Dicle University
Discipline

Department of Occupational Health and Safety

Dicle University

236

Archived Theses

8

DOIs Assigned

3%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede ortak iş sağlığı güvenliği birimi

Tezimiz, ülkemizde son yıllarda önemi gün geçtikçe artan ve çalışma hayatına giren Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile ilgili olarak; ?İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin yeri ve önemini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öncelikle konu ile ilgili geniş bir literatür çalışması yapılmış ve daha sonra Ortak sağlık ve güvenlik birimleri konusunda iş alanının bilgi görüş ve uygulamalarını ortaya çıkarmak amacıyla bir alan araştırması yapılmıştır. Bu amaçla Türkiye?de ortak iş sağlığı ve güvenliği merkezlerinin yoğun olarak bulunduğu 9 ilde 400 işyeri sahibi/yöneticisi/yetkilisine anket uygulanmıştır. Araştırma bulgularında araştırmaya cevap verenlerin ortalama 35.647+-0.422 yaşında çoğunluğunun üniversite mezunu, muhasebeci iktisatçı, mali müşavir, mühendis ve idareci olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya alınan işyerlerinin % 43.3 oranı ile sanayi ve hizmet sektöründe ve % 12.8 ile inşaat/yapı sektöründe oldukları, çoğunlukla 50 kişiden daha az çalışanın olduğu, üçte birinin organize sanayi bölgesinde ama geri kalanın genelde mücavir alan içinde olduğu, % 42.0 sinin az tehlikeli, % 23.6?sının tehlikeli sınıfında olduğu tespit edilmiştir. İşyerlerinde kaza olma oranı genel olarak % 6 iken, bu oran özellikle inşaat/ yapı sektöründe diğer iki sektörün nerdeyse iki katına çıkmaktadır. Yine meslek hastalığında da benzer durumun görülmüştür. İş yerlerinde sanayi sektöründe daha fazla olmak üzere iş yeri hekimi bulunma oranı % 38.5 iken bu oran sanayi sektöründe diğer iki sektöre göre çok daha yüksektir. İş güvenliği uzmanı bulundurmada da benzer durum görülmektedir. İşletmelerin yaklaşık 1/5?i iş yerlerinde sağlık personeli bulundurmaktadırlar. İş sağlığı ve güvenliği politikası olanların oranı yarıdan fazla olup, olmayanlarında bu konuda çalıştıkları tespit edilmiştir. İş güvenliği politikası olma durumu sanayi sektöründe diğer iki sektöre göre daha yüksektir. İş yerlerinde OHSAS 18001 uygulayanların oranı yaklaşık % 40.0 civarındadır. İşletmeler İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini daha çok kendi bünyelerinde sağlarken, yaklaşık 1/3 `ü hizmet satın alarak % 16.5 i de birkaç işletme ile birlikte merkez kurarak karşılamaktadır. İşletmelerin yarısından fazlasının OSGB hakkında bilgilerinin olmadığı tespit edilmiştir. ÇSGB iş sağlığı ve güvenliği resmi internet sitesini yarıya yakını ziyaret etmektedir. OSGB?den işletmelerin yaklaşık ¼?ü hizmet satın alırken bu oran sanayi sektöründe diğer iki sektöre göre daha yüksektir. OSGB?den hizmet satın alma nedenleri de sırasıyla, verimlilik, maliyet, kolay ulaşılabilirlik ve yasal zorunluluk olarak belirtilmiştir. İşletmelerin çok azı OSGB?lerden hizmet satın alıp daha sonra firmayı değiştirdiğini belirtmiştir. OSGB?lerden işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı dışında sırasıyla, Eğitim, Tahlil, Ölçüm, Filim hizmetlerini almaktadırlar. İşletmeler hizmet aldıkları OSGB?lere daha çok kişisel araştırmaları ile ve firmanın kendi gelmesi ile ulaştıklarını belirtmişlerdir. İşletmeler OSGB?lerden daha çok iş kazası ve meslek hastalıklarını önlemelerini beklemektedirler. Verdikleri hizmet süresini ise yeterli bulmakta, hizmetten de memnun kalmaktadırlar. Ayrıca işyeri çalışanlarının da bu hizmetlerden memnun olduğunu da belirtmişlerdir. Yine bu kurumların yasal mevzuata uygun çalıştıklarını ve bazen kurumu bilgilendirdiğini belirtenler büyük çoğunluktadır. Bir iş kazası olması durumunda görevli personelin hemen geldiğini belirtenler de yine yüksek orandadır. OSGB?nin iş yerine yakınlığını önemli bulanlar çoğunlukta iken, OSGB?nin iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesinde katkı sağladığını ya da kısmen de olsa katkısının olduğunu belirtenler büyük çoğunluktadır. Sağladığı katkılar olarak da daha çok bilinç düzeyinde artış sağlaması ve kazaların azalması en fazla katkı olarak belirtilmiştir. Yine OSGB?lerin maliyeti normal bulunmaktadır. OSGB?lerin iş sağlığı ve güvenliğine katkısının olduğunu düşünenlerin oranı çok fazla ve kısmen olarak büyük çoğunluktadır. Sonuç olarak araştırmadan da anlaşıldığı üzere, OSGM?leri İş sağlığı ve güvenliğine büyük katkı yapmakta ve önemli rol oynamaktadır. Anahtar kelimeler:İş sağlığı güvenliği, OSGB (Ortak sağlık güvenlik birimi), İş Hukuku, İşçi, İşveren.

Türkiyeİş Hukukuİş güvenliği+3
Talip Altuğ
Gazi University · Institute of Health Sciences
2013
10
Master'sOpen AccessTR

Ahşap kapı imalatında gürültü maruziyetlerinin belirlenmesi ve risk analizi

Bu tez çalışmasında, ahşap kapı imalatı yapan bir fabrikada, çalışanların maruz kaldıkları gürültü seviyeleri araştırılmıştır. Buna ek olarak, işyerinde risklerin tespit edilmesi ve risk analizi çalışması yapılması amaçlanmıştır. Yayılan gürültünün olumsuz etkilerinden çalışanların etkilenmemesi için gürültünün azaltılması konusunda ne gibi önlemler alınabileceği tartışılmıştır. Fabrikada 22 noktadan ölçüm yapılmıştır. Bu çalışmaya göre hangi makinelerden daha çok gürültü yayıldığı belirlenmiş, gürültü seviyelerinin durumlarına göre saha çalışmasında renklendirme yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre minimum ve maksimum değerler saptanmıştır. Fabrikada, en yüksek gürültü yayan makinenin kenar bantlama olduğu görülmüştür. Fabrika sahasında incelemeler yapılıp riskler belirlenmiştir. Fine Kinney metoduna göre risk değerlendirme tablosu oluşturulmuştur. Son olarak ise yapılan ölçüm sonuçları değerlendirilerek belirlenen maruziyetlerin mevzuatlara uygun olup olmadığı tartışılmıştır. Risk değerlendirme tablosunda mevcut tedbirlerden bahsedilmiştir. Bu tablo sonucunda riskleri önleyici veya en aza indirebilecek önleme faaliyetleri hakkında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ahşap kapı, gürültü, maruziyet, risk analizi, önlem

Ahşap kapılarGürültüGürültü analizi+4
Kadriye Kan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vardiyalı çalışanlarda metabolik sendrom ve uyku kalitesinin değerlendirilmesi

İş sağlığı ve güvenliği açısından vardiyalı çalışmaya bağlı birçok sağlık problemi görülebilmektedir. Metabolik sendrom, artmış kardiyovasküler hastalık ve tip 2 diyabet riski ile ilişkili ve vardiyalı çalışmaya bağlı olarak da görülebilen önemli bir iş sağlığı sorunudur. Vardiyalı çalışanlarda metabolik sendrom ve uyku kalitesini incelemek amacıyla planlanıp yürütülen bu çalışma 18-65 yaş grubunda iki farklı kurumda çalışan maden ve itfaiye çalışanları arasında gerçekleşmiş olup, vardiyalı çalışan (n= 84), gündüz çalışan (n=36) toplam 120 gönüllü kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; sosyodemografik bilgiler ve uyku kalitesi anket formu ile elde edilmiştir ve bireylerin antropometrik ve kan basıncı ölçümleri alınmıştır. Araştırmaya katılan bireylerde Uluslararsı Diyabet Federasyonu (IDF) kriterlerine göre; vardiyalı çalışan itfaiyecilerin %55,8'i, vardiyalı çalışan madencilerin %46,3'ü gündüz çalışan bireylerin ise %25'i Metabolik Sendrom (Mets) tanısı almaktadır (p <0,05). Ulusal Kolestrol Eğitimi Programı Yetişkin Tedavi Paneli 3 (NCEP-ATP III) kriterlerine göre; vardiyalı itfaiyecilerin % 44,2'si,madencilerin %29,2'si, gündüz çalışan bireylerin ise %16,7 'si Mets tanısı almaktadır (p<0,05). NCEP-ATP III kriterlerine göre vardiyalı çalışanlarda MetS bileşenlerinden en yaygın olanları düşük HDL (%35,8) ve yüksek trigliserit (%32,5)'tir. IDF kriterlerine göre ise vardiyalı çalışanların MetS bileşenlerinden en yaygın olanları abdominal obezite (%35,8), düşük HDL (%35,8) ve yüksek trigliserit (%32,5)'tir. Bireylerin uyku kalitesi değerlendirilmesinde; vardiyalı ve gündüz çalışmalarının uyku kalitesi ile ilgili analizinde uyku kalitesinin çalışma durumuna göre anlamlı bir fark göstermediği sonucuna ulaşılmıştır (p>0,05). Vardiyalı çalışma süresi ile uyku kalitesi arasında çok güçlü olmayan istatistiksel olarak anlamlı (p<0,05) negatif yönlü (r= - 0,202) bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu çalışma vardiyalı çalışanlarda metabolik sendromun daha yaygın olduğunu desteklemiş olup, iş sağlığı açısından, ilgili risk faktörlerini gidermek için önleyici tedbirler alınmalıdır. Vardiyalı çalışma ile metabolik sendrom ve uyku kalitesi arasındaki ilişkinin saptanmasına yönelik nitelik ve nicelik açısından detaylandırıldığı ve olası tüm etken faktörlerin de incelendiği daha ileri çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Vardiyalı çalışma, metabolik sendrom, uyku kalitesi, iş sağlığı

Metabolik sendromUykuUyku kalitesi+1
Nuray Demiralp
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bakır madenlerinde çalışan işçilerin kanlarındaki bakır konsantrasyonunun araştırılması

Madencilik, ilk çağlardan bu yana en tehlikeli işlerden biri olmuştur. Gerek maden kazaları gerekse madenlerde çalışan işçilerin yakalandıkları meslek hastalıkları neticesinde pek çok madenci hayatını kaybetmiştir. Bu çalışmada bakır madeninde çalışan işçilerin maruziyetleri neticesinde vücutlarındaki ağır metal birikimlerini ve bunu etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. 2008-2017 yılları arasında bakır madeninde çalışan tüm işçilerin kan tahlillerinde bulunan ağır metalleri ve oranları incelenmiştir. 10 yıllık süreçte yapılan toplam 1621 kan tahlili sonucu tüm çalışanların kanlarındaki bakır oranları incelenmiştir. Maden işçilerinin kanlarındaki bakır miktarı dijital ortamına aktarılarak, yıl, yaş grubu, çalışma süresi, çalışma sahası ve birimi olarak incelenmiştir. Sonuçlar MATLAB 2018 program kullanılarak değerler analiz edilmiştir. Yapılan bu çalışmada, deneyimsiz işçilerde kandaki bakır miktarının Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği 140 µgr/dL değerini diğer çalışanlara göre daha fazla aştığı tespit edilmiştir. Kandaki bakır oranlarının aynı zamanda 31-40 yaş aralığındaki işçilerde de yükseldiği, bu maruziyet süresine bağlı olabileceği sonucu bulunmuştur. Bu çalışmada ortaya çıkan bir diğer sonuç, yer altı çalışanlarının kanlarındaki bakır birikiminin yer üstünde çalışanlara oranla çok daha yüksek olduğudur. Anahtar Kelimeler: Bakır, ağır metal, Wilson hastalığı, bakır madeni 2019, 71 sayfa Bilim Kodu: 2.069

Ağır metallerBakırHepatolentiküler dejenerasyon+5
Onur Erkmen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Etibakır A.Ş. Küre Yeraltı İşletmesinde yüksekte yapılan çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliği

Madencilik sektörü insan gücüne dayalı bir iş kolu olduğundan dolayı tüm dünyada iş kazalarının ve insan kaybının fazla olmasından kaynaklı çok riskli sektörler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Etibakır A.Ş. Küre Yeraltı İşletmesinde Yüksekte Çalışmalardaki kaza riski, işçilerin bilinçlendirilmesi ve bilinç düzeyleri, işe uygun makine kullanımı, işe uygun olmayan ortam ve koşullarda işi reddetme hakları hakkındaki bilgi düzeyleri ve bu konuda amirlerin tavrı, iş veren ve iş veren vekillerinin iş güvenliği konusuna verdikleri önem gözlemler yapılarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında farklı bölgelerde ve lokasyonlardaki farklı iş kolları ve makinelerle yüksekte yapılan çalışmalar, geçmişte karşılaşılan kazalar ve ramak kalalar değerlendirilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda İSG birimi ve Birim amirlerinin koordineli çalışması ve İSG hakkındaki devlet kontrolünde yapılan çalışmalar umut verici görülmektedir. İşçilerin bilinç düzeylerinin yüksek olduğu ve işveren ile işveren vekilinin bu konuda ciddi çalışmalarının olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Kazası, İSG, İşçi Bilinci, Yüksekte Çalışma

BakırBakır cevherleriBakır yatakları+7
Gökhan Okcu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Demiryolu ray bağlantı elemanları imalatı yapan bir işletmede risk değerlendirme uygulaması

Dünya'da ve Ülkemizde son dönemlerde sanayi ve teknolojinin gelişmesi farklı iş kollarının oluşmasına neden olmuş ve çalışma hayatında İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kültürünün önemi artmıştır. Kendisini sürekli yenileyen ve geliştiren üretim süreçleri, artan üretim kapasiteleri iş yaşamında meslek hastalıkları ve iş kazalarının artmasına sebep olmuş ve bu problemlerin önüne geçilmesi için İSG açısından birtakım düzenlemeler yapılması gereğini doğurmuştur. Metal sektöründe çalışan işçilere uygulanan İSG ile ilgili çalışmalar neticesinde iş kazaları en alt düzeye indirilmekte ve ölümle neticelenen kazaların önüne büyük oranda geçilmektedir. Çalışmaya konu metal sektörü, çelik hammaddeli ürünlerin faydalanma bölgelerinin hızla çoğalması, tüketim kültürünün artması, üretim sanayine ara mal temin etmesi ve ihracat etkisi gibi özellikler nedeniyle Türkiye ekonomisinin büyümesi bakımından önem arz etmektedir. Çelik hammaddeli ürünlerin kullanım sahaları içerisinde demiryolu sistemleri de büyük yer tutmaktadır. Son yıllarda demiryolu araçları ve ray sistemlerinin hızla gelişiyor olması, ray bağlantı elemanlarının ağır yükler ve yüksek hızla hareket eden çekicilerin altında kalması, ray bağlantı malzemelerinin önemini hem güvenlik hem de ticaretin sürdürülebilirliği açısından daha da arttırmaktadır. Metal imalat sektörü içerisinde yer alan ray bağlantı elemanları imalathaneleri hammadde kabul, boylama, sıcak dövme, çapak alma, ovalama, pul sabitleme, çinko lamel kaplama, plastik enjeksiyon ve paketleme gibi bölümleri içermekte, söz konusu bölümler iş sağlığı ve güvenliği bakımından "Tehlikeli" sınıfta yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında; demiryolu bağlantı elemanları imalatı yapan işletme bünyesinde 5x5 Matris Risk Değerlendirme Yöntemi kullanılarak risk ve tehlike tanımları yapılmış, çıkan sonuçlar çalışanlar açısından yorumlanmış ve alınan tedbirler hakkında bilgiler verilmiştir. İşletme bünyesinde yapılan analiz çalışmasında; İşletmenin alansal ve kullanılan makineler bazında incelemesi yapılarak risk ve tehlike tanımları yapılmış, kimyasal tehlikeler, elektrik, yangın, gürültü, toz, el aletleri, iş ekipmanları ve ergonomik tehlike kaynaklarının çalışan sağlığına olabilecek etkileri tespit edilmeye çalışılmış çıkan sonuçlar çalışanlar açısından yorumlanmış ve alınan tedbirler hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca, iş yerindeki risklerin elimine edilmesi için öneriler sunulmuştur.

Bağlantı elemanlarıDemir yollarıMetal sektörü+6
Durmuş Kayıkcı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fine-kinney risk analizi yöntemiyle elektrik taahhüt işlerinin değerlendirilmesi

Bütün ekonomik faaliyetlerin temelinde yer alan elektrik enerjisinin kullanım sahalarının toplam enerji tüketimi içindeki payı sürekli artmaktadır. Elektrik enerjisinin tüketiciye sağladığı kullanım kolaylığı nedeniyle büyük fabrikalardan çok daha küçük yerleşim alanlarına kadar uzantısı bulunan elektrik şebekesinin tüketiciye kolaylık sağlaması sebebiyle elektrik kullanımında üretim, iletim ve dağıtım çok büyük öneme sahiptir. Elektrik taahhüt işleri de bu zincirin önemli bir parçasıdır. Elektrik taahhüt işletmeleri hem çalışma ortamı hem de fiziksel yapıları nedeniyle çalışanların ciddi iş kazalarına maruz kalabilecekleri işletmelerdir. 2012 yılında Türkiye'de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanunla birlikte işyerlerinde çalışan kişileri olası tehlikelere karşı korumak amacıyla işverenlere büyük sorumluluklar getirilmiştir. Sonuç itibariyle bu kanun üretimin devamlılığı için kritik önem taşımaktadır. Bu araştırmada iş sağlığı ve güvenliği kanunu ile ilgili önemli tanımlar, birincil ilkeler ile riskler belirlenip analizleri yapılarak üzerinde durulmuştur. Elektrik taahhüt işletmesinde Fine Kinney risk değerlendirme yöntemi uygulanarak çalışanların karşılaşacağı tehlikelerin ve zararların belirlenmesi, risk puanının hesaplanması ve alınacak önlemlerin belirlenmesi ve alınan önlemler sonrası değerlendirmenin tekrardan yapılması ve sonuçların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gerekli önlemlerle tehlikelere zaman içinde maruz kalma sıklığı ve tehlikenin çevre ve insan üzerinde yaratacağı tahmini zararın değişmediği, yalnızca zararın gerçekleşme olasılığının düşürülebildiği ve böylelikle risklerin azaltılabildiği görülmüştür.

Elektrik sektörüKazalarRisk analizi+5
Yasemin Erol
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tuğla üretiminde risk değerlendirmesi uygulaması

İnsanoğlu tarafından üretilen ilk yapı malzemesi olarak bilinen tuğla günümüzde halen çeşitli bina ve duvarların yapımında kullanılmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği (İSG) açısından tuğla üretimindeki tehlikeler çalışanlar için büyük riskler oluşturmaktadır. Bu risklere karşı gerekli önlemler alınmadığı takdirde oluşan kazalar büyük maliyetlere sebep olabilmektedir. Bu tehlikelerin tespit edilmesi ve sonrasında oluşacak riskleri bertaraf edecek önlemlerin alınması hem kanunen hemde sanayideki çalışma ortamının sürdürülebilirliği açısından bir zorunluluktur. Tez çalışmasında, örnek olarak seçilen bir işletmedeki tuğla üretiminde çalışanların etkisi altında kaldıkları veya kalabilecekleri riskler bir denetim amacı gütmeksizin belirlenerek risk değerlendirmesi çalışmalarının nasıl yapılması gerektiği ifade edilmiştir.Çalışmada tespit edilen 83 adet risk Fine-Kinney, L tipi matris, ve FMEA metodu ile değerlendirilmiştir. Farklı risk metodları ile yapılan değerlendirmelerde risklerin farklı puanlamalar aldığı ve bu risklerden; makinaların hareketli kısımlarının açıkta olması sebebiyle yaralanma, ocak sahalarında araç devrilmesi sonucu yaralanma veya ölüm, iş yerinde oluşan toz ve gürültü sonucu meslek hastalığına yakalanma, elle taşıma ve eğilerek çalışma sonucu kas iskelet sistemi rahatsızlıkları ile elektriksel kaynaklı tehlikeler sonucunda yaralanma veya ölüm risklerinin üst sıralarda yer aldığı tespit edilmiştir.

İş güvenliği
Yunus Emre Karslıoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir eğitim hastanesinde çalışan doktor ve hemşirelerin hasta ve çalışan güvenliği konusundaki görüşlerinin belirlenmesi

Hasta ve çalışan güvenliği; Sağlık hizmeti sunumunda hasta ve çalışanların zarar görmesine yol açabilecek her türlü işlem ve süreçler ile ilgili alınacak tedbir ve iyileştirme uygulamalarına yönelik faaliyettir. Bu çalışma hasta ve çalışan güvenliği konusunda doktor ve hemşirelerin görüşlerinin belirlenerek bu konulardaki varsa eksik kısımların ortaya çıkarılması, hasta ve çalışan güvenliği konularında eksikliği saptanan hususlar için gerekli eğitim, koruyucu ekipman, fiziki mekan ihtiyaçlarının belirlenmesi, sağlık çalışanlarında hasta ve çalışan güvenliği konularında farkındalığın artırılması için yapılmıştır. 2011 yılında yapılan bu araştırma Ankara'da bir eğitim hastanesinde çalışan doktor ve hemşirelerin hasta ve çalışan güvenliği konusunda görüşlerinin belirlenmesi amacı ile yapılan tanımlayıcı kesitsel bir araştırmadır.Araştırma GATA'da poliklinik ve kliniklerde yapılmıştır Gülhane Askeri Tıp Akademisi Eğitim Hastanesi'nde hasta bakılmayan birimlerde çalışan hemşire ve doktor sayısı 171, araştırma döneminde sürekli izinli (doğum izni, yurt dışı izin, aylıklı ve aylıksız izin, geçici görev v.s.) olan ve bu nedenle görevde bulunmayan doktor ve hemşire sayısı 360 kişi olup, araştırmanın evrenini görevde bulunan ve hasta bakım hizmeti veren toplam 919 doktor ve hemşire oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında toplam 752 kişiye ulaşılmıştır. Anket yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Ankete katılım oranı %80,2'dir. Veriler bilgisayara SPSS 15.0 istatistik paket programı aracılığı ile yüklenmiş ve tanımlayıcı istatistikler Ki-kare ve Fisher'in Kesin Testi, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık değeri p?0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmaya katılanların %74,9'u ?Nöbet değişimi sırasında hasta bakımıyla ilgili önemli bilgiler çoğu zaman kaybedilmez'' önermesine ?katılıyorum veya tamamen katılıyorum'', Katılımcıların %79,5'i ?Hastanede kan transfüzyon hataları olamaz'' önermesine ?katılıyorum veya tamamen katılıyorum'', Çalışmaya katılanların %80,5'i ?Bu hastanede nöbet değişimleri hastalar açısından problemli değildir'' önermesine ?katılıyorum veya tamamen katılıyorum'' şeklinde yanıtlar vermişlerdir. Araştırmaya katılanların eğitim düzeylerine göre önermelere verdikleri puanların ortalaması arasında anlamlı fark bulunmuştur. Ön lisans grubunda diğer gruplara göre tüm önermelere ait ortalama puanlar istatistiksel olarak anlamlı düşüktür. Araştırmaya katılanların görevlerine göre önermelere verdikleri puanların ortalaması arasında anlamlı fark bulunmuştur. Yönetici grupta çalışan gruba göre tüm önermelere ait ortalama puanlar istatistiksel olarak anlamlı yüksektir. Araştırmaya katılanların mesleklerine göre önermelere verdikleri puanların ortalaması arasında anlamlı fark bulunmuştur. Fark yoğun bakım ve klinik hemşirelerinin önermelere verdikleri puanların ortalaması diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmasından kaynaklanmaktadır.?Hasta ve Çalışan Güvenliği'' konusunda araştırmaya katılmış olan doktor ve hemşirelerin bu konudaki düşüncelerine ulaşmak önem taşımaktadır. Hasta güvenliği konusunda az çalışma olması ve de çalışan güvenliği ile ilgili olarak çok kısıtlı sayıda çalışmaya ulaşılması bu konuyu destekler niteliktedir. Bu konu ile ilgili yapılacak çalışmalarda alınacak önlemler açısından yol gösterici olacaktır. Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 1998'den beri yürürlükte olduğu ancak sağlık çalışanlarının hakları ile ilgili bir yönetmeliğin bulunmadığı gerçeğinden yola çıkarak bu konuda yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.Anahtar Sözcükler: Hasta, Çalışan, Hasta Güvenliği, Çalışan Güvenliği, Tıbbi Hata

Doktor-hasta ilişkileriDoktorlarGüvenlik+4
Şemsettin Varol
Gazi University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Aliağa gemi geri dönüşüm sektöründe çalışan işçilerin iş kazası ve olası meslek hastalıkları sıklığı ve ilişkili etmenler

Araştırmamızda gemi geri dönüşüm sektörünün iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili durum tespitinin yapılması, çalışma şartlarının iyileştirilmesine yönelik önerilerin ortaya konmasına özen gösterildiği bir tez çalışması hedeflenmiştir.İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sektörde yapılan çalışanlara yönelik ilk saha araştırmalarından biri olması yönüyle, bu çalışmayla dünyada ve Türkiye'de bu alandaki bilimsel çalışma açığının bir miktar kapatılması beklenmektedir.Yöntem olarak Aliağa Söküm Bölgesinde ağır ve tehlikeli işler sınıflamasına giren işletmelerde çalışanların iş kazası geçirme durumları ve olası meslek hastalıklarına yakalanma ile ilgili olduğu düşünülen veriler anket çalışması ile toplanarak istatistiki analiz methodları ile değerlendirilmiştir.Araştırmamız sonucunda iş kazalarının nedeni ağırlıklı olarak dikkatsizlik, kişisel nedenler, yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmaması ve kişisel koruyucu donanım kullanılmaması olarak bulunduğundan öncelikli olarak çalışanlara yönelik mesleki, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü yaygınlaştıracak uygulamalı yetişkin eğitimleri ile düzeltilmelidir. Kişisel koruyucu donanım kullanımını arttıracak tedbirler alınmalıdır.İş kazası ve meslek hastalıklarına yönelik kesitsel araştırmamız risk değerlendirmesi konusunda da öncelikli riskler ve önlemlerin alınması hususunda yol gösterici olacaktır.

Meslek hastalıklarıRisk faktörleriİş kazaları+3
Nefise Burcu Ünal
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'da bazı sağlık kurumlarında otoklav kullananlarda yaptıkları iş ile ilgili bilgi ve tutumları

Bu araştırma; Ankara'da bazı sağlık kurumlarında otoklavKullananlarda yaptıkları iş ile ilgili bilgi ve tutumlarnı belirlemek amacıyla yapılmış tanımlayıcı tipte bir araştırmadır.Veriler araştırmacının literatürden, uzman görüşündenyararlanarak oluşturduğu anket formuyla toplanmıştır. Anket formu; araştırmaya katılanların tanıtıcı özelliklerini, otoklav kullanımı ile ilgili bilgi, tutum ve davranışlarını içeren toplam 30 sorudan oluşmaktadır.Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programıile değerlendirilerek, istatistiksel analiz olarak, tanımlayıcı istatistikler (frekans, ortalama), ki-karetesti ve Fischer'in Kesin Testi kullanılmıştır.İncelenenlerin %82.6'sı 30 yaş ve üzerinde olup, %62.0'ıerkektir. Eğitim durumu %53.0'ı üniversite, yüksek lisans ve doktora mezunudur. Otoklav kullanımını %47.1'i arkadaşından (usta-çırak) öğrendiğini belirtmiştir. Otoklav kullanımında ilkokul mezunlarının %55.6'sı problemle karşılaştığını, problemle karşılaşanların %55.8'i yanık olduğunu ve %12.7'sinin bildirimde bulunmadığını ifade etmiştir. Birimde 6-10 yıl arası çalışanların %46.7'si problemle karşılaştığını, %25.3'ü otoklav kullanma kayıt defteri tutmadığını, %34.0'ı otoklavı hizmetliler ya da sözleşmeli işçilerin kullandığını, %73.0'ı itfaiyenin numarasını bildiğini belirtmiştir.Bu durum otoklav kullanımında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemlerin alınmasında, etkili bir sterilizasyonun sağlanmasında eğitiminin yeterli olmadığı, karşılaştıkları problem karşısında ne yapmaları gerektiğini bilmedikleri, ortaya çıkan kazaların bildirimin yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca eğitimli personelin yanında eğitimi olmayan ve otoklav kullanımını arkadaşından öğrenen kişilerinde olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar göz önüne alındığında sterilizasyon merkezlerinde çalışan sağlık personeline standardize, yeterli düzeyde ve periyodik eğitimler verilmeli, yapılan tüm işler kayıt altına alınmalı ve ilgili yerlere bildirimde bulunulmalıdır.

AnkaraDezenfeksiyonDezenfektanlar+6
Gülsen Budak Topaktaş
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara Demiryolu Fabrikasında çalışan işçilerin iş kazası ve meslek hastalıkları geçirme durumları ve bazı çalışma koşulları ile ilişkisi

İş güvenliğini ve işçi sağlığını tehdit eden pek çok önemli etken vardır. Meslek hastalıkları ve iş kazaları bu etkenler arasında ilk sıralarda yer almaktadır Bu araştırmanın amacı Ankara Demiryolu Fabrikası'nda çalışan işçilerin çalışma koşulları ile iş kazası ve meslek hastalıkları geçirme durumları ve ilişkili etmenleri belirlemektir.Araştırma 31 Aralık 2009 -31 Aralık 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmada 45 sorudan oluşan anket formu yüz-yüze görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. 175 işçiden %79,6'sına ulaşılmıştır.İstatistiksel anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Veriler bilgisayara SPSS 16,0 istatistik paket programı aracılığı ile yüklenmiş ve istatistiksel yöntem olarak tanımlayıcı istatistikler ki-kare ve Fisher'in kesin testi kullanılmıştır. Veriler ortalama(±)standart sapma, frekans dağılımı yüzde olarak sunulmuştur.Çalışanların tamamı erkek, evli ve sendikaya üyedir. Yaş ortalamaları 46,74±4,5'tir. 45 yaş altındaki işçilerden 1 kişi iş kazası geçirdiğini,72 kişi geçirmediğini,45 yaş üstündeki işçilerden 2 kişi iş kazası geçirdiğini,100 kişi geçirmediğini ifade etmiştir. İşçilerden %1,7(3 kişi)'si son bir yıl içerisinde, çalıştığı işyerinde iş kazası geçirdiğini ifade etmiştir. İş kazası geçirenlerin tamamı (3 kişi) kişisel koruyucu verilmemiş olmasını ve kişisel koruyucu kullanmamayı, 2'si kişisel koruyucuların uygun olmamasını ve dikkatsiz çalışmayı, 1'i donanımı güvensiz kullanmayı ve kusurlu alet ve edevat kullanımını en önemli iş kazası nedeni olarak belirtmiştir.İşçilerin tamamı meslek hastalığı tanısı almadığını ifade etmiştir. İşçilere işyerinde meslek hastalığına neden olan etmenler sorgulandığında; işçilerin %62,3'ü gürültüyü, % 11,4'ü düşük sıcaklığı 1. etken, % 62,3'ü gürültüyü, %38,3'ü düşük sıcaklığı, % 12,6'sı havalandırma ve aydınlatmanın yetersizliğini ve tozu 2.etken, %23,4'ü kimyasal maddeleri, %22,9'u ağır kaldırmayı, % 18,9'u, havalandırma ve aydınlatmanın yetersizliğini 3. etken olarak belirtmişlerdir.İşçilerin çalıştıkları ortam ve çalışma şartları bakımından yapılacak düzenlemeler iş sağlığı ve güvenliği açısından yararlı olacaktır.Anahtar kelimeler: Demiryolu bakım onarım, İş kazası, İş Güvenliği, İş Sağlığı, Meslek Hastalığı

Demir yollarıMeslek hastalıklarıİş güvenliği+2
Emel Buluş
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Avrupa Birliğinin işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından karşılaştırılması

Sosyal politika , sosyal nitelikli politikaları konu alan bir bilim dalıdır.İş ilişkileri ve bu ilişkilere dayanan çalışma statüleri sosyal politika başlığında yer bulmuştur.İşin devamı ile ilgili olarak doğan tüm tehlikelerden,sağlığa zarar verebilecek tüm durumlardan işyerinde tedbirler alarak korunmak daha iyi ve güvenli bir çalışma oluşturmak için yapılan çalışmalar iş sağlığı ve güvenliği olarak tanımlanır.Bu tanım teknik gelişmelerin hızı, makineleşme, sanayileşme ve artan kimyasal maddelerin insanlar üzerindeki etkileri nedeniyle günümüzde daha da önem kazanmıştır.Tarihsel süreç boyunca her daim güncelliğini koruyan iş sağlığı ve iş güvenliği ülkemizde de,Avrupa Birliğine üye ülkelerde de benzer şekilde ortaya çıkan bir sorundur.Avrupa Birliğine üye ülkelerde iş sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri uzmanlaşmış bir yapıya sahip olup tüm işçilere ulaştırılmak istenmektedir.Türkiye ise bu konu ile ilgili Avrupa Birliğine üye ülkelerinin gerisindedir.Ancak Avrupa Birliği üyeliği sürecinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili sorunların çözümü ivedilik kazanmıştır.Bu çalışma ile iş sağlığı ve iş güvenliği sosyal politika başlığı altında tanımlanmış, tarihsel gelişimi incelenmiş ve Türkiye ile Avrupa Birliği üye ülkeleri arasındaki farklılıklar ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu tez çalışmasında görülmüştür ki halen hem Türkiye'de hem Avrupa Birliği üye ülkelerinde iş sağlığı ve iş güvenliği başlığı altında pek çok sorun çözüm beklemektedir.

Avrupa BirliğiTürkiyeİş güvenliği
Peril Özergün Durmuşoğlu
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bir inşaat şirketinde meydana gelen iş kazalarının incelenmesi

Ekonomik olarak çok büyük ölçekli lokomotif olarak nitelenebilecek sektörlerden biri olan inşaat sektörü, gerek çalışma şartları gerekse, çalışan insan profili açılarından ele alındığında çalışma ortamının çok riskli olduğu sektörlerden biridir. Çalışma esnasında maruz kalınan bu riskler karşısında gerek işverenin tedbirsizliği gerekse çalışan bilinçsizliği ve tedbirsizliği karşısında iş kazaları meydana gelmektedir. Meydana gelen iş kazaları neticesinde geçici yaralanmalar, kalıcı yaralanmalar ve ölümler meydana gelmektedir. Kazaların neticesinde insan hayatına gelen zarar dışında her kazanın olumsuz yönde bir ekonomik değeri ortaya çıkmaktadır. Bu negatif ekonomi kaza geçiren kişiden başlayarak, çalışılan firma ve nihayetinde ülke ekonomisine büyük zararları olmaktadır. Her ülke iş kazalarını önlemek için hukuk düzeni içersinde yasal zorunluluklar geliştirmiş ve karşılıklı olarak çalışan ve işveren kesimine ayrı ayrı yükümlülükler yüklemiştir. Bu kuralların modernliği ve uygulamaları, denetimi ülkelerin gelişmişlik ve ekonomik seviyesine göre şekillenmektedir. Bütün dünyada ve ülkemizde insan hayatını korumak ve ekonomik kayıpları önlemek için iş kazalarının önlenmesi için yoğun bir çaba harcanmaktadır. Yasal düzenlemelerin yanında bilimsen araştırmalar ve çalışmalar yol gösterici olmaktadır.Bu çalışmada inşaat sektöründe meydana gelen kazaların istatistiksel olarak incelenmesi amacı ile inşaat sektöründe ciro değerleri ile büyük ölçekli sayılan, iş güvenliği uygulamalarının üst seviyede uygulandığı bir inşaat şirketinin 6 adet üst yapı şantiyesinde 2 yıl içinde meydana gelen 93 iş kazası incelenmiştir.Yapılan çalışma neticesinde inşaat sektöründe yüksekten düşmelerin daha çok meydana geldiği ve yüksekten düşme sonucu oluşan kaza yaralanmalarının sektör içindeki en riskli kaza tipi olduğu görülmektedir. Bu kaza tipi sonucunda genellikle kafa yaralanmalarının olduğu görülmektedir. Kaza geçiren kişilerin eğitim seviyelerinin çok düşük olduğu belirlenmiştir. İnşaat sektörünün mevsimsel olarak hızlandığı ve doğal olarak çalışan sayısının arttığı dönemlerde kaza sayılarının artış gösterdiği yapılan çalışmada gözlemlenmiştir. Çalışma saatlerine göre kazaların daha çok günün sabah zaman diliminde ve paydos saatlerinde yakın saatlerde olduğu görülmüştür. Kazaların günlere göre dağılımına bakıldığında da kazaların haftanın günlerine genellikle eşit olarak dağıldığı görülmüş ancak Pazar günleri en fazla kaza olan gün olması, çalışanlar açısından konsantrasyon, işveren açısından da tedbir ve kontrol mekanizmalarının yetersizliğine işaret etmektedir.

İş güvenliğiİş güvenliğiİş kazaları+1
Ali Aslan
Gazi University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kapalı spor salonlarındaki risk analizi ve değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmanın amacı kapalı spor salonlarını iş sağlığı ve güvenliği bakımından incelemektir. İş sağlığı ve güvenliği açısından risklerin değerlendirilmesi, alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı için neler yapılabileceğinin belirlenmesidir. Seyirci, işçi ve teknik personel bulunduran kapalı spor salonunda risk analizi ve değerlendirmesini yapmak elzemdir. Bu amaçla risk oluşturabilecek tehlikeler fotoğraflanmış ve kaydedilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu tezde Gençlik ve Spor Merkezlerinde çalışan işçilerin, çalışanların ve ziyaretçilerin sağlığı ve güvenliğini etkileyecek tehlikeler Fin Kinney ve Matris methodu ile tespit edilerek risk analizleri karşılaştırılıp değerlendirilmiştir. Bulgular: Veriler incelendiğinde hidrofor basınçlı su tanklarının periyodik kontrollerin yapılmaması, istiflenmemesi ve özellikle basınç kaplarının emniyetli kullanım ömürlerini tamamlamış olmaları sebebiyle, tesisisin genelinde ise personellerin bulunduğu odalar ki ergonomik olmayan durumlar, acil durum uyarı levhalarının bulunmaması, yangın söndürme tüplerinin kullanım tarihlerinin geçmiş olması, yanlış yerlerde bulunmaları ve tüplerin uygun yerlere konulmaması çok yüksek risk kategorisinde olduğu görülmektedir. Sonuç: Olumsuz şartlar ve yetersiz kaynaklardan dolayı elde edilen bulgular sonucunda 12 tehlike çok yüksek risk, 18 tehlike yüksek risk, 18 tehlike önemli risk, 3 tehlike kesin risk kategorisinde olmak üzere toplam 51 risk tespit edilmiştir. Tespit edilen risklere karşı alınması önerilen risk kontrol önlemleri ile kapalı spor salonlarında iş sağlığı ve güvenliği kriterlerine uygun bir çalışma ortamı oluşturulması mümkün olabilecektir.

Fine Kinney yöntemiKapalı spor salonlarıRisk+6
Arman İnan Velioğlu
Dicle University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mobbingin iş sağlığı ve güvenliğine etkisi

Bu çalışmanın amacı, günümüz çalışma hayatı için potansiyel bir tehdit olan mobbing (psikolojik taciz, yıldırma) olgusu konusunda çalışanlara ve özellikle çalışanlarının özlük haklarını korumakla yükümlü olan işverenlere bilgi vermek ve literatüre katkıda bulunmaktır. Bu çalışmada, mobbing olgusunun tarihsel gelişimi, aşamaları ve boyutları incelenmiş ve çalışanların mobbing konusundaki farkındalıklarını ve mobbingin iş sağlığı ve güvenliği üzerindeki etkilerini araştırmak için bir anket hazırlanmış ve uygulanmıştır. Anket farklı nitelik ve iş pozisyonlarından 214 çalışana uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda psikolojik taciz/mobbingin çalışma yaşamının en önemli sorunlarından biri olduğu ve mağduriyetin türü, şekli ve nedeni ne olursa olsun iş sağlığı ve güvenliğini etkilediği gösterilmiştir. İş sağlığı ve güvenliğinin en önemli unsuru çalışanların psikolojik sağlığıdır çünkü çalışma hayatında psikoloji her şeydir. İş sağlığı ve güvenliği olgusunun yasalaştığı iş hayatında, psikolojik tacizin etkeni, etkisi ve sonuçları göz önünde bulundurulmalıdır.

Berkay Kızıl
Dicle University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Metal sektöründe termal konfor şartlarının değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmanın amacı, metal sektöründe çalışanların termal konfor şartlarının mevcut durumunu araştırmak, olası olumsuz şartların oluşturabileceği olay, kaza ve meslek hastalıkları araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada özellikle metal ergitme işlemlerinin yapıldığı demir çelik endüstrisinde çalışma ortamındaki termal konfor şartları literatür incelenerek araştırılmıştır. Bulgular: İnsan vücudu, çevresel değişkenlere, tepkinin uygun olmaması veya enerji seviyelerinin hayatta kalınabilecek sınırların ötesinde olması durumunda ölüme yol açabilecek dinamik bir etkileşim içinde tepki verir ve optimum durumu korumak için kaynaklarını kullanırken vücut üzerindeki gerilimi belirler. Termal ortam söz konusu olduğunda bu, kişinin çok sıcak mı, çok soğuk mu yoksa termal konforda mı olduğunu belirleyecektir. Hava sıcaklığı, radyant sıcaklık, nem ve hava hareketi, insanın termal ortamlara tepkisini etkileyen dört temel çevresel değişkendir. Sonuç: Yüksek ısıya maruz kalmanın, yüksek ısıya maruz kalan endüstrilerdeki işçilerin sağlığı ve verimliliği üzerindeki olumsuz etkileri bulunmaktadır. işçilere yönelik refah mekanizmaları ve işyerinde ısıya maruz kalmayı azaltmak için daha serin dinlenme alanlarına sahip iş yerleri tasarlayarak kurum içi önleyici politikalar ve müdahaleler oluşturma konusunda proaktif olunmalıdır. Yüksek sıcaklıkların olduğu iş yerlerinde ısı stresinin değerlendirilmesinde ITS ve fizyolojik zorlanma indeksleri en önde gelen uygulanabilir endeksler olarak değerlendirilmektedir.

İlknur Arpa Akınca
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ameliyathane çalışanlarının mesleki riskleri ve oksidan-antioksidan parametrelerin araştırılması: Üniversite hastanesi örneği

Amaç: Ameliyathane çalışanlarının maruz kaldığı risk ve tehlikeleri belirlemek; iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında yapılan genel tarama testleri ile kan oksidatif stres düzeylerini değerlendirerek olası sağlık etkilerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı tipteki bu çalışma üç aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada, çalışanların kan serumlarında total oksidan kapasite, total antioksidan kapasite, iskemi modifiye albümin, 8-hidroksi-deoksiguanozin ve malondialdehit düzeyleri ölçülmüştür. İkinci aşamada, yüz yüze anket uygulamasıyla işyeri riskleri belirlenmiş; üçüncü aşamada ise, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında yapılan yıllık tarama testleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılanların %43,3'ü (n=39) anestezi teknikeri, %30'u (n=27) ameliyathane hemşiresi, %15,6'sı (n=14) post-op hemşiresi, %11,1'i (n=10) ameliyathane teknikeri olarak görev yapmaktadır (n=90). Meslekte ve ameliyathanede çalışma süreleri 14,58±6,65 yıl ve 12,26±5,97 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcıların anket formuna verdikleri cevaplara göre mesleki risk ve sağlık yakınmaları; yoğun iş yükü %97,8(88), kan ve vücut sıvıları temas %96,7(87), kimyasallara maruziyet %94,4(85), kronik yorgunluk %77,8(70), stres-anksiyete %90(81) ve unutkanlık %63,3(57) olarak saptanmıştır. Genel tarama testleri değerlendirildiğinde; Anti Hbs %4,4(4), hemoglobin %20(18) ve hematokrit %16(14) düzeyinin referans değerden düşük çıktığı saptanmıştır. Erkek katılımcılarda iskemi modifiye albümin ve total antioksidan kapasite ortalamalarının kadın çalışanlara kıyasla daha yüksek olduğu saptandı. Oksidatif stres indeks değeri ise erkek çalışanlarda kadın çalışanlarla kıyaslandığında daha düşük olduğu saptandı. Sonuç: Ameliyathane çalışanlarının yarıdan fazlası, fiziksel ve kimyasal risklere maruz kaldığını belirtmiştir. Sağlık yakınmaları olarak stres-anksiyete, yorgunluk ve ergonomik sorunlar öne çıkmaktadır. Elde edilen bulgular bireysel değil, yapısal düzeyde iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu ve ameliyathane ortamının iş sağlığı ve güvenliği ile mevzuata uygun hale getirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Mehmet Ali Yıldırım
Dicle University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre işin durdurulması

Amaç: İş yerinde işin durdurulmasının, ekonomik sonuçları göz önüne alındığında aslında çok ağır bir yaptırım olduğu görülmektedir. Bu kapsamda yapılan çalışmamızda işin durdurulmasını gerektiren şartların, durdurma kararının uygulanması ve kaldırılmasıyla ilgili hususların, kararı vermeye yetkili merciinin, karara itiraz durumunun ve karar alındıktan sonraki sürecin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, öğretideki bazı hususlara ve Yargıtay kararlarına da yer verilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, kuramsal bir çerçevede ve belgesel tarama yöntemi esas alınarak yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, ulusal ve uluslararası literatürün yanı sıra, kurumsal raporlar, Yargıtay kararları ve ilgili mevzuat kapsamlı biçimde analiz edilmiştir. Bulgular: Söz konusu idarî yaptırım esasen işvereni cezalandırmaya yönelik değil; iş sağlığı ve güvenliği koşullarına önem verilmesini sağlamayı amaçlayan bir düzenlemedir. İşyerinde iş durdurma kararı verilen işveren ise bu karara 6 işgünü içinde yerel iş mahkemesinde itiraz edebilecektir. Mevcut düzenlemeye göre iş mahkemesinin vereceği karar temyiz edilememektedir. Ayrıca iş veren, işin durdurulduğu iş yerinde çalışma edimini yerine getiremeyen işçilere ücretlerini vermekle veya durumlarında olumsuz yönde bir değişiklik olmamak kaydıyla başka bir iş sağlamakla yükümlü tutulmuştur. Sonuç: Özellikle işyerinin bir kısmında veya tamamında işi durdurma kararı alınırken, karar vermeye yetkili mercilerin çok hassas ve titiz düşünerek karar vermesi yerinde olacaktır. İşin durdurulması idarî yaptırımının beraberinde olumsuz malî sonuçlar getirmesi sebebiyle, kanunda düzenlenen sürelerin daha kısa olması gerektiği kanısındayız. Milletçe üzülerek şahitlik ettiğimiz Soma maden kazası gibi olaylar düşünüldüğünde her eleştiriye rağmen, ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği alanında yasal mevzuatın yapılmış olmasının, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün oluşmasına ve yerleşmesine katkı sağlayacağını değerlendirmek mümkündür. Anahtar Sözcükler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Müfettişi, İşin Durdurulması

Ömer Burak Aktüre
Dicle University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik tesis bakım ve onarım çalışmalarının iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

İş sağlığı ve güvenliği, elektriksel çalışmaların yönetimi ve operasyonlarının planlanması sürecinde ciddi öneme sahiptir. İş sağlığı ve güvenliği önlemleri, çalışanların elektrik çarpması, yangın, patlama ve sektörde gerçekleştirilen çalışmalardan kaynaklanabilecek diğer tehlikelerden korunmasını sağlamak için gerekli önlemleri içerir. Bu çalışmada; elektrik tesis bakım ve onarım sektöründe gerçekleştirilen iş ve işlemler aktif saha gözlemleri sonucu incelenerek, iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmiştir. Fine-Kinney risk değerlendirme metodu kullanılmış olup örnek bir risk değerlendirmesi yapılarak, sahada gerçekleştirilen kanal-kazı çalışmaları, direk dikimi, iletken çekme işlemleri ve iş makineleriyle çalışmalarda tehlikelerin ciddi boyutlara ulaşabileceği gözler önüne serilmiştir. Sektörde gerçekleştirilen çalışmaların getirebileceği riskler ortaya konularak iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin titizlikle uygulanması gerektiğinin önemine vurgu yapılmıştır. Bu kapsamda, çalışanların eğitimi, risk değerlendirmesi, kişisel koruyucu ekipmanların kullanımı, elektrik sistemlerinin bakımı ve acil durum eylem planları gibi konular ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, elektrik, risk değerlendirmesi, acil durum eylem planı.

Özlem Ördek
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bingöl Üniversitesi Modern Arıcılık Kompleksi'nin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

Çalışma ortamındaki potansiyel risklerin etkili bir şekilde yönetilmesi, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasını hedefleyerek iş kazaları ve meslek hastalıklarının azaltılması, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temel amacını oluşturur. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını önleme konusundaki en etkili yöntem, güvenli çalışma koşullarını sağlamak adına sorunları tanımlayıp çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemektir. Tarım sektöründe iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili sorunların mevcut olduğunu gösteren ilgili çalışmalar incelendiğinde, ülkemizde önemli bir yer tutan arıcılık faaliyetleri, iş sağlığı ve güvenliği açısından çeşitli tehlikeler ve riskler içermektedir. Bu nedenle, arıcılık faaliyetlerinin güvenli bir çalışma ortamında gerçekleştirilebilmesi amacıyla arıcılık faaliyetleriyle ilgili tehlikelerin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve etkili bir biçimde yönetilmesi hayati bir öneme sahiptir. Bingöl Üniversitesi, Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından desteklenen ve Yükseköğretim Kurulu tarafından koordine edilen Üniversitelerin Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Programı çerçevesinde faaliyet gösteren bir Pilot Üniversite olarak, ana çalışma alanları arasında "Arı ve Arı Ürünleri" bulunmaktadır. Bu program kapsamında kuruluş aşaması devam eden Modern Arıcılık Kompleksinin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasında; Bingöl Üniversitesi Modern Arıcılık Kompleksi ve bazı bileşenlerindeki faaliyetler için Fine Kinney ve L-tipi karar matrisi yöntemleri kullanılarak risk analizleri gerçekleştirilmiş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Risk değerlendirmesine ek olarak sıcaklık, gürültü ve aydınlatma gibi bazı ortam ölçümleri de yapılarak değerlendirilmiştir. Bingöl Üniversitesi Modern Arıcılık Kompleksi ve bileşenlerindeki çalışmalarda, potansiyel tehlikeleri ve riskleri belirlemek amacıyla iş yükünün yoğun olduğu bal hasat dönemlerinde iki yıl süreyle gözlem ve görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen risk analizleri ve ortam ölçümleri sonucunda gerekli öneriler sunulmuştur.

Ferhat Alpağu
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Rüzgâr enerji santrallerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından analizi ve risk değerlendirmesi

Rüzgâr enerji santralleri yenilenebilir enerji kaynakları arasında önemli bir yere sahiptir. Bu yüzden rüzgâr enerji santrallerinin kullanımının arttırılması amacıyla farkındalıklarının arttırılması ve oluşturabileceği tehlikelerin önlenmesi uygulamalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı rüzgâr enerjisi farkındalıklarının incelenip, iş sağlığı ve güvenliği yönünden değerlendirmelerinin sağlanmasıdır. Çalışmada rüzgâr enerji santralinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıklarını ölçmek, santral çevresinde yaşayan halkın rüzgâr enerjisi farkındalığını ölçmek için 2 farklı anket uygulanmıştır. Anket ölçek tipi olarak 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Ayrıca anket verileri student t-testi, One-way ANOVA analizi, post-hoc analizi, korelasyon analizi yöntemleriyle analizleri yapılmıştır. Rüzgâr enerji santrallerindeki tehlikeleri belirlemek amacıyla örnek bir alanda risk değerlendirmesi çalışması yapılmıştır. Risk değerlendirmesi metodu olarak Fine Kinney analizi seçilmiştir. Risk değerlendirme tablosu oluşturularak tehlikeler, riskler ve önlemler belirlenmiştir. Risk değerlendirmesinde toplam 75 tehlikeli durum ve 5 tolerans gösterilemez risk tespit edilmiştir. Tespit edilen tolerans gösterilemez risklerin işletme binasında, barınma ve ulaşım alanında bulunduğu saptanmıştır. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalık düzeyleri ile ramak kala olay yaşamaları arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu fakat geliştirilmesi gereken konuların olduğu saptanmıştır. Halkın rüzgar enerjisi farkındalık düzeyleri ile evlerinin santral alanına uzaklığı arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca halkın rüzgar enerjisi farkındalık düzeylerinin yeter düzeyde olmadığı arttırılması gerektiği saptanmıştır. Yapılan bütün çalışmaların sonucunda çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıklarının ve halkın rüzgâr enerjisi farkındalığının arttırılması çalışmalarının devam ettirilmesi gerektiği saptanmıştır. Anket sonuçları ve risk değerlendirmesi sonuçları değerlendirilip önerilerde bulunulmuştur.

Elvan Bürkek
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Doğalgaz kurulum çalışmalarında iş sağlığı ve güvenliği farkındalıklarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada doğalgaz tesisat kurulumu yapan çalışanların sosyodemografik özellikleri ve İSG farkındalıklarının araştırılmasının yanında doğalgaz tesisatı kurulum faaliyetlerinde risk değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Doğalgaz tesisatı kurulumu yapan çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıkları I) psikososyal etki, II) çalışma koşulları, III) iş performansı ve IV) güvenlik kültürü düzeyi olmak üzere dört farklı ölçekte sorular hazırlanarak beşli likert tipi anket uygulaması yapılmıştır. Anket ölçekleri ve çalışanların sosyodemografik özellikleri Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U Testleri ile istatiksel analizleri yapılmıştır. Risk analizi için Fine-Kinney risk değerlendirme metodu uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre ankete katılan çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıklarının eğitim düzeyi ile orantılı bir şekilde arttığı belirlenmiştir. Yüksek lisans ve doktora derecesine sahip çalışanların, lise ve ön lisans derecesine sahip çalışanlar ile ön lisans ve lisans derecesine sahip çalışanlara kıyasla İSG güvenlik kültürü ve iş performansı konusunda daha yüksek farkındalık düzeylerine sahip olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonucuna göre, çalışanlar arasında İSG, iş verimliliği ve psikolojik faktörlerle ilgili olumsuz yönlerin iyileştirilmesi için önemli düzeltici ve önleyici tedbirler önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: İSG Farkındalık, Kruska Wallis H testi, Mann Whitney U testi, Fine-Kinney, Doğalgaz.

İbrahim Tunç
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji ve tasarım atölyesinde iş sağlığı ve güvenliği: Bingöl örneği

Bu araştırmada, Bingöl ilindeki teknoloji ve tasarım atölyelerinde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarının mevcut durumu değerlendirilmiş, eksiklikler belirlenmiş ve bu eksikliklerin giderilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın evreni, Bingöl il merkezinde bulunan ortaokulların teknoloji ve tasarım atölyeleridir. Veri toplama grubu, bu atölyelerde görev yapan öğretmenler, öğrenciler ve okul yöneticilerinden oluşmaktadır. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler anketler aracılığıyla toplanmış, nitel veriler ise gözlem ve belge analizi yöntemleriyle elde edilmiştir. Nicel veriler frekans, yüzdelik dağılımlar, ortalama, standart sapma ve Chi-kare testi gibi istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Nitel veriler ise tematik analiz yöntemiyle incelenmiş ve risk değerlendirmesi (5X5) matris yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak gözlem formları ve anketler kullanılmıştır. Gözlem formları, teknoloji ve tasarım atölyelerinde yapılan gözlemler sırasında doldurulmuş ve atölyelerin mevcut İSG durumunu değerlendirmek amacıyla kullanılmıştır. Öğrencilere, öğretmenlere ve yöneticilere yönelik üç farklı anket geliştirilmiş. Bu anketler aracılığıyla, İSG farkındalıkları ölçülmüştür. Anketlerin güvenilirliği Cronbach's Alpha analizi ile test edilmiş ve yüksek güvenilirlik değerleri elde edilmiştir (öğrenciler için 0.903, öğretmenler için 0.912 ve yöneticler 0,814). Araştırmanın bulgularına göre, Bingöl'deki teknoloji ve tasarım atölyelerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından çeşitli eksiklikler bulunmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler genel olarak İSG kurallarına uyulmadığında ciddi yaralanmaların ve hasarların meydana gelebileceğinin farkında olsalar da, atölyelerdeki mevcut güvenlik tedbirleri yetersiz kalmaktadır. Anket sonuçları, İSG eğitimi ve farkındalık artırıcı önlemlerin gerekliliğini ortaya koymuştur. Ayrıca, mevcut İSG eğitimlerinin içeriklerinin yetersiz bulunduğu ve bu konuda daha kapsamlı eğitimlerin verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu bulgular, teknoloji ve tasarım atölyelerinde İSG standartlarının yükseltilmesi, düzenli eğitimlerin verilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Teknoloji, Tasarım, İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Kazaları.

Aziz Bayri
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik anadolu liselerinde iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi için sesli işaret levhalarının uygulanabilirliği ve yararlarının araştırılması

Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde farklı eğitim alanları bulunmakta olup, bu okullar genellikle birden fazla binadan oluşmaktadır. Öğrencilere uygulamalı mesleki eğitimin verildiği atölyelerde çok çeşitli makine ve teçhizat kullanılmaktadır. Bu makine ve teçhizatın kullanımı ise çoğunlukla mekanik, elektriksel ve fiziksel tehlikeler içermektedir. Gerekli önlemler alınmadan ve güvenlik kurallarına uyulmadan yapılan çalışmalar, kullanıcıların bu tehlikeler nedeniyle iş kazaları veya meslek hastalıklarına maruz kalmasına yol açabilmektedir. Bu tür kazaların ve hastalıkların ortaya çıkmasında, makine ve teçhizatı kullanan kurum çalışanları ile öğrencilerin işaret levhalarına yeterli dikkati göstermemeleri önemli bir etken olarak öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, Bingöl'de bulunan bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin atölyelerinde kullanılan makine ve teçhizatlara ilişkin işaret levhaları incelenmiştir. Bu levhalar dikkate alınmadan gerçekleştirilecek çalışmalar için Fine-Kinney yöntemi kullanılarak bir risk değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma kapsamında, mevcut klasik işaret levhalarının yerine kullanılmak üzere sesli işaret levhalarının tasarımı ve üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu sesli levhalar, üzerlerine yerleştirilen sensörler aracılığıyla makine ve teçhizatı kullanacak kişilerin hareketlerini çalışma öncesinde algılayarak, gerekli uyarı ve ikazları sesli olarak iletmektedir. Klasik levhalar yerine sesli işaret levhalarının kullanımının riskler üzerindeki etkisi, yeniden yapılan risk değerlendirmesiyle ortaya konmuştur. Sesli levhalar, kullanıcıya çalışma öncesinde dikkat edilmesi gereken koruyucu donanımlar ve güvenlik kurallarıyla ilgili en kritik bilgileri aktardığı için, risk skorlarında kayda değer bir düşüş sağlanmıştır. Risklerin azaltılmasının yanı sıra, sesli işaret levhalarının kullanımı bireylerde bir otokontrol mekanizmasının gelişmesine de katkıda bulunacaktır.

Meslek hastalıklarıMesleki teknik eğitimİş güvenliği+2
Ali Sarıkaya
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hayvancılık sektöründe fiziksel risk etmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi: Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, Bingöl Et Kombinası Müdürlüğü örneği

Hayvancılık sektörü, yeterli ve dengeli beslenmede kilit bir rol oynamasının yanı sıra, insanların hayvansal kökenli gıda ihtiyacını karşılaması ve istihdam yaratması bakımından iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmeye değer bir alandır. Sektör, hem gıda üretim faaliyetlerinde hem de hayvancılık yan ürün sanayinde iş kolları olarak çok farklı istihdam alanları sunmaktadır. Bireylerin yaşamlarının her döneminde hayvansal kökenli besin ihtiyacının karşılanabilmesi, sektörün kesintiye uğramadan sürekliliğini korumasına bağlıdır. Ancak, hayvancılık sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları bu sürekliliği bozmakta, aynı zamanda maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır. Bu olumsuzlukların başlıca nedenleri arasında fiziksel risk etmenleri yer almaktadır. Bu risklerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması, iş kazaları ve meslek hastalıklarının oranlarını önemli ölçüde azaltacaktır. Bu nedenle, işyerlerinde düzenli ölçümler yapılması ve risk değerlendirmelerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, hayvancılık sektöründe fiziksel risk etmenleri iş sağlığı ve güvenliği yönünden ele alınmıştır. Araştırma kapsamında, uygulama alanı olarak Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü, Bingöl Et Kombinası Müdürlüğü seçilmiş ve fiziksel risk etmenlerinden gürültü, nem, sıcaklık ve aydınlatmaya ilişkin ortam ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular değerlendirilmiş, ayrıca saha gözlemleri doğrultusunda Fine-Kinney yöntemi kullanılarak genel bir risk değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Yapılan risk değerlendirmesi sonucunda, çok yüksek risk grubunda 88, yüksek risk grubunda 130, önemli risk grubunda 31 ve olası risk grubunda 11 tehlike olmak üzere toplam 260 tehlike belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, hem ölçüm yapılan fiziksel riskler hem de genel risk değerlendirmesi sonuçları dikkate alınarak iş sağlığı ve güvenliği kapsamında uygulanması gereken önlemlere yönelik öneriler geliştirilmiştir.

AydınlatmaGürültüHayvancılık+4
Sümeyye Çali
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik anadolu liselerinde elektrik kaynaklı risklerin ve tehlikelerin değerlendirilmesi: Bingöl Karşıyaka Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneği

Elektrik, günümüzde hayatımızın her alanında kritik bir rol oynayan temel bir enerji kaynağıdır. Aydınlatmadan ısıtma ve soğutma sistemlerine, haberleşmeden sağlık hizmetlerine, sanayiden eğitim sistemine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Modern yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir unsur olan elektrik enerjisinin kullanıldığı her ortamda, elektrik kaynaklı tehlikeler ve riskler bulunmaktadır. Bu riskleri belirlemek ve gerekli önlemleri almak amacıyla iş yerlerinde ve kurumlarda çeşitli çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada, bir mesleki ve teknik anadolu lisesinde iş sağlığı ve güvenliği açısından tehlike oluşturan tüm elektriksel tehlikelerin tespit edilmesi, alınması gereken önlemler konusunda rehberlik edilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması amaçlanmıştır. Örneklem olarak Bingöl Karşıyaka Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi seçilmiş ve okulun dört ana birimi olan okul binası, pansiyon, uygulama anaokulu ve ekmek üretim tesisi kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. Elektriksel tehlike kaynaklarının tespitinde kontrol listeleri, risk değerlendirmesinde ise Fine-Kinney ve L Tipi (5x5) matris yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulardan, toplam 71 elektrik kaynaklı tehlike tespit edilmiş ve bu tehlikelerin %31'inin çok yüksek, %32'sinin yüksek, %32'sinin önemli, %5'inin ise kabul edilebilir düzeyde risk taşıdığı belirlenmiştir. En düşük risk puanı 21, en yüksek risk puanı ise 1440 olarak belirlenmiştir. Elde edilen veriler, sadece örnek okulun değil, benzer yapıya sahip tüm mesleki eğitim kurumlarının risk haritalarının çıkarılmasına katkı sağlayacak niteliktedir.

Recep Gülaç
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Arıcılık sektöründe iş sağlığı ve güvenliği önlemleri

Bu tez çalışmasında, arıcılık sektöründe iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine yönelik olarak çalışma ortamındaki potansiyel tehlike ve risklerin belirlenmesi, çalışma ortamında meydana gelebilecek iş kazası ve meslek hastalıkların önüne geçilebilmesi için alınması gereken önlemlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. İş sağlığı ve güvenliği risk faktörleri; fiziksel, kimyasal, ergonomik, biyolojik, psikososyal ve diğer ilgili riskler olarak ayrı ayrı sınıflandırılmış, mevcut sorunların tanımlanması ve çözüm odaklı bir yaklaşım ortaya konulması hedeflenmiştir. Saha çalışmasındaki var olan tehlike ve risklerin; fiziksel risk faktörü 10 adet, kimyasal risk faktörü 6 adet, ergonomik risk faktörü 4 adet, biyolojik risk faktörleri 2 adet, psikososyal risk faktörleri 1 adet ve diğer risk faktörleri 2 adet olmak üzere toplam 26 adet tablo şeklinde sınıflandırılmıştır. L-Tipi Karar Matrisi ve Fine-Kinney risk değerlendirmesi kullanılarak matematiksel değerler ve risk sınıfları belirlenmiştir. Çalışmada örnek uygulama alanı olarak Hakkari ili merkezine bağlı Pınarca Köyü Taşlıca Mezrası belirlenmiştir. Hakkari ilindeki bazı arı yetiştiricileriyle yüz yüze görüşmeler ve derinlemesine mülakatlar yapılarak bilgi toplanmış, yerinde gözlemler yapılmış ve bu veriler doğrultusunda değerlendirmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara dayanarak, arıcılık sektöründe iş sağlığı ve güvenliği açısından dikkate alınması gereken önlemlerle ilgili öneriler sunulmuştur.

Süveybe Önal
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

1.5.1991-7.7.1991 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı Dr. Muhittin Ülker acil yardım ve travmatoloji hastanesine trafik kazası nedeni ile başvuranların incelenmesi

Neslihan Gürbuz
Gazi University · Kazaları Araştırma ve Önleme Enstitüsü
1991
00
Master'sOpen AccessTR

Yiyecek-içecek sektöründe faaliyet gösteren bir işletmede risk değerlendirme çalışması

Risk değerlendirmesi, çalışma ortamlarındaki mevcut ve potansiyel tehlike kaynaklarının tanımlanması, bu tehlike kaynaklarına ilişkin risklerin belirlenerek değerlendirilmesi ve alınması gereken tedbirlerin planlanması faaliyetlerini kapsayan bir süreçtir. Bu süreç, işçi sağlığı ve iş güvenliğini yakından ilgilendirdiği için bütün sektörlerde özenle yönetilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, nicel risk değerlendirme yöntemleri kullanılarak risk büyüklüklerinin belirlenmesi de önlem önceliklerinin daha hassas bir şekilde tanımlanması açısından önem taşımaktadır. Literatür incelendiğinde, yiyecek-içecek sektöründe faaliyet gösteren işletmelerdeki hizmet sunum süreci özelinde gerçekleştirilen risk değerlendirme çalışmalarının sınırlı sayıda olduğu görülmüştür. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmada, yiyecek-içecek sektöründe faaliyet gösteren bir işletmede, iş kazası veya meslek hastalığına sebep olabilecek risk türlerinin, farklı risk faktörleri dikkate alınarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İşletmede belirlenen riskler, yemekhaneye ait riskler, genel çalıma ortamına ait riskler ve mutfak bölümüne ait riskler olmak üzere üç ana kategoriye ayrılmıştır. Söz konusu kategorilerde yer alan risk türleri, altı risk faktörü dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bu risk faktörleri, olasılık, şiddet, son bir yılda görülme sıklığı, etkilenen çalışan sayısı, kayıp iş günü sayısı, yaralanan işçi sayısı olarak belirlenmiştir. Değerlendirmede, risk faktörlerinin önem ağırlıklarının hesaplanmasında, Tercih Seçim İndeksi (Preference Selection Index-PSI), risk türlerinin önceliklendirilmesinde ise, Karmaşık Oransal Değerlendirme (Complex Proportional Assessment-COPRAS) yöntemlerinden faydalanılmıştır. Çalışmanın, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinin risk değerlendirmesinde kullanılması ve farklı risk faktörleri dikkate alınarak risk türlerinin değerlendirilmesi açılarından literatüre ve yiyecek-içecek sektöründeki uygulayıcılara katkı sağlayabilecek özellikte olduğu değerlendirilmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Yiyecek-İçecek Sektörü, Risk Değerlendirmesi, İş Sağlığı ve Güvenliği, PSI, COPRAS.

Risk değerlendirmesiRisk faktörleriYiyecek içecek sektörü+2
Gizem Gürler
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri ortamlarında hava kalitesinin ölçümünde kullanılan temel örnekleme ve analiz metodları ve ilgili standartlar

Kimyasal maddelere maruz kalmada en muhtemel yol inhalasyon (soluma) olduğundan solunan havanın her türlü kimyasal, toz ve gazlardan arınmış olması gerekir. Çalışma ortamlarında bulunan hava kirleticilerin başında uçucu organik ve inorganik bileşikler ile belli boyutun altında solunabilir toz ve partiküller gelmektedir. Sıcaklık, nem, rüzgar gibi meteorolojik parametreler ile havalandırma da kirlilik üzerine etkili olmaktadır. Yukarıda söz edilen hava kirleticiler izin verilen düzeylerin üzerinde olduğunda kronik hastalıklardan başlayıp kitlesel ölümlere kadar giden sağlık zararlarına neden olurlar. Bu nedenle çalışma ortamlarındaki hava kalitesinin sürekli kontrolü ve izlenmesi son derece önemlidir. Hava kirliliğinin analizi konusunda kimyager, çevre mühendisi gibi yetişmiş insan kaynaklarımız olmakla beraber konunun iş sağlığı güvenliği ayağında boşluklar bulunmaktadır. Bu konuda hem ulusal ve uluslar arası standartları kapsayan ayrıntılı dokümanlara hem de çok yönlü yetişmiş insan kaynaklarına gereksinimimiz vardır. Bu tez çalışmasında özellikle iş yeri ortamında hava kalitesinin kontrolüne yönelik olarak yapılacak test ve analizler ele alınmış, ilgili standartlar da dikkate alınarak ayrıntılı olarak incelenmiştir. İş yeri ortamlarında insan sağlığı için uygun hava kalitesinin sağlanabilmesinde ve sürdürülebilmesinde kontrol ve denetimlerin rolü çok büyüktür. Bu prosedürler doğru örnek almak ve alınan örnekleri ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde ve tayin limitleri dikkate alınarak analizleme basamaklarından oluşur. Hazırlanmış olan bu dökümanın konu ile ilgili tüm paydaşlar için bilgilendirici bir kaynak olma potansiyeli bulunmaktadır.

İlkyaz Aydın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ülke iş sağlığı ve güvenliği performanslarını değerlendirmek amacıyla maırca yönteminin dört farklı ağrılıklandırma yaklaşımı ile uygulanması

İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), dünya genelinde tüm ülkeler tarafından en çok önemsenen konulardan biri haline gelmiştir. Buna rağmen literatürde ve uygulamada, ülkelerin İSG performanslarının belirlenmesi ve kıyaslanabilmesi için halen geliştirilen bir yaklaşım bulunmamaktadır. Mevcut kıyaslama yöntemleri, ölümlü kaza oranı veya kaza ağırlık oranı gibi sadece tek bir oranı temel alarak karşılaştırma yapmakta ve diğer kriterleri göz ardı etmektedir. Bu çalışmada, Uluslararası Çalışma Ofisi (International Labour Organization-ILO)'nin mevcut uluslararası verilerinden yararlanılmasıyla, 15 ülkenin İSG performanslarının değerlendirilerek karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda, İSG performansı açısından dikkate alınan kriterlerin önem ağırlıkları dört farklı yaklaşım kullanılarak belirlenmiş ve söz konusu ağırlıkların Çok Ölçütlü İdeal-Gerçek Karşılaştırma Analizi (Multi-Atributive Ideal-Real Comparative Analysis-MAIRCA) yöntemine entegre edilmesiyle ülkeler, İSG performansları açısından dört farklı şekilde sıralanarak sonuçlar tartışılmıştır.

Uluslararası Çalışma ÖrgütüÇok kriterli karar vermeİş kazaları
Muzaffer Bertan Kıran
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği kapsamında fosil lokalitesinde fıne kınney metodu ile risk değerlendirmesi

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği uzun yıllardır çalışma alanlarında uygulanmaktadır ve tüm işyerleri yaptıkları işle ilgili risk değerlendirmesi yapmakla ya da yaptırmakla mükelleftir. Türkiye'de araştırma kazıları iş sağlığı ve güvenliği kapsamında kendisine; Madencilik ve taş ocakçılığını destekleyici diğer hizmet faaliyetleri tanımı içerisinde 'tehlikeli' çalışma alanlarında yer bulmuştur. Bu hizmet faaliyetleri tetkik, araştırma hizmetleri, jeolojik gözlemler, boşaltma, pompalama hizmetleri olarak sıralanabilir. Burada test amaçlı sondaj faaliyetleri ile petrol ve doğalgaz için yapılan hizmetler bunların dışında yer almaktadır. Bu çalışmada ise araştırma kazıları hakkındaki bilgilendirmeler "Araştırma sondaj ve kazı" ana başlığı altında sunulmuş ve bir fosil lokalitesinde risk değerlendirmesi iki farklı metot kullanılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Risk değerlendirmesi için seçilen iki metot L tipi matris ve Fine-Kinney metodudur. Çalışmada elde edilen veriler Fine-Kinney metodunun L tipi matris metoduna göre daha geniş bir aralıkta değerlendirme imkanı sunduğu için sonuçların güvenilirliğinin ve doğruluğunun büyük ölçüde arttığı sonucuna ulaşılmıştır.

Damla Ilgı Zaloğlu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Üniversite personelinin iş sağlığı okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, çalışanların iş sağlığı okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin demografik değişkenler ile bazı bireysel ve örgütsel faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemiyle yürütülmüş, veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada İş Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği kullanılmış ve ölçeğin Bilgi/Beceri ile İstek/Sorumluluk boyutları birlikte değerlendirilmiştir. Araştırma 593 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular, iş sağlığı uygulamalarının etkin olduğu çalışma ortamlarında ve iş sağlığı kurallarını uygulayan bir yöneticinin bulunduğu durumlarda çalışanların iş sağlığı okuryazarlık düzeylerinin anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca düzenli sağlık taramasına katılan ve okuma alışkanlığı bulunan bireylerin okuryazarlık düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık bazı demografik değişkenler ve çalışma birimine ilişkin özellikler açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Sonuç olarak, hem bireysel farkındalık düzeyi hem de iş yerindeki iş sağlığına yönelik uygulamaların, çalışanların iş sağlığı okuryazarlık düzeyini etkileyen önemli unsurlar olduğu ortaya konmuştur.

Demografik değişkenlerİş sağlığıİş sağlığı okuryazarlığı+2
Zeynep Gümüş
Gümüşhane University · Institute of Graduate Studies
2026
60
doi.org/10.71008/gumushane.thesis.2026.202
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul pansiyonlarında yangın risklerinin belirlenmesi ve aktif yangın güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi

Öğrenci barınma ihtiyacının giderilmesi için yapılan okul pansiyonlarında öğrencilerin can ve mal güvenliğini tehdit eden en önemli tehlikelerden biri de yangındır. Yangının ortaya çıkmasına sebep olabilecek faktörlerin ortadan kaldırılması ve yangın sırasında ortaya çıkacak can ve mal kaybının azaltılması için yangın güvenlik önlemlerinin alınması gerekmektedir. Bu çalışmada, Ağrı İlinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul pansiyonlarında yangın risklerinin belirlenmesi ve aktif yangın güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma betimsel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Çalışma Ağrı İlinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 16 tane okul pansiyonunda yapılmıştır. İlgili literatür ve mevzuatlar incelenerek araştırmacı tarafından hazırlanan kontrol listeleri ve 5*5 L tipi risk değerlendirme metodu kullanılarak oluşturulan risk değerlendirme formları ile veriler elde edilmiştir. Bu çalışma sonucunda incelenen okul pansiyonlarında genel olarak önemli ve orta düzey risk seviyesinde yangın riskleri belirlenmiştir. Bu risklerin daha çok elektrik, yangın uyarı sistemleri, yataklar, yer döşemeleri ve yönlendirme levhaları kaynaklı tehlikeler sonucu ortaya çıktığı görülmüştür. Ayrıca okul pansiyonların aktif güvenlik önlemlerinden yangın dolabı ve taşınabilir söndürücülerin bulunduğu ancak yangın uyarı sistemlerinin yeterli düzeyde olmadığı, var olan uyarı sistemlerinin ise çalışmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara bakıldığında okul pansiyonlarında yangın ve acil durum yönetiminin sağlanabilmesi için bir yönetim politikası geliştirilmeli ve sürekli gözden geçirmelerle denetimin yapılması önerilmektedir.

PansiyonRisk değerlendirmesiYangın+2
Yakup Zariç
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İş güvenliği uzmanlarının inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları sırasında karşılaştıkları sorunların incelenmesi

İnşaat sektörü tarihin eski çağlarından beri medeniyetin önemli bir parçası olmuştur. Yerleşik hayata geçilmesi ile başlayan inşaat sektörü dünya nüfusunun hızla arttığı günümüzde ihtiyaçların değişmesi, yeni malzemelerin üretilmeye başlanması, teknolojinin gelişmesi ve iş aletlerinin gelişmesi ile baştan sona değişime uğramıştır. Bu değişimlere ayak uydurmak zorunda olan çalışanlar fiziksel etkenlerin yanında çeşitli kimyasal ve biyolojik risk etmenlerine de maruz kalmaktadır. Bütün bu tehlike ve risklerin yanında işçilerin yüksekte çalışmak zorunda olması ve işlerini hızlı bir şekilde yapmaya zorlanmaları beraberinde daha büyük tehlike ve riskleri de getirmektedir. Tez çalışmasında inşaat sektöründe iş güvenliği uzmanlarının inşaat sektörü iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları sırasında karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla rastgele örneklem seçilerek inşaat sektöründe çalışan iş güvenliği uzmanlarıyla görüşme yapılmıştır. Çalışmada nitel görüşme formu 4 ayrı kategoriye ayrılarak kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilere içerik analizi yapılarak iş güvenliği uzmanlarının inşaat sektöründe iş sağılığı ve güvenliği uygulamaları sırasında karşılaştıkları sorunlar tespit edilmiştir. Sonuç ve öneriler kısmında iş güvenliği uzmanlarının inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları sırasında karşılaştığı sorunlara çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

İnşaat sektörüİş güvenliği uzmanı
Mehmet Abdullah Çaçan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeraltı ve yerüstü faaliyet gösteren bir kömür madeni işletmesinde iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirmesi.

Madencilik sektörü açısından yeraltı ve yerüstü madenciliği tüm dünyada büyük öneme sahiptir. Yeraltı ve yerüstü madenciliğinin güvenli ve en iyi şartlarda yürütülmesi için en üst düzeyde güvenlik tedbirlerinin alınması gerekmektedir. Yeraltı ve yerüstü madenciliğinde olası herhangi bir kaza ve ölüm riskine karşı işlerin takibi oldukça önemlidir. Bu çalışmada; Erzurum ilinde yeraltı ve yerüstü faaliyet gösteren bir kömür madeni işletmesinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini etkileyecek çalışma ortamı risklerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yapılan çalışma, nicel risk değerlendirme yaklaşımlarından Fine-Kinney ve nitel yaklaşımlarından biri olan 5x5 matris yöntemleri ile yürütülmüştür. Risk değerlendirme sürecinin birinci adımı tehlikeleri tanımlamaktadır. Dolayısıyla öncelikle tehlike girdileri elde edilmiştir. Çalışmanın yürütüldüğü maden ocağı bölümlere ayrılmış ve tehlikeler kategorilendirilmiştir. Maden ocağı ana ve tali havalandırma bölümü, atölyeler ve çalışma alanları, tahkimat ve kazı işleri, taşıma ve nakliyat işleri, denetim gözetim ve iş organizasyonu yeterliliği, kazan dairesi bölümü, patlayıcı madde depo bölümü, idari sosyal tesisler bölümü, marangozhane bölümü, stok ve döküm sahası bölümü, tahlisiye istasyonu bölümü ve yıkama, eleme ve torbalama tesisi bölümü olmak üzere toplam 12 bölüme ayrılmıştır. Tehlikeler ise patlama, yangın ve su baskını, elektrik ve elektrikli ekipmanlar, acil durum ilkyardım, kimyasal, fiziksel ve biyolojik tehlikeler ve özel güvenlik hizmetleri olmak üzere toplam 5 bölüme ayrılmıştır. Çalışma sonucunda Fine-Kinney risk değerlendirmesinde en fazla kabul edilemez riskin görüldüğü bölüm patlama, yangın ve su baskınının olduğu alan iken, 5x5 matris yönteminde ise en yüksek riske sahip alan ocak ana ve tali havalandırma alanı olduğu ortaya çıkmıştır. Fine-Kinney ve 5x5 matris risk analizleri ile yukarıda belirtilen başlıklar altında değerlendirilen tehlikelerin ortaya çıkaracağı risklerin kabul edilebilir risk ve düşük risk düzeylerine indirilebileceği görülmüştür. Uygulanan risk değerlendirmelerinde Fine-Kinney risk değerlendirme yönteminin riskleri derecelendirme noktasında daha kapsamlı, daha verimli, daha net okunabilir sonuçları bizlere verdiği görülmektedir. Tespit edilen tehlike için yapılması gereken müdahale zamanını daha net olarak değerlendirmemizi sağlamıştır. 5x5 matris risk değerlendirmesinin ise daha kolay ve pratik oluşu risklerin hızlı bir şekilde değerlendirilmesi konusunda kolaylık sağlamıştır.

Fine Kinney yöntemiİş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Emre Demir
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İş güvenliği uzmanları için iş sağlığı ve güvenliği hizmet alanları yetkinlik belirleme ölçeği geliştirilmesi: Geçerlilik ve güvenilirlik sonuçları

Bu araştırmanın temel amacı iş güvenliği uzmanlarının İSG hizmet alanlarına yönelik yetkinlikleri belirlemek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu çalışma metodolojik tasarımda desenlemiştir ve yetkinlik tanımından yola çıkarak iş güvenliği uzmanlarının İSG hizmet alanlarına yönelik yetkinlikleri, uygulama sürecindeki verimliliğini sağlayan özelliklerine göre kavramsallaştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 447 iş güvenliği uzmanı oluşturmaktadır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda ölçek maddelerinin 6 faktör altında topladığı tespit edilmiştir. Bu faktörler kişisel performans, olay yönetimi, strateji, iş sağlığı güvenliği ve mevzuatı, pozitif güvenlik kültürü geliştirme ve risk yönetimidir. Doğrulayıcı faktör analizi yapılarak R2 değerleri 0.217 ile 0.671 arasında değer alarak maddelerin boyutları kuvvetli bir şekilde açıkladığı görülmüştür. ISGYO'ya ait model uyum iyiliği katsayılarının (χ2/df=2.097, RMSEA= .07, GFI=.93, AGFI= .95, NFI= .93, IFI= .91, CFI= .91, SRMR= .06) kabul edilebilir sınırlarda çıktığı ve modelin iyi uyum gösterdiği görülmüştür. Yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçeğin faktör dağılımları doğrulanmıştır. Ölçeğin güvenirlik çalışması kapsamında Cronbach Alfa iç tutarlılık güvenirlik katsayıları 6 faktör için sırasıyla 0.906, 0.857, 0.836, 0.791, 0.839 ve 0.761 çıkmıştır. Bu sonuçlara göre ölçeğin alt boyutlarının güvenirliklerinin çok iyi ve iyi derece güvenilir oldukları görülmüştür. Ölçeğin genel Cronbach Alfa katsayısı 0.956 çıkmıştır. Bu sonuç modelin çok iyi derecede güvenilir olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular neticesinde geliştirilen ölçeğin iş güvenliği uzmanlarının İSG hizmet alanlarında sabit olmaları gereken yetkinlikleri ölçebilmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür.

Filiz Koçak
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2007-2020 yılları arasında metal sektöründe meydana gelen iş kazalarının istatistiksel analizleri

Metal sektörü her zaman en fazla iş kazası yaşanan sektörlerin arasında yer almıştır. Metal sektörü ülke ekonomisinde büyük bir rol üstlenirken aynı zamanda tüm sektörler arasında ölümlü iş kazalarının fazla yaşandığı sektör olmayı sürdürmektedir. İş kazalarının yoğun olarak yaşandığı bir sektör olduğu için gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin sürekli olarak güncellenmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte günümüzde kullanılan ergonomik iş araç gereçleri, işçi sağlığını korumak için gerekli olan en önemli tedbirler arasındadır. Metal sektörü birçok alt sektöre istihdam oluşturmaktadır. Bunların başında; Ana metal ve fabrikasyon metal ürünleri imalatı (makine ve teçhizat hariç) faaliyet alanlarıdır. Sektördeki her alt faaliyet alanı kendi içinde birbirinden farklı şekilde sağlık ve güvenlik tedbirleri gerektiren sağlık ve güvenlik tehlikeleri barındırmaktadır. Öte yandan önlemlerin alınmamasından kaynaklı olarak işyerlerinde yaşanan iş kazaları günden güne artış göstermektedir. Gerekli İSG önlemleri alındığında ve bu önlemler gerekli eğitimlerle güçlendirildiğinde işyerlerindeki bu kazaların tümü önlenebilir durumdadır. Bu çalışmada, SGK'dan alınan veriler bakımından 2007-2020 yılları arasında yaşanan iş kazaları ve bu iş kazalarından kaynaklı ölümler, sektördeki alt faaliyet alanlarına göre incelenmiştir. Metal sektörüne ait tehlikelerin incelenebilmesi amacıyla yapılan bu araştırmada, 2007-2020 yılları içerisinde yaşanan iş kazaları ve bu iş kazalarından kaynaklı ölümlerin sıklık oranı hesaplanmıştır, ayrıca iş kazası oranlarının ve ölümle sonuçlanan iş kazalarının oranlarının azaltılabilmesi için çözüm önerileri sunulmuştur. Bu araştırmada, 2007-2013 yılları ilk 7 yıllık dönem ve 2014-2020 yılları ikinci 7 yıllık dönem olarak ikiye ayrılmıştır. İki örneklem grubunu oluşturan bu iki 7 yıllık dönem arasındaki değişim iş kazaları ve ölümlü iş kazaları için istatistiksel olarak incelenmiştir.

İş kazaları
Özcan Pelit
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ağrı'da kamu kurumlarına ait spor merkezleri ve yüzme havuzları için risklerin değerlendirilmesi

İnsan yaşamının her alanında son yıllarda meydana gelen hızlı gelişmeler yapısal olarak sporun yapıldığı alanları da etkileyerek spor merkezleri ve yüzme havuzlarının fiziki yapılarını, ergonomik kullanımı, tasarımı, sağlamlığı ve dayanıklılığı, ulaşımı gibi pek çok yönden gelişmesine katkı sunmuştur. Son dönemlerde hızla yaygınlaşan spor merkezleri her ne kadar sporun iyi bir şekilde yapılmasını sağlasa da birtakım risklerle karşı karşıya kalabilirler. Spor merkezleri çalışanları ve spor yapmak amacıyla bu spor merkezlerini kullananlar farklı seviyelerde risklere maruz kalabilmektedir. Spor merkezleri yapıları gereğince bünyelerinde farklı seviyelerde riskler barındırmaktadırlar. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Spor Merkezleri ve Yüzme Havuzları Risk Değerlendirmesi Kontrol Listesi hazırlanmıştır. Söz konusu kontrol listesi spor merkezleri ve yüzme havuzları için 13 farklı bölümde 105 ve yüzme havuzları için 21 evet-hayır şeklinde cevaplanabilecek soru içermektedir. Bu tez çalışmasında Spor Merkezleri ve Yüzme Havuzları Risk Değerlendirmesi Kontrol Listesi Ağrı ili sınırları içerisinde faaliyet gösteren kamuya ait 8 spor merkezine ve 2 yüzme havuzuna uygulanarak mevcut durumun iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlar kontrol listesindeki her bir alt bölüm için karşılaştırılmalı olarak ayrı ayrı değerlendirilmiş ve tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: Spor Merkezi, Yüzme Havuzu, ÇSGB, Spor Merkezleri ve Yüzme Havuzları Risk Değerlendirmesi Kontrol Listesi, İş sağlığı, İş güvenliği

İş sağlığı
Muzaffer Zepak
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan öğretim programlarına entegrasyonun incelenmesi

İş sağlığı ve güvenliği (İSG)'nin temel amacı sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşturulmasıdır. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının oluşmasında en önemli faktörün insanlar olduğu düşünüldüğünde güvenlik kültürü ile donatılmış bir topluma ihtiyaç duyulmaktadır. Güvenlik kültürünün oluşturulabilmesi için daha küçük yaşlarda sağlık ve güvenlik eğitimleri verilmeli ve farkındalık artırılmalıdır. Bu bağlamda ülkemizde bakanlıklar tarafından gerekli adımlar atılmış ve İSG dersinin eğitime entegrasyonuna yönelik iş birliği yapılmıştır. Bu çalışmada Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan öğretim programlarında iş sağlığı ve güvenliğinin eğitime entegrasyonunun incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Milli eğitim bakanlığı tarafından okul öncesi, orta öğretim, lise ve mesleki eğitim kademeleri için yayınlanan öğretim programları doküman olarak kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. İSG konu alanlarının tüm derslerin öğretim programlarına yansımasını saptayabilmek için her bir kademenin öğretim programları incelenmiş ve Sağlık, Tehlike, Risk, Güvenlik, Önlem, Acil durum, Emniyet, Korunma, İş Sağlığı ve Güvenliği, Görev ve Sorumluluklar, Ekipman, Trafik kuralları kelimeleri analiz birimi olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda iş sağlığı ve güvenliği konu analiz birimlerine göre öğretim programlarında bulunan kazanımlar incelendiğinde İlkokul Öğretim Programının "Hayat Bilgisi, Rehberlik, Fen bilimleri, Beden Eğitimi ve Oyun, Sosyal Bilgiler ve Trafik Güvenliği" derslerinde, Ortaokul Öğretim Programının "Sosyal Bilgiler, Fen Bilimleri, Beden Eğitimi ve Rehberlik" derslerinde, Lise Öğretim Programının "Beden Eğitimi, Kimya, Rehberlik, Sağlık Bilgisi ve Trafik Kültürü, Coğrafya ve Fizik" derslerinde bazı kazanımlara rastlanmıştır. Ayrıca mesleki eğitim öğretim programlarına baktığımızda iş sağlığı ve güvenliği konu alanlarına yönelik kazanımlara rastlanmıştır. Ancak çalışmada önemli görülen tespitlerden biri mesleki eğitim veren okullarda İSG'nin ders olarak müfredat programlarında yer almamasıdır. Mesleki eğitimde İSG farkındalığının meslek öncesinde kazandırılması açısından İSG dersinin öğretim programlarında ve müfredatta ayrı bir ders olarak yer alması önerilmektedir.

Eğitim programlarıGüvenlik kültürüMesleki eğitim+4
Ömer Karabulut
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversitede ofis çalışanları için ergonomik risk faktörlerinin REBA ve RULA yöntemleri kullanılarak değerlendirilmesi

Ergonomi; işin, ekipmanın, işyerinin ve çalışma koşullarının çalışana uygun olarak tasarlanması bilimidir. Ergonomi, insan vücudunun fiziksel yetenekleri ve sınırlılıkları dikkate alınarak çalışan için sağlıklı bir çalışma ortamının kurulmasını amaçlar. Bu amaç doğrultusunda çalışanın özelliklerinin yapılan iş, kullanılan ekipman ve çalışma ortamı ile nasıl ilişkili olduğu değerlendirilir. Ergonomik koşullar göz ardı edildiğinde çalışanlarda mesleki kas−iskelet sistemi rahatsızlıkları yaygın olarak görülmektedir. Bu tür rahatsızlıklar; statik olarak, uzun süreli, üst uzuvların tekrar tekrar hareket etmesini gerektiren ve çoğunlukla bilgisayar kullanılarak yerine getirilen işler yapan ofis çalışanlarının sağlıkları ile ilgili en büyük tehditlerden biridir. Ofisler, iş istasyonunun, ekipmanın ve iş içeriğinin çeşitli boyutları arasındaki etkileşimlerle karmaşık bir fiziksel çalışma ortamını temsil eder. Bu ortamda çalışanlar işleri gereği uzun süre rahatsız ve ağrılı pozisyonlarda kalırlar ve kronik kas−iskelet sistemi (KİS) problemlerine karşın çalışma ortamlarının ergonomik açıdan dikkatli bir şekilde tasarlanması gerekir. "Hızlı Tüm Vücut Değerlendirmesi" (REBA) ve "Hızlı Üst Ekstremite Değerlendirmesi" (RULA) ergonomik risk analizi için sıklıkla kullanılan ve oldukça başarılı olan iki ana değerlendirme yöntemidir. Bu yöntemlerde çalışanın işini yaptığı esnadaki fiziksel hareketleri RULA ve REBA formları kullanılarak puanlanır, puanlar analiz edilerek risk skoru belirlenir ve iyileştirme önerileri yapılır. Bu çalışmada bir üniversitedeki ofis çalışanları için RULA ve REBA kullanılarak çalışma duruşları ergonomik açıdan değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan gönüllü ofis çalışanları için risk skorları cinsiyet, kas iskelet sistemi rahatsızlığı varlığı, egzersiz yapma durumu, yaş faktörü, çalışma süresi, kilo ve boy gibi etkenler ile birlikte değerlendirilmiştir. Ofis çalışanları için duruş bozuklukları ve fiziksel koşullardan kaynaklı risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik uygun ofis egzersizleri ve ergonomik çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Yonca Uzkan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirilmesi: Örnek bir risk analizi

İnsanın fizyolojik ihtiyaçlarının temin edilmesi sonrasında en temel ihtiyacı güvenlik ihtiyacı olmaktadır. Anayasal bir hak olan güvenlik ihtiyacı iş ortamlarında iş sağlığı ve güvenliği kavramı olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde yıllık olarak 3 milyona yakın insanın iş kazaları sebebiyle hayatını kaybediyor olması ve iş kazası ve meslek hastalıklarının dünya ölçeğinde parasal maliyeti gayri safi yurtiçi hâsılanın %4'üne tekabül etmesi bu tür kazaların önlenmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ülkemizdeki eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin yaklaşık üçte birinin meslek okullarından mezun olup teknisyen veya ileri eğitimle tekniker unvanı ile ara eleman olarak istihdam edilmesi öngörülmektedir. Yapılan bazı araştırmalarda iş kazalarına daha çok mesleki ve teknik okul mezunlarının maruz kaldığının saptanması sebebiyle iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında meslek okulları dikkatleri üzerine çekmektedir. Dördüncü hatta beşinci sanayi devriminin gereklerine uygun vasıfta iş sağlığı ve güvenliği kültürüne sahip iş gücünün yetiştirilmesinin mesleki ve teknik okullarda iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının kalite, kapsam ve mahiyetine bağlı olacağı şüphesizdir.

Gökhan Erikci
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Diş hekimliği fakültesinde risk analizi yapılması ve çalışan personelin risk ve tehlikeler hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Bu çalışma diş hekimliği fakültesinde çalışan personelin çalışma ortamında maruz kaldığı risklerin belirlenmesi ve bu risk ve tehlikeler hakkındaki bilgi tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda bir üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi'nde risk analiz metotlarından biri olan Fine-Kinney risk analiz metodu kullanılarak risk değerlendirmesi yapılmış ve burada görev yapan personelin risk, tutum ve davranışlarının belirlenmesi için ise toplam 201 personele nitel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi uygulanmıştır. Yapılan risk analizi sonuçlarına göre, 71'i önemsiz risk, 233'ü potansiyel risk, 189'u önemli risk, 102'si önemli risk ve 43'ü tahammül edilemeyen risk olmak üzere toplam 638 risk tespit edilmiştir. Tespit edilen bu risklere yönelik mevzuata uygun olarak alınması gereken önlemler ve çözümler sunulmuştur. Diş hekimliği fakültesinde çalışan personelin risk ve tehlikeler hakkında bilgi, tutum ve davranışlarını belirlemeye yönelik anket uygulanmıştır. Ankette bilgi, tutum ve davranış üç grup altında gruplandırılarak çalışan ve yöneticiler bağlamında uygulama yapılmıştır. Çalışanlar için bilgi, tutum ve davranış olmak üzere üç boyut ve yöneticiler için davranış, tutum, önlem ve eğitim olmak üzere dört boyut oluşturulmuştur. Bu boyutlara yönelik anket soruları belirlenerek harf ve numaralandırma kullanılarak kodlama yapılmıştır. Uygulanan anket ile çalışanların iş kazası geçirme ve meslek hastalığına yakalanma durumları ayrıca kendisi için tehlike ve risk olarak gördüğü etmenler araştırılarak elde edilen veriler sonuç kısmında sunulmuştur.

Elif Urkan
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversitenin merkezi araştırma ve uygulama laboratuvarında risk analizinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, bir üniversitenin merkezi araştırma ve uygulama laboratuvarında iş sağlığı ve güvenliği (İSG) kapsamında risk analizi gerçekleştirilmiştir. Merkezi Araştırma Laboratuvarında 14 birim ayrı ayrı incelenmiştir. Amaç, laboratuvar ortamındaki tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin oluşturabileceği risklerin değerlendirilmesi ve önleyici/düzeltici faaliyetlerin önerilmesidir. Risk analizi 5x5 Matris ve Fine-Kinney metotlarıyla yapılmış ve bu iki yöntem karşılaştırılmıştır. 5x5 matris yöntemi, olasılık ve şiddet parametrelerine dayanırken, Fine-Kinney metodu bu iki parametreye ek olarak frekans bileşenini de içererek daha detaylı ve hassas bir analiz imkanı sunmaktadır. Laboratuvarda toplam 105 tehlike belirlenmiş, bu tehlikeler her iki yöntemle analiz edilmiştir. Matris yöntemi ile tespit edilen tüm risklerin %100 oranında kabul edilebilir seviyeye indirildiği görülmüştür. Ancak yöntem, farklı kombinasyonlarda aynı risk puanını vermesi gibi dezavantajlara sahiptir. Buna karşılık, Fine-Kinney yöntemi daha geniş bir değerlendirme aralığı sunarak daha gerçekçi sonuçlar ortaya koymuştur. Çalışma sonucunda, Fine-Kinney metodunun laboratuvar gibi karmaşık ve yüksek risk içeren ortamlarda daha uygun olduğu belirlenmiş, ayrıca işyerlerinde etkin bir risk yönetimi için birden fazla yöntemin birlikte değerlendirilmesi önerilmiştir. Tez, ayrıca İSG farkındalığının arttırılması, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi ve güvenli çalışma ortamlarının oluşturulmasına yönelik somut katkılar sunmaktadır.

Cemil Kaya
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan yöneticilerin ve öğretmenlerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına yönelik görüşleri Ağrı ili örneği

Günümüzde okullar, öğrencilere bilgi ve beceriyi aktarmanın yanında, öğrencilerin farklı yönlerinin gelişimine katkı sağlayan, onları gelecekteki iş hayatlarına hazırlayan, sosyal etkileşimlerin olduğu yöneticilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve diğer çalışanların birlikte yaşadığı, iş kazasına açık alanlardır. Okullardaki bu misyon değişikliği farklı yükümlülükler getirmiştir. Toplumun ve diğer okul paydaşlarının okullardan akademik başarının yanında, farklı beklentileri oluşmuştur. Beklentilerin başında sağlık ve okul güvenliğinin geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Verimi yüksek bir eğitim-öğretim ortamının tesis edilmesinde en öncelikli koşullardan biri de sağlık tedbirleri alınmış ve güvenliği sağlanmış eğitim ortamlarıdır. Okul türlerine baktığımızda neredeyse iş kazalarının yarısının mesleki eğitim veren okullarda gerçekleştiğini görmekteyiz. Kaza oranının bu denli yüksek olması, bu tür okulların tehlikeli sınıfına girmesine sebep olmuştur. İş kazası ve meslek hastalığının yüksek olduğu, MTAL'de İSG tedbirlerinin alınması hayati önem taşımaktadır. Bu araştırmada MEB'e bağlı Ağrı ilinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapan yöneticilerin ve öğretmenlerin uygulamada olan İSG performanslarının ölçülmesi hedeflenmiştir. Araştırma; nicel yöntem, Tarama Deseni ve Kolay Ulaşılabilir Durum Örnekleme ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda uygulanan 40 maddelik, Okul İSG Performans Ölçeğine okul yöneticisi ve öğretmenlerin verdikleri yanıtlarla, okullarında uygulanan İSG uygulamaları performansına ilişkin görüşleri ve demografik değişkenler üzerinden bir karşılaştırma yapılmıştır. Çalışmada okul yöneticileri ve öğretmenlerin okullarında uygulanan İSG ile ilgili performansları çeşitli yönlerden incelenmiştir. Katılanların demografik özelliklerinden cinsiyet, öğrenim düzeyi, yaş, ile okul türü ve İSG eğitimi alma durumlarına göre karşılaştırma yapılmıştır. Verilerin analizi sürecinde istatistiki bir program olan SPSS kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyet, eğitim ve İSG eğitimi alma durumlarına dair verilere ulaşmak için bağımsız değişkenler t-testi; yaş durumlarına dair verilere ulaşmak için ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Ayrıca yaş durumlarına göre anlamlı bir farklılık oluşturan grubu bulmak için Bonferroni uygulanmıştır. Ölçek ve boyut bazlı güvenirlikleri hesaplamak gayesiyle de Cronbach's Alpha kullanılmıştır. Elde edilen veriler neticesinde, çözümler ve iyileştirmeye yönelik öneriler sunulmuştur.

Ümit Çevik
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların psikolojik güvenlik algıları ile prososyal ve proaktif güvenlik davranışları sergileme durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Prososyal ve Proaktif Güvenlik Davranışları Ölçeği'nin Türk kültürüne uyarlanması ve çalışanların psikolojik güvenlik algıları ile prososyal ve proaktif güvenlik davranışları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Çalışma, ölçek uyarlama ve ilişkisel tarama modelini birleştiren nicel bir araştırma deseni ile yürütülmüştür. Araştırma iki aşamalı bir süreçten oluşmaktadır. Ölçek uyarlama aşamasında, orijinal ölçek ileri çeviri, sentezleme ve geriye çeviri teknikleriyle Türkçeye uyarlanmış; alan uzmanlarının görüşleri alınarak içerik geçerliği sağlanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Ölçek uyarlama sürecinde Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Ölçek uyarlama aşamasında 418 katılımcı (Kadın %43,06, Erkek yer alırken, ilişkisel tarama aşamasında bir çağrı merkezinde çalışan 551 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Prososyal ve proaktif güvenliğine dair bulgular, ölçeğin üç faktörlü yapısının (Güvenlik İhbarı, Güvenlik Sesi, Güvenlik Girişimi) toplam varyansın %69,1'ini açıkladığını göstermektedir. Cronbach alfa katsayıları 0.808 ile 0.865 arasında değişmiş, bu da ölçeğin yüksek güvenirliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur. Psikolojik güvenlik düzeyi açısından en yüksek ortalama Güvenlik İhbarı), en düşük ortalama ise Güvenlik Girişimi boyutunda bulunmuştur. Demografik değişkenlere göre güvenlik davranışlarında anlamlı farklılıklar büyük ölçüde gözlenmemiştir. Korelasyon analizleri, psikolojik güvenlik algısı ile prososyal ve proaktif güvenlik güvenlik davranışları arasında orta-yüksek düzeyde anlamlı pozitif ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, Prososyal ve Proaktif Güvenlik Davranışları Ölçeğinin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, psikolojik güvenlik algısının artırılmasının çalışanların prososyal ve proaktif güvenlik davranışlarını güçlendirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları, güvenlik kültürünün geliştirilmesinde eğitim programları, açık iletişim ortamları ve yönetim desteğinin önemli hale gelmesinde kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır.

Salih Erk
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki üniversitelerin stratejik planlarında iş sağlığı ve güvenliği politikalarının incelenmesi

Bu çalışma, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki üniversitelerin stratejik planlarında iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikalarının nasıl ele alındığını inceleyerek, söz konusu politikaların benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi ile yürütülmüştür. Doküman olarak altı gelişmiş, altı gelişmekte olan ülkelerde bulunan üniversitelerin stratejik planları kullanılmıştır. Araştırmada içerik analizi yöntemi kullanılmış ve seçilen üniversitelerin stratejik planları temalar ve kodlar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda İSG'nin stratejik planlarda İSG'nin stratejik planlarda yer alma durumu (T1), İSG uygulama stratejileri ve yönetim yaklaşımları (T2) ve İSG politikalarının sürdürülebilirlik ve sosyal sorumlulukla ilişkisi (T5) olmak üzere üç temel tema altında yer aldığı belirlenmiştir. Gelişmiş ülkelerdeki üniversitelerin İSG politikalarını daha çok kapsayıcılık, psikososyal güvenlik, çeşitlilik yönetimi, çalışan refahı ve sürdürülebilirlik vizyonu ile ilişkilendirdiğini göstermiştir. Buna karşın gelişmekte olan ülkelerdeki üniversitelerde İSG'nin daha çok fiziksel güvenlik, altyapı iyileştirmeleri ve koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında ele alındığı görülmüştür. Her iki grupta da ortak vurgunun "sağlıklı ve güvenli çalışma ortamı" oluşturmak olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, gelişmiş ülkelerde üniversitelerin İSG politikaları daha bütüncül, değer temelli ve sürdürülebilirlik odaklı bir yaklaşımı yansıtırken, gelişmekte olan ülkelerde İSG'nin daha çok temel güvenlik ve yasal uyum çerçevesinde ele alındığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, yükseköğretim kurumlarında İSG'nin yalnızca yasal bir yükümlülük değil, aynı zamanda kurumsal kültür ve sürdürülebilirlik vizyonu ile bütünleşmiş bir politika alanı olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Stratejik Plan, Üniversiteler, Gelişmiş Ülkeler, Gelişmekte Olan Ülkeler

Yunus Taşdelen
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrikli araç şarj istasyonlarında iş sağlığı ve güvenliği; Ağrı ili örneği

Bu araştırma, elektrikli araç şarj istasyonlarında görev yapan çalışanların İSG alanındaki bilgi düzeyleri ile yeterlilik algılarını belirlemeyi ve bu değişkenlerin demografik özelliklere göre risk farkındalığı açısından nasıl farklılaşma gösterdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, çalışanların ihtiyaç duyduğu alanlara yönelik etkili eğitim programları ve önleyici stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlanması hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Ağrı ili sınırları içerisinde kurulumu tamamlanmış ve aktif olarak faaliyet gösteren elektrikli araç şarj istasyonlarında görev yapan 55 çalışan oluşturmaktadır. İstasyonların seçiminde, öncelikli olarak akaryakıt istasyonlarına yakın konumda bulunan şarj üniteleri dikkate alınmıştır. Veri toplama sürecinde, katılımcıların demografik özelliklerini belirlemeye yönelik bir form, ilgili literatür taraması ve risk değerlendirme çalışmalarına dayanarak geliştirilen "İSG Bilgi Düzeyi Ölçeği" ile Kocaay (2020) tarafından geliştirilen beşli Likert tipi "İSG Yeterlilik Algısı Ölçeği" kullanılmış olup, edinilen bulgular; güvenilirlik, faktör, regresyon, t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, çalışanların İSG bilgi düzeylerinin yaş, iş tecrübesi ve eğitim durumu gibi değişkenlere göre anlamlı farklılaşmalar gösterdiğini ortaya koymuştur. Buna karşın, gelir düzeyi, medeni durum ve aile birey sayısı değişkenleri açısından anlamlı bir farklılaşma saptanmamıştır. Yeterlilik algısı bakımından ise, yaş, iş tecrübesi, medeni durum ve gelir düzeyi değişkenlerinin istatistiksel olarak anlamlı farklar oluşturduğu; ancak eğitim durumu ve aile nüfusu açısından anlamlı bir değişim göstermediği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, elektrikli araç şarj istasyonlarında görevli personelin karşı karşıya olduğu tehlike ve risklere ilişkin İSG bilgi ve algı düzeylerinin artırılması gerektiği vurgulanmış; bu doğrultuda geliştirilebilecek uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur. Edinilen bulgular, ileride yapılacak akademik çalışmalara ve sektörel düzenlemelere temel oluşturabilecek niteliktedir.

Elektrikli araçlarHibrit araçlarİş güvenliği+2
Cansu Özmen Işık
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul pansiyonu yemekhanelerinde iş sağlığı ve güvenliği risklerinin belirlenmesi ve çözüm önerileri

Öğrencilerin barınma, yeme içme, temizlik gibi ihtiyaçlarını sunan okul pansiyonlarındaki gıdanın temininden mutfak ve bununla bağlantılı faaliyet alanlarında hem çalışanların dolayısıyla da öğrencilerin sağlığını ve güvenliğini tehdit eden risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinin proaktif yaklaşımla belirlenerek ortadan kaldırılması veya en az seviyeye indirilmesi çalışanların sağlığı ve güvenliğinin sağlanması açısından önemlidir. Çalışma, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ağrı ilinde bulunan 16 okul pansiyonu yemekhanesinde çalışanlar için olası riskleri belirlemek ve çözüm önerileri sunmak için yapılmıştır. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yapmış olduğu devlet yatılı pansiyon denetim formu, ÇSGB'nin mutfak-lokanta ve pastaneler için hazırlanmış olan kontrol listesi ile kanun ve yönetmelikler dikkate alınarak çalışmacı tarafından oluşturulan taslak kontrol listesi 13 bölüm ve 80 sorudan oluşmuş olup 16 okul pansiyonu yemekhanesinde uygulanmıştır. Yerinde gözlemler yapılmış, fotoğraflar ile bu durumlar kayıt altına alınmıştır. Çalışmamızda niceliksel ve niteliksel verilerden yararlanılarak bir betimleme çalışması yapılması planlanmaktadır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde önemli konularda çok fazla eksik olduğu görülmüş ve pansiyonların birbirlerinden farklılıkları ortaya çıkmıştır. Kısa ve uzun vadede çözüm önerileri üretilmiş, çalışanlar açısından bir farkındalık oluşturulması hedeflenmiştir.

Kübra Şahin Tural
Ağrı İbrahim Çeçen University · Institute of Graduate Studies
2025
00