Uşak University
Department

Eğitim Bilimleri Bölümü

Uşak University

945

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerii ve bu çatışma yönetimi stillerinin öğretmenlerin stres düzeyine etkisi

Bu araştırmada, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okul yöneticilerinin kullandıkları çatışma yönetimi stillerinden tümleştirme, ödün verme, hükmetme, kaçınma ve uzlaşma stillerini algılaması ve bu çatışma yönetimi stillerinin öğretmenlerde yarattığı stres düzeyleri değerlendirilmiştir. Araştırma verileri Kütahya ilinin Simav ilçesindeki ilköğretim okullarından seçilen 205 kişilik öğretmen grubuna anket uygulanarak toplanmıştır.Beş bölüm olarak düzenlenen araştırmanın birinci bölümünde; problem, amaç, önem, sınırlılıklar ve tanımlar yer almıştır. İkinci bölümde, kavramsal çerçeve ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; yöntem, araştırma modeli, evren ve örneklem, veri toplama aracı, anketin geçerlilik ve güvenirlik çalışması, verilerin çözümü ve yorumlanması yer almaktadır. Araştırmanın dördüncü bölümünde bulgular ve yorumlar, beşinci ve son bölümünde de sonuçlar ve öneriler yer almaktadır. Elde edilen veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, varyans analizi, korelasyon teknikleri kullanılarak çözümlenmiş, yorumlanmış ve raporlaştırılmıştır.Araştırma sonuçları şu şekilde özetlenebilir: Öğretmen algılarına göre okul yöneticileri öğretmenlerle aralarında çıkan çatışmalarda en fazla tümleştirme stilini; daha sonra sırasıyla uzlaşma, kaçınma, ödün verme ve en az da hükmetme stilini kullanmaktadırlar. Tümleştirme, ödün verme, kaçınma ve uzlaşma stilleri öğretmenlerin stres düzeyleri ile olumsuz yönde bir ilişkiye sahipken, hükmetme stili olumlu yönde bir ilişkiye sahiptir. Bayan öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre okul müdürünün hükmetme stilini daha fazla kullandıklarını algıladıkları anlaşılmaktadır. En fazla stres yaratan çatışma stili hükmetme, en az stres yaratan çatışma stili ise uzlaşmadır.Anahtar Kelimeler: Çatışma, Çatışma Yönetimi, Çatışma Yönetim Stilleri/Stratejileri, Stres.

EğitimEğitim denetimiEğitim yönetim sistemleri+1
Evrim Erol
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yönetiminde iş değerleri ve örgüt kültürü

Bu çalışma, eğitim yöneticilerinin sahip olduğu iş değerlerinin örgüt kültürü ile ilişkisini ve bu değerlerin örgüt kültürüne nasıl yansıdığını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma ile örgüt kültürünün oluşmasında rol oynayan iş değerleri incelenecektir, eğitim yöneticilerinin sahip olduğu iş değerlerinin örgüt kültürü ile nasıl ilişki içerisinde olduğu araştırılacaktır. Eğitim yönetiminin en önemli sıkıntılarından birinin kaynağı da bu alana özgü değerlerin henüz bir sistem bütünlüğü kazanamamış olmasıdır. Bu çalışma, örgütlerin ve eğitim yöneticilerinin örgüt kültürünün oluşmasında ve bu kültürün topluma yayılmasında yöneticilerin sahip olduğu değerlere ve değerler sistemi içersinde yer alan iş değerlerine vurgu yaptığı için önem taşımaktadır. Böylece bu çalışma eğitim yönetiminde bu alana özgü değerler sisteminin oluşmasına katkı sağlayacaktır.Bugün dünyada, iş değerleri insan davranışlarını ve tutumlarını anlamakta önemli bir yer tutmaktadır. Bunun nedeni Hofstede (1984)'ün de belirttiği gibi değerlerin her kültürü meydana getiren bir yapı taşı olmasıdır. Her kültürde benimsenen yönetim biçimi toplumdan topluma değişmektedir ancak her toplumda değerler yönetimde önemli bir etki yaratmaktadır. Değerlerin incelenmesi ile davranışların nedenleri tanımlanabilir, gruplanabilir ve analiz edilebilir. Eğitim yöneticilerinin yönetim sürecini nasıl değerlendirdikleri, olaylara nasıl bir bakış açısı ile baktıkları benimsedikleri değerler ve bunlara bağlı iş değerleri ile belirlenir.50 yılı aşkın bir zamandır, araştırmacılar sanayi psikolojisi, yönetim ve örgüt ile ilgili araştırmalar yapmakta ve bu araştırmacılar iş değerleri ve değerler sistemi üzerine önemle durmaktadırlar. Araştırmacılar değerlerin örgüt kültürü ve kültürel farklılıklar üzerinde etkili olduğunu savunmuşlardır. Değerlerin; karar verme, strateji, tutum ve davranış, işe bağlılık ve iş etkililiği, başarı ve taratıcılık, sadakat, kendisini ve başkalarını değerlendirme ve tanımlama ve örgütsel yapı vb. konular üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir ( Aldag ve Brief, 1975; Bing, 2004; Davis ve Rasool, 1988; Knoop, 1991; Rokeach, 1973).Ancak iş değerleri, kişilerin tepkilerini ve iş performanslarını anlama da ve tahmin etmede önemli bir kavramdır (Klenke, 2005). Klenke, çağdaş yaşamlarda iş olgusu önemli olduğu için iş değerlerinin genel olarak değerlere göre daha özel bir anlamının olduğunu ve bireyin değer yapısında daha merkezi olduğunu vurgulanmaktadır. İş değerlerine; motivasyon, iletişim, çatışma (Dose,1997), işçilerin, müdürlerin ve örgütün değerlerinin (Meglino, Ravlin, ve Adkins, 1991) incelenmesi gibi etkili çalışmalarla ilgi artmıştır.İlgili literatürde, eylemleri harekete geçiren motivasyon kaynağı olan iş değerlerinin insanların amaç ve tutumlar doğrultusunda iş performanslarına etkisinden söz edilebilir (Roe ve Ester,1999). İş değerleri konusunda çok sayıda araştırma yapılmıştır (eg., Super, 1980; Dose, 1997; Elizur, 1984; Elizur, Borg, Hunt, & Beck, 1991; Furnham, 1984). Örneğin; bazı araştırmacılar iş değerlerinin tanımı üzerinde durmuşlardır (Rokeach, 1973; Hofstede, 1980) ve diğerleri iş değerleri modelini geliştirmişlerdir ( Elizur, Borg, Hunt, &Beck, 1991; Hofstede,1984; Schwartz, 1992) ve değerlerin iş ile ilgisini (Elizur, 1984; Elizur, Borg, Hunt, & Beck, 1991; Furnham, 1984) araştırmışlardır. Bazıları değerleri mesleki boyutta (e.g. Ball, Farnill, Beiers, & Lindorff, 1989; Zanders & Harding, 1995) ele almış ve diğerleri bireysel boyutta (e.g. Allport & Vernon, 1931; Super, 1969) ele almıştır. Bireysel boyutta değerler, ilgi ve motivasyona bağlı olarak incelenmiştir (Roe and Ester, 1999).Araştırmanın evrenini Uşak ili sınırları içerisinde çalışmakta olan eğitim yöneticileri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Yücel ve yazar tarafından geliştirilen ?Çalışma Yaşamında Değerler Anketi? adli veri toplama aracı ile toplanmıştır. Seçilen her yönetici, anket maddelerinin her birinde iş değerlerinin hangi ölçüde kendileri için önemli olduğunu belirlemişlerdir. Ayrıca bu çalışmada örgüt kültürü tiplerini ortaya çıkarmayı hedefleyen ve kurumun kültürü hakkında bize bilgi veren ?Kurumsal Kültür Ölçeği? kullanılmıştır. Daha sonra bu iki ölçek arasındaki ilişkiye korelasyon analizi ile bakılarak sahip olunan iş değerlerinin örgüt kültürü tiplerinin oluşmasındaki rolleri incelenecektir.Anahtar kelimeler: Değerler, İş Değerleri, Örgüt Kültürü

Eğitim yönetimi
Ebru Karataş
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bürokrasi ile öğretmen yeterliği arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, okul yöneticilerinin görüşlerine göre bürokrasi ile öğretmen yeterliği arasındaki ilişkiyi incelemektir.Çalışmanın evreni 2007?2008 öğretim yılında Uşak il merkezinde bulunan 61 ilk ve orta dereceli okulda görev yapan 181 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini de evrendeki bütün okul yöneticileri oluşturmaktadır. Bu bakımdan örneklem evrenin tamamını temsil etmektedir. Bu araştırmada kullanılan ölçme araçlarından ?bürokrasiyi tasvip? ile ?bürokratikleşmeyi tasvir? anketleri Yücel (1999)'in geliştirdiği ?bürokratikleşme anketi?nden uyarlanarak geliştirilmiş; ?öğretmen yeterlikleri anketi? ise Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğünün 2006 yılında hazırladığı ?Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri? raporu ile literatürdeki ilgili verilerden yararlanılarak geliştirilmiştir. Anketlerde beşli Likert tipi ölçek kullanılmıştır.Kullanılabilir olarak geri dönen anket sayısı 129'dur. Verilerin analizinde SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. Faktör analizi, ortalama, standart sapma, anova, Tukey ve t- testleriyle veriler analiz edilmiştir.Araştırmada öğretmen yeterliği üzerinde bürokratikleşmenin etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yöneticiler, en çok kuralcılığı ve kuralları önemserken, yaşları ilerledikçe öğretmenleri yeterli görme eğilimleri de artmaktadır. Hiyerarşik otorite kullanımının önemsenmesi, öğretmenlerin iletişim ve etkileşim becerilerini düşürürken, okuldaki bürokratikleşmenin artması öğretmen yeterliğini artırmaktadır.Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, bürokratikleşme, yeterlik, öğretmen yeterliği, öğretmen, yönetici.

BürokrasiEğitim yönetimiMesleki yeterlilik+3
Yusuf Gönüllü
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulu yöneticilerinin kişisel ve örgütsel değer uyumunun örgütsel adanma ve yabancılaşma üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, 2008/2009 Öğretim yılında Afyonkarahisar ilindeki ilköğretim okullarında çalışan ilköğretim okulu yöneticilerinin kişisel ve örgütsel değer uyumunun örgütsel adanma ve yabancılaşma üzerine etkisi olup olmadığını belirlemektir.Bilimsel bir özellik taşıyan araştırmanın evrenini Afyonkarahisar ilinde bulunan ilköğretim okullarındaki yöneticiler oluşturmaktadır. Bu araştırmada ?Yücel Değerler Ölçeği?, ?Yücel Yabancılaşma Ölçeği? ve ?Yücel Kurumsal Sadakat Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada anket yöntemi ile elde edilen veriler, öncelikle faktör analizine tabi tutularak; korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmak suretiyle analiz edilmiştir.Yapılan bu araştırma sonuçlarına göre, yöneticiler tarafından en fazla kişisel gelişimin önemsendiği görülmüştür. Bedensel aktivitenin ise en az önemsenen değer olduğu görülmüştür. Kurum tarafından en fazla desteklenen değerler ise etki etme ve etkili olma olarak saptanmıştır. Bağımsızlık ve otonomi değerinin ise kurum tarafından en az desteklenen değer olduğu görülmüştür. Yöneticilerin kişisel ve örgütsel değer uyumunda etki etme ve etkili olma değeri ile arkadaşlık ve dostluk değerlerinde uyumluluk görülmüştür. Diğer değerlerde ise uyum tespit edilememiştir.İlköğretim okulu yöneticileri tarafından arkadaşlık ve dostluk, etki etme ve etkili olma, kabul görme ve farkına varılma, çalışma mekanı, yükselme ve ilerleme, ekonomik güvence ve yardımlaşmaya verilen önem ile kuruma olan adanmışlık arasında pozitif ilişki bulunmuştur.Ortamın bağımsızlık ve otonomiyi destekleme derecesi, bedensel aktiviteyi destekleme derecesi, iş çeşitliğini desteme derecesi, kişisel gelişimi artırma derecesi, kabul görme ve farkına varılma derecesi, çalışma mekanının kişiye hitap etme derecesi, yardımlaşmanın desteklenme derecesi ve iş ortamının yükselme ve ilerlemeyi destekleme derecesi ile kurama olan adanmışlık arasında pozitif ilişki bulunmuştur.

Eğitim yönetimiKişisel değerlerKişisel uyum+5
Tevfik Yıldırım
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğretmenlerinin öğretmen örgütlerine (sendikalara) üye olmama sebepleri

Tüm meslek gruplarında olduğu gibi öğretmenlerin de çeşitli amaçlarla kurdukları mesleki örgütler vardır. Bu örgütler ?sendikal faaliyetler? adı altında üyesi olan öğretmenlerin beklentilerine cevap vermeye çalışmaktadır. Bu çalışma ile herhangi bir öğretmen örgütüne katılmayan öğretmenlerin, katılmama sebepleri araştırılmıştır. Uşak ilinde merkezdeki ilköğretim okullarında 2007-2008 Eğitim-Öğretim yılında görev yapan öğretmeler ziyaret edilerek ve sendikalara üye olmama sebepleri araştırılmıştır. Araştırma sırasında öğretmenlerin yaş, cinsiyet ve kıdem yılları, branşları dikkate alınmıştır. Hazırlanan ölçekte öğretmenlerin sendikalara üye olmama sebepleri çeşitli başlıklarda incelenmiştir. Bu başlıklar; Sendikalardan Kaynaklanan Problemler, Sosyal Problemler, Öğretmenlerden Kaynaklanan Problemler olarak sıralanmıştır. Ölçek dört bölümden oluşmaktadır. Ölçek soruları hazırlanırken uzman görüşlerinden ve sendika üyesi olmayan öğretmenlerin görüşlerinden yararlanılmıştır. Hazırlanan anketle merkez ilköğretim okullarında görev yapan yaklaşık 250 öğretmene ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda sendikalara üye olmama sebebi olarak en çok sosyal problemler sebep olarak gösterilmiştir. Ayrıca her hangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenlerin sendikalara karşı genel olarak olumsuz bir tutuma sahip oldukları çalışma sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte herhangi bir sendikaya üye olmayan öğretmenler sendikalara karşı olumsuz bir tutuma sahip olsalar da, sendikaların gerekli kurumlar olduğunu düşünmektedirler. Bu duruma çözüm olarak ise, sendikaların siyasal oluşumlardan uzak durması ve yeniden yapılanmaya giderek mesleki örgüt havasına bürünmesi önerilmektedir.Anahtar Kelimeler:Örgüt, Mesleki Örgüt, Öğretmen Örgütleri

Kamu personeliSendikalarSendikalaşma+5
Ebru Sevinç Gökçe
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Tepegöz saydamları ile döner levhanın öğrenmedeki etkililiği (uygulamalı bir karşılaştırma)

BÖLÜM IV ÖZET, YARGI VE ÖNERİLER özet Bu araştırma tepegöz saydamları ile döner levhanın öğrenme sürecindeki "etkililiğinin arasında herhangi bir farkın olup olmadığını ortaya koymak amacıyla gerçek leştirilmiştir. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Bölümü'nde okuyan ve "Eğitim Teknolojisi" dersini 1987-1988 Öğretim yılında ilk defa alan öğrencilerin evrenini oluşturduğu bu araştırmanın örneklemini ise bu evrenden değişkenlik katsayısı hesaplaması yoluyla seçilen İngilizce 3 / A, İngilizce 3/B ve Almanca 3/B sınıfları oluşturmuştur. Deneysel çalışma 65 üçüncü sınıf öğrencisinin oluşturduğu biri kontrol; ikisi deney olmak üzere üç grup üzerinde yürütülmüştür. Kontrol grubun daki öğrencilere yazı tahtası kullanılarak öğretim yapılır ken; deney gruplarından birincisine araştırmacı tarafından üretilen(36 adet) tepegöz saydamı ile, ikincisine ise yine araştırmacı tarafından hazırlanan bir döner levha ile öğretim yapılmıştır. 6162 Öğretimi yapılacak ünite olarak Yeamans'ın yazdığı ve Akif Ergin'in Türkçe]. eştirdiği "Eğitimde Projeksiyon Makinaları" kitabının "Projeksiyon Sistemleri", Slayt Projektörü" ve "Opak Projektör" üniteleri seçilmiştir (Yeamans, 1987). Ünitelerin öğretimine geçilmeden önce, her üç gruba da "Projeksiyon Sistemleri" başarı testi öntest olarak verilmiştir. Daha sonra iki ders saati (90 dakika) boyunca -konu ile ilgili- öğretim yapılmış ve öğretim sonrasında öntest olarak verilen başarı testi, sontest olarak uygulanmıştır. Hem öntest hem de sontest için, deneklere tanınan süre otuz dakikadır. Araştırmada bağımsız değişken öğretim yöntemi, bağımlı değişken ise öğrenme sürecindeki etkililik olmuş tur. Gruplara uygulanan yöntemlerin etkililiğini belirleye bilmek amacıyla. öntest-sontest olarak verilen sınavdan öğrencilerin aldıkları puanlar, birlikte değişke çözümle mesi ( covariance ) analizi ile ilişkilendirilmiştir. Yapılan bu işlem sonucunda grup ortalamalarının önemli ölçüde farklı olduğunun belirlenmesi nedeniyle; bu farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını bulabilmek için Tukey analiz tekniği uygulanmıştır. Araştırmada varılan sonuçlar şunlardı r: 1. Hazırlanan tepegöz saydamları ile öğretim gören deney I grubunun öğretimin gerçekleştirilmesi63 sonrasında verilen "Projeksiyon Sistemleri" başarı testinden aldığı puanların ortalaması, geleneksel yöntem kullanılarak öğretim gören kontrol grubunun aynı testten aldığı puanların ortalamasından yüksek çıkmıştır. Ortalamalar arasında 0.05 düzeyinde anlamlı bulunan bu farkın, tepegöz saydamları kullanılarak öğretim gören grubun konuyu daha iyi öğrenmiş olmasından kaynaklandığı söylenebilir. 2. Hazırlanan döner levha ile öğretim gören deney II grubunun öğretimin gerçekleştirilmesi sonrasında verilen "Projeksiyon Sistemleri" başarı testinde aldığı puanların ortalaması, geleneksel yöntem kullanılarak öğretim gören kontrol grubunun aynı testten aldığı puanların ortalamasın dan yüksek çıkmıştır. Ortalamalar arasında 0.05 düzeyinde anlamlı bulunan bu farkın, döner levha kullanılarak öğretim gören grubun konuyu daha iyi öğrenmiş olmasından kaynaklan dığı söylenebilir. 3. Hazırlanan tepegöz saydamları ve hazırlanan döner levha ile öğretim yapan deney I ve deney II grupları nın öğretimin gerçekleştirilmesi sonrasında verilen "Projek siyon Sistemleri" başarı testinde aldıkları puan ortalama ları birbirine eşit çıkmıştır. Bu durumun, kullanılan yöntemlerin öğrenmedeki etkililiğinin aynı düzeyde olmasın dan kaynaklandığı söylenebilir. Yargı Bu araştırmada gerçekleştirilen deneysel çalışma sonucunda hazırlanan tepegöz saydamları ve döner levha64 ile öğretim gören deney I ve deney II gruplarının başarı testinden aldıkları puan ortalamaları ( 68 ve 67), geleneksel yöntemin uygulandığı grubun aynı testen aldığı puan ortala- masmdan(55) daha yüksek çıkmış; ancak anılan her iki deney grubunun puan ortalamaları eşit düzeyde kalmıştır. Tepegöz saydamları kullanılarak yapılan öğretim ile döner levha kullanılarak yapılan öğretim arasında, diğer koşullar eşit tutulmak kaydıyla, öğrenme sürecindeki etkililik açısından herhangi bir farkın olacağını söylemek güçtür. Buna karşın, bu araştırmanın sınırlılıkları içinde, her iki yöntemle yapılan öğretimin, geleneksel yöntemle yapılan öğretime oranla öğrenme sürecinde etkililiği sağlamada daha üstün olduğu söylenebilir. Öneriler Yapılan bu araştırmayla ilgili olarak şu öneriler getiri lebilir : 1. Tepegöz saydamlarına ve döner levhaya ilgi ve dikkati üzerlerinde toplaması, dolayısıyla da öğretim etkinliklerine katılan öğrencinin başarısını ve buna bağlı olarak eğitimin verimliliğini artırması nedeniyle öğrenme-öğretme sürecinde yer verilmelidir. 2. Türkiye'deki değişik tür ve düzeyde okulların herbirinde bir ya da birkaç tepegöz projektör bulundurulmalı ve bu araçlar öğretmenlerin hizmetine sunulmalıdır.65 3. Tepegöz projektörden öğretmenlerin etkin bir biçimde yararlanmasını sağlamak için, tepegöz saydamları serileri hazırlayacak birimler oluşturulmalı ve sözü edilen bu birimler tarafından, eğitimin değişik tür ve düzeyindeki kurumlarının gereksediği tepegöz saydamları üretilmelidir. 4. Çeşitli olanaksızlıklar nedeniyle eğitim araç ve yöntemlerinden yararlanamayan öğretmenler, öğretim etkinliklerinde kendilerinin hazırlayabileceği döner levhalar ile öğretim yapmaya güdülenmeli ve bu konuda bilgilendirilmelidirler. 5. Öğretmenlere öğretim etkinliklerinde önemli olanın mutlaka karmaşık ve elektrikli araçların kullanılmasının değil; o öğretim etkinliğini destekleyecek en uygun aracın seçilmesi olduğu kavratılmalı ve basit eğitim araçları olan tepegöz saydamları ile döner levhalardan gerektiği biçimde yararlanabilmeleri için, gerekli bilgiler ile donatılmaları sağlanmalıdır. 6. Bundan sonra da tepegöz saydamları ve döner levha larla ile ilgili değişik nitelikli çalışmalar yapılmalı ve özellikle aşağıda belirtilen şu noktalar ele alınmalı dır: a. Tepegöz saydamlarının ve döner levhanın öğrenme sürecindeki etkililiği ile diğer araçların ( slayt projek törü, hareketli film projektörü, opak projektör vb.) yarattığı etkililik arasında bir fark var mıdır?66 b. Tepegöz projektör ve/veya döner levha ile öğretim gören grupların aldığı sonuca, bu araçlar kullanıl madan öğretim gören grubun da ulaşması için daha ne kadar öğretim süresine gereksinme vardır? c. Diğer öğretim alanlarında ( Matematik, Yabancı Dil vb.) ve düzey lerde ( ilkokul, ortaokul vb.) üretilecek tepegöz saydamları ve döner levhanın öğrenmedeki etkililiği ne olacaktır? d. Değişik tür ve düzeyde görev alan öğretmenlerin tepegöz saydamları ve döner levhalardan yararlanma derecesi nedir? e. Tepegöz saydamlarının farklı kullanım yöntemleri (yalın, katlamalı ve hareketli) ile döner levha arasında öğrenme sürecindeki etkililik açısından bir fark var mıdır? f. Tepegöz saydamlarının farklı kullanım yöntemleri (yalın, katlamalı ve hareketli) arasında öğrenme sürecin deki etkililik açısından bir fark var mıdır?

Döner tabelalarEğitim teknolojisiTepegöz
Gülsün Kurubacak
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sınıf içi iletişim becerilerine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri?Malatya ili örneği?

Bu çalışmanın amacı ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin İngilizce öğretmenlerinin kişilerarası davranış özelliklerini algılayışlarını ve İngilizce öğretmenlerinin bu davranış özelliklerini kendilerinin nasıl algıladıklarını belirlemektir. Araştırmanın alt amaçları ise öğrenci algılarının cinsiyete, annenin eğitim durumuna, babanın eğitim durumuna, ailenin aylık gelirine göre; öğretmen algılarının cinsiyete, öğretmenlikteki kıdeme, annenin eğitim durumuna, babanın eğitim durumuna, en son mezun olunan okula göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evrenini, 2006?2007 Malatya ili merkez ilçe belediye sınırları içinde bulunan 69 resmi ilköğretim okulunda çalışan 152 İngilizce öğretmeni ve bu okullardaki 7946, 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini oluşturan 126 İngilizce öğretmenine ve 1390 öğrenciye Öğretmen Etkileşim Ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın analiz aşamasında bağımsız değişkenlerin kategorileri arasındaki farklılaşmalar ve ilişkileri tespite yönelik istatistikî testler yapılmıştır. Bu amaçla dağılımın normal olduğu durumlarda, çoklu karşılaştırmalarda tek yönlü varyans analizi, ikili karşılaştırmalarda bağımsız t testi yapılmıştır. Dağılımın normal olmadığı durumlarda ise Kruskal Walles-H testi ve Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Ayrıca öğretmen ve öğrenci algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile Pearson Çarpım Moment Korelasyon analizi yapılmıştır. İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin, İngilizce öğretmenlerinin kişilerarası davranış özelliklerini algılayışlarını ve öğretmenlerin kendilerini nasıl algıladıklarını belirlemeyi amaçlayan bu araştırmada bağımsız değişkenler göz önüne alındığında ulaşılan bazı sonuçlar şöyle özetlenebilir: ?Öğrencilerin öğretmenlerin sınıf içi iletişim becerilerine ilişkin görüşleri, çoğu alt boyutta farklılık göstermektedir. Cinsiyet değişkeni açısından genelde kız öğrenciler öğretmenlerini daha olumlu değerlendirmişlerdir. Anne baba eğitim durumu değişkeni açısından bakıldığında, annesinin eğitim düzeyi artıkça öğrenci öğretmenini daha olumsuz değerlendirmektedir.?Öğretmen görüşlerine bakıldığında öğretmenlerin cinsiyeti, kıdemi, en son mezun oldukları okul değişkenleri açısından bir farklılık bulunmamıştır.?Öğretmen öğrenci görüşleri karşılaştırıldığında genel olarak öğretmenler kendi davranışlarını öğrencilere göre daha olumlu değerlendirmektedirler. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak uygulamacılara ve araştırmacılara yönelik çeşitli öneriler şu şekildedir: ?İngilizce öğretmenlerinin kendi iletişim becerilerine ilişkin olumlu ve olumsuz yanlarını daha iyi fark etmelerini sağlamak amacıyla, içeriğini etkili iletişim ve algı konularının oluşturduğu hizmet içi eğitim programları düzenlenebilir.?Uzman kişiler tarafından öğrenciler için etkili iletişim ve algı konularında seminerler düzenlenebilir, konferanslar verilebilir.?Sınıf içi iletişimin odak olarak alındığı derslerin eğitim fakültelerinin programlarındaki zorunlu dersler arasında yer alması sağlanabilir.?Öğrenci-öğretmen iletişimini arttırmak için her dönem bir kere yapılan veli toplantılarının sayısı arttırılabilir ve bu toplantılar öğretmenin, velinin ve öğrencinin de katıldığı özel görüşmeler şeklinde yapılabilir.?Öğrencilere özgürlük kavramı iyi açıklanarak, özgürlüğün sınırsız olmadığı belirtilmeli ve gerekiyorsa sınırları öğrencilerin de katılımıyla belirlenmelidir.?Sınıf dışı iletişimin sınıf içi iletişimi etkilediği gerçeğinden hareketle ders saatleri dışında; koridorda, bahçede, her yerde ve her fırsatta öğretmenler öğrencilerle olan iletişimlerini geliştirmek için çaba sarf etmeye özendirilebilir. ?Sınıf içi iletişimi geliştirmek için öğretmenlerin öğrencilerle iletişimlerinde öğrencinin aile yapısına ilişkin bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır. Anahtar kelimeler: Sınıf Yönetimi, sınıf içi iletişim, İngilizce öğretmenlerinin kişilerarası özellikleri.

Sınıf içi iletişimSınıf yönetimiİletişim becerisi
Songül Durmaz
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapılandırmacı öğrenme yaklaşımını uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırmada; ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile bu yaklaşımı uygulamayan Türkçe dal öğretmenlerinin sınıf yönetimi yaklaşımları karşılaştırılmıştır.Yeterince ön hazırlık çalışması yapılmadan uygulamaya konulduğu eleştirilerine maruz kalan ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı? temele alan öğretim programlarının ilk aşamada sorunlarla karşılaşması kaçınılmazdır. Ayrıca bir öğretim programının uygulanış biçimi ve başarısı, her şeyden önce öğretmenlerin bu konudaki tutum ve becerilere ne kadar sahip olduklarına bağlıdır. Çünkü hangi öğrenme yaklaşımı temele alınırsa alınsın öğretim programı uygulamalarının öğretmenler tarafından içselleştirilmesi, öğretim programlarının başarılı olmasındaki temel etkenlerdendir. Nitelikli eğitim için nitelikli öğretim programları ne kadar gerekliyse nitelikli öğretim programları için de nitelikli öğretmen gereklidir ve ön koşuldur.Millî Eğitim Bakanlığı, 2005?2006 öğretim yılından itibaren ilköğretim I. Kademe (1?5.) sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı benimseyen öğretim programlarını uygulamaya başlamıştır. Öte yandan da II. Kademede (6. , 7. ve 8. sınıflar) 2006/2007 öğretim yılında 6. sınıftan başlamak üzere ve birer öğretim yılı arayla ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?na kademeli geçişi öngörmüştür.Araştırmada, 2005?2006 öğretim yılında ilköğretim okulu 1?5. sınıflarında ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenleri ile henüz ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya başlamayan ve 6. , 7. ve 8. sınıflarda ?Davranışçı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulamaya devam eden Türkçe dal öğretmenlerinin, Türkçe derslerindeki sınıf yönetimi yaklaşımlarının karşılaştırılması yapılarak bu yaklaşımların ilköğretim okulu öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin algılarına etkileri incelenmeye çalışılmıştır. İki yaklaşımın da henüz uygulamada olduğu geçiş döneminde yapılan bu araştırmayla, iki yaklaşımın karşılaştırılması fırsatı yakalanmıştır.Araştırmada, 200'ü sınıf öğretmeni, 200'ü Türkçe dal öğretmeni, 600'ü I. Kademe (3. , 4. ve 5. sınıf) öğrencisi ve 600'ü II. Kademe (6. , 7. ve 8. sınıf) öğrencisi olmak üzere toplam 1600 ölçek uygulaması yapılmıştır. Ayrıca 15 sınıf öğretmeni, 15 Türkçe dal öğretmeni ile bunların birer öğrencisi olmak üzere toplam 30 öğretmenin ve 30 öğrencinin görüşlerine başvurulmuş, sınıf gözlemi ve doküman incelemesi yapılmıştır. Böylece araştırma, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, deneklerin ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı Ölçeği?nin her bir boyutunda almış oldukları puanlar arasında fark olup olmadığını belirlemek amacıyla aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır, varyansların homojen dağılıp dağılmadığının belirlenebilmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği Testi (Levene's Test for Equality of Variences) uygulanmıştır. Yapılan T-testinde varyansların homojen olması durumunda eşit dağılım varsayımı (Equal Variances Assumed), homojen olmaması durumunda da eşit olmayan dağılım varsayımı (Equal Variances Not Assumed) kullanılarak sig (2 tailed) değerlerine bakılmıştır ve gruplar arasında anlamlı fark olup olmadığı buna göre belirlenmiştir. Benzer biçimde varyansların homojen olması durumunda deneklerin ölçek maddelerine verdikleri yanıtlar arasında okulun bulunduğu sosyo-ekonomik düzey (SED) açısından anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır, ayrıca bu durumda hangi gruplar arasında fark olduğunu belirlemek için de Mann Whitney U-testi yapılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkçe derslerinde ?Yapılandırmacı Öğrenme Yaklaşımı?nı uygulayan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları ile bu yaklaşımı uygulamayan dal öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin uygulamaları karşılaştırıldığında; sınıf öğretmelerinin genelde, sınıf yönetimi uygulamaları konusunda ve özelde de Sınıf Örgütlenmesi, Öğrenme İklimi, Öğrenme Süreci ve Değerlendirilmesi, Eğitim Teknolojisinden ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarından Yararlanma, Çoklu Zekâ Uygulamaları, Yaparak Yaşayarak Öğrenme, Öğrenilenlerin Sorgulanması, Öğrenci Gelişimi boyutlarında olmak üzere Türkçe dal öğretmenlerine göre daha olumlu bir algı geliştirdikleri belirlenmiştir.Nicel araştırma teknikleriyle elde edilen bulguların, nitel araştırma tekniklerinden olan gözlem, görüşme ve doküman incelemesi ile elde edilen bulgular tarafından da desteklendiği görülmüştür.

Davranışçı yaklaşımEğitim yönetimiSınıf yönetimi+1
Ahmet Kaya
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeyleri incelenmiştir.Araştırmanın örneklemi, Güneydoğu Anadolu Bölgesinden Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa; Doğu Anadolu Bölgesinden Van, Elazığ, Bingöl ve Malatya illerinde bulunan 11 çocuk yuvası ve 8 yetiştirme yurdunda çalışan 243 personelden oluşmuştur.Araştırmada çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin empatik eğilim düzeyi Dökmen (1988) tarafından geliştirilen ? Empatik Eğilim Ölçeği? ile çeşitli kişisel niteliklerine ilişkin bilgiler ise ?Kişisel Bilgi Formu? ile elde edilmiştir.Elde edilen veriler, grupların ikili olmaları durumunda bağımsız gruplar için kullanılan t-testi, ikiden fazla olması durumunda Tek Yönlü Varyans Analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Varyans analizi sonucunda elde edilen F değerinin anlamlı çıkması durumunda gruplar LSD testi ile karşılaştırılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir.Verilerin analizi sonucunda çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin cinsiyet, eğitim düzeyi, kendini algılama biçimi ve aldıkları maaşa göre empatik eğilim düzeylerinde anlamlı fark bulunmuştur.Ayrıca, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında çalışan personelin çalıştıkları kurum, yaş, medeni durum ve çocuk sahibi olup-olmamalarına göre empatik eğilim düzeylerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır.

Abdullah Atli
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
10
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Söz konusu ilişki araştırılırken ergenin saldırgan davranışlarının cinsiyet, okul türü, okul başarısı, anne-baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi, anne-baba tutumu, yaş, arkadaşlık ilişkilerinden memnun olup-olmama, öğretmenleriyle ilişkilerinden memnun olup-olmama, aile yapısı ve devamsızlık durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.Araştırmanın evrenini 2007-2008 eğitim öğretim yılında Malatya merkez ilçede bulunan ortaöğretim 9. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Malatya merkez ilçede bulunan Meslek Liseleri (Şehit Kemal Özalper Endüstri Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Yunus Emre Endüstri Meslek Lisesi, Kız Meslek Lisesi), Genel Liseler (Cumhuriyet Lisesi, Fatih Lisesi, Malatya Lisesi, Sümer Lisesi, Akıncı Lisesi), Anadolu Liseleri (Turgut Özal Anadolu Lisesi, Malatya Anadolu Lisesi, Beydağı Anadolu Lisesi) ve Fen Lisesinden 537'si kız, 693'ü erkek olmak üzere toplam 1230 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmanın veri toplama aşamasında Kocatürk'ün 1982'de geliştirmiş olduğu Saldırganlık Envanterinden yararlanılarak Tuzgöl (1998) tarafından geliştirilen Saldırganlık Ölçeği kullanılmıştır. Bağımsız değişkene ait veriler Kişisel Bilgi Formu kullanılarak toplanmıştır.Araştırmanın analiz aşamasında öncelikli olarak, varyansların homojen olarak dağılıp dağılmadığının belirlenmesi için Levene'nin Varyansların Homojenliği testi uygulanmıştır. Varyansların homojen olması durumunda Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Varyansların homojen olmadığı durumlarda ise varyans analizi yerine Kruskall Wallis testi yapılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgular özetle şöyledir:Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri cinsiyet, okul türü, okul başarısı, anne-baba eğitim düzeyi, gelir düzeyi, anne-baba tutumu, yaş, arkadaşlık ilişkilerinden memnun olup-olmama, öğretmenleriyle ilişkilerinden memnun olup-olmama, aile yapısı ve devamsızlık durumuna göre farklılaşmaktadır. Fakat annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, gelir düzeyi ve aile yapısının 9. sınıf öğrencilerinin saldırganlık düzeyleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır.

Lise öğrencileriLiselerSaldırganlık
Nilgün Öztürk
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00