
280
Archived Theses
2
DOIs Assigned
1%
DOI Rate
Discipline
İlkokullarda görev yapmakta olan okul yöneticilerinin öğretmenlik mesleğine geri dönüşleri ile ilgili kaygı durumları
Bu araştırma, ilkokullarda görev yapan yöneticilerin, öğretmenlik mesleğine geri dönüşlerinde karşılaştıkları kaygı durumlarını belirlemek ve çözüm önerileri üretmek amacıyla ilkokullarda görev yapan yöneticilerle yapılmıştır. Araştırmada ilkokullarda görev yapan yöneticilerin öğretmenlik mesleğine geri dönüşleri ile ilgili, mesleğe geri dönme veya dönmemelerine ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmış olup, uygulanan anket, Diyarbakır ili merkezindeki dört ilçedeki (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ) ilkokullarda dönüşüm kapsamına giren ortaokullar ve dönüşüm kapsamına girmeyen ilköğretim okullarında görev yapan 195 yöneticiye uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde yöneticilerin kişisel bilgilerini içeren 8 soru bulunmakta , ikinci bölümde ise yöneticilerin öğretmenlik mesleğine geri dönüşte karşılaşacağı kaygı durumları ile ilgili 41 soru bulunmaktadır. İlkokullarda görev yapan yöneticilerin, mesleğe geri dönüşleri ile ilgili görüşleri cinsiyet, yaş, branş, görev unvanı, mesleki kıdem, yöneticilikteki kıdem, okuldaki öğretmen sayısı ve görev yeri değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde p<0,05 düzeyinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Anlamlı bir faklılık göstermeyen gruplara araştırmada yer verilmemiştir. Okuldaki verimliliği etkileyen ve okulun hedeflerinin başarıya ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri okul yönetimidir. Böyle olunca okul yönetiminde görev alan okul yöneticilerinin başarısı ve başarısızlığı çok büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada ilkokullarda görev yapan okul yöneticilerinin öğretmenlik mesleğine geri dönüşleri ile ilgili kaygı durumları çeşitli değişkenler açısından belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, okul yöneticilerinin cinsiyet, yaş, branş, görevi, mesleki kıdemi, yöneticilik kıdemi okuldaki öğretmen sayısı, görev yeri ve kaygı durumları bakımından anlamlı farklılıklar olduğu, okul yöneticilerinin öğretmenlik mesleğine geri dönüşünde maddi sıkıntılar, mesleki yetersizlik, sosyal statü, çevre, baskı grupları, iletişim gibi faktörlerinde etki ettiği ortaya çıkmıştır.
Göçün eğitime ve eğitim yönetimine etkilerine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri (Diyarbakır İli örneği)
ÖZ Göçün özellikle çocukların eğitiminde önemli etkileri vardır. Göçün etkileri göz önünde tutulduğunda, yoğun göç alan bölgelerdeki okullarda yaşanan sorunlar önem kazanmaktadır. Göçün eğitime ve eğitim yönetimine etkilerine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri Diyarbakır ili örneğindeki bu araştırmada Diyarbakır merkez ilçelerdeki ilkokul ve ortaokullarda yaşanan sorunlar araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Diyarbakır merkez ilçelere göç etmiş öğrencilerin yaşadıkları sorunlar ve bu öğrencilerin okullarındaki öğretmen ve yöneticilerinin yaşadıkları sorunlar okul yöneticileri ve öğretmenlerle görüşmeler yapılarak ortaya çıkarılmıştır. Bu araştırma, göçün eğitime ve eğitim yönetimine etkilerinin "neler olduğunun belirlenmesi" amaçlandığı için nitel bir araştırmadır. Bu araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Bu araştırmanın örneklem seçiminde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Temel ölçüt ise, araştırma yapıldığında görüşülen yöneticilerin ve öğretmenlerin göç alan bölgedeki okullarda görev yapmalarıdır. Diyarbakır merkez ilçelerinde bulunan ilk ve ortaokullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerle görüşüldü. Görüşmeye 8'i yönetici, 19'u öğretmen olmak üzere toplam 27 kişi katılmıştır. 9 soru yöneticilere, 9 soru öğretmenlere olmak üzere toplam 18 soru soruldu. Araştırma sonucunda yöneticiler, ailelerin bilinçsizliği ve duyarsızlığı, devlete olan bakışın olumsuz olması ve bunun okula yansıması eğitimi olumsuz yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında velilerin özellikle ekonomik sorunlardan dolayı yaşamış olduğu travma, velilerin eğitim düzeyinin çok düşük olması ve Türkçe'yi iyi konuşamamaları ya da hiç bilmemeleri gibi nedenler de eğitimi etkileyen diğer durumlar olarak ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerin sonuçlarına göre, öğrencilerin ana dilleri dışında başka bir dille eğitim gördüklerinden başarısız oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Benzer biçimde göç ile aidiyet duygusunda problemler yaşandığı, okulu bırakma ve okuldan kaçmanın sıklıkla yaşandığı, anne babanın yaşadığı bunalımların çocuklara yansıdığı ortaya çıkmıştır. Okul başarısızlığı temelinde, ailenin okulu ciddiye almaması, öğrencilerin temel ihtiyaçlarının karşılanmaması ve okulun devleti temsil ettiği düşüncesiyle öğretmene karşı ciddi bir rahatsızlık duyması olarak ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, köylere dönüşlerin sağlanması, resmi ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması, bu trajik olayların bir daha yaşanmaması için gereken önlemlerin alınması şeklinde öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Göç, Eğitim, Eğitim Yönetimi
Mesleki ve teknik eğitim kurumlarındaki yöneticilerin liderlik tarzları ve okul etkililiği
21. yüzyılın yönetim dünyası, köklü biçimde oluşan gelişmeler karşısında varlığını sürdürmek için farklılık yaratmak zorundadır. Okul yönetimleri de değişime dâhil olmalı, verimliliği ve kaliteyi arttırmak için yeni yönetim yapılanmalarına ya da modellerine başvurmalıdır. Öğreticilik, uzman danışmanlık, kaynakları eşgüdümleme, iletişimcilik ve destekleyiciler rollerinin 21. yüzyılda etkili okul liderliğinin gerektirdiği roller olduğunu belirtmektedir. Tüm bu rollerin yanında yönetim artık sadece denetleyen, emir veren yönetim kademesi rehberlik eden, yol gösteren ve yetki devreden yapıya bürünmüştür. Yönetim anlayışlarındaki gelişmeler, uzun dönemli, yüksek derecede motivasyon sağlayan ve çalışan performansının arttırılması gibi amaçlara ulaşabilmek için çalışanların öğrenme ve gelişmeleri konusundaki sorumlulukların büyük ölçüde birim yöneticilerine devreden anlayışları doğurmuştur. Bahsedilen tüm bu rol ve özellikleri, rehberliği, yol göstermeyi ve daima gelişmeyi, farklılık yaratmayı içine alan yönetim yaklaşımı ise koçluk anlayışıdır. Bu anlayış sayesinde kendini tanıyan, çalışanların performanslarını sürekli yükselten okul yöneticileri değişen yasama ayak uydurabilen bireyler yetiştirebilecektir. Araştırma farklı öğretim kurumlarından toplam 249 öğretmen ve yöneticilerin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin öğretmenlerin % 63'ü bayan, % 37'si ise erkeklerden; mesleki kıdemlerine bakıldığında,42'si 5 yıl ve altı, 43'ü 6-15 yıl arası, 62'si 16-20 yıl arası, 21 ve üzerinde kıdeme sahip ise 102 öğretmen olduğu görülmektedir. Ankette bulunan 30 sorudan 27tanesinin ortalamasının, katılıyorum anlamına gelen 4'ün üzerinde olduğu dikkat çekicidir. İstatistik incelemeler sonucunda katılımcıların cinsiyetleri ile anket puanları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Liderlik puanları ile performans puanları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (r=0,969, p< ,01). Buna göre liderlik puanı arttıkça performansın arttığı söylenebilir. Determinasyon katsayısı (r2=0,93) dikkate alındığında, performanstaki toplam varsayansın %93'ünün liderlik puanından kaynaklandığın söylenebilir. Ancak teoride istatistiksel olarak verilebilen bu sonuç için pratikte neden sonuç ilişki bağlamında yorumlamak yerine durumun tespiti şeklinde yorumlanması daha doğru olacaktır. Anahtar Kelimeler: Eğitim yöneticisi, eğitim çalışanı, liderlik, performans.
Ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentileri
Bu araştırma, ortaokul kademesindeki öğrenci velilerinin eğitim sürecinden beklentilerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir alan araştırmasıdır. Velilerin eğitim sürecinden beklentileri konusunda anket hazırlanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu ankette kendinizi okula gittiğinizde rahat hisseder misiniz?, Okulda iletişimin yeterli olarak sağlandığına inanıyor musunuz?, Okulun bulunduğu çevreyle ilgili sorunları var mıdır?, Okulda verilen kursların, piyasadaki özel kurslar kadar yeterli olduğuna inanıyor musunuz?, Öğrenci sayısı, ideal öğrenci sayısı olan 25-30 öğrenci sayısına uygun mudur?, Öğrenciler laboratuar araç ve gereçlerinden iyi yararlanıyorlar mı?, Okulunuzda öğretmen-öğrenci-veli işbirliği yeterli midir?, Okul idaresinden, çocuğunuz hakkında almak istediğiniz bilgileri rahat alabiliyor musunuz? gibi sorular hazırlanmıştır. Yapılan değerlendirmelere göre veliler eğitim sürecinden, çocuklarının en iyi şekilde eğitim alarak hayata hazırlanmaları ve memleket için erdemli insanlar olarak yetiştirilmelerini beklemektedirler. Anahtar Kelimeler: Aile, Eğitim, Eğitim Süreci, İletişim.
Ortaöğretim kurumları müdürlerinin bilgi yönetimi yeterliklerinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Değişimin hızına yetişmenin gittikçe zorlaştığı günümüzde bilginin ve bilgi yönetimi uygulamalarının önemi de artmaktadır. Bütün organizasyonlar gibi okullar da yaşamlarını sürdürebilmek ve amaçlarını gerçekleştirebilmek için bilgiyi etkin bir şekilde yönetme ihtiyacı duymaktadırlar. Bilgi yönetimi örgütsel bir süreç olarak tasarlanmak ve sürekli geliştirilmek durumundadır. Bu süreç her tür çağdaş örgütte olduğu gibi okullar açısından bilgi yönetimini bir zorunluluk hâline getirmiştir. Bu çalışmada okulları yöneten okul müdürlerinin, bilgi yönetimi yeterlilik düzeylerini uygulamaya yönelik olarak öğretmenlerin bakış açısıyla değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin bilgi yönetimini kullanabilme becerilerine ilişkin görüşleri ile araştırmanın değişkenleri olan cinsiyet, görev türü, yaş, branş, çalışma süreleri ve okul türü arasında anlamlı farklılık olup olmadığı araştırılmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için 5'li Likert türünde 44 maddelik bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiş, güven aralığı p<0.05 olarak alınmıştır. Araştırmada öğretmenlerin branş ve okul türü değişkenlerinde anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Bununla birlikte cinsiyet, görev türü, yaş, çalışma süreleri değişkenlerinde anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Son olarak; veriler doğrultusunda araştırmaya ve sonuçlara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bilgi, Bilgi Türleri, Bilgi Yönetimi, Bilgi Yöneticisi
Gaziantep ili Şahinbey ilçesi ilköğretim okullarında ortaokul öğrencilerinin okul başarısına aile etkisinin değerlendirilmesi
Aile, bir bireyin yaşamının şekillenmesine etki eden temel bir olgudur. Anne karnından başlayarak bireyin kişiliğinin oluşmasında, sosyal bir varlık olmasında en etkili unsurdur. İnsan kişiliğine bu denli etki eden bir unsurun okul başarısına etki etmemesi ise yadsınamaz bir gerçektir. Aile fertlerinin öğrenim seviyesi, gelir seviyesi, ailede yaşayan birey sayısı gibi özelliklerinin yanı sıra ebeveynlerin çocuğa yaptığı psikolojik, ekonomik, sosyolojik vb. destekler okul başarısını olumlu ya da olumsuz olarak etkiler. Bu çalışmada çocuğun okul başarısına olan aile etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmayı sonuçlandırmamda görüşleri ile katkıda bulunan değerli hocam Prof. Dr. Edibe SÖZEN'e çok teşekkür eder, çalışmanın tüm ilgililere yararlı olmasını dilerim. Anahtar Kelimeler: Aile, Okul, Başarı, Okul Başarısı, Aile Katılımı
Ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin okul güvenliğine ilişkin rolleri
Bu araştırma, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin, okul güvenliğine ilişkin rollerini belirlemek ve çözüm önerileri üretmek amacıyla yine ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerine anket çalışması yapılmıştır. Araştırmada okul güvenliği, okul güvenliğini etkileyen etmenler ve bu etmenlerin hangi unsurlardan kaynaklandığı, bu etmenler karşısında okul idaresinin görevlerine ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Diyarbakır merkez ilçelerinde (Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir ) bulunan ortaokul ve liselerden 83 tanesi örneklem olarak seçilmiş olup, anket bu okullarda görev yapan 83 okul müdürüne uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki bölümden oluşmakta olup; birinci bölümde okul müdürlerinin kişisel bilgilerini,bulundukları okulun türünü ve okulun hangi ilçeye bağlı bulunduğunu içeren 9 soru bulunmakta, ikinci bölümde ise okul müdürlerinin okul güvenliği ile ilgili görüşlerini içeren 42 soru bulunmaktadır. Ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin, okul güvenliği ile ilgili görüşleri cinsiyet, yaş, branş, mesleki kıdem, yöneticilikteki kıdem, çalışmakta olduğu okuldaki görev süresi, okul türü ve okulun bağlı bulunduğu ilçe milli eğitim değişkenlerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiki çözümlemelerinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Okuldaki verimliliği etkileyen ve okulun hedeflerinin başarıya ulaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biri okul güvenliğidir. Böyle olunca okul yönetiminde görev alan okul yöneticilerinin rolleri çok büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürlerinin okul güvenliğine ilişkin rolleri çeşitli değişkenler açısından belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, okul yöneticilerinin cinsiyet, yaş, branş, görevi, mesleki kıdemi, yöneticilik kıdemi okuldaki öğretmen sayısı, görev yeri ve kaygı durumları bakımından anlamlı farklılıklar olmadığı, okul türüne göre anlamlı farkın olduğu yöneticilerin kişisel güvenliklerinde genel lisede görev yapanlar Anadolu liselerinde görev yapan yöneticilere göre daha kaygılı oldukları saptanmıştır. Bu anlamda görev yapılan okul türünün okul güvenliğine yönelik görüşlerinde etkili olduğu söylenebilir. Son olarak öneriler kısmında araştırmacılara ve uygulayıcılara bir takım öneriler sunulmuştur (2013).
Yönetimsel açıdan sınıf öğretmenlerinin çocuk hakları konusunda bilgi sahibi olmalarının etkililiği üzerine bir çalışma
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin, çocuk haklarını bilmelerinin yönetimsel açıdan etkisini tespit etmektir. Araştırma sonucunda anket uygulamasına katılan 434 öğretmene ve görüşme yapılan 37 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan çalışma grubu rastgele seçilmiştir. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak anket tekniği uygulanırken, nitel veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda sözleşmeyi bilme durumunun cinsiyet, yaş, medeni durum, statü, çocuğu olma durumu, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenlerine göre değiştiği ve aralarında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda sınıf öğretmelerinin Çocuk Hakları Sözleşmesini okudukları, bildikleri ancak uygulamada (birçok alanda) sözleşmeye uymadıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sözleşmeye uymama nedenleri kendilerinden kaynaklandığı gibi kendilerini de aşan durumların varlığından kaynaklandığı görülmüştür. Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni bilmenin (yönetici, öğretmen, öğrenci, diğer personel) yönetimsel açıdan çok olumlu sonuçlar doğuracağı saptanmıştır. Bu olumluluğun bilinmesine rağmen okullarda katılım hakkının kullanımı konusunda ciddi yetersizlikler görülmüştür. Ayrıca okulların fiziki yapısının çocuğun gelişimsel dönemine uygun olmadığı gibi öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkinin de istenilen seviyede olmadığı tespit edilmiştir. Bu araştırma sadece ilkokullar da çalışan sınıf öğretmenlerine yönelik bir uygulamadır. Bu açıdan yönetici-öğrenci- branş öğretmenleri-veli vd. ayağı eksik kalmıştır. Benzer bir araştırma ile bu konuda yöneticilerin, öğrencilerin, diğer branş öğretmenlerinin ve ailelerin görüşleri alınabilir. Anahtar Sözcükler: Çocuk Hakları, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Yönetim, Sınıf Öğretmenleri
Effective school development according to the views of school sharers (The case of Şahinbey)
This research aims to determine the having of effective school size of schools in district, Şahinbey, of Gaziantep in terms of "administrators", ""teachers", "students", "learning environment and process", "school environment and culture" and "school environment and parent" with regards to perception of administrators and teachers who work in these schools.Data of this research are collected by using literature review and field research. In field research, administrators and teachers of elementary schools are subjected to questionnaire form by applying survey technique as the method.Administrators and teachers of elementary schools in Şahinbey, Gaziantep in 2012-2013 Academic Years constitutes the population of this research. There are 43 administrators and 241 teachers in this research group.The findings of this research are below;1-According to perceptions of administrators and teachers with regards to effective school features, the most effective size is "school administrators" and the least effective size is "school environment and parent".2-There isn't any significant difference between man and woman participants about effective school in terms of administrator opinions.3-It's determined that administrator opinions about effective schools are significantly change according to seniority of participants.4-It's determined that effective school opinions of participants significantly change according to their academic and age levels.5-It's determined that effective school opinions of participants don't significantly change according to their branches. Keywords: Effectiveness, Effective School, Period of Change, Elementary School
Okul paydaşlarının görüşlerine göre etkili okul geliştirme
Bu çalışmanın amacı, okul paydaşlarının görüşlerine dayanılarak etkili okulu tanımlamak ve etkili okulu geliştirmede yapılması gerekenleri ortaya koymaktır. Eğitimin ve öğretimin faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülebilmesi için "Okul Paydaşlarından Öğretmen, Yönetici, Veli ve Öğrenciye göre ''Etkili Okul Oluşturmak'' konusu ele alınmış ve okul paydaşlarından öğretmen, yönetici, veli ve öğrenciye göre etkili okulu oluşturmayı amaçlamıştır.
İlkokulların etkili okul özelliklerine sahip olma düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; öğretmen görüşlerine göre Diyarbakır il merkezinde bulunan ilkokulların yönetici, öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli boyutlarında etkili okul özelliklerine sahip olma düzeylerini belirlemek ve öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre okulların etkililiklerinin dair algılarının farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Tarama modelinde yapılan bu araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili merkezinde okul dönüşümleri kapsamında müstakil ilkokula dönüştürülen 40 okul ile bu okullarda görev yapan 1072 sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 29 ilkokul ve bu okullarda görev yapan 301 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verileri toplamak amacıyla Mehmet Şişman (1996) tarafından geliştirilen "Etkili Okul Ölçeği" kullanılmıştır. 5'li Likert tipindeki bu anket 56 maddeden ve okul yöneticisi, öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular frekans, yüzde, aritmetik, ortalama, standart sapma tekniklerinden yararlanılarak SPSS programıyla çözümlenmiştir. Bu araştırmadan elde edilen bulgular: 1. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul boyutları yönünden en etkili boyut okul programı ve eğitim-öğretim süreci iken en az etkili olan boyut ise öğrenci boyutudur. 2. Etkili okulun okul yöneticisi dışında tüm boyutlarında öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre farklılıklar bulunmuştur. İlkokullarda etkili okulun öğretmen, öğrenci, okul programı ve eğitim-öğretim süreci, okul kültürü ve ortamı ile okul çevresi ve veli boyutlarındaki özelliklere sahip olma düzeylerine ilişkin öğretmen görüşleri kıdemlerine göre farklılık göstermektedir. Araştırmanın sonuç bölümünde literatür çalışması ve yapılan uygulama sonucunda elde edilen veriler neticesinde çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Etkililik, Etkili Okul
Ortaöğretim müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarının incelenmesi (Gaziantep örneği)
Bu araştırma, ortaöğretim okul müdürlerinin kendi ve öğretmen görüşlerine göre öğretim liderliği davranışlarının; bazı demografik değişkenlere göre [cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, kıdem yılı, okul türü ve öğretim liderliği alanında alınan seminer-kurs sayısı] değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır. Araştırma evrenini Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaöğretim okullarında 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul müdürleri ve öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaöğretim okullarında 2014-2015 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan okul yöneticileri ve öğretmenler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Gaziantep ili Şehitkamil İlçe merkezindeki 15 ortaöğretim okulunda görev yapan 150 öğretmen ve 100 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Şişman (1997) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Öğretim Liderliği Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda ortaöğretim müdürlerinin sergiledikleri öğretim liderliği davranışlarının kendi görüşlerine göre; en fazla Okul Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, en düşük Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi alt boyutunda, öğretmen görüşlerine göre, ortaöğretim müdürlerinin en fazla Okul Amaçlarının Belirlenmesi ve Paylaşılması, en düşük Öğretmenlerin Desteklenmesi ve Geliştirilmesi alt boyutunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim müdürlerinin kendi ve öğretmen görüşlerine göre; orta düzeyde öğretim liderliği davranışı sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin öğretim liderliği algısı ile görev yaptıkları okul türü ve seminer değişkeni arasında anlamlı olarak farklılaşırken; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve kıdem yılı arasında anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ortaöğretim öğretmenlerinin öğretim liderliği algısı ile cinsiyet, okul türü ve seminer değişkeni arasında anlamlı olarak farklılaşırken; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve kıdem yılı arasında anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ilgili literatür verileri ile tartışılmıştır. Elde edilen bulgulara dayalı olarak okul müdürlerinin öğretim liderliğinin gerektirdiği davranışları gösterebilmeleri için Milli Eğitim Bakanlığı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün işbirliği ile hizmet içi eğitim programları düzenlenmesi önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Yönetim, Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretimsel Liderlik.
Eğitim çalışanlarının sendikalara ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Sendikalar üyelerinin; ücret, çalışma şartları, ekonomik ve sosyal pozisyonlarını geliştirme amacı güden kuruluşlardır. Bu araştırmada; sendikaların tanımına ve geçmişteki kazanımlarına uygun olarak, eğitim çalışanlarının günümüzdeki sendikalara ilişkin görüşleri ve beklentileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018/2019 eğitim öğretim yılında İstanbul ilindeki resmi okullarda görev yapan öğretmen ve müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Buna göre araştırmanın katılımcıları, eğitim iş kolunda faaliyet gösteren ve AÇSHB'nın 07.07.2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2018 Temmuz istatistiklerine göre, üye sayıları en fazla olan Eğitim Bir-Sen, Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Eğitim-İş sendikalarının İstanbul'daki üyeleri arasından seçilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup, katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilmiş yarı yapılandırılmış altı soru yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler; içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmada öne çıkan en önemli sonuçlardan birisi; eğitim iş kolundaki sendikaların ekonomik, sosyal ve özlük hakları konusunda ve eğitimin sorunlarının çözümü konusunda daha geniş kesimleri içine alacak ortak çalışmalar yapmaları önerilebilir. Diğer bir önemli sonuç ise; eğitim çalışanlarının sendikalara üye olmadan önce sendika tüzüklerini okumaları, sendikaların sendikal duruş, faaliyet, kazanım ve etkililiklerini öğrendikten sonra belirli bir sendikal bilinç üzerinden sendikalara üye olmaları önerilebilir. Anahtar kelimeler: Sendika, Örgütlenme, Kamu Sendikaları, Eğitim Sendikaları, Toplu iş sözleşmesi
Öğretmenlerin örgütsel güveni ile örgütsel yer değişikliği arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin örgütsel güveni ile örgütsel yer değişikliği arasındaki ilişki düzeyini belirlemektir. Bu amaçla 2022-2023 Eğitim Öğretim yılında, Sakarya ili Akyazı ilçesindeki resmi temel eğitim ve ortaöğretimde görev yapan 407 gönüllü öğretmenden veriler alınmıştır. Anketler Google Formlar üzerinden dağıtılmıştır. Ölçekte birinci bölümde demografik bilgilerle ilgili, ikinci bölümde yirmi maddeden oluşan örgütsel güvenle ilgili ve üçüncü bölümde on yedi maddeden oluşan örgütsel yer değişikliği ile ilgili sorular sorulmuştur. Araştırmada evrenin tamamı model alınmıştır. Çalışmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan normallik testlerine göre cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü ve okuldaki görev süresi verilerinin; örgütsel güven ve örgütsel yer değişikliği alt boyutları verilerinin normal dağıldığı gözlenmiştir. Değişkenler arası farklılık ve etki düzeylerini belirlemek için bağımsız gruplar t-testi ve ANOVA analizleri kullanılmıştır. Değişkenleri arası ilişki düzeyini belirlemek için Pearson korelasyon analizi yapılmış, ayrıca değişkenlerin birbirini ne oranda yordadığını bulmak için de regresyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analizler ışığında öğretmenlerin en çok çalışma arkadaşlarına, en az da yöneticisine güven duyduğu; erkek öğretmenlerin kadın öğretmenlere göre kuruma ve yöneticiye daha fazla güven duyduğu; evli öğretmenlerin bekar öğretmenlere göre güven düzeyinin daha yüksek olduğu; kıdem değişkenine göre örgütsel güvenin anlamlı bir fark göstermediği; temel eğitimde çalışan öğretmenlerin ortaöğretimde çalışanlardan daha fazla güven duyduğu; okuldaki görev süresi değişkenine göre örgütsel güvenin anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Yer değişikliği algı düzeyleri orta seviyede görülmekte iken yer değişikliğinde cinsiyetin, kıdemin, medeni durumun, okul türünün ve okuldaki görev süresinin bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin yarısından fazlası yer değişikliğinin ekonomik yük getireceğini düşünmüştür. Örgütsel güven ve yer değişikliği arasındaki ilişkinin düşük ve pozitif görüldüğü; güvenin yer değişikliği üzerinde yeterince katkısının olmadığı, yordama gücünün zayıf olduğu sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu bulgu ve sonuçlar doğrultusunda uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
The relationship of career ladder practice with teachers' professional development and professional motivation
The aim of this research, is to reveal the relationship between the new teaching career steps application and the professional development and professional motivation of teachers. For this purpose, data were collected from 414 teachers, 144 teachers, 226 specialist teachers, 38 head teachers, who volunteered in the city center of Düzce in the 2022-2023 academic year. Data were collected by quantitative relational survey method from the participants. In this direction, the scale that was prepared on Google Forms and consisted of three part, was directed to the participants. In the first part of this scale, participants have been asked about their demographic characteristics. In the second part, the Teachers' Professional Development Self-Efficacy Scale developed by Yenen and Kılınç (2021); and in the third part, the Motivation Scale of Teachers developed by Yıldız and Taşgın (2020) was used. The collected data were transferred to the SPSS 25.0 program for analysis. Afterward, the t-Test and ANOVA test were applied to determine the level of effect between the variables. Tukey, Gabrşel and Games-Howell tests were used to calculate the size of the effect. Also, Pearson correlation analysis was used to examine if there was a relationship between the variables. Additionally, regression analysis was used to determine to prediction extent of variables on each other. As a consequence of the analysis, the findings revealed that the teachers need most detected as spatial development, institutional development of female teachers is lower than male teachers and younger teachers is lower than older teachers, taking postgraduate education and voluntary participation in in-service training have a positive effect on the professional development of teachers, career steps affect the professional development of teachers positively, career steps application does not have a significant effect on the motivation of teachers regarding professional satisfaction and personal development and also the motivation of the teaching process and students, the low relationship is observed between career steps and institutional development, no significant relationship is observed between career steps and other development areas and professional motivation, career steps do not significantly predict other improvement areas and professional motivation except institutional development. According to the findings, it has been revealed that variables such as gender, age, postgraduate education and participation in in-service training could affect professional development and professional motivation, while career steps on professional development but not professional motivation. Suggestions have been made for practitioners and researchers regarding the revealed results. Keywords: Professional development, Professional motivation, Teaching career steps
2000-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılan öğretim liderliği tezlerinin sistematik incelemesi
Bu araştırma, Türkiye'de 2000-2022 yılları arasında gerçekleştirilen öğretim liderliği ile ilgili lisansüstü tezleri sistematik bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretim liderliği, okullardaki öğretim süreci, okul yönetimi ve öğrenci başarısı üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu çalışma Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarını analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda, Türkiye'deki üniversitelerde yayımlanan tezler veri kaynağı olarak kullanılmıştır. Bu veriler, "öğretim liderliği" anahtar kelimesi kullanılarak aranmış ve çalışmanın amacına uygun bulunan ve çalışma grubunu oluşturan 87 tez çalışması sistematik inceleme yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının büyük ölçüde İstanbul merkezli olduğunu ve zaman içinde artış gösterdiğini göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmaların genellikle yüksek lisans düzeyinde yapıldığı ve okul müdürlerini konu aldığı tespit edilmiştir. Çalışmalarda erkek araştırmacıların ve danışmanların daha fazla yer aldığı görülmüştür. Nicel metodolojilerin sıklıkla tercih edildiği ve özellikle okul müdürlerinin öğretim liderliği davranışlarına odaklandığı sonucuna varılmıştır. Bu sistematik inceleme, Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının genellikle nicel ve yüzeysel olduğunu, aynı zamanda okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini sergilediğine yönelik yaygın bir kabul olduğunu göstermektedir. Önerilerin büyük ölçüde soyut ve bulgulara dayanmayan noktalara yoğunlaştığı belirtilmektedir. Bu çalışma sonucuna göre Türkiye'deki öğretim liderliği araştırmalarının çeşitlenmesi ve daha derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca, okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerini değerlendiren gelecekteki çalışmaların, daha fazla nitel ve analitik bir yaklaşım benimsemesi gerektiği önerilmektedir. Bu durum Türkiye'deki eğitim sisteminin daha etkili ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır.
Eğitim alanında yapılan yüksek lisans tezlerinin milli eğitim sisteminde uygulamaya katkı durumu
Bu araştırma, tezli yüksek lisans eğitimlerini tamamlamış öğretmen ve okul müdürlerinin hazırladıkları eğitim alanındaki yüksek lisans tezlerinin, öğretmen ve okul müdürleri ile paylaşılmasını ve böylelikle uygulamaya katkı durumunu anlamayı amaçlayan nitel bir durum çalışmadır. Düzce'de resmi orta okullarda görev yapan, 2002-2022 yılları arasında tezli yüksek lisans mezunu olan 170 öğretmen ve okul müdürü arasından, ölçüt örneklem yöntemi ile seçilen, sekiz öğretmen ve iki okul müdürü tezlerini öğretmen ve okul müdürlerine sunu yaparak paylaşmıştır. 2022-2023 eğitim-öğretim yılında resmi ortaokullarda görev yapan Türkçe, fen bilimleri, matematik öğretmenleri ve okul müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan iş birliği çerçevesinde tez sunumuna davet edilmiştir. Veriler, tez sunumlarına katılan ve maksimum çeşitlilik örneklem yöntemiyle belirlenen 20 katılımcıdan açık uçlu soruların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla yüz yüze görüşülerek toplanmıştır. Araştırma soruları, kavramsal çerçeve dikkate alınarak uzman öğretim üyesinin önerileri doğrultusunda, araştırma problemine uygun olarak hazırlanmış dört sorudan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak ulaşılan kodlar temalar altında toplanmıştır. Araştırma soruları kapsamında elde edilen veriler ışığında, tez sunumlarından öğretmen ve okul müdürlerinde motivasyon, tutum gelişimi ve uygulama yönelik beklentilerin oluştuğu; tez sunumlarının öğretmenlerin ders işleme anlayışı ve ders sürecine, okul müdürlerinin yönetim anlayışı ve yönetim süreçlerine katkısı olduğu; öğretmenler uygulama ve durum tespiti ile ilgili, okul müdürleri ise eğitim öğretim alanı ve denetim alanlarında tez çalışması yapılmasını istediklerine ilişkin sonuçlara ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmen ve okul müdürleri yüksek lisans tezlerinin uygulayıcılar ile buluşamamasının katılımcılardan, tezlerden, üniversitelerden ve MEB'den kaynaklı nedenleri olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışmadan çıkarılan sonuçlar doğrultusunda yüksek lisans tezlerinin uygulamaya katkı sağlamasına ve bu durumun önündeki engellerin kaldırılması yönelik kurumlara, uygulayıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Meslek yüksekokulları inşaat programı mezunlarının istihdam sorunları (Gaziantep örneği)
Bu tezde hem Gaziantep Üniversitesi hem de Türkiye'nin diğer üniversitelerindeki Meslek Yüksekokullarından mezun olan inşaat teknikerlerinin istihdam ve okullarında uygulanan programa yönelik problemleri araştırılmıştır. Piyasada çalışan teknikerlerin büyük çoğunluğunu D.B.P.K.'ndaki M.Y.O. mezunları oluşturulmaktadır. D.B.P.K.'ndaki mezunlar içinde de G.Ü.G.M.Y.O. mezunları esas çoğunluğu oluşturmaktadır. Teknikerler kolayca iş bulabilmekte,tamamına yakım kendi alanlarıyla ilgili işlerde çalışmaktadırlar. Daha çok özel sektörde istihdam edilen teknikerler düşük ücretle çalıştırlmaktadırlar. Bu nedenle iş değiştirme oranı yüksektir. Mezun teknikerlerin mesleki bir kuruluşu olan Y.T.T.D.'ne üye olma oranı olukça düşük olup çoğu teknikerin derneğin varlığından habersiz olduğu anlaşılmıştır. Teknikerlerin mezun oldukları okul türü (D.B.P.K.O. ve K.D.O.) ile bir işte çalışıp çalışmama, alman ücret, Y.T.T.D. ne üye olma, iş yerlerindeki konumlan, ve alman eğitimin kalitesi arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. ^mmBm pulu
Okul yöneticilerinin öğretimsel liderliği ile örgütsel öğrenme arasındaki ilişki
Bu çalışmada öğretmenlerin okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algıları ile örgütsel öğrenme algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. İlişki düzeyini tespit etmek amacıyla araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Düzce Merkez ilçede ortaokul kademesinde görev yapan 995 öğretmen oluşturmaktadır. Bu evrende görev yapan 350 öğretmen seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiş ve araştırmanın örneklemi oluşturulmuştur. İhtiyaç duyulan verilere ulaşmak için Kişisel Bilgi Formu, Öğretimsel Liderlik Ölçeği ve Örgütsel Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesinde 2 kategorili değişkenler arasındaki farkı incelemek için Mann Whitney-U testinden, 3 ve daha üzerinde kategorisi olan demografik değişkenlerin fark testlerinde Kruskal Wallis-H testinden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için Spearman Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre, araştırmaya katılan öğretmenlerin, okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algılarının "sıklıkla" düzeyinde olduğu görülmüştür. Öğretimsel liderliğin her bir boyutuna ilişkin öğretmen algılarının "sıklıkla" düzeyinde olduğu ortaya çıkmıştır. Boyutlar arasında öğretmenler tarafından en yüksek düzeyde algılanan boyutun "okul misyonunu tanımlama", en düşük düzeyde algılanan boyutun ise "öğretim programını yönetme" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin örgütsel öğrenmeye ilişkin algı düzeylerinin "katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmüştür. Örgütsel öğrenmenin alt boyutlarından "güven ve işbirliği iklimi" öğretmenler tarafından "kesinlikle katılıyorum" düzeyinde algılandığı görülmüştür. Örgütsel öğrenmenin "gözlenen ve paylaşılan vizyon", "inisiyatif ve risk alma" ve "mesleki gelişim" alt boyutlarının öğretmenler tarafından "katılıyorum" düzeyinde algılandığı sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel öğrenme boyutları arasında öğretmenler tarafından en yüksek düzeyde algılanan boyutun "güven ve işbirliği iklimi", en düşük düzeyde algılanan boyutun ise "mesleki gelişim" olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyetleri, öğrenim durumu, kıdem ve branşları ile okul yöneticilerinin öğretimsel liderliğine ilişkin algı düzeyleri ve örgütsel öğrenmeye yönelik algıları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretimsel liderliğin genel ortalaması ile örgütsel öğrenmenin alt boyutlarından "Güven ve İşbirlikçi İklim", "Paylaşılan ve Gözlenen Vizyon", "İnisiyatif ve Risk Alma", "Mesleki Gelişim" ve "Örgütsel Öğrenme" arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür.
Gaziantep belediyelerindeki hizmet içi eğitim uygulamalarında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
öz GAZİANTEP BELEDİYELERİNDEKİ HİZMET İÇİ EĞİTİM UYGULAMALARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ YILDIRIM, Mehmet Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı : Doç.Dr. Erdal CEYHAN Aralık 2000, I^LSayfa Bu araştırma, Gaziantep ilindeki belediyelerin hizmet içi eğitim uygulamalarında karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerileri getirilebilmesi için yapılmıştır. IIIAraştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anketin, genel olarak belediye çalışanlarının hizmet içi eğitime ilişkin durumlarını kapsadığı varsayılmaktadır. Belediye çalışanlarının hizmet içi eğitime ilişkin durumlarının belirlenmesi, belediye çalışanlarından anket uygulamasına katılan yönetici ve personelin görüşleri ile sınırlandırılmıştır. Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Anket uygulamasında, Gaziantep büyükşehir ve ilçe belediyelerinde çalışan yönetici ve personelden ömeklem seçilen 37'si yönetici olmak üzere toplam 299 personele ulaşılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, frekans, yüzdelik ve ki-kare teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Belediye çalışanlarının yaklaşık %70'i kendi mesleği ile ilgili bir eğitim ihtiyacı içindedir. 2. Belediye çalışanlarının ileri bir eğitim ve hizmet içi eğitim almaları kurumlarınca teşvik edilmemektedir. 3. Araştırma yapılan kurumlarda, yoğun ve yerinde bir hizmet içi eğitim programı yoktur. 4. Kurumlarda, hizmet içi faaliyetlerini düzenleyecek bir birimin faydalı olacağına inanılmaktadır. iv5. Kurumlarında hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılacak personelin seçiminde kayırma yapılmadığına (%58) inanılmaktadır. 6. Hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılan personelin diğerlerine göre daha verimli olduğuna (%87) inanılmaktadır. 7. İhtiyaçları ve önem verdikleri hizmet içi eğitim konusu olarak "mesleğiyle ilgili yeni teknikler", "alanıyla ilgili uygulamalar" ve "bilgisayar kullanımı'' ilk üç sırada yer almaktadır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: ? Belediye ? Hizmet İçi Eğitim Bilim Dalı Kodu : EB 599
2000-2024 yılları arası etkili okul konusunda yapılan araştırmaların sistematik analizi
Bu tezin amacı etkili okul konusunda 2000-2024 yılları arası ulusal ve uluslararası alanda yayınlanan tez ve makaleleri sistematik analiz yöntemiyle incelemektir. İncelenen bu tez ve makalelere ulusal ve uluslararası veri tabanlarından ulaşılmıştır. Bu çalışmalar amaç, yıl, örneklem, yöntem, eğitim kademeleri, düzeyleri, sonuç ve önerilerine göre sistematik analize tabi tutulmuştur. Sonuç olarak hem ulusal hem uluslararası alanda yapılan çalışmalarda en çok kullanılan kavram olarak liderlik ön plana çıkmaktadır. Tezlerin büyük çoğunluğunda nitel yöntem kullanılmıştır. Makalelerde örneklem grubu olarak çoğunlukla öğretmenlerle çalışılmıştır. Hem makale hem tez sayılarında son 10 yılda dikkat çekici bir artış gözlenmiştir. Uluslararası yayınlanan makalelerde en çok etkili okul ortamından bahsedilmiştir. 2000 yılından günümüze kadar yapılan ulaşılabilir olan bütün araştırmalar teze veri sağlamıştır. Söz konusu bu tez ve makalelerin incelenerek analizinin yapılmasının alanyazına katkı sağlayacağına inanılmaktadır. Gelecekte bu alanda çalışma yapacak araştırmacılar, etkili okul konusundaki çalışmalara bu tezde derli toplu bir biçimde ulaşabileceklerdir. Birçok araştırmacı yaptığı çalışmalarda etkili okulun farklı özellikleri üzerine yoğunlaşmış ve farklı boyutlarına değinmiştir. Etkili okul ile ilgili birçok tez ve makale yazılmasına karşın tam olarak ortak bir tanım yapılamamıştır. En yaygın olarak etkili okul için, hedeflerine ulaşabilmiş okuldur şeklinde tanım yapılabilmektedir.
Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engeleri ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğiyle ilgili engelleri okul yöneticisi, öğretmen ve aile görüşlerine göre değerlendirmek ve çözüm önerilerini inceleyerek uygulamaya ve alan yazına katkı sağlamaktır. Çalışma, 2024-2025 bahar döneminde Düzce ili merkez ilçesinde, bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokullarda ve bağımsız anaokullarında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel desenlerden biri olan durum çalışması deseni tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında 9 okul yöneticisi, 10 öğretmen ve 9 aile, toplam 28 katılımcıyla görüşme sağlanmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış 5 görüşme sorusu kullanılmıştır. Ulaşılan veriler içerik analiziyle çözümlenmiştir, kodlamalar yapılarak alt temalar oluşturulmuştur. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğinin nedenlerine ilişkin yönetici ile ilgili, öğretmen ile ilgili ve aile ile ilgili nedenler olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğiyle ilgili beklentilere ilişkin yöneticiden, öğretmenden ve aileden beklentiler olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliğinin önündeki engellere ilişkin bürokratik ve politik, yöneticiden kaynaklı, öğretmenden kaynaklı ve aileden kaynaklı engeller olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engellerinin etkilerine ilişkin öğretmen üzerindeki, aile üzerindeki ve çocuk üzerindeki etkileri olmak üzere üç alt tema ortaya çıkmıştır. Okul öncesi eğitimde okul-aile işbirliği engellerinin çözüm önerilerine ilişkin bürokratik ve politik işbirliği engellerine, yöneticiden kaynaklı işbirliği engellerine, öğretmenden kaynaklı işbirliği engellerine ve aileden kaynaklı işbirliği engellerine yönelik çözüm önerileri olmak üzere dört alt tema ortaya çıkmıştır. Araştırma sonuçları kapsamında yöneticilerin öğretmeni destekleyici bir tutum sergilemesi ve ailelerle iletişim ve işbirliğine açık olması; öğretmenlerin ailelerle açık ve empatik bir iletişim kurması; ailelerin işbirliğine katılımını teşvik etmek için bilgilendirici ve farkındalıklarını artırıcı etkinlikler düzenlenmesi ve özellikle çalışan aileler için esnek işbirliği planlamaları yapılması geliştirilen önerilerden bazılarıdır.
Okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları arasındaki ilişki
Araştırma, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynakları ile öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık algıları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evreni, 2023-2024 Eğitim-Öğretim yılında Düzce ili Merkez ilçesinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu araştırmada veriler, öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını belirlemek amacıyla Polat (2007) tarafından geliştirilen "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği", okul yöneticilerinin kullandıkları güç kaynaklarına ilişkin algılarını belirlemek amacıyla ise Altınkurt ve Yılmaz (2012) tarafından geliştirilen "Okullarda Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Anlamlı farkların tespitinde Tukey testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin en yüksek algıya sahip oldukları güç kaynağının uzmanlık gücü, en düşük algıya sahip oldukları kaynağın ise zorlayıcı güç olduğu belirlenmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışı düzeyleri genel olarak "kararsızım" düzeyinde bulunmuş; alt boyutlar arasında en yüksek ortalamanın sivil erdem, en düşüğünün ise yardımlaşma boyutuna ait olduğu görülmüştür. Ayrıca, demografik faktörlerin (cinsiyet, medeni durum, kıdem, okul türü, görev süresi ve mezuniyet durumu) öğretmenlerin güç algıları ve örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde farklı etkiler yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre, öğretmenlerin güç algıları ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu ilişkiler içerisinde en yüksek düzey karizmatik güç algısında, en düşük düzey ise zorlayıcı güç algısında tespit edilmiştir. Regresyon analizleri sonucunda ise yalnızca zorlayıcı gücün örgütsel vatandaşlık davranışlarını ve özellikle yardımlaşma ile sivil erdem alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır. Diğer güç kaynaklarının yordayıcılığı istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Sonuçlara göre, okul müdürlerinin kullandıkları güç kaynaklarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu, bu etkinin ise güç kaynağının türüne göre değiştiği belirlenmiştir. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, okul müdürlerinin kullandıkları örgütsel güç kaynaklarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde etkili olduğu, bu etkinin ise güç kaynağının türüne göre değiştiği belirlenmiştir. Bu sonuçlara ilişkin uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Öğretmenlerin kişilik özellikleri ve öz yeterlik algıları ile duygusal emek davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırmada, öğretmenlerin Beş Faktörlü Kişilik Özellikleri ile öz yeterlik algılarının duygusal emek davranışları üzerindeki ilişkileri incelenmiştir. 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Tekirdağ ili Kapaklı ilçesindeki devlet ortaokullarında görev yapan 215 öğretmen üzerinde gerçekleştirilen araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış; veriler Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği, Öğretmen Öz Yeterlik Algısı Ölçeği ve Duygusal Emek Ölçeği aracılığıyla toplanarak SPSS 27 programında analiz edilmiştir. Bulgulara göre öğretmenlerin uyumluluk, sorumluluk ve açıklık kişilik özellikleri bakımından katılıyorum düzeyinde görüş belirttikleri, yani bu özelliklerin güçlü şekilde hissedildiği; öz yeterlik algılarının ise yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Duygusal emek davranışları açısından öğretmenlerin samimi davranışlarının çoğu zaman, derinden rol yapma davranışı bazen, yüzeysel rol yapma davranışı ise çok nadir düzeyinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Cinsiyete göre yalnızca nevrotiklik kişilik özelliği ve sınıf yönetimi öz yeterliği alt boyutlarında anlamlı farklılıklar ortaya çıkarken, görev yaptıkları okulda geçen süreye bağlı olarak uyumluluk kişilik özelliği ve derinden rol yapma davranışı alt boyutlarında; meslekteki hizmet süresine göre ise sadece sınıf yönetimi öz yeterliği alt boyutunda anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizleri, uyumluluk, sorumluluk ve açıklık kişilik özelliklerinin, derinden rol yapma ve samimi davranış alt boyutları ile olumlu; nevrotiklik kişilik özelliğinin ise olumsuz yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Regresyon analizleri sonucunda yüzeysel rol yapma davranışını en güçlü biçimde uyumluluk ve sorumluluk kişilik özelliklerinin yordadığı; samimi davranış alt boyutunda uyumluluk ve dışadönüklük kişilik özelliğinin olumlu yordayıcı olduğu; derinden rol yapma alt boyutunda ise uyumluluk ve nevrotiklik kişilik özelliğinin anlamlı etkili olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar, öğretmenlerin kişilik özellikleri ve mesleki öz yeterlik algı düzeylerinin sınıf ortamındaki duygusal emek davranışlarını şekillendirmede önemli rol oynadığını ve eğitim süreçlerinde bireysel farklılıkların anlaşılmasına katkı sunduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Duygusal emek, öğretmen öz yeterlik algısı, beş faktör kişilik özellikleri
Öğretmen görüşlerine göre lise müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada Düzce ilinde resmi liselerde görev yapan öğretmenlerin algıları dikkate alınarak öğretmenlerin görüşlerine göre lise müdürlerinin hizmetkâr liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilikleri arasında ilişkiye odaklanılmıştır. Araştırma evrenini 2024-2025 eğitim öğretim yılında Düzce il ve ilçelerinde görev yapan lise öğretmenleri oluşturmaktadır. Düzce'deki resmî 51 lisede görev yapan toplam 1539 öğretmen içinden araştırmaya 405 kişi katılmıştır. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Hizmetkâr Liderlik Ölçeği ve Bireysel Yenilikçilik Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algı düzeylerinin öğretmenlerin yaşlarına göre değerlendirilmesi 21-30 yaş ile 51 yaş ve üstü öğretmenler lehine, okul türüne göre sınavlı lisede çalışan öğretmenler aleyhine bir sonuca ulaşılmıştır. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik algılarının erkek öğretmenler lehine, yaşlarına göre bireysel yenilikçilik algılarının değişime direnç boyutunda 51 yaş üstü öğretmenler lehine, risk alma boyutunda 51 yaş üstü öğretmenler lehine, mesleki kıdemlerine göre bireysel yenilikçilik algıları hem risk alma boyutu hem de tüm ölçek için 21 yıl ve üstü mesleki kıdeme sahip öğretmenler lehine, görev yaptıkları okul türüne göre bireysel yenilikçilik algıları hem deneyime açıklık boyutu hem de tüm ölçek için Anadolu Lisesi lehine bir anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algıları ile bireysel yenilikçilik algıları arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir ve öğretmenlerin hizmetkâr liderlik algıları bireysel yenilikçilik algılarının toplam varyansının %7'sini yordamaktadır. Anahtar Sözcükler: Hizmetkâr Liderlik, Okul Müdürü, Bireysel Yenilikçilik, Lise öğretmeni
Okul yöneticilerinin dönüşümsel liderlik rolleri ile öğretmenlerin mesleki mutluluğu arasındaki ilişki
Bu araştırma, Düzce il merkezindeki resmi ortaöğretim (lise) kurumlarında görevli öğretmenlerin görüşlerine dayanarak, okul yöneticilerinin dönüşümsel liderlik rolleri ile öğretmenlerin mesleki mutlulukları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. İlişkisel tarama modeli kullanılarak yapılan araştırmanın çalışma evrenini 2024-2025 öğretim yılında Düzce merkezindeki 20 resmi ortaöğretim (lise) kurumlarında görevli 900 öğretmenden oluşturmaktadır. Araştırmaya gönüllü olarak katılan 358 öğretmenden veri toplanmıştır. Katılımcılar anadolu liseleri, mesleki ve teknik liseler, imam hatip lisesi ve merkezi sınavla öğrenci alan liselerde görev yapmaktadır. Araştırmada "Dönüşümsel Liderlik Ölçeği" ve "Öğretmenlik Mesleği Mutluluk ölçeği" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlilik analizlerinde alt boyutların normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada, ölçekler arasındaki ilişkileri ve yordayıcı etkileri incelemek amacıyla korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgulara göre öğretmenlerin dönüşümel liderlik algılarında cinsiyet, mesleki kıdem, mezuniyet düzeyi, ve görev yaptıkları okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir fark bulunmadığı; yaş değişkeninde göre entelektüel uyarım alt boyutunda ve dönüşümcü liderlik genel puanında anlamlı farklılık görülmüştür. 41-50 yaş grubu öğretmenlerinin entelektüel uyarım ve dönüşümcü liderlik genel algısı, 51 yaş ve üzeri öğretmenlere kıyasla daha yüksektir. Öğretmenlerin mesleki mutluluk algılarının cinsiyet, mezuniyet düzeyi ve mesleki kıdem değişkenlerinde anlamlı fark göstermediği, öğretmenlik mesleği mutluluk ölçeği öğretme- öğrenme süreci alt boyutunda meslek lisesinde görev yapan öğretmenler ile anadolu lisesinde görevli öğretmenler arasında meslek lisesinde görevli öğretmenler lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki mutluluk algılarında yaş değişkeninin mesleki memnuniyet alt boyutunda anlamlı fark gösterdiği görülmüştür. 51 yaş ve üstü öğretmenler ile 20-40 yaş grubundaki öğretmenler arasında 51 yaş ve üstü öğretmenlerin lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre dönüşümsel liderlik ile örgütsel mutluluk arasında anlamlı ve orta düzeyde güçlü bir pozitif korelasyon bulunduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizleri, dönüşümsel liderliğin mesleki mutluluk üzerinde anlamlı ve orta düzeyde açıklayıcı güce sahip olduğunu göstermiş ve öğretmenlerin algıladığı liderlik tarzının mutluluk düzeylerini etkilediği belirlenmiştir. Bulgulara göre, öğretmenlerin algılarını ve mesleki mutluluklarını artırmaya yönelik dönüşümsel liderliği ön plana çıkaran eğitim programları önerilmektedir. Öğretmenlerin liderlik hakkındaki düşüncelerini takip ederek anlaşılır iletişim kurma ve şeffaf karar alma gibi liderlik uygulamalarının görünür hale getirilmesi, öğretmenlerin mutluluklarını etkileyeceği düşünülebilir. Anahtar Sözcükler: Dönüşümsel liderlik, örgütsel mutluluk, mesleki mutluluk, okul yöneticisi, Lise öğretmeni
Öğrenen örgütler ile örgütsel imaj arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğrenen örgüt algıları ile örgütsel imaj algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Günümüzde okullar, değişen koşullara uyum sağlayabilmek için bilgi üretimini ve paylaşımını destekleyen, yenilikçi uygulamalara açık ve sürekli gelişimi önceleyen öğrenen örgüt özelliklerine giderek daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Öğrenen örgütler; çalışanların deneyimlerinden öğrenmesini, ortak bir vizyon geliştirilmesini ve değişime uyum sağlanmasını teşvik eden yapılar olarak kurumsal etkililiğin artırılmasında önemli bir role sahiptir. Örgütsel imaj ise bir kurumun paydaşlar tarafından nasıl algılandığını ortaya koyan; güven, etik duruş, tanınırlık ve prestij gibi boyutları içeren temel bir kavramdır. Bu bağlamda öğrenen örgüt yapılarının güçlülüğünün, kurumun dış çevredeki imajına yansıdığı düşünülmektedir. Araştırma, nicel araştırma deseninde yürütülmüş olup farklı okul türlerinde görev yapan öğretmenlerden elde edilen veriler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde Çetin ve Baydar (2021) tarafından geliştirilen Öğrenen Örgüt Algıları Ölçeği ile Şahin (2014) tarafından geliştirilen Örgütsel İmaj Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerin Cronbach Alfa katsayılarının 0,88–0,96 aralığında bulunması ölçme araçlarının yüksek güvenirliğe sahip olduğunu göstermektedir. Verilerin analizinde IBM SPSS 27 programından yararlanılmış; betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü ANOVA, Tukey HSD testi, Pearson korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Çarpıklık ve basıklık değerleri verilerin parametrik testlere uygun olduğunu doğrulamıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenlerin öğrenen örgüt algılarının ve örgütsel imaj algılarının genel olarak yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin öğrenen örgüt algıları ile örgütsel imaj algılarının cinsiyet, mesleki kıdem, görev yapılan okul türü ve öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, öğrenen örgüt algıları ile örgütsel imaj algıları arasında pozitif yönlü, orta düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçları, öğrenen örgüt algısının örgütsel imaj algısının anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, bu çalışma okullarda öğrenen örgüt anlayışının örgütsel imajla ilişkili bir yapı olduğunu göstermekte; okul yöneticileri açısından kurumsal gelişim ve paydaş yönetimi süreçlerinde dikkate alınabilecek bulgular sunmaktadır.
Kuantum paradigmasından okula bakış ölçeğinin geliştirilmesi
Bilgi toplumu ve eğitimdeki yeni gelişmeler, nitelikli insan kaynağının örgütler için dolayısıyla da okullar için büyük önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Günümüz toplumu, klasik eğitim anlayışından kuantum anlayışa doğru evrilmektedir. Hayatın her alanında etkisini gösteren kuantum felsefesinin eğitim kurumlarına da etki etmesi olağan bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, kuantum felsefesi bağlamında yeni bir kavramsal çerçeve oluşturmak ve kuantumun kabul ve öngörülerinin eğitim kurumlarına yansımasını ortaya çıkaracak bir ölçek geliştirmektir. Bu amaçla öncelikle alan yazın taraması yapılarak kuantum okullar adıyla kavramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra ölçek geliştirme yöntemine uygun olarak ifade geliştirme, ölçek yapılandırma ve değerlendirme çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep Şehitkamil ve Şahinbey merkez ilçelerinde bulunan ve seçkisiz örneklem kapsamında araştırmaya dahil edilen ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Bu çalışmada nicel analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler SPSS 21 programına aktarılarak geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Kapsam geçerliliği kapsamında uzman görüşüne sunulan ölçek, daha sonra 10 farklı okulda görev yapmakta olan öğretmenlere ön uygulama kapsamında uygulanmıştır. Ön uygulamadan alınan dönütler ile ölçeğe son şekli verildikten sonra ölçek, önce AFA için 436 kişilik örnekleme ardından doğrulayıcı faktör analizi (DFA) için 497 kişilik ayrı bir örnekleme ulaşılmış ve ölçek uygulanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda kavramsal çerçeve ile uyumlu beş boyutlu yapı oluştuğu görülmüştür. Kuantum paradigmasından okula bakış ölçeğine ilişkin beş boyutlu yapı (öğrenci davranışında bağlamsallık, öğretmen davranışında bağlamsallık, fraktal, durumsallık ve kestirilemezlik) toplam varyansın % 67,1'ini açıklamıştır. AFA'ya tabi tutulan ölçek daha sonra ikinci bir örnekleme uygulanmıştır. İkinci uygulamanın çalışma evrenini, Gaziantep ili merkez ilçelerinde bulunan ilk ve ortaokullar oluşturmuştur. Ölçek, bu okullardaki 497 katılımcıya uygulanmış ve yapı geçerliği için DFA yapılmıştır. DFA öncesinde toplam varyansın %80.55'ini açıklayan ve beş faktörden oluşan bir yapı oluştuğu görülmüştür. DFA sonucu elde edilen ortalama hata kök değeri (RMSEA) 0.051 ve karşılaştırmalı uyum indeksi (CFI) ise 0.97 olarak hesaplanmıştır. DFA sonuçları, beş faktörlü yapının yeterli uyuma sahip olduğunu göstermiştir. Geliştirilen ölçeğin iç tutarlılık güvenirliğine ilişkin hesaplanan cronbach alfa katsayısı 0.869 ve eşdeğer yarılama yöntemi sonucu .933 olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda, " Kuantum Paradigmasından Okula Bakış Ölçeği"nin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiş ve okulları kuantum paradigması bağlamında ölçebilecek bir ölçek olduğuna karar verilmiştir.
Örgütsel sinizm, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkiler
Bu araştırma öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyi, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyleri, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve okul türüne göre değerlendirilmiştir. Betimsel tarama modeli ile ilişkisel tarama modeli kullanılan bu çalışmada, veri toplama sürecinde çeşitli ölçekler kullanılmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Zonguldak ilinde farklı ilçelerde görev yapan 368 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın bulguları, Zonguldak'ta öğretmenlerin örgütsel sinizm düzeyinin düşük olduğu, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri ortalamalarının yüksek olduğunu göstermektedir. Örgütsel sinizm ve öğretmen failliği düzeylerinde cinsiyete göre anlamlı fark tespit edilememiş, iletişim becerilerinde ise anlamlı fark tespit edilmiştir. Örgütsel sinizm, öğretmen failliği ve sınıf içi etkili iletişim becerileri düzeyleri yaşa, mesleki kıdeme ve okul türüne göre incelendiğinde farklı boyutlarda anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Örgütsel sinizm genel puanıyla öğretmen failliği genel puanı arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin sinizm düzeyi ve sınıf içi etkili iletişim becerileri arasındaki ilişkide ise negatif yönlü zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada, öğretmen failliğinin örgütsel sinizmi %11 oranında yordadığı ancak sınıf içi etkili iletişim becerilerinin örgütsel sinizmi yordamadığı tespit edilmiştir.
Türkiye'nin kalkınma serüveninde özgün bir yüksek öğretim deneyimi: Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi (1975-1982)
Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversitesi kabul edilen Zonguldak Mühendis Mektebi Alisi'nden (1924-1932) süregelen bir ekolün devamı niteliğindedir. Zonguldak'ta 1975-1982 yılları arasında eğitim veren, refah devletleri dönemine denk düşen tarihsellikte sosyal devlet ilkesini temel alan ve kamusal eğitimi olabildiğince yaygınlaştırma politikası güden bir yükseköğretim deneyimi olarak Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'ni, dönemin eğitim politikaları ile ilişkisinde ele almak; özgün bir eğitim deneyimi olarak bu akademinin şehir ve ülke kalkınmasına katkılarını ortaya koyarak günümüzün yükseköğretim politikalarına dair dersler çıkarmak bu araştırmanın genel amacını oluşturmaktadır. Araştırma tarihi bir dönemi ele alması nedeniyle, sözlü tarih ve doküman analizi yöntemlerinin kullanıldığı bir nitel araştırma olarak kurgulanmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla kitap, makale, fotoğraf gibi dokümanlardan, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşme formlarından, ses ve görüntü kayıtlarından yararlanılmıştır. Sözlü tarih kapsamında görüşme yapılan çalışma grubu 1975-1982 yıllarında Zonguldak Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'nde eğitim gören altı öğrenci, üç akademik personel ve iki idari personelden oluşmaktadır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: Akademinin fiziki yapı, laboratuvar imkanları ve lojmanlar bakımından bir üniversite ile aynı imkanlara sahip olduğu; devlete ait Ereğli Kömür İşletmeleri'nin (EKİ) olanaklarını da kullanabildiği için özellikle uygulamalı eğitimlerde altyapı sorunu yaşamadığı görülmektedir. Gerek yer altı kaynaklarının sanayileşme ve kalkınma bakımından önemi nedeniyle, gerekse de bu okulda sunulan eğitim imkanları nedeniyle okulun şehirdeki kültürel ve sosyal yaşama, ayrıca şehir ve ülke ekonomisine önemli katkıları olduğu anlaşılmıştır. 1980 sonrası YÖK Kanunu'yla birlikte bu okul öğrenci ve personelin fikri alınmaksızın Hacettepe Üniversitesi'ne bağlandığı; beraberinde halihazırda varlık gösteren 13 Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisinin de çeşitli üniversitelere bağlanmak ya da başka kurumsal yapılarla birlikte üniversiteye dönüştürülmek suretiyle kapatıldığı tespit edilmiştir. Dönemin tanıklarıyla yapılan görüşmelerde Akademilerin kapatılmasının doğru bir karar olmadığı görüşü öne çıkmıştır. Dönüşüm öncesinde kendi bütçesi ve ödeneği olan akademinin, Zonguldak Mühendislik Fakültesi olarak Hacettepe Üniversitesi'ne bağlanması sonucu özerklik ve ekonomik özgürlüğünü kaybettiği, uzayan bürokratik süreçlerin Fakülte'nin sorunlarını daha da çözülmez hale getirdiği ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademileri, Eğitim Politikaları, YÖK Kanunu
Bilim sanat merkezleri okul yöneticisi ve öğretmenlerinin eğitim ve eğitim yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğine dair görüşleri
Bu çalışmanın amacı Bilim Sanat Merkezlerinde (BİLSEM) görev yapan yönetici ve öğretmenlerin eğitim ve eğitim yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğine dair görüşlerinin değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 15 BİLSEM okul yöneticisi ve öğretmeninden oluşmuştur. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla zoom üzerinden yapılan görüşmeler yoluyla toplanmış, veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, BİLSEM okul yöneticisi ve öğretmenlerinin teorik düzlemde toplumsal cinsiyete dair kavramsallaştırmalarının bilimsel tanımlarla uyumlu olduğunu ancak "kadın duygusu", "kadın sorumluluğu" ve "kadın şefkati" gibi ifadelerle uygulamada toplumsal cinsiyet eşitsizliğini anlamlandıramadıklarını göstermektedir. BİLSEM okul yöneticileri ve öğretmenleri, eğitim ve eğitim yönetimindeki toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini toplumsal eşitsizliklerle ilişkilendirmekte, eğitimin toplumsal eşitsizliklerin sürdürülmesinde ve yeniden üretilmesinde rol oynadığını düşünmektedir. Devletin bir siyasi/eğitim politikası olarak eğitimde ve eğitim yönetiminde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla pozitif ayrımcılık içeren politikaların benimsenmesi gerektiğini düşünen okul yöneticisi ve öğretmenler, buna ek olarak cinsiyet eşitliği konusundaki farkındalıkların artırılması için toplumda ve eğitimde daha fazla eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmasına da ihtiyaç olduğunu belirtmişlerdir.
Kolektif öğretmen yeterliği, algılanan yönetici desteği ve problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı kolektif öğretmen yeterliği, alglanan yönetici desteği ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki düzeylerini araştırmaktır. Örgütsel yapılar içerisinde en önemli etkiye sahip olan bireylerin öneminin arttığı günümüz koşullarında bireylerin örgütteki varlıklarını koruyabilmeleri önemli görülmektedir. Bireylerin günün koşullarına ayak uydurabilecek yeterlik ve tecrübeye sahip olması gerekmektedir. Örgüt yöneticileri bireylerin eksik olan veya geliştirilmesi gereken yönlerin tespit etmesi ve bu eksiklerin giderilmesi için hizmet içi eğitimler, kurs ve seminer programları ve tecrübeli çalışanların desteklerinin de alınarak giderilmeye çalışılmalıdırlar. Yeni olay ve durumlara alışma ve kabullenme durumları her bireyde aynı zaman kavramı içerisinde oluşmamaktadır. Bazı bireyler teknolojiye ayak uydurma noktasında sorun yaşarken bazı bireyler ise tecrübe eksikliği nedeniyle sorunlar yaşamaktadırlar. Yeni olay ve durumlar ile baş edebilme becerisinin bireylere kazandırılması gerekmektedir. Yöneticiler bu noktada iş görenlerin işe karşı tutum ve davranışlarını gözlemlemeli problem durumunda çalışanlarına destek olmalı, yeni sürecin çabuk kabullenilmesine ve kriz durumlarının en kısa sürede atlatılması için yönetici rehberliği önemli görülmektedir. Bu çalışmada nalışmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 ve 2024-2025 eğitim öğretim yıllarında Zonguldak il ve ilçelerinde görev yapan 6722 öğretmen oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini Zonguldak il ve ilçelerinde görev yapan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademesinde görev yapan 450 öğretmen oluşturmaktadır. Bireylerin belirlenmesinde seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğretmenlere "Kolektif Yeterlik Ölçeği, Algılanan Yönetici Desteği Ölçeği ve Yetişkinler İçin Problem Çözme Becerileri Ölçeği" olmak üzere üç adet ölçek uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilein analizinde yüzde ve frekans, ortalama ve standart sapma analizleri kullanılmıştır. Gruplar arası ortalamaların karşılaştırılmasında hangi istatistiklerin kullanacağını belirlemek amacıyla puan dağılımları incelenmiştir. Kolmogorov–Smirnov testi, çarpıklık ve basıklık katsayıları incelendiğinde puan dağılımların normal dağılım sergilediği görülmüştür. Bundan dolayı öğretmenlerin kolektif öğretmen yeterliği, algılanan yönetici desteği ve problem çözme becerileri algıları incelenirken parametrik testlere başvurulmuştur. Son olarak öğretmenlerin kolektif öğretmen yeterliği ve problem çözme becerileri algılanan yönetici desteğini olumlu yönde ve anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir.
Öğretmenlerin proaktif davranışları, yenilikçi iş davranışları ve okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan bu araştırmanın amacı, öğretmen algılarına göre öğretmenlerin proaktif davranışları, yenilikçi iş davranışları ve okul iklimi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel yöntemle gerçekleştirilen araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Zonguldak ilinin Ereğli ilçesinde okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Katılımcı olarak 442 öğretmenin destek verdiği araştırmada, öğretmenler seçkisiz olmayan (non-random) yöntemlerden uygun örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Proaktif Davranış Ölçeği, Yenilikçi İş Davranışı Ölçeği ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS v27.0.1 programı kullanılmıştır. Araştırma soruları doğrultusunda sırasıyla; bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA), korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin proaktif davranışı "Çoğunlukla Katılıyorum"; yenilikçi iş davranışını "Sık Sık"; okul iklimini "Çoğunlukla" düzeyinde algıladıkları saptanmıştır. Bununla birlikte, öğretmenlerin cinsiyete göre proaktif davranış algıları ile okul iklimi algılarında anlamlı farklılık tespit edilirken; yenilikçi iş davranışı algılarında ise anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ayrıca, öğretmenlerin yaş gruplarına ve mezun olduğu fakültelere göre sadece okul iklimi algılarında; çalıştığı okul kademelerine göre ise tüm algılarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ancak öğretmenlerin eğitim durumlarına ve mesleki kıdemlerine göre hiçbir algılarında anlamlı fark saptanmamıştır. Bunun yanında, öğretmenlerin proaktif davranış ile yenilikçi iş davranışı algıları arasında pozitif ve güçlü; proaktif davranış ile okul iklimi algıları arasında pozitif ve orta; yenilikçi iş davranışı ile okul iklimi algıları arasında da pozitif ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak, öğretmenlerin proaktif davranış ile yenilikçi iş davranışı algılarının, okul iklimini anlamlı bir şekilde yordadığı da saptanmıştır.
Ortaöğretim rehber öğretmenleri ve okul yöneticilerinin okul rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine yönelik görüşlerinin değerlendirilmesi
Okullarda PDR hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi için rehber öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin hizmetleri algılama yaklaşımları bu hizmetlerin kalitesinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul rehber öğretmenleri ve okul yöneticilerinin okullarda yürütülen rehberlik ve psikolojik danışma (PDR) hizmetlerine yönelik görüşlerinin değerlendirmesini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2024-2025 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan 6 rehber öğretmen ve 6 okul yöneticisi olmak üzere 12 katılımcı oluşturmuştur. Bu çalışmada kartopu örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, rehber öğretmenler ve okul yöneticilerinin okul PDR hizmetlerinin yararlı ve etkili olduğunu düşünmelerine karşın okul PDR hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli olan kaynak, bütçe ve personel yeterli bulmadıklarını düşündüklerini göstermektedir. Bununla birlikte, rehber öğretmenler ve okul yöneticilerinin çoğunun okul PDR hizmetlerinin öğrencilerin akademik, sosyal, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını tamamen karşılamadığı yönünde hem fikir oldukları, okul PDR hizmetlerinin yürütülmesinde okul bileşenleri arasında işbirliği olsa da bu durumun istenilen ideal boyutta olmadığı görüşünde oldukları araştırmanın ulaştığı sonuçlar arasındadır. Rehber öğretmenler ve okul yöneticilerine göre, okul PDR hizmetlerinin etkili olması için gerekli kaynağın sağlanması, öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması, okul bileşenleri arasında işbirliğinin olması ve PDR programlarının eğitim sistemi içindeki rolünün artırılması gerektiği yönünde önerilerde bulunmuşlardır.
Öğretmenlerin proaktif davranışları, öz-yeterliği ve örgütsel adanmışlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin proaktif davranışları, öz-yeterlik algıları ve örgütsel adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, Zonguldak ilindeki kamu ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak "Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği", "Proaktif Davranış Ölçeği" ve "Örgütsel Adanmışlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin proaktif davranış düzeyleri, öz-yeterlik algıları ve örgütsel adanmışlık düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler bulunmaktadır. Ayrıca, proaktif davranışlar ve öz-yeterlik algıları, örgütsel adanmışlık düzeylerinin anlamlı bir yordayıcısı olarak tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, öğretmenlerin iş yerlerinde daha fazla inisiyatif almasının, kendilerine olan güvenlerinin ve örgüte olan bağlılıklarının artmasının eğitim-öğretim sürecine olumlu yansımalar sağlayabileceğini göstermektedir. Araştırma bulguları, okul yöneticilerine, eğitim politikası yapıcılarına ve öğretmen gelişim programlarına yönelik önemli öneriler sunmaktadır. Bu bağlamda, öğretmenlerin bireysel farkındalıkları, mesleki gelişime yönelik motivasyonları ve örgütsel aidiyetleri, eğitim ortamının niteliğini doğrudan etkileyen önemli unsurlar olarak değerlendirilmektedir. Çalışma, özellikle öğretmenlerin mesleki yeterliklerinin artırılmasının ve okul kültüründe proaktif tutumların desteklenmesinin, örgütsel bağlılık ve performansa katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Bu çalışma, öğretmenlerin örgütsel davranışları ile bireysel özellikleri arasındaki ilişkileri ortaya koyması açısından literatüre katkı sağlamaktadır.
Açık uçlu sorularla öğrenci akademik başarısını değerlendirmeye ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, açık uçlu sorularla öğrenci akademik başarısının değerlendirilmesine yönelik öğretmenlerin görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülen çalışmanın verileri, Zonguldak ilinde görev yapan 18 ortaokul öğretmeniyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmış ve içerik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, açık uçlu soruların öğretmenler tarafından ölçme değerlendirme sürecine çok boyutlu katkılar sunduğu yönündedir. Öğretmenler, açık uçlu soruların öğrencilerin akademik başarısını ayrıntılı ve etkili değerlendirme sağladığını, kavram yanılgılarının tespitinde ve üst düzey düşünme becerilerinin ölçümünde etkili olduğunu belirtmişlerdir. Buna karşılık, açık uçlu soruların hazırlanması ve puanlanmasının zaman alıcı olması, kapsam geçerliğinin azalması ve nesnel puanlamada yaşanan güçlükler öğretmenlerce açık uçlu soruların olumsuz yanları olarak görülmektedir. Açık uçlu soruların kullanımında, öğretmenler öğrencilerin yazma becerilerindeki eksiklikler, zaman yönetimi sorunları ve merkezi sınav siteminde açık uçlu soru kullanımının olmamasını karşılaştıkları zorluklar olarak değerlendirmişlerdir. Öğretmenler, süreç değerlendirmede açık uçlu sorulardan yararlanmakla birlikte, kalabalık sınıflar, kapsamlı müfredat gibi engellerden dolayı öğrencilerin özgün düşünme becerisini ölçemediklerini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak, açık uçlu soruların öğrencilerin hem bilişsel hem sosyo-psikolojik yönlerine katkı sağladığı hem de öğretmenlerin bu süreci dikkatli planlama, uygun soru hazırlama ve farklı öğrenci düzeylerine göre yapılandırma yönünde çaba sarf ettiği belirlenmiştir.
II. Meşrutiyet dönemi eğitim politikalarında modernleşme: Beyânü'l-Hak Gazetesi örneği
II. Meşrutiyet Dönemi Türk modernleşmesi açısından yeni bir aşamayı temsil etmektedir. Bu dönemde meydana gelen gelişmeler, bir yönü ile Osmanlı Devleti'nin son evresini göstermesi diğer yönüyle de erken Cumhuriyet Dönemi'nin habercisi olması bakımından ayrıca önemlidir. Beyânü'l-Hak Gazetesi, II. Meşrutiyet Dönemi'nde yayım hayatına başlamış ve yazar kadrosu büyük oranda Osmanlı ilmiye sınıfına mensup kişilerden oluşmaktadır. Türk eğitim hayatında modernleşme her ne kadar çok daha erken bir devirde başlamış olsa da klasik Türk eğitim kurumu olan medreselerin modernleşmesi oldukça geç sayılabilecek II. Meşrutiyet Dönemi'nde mümkün olabilmiştir. II. Meşrutiyet Dönemi eğitim politikalarında modernleşme yönelimini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, Beyânü'l-Hak Gazetesi'nde yer alan makaleler çerçevesinde gazete yazarlarının modern eğitimin politik nitelikleri olan merkezi, laik, zorunlu, ücretsiz, standart, denetlenen, disiplinli, senkronize ve uzmanlaşmış eğitim konularında görüşlerini ortaya koymaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada Beyânü'l-Hak Gazetesi yazarlarının eğitim politikalarına dair görüşlerini, Fransız devriminin kavramları olan hürriyet, eşitlik, kardeşlik gibi kavramları kendi ideolojik bağlamlarında yeninden üreterek oluşturdukları iddia edilmektedir. Buna bağlı olarak Beyânü'l-Hak Gazetesi yazarları merkezi, zorunlu, ücretsiz, standart, denetlenen, disiplinli, senkronize ve uzmanlaşmış eğitim konularında müspet bir tavra sahipken laik eğitim bahsinde farklı bir görüş içerisindedir. Araştırma, Türk eğitim sisteminin modernleşme tecrübesine gelenek ve modern arasında sentez arayışını temsil etmesi ve araştırmacıların döneme ilgisini artırması bakımından alana katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: II. Meşrutiyet, Beyânü'l-Hak Gazetesi, Modern Eğitim, Medrese, İslamcılık.
Mesleki öğrenme topluluğu oluşturmada okul müdürünün rolü
Bu araştırmanın amacı, mesleki öğrenme topluluğu oluşturmada okul müdürünün rolünü yine okul müdürlerinin görüşlerine dayalı olarak incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş ve fenomonoloji deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2025-2026 eğitim öğretim yıllarında Zonguldak ilinde görev yapan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 17 okul müdürü oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma verilerine, okul müdürleriyle yapılan yüz yüze görüşmeler yoluyla ulaşılmıştır. Araştırmanın bulguları şu şekildedir: Okul müdürleri mesleki öğrenme topluluklarını, öğretmenlerin birbiri arasında bilgi ve deneyim alışverişinde bulunduğu, sahip oldukları iyi tecrübeleri birbirine aktardıkları, iyi örneklerin birbiriyle paylaştıkları, görüş alışverişinde bulunarak karşılan sorunları çözdükleri gruplar olarak tanımlamışlardır. Okul müdürleri mesleki öğrenme topluluğu uygulamalarında yaşadıkları engelleri, zaman, isteksizlik, değişime kapalı olma, gelişme kapalı olma, eleştiriye kapalı olma, bakış açısı farklılığı ve görev algısı olarak ifade etmişlerdir. Mesleki öğrenme topluluğu çalışmalarının geliştirilmesi ve desteklemesine ilişkin öneriler kapsamında; ders programlarının düzenlenmesi, rehberlik ve uzman desteği sağlanması, işbirliğine teşvik edilmesi, başarılı uygulamaların paylaşılması ve çalışmaların planlanması konuları ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, mesleki öğrenme topluluklarının, hizmet içi eğitimler, uzman desteği ve ödüllendirmelerle desteklenenip geliştirilebileceği söylenebilir
Eğitim amaçlı göçler bağlamında ailelerin göç nedenleri, yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri
Göç, farklı nedenlerle bir yerden başka bir yere doğru hareketlilik yanı sıra tarihsel bir olgudur. Eğitim göçü de göç olgusu içerisinde büyük bir paya sahiptir. Araştırma, çocuklarının eğitimi için göç eden ailelerin eğitim göçünden beklentileri, eğitim göçü sürecinde yaşadıkları sorunlar ve eğitim göçünün önlenebilmesine dair olası çözüm önerilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmış, araştırmada ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme türlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Karabük İli Yenice İlçesinden çocuklarının eğitim alması amacıyla göç etmiş 15 farklı kişiden oluşturmuştur. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Görüşme yoluyla elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırma verileri, eğitim göçünün nedenleri, sonuçları, eğitim göçünün ailelerin yaşantılarındaki değişime etkisi, eğitim göç süreci deneyimleri ve eğitim göçünün önlenebilmesine dair çözüm önerileri olmak üzere beş tema altında yapılandırılmaıştır. Araştırma sonuçları, ailelerin eğitim göçünü çocuklarının daha iyi alma isteği, yaşadıkları yerdeki okulları yetersiz bulmaları, okul türünün fazla olmaması gibi nedenlerle gerçekleştirdiklerini göstermektedir. Ailelerin çoğunluğu eğitim göçüyle amaçlarına ulaştıklarını, eğitim göçüyle birlikte ikamet yerlerinin tamamıyla değiştiğini, eğitim göçüyle duygusal, ekonomik, sosyo-kültürel sorunlar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Eğitim göçünün önlenebilmesi için aileler, politika yapıcılardan öğretmenler için uzun süreli ikamet etme zorunluluğu getirilmesini, okul türlerinin artırılmasını, eğitimin nitelikli hale getirilmesini çözüm olarak önermektedir. Aileler, okul yöneticilerinden okulun fiziki olanaklarının artırılmasını, öğretmenlerden uzun süreli ikamet etmelerini, rekabet edebilmelerini ve okullarına karşı aidiyet duygusu geliştirmelerini sorunun çözümü için önermektedir.
Öğretmen failliği, örgütsel tükenmişlik ve okul iklimi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı, öğretmen algılarına dayalı olarak öğretmen failliği, örgütsel tükenmişlik ve okul iklimi arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından genel tarama modeli benimsenmiştir. Çalışmanın örneklemini, Zonguldak ili ve ilçelerinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan ve uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 327 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, Öğretmen Faillik Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Envanteri–Eğitimci Formu ve Okul İklimi Ölçeği aracılığıyla toplanmış; elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veri setinin dağılım özellikleri Kolmogorov–Smirnov testi ile birlikte çarpıklık ve basıklık değerleri üzerinden incelenmiş ve verilerin normal dağılım varsayımını karşıladığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda analiz sürecinde parametrik testlerden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans dağılımları, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmış; değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson momentler çarpımı korelasyon analizi ile belirlenmiştir. Ayrıca, değişkenlerin birbirlerini yordama düzeylerini ortaya koymak amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. İki grup arasındaki farkların belirlenmesinde bağımsız örneklem t-testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmenlerin örgütsel tükenmişlik ve okul iklimi algılarının öğretmen failliğinin anlamlı yordayıcıları olduğunu göstermektedir. Okul iklimi algısının öğretmen failliğini pozitif yönde etkilediği, örgütsel tükenmişliğin ise faillik algısını olumsuz yönde etkilediği belirlenmiştir. Olumlu bir okul iklimi algısı ve düşük tükenmişlik düzeyinin, öğretmenlerin sorumluluk alma, inisiyatif kullanma ve iş birliği içinde çalışma kapasitelerini artırarak okulun etkililiği ve öğrenci başarısına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öğretmen algılarına göre liderlik stilleri, etkili okul ve okulda şeffaflık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Zonguldak ili örneği
Bu çalışmanın amacı öğretmen algılarına göre liderlik stilleri, etkili okul ve okulda şeffaflık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Alaplı, Çaycuma, Ereğli, Gökçebey ve Merkez ilçelerinde görev yapmakta olan anasınıfı, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Katılımcı sayısının 412 öğretmenden ibaret olduğu çalışmada, öğretmenler seçkisiz olmayan (non-random) yöntemlerden tabakalı örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Verilerin toplama aracı olarak "Okul Müdürleri Liderlik Stili Ölçeği (OMSLÖ)," "Etkili Okul Ölçeği" ve "Okulda Şeffaflık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin araştırma sorularına göre analiz edilebilmesi için t-testi, ANOVA, Pearson korelasyonu ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Öğretmen algılarına göre liderlik stilleri, etkili okul ve okulda şeffaflığın yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Okul müdürlerinin liderlik stilleri incelendiğinde ise daha çok dönüşümcü liderlik stilini sergiledikleri görülmüştür. Liderlik stillerinden sürdürümcü liderlik stilinde kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre okul müdürlerini daha çok sürdürümcü lider olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Hem dönüşümcü liderlik alt boyutunda hem de liderlik stilleri genel puanında 30-39 yaş arası öğretmen algılarının 50 yaş ve üzeri öğretmenlere göre daha fazla olduğu görülmektedir. Etkili okulun "öğretmenler, öğrenciler, okul çevresi ve veliler" boyutları ile "etkili okul genel puanında" ilkokulda görev yapan öğretmenlerin algıları ortaokul ve lisede görev yapan öğretmenlere göre daha yüksektir. Etkili okulun okul ortamı ve eğitim süreci boyutunda ise yine ilkokulda görev yapan öğretmenlerin algıları ortaokulda görev yapan öğretmenlere göre daha yüksektir. Çalışmada öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stilleri, okulda şeffaflık ve etkili okul arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak liderlik stilleri ve etkili okulun okulda şeffaflığı yordayabildiği görülmektedir.
Meslek liselerinde okul terkinin nedenleri, sonuçları ve önlemeye yönelik çözüm önerileri
Bu araştırmanın amacı, meslekî ve teknik liselerde görev yapmakta olan yönetici ve öğretmenler ile meslek lisesini terk eden katılımcıların görüşleri çerçevesinde okul terkinin nedenleri, sonuçları ve okul terkinin önlemesine yönelik önerilerin ortaya konulmasıdır. Araştırmada, eş zamanlı olarak okul terkine ilişkin yönetici ve öğretmenlere ölçeklerin uygulandığı, öğrencilerin ise görüşlerinin alındığı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak il ve ilçelerindeki meslekî ve teknik liselerde görev yapmakta olan 57 eğitim yöneticisi ve 305 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise son üç yıl içinde öğrenim gördüğü meslek lisesini terk etmiş olan 20 katılımcı yer almaktadır. Araştırmanın nicel verileri, Küçükarslan (2019) tarafından geliştirilmiş olan "Meslek Liselerinde Öğrencilerin Okul Terki Üzerinde Rol Oynayan Faktörler Ölçeği" ve "Meslek Liselerinde Öğrencilerin Okul Terkini Önlemeye Yönelik Stratejiler Ölçeği" olmak üzere iki ölçek kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan tam yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler, SPSS 20.0 paket programı kullanılarak, öğretmen ve yöneticilerin ortalama puanları Bağımsız Gruplar için t Testi ile karşılaştırılmıştır. Okulu terk etmiş katılımcılardan elde edilen nitel veriler ise, NVivo10 Nitel Analiz Programı kullanılarak içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen sonuçlara göre; yönetici ve öğretmenler öğrencilerin ders çalışma alışkanlığının olmaması, okul terki sürecinde ailelerin yeterli çaba göstermemesi, okul devamsızlığının yüksek olması, aile içi şiddet ve geçimsizlik, meslek liselerine yönelik toplumsal algının düşük olması, aile ile okul arasındaki iletişim eksikliği ve ailenin ekonomik durumunun düşük olması, meslekî eğitim veren liseleri tanıtıcı yeterli bilgi olmaması nedenleri ile okulu terk ettiğini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen ve yöneticiler, meslek liselerini cazip hâle getirecek hem okul içi hem de okul dışı eğitim stratejilerinin geliştirilmesi ile okul terkinin önüne geçileceğini belirtmişlerdir. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen bulgular, okulu terk eden katılımcıların okul terk nedenlerini kendileri ile ilgili durumlarla ilişkilendirdiğini göstermektedir. Araştırmanın nitel verileri; öğrenci, okul, öğretmen ve aile kaynaklı okul terk nedenleri olmak üzere dört tema altında değerlendirilmiştir. Nitel araştırma sonuçlarına göre okul terki bireylerde pişmanlık, üzüntü, kızgınlık, çökkünlük hissedilmesine yol açmaktadır. Okul terki sadece okulu terk eden bireyi değil, ebeveynleri de etkilemektedir. Okulu terk eden katılımcıların önemli bir kısmı okulu kendi istekleri ile terk ettikleri için okul terkinin önlenmesi konusunda herhangi bir öneri sunamayacağını belirtmektedir. Bazıları ise okul kurallarının düzenlenmesi, devamsızlık süresinin esnetilmesi, okuldaki rehberlik hizmetlerinin artırılması gibi yollarla okul terkinin azaltılmasının mümkün olacağını ifade etmektedir. Okul terki yalnızca bireyin yaşamını etkileyen bir durum olarak değil, tüm toplumu etkileyen bir durum olarak ele alınmalıdır. Okul terkinin önüne geçilecek çeşitli stratejilerin uygulanması uzun vadeli eğitim politikaları ile mümkündür. Özellikle okul, aile, toplum bağının güçlendirilmesi ve erken yaşlardan itibaren meslekî rehberlik hizmetlerinin bu bağlamda ele alınması sorunun ortaya çıkmadan önce önlenmesine olanak sağlayabilecektir.
Okul kültürü ve kolektif öğretmen yeterliği arasındaki ilişki (Zonguldak ili örneği)
Bu araştırmada öğretmenlerin okul kültürü algıları ile kolektif yeterlik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. İlişkisel tarama modelindeki bu araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Zonguldak ili ve ilçelerinde bulunan kamu ilkokul ve ortaokul kurumlarında görev yapan 337 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem seçiminde çalışmanın yürütüldüğü dönemin Covid-19 salgın dönemine denk gelmesi nedeniyle zaman ve seyahat engelinin en aza indirilmesi için basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri "Okul Kültürü Ölçeği" ve "Kolektif Öğretmen Yeterliği Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılarak aritmetik ortalama, t-Testi, ANOVA, pearson korelayon analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin okul kültürü algıları yüksek düzeyde çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin okul kültürü algılarının cinsiyet, okul türü, eğitim durumu ve yaş göre anlamlı düzeyde fark bulunurken mesleki kıdeme göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırmanın diğer değişkeni olan öğretmenlerin kolektif yeterlik algıları da yüksek düzeyde çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin kolektif yeterlik algılarının cinsiyet ve okul türüne göre anlamlı düzeyde fark bulunurken eğitim durumu, yaş ve mesleki kıdeme göre anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Araştırmanın korelasyon analizi sonucunda okul kültürü ile öğretmenlerin kolektif yeterlik algıları arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak regresyon analiz sonucunda öğretmenlerin okul kültürü algılarının öğretmenlerin kolektif yeterlik algılarını anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir.
Okul müdürlerinin öğretimsel denetim davranışlarının öğretmenlerin mesleki profesyonellik düzeyine etkisi
Bu araştırmanın amacı, "Okul Müdürlerinin Öğretimsel Denetim Davranışlarının Öğretmenlerin Mesleki Profesyonellik Düzeyine Etkisi" öğretmen görüşleri doğrultusunda belirlenmesidir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüştür. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak il merkezi ve Alaplı, Çaycuma, Devrek, Ereğli, Gökçebey, Kilimli ve Kozlu ilçelerinde görev yapmakta olan 2327 öğretmen içinden tabakalı örneklem yöntemi kullanılarak seçilen 334 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler, Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Mesleki Profesyonelliği Ölçeği" (ÖMPÖ) ile Özdemir (2019) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Ders Denetimi ve Dönütleri Ölçeği" (OMDDDÖ) kullanılarak elde edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik ölçeği; dört alt boyut ve toplamda 24 maddeden oluşan 5'li likert tipi ölçektir. Ölçeğin güvenilirlik katsayısı uygulama grubu için Cronbach's Alpha değeri 0,90 olarak bulunmuştur. Öğretimsel denetim ölçeği ise; dokuz maddeden oluşan 5'li likert tipi ölçektir. Verilerin analizinde, Tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney- U testi, Spearman Sıra Farkları Korelasyon Kat Sayısı testi, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi ve betimsel analizler için yüzde ve frekans kullanılmıştır. Okul müdürlerinin öğretimsel ders denetimi davranışının öğretmenlerin mesleki profesyonelliğine etkisine ilişkin öğretmen görüşlerine göre, kuruma katkı,duygusal emek, kişisel gelişim ile mesleki duyarlılık alt boyutlarında cinsiyet değişkenine göre farklılık ortaya çıkarken; kıdem, branş ve eğitim durumu değişkenlerine göre farklılık çıkmamıştır. Araştırmada kullanılan yöntemlerin bu alanda çalışan araştırmacılara ve öğretmenlere kuramsal ve uygulamaya dönük katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Okul müdürlerinin bilgi ve becerilerini geliştirmek için uzun süreli ve uygulamaya dayalı hizmet içi eğitimler düzenlenmelidir. Okul müdürleri eğitim yönetimi alanında ve öğretmenlerin kendi alanlarında tezli-tezsiz yüksek lisans yapmaları konusunda teşvik edilmelidir. Bu konuda MEB ile üniversiteler arasında protokol düzenlenebilir.
İlkokullarda kaynak yaratma sürecine dair okul yöneticilerinin deneyim ve görüşleri: Zonguldak örneği
Bu araştırmanın amacı, ilkokullarda kaynak yaratma sürecine dair okul yöneticilerinin deneyim ve görüşlerinin çözümlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 Eğitim Öğretim yılında Zonguldak merkez ve 7 ilçesinde bulunan ilkokullarda görev yapan on üç okul müdüründen oluşmaktadır. Araştırmanın deseni, nitel araştırma yöntemlerinden olan durum çalışmasıdır. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formlarından yararlanılmış; görüşmeler uzaktan iletişim platformu üzerinden ve yüz yüze yapılmıştır. Ayrıca görüşme yapılan okul müdürlerinin kimliklerinin gizli kalması için her okul müdürüne bir kod verilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokulların faturalar, büyük onarım gibi giderlerinin merkezi bütçeden karşılandığı ve giderlerin gelirlerden daha fazla olduğu görülmüştür. Temizlik, yakacak ve kırtasiye giderlerinin öncelikli giderler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerinin bağışlar, kermes, sanayi kuruluşları, çekiliş gibi yollar ile kaynak yarattıkları anlaşılmıştır. Okulun bulunduğu çevrenin sosyal ve ekonomik durumunun kaynak yaratma sürecini doğrudan etkilediği görülmüştür. Okul müdürlerinin görüşlerine göre velilerin çoğunlukla okul bütçesine katılmak istemedikleri; okul bütçesine bağış yapan ya da yapmayan velilerin ortak kaygılarının olduğu anlaşılmıştır. Okul müdürlerin ilkokulların finansmanı için doğrudan merkezden bütçe verilmesini istedikleri görülmüştür.
Özel yetenekli öğrencilere yönelik bireyselleştirilmiş eğitim programlarına ilişkin okul bileşenlerinin görüşleri: Zonguldak Ereğli örneği
Bu araştırmanın amacı, özel yetenekli öğrencilere yönelik hazırlanan bireyselleştirilmiş eğitim programının geliştirilmesi ve uygulanmasında okul bileşenlerinin gözlemleri, deneyimleri, karşılaştıkları güçlükler; bu güçlüklerin aşılması için sundukları önerilerin ortaya konulmasıdır. Araştırmada nitel araştırma türlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Zonguldak ili Ereğli ilçesinde özel yetenekli öğrencisi olan ve kaynaştırma uygulaması yapılan resmi ilköğretim okullarının birinci kademesinde bu öğrencilerin eğitiminde sorumluluğu bulunan dokuz okul yöneticisi, dokuz sınıf öğretmeni ve sekiz psikolojik danışman/rehber öğretmen olmak üzere 26 katılımcı oluşturmuştur. Araştırma verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu; verilerin analizinde ise betimsel analiz tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda; katılımcıların çoğunluğun özel yetenekli öğrencilerin belirgin bilişsel, davranışsal, sosyal ve duygusal özelliklerine ve diğer öğrencilerden ayrılan gereksinimlerine ilişkin yeterli bilgiye sahip oldukları görülmüştür. Katılımcıların birçoğunun özel yetenekli öğrencilere yönelik BEP'lerin hazırlanması ve uygulanmasında yeterli deneyime ve bilgiye sahip olmadıkları; BEP süreçlerinde sınıf mevcutlarının fazla, ders süresinin yetersiz ve farklı seviyede birçok öğrencinin olması gibi olumsuz durumlarla karşılaştıkları görülmüştür. Destek eğitim odalarının özel yetenekli bireylerin gereksinimlerini karşılayacak fiziki mekan, araç-gereç ve materyale sahip olmadığı; özel yetenekli öğrencilere olumlu ve olumsuz yansımaları olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar, okul içinde özel yetenekli öğrencilerin eğitim olanaklarının çeşitlendirilmesi için birtakım önerilerde bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Özel yetenekli öğrenciler, bireyselleştirilmiş eğitim programı, destek eğitim odası.
Meslek liselerinin COVID-19 sürecindeki rolünün okul yöneticilerinin görüşlerine göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Covid-19 pandemi krizi sürecinde meslek liselerinin rolünün meslek liselerinin işleyişine yön veren okul yöneticilerinin gözünden çok boyutlu incelemesini yapmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 22 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Görüşme yoluyla elde edilen veriler içerik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma verilerinden elde edilen kodlar dâhilinde mesleki eğitimdeki sorunlar, meslek liselerinin etkililiği, pandemi sürecinde üretim, kriz yönetim yaklaşımları, sosyo-ekonomik ve psiko-sosyal destek ve meslek liselerinin güçlendirilmesine ilişkin eğitim politikaları şeklinde altı tema altında yapılandırılmıştır. Elde edilen bulgular belirlenen kodlar, kategoriler, temalar üzerinden, katılımcıların cevaplarından birebir alıntı yapılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın bulgularında okul yöneticilerinin kriz dönemi olan Covid-19 sürecinde üretime dâhil olma ve üretilen malzemeler aracılığıyla alınan önlemlere katkı sağlama adına özverili davrandıkları görülmüştür. Yapılan üretim faaliyetlerinin, kaynakları yeterli ve donanımlı meslek liselerinde yoğunlaştığı bulunmuştur. Meslek liseleri kaynakları doğrultusunda Covid-19'la mücadelede ihtiyaç duyulan maske, tulum, siperlik, dezenfektan, temizlik malzemeleri, dezenfektan ayaklığı vb. gibi malzemeler üretmişlerdir. Üretimi gerçekleştirilen bu malzemeleri gerek kendi okullarında gerekse diğer okul, kurum ve kuruluşlarda kullanılmasını sağlayarak pandemi krizini kendileri için fırsata dönüştürdükleri sonucuna ulaşılmıştır.
Ebeveynlerin okul öncesi eğitimi tercih etme nedenleri: Zonguldak ili örneği
Okul öncesi eğitim çağı bireyin yaşamındaki en değerli dönemdir, dolayısıyla bu dönemde alınacak eğitim de kritik bir öneme sahiptir. Yapılan araştırmalar, eğitime çok küçük yaşlarda başlanılmasının gerekli olduğunu ortaya koymuştur. Fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı bireyler yetiştirebilmek için okul öncesi eğitim kurumları ve ebeveynlerin birbirlerinin beklentilerinin farkına varmaları ve ortak bir noktada hemfikir olmaları gerekmektedir. Bu çalışma ebeveynlerin okul öncesi eğitimi tercih etme nedenlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bunun yanı sıra ebeveynlerin okul öncesi eğitimden beklentileri ve okul öncesi eğitim idealleri de incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi, 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki kamu okulöncesi eğitim kurumlarına devam eden 3-6 yaş grubu çocukların ebeveynlerinden oluşmuştur. Karma yöntemle çalışılan bu araştırmanın nicel boyutuna 313 ebeveyn, nitel boyutuna ise 25 ebeveyn katılmıştır. Araştırmada veriler anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerden, nitel verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen bulgular ebeveynlerin okul öncesi eğitimi önemsediğini ve çocuklarının hayata ilk adımlarında gerekli gördüklerini göstermektedir. Bununla birlikte, ebeveynler okul öncesi eğitimin zorunlu ve ücretsiz olması gerektiğini düşünmektedir. Ebeveynler okul öncesi eğitim kurumunun evine ya da iş yerine yakın olmasını, öğretmenlerin okul öncesi eğitim programına hâkim olmasını ve öğretmenlerin çocuklarına karşı şefkatli olmalarını, kurumun fiziksel koşullarının okul öncesi dönem çocuğuna uygun ve güvenli olmasını, uygulanan eğitim programının çeşitlilik göstermesini beklemektedir. Ebeveynlerin okul öncesi eğitimi tercih etme nedenleri çocukların iletişim becerisi ve özgüven kazanması, üst öğrenime hazırlanması ve sosyalleşme olduğu tespit edilmiştir.
Arka mahallede öğrenci olmak: Bir okul etnografisi
Araştırmada, kozmopolit bir mahalle yerleşimi ile bu yerleşimdeki göç, suç, şiddet ve yoksulluğa dair yaşantıların, öğrencilerin öğrenim hayatını nasıl etkilediğini; okulda kazandırılmaya çalışılan kültürel kodlar ile öğrencilerin yaşamları arasındaki ilişkiyi Bourdieu'nun 'kültürel sermaye, habitus ve yeniden üretim' kavramları bağlamında derinlemesine incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden etnografi deseninde yapılmıştır. Çalışma grubu olarak, araştırmacının kendi öğretmenlik yaptığı okulda amaçlı örneklem metotlarından maksimum çeşitlilik tekniği ile 7 öğretmen ve 6 veli seçilmiştir. Öğretmen ve veliler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Bu çalışmada araştırmacı, bizzat katılımcı gözlem rolü ile araştırmayı yürütmüştür. Elde edilen bulgular düzenlenip, neden sonuç ilişkileri irdelenerek betimsel analiz yolu ile yorumlanmıştır. Okulun bulunduğu mahalle profili, küresel dünyanın kentleşmeye yansımasının bir ürünü olan getto alan ile birebir uyuşmaktadır. Geniş, parçalanmış ve çekirdek aile yapılarının yaygın olduğu mahallede herhangi bir sosyal, kültürel, sportif faaliyet bulunmamaktadır. Aile içi iletişim zayıftır. Araştırma sonucuna göre ailelerin göç, suç, şiddet, yoksulluk vb. yaşantıları ile kültürel sermayeleri, öğrencilerin okul hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Öğrencilerin okul başarısı her geçen sene düşmektedir. Üniversiteye giden öğrenci sayısının çok az olduğu mahallede örnek alınabilecek iyi eğitimli insan olmadığından lise eğitimi genellikle meslek liseleri ya da açık lisede tamamlanmaktadır. Bu yaşantılar, maddi imkânsızlıklarla mücadele eden ebeveynleri hayli yıpratmaktadır. Getto alan olarak nitelendirilebilecek kozmopolit bir mahallede yer alan okulda görev yapan öğretmenler donanım ve materyal açısından kendi okullarını diğer okullara kıyasla yetersiz görmektedir.
Okul yöneticilerinin liderlik tarzları, okul iklimi ve öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Zonguldak ili örneği
Bu araştırmanın amacı Zonguldak ilinde görev yapan okul yöneticilerinin liderlik tarzlarının görev yaptıkları okul iklimine ve birlikte çalıştıkları öğretmenlerin tükenmişlik düzeyine etkisini ortaya konulmasını sağlamaktır. Yapılan araştırmada nicel araştırma yönetmlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Zonguldak iline bağlı Çaycuma, Gökçebey ve Devrek ilçelerinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında görev yapan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinden rastgele seçilen 478 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında kişisel bilgi formu, liderlik tarzı davranış ölçeği, okul iklimi ve desteği ölçeği, tükenmişlik düzeyi ölçeği kullanılmıştır. Analiz yapılırken veriler SPSS 20,0 (Statistical Package for Social Sciences) programı ile tahlil edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin okul yöneticilerinin liderlik tarzlarından etkilendikleri tespit edilmiştir. Yöneticilerin liderlik tarzlarının, okul ikliminin belirlenmesinde etkisinin olduğu görülmüştür. Görev yapılan okuldaki genel iklimin, okul yöneticilerinin etkisine göre oluştuğu, ayrıca öğretmenlerin tükenmişlik duygusuna kapılmasında okul yöneticilerinin de etkisinin olduğu belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin yönetim tarzı ve liderlik konularında Milli Eğitim Bakanlığının çalışma yapması gerektiği bu konunun önemli bir durum ortaya çıkardığı başat öneriler olarak ortaya konulmuştur.