Kastamonu University
Discipline

Fisheries

Kastamonu University

315

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Deniz levreği (Dicentrarchus labrax)'ın tatlı suya alıştırılması ve tatlı suda optimal yemleme oranının belirlenmesi

Bu çalışma iki ayrı bölümden oluşmuştur: I. Bölüm'ün, I. ve II. denemelerinde, iki farklı boyutta ki (1.70±0.26 ve 25.58il.58 g) levreklerin kısa (2 gün) ve uzun süreli (10 gün) alıştırma yöntemleriyle tatlısuya başarıyla alıştınlabileceği belirlenmiştir. Alıştırılmadan, direkt tatlısuya stoklanan balıklarda yem alımı durmuş ve ölümler görülmüştür. Kısa süreli alıştırma yönteminde yaşama oranı olumsuz etkilenmemiş, ancak osmotik stres yem alım aktivitesini negatif etkilemiştir. Uzun süreli alıştırma yöntemi sonucunda mortalite oluşmamış ve yem alım indeksi kontrol grubu ile benzer bulunmuştur. Deniz levreğini en az stres ile tatlısulara alıştırabilmek için değişik tekniklerin kullanıldığı 3. Deneme öncesinde, kuyu suyunda 1 ay süresince normal ve tuzlu yemle yetiştirilen bireylerin göl suyuna alıştınlması esnasında tuz ve/veya vitamin katkısının yaşama oranı, kan Na+, K+, Cl" iyon ve hematokrit konsantrasyonları üzerine etkisi çalışılmış ve sonuçlar tartışılmıştır. Bu gruplarda 7 günlük alıştırma periyodunun uygun olduğu ve balıkların direkt göl suyuna transfer edilmemesi gerektiği açıkça belirlenmiştir. II. Bölüm'de üç farklı besleme denemesi yapılmıştır. 1. denemede, optimal yemleme oranını belirlemek amacıyla, tatlısuya alıştırılmış olan bireylerde (32 g) 5 faklı yemleme oram (%2.0, 2.5, 3.0, 3.5, ve %4.0 vücut ağırlığı/gün (V A/gün)) 50 gün boyunca test edilmiştir. Bu boyuttaki balıklarda en iyi büyüme ve yem çevrim oranı (YÇE) %3.0 VA/gün yemleme oranında belirlenmiştir. Spesifik büyüme oranı (SBO) %3.0 VA/gün'e kadar artmış, ancak daha yüksek yemleme oranlarında (%3.5-4.0 VA/gün) düşmüştür. Deneme boyunca, kondisyon faktörü (KF), iç organ lipit, protein, kuru madde içerikleri artan besleme oranıyla artmıştır (p<0.05), ancak karaciğer somatik indeksi (KSİ), içorgan somatik indeksi (İSİ), fileto oranı (FO), fileto protein, lipit, kuru madde ve kül içeriklerinde önemli bir farklılık gözlenmemiştir (p>0.05). 60 gün süren 2. denemede, optimal yemleme oranının belirlenmesi amacıyla balıklar (2.62 g) hem deniz hem de tathsuda 5 farklı yemleme oranında (%2.0, 2.5, 3.0, 3.5, 4.0 VA/gün ve serbest yemleme) yetiştirilmiştir. Spesifik büyüme oranı (SBO) ve yem çevrim etkinliği (YÇE) verileri, hem tathsu hemde deniz grubunda optimal yemleme oranının %3.5 VA/gün olduğunu göstermiştir. Her iki grupta da balıklarda fileto protein içeriği, ham kül ve KF etkilenmemiş (p>0.05), FO, KSİ, İSİ, lipit ve kuru madde içerikleri ise artan yemleme oranıyla yükseliş göstermiştir (p<0.05). 3. denemede, 50 gün boyunca, 6 farklı oranda tuz (NaCl) içeren yemle (kontrol, %1, 3, 5, 7, ve %9) beslenen balıklarda (4.87 g) büyüme performansları, YÇE ve fileto kompozisyonları araştırılmıştır. Yemine tuz eklenen gruplarda, kontrol grubuna göre, ortalama %20.76 oranında bir canlı ağırlık artışı belirlenmiştir (p<0.05). Kontrol grubunda SBO %1.78/gün, tuzlu yemlerde ise %2.12-2.23/gün bulunmuştur (p<0.05). En yüksek YÇE %l-7 tuz içeren yemle beslenen gruplarda belirlenmiştir (p<0.05). Yemde artan tuz miktarı et besin içeriklerinden ham protein, kuru madde, ham kül içeriğini etkilememiş, lipit içeriğini ise %l-7 oranında arttırmıştır. Anahtar kelimeler: Dicentrarchus labrax, Tathsu, Besleme Oranı, Filleto Kompozisyonu, Tuzlu Yem

BalıklarDeniz levreğiTatlı su+1
Orhan Tufan Eroldoğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

Babadıllimanı koyunda (Silifke-Mersin) dip trolü ile avlanan ekonomik öneme sahip bazı demersal balık türleri için ağ göz genişliğinin belirlenmesi

ÖZ DOKTORA TEZİ BABADILLİMANI KOYU'NDA (SİLİFKE-MERSİN) DİP TROLÜ İLE AVLANAN EKONOMİK ÖNEME SAHİP BAZI DEMERSAL BALIK TÜRLERİ İÇİN AĞ GÖZ GENİŞLİĞİNİN BELİRLENMESİ Caner Enver OZYÜRT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANA BİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Dursun AVŞAR Yıl : 2003 Sayfa: 124 Jüri : Prof. Dr. Dursun AVŞAR : Prof. Dr. Ercan SARIHAN : Prof. Dr. Abdurrahman POLAT : Doç. Dr. Ali İSMEN : Doç. Dr. Nuri BAŞUSTA Mayıs 1999-Nisan 2000 tarihleri arasında Babadılümanı Koyu'nda gerçekleştirilen bu çalışmada, ekonomik öneme sahip 5 demersal balık türünün ilk eşeysel olgunluk boyu, üreme dönemi ve seçicilik parametreleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Saurida undosquamis'in 12.8cm'lik boy grubunda ilk eşeysel olgunluğa eriştiği; ilki Nisan-Mayıs, ikincisi Eylül-Ekim ve üçüncüsü ise Kasım-Ocak arasında olmak üzere yılda üç kez ürediği ve (%Lso) değerinin 10.41 cm olduğu; Mullus barbatus' 'un ilk eşeysel olgunluk boyunun 10.5cm; üreme döneminin Mayıs-Ağustos aylan arasında ve (%Lso) değerinin 7.73cm olduğu; Upeneus moluccensis'm 10.4cm boy grubunda ilk eşeysel olgunluğa ulaştığı, üreme döneminin Temmuz-Kasım aylan arasmda ve (%Lso) değerinin 8.83cm olduğu; Upeneus pori'ma 10cm boyunda ilk eşeysel olgunluğa ulaştığı, ilki Mayıs, ikincisi Temmuz- Ağustos ve üçüncüsü Ekim- Aralık arasında olmak üzere yılda üç kez ürediği ve (%Lso) değerinin ise 9.18cm olduğu belirlenmiştir. Spicara maena için ilk eşeysel olgunluk boyu belirlenememiş; ancak üreme döneminin Şubat-Temmuz aylan arasında ve (%L$o) değerinin ise 7.85cm olduğu saptanmıştır. İncelenen türlerin üreme dönemleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, Doğu Akdeniz'de uygulanan zaman sınırlamasının 1 Nisan- 1 Kasım arasındaki dönemi kapsayacak biçimde olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm türler için elde edilen seçicilik parametreleri ile, belirlenen ilk eşeysel olgunluk boylan birlikte değerlendirildiğinde ise, halen uygulanmakta olan 22mm'lik yasal ağ göz genişliğine alternatif olabilecek uygun bir ağ göz genişliği belirlenememiştir. Ancak sözü edilen türler için daha uygun olan bir torba ağ göz genişliğinin ve hatta torba modelinin belirlenebilmesi için, öncelikle Saurida undosquamis'm torba içerisindeki davranışlarının gözlenebildiği oldukça ayrıntılı seçicilik çalışmalarının gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.. Anahtar Kelimeler: Dip Trolü, Torba Seçiciliği, Demersal Türler, Üreme Dönemi, Kuzeydoğu Akdeniz.

Balık ağlarıBalıklarDemersal balıkları+2
Caner Enver Özyurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessTR

İki farklı yağ kaynağının (balık yağı ve soya yağı) deniz levreği (Dicentrarchus labrax L. )'nin gelişme performansı ve vücut yağ asitleri kompozisyonuna etkileri

öz DOKTORA TEZİ İKİ FARKLI YAĞ KAYNAĞININ (BALIK YAĞI VE SOYA YAĞI) DENİZ LEVREĞİ (Dicentrarchm labrax L)'NİN GELİŞME PERFORMANSI VE VÜCUT YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONUNA ETKİLERİ ARZU ÖZLÜER HUNT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yıl 2003, Sayfa 97 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Prof. Dr. Gürkan EKİNGEN Prof. Dr. Abdurrahman POLAT Prof. Dr. Ercan SARIHAN Yrd. Doç. Dr. M. Ayçe GENÇ Bu çalışmada iki farklı yağ kaynağı (balık yağı ve soya yağı) ile beslenen levrek (Dicentrarchus labrax L.) genç bireylerinin büyüme ve vücut yağ asitleri kompozisyonları incelenmiştir. Ortalama canlı ağırlıkları 4.80± 0.2 g olan yavrular materyal olarak kullanılmıştır. Besleme çalışmaları 15 hafta sürdürülmüştür. Öncelikle, soya yağı ve balık yağı içeriğine sahip 5 farklı diyet, %12 lipit düzeyinde hazırlanmıştır. Diyetlerdeki diğer besin bileşenleri; protein, vitamin ve mineral gibi, bütün diyetler için sabit tutulmuştur, sadece; lipit içerikleri değiştirilmiştir. Denemenin ikinci aşamasında ise, beslenme periyodunun ardından, fileto ve tüm vücutta besin madde bileşenleri ve yağ asitleri kompozisyonu araştırılmıştır. Deneme sonunda en iyi ağırlıkça büyümeyi %12 balık yağı içeriğine sahip I. diyet grubu göstermiştir. Bunun hemen arkasından V. diyet grubu olan %12 soya yağı içeriğine sahip diyet grubunda belirlenmiştir. Ağırlık artışı ve spesifik büyüme oranlarında I. grupla diğer gruplar arasındaki farkın önemli olduğu saptanmıştır (PO.05). Lipit oram fileto dokusunda ve tüm vücutta I. grupta diğer gruplardan az ve istatistiksel olarak farklı bulunmuştur (PO.05). Bu araştırmada; doymuş, tek doymamış ve çok doymamış yağ asitleri de araştırılmıştır. Diyetlerdeki soya yağı miktarı arttıkça, ra-3 yağ asitleri miktarının azaldığı, co-6 yağ asitleri miktarının ise arttığı saptanmıştır. Bütün diyet gruplarında; doymuş, tekli doymamış ve çoklu doymamış yağ asitleri açısından fark istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (P<0.05). Anahtar Kelimeler: Levrek, balık yağı, soya yağı, büyüme, esansiyel yağ asitleri.

Balık yağıBalıklarBüyüme+3
Arzu Özlüer Hunt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Spirulina platensis'in serada yapılan kültürlerinde ortam faktörlerinin ürün verimliliği, protein miktarı ve amino asit bileşimi üzerinde etkileri

oz YÜKSEK LİSANS SPIRULINA PLATENSIS'IN SERADA YAPILAN KÜLTÜRLERİNDE ORTAM FAKTÖRLERİNİN ÜRÜN VERİMLİLİĞİ, PROTEİN MİKTARIVE AMİNO ASİT BİLEŞİMİ ÜZERİNE ETKİLERİ LEYLA HIZARCI ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç.Dr. Oya IŞIK Yıl 2004, Sayfa; 56 Jüri : Doç.Dr. Oya IŞIK Prof.Dr. Ercan SARIHAN Prof. Dr. Şevket GÖKPINAR Çukurova bölgesinde, Spirulina platensis kültürlerinde, sıcaklık ve ışık gibi çevresel etmenlerin ürün verimliliği, protein içeriği ve amino asit kompozisyonuna etkilerini belirlemek üzere, dışarı koşullarında, sera içerisinde 1x5x0.20 m boyutlarındaki fiber-glass havuzlarda Ocak-Şubat ve Temmuz aylarında yapılan denemelerde kış dönemi için gece ve gündüz belirlenen en yüksek su sıcaklık değerleri sırasıyla 17.17±0.07 ve 24.28±0.1 °C, en düşük sıcaklık değerleri ise 10.42+0.02 ve 11.67±0.04 °C'dir. Yaz döneminde ise en yüksek su sıcaklığı 30.9±0.07 °C olarak ölçülmüştür. Ocak-Şubat aylarında havuzlarda ölçülen en yüksek O2 değeri 41.6+0.9 mgL"1 iken Temmuz ayında en yüksek O2 yoğunluğu 35.77±0.6 mgL"1 olarak saptanmıştır. Yaz döneminde 1.375+0.009 g kuru ağ.L"1 elde edilirken, kış döneminde 0.36+0.01 g kuru ağ.L"1 elde edilmiştir. Kuru maddede saptanan protein oranları kış ve yaz koşullarında sırasıyla %27 ve %46 olmuştur. Işık, sıcaklık ve O2 yoğunluğunun Spirulina 'da ürün verimliliği, protein oram ve amino asit bileşenlerini etkilediği belirlenmiştir. Yan tropik -iklime sahip Çukurova bölgesinin, gece ve gündüz sıcaklık değerlerinin çok farklı olmaması, bulutluluğun az olması, kış dönemi en düşük ve yaz dönemi en yüksek sıcaklık değerlerinin Spirulina büyümesi için optimum değerlere yakın olması nedeniyle, Spirulina üretimi için uygun olduğu söylenebilir, ancak ürün verimliliğini ve besin kalitesini artırmak amacıyla önlemler alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Spirulina platensis, dışarı kültür, sıcaklık, ışık

Leyla Hızarcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kafes koşullarında L-carnitine'nin alabalık (Onchorhyncus mykiss)'ların büyüme performansı üzerine etkileri

Bu çalışmada 63 günlük besi döneminde L-carnitine destekli yemin gökkuşağı alabalıklarının büyüme performans parametreleri üzerine etkileri incelenmiştir. Denemede 300 mg/kg (A grubu) ve 600 mg/kg (B grubu) L-carnitine destekli yemle beslenen gruplar ve ticari alabalık yemi ile beslenen kontrol grubu olmak üzere üç farklı diyetin perfomansı denenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre L- carnitine destekli yemle beslenen gruplar kontrol grubuna göre hem daha fazla büyüme hem de daha İyi yem değerlendirme oranlan sağlamıştır (P<0.05). Besi dönemi sonunda yüksek düzeyde L-carnitine destekli yemle beslenen gruplar kontrol grubundan daha yüksek bir net ağırlık kazancına ulaşmıştır (P<0.05). Bununla birlikte günlük canlı ağırlık kazancı bakımından grupların arasında farkın önemli düzeyde olmadığı saptanmıştır (P>0.05). Deneme sonunda elde edilen önemli bir bulgu Seyhan Baraj Gölünde kafes koşullarında 600 mg/kg düzeyinde L-carnitine destekli yemle beslenen grubun diğer iki guptan daha efektif olarak kullanılabileceği sonucunun çıkmasıdır.Anahtar Kelimeler: L-carnitine, Balık besleme, Gökkuşağı alabalığı, Büyüme

Nevzat Burak Ünalan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

DL - alanin, DL - metiyonin ve bunların kombine kullanılmasının sazan ( Cyprinus carpio Linnaeus, 1758) fingerliklerinin büyümesi üzerine etkileri

oz YÜKSEK LİSANS DL-ALANIN, DL-METIYONIN VE BUNLARIN KOMBİNE KULLANILMASININ SAZAN (Cyprinus carpio Linnaeus, 1758) FİNGERLİKLERİNİN BÜYÜMESİ ÜZERİNE ETKİLERİ ZEYNEP ERÇEN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yıl 2004, Sayfa: 33 Jüri: Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Prof. Dr. Ferit KARGIN Yrd. Doç. Dr. Mahmut YANAR Bu çalışmada, farklı oranlarda DL-alanin ve DL-metiyonin içeren diyetlerle beslenen sazan {Cyprinus carpio Linnaeus, 1758) fıngerliklerinin büyümesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Canlı ağırlık ortalamaları 14.13+0.83 g olan balıklar materyal olarak kullanılmıştır. Besleme çalışmaları 60 gün sürdürülmüştür. Araştırma kontrol, %0.5, %1 ve %1.5 metiyonin, %0.5, %1 ve %1.5 alanin, %0.5, %1, %1.5 alanin+metiyonin içeren diyetle beslenen 10 gruptan oluşturulmuştur. Deneme sonunda DL-alanin ve DL-metiyonin katkılı yemlerle beslenen gruplar, kontrol grubuna göre daha yüksek oranda boyca büyüme ve canlı ağırlık artışı elde etmiştir (P<0.05). DL-alanİn ve DL-metiyonin içeren diyetlerle beslenen gruplar, kendi aralarında benzer boyca büyüme ve canlı ağırlık artışı gerçekleştirmiştir (P>0.05). Yaşama oranı, %1."5 metiyonin ve %0.5 alanin+metiyonin içeren diyetlerle beslenen gruplarda %95.23, diğer gruplarda %100 olarak elde edilmiştir. Yem değerlendirme oranı ve günlük canlı ağırlık kazancı açısından, en iyi değer %0.5 metiyonin içeren diyetle beslenen gruptan sırasıyla 1,56 ve 0.17±0.01 olarak elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sazan, DL-alanin, DL-metiyonin, Büyüme

Zeynep Erçen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Testosteronandekonatin tatlı suda altınbaş kefal (Mugil aurata RISSO, 1810)'in gelişimi üzerine etkisi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ TESTOSTERONANDEKONATTN TATLI SUDA ALTINBAŞ KEFAL (Mugilaurata RISSO, 1810)'İN GELİŞİMİ ÜZERİNE ETKİSİDuraliDANABAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd. Doç. Dr. Tülay ALTUN Yd: 2004, Sayfa: 36 Jüri: Yrd. Doç. Dr. Tülay ALTUN Yrd. Doç. Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yrd. Doç. Dr. Ramazan BİLGİN Bu çalışmada, tatlı su ortamında testosteronandekonatın, altınbaş kefal (Mugil aurata RISSO, İ810)'in gelişimi üzerine olan etkisi incelenmiştir. Balıkların tatlı suya alıştınmından sonra, yeme katılarak verilen testosteronandekonat, 0 (Kontrol), 10, 20 ve 30 mg/kg oranlan ile balıklara uygulanmıştır. 20 'şer günlük aralıklarla örneklemeler yapılmış, 60 günde deneme tamamlanmıştır. Deneme sonunda, canlı ağırlık ortalamaları; gruplara göre sırasıyla, 11.16±0.21 g, 18.62±0.0 g, 14.80±0.49 g ve 11.57±0.94 g ve total boy ortalamaları ise; sırasıyla, 10.26±0.0 cm, 12.10±0.0 cm, 11.18±0.12 cm ve 10.60±0.20 cm olarak tespit edilmiştir. Ölüm oram ise, %60 olarak hesaplanmıştır. İstatistiksel açıdan gruplar arasındaki fark önemli bulunmuştur (PO.05). 10 mg/kg testosteronandekonat alan balıklar, kontrol ile 30 mg/kg alan gruplardan 2.5 kat, 20 mg/kg alan gruptan ise 1.5 kat daha fazla büyümüşlerdir. Bu deneme sonuçlarına göre; 1. gruba verilen 10 mg/kg testosteronandekonat dozu, tatlı sudaki kefal yetiştiriciliği için uygun bir doz olduğu görüşüne vanlmıştır. Anahtar kelimeler: Testosteronandekonat, Mugil aurata, Tatlı Su, Alıştırma

Durali Danabaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova bölgesindeki Akyatan, Tuzla ve Çamlık lagünlerinde (Adana/Türkiye) ağır metal araştırması

ÖZ DOKTORA TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİNDEKİ AKYATAN, TUZLA VE ÇAMLIK LAGÜNLERİNDE (ADANA/TÜRKİYE) AĞIR METAL ARAŞTIRMASI Meltem DURAL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç.Dr. MZiya Lugal GÖKSU Yıl 2004, Sayfa 100 Jüri: Doç.Dr. MZiya Lugal GÖKSU Prof. Dr. Mustafa AKAR Prof. Dr. İhsan AKYURT ProfDr. Ferit KARGIN Yrd.Doç.Dr. Fatma ÇEVİK Bu çalışmada, Akdeniz Bölgesinde bulunan ve yoğun kirlenme tehdidi altındaki önemli sulak alanlardan, Akyatan, Tuzla ve Çamlık lagünlerinde balık, seston, bentoz ve sediment örneklerinde ağır metallerden Pb, Cu, Zn, Cd, Fe'nin birikim miktarları ve bunların mevsimsel değişimi belirlenmiştir. Örneklerdeki ağır metal konsantrasyonları yaş parçalama yöntemi uygulandıktan sonra FLAAS ve GFAAS kullanılarak ölçülmüştür. Çalışmada belirlenen bulgular değerlendirildiğinde genel olarak en çok Zn ve Cd'un sestonda; Fe ve Pb'un sedimentte; Cu'ın ise bentozda biriktiği görülmüştür. Balıklarda saptanan ağır metal birikim değerleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve FAO tarafından getirilmiş standartlara göre incelendiğinde birikim değerlerinin Pb ve Zn bakımından yüksek, Cd bakımından sınırda, Cu bakımından ise sınırın altında olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Akyatan Lagünü, Tuzla Lagünü, Çamlık Lagünü, Ağır metal

Meltem Dural
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğal karotenoyit kaynaklarının Yeşil Kaplan Karidesi (Penaeus semisulcatus)'nin pigmentasyonu, büyümesi ve et kalitesi üzerine etkileri

öz DOKTORA TEZÎ DOĞAL KAROTENOYIT KAYNAKLARININ YEŞİL KAPLAN KARİDESİ (Pendens semis ulcatusyiim PİGMENTASYONU, BÜYÜMESİ VE ET KALİTESİ ÜZERİNE ETKİLERİ Mustafa GÖÇER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd.Doç.Dr. Mahmut YANAR Yıl : 2004, Sayfa : 76 Jüri : Yrd.Doç.Dr. Mahmut YANAR Prof.Dr. Metin KUMLU Yrd.Doç.Dr. Ferit RAD Yrd.Doç.Dr. Mahmut A. GÖKÇE Yrd.Doç.Dr. Mevlüt AKTAŞ Bu çalışmada, karotenoyit içeren bitkisel kaynaklar ile sentetik astaksantinin yeşil kaplan karidesi (Penaeus semisulcatusy nin pigmentasyonu, büyümesi ve et kalitesi üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Çalışma 2 ayrı bölümden oluşmuştur. /. Bölüm: Karidesler (10.78±1.08-11.38±0.66 g) 100 mg/kg total karotenoyit içeren %2.4 kadife çiçeği (Tagetes erecta), %6.6 kırmızı biber (Capsicum annuum), 100 mg/kg sentetik astaksantin ve kontrol grubundan oluşan diyetlerle 60 gün süreyle beslenmiştir. Deneme sonu itibariyle, karotenoyit katkılı diyet grupları et dokusunda (19.74±1.76- 22.08±2.09 mg/kg) kontrol grubuna (13.76±2.36 mg/kg) göre daha fazla karotenoyit birikimi sağlarken (PO.05), karotenoyit içeren diyet grupları kendi aralarında benzer bulunmuştur (P>0.05). //. Bölüm: Karidesler (6.07±0.08-6.34±0.25 g) 100 mg/kg total karotnoyit içeren %0.16 Dımaliella salina, %2.3 Nannochloropsis sp., 100 mg/kg sentetik astaksantin ve kontrol grubundan oluşan diyetlerle 60 gün süreyle beslenmiştir. Deneme sonu itibariyle, et ve kabuk dokusunda en yüksek karotenoyit birikimini, sentetik astaksantin (22.06±0.54- 118.52±4.41 mg/kg) ve D. salina (21.14±0.52-117.50±4.79 mg/kg) sağlarken bunu Nannochloropsis sp. (19.62±1.10-101.32±4.33 mg/kg) ve kontrol grubu (13.86±0.62- 79.71±2.40 mg/kg) izlemiştir (P<0.05). 1. ve II. bölümde diyetlere eklenen karotenoyit katkılarının karidesin büyümesi üzerine bir etkisi olmamıştır (P>0.05). Diyet grupları arasında et dokusunda protein miktarı I. bölümde %20.69±0.33-22.16±0.68, II bölümde %22.15±0.36-23.89±0.73; lipit miktarı I. bölümde %1.24±0.09-1.46±0.06, II. bölümde %0.66± 0.16-0.87±0.09; et verimi ise I. bölümde %49.94±0.63-50.99±0.19, II. bölümde %48.86±0.93-49.75±1.31 arasında saptanmış olup, bu değerler bakımından aralarında önemli bir farklılık bulunmamıştır (P>0.05). Anahtar Kelimeler: Pigmentasyon, Penaeus semisulcatus, Astaksantin, Doğal Karotenoyit Kaynaklan

Mustafa Göçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun Körfezi'nde yakalanan mırmır (Lithognathus mormyrus L., 1758)'in bazı üreme özeliklerinin belirlenmesi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ İSKENDERUN KORFEZPNDE YAKALANAN MIRMIR (Lithognathus mormyrus L., 1758)'IN BAZI ÜREME ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ Hüsne YILMAZ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd. Doç. Dr. M.Ali.GÖKCE Yıl: 2004, Sayfa: 49 Jüri: Yrd. Doç. Dr. M.Ali.GÖKCE Yrd. Doç. Dr. Tülay ALTUN Yrd. Doç. Dr. Şehriban ÇEK Bu çalışma, İskenderun Körfezi'nde bulunan mırmır (Lithognathus mormyrusYm bazı üreme özelliklerini saptamak için kurgulanmıştır. GSI, HSI, yumurtlama modeli ve yumurtalık histolojisi, ticari amaçla yakalanmış olan balıklardan alınan örneklerde saptanmıştır. Üreme periyodunun yazın sonlarına doğru olduğunu ortaya koyan en yüksek GSI değerleri Temmuz ve Eylül arasında bulunmuştur. Bu aylar için saptanan düşük HSI değerleri ise bu sonucu desteklemektedir. Sonuçlar bu türün senkronize olmayan üreme modeline sahip olduğunu ve yumurtalık histolojisi çalışmaları da, yumurta gelişimi ile ilgili olarak belirgin bazı gelişim aşamalarının olduğunu göstermektedir. Oosit gelişimi birinci ve ikinci gelişim aşaması olarak başlıca iki gruba ayrılmaktadır. Birinci gelişim aşaması diğer teleostlarınkine benzerlik gösterirken, ikinci gelişim aşaması için bazı farklılıklar saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Lithognathus mormyrus, GSI, HSI ve histoloji

Hüsne Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Buzda, streç film ve alüminyum folyo ile sarılarak 2±1°C'de depolanan çipuranın (Sparus aurota L., 1758) duyusal, kimyasal mikrobiyolojik kalitesinin değerlendirilmesi

Öz YÜKSEK LİSANS TEZİ BUZDA, ALÜMİNYUM FOL YO VE STREÇ FİLM İLE SARILARAK tl°C' DE DEPOLANAN ÇİPURANIN (Spams aurata L" 1758) DUYUSAL, KİMYASAL VE MİKROBİYOLOJİK KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Esmeray KULEY ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç.Dr. Fatih ÖZOGUL Yıl: 2004, Sayfa:97 Jüri: Yrd.Doç Dr. Fatih ÖZOĞUL Prof. Dr. Abdurrahman POLAT Yrd. Doç.Dr. Işıl VAR Buzda 22 gün, alüminyum folyo ve streç film ile sarılarak 15 gün 2±1 °C'de depolanan çipuranın, duyusal (TFRU ve Torry tazelik şemasına dayalı olarak), kimyasal (TVB-N, nükleotid yıkım ürünleri, K, Ki, G, H değeri ve biyojenik aminler), mikrobiyolojik (Toplam mezofilik bakteri sayımı) kalitesi incelenmiştir. Depolama süresince duyusal, kimyasal ve mikrobiyolojik olarak en iyi kalite buzda depolanan örneklerde gözlenmiştir. Duyusal verilere dayalı olarak çipuranın raf ömrü buzda depolanan örnekler için 18 gün, streç film ve alüminyum folyoda depolanan örnekler için ise 8 gün olmuştur. Depolama süresince TVB-N değeri sürekli bir artış gösterip, depolama sonunda alüminyum folyoda depolanan çipurada en yüksek değere (65.29 mg/100 g) ulaşmıştır. Depolama süresince tüm örneklerde ATP, ADP ve AMP çok düşük konsantrasyonlarda hemen hemen sabit kalırken (<0.4 umol/g), IMP, HxR ve Hx' de önemli değişimler gözlenmiştir. Tüm depolama koşullan için K ve Ki değerleri, depolama süresi ile benzer bir lineer artış göstermiştir. K, Ki, H ve G değeri depolama sonunda sırasıyla <%77, <%82, <%55 ve <%174 olmuştur. Çipurada depolama süresince belirlenen başlıca aminler trimetilamin (TMA), putresin, kadaverin, spermidin, spermin, triptamin, tiramin, P- fenilalanin ve histamin olup, depolama süresince en iyi doğrusal ilişki TMA ve putresinde gözlenmiştir. Çipuradaki TMBS değerleri depolama süresi ile bir artış gösterip, organoleptik raf ömründe <106 kob/g olmuştur. Anahtar Kelimeler: çipura, TVB-N, nükleotid yıkım oram, biyojenik amin, toplam mezofilik bakteri sayımı.

Esmeray Küley
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Nil Tilapiası (Oreochromis niloticus)'nın Seyhan baraj gölünde kafes koşullarında tek cinsiyet yetiştiriciliği

Bu denemede 20-25g ağırlığa sahip, kışlatılmış Nil Tilapia {Oreochromis niloticus) 'sının karışık ve tek cinsiyet yetiştiricilik modellerinde, erkek ve dişiler arasındaki performans ( büyüme, v.b. ) farklılığı ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Çalışmada erkek, dişi ve karışık (erkek ve dişi ) gruplar olmak üzere 3 grup oluşturulmuş ve bu grupların kafes koşullarında 70 günlük ( Haziran- Eylül aylan arası) besi dönemi sonrasında elde edilen bazı performans kriterleri karşüaştınlmıştır. Besi dönemi boyunca balıklara günlük canlı ağırlıklarının %5'i oranında %45 ham protein içeren pelet yem verilmiştir. Su kalitesi ve balıklanıl ağırlıkları haftalık olarak deneme boyunca gözlenmiş ve ölçülmüştür. Erkek bireylerin oluşturduğu grubun canlı ağırlık kazancı diğer gruplardan önemli düzeyde yüksek bulunmuştur (P<0.05). Günlük canlı ağırlık kazanç lan ise erkekr dişi ve karışık (E+D) grubun sırasıyla şu şekilde belirlenmiştir, 1,872±0,2Ö8, 0,602±0,147 ve 1,141±0,046 g/gün (PO.05). Deneme sonunda erkeklerin toplam hasat miktarının diğer iki gruptan da önemli düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır. En düşük yem değerlendirme oranı (YDO) yine erkek bireylerin grubundan (1.49±0.07) elde edilmiştir (P<0.Ö5). Deneme sonunda erkek bireylerin dişi bireylerden çok daha iyi büyüdüğü ve bu nedenle erkek bireylerden oluşan tek cinsiyetîi yetiştiricilik modelinin Seyhan Baraj Gölü koşullarında kafeslerde de daha iyi bir üretim modeli olduğu kanısına varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Erkek tilapia, Tek cinsiyet, Kafes, Büyüme, Yetiştiricilik.

Serkan Özbiçer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Karataş (Adana) kıyılarındaki paşabarbunyası (Upeneus moluccensis, Bleeker (1885) Mullidae, Teleostei, populasyonunda balıkçılık değerleri ile üreme, büyüme, ölüm oranlarının belirlenmesi

Bu çalışmada, Doğu Akdeniz'de Karataş (Adana) açıklarından elde edilen paşa barbunyalarının (Upeneus moluccensis) yaş kompozisyonları, büyümeleri, ölüm oranlan, üreme mevsimleri ve eşey oranlan çalışılmıştır. Toplam olarak 572 adet örnek toplanmıştır. Bunlann %62.25'ini, dişiler; %37.75'ini ise erkeklerin oluşturduğu saptanmıştır. Boy-ağırhk ilişkileri dişilerde ve erkeklerde ayn ayn hesaplanmıştır. Buna göre erkeklerde W=0.0009L3'05; dişilerde ise W=0.0092L3T eşitlikleriyle gösterilen ilişkiler bulunmuştur. En büyük yaş grubunun erkek ve dişilerde VI. yaş grubu ile temsil edildiği saptanmıştır. Aylık olarak dişilerin gonodosomatik indeksleri incelenmiş ve üreme mevsimlerinin temmuz ayından başlayıp eylül sonuna kadar devam ettiği görülmüştür. Otolitleri alınarak yaş okumalan yapılmış ve büyüme sabitleri von Bertalanffy eşitliği kullanılarak hesaplanmıştır. Buna göre dişilerin büyüme sabitleri L<»=27.94 cm, K=0.086 yıl"', t0=-4.711 yıl; erkeklerinki ise Loo=25.1 1 cm, K=0.1 13 yıl"1, t0 =-4.037 yıl olarak tahmin edilmiştir.Anahtar kelimeler: Upeneus moluccensis, Üreme, Yaş, Büyüme, Ölüm Oranlan

Pelin Kökçü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

&#946;-Glucan'ın sağlıklı Nil Tilapia (Oreochromis niloticus)' larında bazı hemotolojik ve immünolojik parametreler üzerine etkisi

ÖZ YÜKSEK LİSANS TEZİ {3-GLUCAN' İN SAĞLIKLI NİL TİLAPIA (Oreochromis niloticus)' LAKINDA BAZI HEMATOLOJİK VE İMMÜNOLOJİK PARAMETRELER ÜZERİNE ETKİSİ SELÇUK DUMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd.Doç.Dr. Aysel SAHAN Yıl 2004, 26 Jüri : Yrd.Doç.Dr. Aysel SAHAN Prof.Dr. İbrahim CENGİZLER Yrd.Doç.Dr. Ercüment GENÇ Bu araştırmada, bir immünostimülant olan beta-glucan' m Nil Tilapia (Oreochromis niloticus L.)' lanna farklı dozlarda uygulanması sonrası hematolojik ve immünolojik parametreler üzerine olan etkileri incelenmiştir. Glucan balıkların yemlerine %0.5, %0.1 oranlarında karıştırılmıştır. iki hafta boyunca günlük olarak canlı ağırlıklarının %2 'si kadar yem ile beslenen balıklarda hematokrit (Hct), hemoglobin (Hb) ve fagositik aktivite değerleri incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda %0.5 ve %0.1 oranında glucan uygulanan balıkların hematokrit (Hct) ve fagositik aktivite değerlerinde kontrol grubuna göre artış olduğu saptanmıştır. Bütün grupların hemoglobin (Hb) değerlerinde ise bir farklılık gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Nil Tilapiası (Oreochromis niloticus L.), îmmünostimülant, Beta-Glucan, Hematoloji, İmmün Sistem

Selçuk Duman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kadife çiceği (Tagetes erecta)'nin japon balığı (Carassius auratus)'nın pigmentasyonu ve büyümesi üzerine etkisi

Bu çalışmada, değişik oranlarda kadife çiçeği (Tagetes erecta) katkılı diyetlerle beslenen japon balığının (Carassius auratus) pigmentasyonu ve büyümesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Balıklar (8,36±0,23 g), %2, %3, %5, %7 ve %10 kadife çiçeği, 75 mg/kg sentetik zeaksantin ve kontrol grubundan oluşan diyetlerle 60 gün boyunca beslenmişlerdir. Gruplar arasında, deride en yüksek karotenoyit birikimini %10 kadife çiçeği (78,43 mg/kg) sağlarken, bunu %7 (77,06 mg/kg) ve %5 (75,35 mg/kg) kadife çiçeği grupları izlemiştir (p<0.05). Kontrol grubunda ise bu değer 25,53 mg/kg' da kalmıştır. Diyetlere yüksek yoğunlukta kadife çiçeği katılması balıklarda büyümeyi yavaşlatmıştır (p<0,05).Anahtar Kelimeler: Carassius auratus, Kadife Çiçeği, Zeaksantin, Pigmentasyon, Büyüme.

Carassius auratusHavuz balığıKadife çiçeği+1
Ali Şeker
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Çapraz ve düz iğneli dip pareketalarında avlama etkinliği ve tür seçiciliği

ÖZ DOKTORA TEZİ ÇAPRAZ VE DÜZ İĞNELİ DİP PAREKETALARINDA AVLAMA ETKİNLİĞİ VE TÜR SEÇİCİLİĞİ Erhan AKAMCA ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman :Prof. Dr. Abdurrahman POLAT Yıl: 2004, Sayfa: 86 Jüri :Prof. Dr. Abdurrahman POLAT Doç. Dr. Nuri BAŞUSTA Yrd. Doç.Dr. Mahmut AH GÖKÇE Doç. Dr. Mehmet ÇELİK Yrd. Doç.Dr. Yalçın TEPE [ Araştırma, Ağustos 2001-Eylül 2002 tarihleri arasında Yumurtalık Koyu'nda yürütülmüştür. Toplam 15600 iğnenin kullanıldığı 26 avcılık operasyonu sonunda, 15 familyaya ait 25 tür ve bu türlere ait 390 adet balık yakalanmıştır. Yakalanan balıkların hem tür hem de birey sayıları yönünden ağırlıklı olarak Sparidae (6 tür, 267 adet birey), Serranidae (5 tür, 87 adet birey) ve Carangidae (2 adet tür, 2 adet birey) familyasına ait olduğu belirlenmiştir. Yakalanan diğer balıklar (38 adet birey) 10 familyaya ait olup birer türle temsil edilmiştir. Avlama etkinliği (adet olarak) kullanılan pareketanın genelinde tüm türler için %2,5 oranında gerçekleşmiş, sadece ekonomik türler ele alındığında %2,4 olarak bulunmuştur. Çalışmada toplam 74812,50 g balık yakalanmış, toplam av içinde ağırlıkça en büyük grubu 22128,2 g ağırlık ve %30'luk oranla çipura oluşturmuştur. Tüm balık türleri ele alındığında bütün iğne grupları için birim çabada yakalanan balık miktarı 4,796 kg/1000 iğne olmuştur. Çapraz iğneler, düz iğnelere oranla tüm türlerin genelinde ve çipurada daha etkin olmuş, sargos, orfoz ve lahosta herhangi bir farklılığa neden olmamıştır. Sayısal olarak karides yeminin çipura ve sargos, subye yeminin ise orfoz ve lahos tarafından daha çok tercih edildiği, lahos için subye yeminin karidese göre istatistiksel olarak önemli olduğu belirlenmiştir (P<0,05). Subye yemi olta iğnesi üzerinde karidese oranla daha uzun süre dayanmış, iğne büyüklüğü arttıkça her iki yemin de iğne üzerinde kalma sürelerinde azalma olmuştur. İğne büyüklüğünün tüm türlerde, çipurada ve sargos için sadece düz iğnelerde avlanan balık sayısına etkisi olduğu, iğne büyüklüğü arttıkça yakalanan balık sayısında bir azalma olduğu bulunmuştur. Çipurada, iğne büyüklüğü artışına bağlı olarak her iki iğne tipinde ortalama balık boylarında artış olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, düz iğnelerde yakalanan balıkların ortalama boylarının, aynı büyüklükte olan çapraz iğnelerce yakalanan balıkların ortalama boylarından büyük olduğu belirlenmiştir. Çipurada küçük iğnelerin büyük iğnelere göre yasal boyun altındaki bireyleri daha fazla avladığı bulunmuştur. Artan iğne büyüklüklerine bağlı olarak boy artışını gösteren seçicilik eğrileri elde edilmiş olup, iğne büyüklüğündeki artışa bağlı olarak hesaplanan optimum avlama boylarında artış belirlenmiştir. Seçicilik eğrileri ve optimum avlama boylan iğne tipine bağlı olarak farklılık göstermiştir. Kullanılan iğne tipinin ve iğne büyüklüğünün çipuralar için seçiciliğe etkisi olduğu, düz iğnelerin çapraz iğnelerden daha büyük balıklan yakaladıktan belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Pareketa, iğne tipi, yem çeşidi, iğne büyüklüğü, seçicilik. I

Erhan Akamca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

İskenderun ve Mersin Körfezlerin'den avlanan vatozların (Raja clavata (Linnaeus, 1758), Raja asterias (Delaroche, 1809), dasyatis pastinaca (Linnaeus, 1758), gymnura altavela (Linnaeus, 1758) biyoekolojik özelliklerinin belirlenmesi

Bu tezde populasyon yoğunluğu fazla olan dikenli vatozlardan Raja clavata, Raja radula, Raja asterias; iğneli vatozlardan Dasyatis pastinaca ve Gymnura altavela türlerinin yaş kompozisyonları, büyüme özellikleri, ilk eşeysel olgunluk boylan, stok yoğunlukları, habitat seçimi ve beslenme özellikleri ortaya konulmuştur. Söz konusu çalışma, Haziran 1999- Mayıs 2003 tarihleri arasında İskenderun ve Mersin Körfezlerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma konusu olan bu 5 türün büyüme özelliklerinden yararlanılarak von Bertallanffy Büyüme sabitlerinin sırasıyla, Lm=88.66 cm, W"=3715.51 gr, K=0.105 yd1, to=-3.03 yd; L"=257.13 cm, W"=162335.0 gr, K=0.023 yıl1, to=-3.00 yü; L«,=106.73 cm, W«,=7352.35 gr, K=0.077 yd'1, to=-2.10 yd; L"=294.94 cm, W^.198690.63 gr, K=0.029 yd1, t

Hacer Yeldan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Seyhan baraj gölü (Adana) balık faunasının belirlenmesi

SEYHAN BARAJ GÖLÜ (ADANA) BALIK FAUNASININ BELİRLENMESİÖzet:Seyhan baraj gölünde yaşayan balık türlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan buaraştırma, Mart 2004- Mart 2005 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Toplam 920 örnek,balık kepçeleri, balık ağları ve olta kullanılarak yakalanmıştır. Toplanan örnekler önce%4'lük formaldehitte ilk tespitleri yapılmış; daha sonra %70'lik alkolde muhafazaedilmiştir. Bu çalışmada 8 familya (Salmonidae, Cyprinidae, Cobitidae, Siluridae,Clariidae, Cyprinodontidae, Poecilidae, Percidae)'ya ait 29 tür ve 3 alttür teşhis edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Seyhan Baraj Gölü, Balık, Taksonomi, İhtiyofauna.

Sibel Alagöz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Akyatan (Karataş/Adana) lagünü'nden avlanan pastörize edilmiş mavi yengeç (Callinectes sapidus, Rathbun, 1896) etinin ağır metal ve mineral madde içerikleri

ÖZYÜKSEK L SANS TEZAKYATAN (KARATA /ADANA) LAGÜNÜ'NDEN AVLANAN PASTÖR ZEED LM MAV YENGEÇ (Callinectes sapidus, RATHBUN, 1896) ET N NA.IR METAL VE M NERAL MADDE ÇER KLERAygül KÜÇÜKGÜLMEZÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜSU ÜRÜNLER ANAB L M DALIDan56man: Doç. Dr. Mehmet ÇEL KY5l: 2005, Sayfa: 70Jüri: Doç. Dr. Mehmet ÇEL KDoç. Dr. Nuri BA USTAYrd. Doç. Dr. Bahar TOKURBu çal%&mada, Kuzey Do)u Akdeniz Bölgesindeki Akyatan dalyan%ndan bolmiktarda avlanarak yurt d%&%na ihracat% yap%lan ve iç pazara sunulan pastörize edilmi&mavi yengecin (Callinectes sapidus, RATHBUN, 1896) yenilebilir farkl%dokular%ndaki (k%skaç eti, gö)üs eti ve hepatopankreas) a)%r metal konsantrasyonlar%ve mineral madde içerikleri incelenmi&tir. A)%r metal ve mineral madde miktarlar%,Atomik Absorpsiyon Spektrofotometresi (AAS) ile ölçülmü&tür. Mavi yengecin a)%rmetal miktarlar% dokulara ba)l% olarak de)i&im göstermi&tir (p<0,05). A)%r metallertüm dokularda bulunma miktar%na göre s%ras%yla; çinko, bak%r, demir, kur&un,kadmiyum ve civad%r. Ara&t%rma sonucunda, dokularda bulunan a)%r metallerin T.C.Tar%m ve Köyi&leri Bakanl%)%'n%n ve FAO'nun yönetmeli)indeki maksimums%n%rlar%n (tüketilebilirlik s%n%rlar%) alt%nda oldu)u belirlenmi&tir. Dokular aras%ndatüm mineral maddeler p<0,05 düzeyinde farkl% bulunmu&tur. Yap%lan mineral maddeanalizi sonucunda, tüm dokularda en fazla miktarda sodyuma rastlanm%&t%r. Mevcutçal%&ma ile mavi yengecin, Amerikan Ulusal G%da Birli)i'nin insanlar için tavsiyeetti)i mineral madde bak%m%ndan gereklilik kriterlerine göre iyi durumda oldu)ugörülmü&tür.Anahtar Kelimeler: Kuzey Do)u Akdeniz, C. sapidus, mavi yengeç, a)%r metal,mineral madde

Aygül Küçükgülmez
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik oranlarda yeme katılan ve E vitaminin oreochromis nloticus L., 1758 türünün büyüme parametreleri ve bazı dokularının histolojisi üzerine etkileri

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİDEĞİŞİK ORANLARDA YEME KATILAN E VİTAMİNİN Oreochromisniloticus L., 1758 TÜRÜNÜN BÜYÜME PARAMETRELERİ VE BAZIDOKULARININ HİSTOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİLERİFiliz ÇELİKÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜSU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALIDanışman: Yrd. Doç. Dr. Tülay ALTUNYıl: 2005, Sayfa:68Jüri: Yrd. Doç. Dr. Tülay ALTUNProf. Dr. İbrahim CENGİZLERProf. Dr. Sait POLATBu çalışmada, değişik oranlarda yeme katılan E vitaminin (110.25 mg / kgyem (Kontrol Grubu), 175 mg / kg yem (1. Grup), 200 mg / kg yem (2. Grup) ve 250mg / kg yem (3. Grup)) Oreochromis niloticus L., 1758 türünde büyümeparametreleri, hayatta kalma oranı ve bazı dokularının histolojisine olan etkileriincelenmiştir. Balıklar (başlangıç canlı ağırlık ortalaması 20.62±1.19 g ve total boyortalaması 10.33± 0.20 cm) 60 gün boyunca beslenmişlerdir.Deneme sonunda en yüksek canlı ağırlık ve total boy ortalaması 1. Gruptan(sırasıyla, 36.91±0.81 g; 13.36±0.12 cm) elde edilmiştir. En yüksek günlük canlıağırlık artışı (0.27±0.07) ve spesifik büyüme oranı (0.96±0.02) 1. Gruptan eldeedilirken, kondisyon faktörü de Kontrol Grubundan (1.68±0.05) elde edilmiştir.Balıkların en yüksek hayatta kalma oranları ise, 2. ve 3. Gruplarda (100±0.00)gözlenmiştir (P<0.05). Dönem sonu en yüksek hepatosomatik indeks değeri, KontrolGrubundan (2.07±0.11), en yüksek gonadasomatik indeks değeri ise, 1. Gruptan(5.96±0.77) elde edilmiştir (P<0.05).Deneme sonunda dokular histolojik olarak incelendiğinde böbrek, kalp vesolungaç dokularda herhangi bir değişiklik görülmemiştir. Ancak, Kontrol Grubununkaraciğer dokusunda yağlanma gözlenmiştir. Ovaryum ve testis dokularının gelişimevreleri ise yemdeki E vitamini oranı artışına bağlı olarak değişiklik göstermiştir.Elde edilen verilerden O. niloticus türünün semirtilmesinde en uygun Evitamini oranının 250 mg E vitamini / kg yem olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: E vitamini, Oreochromis niloticus, Büyüme Parametreleri,Doku Histolojisi.I

Filiz Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı avlama mevsimlerinin, deniz levreği (Dicentrarchus labrax Linne, 1758)'nin kimyasal kompozisyonu ve dondurularak depolamada (-18&#730;C) kimyasal ve duyusal kalite kriterlerine etkileri

FARKLI AVLAMA MEVS MLER N N, DEN Z LEVREĞ(Dicentrarchus labrax Linne, 1758)'N N K MYASAL KOMPOZ SYONU veDONDURULARAK DEPOLAMADA (-18 oC) K MYASAL VE DUYUSALKAL TE KR TERLER NE ETK LERGülsün BEKLEV KÖzet: Araştırmada, deniz levreğinin (Dicentrarchus labrax Linne, 1758) besin maddebileşenlerinin mevsimsel değişimi ve iki farklı mevsimde (Şubat , 2001 ve Ekim 2001)avlanarak -18 oC'de depolanan deniz levreklerinde dondurularak depolamaya bağlı kimyasal veduyusal kalite kriterlerindeki değişimler incelenmiştir. Levrek filetolarının kış (Şubat), ilkbahar(Nisan), yaz (Temmuz) ve sonbahar (Ekim) mevsimlerindeki ham protein oranları sırasıyla%19,75, %21,38, %21,79 ve %18,74 oranlarında, lipit oranları ise %1,22, %6,05, %5,85 ve%2,18 olarak bulunmuştur. Tüm mevsimlerde deniz levreği filetolarının temel yağ asitlerininpalmitik asit, oleik asit, eikosapentaenoik asit ve dokosaheksaenoik asit olduğu belirlenmiştir.Çok doymamış yağ asitlerinden dokosaheksaenoik (DHA) içeriğinin ilkbahar (%13,98)mevsiminde, yaz (%12,69), kış (%7,54) ve sonbahar (%4,86) mevsimine göre daha yüksek(p<0,05) oranlarda olduğu saptanmıştır. Eikosapentaenoik asit (EPA) içeriğinin ise ilkbahar(%6,70) ve yaz (%6,63) mevsiminde, kış (%5,44) ve sonbahar (%3,84) mevsimine göre dahayüksek (p<0,05) oranlarda olduğu saptanmıştır. Tüm mevsimlerde deniz levreği filetolarındaaspartik asit, glutamik asit, lisin ve lösin amino asitlerinin baskın amino asitler olduğu, esansiyelve esansiyel olmayan amino asit oranlarının ise kış mevsiminde 0,75, sonbahar mevsiminde0,76, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde 0,77 olduğu belirlenmiştir.Levrek filetolarının dondurularak depolanma periyodu süresince elde edilen kimyasalve duyusal analiz verilerine göre, sonbahar veya kış mevsiminde avlanan deniz levreklerinin -18oC'de 9 ay süre ile iyi kalite özelliklerini koruyarak depolanabileceği saptanmıştır. Yapılankimyasal testlerde ölçülen parametrelerden (pH; Toplam Uçucu Bazik Azot, mg/100g;Tiyobarbitürik asit, mg malonaldehit/100g; Formaldehit, mg/kg; miyofibriller protein, g/100g)hiçbiri kabul edilebilirlik sınırını aşmamış ve bu durum duyusal analiz (renk, koku, lezzet, dokuyapısı, genel kabul edilebilirlik) sonuçlarıyla da desteklenmiştir.Anahtar kelimeler: Dicentrarchus labrax, Mevsimsel değişim, Dondurularakdepolama, Yağ asitleri, Amino asitler

Gülsün Beklevik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

L-karnitin ve farklı yağ seviyeleri ile hazırlanan yemlerle beslenen çipuraların (Sparus aurata) büyüme performansı ve vücut kimyasal kompozisyonlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, iki farklı deneme kurgulanmıştır. I. denemede yemlere eklenen L-karnitinin (0, 1, 2, 3 ve 4 g/kg yem; sırasıyla G0, G1, G2, G3 ve G4) çipura balıklarınınbüyüme performansları ve vücut kimyasal kompozisyonları üzerindeki etkileri araştırılmıştır.İlk denemede, 5,29±0,97 g ağırlığındaki balıklar, her grup için 3 tekerrür olacak şekildestoklanarak 45 gün boyunca yemlenmişlerdir. Deneme sonucu verilerine göre, G3 ve G4'tekiSon Ağırlık (SA), Canlı Ağırlık Kazancı (CAK) ve Yem Etkinlik Oranı (YEO)'nın diğergruplara oranla daha iyi olduğu belirlenmiştir (P<0,05). Yapılan yağ asitleri ve nötral yağasitleri sonuçları, yağ asitleri kullanımının karaciğer ve kaslarda etkin olduğu ve aynızamanda Triaçilgliserol (TAG)'lerin enerji amacıyla kullanılmasının artan L-karnitinilâvesiyle paralel olarak arttığı belirlenmiştir. II. Denemede ise, 4,04±0,01 g ağırlığındakiçipuralar, 43 gün süreyle, iki farklı yağ (%12,5 ve 20) seviyesine ek olarak L-karnitinin üçfarklı (0, 2 ve 3 g/kg yem) seviyesinin kombinasyonu ile hazırlanmış yemlerlebeslenmişlerdir. Bu denemede, farklı yağ seviyelerinin L-karnitin ile birlikte balık büyümeve vücut kimyasal kompozisyonları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Denemede elde edilenveriler, balıkların büyüme parametreleri açısından yağ ve L-karnitin faktörlerinin herhangibir etkisinin olmadığını ortaya çıkarmıştır (p>0,05). Tüm vücut kompozisyonları analizleriise, balıkların kaslarındaki protein oranının deneme başındaki orana göre az da olsa arttığınıgöstermiştir. Yağ asitleri sonuçlarında yine L-karnitin ve yağ faktörlerinin belirgin etkilerigözlenmezken, sadece birkaç yağ asidi üzerine etkisi olmuş ve daha detaylı sonuçlarınalındığı nötral yağ asitleri verilerine göre, hem yağ hem de L-karnitin ilâvesinin, balık kas vekaraciğerlerinde TAG ve Serbest Yağ Asitleri (SYA) değerlerini önemli derecededeğiştirdiği, yemdeki yağ seviyesinin artmasıyla bu nötral yağ sınıflarının daha etkin birşekilde kullanıldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Sparus aurata,L-karnitin, yağ, yağ asitleri, nötral yağ sınıfları

Oğuz Taşbozan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Tilapia (Oreochromis niloticus)'dan hazırlanan suriminin besinsel kalitesi ve duyusal değerlendirilmesi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZT LAP A (Oreochromis niloticus) 'DAN HAZIRLANAN SUR M N NBES NSEL KAL TES VE DUYUSAL DEĞERLEND R LMESGüneş BUYRUKÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜSU ÜRÜNLER ANAB L M DALIDoç. Dr. Mehmet ÇEL KDanışman:2005 Sayfa : 37Yıl :Doç. Dr. Mehmet ÇEL KJüri :Doç Dr. Nuri BAŞUSTAYrd. Doç Dr. Bahar TOKURBu çalışmada, tilapia (Oreochromis nilotıcus) etinden elde edilen suriminin duyusalözellikleri ve besinsel kalitesi araştırılmıştır.Hazırlanan surimi panelistlere kırmızı biber, dereotu, kekik ve sade olmak üzere dörtfarklı lezzette sunulmuştur. Duyusal değerlendirmenin sonunda, gruplar görünüş, çiğnemeözelliği, sululuk, koku, genel beğeni, tat ve lezzet bakımından 10 üzerinden 5.8 ile 8.8 arasıpuanla değerlendirmişlerdir. Deneme grupları tüm özellikleri yönünden değerlendirildiğindegörünüş, çiğneme özelliği, sululuk ve koku yönünden bir farklılık göstermezken tat ve genelbeğeni yönünden gruplar arasında istatistiksel olarak fark tespit edilmiştir (p<0.05).Anahtar Kelimeler : Surimi, Tilapia, Besin Kompozisyonu, Duyusal Analiz

Güney Buyruk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı avlama mevsimlerinin İskenderun Körfezi'nde avlanan keserbaş barbun (Mullus barbatus, L., 1758)'un yağ asitleri kompozisyonuna etkileri

ÖZYÜKSEK L SANS TEZFAKLI AVLAMA MEVS MLER N N SKENDERUN KÖRFEZ 'NDEAVLANAN KESERBAŞ BARBUN (Mullus barbatus L., 1758)'UN YAĞAS TLER KOMPOZ SYONUNA ETK LERSolmaz KUZUÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜSU ÜRÜNLER ANAB L M DALIDanışman: Prof. Dr. Abdurrahman POLATYıl: 2005, Sayfa: 39Jüri: Prof. Dr. Abdurrahman POLATDoç. Dr. Nuri BAŞUSTAYrd. Doç. Dr. Bahar TOKURFarklı avlama mevsimlerinin skenderun Körfezi'nden yakalanan keserbaşbarbun (Mullus barbatus L., 1758)'un temel besin madde bileşenleri ve yağ asitlerikompozisyona etkileri incelenmiştir. Keserbaş barbun filetolarının sonbahar, kış veilkbahar mevsimlerindeki ham protein oranları sırasıyla %18,97, %17,90 ve %20,43,lipit oranları ise %5,76, %5,33 ve %3,68 olarak bulunmuştur. Tüm mevsimlerdekeserbaş barbun filetolarının temel yağ asitlerinin palmitik asit, stearik asit, oleikasit, palmitoleik asit, eikosapentaenoik asit ve dokosaheksaenoik asit olduğubelirlenmiştir. Çok doymamış yağ asitlerinden DHA içeriğinin ilkbahar mevsiminde%10,89, kış mevsiminde %8,25 ve sonbahar mevsiminde ise %4,6 oranlarındaolduğu saptanmıştır. EPA içeriğinin ise sonbahar mevsiminde %7,93, kışmevsiminde %4,59 ve ilkbahar mevsiminde %4,56 olduğu belirlenmiştir. Elde edilenveriler sonucunda dengeli ve sağlıklı bir beslenme için ihtiyaç duyulan EPA veDHA'nın sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinde ayda 1kg ya da günde 100 gkeserbaş barbun tüketimi ile karşılanabileceği belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler:Mullus barbatus, Mevsimsel değişim, Besin madde bileşenleri,Yağ asitleri.I

Solmaz Kuzu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Değişik miktarlarda 17 B-östradiol ve vitamin C ile beslemenin koyi (Cyprinus carpio)'nin büyüme performansına etkileri

In this research, the effects of different dosages of dietary 17 β- estradiol andVitamin C (Vit. C ) applied combined were investigated, on the growth performance ofkoi (Cyprinus carpio) (mean initial weight 15.51±0,31). The study was conducted inthree replicate according to experiment plan with randomized design in concrete pond(0,75×4,60×0,80 m). In this study, control group was fed with commercial trout feed,while experimental group were fed diets supplemented with 5+187,5 (17β-estradiol+Vit. C), 10+255 (17β- estradiol+Vit. C), 15+300 (17β- estradiol+Vit. C)mg/kg. Samplings were carried out every 15 days and study was finished in 75 days. Atthe end of the study, it was found that body weight averages were respectively,81,00±5,56 g, 82,55±4,29 g, 83,13±3,08 g and 90,13±6,82 g and total length averageswere respectively, 16,89±0,39 cm, 16,91±0,29 cm, 16,94±0,31 cm and 17,60±0,53.Survival rates was determined 100 %. It was no found significantly differences amongsgroups according to statistical analysis (P>0,05).As a result, vitamin C dosages that exposured been effective on survival rates offishes. 5,10,15 mg/kg dosages of 17 β- estradiol that administered to groups, weren?tbeen adequate for growth performance of koi. These results suggested that growthperformance in the koi could be effected by exposure to 17 β- estradiol greater than 15mg/kg dosages.Key Words: 17β- estradiol, Vitamin C, Cyprinus carpio, Growth, Koi

Işıl Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Oreochromis niloticus'larda oksitetrasiklin (OTC)'nin parmakokinetik araştırmaları

Bu çalışma, ortalama boylan 20.59±0.83 cm ve ortalama canlı ağırlıkları 150.66±0.82 g olan yetiştiriciliği yapılan tilapia (Oreochromis niloticus/larda Tetrasiklin grubu bir antibiyotik olan Oksitetrasiklin' in, 75 mg/kg canlı ağırlığa denk olacak dozda hazırlanan solüsyonun balığın midesine tek doz olarak enjeksiyonundan sonra farmakokinetik parametreler ve serum, kas, karaciğer, gonad dokularındaki antibiyotik düzeylerinin günlere bağlı olarak belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Oksitetrasiklin düzeyleri yüksek performanslı sıvı kromatografi cihazı (HPLC) ile belirlenmiştir. Oksitetrasiklin serum seviyeleri iki kompartmanlı dışa açık modele göre hesaplanmıştır. Biyolojik yan ömür (tvO değerleri dokulara göre sıralandığında serum için îVi 21.1 saat, kas için t% 72.8 saat, karaciğer için t* 80.5 saat ve gonad için t** 73.5 saat olarak bulunmuştur. Anahtar kelimeler : Oksitetrasiklin, farmakokinetik, tilapia (Oreochromis niloticıts),HPLC.

AntibiyotiklerKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıOksitetrasiklin+1
A. Argun Özak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Seyhan Nehri (Adana kent içi bölgesi)'nde yaşayan bazı cyprinid'lerde hematolojik araştırmalar

öz DOKTORA TEZİ SEYHAN NEHRİ(ADANA KENT İÇİ BÖLGESİ)'NDE YAŞAYAN BAZI CYPRİNİD'LERDE HEMATOLOJİK ARAŞTIRMALAR Aysel ŞAHAN(AZİZOĞLU) ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABILİM DALI Danışman: Doç.Dr. İbrahim CENGİZLER Yıl: 2000, Sayfa: 116 Jüri: Doç.Dr. İbrahim CENGİZLER : Prof.Dr. Gürkan EKİNGEN : Prof. Dr. Mustafa SARIEYYÜPOĞLU Bu araştırmada, Seyhan Nehri'nden 1997-Mayıs ile 1998-Mayıs tarihleri arasında yakalanan dört Cyprinid türünde hematolojik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma özellikle Seyhan Nehri 'nin tarımsal, sanayi, mezbaha ve evsel atıkların bol olduğu bölgede yapılmıştır. Araştırma süresinca Seyhan Nehri'nden yakalanan Cyprinid' lerden Doğa Sazanı(Cy/;/'/wM.v carpio, Linnaeus, 1758), Kızılgöz(Riiülus rutilus, Linnaeus, 1758), Benekli Siraz(Capoeta barroisi, Lortet, 1894) ve Bıyıklı Balık(fiar6//s rajanorum, Heckel, 1843) türleri araştırma materyali olarak kullanılmıştır. Söz konusu ortamda yaşamaya uyum sağlamış Cyprinid türlerinde temel hematolojik parametreler ortaya çıkarılmış, ayrıca mevsimsel farklılıkların hematoloji üzerine etkileri belirlenmiştir. Eritrosit ve lökosit hücre miktarları açısından dört türde benzer sonuçlar gözlenmiştir. Türlerin tamamında eritrosit değerlerde yaz aylannda başlayan artışlar, sonbaharda maksimum düzeylere ulaşmıştır. Lökosit hücrelerde, yaz aylannda kirlilik ve paralelinde enfeksiyon miktarına da bağlı olarak artan değerler kış aylannda azalma göstermiştir, özellikle yaz aylarında C.carpio bireylerinde gözlenen ekto parazit (Dactylogyrus vastator, Gyrodactylus elegans, Ichthyophthirius multifilis, Trichodina nigra ve Argulus foliaceus) türleri ile endo parazit Cestod ÇSchistocephalus sp. ve Caryophyllaeus mutabilis) türlerinin de lökosit artışına neden olabileceği konusu tartışılmıştır. Serum Glukoz değerleri Cyprinid'lerde su sıcaklığına ters yönde değişim göstermiştir. Serum Protein değerlerinde ise, beslenmeye bağlı değişimler izlenmiştir. Kan elektrolit düzeyleri ise, her bir türde çevresel stres faktörlerine bağlı olarak değişim göstermiştir. C.carpio bireylerinden incelenen hematolojik parametrelerin tamamında normal değerlerden sapma ve ortamdaki mevcut stres faktörlerinden diğer türlere nazaran daha fazla etkilenmeler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Cyprinidae, Tatlı Su Balık Hematolojisi, Balık Kanı, Kirlilik ve Balık Fizyolojisi. t£, rtKKÖĞRCTÎM KÎMJMj

BalıklarHematolojiKirlilik+2
Aysel Şahan (azizoğlu)
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Seyhan baraj gölü sazan (cyprinus carpio linnaeus, 1758) ve sudakları (sander lucioperca, Bogustkaya ve Naseka, 1996) için uygun ağ göz genişliğinin belirlenmesi

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ SEYHAN BARAJ GÖLÜ SAZAN (Cyprimts carpio Linnaeus, 1758 ) VE SUDAKLARI {Sander lucioperca Bogustkaya & Naseka, 1996) İÇİN UYGUN AĞ GÖZ GENİŞLİĞİNİN BELİRLENMESİ Caner Enver ÖZ YURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Dursun AVŞAR Yıl: 2000, Sayfa: 68 Jüri: Doç. Dr. Abdurrahman POLAT Yrd. Doç. Dr. Ali İSMEN Eylül 1998- Kasım 1999 tarihleri arasında Seyhan Baraj Gölü'nde yürütülen bu çalışma ile sazanlarda ilk eşeysel olgunluk boyunun erkeklerde 28cm; dişilerde ise 28.8cm olduğu saptanmıştır. Ayrıca Gonado Somatik İndeks ve Kondisyon Faktörü değerlerinin aylık değişimi, sazanların Mayıs başından Temmuz ortasına kadar olan dönemde ürediklerini göstermiştir. Sazanlar için Seçicilik Faktörünün (SF) 6. 120 ve kullanılması gereken en küçük ağ göz genişliğinin ise 50mm olduğu hesaplanmıştır. Sudaklarda ilk eşeysel olgunluk boyunun erkeklerde 22cm; dişiler için ise 23cm olduğu bulunmuştur. Gonado Somatik İndeks ve Kondisyon Faktörü değerlerinin aylık değişiminden, bu türün üreme eylemini Şubat ile Mayıs aylan arasında gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Sudak avcılığında kullanılan 28, 30 ve 32mm'lik ağların sazanlar için "Büyüme Aşın AvcılığT'na neden olabileceği gerekçesiyle sudak avcılığının tamamen paraketayla yapılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sazan, Sudak, Ağ Göz Genişliği, Avcılık, Üreme Biyolojisi, Seyan Baraj Gölü, Seçicilik

Balık ağlarıBalıkçılıkLevrek balığı+3
Caner Enver Özyurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı Tilapia türlerinin kantitatif (nicel) karakterleri için kalıtım derecelerinin hesaplanması

Bu araştırma 1998 yılında Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Tatlısu Balıkları Araştırma ve Üretim tesislerinde bulunan Oreochromis niloticus ve Oreochromis aureus türleri ile yapılmıştır. Deneme iç-içe deneme planına göre kurulmuş ve analiz edilmiş olup canlı ağırlık, total boy, standart boy'un babalara ait kalıtım dereceleri standart hatalarıyla birlikte 60 günlük 1038 Oreochromis niloticus ve 881 Oreochromis aureus için sırasıyla 0.41±0.42, 0.44+0.43, 0.41±0.42, 0.41±0.45, 0.6010.66, 0.33±0.37; 90 günlük 610 Oreochromis niloticus ve 478 Oreochromis aureus için sırasıyla 0.2410.23, 0.4310.37, 0.2810.30 0.35+0.36, 0.1410.30, 0.1310.30; canlı ağırlık, total boy, standart boy, vücut yüksekliği, kuyruk sap yüksekliği ve baş boyunun babalara ait kalıtım dereceleri standart hatalarıyla birlikte 120 günlük 600 Oreochromis niloticus için sırasıyla 0.1510.20, 0.3310.29, 0.2610.26, 0.3410.31, 0.1110.17, 0.4210.44; 150 günlük 541 Oreochromis niloticus ve 446 Oreochromis aureus için sırasıyla 0.2610.41, 0.5010.53, 0.3610.46, 0.4310.49, 0.2310.29, 0.2110.36, 0.2810.25, 0.2510.39, 0.2110.35, 0.010.08, 0.0510.1 1, 0.010.1 1 olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kalıtım derecesi, Oreochromis aureus, Oreochromis niloticus.

Kalıtım dereceleriKantitatif özelliklerTilapia
Makbule Baylan Yangün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Tateyama Körfezi'nde (Chiba eyaleti, Japonya) bazı çevresel faktörlerin mevsimsel değişimi ve bu faktörlerin zooplankton yoğunluk ve dağılımı üzerine etkileri

Mevsimsel olarak gerçekleştirilen bu çalışmayla, Tateyama Körfezi (Japonya)'nin bazı fiziko-kimyasal parametreleri; klorofil-a ve zooplankton dağılımı ve bolluğu ile çevresel faktörlerin bunlar üzerine olan etkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Körfezin iç kesimleri ile açık deniz taraflarının fiziko-kimyasal parametreler yönünden birbirlerinden oldukça farklı karaktere sahip olduğu; çalışma dönemi boyunca mevsimler itibariyle klorofil-a ve zooplankton yoğunluğunun en yüksek olarak ilkbaharda; bölgesel olarak ise, körfezin iç kesimlerindeki sığ istasyonlarda olduğu saptanmıştır. Fiziko-kimyasal parametrelerin hem birbirleriyle ve hem de biyolojik değişkenlerle olan ilişkilerinin özellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde istatistiksel anlamda genellikle önemli olduğu belirlenmiştir. Fiziko-kimyasal parametreler ve zooplankton bulunurluğu kullanılarak çizdirilen dendogramlardan sadece ilkbahar ve kış mevsimlerinde oluşan gruplar arasında bir benzeşim olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Tateyama Körfezi (Japonya), Fiziko-kimyasal parametreler, Zooplankton I

Japonya-Tateyama körfeziMevsimsel değişimZooplanktonlar
Erdoğan Çiçek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Berdan Baraj Gölü (İçel) bentik faunası

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ BERDAN BARAJ GÖLÜ (İÇEL) BENTİK FAUNASI ÖZLEM FINDIK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç.Dr.M.Z.Lugal GÖKSU Yıl:2000, Sayfa: 42 Jüri :Doç.Dr.M.Z.LugaI GÖKSU :Doç.Dr. Ferit KARGIN :Yrd.Doç.Dr. Cem ÇEVİK Çalışma, Eylül 1998- Ağustos 1999 döneminde yürütülmüştür. Çalışmada, Berdan Baraj Gölü bentik faunasının nitel ve nicel özellikleri ile bunların aylık değişimleri ortaya konulmuştur. Gölün bentik faunasının, Bivalvia, Gastropoda, Crustacea, Oligochaeta Insecta olarak 5 sınıf ve bunlara ait 22 türden oluştuğu; profundal faunanın, m de yıllık ortalama 1412 adet olarak bulunduğu; faunanın %52.77'sinin Chironomidae ve %47.23'ünün ise, Oligochaeta türlerinden oluştuğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bentik Fauna, Chironomidae, Oligochaeta, Berdan Baraj Gölü.

Bentik faunaBerdan Baraj GölüMersin
Özlem Fındık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Yumurtalık-Botaş kıyı şeridinde copepoda ve cladocera (crustacea) gruplarına ait zooplanktonik organizmaların mevsimsel dağılımı

Bu çalışmada, dört mevsim boyunca altı istasyondan yapılan yüzeysel çekimlerle İskenderun Körfezi Yumurtalık-Botaş kıyı şeridi kopepod ve kladoser faunaları incelenmiştir. Hidrografik şartlara bağlı olarak mevsimsel değişim belirlenmiştir. Kopepod takımına ait toplam 22 cins ve 33 tür, kladoserlere ait 2 cins, 3 tür kaydedilmiştir. Bunların çoğu neritik türlerdir. İskenderun körfezi için ilk kayıt sayılabilecek altı tür kaydedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kopepod, Kladoser, İskenderun Körfezi

CladoceraKopepodlarMevsimsel değişim+1
Benin Toklu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Babadıllimanı koyu (Silifke-İçel) fitoplanktonunda mevsimsel değişimlerin incelenmesi

YÜKSEK LİSANS TEZİ BABADILLİMANI KOYU (SİLİFKE-İÇEL) FİTOPLANKTONUNDA MEVSİMSEL DEĞİŞİMLERİN İNCELENMESİ Mine Perçin PINER ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd. Doç. Dr. Sevim POLAT Yıl:2001, Sayfa:71 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Sevim POLAT Prof. Dr. Dursun AVŞAR Doç. Dr. Ferit KARGIN Araştırma, Mayıs- 1999 ile Nisan 2000 arasında Babadıllimanı Koyu'nda (Silifke-İçel) belirlenen 10 istasyonda gerçekleştirilmiştir. Fitoplankton türlerinin nitel ve nicel dağılımları, türlerin, sıcaklık, tuzluluk ve besleyici elementlerle ilişkileri, klorofil-a düzeyleri ve bunların zamana bağlı değişimleri incelenmiştir. Örnekleme aylık olarak her bir istasyon ve belirlenen bir istasyonda standart derinliklerden yapılmıştır. Fitoplanktonun nitel ve nicel analizlerinin yanı sıra, her istasyon için besleyici element ve klorofil-a analizleri yapılmıştır. Ayrıca suyun tuzluluk ve sıcaklık ölçümleri de yapılmıştır. Çalışmada, Cyanophyceae, Bacillariophyceae, Dictyochophyceae, Dinophyceae ve Prymnesiophyceae olmak üzere beş alg sınıfı belirlenmiştir. Bacillariophyceae üyeleri türce ve yoğunlukça daha zengin bulunmuştur. Bunu Dinophyceae türleri takip etmiştir. Prymnesiophyceae 4 cins ve 5 türle, Cyanophyceae ve Dictyochophyceae birer türle temsil edilmişlerdir. Fosfat, nitrat + nitrit ve silikat yıl içinde sırasıyla 0.04-2.46 ?g-at/L 0.13-2.47 ?g-at/1, 0.16-2.25 ?g-at/1 arasında değiştiği saptanmıştır. Klorofil-a ise, 0.01 ile 0.86 ?g-at/1 arasında bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Babadıllimanı Koyu, Fitoplankton, Besleyici element, Klorofil-a

FitoplanktonlarKlorofil-AMersin-Silifke-Babadıllimanı
Mine Perçin Piner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Dondurularak depolanmış (-18 oC (-18 santigrat)) sudak (Sander lucioperca bogustkaya ve Naseka, 1996) filetolarında fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik değişimler

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ DONDURULARAK DEPOLANMIŞ (-18T) SUDAK (Sander lucioperca Bogustkaya & Naseka,1996) FİLETOLARINDA FİZİKSEL, KİMYASAL VE MİKROBİYOLOJİK DEĞİŞİMLER İlkan Ali OLGUNOĞLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ AN ABİLİM DALI Danışman: Doç. Dr. Abdurrahman POLAT Yrd. Doç. Dr Işıl VAR Yıl 2000, Sayfa 41 Jüri: Doç. Dr. Abdurrahman POLAT Yrd. Doç. Dr Işıl VAR Doç. Dr. Oya IŞIK Yrd. Doç. Dr. Mehmet ÇELİK Yrd. Doç. Dr. Zerrin ERGİNKAYA Bu çalışmada, sudak (Sander lucioperca Bogustkaya & Naseka,1996) filetolarının 7 ay süreyle dondurarak depolanması (-18°C) sonucunda meydana gelen fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik değişimler araştırılmıştır. Donmuş balık eti kalitesini belirleyen kimyasal kriterler olarak toplam uçucu bazik azot (TVB-N) mg/100g ve tiyobarbitürik asit (TBA) mg malonaldehit/lOOOg, fiziksel kriter olarak pH, mikrobiyolojik kriterler olarak ise toplam aerob mezofilik ve psikrotrof bakteri, Salmonella, Staphylococcus auerus, E. coli ve koliform grubu bakteri sayılan dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda, kimyasal ve fiziksel kalite kriterlerinin tüketilebilirlik sınırım aşmadığı, ancak duyusal analiz sonucu ile elde edilen bulguların, fiziksel ve kimyasal analiz bulgularından daha hızlı ilerlediği belirlenmiştir. Depolamanın 1. ayında toplam aerob mezofilik, psikrotrof, Kcoli ve koliform grubu bakterilerde bir miktar düşüş olduğu, ancak daha sonraki dönemlerde önemli bir değişimin olmadığı tespit edilmiştir. Filetolarda Salmonella ve S. aureus bulunamamıştır. Anahtar Kelime: Sudak, Fileto, Dondurarak Depolama I

FiletoLevrek balığı
İlkan Ali Olgunoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Levrek (Dicentrarchus labrax L. )'ten kontrollü koşullarda döl alınması, larva ve genç bireylerin farklı diyetlerle beslenerek gelişimlerinin incelenmesi

DOKTORA TEZİ Levrek (Dicentrarchus lahrax L.)'ten Kontrollü Koşullarda D51 Alınması, Larva ve Genç Bireylerin Farklı Diyetlerle Beslenerek Gelişimlerinin İncelenmesi M. Ayçe GENÇ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANADİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç.Dr. Nazmi TEKELİOGLU Yıl 2001, Sayfa 64 Jüri: Yrd.Doç.Dr. Nazmi TEKELİOGLU Prof.Dr. Ercan SARIHAN Prof.Dr. Gürkan EKİNGEN Prof.Dr. İhsan AKYURT Doç.Dr. Abdurrahman POLAT Bu çalışmada farklı yemlerle beslenen levrek (Dicentrarchus lahrax L.) larva ve genç bireylerinin gelişimleri incelenmiştir. Larval aşamada ortalama 22.16±1.21 mg başlangıç ağırlığına sahip levrek larvaları denemeye alınmıştır. Larvalara karma yemle birlikte Tubifex, Artemia ve zenginleştirilmiş Artemia verilen 3 araştırma grubu, aynı zamanda karma yeme cezbedici olarak %2 oranında L-glutamik asit ve %2 oranında betainin eklendiği 2 araştırma grubu ve yalnız karma yemle beslenen kontrol grubu olmak üzere toplam 6 araştırma grubu oluşturulmuştur. Karma yemle birlikte Tubifex, Artemia ve zenginleştirilmiş Artemia verilen araştırma grupları ve karma yeme %2 oranında L-glutamik asit eklenerek beslenen gruptan, kontrol yemi (karma yem) ve %2 betain ilaveli yemle beslenen gruplara göre daha yüksek (p<0.05) kendi aralarında benzer (p>0.05) canlı ağırlık artışı elde edilmiştir. %2 oranında betain katkılı yemle beslenen grubun canlı ağırlık artışı ise kontrol grubu ile benzer (p>0.05) bulunmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında başlangıç ağırlıkları ortalama 2.88±0.09 g olan genç levrekler denemeye alınmışlardır. Aşama sonunda en iyi gelişmeyi gösteren %2 L-glutamik asit içeren yemle beslenen grup, %2 betain katkılı yem ve kontrol yemi ile beslenen gruplardan önemli derecede farklı (p<0.05) bulunmuştur. %2 betain içeren yemle beslenen grup, kontrol grubundan daha yüksek, %2 L- glutamik asitle beslenen gruba göre ise daha düşük (p<0.05) cardı ağırlık artışı sağlamıştır. Anahtar kelimeler: Levrek, Tubifex, cezbedici madde, L-glutamik asit, betain

BalıklarBetainL-glutamik asit+2
Münevver Ayçe Genç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Aydıncık Babadillimanı'nda iki serranus türünün (Serranus hepatus, Serranus cabrilla) popülasyon dinamiği parametrelerinin tahmini

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ AYDINCIK B ABADİLLİMANI'NDA İKİ SERRANUS TÜRÜNÜN (Serranus hepatus, Serrcmus cabrilla) POPULAS YON DİNAMİĞİ PARAMETRELERİNİN TAHMİNİ LEVENT SANGÜN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Mustafa AKAR Yıl:2002, Sayfa: 91 Jüri: Prof. Dr. Mustafa AKAR Prof. Dr. Ercan SARIHAN Doç. Dr. Tamer KAYAALP Bu çalışmada, beneklihani ve asılhanilerin üreme dönemleri, von Bertalanffy Büyüme Sabitleri ve büyümesinin en fazla olduğu yaş grupları belirlendi. Üreme dönemleri, beneklihani için Mayıs ile Eylül, asılhani için ise Mayıs ile Ekim ayları arasında olmuştur. Tahmin edilen von Bertalanffy Büyüme Sabitleri beneklihani için sırası ile Loo=33.398cm, KKXOSOlyil"1, to=-1.231yıl ve W"=652.589gr; asılhani için ise L"=73. 3653cm, K=0.0273yır!, to=-2.2288 yıl ve W"=2516.59gr olarak bulunmuştur. Ayrıca standart ve çatal boy için de von Bertalanffy Büyüme Sabitleri hesaplandı. Boy ve ağırlık büyümesinin en fazla olduğu yaş grupları, beneklihani için sırası ile I-II ve TV-V, asılhani için ise I-II ve V-VI arası olduğu saptanmıştır. Her iki tür için boy-ağırlık regresyon denklemleri tahmin edildi, total boy için bulunan regresyondenklem ve r değeri beneklihanide sırasıyla W=0.0145*L3057 ve 0.986 asılhanide ise W=0.023 1 *L2923 ve 0.958 olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Beneklihani, Asılhani, Üreme, ve von Bertalanffy Büyüme Sabitleri, Boy- Ağırlık Regresyon Denklemi

BalıklarBüyüme özellikleriHani balığı+2
Levent Sangün
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Akkuyu sahilleri (Mersin-Doğu Akdeniz) cephalopod faunası

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ AKKÜYU SAHİLLERİ (MERSIN-DOGU AKDENİZ) CEPHALOPOD FAUNASI Önder DUYSAK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Canan TÜRELİ Yıl: 2002, Sayfa: 59 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Canan TÜRELİ Yrd. Doç. Dr. Ünal ERDEM Yrd. Doç. Dr. Cem ÇEVİK Bu çalışma ile Akkuyu Sahilleri'nde (Mersin-Doğu Akdeniz) dağılım gösteren Cephalopoda (Kafadanbacaklılar) türleri ve bunların biyo-ekolojik özellikleri tanımlanmıştır. Yaz aylan dışında, Ekim 2000-2001 tarihleri arasında 0-50, 50-100 ve >100 m derinlik konturlarında aylık Akdeniz tipi dip trolü ile örneklemeler yapılmıştır. Sonuçta Sepiidae familyasına ait Sepia officinalis ve Sepia elegans, Loliginidae familyasına ait Loligo vulgaris, Octopodidae familyasına ait Eledone moschata, Octopus vulgaris, Octopus defilippi, Octopus aegina türleri olmak üzere toplam 7 tür bulunmuştur. Yakalanan türlerde hesaplanan ortalama manto boylan S. officinalis 'de 110,716 ± 3,07; S. elegans'da. 38,03 ± 0,07; L. vulgaris' de 47 ± 1,71; E. moschata 'da 53,7 ± 0,09 ; O. vulgaris'de 82,8 ± 6,02; O. Defilippi'de 41± 1,36 mm; O. aegina'da 45,1 ± 1,56 bulunmuştur. Anahtar kelimeler : Sepiidae, Loliginidae, Octopodidae, Manto boyu.

FaunaKafadan ayaklılarMersin+1
Önder Duysak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Sıcaklık, göz sapı kesimi ve stoklama yoğunluğunun Türk kereviti (Astacus leptodactylus) 'nin yumurta inkübasyon süresi, yaşama oranı, büyüme ve et-besin içeriği üzerine etkileri

öz DOKTORA TEZİ SICAKLIK, GOZ SAPI KESİMİ VE STOKLAMA YOĞUNLUĞUNUN TURK KEREVİTİ (Astacus leptodactylus)'NİN YUMURTA İNKÜBASYON SÜRESİ, YAŞAMA ORANI, BÜYÜME ve ET-BESİN İÇERİĞİ ÜZERİNE ETKİLERİ BAYBARS SAGLAMTIMUR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç.Dr. Metin KUMLU Yıl 2002, Sayfa 148 Jüri: Doç.Dr. Metin KUMLU ProfDr. Gürkan EKİNGEN Yrd.Doc.Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yrd.Doç.Dr. Sedat KARA YÜCEL Yrd.Doç.Dr. Mahmut Ali GÖKÇE Bu tez üç ayrı denemeden oluşmuştur: Denemede I' de, tek ve çift göz sapı kesimi ve farklı dozlarda HCG hormonu enjeksiyonunun Türk kereviti (Astacus leptodactylus Esch.) anaçlarında çiftleşme ve yumurtlama zamanı ile yumurtalar üzerine etkileri araştırılmıştır. Çift göz sapı kesiminin yumurtlamayı kontrole kıyasla 25 gün daha erkene aldığı, tek gözsapı kesimi veya HCG uygulamalarının anaçlarda üreme üzerine etkili olmadığı belirlenmiştir. Çift gözsapı kesimi yapılan dişiler fizyolojik olarak sürekli kabuk değişimine zorlanmış ve sonuçta abdomen altına yapıştırdıkları yumurtalarını atılan kabukla kaybetmişlerdir. Deneme H'de, erken embriyonik dönemde dişilerden ayrılan kerevit yumurtalarının yapay olarak; doğal su sıcaklığı, 20, 24 ve 28°C'de kuluçkalandırılması ile erken açtırılması amaçlanmıştır. Erken embriyonik dönemde kuluçkalamada, hiçbir grupta olumlu sonuç elde edilememiştir. Deneme III' de, 20, 22 ve 25°C su sıcaklıklarında, çift göz sapı kesiminin ve iki farklı stok yoğunluğunun (15 ve 30 adet/m2) kerevitlerin kabuk değiştirme, büyüme ve hayatta kalma durumları, abdomen ve abdominal et oranlan ile et besin kalitesi üzerine etkilerine bakılmış; çift göz sapı kesiminin kabuk değişim döngüsünü kısalttığı ve büyümede göz sapı kesilmeyenlere kıyasla yaklaşık iki kat artışa neden olduğu, belirlenmiştir. Farklı sıcaklıkların büyüme üzerine önemli bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Astacus leptodactylus, Sıcaklık, Göz Sapı Kesimi, Hormon, Kuluçkalama

BüyümeKuluçkaStoklama yoğunluğu+4
Baybars Sağlamtimur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Sıcaklık/ fotoperiyot ve hormon enjeksiyonunun yeşil kaplan karidesi (Penaeus semisulcatus)'nde gonad gelişimi ve yumurtlama üzerine etkileri

oz DOKTORA TEZİ SICAKLIK/FOTOPERYOT, VE HORMON ENJEKSİYONUNUN YEŞİL KAPLAN KARİDESİ {PENAEUS SEMİSULCATUS)'NDE GONAD GELİŞİMİ VE YUMURTLAMA ÜZERİNE ETKİLERİ MEVLUT AKTAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç.Dr. Metin KUMLU Yıl 2002, Sayfa 89 Jüri: Doç.Dr. Metin KUMLU Yrd.Doc.Dr. Sedat KARAYÜCEL Yrd.Doç.Dr. Mahmut YANAR Yrd.Doç.Dr. Nuri BAŞUSTA Yrd.Doç.Dr. M. Ali GÖKÇE Bu tez çalışması üç denemeden oluşmuştur; I. Denemede; mevsim dışı yumurtlatma elde edebilmek amacıyla, sera içinde, resirküle sistemde, su sıcaklığı ve/veya fotoperyotun etkileri araştırılmış ve su sıcaklığının 20-28°C'ler arasında dalgalandırılmasının Penaeus semisulcatus'un başarılı bir şekilde olgunlaştırılması ve yumurtlatılması için yeterli olduğu, 10 saat olan doğal ışıklandırmanın 4 saat uzatılmasının ise üreme üzerine etkili olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, su sıcaklığının 28°C'de tutulması koşulu ile, gözsapı kesintinin mevsim dışı döl alımında halen en iyi yöntem olduğu saptanmıştır. II. Denemede ise; 1, 2 ve 3 IU/g HCG (Human Chorionic Gonadotropin) enjeksiyonunun P. semisulcatus,un gonad gelişimi ve yumurtlaması üzerine etkisi araştırılmış ve bu hormonun, özellikle 3 IU/g dozda, P. semisulcatus'ta gonad gelişimini ve yumurtlamayı teşvik ettiğine yönelik bulgular elde edilmiştir. III. Denemede ise 20, 50 ve 100 ug/g Serotonin (5-HT) ve 0.01, 0.1 ve 0.2 mg/g LHRH (Luteineising Hormone Releasing Hormone) enjeksiyonunun P. semisulcatus'un. gonad gelişimi ve yumurtlama üzerine etkisi yine gözsapı kesimi ile karşılaştırmalı olarak araştırılmıştır. Serotoninin her üç dozajda da gonad gelişimi ve yumurtlamayı teşvik ettiği, LHRH'nın ise gonad gelişiminden ziyade, yumurtaların döllülük ve açılma oranlan üzerine olumlu etkilerde bulunduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Penaeus semisulcatus, olgunlaştırma, Sıcaklık, Hormon, Yumurtlama,

HormonlarKaridesOlgunlaştırma+3
Mevlüt Aktaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetiştiriciliği yapılan bazı akvaryum balıkları (Cyprinidae ve Poecilidae)'nda rastlanılan ektoparazitler, histopatolojileri ve sağaltım uygulamaları

öz DOKTORA TEZİ YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPILAN BÂZI AKVARYUM BALIKLARI (CYPUİNİDAE VE POECİLİDAE)>ND A RASTLANILAN EKTOPÂRAZİTLER, HİSTOPATOLOJİLERİ VE SAĞALTIM UYGULAMALARI C.Erkin KOYUNCU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman:Prof.Dr.İbrahimCENGİZLER Yıl: 2002 Sayfal07 Jüri: Prof.Dr.İbrahim CENGİZLER ProfJDr.Necdet AYTAÇ Yrd.Doç.Dr.Suat DİKEL Yrd.Doç.Dr. Aysel SAHAN Yrd.Doç.Dr.Selmin DÜZEL Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin Balık Hastalıkları Bölümlerinde yapılmıştır. Çalışma Akvaryum balığı yetiştiriciliği yapılan işletmelerden Cyprinidae familyasından {Carasius auratus), Poecilidae familyasından da (Poecilia reticulata, Poecilia îatipina, Xiphophorus kelleri, Xiphophorus maculatus) türleri üzerinde yürütülmüştür. Araştırma boyunca her ay ortalama 10'ar adet olmak üzere ve ani ölümler görülen işletmelerde alman örneklerle birlikte değişik yaşlarda ve büyüklüklerde toplam 1440 ad& bank kontrol edilmiştir. Parazitlerin konakçıda bulunduğu yerlere, oluşturduğu dokusal bozukluklara, semptomlara ve morfolojik yapılarına göre ayrı ayrı tanımlanmaları yapılmıştır. Araştırmada bölgede Carasius auratus balıklarına Oodinium pilluaris, Costia necatrix, Ichtyopthirius multifilis, Chilodonella hexastichus, Trichodina nigra, Dactylogyrus extensus, Gyrodactylus hullatarudis, Lernaea cyprinacea ve Argulus foliaceus, Poecilia reticulata, Poecilia latipina, Xiphophorus kelleri, Xiphophorus maculatus balıklarına da Oodinium pillularis, Ichtyopthirius multifilis, Trichodina nigra, Gyrodactylus bullatarudis Lernaea cyprinacea parazitlerinin zarar verdiği saptanmıştır. Bu parazitlerden Gyrodactylus bullatarudis, Lernaea cyprinacea Oodinium pillularis, ve Costia necatrix bu çalışma sonucunda saptanmıştır. Tıbbi bitkilerin akvaryum balık parazitlerine karşı kullanımı bu araştırma ile başlatılmış bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Akvaryum balıklan, Ektoparazitler, Histopamoloji, Tıbbi bitkiler

Akvaryum balıklarıDış parazitlerDış parazitler+3
Cafer Erkin Koyuncu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Aslantaş baraj gölü (Osmaniye) zooplanktonu

oz DOKTORA TEZİ ASLANTAŞ BARAJ GOLÜ (Osmaniye) ZOOPLANKTONU Ahmet BOZKURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç.Dr. M.Ziya Lugal GÖKSU Y ıl 2002, Sayfa 68 Jüri: Doç.Dr. MZiya Lugal GÖKSU Prof Dr. Ercan SAPJHAN Prof.Dr. Ferit KARGIN Doç.Dr. Oya IŞIK Yrd.Doc.Dr. Ünal ERDEM Araştırmada, Nisan 2001 ve Mart 2002 tarihleri arasındaki bir yıllık süre içinde Aslantaş Baraj Gölü'nün zooplanktonu nitel ve nicel olarak incelenmiştir. Araştırma sonunda gölde Rotiferadan 2 alttür, 33 tür, Kladoseradan 14 tür ve Kopepodadan 4 tür olmak üzere toplam 51 tür ve 2 alttür belirlenmiş olup, ortalama 298.039 birey/m3 olarak belirlenen zooplanktonun %85.85'ini Rotifera, %9.34'ünü Kopepoda, %4.82'sini Kladosera grubunun oluşturduğu saptanmıştır. Rotiferadan Keratella cochlearis cochlearis, K. cochlearis tecta, Polycarthra dolichoptera, Trichocerca capucina ve Asplanchna priodonta, Kladoseradan Bosmina longirostris, Daphnia galeata, Diaphanasoma birgei, Leptodora langtii; Kopepodadan Cyclops vicinus ve naupli çalışma süresince her ay bulunmuştur. Bununla birlikte, Rotiferadan yüzeyde %34.59 oranla P. dolichoptera, derinde %29.29 oranla K. cochlearis cochlearis; Kladoseradan yüzeyde %1.46 ve derinde %4.07 oranla Bosmina longirostrisr, Kopepodadan yüzeyde %0.23 ve derinde %4.35 oranla Thermocyclops rylovi en çok bulunan türlerdir. Zooplanktonun derinliğe bağlı dağılımı araştırılmış, Rotiferanın 5.0. m'de, Kladoseranın 2.5. m'de ve Kopepodanın 5.0. m'de en bol seviyelerine ulaştıktan saptanmıştır. Ayrıca, toplam zooplanktonun %62'sinin ışıklı bölgede (fotik zon), %38'inin karanlık bölgede (afotik zon) olduğu bulunmuş ve ışıklı bölgedeki organizmaların bolluk sırası, Rotifer > Kopepod > Kladoser, karanlık bölgede ise Rotifer < Kopepod < Kladoser olarak belirlenmiştir. Baraj gölünde klorofil-a ölçümleri yapılmış, aylık ortalama değerlerin yüzey suyunda 31.44 mp/m3, derinde 20. 13 mg/m3 olduğu, derinliğe bağlı olarak ise yüzeyden 7.5 m derinliğe kadar arttığı, bu. derinlikten sonra azalma gösterdiği saptanmıştır. Çalışmada belirlenen türlerin Aslantaş Baraj Gölü için, Kopepodadan Thermocyclops rylovi'1 ma. ise Türkiye için, yeni kayıt olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimden Aslantaş Baraj Gölü, Rotifera, Kladosera, Kopepoda, Klorofil-a

Aslantaş barajıCladoceraKlorofil-A+3
Ahmet Bozkurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Tilapia (Oreochromis niloticus)'larda deneysel Streptococcus iniae enfeksiyonunda oluşan histopatolojik bulguların ve bazı kan parametrelerinin incelenmesi

oz DOKTORA TEZİ TILAPIA (OREOCHROMIS MLOTICUS )'LARDA DENEYSEL STREPTOCOCCUS İNME ENFEKSİYONUNDA OLUŞAN HİSTOPATOLOJİK BULGULARIN VE BAZI KAN PARAMETRELERİNİN İNCELENMESİ A.Erdem DÖNMEZ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. İbrahim CENGİZLER Yıl 2002, Sayfa 71 Jüri: Prof. Dr. İbrahim CENGİZLER ProfDr. Gürkan EKİNGEN Prof.Dr. İhsan AKYURT Yrd.Doç.Dr. Mahmut Ali GÖKÇE Yrd.Doç.Dr. Aysel SAHAN Bu çalışmada Streptococcus iniae etkeninin intraperitoneal (karın içi) enjeksiyonu yoluyla Oreochromis niloticus'ta oluşturulan enfeksiyona bağlı gelişen makroskobik ve mikroskobik patolojik görünüm ve bazı kan parametrelerinde değişimler belirlenmiştir. Bakteri 103, 104, 105 ve 106 cfu dozlarında hazırlanarak balıklara intraperitoneal (karın içi) enjeksiyon yoluyla verilmiştir. Histopatolojik muayenede solungaç dokuda sekonder lamellerde, yoğun lenfosit infiltrasyonu ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiş, aynı görünüm solungaç arkına ait bölgelerde de tespit edilmiştir. Karaciğer sinuzoidlerinde genişlemelerle birlikte konjesyonlar ve hepatosit dejenerasyonu ile yine sinuzoidler içerisinde lenfosit ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiştir. Böbrek interstisyumunda tüp epitellerinde şişme, fokal alanlarda dejenerasyon, parenkim içerisinde yoğun lenfosit infiltrasyonu ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiştir. Ön barsak ve arka barsağın mukozasında dökülmeler, mukoza ve submukoza katmanlarında da lenfosit ve makrofaj infiltrasyonu belirlenmiştir. Myokard'ta kas fibrilleri arasında yine yoğun bir şekilde lenfosit infiltrasyonu ve makrofaj infiltrasyonu ile karakterize miyokarditis belirlenmiştir. Dalak dokusunda ise, sinuzoidler içerisinde yoğun bir şekilde bakteri kolonilerine rastlanmıştır. Hematokrit değerleri ve serum elektrolit değerlerinde de bakteri derişimleri arasındaki farklılıklara bağlı olarak değişimler saptanmıştır. Anahtar kelimeler : Tilapia (O. niloticus), S. Mae, Histopatoloji, Hematokrit, Kan Elektrolitleri.

HematokritHistopatolojiKan parametreleri+2
A. Erdem Dönmez
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Tütsülenmiş ve tütsülenmemiş tilapia (Oreochromis niloticus, L. 1758) filetolarında vakum paketlemenin raf ömrü üzerine etkileri

Bu çalışmada, vakumlu ve normal paketlenen tütsülenmiş ve tütsülenmemiş tilapya (Oreochromis niloticus, L. 1758) filetolarında buzdolabı koşullarında (+5 °C) depolamaya bağlı kimyasal ve duyusal kalite değişimleri incelenmiştir. Kimyasal değişimleri incelemek amacıyla TVB-N, TBA, pH, peroksit değeri ve serbest yağ asidi analizleri yapılmıştır. Depolama süresince kimyasal kalite parametrelerinde istatistiksel olarak önemli değişimler saptanmıştır (p<0.05). Tütsülenmiş filetolardaki kimyasal kalite parametreleri taze filetolara göre daha yüksek bulunmuştur. Duyusal değerlendirmeler sonucunda taze normal paketli filetoların 11 günde, taze vakum paketli filetoların 30 günde, tütsülenmiş normal paketli filetoların 42 günde ve tütsülenmiş vakum paketli filetoların 75 günde tüketilebilirlik sınır değerlerini aştığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Tilapya, vakum paketleme, tütsüleme

AmbalajlamaRaf ömrüSu ürünleri+3
Ali Serhat Özkütük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Seyhan baraj gölü'nde yüzer kafeslerde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve ikinci ürün olarak tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanaklarının araştırılması

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ SEYHAN BARAJ GÖLÜNDE YÜZER KAFESLERDE GÖKKUŞAĞI ALABALIĞI (Oncorhynchus mykiss) VE İKİNCİ ÜRÜN OLARAK TİLAPİA (Oreochromis aureus)YETİŞTİRME OLANAKLARININ ARAŞTIRILMASI Mustafa Vedat ALEV ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yıl 2002, Sayfa 39 Jüri: Yrd.Doç.Dr. Suat DİKEL Yrd.Doç.Dr. Nazmi TEKELİOĞLU Yrd.Doç.Dr. Murat BİLGÜVEN Bu çalışmada Seyhan baraj gölünde yüzer ağ kafeslerde kış döneminde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve yaz döneminde de tilapia (Oreochromis aureus) yetiştirme olanakları araştırılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde başlangıç ortalama boylan 16,34±1,45 cm ve ortalama ağırlıkları 56,45±6,10 g olan alabalık yavruları kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 27,75±0,89 cm ve 277,54±18,50 g 'lık bireyler elde edilmiştin Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 2,95 g, yem değerlendirme oram 1:1,15 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 13,5 kg ürün elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde başlangıç ortalama boylan 3,89±0,34 cm ve ortalama ağirlıkları 0,95±0,27 g olan tilapya yavrulan kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda 17,25±2,98 cm ve 131,58±7,12 g 'lık bireyler elde edilmiştir. Günlük canlı ağırlık kazancı ortalama 1,45 g, yem değerlendirme oram 1:1,21 olarak bulunmuştur. Araştırma sonunda yapılan balık hasadından 1 m3 'ten 6,5 kg ürün elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı, Yüzer kafesler, Tilapya

AlabalıklarGökkuşağı alabalığıSeyhan Barajı+2
Mustafa Vedat Alev
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş ışığı ve renk maddesi (Canthaxanthin) uygulamalarının Japon balığı (Carassius auratus)'nın erken çağda (juvenil) renklenmesi üzerine etkileri

Araştırma, Canthaxanthin ve güneş ışığı etkisiyle japon balıklarının (Carassius auratus) erken yaşta renklendirilmesi, renklenmemiş veya az renklenmiş bireylerde kırmızı ve daha canlı renk oluşumu sağlamak amacıyla yapılmıştır. iki ayrı deneme halinde yürütülen araştırmada, Canthaxanthin denemesi, 27.05.1991-25.07.1991 tarihleri arasında, Ç.U. Su ürünleri Yüksekokulu laboratuvar ında, güneş ışığı denemesi ise, 30.07.1991-12.09.1991 tarihleri arasında aynı üniversitenin Ziraat Fakültesi Balık üretim Tesislerinde yürütülmüştür. Her birine, 0,67 g ağırlığında 28 adet japon balığının stoklandıgı 62x30x30 boyutlarında 12 adet akvaryumun kullanıldığı Canthaxanthin denemesinde, yeme karıştırılan değişik oranlardaki (0, 200, 400, 600, 800, 1000 mg/kg) Canthaxanthin ile, 2 tekerrürlü 6 farklı doz grubu oluşturulmuştur. 3üneş ışığı denemesinde ise, her birine 4,26 g ağırlığında 50 adet japon balığının stoklandıgı 0,7x5x0,7 m boyutlarında 4 adet havuz kullanılmıştır. 2 havuzun üstü açık, diğer iki havuzun ise üzeri örtülerek iki tekerrürlü 2 uygulama grubu oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular ve varılan sonuçlar aşağıda sıralandığı gibi özetlenmiştir. 1- Canthaxanthin denemesinde, ietatistiki anlamda, kırmızı renklilik bakımından 1000 doz grubu, kontrol ve 400 doz grubundan, sarı-turuncu renklilik bakımından 400 lük doz grubu diğer gruplardan daha yükeek olmuş, ancak, yeşil-gri ve beyaz renkler bakımından ise gruplar arası önemli farklılıklar bulunamamıştır. Sonuçda, Canthaxanthin' in renklenme üzerine istenilen düzeyde etkili olamadığı kanısına varılmış ve bunun nedeninin, araştırmada kullanılan 0,67 g ağırlığındaki balığın henüz renklilik oluşturabilecek büyüklükte olmamasına bağlanmıştır.

CanthaxanthinCarassius auratusGüneş ışığı+2
Mahmut Yanar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Oreochromis (Cichlidae) türlerinde sentetik androjen hormonu kullanılarak ve melezleme ile erkek döl elde edilmesi üzerine bir araştırma

34 SUMMARY This study has been carried out to produce monosex ( male) individuals for controlling the over population and increasing the total production. The atudy has been carried out as two part. Hormone treatment which waa the first one was carried out in the time period of 15.8.1991 and 30.5.1991 at Laboratories of Faculty of Fisheries and Fisheries Research Station of Agricultural Faculty. In this part, newly hatched larvae of Q. aureus which were smaller than 11 mm were used. They were stocked as 55 individuals in 10 aquarium ( 62x30x30 cm) and fed hormone treated feed in different concentration ( 0, 20, 25, 30, 35, 40, 45, 50, 55, 60, 65 mg hormone /kg feed). The androgen hormone used this part was a domestic product called sustanon. This part continued 45 days. Second part of the study was carried out in the time period of 1.5.1992 and 15.11.1992. In this part, 0. aureus males and females were crossed with 0. ni lot icus males and females. Hybrids produced by these ways were stocked with two replication each containing 50 individuals in concentrate tanks. The results and conclusions of this study can be summarize as follows: 1. In the first part, during the first 45 days of the research, high mortalities changing from 69 % to 83.6% were observed in some groups, in which the reasons were unknown. For this reason, statistical analysis were not done. But, this hormone were concluded as being unsuitable for this aim. But, it is also a reality that androgens are very effective for eex reversing. 2. In the second part, male 0. aureus and female fi- ni loticus were crossed and 93% of male fry obtained as a result. It is an expected result. It waa concluded that 0. aureus and 0. ni loticus are prominent species for producing35 male tilapia fry. 3. Two groups which ons of them obtained by crossing male 0. aureus with female 0. ni loticus, another one female 0_. aureus with male 0. ni lot i cue were compared in terms of growth as length and body weight and first group were found significantly different ( P< 0.05). It wae concluded that, all male tilapia should be used for commercial fish culture. 4. It is known fact that crossing in between two species does not give the same results all times. Because, the biological mechanisms of the sexuality are under effects uf many controlling factors such as the differences of species and varaities, enviroment etc. These mechanisms of this phenomenon should be investigated in detail for more success in this subject.

CichlidaeCichlidaeErkekler+6
Tülay Altun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Seyhan Baraj gölündeki tatlı su istakozu (Astacus Leptodactylus) nun bazı biyo ekolojik, morfometrik özellikleri ile hastalık durumunun saptanması üzerine bir araştırma

33 6. ÖZET Bu çalışma Seyhan Baraj Gölünde doğal olarak bulunmayan ancak 1983 yılında göle aşılanan tatlısu ıstakozu (Astacus 1 eptodactyl us) 'nun bazı bio-ekolojik, morfometrik özellikleri ile hastalık durumlarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir. 1. Seyhan Baraj Gölünde yaşayan kerevitlerin A s t a c u s 1 eptodactyl us salinus alt türü olduğu saptanmıştır. 2. Merıstik özellik olarak incelenen carapax'm sag servikal oluklar üzerindeki diken sayısı ortalaması 2.635, sol serVikal oluklar üzerindeki diken sayı 2.798 olarak bulunmuştur. Rostrumun her iki yanındaki diken sayısı ise 3'er adet olarak saptanmıştır. 3. Metrik özellikler olarak, sadece Cepholothrax uzunluğu/ Total uzunluk ile Abdomen uzunlugu/Total uzunluk oranları dikkate alınmış ve bu oranlar erkek, dişi karışık olarak tüm populaşyon için hesaplandığı gibi, -erkekler ve dişiler için de ayrı ayrıda hesaplanmıştır. Tüm populaşyon için hesaplanan ortalama CU/TU oranı 0.49510, AU/TU oranı 0.40138; erkekler için hesaplanan ortalama CU/TU oranı 0.4988, AU/TU oranı 0.39814, dişiler için hesaplanan CU/TU oranı 0.47454, AU/TU oranı 0.40857 olarak bulunmuştur. Cinsiyet grupları arasında bu oranlar bakımından yapılan "t" test 'inde erkek ve dişiler arasındaki farklılık istatistik! anlamda önemli bulunmuştur (P<0,05). 4. Seyhan Baraj Gölünde yaşayan kerevitlerin en erk'en dişiler 76 mm boyunda, 12.3 gr. ağırlığında; erkekler 74 mm boyunda. 11.5 gr. ağırlığında iken cinsel olgunluğa ulaştıkları saptanmıştır. 5. Araştırmada ilk döllenmiş (aşılanmiş) dişilere 1234 Kas im ' da, ilk yumurtalı dişilere de 15 Aralık 'ta rastlanmıştır. Yumurtaların ilk açılmaya başladığı, yani l'arvaların dişilerin abdomenleri altında görüldüğü tarih 27-04-1993 olarak belirlenmiştir. 6. Araştırmada bir dişi bireyin taşıdığı ortalama yumurta sayısı 171.750 ad., ortalama yumurta ağırlığı 2.510 gr.» birim canlı ağırlığa düşen ortalama yumurta sayısı 6.364 ad., ortalama yumurta çapı 2.51 mm. olarak ölçülmüştür. 7. Ortalama boy ve ağırlıklar şu şekilde bulunmuştur. Ortalama total boylar, tüm populasyon için 11.211 mm., erkekler için 11.646 mm., dişiler için 10.849 mm. olarak saptanmıştır. Ortalama canlı ağırlıklar ise, tüm populasyon için 44.320 gr., erkekler için 45.570 gr., dişiler için 37.400 gr. olarak hesaplanmıştır. Cinsiyet grupları arasında yapılan "t" test' inde, ortalama boy değerleri açısından erkek ve dişiler arasında istatistiki açıdan fark önemsiz (P>0,05), ortalama canlı ağırlık değerleri açısından ise önemli bulunmuştur (P<0,05). 8. Kerevitlerde boy-ağırlık ilişkisi W=a.Ln olarak ifade edilen tam logaritmik ilişki modeline göre yapılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde, populasyonu oluşturan bireylerin ağırlık artışının 70 mm. boya gelene kadar az, 70 mm. den sonra ise, daha çok artan oranlarda olduğu, dişilerin 70 mm. boya ulaşana kadar erkeklerden az da olsa fazla ağırlık artışı sağladıkları ancak, daha sonraki boylarda erkeklerin dişilerden daha fâzla ağırlık artışı sağladıkları görülmektedir. 9. Çalışmamızda Seyhan Baraj Gölünde, kerevitler için son derece öldürücü bir hastalık olan veba hastalığının hiç bir belirtisine rastlanmamıştır. Kerevitler üzerinde rastlanan kaîfyerengi kırmızı-siyah pas rengi lekeler ile makaslar veya diğer yürüme bacaklarının kopması şeklinde görülen hastalık semptomlarının leke hastalığından oluşabileceği kanısına35 varılmıştır. Ayrıca söz konusu semptomların gölde bulunan kerevitlerin % 22'sinde bulunduğu belirlenmiştir.

Adana-SeyhanBiyoekolojiIstakoz+2
Cem Çevik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili kıyı bölgesinde ekonomik öneme sahip balık türlerinden barbunya (Mullus barbalus) ıskarmoz (Sourida undosguamis ) ve sarıağız (Argyrosomus regius) türlerinin büyüme performansları

Bu araştırmada Akdeniz balıkçılığında gerek miktar gerekse ekonomik yönden önemli olan Mullus barbatus (Barbunya), Saurida undosquamis (Iskarmoz) ve ArgyrosomusB reqius (Sarıağız) türlerinin bazı büyüme ve morfometrik özelliklerini belirlemek suretiyle daha sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunulmaya çal ışı lmıştır. Çal ışma Eylül- 1992 ve Eylül-1993 tarihleri arasında Adana'nın Yumurtalık ilçesinde sürdürülmüştür. Bu süre içerisinde 348 adet Mullus barbatus, 333 adet Saurida undosquamis, 125 adet Argyrosomus regius bireyi incelenmiştir. İncelenen türlerde ortalama çatal boy ve total ağırlık değerleri saptanmış, boy ve ağırlık büyüme ; hem salt büyüme hem de oransal büyüme şeklinde değerlendirilmiştir. Argyrosomus regius bireylerinde iee total boy değerleri hesaplamalarda esas alınmıştır. - Yumurtalık açıklarından elde edilen Mullub barbatus bireyleri 0- IV yaşlar arasında dağılım göstermiştir. Farklı yaş gruplarındaki ortalama boy ve ağırlık değerleri; 0 yaşındaki ler in 9.27 ± 0.06 cm; 14.58 ±0.34 g., ve diğer gruplar için sırasıyla 10.52 ± 0.05 cm; 20. 18 ±0.49 g.f 12.36 ±0.04 cm; 33. 11 ±0.46 g., 13. 50 ±0.03 cm; 44. 44 ±0.59 g., 14.23 ±0.01 cm; 52.90 ±0.97 g. bulunmuştur. Boy ve ağırlık büyüme matematiksel olarak da incelenmiş, yaş-boy, yaş- ağırlık, boy/ağırlık eğrileri hem ölçülen hem de hesaplanan değerlerden elde edilmiştir. Ortalama kondisyon değeri Yumurtalık körfezi populasyonu için 1.791 bulunmuştur. Büyüme karakteristiği değerlerine göre eşeysel olgunluğa II yaştan itibaren ulaştığı saptanmıştır. -İncelenen Saurida undosquamis bireylerinin 0- III yaş gruplarından oluştuğu saptanmıştır. Yaş gruplarına göre ortalama boy ve ağırlık değerleri ; 0 yaşındakiler 12.03±0.33 cm; 16. 30±2.09 g.,ve diğer yaş grupları için sırasıyla 16.70+0.22 cm; 40.79 ±1.67 g., 19.43 ±0.25 cm; 67.89 ±2.38 g., 20.14 ±0.48 cm; 85.46±6.22 g. bulunmuştur.Büyüme matematiksel olarakta incelenmiş yaş-boy, yaş-ağırlık, buy/ağırlık ilişkileri hem ölçülen hem de hesaplanan değerlerle oluşturulmuştur. Her yaş grubu için kondisyon değerleri saptanmış ve ortalama kondisyon değeri 0.924 olarak bulunmuştur. Büyüme karakteristiği değerlerine göre eşeysel olgunluya en erken 11 yaşta ulaştığı saptanmıştır. Diğer bir araştırma materyalimizi oluşturan Argyrosomus regıus türünün ise I I -V yaş grubundan oluştuğu belı rlenmiştir. 1 1 yaş grubu için ortalama boy ve ağırlık değerleri ; II yaşındakiler 28. 57±0.62cm; 246.60± 10.0 g., ve diğer yaş grupları için sırasıyla 32.43±0. 46cm; 37 1. 10 ±15.0 g.. 35.84+0.62 cm; 485. 2±27.0 g., 37.85±3.78 cm:657±218 g. elde edilmiştir.,. Boy ve ağırlık büyüme matematiksel olarak incelenmiş, yas-boy, yaş-ağırlık, boy/ağırlık ilişkisi hem ölçülen hem de hesaplanan dağerlerle elde edilmiştir, ortalama kondisyon değeri 1.107 olarak saptanmıştır. Bu türün cinsel olgunluğa ulaşma yaşı konusunda, 0 ve I. yaşlara ait örnekler bulunamadığından değerlendirilememiştir. Elde edilen verilere göre boy olarak avlanma alt sınırının en asından Doğu Akdenizde Mullus barbatus için 13 cm., Saurida undosquamis için 20 cm. olarak uygulanmasının yararlı olacağı sonucu ortaya çıkmıştır.

AdanaBalıklarBarbunya balığı+2
Canan Türeli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

İki Tilapia türü ve bunların melezlerinin Çukurova'da havuz koşullarında yetiştirilmesi, çeşitli büyüme performansları ile karkas ve besin özelliklerinin karşılaştırılması

Bu araştırma. Çukurova Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi Tatlısu Balıkları araştırma ve üretim İstasyonunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada materyal olarak 2 ve 3 yaslı O.niloticus ve 0. aureus anaçları ve bunların saf ve melez yavruları kullanılmıştır. Araştırma sonrası değerlendirmeler Su ürünleri Fakültesi Laboratuarlarında gerçekleştirilmiştir. Araştırma esas olarak üç ana bölümde uygulamaya konulmuştur. Bu bölümler: a- O.auerus erkekleri ile O.niloticus dişilerinin çiftleştirilmesi ile melez ve saf yavruların elde edilmesi b- Elde edilen melez ve saf yavruların karşılaştırma amacıyla havuzlarda yetiştirilmesi, c- Hasattan sonra elde edilen ürünlerin karkas analizleri ile besin özelliklerinin belirlenmesidir. Araştırmanın gelişimi ve elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir: 1. Araştırmanın ilk bölümü 1994 Nisan ayında ebeveyn grubun seçilerek sera içindeki beton teknelere stoklanmasıyla başlamıştır. Yavru alma işlemi Temmuz 1994 de tamamlanmıştır. Elde edilen yavruların ortalama %80'ini erkek bireyler oluşturmuştur. 2. Temmuz başında elde edilen 0. aureus x O.niloticus melez yavruları diğer saf yavrular ile birlikte sera dışına çıkarılarak 200 m2'lik beton havuzlara 2 adet/m* olacak şekilde stoklanmıştır. İki tekerrürlü olarak toplam 6 havuza stoklama yapılarak semirtme aşamasına geçilmiştir. 3. Semirtmede yavrulara % 20 ham protein içeriği olan yem (etlik piliç yemi) verilmiştir. Semirtmenin ilk ayında granül halinde yem verilirken ilerleyen aylarda pelet yeme geçilmiştir. Denemede yavrulara günlük olarak canlı ağırlıklarının % 6 'sı ve % 5' i kadar yem verilmiştir. Yemleme günde üç kez sabah, öğle ve akşam üzeri saatlerinde yapılmış80 ve yem elle verilmiştir. Araştırmanın semirtme bölümü temmuz ayından kasım ayına kadar sürdürülmüştür. 4. Araştırma sonunda sırasıyla melez grubun 18.69 ± 0.01 cm, 0. aureus 'un 17.65 ± 0.015 cm ve O. niloticus 'un ise 16.74 ± 0.005 cm ortalama total boylara ulaştıkları saptanmıştır. Grupların canlı ağırlık artışlarına bakıldığında araştırmanın sonunda ; Melez grubun 135.50 ± 1.93 g ile en yüksek canlı ağırlık ortalamasına ulaştığı, bunu sırayla 105.57 ± 0.02 g ile O.auerus ve 90.62 ± 0.18 g ortalamalar ile O.niloticus gruplarının izlediği saptanmıştır. Yapılan istatistiki analizlere göre melez grup hem ortalama toal boy, hem de Ortalama canlı ağırlık bakımından ebeveyn gruplardan anlamlı olarak fazla bir büyüme göstermiştir. 5. Oransal ağırlık artısında ise melez grubun Temmuz ayında * 472 oranında büyümeyle dönemler arası en yüksek büyüme oranını elde ederken, 0. aureus grubunun Ağustos ayındaki %456.8'lik büyüme oranı ikinci sırada yer almıştır. 6. Günlük canlı ağırlık artısında ise melez grup Ağustos ayında ortalama 1.650 g/gün' lük canlı ağırlık artışıyla en yüksek günlük canlı ağırlık artışına ulaşmıştır. Deneme sonunda da ortalama olarak, melez grup 1.141±0.28 g/gün ile ilk sırada yer alırken, onu 0.869 ± 0.32 g/gün ile 0. aureus ve 0.748 ± 0.275 g/gün ile O.niloticus grupları izlemiştir. 7. Araştırma sonucunda melez grup için toplam 173.24 kg yem harcanırken, yem değerlendirme oranının 1:1.61 olduğu saptanırken, 0. aureus grubu için 145.82 kg yem harcanırken 1:1.73' lük yem değerlendirme oranına ulaşılmıştır.O.ni loticus grubu için de 127.90 kg yem harcaması ile 1.75' lik yem değerlendirme oranı sağlanmıştır. Melezlerin diğer iki gruptan anlamlı olarak farklı ve daha iyi bir yem değerlendirme özelliği gösterdiği kanısına varılmıştır.81 8. Araştırma boyunca elde edilen değerlere göre grupların ortalama kondüsyon faktörleri O.niloticus' 1ar için 2.032 ± 0.021, melez grup için 2.025 ± 0.02 ve 0. aureus ' 1ar için de 1.996 ± 0.03 olarak saptanmıştır. Gruplar arasında istatistik! olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. 9. Çalışma boyunca gruplarda önemli düzeyde ölüm olayı ile karşılaşılmamıştır. Deneme sonunda 0. aureus ' ların %98.87±0.12, melezlerin %98.5±0. 25, O.niloticus' ların ise %98. 37±0. 37 ' lik canlı kalma oranı ile deneme sonuna ulaştıkları belirlenmiştir. 10. Araştırma sonunda en yüksek yenilebilir kısım melez grubun karkaslarında bulunurken bu oranın %59.41 olduğu hesaplanmıştır. Melez grubun karkaslarındaki yenilemeyen bölümleri ise %16.75 oransal kafa, fc 9.76 oransal îç organlar, %12.61 oransal kemik ve %1.45 oransal pul ağırlıklarının oluşturduğu belirlenmiştir. 0. aureus grubunun yenilebilen bölüm oranı %57.83'dür. Yenilemeyen kısımların; (vücudun) &16.765 oransal kafa ağırlığı, &13.245 oransal kemik ağırlığı,^10.375 oransal iç organlar ağırlığı ve & 1.78 oransal pul ağırlığından oluştuğu bulunmuştur. O.niloticus grubunun karkas değerlendirmeleri sonucu karkasının %57. 00' sinin yenilebilen bölümlerden oluştuğu bulunurken yenilemeyen bölümün kısımlarını % 17.68 ile oransal kafa, %12.73 ile oransal kemik, %10.58 ile oransal iç organlar ve %1.98 ile de oransal pul ağırlıklarının oluşturduğu saptanmıştır. Oransal kafa, iç organlar ve oransal pul oranları bakımından melezler daha tercih edilir değerler göstermiştir. 11. Gruplar arasında besinsel özellikler bakımından farklılıkların olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılan kimyasal analizler sonucunda ; karkaslarda en yüksek ham protein oranı % 18.76 ± 0.2 ile O.niloticus grubunda bulunurken, bunu % 18.38 ± 0.02' lik oranla 0. aureus ile %18.29 ± 0.12' lik oranı olan melez grup izlemiştir. Ancak üç grubunda aralarındaki değer farkları istatistiki bakımdan82 önemli bulunmamıştır. 12. Yapılan yag analizleri sonucu % 12.25 ± 0.21 'lik ham yağ oranı ile melez grubun diğer gruplardan daha yüksek bir ham yag içeriğinin olduğu belirlenmiştir. 0. aureus grubunun (% 10.61 ± 0.16), O.niloticus grubu ile {% 10.80 ± 0.23) benzer yağ oranlarına sahip oldukları ortaya çıkarılmıştır. 13. Gruplar arasında karkas değerlendirmeleri için yapılan kuru madde analizleri sonucunda melez grubun % 30.89 ±0.12 lik kuru madde oranıyla diğer grupların az da olsa önünde yer aldığı, bu grubu % 30.58 ± 0.09' luk oranla O. aureus grubu ve onu da % 30.32 ± 0.27' lik oranla O.niloticus grubunun izlediği bulunmuştur. Ancak aralarındaki fark önemli bulunmamıştır. t 14. Yapılan kül değerlendirmeleri sonucunda en çok kül bırakan grubun % 4.26 ± 0.07' lik oranla 0. aureus olduğu ve bu grubu % 4.09 ± 0.15 ile O.niloticus ve % 4.01 ± 0.01 ile melez grubun izlediği saptanmış, melez ve O.ni loticus gruplarının benzer 0. aureus grubunun ise farklı ve yüksek olduğu bulunmuştur. 15. Bu çalışmada elde edilen verilerden, melez grubun ana- baba hatlarına göre bazı özellikler bakımından üstün olduğu ve yetiştiricilikte öneriye değer olabileceği kanısına varılmıştır.

BalıklarBüyümeHavuzlar+5
Suat Dikel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı Oreochromis niloticus (L.) bireylerinde bazı hematolojik parametrelerin saptanması üzerine bir araştırma

Ill ÖZ Bu araştırma, Kasım-1993 ve Ağustos-1994 yılları arasında Ç.ü Su ürünleri Fakültesi Balık üretim İstasyonunda, Cichlidae familyasına ait sağlıklı Oreochromis niloticus (L.) bireylerindeki, bazı hematolojik parametrelerin saptanması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, boyları 17-21,24 cm ve ağırlıkları 112-142 gr arasında değişen toplam 110 balık bireyi kullanılmıştır. Bulgularda eritrosit miktarı, 2. 16-4. 005. 10a/mm3 ; lökosit miktarı, 25.6-77.5 103/mm3 ; hematokrit değeri. %25-%44; hemoglobin miktarı, 3-6 dL/g'dır. Lenfosit hücrelerin yüzdesi, % 32-%84; monosit hücrelerin yüzdesi. %Q-%42 nötrofil hücrelerin yüzdesi, %4-%10; asidofil hücrelerin yüzdesi, %4-%28; agranüler hücrelerin yüzdesi. %64-%92-, granüler hücrelerin yüzdesi. %Q-%36 dır. Ayrıca eritrosit uzun hücre çapı. 11-14/i; kısa hücre çapı ise, 5-7/i olup, lenfosit hücre çapı, 7-11. 5/J; monosit hücre çapı, 9.5-llji; nötrofil hücre çapı, 5-8/j ; asidofil hücre çapı, 7.5-10y dur. Bazofil hücresine, sadece bir çalışmada ve bir tane rastlanıldığından, yüzdesel olarak ifade edilememiştir. Total serum proteini, 2.6-4.4 dL/g; kan glikoz miktarı ise, 114-235 dL/mg olarak bulunmuştur.

BalıklarGlükozGranülosit+4
Aysel Azizoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00