gelişimleri incelenmiştir. Bunun yanı sıra, yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir kalkınma ile ilişkisi analiz edilmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümünde Avrupa Birliği yenilenebilir enerji kaynakları açısından değerlendirilmiş ve son olarak ta yenilenebilir enerji alanındaki mevcut durum ve potansiyel ile ilgili SWOT analiz yapılmıştır.

Avrupa BirliğiEnerji kaynaklarıKalkınma+4
Fatme İsmail Nuri
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
10
Master'sOpen AccessTR

Dışa açıklık ve ekonomik büyüme: Etiyopya örneği

Bu çalışmada, Etiyopya'nın ekonomisi üzerine dışa açıklık ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Literatürde iki değişken arasındaki ilişkinin sonucu ile ilgili farklı çalışmalar bulunmaktadır. Araştırmada, sonuçların büyük bir kısmı olumlu bir ilişkiyi desteklemesine rağmen, olumsuz ilişkinin olduğunu ya da hiçbir ilişkinin olmadığını bulan çalışmalar da bulunmaktadır. Bu araştırma, 1981 ve 2015 yılları arasındaki yıllık veriler kullanılarak yapılmıştır. Değişkenlerin durağanlığı, ADF testi kullanılarak test edilmiş ve birinci farkta durağan olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan, değişkenler arasındaki eş bütünleşme, Johansen eş bütünleşme testi kullanılarak test edilmiştir. Son olarak, kısa ve uzun vadeli ilişkileri tespit etmek için VECM kullanılırken, nedensellik yönünü belirlemek amacıyla Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, açıklık 1 ve Açıklık 2 eş-bütünleşik olduğu tespit edilirken, açıklık 3 eş-bütünleşik olmadığı görülmüştür. Uzun vadede değişkenler arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu halde, kısa vadede anlamlı bir ilişki bulunmadığı sonucu elde edilmiştir. Ayrıca, Dışa açıklığından ekonomik büyümeye uzanan tek yönlü nedensellik bulunmuştur. Son olarak, bulgulara dayanarak potansiyel politika reformları önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Dışa Açıklık, Ekonomik Büyüme, Zaman Seri Analizi, Etiyopya

AfrikaAfrika ülkeleriBüyüme+4
Wegagen Jifara Negasa
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızistan'ın Avrasya Ekonomik Birliği'ne üyeliği ve ülke ekonomisine etkisi

Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği'nin dağılması sonucu tekrar bu bölgede bir araya gelmek maksadıyla bağımsızlığını kazanan ülkeler çeşitli bölgesel entegrasyonlara başvurmuştur. Avrupa Birliği'ne benzer, siyasi amaçlardan daha çok ekonomi konularında derinleşen ve dünyada bir alternatifi olmayan Avrasya entegrasyon projesi 1994 yılında ilk Kazakistan Cumhuriyet Başkanı Nursultan Nazarbaev tarafından dile getirilmiştir. Ancak o dönemin şartları gereği hayata geçirilememiştir. 2014 yılında faaliyete geçen Avrasya Ekonomik Birliği üye devletlerin ekonomik refahını amaçlamaktadır. Bu çalışma tanımlayıcı bir çalışma olup Avrasya Ekonomik Birliği'nin Kırgızistan ekonomisi üzerindeki olumlu olumsuz etkileri incelenmiştir. Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) adı üzerine ekonomik bir birliktir. Bu çerçevede Kırgızistan bu birliğe üyeliğinden bu yana (yaklaşık iki yıl) birçok ekonomik anlamda olumsuz etkilenmiştir. Bunun nedenlerinin başında üye devletler arasındaki ekonomik eşitsizlik, Kırgızistan'ın bu birliğe alt yapısının hazır olmayışı gibi birçok neden vardır. Ancak Kırgızistan ekonomisinin modernleşmesi, özellikle Rusya'da göçmen işçi olarak çalışan Kırgızistan vatandaşlarının çalışma şartlarının kolaylaştırılması, birlik ülkelerinde, yaklaşık 200 milyon nüfuslu bir pazarda, faaliyet gösteren Kırgız işadamlarının indirilmiş vergi sisteminden yararlanması ve gümrük kontrolünün kolaylaştırılması gibi önemli sebeplerden dolayı bu birliğin önemi Kırgızistan ekonomisi için büyüktür.

Avrasya Ekonomik BirliğiEkonomiEkonomik etki+5
Malika Stamalieva
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tedarik zincirinde performans ölçümü

Bu çalışma tedarik zinciri yönetiminin performans ölçümüne etkisini akademik olarak araştırmak ve yapılan anket çalışmalarıyla analiz etmek; bunun sonucunda elde edilen verileri incelemek, yorumlamak ve sektörde yeni bir bakış acısı oluşturabilmek için yapılmıştır. Anket çalışmasında Konya Ticaret Odası, Dış Ticaret Müdürlüğü tarafından alınan, 350 uluslararası işletmenin yer aldığı liste kullanılmış ve 109 tanesi ile çalışma gerçekleştirilmiştir. Sağlanan verilerin güvenilirliğine ve geçerliliğine bakılmış, regresyon analizleri yapılmış, demografik verilere frekans analizleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler literatürde değinilen konuların anket çalışmasındada gerçekliğinin var olduğunu göstermiştir. Yani işletmelerin tedarik zinciri yönetiminin performans ölçümünde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda hangi değişkenlerin uzun vadede nasıl katkı sağlayabilecekleri performans ölçümü sonucunu nasıl daha pozitif yönde ilerletebileceği aktarılmaya çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm bir kavram olarak tedarik zincirinin ne ifade ettiğini, tedarik zinciri yönetiminin nasıl bir süreç olduğunu ve bu sürecin nasıl işlediğini, lojistik ve tedarik zinciri arasındaki ilişkiyi, bu ilişkinin işletmelerde hangi iş kollarına konu olduğunu, işletmelerin neden tedarik zinciri yönetimine önem vermeleri gerektiğini aktarmaktadır. İkinci bölüm tedarik zincirinin performans ölçümü incelendiğinde geçmişten günümüze nasıl bakıldığını, hangi yöntemlerin kullanılarak bu konuda çalışmalar yapıldığını, kullanılan yöntemlerin eksik kalan yönlerinin neler olduğunu, bu yöntemlerin hangi ölçüm kriterleri baz alınarak yapıldığını içermektedir. Üçüncü ve son bölümde ise anket çalışmasından elde edilen değerlerin analiz edilmesi, incelenmesi, yorumlanması ve bunlar sonucunda çalışmanın nasıl neticelendirildiğini göstermektedir.

PerformansPerformans ölçümleriTedarik zinciri+1
Aliyenur Demiroğlu
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik dış kaynak kullanımı: Antalya Yaş Sebze ve Meyve Hali'nde bir uygulama

Lojistik faaliyetler, özellikle son yıllarda firmaların yoğun olarak dış kaynak kullanımına gittikleri işletme faaliyetleri arasında yer almaktadır. Bu durumda etkili olan başlıca faktörleri; lojistik faaliyetlerin ürün ve hizmet maliyetlerine olan etkisi, çoğu firma için bu faaliyetlerin temel yetkinlik alanı dışında kalması ile bu faaliyetlerin ciddi bir sermaye ve alt yapı gerektirmesi biçiminde ifade etmek mümkündür. Lojistik dış kaynak kullanımı firmalara sağladığı önemli faydaların yanı sıra yeterince iyi yönetilememesi durumunda temel yetkinlik kaybı, gizlilik ve güvenlik açıkları ile müşteri memnuniyetsizlikleri başta olmak üzere önemli riskler taşımakta ve telafisi güç problemlere yol açabilmektedir. Yukarıda yer alan tüm bu açıklamalar çevresinde bu tezin konusunu yaş sebze ve meyve sektöründe lojistik dış kaynak kullanım uygulamaları oluşturmaktadır. Bu çalışmada lojistik dış kaynak kullanımı firmalara sağladığı faydalar, sürece bağlı problemler ve dış kaynak sağlayıcı firma seçim kriterleri açısından keşifsel bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Lojistik dış kaynak kullanımına yönelik farklı sektörler üzerine gerçekleştirilen benzer çalışmalar literatürde mevcut ise de yaş sebze ve meyve sektörüne yönelik bu yönde bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Lojistik dış kaynak kullanımı ile firmalar ürün miktar ve kalite kayıplarını büyük oranda kontrol altına alabilmektedirler. Bu strateji aynı zamanda firmaların uluslararası pazar talep ve beklentilerini daha iyi karşılamalarını da mümkün kılmaktadır. Lojistik süreç ve faaliyetlerin firmaların sınırlı kaynak ve imkanları ile etkin ve verimli bir biçimde yerine getirilmeleri mümkün olmayabilmektedir. Bir diğer yandan lojistik süreçlerin optimizasyonu, soğuk zincir faaliyetleri ve katma değerli lojistik hizmetler ile de bu firmalar stratejik ortaklarına önemli katkılar sağlayabilmektedir. Lojistik dış kaynak kullanım sürecinden firmaların en üst düzeyde fayda sağlayabilmeleri için ise süreç yönetimi ve stratejik ortak seçimine firma yöneticilerinin gerekli özen ve önemi göstermeleri gerekmektedir.

Dış kaynaklardan yararlanmaLojistikMeyveler+3
Saliha Çelik
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal etkinlik ölçümünde veri zarflama analizi: BİST'te ampirik bir uygulama

Türkiye'nin makroekonomik hedefleri doğrultusunda, sanayi sektörü önem arz etmektedir. Bu sekörde faaliyet gösteren işletmelerin finansal performansları da sektörün performansının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Sektörün önemli işeltmeleri ise BIST'te işlem görmektedir. Bu sebeple, BIST Sınai Endeksi'nde bulunan ve Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı sektörler olan, otomotiv, hazır giyim ve konfeksiyon, çelik ve elektrik elektronik ve hizmet setkörlerinde faaliyet gösteren 49 şitketin 2015 ve 2016 yılı finansal etkinlikleri ölçülmüştür. Finansal etkinliğin ölçümünde Veri Zarflama Analizi kullanılmıştır. Öncelikle CCR modeli ile her iki yılın finansal etkinlik değerleri bulunmuş ve iki yıl arasındaki değişimler belirtilmiştir. Ardından analiz BCC modeli ile tekrar edilmiştir. Her iki model de girdiye yönelik kurulmuştur. Çalışmada, Aktif Toplam, Özkaynak, Net İşletme Sermayesi (NİS), Cari Oran, Yabancı Kaynak / Toplam Aktif, Özkaynak / Yabancı Kaynak, Özkaynak / Toplam Aktif, Net Satışlar / Özkaynak, NİS / Net Satışlar, NİS / Net Kar girdi olarak; Net Satışlar, Net Kar / Özkaynak, Net Kar / Toplam Aktif ise çıktı olarak kullanılmıştır. Bu analizler sonucunda 2015 yılında 34 işletmenin etkin, 15 işletmenin etkin olmadığı; 2016 yılında ise önemli sayıdaki işletmenin etkinliklerini kaybettiği ve 15 işletmenin etkin, 34 işletmenin etkin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Borsa İstanbulFinansal etkinlikMenkul kıymetler borsası+1
Kemal Sür
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Moğolistan ve Türkiye'nin deri sektörü durumu ve Moğol tüketicilerin Türk deri ürünlerine bakış açısının belirlenmesi

Dericilik zanaatı, eski çağlardan beri insanların temel ihtiyaçlarından giyinme ihtiyacına cevap veren deri ürünleri zaman içinde kullanım amaçları çeşitlenerek tüketicilerin ilgisini çekmeye devam etmektedir. Günümüzde deri ürünleri, doğal görünümü, insan sağlığına daha uygun olmasıyla giyinme, korunma gibi bir temel ihtiyacı karşılaması yanında, pahalı olmasıyla süs, prestij ya da sosyal statü göstergesi gibi amaçlarla da tüketime konu olmaktadır. Son otuz yılda dünya deri sektöründe yaşananları tanımlayan anahtar sözcük, üretimde yer değiştirmesidir. Bu dönemde dericilik Kuzeyden Güneye, Batıdan Doğuya, daha doğrusu Uzak Doğuya göç etmektedir. Deri sektöründe önde gelen ülkeler giderek önemlerini yitirmiş ve yeni ülkeler önemli konuma gelmiştir. Bu gelişmeler ülkeler bazında değişik sonuçlar doğurmaktadır. Bazı ülkede deri sektörü önemli kayıplara uğrarken, bazı ülkelerde de şaşırtıcı gelişmelere neden olmaktadır. ''Moğolistan ve Türkiye Deri Sektörü Durumu ve Moğol Tüketicilerinin Türk Deri Ürünlerine Karşı Bakış Açılarının Belirlenmesi'' olarak adlandırılan yüksek lisans tez çalışmasının amacı, iki ülke arasındaki geçmişten günümüze kadar gerçekleşen deri ticaretinin genel durumunu ortaya koymak, ayrıca Moğol tüketicilerinin Türk deri üretimi ve ürünleri ile ilgili bakış açılarını belirlemek iki ülke arasındaki deri ticaretinin gelişmesinde ortaya çıkabilecek sorunlara çözüm ve önerilerde bulunarak, katkı sağlamaktır.

Deri sektörüDeri ürünleriMoğolistan+4
Gulmaral Sultan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan vatandaşları açısından Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörlerinde pazarlama karmasının müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi

Günümüzde işletmelerin kar elde etmek, rekabette öne geçmek ve pazara hâkim olmak gibi hedefler doğrultusunda pazarlama stratejileri uyguladıkları bilinmektedir. Bu stratejileri gerçekleştirmek isteyen firmalar çeşitli pazarlama faaliyetleri doğrultusunda her zaman müşterilerin ilk tercihleri olmaya çalışmaktadırlar. Bu amacı göz önünde bulunduran işletmeler pazarlama karması elemanları (4P) aracılığıyla onların memnuniyet düzeylerini artırmaya çaba sarf etmektedirler. Zira memnuniyet düzeyleri artan müşteriler onlara sunulan ürün ve hizmetleri her zaman tercih edeceklerdir. Bu doğrultuda pazarlama karmasının elemanlarının müşteri memnuniyeti üzerinde önemli etkilere sahip olduğu açıklanabilir. Azerbaycan Cumhuriyeti bağımsızlığını kazandığı 1990'lı yıllardan itibaren Türkiye Cumhuriyeti ile birçok alanlarda karşılıklı ticari ilişkilerini geliştirmiştir. Özellikle Türk tekstil ve hazır giyim sektörleri bu ticari ilişkilerde önemli yer tutmakta ve Türk firmaları bu ürünlerin ihracında sektörde gelişmiş ülkeler ile rekabet etmektedirler. Bu sektörlere yönelik Azerbaycan'a yapılan ticarette önemli paya sahip olan Türkiye, hem sunulan ürünler bakımından, hem de burada faaliyet gösteren Türk markaları bakımından ülke vatandaşları nezdinde rağbet görmektedir. Bu çalışmanın esas amacı, Azerbaycan vatandaşlarına göre Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörlerinde pazarlama karması faaliyetlerinin, müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ölçmektir. Ayrıca belirtilen sektörlere ilişkin ülkede faaliyet gösteren Türk menşeli markalara ve onların pazarladıkları ürünlere yönelik bakış açılarının değerlendirilmesi de hedeflenmektedir. Araştırmanın Azerbaycan pazarında yer alan Türk tekstil ve hazır giyim işletmelerinin çalışmada belirtilen pazarlama karmasına ilişkin unsurları dikkate alarak, müşteri memnuniyeti düzeylerini daha da arttırabilecekleri tahmin edilmektedir. Ayrıca, Azerbaycan'da bu sektörlere giriş yapmak isteyen ve mevcut dönemde faaliyette bulunan işletmelerin değer kazanmaları açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Pazarlama Karması, Müşteri Memnuniyeti, Türkiye Tekstil ve Hazır Giyim Sektörleri, Azerbaycan.

AzerbaycanAzerbaycan TürkleriHazır giyim sektörü+5
Farhad Sultanov
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yerleşik yabancıların yerel ekonomiye etkisi: Alanya örneği

Bu çalışmada Alanya'nın 1960-1970'li yıllardan bu yana, gelişmemiş bir ilçe durumundan turizm merkezine dönüşümü ile birlikte yabancıların bölgede yerleşme kararları ve yerleşme sonrasında bölgeye yönelik oluşabilecek ekonomik etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Bahsi geçen yıllardan bu yana sürekli seyreden bir yerleşme talebine sahip Alanya, Türkiye'de en fazla göç alan bölgelerde ilk sıralarda yer almaktadır. Sahip olduğu potansiyeller, yabancı ziyaretçi ve yabancı yerleşik geçmişi ile turistik kıyı şeritlerine yönelik göçlerde önemli bir yere sahiptir. Araştırma Antalya ili Alanya ilçesinde yaşayan yerleşik yabancıları kapsamaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup kolayda örnekleme yöntemi ile anket ölçeği uygulanmıştır. Ekim 2017-Mart 2018 tarihlerinde uygulanan ankette katılımcıların demografik bilgilerine, mülkiyet durumlarına, iş hayatına ilişkin bilgilere, ekonomik durumlarına ve harcamalarına ilişkin önermeler yer almaktadır. Bununla birlikte ankette katılımcılara Türkiye'de yaşamın pahalılaşması durumunda ne yapacaklarına ve Türkiye'deki yabancıların Türkiye üzerinde ne gibi olumlu etkileri olduğuna dair iki önerme yer almaktadır. Uygulama Alanya Belediyesi ve yerleşik yabancılara yönelik sivil toplum kuruluşları aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Anketlerin analizi sonucu elde edilen bulgular ışığında, yerleşik yabancıların Alanya şehrine ekonomik katkılarının olumlu yönde olduğu görülmektedir. Yerleşik yabancı kişilerin Alanya şehrine ekonomik katkıları iş gücü veya yatırımdan ziyade gerçekleştirdiği harcamalarla ilgilidir. Alanya'da bulunan yerleşik yabancıların gerçekleştirebileceği iş ve yatırım olanaklarının arttırılması ile Alanya'ya daha fazla ekonomik katkı sağlanacağından söz etmek mümkün olacaktır.

Antalya-AlanyaEkonomik etkiYerleşik yabancı+1
Işıl Atalay
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası sermaye hareketleri, ticaret ve büyüme üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, uluslararası sermaye hareketleri, ticaret ve ekonomik büyüme kavramları çerçevesinde, uluslararası sermaye hareketlerinin bir türü olan doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile uluslararası ticaret ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisini Türkiye açısından incelemektir. Bu doğrultuda, çalışmamızın ilk kısmında uluslararası sermaye hareketleri kavramı, türleri ve teorileri ile birlikte buna yönelik oluşturulan stratejiler ele alınmıştır. İkinci kısmında, uluslararası ticaret ile ekonomik büyüme ve kalkınma kavramları yine aynı şekilde ele alınmış ve son bölümde ise bu ana kavramlara yönelik olarak 1990-2016 yıllarını kapsayacak şekilde yıllık veriler ile ekonometrik bir analiz gerçekleştirilmiştir. Ekonometrik yöntem olarak zaman serilerinin durağanlık ve birim kök analizleri, kurulan doğrusal regresyon modeli çerçevesinde genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips-Perron (PP) birim kök testleri ile analiz edilmiştir. Kullanılan veriler arasındaki nedensellik ilişkisinin varlığı ve yönünü incelemek için ise Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Seriler arasındaki uzun dönemli etkileri saptamak için ise Johansen eş- bütünleşme testi uygulanmıştır ve regresyon sonuçları vektör hata düzeltme modeli kullanılarak değerlendirilmiştir. Bağımlı değişken olarak belirlenen ekonomik büyüme parametresi olan kişi başına düşen GSYİH değişkeninin, sermaye hareketleri ve ülkenin dışa açıklık oranı ile olan ilişkisi ortaya konmuştur. Doğrudan yabancı sermaye hareketleri içerisinde ülkeye yapılan sermaye girişi büyüme performansını olumlu yönde etkilerken, sermaye çıkışlarının ise negatif yani olumsuz etkilediği saptanmıştır. Ayrıca Türkiye'nin dışa açıklık oranında ithalat ve ihracatın daha çok ithalat kısmında yoğunlaşması sebebiyle, bu oranın ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkilediği sonuca varılmıştır.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıDışa açıklıkEkonomik büyüme+5
Hüseyin Cihan Yücetürk
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan'ın ekonomik büyümesi ile Türkiye'ye petrol ihracatı arasındaki ilişkinin ekonometrik analizi

Dünya enerji ekonomisi içinde önemli bir konumda olan petrolün ticareti ülkelerin ekonomik gelişimi açısından önemli bir göstergedir. Nitekim 1973-74, 1979-80, 1990-91, 2003 ve 2015 yıllarında dünya ekonomisinde gerçekleşen dalgalanma ve daralmanın temelinde petrol ticaretinin olduğu görülmektedir. Bu nedenledir ki, dünya ekonomisi üzerinde yaşattığı bu etki onun kendi adıyla petrol krizi olarak anılmasına sebebiyet vermiştir. Böylece petrol ticaretindeki süreç ve miktar açısından değişimler ülkelerin makroekonomik göstergeleri üzerinde ciddi etki bırakmaktadır. Çalışmada Türkiye'ye petrol ihracı ile Azerbaycan'ın ekonomik büyümesi arasındaki ilişki teorik ve ampirik olarak araştırılmakta olup petrol ihracatı ile ekonomik büyüme ilişkisi değerlendirilmiştir. Bu noktadan hareketle Azerbyacan'ın ekonomik büyümesiyle Türkiye'ye olan petrol ihracı arasındadaki ilişkinin ortaya konulması çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Çalışmada Azerbaycan Cumhuriyeti'nin 2000-2017 dönemine ilişkin yıllık bazda veriler kullanılarak Türkiye'ye petrol ihracatı ile ekonomik büyümesi arasındaki ilişkinin varlığı ve değişkenlerdeki ilişki ve değişimin nedenselliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ekonometrik analiz yöntemi kullanılan çalışmada Augmented Dickey Fuller birim kök testi, Engle ve Granger Eşbütünleşme testi, Vektör Otoregresyon Modeli kurularak ilişki incelenmiş ve Granger nedensellik testi ile değişkenler arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Analiz sonucu Azerbaycan'ın ekonomik büyümesi ile Türkiye'ye yaptığı petrol ihracatı arasında ilişkinin olduğu görülmüştür. Azerbaycan'ın ekonomik büyümesinden Türkiye'ye gerçekleştirdiği petrol ihracatına doğru tek yönlü nedensellik sonucu elde edilmiştir. Azerbaycan ekonomisindeki değişimin petrol ihracatını büyük oranda etkilediği görülmektedir. Şöyle ki, petrol ihracatında değişimin %50 üzeri kaynağı ekonomik büyümedir.

AzerbaycanEkonometrik analizEkonomik büyüme+3
Elmın Alıyev
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Ar-Ge yatırımlarının ve nüfusun istihdam üzerindeki etkisi

Bu çalışmada öncelikle Ar-ge, İstihdam ve nüfus kavramları hakkında bilgi verilmiş devamında Türkiye'de Ar-ge yatırımları ve nüfus hareketlerinin istihdam üzerindeki etkileri araştırılmıştır. İstihdam kavramı teorik olarak açıklanarak istihdam verileri Türkiye ölçeğinde incelenmiştir. Ar-Ge yatırımları kavramı ile Türkiye'de Ar-Ge'ye yapılan harcamalar kastedilmektedir. Türkiye'de ki Ar-Ge yatırımları ve nüfusun istihdam üzerindeki etkileri Eviews programı yardımı ile analiz edilmiştir. Buradaki amaç 1998-2017 yılları arasında nüfus artışı ve Ar-Ge yatırımlarının Yıllar itibari ile istihdama olan etkisini ortaya koymaktır. Yapılan ekonometrik analizde VAR yöntemi kullanılarak Augmented Dickey Fuller birim kök testi ve Granger Nedensellik Testi ile değişkenler arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Sonuçta nüfusta Yaşanan artış istihdam artışına sebep olurken, Ar-Ge harcamalarında yaşanan artışta istihdam artışına sebep olmaktadır. Fakat istihdamın artması aynı şekilde Ar-Ge harcamalarının artmasına yol açmamaktadır. Ar-Ge'nin istihdam üzerindeki etkisinin anlamsız çıkması Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarına gelişmiş ülkeler kadar yatırım yapmayıp pay ayırmadığının da göstergesi olabilir. Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarına yatırımları artırarak, istihdam sağlayabilmek için üretime yönelik yatırımları da artırması gerekir.

Araştırma-geliştirmeNüfusTürkiye+4
Merve Bayraktar
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin ihracat değerlerinin yapay sinir ağları ile tahmini

Yaklaşık iki buçuk asırlık bir geçmişe sahip olan ve dışa açık ekonomiler için büyük önem arz eden dış ticaret kavramı günümüz küresel rekabet ortamında ülke ekonomilerinin gelişmesi ve kalkınmasında kilit rol oynamaktadır. Dış ticaret işlemleri içerisinde ihracat önemli bir yer kaplamaktadır. Çünkü ihracat, ekonomik büyüme, döviz ve sermaye girdisi arasında itici bir güç bulunmaktadır. Bu çalışmada öncelikle Türkiye'nin 2002-2017 tarihlerini kapsayan yıllık verileri kullanılarak ihracatı etkileyen değişkenlerin tespiti amacı ile yapısal eşitlik modeli kurulmuştur. Modelde literatürde yer alan çalışmalara göre ihracatı etkileyebileceği düşünülen gayri safi sermaye oluşumu, sanayi, tasarruf, kur, lojistik, GSYİH, kişi başına düşen GSYİH, ticari servis ve mal ihracatı bağımsız değişkenleri kullanılmıştır. Analiz sonucunda bağımsız değişkenlerin ihracat bağımlı değişkenini % 99 gibi yüksek oranda açıkladığı belirlenmiştir. Modelin CR, AVE ve Cronbach's Alpha değerlerinin eşik değerlerini aştığı ve böylelikle modelin güvenilirlik ve iç geçerliliğinin tatmin edici bir şekilde karşılandığı görülmüştür. Ticari servis ve mal ihracatı bağımsız değişkenlerinin ihracat bağımlı değişkeni üzerinde olumlu ve anlamlı ve etkisi olduğu saptanırken diğer bağımsız değişkenlere kıyasla lojistik değişkeninin ihracat bağımlı değişkeni için daha yüksek önceliğe sahip olduğu görülmüştür. Araştırma modelinin % 99 oran ile yüksek bir genellenebilirliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Analizin son kısmında aynı değişkenler kullanılarak yapay sinir ağları ile bir model kurulmuştur. Yapay sinir ağları ile kurulan modelde 2 – 9 gizli katman ile tahminler oluşturulmuştur ve gerçek değerler ile tahmin değerleri R2, RMSE, MAE ve MAPE (%) değerleri hesaplanarak karşılaştırılmıştır. Modelde 9 gizli katmanda R2=0,99, RMSE=3611616, MAE=2613313 ve MAPE= %45,14141 olarak hesaplanmıştır. Bu durum yapılan denemeler sonucunda en iyi sonucun gizli katman sayısı 9 olduğunda ortaya çıktığını göstermektedir. Modelde ağın gizli katman sayısı arttıkça istatistiksel olarak daha anlamlı sonuçlar elde edileceği doğrulanmıştır. Anahtar Kelimeler: İhracat, İhracatı Etkileyen Faktörler, Yapısal Eşitlik Modeli, Yapay Zeka

TahminTahmin teknikleriUluslararası ticaret+3
Burcu Yaman
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin GSYH değerlerinin yapay sinir ağları ile tahmini

Ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınma düzeyini ölçen milli gelirin en önemli araçlarından biri olan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) ülkelerin genel görünümü hakkında bilgi vermektedir. GSYH rakamları yüksek olan ekonomiler gelişmiş olarak nitelendirilmektedir. Türkiye ekonomisi için de bu rakamların yükselmesi gelişimine katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'nin GSYH değerlerini tahmin etmektir. Bu bağlamda 1998-2017 yılları arasında GSYH' yi etkileyebileceği düşünülen değişkenler seçilerek öncelikle Yapısal Eşitlik Modeli, Kısmi En Küçük Kareler metodu uygulanmış olup daha sonra Yapay Sinir Ağı Modeli ile GSYH tahmini gerçekleştirilmiştir. Yapısal Eşitlik Modeli sonuçlarına göre seçilen değişkenler GSYH' yi yüksek bir değerle açıklamıştır. Modelde sabit sermaye yatırımı-toplam yurtiçi tasarruf ve tüketim değişkenleri desteklenirken diğer değişkenler desteklenmemiştir. Ayrıca uyum iyiliği endeksinin yüksek bir değer alması çalışmanın evrensel geçerliliğe sahip olduğunu göstermektedir. 2 ile 5 arasında gizli katman sayısı denenerek oluşturulan Yapay Sinir Ağı modelinin sonuçlarına bakıldığında en iyi sonuca gizli katman sayısı 5 olarak seçildiğinde ulaşılmıştır. 5 gizli katmanda R2=0,996140651, RMSE=19444911,6, MAE=15845918,2 ve MAPE=32,29791086 değerleri elde edilerek kurulan modelin kabul edilebilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca istatistiksel olarak gizli katman sayısı arttıkça modelin daha iyi sonuç verdiği görülmüştür. GSYH' nin gerçek değerleri ile tahmin değerleri birbirine çok yakın çıkmıştır. Buradan Yapay Sinir Ağının tahmin gücünün yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapısal Eşitlik Modeli, Kısmi En Küçük Kareler, Yapay Sinir Ağı, GSYH

Ekonomik büyümeGayri safi yurtiçi hasılaTahmin+3
Gizem Geçgil
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de doğal gaz fiyatlarını etkileyen faktörler

Bu çalışma dolar kurunun, brent petrol fiyatlarının, kömür fiyatlarının, altın fiyatlarının ve enflasyon oranının doğal gaz fiyatlarıyla uzun vadeli bir ilişkisi olup olmadığını araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Ocak 1995 ile Aralık 2018 arasındaki dönemdeki aylık veriler kullanılmıştır. Çalışmanın hedefe varması doğrultusunda Birim Kök Analizleri yapılan değişkenlerin VAR analizi yapılarak, Johansen Eşbütünleşme Testi, Granger Nedensellik Analizi, VECM Analizi, Varyans Ayrıştırması, Etki Tepki Fonksiyonu ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Johansen eşbütünleşme analizi sonuçlarına göre verileri eşbütünleşik oldukları tespit edilmiş ve Granger nedensellik analizine göre de altın fiyatlarının, brent fiyatlarının, kömür fiyatlarının ve dolar kurunun doğal gaz fiyatlarının Granger nedeni olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın neticesinde literatürdeki çalışmaları destekler nitelikte bulgulara ulaşılmıştır.

Doğal gazEnerjiFiyat+5
Emrecan Aydın
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kahve tüketiminde cam ambalaj kullanımı

Cam icat edildiği günden bugüne kadar önemini yitirmeden insanların en önemli gereksinimlerinden biri olmaya devam etmektedir. Cam ürünler mekanların her köşesinin aydınlatılmasına yarayan pencerelerden evleri güzelleştiren aksesuarlara, araçların güvenle seyahat etmelerine imkan tanıyan camlardan gıdaların saklanmasında kullanılan kavanozlara kadar hem endüstriyel alanlarda hem de tüketimde kullanılmaya devam edilmektedir. Cam ambalaj ürünleri estetik acıdan, ürünü koruma açısından, ve insan sağlığı açısından tercih edilmektedir. Cam ürünlerin geri dönüşümünün mümkün olmaları nedeniyle çevreyi kirletmediklerinden dolayı bir başka tercih nedenidir. Günümüzde iş hayatı insanların daha az zamanda daha fazla iş yapmalarını gerektirmektedir. İnsanlar işe gitmek için sabah kalkar kalmaz çay ya da su içmeden yola çıkmaktadır ve herhangi bir perakende satış noktasından plastik veya karton bardakta çay yada kahve tüketimleri çoğalmaya başlamıştır. Plastik veya karton bardak tercihinin bir taraftan kendilerine diğer taraftan doğaya verdiği zarar ölçülemez. Uluslararası ticarete konu olan gıda ürünlerinin birçoğu cam ambalajlar ile satılmaktadır. Bir şişe şarap ihraç edildiği zaman sadece şarap değil aynı zaman da cam ambalaj da ihraç edilmektedir. Cam ambalaj içerisinde satılan gıda ürünlerini üreten bir veya birkaç üretici için ambalaj üretimi birçok cam üreticisi için ana faaliyet konusunu oluşturmaktadır. Bu yüksek lisans tez çalışmasının amacı Türkiye'de yaşamakta olan insanların günlük kahve tüketimlerinde cam bardak tercihleri ve buna sebep olan etkenleri araştırmaktır. Çalışma cam sektörü, cam sektörünün yapısal ve ekonomik özellikleri, ambalaj kavramı, dünya cam sektörü genel durumu, Türkiye'de cam ambalaj, tüketici davranışı kavramı ve araştırmanın yöntemi olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın sonuç bölümünde araştırma bulgularına göre tüketicilerin cam ambalajda kahve satın alımlarına etki eden etmenler tartışılmıştır.

AmbalajlamaCamCam ambalaj+4
Naranjav Puntsagdorj
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

OECD ülkeleri üzerinde yüksek teknolojili ürün ihracatını etkileyen faktörlerin analizi

Küreselleşen dünyada katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi ve yüksek teknolojili ürün ihracatının gerçekleşmesi rekabet edebilir ülkeler için gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Ülkelerin artan rekabet ortamında birbirlerine karşı üstünlük sağlayabilmeleri ve sürekli değişim içinde olan ekonomik koşullara karşı güç kazanabilmeleri konusunda Ar-Ge harcamalarının rolü oldukça fazladır. Ülkeler, Ar-Ge harcamalarına ayırdıkları pay sonucunda yeni üretim yöntemi ya da teknoloji geliştirerek ekonomik büyümelerini ve refah seviyelerini arttırabilmektedirler. Bu tezin amacı, 1991-2016 dönemi yıllık verileri ile 15 OECD ülkesinin GSYİH içinde Ar-Ge harcamaları payının toplam ihracat içinde yüksek teknolojili ürün ihracatının payı üzerinde bir artışa sebep olup olmadığını incelemektir. Bu kapsamda tezde ''Ar-Ge harcamaları yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerinde etkin midir?'' sorusuna cevap aranmıştır. Oluşturulan doğrusal regresyon modeline ekonomik büyüme ve GSYİH içinde doğrudan yabancı yatırım girişinin payı kontrol değişkeni olarak eklenmiştir. Ar-Ge harcamalarının yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerindeki etkisi panel veri analizi yöntemi ile incelenmiştir. Panel veri analizi için gerekli olan Hausman test sonucu Sabit Etkiler Modeli kullanılması gerektiğini göstermiştir. Ayrıca ülkelerin yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerinde bireysel etkileri araştırılmış ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tezde gerçekleştirilen incelemeler Ar-Ge harcamalarının yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki yarattığını göstermiştir. Kontrol değişkeni olarak analize dâhil edilen ekonomik büyüme ve doğrudan yabancı yatırım girişinin yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuç, uluslararası rekabet ortamında bir güce sahip olmak isteyen ülkeler için Ar-Ge harcamalarına verilen değerin yüksek teknolojili ürün ihracatı üzerindeki önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı, Ar-Ge Harcamaları, Ekonomik Büyüme, Doğrudan Yabancı Yatırım, Panel Veri Analizi

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıOECD ülkeleri+3
Gizem Yavuz
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konut fiyatları üzerine ampirik çalışmalar "Alanya örneği"

Türkiye'nin önemli sahil kentlerinden birisi olan Alanya'da turizm talebinde yaşanan artışlar zamanla yabancıların ikinci konut edinimleri içinde cazip hale gelmiştir. Yabancıların ikinci konutlarını Alanya'da tercih etmeleri konutun kalitesinde ve özelliklerinde değişime neden olmuş artan talep, fiyatlara yansımıştır. Çalışma çoklu faktörlerin araştırılması amacı ile iki bölüme ayrılmış ilk bölümde Nisan 2015-2018 periyodunda Alanya'da konut fiyatları ile yabancılara satılan konut sayısı ve EURO/TRY döviz kuru aylık verileri kullanılarak, değişkenler arasında uzun dönemli ilişki araştırılmıştır. Uzun dönemli ilişkiyi belirlemek için Johansen Eşbütünleşme Analizi ve değişkenler arasında kısa dönem ile nedensellik ilişkileri Vektör Hata Düzeltme Modeli (VECM) uygulanarak analiz edilmiştir. Johansen Eşbütünleşme testi sonucunda değişkenlerin eşbütünleşik olduğu ve aralarında uzun dönemli ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Bu durum VECM kurulmasını sağlamıştır. Hedef değişkenin konut fiyatları olduğu VECM'nde yabancılara satılan konut sayısı ve döviz kuru değişkenlerinin uzun dönemde ve kısa dönemde nedeni olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise literatürde heterojen bir mal olan konutun fiyatlar üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalarda sıklıkla kullanılan Hedonik Fiyatlama Modeli (HFM) ile yabancıların Alanya'da konut edinmesinin konut fiyatları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Sahibinden.com internet sitesi üzerinden satışa sunulan 3587 adet konut ilanından ve Alanya Belediyesi Emlak Müdürlüğü'nden elde edilen yabancıların konut edinimlerinin mahallelere göre dağılımı verisinden yola çıkarak Tabakalı Örnekleme yöntemi ile farklı mahallelerden 393 adet konut belirlenerek HFM ile konutun özellikleri ile fiyatı arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. Doğrusal model ve yarı logaritmik model fonksiyonel biçim olarak kullanılmıştır. Konutlara ait özellikler ve mahalle değişkenleri HFM ile analiz edilmiş sonucunda yarı logaritmik form uygun görülmüş, modelde konutun m2 cinsinden büyüklüğü, konutun yaşının 0-5,6-10 aralığında olması, eşya olup olmaması, site içinde olup olmaması, banyo sayısı, bulunduğu kat, konutun Saray mahallesinde ve Dinek mahallesinde olması istatistiksel olarak anlamlı olup etkisi pozitif olduğu son olarak da Mahmutlar mahallesinde olan konutun etkisinin anlamlı olduğu fakat fiyat üzerinde etkisinin negatif olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AmpirikAmpirik analizAntalya-Alanya+2
Aslıhan Çiftçi
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ticaret alanında yapılmış bilimsel yayınların sosyal ağ analizi ile değerlendirilmesi: Bir bibliyometrik çalışma

1980 sonrası tüm dünyayı saran küreselleşme olgusunun ilk ayağı iktisadi küreselleşme yani ticarette serbestleşmedir. Uluslararası ticaret önündeki engellerin kaldırılması, kaynak temininde kolaylık elde etme, bilgi ve teknoloji transferi ile dünyanın tek pazar haline getirilmesi, yer küre üzerindeki insan, devlet ve toplumlar arasında etkileşimin artması şeklinde açıklanabilen küreselleşme, ülkeleri kültürel olarak yakınlaştırmakta, siyasi ve ekonomik olarak karşılıklı bağımlı hale getirmektedir. Uluslararası ticaret, uluslararası iktisadın ülkeler arasındaki mal ve hizmet alım – satım işlemlerini konu edinen bir alt alanıdır. Uluslararası ticaret, bir ülkenin dış ticareti ya da bir ülkenin belli politikalar ile bağlı diğer ülkeler ile yaptığı ticari faaliyetler olarak tanımlanabilir. Uygarlık başlangıcından itibaren yer edinen, küreselleşme olgusu ile uluslararası boyutta önem kazanan, son dönemde ise hem uluslararası diplomasi de hem de akademik yazında farkındalığını artan uluslararası ticaret bir ülkenin ekonomisindeki pek çok sektörle oldukça yakın ilişkilidir. Bir ülkenin küresel rekabet gücünün artması hem politik hem de ekonomik bir hedeftir. Son dönemde Türkiye'de uluslararası ticaret eğitimine verilen önemin artması ile pek çok üniversitede lisans, lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) programlar açılmış, özel ve devlet resmi kurumlarınca uluslararası ticarette uzmanlaşma önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı dünya genelinde akademik olarak desteklenmesi şart olan uluslararası ticaret anabilim dalı altında 1980 sonrasından günümüze Web Of Science Core Collection veri tabanından elde edilen makale, bildiri, kitap, kitap bölümü ve bu tür inceleme türündeki alan yazının bibliyometrik analizidir. Bibliyometrik analiz yardımıyla kurumsal ve bireysel bazda ilişkisel durumlarını elde edilmesi planlanmıştır. Çalışma verileri Web of Science Core Collection veri tabanında "uluslararası ticaret" konu başlığı altında tüm indekslerde taranan 18.521 makale, 1.693 bildiri, 844 kitap incelemesi, 544 eleştiri yazısı ve 44 kitap bölümünden oluşmaktadır. Yapılan bibliyometrik analiz sonucunda çalışmaların, yazarların ve ülkelerin yıllara göre yayın sayıları, yayın türleri, yayın dilleri, atıf analizleri, ülke işbirlikleri, ortak atıf ağları ile kavram - konu yönelimleri incelenmiştir.

BibliyometriBibliyometrik çözümlemeBilimsel yayın+3
Bekir Çınar
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Döviz kurunun Türkiye ile örfez ülkeleri arasındaki dış ticaret yapısına etkisi: 2003-2018 yılları üzerine bir inceleme

Bu çalışmanın amacı, reel efektif döviz kuru ile Türkiye-Körfez ülkeleri dış ticaret yapısı arasındaki ilişkiyi panel ARDL Modeli ile ekonometrik olarak analiz etmektir. Literatürde reel döviz kuru ve dış ticaret dengesi arasındaki ilişkiyi inceleyen birçok çalışma bulunmaktadır. Günümüzde Türkiye'nin Körfez ülkeleri ile artan politik, ekonomik ve sosyal ilişkileri de göz önüne alındığında çalışmanın amacı ve önemi ortaya çıkmaktadır. Reel efektif döviz kurunun dış ticaret dengesi üzerindeki uzun ve kısa süreli etkilerini araştırmak için hem her ülke için ayrı ayrı ARDL modeli, hem panel ARDL modeli kullanılmıştır. Bu doğrultuda ARDL modeli için ADF Birim kök testi, ARDL koentegrasyon testi, ARDL uzun-kısa dönem karşılaştırması ve Granger Nedensellik testi uygulanmıştır. Sadece BAE açısından REER ile dış ticaret dengesi arasındaki uzun-kısa dönem ilişkisi anlamlı çıkmıştır. Panel ARDL modeli için LLC, Fisher ADF ve Fisher PP Birim kök testleri, Pedroni ve Kao panel ARDL eşbütünleşme testi, panel ARDL uzun-kısa dönem karşılaştırması ve Dumitruscu ve Hurlin PanelNedensellik testi uygulanmıştır. LnREER katsayısı uzun dönemde pozitif, kısa dönemde negatif bulunmuştur. Ancak her iki dönem için p değeri istatistiki olarak anlamlı çıkmamıştır. Panel hata düzeltme katsayısı ve ülkeler bazında hata düzeltme katsayıları negatif değerde ve istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur.

Döviz kuruDöviz kuru politikalarıDöviz kuru sistemleri+4
Moustafa Bakar
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir e-ticaret aracı olarak sosyal medyanın satın alma davranışına etkisinin incelenmesi: Instagram kullanıcıları üzerine bir araştırma

Instagramdan alışveriş yapan kullanıcıların satın alma niyeti ve davranışı üzerinde etkili olan faktörleri incelemek amacıyla yapılan bu çalışma, teknoloji kabul modellerinden UTAUT2 kapsamında ele alınmıştır. Konunun uygulama alanının sosyal medya olması nedeniyle sosyal medyanın etkileme gücü ve algılanan risk faktörleri modele dahil edilerek model genişletilmiştir. Araştırmada nicel veri toplama yöntemlerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Uygulanan anketlerden elde edilen verilerin analiz edilmesinde yapısal eşitlik modeli yaklaşımlarından Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS-SEM) tekniği kullanılmıştır. Analiz SmartPLS 3.2.8 yazılım programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Instagram üzerinden alışveriş yapan kullanıcıların satın alma davranışını etkileyen faktörler; davranışsal niyet, kolaylaştırıcı koşullar ve alışkanlık faktörleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Instagram üzerinden alışveriş yapan kullanıcıların satın alma niyetlerini etkileyen faktörler ise çaba beklentisi, alışkanlık, performans beklentisi, fiyat değeri, sosyal etki ve sosyal medyanın etkileme gücü faktörleri olarak tespit edilmiştir. Ayrıca kullanıcıların instagram üzerinden satın alma niyetleri üzerinde; kolaylaştırıcı koşullar, hedonik motivasyon ve algılanan risk faktörlerinin bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Instagram, UTAUT2, Sosyal Medyanın Etkileme Gücü, Algılanan Risk, Yapısal Eşitlik Modellemesi

Elektronik ticaretRisk algılamasıSosyal medya+3
Tuğçe Öztürk
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş maliyet yöntemlerinin entegrasyonu ile lojistik maliyetlerde etkinliğin sağlanması: Bir ihracat firmasında uygulama

Lojistik gibi dünya ekonomisinde önemli bir yer tutan, rekabetin amansız olduğu, birçok sektörü ve operasyonu birbirine bağlayan bir alanda, doğru ve detaylı maliyet bilgisine olan ihtiyaç teknolojik değişime paralel olarak sürekli artış göstermektedir. Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki dönüşüm sonucunda tüm sektörlerde olduğu gibi lojistik sektöründe de lojistik faaliyetlerin sadece yerine getirilmesi yetmemekte, bunun doğru şekilde, doğru miktarda, doğru zamanda ve en uygun maliyet ile yerine getirilmesi beklenmektedir. Son derece kapsamlı ve detaylı olan lojistik faaliyetlerin yerine getirilmesi sürecinde işletmeler aynı zamanda ortaya çıkan çok ciddi bir lojistik maliyete de katlanmaktadırlar. Bu lojistik faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülmesi ve işletmeye maliyetinin doğru bir şekilde hesaplanması, maliyet düşürmenin etkin bir şekilde sağlanması işletmeler için büyük önem arz etmektedir. Bu noktada lojistik maliyetlerin hesaplanması ve optimize edilmesinde çağdaş maliyet yöntemleri birlikte kullanılabilmektedir. Türkçe literatürde lojistik maliyetler konusunda çağdaş maliyet yöntemlerinin entegre olarak kullanıldığı bir çalışma bulunmamaktadır. Yapılan çalışma ile çağdaş maliyet yöntemlerinden hedef maliyetleme, değer analizi, kaizen maliyetleme ve kısıtlar teorisinin entegrasyonu sonucunda lojistik maliyetlerin nasıl azaltılacağı vaka analizi yöntemiyle ortaya konulmuştur. İşletme yöneticileri ve lojistik faaliyetlerde çalışan kişiler ile yüz yüze görüşülerek, tüm lojistik süreçler araştırmacı tarafından izlendikten sonra bir model oluşturulmuştur. Ayrıca lojistik faaliyetler ile ilgili tüm çalışanlara (iç müşteri) değer analizi kapsamında lojistik faaliyetleri değerlendirmeleri için bir anket uygulanmıştır. Bu araştırma kapsamında ortaya konan model ile öncelikle hedef maliyetleme ile işletmenin lojistik maliyetlerde maliyet indiriminin toplam tutarı 160.555,13 TL olarak hesaplanmış, değer analizi kapsamında yapılmış olan anket ile faaliyetlerin önem dereceleri belirlenmiştir. Daha sonra kaizen maliyetleme ile hangi lojistik alt faaliyette ne kadar maliyet indirilmesi gerektiği tespit edilmiş ve kısıtlar teorisi kullanılarak işletmenin ambalajlama faaliyetinde sahip olduğu kapasite kısıtı belirlenip ortadan kaldırılarak lojistik maliyetlerin etkinliği sağlanmıştır.

LojistikLojistik hizmetlerLojistik yönetim+2
Ata Kahveci
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

OECD ülkelerinde Ar-Ge harcamalarının etkinliğinin VZA modeli ile ölçülmesi

Teknoloji ve bilişim teknolojilerinin hızla değiştiği ve geliştiği bu çağda, ülkelerin bu değişimleri zamanında yakalaması veya teknolojik gelişmelere öncülük etmesi, küreselleşen dünyada rekabet üstünlüğü sağlaması açısından önemli bir konudur. Bu değişim ve gelişim için Ar-Ge faaliyetleri ülkeler için kritik öneme sahiptir. Yapılan Ar-Ge faaliyetleri ile ülkeler, hem refah düzeyini artırmakta hem de küresel piyasalardaki sert rekabet koşullarına ayak uydurarak istikrarı sağlamaktadırlar. Ar-Ge faaliyetlerin etkinliği bu aşamada ülkeler için yol gösterici konumundan dolayı büyük önem taşımaktadır. Ar-Ge harcamalarının etkinliği, hangi alanlara daha fazla bütçe ayrılması gerektiği ve hangi alanlarda iyileştirmeler yapılması gerektiğini ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, OECD ülkelerinin Ar-Ge harcamalarının etkinliğini 2015- 2017 dönemi kapsamında; Akademik Etkinlik ve Teknolojik Etkinlik olmak üzere iki model şeklinde analiz etmektir. Buradan hareketle "Hangi OECD ülkelerinin Ar-Ge harcamaları akademik ve teknolojik açıdan etkindir?" sorusuna cevap aranmıştır. Analiz yöntemi için Charnes vd. (1978) ve Banker vd. (1984) tarafından geliştirilen Veri Zarflama Analizi modellerinden CCR ve BCC modelleri tercih edilmiştir. Analizler DEAP 1.3.0 yazılım programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. 30 OECD ülkesinden oluşan Karar Verme Birimleri için Model-1 kapsamında girdi değişkenleri; Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı ve 1000 kişiye düşen araştırmacı sayısı, çıktı değişkenleri; IP5 patent sayıları ve bilimsel yayın sayıları, Model-2 kapsamında girdi değişkenleri; Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı ve 1000 kişiye düşen araştırmacı sayısı, çıktı değişkenleri; IP5 patent sayıları ve yüksek teknolojili ürün ihracatının toplam ihracat içindeki payıdır. Çalışmanın sonucuna göre, Model-1 Akademik Etkinlik kapsamında 2015-2017 dönemi CCR ve BCC modeli baz alınarak yapılan etkinlik analizi sonucunda, Japonya ve ABD'nin her iki modelde de etkin olduğu gözlemlenmiştir. Model-2 Teknolojik Etkinlik kapsamında 2015-2017 dönemi CCR ve BCC modeli baz alınarak yapılan etkinlik analizi sonucunda ise Japonya ve Meksika'nın her iki modelde de etkin olduğu saptanmıştır.

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıEtkinlik analizi+2
Zehra Sağlam Minaz
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Orta Afrika ülkeleri (CEMAC) arasındaki dış ticaret ilişkisi üzerinde ampirik çalışmalar

Türkiye, 2000'li yılların başından beri Afrika ülkeleriyle siyasi ve ticari ilişkileri geliştirmek için çaba göstermektedir. Bu çalışmanın odak noktası, Türkiye ile Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo, Ekvator Ginesi ve Gabon olmak üzere altı ülkeden oluşan ekonomik bir organizasyon olan Orta Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği (CEMAC) arasındaki ticari ilişkilerine bakılmasıdır ve deneysel bir bakış açısından. Bu kapsamda ABD Doları / TL kur oynaklığının Türkiye ile CEMAC arasındaki ticaret hacmi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Döviz kuru oynaklığı, GARCH modelleri ve uzantıları kullanılarak tahmin edildi. Yeniliklerin sekiz farklı olasılık dağılımına sahip olduğu on bir farklı GARCH genişletme modeli, yani toplamda 88 model bilgi kriterleri ve olabilirlik değerlerine göre karşılaştırılmıştır. Yeniliklerin çarpık normal dağılıma sahip olduğu Üstel GARCH (EGARCH) modelinin en uygun oynaklık modeli olduğu görülmüştür. Daha sonra döviz kuru oynaklığı ile ticaret hacmi arasındaki ilişki ARDL Sınır Testi ile araştırılmış ve uzun vadede iki değişken arasında eşbütünleşme olduğu ortaya çıkmıştır. ARDL Hata Düzeltme Modeli sonuçlarına göre iki değişken arasındaki denge bozulduğunda, 1.93 ay sonra tekrar dengeye geldiği görülmektedir.

ARDL Sınır TestiAfrika ülkeleriEşbütünleşme+5
Ahmed Alıfa Kotoko
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ticaret bölümü öğrencilerinin sürekli kaygı durumlarının kariyer yapılandırma süreci yönetimi üzerindeki etkisi

Bu araştırma; üniversite öğrencilerinin kariyer yapılandırma süreçlerinde sahip oldukları kaygı durumları ile kariyer kararları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında üniversite öğrencilerinin sürekli kaygı durumunun kariyer yapılandırma dönemlerinde verecekleri kariyer kararlarına olası etkileri bilinçli kariyer, bilinçsiz kariyer ve çevresel etkenler faktörleri üzerinden incelenmiştir. Yapılan araştırmaya 2020-2021 yılında öğrenim gören 661 öğrenci katılmıştır. Araştırma kapsamında, Uluslararası Ticaret (UTİ) bölümü öğrencileri araştırmanın merkezine alınarak, UTİ, İİBF ve Litvanya'da Uluslararası bir üniversitede öğrenim gören öğrencilerden veriler toplanmıştır. Araştırmada öğrencilerin kaygı durumlarını belirleyebilmek için Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ), kariyer kararlılık düzeylerini ölçebilmek için ise Kariyer Kararı Ölçeği (KKÖ) ve öğrencilerin demografik özellikleri hakkında bilgi toplayabilmek için araştırmacı tarafından oluşturulan bir kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmanın sonucundan elde edilen bulgular literatür ile benzerlik göstermektedir. Öğrencilerin kariyer yapılandırma süreçlerinde verdikleri kariyer kararları ile kaygı düzeyleri cinsiyetleri ve okudukları bölümler gibi demografik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar göstermiştir. Öğrencilerin sahip olduğu kaygı düzeyleri ile kariyer kararının alt faktörleri olan bilinçli kariyer, bilinçsiz kariyer ve çevresel etkenler arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

KariyerKariyer geliştirmeKariyer karar verme güçlükleri+7
Salih Burak Çakmanus
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yaş meyve sebze ihracatında stratejik planlama: Antalya ili örneği

Tarım ürünleri içerisinde dünyada ticareti yapılan ürün gruplarından yaş meyve sebzenin insan sağlığı ve beslenmesindeki önemi oldukça fazladır. Türkiye yaklaşık 54.8 milyon tonluk yaş meyve sebze üretimi ile dünyanın önemli üreticilerinden biridir. Ancak ihracat/üretim oranının hedeflenen düzeye ulaşamamasından dolayı yaş meyve sebze ihracatında süreklilik ve kalitenin sağlanması, ülke ihracatı açısından önem arz eden bir konu halini almıştır. Bu sebeple çalışmada yaş meyve sebze ihracatında yaşanan problemlerin tespiti ve bu problemlere yönelik stratejik hedeflerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel veri toplama yöntemlerinden olan anket yöntemi kullanılmıştır. Alanyazın ve uzman görüşleri alınarak oluşturulan, normallik ve güvenilirlik testlerinin yapıldığı ölçeklerin yer aldığı anket, Antalya'da düzenli ve aktif şekilde faaliyet gösteren 108 yaş meyve sebze ihracatçısına uygulanmıştır. Araştırma kapsamında yüzde, frekans ve anova analizi yöntemlerinden yararlanılmış ve verilerin işlenip analiz edilmesinde SPSS 21.0 istatistik programı kullanılmıştır. Çalışma sonucunda; ilin yaş meyve sebze ihracatında güçlü yönünün her mevsim yaş meyve sebze üretim ve ihracatına olanak sağlaması, zayıf yönünün ise ihracata konu ürünlerde yaşanan kalıntı sorunu olduğu tespit edilmiştir. Antalya'nın yaş sebze meyve ihracatındaki en büyük fırsatı ise sebze ve meyvenin miktar ve çeşit bakımından zenginliği, ihracat taşımacılığına uygun soğuk zincir varlığı ve her türlü taşımacılığa imkan veren ulaşım ağı sayesinde sürekli yaş meyve sebze ihracatı yapacak potansiyelde olmasıyken, diğer ülkeler tarafından uygulanan kotaların ihracat açısından tehdit oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. İhracata konu ürünlerde yaşanan zirai ilaç ve kalıntı sorunu, söz konusu ürünlerde depolama ve lojistiğe uygun ambalaj kullanılmaması, Türk yaş meyve sebzesini tanıtıcı faaliyetlerin yeterli olmaması, teşviklerin yetersiz, taşıma maliyetlerinin ise yüksek olması ihracatta yaşanan temel problemler olarak tespit edilmiştir.

MeyvelerSWOT analiziSebzeler+3
Dilan Alkaç
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası denizyolu taşımacılığı bağlamında liman etkinliği ve sektör performansının dış ticaret ile ilişkisi: 2035 yılı Türkiye dış ticaret projeksiyonu

Bu tezin amacı, denizyolu taşımacılığı ve limanların başta ihracat hacmi olmak üzere uluslararası ticarete etkisini ekonometrik ve istatistiksel olarak ortaya koymaktır. Bu kapsamda ilk olarak küresel endekslerce değerlendirilen önemli liman ülkelerinin son yıllardaki denizyolu taşımacılığı bağlamında liman etkinlikleri ve toplam faktör verimliliklerindeki değişimleri Malmquist Veri Zarflama Analizi (VZA) ile incelenmiştir. Ardından kişi başına düşen GSYH, satın alma gücü paritesi (SGP) ve yıllık ortalama resmi döviz kuru (OE) gibi ekonomik değişkenlerin yanı sıra, denizyolu taşımacılığı ve limanlara ilişkin sektör değişkenlerinin, sırasıyla ülkelerin toplam dış ticaret hacmi (TDCH), toplam mal ticaret hacmi (TMCH), mal ihracat hacmi (ME), mal ithalat hacmi (MI) üzerindeki etkisi kısa dönemli panel veri analizi ile incelenmiştir. Kısa dönemli panel veri analizleri sonucunda tüm modellerde, ekonomik değişkenlerinin yanı sıra denizyolu taşımacılığı ve liman performans değişkenleri arasından sadece konteyner liman trafiği (CT) değişkeninin, bağımlı değişkenler üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. İhracata ve ithalata konu olan mal hacmi ile birebir ilişkili olduğu düşünülen CT değişkeninin aynı örneklemde TDCH, TMCH, ME ve MI değişkenleri üzerindeki uzun dönemli etkisini ortaya koymak adına 2000-2019 yıl aralığında Westerlund ECM (Bootstrap) eşbütünleşme analizi ve Pedroni (2001)'e ait Ortalama Grup Dinamik En Küçük Kareler (DOLSMG) tahmincisi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda CT değişkeni ile tüm bağımlı değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkisinin de istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca DOLSMG tahmin modeli sonucunda, dünya konteyner liman trafiğinin %94,2'sini oluşturan 63 liman ülkesinin her biri için CT değişkenindeki değişimin ülkelerin dış ticaret değişkenleri üzerindeki uzun dönemli etkisi tahmin edilmiştir. Kısa dönem panel veri MG tahmincisi sonucunda olduğu gibi, DOLSMG tahmincisi sonucunda da uzun dönemde CT değişkenindeki pozitif yönlü 1 birim değişmenin, Türkiye toplam dış ticaret, mal ticaret, ihracat ve ithalat hacmine pozitif etki edeceği görülmüştür. Coğrafi konumu sebebiyle yüzyıllardır küresel ticaret yolları rotasında yer alan Türkiye'nin gelecekte küresel tedarik zinciri için uluslararası lojistik merkez olacağı öngörülmektedir. Türkiye'nin jeopolitik konumunun küresel ticaret yolları bağlamında sağladığı avantajları daha etkin kullanabilmek, uluslararası rekabetçilik düzeyini artırmak ve nihai olarak daha yüksek ihracat kapasitesine ulaşmak adına 2010 Ulusal Kıyı Master Planı, 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı, 11. Kalkınma Planı (2019-2023) ve 2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda liman altyapı yatırımları ve konteyner ana liman projeleri bulunmaktadır. Bu eylem ve kalkınma planlarında yer alan söz konusu yatırım projeleri ile Türkiye'deki mevcut konteyner liman kapasitesinin toplamda 31.400.000 TEU (Yirmi Ayak Eşdeğer Birimi) artırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda bu çalışmanın son analizi olarak 2035 yılında tamamlanacak olan bu yatırım projelerinin, âtıl veya etkin olduğu, CT değişkeninin zamana bağlı değişiminden yararlanılarak tahminlenmiştir. Bu aşamada GM (1,1) modeli ve Markov zinciri analizi olmak üzere stokastik süreç analizlerinden yararlanılmıştır. Bu süreçler sonucunda, yapılması planlanan limanların sağlayacağı yük kapasitesi ile 2035 yıl sonu için tahmin edilen Türkiye limanlarındaki toplam CT hacminin karşılanabileceği ve böylelikle bu limanların gerekli ve etkin yatırımlar olduğu belirlenmiştir. Ardından 2035 yıl sonunda ulaşılacak tahmini CT hacminin, ülke dış ticaretine nasıl yansıyacağını belirlenmek için sırasıyla GM (1,1) ve Markov zinciri analizi sonucunda elde edilen CT değişkeninde uzun dönemdeki olası büyüme oranları, DOLSMG tahmincisinin Türkiye için elde edilen tahmin sonuçlarıyla birleştirilmiştir. Stokastik süreçler ve ekonometrik analizlerin entegrasyonu sonucunda, Türkiye'nin 2035 yılındaki mal ihracat hacmi, mal ithalat hacmi ve toplam mal ticaret hacmi tahminlenmiştir. Tezin sonuç bölümünde, elde edilen tahmini veriler, Türkiye denizyolu taşımacılığı sektörü ve ihracat politikalarıyla birlikte değerlendirilmiştir.

Deniz yolu taşımacılığıLimanlarMarkov takım zinciri+4
Hatice Handan Öztemiz
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yenilenebilir enerji üretiminin döviz kuru ile ilişkisi ve dış ticaret dengesi üzerine etkileri

Yaşamın devamlılığı, ekonomik büyüme, sosyal ve çevresel açılardan tarihte enerjiye hep ihtiyaç duyulmuş ve günümüzde de duyulmaya devam etmektedir. Günlük yaşamda olduğu kadar üretimde, ithalatta ve ihracatta her geçen gün enerji talebinin artışı ve kaynak eksikliğinin sebep olduğu karışıklıklar ülkeler arasında zaman zaman gerçekleşmiştir. Çünkü enerji demek üretim, ihracat, ekonomik büyüme ve güç demekti. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile de fosil kaynaklar yerine temiz, tükenmeyen ve maliyeti daha düşük enerji kaynakları tercih edilmeye başlanmıştır. Doğada ulaşımı ve enerjiye dönüştürülmesi kolay halde olan yenilenebilir enerji kaynakları, sağlanan teşviklerin katkısı ile de gün geçtikçe daha etkili bir şekilde kullanmaya devam edilmektedir. (Olçar,2010). Türkiye gibi enerji rezervleri ihtiyacı karşılamada eksik kalan ve ithal etmek zorunda olan ülkeler enerjide dışa bağımlı ülkelerdir. Enerjide çok daha fazla oranda ekonomik büyüme, dışa bağımlılık, enerji ithalatı ve cari açığı içinden çıkılması zor bir döngüye sokmaktadır. İhtiyaç duyulan enerjinin büyük bir çoğunluğunun ithal edilmesi cari hesaplarda açığın artmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmada 2001 ve 2022 yılları arası Türkiye'nin net enerji ithalatı dolar döviz kuru ve Türkiye'de üretilen yenilenebilir enerji verileri kullanılarak Türkiye açısından net enerji ithalatının yenilenebilir enerji üretimi ve döviz kuru etkisi altında, ekonomik büyümeye, dış ticaret dengesine ve cari açığa etkisi araştırılmıştır. Birim kök, ARDL ve nedensellik testleri kullanılarak yapılan analizler sonucunda dolar döviz kur değerinin ithal edilen enerji miktarı üzerinde belirgin etkisi olmadığı ancak yenilenebilir enerji üretiminin ithal edilen enerji miktarı ile arasında uzun ve kısa dönemli olarak ters yönde bir ilişki gösterdiği gözlemlenmiştir. Uzun dönemde ülkemizde yenilenebilir enerji üretiminin arttırılması net enerji ithalatımızı azaltarak ülkemizin cari açığının azalmasına katkı sağlayacaktır.

Döviz kuruDöviz kuru sistemleriDış ticaret dengesi+6
Zehra Kaya
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ticarette Covıd-19'un Türkiye bankacılık sektörüne etkileri

Sosyal ve ekonomik bir kriz olarak ortaya çıkan Covid-19 pandemisinin hemen her sektör üzerinde olumlu/olumsuz etkileri olmuştur. Salgından etkilenen sektörlerden biri de bankacılık sektörüdür. Bu çalışmada Covid-19 salgınının bankacılık sektörü üzerindeki etkileri Türkiye özelinde incelenmektedir. Bu amaçla, çalışma dahilinde, Covid-19 salgınının makro düzeyde Türkiye bankacılık sektörünün temel mali göstergeleri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada betimsel veri analizi ve oran (rasyo) analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmaların bulguları ışığında pandemi sonrası bankaların risk profilinde artış gözlemlenmiştir. Bankalar ise artan riski kontrol etmek amacıyla fonlarının devlet iç borçlanma senetleri yahut tahviller gibi daha az riskli alanlara kanalize etmişlerdir. Diğer yandan, reel sektörün durma noktasına gelmiş olması ve artan işsizlik gibi sebeplerle bankaların ellerinde bulundurduğu fonların önemli kısmı âtıl kalmıştır. Kredi talebi artmış olmasına rağmen özellikle de özel bankalar artan bireysel risk profili sebebiyle bu talebi karşılamakta isteksiz davranmışlar ve ekonomik problemlerin daha da derinleşmesine sebep olmuşlardır. Sonuç olarak, sermaye ve para piyasalarının daha ayrıntılı şekilde düzenlemelere tabi tutulması şokların gerçekleştiği durumlarda hem finansal işletmelere daha üst seviyede bir koruma hem de genel ülke ekonomisine daha etkin destekleme politikaları ve süreç yönetimleri sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Bankalar, bankacılık sektörü, finansal durum, Covid-19 pandemisi.

İpek Göksel
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekabet gücü doğrultusunda Türkiye'nin ihracatını etkileyen faktörler

Uluslararası ticarette yaşanan gelişmeler, ülkelerin ihracat pazarlarında yoğun bir rekabetle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Geleneksel ticaret teorilerinin maliyet/fiyat temelli rekabet yaklaşımının günümüz uluslararası ticari ilişkilerini açıklama konusunda yetersiz kalması, rekabet gücü elde edebilmek için maliyet/fiyat üstünlüğü dışındaki faktörlerinde ele alınmasını gerektirmektedir. Yapılan bu çalışmada Türkiye'nin ihracattaki rekabet gücünün tespit edilmesi amacıyla ticaret sonrası verileri kullanan ölçüm yöntemlerinden Balassa tarafından oluşturulan açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yönteminin yanı sıra açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yönteminin eksiklerini gidererek yeni türevleri Vollrath tarafından geliştirilen rekabet gücü ölçüm yöntemleri kullanılmıştır. Rekabet gücü ölçümlerinden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen ihracat mallarının talebini etkileyebileceği düşünülen makroekonomik faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu maksatla bağımlı değişken olarak rekabet gücü ölçümlerinden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen iki mal grubu ile iki model kapsamında ihracat talep fonksiyonu beşerî sermaye, reel döviz kuru, yurt dışı gelir düzeyi, nispi ihracat fiyatı ve gayrisafi sabit sermaye yatırımı açıklayıcı değişkenleri ile tahmin edilmeye çalışılmıştır. 2001-2019 yıllarını kapsayan dönemde ihracat ile açıklayıcı değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek için ARDL sınır testi ve Toda-Yamamoto nedensellik analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda iki ihracat grubu açısından uzun dönem ve nedensellik ilişkisi bakımından en önemli faktörün beşerî sermaye olduğu görülmüştür. Ayrıca reel döviz kurunun da iki ihracat grubunu uzun dönemde etkilediği bulgusuna erişilmiş olup yurt dışı gelir düzeyi, gayrisafi sabit sermaye yatırımı ve nispi ihracat fiyatı açıklayıcı değişkenlerinin etkilerinin ve nedensellik ilişkilerinin, oluşturulan iki mal grubu açısından farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.

ARDLRekabetRekabet gücü+4
Hakkı Özbaş
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kripto varlıkların dış ticaret kapsamında değerlendirilmesi ve kripto varlıklar üzerine nicel bir araştırma

Tez çalışmasının amacı, kripto varlıkların ödeme aracı olarak kullanımını dış ticaretin bileşenleri kapsamında değerlendirmek ve kripto varlıkların yurtdışı ödemelerde ve bireysel yatırımlarda kullanılmaları bağlamında, bireylerin tutumlarını etkileyen faktörleri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikli olarak, kripto varlıkların para işlev ve özelliklerine ne ölçüde uyum sağladıkları hususunda tespitlerde bulunulmuştur. Ulusal paralara eşdeğer kılınan stabil fiyatlı kripto varlıkların geleneksel ve modern para işlevlerine uyumlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir. Para özellikleri açısından ele alındığında da "kabul edilebilirlik" ve "sıradanlık" dışındaki para özelliklerine, tüm kripto varlıkların uyum sağladıkları değerlendirilmiştir. Ayrıca kripto varlık birimleri parasal niteliklerine göre tasnif edilerek, değişken fiyatlı, stabil fiyatlı ve finansal ürünlere bağlanan kripto varlıklar olmak üzere, üç kategoriden oluşan bir sınıflandırma geliştirilmiştir. Para işlev ve özellikleri kapsamındaki tespitlerin ardından, önceden belirlenen dış ticaret bileşenlerinin özelinde kripto varlıkların mevcut ve muhtemel kullanım alanları incelenmiştir. Belirlenmiş olan dış ticaret bileşenleri, uluslararası para birimleri, uluslararası bankacılık, uluslararası lojistik, dış ticaret hukuku ve gümrük işlemleridir. Dış ticaret bileşenlerine yönelik değerlendirmelerde kripto varlıkların ödeme aracı olarak kullanımları esas alınmıştır ve değerlendirme sürecinde çalışma kapsamında oluşturulmuş olan kripto varlık sınıflandırmasının kategorileri için de görüşler oluşturulmuştur. Çalışma kapsamında kripto varlıklara yönelik bireysel tutumları irdelemek amacıyla ampirik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında UTAUT-2 modelini temel alan bir araştırma modeli oluşturulmuş ve yurtdışı ödemelerde kullanım niyeti ile yatırımda bulunma niyeti olmak üzere, iki farklı bağımlı yapıyı etkileyen unsurlar irdelenmiştir. Yol katsayısı değerine (β) göre yurtdışı ödemelerde kullanım niyetini anlamlı ölçüde etkileyen yapıların önem sırasına göre, "performans beklentisi", "sosyal etki" ve "algılanan risk" adlı boyutlar olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Yatırımda bulunma niyetini anlamlı düzeyde etkileyen bileşenler ise sırasıyla; "performans beklentisi", "sosyal etki", "farkındalık" ve "algılanan risktir". Araştırma kapsamında bağımlı ve bağımsız yapılar arasındaki etkileşimi incelemek amacıyla etki büyüklüğü (f²) ve tahmin gücü (q²) değerleri de hesaplanmıştır. Yol katsayısı değerlerine göre modelin bağımlı yapılarını anlamlı düzeyde ve negatif yönde etkileyen "algılanan risk" boyutunun, f² değeri açısından anlamlı bir katkısının olmadığı görülmüştür. Ayrıca yol katsayılarına göre "performans beklentisi" bağımlı yapılar üzerinde en çok etkiye sahipken, etki büyüklüğüne göre en önemli yapı "sosyal etkidir". Bağımsız yapıların tahmin gücü (q²) değerleri de etki büyüklüğü (f²) değerleri ile paralel sonuçlar ortaya koymuştur. Ortaya koyulan ampirik araştırmanın sonucunda, örneklemin yurtdışı ödemelerde ve yatırım kararlarında kripto varlıkları kullanma eğilimleri açısından en önemli etmenlerin "performans beklentisi" ve "sosyal etki" olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Tayfur Süleyman Koç
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanal su ticareti: Tarım ürünleri üzerine Türkiye için ampirik bir uygulama

Su, küresel boyutta kıt olmaya doğru giden en önemli doğal kaynaklardan biridir. Yapılan çalışmalar gelecekte Türkiye'de yoğun bir su sorunu yaşacağına dikkat çekmektedir. Bu nedenle küresel boyutta olduğu gibi Türkiye özelinde de su tasarrufunun ve güvenliğinin sağlanması çok önemli olmaktadır. Bu durumda, sanal su alternatif bir kaynak olarak görülmekte ve bu ticaret türü önemli hale gelmektedir. Konunun bu öneminden hareketle, Türkiye'de en yüksek su kullanımının tarım sektöründe olması sebebiyle tarımsal ürünlerle gerçekleştirilen sanal su ticaretinin incelenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Bu bağlamda bu tez çalışmasının amacı, su sorununa dikkat çekerek Türkiye'de tarımsal ürünler ile gerçekleşen sanal su ticaretini analiz etmektir. Çalışmada tarımsal üretim endeksi, Türkiye GSYH/Dünya GSYH, reel döviz kuru, sulanan alan, sıcaklık, yağış değişkenlerinin sanal su ticaret dengesine (toplam ihracat miktarı/toplam ithalat miktarı) etkisi ekonometrik ve istatistiksel olarak ortaya konulmuştur. Bu kapsamda söz konusu değişkenler ile sanal su ticaret dengesi arasındaki ilişki ARDL sınır testi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada oluşturulan modelde yer alan değişkenlerden sadece GSYH değişkeninin bağımlı değişken üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiş ve modelden çıkarılmıştır. Diğer değişkenlerden sıcaklık, sulanan alan değişkenlerinde pozitif yönlü bir birim değişmenin, sanal su ticaret dengesine pozitif etki edeceği görülmüştür. Bununla birlikte yağış, tarımsal üretim endeksi ve reel döviz kuru değişkenleri ile sanal su ticaret dengesi arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Su Sorunu, Suyun Ekonomi Politiği, Su Kaynaklarının Durumu, Sanal Su Ticareti, Su Ayak İzi

Sanal suSanal su ticaretiSu+6
Sultan Sat
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ile Rusya arasında siyasi kriz dönemlerindeki ilişkilerin ekonomilerine etkileri: Uçak krizi özelinde ekonometrik bir analiz

Ülkeler arasında siyasi, ekonomik, askeri, kültürel ve diğer boyutlarda yaşanan olaylar neden ve sonuç ilişkisi kapsamında ulusal veya uluslararası krizlere yol açabilmektedir. Bu çalışmada konuyu daha iyi bir şekilde anlayabilmek amacıyla kriz kavramı ve teorileri derinden incelenecek, siyasi kriz-ekonomi ilişkisi ve buna pratik örnek olarak Türkiye ve Rusya arasında yaşanan siyasi krizler, bu krizlerin her iki ülke ekonomisine ve aralarındaki ekonomik ilişkilere yansıması, özellikle 2015 yılı uçak krizi sonrası iki ülke arasındaki ekonomik gerilim ve krizin ilişkileri yeniden yapılandırması üzerinde durulacaktır. Türkiye ve Rusya arasındaki ekonomik ilişkilerin, özellikle enerji sektöründe karşılıklı bağımlılık temeline dayandığı ve bu kapsamda enerji sektörünün siyasi krizlerden daha az etkilendiği varsayımı tartışılacaktır. Zaman olarak son 20 yıllık dönemde iki devletin birbirlerine karşı etkilerini geliştirme kapsamında ve geleceğe yönelik olarak iki devlet arasındaki ilişkilerin siyasi, ekonomik-ticari boyutları üzerinde öngörülerde bulunulacaktır.

Ekonometrik analizEkonomiEkonomik etki+7
Melahet Berikan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu-üniversite-sanayi işbirliği kapsamında Türkiye'de faaliyet gösteren teknoloji transfer ofislerinin VZA yöntemi ile göreli etkinliklerinin analizi

Bilgi temelli teknolojinin edinilmesi, benimsenmesi, uyarlanması, geliştirilmesi ve yayılması bir ülkenin ekonomisinin en önemi ayağını oluşturmaktadır. Bu süreçlerin uygulanabilmesi için Ar-Ge ve inovasyona dayalı faaliyetlerin artırılması ve farkındalık oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye'de 2001 yılında Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte çeşitli devlet desteği de sağlanmaya başlamıştır. Bununla birlikte teknoloji transferini sağlamanın en önemli üçlü sarmalı kamu üniversite ve sanayi işbirliği olmuştur. Bu işbirliğini nitelikli şekilde yönetmeyi amaçlayan birimler ise TTO'lar olmuştur. TTO'lar 2012 yılından sonra TÜBİTAK'ın 1513 numaralı "Teknoloji Transfer Ofislerini Destekleme Programı" ile Türkiye'de yaygınlaşmaya başlamıştır. Akademik girişimcilik, inovatif bilginin ticarileştirilmesi, üniversite ile sanayici arasında aracı olmak, çeşitli eğitim ve seminer faaliyetlerinde bulunmak, fikri ve sınai hakların korunmasını sağlamak gibi birçok amaca ve göreve hizmet etmek TTO'ların temel faaliyetleri arasındadır. Bu çalışmada faaliyet gösteren TTO'ların bu faaliyetlerini ne kadar etkin bir şekilde yerine getirdiklerini ölçmek amaçlanmıştır. Çalışmanın amacına yönelik olarak, literatürde etkinlik ölçme analizinde sıkça kullanılan yöntemlerden biri olan Veri Zarflama Analizi kullanılmıştır. Doğrusal programlamaya dayalı olan VZA yöntemi aynı zamanda parametrik olmayan yani subjektif değerlendirme yapmaya olanak sağlayan istatistiksel bir yöntemdir. Çalışmada etkinlik değeri 1 olarak belirlenmiştir. 1 değerini alan karar verme birimleri etkin olarak sayılmıştır. Aynı zamanda etkin olan birimler referans alınarak etkin olmayan birimlerin iyileştirme oranları değerlendirilmiştir. TTO'ların VZA yöntemi ile göreli etkinliklerinin ölçülmesi için çıktı odaklı CCR ve çıktı odaklı BCC modelleri kullanılmıştır. Çıktı odaklı CCR modeli sonucuna göre; analizi yapılan 13 TTO içinden 4 adet TTO etkin olarak belirlenmiştir. BCC modelinde ise etkin olan TTO'lar dahil edilmeden 9 TTO içinden 5 TTO etkin olarak ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre iyileştirme oranları değerlendirilmiş, daha fazla TTO'nun etkin olabilmesi için öneriler sunulmuştur. Veri zarflama analizinin sonuçlarına göre, daha fazla TTO'nun etkin olarak faaliyetlerini sürdürebilmesi için; Ar-Ge harcamalarına yönelik bütçelendirmenin uzman kişilerce yapılması gerekmektedir. Aynı zamanda kamu teşviklerinden faydalanmakta bu bağlamda yarar sağlayacaktır. TTO'lara yönelik yasal düzenlemelerdeki sorunların giderilmesi de gerekmektedir. Bu kapsamda girişimcilik, eğitim ve programların düzenli bir şekilde yapılması özellikle şirket kurmak isteyen akademisyenlerin ve girişimci ruhu olan diğer insanların bilinçlenmesine olanak sağlayacaktır. Yine TTO'ların bürokratik iş yükünün azaltılması ve bünyelerinde kalifiye eleman çalıştırılması da TTO'ların etkin bir faaliyet sürdürmelerine yönelik fayda sağlayacaktır.

Kamu-üniversite-endüstri iş birliğiTeknolojiTeknoloji transfer ofisleri+3
Esra Cankat Akan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin dış ticaret analizi ve ECA bölgesi ile ticari etkinliğinin değerlendirilmesi

Dış ticaret ülkelerin kalkınması ve gelişmesi için önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, dış ticaretin ülke ekonomisi için son derece önemli bir etken olması üzerine Türkiye'nin dış ticaretinin analizinin yapılması, ECA (Avrupa ve Orta Asya) ülkeleri ile ticaretinin etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda betimsel veri analizi ve ticaret tamamlayıcılık endeksi kullanılmıştır. Türkiye'nin dış ticaretinin betimsel analiz yapılarak 1990-2023 yılları dış ticaret seyri incelenmiştir. Böylece en çok dış ticaret gerçekleştirilen ülkeler ile ihracatı ve ithalatı en çok yapılan ürünlere ulaşılmıştır. Türkiye'nin dış ticaretinin ilerleme kaydetmesi hususunda ECA bölgesindeki ülkeler ile dış ticareti ele alınarak değerlendirme yapılmıştır. OECD verilerine göre ECA bölgesinden 46 ülkenin ticareti kolaylaştırma göstergeleri Türkiye ile birlikte değerlendirilmiştir. Türkiye'nin ihracat yapısının ECA ülkelerinin ithalat yapısı ile ne derece örtüştüğü ticaret tamamlayıcılık endeksi ile hesaplanmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'nin dış ticaretinin hangi ülkelerle ne ölçüde tamamlayıcı olduğu konusunda sonuçlara ulaşılmıştır. Ticaret kolaylaştırma performansları ve ticaret tamamlayıcılık endeks sonuçlarına göre, Türkiye'nin dış ticaretinin ECA bölgesinde bulunan 28 ülke ile yüksek düzeyde tamamlayıcı nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlar dikkate alındığında, Türkiye'nin ticaretini daha etkili gerçekleştirebileceği ve böylelikle Türkiye dış ticaretine ve ekonomisine olumlu yansımalar olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Türkiye, dış ticaret, ECA, ticaret tamamlayıcılık endeksi, ticaret kolaylaştırma göstergeleri

Elif Sarıçiçek
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin tarımsal ürünler için sanal arazi dış ticaretinin belirleyicileri

Sanal arazi kavramı, tarım ürünleri ticaretinde ülkeler arasında yer değiştiren örtülü toprak kaynaklarını ifade etmektedir. Uluslararası tarım ürünleri ticaretine eşlik eden sanal toprak akışları ürünlerin ticaret hacmi ve verim değerleri üzerinden hesaplanabilmektedir. Yoğun nüfus artışı, hızlı kentleşme ve iklim değişimi gibi faktörler nedeniyle ekilebilir tarım arazileri küresel ölçekte her geçen gün azalan kıt bir kaynak haline gelmiştir. Bu nedenle sanal arazi akışlarının nicel ölçümü ve bu akışlar üzerinde etkili olan faktörlerin tespit edilmesi özellikle ilgili kaynakların etkin yönetimi ve sürdürülebilir gıda güvenliğinin sağlanması bakımından oldukça önemlidir. Bu bağlamda tezin amacı, Türkiye'nin bitkisel tarım ürünleri ticaretindeki sanal arazi akışları üzerinde etkili olan faktörlerin ortaya koyulmasıdır. Bu amaçla öncelikle Türkiye'nin bitkisel tarım ürünlerindeki sanal arazi ihracat ve ithalat miktarları birincil ve işlenmiş ürünler için hesaplanmıştır. Daha sonra Türkiye'nin sanal arazi ticaret dengesi ile GSYİH, reel efektif döviz kuru, yıllık toplam yağış, kişi başına ekilebilir arazi ve ekilebilir arazi hektarı başına toplam gübre kullanım miktarı değişkenleri arasındaki ilişki 1986-2019 dönemi için ARDL sınır testi yaklaşımı ile incelenmiştir. İncelenen dönemde Türkiye'nin bitkisel tarım ürünlerindeki toplam sanal arazi ihracatı yaklaşık 93 milyon hektar alan, sanal arazi ithalat miktarı ise 158 milyon hektar alan olarak gerçekleşmiş olup Türkiye net sanal arazi ithalatçısı bir ülke konumundadır. Analiz sonuçlarına göre Türkiye'nin bitkisel tarım ürünlerindeki sanal arazi ticaret dengesi üzerinde en fazla etkiye sahip olan faktörler toplam gübre kullanımı ve kişi başına ekilebilir arazi donatımı değişkenleridir. Söz konusu değişkenler sanal arazi ticaret dengesini pozitif yönde etkilerken analize dahil edilen diğer değişkenlerin etkisi ise negatif yönde gerçekleşmektedir. Sanal arazi akışlarının tarım ve ticaret politikalarına dahil edilebilmeleri ancak söz konusu akışların nicel ölçümü ile mümkün kılınabilir. Bununla birlikte ekilebilir tarım arazilerinin etkin yönetimi ve sürdürülebilir gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için de sanal arazi akışlarının ekonomik, demografik, sosyo-ekonomik, çevresel ve ekolojik faktörler bağlamında kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi oldukça önemlidir.

ARDL Sınır TestiDış ticaret dengesiTürkiye
Saliha Çelik
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'nin sahte eşya sorununa mevzuat ve gümrük uygulamaları açısından çözüm önerileri

Türkiye, güncel OECD raporlarına göre Çin ve Hong Kong'un ardından en çok sahte eşya üretiminin ve uluslararası ticaretinin gerçekleştiği ülkedir. Bu çalışmada sahte eşya ticaretini anlayabilmek için öncelikle sahte eşya kavramına kaynaklık eden Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları konusu ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Ardından sahte eşya ve uluslararası ticaretin karşılaştığı yerler olarak gümrüklerde FSMH'nin korunması için yürürlüğe konmuş olan Gümrük Kanunu ve Gümrük Yönetmeliğinin ilgili düzenlemeleri ele alınarak izah edilmiştir. Tüm bu yasal izahlardan anlaşılmıştır ki, Gümrük mevzuatındaki FSMH'ye ilişkin düzenlemeler büyük ölçüde yeterlidir ve konuyla ilgili uluslararası anlaşmaların gerekliliklerini taşımakta ve üstelik AB mevzuatıyla uyumluluk göstermektedir. Bu tespitlerimizin ardından akla gelen soru, sorun mevzuattan kaynaklanmıyorsa uygulamadan kaynaklanıyor olabilir mi? Bu sebeple uygulamaya yönelik sorunları tespit edebilmek için, gümrük idaresinin FSMH'ye ilişkin işleyişini anlamak ve sahte eşya sorunun üstesinden gelmek için yapılabilecekler hakkında fikirlerini almak için gümrük personeliyle görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre üç ana tema ortaya çıkmıştır. Bunlar, yolsuzluk, arz ve talep ve sahte eşyanın ticaretinin gümrüklerde engellenmesinin çok mümkün olmadığı ana temalarıdır. Bunların yanı sıra yalnızca bazı katılımcılar tarafından dile getirilmiş olup tema oluşturmayan fakat tarafımızca önemli olduğu düşünülen eğitim ve teknoloji kullanımına ilişkin bulgular da elde edilmiştir. Katılımcılarla yapılan görüşmelerde dile getirilen ifadelere göre, gümrüklerde yolsuzlukla mücadelede önemli başarılar elde edilmiştir. Fakat gümrüklerde meydana gelen yolsuzluklar, idarenin kendisinden değil, öncelikle hak sahiplerinin yetkilendirilmiş temsilcileri olan avukatların tutumlarından kaynaklanmaktadır. Sahte eşya sadece sınırları aşmaya çalışırken değil, iç pazardayken de bir sorun teşkil etmektedir. Gümrükler ise sınır kontrol noktaları gibi çalışan birimlerdir. Hal böyleyken gümrük işleyişleri gereği gümrüklerden geçen her eşya kontrol edilemez. Dolayısıyla gözden kaçan geçişler olabilecektir. Hem bu geçişleri azaltabilmek adına gümrük personelinin hem de sahte eşyanın yarattığı ekonomik ve etik sorunlar hakkında tüketicinin eğitilmesi son derece önemlidir. Bununla beraber gelişen teknoloji sahte eşyanın tespitinde de hem gümrük idaresi hem de hak sahipleri ve tüketiciler tarafından kullanılabilmektedir. Etkin bir koruma için sadece sınırın kontrol edilmesi yeterli değildir. Bu sorunun üstesinden gelmek adına iç pazardaki yaygın ticareti ortadan kaldırmak için, sahte eşyaya olan talebin ve sahte eşya üretiminin dinamikleri anlaşılmalı ve bu doğrultuda adımlar atılmalıdır.

Kemal Sür
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin yeniden Asya girişimi kapsamında Asean ülkeleri ile savunma sanayi ticareti: Savunma diplomasisi kapsamında Endonezya'nın yeri

Türkiye'nin 2019 yılının ağustos ayında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Yeniden Asya Girişimi'nin ilan edilmesiyle, Türkiye'nin ASEAN içerisindeki -özellikle Endonezya ile- savunma sanayi işbirliklerini analiz etmek adına bu tez kaleme alınmıştır. Endonezya Cumhuriyeti'nin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgesel güç olmalarının yanı sıra küresel arenada oyun değiştirici güçleri olan savunma sanayilerinin, savunma diplomasisi bağlamında Türkiye-Endonezya-ASEAN ilişkisini Joseph Nye'nin yumuşak güç kuramı ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda ASEAN ülkelerinin birbirleriyle ve Asya Pasifik ülkeleriyle olan çalkantılı geçmişleri göz önünde bulundurularak, ayrıca Güneydoğu Asya'da yıllarca sömürge faaliyetleri gerçekleştiren Avrupalıların varlığından ötürü ASEAN birliğinin şu anki varlığını daha iyi anlamlandırmak, bununla birlikte Türkiye-ASEAN-Endonezya'nın gelecek ilişkilerinde savunma diplomasisi alanında yapıcı ve bütünleştirici yol izlenmesini kolaylaştırmak amaçlanmıştır. Türkiye'nin Güneydoğu Asya Bölgesi'ndeki varlığını ve bölgedeki ülkeler ile müttefikliği devam ettirmesi açısından Endonezya ile gerçekleştirdiği savunma sanayi ticareti ve işbirlikleri, savunma diplomasisi kavramının önemini sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ile Endonezya'nın savunma sanayi ve askeri alanlardaki potansiyel işbirliklerinin savunma diplomasileri ışığında analizleri gerçekleştirilerek, iki bölgenin savunma çıkarımları ortaya konulmaktadır. Bu çalışma, her iki tarafında karşılıklı fayda sağlayacağı savunma diplomasisinin yumuşak güç kavramıyla bakış açısı sunmaktadır. Kendi bölgelerindeki ve küresel arenadaki askeri ve savunma varlıklarının önemiyle birlikte Türkiye'nin Yeniden Asya ile bu coğrafyadaki varlığı yumuşak güç teorisiyle analiz edilmiştir. Yazar tarafından kullanılan araştırma yöntemi, literatür çalışması, diplomasi forumu, çevrimiçi medya ve ilgili taraflarla yapılan yüz yüze görüşmelerden oluşan kaynakları içeren nitel bir yöntemdir. Anahtar Sözcükler: Yeniden Asya, Savunma Diplomasisi, Savunma Sanayisi, ASEAN, Endonezya.

ASEANAskeri savunmaDiplomasi+5
Tuğçe Akosmanoğlu
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kuşak Yol Projesi'nin Hindistan dış politika ve ticaretine etkileri

Çin'in Kuşak Yol Projesi ile oluşturduğu hegemonya ile küresel çapta önemli bir aktör haline gelmiştir. Önemli altyapı, askeri, ekonomik ve teknolojik yatırımlar yaparak dünya genelinde çeşitli borçlandırma stratejileriyle Hindistan gibi önemli ekonomilere tehdit oluşturmaktadır. Çalışma içerisinde Çin'in küresel açıdan oluşturduğu tehdit ve bu tehdidi algılayan diğer önemli devletlerin Hindistan ile kurduğu ekonomik ve uluslararası ilişkiler incelenmiştir. Güç dengesi ve tehdit dengesi kuramları çerçevesinde oluşturulmuş bu çalışmanın içerisinde Hindistan dış ticaret ve politikalarına etkileri ve gelecekte kuracağı ilişkiler değerlendirilerek 21. Yüzyıl dinamiklerine göre tavsiyeler verilmektedir. Hindistan'ın dış ticaret politikaları ve bu politikaları geniş bir alana sahip Kuşak Yol Projesi dinamiklerine göre dengeleyici hamlelerinin nedenleri ile Çin karşısındaki süper güç ABD iş birlikleri dahil olmak üzere alternatif güzergahlar incelenmiştir. Bu çerçevede teknolojik, altyapısal ve ekonomik anlamdaki Pekin yatırımları ve teşviklerine karşın ABD ile Hindistan dengeleyici hamlelerinden Mavi Nokta Ağı, Quad (ve Quad Plus) gibi özellikle Hint Pasifik bölgesindeki ülkeler ile iş birliği içerisinde olarak küresel ekonomik dengeyi sağlamak için yeni alternatif projeler oluşturulmaktadır. Kuşak Yolun bitmesi planlanan 2046 yılına kadar Çin'in bu başarılı girişim hamlesi Hindistan ve ABD desteği ile ne kadar dengelenebileceği bu araştırmanın temel odağında yer almaktadır.

Gizem Nur Şarlıoğlu
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticarette lojistik hizmet kalitesi algısı, müşteri tatminini, müşteri güveni ve müşteri sadakati arasındaki ilişkiler: Z kuşağı üzerine bir araştırma

Bu araştırma e-ticaret üzerinden alışveriş yapan öğrencilerin lojistik hizmet kalite algısında etkili olabilecek faktörleri ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda araştırma genelinde lojistik hizmet kalite algısı, müşteri sadakati, müşteri güveni ve müşteri tatmini değişkenleri incelenmiştir. Lojistik hizmet kalite algısı, müşteri sadakati, müşteri güveni ve müşteri tatminini ölçmek amacıyla başka yazarlar tarafından geliştirilmiş 5'li likert tipi ölçekler kullanılmıştır. Analizler SPSS 22, JASP 0.18.3.0 ve Process Macro eklentisi ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda müşteri tatmini ve müşteri güveninin lojistik hizmet kalite algısının müşteri sadakati üzerinde etkili olduğu ve müşteri tatmini ve müşteri güveninin lojistik hizmet kalitesi algısının müşteri sadakati üzerindeki etkisinde aracı role sahip olduğu sonucuna varılmıştır.

Veli Can Şen
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası pazarlamada ihtisas fuarları: Mobilya sektörü açısından fuarların rolü

Fuarlar, uluslararası pazarlama stratejilerinde kritik bir rol oynayan önemli bir tutundurma aracıdır. Küreselleşme sürecinde uluslararası fuarlar, firmalar açısından önem kazanmaktadır. İşletmelerin fuarlara katılımı, fuarların avantaj ve dezavantajlarını değerlendirmesinde önemli bir faktördür. Bu nedenle, uluslararası fuarların firmalar üzerindeki etkilerini anlamak için fuarlar ile katılımcı firmalar arasındaki ilişki dikkate alınmalıdır. Bu çalışmada mobilya sektörü ele alınmış olup uluslararası mobilya fuarı öncesinde, esnasında ve sonrasında yapılan çalışmalarının fuar performansına olan etkisi incelenmiştir. Bilgiler doğrultusunda çalışma İstanbul'da düzenlenen "Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (IIFF2024)" isimli fuarın katılımcı firmalarıyla online üzerinden yapılan anket çalışmasının nicel araştırma sonuçları ile ilişkilendirilmiştir. 289 katılımcı firma ile yapılan anket çalışması ile korelasyon ve regresyon analizi yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi ayrıca görmek amacıyla yapılan Pearson korelasyon analizi sonucuna göre bağımsız ve bağımlı değişkenler arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki vardır ve istatiksel olarak anlamlıdır. Regresyon analizi sonucuna göre uluslararası mobilya fuarı öncesi, esnası ve sonrası çalışmaların fuar performansı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Fuarlar, Uluslararası Pazarlama, Tutundurma Karması, Mobilya Sektörü

İnci Nur Durak
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil lojistik uygulamaları ve yeşil dönüştürücü liderliğin çevreye duyarlı işletme performansı üzerine etkisi: Konaklama işletmelerinde bir alan araştırması

Çevresel sorunların her geçen gün arttığı günümüz koşullarında çevre politikalarının önemi artış göstermektedir. İş hayatındaki tüm sektörlerde olduğu gibi ekolojik uygulamaların işletme performansı üzerine katkısı konaklama işletmeleri için de önem arz etmektedir. Bu süreçte yeşil lojistik uygulamaları ve yeşil dönüştürücü liderliğin de etkisi büyüktür. Bu kapsamda çalışmada, yeşil liderlik yaklaşımının benimsenmesi ve uygulanmasının işletmelerin çevre duyarlı performanslarına olası etkileri literatür bağlamında irdelenmiştir. Ayrıca çalışmada yeşil lojistik uygulamalarının çevre duyarlı işletme performansına olan etkisinde yeşil dönüştürücü liderliğin aracı bir role sahip olup olmadığını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmanın ilk üç bölümünde derinlemesine literatür taraması yapılmış olup, elde edilen bilgiler açık bir şekilde derlenmiştir. Dördüncü bölüm ise araştırma metodolojisini ve araştırma analizini ele alan bölümdür. Alan araştırmasında örnekleme yöntemi konaklama işletmeleri çalışanlarından elde edilen veriler SPSS, Process Macro ve JASP uygulamaları kullanılarak çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Analizler sonucu elde edilen bulgular, yeşil lojistik uygulamalarının çevre duyarlı işletme performansı üzerine olan etkisinde yeşil dönüştürücü liderliğin olumlu ve anlamlı yönde aracı rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu araştırma, konaklama işletmelerinin çevre duyarlı işletme performanslarını arttırabilmek için yapılabilmesi mümkün faaliyetler için yol göstermekte ve konaklama işletmeleri açısından önemli çevreci ipuçları sunmaktadır.

Seda Erkan
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00