Gaziantep University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Gaziantep University

1,922

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal eğilimler ile borsaya katılım ilişkisi: Muhasebe-finansman bilim dalındaki akademisyenlere yönelik bir araştırma

Davranışsal finans, yatırımcıların rasyonel hareket etmediklerini kabul etmektedir. Yatırımcılar, risk ve getiri faktörlerinin dışında davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden de etkilenmektedir. Birçok davranışsal eğilim var olmasına karşın literatürde kabul edilen en temel davranışsal eğilimler; risk toleransı, kendine güven, sürü davranışı ve demirleme eğilimleridir. Bu çalışmanın amacı; muhasebe ve finansman bilim dalındaki akademisyenlerin borsaya katılım durumlarındaki davranışsal eğilimlerini saptamak ve bu davranışsal eğilimlerin borsaya katılım durumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bunun yanında katılımcıların sosyo-ekonomik faktörleri ile borsaya katılma durumları da karşılaştırılmıştır. Toplamda 403 Muhasebe finansman bilim dalındaki akademisyene uygulanan anket soruları Lojistik Regresyon ve Ki-Kare Testi vasıtasıyla analize tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda yapılan analizler neticesinde araştırma kapsamındaki davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden 10 faktör ile borsaya katılım arasında ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır.

AkademisyenlerBorsaDavranışsal finans+3
Abdulvahid Çavuşoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Irak Türkmen atasözleri üzerine halk bilimsel bir inceleme

Yaşanmışlıkların ve yaşanma ihtimali olan durumların anlatılmaya çalışıldığı atasözleri üzerine yapılan çalışmalar kültür aktarımı konusunda önemli bir yer teşkil etmektedir. Irak Türkmen söz varlığı ürünlerinden biri olan atasözleri, Irak Türkmenlerinin sözlü kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmada önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada bu durum gözetilerek ve atasözleri üzerine yapılan çalışmaların nitelikleri de göz önüne alınarak farklı bir yaklaşım denenmiştir. Konuyla ilgi birçok çalışma bulunmakla birlikte çalışmaların benzer nitelikte oldukları da görülmektedir. Bugüne değin Irak Türkmen atasözleri genellikle derlenmiş fakat içerikleri üzerine çalışmalar kısıtlı kalmıştır. Bu çalışmada Irak Türkmen atasözleri konularına göre sınıflandırılmış ve halk bilimsel bir inceleme yapılmıştır. Literatürde doğan bu boşluğun doldurulması adına yapılacak çalışmalara yol gösterici nitelikte olacağı düşünülmektedir.

AtasözleriHalk bilimiIrak Türkleri+5
Arkan Yaseen Taha Qahwachee
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Acentelik

Çalışmanın amacı bağımsız tacir yardımcılarından biri olan acenteleri ayrıntıları ile incelemektir. Acente, acentelik sözleşmesine dayanarak müvekkil nam ve hesabına belirli bir yer ya da bölgede sözleşmeler yapan ya da sözleşmelere aracılık eden bağımsız tacir yardımcısıdır. Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça acente aynı yer veya bölgede birden fazla müvekkile acentelik yapamayacağı gibi müvekkil de birden fazla acente tayin edemez. Acente acentelik yaparken çeşitli hak ve yetkilere sahip olacaktır. Bununla birlikte müvekkilin de acentelik ilişkisinde hakları ve borçları bulunacaktır. Acentelik ilişkisinde acentenin en önemli ve başat hakkı ücrettir. Müvekkil ise bunun karşılığında acenteden ana edim olarak sözleşmeler yapmasını veya sözleşmelere aracılık etmesini bekler. Acente belirli şartlar gerçekleştiğinde müvekkilinden sözleşme sonrasında denkleştirme istemi talep edebilir. Buna ek olarak müvekkil sözleşme ilişkisi sonrasında acentenin kendisiyle rekabet etmesini istemeyebilir. Bu amaçla sözleşme sonunda işlerliğe girecek bir rekabet yasağı sözleşmesi de taraflar arasında yapılabilecektir. Bu durumda acente sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren aynı yer veya bölgede müvekkili ile en fazla iki yıl rekabet etmeyecektir.

Acente sözleşmesiAcentelerAracılık+2
Musa Edip Doğan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Arabesk rap müziği ve kültürel kimlik inşası: Gaziantep ortaokul gençliği örneği

Bu çalışma, arabesk rap müziğinin farklı kodları bir araya getirdiği yapısıyla dinleyici kitlesi üzerinde nasıl anlamsal bir evren oluşturduğunu, bu popüler müzik türünü dinleyen gençlerin kendilerini ortaya koyma ve kimlik inşa etme süreçlerindeki bağlantıları anlamayı amaçlamıştır. Hip-hop kültürünün temel parçalarından biri olan rap müzik Amerika'da doğmuş ve sonrasında dünyanın farklı bölgelerinde yankı bulmuştur. Türkiye'deki popüler müziklerden biri olan arabesk müzik, özellikle 2000'li yıllardan itibaren rap müzikle kesişmiş ve böylelikle bazı grupların kendilerini ifade etme alanı bulduğu arabesk rap müziği öne çıkmıştır. Özellikle bazı genç grupların kendilerini ortaya koymasında bu müziğin işlev gördüğü anlaşılmıştır. Popüler müziklerin gençler üzerindeki etkinlikleri düşünüldüğünde arabesk-rap müziği de bu grupların kendilerini ifade edebileceği, çevresiyle etkileşime ve iletişime geçebileceği, kimliklerini inşa edebileceği bir alan oluşturmuştur. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada derinlemesine görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılmış; arabesk rap dinleyicisi olan görüşmecilerin sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bir konumda oldukları, sanatçılar ve dinleyiciler arasında benzer yaşam deneyimlerinin olduğu, görüşmecilerin çeşitli duygularını ortaya koymada arabesk rapin önemli bir işlevi olduğu görülmüştür. Özellikle sosyal medya üzerinden varlık gösteren bu müziğin gençlerin kimliklerini inşa edebilecekleri, otoritelere karşı mikro direnişler gösterebilecekleri, akranlarıyla etkileşimlere girebilecekleri bir saha yarattığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla her popüler müzik gibi arabesk rap de kendi katılımcılarının dünyasına hitap etmekte; onların karşı çıkışlarını, arkadaşlık ilişkilerini, duygularını deneyimledikleri bir mübadele ortamı sağlamaktadır. Genellikle olumsuz eleştirilere maruz kaldığı görülen bu müziğin ve bileşenlerinin arka planının anlaşılması ve yeni çalışmalar için fikir vermesi bu çalışmayı önemli kılan noktalar arasındadır. Anahtar sözcükler: Popüler Müzik, Arabesk Rap, Kimlik İnşası

Arabesk müzikGaziantepKimlik inşası+4
Engin Keleş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçmenlerin kültürel kimliklerini inşa etme süreci: Gaziantep örneği

21. yüzyıl, araştırmacılar tarafından göçler çağı olarak nitelendirilmektedir. Dünyanın küresel hale gelmesi birçok sosyal olguyu etkilerken, göç olgusunu da etkilemiştir. Bulunduğumuz bu çağda göçler dünyanın dört bir yanına farklı nedenlerle yapılmış ve yapılmaya devem etmektedir. Bu konunun küresel bir anlam kazanması, araştırmacıların bu konuya ilgisini daha da artırmıştır. Göç konusunda literatüre bakıldığında birçok araştırmanın var olduğunu görülmektedir. Göç ve göçmenlik birbirine bağlı ayrılmaz bir ikilidir. Göçmenler ile ilgili önemli bir husus olan kültür ve kimlik, araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Kültürel kimlik göçmenlerin göç ettiği ülkelere kendileriyle birlikte götürdükleri en önemli manevi değerleridir. Göçmenler bu kültürel kimlikleri hedef alanda nasıl korudukları ve kültürel kimliklerine bağlı kalıp kalmadıklarını öğrenmek için bu araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada Gaziantep Üniversitesinde öğrenim gören Suriyeli göçmen öğrencilerin kültürel kimliklerini ve yeni bir yerleşim yerinde kültürel yapılarını nasıl devam ettiklerini öğrenmek, araştırmanın amacı olmuştur. Araştırma sahasında nicel ve nitel desenler birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonucunda göçmenlerin kültürel kimliklerine bağlı oldukları ve kültürel kimlik güçlerinin yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar sözcükler: Göç, Göçmen, Kimlik, Kültür, Kültürel Kimlik

GaziantepGöçlerGöçmenler+7
Çetin Sak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of Ian McEwan's The Child in Time, Tom McCarthy's Remainder and Julian Barnes' The Only Story as narratives of memory and melancholy

The concept of melancholy has been discussed, defined, and analyzed throughout history by philosophers, thinkers, and psychoanalysts. In Sigmund Freud's seminal essay titled "Mourning and Melancholia" (1917), melancholia is attached to the concept of loss, and gained a different layer when compared with how it was perceived and defined in the past. At this point, the presence of loss is provided and tested by memory. In this respect, melancholia became interrelated with memory. These two concepts carry various layers within, such as love, death, mourning and time, and including these layers in the analysis vastly contributes to the discussions of melancholy and memory. In the contemporary era, melancholy and memory occupy a significant place both in the contemporary condition of human beings and in the reflection of that condition in the literature of the era. Thus, melancholy and memory have been two of the main focuses of contemporary British fiction. This study will attempt to demonstrate the relationship between melancholy and memory in Ian McEwan's The Child in Time (1987), Tom McCarthy's Remainder (2005), and Julian Barnes' The Only Story (2018) respectively. With their distinct ways of representing melancholy and memory, novels that will be analyzed in this thesis shed different amount of light into different aspects of the concepts.

NarrativeBarnes, JulianMemory+6
Muhammed Mirac Ceylan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of governance on economic growth: Evidence from emerging countries

Emerging countries have achieved a significant improvement in annual growth and now constitute a considerable proportion of the world economy. These countries contain more than half of the world's population. For these reasons, studying the economies of these countries is a very important topic. This study aims to investigate the relationship between governance and economic development in emerging economies. Our research is based on the World Bank data for worldwide governance indicators of emerging economies from 2002 to 2018. The principal component analysis and generalized method of moments were applied to identify the relationship between the gross domestic product index as a dependent variable and the worldwide governance indicator as an independent variable and the foreign direct investment, inflation, and working-age population indicators as control variables. The experimental results showed that there was no significant relationship between governance and economic development. Based on these findings, it is emphasized that the countries in the sample should give more importance to governance. Keywords: Emerging market countries, Economic growth, Governance indicators, GMM, PCA

Economic growthEconomic effectEmerging markets+4
Hasan Almohammed
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası sivil toplum kuruluşlarının insan haklarının korunmasındaki rolü

Küreselleşme ve çeşitli alanlarda meydana gelen uluslararası gelişmeler, uluslararası sistemde büyük değişikliklere yol açmıştır. Uluslararası forumlarda sivil toplum, insan hakları ve kamuoyu gibi bazı kavramlar büyük önem kazanmıştır. Devletin geleneksel rolü azalmış ve devletler, artık küresel politikaların belirlenmesinde ve tanımlanmasındaki tek temel unsur değildir. Yeni dünya düzeninin dünyadaki sorunların çözümüne etkin bir şekilde katkıda bulunabilecek yeni uluslararası unsurlara ihtiyacı vardır. Uluslararası sivil toplum kuruluşları, en önemli yeni aktörlerden biridir ve uluslararası karar alma sürecinde önemli bir etkiye sahiptir. Uluslararası sivil toplum kuruluşlarının her düzeyde artan öneminin bir sonucu olarak Birleşmiş Milletler, rolünü uluslararası ilişkilerde önemli ve temel bir ortak olarak kabul etmiştir. Bu kuruluşların yaptığı katkılar, zamanla artarak dünyada üçüncü otorite haline gelmiştir. Bu kuruluşlar, sahip oldukları büyük yetenekler ve uyguladıkları çeşitli mekanizmalar nedeniyle dünyadaki insan haklarını koruma sürecinde, önemli bir unsur olarak kabul edilmektedir. Sivil toplum kuruluşları, uluslararası insan hakları sözleşmeleri geliştirmeye ve uygulamaya çalışmakta ve uluslararası insan hakları hukukunun kurallarına uymanın bir garantisi haline gelmektedir. Dünyadaki temel hak ve özgürlüklerin durumunu da izlemekte ve insan hakları ihlallerini tespit etmek için çalışmaktadır. Ayrıca bu kuruluşlar, uluslararası toplumdaki insan hakları ihlalleri ile mücadele etmek için uluslararası yargı organları nezdinde büyük çabalar sarf etmektedir. Bu çalışma, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının insan haklarının korunması ve geliştirilmesi alanındaki katkılarını ve uluslararası düzeyde insan hakları standartları ve antlaşmaları süreçlerindeki rollerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca bu kuruluşların, dünyada insan haklarını garanti altına almak için izledikleri çeşitli mekanizmalara da ışık tutmaya çalışmaktadır. Anahtar kelimeler: Uluslararası sivil toplum kuruluşları, Uluslararası sözleşmeler, İnsan hakları, Uluslararası insan hakları hukuku

Sivil toplum örgütleriUluslararası hukukUluslararası sözleşmeler+2
Muhammed Muhammed
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Enflasyon ve temel makroekonomik göstergeler arasındaki ilişki: G7 ülkeleri ile Türkiye arasında bir karşılaştırma

Enflasyon kavramı toplumun geneli tarafından kimi zaman doğru, kimi zaman yanlış olarak fakat her zaman olumsuz anlamda kullanılan bir kavramdır. İktisat biliminde fiyatlar genel seviyesinin sürekli artışı olarak tanımlanan enflasyon, yüksek oranlarda seyrettiği durumlarda ekonomi için zararlı bir olgudur. Fiyatlar genel seviyesinde, ekonomik aktörlerin kararlarını etkilemeyecek düzeyde yaşanan yükselişler ise ılımlı enflasyon olarak tanımlanır ve bu durumda fiyat istikrarının sağlandığı kabul edilir. Çift rakamlı enflasyon oranlarının yüksek enflasyon olarak kabul edildiği günümüzde, yüksek enflasyonun pek çok ekonomik göstergeyi olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Bu anlamda, bu çalışmanın amacı enflasyonun temel makroekonomik göstergeler ile olan ilişkisinin ortaya konmasıdır. Bu çalışmada gelişmiş ülkeler olarak kabul gören G7 ülkeleri ve gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye için 1991-2019 arası döneme ait yıllık veriler alınarak enflasyonun ekonomik büyüme, işsizlik, dışa açıklık ve doğrudan yabancı yatırımlar ile olan ilişkisi araştırılmıştır. Enflasyonun söz konusu temel makroekonomik göstergeler ile olan ilişkisinin ortaya konması adına dört farklı model kurulmuştur. Bu amaçla G7 ülkelerine ait seriler ele alınarak bu ülke grubu için panel veri analizi yapılmıştır. Türkiye'ye ait seriler ele alınarak zaman serisi analizi yapılmıştır. Panel veri analizinde enflasyonun ekonomik büyüme ve işsizlik ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı, dışa açıklıktan negatif yönde etkilendiği ve doğrudan yabancı yatırımları negatif yönde etkilediği sonuçları elde edilmiştir. Türkiye için yapılan zaman serisi analizinde ise enflasyonun ekonomik büyüme, işsizlik ve doğrudan yabancı yatırımları negatif yönde etkilediği, dışa açıklıktan ise pozitif yönde etkilendiği sonucu elde edilmiştir.

EnflasyonG-7 ülkeleriMakroekonomik değişkenler+3
Muhyettin Erdemli
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet etrafında ataerkilliğin toplumsal ataerkil TV dizileri üzerinden yeniden üretimi/işlenişi

Bu çalışmanın amacı toplumsal cinsiyet bağlamında ataerkilliğin TV dizilerinde yeniden üretimini ortaya koymaktır. Özellikle TV içerikleri incelendiğinde ataerkil rollerin çoğaldığı görülür. Bunun sonucu olarak içeriklerin izlenme oranları, topluma yansıma biçimleri ve TV'de uzun yıllar kalıcılığı yakalamaları, bu içeriklerin ne derece etkili olduğunu bizlere verirken öte yandan ataerkillik kalıplarıyla harmanlanıp sunulmaları da izlenme paylarını büyük ölçüde etkilemiştir. TV'nin ataerkil dizileri topluma yansıtma biçimleri ve işleyiş biçimleri de çok önemlidir. TV popüler kalıplar etrafında ataerkil roller yaratıp bunu topluma sunar. Çalışmanın amacını gerçekleştirmek için baskın role sahip olan ataerkil kalıplar içinde sunulan "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" dizisi örnek olarak tez çalışmasına konu olmuştur. Söylem analizi neticesinde elde edilen bulgular ataerkilliğin toplum içindeki boyutu ve toplumsal cinsiyetin belirginliği bağlamında TV dizilerinin bu durumu besleyen bir kaynak statüsüne sahip olduğunu göstermiştir. Anahtar sözcükler: Toplumsal Cinsiyet, Ataerkillik, TV Dizisi

AtaerkilDizi filmDiziler+3
Tuğba Aslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00