
1,074
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Farklı taşıyıcılar üzerine serine proteaz subtilisin carlsberg immobilizasyonu, karakterizasyonu, hidroliz ve transesterifikasyon reaksiyonlarındaki kinetik özelliklerinin incelenmesi
Subtilisin Carslberg (SC) Bacillus licheniformis'ten fermantasyonla elde edilen alkali serin endoproteaz ailesine ait bir enzim olup alkali koşullar altında doğal veya denatüre proteinleri hidroliz etmektedir. Subtilisin Carslberg disülfit bağı içermeyen tek bir polipeptid zincirinden oluşmaktadır. Ayrıca izolelektrik noktası 9,4 olup bazı organik çözücülerde aktivitesini sürdürebilmektedir. Proteolitik aktivitesinin yanında esteraz aktivitesine de sahiptir. Bu çalışmada Subtilisin Carlsberg iki farklı çapraz bağlayıcı: glutaraldehit ve genipin kullanılarak manyetik kitosan (MK), perlit ve β-siklodekstrin ile modifiye edilmiş perlit (Perlit-CD) üzerine immobilize edildi. İmmobilize Subtilisin Carlsberg in hidroliz aktivitesi ve kinetik özellikleri çalışıldı. Hazırlanan taşıyıcıların yapısı ve yüzey morfolojisi SEM, TGA ve EDX ile karakterize edildi. Serbest Subtilisin Carlsberg aktivitesinin optimum sıcaklık ve pH değeri sırasıyla 50oC ve pH 8,0 olarak belirlendi. Genipin ve glutaraldehit ile aktive edilmiş taşıyıcılar üzerine immobilize edilmiş Subtilisin Carlsberg in aktivitesi için optimum pH ve sıcaklıkta serbest enzime benzerlik gösterdi. Subtilisin Carlsberg in hidroliz aktivitesinin bir uygulaması olarak yapılan enzimatik kıl giderimi çalışmalarında enzimatik ve kimyasal yöntemle gerçekleştirilen kıl giderimi çalışmaları karşılaştırıldı. Enzimatik kıl giderimi ile daha yumuşak ve pürüzsüz bir deri yüzeyi elde edildi. Subtilisin Carlsberg in organik çözücü ortamındaki transesterifkasyon aktivitesi ve kinetik özellikleri araştırıldı Ayrıca liyofilizasyon ortamına metal iyonu ve tuz ilavesinin transesterifikasyon aktivitesi üzerine etkisi incelendi.
Esnek normlu uzaylarda sabit nokta teoremleri
Bu tez çalışmasında bir parametre kümesi ile birlikte esnek noktalar göz önünde bulundurularak esnek normlu uzaylar farklı bir bakış açısı ile incelenmiştir. Esnek süreklilik, esnek dizi, esnek yakınsak dizi ve esnek Cauchy dizisi gibi kavramlar esnek normlu uzaylarda yeniden ifade edilmiştir. Esnek büzülme dönüşümünün esnek normlu uzaylarda verilmesinin ardından Banach büzülme teoremi ve çeşitli sabit nokta teoremleri esnek normlu uzaylarda ifade ve ispat edilmiştir. Bununla birlikte teoremleri destekleyen örnekler uygulama olarak verilmiştir.
Genelleştirilmiş bir non-newtonyen akışkan için analitik çözümler: Sisko akışkanı
Tez kapsamında Newtonyen olmayan bir akışkanın basınç gradyeni etkisi altındaki ısı transferli kanal içerisindeki akışı Sisko akışkan modeli temel alınarak analitik olarak incelenmiştir. Akış geometrisi sonsuz uzunluktaki düzlemsel paralel plakalar olup yüzeylerinden sabit ısı akısı ve sabit sıcaklık durumları ısı transferi hususlarını incelemek üzere ele alınmıştır. Akış laminer, daimî ve sıkıştırılamaz ve tam gelişmiş kabul edilmiştir. Bu şartlar altında elde edilen boyutsuz formdaki enerji ve momentum denklemleri elde edilmiş ve Sisko akışkanının boyutsuz bir parametresinin küçük değerleri için yaklaşık çözümleri perturbasyon teknikleri ile elde edilmiştir. Bu çözümlerden önemli bir ısı transferi boyutsuz parametresi olan Nusselt sayısı hesaplanmış ve Sisko akışkanının kapsadığı Newtonyen ve power-law akışkanını sağladığı gösterilmiştir. Ayrıca literatürde ilk defa Sisko akışkanına bu akış problemine ait bulduğumuz çözümler sayısal olarak özel bir algoritma ile doğrulanmıştır. Boyutsuz parametrelerin etkilerinden gözlemlediğimiz kadarı ile Sisko modelindeki power-law sabitindeki artış viskoz etkileri zayıflatırken, başlangıç ve limit viskozite değerleri bu etkileri arttırır ve akışkanı kalınlaştırır. Akışkan kalınlaştıkça yani daha viskoz hale geldikçe taşınım ile ısı transferi iletime göre artış gösterir ve dolayısıyla Nusselt sayısı artar.
Hızlı tüketim ürünleri üreten bir firmada taşıma simülasyonu ile ikincil ambalaj özelliklerinin iyileştirilmesi
Bu tez çalışmasında, hızlı tüketim ürünleri üreten bir fabrikada sıvı deterjan şişelerinin ikincil ambalaj özelliklerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yer almaktadır. Sıvı deterjanlar şişelere doldurulup kapakları takılarak oluklu mukavva kolilere koyulmaktadır. Ardından koliler palete dizilmekte ve tırlar aracılığıyla kara yolunda taşınmaktadır. Tez çalışmasında oluklu mukavva kolinin kara yolu taşıması sırasında oluşabilecek deformasyonlarına ve iyileştirilmesine odaklanılmıştır. Tez çalışması kapsamında sıvı deterjan şişeleri, kapakları ve oluklu mukavvalar modellenmiştir, oluklu mukavvaların taşınması sırasında maruz kalacağı potansiyel titreşim verileri modele eklenerek taşıma simülasyonu yapılmıştır. Model kurulum aşamasında gerçek ürünlere yük testi yapılarak doğrulanmıştır. Simülasyon çıktılarına göre oluklu mukavva kolide maliyet düşürmeye yönelik iyileştirmeler önerilmiştir. İyileştirmeler uygulanarak yeni örnek oluklu mukavva koliler fiziksel olarak alınmış ve fiziksel taşıma testi yapılmıştır. İyileştirilmiş oluklu mukavva koliler ile kurulan yeni simülasyon modeliyle fiziksel taşıma testi kıyaslanmıştır. Kurulan simülasyon modelinin fiziksel taşıma testi ile uyumlu sonuçlar elde ettiği görülmüştür. İyileştirme önerileri uygulandığında yıllık elde edilecek maliyet avantajı hesaplanmıştır.
Adaçayı (Salvia officinalis) ve kızılcık (Cornus mas) bitkilerinin yeşil sentezle gümüş nanopartikül üretiminde kullanılması, özellikleri ve antimikrobiyal etkilerinin belirlenmesi
Nanoteknolojinin gıda, elektronik, tıp, tekstil gibi çok çeşitli alanlarda kullanımı son yıllarda artmaya başlamıştır. Özellikle yeşil sentez yoluyla elde edilen gümüş nanopartiküllerin (AgNP) gıdaların işlenmesi, korunması, ambalaj materyallerinde ve biyosensör üretiminde kullanılabilirliği konusunda araştırmalar yapılmaktadır. Bu proje kapsamında adaçayı ve kızılcıktan yeşil sentezle elde edilen AgNP'lerin özellikleri ve antimikrobiyal aktivitesi araştırılmıştır. Adaçayı ve kızılcıktan saf su kullanılarak oda sıcaklığında ve 60°C olmak üzere iki farklı sıcaklıkta ekstrakt hazırlanarak, AgNO₃ ile reaksiyonu sonucu AgNP'ler elde edilmiştir. Elde edilen AgNP'lerin karakterizasyonun belirlenerek antimikrobiyal aktivitesinin belirlenmesi için analiz yapılmıştır. Adaçayından oda sıcaklığında (20°C) elde edilen AgNP'lerin spektrofotometre sonucu 360 nm, taramalı elektron mikroskobu (SEM) sonucu 53.77 nm ve küresel şeklinde, X-ışını spektroskopisi (EDX) sonucunda %83.91 Ag içerdiği, Fourier dönüşümlü kızılötesi spektrofotometresi (FTIR) sonucunda C=C, C=O, C-N, C-O ve C-O-C gruplarının indirgemede rol oynadığı ve X-ışını difraktometresi (XRD) analizinde kristal boyutun 37.15 nm olduğu belirlenmiştir. 60°C'de elde edilen AgNP'lerin ise spektrofotometre sonucu 360 nm, SEM sonucu 57.08 nm ve küresel şeklinde, EDX sonucunda %84.38 Ag içerdiği, FTIR sonucunda C-O, C=C ve C=O gruplarının indirgemede rol oynadığı ve XRD analizinde kristal boyutun 34.81 nm olduğu belirlenmiştir. Kızılcıktan oda sıcaklığında (20°C) elde edilen AgNP'lerin spektrofotometre sonucu 500 nm, SEM sonucu 50.86 nm ve küresel şeklinde, EDX sonucunda %82.82 Ag içerdiği, FTIR sonucunda C=O ve C-O gruplarının indirgemede rol oynadığı ve XRD analizinde kristal boyutun 38.81 nm olduğu belirlenmiştir. 60°C'de elde edilen AgNP'lerin ise spektrofotometre sonucu 500 nm, SEM sonucu 61.17 nm ve küresel şeklinde, EDX sonucunda %83.64 Ag içerdiği, FTIR sonucunda C=O ve C=C gruplarının indirgemede rol oynadığı ve XRD analizinde kristal boyutun 37.88 nm olduğu belirlenmiştir. Elde edilen AgNP'lerin Staphylococcus aureus, Listeria monocytogenes, Salmonella Typhi ve Escherichia coli O157:H7 üzerine antimikrobiyal aktiviteleri incelenmiştir. Adaçayından iki sıcaklıkta elde edilen AgNP'lerin L. monocytogenes ve E. coli O157:H7 üzerine etkili olmadığı, S. aureus ve S. Typhi üzerinde 25 mg/mL konsantrasyonundaki AgNP'lerin 7 mm zon oluşturduğu görülmüştür. Kızılcıktan oda sıcaklığında elde edilen AgNP'lerin E. coli O157:H7 üzerine etkili olmadığı, 25 mg/mL konsantrasyonundaki AgNP'lerin L. monocytogenes, S. aureus ve S. Typhi üzerinde sırasıyla 9, 9, 7 mm zon oluşturduğu görülmüştür. Kızılcıktan 60°C'de elde edilen AgNP'lerin L. monocytogenes, S. Typhi ve E. coli O157:H7 etkili olmadığı, iki konstrasyonda elde edilen AgNP'lerin S. aureus ve üzerinde sırasıyla 9 mm zon oluşturduğu görülmüş, sonuçlar arasında istatistiksel açıdan fark bulunmamıştır.
Bulanık sayı dizilerinin istatistiksel σ-yakınsaklığı üzerine
Bu tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş bölümüdür. Bu bölümde, reel sayı dizileri için çalışılan hemen hemen yakınsaklık, σ-yakınsaklık ve istatistiksel σ-yakınsaklık türlerinden bahsedilmiştir. Daha sonra bulanık sayı dizilerinin istatistiksel yakınsaklığı üzerine yapılan çalışmalar özetlenmiştir. İkinci bölümde, çalışmamız için gerekli olan temel tanım ve teoremler verilmiştir. Bulanık sayılar ve bulanık sayı dizileriyle ilgili temel kavramlar sunulmuştur. Bulanık sayı dizileri için tanımlanmış yakınsaklık ve istatistiksel yakınsaklık kavramları verilmiştir. Bulanık sayı değerli fonksiyon dizilerinin istatistiksel yakınsaklık kavramları takdim edilmiştir. Üçüncü bölümde, tezin orijinal sonuçları verilmiştir. Bu bölümde, bulanık sayı değerli fonksiyon dizileri için istatistiksel σ-yakınsaklık tanımlanmış ve bu yakınsaklığın özellikleri incelenmiştir. Bu yakınsaklık kullanılarak bulanık Korovkin tipi yaklaşım teoremleri ispatlanmıştır.
Bir el aletinin ve kalıbının dövme üretim prosesinde sıcak şekillendirme özelliklerinin incelenmesi
Dövme, kalıplar ve aletler aracılığıyla metallere kolayca şekil verilebilen en kullanışlı şekillendirme yöntemlerinden biridir. Proses, metale çekiçleme veya presleme yöntemi ile kuvvet uygulanması ile oluşur. Kökeni birkaç bin yıl öncesine dayanan en eski ve en kullanışlı metal şekillendirme yöntemlerinden biridir. Dövme işlemi, yüksek derecede yapısal olarak güvenilir ve mukavemet-ağırlık oranlı ürünler üretir, bu da onu, yüksek mukavemetli ve uzun süreli kullanımlara sahip bir ürünün üretimi için dikkate alınması gereken en uygun imalat süreçlerinden biri yapar. Dövme işleminin maliyetini azaltmak için, yöntem, diğer üretim yöntemlerine kıyasla daha kaliteli (yüksek mukavemet ve yüksek güvenilirlik) ürünler üretmek için en iyi parametreleri kullanabilecek şekilde tasarlanmalıdır. Ancak yeni ürün tasarımı için bir proses oluşturmak basit değildir. Tatmin edici bir ürün üretmek ve proses kurmak çok fazla deneme yanılma gerektirir. Ampirik deneme yanılma yöntemi, dövme işlemi için yaygın olarak kullanılmaktadır, ancak çok zaman alan ve maliyetli bir yöntemdir. Sonlu elemanlar (FEM) veya hacimler yöntemi (FVM) vb. gibi yüksek verimli nümerik tekniklerin mevcudiyeti ile, imalat süreçlerinin performansını test etmek için bilgisayar simülasyonları kullanılır. FVM veya FEM gibi analiz tekniklerinin gelişmesiyle, 1980'lerin başında olası bir alternatif olarak bilgisayar simülasyonu tanıtılmıştır. Kalıp tasarımını optimize etmek ve incelemek ve daha kaliteli dövme parçalar üretmek için birçok başarılı girişimde bulunulmuştur. Literatürde FEM ve FVM gibi çeşitli teknikler benimsenmiştir. Sıcak dövme, optimum malzeme kullanımı ve daha iyi mekanik özelliklere sahip bileşenlerin üretimi için umut verici bir tekniktir. Sıcak şekillendirme işleminde kullanılan kalıp, genellikle yüksek termomekanik yüklere maruz kalır; bu nedenle, kalıpların hizmet ömrü esas olarak aşınma ve plastik deformasyonla sınırlıdır. Hizmet ömrü, yeniden üretim maliyetleri ve sıcak dövme işlemlerinin ekonomisi ile ilgilidir. Bu nedenle, sıcak dövme endüstrisindeki araştırmanın başlıca görevi, dövme kalıplarının hizmet ömrünü iyileştirmektir. Kalıp hizmet ömrü, üretim miktarı açısından boyutsal toleransı karşılayarak üretilen dövme sayısı veya kalıbın arızalara dayanabileceği hizmet süresi ile belirlenir. Dövme firmaları tasarım sürecinde genellikle deneme yanılma yöntemini kullanmaktadır. Ayrıca, kalıbın tam dolması ve çapak oluşumunda malzeme kaybı gibi kritik hususlar söz konusudur. Ama dövme sanayisi, üretim maliyetlerini indirgerken nihai ürün kalitesini arttırmada gün geçtikçe daha rekabetçi hale gelmektedir. Bu çalışmada İzeltaş A.Ş.'de gerçekte uygulanan sıcak dövme prosesi ticari bir FVM yazılımı kullanılarak bire bir simüle edilmiş, sıcaklık değişimleri, kalıpta ve parçada meydana gelen gerilme-gerinim değerleri, kalıpta meydana gelen aşınma derinlikleri gibi sonuçlar gerçekte üretilen üründen alınan numunelere yapılan metalografik ve mekanik incelemeler ile deneysel olarak doğrulanmıştır. Simülasyon sonuçlarının doğrulanmasının ardından mevcutta uygulanan sıcak dövme işleminin iyileştirilmesi için kalıp hammaddesi, kalıp sertliği, kalıp ön sıcaklığı, şablon sıcaklığı, vuruş yüzdeleri gibi kritik parametreler değiştirilerek sonuçlar incelenmiştir. Değişkenlerin etkisi ticari FVM analiz programıyla ortaya konmuştur. Operasyonlar İzeltaş'ta gerçekleştirilmiştir. El aletindeki deneysel ve simülasyon çalışmalarının uyumlu olması kalıp hakkında FVM yardımıyla izlenen yöntemin yüksek oranda güvenilir olduğunu ve gelecek çalışmalar içinde tatmin edici sonuçlar elde edilebileceğini göstermiştir.
Esnek metrik uzaylarda özel büzülme dönüşümleri
Bu tez çalışmasında bir parametre kümesi ile birlikte esnek metrik göz önüne alınarak esnek devirli dönüşüm tanımlanmıştır. Esnek devirli dönüşüm kullanılarak Banach büzülme prensibi ifade edilmiş ve daha sonra Kannan ve Chatterjee tipi esnek devirli büzülme dönüşümleri, esnek asimptotik regüler ve esnek asimptotik regüler devirli dönüşümler gibi bazı özel esnek büzülme dönüşümleri tanımlanmıştır. Bu özel tip esnek devirli büzülme dönüşümleri kullanılarak çeşitli esnek sabit nokta teoremleri ispat edilmiştir. Teoremleri destekleyen kullandığımız özel tip büzülme dönüşümleri için esnek sabit noktanın varlığını gösteren örnekler sunulmuştur.
Life improvement studies in segment-cut nut mold used in cold forming operations
In this thesis, it is aimed to increase the lifetime by making improvements in some processes in the production phase of the 4th station nut mold used in the cold forging process. Damage after working on the mold were examined and a plan was created for the necessary improvements. First of all, an equivalent of the same mold supplied from abroad examined and the differences were observed. Then, the processes to be worked on the existing mold were determined. The materials used in the mold are 1.2344 tool steel, 1.4140 tool steel and hard metal ''diamond'' (Tungsten Carbide)as it known in the industry. The mold also has two kinds of diamonds, front and base. Their types are CTE35 and CTE50 respectively. While CT represents Ceratizit, the supplier company, Extra Coarse (E) and Fine (F) are the grain size of the diamonds. 50 is represent twice the cobalt ratio (%25) in the tungsten carbide. Segment cutting nut mold production consist of 25 operations approximately and is one of the mold types produced longest time as a process. Within the scope of the master's thesis, 4 of these operations have been focused of for improvement and development. These are Segment cutting process applied in wire erosion benches, the plunge erosion processes used in the forming the base form, the flange form processing performed in the Cnc Turning, using different type of front diamond and finally polishing process. If the expected life increase can not be achieve, some operations were directly changed instead of operational improvements. These operation changes are using the copper with the carbide content instead of the bottom form machining in plunge erosion with the help of plain copper electrode and automatic polishing machine activation instead of manuel polishing. With the changes made, a significant increase in the life of the molds is aimed. Keywords: Cold forging, nut mold, hard metal, cobalt, wire erosion, diving erosion, white layer
Lityum iyon bataryaların termal yönetimi için sayısal çalışmalar
Yapılan tez çalışmasında, li-iyon bataryaların ideal çalışma sıcaklığında çalışabilmeleri için Faz değiştiren malzeme (FDM), sıvı destekli ve hibrit olmak üzere üç farklı batarya termal yönetim sistem (BTYS) tasarımı yapılmıştır. BTYS'lerin etkinliği maksimum sıcaklık ve sıcaklık dağılımı dikkate alınarak belirlenmiştir. 20 Ah kapasiteli batarya modülü için soğutmanın uygulanmadığı durumda üç farklı deşarj hızında (2C, 3C ve 4C) simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Ardından en uygun termal yönetim sisteminin belirlenmesi amacı ile FDM ile, sıvı destekli ve hibrit BTYS'nin simülasyonları gerçekleştirilmiştir. FDM ile BTYS'nin etkinliği üç farklı deşarj hızında incelenmiştir. Sıvı destekli BTYS için su ve Al2O3 nanoakışkanı olmak üzere iki farklı soğutma ortamının termal performansı dört farklı Reynolds (Re) sayısında (250, 500, 750 ve 1000), üç farklı hacim oranında (%0.5, %1 ve % 2) ve dört farklı nanopartikül geometrisinde (basık küremsi, blok, silindir ve platelet) incelenmiştir. Hibrit BTYS'nin soğutma etkinliği dört farklı Re sayısında ve üç farklı hacim oranı dikkate alınarak incelenmiş olup soğutma kanallarının FDM üzerindeki ısıl performansa etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmada yapılan tüm simülasyonlar için hesaplamalı akışkanlar yazılımı olan Ansys Fluent programı kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde maksimum sıcaklıkta %28 oranında bir iyileşme sağladığı saptanmış olup bu oran FDM ve sıvı destekli soğutma tekniklerinde sırası ile %26 ve %27'dir. Ancak sıcaklık farkı incelendiğinde sadece hibrit ve faz değiştiren malzemenin optimum sıcaklık farkı olan 5 °C'nin altına düşürdüğü belirlenmiştir. Hibrit soğutma tekniği, FDM'nin erime başlangıç zamanını azalmasını ve katı faz içerisindeki sıvı faz dağılımını azaltılmasını sağlar ve parafin malzemesinin soğutma verimini arttırır. Bu sebeple, hibrit BTYS'nin batarya modülünün soğutulmasında en uygun strateji olduğu belirlenmiştir.