Kastamonu University
Discipline

Bilgi ve Belge Yönetimi Anabilim Dalı

Kastamonu University

120

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye adresli yayınların altmetric dikkat skorları açısından değerlendirilmesi

Bilimsel iletişimdeki dijitale göç hareketiyle akademik yayınların bıraktıkları izler, yeni nesil yöntemlerle takip ve analiz edilebilmektedir. Dijital dünyadaki bilimsel ürünlerin, yine bu ortamlardaki etkilerini ölçmek için altmetrik ölçevlerden yararlanılmaya başlanmıştır. Altmetriler, topladıkları nicel (tweet sayısı vb.) ve nitel (tweet içeriği vb.) verilerle çevrimiçi yaşam döngüsüne sahip bilimsel ürün türleri ve akademik yayın süreçleri için etkiyi, dikkati veya ilgiyi ölçmeye çalışan araçlardır. Bu çalışmanın amacı, altmetrilerin kavramsal arka planını güçlendirerek literatüre katkı sağlamak ve altmetrik verilere sahip Türkiye adresli yayınların büyük resmini çizmeye çalışmaktır. Bu bağlamda, 1953-2021 yılları arasında yayımlanan, Altmetric dikkat skoru (Altmetric attention score-AAS) birden büyük Türkiye adresli 49.487 bilimsel yayın, türlerine, tarihlerine, Altmetric dikkat skorlarına ve Altmetric.com veri kaynaklarına göre değerlendirilmiştir. Araştırma soruları çerçevesinde, yayınların Altmetric dikkat skorlarının; disiplin, erişim durumu ve türüyle kurumlararası işbirliği türü açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği, kurumlararası işbirliği sayısıyla anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı analiz edilmiştir. On üç Altmetric.com veri kaynağı içerisinden Twitter, literatürdeki sonuçlara benzer şekilde, bilimsel ürünlerle ilgili en çok paylaşım yapılan sosyal ağ platformu olmuştur. İkinci sırada ise patentlerin bulunması, literatürdeki çalışmalardan ayrılan farklı bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yayınlara disiplinleri açısından bakıldığında, literatürdeki sonuçlara benzer şekilde tıp ve sağlık bilimlerinin yayın sayısı ve Altmetric dikkat skorları açısından ön sırada olduğu; insani bilimlerdeki yayınların yüksek, mühendisliktekilerin ise düşük Altmetric dikkat skorları sergilediği tespit edilmiştir. Açık erişimli yayınların (%42) Altmetric dikkat skorlarının, açık erişimli olmayanlarınkine göre daha yüksek olduğu; uluslararası yayınların (%39) Altmetric dikkat skorlarının ise ulusal yayınlarınkinden daha yüksek çıktığı saptanmıştır. Kurumlararası en fazla işbirliği sayısına sahip Türkiye adresli kurumun Hacettepe Üniversitesi olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, çok disiplinli, açık erişimli, uluslararası ve kurumlararası işbirliği sayısı yüksek yayınların Altmetric dikkat skorlarıyla öne çıktığı görülmüştür. Altmetrilerin uygulamada neyi ölçtüğünü, anlamlı sonuçlar verip vermediğini ve daha önce keşfedilemeyen hangi örüntüleri ortaya çıkardığını bulabilmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Akademik iletişimAkademik çalışmalarAltmetrik+6
Elçin Ziya
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kütüphanelerde veriye dayalı karar verme: TBMM Kütüphanesi koleksiyonunun kullanım analizi

Kullanıcıların kütüphane ile etkileşimi sonucu oluşan veri yine kullanıcıya sunulan hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla kullanılabilir. Kütüphanelerdeki basılı ve Açık Erişim (AE) koleksiyonuna ait tanımlayıcı istatistikler, en çok taranan kelimelerin analizi ve ödünç verme istatistiklerine uygulanacak betimleyici analizler, kütüphane koleksiyonuna ve kullanıcısına ait veriye dayalı karar alma süreçlerini destekleyecektir. Öte yandan kütüphane birimleri tarafından düzenli aralıklarla oluşturulan raporların standartlara uyumluluğu sağlanarak kütüphane hizmetlerinin uluslararası çapta kıyaslanabilmesine hazırlık yapılabilir. Bu araştırmada bir parlamento kütüphanesi olan TBMM Kütüphanesi'nin basılı ve fiziksel koleksiyonu betimlenerek veriye dayalı karar verme süreçlerine katkı sunacak bulgular elde edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın çıkış noktasını, TBMM Kütüphanesi'nin koleksiyonun büyük bir kısmının uzun süredir ödünç alınmaması ve kullanıcıların koleksiyondan yeterince yararlanmaması problemi oluşturmaktadır. Betimleme yöntemi ve belge analizi yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada veriler; TBMM Arşivinden, KOHA otomasyon sisteminden, DSpace AE sistemine bağlı internet analitiklerinden ve kütüphane faaliyet raporlarından elde edilmiştir. Veriler iş zekâsı yazılımı ile temizlenmiş, ihtiyaç dâhilinde gruplanmış ve tanımlayıcı istatistikler ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularında kütüphaneye ait yaklaşık 312.000 kitabın %81'inin son 14 yılda hiç ödünç alınmadığı, kullanılmayan kitapların %20'sinin Sosyal Bilimler konulu olduğu, koleksiyondan en çok Milletvekillerinin faydalandığı ve en çok Tarih konulu kitapları tercih ettikleri, en çok tercih edilen yayınların Edebiyat konulu olduğu ve en çok okunan yazarın "Dostoyevski" olduğu görülmüştür. AE koleksiyonu doğrultusunda elde edilen bulgulara göre en çok tercih edilen eserler Edebiyat konuludur ve en çok aranan kelimeler "divan, harita, Türk Parlamento Tarihi"dir. Kütüphane politika metinlerinde yürütülen belge analizi sonucunda "TBMM Kütüphanesi'nin, koleksiyon kullanım analizine yönelik bir politikası bulunmadığı" ortaya çıkarak ana hipotez doğrulanmıştır.

Bilgi bilimKarar vermeKarar verme yöntemleri+6
Sercan Tırnavalı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal bilgi yönetiminde ürün yaşam döngüsü yaklaşımları:Bir savunma sanayi şirketindeki yapılandırma sürecinin analizi

Günümüzde artan rekabet ortamı ile beraber şirketlerin daha hızlı, daha az maliyetli ve daha hatasız ürünler geliştirmeleri gerekmektedir. Bu nedenle de bilgi sistemlerine ve uçtan uca tüm üretim sürecini tek bir ortamda yönetilmesine ihtiyaç duymaktadırlar. Çalışmada, bütünleşik bir yapıya geçmek isteyen büyük ölçekli bir savunma sanayi şirketinde ürün ve hizmetlere yönelik bütün süreçleri kayıt altına almak için ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına duyulan ihtiyaçları tespit etmek ve bu yaklaşıma geçiş sürecinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Belirtilen amaç çerçevesinde çalışmanın kavramsal arka planı kurumsal bilgi yönetimi ve ürün yaşam döngüsü yönetimi üzerine kurgulanmıştır. Bu kurgudan hareketle şirketteki kurumsal bilgi yönetimi uygulamaları ve ürün yaşam döngüsü yönetimi ile ilgili çalışmalar iki boyutta betimlenmiştir. Bu boyutlardan ilkinde şirkette ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarının yapılandırılmasında sorumluluğu bulunan karar vericilerin görüşleri değerlendirilmiştir. İkinci boyutta ise pilot uygulama olarak ürün yaşam döngüsü uygulamalarını deneyimleyen çalışanların konuyla ilgili değerlendirmeleri analiz edilmiştir. Söz konusu görüşlerin ve değerlendirmelerin analizi için yarı yapılandırılmış görüşme ve anket teknikleriyle veri toplanmıştır. Öne çıkan bulgularda (1) kurumsal bilgiye ulaşma konusunda sorunların yaşandığı (2) bilgi sistemlerinde kesintilerin olduğu (3) ürün yaşam döngüsüne geçiş aşamasında süreçlerin planlanmasına yönelik iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. Sonuçta ise çalışanların güncel bilgiye ulaşamama, çok fazla bilgi sistemi ile çalışma ve bu sistemler arasında veri aktarımına gereksinim duyma gibi sorunlar yaşadıkları anlaşılmıştır. Ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarında ise eğitim eksikliğinden ve verilen eğitimlerin şirkete özgü olmamasının bu uygulamaların kullanımına geçişi olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca pilot uygulama olarak ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarını deneyimleyen çalışanlar bu uygulamaların şirketin bütününe yayılmasını ihtiyaç duyulan bir durum olarak değerlendirmiştir. Bulgular ve değerlendirmeler sonucunda çalışmanın ana hipotezi olarak "Büyük ölçekli ve çok sayıda bilgi sistemi ile ürün ve hizmet geliştirmeye dayalı iş süreçlerini yöneten bir savunma sanayi kurumunda bütünleşik bir yapıda, ürün ve hizmetlere yönelik bütün süreçleri kayıt altına alan ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına ihtiyaç duyulmaktadır" şeklinde oluşturulan hipotez doğrulanmıştır. Bu çalışmanın kurumsal yapılarda ürün yaşam döngüsü yönetimi uygulamalarına geçiş sürecini resmetmesi açısından özgün değer taşıdığı düşünülmektedir.

Bilgi sistemleriBilgi yönetimiKurumsal yönetim+7
Gökçe Yüksel
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-ekonomik düzeyin çocukların okuma alışkanlıkları üzerine etkisi: Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencileri üzerine bir araştırma

Okuma, çocukluk yıllarında kazanılan bir beceri olarak yıllar içinde geliştirilen, düzenli ve sürekli yapıldığında alışkanlık haline gelen bir beceridir. Bireysel ve toplumsal gelişim açısından çok önemli olduğu bilinen okuma alışkanlığının kazanılmasında en önemli unsurların başta aile, okul öğretmen, kütüphaneler olduğu söylenebilir. Sosyo-ekonomik etkenler ise bu sürecin unsurları üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Çocuğun anne babasının eğitim ve gelir düzeyi, mesleği gibi sosyo-ekonomik özellikleri, eğitim alınan okulların özellikleri ve içinde yaşanılan çevre gibi faktörler sosyo-ekonomik düzeye göre değişebilmekte ve tüm bunlar okuma alışkanlıklarını etkilemektedir. Bu açıdan çocukların okuma alışkanlıklarının sosyo-ekonomik etkenler bağlamında araştırılması ve ortaya çıkan sonuçlar okuma alışkanlığı sorununun çözümüne yönelik uygulamalara büyük katkı sağlayacaktır. Bu araştırmada, Ankara'da farklı sosyo-ekonomik koşullarda yaşayan sekizinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıkları ailenin gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyleri, meslekleri ve coğrafik köken gibi sosyo-ekonomik özellikler temelinde incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezi sınırları içinde yer alan 3 ilçede bulunan ortaokullardaki 8. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 3 ilçe, 8 ortaokul, 256 öğrenci ile örneklenen araştırma betimleme yöntemi ile gerçekleştirilmiş, verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, gelir düzeyi, anne babanın eğitim düzeyi ve mesleği, coğrafik köken olarak belirlediğimiz sosyo-ekonomik özellikler ile öğrencilerin okuma alışkanlıkları arasında anlamlı ilişkiler bulunmaktadır. Güçlü okuma alışkanlığına sahip olanlar daha çok orta ve alt orta gelir düzeyindeki öğrenciler, orta düzey okuyucular üst ve üst orta gelir düzeyindeki öğrenciler ve zayıf düzey okuyucular ise daha çok alt ve alt orta gelir düzeyindeki öğrencilerdir. Öğrencilerin okuma alışkanlıkları ile arasında en güçlü ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik, vi "gelir düzeyi", "eğitim" ve "meslek", en zayıf ilişkinin bulunduğu sosyo-ekonomik özellik ise "coğrafik köken"dir. Elde edilen sonuçlara göre, "Ankara'daki ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının düzeyi, sahip oldukları sosyoekonomik özelliklere göre değişmektedir" biçiminde belirlenen araştırma hipotezi doğrulanmıştır. Anahtar Sözcükler İlköğretim öğrencileri, Okuma alışkanlığı, Okuma kültürü, Sosyo-ekonomik özellikler, Sosyo-ekonomik etkenler, Ankara.

OkumaOkuma alışkanlığıSosyoekonomi+4
Duygu Tatar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki üniversitelerin açık erişim arşivlerinin ve politikalarının değerlendirilmesi

Açık erişim, bilimsel yayınlara ücretsiz ve uzaktan erişilebilirliği temel alan bir terim olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada genel anlamda açık erişim, üretilmiş ve var olan bilginin sınırsız ve etkili biçimde aktarılmasına yönelik bir yöntem olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle, açık erişim, okuyucunun bilimsel bilgiye herhangi bir ücret ödemeden ve söz konusu bilgilerin lisans alarak bilimsel bilgiye erişmek isteyen araştırmacılar tarafından daha çok kullanılmasına olanak veren uygulamaların bütünüdür. Bilimsel yayınlara erişimin araştırmacılar tarafından gerektiğinde kullanılabilir olması akademik gelişim anlamında değer arz etmektedir. Ancak ülkemizde bilimsel yayınlara erişim ve akademik olarak bilginin yayılması bağlamında birtakım sorunlar mevcuttur. Bu sorunları temel alarak ülkemizde açık erişime yönelik çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Ülkemizde açık erişime ve kurumsal arşivlemeye yönelik çalışmalarla yükümlü kurumların başında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversiteler gelmektedir. Bu kapsamda YÖK, 2019 Ocak ayında, Üniversitelerarası Kurul ile birlikte "Açık Erişim ve Açık Bilim" konulu bir toplantı düzenlemiştir. Bu toplantıda, üniversitelere açık erişim çalışmaları konusunda yapılan faaliyetleri raporlamaları ve düzenli aralıklarla YÖK'e sunmaları gerekliliği bildirilmiştir. Buradan hareketle, bu tez çalışması, bugüne kadar gerçekleştirilmiş uygulamalar ile YÖK'ün 2019 Ocak ayı itibariyle açık erişime dair başlattığı inisiyatifi konu edinmektedir. Bu çerçevede YÖK'ün almış olduğu inisiyatifin üniversiteler üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın neticesinde açık erişimin ülkemizde uygulanmaya başlandığı yıllardan bu yana üniversitelerin uygulamış oldukları açık erişim ve kurumsal arşiv faaliyetleri ile günümüzdeki uygulamalar karşılaştırmalı olarak analiz edilecektir. Analiz sonucunda, açık erişim ve açık bilim politikalarına yönelik önümüzdeki yıllara ilişkin yapılabilecekler konusunda fikirler belirlenecek ve öneriler sunulacaktır. Çalışmanın mümkün olmasını sağlayacak veriler üniversitelerin açık erişim ve kurumsal arşiv sistemlerinden ve YÖK Kütüphane Yayın Dokümantasyon Daire Başkanlığı'nın hazırladığı Haziran 2019 ve henüz yayınlanmamış olan Ocak 2020 ve Haziran 2020 raporlarından elde edilecektir.

Arşiv sistemleriArşivcilikArşivler+6
Özge Sarı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin atıf etkisi

Bu çalışmanın amacı, Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin aldıkları atıflar açısından hangi konumda olduklarını saptamaktır. Bu doğrultuda, uluslararası bir veri tabanı olan Web of Science kapsamındaki dergilerde ilk yayımlandığı 1974 yılından 2020 yılına kadar geçen sürede dizinlenmiş tüm Türkiye adresli bilgibilim makalelerine ve bunlarla aynı derginin aynı sayısında ilgili alanda yayımlanmış diğer tüm makalelere ait bibliyografik veriler elde edilmiştir. Ardından, her bir Türkiye adresli bilgibilim makalesinin, yer aldığı derginin ilgili sayısındaki atıf performansı incelenmiş ve ortanca değere göre konumu tespit edilmiştir. Bu makaleler, atıf sayısı, ulusal ve uluslararası işbirliği, çok yazarlık, disiplinlerarası işbirliği gibi başlıklar altında ele alındıktan sonra akran makale atıf etkisi kapsamında ayrıca analiz edilmiştir. Akran makale atıf etkisi, kavramsal olarak ilk kez bu çalışma ile ele alınmıştır. Bu ölçev, her bir makalenin, yer aldığı derginin ilgili sayısındaki diğer makaleler arasında atıflar bakımından ne konumda olduğunun görülebilmesini ve kendi akranlarıyla kıyaslanarak etkinliği hakkında bir yorum yapılabilmesini mümkün kılmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre, Türkiye adresli bilgibilim makalelerinde çok yazarlılığa, ulusal ve uluslararası işbirliğinin yapılmasına verilen önemin artması gerekmektedir. Kurumlar veya üniversiteler arasında gerçekleştirilecek işbirliği çalışmaları ortak yayın yapmak için zemin hazırlayacaktır. Ayrıca, alan dışından katkı sağlayan araştırmacıların yanı sıra, bu çalışmadaki kavramsal tanımı çerçevesinde bilgibilim kökenli araştırmacıların literatürde daha etkin olması ve ön plana çıkmasının Türkiye adresli bilgibilim makalelerinin kalitesinin ve görünürlüğünün artmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bilimsel yayınların teşvik edilmesi ve nitelikli yayınların desteklenmesi noktasında günümüzde dergi etki faktörü merkezli ve hali hazırda kullanılmakta olan araştırma değerlendirme ölçme mekanizmalarına destekleyici olarak akran makale atıf etkisinden yararlanılması önerilmektedir. Yine de, tüm uygulamalarda bilimsel iletişim sürecine ve ölçevlere dair sınırlılıkların gözden kaçırılmaması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler Bibliyometri, Atıf Performansı, Akran Makale Atıf Etkisi, Bilgibilim Makaleleri, Bilimsel İletişim

AdreslerAtıf dizinleriAtıflar+3
Mücella Sena Köksal
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geri çekilen makalelerde açık erişim etkisi

Bilimsel araştırma sonuçlarının paylaşıldığı, bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerde kimi zaman hatalar yer alabilmektedir. Kasıtlı olmadan yapılan hesaplama hatalarının yanı sıra, veriler kasten uydurulmakta, çarpıtılmakta veya başka çalışmalardan aşırma yapılmaktadır. Bu durumlarda uygulanan yaptırım makalelerin düzeltilmesi ya da geri çekilmesidir. Yanlış veya geçersiz sonuçlar barındıran bu tür yayınlar insanları, toplumları ya da ülkeleri doğrudan etkileyecek şekilde tedavilere veya politikalara dayanak olduğunda riskli sonuçlar doğurabilmektedir. Tüm dünyada geri çekilen makale sayısında artış gözlenmektedir. Bu artış, kimi çalışmalara göre, eskisinden daha fazla problemli yayın yapıldığını; kimilerine göre ise sorunların eskisinden daha hızlı keşfedildiğini göstermektedir. Makalelerin geri çekilme sürelerinin incelendiği çalışmalarda sürelerin yıllar içinde kısaldığı görülmektedir. Özellikle 2002 yılı itibariyle geri çekilme sürelerinin kısalması açık erişimin etkisi olduğunu düşündürmektedir. Bu çalışmada açık erişimin makalelerin geri çekilme sürelerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Web of Science veritabanında 1945-2020 yılları arasında yayımlanmış 5398 geri çekilen makale incelenmiştir. Çalışma, geri çekilen makaleleri konu alan çalışmalar arasında en büyük veri setine sahip olan ve Türkçe literatürde lisansüstü düzeydeki ilk çalışma özelliği taşımaktadır. Araştırma, açık erişimli makalelerin açık erişimli olmayanlara göre daha kısa sürede geri çekildiği hipotezi üzerine kurgulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre ise açık erişimli makaleler, 165 günlük bir farkla açık erişimli olmayan makalelerden daha uzun sürede geri çekilmektedir. Uygulanan Mann-Whitney U testi sonucunda bu farkın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu saptanmıştır. Bu farkın açık erişimden kaynaklanmadığı düşünülmektedir. Çalışma kapsamında incelenen açık erişimli makalelerin arasında, açık erişim kavramının ortaya çıkışından çok önce yayımlanmış ve hangi tarihte erişime açıldığı bilinmeyen makaleler bulunmaktadır. Ayrıca bronz, altın ve yeşil olmak üzere üç farklı türdeki açık erişimli makalelerin geri çekilme süreleri açısından birbirinden farklılık göstermesi de bu konunun farklı boyutlarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla geri çekilme konusunun nedensellik açısından çok boyutlu olduğu değerlendirilmektedir. Çalışma sonucunda, hem açık erişimli olan hem de olmayan makalelerin geri çekilme sürelerinin yıllar içinde kısaldığı saptanmıştır. Ayrıca, yayımlandıktan sonraki 1 yıllık zaman dilimi içinde geri çekilen açık erişimli makalelerin, o yıl yayımlanmış tüm geri çekilen açık erişimli makalelere oranı yıllar içinde artış göstermektedir. Bu artış, açık erişimli olmayan makaleler için de geçerlidir. Bu durum makalelerdeki sorunların eskisine göre daha hızlı tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Açık erişimin bu durumu kolaylaştırıcı bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Hataların ve etik sorunların hızlı tespit edilmesi önemli olsa da ideal bilimsel iletişim ortamı açısından daha değerli olan, bunların hiç yaşanmamasıdır. Makalelerin genellikle etik ihlaller nedeniyle geri çekildiği düşünüldüğünde, bu konuya yönelik kuralların ve yaptırımların güçlendirilmesine ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Bilimsel araştırma süreçlerinin tüm aşamalarında açıklık kültürünün yaygınlaşması, mevcut sorunların ortaya çıkarılabilmesi ve bunların gelecekte tekrarlanmaması adına önemli görülmektedir. Çalışmada elde edilen bulguların ve sunulan önerilerin yayın etiği ve araştırma dürüstlüğü anlamında farkındalığı artıracak çalışma ve girişimlere katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Açık erişimBilimsel araştırmalarDergiler+6
Kardelen Düzgören
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki halk kütüphanelerinin afet yönetimi açısından yönetici görüşlerine göre değerlendirilmesi

Halk kütüphanelerindeki eserler; doğa kaynaklı afet, acil durum, insan kaynaklı riskler, çevresel koşullar ve iç ortam koşulları gibi etmenlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Yapıları itibarıyla bu eserler hasar görme veya yok olma tehlikesi altındadır. Eserlerin yanı sıra personel ve kullanıcılar da bu etmenlerden olumsuz etkilenebilmektedir. Önleyici tedbirlerin alınarak, geçmiş ile gelecek arasında tarihi, sosyal ve kültürel köprü görevi gören halk kütüphanelerindeki değerli eserleri gelecek nesillere ulaştırmak öncelikle ele alınması gereken bir konudur. Eserlerin gelecek nesillere aktarılması için afetlerden korunması ve iç ortam koşullarının düzenli izlenerek risk belirleme ve değerlendirme çalışmalarının sürdürülmesi gerekmektedir. Önleyici çalışmalar yapılarak risk meydana gelmeden önce önlemler belirlenmeli; varsa mevcut tehlikeler zaman kaybetmeksizin azaltılmalıdır. Önlemlerin alınması personel, kullanıcı ve eserlerin olası doğa/insan kaynaklı afet ve acil durum ya da iç ortam koşullarının oluşturacağı kayıp ve hasarı maddi ve manevi olarak en aza indirecektir. Bu çalışmada gözetilen amaç, yapısal ve yapısal olmayan etkenler açısından güvenli olması gereken halk kütüphanelerindeki dermenin yapısal olmayan elemanlardan kaynaklanabilecek risklere karşı korunup korunmadığını belirlemektir. Bir diğer amaç ise, halk kütüphanelerinde bu yönde alınması gereken önleyici uygulamaları ve tedbirleri ortaya koymaktır. Yöneticilerde oluşturulacak bu farkındalık sonrasında yapısal olmayan unsurlardan kaynaklı afet risklerinin belirlenmesi ve olası afet, acil durum ve iç ortam koşulları etkilerinin azaltılması mevcut durumun iyileştirilmesine katkı sunacaktır. Betimleme yöntemine dayalı olarak yapılan araştırmada veriler anket ve görüşme yoluyla elde edilmiştir. Çalışmanın evrenini T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı il ve ilçe halk kütüphaneleri oluşturmaktadır. Araştırma bulgularına göre, halk kütüphaneleri yöneticilerinin afet risk yönetimi ve afet yönetimi açısından konuyu bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmediği anlaşılmıştır. Araştırmada, birlikte çalışması ve birbirini tamamlar nitelikte olması gereken yaklaşım ve sistemler henüz halk kütüphanelerinde bütünlük içerisinde yer almadığı için yapısal olmayan elemanlar açısından alınan önleyici tedbirlerin belirlenen standartlarda ve yeterince etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlar çerçevesinde, halk kütüphanelerinde insanlara ve dermeye zarar verebilecek iç ortam koşulları standartlara uygun olarak düzenlenmesi, doğa/insan kaynaklı afetlere karşı alınacak önlemlerin yerleşim afet tehlikeleri ile bir bütün olarak düşünülmesi ve değerlendirilmesi önerilmiştir.

Afet yönetimiAfetlerHalk kütüphaneleri+3
İdris Semih Kaya
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Oyunlaştırmayla zenginleştirilmiş bilgi okuryazarlığı hibrit eğitiminin öğrenci başarısına etkisi

Teknolojik gelişmelerle birlikte Z kuşağı öğrencilerinin hızla değişen öğrenme davranışları, öğrenme ortamlarında ve eğitim yöntemlerinde değişikliğe gidilmesini gerekli kılmıştır. Yeni nesil öğrencilerin öğrenme davranışlarına uygun eğitim ve öğretim programları ve yöntemler tasarlamak, öğrencilerin beklentilerinin karşılanması ve motivasyonlarının sağlanması ile mümkün olmaktadır. Dersin öğrenme çıktılarına ulaşılmasında öğrenme etkinliğinin daha verimli ve öğrenci odaklı geçmesini sağlayan yenilikçi yöntemlerden biri oyunlaştırmadır. Bu çalışma kapsamında oyunlaştırmayla zenginleştirilmiş hibrit Bilgi Okuryazarlığı (BOY) Dersinin öğrencilerin başarım durumu üzerindeki etkisini belirlemek ve derslerin oyunlaştırılmasına yönelik algı ve motivasyonlarını ortaya koymak amaçlanmıştır. Literatürdeki mevcut BOY eğitim ve öğretim programları, müfredatlar ve oyunlara dayanarak oyunlaştırılmış BOY programı tasarlanmıştır. BOY programının içeriği yedi farklı modül olarak hazırlanmıştır. Bu kapsamda, ŞARLOT Kütüphanede İşbaşında BOY oyunu ve animasyon videoları hazırlanmıştır. Oyunlaştırılmış BOY programının yanı sıra, geleneksel BOY programı da tasarlanmıştır. Uygulama, 2020-2021 akademik yılının güz döneminde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri bölümünde ikinci sınıf öğrencileri ile 13 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Deney grubu kapsamında 21 öğrenci, kontrol grubu kapsamında da 22 öğrenci olmak üzere toplamda 43 öğrenci çalışmaya katılım sağlamıştır. Deney grubuna oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş hibrit eğitim yöntemleri uygulanırken, kontrol grubuna geleneksel eğitim yöntemleri uygulanmıştır. Eğitimin başarım üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla eğitim öncesinde ve eğitim sonrasında öğrencilere ön test ve son test uygulanmıştır. Ön test ve son test sonuçları oyunlaştırma ile zenginleştirilmiş hibrit eğitim alan deney grubunun yüksek düzeyde başarım sergilediğini göstermektedir. Bu durumun oyunlaştırılma ile zenginleştirilmiş hibrit program kapsamında oyun ve animasyon videoları ile pekiştirmenin sağlanmasıyla ilgili olduğu düşünülmektedir. Bulgular geleneksel eğitim yöntemlerinin oyunlaştırılmış yöntemlerle harmanlanmasının derslerde alınan verimi artıracağını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Oyunlaştırmayla Zenginleştirilmiş Bilgi Okuryazarlığı Hibrit Eğitimi, Bilgi Okuryazarlığı, Öğrenci Başarısı, Geleneksel Yöntemler, Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü.

Bilgi okuryazarlığıBilgi okuryazarlığı eğitimiEğitim yöntemleri+5
Demet Soylu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Araştırma verilerinin yönetimi: TÜBİTAK projelerinde yer alan araştırmacılar üzerine bir değerlendirme

Doğrulanabilirlik, hesap verebilirlik, görünürlük, geçerlilik, verimlilik, tekrarlanabilirlik ve kaynak tasarrufu sağlama özellikleri nedeniyle araştırma verilerinin paylaşımı giderek önem kazanmaktadır. Sağladığı ekonomik yarar ve kamu yararı nedeniyle, birçok kurum ve kuruluş politika belgelerini araştırma verilerini ve veri paylaşımını kapsayacak şekilde düzenlemektedir. Veri paylaşımı ve araştırma verilerinin yönetimi birbirlerini tamamlayan iki önemli konudur. Araştırmacıların bu alandaki mevcut durumunu saptamak konuyla ilgili planlama ve hizmet geliştirilmede katkı sağlamaktadır. Bu çalışma, TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) desteğiyle yürütülen araştırma projelerinde yer alan araştırmacıların, araştırma verilerinin yönetimi ve paylaşımı konusundaki uygulamalarını, davranışlarını ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya 73 farklı üniversiteden 408 araştırmacı katılmıştır. Konuya ilişkin mevcut durumu saptamak için araştırmacılara 34 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Bulgulara göre, araştırmacılar büyük verilerle çalışmamakta, genelde veri yönetim planı hazırlamamakta, verilerini daha çok kişisel bilgisayarlarda saklamakta ve uzun süreli korumaya hazırlamamaktadır. Araştırmacıların verilerini paylaştığı ancak herkese açık bir şekilde paylaşım yapma düzeyinin düşük olduğu görülmektedir. Ayrıca araştırmacılar, araştırma verilerinin yönetimi konusunda eğitime gereksinim duymaktadır ve en çok veri yönetimi planı hazırlama konusunda eğitim gereksinimi vardır. Araştırma verilerinin yönetimi ve veri paylaşımının yaygınlaşması için ulusal ve kurumsal düzeyde hazırlanacak politikalar önemlidir. Bu konuda, Türkiye'de ilerleme kaydedilmesi için ilgili kişi, kurum ve organizasyonların üstlenmesi gereken roller çalışma kapsamında ortaya konulmuştur.

Açık veriBilgi paylaşımıBilimsel araştırma projesi+5
Canan Tavluoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunması: Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin değerlendirilmesi

Sanayi devrimi olarak adlandırdığımız endüstri 4.0'la şekillenen, gelişen ve değişen dünyamızda, verinin, bilginin, belgenin, insanın, mekânın korunmasını ve güvenilirliğini sağlamak oldukça önem arz etmektedir. Bu canlı ve cansız varlıkların her türlü tehdit, tehlike, hasar ve saldırılara karşı korunması bilgi güvenliğinin sağlanması ve oluşturulmasıyla mümkün olabilmektedir. Bununla birlikte, bilgi güvenliğinin temelinde insan olgusunun yer alması, insana dayalı olarak ortaya çıkan bilgi güvenliği sorunlarıyla birlikte insana yönelik kişisel verilerin korunması konusunun da ciddiyetini katlanarak arttırmıştır. Bu çalışmada Ankara'daki üniversite kütüphanelerinin bilgi güvenliği uygulamalarına ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevcut durumlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Ankara'da bulunan üniversite kütüphaneleri yöneticilerinin ve kütüphanecilerinin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin yönetimi konusunda bilgi ve farkındalıkları görüşme ve anket tekniğiyle incelenmiştir. Bununla birlikte, Ankara'daki üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği uygulamalarına yönelik (bina, koleksiyon, personel, vb.) gerçekleştirilen düzenlemeler araştırma çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda; Ankara'da yer alan üniversite kütüphanelerinde kişisel verilerin elde edilmesi, toplanması, kaldırılması, saklanması olmak üzere kişisel verilerin yönetimine yönelik düzenleme ve politikaların eksik olduğu, kişisel verilerin yönetiminden sorumlu bir personelin bulunmadığı, kullanıcılardan kişisel verilerin işlenmesine yönelik onay alınmadığı ve aydınlatma metinlerinin içeriğinde kişisel verilerin saklanması, silinmesi ve aktarılmasına yönelik bilgilere yer verilmediği, kütüphane yöneticilerinde ve kütüphanecilerinde kişisel verilerin yönetimi ve korunmasına yönelik yaklaşım ve farkındalık eksikliği tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma bulgularında üniversite kütüphanelerinde bina, koleksiyon, yazılım ve donanım olmak üzere bilgi güvenliği uygulamalarına yönelik yetersizlikler olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda "Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği ve kişisel verilerin yönetimine dönük karar verme ve uygulama düzeyindeki eksiklikler (politika, konuyla ilgili bilinç ve farkındalık, risk değerlendirmesi gibi konularda) bulunmaktadır." şeklinde olan hipotezimiz doğrulanmıştır. Son olarak araştırmada, üniversite kütüphanelerinin bilgi güvenliği ve kişisel verilerin korunmasını içeren yapılandırılmış bir politika oluşturmaları ve konuya yönelik bilinç ve farkındalık çalışmalarının yapılmasıyla ilgili önerilere yer verilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilgi güvenliği, kişisel veri, kişisel verilerin korunması, kişisel verilerin yönetimi, üniversite kütüphaneleri

Bilgi güvenliğiHakların korunmasıKişisel veri+2
Dilan Şerife Şişkin
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürel varlıkların yönetiminde semantik ağ ve coğrafi bilgi teknolojileri çerçevesinde bir sürdürülebilirlik yaklaşımı: Konumsal Semantik Kültür Ağı (KoSeKA) modeli

Türkiye'de kültürel varlıkların yönetilmesine yönelik sayısal koruma ve çevrimiçi erişimi sağlayacak sürdürülebilir bir bilgi sisteminin olmayışı, kültürel varlık yönetimi ve hatta bilgi hizmetlerinin geneline yönelik çalışmalarda coğrafi bilgi sistemleri (CBS) ve semantik ağ uygulamalarından faydalanılmamış olması bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki kültürel varlık bulunduran kurumların, sayısal ortamda kültürel varlıkların yönetilmesine yönelik planlama, süreç ve uygulamaları sürdürülebilir değildir" olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'de kültürel varlıkların yönetimine yönelik süreç ve uygulamaların mevcut durumlarını ortaya çıkartarak karşılaşılan sorunların hangi nedenlerden kaynaklandığı tespit edilmesi, CBS ile kültürel varlıkların yönetimi arasındaki ilişkinin belirlenerek semantik ağda bir coğrafi bilgi sistemi tasarlanmasında kavramsal ve teknik altyapının belirlenmesi ve sayısal ortama aktarılan bilgilerin yönetilmesinde içeriğin özgünlüğü bozulmadan uzun süreli korumayı ve çevrimiçi erişimi sağlayacak bir modelin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Modelin oluşturulmasında betimleme ve vaka çalışması yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin elde edilmesinde literatür derinlemesine incelenmiş, kültürel varlıklar ile bellek kurumları arasındaki ilişkiler saptanmış, kültürel varlıkların sayısal ortamda yönetimi konusu standartlar ve uygulama örnekleri üzerinden incelenerek CBS geliştirilmesine yönelik gereksinimler ortaya çıkartılmıştır. Bu bilgilerden hareketle görüşme ve anket formu olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirilen alan araştırmasında 23 adet kurum/kuruluş temsilcisi ile görüşme yapılmış, ilaveten 30 kişinin katılımıyla anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Arşiv, kütüphane, müze, araştırma merkezleri, vakıf/dernek, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşları ile üniversiteler şeklinde kültürel varlıklar ile etkileşim içerisinde bulunan geniş bir yelpazeden yetkililerin görüşleri ile elde edilen bulguların değerlendirilmesi neticesinde hipotez ve alt hipotezlerimizin kabul edildikleri tespit edilmiştir. Yapılan alan araştırması ile literatür değerlendirmesinden sağlanan bilgiler doğrultusunda, Türkiye'de kültürel varlıkların yönetilmesi süreçlerinde kullanım imkânı bulacak, kamu ve özel kurum/kuruluşlar, bellek kurumları, araştırma merkezleri, üniversiteler, araştırmacılar ve vatandaşların kullanımına katkı sağlayacak "Konumsal Semantik Kültür Ağı (KoSeKA) Modeli" önerisi ve literatüre yön verecek tanımlamalar ortaya çıkartılmıştır. Sadece kültürel varlıkların yönetimi değil, farklı disiplinlerde de kullanılmak üzere tasarlanan model önerisi içerisinde yasal düzenlemeler, idari yapılanma ve teknik altyapıya yönelik öneriler de sunulmuştur. Türkiye'de ulusal kültürel varlıklar bilgi sisteminin oluşturulmasında, bu çalışmada elde edilen bulgular ile analizler sonucu sunulan önerilerin temel teşkil edeceği değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Bilgi yönetimi, Kültürel varlıkların yönetimi, Sürdürülebilirlik, Coğrafi bilgi sistemleri, Semantik ağ, Konumsal semantik kültür ağı, Kültürel bellek kurumları

Anlamsal ağlarBilgi merkezleriBilgi sistemleri+6
Safa Burak Gürleyen
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Haber okuryazarlığı programı: İçerik tasarımı ve etkililiğinin değerlendirilmesi

Teknolojik imkânlar sayesinde, sıradan insanlar bile içerik üreticisi haline gelmiş, böylece dolaşımda olan bilgi miktarı hızla artmıştır. Son derece kolay bir şekilde ulaşılan bilginin hızlı yayılımı, sahte haberlerin de hızla çoğalmasına elverişli bir zemin hazırlamıştır. Bu durumun, çoğu zaman bireyden topluma kadar yayılan bir etki alanı vardır. Sahte haberlerle mücadele etmek ve bu duruma ilişkin olarak bilgi kullanıcılarına farkındalık kazandırmak üzere son dönemlerde üzerinde durulan önemli kavramlardan biri haber okuryazarlığıdır. Bu okuryazarlık türü, bilgi kullanıcılarına haberlerin doğruluğunu ve güvenilirliğini değerlendirebilmeleri için eleştirel düşünme becerileri kazandırmayı hedefler. Bu çalışma kapsamında da var olan haber okuryazarlığı programlarına ve ilgili literatüre dayalı olarak Türkçe bir haber okuryazarlığı eğitim programı geliştirilmesi ve bunun bilgi kullanıcıları üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yedi farklı modül şeklinde geliştirilen içerik, yarı deneysel tasarım modeli çerçevesinde Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü birinci sınıf öğrencilerine iki farklı yılda uygulanmıştır. Eğitimin değerlendirilebilmesi için, eğitim öncesi ve sonrasında katılımcılar, birer ön ve son test ile sınanmıştır. Ardından, testlerin sonuçları değerlendirilerek eğitimin eksik kalan, geliştirilmesine ihtiyaç duyulan noktalarının neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar, her iki yılda da öğrencilerin eğitimden en çok yararlandıkları modülün, "Haber Doğrulama I-II" başlıklı Modül 4-5 olduğunu göstermiştir. Ayrıca, ikinci yılda verilen eğitime katılan öğrencilerin "Haber Okuryazarlığı Nedir?" başlıklı Modül 1'den de yararlandıkları anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra, eğitim içeriğinin bazı yönleriyle öğrencilere yeterince ulaşamadığı da görülmüştür. Uygulanan ön ve son test sonuçlarına göre, ilk yıl eğitim alan grupta bulunan öğrencilerin, "haber doğrulama açısından önem taşıyan bilgi kaynaklarını ayırt edebilme", "iddia ve doğrulama, kanıt ile çıkarım arasındaki farkı ayırt edebilme"; ikinci yıl eğitim alan gruptakilerin ise "kitle iletişim araçlarının ifade özgürlüğünün gerçekleşmesindeki rolünü değerlendirebilme" konularına yönelik öğrenme çıktıları ile ilgili daha fazla hata yaptıkları belirlenmiştir. Ayrıca, "'misinformation' ve dezenformasyonu ayırt edebilme" konusunun ise her iki yılda da öğrenciler için yeterince yararlı olamadığı anlaşılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucu, eğitimin geliştirilmesinde farklı disiplinlerin bir arada çalışmasının uygun olacağı ve eğitimin daha verimli hale getirilebilmesi için bilgi kullanıcılarının değişen ihtiyaçları ile değişen bilgi ortamlarına uygun olarak şekillendirilebilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi okuryazarlığıBilgi okuryazarlığı eğitimiDezenformasyon+4
İpek Şencan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki bakanlık internet sitelerinin erişilebilirliği: WCAG 2.1 kullanılarak bir değerlendirme

Toplum içindeki engele sahip insanların azımsanmayacak oranda olduğu dikkate alındığında söz konusu insanların diğer insanlara eşit bir şekilde bilgiye erişebilir durumda olması toplumun öncelikli sorumluluklarındandır. Bu durum internet sitelerinde görev alan kişilere ciddi bir sorumluluk yüklemektedir. Çünkü internet zaman içinde bilgi paylaşımının birincil aracı olmaya doğru hızlı bir şekilde yol almaktadır. İnternetteki bilgiyi herkes için eşit kılabilmek ve erişim engellerini ortadan kaldırabilmek adına devletler ve özel kuruluşlar birtakım tasarım standartları yayınlamıştır. Bu standartlardan birisi de World Web Consortium (W3C)'un yayınladığı WCAG yönergeleridir. Yıllar içerisinde güncellenerek yeni sürümleri yayınlanan WCAG, internet sitelerindeki erişilebilirlik problemlerine yol açan tasarım hatalarına işaret ederek çözüm önerileri sunmaktadır. Maddeler halinde uygulanması gereken tasarım kuralları barındıran WCAG, pek çok ülke ve kurum tarafından standart olarak takip edilmektedir. Resmi olarak yayınlanan son sürüm olan WCAG 2.1, 78 maddelik başarı ölçütünden oluşmaktadır. Söz konusu her bir maddenin uygunluk seviyesi bulunmaktadır. Bu uygunluk seviyeleri "A", "AA" ve "AAA" olarak belirlenmiştir. "A" seviyesi minimum düzeydeki, "AA" seviyesi orta düzeydeki ve "AAA" seviyesi maksimum düzeydeki uygunluk için karşılanması gereken maddeleri göstermektedir. İdeal bir dünyada bütün internet sitelerinin herkes için eşit derecede erişilebilir olması beklenirken, bazı kategorilerdeki internet siteleri için bu sorumluluk daha önemli hale gelmektedir. Herkese eşit derece hizmet vermekle sorumlu olan kamu kuruluşlarının internet siteleri bu kategorilerden birisidir. Bu çalışma, ülkemizdeki kamu kuruluşlarından olan bakanlıkların internet sitelerini bu konu üzerinden ele almaktadır. Çalışmada temel olarak mevcut erişilebilirlik durumu üzerine bir farkındalık oluşturmak istenilmektedir ve ülkemizdeki bakanlıkların internet siteleri WCAG 2.1 başarı ölçütleri üzerinden değerlendirmeye alınmaktadır. Çalışmada; bütün bakanlık siteleri için, elci ve otomatize yöntemler kullanılarak hedef sayfalar belirlenmiş, her bir WCAG 2.1 maddesi üzerinden elci yöntem ile testler uygulanmış ve karşılanma durumları saptanmıştır. Maddelerin uygunluk seviyelerinin de göz önüne alındığı sonuç puan tabloları elde edilmiştir. Elde edilen puan tablolarında bakanlıkların internet sitelerinin her birinin, 100 puan üzerinden 35'in altında kaldığı gözlenmiştir. Gözlenen temel erişim problemleri açıklanarak, çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

BakanlıklarErişilebilirlikErişim engelleme+2
Metin Arslantürk
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe akademik yayınlar için yapısal öz çıkarım sistemi

Bilgi teknolojilerinin yaşamın her alanında yaygın olarak kullanılır hale gelmesiyle araştırmacıların makale tam metinlerini okumaya yetişememeleri sorunu farklı bir boyuta ulaşmıştır. Araştırmacılar, elektronik ortamda eriştikleri geniş hacimli bilgi yığınını incelerken elektronik sürümlerin, çevrimiçi ortamın ve dijital ekranların doğası gereği yeni zorluklarla da mücadele etmektedirler. Özler, potansiyel okurların, bu elektronik bilgi yığını içinden ilgili tam metni seçerek okumalarını sağlayacak en önemli araçtır. Ancak, bir makalenin tam metnini taramada okura kolaylık sağlamak amacıyla üretilen makale özleri, çoğunlukla tam metinlerinden daha zor okunurluklu ve yapısal içerik olarak eksik üretilmektedirler. Bu tez çalışması ile teknolojinin insanın bilgi ile etkileşimini devamlı dönüştürdüğü günümüz koşullarında bilimsel makalelerin okur ile buluşma sürecine katkı yapmanın yolları araştırılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kapsamında bilimsel makalelerin özlerinin otomatik yöntemlerle elde edilmesinde yapısal yöntemleri kullanmanın katkısı incelenmiştir. Geliştirilen sistem, makalelerin tam metinlerinin tüm yapısal bölümlerinden temsilci cümleler seçme prensibine göre çalışmaktadır. Elde edilen otomatik yapısal öz başarımları sistemin klasik öz çıktılarına göre daha üstündür. Tüm çıktıların hesaplanan okunurluk değerleri yazar özlerinin okunurluk değerlerinden belirgin bir şekilde daha kolay okunurluk seviyesindedir. Tez çalışması kapsamında geliştirilen özetleme sistemi veri setinden bağımsızdır. Söz konusu özetleme sistemi Türkçe başka doküman grupları için de kullanılabilir özelliktedir. Bu çalışmanın sonuçlarının ve kullanılan, Türkçe kütüphanecilik ve bilgibilim alanında yayımlanmış 421 makaleden oluşan derlemden elde ettiğimiz veri setinin başka araştırmalarda kullanılabileceği düşünülmektedir. Geliştirilen yapısal öz hazırlama sisteminin, klasik özlerle üretilen derlemler için daha iyi okunurluklu otomatik yapısal özler üretmek için kullanılabileceği gibi yazar ve editörler için yardımcı bir araç olarak da bilimsel iletişim sürecine katkı sunabileceği değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Bilimsel iletişim, bilgi erişim, metin özetleme

Bilgi erişimBilgi erişim sistemiBilim iletişimi+4
Ayşe Esra Özkan Çelik
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki halk kütüphanesi yönetim ve hizmet yapısının yenilikçi örgüt kültürü açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin mevcut yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımlarına ve bu yaklaşımların yenilikçi örgüt kültürü ile ilişkisine odaklanılmıştır. Halk kütüphanelerinin kurumsal sürekliliği, etkinliği ve verimliliğinin geleneksel yönetim ve hizmet yaklaşımlarıyla gerçekleştirilemeyeceği, yenilikçi hizmet ve yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiği savunulmaktadır. Yenilikçi yönetim ve hizmet anlayışı ise yenilikçi örgüt kültürünün ürünüdür. Araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki il halk kütüphanelerinde geleneksel yönetim ve hizmet geliştirme anlayışının hâkim olması, hiyerarşi kültürünün baskın olması ve yenilikçi kültürü destekleyecek strateji eksikliği nedenleriyle yenilikçi örgüt kültürü oluşturulamadığından yenilikçi yönetim ve hizmet yapısı da geliştirilememektedir" şeklinde formüle edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı ise; Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin sahip olduğu mevcut örgüt kültürü yapısını ortaya çıkararak, yenilikçi yönetim ve hizmet yapısına sahip olunamamasının nedenlerini belirlemek ve bu durumun yenilikçi örgüt kültürü ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bununla birlikte, yenilikçi örgüt kültürüne karşı algı ve farkındalık oluşturmak ve kültürel değişim ve dönüşüm sürecine dayanak oluşturacak ulusal nitelikte yenilikçi örgüt kültürü stratejisi geliştirme modeli, yenilikçi örgüt kültürü strateji ilkeleri ve yenilikçi örgüt kültürü strateji eylem planı önerisi geliştirmek de amaçlanmaktadır. Araştırmada betimleme yöntemi kullanılmış, anket ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniklerinden yararlanılmıştır. İl halk kütüphanelerinde görev yapan mesleki eğitim almış 182 personelle (yönetici ve kütüphaneci) anket, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nde yönetici statüsünde görev yapan yedi katılımcı ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Anket soruları halk kütüphanelerinin mevcut yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımları, halk kütüphanelerinde yenilikçiliği engelleyen etkenler, katılımcıların yenilikçilik kavramına bakış açıları ve halk kütüphanelerinin mevcut ve hedeflenen örgüt kültürü yaklaşımları kapsamında tasarlanmış, öte yandan görüşme soruları da büyük oranda anket sorularına paralel bir yaklaşımla kurgulanmıştır. Tez, "giriş", "yönetim, örgütsel yapılanma ve halk kütüphaneleri", "yenilikçilik, örgüt kültürü ve halk kütüphaneleri", "bulgular ve değerlendirme" ve "sonuç ve öneriler" olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Sonuç olarak Türkiye'deki halk kütüphanelerinde geleneksel yönetim ve hizmet geliştirme anlayışının hâkim, hiyerarşi kültürü yaklaşımının baskın ve yenilikçiliğin sistematik olarak hayata geçirilebilmesi için gerekli strateji unsurlarının eksik/yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Yenilikçi yönetim ve yenilikçi hizmet yenilikçi örgüt kültürünün ürünü, yenilikçi örgüt kültürü öğrenen örgüt olabilmenin ön koşulu, kültürel değişim ise toplumsal değişimin gereğidir. Bu bağlamda, halk kütüphanelerin toplumsal değişime karşılık verebilmesi, kurumsal sürekliliği, etkinliği ve verimliliğini sağlayabilmesi, yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımını yenilikçilik odaklı kurgulayabilmesi adına araştırmanın öneri bölümünde ortaya konulan genel önerilerin dışında bu değişimin örgüt kültürü boyutunda sağlanabilmesi için yenilikçi örgüt kültürü stratejisi geliştirme modeli, yenilikçi örgüt kültürü strateji ilkeleri, yenilikçi örgüt kültürü strateji eylem planı sunulmuştur.

Değişim yönetimiHalk kütüphaneleriKütüphane hizmetleri+6
Erdinç Alaca
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir il halk kütüphanesi resimli çocuk kitaplarının değerlendirilmesi

Çocuk edebiyatı ürünlerinin taşıdığı özellikler, hitap ettiği yaş grubuna göre farklılık göstermektedir. Çocuğun, yaşına uygun, gelişimini destekleyecek nitelikte kitaplarla buluşturulması, halk kütüphanelerinin temel görevleri arasında yer alır. Bu kapsamda, her çocuğa eşit hizmet veren halk kütüphanelerinin çocuk dermelerinin, çocuk kitapları tasarım ilkeleri ışığında değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Eskişehir İl Halk Kütüphanesi resimli çocuk kitapları dermesi dış yapı ve içyapı unsurları açısından değerlendirilmiş ve bu unsurların kitapların ödünç alınması üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kitapları değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından "Resimli Çocuk Kitaplarını Değerlendirme Formu" oluşturulmuştur. Çalışmanın evrenini, Eskişehir İl Halk Kütüphanesi'nin 0-7 yaş çocuklara hitap eden ve 2015-2019 yılları arasında yayınlanmış resimli çocuk kitapları oluşturmaktadır. Betimleme yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmada, 2197 kitap arasından rastgele örnekleme yöntemi ile seçilmiş 130 resimli çocuk kitabı değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, kitap kapağının görsel etkisinin ilgi çekici olması, kapak resimlerinin konuyu yansıtması, resimlerin çocuğun öykü oluşturabileceği nitelikte olması, resim ve metin oranının uygunluğu, kitabın çocuğun gelişim düzeyine, ilgi ve gereksinimlerine uygunluğu, kitabın çocukta okuma isteği uyandıracak nitelikte olması gibi dış yapı ve içyapı unsurları, kitapların ödünç alma durumunu olumlu yönde etkilemektedir. Elde edilen sonuçlara göre, "Eskişehir İl Halk Kütüphanesi dermesinde bulunan resimli çocuk kitaplarının dış yapı ve içyapı özellikleri ile çocuğa görelik (uygunluk) unsurları onların ödünç alınma durumlarını etkilemektedir" şeklinde oluşturulan hipotezi doğrulanmıştır. Çalışma sonunda önerilerde bulunulmuştur.

Erken çocuk eğitimiHalk kütüphaneleriResimli çocuk kitapları+3
Gözde Anıl Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijitalleştirme ve kurumsal elektronik arşiv yönetim sistemlerinin yapılandırılması

İçinde bulunduğumuz çağ, insanlık tarihinde bilginin en etkili ve yoğun kullanıldığı dönem olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle dönemi tanımlamak için "bilgi çağı" bu çağda yaşan inşalar için de "bilgi toplumu" terimleri kullanılmaktadır. Bilginin yoğun, etkili bir şekilde ve de yaygın olarak kullanılması bilgiyi bir güç unsuru haline getirmiştir. Ancak bu güçten elde edilecek faydaların ortaya çıkarılması bazı gerekliliklerin yerine getirilmesine bağlıdır. Özellikle bilginin yoğun bir şekilde üretildiği ve kullanıldığı kurumsal yapılar için bilgi rekabet ortamında hayatta kalmanın ve varlığını sürdürmenin yolunun bilgiyi doğru bir şekilde yönetmekten geçtiği söylenebilir. Bilginin önemini ve gücünü kavrayan kurumlar ürettikleri ya da bir şekilde elde ettikleri bilgileri yönetmek için çeşitli yöntem ve sistemler geliştirmektedirler. Özellikle teknolojinin bilgi ile ilgili alanlarda çok hızlı bir gelişim göstermesi, bilginin yönetimi ve denetimi konusunda da geliştirilen sistem, yöntem ve yaklaşımların sürekli değişmesine neden olmaktadır. Yaşanan bu değişimle başa çıkmak için kurumlar bünyelerinde, bilgi yönetimi konusunda uzmanlaşmış birimler ve sistemler oluşturmaya başlamışlardır. Bilgi yönetimi konusunda yapılan çalışmalarda etkileşimin ve birlikte çalışabilirliğin önemi ortaya çıkmış bunun bir sonucu olarak da çalışmaların belli kurallar çerçevesinde yapılması ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyacın karşılanması için çeşitli ulusal veya uluslararası düzenlemeler yapılmış, projeler ve standartlar geliştirilmiştir. Bilgi teknolojilerinde yaşanan hızlı değişim, ekonomik ve sosyal hayatta sürekli değişen koşullar yapılan bu çalışmaların da sürekli gözden geçirilerek yenilenmesine neden olmaktadır. Kurumlar, bilgi yönetimi ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri faaliyetleri, değişen koşullar ve gerekliliklere uygun hale getirmek için devamlı bir çaba içerisindedir. Günümüzde, özellikle bilgi yönetimi konusunda kullanılan elektronik sistemlerin ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde yapılandırılması ve güncel tutulması önemli bir sorun olarak görülmektedir. Bu çalışmada bilgi çeşitli boyutlarıyla ele alınmış, yönetim açısından bilginin değeri ve etkisi ortaya konmuş, bilgi yönetimi kapsamında değerlendirilebilecek önemli çalışmalar incelenmiştir. Bilginin taşıyıcı unsuru olan belgeler özellikle kurumsal bilgi yönetimi kapsamında ele alınmış, kurumsal belgelere ev sahipliği yapan arşivlerin elektronik olarak yönetilmesi için ihtiyaç duyulan sistemlerin nasıl yapılandırılması gerektiğine dair bir öneri sunulmuştur. Yapılandırma önerisinde yazılımın dinamik, esnek, ölçeklenebilir ve uyarlanabilir olması için sahip olması gereken temel unsurlar ile bu unsurların nasıl bir etkileşim içerisinde konumlandırılması gerektiği x çeşitli grafik ve iş akış diyagramları ile açıklanmaya çalışılmıştır. Sunulan önerinin Türkiye'de dijitalleştirme süreçlerini oluşturan seçim, dönüştürme, tanımlama, kalite kontrol gibi işlemlerin gerçekleştirildiği elektronik arşiv yönetim sistemlerinin yapılandırılmasına dönük ölçütlerin geliştirilmesi, dijitalleştirme ve elektronik arşiv yönetimi ile ilgili sorunlarının çözümüne katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Arşiv sistemleriArşivlerBelge yönetimi+6
Hüseyin Ünal
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

E-kitap sağlama modellerinin karşılaştırmalı analizi: Hacettepe Üniversitesi örneği

Eğitim ve araştırma faaliyetlerini desteklemek amacıyla e-kitaplar kütüphane koleksiyonlarının değerli bir parçası haline gelmiştir. Kurumların mevcut bütçelerini etkin bir şekilde kullanarak doğru ve dengeli bir koleksiyon oluşturabilmeleri için e-kitap yönetim süreçlerini değerlendirmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda yönetim sürecinde karar verilmesi gereken önemli konulardan biri e-kitap sağlama modelleridir. E-kitap tedarikçileri tarafından sunulan farklı e-kitap sağlama modelleri bulunmakta ve bu modeller ekonomik şartlar ve teknolojik gelişmeler nedeniyle sürekli değişmektedir. Avantaj ve dezavantajları da dikkate alınarak ihtiyaç ve beklentileri en uygun maliyetle karşılayacak modellerin değerlendirilmesi önemli bir husustur. Çalışmamızda sağlama modeli tercihinin toplam harcama maliyetlerini nasıl etkilediği, model tercihinin disipline göre değişip değişmediği, en uygun maliyete ve birim kullanım maliyetine sahip sağlama modellerinin hangisi olduğu araştırılmıştır. Bu kapsamda Türkiye'de ilk defa gerçek kullanım verilerine dayanarak yayıncı ve derleyici firma tarafından sunulan e-kitap sağlama modelleri test edilmiş ve geliştirilen senaryolarla maliyet ve konu analizi yapılmıştır. Hacettepe Üniversitesi Kütüphaneleri için yayıncıda EBA (Evidence Based Acquisition), derleyicide ise kısa vadeli ödünç vermenin (STL – Short Term Loan) kullanıldığı DDA (Demand Driven Acquisition) modelinin e-kitap sağlamada kullanabilecek en uygun model olduğu ve bu modellerin tercih edilmesi durumunda yapılacak toplam harcama maliyetlerinin düşeceği sonucuna ulaşılmıştır. E-kitap kullanım sıklıkları disipline göre farklılık göstermiş, ödenen toplam maliyete ve kullanım sayısına bağlı olarak konu alanlarında farklı birim kullanım maliyetlerine ulaşılmıştır. Disipline göre sağlama modellerinin tercihinde kullanım, kütüphanenin sahip olduğu bütçe ve tedarikçi koşulları etkili olmuştur. E-kitap sağlama modellerinin karşılaştırmalı maliyet analizinin yapıldığı bu araştırmanın sonuçları koleksiyon geliştirme ve yönetiminde kullanılmalı, kullanım verilerinin analizi yapılmalı, en uygun ve en ekonomik sağlama modelleri değerlendirmeli ve bütçelerin daha etkin kullanılması sağlanmalıdır.

Belge sağlamaElektronik kitapHacettepe Üniversitesi+4
Damla Yılmaz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de dijital arkeolojik veri yönetimi

Kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması alanında farklı kurum ve kuruluşlar ile farklı disiplinlerden uzmanlar, araştırmacılar görev yapmakta, kütüphane, arşiv, müze gibi kültürel bellek kurumları önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişimlere paralel olarak, kültürel mirasın fiziksel olarak değil, aynı zamanda dijital olarak da korunması konusu UNESCO başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası politika yapıcılar tarafından da üzerinde durulan bir konudur. Arkeolojik araştırmaların, dijital arkeolojinin getirdiği yenilik ve değişimlerle birlikte, daha fazla ve çeşitli veri üretmesi, bilgiye dönüştürmesi sonucunda farklı paydaşlarda, farklı formatta, fazla miktarda verilerin oluşmasına neden olmaktadır. Bilimsel çalışmaların sonuçlarının, araştırmacılarla birlikte kamuoyunun erişimine ve kullanımına sunulması konusunda, açık erişim çalışmaları ile verilerin bulunabilir, erişilebilir, birlikte çalışılabilir ve yeniden kullanılabilir (FAIR) olmasını sağlayacak şekilde yönetimi bir gereklilik haline gelmektedir. Bu çalışmada, uluslararası alanda arkeolojik verilerin yönetimine yönelik yapılan araştırma ve projelerle, arkeolojik dijital veri arşivlerinden örnekler sunulmaya çalışılmıştır. Bilgi ve belge yönetiminin, arkeolojik araştırmalardaki durumunu ortaya koyabilmek amacı ile, Türkiye'deki durum literatüre, mevzuata, projelere ve Ankara Üniversitesi, Arkeoloji Ana Bilim Dalı kazılarının mevcut web siteleri ve var olan dijital veri arşivlerindeki veri durumlarına bakılarak incelenmiştir. Bu çalışmada, dijital arkeolojik verilerin yönetimi konusunda dünyada çeşitli çalışmalar ve projeler gerçekleştirildiği, Türkiye'de farklı kurum ve kuruluşlar ile çok fazla paydaşın görev aldığı ve çeşitli veri tabanları ile web sitelerinin oluşturulduğu ortaya konmuştur. Türkiye'deki dijital arkeolojik verilerin yönetimi için, politika ve model oluşturulmasına yönelik önerilerde bulunulmaya çalışılmıştır. Verinin yönetimi için uluslararası bilgi yönetim standartlarına uygun oluşturulması ve paylaşılabilmesi için aktörler arasında birlikte çalışılabilirlik ve iş birliği gerçekleştirilmelidir. Veri yönetimi için standartlar, ontoloji ve kontrollü sözlüklerin oluşturulması, kalıcı tanımlayıcılar kullanılması, ortak veri paylaşım platformu kullanılması, üniversite açık arşiv altyapılarının arkeolojik verilere yönelik de güncellenmesi, telif hakları ve dijital haklar yönetimi alanında çalışmalar yapılması, insan kaynağına yatırım yapılması ve mali kaynak sağlanması konusunda önerilerde bulunulmaya çalışılmıştır.

ArkeolojiAçık erişimDijital arkeolojik veri arşivi+5
Nurdan Atalan Çayırezmez
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazma eserlerde bibliyografik niteleme: Rehber önerisi

En önemli yazılı kültürel miras öğelerinden olan yazma eserler geçmişin bilgi birikiminin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan çoğu orijinal kaynaklardır. Teknolojik gelişmelerle birlikte günümüzde bilgi merkezleri, bilgi kaynaklarına sahip olma, koruma ve saklama yöneliminden ziyade, kaynakların görünür olmasını sağlayarak kullandırma ve erişime açma yaklaşımını daha çok benimsemektedir. Koleksiyonunda yazma eser bulunduran bilgi merkezleri için bu değişim ancak eserlerin uluslararası standartlara uygun olarak bibliyografik nitelemelerinin yapılmasıyla mümkün olabilecektir. Bu çalışmada; Doğu/İslam yazma eserlerinin bibliyografik nitelemesi üzerinde durulmuştur. Türkiye'de yazma eserlerin bibliyografik nitelemesinde standart bir yaklaşımın olmaması birçok nedenden kaynaklanan bir sorundur. Otorite dizinlerinin eksikliğinin yanı sıra koleksiyonunda yazma eser bulunduran bilgi merkezlerinin dermelerinde ne kadar yazma eser olduğu, mevcut yazma eserlerin fiziksel, sanatsal ve içerik özelliklerinin neler olduğunun belirlenememesi gibi teknik sorunlar da bulunmaktadır. Ayrıca, kütüphanelerde bu işin kütüphanecilik eğitimi almamış ve kataloglama terminolojisinden uzak kişilerin sorumluluğuna bırakılması gibi yönetimsel sorunlar da yer almaktadır. Uluslararası kataloglama kuralı AACR2 ile üstveri standartları MARC ve RDA'da yer alan niteleme alanlarının yazma eser için doğru belirlenmesi ve alanlar arasındaki anlamlı ilişkinin ortaya konulmasında kişilerin bireysel tasarrufları ve kendi alışkanlıkları doğrultusunda bibliyografik kayıtlar hazırlanmasının önüne geçilmelidir. Bu çalışma; Türkiyede yazma eser koleksiyonlarının bilimsel ve kültürel özellikleri gözetilerek standart bibliyografik kayıtlarının oluşturulması amacıyla "yazma eserlerin bibliyografik nitelemesi" üzerine uygulanabilir bir rehber önerisi sunmaktadır.

Tuğçe Kozan
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi yönetiminde veri ve metin madenciliği: Bir dijital içerik analizi uygulaması

Bu çalışmada, organizasyonlarda bilgi yönetimi kavramı kapsamında dijital içerik yayınlayan bir organizasyondan elde dilen ham veriler işlenerek ilgili organizasyon için iki farklı analiz yapılmış ve analizler sonucu değerli bilgiler üretilmiştir. Araştırmanın ilk analizinde, yayınlanan içeriklerin okunma sayılarını etkileyen faktörleri ortaya çıkarmak amacıyla, içerik metinleri farklı bir metin madenciliği yaklaşımıyla çözümlenmiş ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanarak okunma sayılarını etkileyen faktörler ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca bu analizde ele alınan problem özelinde uygulanan farklı metin madenciliği yaklaşımının istatistiksel olarak geçerli olduğu gösterilmiştir. Ek olarak, bu araştırma için başlık bazlı dijital içerik analiz süreci geliştirilmiştir. İkinci analizde ise, okunma sayılarının ilgili organizasyonun gelirleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, aylık bazda şirket gelirleri ve okunma sayıları, basit doğrusal regresyon problemi olarak ele alınmış ve bir tahmin modeli oluşturulmuştur. Son olarak çalışmada, ham verinin elde edilmesi, verilerin işlenerek değişkenlerin yaratılması, sonrasında analizlerin yapılması ve sonucun yorumlanmasını da içeren tüm süreçler tüm detaylarıyla açıklanmaya çalışılarak bu tezin bilgi yönetimi alanında uçtan uca bir veri madenciliği uygulama örneği olması hedeflenmiştir.

Bilgi yönetimiDijital platformlarElektronik içerik geliştirme+2
Levent Kurt
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve belge yönetimi ile istihbarat arasındaki ilişki

Bilgi ve belge yönetimi, bilgi ve/veya bilgi kaynaklarının derlenmesi, korunması, kullanılmak üzere erişimi ve yayımı süreçlerini kapsamakta ve bu amaçla verilen eğitimler ile bu işlevleri gerçekleştirecek insan gücü yetiştirilmektedir. Alan, aynı zamanda, farklı disiplinleri etkileyerek ya da onlardan etkilenerek birçok kavram ve kuramı anlamlandırmakta ve böylece disiplinlerarası (interdisipliner) bir uygulama alanı niteliği taşımaktadır. İstihbarat ise; veri, enformasyon ve bilgi toplama, analiz etme ve değerlendirme ile karar vericiler için stratejik üstünlük sağlayan faaliyetleri içeren bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Süreç sonucunda ortaya çıkan istihbari bilgi; kâr, verimlilik, rekâbet, üstünlük, kanıt, ispat, değer, kıymet ve karar olarak farklı disiplinlerde stratejik özellikler taşımakta ve farklı anlamlarda kullanılabilmektedir. Bu kapsamda; tüm disiplinlerde alınan kararların doğru ve etkili bir biçimde sonuç verebilmesi için, bilginin nereden ve nasıl toplandığı, nasıl paylaşıldığı çok önemli olmakta, bilginin hüküm sürdüğü, bilgi savaşlarının yaşandığı günümüzde, güvenlik ve teknolojik gelişmeler ile birlikte istihbaratın üretilmesinde; bireyler, kurumlar, organizasyonlar, uluslararası şirketler ve devletler için bilgi, stratejik bir güç niteliği taşımaktadır. Bilgi ve belge yönetimi disiplininin, kütüphanecilik, enformasyon ve arşiv bilimleri ile diğer temel disiplinlerle ilişkilerini analiz ederek ve özelde istihbarat disiplini ile bağlantısını irdeleyerek önemi, amacı ve geleceğinin belirlenmesi ve böylece eğitim süreçlerinin zamana uygun şekilde geliştirilmesi, güvenlik ve teknolojik gelişmelerle birlikte bölüm mezunlarına yeni istihdam imkânlarının sunulması ve organizasyonlar için öneminin ortaya çıkarılması gerektiği, nihayetinde ise istihbarat faaliyetlerinde görev yapabilecek insan gücünü yetiştirebilen bir alan olduğu ortaya çıkmaktadır.

BilgiBilgi toplamaBilgi ve belge yönetimi+2
Remzi Cırıkoğlu
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Devlet arşivlerinde araştırma hizmetlerinin yapılandırılması

Devlet arşivlerinde araştırma hizmetlerini konu alan çalışma ile devlet arşivlerinin araştırma hizmetlerinin standartlar ve mevzuat kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunu yaparken yöneticiler, araştırmacılar ve danışma hizmeti veren arşivcilerin konuya ilişkin bakış açısının belirlenmesi, mevcut eksikliklerin tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Ayrıca, arşiv hizmetlerinde ileri, arşivcilik alanında önemli çalışmaları bulunan, farklı yönetim özellikleri gösteren, yabancı ülke arşivlerinden yedi devlet arşivi incelenmiş ve verdikleri hizmetler karşılaştırılmıştır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemi seçilmiş ve veri toplama yöntemi olarak görüşme tekniği kullanılarak, yarı yapılandırılmış sorular araştırmacılara, arşiv yöneticilerine ve arşivcilere sorulmuştur. Alınan yanıtlar içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, araştırma hizmetleri mevcut arşivcilik standartları ve mevzuat çerçevesinde geliştirilmelidir sonucuna erişilmiştir. Ayrıca, danışma hizmeti, halkla ilişkiler, tanıtım ve eğitim, belge tarama sistemi (BETSİS), araştırmacı çalışmaları ve engellilere yönelik hizmetler geliştirilmesi gereken konular olarak tespit edilmiştir.

ArşivcilikArşivlerDevlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
Emel Sesigür
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki üniversite kütüphanecilerinin telif hakları konusundaki bilgi düzeyleri ve tutumları

Kütüphane, farklı ortam ve formatlarda bulunan belli bir sistematikte düzenlenmiş eserlerden oluşan koleksiyonu ifade etmektedir. Kütüphanelerin öncelikli amacı hizmet sunduğu kullanıcı grubunun bilgi gereksinimini karşılamak, aynı zamanda kültürel hafızayı korumaktır. Telif hakkı düzenlemeleri ise eser sahiplerinin haklarını belirlemek ve korumak, eserlerden yararlanma koşullarını düzenlemek amacıyla yapılmaktadır. Telif hakları ile kütüphanelerin ortak noktası "eser"dir. Kütüphaneleri koleksiyonlarının oluşumundan, kullanıma sunulmasına kadar telif hakları konusundan bağımsız düşünmek ya da kütüphane hizmetlerini telif hakları dışında değerlendirmek, planlamak ya da sunmak pek de mümkün değildir. Bilginin üretilmesinden hizmete sunulmasına kadar, bilimsel iletişim sürecinde ilk sıralarda rol alan kütüphanelerde görev yapan, koleksiyonda yer alan eserleri kullanıcısı ile buluşturan kütüphanecilerin, telif hakları konusunda da donanımlı olmaları beklenmektedir. Kütüphanecilerin telif hakları konusunda bilgili olmaları, verilecek hizmetlere yansımakla kalmayacak aynı zamanda toplumun telif hakları konusunda bilinçlenmesini ve bilinçli bir meslek mensubu olarak yasal düzenlemelere katkı sunmalarını da sağlayacaktır. Bu çalışmada Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde görev yapan kütüphane yöneticilerinin ve kütüphaneci personelin kütüphane hizmetleri bağlamında telif hakkı konusundaki bilgi düzeyleri ile tutum ve davranışları incelenmiştir. Araştırmanın amacı; Türkiye'de üniversite kütüphanecilerinin kütüphane hizmetleri bağlamında telif hakkı konusundaki bilgi düzeyleri ile tutum ve davranışları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu kapsamda araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki üniversite kütüphanecileri, telif hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları için, kütüphane hizmetlerinde telif hakları konusunda sorunlar yaşanmaktadır" şeklinde belirlenmiştir. Araştırma, 129 devlet üniversitesi, 74 vakıf üniversitesi olmak üzere Türkiye'deki toplam 203 üniversite kütüphanesinin yöneticilerini ve kütüphanelerde görev yapan "Kütüphanecilik Bölümü" / "Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü" mezunlarını kapsamaktadır. Araştırma evreni, 203 üniversite kütüphanesinde görev yapan, iletişim bilgilerine ulaşılabilen, 195 kütüphane yöneticisi ile 1328 kütüphaneci (kütüphaneci/öğretim görevlisi kadrolarında görev yapan) personel olmak üzere toplam 1523 kişiden oluşmaktadır. 116 kütüphane yöneticisi ve 265 kütüphaneci personelden alınan bilgilere göre; Kütüphanecilerin sadece %13,5'i telif hakları konusunda bilgi verecek düzeyde donanımlı olduğunu düşünmektedir. Kütüphanecilerin %37,8'i bu konuda yeterli donanıma sahip olmadığını düşünmektedir. Telif hakları konusunda bilgi verecek düzeyde yeterli donanıma sahip olmadığını düşünenlerin oranı kısmen yeterli olduğunu düşünenler ile birlikte değerlendirildiğinde kütüphanecilerin %86,5'i bu konuda yetersiz olduğunu düşünmektedir. Ayrıca elde edilen veriler değerlendirildiğinde kütüphane yöneticilerinin yarısından fazlasının (%55,2), kütüphaneci personelin ise %70'den fazlasının üniversite eğitimleri süresinde herhangi bir ders ya da eğitim almadığı konusu ortaya çıkmıştır ve üniversite kütüphanelerinde görev yapan kütüphaneciler, kendilerini telif hakları konusundaki bilgi düzeyleri açısından yetersiz görmektedir. Bu durum üniversite kütüphanelerinin kütüphane hizmetlerini düzenleyen yönetmelik, yönerge, politika, usul ve esas ya da uyarı metinlerini de etkilemiştir. Üniversite kütüphanelerinin web sayfalarında yer alan ilgili dokümanlar incelendiğinde ise telif hakları konusunun, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun yeterince işlenmediği, böylece gerekli düzenlemelerin yapılamamış olduğu görülmüştür. Çalışmada elde edilen sonuçlara dayanılarak; bilimsel çalışmaların merkezinde yer alan, fikir ve sanat eserlerini hizmete/kullanıma sunan ya da kullanılmasında aracı olan kütüphanecilerin, telif hakları konusuna duyarlı olarak, nasıl davranılması gerektiğini en iyi bilen, bu konuda toplumu bilinçlendirecek bilgi düzeyine sahip meslek mensuplarından olması gerektiği, bu nedenle üniversite kütüphanecilerinin bilgi eksikliğinin giderilmesi yönünde çalışmalar yapılması önerilmiştir. Bu kapsamda bir eğitim programı önerisi de oluşturulmuştur. Ayrıca üniversite kütüphanelerinde hizmetlere yönelik ortak politika metinlerinin oluşturulması, bu metinlerde telif hakları konusunun mevzuata uygun işlenmesi ve uygulanması önerisi getirilmiştir.

Bilgi düzeyiFikri ve sınai mülkiyet haklarıKütüphaneler+3
Aynur Ersoy Çavaç
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sivil havacılıkta bilişim teknolojilerinin pilot profiline etkileri

Sivil havacılık sektörü, dünya genelinde faaliyetlerini bir asırdan fazla süredir kümülatif olarak arttırmaktadır. İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında yapılan yatırımlar ve teknolojik atılımlar sayesinde uçaklarda kokpit ve bilgi yönetim sistemleri geliştirilmiş, hava/yer iletişim sistemleri güçlendirilmiş, bilgi kaynaklarına erişim ve karar alma süreçlerinde misenformasyon ve dezenformasyon riskleri ortadan kaldırılmıştır. Bununla birlikte uçakların sürati, menzili, boyutları, yolcu kapasiteleri ve kalite standartları arttırılmış ve güvenlik parametreleri iyileştirilmiştir. Günümüzde sivil havacılık özellikle sürat, emniyet, zaman avantajı gibi nedenlerle ön plana çıkmış, küresel ölçekte kullanımı yaygınlaşmıştır. Ayrıca küreselleşme olgusu ve artan rekabet yoğunluğuna bağlı olarak görece ekonomik bir ulaşım seçeneği haline gelmiştir. Pilot geçmişte olduğu gibi günümüzde de uçuş operasyonlarının temel aktörü durumundadır. Pilotların uçuşun tüm safhalarında ihtiyaç duydukları bilgilere bilişim teknolojileri ve otomasyona dayalı kokpit sistemleri vasıtasıyla doğru, kesintisiz ve gerçek zamanlı olarak ulaşabilmesi güvenlik-maliyet-zaman üçgeninde optimizasyon sağlanması amacıyla tartışılmaz bir gerekliliktir. Diğer taraftan özellikle tecrübeli kaptan pilotların binlerce saatlik uçuş tecrübesi, bilgi ve birikimleri sonucu sahip oldukları açık/örtük bilgileri uçaktaki otomasyona dayalı sistemlerden elde edilen bilgilerle bir bütün halinde değerlendirerek en hızlı ve doğru kararları almaları gerekmektedir. Pilotların sahip oldukları örtük bilgilerin ise kurumsal hafızaya katma değer sağlayacak şekilde açık bilgiye dönüştürülmesi, kayıt altına alınması ve bu sayede gelecekteki uçuş operasyonlarının daha güvenli ve yüksek standartlarda sürdürülmesi hedeflenmelidir. Yıllar içerisinde teknolojik gelişmelere paralel olarak uçuşta yer alan personel sayısı, pilotların görev fonksiyonları, kokpit iş yükü, ihtiyaç duyulan bilgi kaynakları ve türleri değişime uğramıştır. Gelecekte bilişim teknolojilerindeki gelişmelere ilave olarak yapay zekâ teknolojilerinin de artan etkisiyle uçuş operasyonlarındaki karar alma süreçlerinde otomasyon sistemlerinin daha fazla ön planda olacağı ve geleceğin sivil havacılık sektöründe köklü değişiklikleri beraberinde getirebileceği öngörülmektedir. Bu kapsamda, gelecekte geliştirilen farklı uçuş konseptleri doğrultusunda pilotun uçuş operasyonlarındaki rolünde, görev tanım ve fonksiyonlarında önemli değişimler olabileceği değerlendirilmektedir. Pilotlar açısından değişmeyecek temel unsurların başında ise yaşam boyu öğrenme gereksinimi gelmektedir. Havacılık sektörünün doğası gereği dinamik yapısı, bilginin değişim hızı, operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda pilotların uçak tip değişiklikleri, kokpit ve diğer uçak sistemlerindeki gelişmeler pilotları sürekli olarak bilgi arama davranışına yöneltmektedir. Pilotlar bilgi gereksinimleri doğrultusunda doğru ve güvenilir bilgi kaynaklarına hızla erişerek bilgilerini güncel tutmaktadır. Bu noktadan hareketle çalışmada "Pilotların bilişim teknolojilerini ve otomasyona dayalı kokpit sistemlerini kullanarak gerçek zamanlı bilgiye erişebilmeleri, bu bilgileri sahip oldukları açık/örtük bilgilerle bir bütün halinde değerlendirerek uçuş emniyetine katkı sağlamasının yanısıra pilotun gelecekteki rolü, görev tanım ve fonksiyonlarını da önemli ölçüde etkileyecektir." varsayımı oluşturulmuştur. Araştırmada kuramsal altyapının oluşturulması maksadıyla literatür taraması yapılmıştır. Bu aşamada sivil havacılıkta dünya ve Türkiye genelindeki tarihsel süreçlere, sivil havacılık sektöründeki gelişmelere, bilişim teknolojileri temelli kokpit sistemlerine ve pilotların gereksinim duyduğu bilgi kaynaklarına yer verilmiştir. Araştırmada katılımcılarla gerçekleştirilen yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bilgi ve veriler analiz edilerek değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bilgi ve veriler doğrultusunda pilot temelli bir bilgi yönetim model önerisi oluşturulmuş ve varsayım doğrulanmıştır.

Mehmet Sadettin Dinçer
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Karadeniz bölgesindeki üniversite kütüphanelerinin kütüphaneler arası iş birliği politikalarının karşılaştırmalı analizi

Bu çalışma, Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Sinop, Bartın, Karabük, Kastamonu ve Düzce üniversitelerinin merkez kütüphanelerinde uygulanan kütüphaneler arası iş birliği (ILL) politikalarını ve süreçlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman analizi yöntemi benimsenmiş; kurumların resmî yönerge, politika ve prosedür metinleri ile web içerikleri sistematik biçimde incelenmiş, ayrıca Kütüphaneler arası İşbirliği Takip Sistemi (KİTS) ve Türkiye Belge Sağlama Sistemi (TÜBESS) verilerinden elde edilen ikincil kaynaklar değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları, yapısal benzerliklere sahip olmalarına karşın, incelenen üniversite kütüphanelerinin kaynak paylaşımı ve koleksiyon geliştirme alanlarında ortak bir standart izlemediğini ortaya koymuştur. Koleksiyon öncelikleri bakımından basılı-geleneksel (Sinop, Düzce) ve dijital-öncelikli (Kastamonu) eğilimler arasında belirgin bir farklılaşma saptanmıştır. Ayrıca karar alma yapılarında, merkeziyetçi-komisyon temelli ve kullanıcı odaklı-esnek yaklaşımların bir arada varlık gösterdiği görülmüştür. KİTS ve TÜBESS platformlarının kullanım yoğunluğu ve kurumsal adaptasyon düzeyi üniversiteler arasında farklılık göstermekte olup, Bartın Üniversitesi'nin bu sistemleri en etkin biçimde kullanan kurum olarak öne çıktığı belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları, bölgedeki üniversite kütüphanelerinin ortak teknik altyapılardan yararlanmalarına rağmen, kurumsal stratejik öncelikleri doğrultusunda özgün iş birliği ve hizmet modelleri geliştirdiklerini ortaya koymaktadır. Bu durum, ulusal düzeyde kütüphaneler arası kaynak paylaşımında karşılaşılan standardizasyon eksikliğine ve iş akışlarının yerelleştirilmiş biçimlerde yürütüldüğüne işaret etmektedir. Elde edilen sonuçlar, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir kaynak paylaşım ağı geliştirilmesi yönünde normatif iyileştirme ihtiyacını gündeme getirmektedir.

Ümmü Gülsüm Şahin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ve belge yönetimi bölümü öğrencilerinin sosyal medya haberlerine güven ve teyit alışkanlıkları

Bu çalışma, Bilgi ve Belge Yönetimi (BBY) Bölümü lisans öğrencilerinin sosyal medya haberlerine yönelik güven düzeylerini ve bu haberlere ilişkin teyit alışkanlıklarını çeşitli değişkenler açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Dijitalleşmenin ve sosyal medya kullanımının hızla arttığı günümüzde, bu ortamlarda oluşan bilgi düzensizliği ve dezenformasyon, eleştirel düşünme ve çeşitli okuryazarlık yetkinliklerinin önemini artırmıştır. Sosyal medya platformlarının yoğun biçimde kullanılmasıyla birlikte her gün milyonlarca içerik üretilmekte ve bu içerikler hızla yayılmaktadır. Bu içeriklerin önemli bir kısmını, geleneksel medya tarafından üretilen haberler ve bunlara ek olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan ve haber niteliği taşıyan içerikler oluşturmaktadır. Tüm kullanıcıların geleneksel gazetecilik ilkelerini gözetmeden haber niteliğinde içerikler üretip paylaşabilmeleri, bilgilerin çarpıtılması, bağlamından koparılarak düzenlenmesi, eksik ya da yanlış sunulması ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmesi gibi bazı riskler barındırmaktadır. Artan kullanıcı sayısıyla birlikte sosyal medyanın insanlar üzerindeki gücü de artmakta, sosyal medya bazı kişi ve gruplar tarafından toplumu belirli bir konu ya da olayda manipüle etmek için kullanılmakta ve etkili olmaktadır. Özellikle sosyal medya üzerinden yayılan yanlış, yanıltıcı ya da sahte haberler, kullanıcılar tarafından farkında olunmaksızın hızla paylaşılmakta, bu durum dezenformasyonun yayılımını ve etkisini ciddi biçimde artırmaktadır. Bu nedenle bireylerin sosyal medyada karşılaştıkları haber içeriklerine eleştirel bir bakışla yaklaşmaları, içeriklerin doğruluğunu çeşitli yöntemlerle teyit etmeleri ve medya okuryazarlığı ve haber okuryazarlığı gibi becerilerini geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu beceriler, bireysel bir yetkinlik olmaktan öte, toplumsal bilgi güvenliği ve demokratik toplumun inşası için temel bir gerekliliktir. BBY Bölümlerinde verilen eğitimin bir parçası, öğrencilerin bilgiye erişim süreçlerinde bilgi arama ve erişilen bilgiyi değerlendirme becerilerini geliştirmektir. Öğrenciler gereksinim duydukları bilgilere nasıl ve nereden erişebileceklerini, karşılaştıkları bilgileri ana kaynağından teyit etmeyi ve bunun önemini, yazarın yetkinliği, içerik referansları ve bilginin güncelliği gibi unsurları incelemeyi, bilgiye eleştirel bir bakışla bakmayı ve bilgi kullanımında etik ilkelere uygun davranmayı öğrenmektedirler. BBY Bölümlerinde verilen eğitim öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak şekilde geliştirilmekte ve sürekli güncellenmektedir. Öğrenciler bu eğitimle birlikte, dijital araçları (bilgisayar, akıllı telefon, ilgili yazılımlar vs.) etkili ve verimli bir şekilde kullanmayı, internet üzerinden bilgi aramayı, arama motorları ve veri tabanlarını doğru bir şekilde kullanabilmeyi öğrenmektedirler. Ayrıca güvenilir kaynakları ayırt etme, çevrimiçi içeriklerin güvenilirliğini sorgulama, yanıltıcı veya yanlış bilgileri fark etme ve çeşitli dijital platformlar aracılığıyla güvenli iletişim kurma gibi becerilerini de geliştirmektedirler. Çeşitli okuryazarlık becerileri kazanmış olan öğrencilerin, sosyal medya platformlarında karşılaştıkları haberlere karşı eleştirel yaklaşmaları ve doğruluğunu değerlendirmeleri gerekmektedir. Ayrıca bilgi merkezlerinde hizmet verecekleri kullanıcıları bilginin kaynağıyla buluştururken, aynı zamanda bilgiye eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğreterek onların bilinçli tüketicilere dönüşmelerine destek olmalıdırlar. Bilgi merkezleri geliştirecekleri yenilikçi hizmetleriyle, topluma medya ve haber okuryazarlığı becerileri kazandırma çabalarına katkıda bulunarak, bireylerin, çağımızın karmaşık bilgi ortamında daha donanımlı ve eleştirel düşünen bireyler olmalarına yardımcı olmalıdırlar. Bu çalışma, BBY Bölümü öğrencilerinin profesyonel sorumlulukları çerçevesinde güvenilir ve doğrulanmış bilgi sağlama, bilginin eleştirel değerlendirilmesi ve toplumun bilgiye erişim konusundaki farkındalığının artırılması görevlerini vurgulamaktadır. Ayrıca, öğrencilerin özellikle sosyal medya platformlarında karşılaştıkları haber içeriklerine yönelik güven düzeylerinin ve bu bilgileri doğrulama alışkanlıklarının önemini vurgulamaktadır. Araştırmanın evrenini Ankara'da bulunan BBY Bölümlerinde öğrenim gören toplam 695 lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma, nicel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiş olup veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış ve çalışmaya 269 öğrenci katılmıştır. Elde edilen bulgular, öğrencilerin sosyal medya haberlerine yönelik güven düzeyleri ve teyit alışkanlıklarının genel olarak orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Bu davranışların bazı demografik değişkenler, sosyal medya kullanım alışkanlıkları ve haber içeriklerine yönelik tutumlara göre farklılık gösterdiği, ancak bazı değişkenler açısından anlamlı bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın hipotezi kısmen doğrulanmıştır. Çalışma kapsamında, BBY Bölümü lisans öğrencilerinin eğitim süreçlerinde medya ve haber okuryazarlığı becerilerini güçlendirmeye yönelik eğitim içeriklerinin geliştirilmesine ve sosyal medya platformlarının dezenformasyonla mücadelede daha etkin sorumluluklar üstlenmesine ilişkin genel öneriler sunulmuştur.

Elif Gültekin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ülkemizde RDA algısı ve gerçekleştirilen çalışmalar: Ulusal düzeyde kataloglama politikasının hazırlanması

Bu çalışma, RDA'nın (Kaynak Tanımlama ve Erişim) kütüphane ve bilgi kurumlarındaki uygulanması ve bu standartların etkili bir şekilde benimsenmesi için öneriler sunmaktadır. Öncelikle, RDA'nın temel prensipleri ve amacı açıklanıyor. Ardından, kütüphane ve bilgi kurumlarında RDA'nın neden önemli olduğu vurgulanıyor. Bu standartlar, bilgi kaynaklarının daha etkili bir şekilde tanımlanmasını, erişilebilirliğini artırmasını ve kullanıcıların bilgiye daha kolay erişimini sağlamayı hedefler. Çalışma, kütüphane ve bilgi kurumlarında uygulanmasına yönelik çeşitli stratejileri ele almaktadır. Bu stratejiler arasında personel eğitimi, teknolojik altyapının güçlendirilmesi, iş akışlarının revize edilmesi ve kullanıcı geri bildirimlerinin değerlendirilmesi yer almaktadır. Personel eğitimi, RDA standartlarının anlaşılması ve doğru bir şekilde uygulanması açısından kritik öneme sahiptir. Teknolojik altyapı ise RDA'nın gerektirdiği yeni işlemleri ve veri formatlarını desteklemek amacıyla güncellenmelidir. İş akışlarının revize edilmesi, RDA uyumlu kataloglama süreçlerinin entegrasyonunu kolaylaştırırken, kullanıcı geri bildirimleri sürekli iyileştirmeyi sağlamaktadır. Araştırmada, RDA'nın kütüphane ve bilgi kurumlarındaki yaygın kabulünün ve uygulanmasının önemini vurgulamaktadır. Bu standardın doğru bir şekilde benimsenmesi, bilgi kaynaklarının daha iyi organize edilmesini ve kullanıcıların bilgiye daha kolay erişimini sağlayarak, bilgi kurumlarının misyonunu daha etkili bir şekilde yerine getirmesine yardımcı olabilir.

Derya Obuz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basınında kütüphane: 2014-2023 yılları arasında Milliyet Gazetesi'nde yer alan kütüphane haberlerine yönelik bir içerik analizi

Bu çalışma, 2014-2023 yılları arasında Milliyet Gazetesi'nde yayımlanan kütüphane haberlerinin içerik analizi yoluyla Türk basınında kütüphanelerin temsili üzerine kapsamlı bir değerlendirme sunmayı hedeflemektedir. Kütüphaneler, bilgi erişimi sağlama, araştırma yapma, çalışma ortamı sunma ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapma gibi kritik rolleriyle toplumsal önem taşırken, gazeteler bu bilgiyi kamuoyuna ulaştırarak önemli bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, gazetelerde yayımlanan kütüphane haberleri, kütüphanelerin toplumsal algısını şekillendirmede etkili olabilir. Çalışma, kütüphanelerin basın üzerindeki görünürlüğünü ve temsiliyetini inceleyerek, toplumdaki algıyı iyileştirmek ve kütüphanelerin Milliyet Gazetesi üzerindeki yerini anlamak amacı taşımaktadır. Araştırmanın temel sorusu, Milliyet Gazetesi'nde kütüphane haberlerinin temsili nasıl incelenmiştir? şeklindedir. Bu kapsamda, kütüphane haberlerinin yayımlanma sıklığı, gazete kategorilerindeki temsili, kütüphane türlerine göre dağılımı, içerik temaları, haber kaynakları ve yazarlarının rolü ile haberlerin tonu gibi konular detaylı bir şekilde ele alınmıştır. İçerik analizi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmada, MAXQDA 2020 yazılımı ile veri analizi yapılmış ve toplamda 799 haber incelenmiştir. Elde edilen bulgular, çalışmanın hipotezini kısmen doğrular nitelikte olup, kütüphane haberlerinin genellikle kültür-sanat ve gündem gibi konularla ilişkilendirildiğini ve haberlerin tonunun çoğunlukla olumlu olduğunu göstermektedir. Milliyet Gazetesi'nde yayımlanan kütüphane haberlerinin temsili, kütüphanelerin toplumsal rolünü vurgularken bu mekânların önemini de yansıtmaktadır. Sonuç olarak, Türk basınında kütüphane haberlerinin olumlu bir imajla sunulduğu ve çeşitli faktörlerden etkilendiği görülmektedir. Kütüphane yöneticileri, elde edilen bulguları kullanarak basın ile ilişkilerini güçlendirebilir ve kamuoyunda kütüphanelerin önemini daha etkin bir şekilde vurgulayabilirler.

Merve Oğuz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite kütüphanesi konu rehberlerinin kullanılabilirliğinin ölçülmesi – Çankırı Karatekin Üniversitesi örneği

Konu rehberleri kütüphane bilgi hizmetlerinde sıklıkla kullanılan araçlardır. Kullanıcıya özel bilgi hizmeti verme anlayışının bir ürünü olan konu rehberleri, bir konu veya disiplindeki bilgi kaynaklarının, araçların ve diğer materyallerin sistematik bir biçimde kullanıcıya sunulmasını amaçlar. Konu rehberlerinin içerik, biçim ve arayüz bakımından kullanışlı ve kullanımının kolay olması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesindeki konu rehberi hizmetinin farklı kullanıcı grupları üzerinde kullanılabilirliğini test ederek sistemin kullanılabilirlik problemlerini keşfetmek, kullanıcı beklentilerini karşılamayan özellikleri tanımlamak ve guruplar arası kullanılabilirlik farklılıklarını incelemektir. Bu bağlamda konu rehberleri üzerinde kullanıcı temelli bir yaklaşım tercih edilmiş, 16 katılımcı (8 lisans, 8 yüksek lisans öğrencisi) ile ISO 9241-11 (1998) kriterleri (etkinlik, verimlilik ve memnuniyet) göz önüne alınarak görev tabanlı kullanılabilirlik testleri uygulanmıştır. Sesli düşün protokolü, gözlem ve görüşme teknikleri ile veriler toplanmıştır. Araştırma sonucunda, kullanıcıların konu rehberlerine karşı tutumu genel olarak olumlu olmuştur. Kullanıcı memnuniyet düzeyleri (%72,69) ve performansa ilişkin görev tamamlama başarıları (%88,20) yüksek bulunmuştur. Araştırma hipotezleri ile ilişkili olarak performans ve memnuniyet değerleri arasında pozitif yönlü korelasyon tespit edilmiştir (H3). Kullanıcı grupları arasında istatistiki olarak etkinlik, verimlilik ve memnuniyet düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı, yalnızca bazı görevlerde farklılaşmanın olduğu gözlemlenmiştir (H1, H2). Kullanıcıların konu rehberlerinden genel olarak beklentileri sadelik, içerik-başlık uyumu, tutarlılık, jargon kullanılmaması ve alan rehberi içeriğinin yeterli olması gibi ana başlıklar altında sıralanmaktadır.

Bilgi hizmetleriKonu rehberleriKullanılabilirlik+1
Hacı Ali Atar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Halk kütüphanelerinin kullanıcı bakışıyla değerlendirilmesi: Van İl Halk Kütüphanesi örneği

Bu çalışmada, Van İl Halk Kütüphanesi örneği üzerinden var olan hizmetlerin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, yürütülen etkinliklerin çeşitlendirilmesi ve yenilikçi kavramın günümüz halk kütüphanelerinin hizmet felsefesi çerçevesinde yarattığı değişimler, yenilikler, kullanıcı üzerindeki olumlu-olumsuz unsurlar, halk kütüphanelerinin önemi için kütüphane hizmetlerinin arttırılması ve bunların sürdürülebilirlik süreci bağlamında incelemek ve ele alınarak, sürecin kullanıcı üzerindeki memnuniyeti üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda yürütülen çalışmanın örneklemini, Van İl Halk Kütüphanesinde görev yapan kütüphane yönetimi ve 110 kullanıcı oluşturmaktadır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmış olup, ortaya konan mevcut durumun tezin amacı ile ilişkilendirilmesi noktasında ise yüz yüze görüşme(yönetim-personel) ve anket tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bilgilerin analizinde SPSS 20 programından yararlanılmıştır. Çalışmada nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, Van İl Halk Kütüphanesinin bilgi ve bilişim teknolojileri başta olmak üzere, bilginin dünyasını şekillendiren temel dinamikleri dikkate alarak kendini kurumsal anlamda yenilikçi kalmaya yoğun çaba sarf ettiği, bu çabanın kullanıcılarda da bir karışıklık uyandırdığı ve kullanıcı memnuniyeti açısından sürekli bir iyiye gidişin olduğu yargısına varılmıştır.

Halk kütüphaneleriKullanıcı değerlendirmesiKullanıcı tatmini+4
Burcu Pirhasanoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinin sıralanması ve Türkiye için bir rehber önerisi

Üniversite kütüphanelerinin sıralanması konusunda bilinen, aktif ve güncel bir sistem bulunmamaktadır. Bu çalışma çerçevesinde üniversite kütüphane sıralamaları için detaylı araştırma yapılması, üniversite kütüphanelerinin sıralanması konusundaki görüş ve önerilerin derlenmesi, analiz edilmesi ve konunun önemine katkı sunulmasını sağlamak üzere üniversite kütüphaneleri konusunda en az 10 yıl deneyime sahip kütüphaneciler ile görüşülmesi, üniversite kütüphanelerinin sıralanması için kullanılacak temel ölçütlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye'deki üniversite kütüphanelerinin sıralanması için bir rehber oluşturulması da araştırmanın somut ve nihai hedefi olmuştur. Araştırmanın öncelikli kapsamını, Türkiye'de Yükseköğretim Kuruluna bağlı üniversite kütüphaneleri oluşturmaktadır. Ayrıca, üniversite kütüphanelerinin sıralanması için değerli bilgiye sahip olduğu düşünülen Asya, Avrupa, Amerika, Avustralya kıtalarındaki tecrübelerden de yararlanılmıştır. Bu çerçevede 6 farklı ülkenin deneyimlerinden yararlanmak üzere 13 kütüphane çalışanının görüşüne başvurulmuştur. Çalışmada betimleme yöntemi ve anket, görüşme, içerik analiz teknikleri kullanılmıştır. Konuya ilişkin kavram, olay ve koşullar arasındaki ilişkileri dikkate alarak açıklamayı hedefleyen betimleme yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca geneli temsil edebileceği düşünülen kütüphanecilerin önceden belirlenen amaçlı örnekleme yöntemi ile görüşleri alınmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre kütüphaneler arasında olumlu bir rekabet oluşturabilecek, kütüphanelerin gelişime açık alanları tespit edebilecek, görünürlüğünü artıracak, değişime katkı sunacak, kütüphane ile üniversite yönetimi arasında iletişimi güçlendirecek, kütüphaneler hakkında nitelikli veri toplanması, analiz edilmesi ve paylaşılmasına katkı sağlayacak önemli bir araştırma ortaya çıkmıştır. Çalışma sonucunda Türkiye'de üniversite kütüphanelerinin sıralanması için bir rehber oluşturulmuştur. Bu rehber, başta Türkiye'deki üniversite kütüphaneleri olmak üzere birçok ülkede uygulanabilecek niteliktedir. Rehberin kütüphanelere, kütüphanecilere, kullanıcılara, araştırmacılara ve bu alana ilgili duyan herkese önemli katkısı olacaktır. Ayrıca, bu alanda yapılacak bundan sonraki çalışmalara da temel oluşturacaktır.

PerformansSıralamaSıralama rehberi+2
Sami Çuhadar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Halk kütüphanelerinde hizmet kalitesinin LibQUAL+® modeliyle değerlendirilmesi: Kocaeli İl Halk Kütüphanesi örneği

Bildiri, kütüphane çalışmaları alanında şimdiye kadar türünün en ünlü değerlendirme sistemi olan LibQUAL +TM'ye referansla Kocaeli halk kütüphaneleri için bir hizmet kalitesi değerlendirme indeks sistemi oluşturmayı amaçlamaktadır. Hem nitel hem de nicel analizi kapsayan Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (FAHP), halk kütüphanesi hizmetinin kalitesini kapsamlı bir şekilde değerlendirmek için kullanılır. Sistem ve değerlendirme modelleri, halk kütüphanesi hizmet kalitesinin anlaşılmasını ve iyileştirilmesini teşvik etmek için dahil edilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciBulanık analitik hiyerarşi süreciHalk kütüphaneleri+5
Abdourahman Djibril Wais
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal, sanat ve beşerî bilimler alanında dizinlenen türkiye adresli dergilerin karşılaştırmalı bibliyometrik analizi

Bilimsel çalışmaların bibliyometrik analizler ile ölçülmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi; yazarın, derginin veya yayınevinin karar verme süreçlerinde ve stratejik planlarının oluşturulmasında belirleyici bir role sahiptir. Bilimsel çalışmaları indeksleyen Web of Science, Scopus gibi veritabanları dergilerin bilim dünyasında kabul görmesi ve saygın bir kaynak olarak kabul edilmesi açısından önemlidir. Bu bağlamda çalışmayla Web of Science, Scopus ve Google Scholar veritabanlarında indekslenen Türkiye adresli; sosyal, sanat ve beşerî bilimler alanlarındaki dergiler incelenerek, saygın indekslerle birlikte herkesin rahatça erişim sağlayabildiği çok disiplinli indeksler arasındaki farklılıklar ortaya koyulacaktır. Çalışmayla söz konusu dergilerin ilgili indekslerdeki genel görüntüsünün tanımlayıcı ve değerlendirici bibliyometrik analizler ile elde edilmesi ve indeksler arası farklılıkların karşılaştırmalı olarak ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda bibliyometrik analizlerin yapılabilmesi için söz konusu veritabanlarından elde edilen yayın ve atıf verilerine, ortak atıf ve ortak yazar analizi teknikleri uygulanmıştır. Elde edilen bulgular görselleştirilerek yayınlar, yazarlar ve ülkeler arasındaki bağlantılar ortaya koyulmuştur. Çalışmanın verileri analiz edilirken veritabanlarının yayın indekslemede birbirleriyle tutarlı olmadığı, dergi seçim kriterlerinin farklı olmasından kaynaklı olarak yıllara göre indeksleme farklılıklarının bulunduğu, akademik yayınların bilimsel etkisine ilişkin daha eksiksiz bir resim elde edebilmek için tüm alternatif araçların birlikte kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Mücahit Özdemir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi döneminde kütüphanecilerin zaman algısı ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki: Halk kütüphaneleri örneği

Bu çalışmanın amacı, Covid-19 pandemisi nedeniyle dünya genelinde meydana gelen kapanmalarla birlikte değişen çalışma koşullarını ülkemiz genelinde kütüphane personellerinin çalışma şekilleri ve durumları özelinde ele alarak; pandemi döneminde halk kütüphanelerinde görev yapan kütüphanecilerin zaman algıları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi bazı demografik değişkenler açısından incelemektir. Kütüphanecilerin zaman algıları ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki varlığının ölçülmesi planlanmıştır. Bu çalışma pandemi döneminde kütüphanecilerin zaman algıları ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi ölçmektir. Çalışmanın kapsamını halk kütüphanelerinde görev alan kütüphaneciler oluşturmaktadır. Çalışmada araştırma modeli olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli ve veri toplama tekniği olarak anketler ve ölçekler kullanılmıştır. Kütüphanecilerin zaman algıları ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirebilmek adına Kişisel Bilgi Formu, zaman algısını değerlendirebilmek adına Zimbardo Zaman Algısı Envanteri ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi adına Maslach Tükenmişlik Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır.

COVID 19Halk kütüphaneleriKütüphaneciler+4
Buse Sultan Köksal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi ve bir rehber önerisi

Bilgi merkezleri arasında özgünlükleriyle öne çıkan üniversite kütüphaneleri, bünyelerindeki bilgi varlıklarında kurumsal ve kişisel birçok veri ve bilgiyi barındırmaktadır. Bu nedenle üniversite kütüphanelerinde bilgi varlıklarının güvenliği önemli bir konudur. Bu itibarla araştırmanın amacı, üniversite kütüphanelerinde bilgi güvenliği yönetimi konusunda mevcut durumu ve olası tehditleri incelemek, uygun önlemler ve politikalar önermek ve bu yönetimin iyileştirilmesi için çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada, nicel araştırma modeli olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren üniversite kütüphanelerinde görev yapan personeldir. Amaçlı örnekleme yöntemi ile bu evren içerisinde belirlenen örnekleme anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen verilere göre, Türkiye'de üniversite kütüphanelerinde teknolojik ve kurumsal bilgi güvenliği önlemlerinin çoğunun "iyi" düzeyde uygulandığına ilişkin katılımcı görüşlerinin yüksek oranlarda olduğu görülmüştür. Fakat bu önlemlerin "hiç uygulanmadığını" veya "kötü" ve "orta" düzeylerde uygulandığını belirten katılımcı görüşlerinin oranlarının da kayda değer düzeylerde olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, üniversite kütüphanelerinde daha etkili ve standart bir bilgi güvenliği yönetim sisteminin oluşturulmasına katkı sağlaması amacıyla çalışma sonunda bir "Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Rehberi" önerisi sunulmuştur.

Bilgi güvenliğiGüvenlik yönetimiKişisel veri+4
Ali Kavak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de il halk kütüphanelerinde sürdürülebilirlik olgusu ve kurumsal sürdürülebilirlik izleği önerisi

Kütüphane türleri arasında, hizmet verdiği kullanıcı kitlesinin genişliği ve hizmet çeşitlilikleri kadar yenilikçi uygulamalara öncülük eden kimliği ile de ön plana çıkan halk kütüphaneleri, diğer unsurların yanı sıra, sürdürülebilirlik bağlamında da ilk elde ele alınması gereken kütüphane türüdür. Kütüphanecilik dünyası ile sürdürülebilirlik arasındaki bağlantının son dönemde literatürde kendine yer bulmaya başlaması, sürdürülebilirlik konusunun kütüphaneler için önemini vurgulama sorumluluğunu doğurmuştur. Bu bağlamda özellikle halk kütüphaneleri için sürdürülebilirlik ölçütleri belirlenerek bu konuda kurumsal rehberlik yapacak Türkçe literatürün henüz olmaması, konunun ve bu çalışmanın önemini artırmaktadır. Çalışmanın nihai amacı Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin kurumsal sürdürülebilirlik açısından sahip oldukları yapısal unsurlar bağlamında (bina, personel, kullanıcı, bütçe, derme, yönetici yaklaşımı, uygulamalar ve hizmetler) ne durumda olduklarını tespit edip, elde edilen veriler ışığında halk kütüphanelerinde kurumsal sürdürülebilirlik için bir izlek geliştirmektir. Buna göre araştırmanın kapsamı, araştırmanın sonuçlarının tüm Türkiye'deki durumu yansıtabilmesi için 81 il halk kütüphanesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda betimleme yöntemi, anket ve yarı yapılandırılmış görüşme teknikleri kullanılmıştır. Öncelikle Türkiye'deki il halk kütüphaneleri yöneticilerine uygulanan anket formu sonucunda elde edilen veriler kapsamında anketi yanıtlayan kütüphaneler arasından basit rastgele örnekleme yöntemi ile yedi coğrafi bölgeden seçilen kütüphane yöneticileri ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre literatürde henüz çok yeni bir kavram olan "sürdürülebilirlik" kavramına ilişkin il halk kütüphanesi yöneticileri, personeli ve kullanıcıları tarafından farkındalık ve bilgi eksikliği söz konusudur. Bu eksikliğin giderilmesinde yol gösterici olması amacıyla Türkiye'de il halk kütüphanelerinin kurumsal sürdürülebilirliği sağlayabilmek için sahip olması gereken temel özellikleri içeren bir izlek oluşturulmuştur. Bu izlek, başta il halk kütüphaneleri olmak üzere diğer kütüphane türleri için de bir örnek niteliğindedir. Söz konusu izleğin kütüphanelere, kütüphanelerin tüm paydaşlarına, bilgibilim alan yazınına önemli katkısı olacaktır. Ayrıca bu çalışma ve sonucunda ortaya çıkan izlek bu alanda yapılacak sonraki çalışmalar için de temel oluşturacağı düşünülmektedir.

Halk kütüphaneleriKurumsal sürdürülebilirlikSosyal sürdürülebilirlik+3
Zarife Yıldırım Mercan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde e-kaynak kütüphanecilerinin yetkinlik algıları

Kütüphanecilik mesleğinin evrimi ve teknolojik değişimlerle birlikte, e-kaynak kütüphaneciliği alanında uzmanlaşmanın önemi giderek artmaktadır. E-kaynak kütüphanecileri, çeşitli elektronik kaynakları yönetme, erişim sağlama, lisanslama ve kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun hale getirme konularında uzmanlaşmış profesyonellerdir. Bu uzmanlık, kullanıcıların bilgiye erişimini kolaylaştırmak için e-kaynakları etkin bir şekilde yönetmeyi gerektirmektedir. Kütüphanecilik mesleğinde belirli bir alanda uzmanlaşma, e-kaynak kütüphanecilerinin rolü, yetkinlikler ve önemi üzerinde durulmaktadır. E-kaynak kütüphanecilerinin sahip olması gereken; teknik beceriler, kişisel beceriler ve e-kaynakları etkili bir şekilde yönetme becerisi dahil olmak üzere temel yetkinlikler tartışılmaktadır. E-kaynak yönetimi ve e-kaynakların yaşam döngüsü gibi daha geniş sorumlulukları da içeren bir alanda uzmanlaşma gerektiği ifade edilmektedir. Yeni teknolojileri takip etmenin ve mesleki gelişmelerden haberdar olmanın önemini vurgulanmaktadır. Bu çalışma kapsamına Türkiye'de 129'u devlet, 75'i vakıf ve 4'ü vakıf yüksekokulu olmak üzere toplamda 208 adet yükseköğretim kuruluşunda e-kaynak kütüphanecisi olarak çalışan birim sorumluları dahil edilmiştir. Türkiye'de e-kaynak kütüphaneciliği alanında herhangi bir standardizasyon veya değerlendirme girişimi bulunmaktadır. Üniversite kütüphanelerinde çalışan e-kaynak kütüphanecilerinin yetkinlik algı düzeylerinin değerlendirilmesi, mesleki eğitim programlarına katkı sağlaması ve çözüm önerileri sunması bakımından önem taşıdığı düşünülmektedir. Bu çalışma ile Türkiye'deki üniversite kütüphanelerindeki e-kaynak kütüphanecilerinin rolünü ve önemini daha iyi anlamak, temel yetkinlikler konusunda farkındalık yaratmak, mevcut durumu değerlendirmek, geliştirme önerileri sunmak, elde edilen bulgular ile üniversite kütüphanelerinin e-kaynak hizmetlerini iyileştirmek ve kullanıcıların bilgi erişimine daha etkili bir şekilde katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Sonuç olarak, e-kaynak kütüphanecilerinin yetkinlik seviyeleri, kütüphane kaynaklarının etkin bir biçimde kullanılması, kamu kaynaklarının gereksiz harcanmaması, kullanıcı memnuniyeti sağlanması ve personel gücünün verimli kullanılmasında etkili olmaktadır.

Alper Odabaşoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kütüphane danışma sorularının makine öğrenmesi yaklaşımıyla yanıtlanması: Akademik veri tabanları üzerine bir çalışma

Dünya genelinde bütün sorunların çözümü için kullanışlı tek bir makine öğrenmesi algoritmasının bulunmaması ve birçok bilim alanının çeşitli makine öğrenmesi algoritmalarını besleyerek alana özgü uygulamalarında bu algoritmaları tercih ediyor olması, Kütüphanecilik ve Bilgi Bilimi disiplininde gerçekleştirilen makine öğrenmesi projelerinde kullanışlı algoritmaların neler olduğunu merak konusu haline getirmiştir. Bu doğrultuda çalışmada, bilgi keşfi sürecinde herhangi bir konudaki bilgi kaynağı gereksinimini betimleyen doğal dil sorularının, makine öğrenmesi yaklaşımıyla yanıtlanmasını sağlamak için geliştirilen modelin ve uygun algoritmaların belirlenmesi hedeflenmiştir. Akademik veri tabanlarından elde edilen özniteliklerin oluşturduğu eğitim veri seti, çeşitli veri madenciliği işlemlerinden geçirilerek makinenin öğrenebileceği formata dönüştürülmüştür. Ardından kütüphane danışma birimlerine yöneltilmesi muhtemel, bir konu hakkında bilgi kaynağı gereksinimini betimleyen, doğal dil soruları taklit edilerek 7300 sorudan oluşan test veri seti hazırlanmıştır. Metin madenciliği ve doğal dil işleme teknikleriyle işlem süzgecinden geçirilen test veri setiyle modelin sınanması istenmiştir. Veri matrislerine uygun olan Destek Vektör Makinesi, Olasılıksal Sinir Ağı, K-En Yakın Komşu, Naive Bayes, Bulanık Mantık, Karar Ağacı ve Derin Öğrenme (DL4J) algoritmaları hem varsayılan ve hem de iyileştirilmiş hiper parametre ayarlarıyla test edilmiştir. En kullanışlı algoritma olduğu saptanan Destek Vektör Makinesinden %92,7 oranında başarım yüzdesi elde edilmiştir. Buna alternatif algoritmalar ise Derin Öğrenme (%72,3) ve Olasılıksal Sinir Ağı (%70,5) olarak belirlenmiştir.

Elektronik danışma hizmetleriÜniversite kütüphaneleri
Ertuğrul Burak Eroğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Web of Science veri tabanında bilgi okuryazarlığı konulu yayınların bibliyometrik analizi

Bu çalışmanın amacı, Web of Science (WoS) veri tabanında dizinlenen "bilgi okuryazarlığı" konusunda yayımlanmış makalelerin bibliyometrik analizini yaparak, konunun bilgi yönetimi disiplinindeki yerini ortaya koymaktır. Nihai hedef, konuyla ilgili yapılacak sonraki çalışmalara yol gösterici sonuçlar ortaya koymaktır. Bu kapsamda bilgi okuryazarlığı terimi ile ilişkili olan "bilgisayar okuryazarlığı", "dijital okuryazarlık", "medya okuryazarlığı", "sağlık okuryazarlığı", "bilimsel okuryazarlık", "bilgi becerileri" ve "yaşam boyu öğrenme" konulu makaleler bibliyometrik analiz yöntemiyle incelenmiş ve çeşitli unsurlarıyla tablolar ve haritalama tekniği kullanarak yorumlanmıştır. Bu çalışmada bilgi okuryazarlığı ve diğer okuryazarlık türleri ile ilgili WoS veri tabanında dizinlenmiş olan makaleler bibliyometrik analiz yöntemi ve haritalama tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. WoS veri tabanında bilgi okuryazarlığı konulu 4623; bilgisayar okuryazarlığı konulu 92; dijital okuryazarlık konulu 1973; medya okuryazarlığı konulu 1880; sağlık okuryazarlığı konulu 1781; bilimsel okuryazarlık konulu 312; bilgi becerileri konulu 93 ve yaşam boyu öğrenme konulu 944 çalışma tespit edilmiştir. Bu çalışmada; makalelerin yayın tarihlerine, ülkelerine, kurumlarına, dergilerine ve yazarlarına göre tablolar, eş oluşum haritaları ve atıf haritaları sunulmuştur. Bulgular incelendiğinde bilgi okuryazarlığı konulu çalışmalarda atıf sayısına göre en etkili yazar Annemaree Lloyd, en etkili çalışma "Making sense of credibility on the web: Models for evaluating online information and recommendations for future research", en etkili dergi "Journal of Academic Librarianship", en etkili kurum University of Granada, en etkili ülke olarak Amerika Birleşik Devletleri belirlenmiştir. Bilgi ve Belge Yönetimi alanına katkı sağlaması adına WoS'ta dizinlenen Türkiye adresli çalışmaların arttırılması önerilmektedir. Bu tezde farklı türlerdeki okuryazarlıkların bir arada bibliyometrik analiz türünde incelenmiş olmasının literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Bibliyometrik çözümlemeBilgi okuryazarlığı
Ayça Nur Sezen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel bilimsel dergilerin uluslararasılığının ölçülmesi

Uluslararası bilimsel dergilerde yayın yapmak günümüzde araştırmacılar için akademik yükselme kriterlerini karşılama, araştırma teşvik ödemeleri alma, bilimsel araştırma projeleri için fon bulma gibi pek çok konuda önemli bir ölçüt olarak görülmektedir. Önemli dokümanlarda ve politikalarda yeri olan uluslararası dergilerde yayın yapma olgusunda kastedilen "uluslararası derginin" tanımında belirsizlikler bulunmaktadır. Kavramın kullanımı daha çok Web of Science (WoS) ve Scopus gibi bazı ticari atıf indekslerinde yer alma olarak algılanmaktadır. Uluslararası dergi/yerel dergi kavramındaki belirsizliğin giderilebilmesi için dergilerin detaylı analizi gerekmektedir. Analiz için atıf dizinlerinde de yer alan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) dergileri seçilmiştir. Çalışmanın amacı, dergilerin uluslararasılıklarını; yazar-ülke bağlantıları, aldıkları atıflar ve editör kurullarının yapısı üzerinden değerlendirmektir. Değerlendirme kriteri olarak Index of National Orientation (Ulusal Yönelim İndeksi- INO) ölçevi kullanılmıştır. INO, bir dergide yayın yapmış yazarların coğrafi dağılımında en fazla temsil edilen ülkenin yüzdelik ölçüsüdür. Çalışmada doğa bilimleri (9), tıp (1) ve mühendislik (1) konu alanlarında toplam 11 derginin 2020-2022 yılları içerisinde yayınladığı araştırma makaleleri (n=2408) ile dergilerin 2023 yılında aldığı atıfların ülke bağlantıları (n=1732) çeşitli bibliyometrik tekniklerle analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda dergilerdeki yayınların %71,13'ü ile dergilerin aldığı atıfların %38,86'sının Türkiye'de yer alan kurumlardaki yazarlar tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. 5 Yıllık Etki Faktörü ile dergilere yapılan atıfların uluslararasılık ölçüsü olarak belirlenen INO-C değeri arasında orta düzeyde negatif kolerasyon bulunmasına rağmen bu ilişki anlamlı değildir (r = -,528 p =,095 r2 = 0,278). Bu sonuca göre Etki Faktörü ile dergilerin atıflarının uluslararasılığı arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı ve Etki Faktörünün bir derginin atıflarının uluslararasılığını yansıtmakta yetersiz olduğu söylenebilir.

Oğuz Çolak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin bilimsel etik ve intihal tespit yazılımlarıyla ilgili algıları: Aksaray Üniversitesi örneği

Çalışmada bilimsel araştırma, akademik etik, intihal ve kütüphanelerin intihalin önlenmesiyle ilgili yapabilecekleriyle ilgili bilgiler verilmiş olup çalışmanın amacı; "Aksaray Üniversitesinde görevli olan akademisyenlerin bilimsel araştırma süreçlerindeki etik ve intihal ile ilgili bilgi ve algı düzeylerini belirlemek, intihal tespit yazılımlarını kullanma amaçları ve becerileri ile bu yazılımların intihali engellemedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerini ortaya koymaktır" şeklinde belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Aksaray Üniversitesinde görevli 309 akademisyenden akademik etik, intihal, intihalin nedenleri, intihalin engellenmesi, intihal tespit yazılımlarının kullanımı, amaçları vb. ile ilgili birçok veri elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlara göre akademisyenlerin akademik etik, intihal ve intihal tespit yazılımlarıyla ilgili genel bilgi ve algılarının yüksek olduğu ancak bilgi eksiklikleri ve yanlış bilinen bilgilerin de olduğu görülmüştür. Ayrıca intihal tespit yazılımlarının da yoğun olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. En çok kullanılan intihal tespit yazılımlarının Turnitin ve iThenticate olduğu görülürken, akademisyenlerin bu yazılımların kullanımının intihalin engellenmesinde etkili olduğunu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise intihalin engellenmesi için kütüphaneler tarafından intihal eğitimlerini planlama ve duyurma, akademik etik ve intihal politikası oluşturma, intihal tespit yazılımlarına abonelik konusunda daha aktif olma, bilgi okuryazarlığı eğitimlerine intihal ve alıntı stillerini ekleme vb. birçok konuda öneriler sunulmuştur.

Şerife Yılmaz Kılıç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı Karatekin Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğrencilerinin haber kaynağı olarak sosyal medya kullanımı ve haber okuryazarlığı farkındalığı

Günümüzde temel iletişim araçlarından biri haline gelen sosyal medya, bilginin hızlı ve kolay bir şekilde yayılmasına olanak tanıyarak özellikle genç nesil için temel haber kaynaklarından biri haline gelmiştir. Bu avantajının yanı sıra kontrolsüz bilgi paylaşımını da sağlayan bu platformlar, sahte haberlerin hızla yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Sahte haberle mücadele etmek ve farkındalık kazandırma adına bireylerin sahip olması gereken beceriler haber okuryazarlığı kavramıyla ifade edilmektedir. Çalışmanın amacı Çankırı Karatekin Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi (ÇAKÜ BBY) bölümü lisans ve lisansüstü öğrencilerinin sosyal medyayı haber kaynağı olarak kullanma tutumlarını incelemek ve haber okuryazarlığı eğitiminin gerekliliğini, bu eğitim kapsamında sosyal medyanın haber kaynağı olarak ele alınmasının önemini ortaya koymaktır. Nihai hedef sahte haber ve bilgi kirliliği ile mücadele eden bilgi profesyonellerinin yetiştirilmesine katkı sağlamak amacıyla BBY eğitim programlarında sosyal medya ve haber okuryazarlığı konusuna daha fazla yer verilmesi gerektiğini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında sosyal medya ve haber okuryazarlığına yönelik teorik bilgilerin verilmesinde belgesel tarama yönetiminden, verilerin elde edilmesinde anket tekniğinden, verilerin değerlendirilmesinde ise betimleme yönteminden yararlanılmıştır. 113 lisans 41 lisansüstü olmak üzere 154 öğrenciden elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak araştırmanın amaçları doğrultusunda analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda lisans ve lisansüstü öğrencilerin sosyal medya kullanımı ve haber okuryazarlığı konusundaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konmuştur. Bulgular her grubun sosyal medyayı yoğun şekilde kullandığını, sosyal medyada yayılan sahte haberler konusunda zorluk yaşadığını ve haber okuryazarlığı eğitiminin gerekliliğine vurgu yaptığını göstermektedir. Çalışmanın sonunda sosyal medyanın haber kaynağı olarak daha etkin kullanılması ve haber okuryazarlığı eğitimleri ile ilgili çeşitli öneriler sunulmuştur. Özellikle BBY eğitim müfredatında bu konulara daha fazla yer verilmesi gerektiği önerilmektedir.

Haber okuryazarlığıSosyal medya
Hilal Uzun Güçlü
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde sosyal medya araçlarının kullanımı: Marmara Üniversitesi örneği

Teknolojinin hızlı gelişimi kütüphane ve kütüphanecilik mesleğini de etkilemiştir. Teknolojinin içine doğan ve şimdinin üniversite öğrencilerini oluşturan Z kuşağı, teknolojinin tüm ürün ve hizmetlerini hayatlarının her alanında aktif bir şekilde kullanmaktadır. Araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sosyal medya üzerinde zaman geçirmelerine sebep olan motivasyon algılarının neler olduğunun belirlenmesidir. Araştırma evreni, 2023-2024 eğitim döneminde öğrenim gören Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü lisans grubu öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçek, öğrencilerin internet kullanım motivasyonlarını saptamak amacıyla Balcı ve Ayhan tarafından 2007 yılında hazırlanmıştır. Ancak gençlerin internetin bir parçası olan sosyal ağlarda daha fazla zaman harcamasına yönelik olarak mevcut ölçek 2018 yılında İçirgin tarafından geçerliliği ve güvenirliliği yapılarak güncellenmiştir. İçirgin (2018); bu çalışmasında "internet" kavramını "sosyal medya" kavramı ile değiştirmiştir. Dolayısıyla çalışma kapsamında 2018 yılında geçerliliği ve güvenirliği İçirgin tarafından yapılmış olan "Üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıkları ve motivasyonları" ölçeği kullanılmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntemi olan genel tarama modeli ve ilişkisel tarama modeli kullanılarak hazırlanmıştır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak elektronik ve basılı olmak üzere iki teknik kullanılmıştır. Veriler, SSPS programıyla analiz edilmiştir.

Leyla Yılmaz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul'daki halk kütüphaneleri hakkında kullanıcı geri bildirimleri: Google Haritalar incelemelerinin içerik analizi

Bu çalışma, Google Haritalar platformundaki İstanbul'da hizmet veren halk kütüphaneleri hakkında kullanıcı geri bildirimlerini analiz ederek, halk kütüphanelerinin hizmet kalitesini ve kullanıcı memnuniyetini artırmaya yönelik potansiyel iyileştirme alanlarını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Çalışmaya ilişkin veriler Google Haritalar uygulaması üzerinden Google API' si kullanılarak elde edilmiştir. Veri analizi için içerik analizi kullanılmıştır. Çalışmaya ait veriler genel, açık saatler, personel, tesis/olanaklar, koleksiyon, konum, ortam, teknoloji, çocuk bölümü ve kültürel programlar üst kodlarında analiz edilmiştir. Uygulama üzerinden elde edilen veri sayısı 6.444'tür. Çalışma kapsamında ilgisiz 159 veri dışlanmış olup 2023 yılına ait 1.322 veri analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre İstanbul'da bulunan halk kütüphanelerinin %81,25'inin Google Haritalar hesabı mevcut olduğu saptanmıştır. Halk kütüphanesi kullanıcılarının %65,39'unun kütüphane hizmetleri hakkında olumlu, %32,48'inin ise olumsuz görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte kullanıcıların %12,30'unun ise nötr görüş bildirdiği saptanmıştır. Demografik bulgulara göre; en yüksek sıklıkta değerlendirme ve derecelendirme alan kütüphanenin Rami Kütüphanesi (f = 1393) olduğu, en düşük sıklıkta değerlendirme ve derecelendirme alan kütüphanenin ise Gaziosmanpaşa Çocuk Kütüphanesi (f = 1) olduğu gözlenmiştir. Kütüphanelerin yalnızca %14,03'ünün kütüphane kullanıcılarıyla Google Haritalar uygulaması üzerinden etkileşim içerisinde olduğu saptanmıştır. Bu araştırma, İstanbul'daki halk kütüphanelerinin hizmet kalitesini ve kullanıcı memnuniyetini artırmak için 10 ana başlık altında somut geliştirme önerileri sunmakta ve bu sayede kütüphanelerin topluma daha fazla fayda sağlamasına katkıda bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Google Haritalar, hizmet kalitesi, kullanıcı memnuniyeti, halk kütüphanesi, İstanbul

Rukiye Tufan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki üniversite kütüphane web sitelerinin içerik analizi

Bu araştırma, Türkiye'deki devlet ve vakıf üniversitelerinin kütüphane web sitelerinde sunulan içerik ve hizmetleri, literatürde yer alan güncel ölçütler doğrultusunda keşfetmeyi etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamını, Türkiye'deki 128 devlet ve 78 vakıf üniversitesi olmak üzere toplam 208 üniversitenin kütüphane web sitesi oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel içerik analizi kullanılmış olup, verilerin toplanması için ulusal ve uluslararası literatürden yararlanılarak dokuz başlık altında 88 alt ölçütten oluşan kontrol listesi geliştirilmiştir. Toplanan verilere, IBM SPSS Statistics 20 programıyla Ki-kare bağımsızlık testi, normallik testi (KolmogorovSmirnov), Mann-Whitney U testi ve Spearman sıra korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular, devlet üniversitelerinin kütüphane web sitelerinde 24 ölçütün, vakıf üniversitelerinin kütüphane web sitelerinde ise iki ölçütün istatistiksel olarak daha sık yer aldığını göstermiştir. Ek olarak, devlet üniversitelerinin web sitelerinde, vakıf üniversitelerine göre istatistiksel olarak daha fazla ölçüte yer verildiği saptanmıştır. Öte yandan, web site içeriği, kütüphaneyle ilgili teknik hizmetler ile bilgi edinme araçları başlıklarının altında yer alan ölçütlerde üniversite türleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Üniversitelerin kuruluş yılı ile üniversitelerin kütüphane web sitelerinde yer alan ölçüt sayısı arasında negatif korelasyon saptanmış olmakla birlikte, etki büyükleri ile %4,12 ile %17,47 arasında değişmiştir. Bu çalışma, kütüphane yöneticilerine ve web tasarımcılarına kullanıcı ihtiyaçlarını daha iyi karşılamaları için güncel bir ölçüt listesi sunmakta; Türkiye'deki kütüphane web sitelerinin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyarak, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye yönelik somut bulgular ve analizler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kütüphanelerde web içeriği, üniversite kütüphaneleri, web siteleri, web içerik analizi

Fatma Toprak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite kütüphanelerinde çalışan kütüphanecilerin mesleki profesyonellikleri ile iş memnuniyetleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, üniversite kütüphanecileri arasında mesleki profesyonellik ile iş memnuniyeti arasındaki ilişkiyi incelemektir. Günümüz bilgi toplumunda kütüphanecilik mesleği, sadece bilgiye erişim sağlayan değil, aynı zamanda bilgi okuryazarlığını destekleyen ve teknoloji ile bütünleşik hizmetler sunan önemli bir meslek alanı olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda mesleki profesyonellik, etik ilkelere bağlılık, mesleki sorumluluk bilinci, alanda uzmanlaşma ve sürekli mesleki gelişime açıklık gibi unsurları içermektedir. İş memnuniyeti ise bireylerin işlerinden duydukları memnuniyet düzeyini ifade etmektedir. Çalışanların motivasyonu, performansı ve örgütsel bağlılığı üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Betimleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada, birincil verilerin elde edilmesinde anket yöntemi kullanılmıştır. Anket formunun hazırlanmasında, geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış ölçekler olan "Minnesota İş Memnuniyeti Ölçeği"nin (Weiss ve diğerleri, 1967), 20 maddelik kısa formundan ve Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği"nden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara'daki devlet ve vakıf üniversiteleri kütüphanelerinde çalışan profesyonel kütüphaneciler oluşturmaktadır. Online ve yüz yüze gerçekleştirilen anket çalışması sonucunda, 140 geçerli anket formu elde edilmiştir. Verilerin analizinde, SPSS 22 programı kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, normallik testi, keşfedici faktör analizi, "Cronbach Alpha" güvenilirlik analizi, tanımsal istatistik analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, sosyo-demografik özelliklerle iş memnuniyeti ve mesleki profesyonellik arasındaki farklılıkları test etmek için T-Testi ve ANOVA Testi uygulanmıştır. Mesleki profesyonellik ve iş memnuniyeti arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, mesleki profesyonellik ve iş memnuniyeti arasında anlamlı, pozitif yönlü bir ilişkinin varlığı ortaya konmuştur.

Üniversite kütüphaneleriİnsan kaynakları yönetimiİş doyumu
Sefa Doğan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Açık erişim ve akademisyenlerin açık erişim farkındalığı: Fırat Üniversitesi örneği

Geleneksel/ticari yayıncılığa alternatif bir model olarak ortaya çıkan açık erişim yayıncılığı, bilimsel iletişimde yaşanan bir takım sorunları ortadan kaldırmak amacıyla türetilmiş ve geliştirilmiştir. Açık erişim olgusundan önce basılı dergi yayıncılığında yaşanan aşırı fiyat artışları aboneliklerin azalmasına neden olmuştur. Birçok kütüphane yaşanan bu süreçten etkilenmiş ve çok sayıda dergi aboneliğinden vazgeçmek zorunda kalmıştır. Bu durum kullanıcılarına güncel bilgi sağlamada önemli bir yere sahip olan kütüphaneleri gerekli bilgileri sağlama konusunda büyük sıkıntılara sokmuştur ve yeni arayışlara yöneltmiştir."Altın yol" ve "Yeşil yol" olarak adlandırılan modeller bu sorunların ortadan kaldırılması amacıyla geliştirilmiştir. Bu yönüyle açık erişim yayıncılığını, ticari yayıncılığa karşı başlatılmış bir hak arayışı çabası olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Araştırmacıların büyük çoğunluğunun bilimsel iletişimde oldukça fayda sağlayan açık erişim olgusu ve yararları hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadıkları düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmacılar/öğretim elemanları arasında farkındalığın oluşturulması ve/veya artırılması gerekmektedir. Aksi takdirde her yıl düzenlenen açık erişim çalıştayları, diğer ilgili toplantılar ve akademilerde sistemin işlemesi için oluşturulan yazılımlar, kısacası konu ile ilgili yapılan bütün çabalar hedefine ulaşamayacak ve emekler boşa gidecektir. Çalışmada açık erişimin gelişimi, türleri ve özellikleri, yararları, açık erişim rehberleri, telif hakları, açık erişim politikaları ve mevzuatı, Türkiye'de açık erişim ve arşivlerin özellikleri, kütüphanelerin açık erişimdeki yeri ve Fırat Üniversitesi kurumsal açık arşiv (KAA) çalışmaları konuları irdelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, dünyada ve Türkiye'de açık erişimli arşivlerin gelişimini irdelemek, öğretim elemanları arasında farkındalık saptaması yapmak, öğretim elemanlarının KAA'ların etkin kullanımı konusunda tutum ve görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma ile, Fırat Üniversitesi'nde KAA'nın geliştirilebilmesine olanak sağlayacak alt yapı verilerinin elde edilmesi amaçlanmaktadır. Öğretim elemanlarının farkındalık düzeyini yükseltmek ve açık erişimli yayınlardan üst düzeyde yararlanmalarını sağlamak da çalışmanın dolaylı amaçları arasındadır. Aynı zamanda farkındalığı yükseltmek için ortaya konacak sonuçların diğer üniversitelerdeki KAA yöneticilerine de yol göstereceği düşünülmektedir. Öğretim elemanlarının açık erişim farkındalık düzeylerinin tespiti için anket tekniğinden yararlanılmıştır. Olgusal özellikleri yönüyle farklı türde katılımcılardan derlenen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. "F.Ü. öğretim elemanlarının açık erişim farkındalık düzeyi düşüktür; F.Ü. öğretim elemanları açık erişim hakkında bilgi sahibi olduklarını düşünseler de konu ile ilgili ayrıntılı bilgi sahibi değillerdir" şeklinde oluşturulan hipotez çalışma sonucunda doğrulanmıştır. Öğretim elemanları kurumda açık erişim farkındalığının artırılmasına yönelik 'seminer verilmeli', 'bilgilendirme toplantıları yapılmalı', 'konferanslar düzenlenmeli', 'paneller düzenlenmeli', 'konu ile ilgili oryantasyon çalışmaları yapılmalı', 'kurum içi/hizmet içi eğitimler verilmeli' ve 'tanıtım toplantıları düzenlenmeli' gibi ifadelerle açık erişim ve KAA konusunda bilgilendirme faaliyetlerinin yapılmasını önermişlerdir. Öğretim elemanları açık erişim olgusu ile ilgili detaylı bilgilere sahip olmasalar da, ifadelerinde söz konusu olguya karşı açık olduklarını ve ön yargılı tutum içinde olmadıklarını ifade etmektedirler. Anahtar Kelimeler: Açık Erişim, Kurumsal Açık Arşivler, Açık Erişim Farkındalığı, Açık Erişim Kaynakları, Kişisel Arşivleme, Fırat Üniversitesi

AkademisyenlerArşivcilikArşivler+5
Neslihan Aka
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sesli kütüphane hizmetleri ve görme engellilerin sesli kütüphane hizmetlerine karşı tutumları

İnsanlık tarihi boyunca üretilen bilgi miktarı sürekli olarak artmaktadır. Bu bilgilere ulaşmak da giderek önem kazanmaktadır. Engelliler, engeli olmayan insanlar gibi her türlü bilgiye erişim hakkına sahiptirler. Engellilerin içinde bulundukları durum, onları bilgiye erişimden ve diğer bilgi hizmetlerinden alıkoymamalıdır. Halk kütüphaneleri yaşam boyu öğrenme ve bağımsız karar vermede etkili olduğu kadar, kültürel ve kişisel gelişimin artmasına da katkı sağlamaktadır. Kısaca bilgi dünyasına açılan bir kapıdır. Kütüphaneler bütün kullanıcıların istek ve beklentilerini karşılamalıdır. Kütüphaneler engelli gruplarına göre hizmetlerini esnetebilmelidir. Görme engellilere hizmet veren kütüphaneler kullanıcı potansiyeline uygun politikalar üretip, kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Ancak görme engelli kullanıcılar Braille, sesli ya da büyük punto basılı kaynaklara erişim konusunda sıkıntılar yaşamaktadır. Bu çalışma Türkiye'de Sesli Kütüphane Hizmetlerinin durumunu ve görme engellilerin tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Görme engelli bireylerin tercih ettiği kütüphaneler ve bu kütüphanelerden aldıkları hizmetler incelenmiştir. Ayrıca bilgi kaynaklarına erişimde yaşadıkları sorunlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Görme engellilere hizmet veren kütüphanelerin sağladığı olanaklar ve yaşanan sıkıntılar araştırılmıştır. Araştırma kapsamında görüşmeler ve anketlerden elde edilen veriler sonucunda değerlendirmeler yapılmıştır. Kütüphanelerin görme engelli kullanıcıların gereksinimlerini karşılayamadığı gözlemlenmiştir. Kütüphanelerde görme engellilere özel bölümler oluşturulmalıdır. Kütüphanelerde görme engellileri ilgilendiren kaynaklar hem niteliksel hem de niceliksel olarak görme engellileri tatmin edici hale getirilmelidir. Görme engelli kullanıcıların kaynak ve dokümanlara erişimlerini sadeleştirmek gerekmektedir. Sesli kütüphaneler için teknolojik yenilikler yakından takip edilmelidir. Türkiye'de görme engellilere hizmet veren kütüphane çok azdır. Kütüphanelerin azlığının yanında verilen hizmetlerde yetersizdir. Görme engellilere hizmet verecek kütüphane sayısı artırılıp, bu kütüphanelerde kendi içerisinde bir ölçü ve standart oluşturması sağlanabilir.

Görme engellilerKütüphane hizmetleriKütüphaneler+1
Müge Esra Kartal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00