Gazi University
Discipline

İlköğretim Matematik Öğretmenliği Anabilim Dalı

Gazi University

39

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

39 Theses
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin matematik dersinde kullandıkları problem çözme stratejilerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim 8. Sınıf öğrencilerine matematik dersinde uygulanan problem çözme stratejileri öğretiminin, farklı problem çözme stratejilerini bir arada kullanabilme düzeylerine etkisini incelemektir.Araştırma, 2010-2011 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde İstanbul ili, Esenler ilçesindeki bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan Araştırma Problemleri ve Çanakçı (2007). tarafından geliştirilen Matematik Problemi Çözme Tutum Ölçeği kullanılmıştır.Araştırmada problem çözme stratejileri öğretimi 4 hafta (15 saat). sürmüştür. Bu süreçte öğrencilere problem çözme stratejileri tanıtılmış ve farklı stratejilerle çözülebilen problemler çözülmüştür. Uygulama öncesi ve sonrası araştırmacı tarafından geliştirilen araştırma problemleri ve Matematik Problemi Çözme Tutum Ölçeği, ön test ve son test olarak öğrencilere verilmiştir.Veri toplama araçları olarak nitel ve nicel yöntemlerden yararlanılmıştır.Sonuçlara bakıldığında, öğrencilerin ön testte kullandıkları problem çözme stratejileri oldukça sınırlı iken, son testte bu durum düzelmiş, öğrenciler farklı çözüm yollarını kullanabilmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin matematik problemi çözmeye karşı tutumlarında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.Anahtar kelimeler: matematik eğitimi, ilköğretim, problem çözme stratejisi, öğretim yöntemleri

Matematik dersiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Zehra Taşpınar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf matematik dersinde olasılık konusunun oyuna dayalı öğretiminin öğrenci başarısına etkisi

Bu araştırma; ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıf matematik dersinde olasılık konusunun oyuna dayalı öğretiminin öğrenci başarısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Çalışma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında, beş hafta boyunca Ankara İli Çubuk İlçesi'nde bulunan bir merkez ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 200 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda dersler oyuna dayalı öğretimle, kontrol grubunda ise 2008-2009 Matematik Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretimle işlenmiştir.Araştırmada Kontrollü Öntest-Sontest deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan gruplara uygulama öncesi ön test, uygulama sonrası son test ve uygulamanın bitiminden üç hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.0 istatistik programı kullanılarak t testi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, oyuna dayalı öğretimin uygulandığı deney grubu ile 2008-2009 Matematik Dersi Öğretim Programı doğrultusunda yapılan öğretimin uygulandığı kontrol grubunun başarı düzeyleri ve öğrenilenlerin kalıcılığı arasında, deney grubu lehine anlamlı farklar bulunmuştur.

MatematikMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Burcu Erkin Kavasoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanında işbirlikli öğrenme yönteminin öğrenci başarısı ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6. sınıf matematik dersi geometri öğrenme alanı; doğru, doğru parçası ve ışın, açılar ve çokgenler alt öğrenme alanındaki kazanımların öğretilmesinde işbirlikli öğrenme yöntemi ile geleneksel öğretim yaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarına ve matematik dersine olan tutumlarına etkisinin işbirliğine dayalı öğrenme tekniklerinden Öğrenci Takımları Başarı Bölümleri Tekniği kullanılarak araştırılmasıdır.Çalışma, 2008?2009 eğitim-öğretim yılında, Hatay ilinde bulunan MEB`e bağlı bir ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 70 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, ön test ? son test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. İlköğretim okullarındaki 6. sınıflardan biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda 35, kontrol grubunda 35 öğrenci bulunmaktadır.Deney grubunda dersler işbirlikli öğrenme yöntemi ile kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemiyle yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Matematik Başarı Testi ve Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Başarı testi araştırmacı tarafından hazırlanmış, tutum ölçeği ise hazır olarak kullanılmıştır. Başarı testi ve tutum ölçeği deney öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 16.00 istatistik programı ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda; işbirlikli öğrenme yönteminin, geometri öğrenme alanında öğrencilerin matematik başarısını artırmada geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca işbirlikli öğrenme yöntemi, öğrencilerin matematik dersine karşı olan tutumlarını olumlu yönde artırmıştır. Geleneksel öğretim yöntemi ise, öğrencilerin matematik dersine karşı tutumlarında herhangi bir değişiklik meydana getirmemiştir.Anahtar Kelimeler: Matematik, Matematik Öğretimi, İşbirlikli Öğrenme Yöntemi, Geleneksel Öğretim Yöntemi, Başarı, Tutum.

GeometriMatematik dersiMatematik öğretimi+7
İbrahim Marangoz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf matematik dersi ?permütasyon ve olasılık? konusunun öğretiminde yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak hazırlanmış çalışma yapraklarının öğrenci başarısına etkisi

Bu deneysel çalışmanın temel amacı, 8. sınıf matematik dersi ?Permütasyon ve Olasılık? konusunun öğretiminde yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak hazırlanmış çalışma yaprakları ile öğretimin yapıldığı deney grubunun başarısını, geleneksel öğretim yöntemleriyle öğretim gören, kontrol grubu öğrencilerinin başarısı ile karşılaştırmaktır.Bu araştırma 2007?2008 eğitim öğretim yılının 2. yarıyılında Bolu ili Mudurnu ilçesine bağlı iki devlet okulunda yapılmıştır. 26 öğrenci deney grubunda, 26 öğrenci kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Deney ve Kontrol grubu öğrencilerine daha önce güvenirliği hesaplanmış olan ve araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi uygulanmıştır. Daha sonra deney grubunda dersler yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak hazırlanmış çalışma yapraklarıyla işlenirken, kontrol grubunda dersler geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Yapılan öğretim sonunda her iki gruba da hazırlanan başarı testi son test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre yapılandırmacı yaklaşıma uygun çalışma yapraklarıyla öğrenim gören grubun akademik başarısın, geleneksel öğretim yollarının kullanıldığı kontrol grubunun başarısından daha fazla arttığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Yaklaşım, Çalışma Yaprakları

Berrin Besler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersinde kümeler alt öğrenme alanının aktif öğrenme yöntemi ile işlenmesinin öğrenci başarısına etkisi

Bu deneysel çalışmanın amacı 6. sınıf matematik dersi ?Kümeler? konusunda aktif öğrenme yönteminin kullanıldığı deney grubundaki öğrenci başarısı ile geleneksel öğrenme yönteminin uygulandığı kontrol grubundaki öğrenci başarısını karşılaştırmaktır.Araştırmada ön-test son-test kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Bu araştırma 2007?2008 eğitim öğretim yılının 1. yarıyılında Düzce ilinde bir devlet okulunda yapılmıştır. 20 öğrenci deney grubunda, 20 öğrenci kontrol grubunda olmak üzere toplam 40 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Deney ve kontrol grubu öğrencilerine daha önce güvenirliği hesaplanmış olan ve araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi uygulanmıştır. Daha sonra deney grubunda dersler aktif öğrenme yöntemi ile işlenirken, kontrol grubunda dersler geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenmiştir. Yapılan öğretim sonunda her iki gruba da hazırlanan başarı testi son-test olarak uygulanmıştır.Araştırma verilerinin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre aktif öğrenme yöntemi ile öğrenim gören grubun akademik başarısının, geleneksel öğretim yönteminin kullanıldığı kontrol grubunun başarısından daha fazla arttığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Aktif Öğrenme, Geleneksel Öğretim, Öğrenci Başarısı, Matematik, İlköğretim Eğitimi

Tuğba Yüksel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirliğine dayalı öğrenme yöntemi ile geleneksel öğretim yaklaşımının ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin geometri dersindeki akademik başarılarına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim altıncı sınıf matematik dersinde ?GeometriyeMerhaba? ünitesinin işlenmesinde, işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi ile geleneksel öğretimyaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisinin işbirliğine dayalı öğrenme tekniklerindenÖğrenci Takımları Başarı Bölümleri Tekniği kullanılarak araştırılmasıdır. Araştırmada, bu temelamaç doğrultusunda işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin öğrencilerin hatırda tutma düzeyleri ilecinsiyetler üzerindeki etkisinin de araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Öntest-sontest vehatırda tutma testi olarak kullanılan, ilköğretim 6. sınıf matematik dersi Geometriye MerhabaÜnitesinin içeriğini kapsayan matematik başarı testi, uygulamaya başlamadan önce araştırmacıtarafından geliştirilip geçerlik-güvenirlik analizleri yapılmıştır.Araştırma, Rize ilinde bulunan MEB'e bağlı bir ilköğretim okulunun 6/A ve 6/D sınıflarındaöğrenim gören toplam 40 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Yapılan öntest sonuçlarında, bu ikişubedeki öğrencilerin başarıları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Uygulamada objektifliğin sağlanması açısından işbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımınınuygulandığı deney grubundaki çalışmalar araştırmacı tarafından, tüm sınıf öğretimini kapsayangeleneksel öğretim yaklaşımının uygulandığı kontrol grubundaki çalışmalar ise şube matematiköğretmeni tarafından yürütülmüştür. Uygulama beş haftalık bir sürede tamamlanmıştır.Uygulama sonrasında yapılan sontest verilerinin analizi sonucunda, işbirliğine dayalıöğrenme yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre öğrencilerin geometri dersindeki akademikbaşarıları üzerinde daha etkili olduğu ile birlikte işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin, deneygrubundaki öğrencilerin başarılarında cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık yaratmadığıbulgularına ulaşılmıştır.Uygulamanın bitiminden dört hafta sonra, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin hatırdatutma seviyelerinin incelenmesi amacıyla kalıcılık testi olarak yeniden uygulanan matematik başarıtesti verilerinin analizi sonucunda işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin kalıcılık üzerinde,geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

GeometriMatematik öğretimiÖğrenci başarısı+1
Ceren Çırakoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin matematik dersinde ?geometrik cisimler? konusundaki başarı ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmada problemi, ilköğretim 7. sınıf matematik dersine ait ?geometrik cisimler? konusunun öğretiminde çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yönteminin öğrenci başarısı ve kalıcılık üzerindeki etkisinin ne olduğu oluşturmaktadır. Bu etkiyi belirlemek amacıyla, deneysel yöntem uygulanmıştır. Araştırma modeli ise, kontrollü ön ve son-test model olmuştur. Deney grubuna çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yöntemine dayalı öğretim verilmiştir. Kontrol grubuna da geleneksel öğretim verilmiştir.Bu araştırma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılının 2. yarıyılında Nevşehir ili Ürgüp ilçesine bağlı bir devlet okulunda yapılmıştır. Deney ve kontrol grubunda toplam 35 öğrenci araştırmaya katılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen konu başarı testi gruplara, öğretimler öncesinde ön-test, öğretim sonrasında son-test, son-testten 1 ay sonra ise kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yöntemine dayalı öğretim gören deney grubunun akademik başarısının, geleneksel öğretim gören kontrol grubunun başarısından daha fazla arttığı görülmüştür. Kalıcılığın her 2 grup için de sağlandığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, görüşlerini almak için deney grubuna görüşme formu uygulanmıştır. Görüşme sonucu öğrencilerin kendilerini geliştirebildiklerini ve bu yöntemle matematik dersini artık eğlenceli, zevkli bir ders olarak bulduklarını göstermektedir.

GeometriGeometrik şekillerMatematik+7
Öznur Torun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Materyal destekli matematik öğretiminin ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin başarısına ve başarının kalıcılık düzeyine etkisi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 8.sınıf matematik dersinde Pascal Üçgeni ve Binom Açılımı konusunun öğretiminde materyal destekli matematik öğretiminin, geleneksel öğretim yöntemine kıyasla öğrencilerin akademik başarılarına ve başarının kalıcılık düzeyine olan etkisini araştırmaktır.Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Bolu ili, Gerede ilçesine bağlı bir ilköğretim okulunda uygulanmıştır. Uygulamaya 8. sınıfların iki farklı şubesinde öğrenim gören toplam 51 öğrenci katılmıştır. Deney ve kontrol grupları iki şube arasından rastgele belirlenmiştir. Dersler araştırmacı tarafından 2 hafta süreyle; kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemleri, deney grubunda ise materyal destekli matematik öğretimine göre planlanan ders etkinlikleri ile yürütülmüştür. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Pascal Üçgeni ve Binom Açılımı Başarı Testi öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca bu testlerden farklı olarak ve uygulama sürecinden iki ay sonra akademik başarının kalıcılığını ölçmek için bir test daha uygulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Veri analizinde t-testi kullanılarak grupların ön test - son test puanlarının ortalaması arasında anlamlı bir fark olup olmadığına ve başarının kalıcılık düzeyine bakılmıştır. Analiz sonuçları, ?Pascal Üçgeni ve Binom Açılımı?nı öğrenmede ve öğrenilenlerin kalıcı olmasında, materyal destekli matematik öğretimine yönelik etkinliklerle öğrenen öğrencilerin, geleneksel yöntemlerle öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı oldukları ve öğrenilenlerin kalıcı olduğunu göstermiştir.

Matematik öğretimiMatematik öğretimiMateryal kullanımı+1
Durdu Tuncer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersinde "sayılardan olasılığa yansımalar" ünitesindeki portfolyo çalışmaları hakkında öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu çalışmada, ilköğretim 6. sınıf matematik dersinde ?Sayılardan Olasılığa Yansımalar? ünitesinde yapılan portfolyo çalışmaları hakkında öğretmen ve öğrenci görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma 2006?2007 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan Hüseyin Güllüoğlu İlköğretim Okulunun 6-G sınıfı ve matematik öğretmeni ile yapılmıştır. Öğrencilere ?Sayılardan Olasılığa Yansımalar? ünitesi süresince portfolyo hazırlatılmış ve bu çalışma altı hafta sürmüştür. Portfolyo hazırlama süreci bittikten sonra öğretmen ve öğrencilerle görüşme yapılmıştır.Bu araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olan örnek olay yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın verileri öğretmen ve 20 öğrenci ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Görüşmeler yapılırken her bir görüşmecinin izni alınarak görüşme ses kayıt cihazlarıyla kaydedilmiştir. Daha sonra bu ses kayıtları araştırmacı tarafından kelime kelime yazıya dökülmüştür. Bu işlemden sonra öğretmen ve öğrencilerin görüşme formundaki her bir soruya verdikleri cevaplar kodlanmış böylece veri analizi yapılmıştır.Çalışmanın sonunda;1.Öğrencilerin matematik dersine karşı olan duygularını olumlu yönde değiştirmek için portfolyo çalışmalarının yapılabileceği,2.Öğrencilere portfolyo hazırlatılarak öğrencilerin kendi öğrenmelerini gerçekleştirebilecekleri,3.Portfolyoların öğrencilere yaşam boyu lazım olacak davranışların kazandırılması için kullanılabileceği,4.Öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi arttırmak ve eğitimin kalitesini yükseltmek için portfolyo çalışmalarının kullanılabileceği,5.Değerlendirme kriterlerinin önceden hazırlanması durumunda değerlendirmenin zor olmadığı ama bu çalışmaların öğretmene zaman açısında ek bir külfet getirdiği,6.2005?2006 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlayan yeni ders programlarının kapsamındaki portfolyo dosyası oluşturma amaçlarına, bu çalışma ile ulaşılabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.

MatematikPortföyÖlçme-değerlendirme
Pınar Özbaykuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıfta görsel sanatlar dersi ile desteklenen matematik öğretiminin öğrenci tutumları ve başarılarına etkisi

Bu çalışma, görsel sanatlar dersi ile desteklenen, matematik dersinin 6. sınıf öğrencilerinin derse karşı tutumlarına ve başarılarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin başarılarını ölçebilmek için matematik başarı testi, derse karşı tutumlarını ölçebilmek için ise tutum ölçeği geliştirilmiş ve uygulanmıştır.Araştırma 2007-2008 öğretim yılı güz döneminde Ankara İli, Altındağ İlçesi, Özdemir Gürocak İlköğretim Okulu öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Random yoluyla oluşturulan örneklem gruplarından 6/A sınıfı deney grubu, 6/C sınıfı ise kontrol grubu olarak seçilmiştir.Bu araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Deneysel araştırma yönteminin, eşit olmayan ön test-son test kontrol gruplu deseni kullanılmıştır. Araştırma öğrenci sayısı açısından denk olmayan iki grupta, deney grubu (n=35) ve kontrol grubu (n=35) ? toplam 70 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Deney grubunda 5 hafta boyunca görsel sanatlar dersi ile desteklenen matematik dersi işlenmiştir. Kontrol grubunda ise bu sürede matematik dersi geleneksel öğrenme yaklaşımına göre işlenmiştir.Araştırmada, niceliksel araştırma veri analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan gruplara, başarı ve tutum ölçeği deneysel işlem öncesi öntest ve işlem sonrası sontest olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ortalamalar arasındaki farkları ortaya koymak amacıyla ?t-testi? kullanılmıştır. İstatistiki işlemler SPSS 11.5 programında yapılmıştır. Elde edilen verilerin anlamlı olup olmadıkları .05 manidarlık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda, elde edilen verilere dayanarak görsel sanatlar dersi ile desteklenen matematik dersinin uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğrenme yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlem öncesinde matematik dersine karşı olan tutumlarında anlamlı bir farkın olmadığı, denel işlem sonrasında öğrencilerin matematik dersine karşı olan tutumlarında ise deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Görsel sanatlar dersi ile desteklenen matematik dersinin deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinin denel işlem öncesi ve sonrası başarı düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını ilişkin olarak belirtilen diğer bir alt problemde ise, elde edilen bulgulara göre işlem öncesi uygulamada deney ve kontrol gruplarının başarıları arasında anlamlı bir farkın olmadığı; ancak işlem sonrasında deney ve kontrol gruplarının başarıları arasında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmektedir.Bu sonuçların yanı sıra, yapılan gözlemlere dayanarak, görsel sanatlar dersi destekli işlenen matematik dersine katılan öğrenciler, derslerin çok eğlenceli geçtiğini ve bir diğer derste öğrendiklerini kullanabileceklerini daha önce düşünmediklerini ifade etmişler, yapılan etkinliklere katılmışlardır.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Matematik Öğretimi, Görsel Sanatlar, Tutum

Matematiksel yöntemler
Elif Özder
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çember ve daire konularına yönelik matematiksel becerilerinin araştırılması

Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin Çember ve Daire konularına yönelik matematiksel becerilerini araştırmaktır.Araştırma 2007-2008 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Ankara ili, Keçiören Sincan ve Yenimahalle ilçelerine bağlı 3 resmi ve 1 özel ilköğretim okulunda uygulanmıştır. İlköğretim 8.sınıf öğrencilerinin ?Çember ve Daire? konusundaki problem çözme becerileri resmi ve özel okulda öğrenim gören öğrenciler değerlendirilerek karşılaştırılmıştır. Bu nedenle araştırmanın yürütülmesinde tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin ?Çember ve Daire? konusuna ilişkin bilgilerini ölçmek amacıyla çoktan seçmeli ?Bilgi Testi?, problem çözme becerilerini ölçmek amacıyla iki farklı sınırlandırılmış cevaplı ?Performans Görevi? geliştirilmiştir. Bu ölçme araçları 8. sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 196 öğrenciye uygulanarak veriler elde edilmiştir.Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Veri analizinde t-testi kullanılarak başarının cinsiyete ve okul türüne göre karşılaştırması yapılmış ve öğrencilerin test puanları ile performans görevlerinden elde edilen puanlar arasında ilişki olup olmadığı incelenmiştir.Analiz sonuçları birinci performans görevinde kızların erkeklere göre daha başarılı olduğunu ve özel okulda öğrenim gören öğrencilerin her iki ölçme aracına göre de resmi okullarda öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olduklarını göstermiştir.

DaireGeometriMatematik öğretimi+2
Filiz Kamışlı Erol
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf öğrencilerine geometrik dönüşümlerden öteleme kavramının bilgisayar destekli ortamda öğretiminin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim matematik programına yeni katılan geometrik dönüşümlerden öteleme dönüşümünün ilköğretim öğrencilerince nasıl algılandığını ve yapılandırıldığını ortaya çıkarmaktır. Bu dönüşümün öğretimi için teknoloji destekli (Wingeom-tr yazılımı yardımıyla) bir müfredat parçası geliştirilmiş ve bu müfredat parçası dört tane altıncı sınıf öğrencisi üzerinde birebir yapılan öğretim deneyi vasıtasıyla uygulanmıştır. Bu uygulamada öğrencilerin öteleme dönüşümünü ve içinde barındırdığı kavramları nasıl ele aldıkları ve anlamlandırdıkları üzerine analizler yapılmıştır. Her öğrenci ile ayrı ayrı yapılan dörder saatlik öğretim deneyi ve bu uygulamaların başında ve sonunda yapılan mülakatlar nitel yöntemlerle analiz edilmiştir. Bu analizler sırasında öğrencilerin bilgisayar ekranında gördükleri çizimlerden hareketle mi yoksa arka plandaki matematiğe odaklanarak mı bazı algılamalar yaptıklarına bakılmıştır.Araştırmada yapılandırmacı yaklaşımın prensipleri (asimilasyon vs.) dikkate alınarak hazırlanan müfredat parçasının öğrencilerin ötelemenin matematiksel yapısını düşündürücü soyutlama yaparak öğrenmelerine katkı sağladığı görülmüştür. Ayrıca teknoloji kullanımının ötelemeyi öğrenirken çizimden figüre geçişte etkin bir rol oynadığı belirlenmiştir. Bu yönlendirmede vektörün anlamının anlaşılmasının bir kilit husus olduğu anlaşılmıştır.

Seda Faydacı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin günlük hayat problemlerini çözme envanteri puanları ile matematik problemlerini çözme başarıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki problem çözme becerileri ile günlük yaşamdaki problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır.Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ili, Keçiören, Çankaya ve Yenimahalle ilçelerine bağlı 2 devlet ve 2 özel ilköğretim okulunda uygulanmıştır. Araştırma probleminde yer alan iki değişkene ilişkin olarak örneklemdeki katılımcılardan veri toplanarak; toplanan verilerin istatistiksel tekniklerle incelenmesi sonucunda değişkenler arasında bir bağıntı olup olmadığı belirlendiğinden, bağıntısal model bu araştırma için uygun görülmüştür. Bunun için, örneklemdeki öğrencilere matematik testi ve problem çözme envanteri uygulanarak daha sonra bu iki değişken arasında bir bağıntı olup olmadığı istatistiksel analizlerle sınanmıştır. Bu ölçme araçları 6. sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 209 öğrenciye uygulanarak veriler elde edilmiştir.Araştırmanın problemi şu şekilde belirlenmiştir:Problem: İlköğretim 6. sınıf öğrencilerinin günlük hayat problemlerini çözme envanteri puanları ile matematik problemlerini çözme başarıları arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?Çalışma sonucunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Veri analizinde t-testi kullanılarak başarının okul türüne göre karşılaştırması yapılmış ve öğrencilerin test puanları ile envanter puanları arasında ilişki olup olmadığı incelenmiştir.Analiz sonuçları hem matematik testinde hem de problem çözme envanterinde devlet okullarındaki öğrencilerin özel okullardaki öğrencilerden daha başarılı olduğunu ve problem çözme başarı testi ile problem çözme envanteri puanları arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir.

Problem Çözme EnvanteriProblem çözmeProblemler+1
Faika Ceylan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf matematik dersi "çarpanlara ayırma ve özdeşlikler" konusunun yapılandırmacı öğrenme yaklaşımına uygun olarak öğretiminin öğrenci başarısına etkisi

Bu araştırma ilköğretim 8. sınıf matematik dersinde yapılandırmacı yaklaşıma göre işlenen ?Çarpanlara Ayırma ve Özdeşlikler ? konusunun öğretiminin öğrenci başarısına etkisini içermektedir. Öğrenciyi merkeze alan yapılandırıcı öğrenme yaklaşımına uygun olarak hazırlanan çalışma yapraklarıyla işlenen derslerin öğrenci başarısını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Araştırma Niğde valiliğine bağlı Mustafa Kemal İlköğretim Okulunda ve Şeyhler Şehit Hamza Baykan İlköğretim okulunda yürütülmüştür. Şeyhler Şehit Hamza Baykan İlköğretim okulundan 34 öğrenci, Mustafa Kemal İlköğretim Okulundan ise 24 öğrenci çalışmaya katılmıştır. Araştırmada deneysel yöntem kullanılmış olup, kontrollü ön-son test modeli kullanılmıştır. İstatistiksel analizlerde SPSS paket programı kullanılmıştır. Her iki okulda da ayrı ayrı deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Deney ve kontrol gruplarının son test puanları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı ise t testi uygulanarak ulaşılmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda yapılandırmacı yaklaşıma uygun olarak yürütülen derslerin geleneksel öğretime göre öğrenci başarısını artırdığı görülmüştür. Araştırma ise, yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı öğrenci başarısını artırdığına göre, matematiğin diğer konuları ile ilgili bu tür öğrenme ortamları hazırlanmalıdır önerisiyle sonuçlandırılmıştır.

Mustafa Şişman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenliği programına başlayan öğrencilerin lise matematik konularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri

ÖZET Bu araştırmada; Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programına başlayan öğrencilerin lise l, Hse2 ve lise3 matematik konularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklerini Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Gazi Üniversitesi Kastamonu Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Atatürk Üniversitesi Kâzımkarabekir Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Atatürk Üniversitesi Erzincan Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği programına başlayan normal öğretim öğrencilerinden 40'ar öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilere 2003-2004 Eğitim- Öğretim yılının ilk dersinde lisede öğrendikleri Kümeler, Fonksiyonlar, Trigonometri, Logaritma, Dizi, Seri gibi konulardan hazırlanan açık uçlu alan soruları testi uygulanmıştır. Öğrencilerin her bir soruda göstermiş oldukları performanslar; Boş, Tamamen yanlış, Kısmen doğru ancak çözüm için yeterli değil, Yöntem doğru fakat işlem hatası var ve Tam doğru şeklinde değerlendirilmiştir. Boş için "0" puan, Tam yanlış için "1" puan, Kısmen doğru için "2" puan, Yöntem doğru, ancak işlem hatası yapanlar için "3" puan ve Tam doğru yapanlar için "4" puan verilerek öğrencilerin lise l konularından, lise 2 konularından ve lise 3 konularından almış oldukları puanlar tespit edilmiştir. Öğrencilerin almış oldukları puanlar; mezun oldukları liselere göre, cinsiyete göre, ilköğretim matematik öğretmenliği programını üniversite sınavında tercih etme sırasına göre ve öğrenim görmeye başladıkları fakültelere göre gruplandırılmıştır. Gruplar arasında anlamlı farkın olup olmadığı 0.05 düzeyinde test edilmiştir. Veriler analiz edildiğinde aşağıdaki bulgular elde edilmiştir. İlköğretim matematik öğretmenliği programına başlayan öğrencilerin lise 1 matematik konularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri "İyi" düzeyinde, lise2 ve lise3 matematikkonularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri ise "Çok zayıf düzeyinde oldukları yani lise2 ve lise3 matematik konularını yeterince öğrenmedikleri görülmüştür. Öğrencilerin lise l konularında da kavramsal yanılgıları oldukları tespit edilmiştir. İlköğretim matematik öğretmenliği programına başlayan öğrencilerin lise matematik konularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri arasında, mezun oldukları liselere göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Genel ve Süper lise mezunlarının hazır bulunuşluk düzeyleri yüksek, Anadolu Öğretmen lisesi mezunlarının matematiksel hazır bulunuşluk düzeyleri ise daha zayıf olduğu görülmüştür. Öğrencilerin lise matematik konularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri arasında cinsiyete göre de anlamlı bir fark bulunmuştur, kız öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin lise matematik konularındaki hazır bulunuşluk düzeyleri arasında, ilköğretim matematik öğretmenliğini tercih etme sırasına göre ve eğitim görmeye başladıkları fakültelere göre anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür.

Abdulkadir Tuna
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersi nokta, doğru, düzlem, doğru parçası, uzay ve ışın konusunun aktif öğrenme ile öğretiminin öğrenci başarısına etkisi

ÖZET Bu araştırma, ilköğretim ö.sınıf matematik dersinde 'Nokta, Doğru, Düzlem, Doğru Parçası, Uzay ve Işın* konusunun geleneksel yöntemden farklı olarak oluşturulan ve aktif öğrenme yöntemi ile geliştirilen eğitim durumunun öğrenci başarısına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Temel amaç 'Aktif Öğrenme Yöntemi'nin öğrenci başarısı üzerindeki etkisini saptamaktır. Bu amaçla, araştırmanın başlangıcında ilgili kaynaklar taranıp, gerekli bilgiler elde edildikten sonra bir araştırma projesi hazırlanmıştır. Araştırmada, proje doğrultusunda 'farklı kontrol gruplu ön test-son test' deseni kullanılmıştır. 2003-2004 öğretim yılında Antalya ili Elmalı ilçesi Atatürk İlköğretim Okulundan 36 öğrenci deney grubu olarak ve Ali Mumcu İlköğretim Okulundan 29 öğrenci kontrol grubu olarak oluşturulmuştur. Deney grubuna aktif öğrenme ile kontrol grubuna ise geleneksel yöntemle ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak, öğrenciler için anlatılan konu ile ilgili bir başarı testi hazırlanmış ve her iki gruba deney öncesi ve sonrası olmak üzere 2 kez uygulanmıştır. Sorular çoktan seçmeli olup, kazandırılması hedeflenen davranışları kapsayacak niteliktedir. Testin tamamı denenmiş, geçerli ve güvenilir olduğu belirlenmiştir. Daha sonra uygulamaya geçilmiştir. Verilerin çözümlenmesi aşamasında, grupların ortalama puanlan arasındaki fark t-testi ile sulanmıştır. Araştırma sonucunda; aktif öğrenme yönteminin geleneksel yönteme göre daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca aktif öğrenme yöntemi ile işlenen ders esnasında öğrencilerin dersle daha fazla ilgilendikleri, dolayısıyla da başarılarının arttığı görülmüştür.

Akademik başarıAktif öğrenmeMatematik dersi+5
Ayfer Ünal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıflarda harfli ifadelerle işlemlerin öğretiminde bilgisayar destekli öğretimin rolü

ÖZET Bu araştırmada, ilköğretim 8. sınıflarda, harfli ifadelerle işlemler konusunun, bilgisayar destekli öğretim yöntemi ve geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmesinin öğrenci başarısı üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma, 2001-2002 öğretim yılı, birinci dönemde Merkez İlköğretim Okulu ve 23 Ağustos İlköğretim Okulu'na devam eden 50, 8. sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Her okuldan rastgele birer sınıf seçilmiş ve bu sınıflardan birer kontrol ve deney grubu oluşturulmuştur. Bilgisayar destekli öğretim öncesi deney ve kontrol gruplarının orta-2 matematik notları ve öntestten aldıkları puanlar kullanılarak ayrı ayrı yapılan bağımsız t-testine göre başarı düzeylerinde anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Uygulamada, harfli ifadelerle işlemler konusu, deney grubunda Macromedia Autorvvare ortamında hazırlanan yazılım ile bilgisayar destekli öğretim yöntemi kullanılarak, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemiyle sürdürülmüştür. Uygulamadan sonra deney ve kontrol gruplarına sontest uygulanmıştır. Merkez İlköğretim Okulu ile 23 Ağustos İlköğretim Okulu öğrencilerinin kontrol ve deney gruplarının öntest ve de sontest puanlarına göre aralarında anlamlı bir fark olup olmadığı tek yönlü varyans analizi ile sulanmıştır. Her iki okulunun deney ve kontrol grupları birleştirilerek tek deney ve tek kontrol grubu oluşturulmuştur. Sontest puanlarına göre deney ve kontrol grubunun matematik erişileri arasında anlamlı bir fark olup olmadığı bağımsız t-testi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular ışığında, bilgisayar destekli öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu ve babasının eğitim düzeyi üniversite mezunu olan öğrencilerin, babasının eğitim düzeyi lise,ortaokul ve ilkokul olan öğrencilere göre daha başarılı oldukları görülmektedir. Araştırmanın sonucunda bazı önerilerde bulunulmuştur.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğretimEğitim teknolojisi+3
Muharrem Aktümen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Duyuşsal özelliklerin probleme dayalı öğrenme sürecinde öğrencilerin matematiksel kazanımlarına etkisi

Dünyamızın gelişimi adına son yıllarda kazandığı ivme, eğitimde de birçok alışkanlığın değişmesine ve kabul edilen kuralların yenilenmesinin gerekliliğine sebep olmuştur. Bilgi çağına uyum sağlayabilmenin en kolay yolu nitelikli eğitimdir. Bilgi çağında verilen eğitimin temel amacı; yaratıcı düşünen, bilgiyi yaratıcı bir şekilde kullanabilen, yaratıcı ürünler ortaya koyabilen ve olayların sonuçları ile ilgili etkili yorumlarda bulunabilen bireyler yetiştirmektir. Günümüz bilgi toplumlarında bireylerin temel matematiksel becerilere de sahip olmaları beklenmektedir.Öğrencilerin sahip oldukları duyuşsal özelliklerin, bilişsel özellikleri üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Özellikle matematik gibi soyut ve anlaşılması güç olan derslerde bu etki daha fazla ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, öğrencilerin matematiksel kazanımlara ulaşma düzeylerinin sahip oldukları duyuşsal özelliklerden etkilendiğine inanılmaktadır. Bilişsel özelliklerin öğrenme sürecine etkilerinin pek çok araştırmada incelendiği görülmektedir. Bununla birlikte duyuşsal özelliklerin, öğrenme süreci ve bilişsel özellikler üzerindeki etkilerinin de incelenmesinin gerekliliğine inanılmaktadır. Öğrencilerin sürece aktif olarak katılarak zihinsel aktiviteleri etkin bir şekilde gerçekleştirdikleri Probleme Dayalı Öğrenme ortamlarında bu etkinin en iyi şekilde incelenebileceği düşünülmektedir.Bu bağlamda araştırmada, öğrencilerin sahip oldukları duyuşsal özelliklerin probleme dayalı öğrenme sürecinde matematiksel kazanımlarına etkisini ortaya koymak ve probleme dayalı öğrenmenin eğitimde daha verimli bir şekilde kullanılabilmesine yardımcı olmak amaçlanmaktadır. Araştırmada, öğrencilerin sahip oldukları duyuşsal özelliklerin probleme dayalı öğrenme sürecinde matematiksel kazanımlarına etkisi, öğrenilmiş çaresizlik, tutum ve kaygı boyutlarında incelenerek ortaya konulmuştur. Bu sayede, probleme dayalı öğrenme stratejisinin, çağımız bilgi toplumlarında, bireylerin sahip olması beklenen matematiksel kazanımlarına ve matematiksel düşüncelerinin gelişimine katkılarını çeşitli boyutlarıyla ele almanın mümkün olacağı düşünülmüştür.Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Denizcilik Fakültesi, İşletme Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi'nde yer alan tüm öğrenciler; araştırmanın örneklemini ise evren içerisinden probleme dayalı öğrenme uygulanan ve uygulanmayan bölümler arasından rastgele seçilen 6 bölümde yer alan öğrenciler oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Probleme Dayalı Öğrenmede Matematik Kazanımları Ölçeği?, ?Matematik Kazanım Ölçeği?, ?Matematikte Öğrenilmiş Çaresizlik Ölçeği? ve ?Matematiğe Yönelik Kaygı Ölçeği? ile Duatepe ve Çilesiz (1999) tarafından geliştirilen ?Matematik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise, araştırmacı tarafından araştırmanın uygulandığı bölümlerde probleme dayalı öğrenme sürecini yürüten öğretim üyeleri ve sürece katılan öğrencilere yönelik hazırlanan iki görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 20.0 Paket Programı kullanılarak, nitel veriler ise nitel çözümleme yöntemleri kullanılarak çözümlenmiştir.Araştırma sonucunda; öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarının, matematikte öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin ve matematiğe yönelik kaygılarının Probleme Dayalı Öğrenme sürecinde olumlu yönde geliştiği ve bu durumun matematiksel kazanımlara ulaşma düzeylerini arttırdığı görülmüştür. Araştırma kapsamında ayrıca, probleme dayalı öğrenme uygulanan öğrencilerin, duyuşsal özelliklerinin matematiksel kazanımlarına etkilerinin, geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilere göre daha olumlu olduğu belirlenmiştir.Araştırmada elde edilen bir diğer sonuç ise; probleme dayalı öğrenme uygulanan öğrencilerin matematiksel kazanımlara ulaşma düzeylerinin, matematiğe yönelik tutumlarının, matematikte öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin ve matematiğe yönelik kaygılarının cinsiyetlerine göre farklılaşmadığı şeklindedir. Ayrıca elde edilen sonuçlar, probleme dayalı öğrenme uygulanan öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarının, matematikte öğrenilmiş çaresizlik düzeylerinin ve matematiğe yönelik kaygılarının öğrenim gördükleri bölümlere göre farklılaştığını, matematiksel kazanımlara ulaşma düzeylerinin ise farklılaşmadığını ortaya koymaktadır. Öğrencilerin bulundukları sınıfların ise, probleme dayalı öğrenme sürecinde matematiğe yönelik tutumlarını ve matematikte öğrenilmiş çaresizlik düzeylerini etkilediği, matematiksel kazanımlara ulaşma düzeylerini ve matematiğe yönelik kaygılarını ise etkilemediği görülmüştür.Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar ayrıca, probleme dayalı öğrenme uygulanan öğrencilerin matematiksel kazanımlara ulaşma düzeylerinin ve matematiğe yönelik duyuşsal özelliklerinin geleneksel öğretim yöntemleri uygulanan öğrencilere göre daha olumlu geliştiğini ortaya koymuştur.Araştırma kapsamında elde edilen nitel sonuçlar ise, probleme dayalı öğrenme sürecini yürüten öğretim üyelerinin ve sürece katılan öğrencilerin matematik eğitimi ve öğretimi, duyuşsal özellikler ve probleme dayalı öğrenme ile ilgili görüşlerinin paralellik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Öğretim üyeleri ve öğrencilerin matematiğin önemine inandıklarını, duyuşsal özelliklerin matematik öğretiminde etkili olduğunu düşündüklerini ve probleme dayalı öğrenmeyi, bireyleri kazanımlara ulaştırmada etkili bir yöntem olarak gördükleri görülmektedir. Ayrıca, hem öğretim üyeleri hem de öğrencilerin bilişsel özelliklerin matematik eğitiminde, duyuşsal özelliklerin de bilişsel özellikler üzerinde etkili olduğuna inandıkları anlaşılmaktadır.Yapılan araştırma ve pek çok araştırma sonucuna göre, Probleme Dayalı Öğrenme ile verilen matematik öğretiminin kazanımlara etkisi olumludur. Ancak, Probleme Dayalı Öğrenme ile yapılan matematik öğretiminin matematiğin yapısı gereği teorik ve uygulamalı derslerle desteklenmesi gerektiği görülmektedir.Bu çalışmanın, eğitimde probleme dayalı öğrenme stratejisinin verimli bir şekilde uygulanmasında, bireylerin duyuşsal hazırbulunuşluk düzeyinin etkisini ortaya koyması bakımından önemli olduğu düşünülmektedir. Bu anlamda yapılan araştırmanın; matematik eğitimine, eğitimde probleme dayalı öğrenme stratejisini kullanan eğitimcilere ve bu konuda ileride yapılacak çalışmalara yardımcı olacağına inanılmaktadır. Bu araştırmada elde edilen sonuçlara göre, matematik öğretiminde öğrencileri hem duyuşsal hem de bilişsel olarak sürece katan alternatif öğretim yöntemlerinin ve ölçme araçlarının kullanılması önerilmektedir.

Akademik başarıDuyuşsal özelliklerKaygı+7
Mahir Biber
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal sayıların tarihsel gelişimi ve ilköğretim matematik programındaki doğal sayıların öğretimi ile karşılaştırılması

Bu çalışma, doğal sayıların tarihsel gelişimi ve günümüz ilköğretim programındaki doğal sayıların öğretimi ile karşılaştırılması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla birinci bölümünde İlk Çağ Mağara İnsanından başlanmak üzere, Eski Mısırlılar, Mezopotamyalılar, Eski Yunanlılar, Romalılar, Hintlilerde doğal sayıların gösterimi ve öğretimi araştırılmıştır. Ünlü bazı matematikçilerden ve sıfır'ın tarihsel gelişiminden bahsedilmiştir. İkinci bölümde; günümüz ilköğretim matematik öğretim programı incelenmiş ve doğal sayıların günümüzde öğretimi açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, doğal sayıların geçmişteki gösterimleri ile günümüzdeki gösterimleri ve doğal sayılarla işlemlerin geçmişte nasıl yapıldığı ile günümüzde nasıl yapıldığı karşılaştırılmıştır. Son bölümde ise üçüncü bölümdeki karşılaştırmalardan çıkarılan öneriler ve sonuç sunulmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır.

Ders programlarıDoğal sayılarMatematik+6
Berivan Karaaslan
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf cebir öğretiminde teknoloji destekli öğretimin öğrencilerin erişi düzeyine, tutumlarına ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıfta yer alan Cebir öğrenme alanının Denklemler alt öğrenme alanı öğretiminde, teknoloji destekli öğretimin öğrencilerin erişi düzeyine, tutumuna ve kalıcılığa etkisini incelemektir.Araştırmanın modeli ön test-son test kontrol gruplu deneme modelidir. Araştırma, 2008-2009 öğretim yılında İzmir ili Buca ilçesinde yer alan bir devlet okulunda öğrenim gören 28 deney, 28 kontrol olmak üzere toplam 56 7. sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencilerine cebir öğretiminde ?Teknoloji Destekli Öğretim? yöntemi uygulanmış, kontrol grubu öğrencilerine de cebir öğretiminde ?Geleneksel Öğretim? yöntemi uygulanmıştır.Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, öğrencilerin erişi düzeylerini ve öğrenmenin kalıcılığını incelemek amacıyla Cebir (Denklemler) Başarı Testi ve öğrencilerin matematik dersine yönelik tutumlarını incelemek amacıyla da Matematik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Teknoloji destekli öğretim yapılırken, bilgisayarlar ve projeksiyondan faydalanılmıştır. Teknoloji destekli etkinlikler The Geometer's Sketchpad ve Grafik Analiz programlarında hazırlanmıştır. Elde edilen verileri çözümlemek amacıyla, SPSS 13.0 paket programı yardımıyla uygun istatistiksel analizler kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Teknoloji Destekli Öğretim yönteminin, matematik dersi Cebir öğrenme alanı Denklemler alt öğrenme alanında öğrencilerin erişi düzeylerini artırdığı bulunmuştur. Deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında öğretim yöntemine göre anlamlı bir fark olmasa da, teknoloji destekli öğretim yöntemi uygulanan deney grubu öğrencilerinin başarı testi son test ve erişi puan ortalamalarının kontrol grubu öğrencilerine göre daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Öğrencilerin kalıcılık testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı, kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık testi puan ortalamalarının deney grubu öğrencilerine göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumları arasında anlamlı bir fark bulunmamakla birlikte, kontrol grubu öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarında anlamlı ve olumlu bir artış olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Teknoloji Destekli Öğretim, Akademik Erişi, Matematiğe Yönelik Tutum, Kalıcılık

Ayşe Tuğba Öner
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf analitik geometri öğretiminde teknoloji destekli öğretimin öğrencilerin başarısına ve tutumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı analitik geometri konularının öğretiminde teknoloji destekli öğretimin ilköğretim 8. sınıf öğrencilerinin başarısına ve tutuma etkisini ve öğrencilerin başarıları ve matematiğe yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir.Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kabul edilmiştir. Araştırma, 2008-2009 öğretim yılı bahar yarıyılında, İzmir ili Buca ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunda 8. sınıfa devam eden 50 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılan ilköğretim okulunun sekizinci sınıfında farklı iki derslikte öğrenim gören öğrenciler deney ve kontrol gruplarını oluşturmuştur. Deney grubunda 25 öğrenci, kontrol grubunda ise 25 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada nicel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Bu araştırmada süreç içinde, sürecin etkililiğini ve öğrencilerin denklemler ve eşitsizlikler konusunda başarısını incelemek amacıyla ?Analitik Geometri Başarı Testi? ve öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını incelemek amacıyla ?Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 13.0 paket programı ile analiz edilmiştir.Araştırmanın sonuçlarına göre, teknoloji destekli öğretim yöntemi matematik dersinde analitik geometri konularının öğretiminde öğrencilerin başarılarını arttırmıştır ve teknoloji destekli öğretim yönteminin öğrencilerin matematiğe yönelik tutumunda etkisi yoktur. Bununla birlikte teknoloji destekli öğretim yöntemi ile yapılan matematik dersinde ve geleneksel öğretim yöntemleri ile yapılan matematik dersinde öğrencilerin matematik başarıları ile matematiğe yönelik tutumları arasında bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Teknoloji Destekli Öğretim, Analitik Geometri, Matematiğe Yönelik Tutum, Akademik Başarı.

Seçil Yemen
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf geometri öğretiminde dinamik geometri yazılımlarının öğrencilerin erişi düzeylerine etkisi ve öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı ilköğretim yedinci sınıf geometri öğretiminde dinamik geometri yazılımlarının öğrencilerin erişilerine etkisini belirlemek ve öğrenci görüşlerini değerlendirmektir.Araştırmanın deseni ön test son test kontrol gruplu modeldir. Bu araştırma geometri öğrenme alanında Buca İsmet Yorgancılar İlköğretim Okulu'nda öğrenim görmekte olan 40 yedinci sınıf öğrencisiyle 4 hafta boyunca 2008-2009 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda dinamik geometri yazılımları ile bilgisayar destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi kullanılmıştır.Bu araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yaklaşımı dikkate alınmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Middle Grades Mathematics Project Uzamsal Yetenek Testi, Geometrik Cisimler Erişi Düzeyi Belirleme Ölçeği ve öğrenci görüş formu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde Shapiro-Wilks Homojenlik Testi, Bağımsız Örneklemler t-test, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, frekens ve yüzdelerden yararlanılmıştır. Verilerin analizi Microsoft EXCEL and SPSS 13.0 kullanılarak yapılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, dinamik geometri yazılımlarının kullanıldığı deney grubu öğrencilerinin geometrik cisimler erişi ortalamalarıyla, kontrol grubu öğrencilerinin erişi ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı fark bulunmuştur. Buna rağmen, uzamsal yetenekleri açısından deney grubu ile kontrol grubu arasında anlamlı farka rastlanmamıştır.Anahtar Kelimeler: Geometri, Geometri Öğretimi, Dinamik Geometri Yazılımı, Bilgisayar Destekli Öğretim

Deniz Özen
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademede ödev ve projenin matematik başarısına etkisi

İlköğretim İkinci Kademede Ödev ve Projenin Matematik Başarısına Etkisi Bülent Nuri ÖZCAN Dünyamızda özellikle son çeyrek yüzyılda, bilgi üretiminde ve teknolojik gelişmelerde hızlı bir dönem yaşanırken, yaşam kadar eski bir bilim dalı olan matematiğin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Matematiğin artan önemi matematik öğretiminde bilim adamlarını farklı arayışlara itmiş ve toplumun matematikten daha çok yararlanabilmesi için çeşitli çalışmalar yapmalarına neden olmuş ve olmaktadır. Amaç öğrencilerin matematik öğrenmede başarı kazanmalarını sağlamaktır. Bu çerçevede, bu araştırma dünyada bir çok çalışma yapılmış olmasına rağmen ülkemizde önem verilmemiş olan matematik ödevleri ile matematik başarısı arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Öncelikle, ev ödevleri ve projelerin öğrenmedeki rolü, işlevleri, ev ödevi verirken dikkat edilmesi gereken noktalar, ev ödevi ve projenin değerlendirilmesi ve öğrenci başarısına etkisi ve Türk Milli Eğitim sistemi içerisinde ev ödevinin yeri konularında bilgi verilmiştir. Araştırma, 2002- 2003 öğretim yılında Balıkesir ili Gönen ilçesi merkez ilköğretim okullarındaki 5. ve 8. sınıf öğrencileri ile aynı okullarda görev yapan 5.sınıf ve matematik öğretmenleri ve Dokuz Eylül Üniversite'si İlköğretm Matematik Öğretmenliği öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Hazırlanıp uygulanan anket sonucunda elde edilen veriler MS Excel ve MS Word yardımıyla tablolaştırılmış ve bu veriler ışığında yorumlar yapılmıştır. Son olarak araştırma sonunda, somut sonuçlar ve öneriler ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler Matematik başarısı, ev ödevi, proje

Başarı değerlemeEv ödeviMatematik dersi+6
Bülent Nuri Özcan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

6.-8. sınıf öğrencilerinin istatistiksel düşüncelerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; 6.- 8. sınıf öğrencilerinin veriyi betimleme, veriyi düzenleme, veriyi temsil etme, veriyi analiz etme ve yorumlama süreçlerindeki istatistiksel düşüncelerini SOLO taksonomisine göre incelemektir. Ayrıca bu araştırmada öğrencilerin istatistiksel düşüncelerinin sınıf düzeyine, cinsiyete ve matematik başarısına göre nasıl değişim gösterdiğinin incelenmesi de amaçlanmıştır.Araştırma 2008?2009 güz döneminde Bolu il merkezindeki ilköğretim okullarından birinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar bu ilköğretim okulunda 6, 7 ve 8. sınıfa devam eden otuz öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri arasından her bir sınıf seviyesinden onar öğrenci olmak üzere maksimum çeşitlilik örneklemesine uygun olacak şekilde seçilmiştir. Bu seçim, öğrencilerin, sınıflarında matematik derslerindeki başarı düzeylerinin alt, orta ve üst düzey olmasına dikkat edilerek öğretmenleri tarafından yapılmıştır. Öğrencilerin istatistiksel düşünceleri hakkındaki veriler, yarı- yapılandırılmış görüşme ve öğrencilerin görüşme esnasındaki çözüm ve çizimlerinden elde edilmiştir. Görüşmelerde veriyi betimleme, veriyi düzenleme, veriyi temsil etme ve veriyi analiz etme ve yorumlama süreçlerine yönelik 7 problem kullanılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Veri analizinde Mooney (2002) tarafından geliştirilen İstatistiksel Düşünce Çerçevesi esas alınmıştır.Araştırmanın sonuçları öğrencinin her bir istatistiksel süreçte 4 düşünce seviyesinde ilerlediğini göstermiştir. Bu düşünce seviyelerinin SOLO taksonomisindeki bilişsel seviyelerle örtüştüğü belirlenmiştir. Ayrıca, araştırmanın sonuçları öğrencilerin istatistiksel düşünceleri dört süreçte de büyük ölçüde tutarlılık göstermektedir. Beş öğrenci bütün süreçlerde aynı seviyede istatistiksel düşünceye sahipken, 18 öğrenci üç süreçte aynı, dördüncü süreçte ise 1 alt ya da yukarı seviyede istatistiksel düşünce sergilemiştir. Beş öğrenci ise süreçlerin ikisinde aynı diğer 2 süreçte 1 alt ya da yukarı seviyede istatistiksel düşünce sergilemiştir. Sadece 2 öğrencinin istatistiksel düşünce seviyeleri 3 ardışık seviyeye dağılmıştır.Araştırma bulgularına göre veriyi betimleme sürecinde öğrenciler SOLO taksonomisine göre üst seviyelerde yer alırken, diğer süreçlerde öğrenciler seviyelere, çoğunlukla 2. ve 3. seviyeler olmak üzere, dağılmışlardır.. Sınıf seviyesi yükseldikçe, öğrencilerin istatistiksel düşünce seviyelerinin yükselmediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğrencilerin istatistiksel düşünce seviyeleri cinsiyetlerine göre incelendiğinde erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre daha üst seviyelerde istatistiksel düşünceye sahip oldukları belirlenmiştir. Bu duruma araştırma için seçilen erkek öğrencilerinin çoğunluğunun üst düzey matematik başarı grubundan olmasının etkili olduğu düşünülebilir. Ayrıca öğrencilerin matematik başarı gruplarına göre istatistiksel düşünce seviyeleri incelendiğinde üst düzey matematik başarısına sahip öğrencilerin istatistiksel düşüncelerinin de üst seviyelerde yer aldığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İstatistiksel düşünce, istatistiksel süreçler, SOLO taksonomisi, ilköğretim

SOLO taksonomiİlköğretimİlköğretim öğrencileri+2
Elif Nur Akkaş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci sınıf öğrencilerinde eşit işaretinin ilişkisel anlamını geliştirme

ÖZET İLKÖĞRETİM İKİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNDE EŞİT İŞARETİNİN İLİŞKİSEL ANLAMINI GELİŞTİRME Yaman, Hakan Yüksek Lisans, Eğitim Fakültesi Tez Danışmanı: Yard.Doç.Dr. Zülbiye TOLUK Ocak 2004, 94 sayfa Bir öğrencinin cebirde başarılı olabilmesi için matematiksel kavramların temelini teşkil eden sembolleri, ifadeleri ve denklemleri iyi kullanabilmesi gereklidir. Bu temel sembollerden biri de eşit işaretidir. Eşit işareti "=" sembolü ile gösterilir ve hesaplama anlamına gelmez. Bu işaretin temsil ettiği eşitlik ilişkisi, aritmetikte ve ileride cebirde kullanılan temel matematiksel ilişkilerden biridir. Bu yüzden eşitlik kavramını ve eşit işaretini öğrencilerin ilkokulun ilk yıllarından itibaren iyi kavramaları gerekmektedir. Yapılan araştırmalar öğrencilerin ilköğretimin ilk yıllarından itibaren eşit işaretini bir işlemin sonucunu belirten bir işaret olarak algıladıklarım göstermiştir. Ayrıca, bu araştırmalar eşitişaretinin ilişkisel bir sembol olduğunu algılayamayan öğrencilerin ileride cebir derslerinde sorun yaşadıklarım iddia etmişlerdir. Bu çalışmanın iki temel amacı vardır. Birincisi; öğrencilerin eşitliği nasıl anladığını ve eşit işaretini nasıl yorumladığım belirlemektir. İkincisi ise; eşitlik sembolünün ilişkisel anlamım destekleyen öğretimin çocukların eşitlik kavramını anlamaları üzerine etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla ilköğretim 2. sınıflardan iki sınıf deney grubu iki sınıfta kontrol grubu olarak seçilmiş ve deney gruplarında eşit işaretinin ilişkisel anlamını destekleyici bir eğitim verilirken kontrol gruplarında geleneksel efeitime devam edilmiştir. Her gruba ön-son ve kalıcılık testi olarak eşitlik testi uygulanmıştır. Ayrıca deney gruplarından seçilen sekiz öğrenci (dört kız - dört erkek) ile eğitimden önce ve eğitimden sonra görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde öğrencilerden eşitlik testindeki sorulara verdikleri cevapları açıklamaları istenmiştir. Araştırmanın bulguları eğitimden önce öğrencilerin eşit işaretini bir işlem sembolü olarak algıladıkları ve destekleyici eğitim alan sınıflardaki öğrencilerin eğitimden sonra eşit işaretinin ilişkisel anlamını oluşturabildiklerini, geleneksel eğitim alan öğrencilerin ise eşit işaretini bir işlem sembolü olarak görmeye devam ettiklerini göstermiştir. Buradan, ilköğretimin ilk yıllarından itibaren somut materyaller (terazi, LEGO parçaları) kullanılarak ve sınıflarda tartışma ortamları yaratılarak etkinlikler hazırlanabilir. Bu etkinlikler öğrencilerin eşit işaretini iki miktar arasındaki ilişkiyi ifade eden bir sembol olarak algılamalarına yardımcı olmaktadır. Anahtar Sözcükler: Eşit işareti, somut materyaller, etkinlikler, aritmetik, cebir vı

Hakan Yaman
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 3 ve 4. sınıfı öğrencilerinin sözel matematik problemlerini modellemesi: Çarpma ve bölme işlemi

Matematik soyut kavramlardan oluştuğu i‡in ‚zellikle somut işlemd‚nemindeki ‚ğrenciler i‡in olduk‡a zordur. Kavramların temellerinin atıldığı bud‚nemde, ‚ğrencinin bu kavramları daha iyi anlayabilmesi i‡in somutlaştırabilmesigerekmektedir. Bu nedenle, ‚ğrencinin matematiksel kavramları zihindeoluşturabilmesi ve kalıcı ‚ğrenmenin sağlanması i‡in ‚ğretimde modellemeninkullanılması olduk‡a ‚nemlidir. Matematiksel modelleme, karmaşık durumlardakiilişkilerin matematik diline d‚n€şt€r€lmesi, matematik diline d‚n€şt€r€ld€ğ€ndeelde edilen matematiksel denklemlerin ‡‚z€m€n€n bulunması, bulunan sonu‡larınproblem durumuna g‚re yorumlanması ve değerlendirilmesi s€recidir. Yapılanaraştırmalar ‚ğrencilerin ilk‚ğretimin ilk yıllarından itibaren bu t€r modellereihtiya‡ duyduklarını g‚stermektedir.Bu …alışmanın iki temel amacı vardır. Birincisi, ˆğrencilerin sˆzelproblemleri …ˆzerken kullandıkları stratejileri belirlemektir. İkincisi ise, ˆğrencilerinkullandıkları stratejilerin nedenlerini ortaya …ıkarmaktır. Bu ama…la iki ilkˆğretimokulunda …alışma yapıldı. Bu okulların 3 ve 4.sınıflarından birer şube se…ilereksınıfta bulunan her ˆğrenciye araştırma soruları yazılı olarak verildi. Daha sonra herokuldan dˆrder ˆğrenci olmak Å zere toplam 8 ˆğrenci (3 erkek, 5 kız) se…ildi. Buse…ilen ˆğrencilerle klinik gˆrÅ şmeler yapıldı.Toplanan verilerin analizi sonucunda, …arpma ve bˆlme sˆzelproblemlerinde 3. sınıf ˆğrencilerinin 4. sınıf ˆğrencilerine gˆre daha başarılıoldukları saptanmıştır. •ğrencilerin sˆzel problemleri …ˆzerken ilk olarak işlemkullanmayı tercih ettikleri, işlem se…mekte zorlandıkları ya da problemianlayamadıkları zaman ise şekil kullandıkları belirlenmiştir. •ğrencilerinproblemleri …ˆzerken neden ilk olarak işlem kullanmayı tercih ettiklerinin bir…oknedeninin olduğu belirlenmiştir. •ğrenciler şekil kullanmaya alışık olmadıklarını,şekil …ˆzerken zorlandıklarını ya da ihtiya… duymadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıcaˆğrenciler kesirli sayılarla problem …ˆzerlerken ezbere işlem se…tiklerini ya dakesirli sayıları (yarım ve …eyrek) yanlış yorumladıkları saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Matematik, problem ‡‚zme, modelleme, ‡arpma veb‚lme s‚zel problemleri, yarım ve ‡eyrek.

Serkan Kartallıoğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci dereceden denklemler ve fonksiyonların gerçekçi problem durumları ile öğretilmesinde teknoloji destekli ve geleneksel yöntemlerin etkililiği

Bu €alışmanın temel amacı ikinci dereceden denklemler ve fonksiyonlarınger€ek€i problem durumları ile ƒğretilmesinde teknoloji destekli ve gelenekselƒğretim yƒntemlerin etkililik d…zeylerinin karşılaştırılmasıdır.†alışmada nesnelci ve oluşturmacı yaklaşımlara genel bir bakışın ardından,mevcut teknolojiler ve bu teknolojilerin ƒğretme-ƒğretmene ortamlarına nasıluyarlanabileceklerine yƒnelik gƒr…şlere yer verilmiştir.†alışmanın ƒrneklemini, Bolu iline bağlı İzzet Baysal Anadolu Lisesi 9.sınıfta ƒğrenim gƒren 100 ƒğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplarınafarklı yƒntemler uygulanarak ƒğretim yƒnteminin etkililiği araştırılmıştır.Rasgele yƒntemle ƒğrenciler kontrol ve deney gruplarına atanmıştır.Araştırmanın başında, her iki grupta bulunan ƒğrencilerin matematik tutum ve başarıpuanları arasında bir farkın olmadığı bulunmuştur. Uygulama deney grubundateknoloji destekli, oluşturmacı bir yaklaşımla, kontrol grubuna ise d…z anlatım,geleneksel yaklaşımla, yapılmıştır. Uygulama sonucunda ƒğrencilere 10 problemdenoluşan bir test ve tutum anketi uygulanmıştır.Hipotezleri test etmek i€in betimsel istatistik, ortak değişkenli €oklu varyansanalizi kullanılmıştır. †alışma sonucunda, matematik başarı puanlarının, kontrolgrubu ile karşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı olarak geliştiğibelirlenmiştir. †alışmada elde edilen bulgular, literat…rde yer alan gƒr…şler dikkatealınarak ƒğrencilerin matematiksel başarılarının geliştirilmesi i€in yapılmasıgerekenler tartışılarak, bazı ƒnerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Nesnellik, oluşturmacılık, tutum, başarı

Ersoy Buran
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenlerinin kesirlerle bölmeye ilişkin kavramsal bilgi düzeyleri

Kesirlerle bölme ilköğretim matematiğinin en zor konusudur. Yapılan araştırmalaröğretmenlerin kesirlerle bölme bilgisinin kısıtlı olduğunu ve kesirlerle bölme işleminikavramsal olarak öğrenmediklerini göstermektedir. Öğretmenlerdeki konu alanı bilgisieksikliği öğrencilerin öğrenmesinde olumsuz bir etkiye sahiptir.Bu çalışmanın amacı; ilköğretim matematik öğretmenlerinin kesirlerle bölmeişlemini nasıl yorumladıklarını ve öğretmenlerin kesirlerle bölme bilgilerinin öğretimlerinenasıl yansıdığını araştırmaktır. Bu amaçla farklı okullarda görevli olan dört ilköğretimmatematik öğretmeninin kesirlerle bölme konulu dersleri gözlemlenmiştir. Bu öğretmenlerdenikisi yeni matematik programının uygulandığı okullarda görev yapmaktadır. Daha sonraöğretmenlerle görüşmeler yapılmıştır.Araştırmanın bulguları, öğretmenlerin çoğunun kesirlerle bölme bilgilerinin büyükölçüde işlemsel düzeyde olduğunu göstermiştir. Araştırmaya katılan dört öğretmenden üçüters çevirip çarpma kuralına odaklanmışlar fakat o kuralın neden öyle olduğu ile ilgili biraçıklama getirememişlerdir. ki öğretmenin bölme durumlarını yorumlamaları bölmeişleminin eşit paylaşma anlamı ile sınırlı kalmıştır. Bu nedenle bölenin kesir olduğudurumlarda bölme işlemini açıklayamamışlardır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden biribölmenin eşit paylaşma anlamının yanında ölçme anlamını da düşünebilmiştir. Fakat bubilgilerini farklı temsil biçimlerine dönüştürememiş, problem durumlarına uygulayamamıştır.Dört öğretmenden sadece biri verilen durumları bölmenin her iki anlamını da kullanarakyorumlamış ve farklı çözüm yolları geliştirebilmiştir. Ayrıca araştırmaya katılanöğretmenlerden üçü bir bölme işleminde farklı nicelikler arasındaki ilişkileriaçıklayamamışlardır. Bu öğretmenler bir bölme işleminde kalanı tahmin etmeleri istendiğindebaşarılı olamamışlardır. Sadece bir öğretmen kalanı tahmin etmede dört farklı stratejigeliştirebilmiştir.Araştırmanın bulguları araştırmaya katılan dört öğretmenden üçünün kesirlerlebölme bilgisinin işlemsel düzeyde olduğunu, bir öğretmenin ise kavramsal düzeyde olduğunugöstermiştir. Kesirlerle bölme bilgileri işlemsel bilgi düzeyinde olan öğretmenleröğretimlerinde öğrencilerine işlemsel öğrenmenin gerçekleşebileceği ortamlar sunmuşlardır.Bu öğretmenler öğrencilerinin nasıl düşündüklerini dikkate almadan, derslerinde süreklikuralın ezberlenmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Kesirlerle bölme bilgisi kavramsal bilgidüzeyinde olan bir öğretmen ise öğrencilerinin düşüncelerine daha fazla önem vermiş veöğrencilerine kendi anlamalarını ve çözüm yollarını oluşturabilecekleri bir öğrenme ortamıhazırlamıştır. Bu öğretmenin kesirlerle bölme dersi diğer öğretmenlerin derslerinden dahauzun sürmüştür.Anahtar Kelimeler: lköğretim matematik öğretmenleri, kavramsal bilgi, kesirlerlebölme, pedagojik içerik bilgisi.

Sabriye Arslan Kılcan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenlerinin matematik hakkındaki inanaçları, uygulamaları ve arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı; ilköğretim matematik öğretmenlerinin matematiğin doğası, matematik öğrenme ve öğretme ile ilgili inançlarının matematik uygulamalarını ne ölçüde etkilediğini belirlemektir. Ayrıca, matematik öğretmenlerinin matematiksel inançları ile öğretim uygulamaları arasındaki ilişki ve bu ilişkiyi etkileyen faktörlerin ne olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırma 2007?2008 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Bolu ilinde gerçekleştirilmiştir. Farklı ilköğretim okullarında görevli, yüksek lisans derecesine ve 3 ile 6 yıl arasında öğretmenlik deneyimine sahip üç ilköğretim matematik öğretmeni ile görüşme ve ders gözlemi yapılmıştır. Öğretmenler lisans eğitimlerini farklı üniversitelerden fakat yüksek lisans eğitimlerini aynı üniversiteden almışlardır. Öğretmenlerin inançları hakkındaki veriler yarı-yapılandırılmış görüşme, kavram haritası ve inanç ölçeği ile elde edilmiştir. Uygulamaları ile ilgili veriler ise gözlem yoluyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Öğretmenlerin inanç ve uygulamaları geleneksel-geleneksel olmayan ölçeğinde değerlendirilmiştir.Araştırmanın bulguları, üç öğretmenin matematik, matematik öğrenme ve öğretme hakkındaki inançları ile uygulamaları arasındaki ilişkinin birbirlerinden farklı olarak olduğu görülmüştür. Üç öğretmen de matematikle ilgili geleneksel olmayana yakın hatta geleneksel olmayan inanca sahip olduklarını gösteren yüksek puanlar almışlardır. Fakat üç öğretmen de öğretimlerinde geleneksel bir yaklaşım izleyerek inandıkları gibi öğretmediklerini yani inançlarını öğretimlerine yansıtamadıklarını göstermişlerdir. Sadece bir öğretmen inançları ile uygulamaları arasındaki tutarsızlığı doğru olarak tespit etmiştir. Diğer iki öğretmenden biri inandığı gibi öğretemediğini söylemiş fakat uygulamaları bunun tersini göstermiş, diğeri ise inandığı gibi öğrettiğini belirtmiş fakat inançları ile öğretim uygulamaları arasında ciddi tutarsızlıklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin matematikle ilgili geçmiş öğrencilik deneyimlerinin inançlarını ve uygulamalarını en çok etkileyen faktör olarak ortaya çıkmıştır. Mezun oldukları öğretmen yetiştirme programının ise çok az etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bunlara ek olarak, sınav sisteminin, öğretmenlerin ilköğretim matematik programı ile ilgili bilgilerinin yetersizliği ve sınıf ortamının uygulamalarını etkileyen diğer faktörler olduğu ortaya çıkmıştır.

MatematikMatematik eğitimiÖğretmenler+2
Nur Hilal Demirsoy
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
10
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinin eşit ve eşitsizlik işaretleri hakkındaki düşünceleri ve arasındaki ilişki

Bu çalışma, ilköğretim öğrencilerinin eşit ve eşitsizlik işaretleri hakkında ne düşündüklerini, yıllar arasında düşünme düzeyinde bir gelişme olup olmadığını, olduysa hangi seviyede değişme olduğunu ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracıyla nicel veriler toplanmıştır. Ardından 11 öğrenci ile görüşmeler yapılarak veriler kaydedilmiş ve nitel veriler elde edilmiştir. Araştırmaya 2009-2010 eğitim öğretim yılında Marmara Bölgesi'nde bir ilde bulunan 2 ilköğretim okulundaki 4., 5., 6., 7., ve 8. sınıflardan toplam 257 öğrenci katılmıştır.Veri toplama araçları, Eşitlik Testi ve Eşitsizlik Testi olmak üzere iki testten oluşmaktadır. Eşitlik testi üç bölümden oluşmuştur. İlk bölümde eşitlik ve eşitsizlik işaretleri verilmiş öğrencilerden bu işaretlerden ne anladıklarını yazmaları istenmiştir. İkinci ve üçüncü bölümdeki eşitlikler ise Yaman'ın (2004) çalışmasından aynen alınmıştır. Eşitsizlik testinde yer alan sorular Eşitlik testindeki sorulara paralel olarak araştırmacılar tarafından hazırlanmıştır.Öğrencilerin eşitlik ve eşitsizlik testlerine verdikleri cevaplar bir istatistik paket programına girilmiş, testlerden aldıkları toplam puanlar arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakılmıştır. Ayrıca öğrencilerin toplam puanları sınıflara göre karşılaştırılmıştır. Görüşme yapılan öğrencilerin testlere verdiği cevaplar tek tek incelenmiş, öğrencilerin eşitlik ve eşitsizlik işaretlerine yükledikleri anlamlar hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur.Yapılan analizler sonucunda araştırmaya katılan öğrencilerin %33'ünün eşit işaretinin bir işlem işareti ve soldan sağa yön belirten bir işaret olarak ele aldıklarını göstermiştir. Eşitsizlik işaretleri hakkındaki düşüncelere bakıldığında; eşit değil işaretini 11 öğrenciden 8'i tanımış ve açıklayabilmiş, bu öğrencilerden 6'sı işaretin ilişkisel anlamını açıklamış, 2'si işlemsel anlamına odaklanmıştır. Büyük ve küçük işaretleri hakkındaki düşünceleri incelendiğinde; öğrenciler, bu işaretlerin isimlerini bilmiş, ancak ifade içinde birbiri ile karıştırmışlardır. Öğrencilerin büyük ve küçük işaretlerini karıştırmamak için işaretin soluna yukarıdan aşağıya bir çizgi çizdiği belirlenmiştir. Büyük eşit ve küçük eşit işaretlerinin aynı büyük-küçük işaretleri gibi çalıştığını düşündükleri, `büyük değil-küçük değil' isimlerini verdikleri ve eşitsizlikleri bunlara göre kanıtladıkları görülmüştür. Öğrencilerin, eşitsizlik işaretleri hakkında, eşit işareti ile benzer şekilde düşündüğü, eşitsizliği soldan sağa doğru işlem yaparak kanıtladığı, sağ taraftaki işlemi yok saydığı görülmüştür. Öğrencilerin çok azının eşit ve eşitsizlik işaretlerinin ilişkisel anlamını oluşturabildiği belirlenmiştir.Nicel verilerden elde edilen bulgulara göre sınıf seviyesi değiştikçe öğrencilerin eşitlik ve eşitsizlik testinden aldıkları puanların yükseldiği, ancak 5. sınıf ortalamasının 6. sınıf ortalamasından yüksek olduğu belirlenmiştir. Sekizinci sınıf öğrencilerinin büyük eşit ve küçük eşit işaretlerini yeni görmelerinden dolayı, 7. ve 8. sınıf ortalama puanlarının birbirine çok yakın olduğu görülmüştür. Yapılan tek yönlü varyans analizi (ANOVA) sonucunda öğrencilerin eşitsizlik işaretlerini anlama biçimlerinin sınıf seviyesine bağlı olarak anlamlı bir şekilde değiştiği belirlenmiştir. Aynı zamanda eşitlik ve eşitsizlik testlerinden alınan toplam puanlar arasındaki ilişkiye bakıldığında toplam puanlar arasında orta düzeyde pozitif bir korelasyon bulunduğu belirlenmiştir.

DüşünmeDüşünme stilleriEşitlik+7
Birseli Yavuz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

6.-8. sınıf matematik ders kitaplarının PISA 2003 Belirsizlik Ölçeği'ne göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 6-8. sınıf ders kitaplarındaki olasılık ve istatistik konularının PISA 2003 belirsizlik yeterlik ölçeği seviyelerini ne derecede kapsadığını, sınıf düzeylerine ve farklı yayınlara göre nasıl bir değişim gösterdiğini belirlemektir.Doküman incelemesi yöntemiyle Türkiye'de okutulmakta olan 6.-8. sınıf ders kitaplarından her sınıf düzeyinde üç farklı yayınevine ait toplam 9 ders kitabı belirlenerek olasılık ve istatistik konuları incelenmiştir. İnceleme PISA 2003 Belirsizlik Ölçeği dikkate alınarak yapılmıştır.PISA 2003 Belirsizlik Ölçeğine göre altı farklı düzey bulunmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre matematik ders kitaplarının olasılık ve istatistik konularına ait sorularda en üst düzey olan altıncı düzeye ait hiçbir görev bulunmamıştır. Beşinci düzeye ait görevler ise yok denebilecek kadar azdır. Matematik ders kitaplarında bulunan görevlerin çoğunluğu 2. ve 3. düzeye ait sorulardır. Bu durum matematik ders kitaplarının olasılık ve istatistik konusunun gösterilmesi gereken matematik başarısını göstermede yetersiz kaldığını göstermiştir. Ders kitaplarında yer alan istatistik konusuna ait soruların düzeylerinin olasılık konusuna göre daha üst düzeyde yer aldığı görülmüştür. Matematik ders kitapları sınıf seviyesine göre incelendiğinde sınıf düzeyi yükseldikçe düzeylerde artış olmaktadır. Ancak sorular üst düzey becerileri kazandırabilecek yeterliğe sahip değildir. Yayınlara göre değişim incelendiğinde, 6., 7. ve 8. sınıf matematik ders kitaplarında soruların sayısı her yayında farklı sonuçlar vermiştir. Matematik ders kitapları yeterlik düzeyleri olarak incelendiğinde ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Olasılıksal Düşünme, İstatistiksel Düşünme, PISA, Ders Kitabı

Ders kitaplarıMatematik dersiOlasılıklar+3
Ayşe Seis
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin (10. sınıf) temel psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmışlık düzeyleri, motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişkilerin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, 10. sınıf öğrencilerinin matematik öğretimi sürecinde, temel psikolojik ihtiyaçlarının (özerklik, yeterlilik ve aidiyet) karşılanmışlık seviyeleri, matematik öğrenmeye yönelik motivasyonel düzenlemeleri (dışsal olarak, içe yansıtılarak, özdeşleştirilerek ve içsel olarak düzenlenmiş motivasyon) ve matematik kaygı seviyeleri arasındaki ilişkileri belirlemektir.İlk olarak iş yerlerinde temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmışlık düzeylerini ölçmek amacıyla oluşturulan, sonrasında Gagné (2003) tarafından yaşamın geneline uyarlanan Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği (The Basic Psychological Needs Scale), Türkçe'ye ve matematik eğitimine uyarlanmıştır. Motivasyonel düzenlemeleri ölçmek amacıyla Ryan ve Connell (1989) tarafından geliştirilen Akademik Öz-Düzenleme Ölçeği (Academic Self-Regulation Questionnaire), Türkçe'ye çevrilmiş ve Türkiye şartlarına ve matematik eğitimine uyarlanmıştır. Matematik kaygısını ölçebilmek için ise Erol (1989) tarafından geliştirilen Matematik Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır (Aktaran: Ertkin, Dönmez ve Özel, 2006: 28).Bu çalışma keşfedici korelasyonel araştırmaya bir örnektir. Araştırmanın evreni, Bolu İl merkezinde 2010 ? 2011 eğitim ve öğretim yılı içerisinde matematik dersi alan 10. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Pilot uygulaması 3 lisede 230 öğrenci ile yapılmıştır. Ölçekleri cevaplamak isteğe bağlı tutulduğundan 168 öğrenci ölçekleri cevaplamıştır. Asıl uygulama ise 9 lisede 540 öğrenci ile yapılmıştır. Bu öğrencilerden 440'ı ölçekleri cevaplamıştır. Ölçeklerden elde edilen verilerin normal dağılıp dağılmadığını test edebilmek için uygulanan Kolmogorov?Smirnov testinin sonuçlarına göre, bu değişkenler normal dağılmamaktadır. Normal dağılmayan bu değişkenler arasındaki korelasyon değerlerini çözümlemek amacıyla Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon katsayısı kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda motivasyonel düzenlemelerdeki özerk karar verilmişlik düzeyi arttıkça, bu düzenlemeler ile matematik kaygısı arasındaki korelasyon değerlerinin azaldığı ve motivasyonel düzenlemeler ile temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmışlık düzeyleri arasındaki korelasyon değerlerinin arttığı bulunmuştur. Matematik kaygısı ile en az özerk karar verilmişlik olan dışsal olarak düzenlenmiş motivasyon arasındaki korelasyon değerinin düşük düzeyde pozitif yönlü, en çok özerk karar verilmişlik olan içsel olarak düzenlenmiş motivasyon arasında ise düşük düzeyde negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur.Bu araştırma Özerk Benlik Yönetimi Kuramının matematik eğitimine bir yansımasını göstermektedir. Ayrıca, bu araştırma ile matematik öğrenmeye yönelik motivasyonel düzenleme seviyesini ölçen Akademik Öz-Düzenleme Ölçeği ve matematik öğretimi sürecinde temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmışlık düzeyini ölçen Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği ülkemiz literatürüne kazandırılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre temel psikolojik ihtiyaçların karşılanmışlık düzeyi yüksek olduğunda, kişinin motivasyonel düzenlemelerdeki özerk karar verilmişlik düzeyi artmakta ve buna bağlı olarak matematik kaygısı azalmaktadır. Bu sonuç, matematik eğitiminde, öğrencilerin matematiğe yönelik motivasyonlarının kendileri tarafından bilinçli bir şekilde oluşturulması ve bununla beraber matematik kaygılarının azalması için matematik öğretimi sürecinde temel psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini vurgulamaktadır.

KaygıMatematikMatematik dersi+7
Malik Durmaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin kesirlerde tahmin becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim 6.-8. sınıf öğrencilerinin kesirlerde tahmin becerileri bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini matematik başarısı, cinsiyet, sınıf düzeyi ve kesirlerde işlem performansı oluşturmaktadır.Kırşehir il merkezinde farklı sosyoekonomik düzeylere sahip bölgelerde bulunan altı ilköğretim okulunda öğrenim gören toplam 683 ilköğretim ikinci kademe öğrencisi bu araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma öğrencilerin kesirlerde tahmin becerileriyle ilgili durumları belirlemeyi amaçladığından korelasyonel araştırma modelindedir. Öğrencilerin tahmin ve işlem başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından 25 soruluk Kesirlerde Tahmin Testi ile 14 soruluk Kesirlerde İşlem Testi geliştirilmiştir. Elde edilen verilere dayalı olarak öğrencilerin kesirlerde işlem başarıları ve okuldaki matematik başarılarının kesirlerde tahmin başarısıyla olan ilişkisini ortaya çıkarmak için Pearson korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Tahmin başarılarının öğrenim gördükleri sınıf düzeyine göre nasıl değiştiğini incelemek için önce Levene istatistiği hesaplanmış ve grupların varyanslarının homojen olmadığı görülerek Tamhane T2 testi yapılmıştır. Öğrencilerin tahmin başarı dağılımlarının her iki cinsiyet grubu içinde oldukça düşük seviyelerde olması nedeniyle bu grupların evrenlerinin normal dağılmayabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak hem Mann Whitney U hem de t- testi sonuçları karşılaştırılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin kesirlerde tahmin başarıları dağılımlarının oldukça düşük seviyelerde olduğu görülmüştür. Kesirlerde tahmin becerisinin işlem ve matematik başarısı ile pozitif yönlü orta dereceli istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Sınıf düzeyi arttıkça kesirlerde tahmin başarı ortalamalarının da arttığı görülmüştür. Tahmin testi sonuçlarına göre 7. ve 8.sınıfların kesirlerde tahmin başarılarının 6.sınıflara göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptanırken, 7 ve 8. sınıfların arasındaki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Kesirlerde tahmin başarılarının cinsiyet değişkeni açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği de ortaya konan bulgular arasındadır.

EğitimKesirlerMatematik+7
Cahit Aytekin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretim programlarının fen ve matematik entegrasyonuna göre incelenmesi

Bu tezde, i) ilköğretim 4-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretim programlarındaki kazanımlar arasında yapılan entegrasyonların uygun ve yeterli olup olmadığı ii) fen ve teknoloji ve matematik kazanımlarının entegrasyonu hakkında öğretmen düşüncelerinin ortaya konulması amaçlanmıştır.Çalışmada ilköğretim 4-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretim programlarındaki kazanımlar arasında yapılan entegrasyonların uygun olup olmadığını, entegrasyonları yapılabilecek başka kazanımların bulunup bulunmadığı ve öğretmenlerin kazanımlar arasındaki entegrasyon hakkındaki düşüncelerini ortaya koymak amacıyla ek 1'deki anketler geliştirilmiştir. Bu anketlerin geliştirilmesi aşamasında 4-8 fen ve teknoloji dersi öğretim programı ve matematik ders öğretim programı ayrı ayrı incelenmiş, iki programdaki kazanımlar arasında entegrasyonları yapılabileceği düşünülen kazanımlar anketlere dâhil edilmiştir. Daha sonra bu anketler için uzman görüşü alınarak ve pilot uygulama yapılarak bu anketlere son hali verilmiştir.Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Ek 1'de verilen anketler Manisa'nın bir ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan 4 ve 5. sınıf öğretmenleriyle, 6-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretmenlerine uygulanmıştır. Toplam 56 öğretmen araştırmaya katılarak 86 anket cevaplandırılmıştır. Ayrıca bu anketler bir profesör dr., bir doçent dr., üç yrd. doçent dr. ve iki araştırma görevlisine uygulanarak uzman görüşleri alınmıştır. Ek1'deki anketlerin ?Evet/Hayır? bölümlerinin öğretmen ve uzman cevaplarının frekansları ve yüzdeleri hesaplanarak 4-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretim programlarındaki kazanımlar arasında yapılan entegrasyonların uygun ve yeterli olup olmadığı değerlendirilmiştir. Ek 1'deki anketlerdeki ?Gerekçe? bölümüne verilen cevaplar içerik analizi yöntemi kullanılarak öğretmenlerin fen ve teknoloji ve matematik kazanımlarının entegrasyonu hakkındaki görüşleri ortaya konmaya çalışılmıştır.Ek 1'deki anketlerden elde edilen bulgular sonucunda 4-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretim programlarındaki kazanımlar arasında yapılan entegrasyonların uygun olduğu fakat entegrasyonları yapılabilecek başka kazanımlarında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ilköğretim 4-8 fen ve teknoloji ve matematik öğretim programlarında yapılan entegrasyonun yüzeysel olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca fen ve teknoloji ve matematik derslerindeki hangi konular arasında entegrasyonun yapılabileceği ve öğretmenlerin fen ve teknoloji ve matematik entegrasyonu hakkındaki düşünceleri yapılan bu çalışmada ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Matematik Öğretim Programı, Fen ve Teknoloji Öğretim Programı, Fen ve Matematiğin Entegrasyonu, Matematik Eğitimi, Fen ve teknoloji Eğitimi

Bütünleşik eğitim programıBütünleşmeFen+7
Hasan Temel
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Geometri alt öğrenme alanında karşılaşılan zorlukların saptanması

Bu çalışmanın amacı, farklı seviyelerdeki öğrencilerin doğru, ışın, açı, geometrik cisimlerin özellikleri ve bunlarla ilgili gerçek dünyadaki sezgi ve deneyimleri sonucu oluşan anlama ve kavram yanılgılarının değişiminin incelenmesi ve bazı kavramların anlama düzeylerini tespit etmektir. Bu amaçla ilgili literatür ışığında belirlenen kavram ve konulardan oluşan anket, uzman görüşüne başvurularak 10 öğrenciye uygulanıp yanlış anlamalara neden olan ifadeler saptanmış, eksik görülen ifadeler üzerinde değişikliğe gidilmiştir. Düzenlenen anket Bolu il merkezinde bulunan okullardan rastgele seçilen ilköğretim 6-8. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır (N=367). Uygulanan ankete verilen cevaplara göre yüzde hesapları yapılarak, anlamada zorluk çekilen konular belirlenmiştir. Öğrencilerin belirlenen konulardaki zorlanma nedenlerini anlamak için `hiçbir şey anlamadım', 'biraz anladım' ve genellikle zorlanılan konuya `çok iyi anladım' cevabını veren öğrencilerden rastgele seçilen 36 öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır.Araştırmanın bulgularına göre öğrencilerin geometri alt öğrenme alanında karşılaştıkları kavram ve konulardan `üç boyutlu cisimlerin alan ve hacimleri' , `Düzlemsel şekillerin alan ve çevre bağıntıları' , `Doğrular ve oluşturdukları açılar' , `Perspektif' ve `Trigonometrik değerler' ile ilgili olanlarında daha çok zorlandıkları belirlenmiştir. Zorlanmalarının nedeni olarak ilgili kavramları sınıf düzeyi arttıkça unutma, ele alınan konuyla ilgili kavramları diğer kavramlarla ilişkilendirememe ve yeteri kadar kavramları somut deneyimlere dayanarak öğrenmemeleri sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre söylenebilecek önerilerden biri, öğretmenlerin, araştırma sonucunda zorluk yaşandığı anlaşılan kavram ve konuların öğretimi esnasında, tespit edilen sonuçları dikkate almalarıdır. Ayrıca araştırma sonunda ortaya konan kavramların öğretimiyle ilgili önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Öğrencilerin algıları, öğrenme güçlükleri, geometri alt öğrenme alanları

GeometriMatematikMatematiksel kavramlar+6
Zerbap Funda Gülerses
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerinin ortaya çıkarılması

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmenliği bölümünde öğrenim gören matematiksel modelleme dersini hiç almamış öğretmen adaylarının matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Öğretmen adaylarının matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmak için öncelikle adaylara matematiksel modelleme etkinliği uygulanmıştır. Matematiksel modelleme etkinliği dört ısındırma, bir modelleme probleminden oluşmaktadır. Modelleme etkinliği Lesh ve Doerr? un (2003) çalışmalarında kullandıkları modelleme etkinlikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu çalışma nitel durum araştırmasına örnektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Eğitim Fakültesine bağlı İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü?nde öğrenim gören 14 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Modelleme etkinliği sonrasında öğretmen adaylarıyla yarı yapılandırılmış görüşme sorularıyla odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Görüşme kaydının analizleri sonucunda öğretmen adayları matematiksel modelleme etkinliğinin, sınıfta çözülen problemlerden; günlük yaşam problemi içermesi, öznellik, değer yargısı, tercihler ve belirsizlik özelliği taşıması bakımından farklı olduğunu belirtmişlerdir. Öğrenciler, matematiksel modelleme etkinliği ile günlük yaşamdaki matematiği keşfedebilir ve sorgulayabilirler. Günlük yaşam problemlerini çözmede üst düzey düşünme yollarını kullanabilir ve geliştirebilirler. Ayrıca modelleme etkinliklerini öğrenciler arkadaşlarıyla birlikte iş birliği içinde çözmeye çalışmaları onları modelleme üzerine tartışılmasını ve daha güvenilir sonuçlar elde etmelerini sağlamaktadır. Bunun yanında etkinlikte iş birliği sürecinde öğretmen adayları, bir problem üzerine birlikte fikir üretme, çaba harcama ve bir işten keyif alma gibi olumlu özelliklerin kazandırıldığına değinmişlerdir. Matematiksel modelleme etkinliğinin birebir günlük yaşam problemi olmasından dolayı bu tür problemlere alışkın olmadıkları için zorlandıklarını belirtmişlerdir. Problemde seçimlerin ön plana çıkması, öğretmen adaylarını belirsizliğe sürüklediği için öğretmen adayları kararlarından emin olamamışlardır. Belirsizliğin yarattığı güvensizlikle modellemenin içerdiği faiz işlemleri öğretmen adaylarını zorlamıştır. Öğretmen adayları süreç sonunda matematik derslerinde matematiksel modellemenin proje ve performans görevleriyle öğrencilere uygulanmasının yararlı olacağını belirtmişlerdir. Proje ve performans görevlerinde matematiğin günlük yaşamla ilişkisi somut bir şekilde ele alınabilir. Bu sayede öğrencilerin günlük yaşamında karşılaşılan sorunlarla çok yönlü düşünerek problem çözmeye istekli olması ve öğrencilere üst düzey düşünme becerilerinin kazandırılması sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Matematiksel Modelleme, Model Oluşturma Etkinlikleri, Öğretmen Adayları

Aday öğretmenlerMatematik dersiMatematik öğretimi+3
Diren Karalı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Somut ve sanal manipülatif destekli geometri öğretiminin 5. sınıf öğrencilerinin geometrik yapıları inşa etme ve çizmedeki başarılarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Somut ve sanal manipülatif destekli eğitimin 5. sınıf öğrencilerinin geometrik yapıları inşa etme ve çizme başarılarını nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Ayrıca öğrencilerin uzamsal yetenekleri ve geometrik düşünme düzeylerinin geometrik yapıları inşa etme ve çizme başarılarını etkileyip etkilemediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın deneysel kısmında yarı deneysel desen kullanılmıştır. Ayrıca tarama araştırması yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul-Pendik ilçesindeki sosyo-ekonomik düzeyi orta seviyede olan bir ilköğretim okulundaki 56 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin toplanması için araştırmacı tarafından 21 soruluk ?Geometrik Yapıları İnşa Etme ve Çizme Testi? ve 21 soruluk ?Uzamsal Yetenek Testi? geliştirilmiştir. Geliştirilen testlerden ?Geometrik Yapıları İnşa Etme ve Çizme Testi?nin güvenirlik katsayısı .75, ?Uzamsal Yetenek Testi?nin güvenirlik katsayısı .81 olarak bulunmuştur. Ayrıca van Hiele geometrik düşünme düzeyleri testi de araştırmacı tarafından kullanılmıştır. Araştırma sonucunda somut ve sanal manipülatif destekli eğitim alan öğrencilerin, ilköğretim matematik dersi öğretim programının öngördüğü şekilde eğitim alan gruba göre geometrik yapıları inşa etme ve çizme başarı testi puanlarının istatistiksel olarak anlamlı farklılıkları olduğu bulunmuştur. Her iki şekilde de eğitim alan öğrencilerin başarılarının arttığı, fakat somut ve sanal manipülatif destekli eğitim alan öğrencilerin performanslarının daha iyi olduğu görülmüştür. Ayrıca yapılan araştırmada uzamsal yeteneği yüksek olan öğrencilerin geometrik yapıları inşa etme ve çizme konusunda daha başarılı oldukları bulunmuştur. Aynı zamanda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin geometrik yapıları inşa etme ve çizme konusundaki başarısının, van Hiele geometrik düşünme düzeylerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı bulunmuştur. Fakat sıra ortalamaları dikkate alındığında geometrik düşünme düzeyleri arttıkça geometrik yapıları inşa etme ve çizme testi puanlarında da bir artış olduğu görülmüştür. Özetle bu sonuçlar öğrencilerin geometrik yapıları inşa etme ve çizme konusundaki başarılarının somut ve sanal manipülatif destekli eğitim, uzamsal yetenek, van Hiele geometrik düşünme seviyeleri ile ilişkili olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Somut ve sanal manipülatif kullanımı, uzamsal yetenek, geometrik düşünme düzeyleri, geometrik yapıları inşa etme ve çizme.

GeometriGeometrik yapılarMatematik eğitimi+7
Tarık Şahin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4-7. sınıf öğrencilerinin denk kesirlerin sembolik ve grafiksel temsillerini ilişkilendirme becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilköğretim 4-7. sınıf öğrencilerinin denk kesirlerin sembolik ve grafiksel temsillerini ilişkilendirme becerilerinin düzeyini belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2011 ? 2012 eğitim öğretim yılı Sakarya ili Geyve İlçesi?nde ilköğretim okullarında okuyan 4., 5., 6. ve 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu araştırmaya pilot uygulamada 3 ilköğretim okulundan 257 öğrenci ve asıl uygulamada ise 11 okuldan 1111 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, bu çalışmada, Temsilsel Akıcılık Testi (TAT) kullanılmış olup test, kesirlerin parça-bütün ve ölçme anlamlarını; alan, sayı doğrusu, uzunluk ve küme temsillerini kullanarak ölçmektedir. Testteki maddelerde kesrin sade ve denk gösterimleri grafiksel olarak temsil edilmiştir ve ayrıca çeldiricilere de yer verilmiştir. TAT'da toplam 5 kesir sembolü için hazırlanmış 90 grafiksel temsil yer almaktadır. Testin kapsam geçerliliği için uzman görüşü alınmış olup güvenirliği içinde KR-20 iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Bu değerler pilot uygulamada 0,933 asıl uygulamada ise 0,928 olarak hesaplanmıştır.. Verilerin analizinde araştırma problemlerine uygun olarak alt kategorilerdeki puan türleri ve sınıf düzeyleri farklılaşmalarını incelemek amacıyla karşılaştırma testleri kullanılmıştır. Veriler tüm kategorilerde ve sınıf düzeylerinde normal dağılmadığı için uygulanacak istatistiklerde parametrik olmayan yöntemler benimsenmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğrencilerin denk kesirlerin sembolik ve grafiksel temsillerini ilişkilendirme becerilerinin kesirlerin parça-bütün ve ölçme anlamlarında, kesirlerin farklı temsil türlerinde (Alan-Uzunluk, Alan-Sayı D., Küme-Uzunluk, Küme-Sayı D., Uzunluk-Sayı D.) ve kesrin sade ve denk gösterimlerinde farklılaştığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte sınıf düzeyi arttıkça genel puanlarda, temsil türlerinde ise alan ve uzunluk temsili hariç diğer temsillerde, kesrin sade ve denk gösterimlerindeki başarının arttığı görülmüştür. Araştırmanın bulguları literatürdeki bilgiler ışığında değerlendirilmiş, sonuç olarak ülkemiz literatüründe kesirlerin anlamları, temsilleri ve denkliği konularındaki çalışma eksikliği tam olarak giderilmese de ilgili literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca matematik öğretimine araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Matematik öğretimindeki eşit paylaşım, kesirlerin anlamları, temsilleri, denkliği konularına yönelik; hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim tasarımcılarına ve program geliştiricilere sunulan öneriler yer almaktadır.

Levent Ertuna
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sonsuzluk kavrayışları

Matematik öğretim programı incelendiğinde de sonsuzluk kavramının sayılar, rasyonel sayılar, doğru, doğru parçası ve limit gibi matematiksel kavramlar ile yakından ilgili olduğu görülmektedir. Özellikle sayı kavramının oluşumunda ve gelişiminde sonsuzluk kavramı önemli olmaktadır. Ayrıca öğrencilerin ileriki dönemlerde karşılaşacağı limit, türev, integral ve sonsuz kümeler gibi kavramların öğretiminde de sonsuzluk kavramına ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak öğrencilerin sonsuzluk ile ilgili anlamları tam olarak bilinememektedir ve sınırlı kalmaktadır. Dolayısıyla öğrencide sonsuzluk kavramının oluşturulabilmesi ve kavram gelişiminin desteklenebilmesi için öncelikle öğrencinin bu kavram ile ilgili anlamalarının ortaya koyulması gerekmektedir. Bu durumdan hareketle bu araştırmada ortaokul (5., 6., 7. ve 8. sınıf) öğrencilerinin sonsuzluk kavramı ile ilgili kavrayışlarının ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, öğrencilere sonsuzluk kavramı, büyük sayılar, sayı bağlamında sonsuzluk, limit durumu ve sonsuz kümelerin karşılaştırılması ile ilgili sorulardan oluşan durum tespit testi uygulanmış ve öğrencilerle klinik mülakatlar yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Kocaeli İl Merkezinde yer alan üç ortaokulda öğrenimine devam eden 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri olmak üzere toplam 176 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda öğrencilerin durum tespit testindeki sorulara verdikleri cevaplar incelenerek, içinde alt kategorileri ve kategorilerin olduğu kod tablosu oluşturulmuştur. Elde edilen kod tablosuna göre araştırmacı verilerin analizini yapmıştır. Klinik mülakatlardan elde edilen veriler de benzer şekilde analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin sonsuzluk kavramını "sonu olmayan", "devam eden" ve "bitmeyen" şeklinde tanımladıkları ve sonsuzluğu sonu olmayan bir süreç olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin sonsuzluk ile ilgili matematiksel, fiziksel ve duygusal olmak üzere üç sonsuzluk algısının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Büyük sayılar ile ilişkili olan sorulardan elde edilen veriler sonucunda öğrencilerin öğrenciler miktarı değişken olan ve çok fazla olduğu için sayısı belli olmayan nicelikleri sonsuz olarak anlamlandırmaktadırlar. Sayılar bağlamında sonsuzluk ve limit durumu ile ilgili sorulardan elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin sonsuz kümelerde statik sonsuzluk düşüncesi gösterdiği, limit durumunda ise potansiyel sonsuzluk düşüncesinin ön planda olduğu görülmüştür. Doğal sayılar ve çift doğal sayılar gibi sonsuz kümelerin karşılaştırılmasında öğrencilerin sonlu kümeler için geçerli olabilecek yöntemlerin sonsuz kümelerin için de geçerli olabileceğini düşündükleri görülmüştür. Bu yöntemleri sonsuz kümelerin karşılaştırmasında kullanmaya çalışmışlardır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar alan yazındaki mevcut araştırmalar ile karşılaştırılarak tartışılmış ve bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sonsuzluk, büyük sayılar, sonsuz sayılar, limit, sonsuz kümeler,

Kavram gelişimiKavram öğretimiMatematik eğitimi+5
Figen Bozkuş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2014
00