Marmara University
Discipline

İş Güvenliği Anabilim Dalı

Marmara University

34

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

34 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kağıt endüstrisinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin değerlendirmeler ve iyileştirme önerileri

Kağıt endüstrisi; ülkemizde ve dünyada kişi başına kağıt tüketiminin artmasıyla birlikte büyüyen ve ürün çeşitliliği olan potansiyel bir sektördür. Yapılan bu araştırma ile iş sağlığı ve güvenliği kavramı irdelenerek, son dönemde kağıt sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının nedenleri araştırılarak çözüm önerileri geliştirilmiştir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun yürürlüğe girmesi ile birlikte, iş sağlığı ve güvenliği alanında iş kazası ve meslek hastalıklarının gerçekleşmesini önlemeye yönelik bir yaklaşım yasal olarak benimsenmiştir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca, iş yerlerindeki çalışma ortamının sağlıklı ve güvenli olup olmadığının, iş kazalarını önlemeye yardımcı olan önlemlerin alınıp alınmadığının tespit edilmesi ve varsa uygunsuzlukların giderilmesi amacıyla denetimler yapılmaktadır. Yapılan bu çalışmada, 7 ilde yer alan kağıt ve kağıt ürünleri imalatı yapan 106 iş yerinde, 2014 yılında yapılan denetim verileri derlenerek ve tespit edilen temel riskler sınıflandırılarak denetimlerin iş yeri üzerindeki olumlu etkileri araştırılmıştır. Sektördeki işletmeler için tehlikelerin belirlenerek alınabilecek önlemlerin değerlendirilmesi, pratik ve yol gösterici çözümlerin oluşturulması hedeflenmiştir. Çalışma sonucunda, yapılan proaktif denetimlerin kağıt ürünü imal eden iş yerlerinde yüksek oranda iyileşme sağladığı görülmüştür.

Kağıtİş Sağlığı ve Güvenliği Kanunuİş kazaları+2
Işın Özkul Tekin
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü araştırma laboratuvarlarında atık yönetimi

Bu tez kapsamında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Araştırma Laboratuvarları'nda sürdürülebilir verimli atık yönetim basamakları mevcut yönetmelik ve literatüre göre incelenmiş, bölüm çapında atık yönetimi konusunda yapılan uygulamalardan bahsedilmiştir. Atıkların tanımlanması, etiketlenmesi, toplanması, geçici depolanması, nihai bertarafı ve geri kazanım faaliyetlerinin uygulanabilirliği tartışılmıştır. Ayrıca bölümün araştırma laboratuvarında kullanılan kimyasalların farklı türde ve miktarlarda olmasından dolayı anorganik kimya araştırma laboratuvarları örnek alınmıştır. Anorganik kimya araştırma laboratuvarlarında ortalama olarak yıllık kullanılan kimyasalların geri kazanım miktarı ve ekonomik girdisinin ne kadar olduğu tezde verilmiştir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde araştırma laboratuvarlarında oluşan atıkların doğru atık kodu ve atık tanımının yapıldığı ve atıkların depolanması konusunda gerekli önlemlerin alındığını, bununla birlikte anorganik kimya araştırma laboratuvarında geri kazanılan çözücülerin bölüm ekonomisine %82,57 oranında katkı sağladığı gözlenmiştir.

Aslıhan Karaer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dalyan balıkçılığının iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

Dalyanlar kıyı lagünlerinin su giriş çıkışlarının kontrollü bir şekilde kullanılması, su ürünleri üretiminin gerçekleştiği alanlarda iş sağlığı ve güvenliği faaliyetleri kapsamında tehlikeli sınıf içerisinde yer alan balıkçılık sektörünün bir parçasıdır. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliği açısından dalyan balıkçılığının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu sebeple, Ege Denizi kıyılarında aktif faaliyetine devam eden 6 dalyan arasından rastgele 3 dalyan belirlenmiştir ve Ekim 2017 – Nisan 2018 tarihleri arasında 92 dalyan çalışanı ile yüz yüze anket çalışmaları yapılmıştır. Ankete katılan balıkçıların %97'si erkek, %3'ü bayan çalışanlardan oluşmaktadır. D1'de %90'ı, D2'de %74'ü ve D3 çalışanlarının tamamı ilköğretim mezunudur. Çalışanların işe girişlerde D1 (%29), D2 (97) ve D3 (%17) sağlık muayeneleri yapılmıştır. Mesleki iş kazaları ve meslek hastalıkları hakkında çalışanların D1'de %25'i, D2'de %29'u ve D3'de %26'sı haberdar olmaktadır. Dalyanlarda en fazla yaşanan iş kazalarında %50 kesilme, %19 ezilme, %16 kırık-çıkık, %9 boğulma ve %6 baş bölgesi yaralanmaları yaşandığı tespit edilmiştir. Dalyan kuzuluklarında iş kazalarının en fazla yaşandığı alan iskele platformlarını çalışanların D1'de %44'ü, D2'de %11'i ve D3'de %35'i güvenli bulmamaktadır.

Seda Köken
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ege Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi Müzesinde (ESFM) havaya karışan formaldehit buharının miktarının belirlenmesi ve buna karşı alınması gereken koruyucu önlemler

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Müzesinde (ESFM) ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs'ın iç sularında ve sahillerinde gerçekleştirilen bilimsel seferlerde toplanan ve tayin edilen türlere ait bireyler koruma altına alınmaktadır. Bu bireylerin büyük bir kısmı çeşitli bilimsel araştırmalara temel oluşturmakta ve karşılaştırma materyali olarak kullanılmaktadır. Müze koleksiyonuna ait bireyler %10'luk formalin solüsyonu veya %70 etil alkol içerisinde saklanmaktadır. Formaldehit, kanserojen olarak bilinmektedir. Bu çalışmada ESFM de yer alan formalin solüsyonundaki örneklerin müze ortamında havaya yaydığı formaldehit buharının ölçümü ve ortamın iyileştirilmesine yönelik risk analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada L tipi matris yöntemine göre risk değerlendirmesi yapılmış olup, 21 adet risk teşkil eden tehlike tespit edilmiştir. Tespit edilen risklerden, 8 tanesi ise tolere edilemez, 10 tanesi yüksek ölçekli risk ve 3 tanesi orta risk seviyesindedir. Müzede yapılan formaldehit buharı ölçümleri sonucunda mesleki maruziyet sınırı olan 0,3 ppm den daha fazla konsantrasyonda formaldehit buharı ölçülmüştür. Formaldehitle çalışılan bu ortamda formaldehit konsantrasyonun 0,3 ppm düzeyinin altında tutmak gerekmektedir. Formaldehitin zararlı etkilerinden korunmak için kişisel koruyucu ve donanım ekipmanlarının kullanılması gerekmektedir. Kronik konjunktivit, üst ve alt solunum yolu hastalıkları bulunan personel hastalıkları tamamen geçene kadar müze ortamından uzak durmalıdır. Mümkün olduğunca personel arasında uygun dönüşümler sağlanarak formaldehit ile temas süreleri düşürülmelidir.

Meryem Akalin
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma ortamında kullanılan bazı malzemelerin zemin kayma seviyelerinin belirlenmesi

Çalışma ortamlarında çeşitli sebeplerden dolayı farklı kirleticilere (su, yağlar, toz formunda maddeler, yüzey temizlik malzemeleri, vb.) maruz kalan zemin yüzey kaplamaları güvensiz koşullar oluşturmaktadır. Bu koşullar nedeniyle çalışanların aynı düzeyde kayma, tökezleme ve düşme olayına maruz kalması sonucu, kaza günü çalışmaya devam edebileceği gibi kısa-orta-uzun dönem işten uzak kalması, sakat kalması, hayatını kaybetmesi şeklinde sonuçlardan başka; tedavi masrafları, ödenen tazminatlar, işten uzak kalınması sebepleriyle ülke ekonomilerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bu sebeple, çalışma ortamlarında doğru zemin malzemesi seçilmesi, güvenliği arttırıcı önlemler alınması, hukuki cezai yaptırımlara maruz kalınmaması açısından önem arz etmektedir. Bu tezde çalışma ortamlarında yaygın olarak kullanılan ve çeşitli sebeplerle farklı kirletici maddelere maruz kalan bazı zemin kaplamalarıyla, bazı ayakkabı taban malzemeleri arasındaki statik ve dinamik sürtünme katsayıları ile güvenli eğim açıları belirlenmiştir. DIN 51097 ve DIN 51130 standartlarına göre düşük kayma riski değeri 0,43≤ µ ve üstü kabul edilirken, ASTM ve UL ye göre güvenli kayma riski seviyesi 0,50≤ µ <0,60 arasında, oldukça güvenli kayma riski seviyesi 0,60≤µ, güvenli kabul edilen eğim açısı 24≤ olarak kabul gören referans değerlerle karşılaştırılarak zemin-taban ilişkilerinin güvenlik sınıflandırılması belirlenmiştir. Beş farklı tip taban malzemesi ile kirletilmiş 7 farklı tip yüzey malzemesi arasındaki kaymazlık özellikleri incelenmiş ve zemin yüzeyinin su, kimyasal yüzey temizleyicisi gibi kirletici maddelere maruz kalması durumlarında kayma riskinin yükseldiği anlaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Zemin özellikleri, düşme, çalışan sağlığı, iş güvenliği, ofis ergonomisi, yüzey pürüzlüğü,

Murat Diker
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Biyolojik araştırmalarda özel laboratuvar donanımlarından kaynaklanan elektromanyetik alan şiddeti verilerinin ve biyolojide arazi çalışmaları risklerinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amaçları, özellikle biyoloji laboratuvarlarında kullanılan bazı elektrikli-elektronik aygıtlardan kaynaklanan elektromanyetik alan (EMA) yoğunlukları ile biyolojik arazi araştırmalarındaki özel risklerin, iş sağlığı ve güvenliği bağlamında belirlenmesidir. Araştırmanın ilk aşamasında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'ndeki mikrobiyoloji ve mikrobiyolojik analiz ve genetik araştırma laboratuarlarında kullanılan 30 farklı aygıtın EMA yoğunlukları PCE-EMF 823 elektromanyetik radyasyon analizatörüyle 1cm, 5 cm ve 50 cm mesafelerde ölçülmüş, istatistiksel veriler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bütün ölçüm mesafelerinde en yüksek EMA değeri vorteks aygıtında kaydedilmiştir. İkici aşamada ise biyolojik arazi çalışmalarına özel risklerin belirlenebilmesi için, farklı üniversitelerde ve bir şirkette çalışan 150 gönüllü katılımcıya uygulanan özgün bir anketle elde edilen veriler SPSS programıyla değerlendirilmiştir. Buna göre büyük çoğunluğu önceden iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almış olan katılımcıların, biyoloji arazi araştırmalarındaki potansiyel tehlikeler ve risk analizi konularındaki farkındalıklarının yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır.

Hande Yabacı
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çoklu ağır metal toksisitesinin biyolojik sistemlerde incelenmesi ve iş güvenlik kriterlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırmada, Cr (VI), Ni (II) ve Cu (II) ile maruziyetinin biyolojik sistem üzerindeki tekil ve birlikte bulunduğu ortamlardaki çoklu toksisite etkileri aditif, sinerjik veya antagonistik olarak ortaya konulmuştur. Söz konusu ağır metaller biyolojik sistem olarak seçilen Vibrio harveyi'nin büyüme eğrisi üzerinde çalışılmış ve sırasıyla Cr (VI), Cu (II) ve Ni (II) için EC50 değerleri 2,5 g/ml, 4 g/ml ve 6 g/ml olarak hesaplanmıştır. Tekil toksisite sıralaması Cr (VI) > Cu (II) > Ni (II) olarak elde edilmiştir. Çoklu ağır metal toksisiteleri incelendiğinde, Ni (II) + Cu (II) sinerjik, Cu (II) + Cr (VI) aditifin biraz üzerinde ve Ni (II) + Cr (VI) antagonistik etki gösterdiği belirlenmiştir. Sıralama ise Ni (II) + Cu (II) > Cu (II) + Cr (VI) > Ni (II) + Cr (VI) olarak elde edilmiştir. İş güvenliği boyutunun incelenmesi amacıyla söz konusu ağır metallere tekil ve çoklu ağır metal içeren çalışma ortamlarında bulunan çalışanlara anket düzenlenmiştir. Çalışan beyanlarına göre değerlendirilen anket sonuçlarına göre tekli ağır metallerde toksik etki sıralaması Cr (VI) > Ni (II) > Cu (II) olarak belirlenmiştir. Ağır metal farkındalıkları ile ilgili sorulara aldığımız yanıtlar çalışan eğitimlerin yenilenmesi gerektiğini göstermektedir. Bu çalışmanın firma yetkilileri ve çalışanları ile paylaşılması ile bu farkındalığa dikkat çekilmiştir.

Aysu Yıldırım
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organiztaion(IMO)) sözleşmeleri çerçevesinde gemilerde iş güvenliği

Ulusal mevzuata 6331 sayılı İSG Kanunu'nun dahil edilmesiyle, bahse konu kanun isterleri denizcilik sektöründe de uygulanmaya başlanmış, uluslararası sefer yapan gemiler 6552 sayılı kanun ile İSG Kanunu kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu kapsamda 2015 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararına istinaden uluslararası sularda seyrüsefer icra eden Türk bayraklı gemilerde İSG Kanunu hükümleri yürürlüktedir. Karasularımızda icra edilen nispeten kısa süreli seyrüsefer ile akabinde liman yapan gemilerin, İSG ihtiyaçları genelde sorunsuzca karşılanabilmektedir. Uluslararası taşımacılıkla uğraşan Türk gemi şirketleri hem uluslararası sözleşme yükümlülüklerine tabi olarak uğranılacak liman devletinin gerekliliklerine göre hazırlık yapmakta, İSG Kanunu yükümlülüklerini de yerine getirmeye çalışmaktadır. Aslında denizcilik sektöründeki deniz emniyetine ilişkin uygulamaların ana omurgasını SOLAS ve STCW sözleşmeleri gereklilikleri oluşturmaktadır. IMO'nun ana sözleşmeleri olan SOLAS ve STCW, Türkiye tarafından onaylanmıştır. Bu çerçevede, Türk bayraklı gemiler, SOLAS'a uygunluk ile beraber İSG konusunda da önlemler almış olmaktadır. Bu çerçevede SOLAS, STCW sözleşmeleri ile özellikle İSG Kanunu'na benzer hükümler içeren ISM Kodu detaylı şekilde incelenmiştir. Çalışmamın devamında İSG Kanunu ile benzer hükümler içeren ISM Kod hükümleri kıyaslanmıştır. Halihazırda balıkçılıkla uğraşan gemiler haricinde İSG Kanunu'nun uygulanmasına yönelik yönetmelik mevcut değildir. Bu kapsamda mevzuat düzenlemelerine ihtiyaç bulunmaktadır. Türk bayraklı gemilerin deniz emniyetine ilişkin mevzuat kapsamında kontrolünü yapan, denize elverişliliklerini onaylayan ve belgelendiren Liman Başkanlıkları ile denizde kontrolleri yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı'na, İSG Kanunu hükümlerini de kontrol etme yetkisi/görevi verilebilir. İSG Kanunu hükümleri eklenmiş mevcut belgelerden farklı formatlarda, örneğin SMC, DoC gibi İSG sertifikalandırma yöntemi getirilebilir. Anahtar Kelimeler: Gemiler, IMO, ILO, ISM kodu, İSG Kanunu.

Yusuf Kapluhan
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok tehlikeli işyerlerinde kişisel koruyucu donanım kullanımı kontrolü için elektronik sistem tasarımı ve uygulaması

Tehlike sınıflarına göre üçe ayrılan (az tehlikeli, tehlikeli, çok tehlikeli), özellikle "çok tehllikeli" işyerlerinde işveren, toplu olarak koruma sağlayamadığı durumlarda kişisel önlemler almak ve bu aldığı önlemleri uygulatmaktan ve kontrolünden sorumludur. Yasa uygulamaları ve kontrolleri esnasında birtakım aksaklıklar yaşanmaktadır. Bu çalışmada yaşanılan aksaklıkların minimal düzeye indirilmesi için, toplu koruma önlemleri olmayan KKD (Kişisel Koruyucu Donanım) kullanılan çok tehlikeli iş yerleri için bir otomasyon sistemi tasarlanıp uygulanmıştır. İş yeri giriş kapısına takılan Radyo Frekanslarıyla Kimlik Tanıma Sistemi (RFID) sayesinde gerek işveren gerekse işçi için KKD kullanmama kaynaklı oluşabilecek uygunsuzluklar buradan itibaren kayıt altına alınmaktadır. Bu durum işverenin çalışmaya başlamadan önce önlem alması için kolaylık sağlamaktadır. KKD, işveren tarafından verilmediyse burada temini anlık sağlanmakta, KKD verildi ise işçinin ihmal durumundan kaynaklı bir eksiklik varsa, durum işverence kontrol altına alınarak gerekli işlemler yapılmaktadır. Böylece işveren; tasarlanan elektronik sistem yardımı ile girişte KKD kullanımı otomatik olarak sağladığından emin olmakta ve aynı zamanda giriş ve çıkışlarda personel takip sistemini de sağlamış olmaktadır. Sistemin çok tehlikeli bir iş yerinde beş gün boyunca bir metre aralıklarla onbeş saniyede bir yüzer defa denenmesi sonucu tekrarlanabilir sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Açılar ve uzaklıklar değiştirilerek ışınım ölçümleri açısından değerlendirilmiştir. Bu denemeler sonucunda alınan ölçümlerde hata payının olmadığı görülmüştür. Araya iletken engellerin gelmesi ölçüm alınımını engellemektedir. Kapıya konulacak turnike ve arduino sistem sayesinde çalışanlar tek tek geçirilerek RFID sistemin birden fazla kişinin KKD'sinin aynı zamanda okunmasından kaynaklanan kargaşa engellenmektedir. Sistemin önünden geçip işveren bilgisayarında görüleceğini düşünen çalışan KKD kullanımı konusunda daha bilinçli davranışlar gösterir. Ayrıca bu durum risk değerlendirme yötemlerinden L matris yönteminde incelendiğinde başta var olan büyük riskin "elektronik sistemin" kullanması ile kabul edilebilir risk seviyesinde verilerimize yansıdığı görülmektedir. İçeride ise çalışanın KKD kullanıp kullanmadığı kontrolünü işveren eski yöntemle, iş güvenliği profesyonellerinden yardım alarak, devam etmektedir.

Kişisel koruyucu donanımOptoelektronik sistemlerOrtak Sağlık ve Güvenlik Birimleri+2
Binnaz Çetin
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif hava örnekleme tekniği ile bazı uçucu organik bileşiklerin ortam havasında analizi

Hava örneklerinde uçucu organik bileşiklerin (UOBs) izlenmesi, son yıllarda insana ve çevreye olan zararlı etkileri nedeniyle büyük ilgi görmüştür. Bu çalışmada, hava örneklerinde etil benzen, p-ksilen, m-ksilen, o-ksilen, stiren, p- diklorobenzen, nonanal ve benzaldehit analizi için ucuz bir yöntem geliştirilmiştir. Bu amaçla, adsorbanları hazırlamada başlangıç materyali olarak filtre kahve atıkları kullanıldı. Bu materyale farklı işlemler uygulayarak dört farklı adsorban hazırlandı. Hava örneklerindeki UOBs'in örneklenmesi için bu adsorbanlardan adsorpsiyon tüpleri hazırlandı. Bunun için, uygun miktar adsorbanlardan bir cam tüpün içerisine sıkıca dolduruldu. Daha sonra hava numunelerindeki hedeflenen UOBs adsorpsiyon tüplerinin içinde adsorbe edildi. Adsorpsiyon prosesinden sonra, adsorbe olan hedef UOBs karbondisülfür (CS2) ile elüe edildi ve CS2 fazındaki hedef UOBs'in analizi gaz kromatografi tekniği ile yapıldı. Sonuçlar ticari aktif karbon ile de karşılaştırıldı ve en iyi sonuçlar 200-1 kodlu adsorban ile elde edildi. 200-1 kodlu adsorban kullanılarak oluşturulan yöntemin optimizasyonu gerçekleştirilmiş ve optimum koşullar altında, hedeflenen her UOBs'nin kalibrasyon eğrileri gerçekleştirilmiştir. Her bileşik için tespit sınırı (LOD), niceleme sınırı (LOQ), doğrusal aralık, gün içi tekrarlanabilirliği ve yöntemin günler arası tekrarüretilebilirliği hesaplandı ve kabul edilebilir sonuçlar elde edildi. Önerilen yöntem, hava numunelerinde hedeflenen bileşiklerin analizi için başarıyla uygulandı.

Dilan Akıllılar
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir metal boru hazırlama işletmesinde İSG tehlikelerinin belirlenmesi ve risklerin önlenmesine yönelik tespit ve öneriler

Bu tezde bir metal boru hazırlama işletmesi uzay alan olarak kullanılarak metallerin işlenmesindeki iş sağlığı ve güvenliği tehlike ve riskleri tespit edilmiş ve çözüm önerileri getirilmiştir. Çalışmada işletmedeki 182 kişinin katılım sağladığı bir anket ve eğitim çalışması yürütülmüş olup çıkan sonuçlar analiz edilmiştir. Çalışma; mevzuatın incelenmesi, yöntemin açıklanması, bu sektörde çalışan meslek grupları ve tehlikelerinin açıklanması, iş kazaları bakımından işletmenin değerlendirilmesi bölümlerinden oluşmaktadır. Metal işleme sektöründe iş makineleri kaynaklı risklerde tehlikelerin ortadan kaldırılamayacağı ve kontrol altında tutulması gerektiği, özellikle havalandırma konusunda hassasiyet gösterilmesi ve güvensiz davranışların önüne geçmede eğitimin büyük oranda etkili olduğu ortaya konulmuştur. Fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik, elektrik ve mekanik olarak tüm tehlike kaynakları olabildiğince çok skala üzerinden incelenmiştir.

Fatma Kalınkılıç
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Arıtma tesislerinin yapım ve işletmesinde karşılaşılan risklerin tespit edilmesi ve farklı risk değerlendirmesi metotlarının uygulanması

Tez kapsamında İzmir'in en büyük yüzeysel su kaynağı olan Tahtalı Barajı'ndan içme suyu elde eden Tahtalı (Görece) İçme Suyu Arıtma Tesisi bünyesindeki mevcut riskler tespit edilmiş, proses ve ortam çalışma koşulları açısından risk değerlendirmesi metotları bütünleşik olarak uygulanmıştır. Proses açısından incelenirken, HAZOP metodu kullanılmış, basınç ve akış parametreleri değerlendirilmiştir. Ortam ve çalışma koşulları açısından ise FINE – KINNEY metodu kullanılmıştır ve kaldırma araçları, kaynak işleri, elektrik işleri, kimyasallarla çalışma, yüksekte çalışma, kapalı alanda çalışma, laboratuvar çalışmaları, klorlama varil deposu ve filtre pres ekipmanları gibi birçok tehlike faktörü değerlendirilmiştir. Bu bütünleşik çalışma, risklerin tespit edilmesi ve bertaraf edilmesi açısından maksimum faydayı getirmiş, sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının tesisini kolaylaştıracak, alınacak önlemleri de içeren bir eylem kılavuzu ortaya konulmuştur.

Risk değerlendirmesiİçme suyu arıtma tesisleriİş güvenliği
Salih Deniz Islakoğlu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir ili çevresinde bulunan yem fabrikalarında biyolojik risk faktörlerinden mikrobiyal alerjenlerin belirlenmesi ve risk analizi

Bu tez çalışmasının amacı, biyoaerosol bakımından oldukça zengin mesleki çevrelerden biri olan yem fabrikalarının havasındaki mikrobiyal konsantrasyonun saptanması, alerjik reaksiyonlar ile ilişkili Aspergillus, Penicillium, Alternaria ve Cladosporium genuslarının oranlarının belirlenmesi ve 5x5 L - Tipi Matris yöntemi ile risk analizinin yapılmasıdır. Bu kapsamda, bakteri ve küflerin toplanması Eco-Mass 100 Hava Örnekleme cihazı ile yapılmıştır. 9,4×103 kob/m3 (9382 koloni) bakteri ve 9,4×103 kob/m3 (9412 koloni) fungus kolonisi izole edilmiştir. İdentifikasyonu yapılan 4 alerjen genusun koloni sayılarına göre dağılımları; 4489 koloni Aspergillus spp. (%47.7), 2179 koloni Cladosporium spp. (%23.2), 795 koloni Alternaria spp. (%8.5), 590 koloni Penicillium spp. (%6.3) ve 1359 koloni diğer grup (%14.4) şeklindedir. Bu çalışmada, örnekleme yapılan 3 yem fabrikasında da baskın genus Aspergillus spp. olarak saptanmıştır. Biyolojik risk etmenleri belirlenmiş ve risk analizi 5x5 L- Tipi Matris ile yapılmıştır.

Nefise Ünlüer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Asbestli söküm işlerinde asbest maruziyetinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden değerlendirilmesi

Asbest, doğal yollarla oluşmuş lifsi yapısı olan, ısıya ve kimyasallara karşı direnci ile yüzyıllardır dünyada farklı alanlarda kullanılmış bir mineraldir. Yıllarca "Sihirli Mineral" olarak adlandırılan asbest, son Yüzyılda "Zehirli Mineral" olarak gündeme gelmiş ve solunum yolu rahatsızlıklarına ve kanserlere neden olduğu için dünyada ve ülkemizde yasaklanmıştır. Halen kırsalda doğal kayaçlar içinde bulunması nedeniyle çevresel maruziyete neden olan asbest, halk adındaki amyant adıyla pek çok ürünün içinde kullanılmaktadır. Asbest, Ülkemizde 20.Yüzyılın ikinci kısmında yapılarda yoğun olarak kullanılmıştır. Son yıllarda önce Gemi Geri Dönüşüm Sektöründe, sonrasında ise kentsel dönüşüm faaliyetlerinin başlamasıyla kontrolsüz bina yıkımları, asbest konusunu gündeme getirmiştir. Bu tezin amacı eski binalarda asbest kullanıldığını ve bina yıkım ve tadilat işlerinin hem çalışanlar hem de yaşayanlar için büyük tehlike olduğunu ortaya koymak, binalarda asbestli olduğu tespit edilen malzemelerin söküm ve yıkımlarının güvenli gerçekleşmesi için izlenecek yollar hakkında öneriler sunmaktır. Bu amaçla çeşitli yıkım alanlarından alınan numuneler farklı metotlarla incelenmiş ve asbestli söküm işi için risk değerlendirmesi yapılmıştır. Bu analizler, eski binaların yıkım ve söküm işinde çalışanların asbeste maruz kaldıklarını kanıtlamıştır. Tez çalışmasında yer alan ve dört farklı malzeme için malzeme değerlendirme algoritması hazırlanmış, asbestli her malzeme için risk değerlendirmesi yapılmış ve alınması gereken önlemler belirlenmiştir. Aliağa Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinde sökümü yapılan gemilerde asbestli çalışmaların nasıl yapıldığı araştırılmış ve burada yapılan kontrollü ve denetimli asbest söküm işlerine, örnek teşkil etmesi için tez çalışmasında yer verilmiştir. Kentsel dönüşüm, hem yıkım ve söküm işinde çalışanlar için hem de söküm, yıkım alanları çevresinde yaşayanlar için asbest maruziyeti konusunda büyük risk taşımaktadır. Bu çalışma ile asbestli söküm işlerinde asbest maruziyetinin önlenmesi için iş güvenliği yöntemlerinin araştırılmasının yanı sıra, "Asbest Maruziyeti Bilinci" ni arttırmak da hedeflenmiştir. Sonuçlar ve öneriler kısmında; • Asbestli söküm işlerinde asbest maruziyetinin değerlendirilmesi, • Yaşadığımız şehir İzmir dahil, büyük şehirlerde 1970 yılı ve sonrasında yapılan kamu binalarında-üniversite, hastane, okul v b…- "Asbest Envanteri" çalışması yapılması, • Bu binalarda yıkım ve tadilat işleri sırasında asbest maruziyetine karşı gerekli önlemlerin alınası, konularının önemi yer almaktadır. Bu çalışma ile aynı zamanda, büyük şehirlerde kentsel dönüşüm nedeniyle karşılaşılabilecek asbest maruziyetinin ortadan kaldırılması için yerel yönetimlerin çalışma yapmaları konusuna da değinilmiştir. Anahtar Kelimeler : Asbest, asbestli söküm işleri, asbest maruziyeti, kentsel dönüşümde asbest

Ayşe Selda Altıntop
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fabrikasyon metal ürünleri imalatında iş kazalarının projeksiyonu ve risklere ilişkin alınacak önlemler

Bu tezde, son yıllarda ülkemizde iş kazalarının en çok meydana geldiği Fabrikasyon Metal Ürünleri sektöründe geleceğe yönelik iş kazası sayılarının tahminleri yapılmıştır. Yapılan tahminlerin hataları tahmin hataları yöntemleri kullanılarak hesaplanmıştır. İş kazaları üzerine yapılacak tahminler ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliğine yönelik çalışmaların iş yerleri üzerindeki etkinliğini ölçmek açısından önemli bir yere sahiptir. İş kazası sayılarının çok yüksek olduğu bu sektörde meydana gelecek iş kazalarını önlemek ya da en aza indirmek için iş güvenliği önlemelerinin alınması gerekmektedir. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı(AÇSHB) Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca, iş yerlerinde çalışma ortamının güvenlik ve sağlığına yönelik denetimler yapılmaktadır. Çalışmanın ikinci kısmında, 2017 yılında, 3 ilde yer alan fabrikasyon metal ürünleri imalatı yapan 15 iş yerinde yapılan denetimler sonucu tespit edilen, iş kazalarına neden olabilecek mevzuata aykırı ve noksan hususlar belirlenmiştir. Bu hususlara skorlar verilerek en yüksek skora sahip 3 adet tehlike ve risk oluşturacak durum saptanmış ve bunlara yönelik alınması gerekli önlemler üzerinde durulmuştur. İş kazası sayılarının tahmini yapılırken geçmiş veriler için Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) tarafından yayınlanan "İstatistik Yıllıklarından" yararlanılmış ve kantitatif tahmin yöntemleri kullanılarak tahminler yapılmıştır. Tahmin hatalarının hesaplanmasında MAD ve MAPE hata terimi yöntemleri kullanılmıştır. Anahtar sözcükler: İş güvenliği, iş kazası tahmini, kantitatif tahmin yöntemleri, MAD, MAPE, tehlike ve riskler, önlemler

Pınar Akman Duran
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir üçüncü sanayi sitesindeki ergonomik sorunlar

Bu araştırmada, İzmir Üçüncü Sanayi Sitesinde bulunan küçük ve orta boy işletmelerdeki ergonomik sorunlar irdelenmiştir. Çalışmamızda öznel raporlama yöntemi kullanılarak, çalışanların kas iskelet sistemi rahatsızlıklarını (KİSR), çalışma ortamlarının çevresel şartları, bireysel alışkanlıkları ve iş yerlerinin organizasyonel durumları anket yöntemi ile araştırılmıştır. 34 farklı KOBİ' de 101 adet çalışan ile anket yapılmıştır. Altı aşamalı olarak gerçekleştirilen anket sonuçları analiz edilmiştir. Elde edilen çevresel, bireysel, organizasyonel verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Farklı anket gruplarının birbirleri ile olan ilişkileri irdelenmiştir. KİSR oluşumlarının saptanmasında Türkçe Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıkları Anketi (T-CMDQ) kullanılmıştır. Katılımcıların beyanları doğrultusunda demografik veriler ile zorlayıcı iş tanımları arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. KİSR oluşumu ile zorlayıcı vücut hareketleri arasında yapılan tek yönlü regresyon analizinde anlamlı ilişkiler bulunmuş % 10,9' luk bir istatiksel ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca organizasyonel memnuniyetsizlik ve KİSR oluşumu ile anlamlı istatistikler saptanmıştır ve % 9,7' lik istatiksel bir ilişki tespit edilmiştir. KİSR oluşumunu açıklamak için yaptığımız korelasyonda, bireysel faktörlerle anlamlı sonuçlar göstermiş, % 18,1 oranında istatiksel ilişki gözlemlenmiştir. Araştırma örnekleminde Cronbach's Alpha değeri ise 0,782 olarak tespit edilmiştir.

Seçkin Akyıldız
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Asansör montaj işlemlerinin iş güvenliği ve ergonomik yönden değerlendirilmesi

Turgay Şeren
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çimento sektöründe gaz ve toz patlama riskinin iş güvenliği açısından incelenmesi ve korunma dokümanı hazırlanması

Endüstrinin hızlı bir şekilde gelişimi ile birlikte iş sağlığı ve güvenliğinin önemi de artmaktadır. Çıkartılan yönetmelikler ile gerek insan hayatını korumak için nelerin yapılması gerektiğini gerek bu ortamlarda nasıl bir teçhizat kullanılması gerektiğiyle ilgili ülkemizde bu konunun temelinin oluşması sağlanmaktadır. Patlayıcı ortamlar iş güvenliğinin önemli bir alt başlığını oluşturmaktadır. Bu ortamlara endüstriyel üretim yapılan yerlerde sıklıkla rastlanmaktadır. Gaz ve toz patlamaları korkunç yaralanmalar ve ölümlere sebep olabilmektedir. Ekonomik yönden bakıldığında ise şirketlere çok ciddi mali kayıplar getirmektedir. Bu tez kapsamında çimento sektörü referans alınarak ulusal ve uluslararası standartlar çerçevesinde; patlayıcı ortamlar ile ilgili genel bilgilendirme, tehlikelere karşı alınabilecek önlemler, patlayıcı ortamların sınıflandırılması ve risk değerlendirilmesi, ex-proof (patlamaya karşı korunmuş) ekipman seçim kriterleri, patlama riskinin önlenmesi veya minimuma indirilmesi ile iyi bir çalışma ortamının oluşturulmasının sağlanması amaçlanmıştır.

İş güvenliği
Atahan Çobanoğlu
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

CUT and fill üretim yöntemi uygulayan yeraltı altın madenlerinde sığınma istasyonu kurulması parametrelerinin değerlendirilmesi

Bu tezde kes doldur (cut and fill) üretim yöntemi uygulayan yeraltı altın madenlerinde sığınma istasyonu kurulması için gereken parametreler değerlendirilmiştir. Sığınma istasyonu kurulmasında göz önüne alınması gereken parametreler ve bu parametrelere ek olarak yapılması gerekli altyapı çalışmalarına değinilmiştir. Kurulan sığınma istasyonunun, maden işletmesinin acil durum planına eklenerek acil durum planının revize edilmesi, bu konuda personelin bilgilendirilmesi sonucunda yeraltı çalışma ortamlarının daha güvenilir hale getirilmesine çalışılmıştır.

Ömür Sönmez
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Biyolojik sistemlerde borun toksik riskleri ve etkilerinin iş güvenliği açısından incelenmesi

Bu tez çalışmasında Bor bileşiklerinin yol açabileceği toksik etkilerin iş sağlığı ve güvenliği açısından önemini ortaya koymak amacıyla biyolojik sistemler üzerinde etkileri araştırılmıştır. Bu kapsamda yapılan çalışmalarda B(III) ile çalışanların aynı anda birden fazla kirliliğe maruz kalması durumunda ortaya çıkabilecek toksik etkileri de belirlemek amacıyla Cd(II) ve Cr(VI) ağır metal iyonlarının B(III) toksisitesine etkileri incelenmiştir. Akut toksisite denemeleri, lüminesans bir bakteri türü olan Photobacterium kishitanii ile Microtox test yöntemi kullanılarak yapılmıştır. B(III), Cr(VI) ve Cd(II) metal iyonlarının tekli ve ikili çözeltileri için farklı konsantrasyonlar ve farklı maruziyet sürelerinde % inhibisyon ve EC50 değerleri hesaplanmıştır. Deneysel çalışmamızı desteklemek amacıyla tekli ve ikili metal çözeltilerinin toksisitesi modellenmiştir. Yapılan modelleme sonuçları ile deneysel sonuçlar birbirini desteklemektedir. Son olarak borun tekil toksisitesi ve ağır metal maruziyetinin Bor'a etkisiyle ortaya çıkabilecek tehlike ve riskler tartışılmış ve olası zararlardan korunmaya yönelik çözüm önerilerine değinilmiştir. Bu tez çalışması borla çalışılan endüstrilerde Bor maruziyetinin yol açabileceği sorunlara dikkat çekmek ve iş sağlığı ve güvenliği kapsamında işverenlerin ve çalışanların bilgilendirilmesini sağlamak açısından önem arzetmektedir.

Elif Ulağ
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ölçekli bir metal işleme atölyesindeki kaldırma ve taşıma işlerinin ergonomik açıdan değerlendirilmesi

Bu araştırmada, küçük ölçekli bir metal işleme atölyesindeki kaldırma ve taşıma işleri ergonomik açıdan değerlendirilmiştir. Çalışmamız; "açık ve kapalı halı saha demir aksamı yapımı, tel ve branda, suni çim halı döşenmesi ve elektrik aksamlarının yapımı ve montajı" yapan bir firmanın metal işleme atölyesinde gerçekleştirilmiştir. Üretim safhaları izlenmiş, buradaki kaldırma ve taşıma işlemleri kayıt altına alınmış, risk değerlendirmeleri MAC (Manual Handling Assessment Charts) ve KIM (Key Indicator Method) yöntemleriyle hesaplanmıştır. Ayrıca genel olarak tüm faaliyetler ergonomik değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Yapılan çalışmalar neticesinde, çalışmaya konu atölyede çokça kaldırma ve taşıma işi yapıldığı, bu işler gerçekleştirilirken ergonomik prensiplere uygun davranış ve çalışma modellerine uyulmadığı görülmüştür. Bunun yanında genel olarak atölye ortamının ergonomik bakımdan uygunluk düzeyinin yetersiz olduğu, iş sağlığı ve güvenliği ilkelerine yeterli öncelik verilmediği tespit edilmiştir.

Bilişsel ergonomiİş güvenliği
Soner Çakır
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İş güvenliği faaliyetlerinde stratejik plan oluşturmanın öneminin belirlenmesi ve hazır beton sektöründe faaliyet gösteren bir firmada örnek bir stratejik plan hazırlanması

İş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi için oluşturulan iş sağlığı ve güvenliği yönetimi ve organizasyonun atacağı ilk adım risk değerlendirme çalışmalarını yürütmektir. Risk değerlendirme çalışmaları yapılırken tehlikeler ve riskler belirlenerek bu tehlike ve risklerin azaltılmasına yönelik önlemler belirlenmektedir. İş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi yönetmeliğinde belirtilen süre ve şartlarda risk değerlendirmesinin yenilenmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında ise işletmelerde yapılacak olan iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında risk değerlendirmesinde ek olarak yapılacak yeni bir risk yönetimi sistemi olarak stratejik planlamanın yapılabileceği gösterilmiştir. Stratejik planlamanın ne olduğu, stratejik planlama yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Tez çalışmasının diğer aşamasında hazır beton sektörüyle ilgili literatür çalışması yapılmış, hazır beton sektörü ile ilgili yapılan risk değerlendirme çalışmaları incelenmiş, bunlara ek olarak hazırlanan bir kontrol listesi ile hazır beton santrallerindeki durum analizi yapılmıştır. Yapılan durum analizine göre hazır beton sektöründe iş güvenliği stratejik planlanması hazırlanmıştır .

Eren Haydan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesinde faaliyet gösteren deniz balıkları kuluçkahanelerinde çalışanların iş güvenliği kapsamındaki mesleki risk bilgi düzeylerinin belirlenmesi

Bu tez kapsamında, Ege Bölgesinde faaliyet gösteren deniz balıkları kuluçkahanelerinde çalışan personele iş güvenliği konuları ile alakalı anket çalışması uygulanmıştır. Bu kapsamda, kuluçkahane çalışanlarının iş güvenliği içerisinde mesleki risk bilgileri ve iş sağlığı ve güvenliği konularına bakış açıları incelenmiştir. Ayrıca çalışanların iş sağlığı ve güvenliği hakkındaki bilgilere ulaşabilme becerisi, mesleki riskleri ve meslek hastalıkları ile ilgili farkındalıkları, çalışma ortamında bulunan risklere karşı genel tutumları ve iş yeri ile alakalı sahip oldukları psikolojik olguların belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket çalışması sektörün üretiminin yaklaşık %85'ini kapsayan 5 farklı deniz balıkları kuluçkahanesinde 226 sektör çalışanı ile gönüllülük esasına dayalı olarak yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Çalışanlara sosyodemografik, iş güvenliği ve meslek bilinci açısından farklı içerikte anket çalışması uygulanmıştır. Elde edilen bulgular içerisinde çalışanların deneyimledikleri sağlık sorunlarının benzer olması, iş güvenliğinin önemli olduğunu düşünmelerine rağmen konuyu özümseyememeleri, içinde bulundukları iş sektöründen genel olarak memnun oldukları halde ücret dengesini yetersiz buldukları gibi konular ön plana çıkmaktadır.

Selçuk Uyumsal
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sualtı dalgıçlığında iş güvenliği uygulama esaslarının incelenmesi

Bu tez kapsamında İzmir bölgesinde ki dalış merkezlerinin ve bu merkezlerde çalışan eğitmenlerin mevcut yönetmelik ve standartlara ne derece uyduğunun incelenmesi, dalışlarda karşılaşılan sorunların neden kaynaklandığının araştırılması, eğitmenlerin bilgi ve tecrübelerinin araştırılması ayrıca bu bölgede ki dalış merkezlerinde donanımlı dalış eğitimi almış veya en az bir kere dalış gerçekleştirmiş dalıcıların özellikleri, yapmış oldukları donanımlı dalışlarda karşılaştıkları sorunların neden kaynaklandığının araştırılması ve bu alanda alınan güvenlik önlemlerinin iş güvenliği açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda eğitmenlere ve dalıcılara sorulmak üzere iki farklı anket oluşturulmuştur. Anket çalışması 30 eğitmen ve 30 dalıcı ile Mayıs-Haziran 2017 ayları arasında yüz yüze görüşme yöntemi ile uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde bu bölgede gerçekleştirilen donanımlı dalışların mevcut yönetmelik ve talimatlara uygun olarak yapıldığı ayrıca herhangi bir ölümcül kazanın yaşanmamış olması dalış güvenliği açısından gerekli önlemlerin alındığını göstermektedir. Ayrıca dalıcılar açısından da, bu bölgede herhangi bir dalış merkezinde gerçekleştirdikleri dalışları güvenli buldukları ve çok önemli bir sorunla karşılaşmadıkları gözlenmiştir.

Oğuzhan Takıcak
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Genel mikrobiyoloji laboratuvarlarında ergonomik yüklenimin reba ve rula yöntemleri ile belirlenmesi

Çalışmada, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi EGEMİKAL Mikrobiyolojik Analiz Laboratuvarında, mikroskop, pipet ve biyogüvenlik kabini ile yapılan çalışmalar esnasında oluşan ergonomik risk faktörleri, yerinde sözlü ve fotoğraf kayıtları ile, gözlem ve AutoCad programı aracılığıyla belirlenmiştir. Bu faktörlerin 5 laboratuvar çalışanı üzerine uyguladığı ergonomik yüklenim şiddeti, tüm vücut analizi (REBA) ve üst eksremitelerin analizi (RULA) yapılarak değerlendirilmiştir RULA analizi sonucu her 3 çalışma pozisyonu için personellerde ergonomik yüklenim şiddeti genel itibariyle yüksek olarak belirlenmiştir. REBA analizi sonu her 3 çalışma pozisyonu için personellerde ergonomik yüklenim şiddeti, mikroskopla çalışma hariç, yüksek olarak belirlenmiştir. Elde edilen skorlar doğrultusunda yanlış çalışma duruşlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Çalışmada yanlış çalışma duruşlarının önlenmesi ve ergonomik çalışma şekline uygun prosedürler geliştirilerek, laboratuvar çalışanlarının, laboratuvar ergonomisi hakkında farkındalığın arttırılması istenmiş, oluşabilecek kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının engellenmesi hedeflenmiştir.

İhsan Cem Günay
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Karbon nanotüplerin çalışan sağlığı açısından yapılmış çalışmalarının değerlendirilmesi

Mikroskobik boyutlu parçacıklarda maruziyet çalışan sağlığı açısından yüksek risk teşkil etmektedir. Küçülen parçacık boyutuyla paralel olarak malzemenin fiziksel, kimyasal ve toksikolojik özelliklerinde büyük değişimler gözlenmektedir. Nanoteknoloji çağı ile birlikte malzemeler nano boyutta üretilip, kullanılmaktadır. Birçok uygulama alanına sahip bu teknolojiyle üretilen "nano" boyuttaki malzemelerin sayısı hızla artmaktadır. Bunlarla birlikte bu tür mikroskobik boyuttaki parçacıklara maruz kalan çalışan sayısı da artmaktadır. Maruziyet şekli, miktarı ve maruziyet etkileri nanomalzeme maruziyeti için önemli parametrelerdir. Nanomalzeme maruziyeti üç yolla gerçekleşir; solunum, deri ve yutma. Bu üçü arasında solunum ile maruziyet en muhtemel maruziyet şeklidir. Nano ölçek oldukça küçük parçacıkları ihtiva ettigi için kütlece çok az miktardadır. Nanoparçacık maruziyetini kontrol etmeye, azaltmaya ve işyeri ortamında ölçümünü gerçekleştirmeye yönelik henüz standart bir metot geliştirilememiştir ve spesifik bir nanoparçacığa yönelik maruziyet sınır değeri de kesin olarak belirlenememiştir. Bu tez kapsamında, bir nanoparçacık olan karbon nanotüplerin sentez ve karakterizasyon yöntemleri, çalışma ortamında risk değerlendirmeleri, mevcut örnekleme metodları, muhtemel risk faktörleri, hücre kültür denemeleri, çeşitli toksisite çalışmaları ve çalışan sağlığına etkileri tartışılmıştır.

İlkay Karakurt
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık personelinin çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü algı düzeylerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Artvin İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı hastanelerinde çalışan sağlık profesyonellerinin çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü algı seviyelerini belirlemeye yönelik tanımlayıcı bir saha çalışmasıdır. Çalışmada veriler Yorgun ve Atasoy tarafından geliştirilen Çalışan Sağlığı Ve Güvenliği Kültürü Ölçeği aracılığı ile toplandı. Veriler SPSS for Windows 16,0 programında ölçeğin yapı uygunluğunu test ekmek için doğrulayıcı faktör analizi ve iç geçerlilik uygunluğu için Cronbach's Alpha katsayısı belirleme analizleri yapıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğunun test edilmesi için Kolmogorov Smirnov/Shapiro- wilk testi kullanıldı. Değişkenler normal dağılıp dağılmamalarına göre Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri ile analiz edildi. Ölçek faktörlerinin kendi aralarında ve genel ölçek değeri ile olan ilişkisini belirlemek amacı ile Sperman Korelasyon testi yapıldı. Sonuçlar %95 güven aralığında p<0.05 düzeyi anlamlı olarak kabul edildi. Çalışmada; Ölçek genel ortalama ve yüzdesi (3.74±0.67,%75) ve en yüksek ortalama ve yüzdesi (4.05±0.74,%81) "Enfeksiyon Önleme" alt boyutu, en düşük ortalama ve yüzdesi (3.52±0.93,%70) ise "Şiddeti Önleme" alt boyutudur. Çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü algısı ile çalışanların cinsiyetleri, çalışan güvenliği hakkında eğitim alma, meslek, eğitim, yaş grupları, ünitede çalışma süresi ve toplam hizmet yılı durumu anlamlı bir farklılık gösterdiği, ölçeğin tüm alt boyutlarının hem kendi aralarında hem de genel algı oranı ile p<0.01değerine göre anlamlı ilişki olduğu ve oluşturulan toplam 15 hipotezin 8'i kabul 7'si red edildi. Analiz sonuçlarına göre çalışanların Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Kültürü algılarının yüksek olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Sağlık Çalışanı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Kültürü

Güvenlik kültürüSağlıkSağlık personeli+2
Figen Çam
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

AEL/Kışlaköy Açık maden İşletmesi batı nihai şevinin olasılığa dayalı duraylılık ve risk analizi

Kışlaköy açık ocağındaki Batı Nihai şevinin duraylılık analizi olasılık teorisi kullanılarak hesaplanmış ve olası iş güvenliği riskleri değerlendirilmiştir. Çalışmada EÜAŞ Genel Müdürlüğü tarafından çeşitli tarihlerde yürütülen jeoteknik çalışmalardan üretilen veriler kullanılmıştır. Şev duraylılığı hem deterministik hem de olasılıklı yöntemler kullanılarak incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında, şev kaymasını tetikleyebilecek deprem, yer altı su seviyesindeki değişiklikler gibi mekanizmaların şev duraylılığı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak yer altı su seviyesindeki değişikliklerin ve sismik yüklerin şev duraylılığı üzerinde risk yaratabileceği görülmüş ve Bati Nihai Şevi'nin statik şartlarda güvenli olduğu anlaşılmıştır.

Oğuz Burak Ural
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki iş kazaları istatistiklerinin bazı Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılması

İş sağlığı ve güvenliği kültürünün temelini insan hayatına verilen önem oluşturmaktadır. İş kazalarının %98'inin önlenebileceği bilinmektedir. Ülkeler, yasal düzenlemelerle iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli mevzuatı oluşturmaktadır. Özellikle 2012'de çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye'deki en kapsamlı ilerleme kaydedilmiştir. Dolayısıyla daha tutarlı kayıtlar oluşturulmuştur. Bu çalışmada Türkiye'de son yıllarda gerçekleşen iş kazaları ile Avrupa ülkelerindeki iş kazaları karşılaştırılmıştır. Ölümlü iş kazaları sayıları kullanılarak değişim katsayıları bulunmuş ve yorumlanmıştır. Kümeleme ve çok boyutlu ölçekleme analizi ile incelenen ülkelerin 3 gruba ayrılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca, Türkiye'de 2013-2016 yıllarında gerçekleşen iş kazası kaynaklı ölümlerin özellikle sektörlere ve yaş aralıklarına bağlı olarak değişimi istatistiksel olarak araştırılmıştır. Ölümlü iş kazalarının olasılıkları Pareto 2 (Lomax) dağılımı ile modellenmiştir. Sonuçların, Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişimine ışık tutacağı düşünülmektedir.

Resmi istatistiklerİş güvenliği uzmanıİş kazaları
Emine Demirel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal bir şirkette çalışanların iş güvenliği farkındalığının tespitine yönelik bir çalışma

Bu çalışmada, iş güvenliğini yasal olarak yürüten büyük ölçekli ve imalat sektöründe faaliyet gösteren bir işletme seçilmiş olup, işletme çalışanlarının iş güvenliği farkındalığı ve seçilmiş demografik özelliklere göre bu farkındalığın analizine yönelik bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada öncelikle seçilen işletmenin iş güvenliği çalışmaları saha çalışması yoluyla detaylı olarak incelenmiştir. Bu inceleme sonunda çalışma kapsamında işletmenin çalışanlarına yönelik bir anket geliştirilmiştir. Anketin yapısı ve seçilen sorular farkındalığı ölçmeye yönelik olup verimli bir anket çalışması elde edebilmek için yeterli sayıda sorulara yer verilmiştir. Kurum içi iş güvenliği uzmanlarının uyguladığı müfredat, tatbikat ve denetleme verileri ve bunların yarattığı nitel ve nicel etkilerin yorumu anket sorularının geliştirilmesinde kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistiksel yöntemler kullanılarak ortaya konulmuştur. Çalışanların demografik özelliklerine göre anket soruları tek tek incelenmiştir. Anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen sonuçlara göre; çalışanların iş güvenliğine katkı sağladıkları, iş güvenliğini kazançtan daha ehemmiyetli gördükleri, yaptıkları işe hâkimiyetlerinin ve yaptıkları işin risklerinin farkında oldukları görülmüştür. Çalışanların iş güvenliği farkındalığının çalışanlarının demografik özelliklerine göre değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.

Muhammed Üzgeç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Süt fabrikalarında iş sağlığı ve güvenliği risk analizi: Uygulamaya ilişkin bir örnek

Bu çalışmada gıda sektöründeki bir işletmede iş sağlığı ve güvenliği kapsamında 5x5 matris tablosu kullanılarak risk analizi uygulaması yapılmıştır. Buna göre, gıda sektöründe çalışanların sağlığını tehdit eden ve edebilecek potansiyel risklerin, olasılığı, şiddeti ve risk ağırlığı hazırlanan risk analiz tablosu ve 5x5 matris tablosu kullanılarak belirlenmiştir. Gıda işletmesinde olası risklerin şiddetleri ve risk ağırlıklarına yönelik bilgiler elde edilerek, önleme faaliyetleri, işsağlığı ve güvenliğinde ilgili mevzuatla ilişkilendirilip alınabilecek önlemler açıklanmıştır.

Fazeleh Mesgarı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kanalizasyon işçilerinin meslek hastalıkları ve kişisel koruyucu donanımıyla ilgili çalışmaların incelenmesi

Ulusal ve uluslararası su ve kanalizasyon hizmetlerinin sürdürülebilmesinde etkin rol oynayan kanalizasyon işçilerinin farkındalığının arttırılması gerekmektedir. Bu çalışmada daha önce 1966-2022 yılları arasında yapılmış ulusal ve uluslararası yayınlardaki meslek hastalıkları ve kişisel koruyucu donanımlarını konu alan makale ve tezler derlenmiştir. Araştırma evreninde 208 adet kaynak incelenmiştir. Araştırmada niteliksel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı kayıt taraması yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. 158 kaynak ulusal ve uluslararası makale ve tezlerden oluşmaktadır. Bunların oranı, ulusal alanda yayınlananlar %16 iken uluslararası alanda yayınlanan kaynaklar %84'ne olarak elde edilmiştir. Tez dağılımı ise %59 ulusal alan, %41 uluslararası alanda yayınlanmıştır. Makale dağılımı ise %13 ulusal alan, %87 uluslararası alanda yayınlanmıştır. Çalışmanın bulgular kısmında geçmiş dönemde yaşanan meslek hastalıklarının sebebiyet veren mikroorganizmaların teknoloji ve insan farkındalığıyla ortadan kalktığı görülmektedir. Çalışanların çalışma ortamında mikroorganizmaların bulunduğunu bildiklerinde sağlıkları konusundaki farkındalıklarının önemli ölçüde arttığı gözlemlenmiştir. İSG eğitimleriyle; atık sudan kaçınma, yeterli ve uygun kişisel koruyucu donanım kullanma ve risklerin bilinmesiyle ilgili bilgiler sunulmuştur. Bu çalışmanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının, iş yeri hekimlerinin; ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşların yol göstericisi olması ve bu alanda gerçekleşecek akademik çalışmalarda faydalı olması amaçlanmaktadır.

Kişisel koruyucu donanımMeslek hastalıkları
Muhammed Ali Altıntaş
Kastamonu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Poliüretan bazlı boyaların hazırlanması ve ses kaybı performanslarının matematiksel modellemesi

Gelişen endüstri ile beraber çalışanların karşılaştığı fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risk etmenleri de artmıştır. Fiziksel risk etmenlerinden kaynaklanan ses, özellikle insan ve makinenin birlikte çalıştığı sektörlerde karşılaşılan en yaygın tehlike kaynağıdır. Endüstriyel ses işitme kaybına ek olarak, fizyolojik bozukluklara, kas gerginliğine, kan basıncında artışa, kalp atışı ve kan dolaşımının değişmesine, solunumun hızlanmasına, dolaşım bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olur. İş sağlığı ve güvenliğinde gürültüden kaynaklı iş kazaları ve meslek hastalıkları yaşanmakta olup, çalışanların güvensiz davranış sergilemesine de sebebiyet vermektedir. Gürültüyü azaltmanın en etkili yollarından biri, çalışma alanlarında cam yünü, taş yünü, yumuşak poliüretan esaslı köpükler gibi ses emici özelliği olan malzemeler kullanarak yalıtımı sağlamak, yani gürültüyü kaynağında kontrol etmektir. Poliüretan ise, endüstriyel ekipmanların çoğunda yaygın olarak kullanılan iyi bilinen bir organik bağlayıcıdır. Bu çalışmada, farklı renklerdeki pigmentler ile üretilen poliüretan bazlı boyaların morfolojilerinin ve yapılarının ses iletim özelliği üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaca ulaşmak için, kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil renkte ağırlıkça farklı pigment oranları içeren, %5, %7 ve %9 konsantrasyonlarda olmak üzere, boyalar hazırlanıp cam ve alüminyum yüzeylere çekilmiştir. Kaplı yüzeylerdeki ses iletim kaybı ölçümleri laboratuvar alanında tasarlanan mikrofon ve desibelmetreye sahip düzenek ile yapılmıştır. Ayrıca, yüzeylerin yüzey gerilim enerjileri, yüzey pürüzlülükleri, reflektans yüzdeleri, absorbans değerleri, geçirgenlik yüzdeleri, LAB renk kodları ölçülmüştür. Bu çalışma kapsamında, poliüretan boya ile kaplı yüzeylerde ses iletim kaybının ölçülmesine yardımcı olmak için matematiksel modelleme yapılmış ve yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Çalışmada, fiziksel risk etmeni olan gürültünün kaynakta kontrol edilebilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği literaturüne katkı sağlanması hedeflenmiştir.

Endüstriyel boyalarEndüstriyel gürültüİş güvenliği
Hande Ergin Esen
Marmara University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otobüs fabrikasında ergonomik koşul değerlendirmesi

Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İş Güvenliği tezli Yüksek Lisans Programı tez çalışmasında; bir otobüs fabrikasındaki, ergonomik koşulların gözlem ve deneyler sonucunda tespiti sağlandı. Fabrika ortamındaki ergonomik koşullara bağlı oluşabilecek riskler tespit edilmiştir. Çalışan sağlığının korumaya ve verimliliğini arttırmaya yönelik çalışma olması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda; çeşitli gözlem ve deneyler sonucu elde edilen veriler değerlendirilerek ergonomik koşulların iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapılıp, öneriler sunulmuştur. Dolayısıyla, üretimin iyileştirilmesi, kalite artışı, çalışan bağlılığı ve güvenlik kültürünün önemi değerlendirilmiştir. Fiziksel Ortam İncelemesinde Uygulanan Araştırma Kriterleri:  Çalışanın yükü taşıma ve/veya kaldırma işini yaparken hangi pozisyonlarda yaptığının incelenmesi.  Çalışma ortamında fiziksel ortam değerlendirmesinde; termal konfor, kimyasal zararlar, gürültü, aydınlatma, titreşim gibi unsurların incelenmesi. Organizasyonel ve Yönetime Yönelik Ergonomi İncelemesinde Uygulanan Araştırma Kriterleri:  İş planlamasına yönelik araştırma.  Çalışma saatlerinin yeterliliğinin incelenmesi. Bilişsel Ergonomi İncelemesinde Uygulanacak Araştırma Kriterleri:  Çalışanların kullandığı montaj hattı ekipmanları, makine, cihaz ve yazılımların kullanılabilirliklerinin incelenmesi. Yapılan ergonomik araştırmalardan elde edilen verilerin analiz ve değerlendirilmesi sonucu, çalışan sağlığının korunması, kalite ve üretimde verimlilik, çalışan bağlılığının ve güvenlik kültüründe artış sağlanması hedeflenmiştir.

Koray Al
Marmara University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00