Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Discipline

Department of Turkish and Social Sciences

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

117

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin yazmaya yönelik tutum, motivasyon ve kaygıları üzerine karma bir araştırma

Araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin yazmaya yönelik tutum, motivasyon ve kaygı düzeylerini belirlemektedir. Araştırmada, karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel çalışma grubunu ortaokul 5.sınıftan 174 öğrenci, 6. sınıftan 183 öğrenci, 7. sınıftan 171 öğrenci ve 8.sınıftan 159 öğrenci; nitel çalışma grubunu; ortaokul 5.sınıftan 6 öğrenci, 6. sınıftan 6 öğrenci, 7. sınıftan 6 öğrenci ve 8. sınıftan 6 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel ve nitel verileri farklı ölçme araçları kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama araçları; "Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Yazma Tutum Ölçeği", "Yazma Motivasyonu Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği"nden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizi çıkarımsal analiz ile yapılmış, tablolarla sunulmuştur. Nitel veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiş ve öğrenci görüşlerine göre kodlanıp yorumlanmıştır. Araştırmanın bulgularından hareketle ortaya çıkan sonuçlara göre, ortaokul öğrencilerinin yazmaya yönelik tutumlarının genellikle iyi (olumlu) olduğu; ancak cinsiyet ve sınıf düzeyi açısından farklılıklar gösterdiği; yazmaya yönelik tutumun yazma motivasyonu ile pozitif yönlü, yazma kaygısı ile negatif yönlü ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin yazma motivasyonlarının nicel verilere göre orta düzeyde, nitel verilere göre genellikle olumlu olduğu; nicel ve nitel bulgulara göre yazma motivasyonu oluşmasında, cinsiyet ve sınıf düzeyine göre farklılıklar olduğu; yazma motivasyonunun yazmaya yönelik tutum ile pozitif yönlü, yazma kaygısı ile negatif yönlü ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin yazma kaygıları nicel verilere göre orta düzeyde, nitel verilere göre öğrencilerin çoğunun yazma kaygılarının olduğu; nicel ve nitel bulgulara göre yazma kaygısı oluşmasında, cinsiyet ve sınıf düzeyine göre farklılıklar olduğu; yazma kaygısının yazmaya yönelik tutum ve yazma motivasyonu ile negatif yönlü ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin yazma tutum, motivasyonlarını artırmak ve yazma kaygılarını en aza indirgemek amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Yazma Becerisi, Yazmaya Yönelik Tutum, Yazma Motivasyonu, Yazma Kaygısı

Şefika Gül Kasapoğlu Konya
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin derslerinde dijital içerikleri kullanma durumları

Bu araştırmanın temel amacı, Türkçe öğretmenlerinin derslerinde dijital içerikleri kullanma durumlarını incelemektir. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasıyla yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, bir ilin merkezinde, ilçelerinde ve kırsal bölgelerinde görev yapan Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada iki farklı çalışma grubu bulunmaktadır. Birinci çalışma grubunda dersleri gözlemlenen 10 Türkçe öğretmeni, ikinci çalışma grubunda görüşme yapılan 39 Türkçe öğretmeni yer almaktadır. Veriler, 8 haftalık bir süreçte gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Gözlem formları, betimsel analiz ile görüşme formları ise içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Gözlem bulgularından hareketle Türkçe öğretmenlerinin ders işleme süreçlerinde genellikle akıllı tahta kullandıkları, sınıflarda akıllı tahta dışında başka bir teknolojik araç-gerecin bulunmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğunun derslerinde dijital içerik kullandıkları ancak bu içeriklerin yalnızca YouTube, web siteleri ve PowerPoint platformlarıyla sınırlı kaldığı gözlemlenmiştir. Derslerinde EBA kullanan öğretmene rastlanmamıştır. Öğretmenlerin kullandığı dijital içeriklerin görsel, işitsel hem görsel hem işitsel türlerde ve materyal-öğretmen etkileşimine izin veren içerikler olduğu belirlenmiştir. Dijital içeriklerin derslerde metne hazırlık, kelime öğretimi ve dil bilgisi konularında kullanıldığı tespit edilmiştir. Dersinde dijital içerik kullanan 7 Türkçe öğretmeninin, 40 dakikalık ders süresinde dijital içerik kullanımının sınırlı tutulduğu gözlemlenmiştir. Öğretmenlerin derslerinde dijital içerik kullandıkları süreler şöyle belirlenmiştir: Bir öğretmen 5 dakika, iki öğretmen 10 dakika, bir öğretmen 15 dakika, bir öğretmen 25 dakika ve iki öğretmen 40 dakika süreyle dijital içerik kullanmıştır. Ayrıca, Türkçe dersinde dijital içerik kullanımına yönelik öğrenci tepkilerinin çeşitlilik gösterdiği sonucuna ulaşılmış ve gözlemlere ilişkin araştırmacı değerlendirmesi sunulmuştur. Görüşme bulgularında ise Türkçe öğretmenlerinin çoğunluğunun dijital içerik kullanımına yönelik olumlu tutum sergilediği, öğretmenlerin çoğunluğunun dijital içerik kullanımı konusunda hizmet içi eğitim almadığı, alanların ise eğitimleri yeterli bulmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğretmenlerin çoğunluğu, derslerinde dijital içeriklerden ders anlatımında ve etkinlik uygulamalarında faydalandıklarını belirtmiş, derslerinde kullandıkları dijital içerik platformları web siteleri, Web 2.0 araçları, eğitim portalları, sosyal medya, sunu ve video araçları olmak üzere beş ana kategori şeklinde belirlenmiştir. Öğretmenlerin büyük bir kısmının, derslerinde dijital içerik hazırlamak yerine hazır dijital içerikleri tercih ettikleri, dijital içerik hazırlayan öğretmenlerin ise sunu ve ders notları, etkinlik uygulamaları, zihin haritaları/kavram haritaları, dijital öyküler ve video hazırladıkları tespit edilmiştir. Öğretmenler, dijital içerik kullanılarak yürütülen derslerde öğrencilerin derse daha ilgili olduklarını ve aktif bir şekilde katılım sağladıklarını bildirmiştir. Öğretmenler, dijital içerik kullanımını özellikle dinleme becerisi açısından faydalı bulmuştur. Dijital içerik hazırlama ve kullanma konusunda kendilerini geliştirmek için içerik takibi yaptıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlerin çoğunluğu, dijital içerik ve teknolojik araçların kullanımında altyapı sorunları yaşadıklarını ifade etmiş ve yaşadıkları sorunlara yönelik çeşitli önerilerde bulunmuşlardır.

Eda Özer
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Göstergebilime dayalı metin çözümlemelerinin 7. sınıf öğrencilerinin hikaye edici metin çözümleme ve yazma becerileri üzerindeki rolü

Göstergebilim anlam ve anlamladırma süreçlerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan sistematik ve işlevsel bir yöntemdir. Geleneksel yaklaşımların ötesine geçen; metni yüzeysel düzeyden derin yapıya doğru çözümlemeye ve derin yapıdan yüzey yapıya doğru anlam üretimi gerçekleştirmeye olanak tanıyan yapısıyla bireyin anlama sürecini kolaylaştırmakta ve yazılı anlatım sürecinde duygu ile düşüncelerin daha tutarlı ve planlı bir şekilde yansıtılmasına katkı sunmaktadır. Bu yönüyle göstergebilimsel yöntem Türkçe eğitimi açısından önemli bir araç olarak değerlendirilmektedir. Ancak özellikle okuma ve metin çözümleme alanlarında sıkça başvurulan bu yöntemin yazma becerisinin geliştirilmesi bağlamında yeterince değerlendirilmediği ve bu alana yönelik çalışmaların sınırlı sayıda olduğu gözlemlenmektedir. Bu araştırma göstergebilime dayalı metin çözümleme çalışmalarının 7. sınıf öğrencilerinin hikâye edici metin çözümleme ve yazma becerileri üzerindeki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Uygulama sürecinde öğrencilere öncelikle göstergebilimsel kavramlar tanıtılmış ardından bu kavramların metinler üzerinde nasıl kullanılacağı örneklendirilmiş ve son aşamada öğrencilerin kendi yazılı ürünlerini oluşturacakları etkinliklere yer verilmiştir. Süreç boyunca öğrencilerin göstergebilimsel kavramları içselleştirmeleri hedeflenmiş ve yazma becerilerinde gözlemlenen gelişmeler nitel verilerle desteklenmiştir. Araştırma sürecinde göstergebilime dayalı olarak yürütülen metin çözümleme çalışmaları ve yazma etkinliklerinin öğrencilerin okuduğunu anlama, metin çözümleme ve yazılı anlatım becerilerini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle hikâye edici metin yazımı kapsamında göstergebilimsel yöntemlerin kullanımı öğrencilerin taslak oluşturma, metni yapılandırma ve karakterleri işlevsel biçimde kurgulama becerilerini geliştirmiştir. Çalışma sonucunda göstergebilimin yalnızca okuma ve çözümleme süreçlerinde değil aynı zamanda yazma eğitimi bağlamında da etkili ve dönüştürücü bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur

Türkçe eğitimi
Fuat Durmuş
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin politik okuryazarlık beceri düzeylerinin belirlenmesi

Bireylerin yaşadıkları toplum içerisinde haklarını ve sorumluluklarını bilen etkin vatandaşlar olabilmesi ve demokratik bir toplum geliştirme çabası devletlerin birincil amaçları arasında yer almaktadır. Devletler bu amacı gerçekleştirebilmek için eğitim-öğretim süreçlerini araç olarak kullanmaktadır. Bu araştırma toplumun bir ferdi olan ve yarının karar vericileri olan ortaokul öğrencilerinin politik okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ordu ili Altınordu ilçesinde yer alan 5., 6., 7. ve 8. sınıf 289 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada karma (mixed methods) araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın nicel araştırma bölümünde kullanılan veriler Aslan (2019) tarafından geliştirilen "Politik Okuryazarlık Ölçeği" ile toplanmış olup IBM SPSS 29.0.2.0 programı ile analiz edilmiştir. Nicel araştırma sonucuna göre ortaokul öğrencilerinin politik okuryazarlık düzeylerinin düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın nitel araştırma bölümün çalışma grubu Ordu ili Altınordu ilçesinde yer alan 5., 6., 7. ve 8. sınıf 48 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Nitel araştırma verileri 5 sorudan oluşan yarı yapılandırma görüşme formu kullanılarak elde edilmiş olup, veriler MAXQDA Analytics Pro 12 (Relese 12.3.2) programı ile analiz edilmiştir.

Selime Kılıç
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de okuma becerileri ve PISA: Bir meta-sentez çalışması

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2018-2024 yılları arasında PISA ve okuma becerileri üzerine yapılmış nitel ve karma yöntemle gerçekleştirilmiş çalışmaları meta-sentez yöntemiyle sistematik olarak derlemek ve analiz etmektir. Araştırmanın kapsamını belirtilen dönemde yayımlanmış PISA ve okuma becerilerini konu alan 16 nitel ve karma yöntemli lisansüstü tez ve makale oluşturmaktadır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden meta-sentez deseni kullanılmış; veriler tematik analiz tekniği ile çözümlenerek ortak temalar, çelişkili bulgular ve öneriler ortaya konulmuştur. Çalışmanın sonuçları, Türkiye'deki PISA odaklı araştırmaların ağırlıklı olarak doküman incelemesine dayandığını ve öğretmen-öğrenci gibi saha temelli çalışmaların sınırlı olduğunu göstermiştir. Bulgular, PISA'nın ulusal eğitim sistemi içindeki temel ögeleri değerlendirmede bir karşılaştırma ölçütü olarak kullanıldığını ortaya koymuştur. PISA'nın ölçüt olarak alındığı bu değerlendirmelerde LGS Türkçe sorularının, öğretim programı kazanımlarının ve ders kitaplarının PISA'nın hedeflediği üst düzey okuma becerilerini yeterli düzeyde karşılamadığı belirlenmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin PISA değerlendirme kriterlerine yönelik algılarında ve LGS Türkçe sorularının yeterlik düzeylerine ilişkin araştırma bulgularında görülen farklılıklar, alan yazınındaki dikkat çekici çelişkiler arasında yer almaktadır. Bu meta-sentez, Türkiye'de ve okuma becerileri üzerine yürütülen çalışmaların temel araştırma eğilimlerini, metodolojik yönelimlerini, sonuçlarını ve önerilerini ortaya koyarak alan yazınına bütüncül bir bakış açısı sunmaktadır.

Feyza Nur Uygur
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fransa'daki Türk çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeyleri ve atasözlerinin öğretimine yönelik araştırma

Bu çalışmanın amacı Fransa'da 6, 7, 8 ve 9. sınıflarda (11-15 yaş) öğrenim gören iki dilli Türk kökenli çocukların Türkçe atasözlerini algılama düzeylerini incelemek, atasözlerini algılamada öğrencilerin hangi noktalarda sorun yaşadıklarını tespit etmek ve toplanan verileri öğrencinin Türkçe dersindeki akademik başarısı, Türkçe kitap okuma sıklığı ve aile içindeki dil kullanımı gibi farklı değişkenlere göre değerlendirmektir. Ayrıca, Fransa'daki Türkçe ve Türk Kültürü öğretmenlerine atasözleri öğretimi anketi uygulanarak Türkçe ve Türk Kültürü dersleri atasözleri öğretimi açısından incelenip hem genel hem de 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için bir durum değerlendirmesi yapılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında uygulanan Atasözlerini Algılama Düzeyi Ölçeği (Önel, 2008) ve Atasözleri Öğretimi Anketi (Önel, 2008) çözümlenmesi için tarama modeli kullanılmıştır. Bulgular betimleme yöntemi ile ortaya konmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, Fransa'da yaşayan ortaokul düzeyindeki iki dilli Türk kökenli çocuklar için kültürel değerlerin aktarımında ve Türkçe dil becerilerinin gelişiminde atasözleri kullanımına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

AtasözleriFransaKültürel aktarım+5
Zeynep Şeyma Hamurcu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1925 tarihli çocuk dergisi "Mektepliler Âlemi" (İnceleme-metin-dizinler-tıpkıbasım)

Ülkemizde ve dünyada uzun uğraşlar sonucu gelişmiş bir alan olan çocuk edebiyatı, küçük yaştaki bireylere hitap eden yazılı ve sözlü ürünleri kapsar. Bu ürünler çocukların gelişim alanlarını bütüncül şekilde destekleyerek onlarda merak duygusu uyandıran birtakım yayınlardır. Çocuk edebiyatının yapı taşlarından sayılabilecek çocuk dergi ve gazeteleri de bu yayınlardan biridir. Süreli yayınlardan olan dergi ve gazeteler, yayın politikaları doğrultusunda haftalık, on beş günlük ya da aylık aralıklarla okuyucularıyla buluşan ve içerisinde çok sayıda ürün barındırması yönüyle zengin çocuk kaynaklarıdır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi ve içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı, Cumhuriyet'ten sonra yayımlanan süreli çocuk yayınlarından Mektepliler Âlemi adlı çocuk dergisini günümüz Türkçesine aktararak, dergide yer alan çocuk edebiyatı metinlerini incelemek ve bir dizin çalışması gerçekleştirmektir. Yayın hayatına 24 Şubat 1925 tarihinde başlayan Mektepliler Âlemi'nin mevcut son sayısı 7 Nisan 1925'tir. Toplamda 6 sayısı bulunan derginin son sayısında yeni bir nüsha daha geleceğine dair bilgi verilse de yapılan incelemeler sonucunda yeni bir sayı tespit edilememiştir. Mektepliler Âlemi kısa süreli yayın hayatı boyunca on altışar sayfalık nüshalarına zengin ve bilgilendirici içerikler sığdırmaya çalışmış ve okuyuculardan da Mektepliler Âlemi'ne dair geri dönütlerde bulunmasını istemiştir. Derginin sorumlu müdürü Hüsnü Osman Bey ve sahibi Muallim İlyas Bahri'dir. Kendini ''Haftalık terbiyevî, edebî, mizacî çocuk mecmuası'' olarak tanıtan derginin, öğretmenler tarafından çıkarıldığı belirtilmiştir. Dergide tespit edilen sütunlarsa: Büyüklerimiz, Monolog, Karikatür, Ahlakî Hikâye, Her Hafta Faydalı (Fâideli) Bir Ders, Çocuk Edebiyatı-Çocuklarımız İçin, Hikâye, Her Hafta Bir Nasihat, Şundan Bundan, Dünya Havadisleri-Akıllara Hayret Veren Dünya Haberleri, Bilmece, Cevaplarımız, Anket ve Küçüklere Mahsus Temsil'dir. Dergi, çocuk edebiyatı ürünleri açısından da zengin olup içerisinde, bilmece, hikâye, şiir, masal, fabl, biyografi, makale, deneme, karikatür, haber metni, fıkra ve piyes gibi türler barındırmaktadır. Dergide en fazla tespit edilen metin türleriyse bilmece, hikâye ve şiir olarak sıralanabilir.

DergilerMektepliler Alemi dergisiÇocuk dergileri+1
Kübra Kılıç
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarıyla iş doyumları arasındaki ilişki

Öğretmen bir diğer adıyla eğitmen, önceden milli eğitim tarafından belirlenen programları belirli bir plan dahilinde uygulayan profesyonel kişidir. Aynı zaman da anne babadan sonra insan hayatında önemli izler bırakan kişidir. Öğretmenlik her alanda donanımlı olmayı gerektirir. Öğretmen özverili, hoşgörülü, sabırlı, yeniliklere açık, bireysel farklılara önem veren, ileri görüşlü, açık görüşlü-objektif, toplumsal değerlere önem veren kişidir. Donanımlı, etkili ve kaliteli öğretmen yetiştirmek için öğretmeninde mesleki tutum ve doyumu önemli faktörlerdir. Bu sebeple sadece mesleki tutum değil, iş doyumu da öğretmenin etkili öğretim yapabilmesi için önemlidir. Bu araştırma, Türkçe öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine ilişkin tutumları ile iş doyumları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla tasarlanmıştır. Türkçe öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğini tercihlerine ilişkin tutumları ile iş doyumları arasındaki ilişkinin ne düzeyde olduğu araştırmanın alt problemlerini oluşturmaktadır. Bu araştırma, tarama (survey) modelinde yapılandırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Niğde il merkezine bağlı okullardaki 112 Türkçe öğretmenleri oluşturmaktadır. Türkçe öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarıyla iş doyumları arasındaki ilişkiyi değerlendiren bu tez çalışmasında iki ölçek formu kullanılmıştır. Birincisi "İş Doyum Ölçeği", ikincisi ise "Mesleki Tutum Ölçeği"dir. Araştırma sonucunda; işin kendisi alt boyutunun öğretmenliğe yönelik tutumu olumlu etkilediği, yönetim alt boyutunun öğretmenliğe yönelik tutumu olumlu etkilediği, ücret alt boyutunun öğretmenliğe yönelik tutumu olumlu etkilediği, bireyler arası ilişkiler alt boyutunun öğretmenliğe yönelik tutumu olumlu etkilediği, başarı, saygınlık ve tanınma alt boyutunun öğretmenliğe yönelik tutumu olumlu etkilediği, veli, öğrenci ilgisizliği alt boyutunun öğretmenliğe yönelik tutumu olumlu etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretmenlik mesleği, tutum, öğretmen, doyum.

Özgü Öztürk
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatında fantastik tür: Valerıe Thomas ve Fatih Erdoğan üzerine bir karşılaştırma

Fransızca kökenli bir kelime olan fantastik, edebi tür olarak Todorov tarafından kendi doğal yasaları dışında farklı bir yasayı kabul etmeyen öznenin doğaüstü bir görünüşe sahip olay veya durumlar karşısında yaşadığı kararsızlık hâli olarak tanımlanır. Bu türde okuyucu, reel ve irreel dünya arasındaki ilişkilerin varlığı ve etkileşimi sebebiyle gerçeklik algısıyla ilgili sorgulamalara girer. Belirli bir zeminde çözüme kavuşturulamayan paradokslar kurgu boyunca okuyucunun aklını meşgul ederek fantastik türün sınırlarının belirginleşmesini sağlar. Bu çalışmada basit seçkisiz örneklem yöntemiyle seçilen, Valerie Thomas'ın "Vini ile Vilbur" çocuk kitabı serisindeki on eser ile Fatih Erdoğan'ın "Sihirli Kitaplar" çocuk kitabı serisindeki on eser, farklı kültürlerin edebiyat ürünlerini çalışma sahası olarak kabul eden, edebiyatın evrensel niteliklerini ve deneyimlerini anlamayı amaçlayan, farklı tema, yapı ve etkileşimlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan karşılaştırmalı edebiyat bilimi bağlamında incelenmiştir. Araştırma sırasında fantastik kurgu inceleme teorisi kapsamında belirlenmiş; çatışma oluşturarak olayların gelişimini tetikleyen kişiler, başkahramanın reel dünyada üstesinden gelmekte zorlandığı sorunlardan kurtulabilmeleri için önemli bir aşama olan kaçış ve uzaklaşma, olayların sürdürüldüğü uzam (zaman ve mekân), çizgisel, çevrimsel veya sarmal olarak üç farklı şekilde meydana gelip karakterlerin dönüşümüyle neticelenen yolculuk, boyutlar arası geçişlerde ve kahramanların mevcut durumlarından daha iyi bir noktaya taşınmasında etkili olan tılsımlı nesne, alışılan dünyanın dışında kalarak kahramanın Todorov'un belirttiği kararsızlığa düşmesini destekleyen düş ve gerçek-gerçeküstü ikilemini temel alan kararsızlık kodlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak her iki yazarın eserlerinde de fantastik kurgu inceleme teorisinin kodlarıyla ilgili verilere rastlanılmış ve karşılaştırmalı edebiyat bilimi kapsamında değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Türkçe eğitimi
Mehmet Kavas
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen ve öğrencilerinin ders kitaplarını kullanma yolları

Bu çalışmada, ortaokul 5, 6 ve 7. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarını öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre incelemek, elde edilen bulgular doğrultusunda varsa eksik yönlerini ortaya koymak ve öneriler sunarak literatüre katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı yedi ortaokulda 5, 6 ve 7. sınıflarda öğrenim gören 50 öğrenci ve yine bu okullarda eğitim veren 20 sosyal bilgiler öğretmenidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Durum çalışması yöntemi ile öğretmen ve öğrencilerin sosyal bilgiler ders kitabı hakkındaki görüşleri ortaya konulması hedeflenmiştir. Araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile katılımcılar ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenler sosyal bilgiler ders kitabını hazırlık çalışmaları ve yardımcı materyaller açısından yardımcı kaynak olarak kullanırken, bilimsel içerik, dil ve anlatım, görsel düzen, fiziksel yapı ve içermesi gereken öğeler açısından eksik bulmaktalar fakat ölçme ve değerlendirme içeriği açısından yeterli olduğunu belirtmektedirler. Öğrencilerin sosyal bilgiler ders kitabının içerdiği konular bakımından ilgilerini çekmektedir, ayrıca öğrenciler ders kitabının kullanımı ve anlatım dili açısından anlaşılır bulurken, bilmedikleri terimlerin olduğunu ifade etmektedirler. Sosyal bilgiler dersinin önemini göz önünde bulundurarak, sosyal bilgiler ders kitabının etkinlik ve bilimsel içerik açısından daha zengin, dil ve anlatım açısından daha sade ve görsel olarak daha dikkat çekici bir şekilde hazırlanması önerilmektedir.

Zeynep Dilara Baş
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler ders kitaplarında karikatür kullanımı

Gerçekleştirilen bu araştırmada, 2020-2021 MEB onaylı özel yayınevi ve 2021-2022 yıllarına ait MEB yayınevi 5, 6 ve 7. Sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarında karikatür kullanımının durumunu analiz etmek amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel bir araştırma yöntemi olan doküman analizi kullanılmıştır. Araştırmada 2020-2021 MEB onaylı özel yayınevi 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf sosyal bilgiler ders kitapları ile 2021-2022 MEB yayınevi 5. Sınıf, 6. Sınıf, 7. Sınıf sosyal bilgiler ders kitapları incelenmiştir. Elde edilen bu verilerin analizinde, içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Elde edilen bulgularda 2021-2022 eğitim öğretim yılındaki MEB yayınevine ait sosyal bilgiler ders kitaplarındaki karikatür sayısının, 2020-2021 eğitim öğretim yılındaki MEB onaylı özel yayınevine ait sosyal bilgiler ders kitaplarındaki karikatür sayısına göre daha fazla olduğu görülmüştür. Sosyal bilgiler dersinin önemine ve kazandırılacak olan becerilere yönelik karikatür kullanımının gereğine değinilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Görsel materyallerKarikatürSosyal bilgiler dersi
Alperen Sarı
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sıfır atık politikasına ilişkin tutumlarının ve davranış algılarının incelenmesi

Bu çalışmada sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sıfır atık politikasına yönelik tutum ve davranış düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 27 maddeden ve üç alt boyuttan oluşan 5'li likert tipi tutum ölçeği ile yine 27 maddeden ve beş alt boyuttan oluşan 5'li likert tipi davranış algısı ölçeği kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Türkiye'de 28 üniversitede sosyal bilgiler öğretmenliği ana bilim dalında 1, 2, 3 ve 4. sınıfta öğrenim gören 488 öğretmen adayı oluşturmuştur. Çalışmadaki verilerin analizinde istatistik programından yararlanılmıştır. Veri analizi kapsamında, değişkenlerin (cinsiyet, yaş, öğrenim görülen üniversite, sınıf düzeyi ve çevre eğitimi ile ilgili ders alma durumu) frekans dağılımları, betimsel istatistikleri, ölçeğin normal dağılım durumları, değişkenler ile sıfır atık politikasına yönelik tutum ve davranış düzeyleri arasındaki ilişkileri incelemek üzere t-testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Spearman korelasyon analizi yapılmıştır. Sonuç olarak sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sıfır atık politikasına yönelik tutum ve davranış düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının tutum düzeylerinin, cinsiyete ve çevre eğitimi ile ilgili ders alma durumuna göre farklılaştığı, öğrenim görülen üniversiteye ve sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Yine çalışma kapsamında sosyal bilgiler öğretmen adaylarının davranış düzeyleri, çevre eğitimi ile ilgili ders alma durumuna göre farklılaştığı, cinsiyete, öğrenim görülen üniversiteye ve sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiş olup ayrıca katılımcıların sıfır atık politikasına yönelik tutumları ile davranış düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAtıklarSosyal bilgiler eğitimi+7
Fuat Özcan
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yansıtıcı düşünme etkinliklerinin öğrencilerin sosyal bilgiler dersi başarısı ile öğrenme ve yenilik becerilerine etkisi

Sosyal bilgiler dersi, üç temel yaklaşım çerçevesinde bireylerin yaşadıkları toplumun etkin bir ferdi olmasını amaçlayan bir derstir. Bu bağlamda sosyal bilgiler dersinin temel yaklaşımlarından biri olan yansıtıcı yaklaşım ile öğrencilerin kendi öğrenmelerini kurgulamaları beklenmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, yansıtıcı düşünme etkinliklerinin öğrencilerin sosyal bilgiler dersi başarısı ile öğrenme ve yenilik becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın amacına uygun olarak nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında Aksaray il merkezinde 5. sınıf düzeyinde öğrenim gören 67 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerini elde etmek için araştırmacı tarafından tasarlanan yansıtıcı düşünme etkinlikleri on bir hafta (11) uygulanmıştır. Yansıtıcı düşünme etkinlikleri hazırlanmadan önce yirmi dört (24) sosyal bilgiler öğretmeninden görüş alınmış ve etkinlikler sosyal bilgiler öğretim programı çerçevesinde hazırlanmıştır. Araştırma verilerini elde etmek için araştırmacı tarafından tasarlanan "Öğrenme ve Yenilik Becerileri Ölçeği", "Akademik Başarı Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Ayrıca uygulama süreci ile ilgili olarak öğretmen gözlem notları ve öğrenci değerlendirmeleri araştırmaya destek veri olarak eklenmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizleri SPSS programı vasıtasıyla bağımsız t testi uygulanarak analiz yapılmıştır. Araştırmanın nitel verileri içerik analizi ile çözümlenmiştir. Yansıtıcı düşünme etkinlikleri kullanılarak yürütülen deneysel işlem süreci sonrasında yapılan son test verilerine göre yansıtıcı düşünme etkinliklerinin öğrencilerin sosyal bilgiler ders başarısını artırdığı bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca yansıtıcı düşünme etkinliklerinin öğrencilerin öğrenme ve yenilik becerilerini pozitif yönde etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Yansıtıcı düşünme etkinliklerinin sosyal bilgiler öğretiminde etkili bir yöntem olduğu görülmüştür. Bunun yanında ders öğretmeni ve deney grubu öğrencilerinin yansıtıcı düşünme etkinliklerine yönelik olumlu görüş bildirdikleri görülmüştür. Elde edilen veriler neticesinde deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklar olduğu ortaya konulmuştur. Araştırma sonucuna göre uygulama sürecine ve ilerleyen süreçte yapılacak araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Güven Kemerkaya
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Türkçe öğretimi uygulama ve araştırma merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının örgüt, yönetici ve çalışma arkadaşları desteğine ilişkin algıları

Bu araştırma, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezlerinde görev yapan öğretim elemanlarının örgüt, yönetici ve çalışma arkadaşları desteğine ilişkin algıları ile bu algılar üzerinde cinsiyet, yaş, kıdem ve eğitim düzeyi gibi değişkenlerin etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Giray ve Şahin (2012) tarafından geliştirilen "Algılanan Örgütsel, Yönetici ve Çalışma Arkadaşları Desteği Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçek TÖMER'lerde görev almış veya almakta olan 233 öğretim elemanına uygulanmıştır. Araştırmada, elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Cronbach's Alpha, Korelasyon Analizi, Anova ve T-Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, TÖMER'lerde görev yapan öğretim elemanlarının algıladıkları örgüt desteği (X̄=3,72), yönetici desteği (X̄=3,72) ve çalışma arkadaşları desteği (X̄=3,65) düzeyleri oldukça yüksektir. Yapılan analizlerde; cinsiyet, yaş, kıdem süresi, eğitim düzeyi ve bulunduğu kurumdaki yönetici ile çalışma süresi gibi faktörler ele alınmıştır. Elde edilen verilere göre, öğretim elemanlarının algıladıkları örgüt, yönetici ve çalışma arkadaşları desteği düzeylerinde değişkenler açısından anlamlı bir farklılaşma olmadığı ancak bazı grupların, örneğin erkekler veya daha uzun kıdem süresine sahip bireylerin, bazı destek türlerine yönelik algılarının daha yüksek olduğu bulgulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, TÖMER'lerde çalışan öğretim elemanlarının örgüt, yönetici ve çalışma arkadaşları desteği algıları, demografik özelliklere göre anlamlı bir fark göstermemiştir. Öğretim elemanları, en yüksek desteği yönetici desteği ve örgütsel destek alt boyutlarında algılamışlardır. Öğretim elemanlarının kurumlarına yönelik örgütsel destek algılarının yüksek olması, kurumlarının sağladığı kaynaklar ve çalışma koşullarının öğretim elemanları tarafından olumlu değerlendirildiğini göstermektedir.

TÖMER
Asuman Akarsu
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil eğitimi ders kitaplarında temsil edilen toplumsal cinsiyet rolleri üzerine bir analiz

Bu çalışmada, Yeni İstanbul, Face2Face ve يديك بين العربية Al-Arabiyyah Bayna Yadayk B2-C1 ders kitapları incelenmiştir. Bu kitaplar, metinlerde, görsellerde ve öğrenme çıktılarında toplumsal cinsiyet temsillerinin nasıl yer aldığına dair bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Analiz, toplumsal cinsiyetin belirli roller, meslekler ve mekânlar bağlamında nasıl temsil edildiğine odaklanarak gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, söz konusu ders kitaplarının toplumsal cinsiyet rollerine dair geleneksel normları nasıl pekiştirdiği ve bu temsillerin eğitim materyalleri aracılığıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini nasıl yeniden üretebileceği incelenmiştir. Araştırmanın veri analizi "İçerik Analizi" yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, ders kitaplarında yer alan kadın ve erkek karakterlerinin sıklığı, mekânlar ve hangi mesleklerde yer aldığı ve temsil edilen isimler incelenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde ders kitaplarının toplumsal cinsiyet algısını büyük ölçüde geleneksel kalıplarla pekiştirdiğini ortaya koyduğu görülmektedir. Ders kitaplarında kadınların geleneksel rollerde sınırlandırıldığını ve erkeklerin kamusal alanlarda daha çok temsil edildiğini göstermektedir. Görsellerde, erkekler daha fazla temsil edilmekte ve genellikle lider veya karar verici konumunda gösterilmektedir. Kadın karakterler ise daha çok aile içinde, bakım ve hizmet temelli görevlerde resmedilmektedir. Sonuç olarak, Yeni İstanbul, Face2Face ve يديك بين العربية Al-Arabiyyah Bayna Yadayk ders kitaplarında toplumsal cinsiyet rollerinin erkekler lehine, kadınlar aleyhine şekillendirildiği belirlenmiştir. Bu durum, ders kitaplarının toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini pekiştirebileceğini göstermektedir.

Khwater Khalıfa A Ben Shaban
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistanlıların Türkçe öğrenme sürecinde Peştuca-Türkçe dil farklılıklarından kaynaklanan sorunların analizi

Günümüzün hızla değişen bilim ve teknoloji dünyasında ilerleyebilmek, modern toplumların bireylerinden beklenen niteliklere sahip olabilmek hem iş hem de eğitim alanlarında daha iyi fırsatlar elde edebilmek için ana dilin yanı sıra ikinci ve hatta üçüncü bir dile hâkimiyet kazanmak adeta zorunlu hale gelmiştir. Türkçe, konuşulduğu ülkenin sürekli gelişen yapısı, farklı alanlardaki başarıları ve uluslararası düzeydeki özelliği taşımaktadır. Yüzyıllardır süregelen Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, özellikle son yıllarda giderek artan bir önem kazanmaktadır. Türkçe, dünya genelinde milyonlarca insan tarafından ana dil ya da yabancı dil olarak konuşulan ve yaygın bir şekilde kullanılan dillerden biri olarak öne çıkmaktadır. Küresel ölçekte önemli bir konuma sahip olan Türkçe, bu dili öğrenmek veya öğretmek yoluyla bireylerin uluslararası ilişkiler, seyahat, ticaret ve eğitim gibi çeşitli alanlarda daha geniş fırsatlar elde etmelerine olanak tanımaktadır. Son yıllarda, Türkiye'nin ekonomik, kültürel, ticari, turistik ve iletişimsel etkilerinin artmasıyla Türkçeye olan ilgi giderek yükselmiştir. Bu doğrultuda, Afganistan'dan gelen bireyler, Türkçenin yabancı dil olarak öğrenilmesinde kritik bir rol üstlenmektedirler. Afganistan, Türkçenin büyük bir ilgi gördüğü ülkeler arasında yer almaktadır. Türkçeyi öğrenmek isteyen Afganistanlıların sayısında sürekli bir artış gözlenmektedir. Ancak, Peştuca ve Türk dilleri arasındaki kökenler ve yapılar, dil öğrenimini oldukça zorlaştırabilecek ve birçok hata potansiyeline sahip farklılıklar içermektedir. Bu farklı düzeydeki pek çok detay, dil öğrenim sürecinde karşılaşılabilecek zorlukları artırabilir. Peştuca ana dili olan bireylerin Türkçe öğrenirken bu dil farklılıklarını anlamalarının, etkili bir dil öğrenimini destekleyeceği düşünülmektedir. Bu araştırmada, Afganistan'daki çeşitli Türkiye Maarif Vakıf Okulları ve üniversitelerinde Türkçe öğretmenliği yapmış veya hâlihazırda görev yapan eğitmenlerin, Peştuca konuşanların Türkçe öğrenme sürecinde karşılaştığı dil farklılıklarından kaynaklanan zorluklar üzerine görüşleri derlenerek betimsel analiz yöntemiyle incelenmekte ve Peştunlara Türkçe öğreniminde yardımcı olabilecek öneriler geliştirilmektedir. Bu çalışmanın elde edilen veriler, sonuçlar ve önerilerin, Türkçe öğrenmeye yeni başlayacak ya da devam eden Peştunlar ile ana dili Türkçe olan ve Peştuca öğrenmek isteyen bireyler için faydalı olacağı inanılmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkçe veya Peştuca öğrenen ya da bu alana ilgi duyan bireyler için yararlı olabileceği düşünülen bazı teorik bilgiler sunulmuştur. Bu bilgiler arasında Peştuca ve Türkçenin tarihsel gelişimi, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve tarihçesi, Peştuca ile Türkçe dil bilgisi karşılaştırmaları gibi konular ele alınmıştır. Çalışmanın son iki bölümünde ise, Afganistan'daki Türkiye Maarif Vakıf Okulları ve üniversitelerinde Türkçe eğitimi veren öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular; Peştunların Türkçe öğrenme sürecinde sıkça karşılaştıkları zorlukların analizi, çözüm önerileri; Peştuca ile Türkçe arasındaki temel farklılıklar ve bu konulardaki kısa açıklamalar içermektedir. Anahtar Kelimeler: Türkçe, Peştuca, Benzerlikler, Farklılıklar ve Zorluklar

Rafiullah Haqmal
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgilerde vatandaşlık eğitimi üzerine sistematik bir literatür incelemesi

Ulusal ve evrensel sorunlara çözüm arayan vatandaşlar yetiştirmeyi amaçlayan sosyal bilgiler dersinin kapsamı oldukça geniş ve karmaşıktır. Dolayısıyla sosyal bilgiler araştırmacıları için konu çeşitliliği ve ciddi bir bilgi birikimi oluşmaktadır. Bu durum, literatürdeki birincil araştırmaların incelenip düzenlenmesini, konu eğilimlerinin tespit edilerek literatürün eksik kalan kısımlarının belirlenmesini gerektirmektedir. Bu ihtiyaca cevap vermek için ikincil araştırmaları ifade eden araştırma inceleme yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Bu araştırmada, sosyal bilgiler bağlamında ele alınan vatandaşlık eğitimi araştırmalarının genel durumunu niceliksel olarak betimlemek ve yansıtmak amaçlanmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda sistematik literatür incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynakları, doküman analizi yöntemiyle WoS, Scopus ve TR Dizin veri tabanlarından elde edilen makalelerden oluşmaktadır. Elde edilen makalelerin özelliklerini belirlemek için içerik analizi; genel, kavramsal ve entelektüel yapısını incelemek için bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. İnceleme kriterleri doğrultusunda Scopus veri tabanından 195, WoS veri tabanından 14 ve TR Dizin veri tabanından 50 makalenin incelemeye dahil edildiği araştırmada birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın içerik analizi sonuçları; en fazla yayının 2021 yılında yayınladığını, literatüre en çok katkı sağlayan derginin "Theory & Research in Social Education", en çok katkı sağlayan yazarın "Jasmine B. Y. Sim" olduğunu, makalelerin en çok "Vatandaşlığa/Vatandaşlık eğitimine ilişkin algıları/düşünceleri/inançları/deneyimleri ortaya koymak" amacıyla yapıldığını, makalelerde en fazla küresel vatandaşlık tipinin ele alındığını, araştırma yöntemlerinde en çok nitel yöntemlerin, araştırma deseni olarak en fazla durum (vaka) çalışması yönteminin kullanıldığını, örneklem türü olarak en çok öğretmenlerle çalışıldığını, verilerin en fazla görüşme formuyla elde edildiğini ve analizlerde en çok içerik analizi yönteminin kullanıldığını göstermektedir. Araştırmanın Scopus veri tabanından dahil edilen 195 makalenin bibliyometrik analiz sonuçlarında ise; Lotka Yasası'na göre yazarların vatandaşlık konulu araştırmalara ilgi düzeyinin sınırlı olduğuna, "Theory and Research in Social Education" dergisinin etki değerinin en yüksek olduğuna, "civics (yurttaşlık bilgisi)" kavramının uzun süre araştırmalara konu olduğuna, ortak atıf analizinde makaleler arasında en çok atıf yapılan kaynağın Westheimer ve Kahne'in (2004) "What kind of citizen? the politics of educating for democracy" adlı makalesi olduğuna ve en çok atıf alan makalenin Myers'e (2006) ait olduğuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, bilimsel yayınların sayısından ziyade niteliğinin önemine vurgu yapmaktadır. Aynı zamanda araştırma sonuçları etkili bir sistematik inceleme yöntemiyle literatürdeki mevcut çalışmaların özelliklerinin, kavramsal ve entelektüel yapılarının ortaya konabileceğini göstermektedir. İnceleme sürecinin sonunda ise sistematik inceleme yönteminin sağlamış olduğu açık ve titiz yöntemlerle sosyal bilgiler eğitiminde vatandaşlık konulu araştırma yapmak isteyen araştırmacılar için bir yol haritası sunulmuştur.

Bibliyometrik çözümlemeLiteratür taramasıSistematik analiz+5
Şerife Nur Akdeniz
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının "Sıfır atık" konusundaki bilişsel yapılarının kelime ilişkilendirme testi ile incelenmesi

Canlıların hayati gereksinimlerini de içinde barındıran doğa, kendi içinde bir düzen ve dengeye sahiptir. Teknoloji ve sanayideki gelişmeler, nüfusun ve fosil yakıt kullanımının artması gibi sebepler; doğadaki bu dengenin bozulmasına neden olmuştur. İnsanoğlunun da parçası olduğu büyük bir ekosistem olan dünyanın, bu bozulmadan daha az zarar görmesi için bazı önlemler almak gerekmektedir. Atıkla mücadelede, sıfır atık ve geri dönüşüm bu önlemlerdendir. Sıfır atık, kullanım esnasında atık miktarının azaltılması, ardından da toplama sisteminin kurularak atıkların geri dönüştürülmesi esasına dayanan hedefler bütünüdür. Sıfır atık ile en aza indirilen atıklar, geri dönüşüm yöntemleri kullanılarak çevrenin taşıdığı atık yükünün azaltılmasını amaçlamaktadır. Doğada yok olması uzun yıllar alan plastik, cam, kağıt gibi atıkların, belli metotlarla tekrar kullanılır hale getirilmesi olan geri dönüşüm; hem atıkların azaltılması, hem de üretimde kaynak temini konusunda tasarruf sağlamaktadır. Atık yönetim sistemlerinin, mevzu bahis tasarrufun sağlanmasında bireylerin tutum ve davranışları büyük önem taşır. Aksi takdirde geçen neslin farkettiği, bu neslin yaşadığı çevre sorunları; gelecek neslin hayatını tehdit edecek boyuta ulaşacaktır. Yani yaşanan çevre ve onda oluşan sorunların asgari seviyede olmasının geleceği şekillendirdiği bilinmelidir. Çevreye dair sorunlara bu perspektiften baktığımızda; çözümün totaliter ve çok yönlü olduğu dikkati çekmektedir. Çare; hem ekonomik, hem toplumsal, hem sosyal, hem siyasal, hem de eğitimledir. Dolayısıyla çözüm yolu da, bütüncül bir yaklaşım ile olmalıdır. Bu bütüncül yaklaşımın temellerinin de kişilerde oluşacağı göz ardı edilmemelidir. Zira kişilerde meydana gelmesi gereken anlayış ve akabindeki bilinç, tutum ve davranış değişikliği, bu bütüncül yaklaşımı harekete geçiren kıvılcımdır. Bireyde bu bilinci küçük yaşlardan itibaren oluşturma gerekliliği, eğitimin önemini gösterirken; geleceğin yetişkinleri olacak öğrencilerin konuyu doğru anlamlandırmaları, farkındalık kazanmaları ve sürdürülebilir bir geri dönüşüm anlayışının oluşması ise öğretmenlerin rolünü ve önemini ön plana çıkartmaktadır. Öyleyse aynı zamanda anayasal bir hak olan çevre hakkının, anayasada yer alan tüm haklarda olduğu gibi bir de ödevi bulunmaktadır. Bu ödevi de bireylere aktarmak ve onlarda bu ödevi gerçekleştirme güdüsü oluşturma işi öğretmenlerindir. Bu noktada öğretmenlerin, öğrencilere rehberlik etmesi gerekmektedir. Ancak öğretmen adaylarının sıfır atık ile ilgili eski ve yeni öğrenmeleri, bu bilgileri nasıl yapılandırdıkları, kavram yanılgıları olup olmaması, öğrencilere rehberlik etme konusunda yeterlilikleri ölçüsünde olmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada; sosyal bilgiler öğretmen adaylarının sıfır atık konusuyla ilgili kavramları zihinlerinde nasıl konumlandırdıklarının, varsa kavram yanılgılarının tespitinin yapılması için kelime ilişkilendirme testi kullanarak ölçülmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak yapılan çalışma, Balıkesir Üniversitesi, Necatibey Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında öğrenim gören 185 sosyal bilgiler öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir.

Canan Seyhan
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal bilgiler eğitiminde jeopolitik kavramlara dair öğretmen yaklaşımları (Sivas örneği)

Araştırma kapsamında sosyal bilgiler eğitiminde jeopolitiğe ilişkin konuların öğretmenler nezdinde yerini incelemek, coğrafi faktörlerin ortaya çıkardığı sonuçların eğitim öğretim ortamında verimli bir şekilde işlenip işlenmediğini görmek ve bunun için öneriler geliştirmek, öğretmenlerin jeopolitik ile ilgili kavram, olay ve durumların Türkiye'ye etkilerine nasıl baktıklarını ve tüm bu hususların sosyal bilgiler eğitimindeki olumlu ve olumsuz yansımalarını açığa çıkarmak için gerekli çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın çıktıları nicel yöntem desenlerinden tarama deseninin basamaklarına uygun olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2022-2023 eğitim öğretim yılında Sivas vilayetinde bulunan 25 ortaokulda görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinden oluşmaktadır. Anket çalışmasına 66 sosyal bilgiler öğretmeni dâhil olmuştur. Çalışmada araştırmanın amaçlarına ulaşılması için 29 soruluk anket formu kullanılmıştır. 25 soru kapalı uçlu olup araştırmanın amaçlarını içermektedir. İlk dört soru katılımcıların kişisel bilgilerini tespit etmek için oluşturulmuştur. Araştırma sonunda 66 sayfa anket formu elde edilmiştir. Araştırmanın sonunda jeopolitiğin ülke kaderini etkileyen bir olgu olduğu, sosyal bilgiler öğretim programında Türkiye jeopolitiği hakkında yeterli ünite ve etkinliklerin yer almadığı, jeopolitik unsurlara yeterince yer verilmediği, öğrencilerin Türkiye coğrafyasının avantaj ve dezavantajlarını özümsemekte güçlük çektikleri, öğrencilerin jeopolitik farkındalığının artırılması için uygulanacak farklı yöntemlerin etkili olabileceği gibi sonuçlara ulaşılmıştır. Bu bulgular doğrultusunda öğrencilerin jeopolitiğe bakış açılarının olumlu yönde değişmesi için sosyal bilgiler öğretim programında güncelleme yapılması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Jeopolitik, Sosyal Bilgiler, Coğrafya

Mustafa Orunbay İrkin
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarıyla sanal kent müzesi geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması: Denizli kent müzesi örneği

Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmeni adayları tarafından tasarlanan ve geliştirilen sanal kent müzesine yönelik öğretmen adaylarının görüşlerini ve deneyimlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, Türkiye'nin güneybatısında bulunan bir üniversitenin 52 sosyal bilgiler öğretmeni adayıyla yürütülmüştür. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme (yarı yapılandırılmış) soruları ve kent kimliği ölçeği aracılığı ile veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ve t testi ile çözümlenmiştir. Bulgulara göre, öğretmen adayları, fiziksel müze ziyaretlerinin öğrenme, duygusal bağlantı, eğitim tecrübesi ve estetik beğeni gibi farklı boyutları içerdiğini belirtmişlerdir. Sanal müze turları ise karışık duygulara yol açmıştır; katılımcılar olumlu ve olumsuz deneyimler yaşamışlardır. Müze deneyimleriyle ilişkilendirdikleri temalar arasında tarih ve eserler, estetik, atmosfer, sanal dünya ve kültürel yansımalar bulunmaktadır. Bu temalar, müzelerin tarih ve kültürel mirası koruma ve insanların geçmişle bağlantı kurma amacını yansıtmaktadır. Bir diğer noktada, öğretmen adayları, sanal müzeleri teknolojik kolaylık, erişilebilirlik, kültürel içerik ve yenilikçi keşif yeteneği ile ilişkilendirmektedirler. Bu deneyimlerin ekonomik ve pratik faydalarını vurgulamışlardır. Öğretmen adayları, Denizli Sanal Kent Müzesi tasarımı sürecinde kentlerinin tarihi ve kültürel zenginliklerini daha iyi anlama fırsatı bulmuşlardır. Tasarım sürecinde, Denizli'nin çağdaş gelişmeleri ve kültürel unsurları kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Öğretmen adayları, müzelerin sosyal bilgiler eğitimine entegrasyonu yoluyla geniş bir öğrenme yelpazesini zenginleştirebileceğine inanmaktadırlar. Müzelerin kültür ve miras alanlarını aşarak coğrafya, bilim, teknoloji ve ekonomi gibi alanlarda derin öğrenme fırsatları sunduğuna dikkat çekmişlerdir. Sanal kent müzeleri tasarlama sürecinde öğretmen adayları, iş birliğine dayalı problem çözme, müze küratörlüğü, teknik engelleri aşma gibi zorluklarla karşılaşmışlardır. Bu süreç, katılımcıların teknik beceriler kazanmalarını ve kentlerine daha derin bağlar kurmalarını sağlamıştır. Son olarak nicel bulgulara göre ise öğretmen adaylarının kent kimliği tanıma puanları ön ve son test ölçümlerinde son test ölçümleri lehine anlamlı olarak farklılaşmıştır. Bulgular, öğretmen adaylarının kentsel kimlik algılarını şekillendirmede ve güçlendirmede Sanal Kent Müzesi geliştirme ve tasarlama deneyimlerinin dönüştürücü ve geliştirici potansiyelini vurgulamaktadır. Bu sonuçlar, gelecekte müze geliştirme ve eğitim girişimlerinde etkileşimli ve eğitici yaklaşımların önemini vurgulayarak kentsel çevrelerle daha derin bir bağlantı ve yerel mirasa duyulan gurur duygusunu teşvik etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sanal Müze, Denizli Kent Müzesi, Kent Kimliği

Buket Uzal
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

A study on connective knowledge of middle school students

The main purpose of this study is to examine the connective knowledge levels of secondary school students according to grade level, gender, reading frequency and writing frequency. In this study, the comparative survey model, one of the general models of survey research, was used. The study was conducted with 856 secondary school students in the 2023-2024 academic year. Connector Test was used to determine students' connective knowledge. SPSS 26 program was used to analyze the data. The significance level was taken as 0.05. Skewness and kurtosis coefficients were examined to determine whether the data showed a normal distribution and were found to be between -2 and 2. Additionally, the assumption of homogeneity of variances was examined and it was determined that the variances were distributed homogeneously (p>0.05). As a result of the analysis, it was determined that the binding knowledge of the students studying in the 5th, 6th and 7th grades was at a "medium" level, and that of the students studying in the 8th grade was at a "high" level. It was observed that grade level had a moderate effect on conjunction success. It was found that the conjunction achievement levels of male and female students were at a medium level, there was a significant difference between the conjunction test scores in favor of female students, and gender had a low effect on conjunction success. It was observed that there was a significant difference between the students' conjunction test scores according to their reading frequency. According to the results of the multiple comparison test, there is a difference between students who do not read at all and students who read once a month, twice a month and more than 3 times a month, to the detriment of students who do not read at all. It was found that reading frequency had a low effect on conjunction success.

Aziz Olcay Olğaç
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zaman okuryazarlığı ve yönetimi öz denetim becerilerinin 5. sınıf sosyal bilgiler dersi kapsamında değerlendirilmesi

Sosyal Bilgiler dersi, öğrencilerin toplumsal sorumluluk, bireysel disiplin ve etkili zaman yönetimi gibi becerileri geliştirmelerine olanak sağlayan bir alan olarak, bu becerilerin kazandırılması açısından kritik bir önem sunmaktadır. Bu çalışma 5. sınıf öğrencilerinin zamanın farkındalığı, zaman becerilerinin olup-olmadığı üzerine yapılmış bir çalışmadır. Zaman yönetimi becerisinin kazandırılmasının önemi, veli ve Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin bu becerilerin öğrencilere kazandırılmasındaki rolü ve Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında zaman kavramına yeterli önemin verilip verilmemesi çalışmanın ana noktalarını oluşturmaktadır. Öğretim programında yapılacak yeni düzenlemelerle öğrencilere ve öğretmenlere zaman yönetimi becerisi açısından katkı sağlamayı hedeflemiştir. Çalışmada 1968 yılından 2024 yılına kadar güncellenmiş Sosyal Bilgiler öğretim programları incelenmiş, 2018 ve 2024 yılı öğretim programları karşılaştırması yapılmıştır. 2023-2024 ve 2024-2025 yılı MEB tarafından hazırlanmış Soysal Bilgiler ders kitapları incelenerek zaman kavramları açısından karşılaştırmalar yapılmıştır. Yapılan incelemelerden sonra çalışmayı desteklemesi için 5. sınıf öğrencileri, veliler ve Sosyal Bilgiler öğretmenleriyle yarı-yapılandırılmış görüşmeler düzenlenerek, görüşleri incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak görüşme formları ve araştırma ile ilgili olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmada önce öğretim programları incelenerek hangi yıl öğretim programlarında zaman yönetimi becerisinin olup-olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Öğretim Programına ilk defa 2005 yılında zaman ve kronolojiyi algılama becerisi eklendiği görülmüştür. Yıllara göre incelemeler yapıldığında zaman ve kronolojiyi algılama becerisinin dengeli bir şekilde dağılmadığı görülmüştür. 2023-2024 ve 2024-2025 yılı MEB tarafından hazırlanan Sosyal Bilgiler ders kitapları içerisinde yer alan zamanla ilgili kavramlar (zaman, zaman yönetimi, kronoloji, zaman okuryazarlığı ve öz denetim) incelendiğinde zaman yönetimi ve zaman okuryazarlığı kavramlarına yer verilmediği görülmüştür. 2024 yılı Sosyal Bilgiler ders kitabında zaman kavramı 2023 yılı Sosyal Bilgiler ders kitabına göre daha sık geçmiştir. Öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda öğrencilerin zaman yönetimi becerisinde eksikleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmenleri görüşlerine göre zaman yönetimi becerisinin öğretim programında eksik olduğunu ve daha fazla yer verilmesi gerektiğini düşündükleri bilgisine ulaşılmıştır. Velilerin zaman yönetimi becerisi bakımından eksiklikler bulunduğu gözlenmiştir. Çıkarılan sonuçlardan yola çıkarak Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında zaman yönetimi becerisine yeterince yer verilmediği ve bu becerinin ders konularına daha fazla eklenmesinin yararlı olacağı önerilebilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Öz Denetim Becerisi, Sosyal Bilgiler, Zaman Okuryazarlığı, Zaman Yönetimi, Zaman.

Aliye Usta
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ve Sudan'da dijital oyunlarla yabancı dil olarak Türkçe öğrenimi

Oyun eğitim sisteminin ve yabancı dil öğrenimi sürecinin önemli bir öğesidir ve dijital donanımların gelişmesiyle ortaya çıkan dijital oyunlar da bu süreçte yerini almıştır. Genç kuşağın bilgisayar, tablet, telefon ve konsol benzeri donanımlarla oynanan ve çeşitli türleri bulunan dijital oyunlara büyük ilgi gösterdiği bilinmektedir. Oyun, insanların genellikle boş zamanlarını değerlendirebilmek için yaptıkları, eğlendirici ve öğretici faaliyetlerin tümü olarak adlandırılmaktadır. Bilgisayar oyunları olarak da adlandırılan dijital oyunların tarihçesi 1960'lı yıllara dayanmaktadır (Başaran, 2017). Ancak dijital oyunların eğitim materyali olarak kullanılabileceği fikri özellikle 1990'lı yıllarda bilgisayar oyunlarının büyük ilgi görmeye başlamasıyla ön plana çıkmaya başlamıştır. İlk çıktığı günden bu yana özellikle genç kuşağın büyük ilgisini çeken dijital oyunların popülaritesi günümüzde de devam etmekte ve zamanla artmaktadır. Bilgisayar ve mobil teknolojilerdeki hızlı gelişmeler ile oyunlar dijitalleşmiş ve bilgisayar destekli eğitim araçlarının yaygınlaşmasıyla beraber eğitim-öğretim faaliyetlerini olumlu etkilemiştir. Eğitim-öğretim hizmetlerinde, ders içeriğinin öğrenilmesini kolaylaştırmak ve öğrencinin ilgisini çekmek için eğlencelik dijital oyunlara başvurulmaktadır. Dijital oyunlarla dil öğrenimi alanı özellikle son 20 yılda büyük gelişme göstererek bilgisayar destekli dil öğreniminin üzerinde en yoğun çalışılan alt dallarından biri hâline gelmiştir (Hung ve diğerleri, 2016). Anahtar Kelimeler: Eğlencelik dijital oyunlar, bilgisayar destekli eğitim, yabancı dil, öğrenim

Dil öğrenimiDil öğrenme yöntemleriOyunla öğretim+7
Hashim Elamın Ahmed Adam
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı, sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin modellenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı, sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkileri yapısal eşitlik modeliyle incelemek ve bu ilişkileri nitel verilerle derinlemesine değerlendirmektir. Araştırma, açıklayıcı sıralı karma yöntemle yürütülmüş; nicel aşamada ilişkisel tarama, nitel aşamada ise fenomenolojik desen kullanılmıştır. Örneklem, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 4. sınıfta öğrenim gören, tabakalı ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 978 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışma grubunda ise 13 öğretmen adayı yer almaktadır. Nicel veriler; "Küresel İklim Değişikliği Farkındalık Ölçeği", "Sürdürülebilir Kalkınma Farkındalık Ölçeği" ve "Ekolojik Vatandaşlık Ölçeği" ile toplanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Nicel analizlerde SPSS-27 programıyla güvenirlik ve normallik analizleri, Lisrel 8.7 ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Verilerin normal dağılması nedeniyle parametrik testler tercih edilmiş; değişkenlere göre farklılıkları belirlemek için Bağımsız Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Ayrıca, AMOS-22 ve PROCESS Macro v4.2 programlarıyla aracılık analizleri yapılmış ve anlamlılığı test etmek için Bootstrap analizi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. MAXQDA 2022 programı ile kodlanan veriler, alt temalar altında birleştirilmiş ve frekansları belirlenmiştir. Araştırma nicel bulgularına göre öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı yüksek, doğal ve beşeri ortama etkiler ve enerji tüketimi ilişkisi alt boyutları çok yüksek, küresel organizasyonlar ve ortaya çıkaran sebepler alt boyutları ise orta düzeydedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı, toplum ve çevre alt boyutları çok yüksek, ekonomi boyutu ise yüksektir. Ekolojik vatandaşlık düzeyleri ise orta, hak ve adalet çok yüksek, sürdürülebilirlik ve sorumluluk yüksek, katılım orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermezken, doğal ve beşeri ortama etkiler alt boyutunda kadınların lehine anlamlı fark vardır. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ile çevre ve toplum alt boyutlarında da kadınların lehine anlamlı farklar belirlenmiştir. Ekolojik vatandaşlık düzeyleri cinsiyete göre farklılık göstermemekle birlikte, sürdürülebilirlik ve hak ve adalet boyutlarında kadınların lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Üniversite değişkenine göre ölçek ve alt boyutlarda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bölüm değişkenine göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iklim değişikliği farkındalığı sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksektir. Alt boyutlarda, fen ve sosyal bilgiler öğretmen adayları küresel organizasyonlar farkındalığında sınıf öğretmen adaylarına göre; fen bilgisi öğretmen adayları ise enerji tüketimi ilişkisi farkındalığında diğer iki bölüme göre daha yüksek düzeydedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve alt boyutları ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri ve alt boyutları bölüm değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Ancak, fen bilgisi öğretmen adaylarının sürdürülebilirlik düzeyleri, sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksektir. Bunu yanı sıra, küresel iklim değişikliği farkındalığı ile ekolojik vatandaşlık arasında orta, sürdürülebilir kalkınma farkındalığıyla zayıf düzeyde; ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma arasında ise çok zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca, iklim değişikliği farkındalığının, ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığı arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırmanın nitel bulgularına göre öğretmen adayları, küresel organizasyonlar ve uluslararası anlaşmalara yönelik farkındalığın gelişimini engelleyen başlıca etkenin, bu konulara okulda yeterince yer verilmemesi olduğunu belirtmişlerdir. Küresel iklim değişikliğinin nedenlerine yönelik farkındalık, bilinçlendirme etkinliklerinin yetersizliğinden etkilenmektedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığını artıran temel unsur, çevre odaklı ders içerikleridir. Ekolojik vatandaş olmayı ise alışkanlıklara bağlılık ve tüketim odaklı yaşam tarzı olumsuz etkilemektedir. Çevresel farkındalık eksikliği, bireylerin çevresel katılımını önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Öğretmen adayları, ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığı arasındaki ilişkide küresel iklim değişikliği farkındalığının belirleyici olduğunu vurgulamış; ekolojik vatandaşların çevre dostu davranışlarının sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağladığını, bu farkındalığın da çevresel bilinç ve davranış değişimini desteklediğini ifade etmişlerdir. Araştırmanın bulguları neticesinde çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Ekolojik vatandaşlıkSürdürülebilir kalkınmaÇevre eğitimi+2
Dilan Kuruyer
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Rana Demiriz'in kitaplarında söz varlığı unsurları ve Türkçe öğretimindeki yeri

Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan çok boyutlu bir sistemdir. İnsanın kendisini ifade etmesi ve ifade edilenleri anlaması dil ile mümkün olmaktadır. Bu noktada dilin ana unsuru sözcüklerdir. Sözcük, nesnelerin zihindeki karşılığıdır. Sözcükler ile nesnelerin zihinsel imgelemi oluşmaktadır. Bu imgeler düşünce oluşturma ve düşünceler arasında bağ kurmayı sağlamaktadır. Bu hususta bir dilin söz varlığı unsurları önem kazanmaktadır. Söz varlığı unsurları bir dilin gelişmişliğini, ifade gücünü ve gelişmiş düşünce varlığını göstermektedir. Söz varlığı deyim, ikileme, atasözü, terim, argo ve ilişki sözler gibi unsurlardan meydana gelmektedir. Sözcükler beyinde kurulan anlam ağlarının çeşitlenmesini ve zenginleşmesini sağlamaktadır. Bir insan beyninde bu ağların zengin olması düşünce dünyasının ve ifade gücünün zenginliğini göstermektedir. Bir çocuk ne kadar fazla kelimeyle karşılaşırsa düşünce dünyası o kadar zenginleşecek ve ifadesi güçlenecektir. Bu noktada çocuk edebiyatı ürünlerinden faydalanmak Türkçe öğretimi açısından önemlidir. Bu çalışmada Rana Demiriz'in kitaplarında söz varlığı unsurları incelenmiştir. Amaç, kullanılan söz varlığı unsurlarını ele alıp kullanım sıklıklarını, dağılımlarını ve Türkçe öğretimindeki yerini ortaya koymaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yaklaşımlarından doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın verileri Ayasofya'da Bir Gece (2018), Endülüs'te Bir Hafta (2019), Sarayda Bir Yıl (2020), Rüzgâra Fısıldayan Kadınlar (2022) adlı kitaplardan elde edilmiştir. Çalışma materyallerinde yer alan söz varlığı unsurları belirlenen alt kategorilerde ele alınıp sınıflandırılmıştır. Bu başlıklar etrafında kullanılan deyimler, atasözleri, ilişki sözler, kalıplaşmış sözler, terimler, ikilemeler ,yabancı sözcükler, doldurma sözler ve argo sözcüklerin sıklıkları ve dağılımları ele alınmıştır. Bu çalışmanın sonucu olarak en fazla "Ayasofya'da Bir Gece" adlı romanda %34,50, "Endülüs'te Bir Hafta" adlı romanda %36,52, "Sarayda Bir Yıl" adlı romanda %32,26 yüzdelik dağılımıyla yabancı sözcüklere yer verildiği tespit edilmiştir. Yabancı sözcükler incelenirken Batı kökenli yabancı sözcükler ele alınmıştır. "Rüzgâra Fısıldayan Kadınlar" adlı romanda ise en fazla deyimlere yer verildiği (%30,20) tespit edilmiştir. Yazarın ele alınan romanlarında kullanılan söz varlığı unsurlarının sıklığı incelendiğinde sırasıyla deyim, atasözü, ilişki sözler, kalıplaşmış sözler, terimler, ikilemeler, yabancı sözcükler, doldurma sözler ve argo sözcükler olarak tespit edilebilmiştir. Yazarın ele alınan romanlarında toplamda kullanılan söz varlığı unsurlarının dağılımı incelendiğinde sırasıyla yabancı sözcükler, deyimler, ikilemeler, terim sözcükler, ilişki sözler, doldurma sözler, kalıp sözler, argo sözcükler, atasözü yer verildiği görülmektedir. Yazara ait romanların sözcük öğretiminde faydalanılabileceği düşünülmektedir. Özellikle yabancı sözcükler, deyimler, ikilemeler, terimler ve ilişki sözlerin fark ettirilmesine ilişkin yazarın romanlarından faydalanılabilir. Boşluk doldurma, drama, tabu, grupla çalışma, bireysel çalışma gibi yöntem- teknikler ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek Türkçe öğretimindeki yeri ele alınmıştır.

Aynur Yıldırım
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri ile sosyal bilgilerdersi akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada sosyal bilgiler dersindeki akademik başarı ile eleştirel düşünme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlamıştır. Araştıranın çalışma grubunu 7. sınıf ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli ile veriler elde edilmiştir. Araştırmada yer alan veriler "Eleştirel Düşünme Ölçeği" ile toplanmış ve SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde tek yönlü varyans, Pearson Momentler Korelasyon Analizi ve t-testi bağımsız örneklem yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri; kitap okuma sayısı, cinsiyet, anne ve baba eğitim durumudur. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılının 7. sınıfta öğrenim gören öğrenciler ile gerçekleştirilmiştir. Araştımanın çalışma gurubu Elazığ il merkezinde ve Ağın, Baskil, Palu ve Kovancılar ilçelerinde eğitim gören 353 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma bulguları; Eleştirel düşünme becerileri toplam puanlarının; doğruyu arama alt boyutunun ve önyargı alt boyutunun cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. Bunun yanı sıra eleştirel düşünmeye ilişkin özgüvenlerinin cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Kız öğrencilerinin eleştirel düşünmeye ilişkin özgüvenlerinin erkek öğrencilerden anlamlı bir şekilde daha düşük olduğu görülmüştür. Eleştirel düşünmeye ilişkin iletişim düzeylerinin cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermiştir. Eleştirel düşünme becerileri toplam puanlarının doğruyu arama alt boyutunun özgüven alt boyutunun, iletişim alt boyutunun ve önyargı alt boyutunun okula göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Eleştirel düşünme becerileri anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Eleştirel düşünme becerilerinin yıllık ortalama kitap okuma sayılarına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Sosyal bilgiler dersi akademik başarı ortalaması ile eleştirel düşünme becerileri toplam ve eleştirel beceriler alt boyutlarından olan doğruyu arama, özgüven, iletişim ve önyargı arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi, eğitim sisteminin kalitesini artırmaya yönelik önemli katkılar sağlayabilir. Bu tür bir ilişkinin anlaşılması, öğrenme süreçlerinin daha etkili hâle getirilmesine ve öğrenci merkezli öğretim yaklaşımlarının geliştirilmesine zemin hazırlamaktadır. Eleştirel düşünme; bireyin olaylara çok boyutlu bakabilme, bilgiyi sorgulama ve akıl yürütme becerilerini geliştirmesi açısından, çağdaş eğitim anlayışının temel unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, Sosyal Bilgiler dersi; öğrencilere analiz etme, değerlendirme ve yansıtıcı düşünme gibi üst düzey bilişsel beceriler kazandırma potansiyeli taşıdığı için, eleştirel düşünmenin yapılandırılmasında kilit bir rol üstlenmektedir.

Akademik başarıEleştirel düşünmeSosyal bilgiler
Mehmet Halil Darbaş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerilerinin medya okuryazarlık becerilerine etkisi

Araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık becerilerinin medya okuryazarlık becerilerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik 2024-2025 eğitim- öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve Gaziantep Üniversitesi Nizip Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı Sosyal Bilgiler Eğitimi Bilim Dalı'nda öğrenim gören 255 öğretmen adayından veriler toplanmıştır. Araştırmanın verileri elde edilirken kullanılan ölçekler, araştırmacının hazırladığı Kişisel Bilgi Formu, Üstündağ, Güneş ve Bahçivan (2017) tarafından hazırlanan 'Dijital Okuryazarlık Beceri Ölçeği' ile Erişti ve Erdem (2017) tarafından hazırlanan 'Medya Okuryazarlığı Beceri Ölçeği' şeklindedir. Araştırmada, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının yüksek düzeyde dijital ve medya okuryazarlık becerilerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda bu öğretmen adaylarının, dijital ve medya okuryazarlığı beceri düzeyleri ile aile gelir düzeyi, baba eğitimi, medya takip sıklığı, medya araçlarını kullanma, interneti sürekli kullanım, sosyal ağ kullanımı, etkinliklere katılım gibi değişkenlere bakıldığında aralarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Katılımcıların dijital okuryazarlık düzeyleri, dijital araçlardan yararlanma, takip edilen medya siteleri değişkenlerine göre bakıldığında anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Katılımcıların medya okuryazarlık düzeylerine bakıldığında sınıf seviyesi, dijital araçtan yararlanma, cinsiyet ile öğrenim gördüğü üniversite değişkenlerine göre incelendiğinde anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Araştırmaya katılan adayların, dijital ile medya okuryazarlığı düzeyleri arasındaki ilişkinin anlamlı ve pozitif olduğu belirlenmiştir. Yapılan regrasyon analizi sonuçlarına bakıldığında, dijital okuryazarlığın medya okuryazarlığı ve bu okuryazarlığın alt boyutlarını anlamlı şekilde yordadığı görülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda son olarak dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığı becerilerini geliştirmeye yönelik önerilere yer verilmiştir.

Dijital okuryazarlıkMedya okuryazarlığı
Esra Cansu Poyraz
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Koray Avcı Çakman'ın "İlginç Ülkeler Dizisi"nin söz varlığı açısından incelenmesi

Söz varlığı bir dilde kullanılan sözcüklerin yanı sıra atasözü, deyim, terim, ikileme, yabancı sözcük, kalıplaşmış söz gibi söz ve sözcük gruplarını kapsar. Söz varlığının temeli çocukluk döneminde başlar. Çocukluk dönemi genel olarak gelişimin özellikle dil gelişiminin hızlı olduğu bir süreci içerir. Çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun olarak yazılan eserler çocuk edebiyatı kapsamında değerlendirebilir. Bu süreçte çocuğun okuduğu, dinlediği nitelikli eserler kelime hazinesinin gelişimini etkileyip söz varlığını da zenginleştirmektedir. Bu yüzden çocukluk döneminde okunan eserler özellikle söz varlığı yönünden çocuğun dünyasına hitap etmelidir. Bu çalışmanın amacı Koray Avcı Çakman'ın "Advin Sahra Çölü'nde, Advin Gümüş Sırtlı Goriller Ülkesinde, Advin Amazon'da" adlı eserlerinin yer aldığı "İlginç Ülkeler Dizisi"ni söz varlığı açısından incelemektir. Bu çalışma nitel araştırma deseninde ve doküman incelemesi yöntemi ile yapılmıştır. Doküman incelemesinde çeşitli kaynaklardan derlenen bilgiler ışığında söz varlığı ve söz varlığını oluşturan ögeler hakkında bilgiler verilmiş, daha sonra çalışmaya esas teşkil eden eserlerdeki söz varlığı unsurları tespit edilerek Doğan Aksan'ın "Türkçenin Söz Varlığı" adlı eserindeki tasnife göre değerlendirme yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda 5545 yabancı sözcük, 801 deyim, 573 kalıp söz, 362 ikileme, 30 terim ve 1 atasözü tespit edilmiştir. Kalıplaşmış sözler ve çeviri sözcükler tespit edilmemiştir. İncelenen eserler söz varlığı açısından çocuklar için önerilebilir kaynaklar arasındadır.

Sultan Yaşar Yiğit
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri ile girişimcilik özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri ile girişimcilik özelliklerini incelemektir. Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı, Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümünde öğrenim görmekte olan toplam 151 öğretmen adayından elde edilen veriler ışığında hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, "Bilişsel Esneklik Envanteri" ve "Öğretmen Adaylarına Yönelik Girişimcilik Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Veriler, SPSS 25.0 istatistik paket program aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, bilişsel esnekliklerinin orta, girişimciliklerinin ise yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Araştırma sonuçları, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilişsel esneklik düzeyleri ve girişimcilik özellikleri ile cinsiyet, anne- baba mesleği, aylık gelir düzeyi, gündelik alışkanlıklara bağlılık düzeyi, çalışmak istenen yer gibi değişkenler arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Katılımcıların bilişsel esneklik düzeyleri, üniversiteyi ailenin yanında okuma, kitap okuma sıklığı, dergi, gazete gibi süreli yayınları takip sıklığı değişkenlerine göre incelendiğinde anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Katılımcıların girişimcilik düzeyleri ise sınıf düzeyi, daha önce girişimcilik üzerine ders, kurs, seminer, kulüp çalışmalarına katılma ve dergi, gazete gibi süreli yayınları takip sıklığı değişkenlerine göre incelendiğinde anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının, bilişsel esneklik düzeyleri ile girişimcilik düzeyleri arasında zayıf güçte ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Çoklu regresyon analizi sonuçları ise bilişsel esneklik ile kontrol alt boyutu düzeyinin girişimcilik ve girişimciliğin alt boyutlarını anlamlı düzeyde yordamadığı, alternatif alt boyutu düzeyinin girişimcilik ve girişimciliğin alt boyutları üzerinde anlamlı düzeyde yordayıcı olduğu belirlenmiştir. Son olarak elde edilen veriler ışığında, öğretmen adaylarının bilişsel esneklik ve girişimcilik becerilerini geliştirmeye yönelik çeşitli önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Bilişsel Esneklik, Girişimcilik.

Aday öğretmenlerBilişsel esneklikGirişimcilik+3
Büşra İlhan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Can Göknil'in çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından incelenmesi

Çocuk edebiyatı, çocuğun küçük yaşlardan itibaren kitaplarla tanıştığı ve ergenlik dönemine kadar uzanan bir süreçte, sanatsal değere sahip olan eserlerle hedef kitlesinin gelişimini destekleyen hayatî bir alandır. Çocuklara okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmak için onları erken yaşlarda nitelikli çocuk kitaplarıyla tanıştırmak ve onların hayatlarında okuma kültürünün önemli bir yer edinmesini sağlamak gerekmektedir. Çocuk edebiyatı eserleri; çocukların gelişim özelliklerine, hayal güçlerine, duygularına, düşüncelerine ve estetik zevklerine hitap eden sözlü ve yazılı ürünlerdir. Bu tür eserler, toplumsal değerleri aktarmanın yanı sıra ana dilin zenginliklerini öğretme ve çocukları eğitme sürecinde de önemli bir rol oynamaktadır. Can Göknil ressam kimliğiyle tanınan, çocuk edebiyatı alanında önemli çalışmaları olan üretken bir sanatçıdır. Bu çalışmanın amacı, Can Göknil'in çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri bakımından incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Elde edilen veriler üzerinde betimsel analiz yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı Can Göknil'in yazıp çizerliğini yaptığı on dokuz kitaptan oluşmaktadır. Kitaplar, biçim ve içerik özellikleri bakımından iki ana başlık altında çözümlenmiştir. Biçim özellikleri bakımından boyut, kâğıt, kapak-cilt, sayfa düzeni, harfler ve resimler; içerik özellikleri bakımından ise konu, tema, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti ve çevre başlıkları üzerinde durulmuştur. Çalışmada çocuk edebiyatı ürünlerinde bulunması gereken temel ilkeler esas alınarak değerlendirmelerde bulunulmuştur. İnceleme neticesine göre genel anlamda Can Göknil'in çocuk kitaplarının biçim ve içerik özellikleri bakımından çocuk edebiyatının temel ilkelerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kitapların çocukların okuma alışkanlığı geliştirmelerine yardımcı olabilecek, edebî değeri yüksek, sanatsal ve estetik zevk verecek nitelikte olduğu da tespit edilmiştir.

Semra Tanrıkulu
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler eğitiminde ortaokul öğrencilerinin iklim değişikliğine yönelik algılarının dijital ortamda afet filmleri örneği ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler 7. Sınıf öğrencilerinin küresel iklim değişikliğine yönelik algılarının, iklim değişikliğini konu edinen animasyon, film ve belgeseller ile incelenmesidir. Amaca yönelik olarak zayıf deneysel desenlerden tek grup öntest-sontest kontrol grupsuz deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden olan uygun örnekleme yöntemine göre, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Mustafa Kemal Ortaokulu'nda eğitimine devam eden 22 öğrenci tarafından oluşturulmuştur. Verilerin toplanması sürecinde görüşme tekniklerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu noktada, araştırmacı tarafından hazırlanan Küresel İklim Değişikliği Algısı Öğrenci Görüşme Formu'ndan yararlanılmıştır. Uygulama öncesinde, hazırlanan görüşme formu ön test olarak öğrencilere uygulanmıştır. Uygulama aşamasında 4 haftalık bir süreç olarak planlanan film izleme etkinlikleri ve uygulanan diğer yöntem-teknikler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Uygulama sonrasında izlettirilen afet filmlerinin, öğrencilerin iklim değişikliği algısına etkisini saptamak amacıyla Küresel İklim Değişikliği Algısı Öğrenci Görüşme Formu öğrencilere son test olarak tekrar uygulanmıştır. Verilerin analizinde nitel veri analiz yöntemlerinden olan içerik analizi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilere izlettirilen altı adet afet filmi göstergebilimsel ve söylem analiz yöntemine göre analiz edilmiş olup, analiz sonuçlarına ayrı bir başlık altında yer verilmiştir. Öğrencilerden toplanan veriler sonucunda elde edilen bulgular ışığında, ön test uygulamasında öğrencilerin küresel iklim değişikliği kavramı, sebepleri, sonuçları ve bireysel ve kamusal anlamda alınabilecek önlemler hakkında eksik ve/veya yanlış bilgilere sahip oldukları; etkinlikler sonrasında uygulanan son testte ise ifade edilen konular hakkındaki doğru bilgilerinin sayısında artış olduğu görülmektedir. Böylece iklim değişikliği konulu filmlerin, öğrencilerin iklim değişikliği algısının artması üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Küresel İklim Değişikliği, Ortaokul Öğrencileri, Afet Filmleri

AfetlerAnimasyon filmlerBelgesel film+2
Nursima Kara
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgliler öğretmen adaylarının beceri, kalıp yargı ve ön yargı kavramlarına ilişkin algılarının metafor yöntemiyle incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmen adaylarının beceri, kalıp yargı ve ön yargı kavramlarına ilişkin algılarını metafor yöntemiyle belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninin kullanıldığı bu araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı, Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümünde öğrenim görmekte olan toplam 145 öğretmen adayıyla yürütülmüştür. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan metafor formu aracılığıyla toplanmıştır. Metafor formunda; "Beceri……gibidir. Çünkü …./ Kalıp yargı……gibidir. Çünkü…../ Ön yargı…..gibidir. Çünkü….."şeklinde ifadeler yer almıştır. Toplam 145 sosyal bilgiler öğretmen adayına uygulanan metafor formlarından uygun şekilde doldurulmayan 22 form çalışmadan çıkarılmıştır. Araştırma verileri toplam 123 sosyal bilgiler öğretmen adayının metafor formlarından elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Beceri kavramına ilişkin toplam 66 farklı metafor üretilmiş ve bu metaforlar 86 kez tekrar edilmiştir. Öğretmen adayları "beceri" kavramını en çok "altın" metaforuyla açıklamışlardır. Öğretmen adayları kalıp yargı kavramına yönelik olarak toplam 58 farklı metafor üretmiş ve bu metaforlar 96 kez tekrar edilmiştir. Öğretmen adayları, kalıp yargı kavramını en çok "duvar" metafor kavramıyla açıklamışlardır. Öğretmen adayları ön yargı kavramına yönelik toplam 68 farklı metafor üretmiş ve bu metaforlar 90 kez tekrar edilmiştir. Öğretmen adayları ön yargı kavramını en çok "duvar" metaforuyla açıklamışlardır. Öğretmen adayları, beceri kavramını daha çok değerli olması yönüyle belirtirken, kalıp yargı ve ön yargı kavramlarını olumsuzluk içermesi ve engel olması yönüyle belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Beceri, Kalıp Yargı, Ön Yargı, Metafor, Sosyal Bilgiler Öğretmen Adayları.

Selma Boztaş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin özetleme öz yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Ortaokul öğrencilerinin özetleme öz yeterliklerini cinsiyet, okuma sıklığı, yazma sıklığı ve özetleme başarısı değişkenleri açısından incelemeyi amaçlayan bu çalışma Gaziantep ili, Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde bulunan ortaokullarda 8. sınıfta öğrenim gören 206 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel (korelasyonel) tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları Özetleme Özyeterlik Ölçeği, Öğrenci Bilgi Formu, Özet Kaynak Metni (Eskici) olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin özetleme başarısını belirlemede Öykü Özeti Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 21.0 ve MS-Excel 2007 programları kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlardan biri 8. sınıf öğrencilerinin orta düzeyde özetleme öz yeterlik algısına sahip oldukları buna karşın kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha yüksek özetleme öz yeterlik algısına sahip oldukları yönündedir. Çalışmadan elde edilen bir diğer sonuç öğrencilerin okuma sıklıkları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından almış oldukları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğudur. Çalışmadan elde edilen diğer bir sonuç ise öğrencilerin özetleme başarıları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında zayıf düzeyde doğrusal olarak anlamlı bir ilişki olduğudur. Bunun yanında öğrencilerin yazma sıklıkları ile Özetleme Özyeterlik Ölçeği ve ölçeğin özetleme amaçlı okuma ve özet yazma alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.

OkumaOkuma alışkanlığıOkuma-anlama becerisi+7
Büşra Demir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

B1 türkçe ders kitaplarında kavramlar ve kavram alanları

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenler için hazırlanan ders kitaplarında öğrenicilerin maruz kaldıkları kelime ve kavramlar onların Türkçeyi öğrenmesinde ve kelime hazinelerini geliştirmesinde önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan kitaplardaki (B1 düzeyi) metinlerde geçen kavramları ve kavram alanlarını belirlemektir. Çalışma kapsamında yabancılar için B1 düzeyinde hazırlanan Altay Türkçe Öğreniyorum ve Türkçeye Yolculuk ders kitaplarındaki kavramlar, kavram alanları ve kelime sıklığı incelenmiştir. Çalışmanın verileri doküman incelemesi yöntemi ile elde edilmiş, içerik analizi ve kategori analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın modeli durum çalışmasına uygun şekilde tasarlanmıştır. Ders kitaplarındaki metinler dijital ortama aktarıldıktan sonra MAXQDA 2018.2 kullanılarak kavram alanları, ulamlar ve kavramlar sınıflandırılmıştır. Kavramlar karşılaştırılarak ders kitaplarında ortak geçen kavramlar belirlenmiştir. Kelime sıklığını belirlemek için metinlerdeki kelimeler betimsel istatistik kullanılarak MS Excel programı ile analiz edilmiş ve sıklık listesi oluşturulmuştur. Kavramların sınıflandırılması sonucunda Altay Türkçe Öğreniyorum B1 ders kitabında 28 kavram alanı, 146 ulam ve 1805 kavram; Türkçeye Yolculuk B1 ders kitabında 28 kavram alanı, 137 ulam ve 1676 kavram tespit edilmiştir. Her iki ders kitabında da yer alan kavram sayısı 409'dur. Kelime sıklığı analizine göre Altay Türkçe Öğreniyorum B1 ders kitabında 2596 kelimenin %69,53'ünün; Türkçeye Yolculuk B1 ders kitabında ise 2544 kelimenin %65,88'inin kavram olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak kelime sayılarının ve kavram oranlarının birbirine yakın olduğu görülmektedir. Anahtar Sözcükler: Ön- tür kuramı, kavram, kavram alanları, kelime sıklığı, söz varlığı

Ders kitaplarıKavram alanlarıKavramlar+6
Eşref Kaymak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook öğretmen gruplarında paylaşım yapma motivasyonları: Bir netnografik durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook'taki çevrim içi öğrenme topluluğu gruplarına katılımının ve bu gruplarda paylaşım yapma motivasyonlarının arkasında yatan nedenleri ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan etnografinin sanal ortama uyarlanmış hali olan netnografi deseni temel alınmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında en çok üye sayısına sahip "Türkiye Sosyal Bilgiler Zümresi", "Sosyal Bilgiler Bilgi ve Görsel Arşivi" ve "Sosyal Bilgiler Öğretmenleri" gruplarında Kasım 2020-Mart 2021 tarihleri aralığında yapılan toplam 2402 paylaşım incelenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında "Facebook'ta paylaşım yapıyorum; çünkü …………" gönderisi paylaşılarak sosyal bilgiler öğretmenlerinin yorum yapmaları sağlanarak bu gruplardaki paylaşım yapma nedenlerine yönelik görüşleri tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş bu gruplarda aktif şekilde paylaşım yapan 16 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla gruplardaki paylaşım yapma gerekçelerine yönelik derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ikinci ve üçüncü aşamasında elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular, sosyal bilgiler öğretmenlerinin en çok ders materyalleri, dayanışma, kişisel gelişim, gündem ve genel kültür temalarına yönelik paylaşımlar yaptıklarını ortaya koymuştur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook gruplarında paylaşım yapma motivasyonlarının arkasında yatan motifler; zümrelerine faydalı olmak, dayanışma, aile ortamında hissederek yardımlaşma, mesleki gelişime katkı sağlamak, paylaştıkça mutlu hissetmek, zümreleri arasında popüler olmak, iletişim kurarak yeni arkadaşlar edinmek, zümrelerine model olarak yol gösterme ve ufuk açıcı fikirler vermek şeklinde sıralanmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin; grupları ait hissettikleri bir aile ortamı gibi görerek yaptıkları farklı çalışmaları, dokümanları, güncel bilgi ve haberleri, kişisel gelişime yönelik paylaşımları yaparak zümrelerine yararlı olmak, her konuda tavsiyelerde bulunmak, birlik ve beraberlik içinde olmak ve zümrelerine ilham kaynağı olarak tanınmak istediklerini ortaya çıkarmıştır. Araştırmanın genel sonuçları ışığında Facebook gruplarına dair sosyal bilgiler öğretmenlerine ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

FacebookNetnografiSanal eğitim+6
Birsel Arıkan Karagöz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğrenen Türk soylu öğrencilerin hazırlıksız konuşmalarına yönelik yanlış çözümlemesi

Ana dili veya yabancı dil öğretimi dört temel beceri üzerine kuruludur. Bu beceriler kazanım sırasına göre şu şekildedir: Dinleme, konuşma, okuma ve yazma. Gündelik hayatta iletişim kurmadaki etkisi nedeniyle konuşma becerisi bir adım öne çıkmaktadır. Buna rağmen ilgili alan yazında konuşma becerisinin en az önemsenen ve üzerinde en az çalışma yapılan dil becerilerinden biri olduğu belirtilmektedir. Konuşma sırasında yapılan yanlışlar, bu becerinin nitelikli bir biçimde kazandırılmasının önündeki önemli bir engeldir. Türkçe öğrenen Türk soylular da hedef dil ile kendi dilleri arasındaki benzerlikten kaynaklanan etkenler nedeniyle konuşma sırasında yanlışlar yapmaktadır. Türk soyluların konuşmaları sırasında değişik sebeplerle yaptıkları yanlışları belirlemek, dil öğretiminin etkili ve nitelikli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Araştırmada nitel desende içerik analizi yönteminden yararlanılmıştır. Bu bağlamda araştırmada, Çukurova ve Sakarya Üniversitesi TÖMER'de B1 düzeyinde öğrenim gören 114 Türk soylu öğrenci araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Söz konusu öğrencilerin hazırlıksız konuşma sırasında yaptıkları yanlışları tespit etmek amacıyla uzman görüşünden hareketle kontrol listesinden seçilen bir konu üzerine öğrencilerin hazırlıksız konuşma yapmaları sağlanmış ve ses kayıtları alınmıştır. Bu ses kayıtları transkript edilerek yapılan yanlışlar tespit edilmiş; bu yanlışlar temalara, kategorilere ve kodlara ayrılmıştır. Araştırmanın bulguları, Türk soyluların "dil bilgisel", "söz dizimsel" ve "kod karıştırma" olmak üzere 3 tür yanlış yaptıklarını ortaya koymuştur.

Dil yanlışlarıDil öğrenimiDil öğrenme yöntemleri+7
Ceylan Bakır
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrim içi öğrenme ortamlarının sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimi açısından incelenmesi: Bir netnografi çalışması

Öğretmenler teknolojik değişim ve gelişim ile birlikte okulda veya okul dışında yürüttüğü mesleki gelişim faaliyetlerini web ortamlarına taşıyarak çevrim içi öğrenme topluluklarını oluşturmuşlardır. Bu çalışmanın birincil amacı çevrim içi öğrenme topluluklarından olan Facebook'ta sosyal bilgiler öğretmenlerine yönelik kurulan gruplarda sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine yönelik yapılan paylaşımların incelenmesidir. Çalışmanın ikincil amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimi açısından çevrim içi öğrenme topluluklarına yönelik bakış açılarını bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymaktır. Netnografi çalışmasına göre tasarlanan araştırma nitel araştırma paradigması temelinde yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında seçilen "Sosyal Bilgiler Not ve Bilgi Paylaşımı", "Türkiye Sosyal Bilgiler Zümresi" ve "Sosyal Bilgiler Öğretmenleri" gruplarında 2021 Eylül-2022 Ocak tarihleri arasında sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimleriyle doğrudan ilişkili toplam 2050 paylaşım incelenerek doküman analizine tabi tutulmuştur. İkinci aşamada kartopu örnekleme yöntemiyle bu çevrim içi toplulukları aktif olarak kullanan 17 sosyal bilgiler öğretmeniyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilere içerik analizi uygulanarak belirli tema ve kategoriler oluşturulmuştur. Araştırmanın birinci aşamasında sonuçlara göre Facebook gruplarında en çok mesleki tutum ve değerler temasına vurgu yapıldığı görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki gelişimine yönelik iş birliği ve meslektaşlar arası dayanışmayı kapsayan paylaşımlar çoğunlukla yapılmıştır. İkinci aşamada da benzer şekilde öğretmenlerin meslektaşlarla haberleşme, iş birliği ve dayanışma amacıyla bu toplulukları kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Görüşmelerden hareketle bu toplulukların başlıca zorluklarının bilginin doğruluğu ve üslup sorunları olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Başlıca kolaylıklarının ise bilgi alma ve bilgiye hızlı ulaşma olduğu aynı zamanda bu topluluklardan yararlanmayan öğretmenlerin yararlanmalarının mesleki bilgi ve beceri noktasında fayda sağlayacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın genel sonuçları, çevrim içi öğrenme topluluklarının sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimi açısından önemli katkılar sağladığını ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal Bilgiler Öğretmenleri, Mesleki Gelişim, Çevrim içi Öğrenme Toplulukları, Facebook, Netnografi

Mesleki gelişmeNetnografiSosyal bilgiler+5
Seda Akın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Refik Durbaş'ın çocuk şiirleri üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı Refik Durbaş'ın çocuk şiirlerinin çocuğa görelik ilkeleri bakımından incelemektir. Nitel araştırma modeli kullanılan bu çalışmada veriler doküman incelemesi yöntemiyle elde edilmiştir. Bu çalışmanın dokümanlarını Refik Durbaş'ın Bez Bebekle Kuklası, Yaramaz Şiirler, Kırmızı Kanatlı Kartal, Kar Üstünde Beyaz Bulut, Şaşkın Baykuş, Kuyruğu Zıp Zıp Kanguru, Çırak Çıktı Çocukluğum, Büyüsün Düşler ve Nar Düştü Kar Üstüne olmak üzere dokuz şiir kitabı oluşturmuştur. Refik Durbaş'ın 229 şiiri çocuğa görelik ilkesi bakımından içerik (tema ve konu, kişiler, dil ve anlatım ve plân) ve biçim (boyut, kağıt, kapak ve ciltleme, sayfa düzeni, harfler ve punto ve resimler) olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Şiirlerdeki tema ve konunun belirlenmesinde 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı esas alınmıştır. İncelenen dokuz şiir kitabının biçimsel ve içerik özellikleri hakkında şu sonuçlara ulaşılmıştır: Programda yer alan on altı temadan kullanım sıklığına göre sırasıyla Doğa ve Evren, Çocuk Dünyası, Birey ve Toplum, Milli Kültürümüz, Hak ve Özgürlükler, Zaman ve Mekân, İletişim ve Duygular olmak üzere sekizine yer verilmiştir. Kişilerden en çok hayvan, insan, fantastik öge ve bitkiler yer almıştır. Şairin, imgelerden ve edebi sanatlardan oluşan bir üsluba sahip olduğu görülmüştür. Eserler biçim açısından incelendiğinde ise kitapların hitap ettiği yaş aralığının ve sayfa numaralarının belirtilmediği şiirlerin genelinde yazım ve imla kurallarının ihmal edildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte görseller açısından resimlerin şiirlerle bir bütünlük arz ettiği görülmüştür. Anahtar sözcükler: Refik Durbaş, Çocuk Şiiri, Çocuğa Görelik İlkesi

Durbaş, RefikTürk şiiriTürkçe dersi+5
Ayşe Özdemir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe dersinde eğitsel oyun kullanımının yaratıcı yazma beceri ve yazma tutumlarına etkisi

Araştırmanın amacı eğitsel oyunların, öğrencilerin yaratıcı yazma beceri ve tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırma yarı deneysel desen ile gerçekleştirilmiş olup nicel veriler nitel verilerle desteklenerek karma model kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, yaratıcı yazma için değerlendirme ölçütleri formu, yazmaya yönelik tutum ölçeği ile nitel veriler ise deney grubuyla gerçekleştirilen odak grup görüşmesi sonucu elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Defne ilçesi Yeşilpınar Ortaokulunun 5 ve 6. sınıflarında öğrenim gören 170 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubuna yazmaya yönelik eğitsel oyunlar oynatılmış, kontrol grubunda ise mevcut ders işleyişi devam ettirilmiştir. Öğrencilere uygulanan deneysel işlem sekiz haftalık bir program dahilinde gerçekleştirilmiştir. Bu sürecin öncesinde ve bitiminde derlenen nicel veriler parametrik testlerle analiz edilmiştir. Uygulamanın sonunda deney grubu öğrencileriyle yapılan odak grup görüşmesinden elde edilen nitel veriler ise içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgulara göre eğitsel oyunlarla yapılan yazma çalışmalarının öğrencilerin yaratıcı yazma becerilerine ve tutumlarını geliştirdiği görülmüştür. Kontrol grubu öğrencileri üzerinde devam ettirilen uygulamaların, öğrencilerin yazma becerileri ve tutumları üzerinde anlamlı bir değişme gösteremediği anlaşılmıştır. Öğrenci görüşlerine göre eğitsel oyunlarla devam edilen yazma uygulamalarının eğlendirici, motive edici özelliklerinin yanında öğrencilerin yaratıcılık seviyelerini artırdığı ve farklı bakış açılarıyla beraber hayal güçlerini geliştirmede de etkisi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle öğrenci görüşleri, eğitsel oyunların tüm derslerde yer alması yönündedir. Bulguların yorumlanmasıyla ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, ders kitaplarında yaratıcı yazmanın geliştirilmesine yönelik eğitsel oyunların bulunması; öğretmenlere eğitsel oyun planlama ve oyunları ders ve içeriklere entegre edebilme konularında eğitim alma imkanının tanınması; öğretmenlerin, öğrencilerin güçlük yaşadığı öğrenme konularında eğitsel oyunları alternatif olarak kullanabilmeleri önerilmiştir. Eğitsel oyunların yazmanın yanı sıra diğer dil becerilerinin gelişimine etkisinin incelenmesi, konuyla ilgili nitel araştırma sayısının artırılması, ilk, orta ve lise düzeyinde deneysel çalışmaların yapılması gelecekteki araştırmalar için önerilebilir.

Eğitsel oyunlarOrtaokul öğrencileriTürkçe dersi+3
Durukan Atik
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında geçen atasözü ile deyimlerin tespit ve sınıflandırılması

Atasözü ve deyimler, konuşucuya az sözle çok şey ifade etme imkânı sunmasının yanında, dilin kıvraklığını ve zenginliğini yansıtması bakımından dilin önemli unsurlarıdır. Bu unsurlar, çocuklara ölçünlü dili öğretmeyi ve onların dil becerilerini geliştirmeyi temel amaç edinen Türkçe dersleri sayesinde kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda öğrencilerin atasözü ve deyimlerle en sık karşılaştıkları ders materyalleri Türkçe ders kitaplarıdır. Bu çalışmanın amacı, 2021- 2022 ile 2022- 2023 eğitim ve öğretim yıllarında Talim ve Terbiye Kurulu tarafından MEB'e bağlı okullarda okutulmasına onay verilen Anıttepe, Ata, Ekoyay, MEB ve Özgün Yayınlarınca hazırlanan 9 adet; 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerde ve okuma metinlerinde yer alan atasözü ve deyimlerin varlığını tespit edip söz konusu unsurları çeşitli başlıklarda sınıflandırmaktır. Araştırma nitel araştırma biçiminde yapılmış, veriler doküman analizi yöntemiyle elde edilmiştir. Çalışma sonucunda 5. sınıflar kitabında 150; 6. sınıflar kitaplarında 660; 7. sınıflar kitaplarında 453 ve 8. sınıflar kitabında ise 183 olmak üzere toplamda 1446 deyime ve 5. sınıflar kitabında: 24; 6. sınıflar kitaplarında 69; 7. sınıflar kitaplarında 25 ve 8. sınıflar kitabında 7 olmak üzere toplamda 125 atasözüne ulaşılmıştır. Deyimler "duygu, durum, öğüt ve diğer" başlıkları altında sınıflandırılarak duygu kategorisinde 227, durum kategorisinde 614, öğüt kategorisinde 32 ve diğer kategorisinde 409 deyim olduğu görülmüştür. Konularına göre "erdemler, millî kültürümüz, birey ve toplum, hak ve özgürlükler, bilim, sağlık ve spor" başlıklarında sınıflandırılan atasözlerinde ise çoğunluğun erdemler başlığı altında yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca deyimler oluşum şekilleri bakımından ögelerine ayrılmış ve büyük bir bölümünün "nesne + fiil ve yer tamlayıcısı + fiil" bağlantısı biçiminde birleştiği saptanmıştır. Son olarak her bir sınıf düzeyinde, tarama sonucu elde edilen atasözü ve deyimlerden oluşan ve söz konusu unsurların hangi yayınevinin ders kitabında geçtiğinin belirtildiği bir sözlük hazırlanmıştır.

AtasözleriDers kitaplarıDeyimler+4
Ahmet Karakurt
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kelime öğretimi sürecinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı yabancılara Türkçe öğretimi sürecinin kelime öğretimi (Hangi kelimelerin öğretileceği, hangi etkinliklerle öğrencilere sunulacağı, hangi materyallerin kullanılacağı, hangi strateji yöntem ve tekniklere başvurulacağı, hangi ölçme araçlarının tercih edileceği) açısından değerlendirilmesidir. Çalışma için etkileşimli bir desen olan durum çalışması seçilmiştir. Nitel modelde yürütülen bu çalışmanın örneklemini Düzce Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) bünyesinde öğrenim gören A1 düzeyindeki öğrenciler ve kurumda görev alan 7 öğretici oluşturmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda yabancılara Türkçe öğretimi kurumunda görev alan öğreticilerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında sınıf içi uygulamalara dönük olarak yapılandırılmamış gözlem formu da kullanılmıştır. Sınıf içi uygulamalar A1 düzeyinin başlangıcından bitişine kadar (6 Hafta) gözlemlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bu veriler tablolaştırılarak sunulmuştur. Sonuç olarak hedef kelimelerin belirlenmesinde öğrenci ilgi, ihtiyaç ve önceki öğrenmelerinin göz önünde bulundurulmadığına ulaşılmıştır. Planlamanın öğrenciler için yetersiz kaldığı ve tekniklerin genel olarak çeşitlendirilmediği gözlemlenmiştir. Alanda çalışan öğretmenlerin strateji, yöntem ve teknik konularında yeterli bilgiye sahip olmadığı belirtilmiştir. Süreçte kullanılan etkinliklerin de hatırlama, kavrama gibi alt düzey bilişsel becerilere hitap edecek şekilde hazırlandığı ve uygulandığı sonucu elde edilmiştir. Materyal kullanımında ise kitabın bazı derslerde hala yoğunlukta olduğu ve teknolojinin imkânlarının derslerde yeterince yer bulmadığı gözlemlenmiştir. Sürecin önemli parçalarından olan değerlendirmede basamağında geleneksel araçların tercih edildiği sonucu çıkarılmıştır. Bütün bunlarla birlikte kelimelerin dil öğrenme sürecindeki önemine ve bu alana gerekli önemin verilmediği çalışmadan elde edilmiştir.

Kelime öğretimiTürkçeTürkçe öğretimi+5
Tilbe Uysal
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancılara Türkçe öğretiminde Yunus Emre Enstitüsü Youtube ders videolarının kültürel farkındalık oluşturma açısından değerlendirilmesi

Yabancılara Türkçe öğretiminde üzerinde durulması gereken konulardan biri kültürel farkındalık oluşturma sürecidir. Bu sürecin tek amacı öğrenenlere salt dil öğretimi değil, aynı zamanda kültürler arası iletişim yetisini de kazandırmaktır. Bu kapsamda araştırmanın amacı yabancılara Türkçe öğretiminde Yunus Emre Enstitüsü Youtube sayfasında yer alan ders videolarını kültürel farkındalık oluşturma açısından değerlendirmektir. Nitel şekilde desenlenen bu araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında YouTube üzerinden asenkron uzaktan eğitim sağlayan Yunus Emre Enstitüsünün "Türkçe Öğreniyorum" isimli ders videoları incelenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda A1, A2, B1 ve B2 düzeyindeki derslerin tamamında kültürel ögeler tespit edilmiştir. Tüm düzeylerde yapılan incelemede en fazla kültürel öge "Ekler, Kipler, Tamlamalar, Ses Olayları" konusunda rastlanmıştır. En fazla kullanılan kültürel ögelerin ise "Türkçe İsimler" ve "Türkçe Şehir Adları" olduğu görülmüştür. Yunus Emre Enstitüsünün "Türkçe Öğreniyorum" isimli ders videolarında kültürel ögelerin dağılımına bakıldığında eşit şekilde dağılım göstermediği görülmüştür. Bu unsurlardan bazılarına hiç yer verilmediği ve kültürel ögelerin dil düzeylerine göre dağılımında da farklılıklar bulunduğu gözlenmiştir.

Hilal Çakır
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özgür Balpınar'ın çocuk edebiyatı yapıtlarının çocuk edebiyatının temel ögeleri açısından incelenmesi

Bu araştırmada Özgür Balpınar'ın şu ana kadar yayımlanmış tüm kitaplarının çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Özgür Balpınar'ın on kitabı, çocuk edebiyatı ürünlerinin taşıması gereken dış yapı özellikleri açısından boyut, kâğıt, kapak, sayfa düzeni ve resim; iç yapı özellikleri açısından konu, izlek, karakter, dil ve anlatım, ileti ile eğitsel ilkeler bakımından incelenmiştir. Yazarın kitapları, doküman incelemesi (belge incelemesi) yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, Özgür Balpınar'ın kitaplarının çocuk edebiyatının dış yapı ve iç yapı özellikleri ile eğitsel ilkeler açısından, çocuk edebiyatının temel ilkelerinin büyük çoğunluğuna uygun nitelikte olduğu belirlenmiştir. Bu nitelikler; dil ve anlatımın çocukların seviyesine uygun olması, konuların çocukların ilgi, ihtiyaç ve beklentilerine yanıt vermesi, konunun oluşturulmasında, merak duygusu ve çatışmalardan sıkça faydalanılması, karakterlerin çocukların özdeşim kurabileceği yaş ve özelliklere sahip olmasıdır. Bununla birlikte, eserlerin iletilerinin çocuklarda evrensel değerlere duyarlılık geliştirebilecek nitelikte olduğu da belirlenmiştir. İncelenen kitapların tüm özellikleri değerlendirildiğinde Türkçe öğretiminde yararlanılabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca yazarın kitaplarının, çocuklarda okuma alışkanlığı geliştirmeye yönelik özellikler taşıdığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda incelenen eserlerle ilgili olarak araştırmacılara ve eğitimcilere önerilerde bulunulmuştur.

Mustafa Akgül
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kültürel değerlere duyarlılık düzeyleri

Bu araştırmanın amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin kültürel değerlere duyarlılık düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırmada; sosyal bilgiler öğretmenlerinin demografik ve pedagojik duyarlılık boyutlarının ele alınması amaçlanmıştır. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin; cinsiyet, ikinci dile sahip olma, mesleki kıdem durumu, yaşadığı coğrafi bölge, yurt dışı tecrübesi ve yabancı ülkeden arkadaşının olup olmaması gibi değişkenlere bağlı olarak eğitim üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kültürel değerlere sahip çıkmak ve değerleri gelecek nesillere aktarmak bir milletin varlığının devamlılığı için önemlidir. Bu değerlerin kazanılmasında ailenin yanında öğretmenin de katkısı çok büyüktür. Öğretmenin kültürel değerlere yönelik bakış açısı, bilgisi, tutumu ve davranışları başarıyı etkilemektedir. Bu nedenle öğretmenlerden öğrencilerinin kültürel değerlerine hâkim olması istenmektedir. Böylece öğrencinin değerlerine duyarsız kalmadan eğitim sürecinin planlanması sağlanacaktır. Fakat kültürel değerlere duyarlı eğitimle ilgili gerekli bilgi ve beceri altyapısına sahip olmayan öğretmenler, farklı kültürlerden olan öğrencilere yönelik öğrenme sürecini ve ortamını tasarlama konusunda yetersiz kalabilmektedir. Değerlerin öğretilmesi, devamlılığının sağlanması her toplumun başta gelen hedeflerinden birisi olmuştur. Tüm eğitim kurumlarının programlarında değerlere yer vermesi, değer eğitimini kolaylaştırabilecek bir işlem gibi görülmektedir. Kültürel değerlerin aktarılması sürecinde tüm kesimlerin birlikte hareket etmesi, değer eğitimine olumlu katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitim, Değer Eğitimi, Kültür, Sosyal Bilgiler

DeğerlerKültürel değerlerSosyal bilgiler dersi+2
Yusuf Bozkurt
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirel düşünme becerisi kazandırması bağlamında Hamdullah Köseoğlu'nun çocuk romanlarının incelenmesi

Düşünme; belirli bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilen, bireyi bir yargıya varmaya, bir sonuca ulaşmaya yönelten eylemdir. Eleştirel düşünme; analiz etme, değerlendirme, problem çözme ve karar verme gibi becerilerin işe koşulduğu üst düzey bir düşünme becerisidir. Eleştirel düşünme, olaylara ve durumlara sorgulayıcı bakış açısıyla bakabilmektir. Eleştirel düşünme, 21. yüzyıl becerileri arasında yer almaktadır. Dolayısıyla eleştirel düşünebilen bireyler yetiştirilmesi günümüz toplumunun vazgeçilmez gereksinimleri arasındadır. Eleştirel düşünme; öğrenilebilen, yaşam süresi içerisinde geliştirilebilen bir yetidir. Eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinde, zihinsel süreçlerin harekete geçirilmesinde etkili olan birçok faktör vardır. Ancak bu faktörler içerisinde kitap okumak çok önemli bir yere sahiptir. Eleştirel düşünme unsurları bakımından zengin bir içeriğe sahip olan edebî eserler; bireylerin eleştirel düşünebilmesine, olaylara ve durumlara farklı açılardan bakabilmesine ve ufuklarının genişleyebilmesine olanak tanımaktadır. Dolayısıyla nitelikli çocuk kitapları, eleştirel düşünme yetisini edindirme ve geliştirme bakımından oldukça değerlidir. Bu sebeple bireylere eleştirel düşünme becerisi kazandırılabilmesi için seçilen eserlere dikkat edilmesi, çocukların dil ve düşünme becerilerini geliştirmeye yardımcı olan, çocuk dünyasını ve duyarlılığını göz önünde bulunduran, yetkin çocuk edebiyatı yazar ve eserlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Tarama modelinde betimsel bir yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma materyali olarak Hamdullah Köseoğlu'nun "Kardelen", "Bir Yıldız Geçiyor", "Yayla Çiçeği", "Gülşen'in Öyküsü" ve "Uçurum Kent" romanları seçilmiştir. Çalışmada Hamdullah Köseoğlu'nun çocuklar için kaleme aldığı beş romanı çocuklara eleştirel düşünme becerisi kazandırması bağlamında incelenmiştir. Söz konusu kitapların, eleştirel düşünme unsurlarını sunması yönünden uygun olduğu, okurları eleştirel düşünmeye teşvik ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Eleştirel düşünceKöseoğlu, HamdullahRoman+6
Elif Kaya
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

21. yüzyıl becerilerine göre tasarlanan öğretim etkinliklerinin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye etkisi

Bilgi çağında değişen dünya şartları hayatın birçok alanında olduğu gibi eğitim-öğretimde yenilikler yapmış, okul ve programları dönüştürmüştür. Bu değişim 21. yüzyıl bireylerinin 21. yüzyıl becerilerine sahip olmasını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla bu çağda bireyden eleştirel düşünen, problem çözen, yaratıcı fikirler ortaya koyabilen, iş birliği yapabilen davranışlar sergilemesi; bilgi, medya ve teknoloji okuryazarı olarak çağa uyum sağlaması beklenmektedir. Bu çalışmada 21.yy. becerilerine göre tasarlanan öğretim etkinlikleriyle öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma 2019-2020 Eğitim Öğretim yılının 2. döneminde Bolu ilinde yer alan bir ortakulda öğrenim gören 60 6. sınıf öğrencisiyle yürütülmüştür. Bu öğrencilerden 30'u deney grubu, diğer 30'u araştırmanın kontrol grubunu oluşturmuştur. Araştırma süreci karma yöntemin açımlayıcı sıralı desenine göre tasarlanmıştır. Nicel boyut, ön-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desene göre yürütülmüş ve çalışma nitel verilerle desteklenmiştir. Deney grubuna 21. yy. beceri programı etkinlikleri 10 hafta süreyle uygulanmıştır. Uygulamanın 6 haftası yüz yüze eğitim, 4 haftası uzaktan eğitim yoluyla gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu öğrencileri geleneksel program etkinlikleriyle derslerini işlemiştir. Uygulama sonrasında veri toplama aracı olarak Eleştirel Düşünme Testi, Torrance Yaratıcı Düşünme Testi, öğretmen ve öğrenci görüşme formu kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS 23.0. paket programında çözümlenmiş; nitel veriler içerik çözümlemesiyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, 21. yy. becerilerine göre tasarlanan etkinliklerin öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini bütün alt boyutlarda anlamlı olarak geliştirdiği belirlenmiştir. Teknoloji araçlarının ve dijital uygulamaların eğitim sürecinin içerisinde etkili ve dengeli kullanımı, öğrencilerin bilgi, medya ve teknoloji okuryazarlığı becerilerini geliştirmiştir. Beceri odaklı, teknoloji ile desteklenmiş öğrenme ortamlarının tasarlanması, öğretim programlarında 21. yüzyıl becerilerine uygun güncellemelere gidilmesi önerilmiştir.

21. yüzyılEleştirel düşünmeEğitim etkinliği+2
Atilla Dilekçi
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin dinleme becerilerini geliştirmede strateji öğretiminin etkisi

Bu çalışmada, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi çerçevesinde güncel gelişmeler ve öğrenen ihtiyaçları göz önünde bulundurularak dinleme anlama etkinliklerinin dinleme stratejilerinin öğretimi ile desteklenmesinin faydalı olacağı düşüncesinden hareketle öğrencilerin dinleme anlama becerilerinin geliştirilebilmesi amacıyla Ankara'da bir yükseköğretim kurumu çatısı altında hizmet veren dil öğretim merkezinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ve B1.2 düzeyinde bulunan, toplamda 26 öğrenciden oluşan iki ayrı gruptaki öğrencilerle sekiz hafta boyunca dinleme stratejileri öğretimi üzerine etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılmadan önce her etkinlik için ders planı tasarlanmış, uygulama esnasında söz konusu plan takip edilmiştir. Öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında dinleme anlama becerilerini ölçmek amacıyla A1, A2 ve B1 seviyelerinin kazanımlarını içeren sorular oluşturularak Dinleme Başarı Testi geliştirilmiştir. Test için 45 öğrenci ile pilot uygulama yapılarak uygulamanın verileri doğrultusunda testin uygulanabilirliği açısından gerekli düzenlemelerde bulunulmuş; ardından söz konusu test toplamda 52 öğrenciden oluşan deney ve kontrol gruplarına öğrenciler B1.2 seviyesinde bulunduğu zaman ve B1.4 seviyesini tamamladıklarında öntest ve sontest şeklinde uygulanmıştır. Test sonuçları SPSS-25 paket programına işlenmiştir. Uygulanan testlerin madde ayırt edicilik indeksi, madde güçlük indeksi ve testlere ait KR-20 güvenirlik istatistikleri TAP (Test Analysis Programı Version 14.7.4) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Dinleme stratejileri uygulanan deney grubunda yer alan öğrencilerin B1 kazanımlarını içeren sorulara ilişkin süreç sonundaki uygulamada hesaplanan Türkçe dinleme anlama becerilerinin kontrol grubunda yer alan öğrencilerin becerilerine göre daha yüksek olmasından dolayı anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Uygulama sonunda deney grubundaki öğrencilerin sürece yönelik görüşlerinin belirlenmesi için yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla öğrenci görüşleri alınmıştır. Öğrenci görüşlerinden elde edilen bu nitel veriler içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Değerlendirmenin sonucunda deney grubunda bulunan ve dinleme stratejilerinin öğretimine dayalı etkinliklerle dinleme becerisindeki başarılarının geliştiği tespit edilen öğrencilerin, öğretim sürecine ilişkin olarak da olumlu görüş geliştirdikleri tespit edilmiştir.

Dinleme becerisiDinleme-anlamaOrtaokul öğrencileri+7
Merve Uzun Gülkaya
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okuma eğitiminde yeniden yazılmış masalların metinlerarası anlam kurma ve göstergebilim açısından çözümlenmesi

Çalışma, yeniden yazılmış masalların metinlerarasılık ve göstergebilimsel açıdan incelenmesini ve Türkçe eğitimi bağlamında okuma etkinliklerinde nasıl kullanılabileceğini ortaya koymayı amaçlayan nitel bir araştırmadır. Üç temel amaç doğrultusunda yapılandırılan çalışmanın ilk amacı, Grimm Kardeşler, Perrault ve Ezop tarafından yazılan klasik masallar ile masalların Eşit Masallar ve Frederick adlı yeniden yazılmış versiyonları arasındaki metinlerarası ilişkileri ortaya koymak, alt metin ve üst metin arasındaki benzerlik ve farklılıkları çözümlemektir. İkinci amaç, yeniden yazılmış masalların göstergebilimsel çözümlemesini yaparak masalların hangi göstergeler üzerinden dönüşüme uğradığını irdelemektir. Üçüncü amaç, yeniden yazılmış masalların okuma eğitimi kapsamında nasıl kullanılabileceğini örnek izlenceler ve etkinlikler aracılığıyla göstermektir. Çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmış; metinlerarası çözümlemelerde yapı unsurları, dil ve anlatım, tematik dönüştürümler karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çözümlemeler yeniden yazılmış masalların kaynak metinlere bağlılık ile özgün yorumlar arasında bir denge kurduğunu ve hem edebi hem eğitsel açıdan zengin bir potansiyele sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca çalışmada yer verilen örnek etkinlikler, öğrencilerin eleştirel, analitik ve yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik özgün uygulamalar sunmaktadır. Söz konusu etkinlikler okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası olmak üzere 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Ortaokul Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda metinlerarasılık ve göstergebilimle ilişkili kazanımlar temel alınarak tasarlanmıştır. Çalışma, Türkçe eğitimi bağlamında metin seçimi ve kullanımı açısından özgün bir katkı sunmaktadır. Etkinliklerde öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal gelişimlerini destekleyecek şekilde metinlerarası anlam kurma, göstergebilimsel çözümleme, sorgulayıcı düşünme, değer aktarımı ve yaratıcı üretim gibi çok yönlü kazanımlar gözetilmiştir.

Metinlerarasılık
Nilgün Çelik
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkler belgeselinin sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları açısından incelenmesi

Bu araştırma, Türkler belgeselinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kazanımlarına uygunluğunu belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Türkler belgeselinin elli iki bölümünün, ortaokul 5., 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kazanımları doğrultusunda incelenmesini kapsamaktadır. Araştırmanın çalışma grubu Türkler belgeseli ve 2018 tarihli Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programından oluşmaktadır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırma sürecinde veri toplama yöntemi olarak doküman incelenmesi kullanılmış olup, doküman analizi yöntemiyle veriler çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda belgesel bölümlerinin toplamda 25 farklı kazanımla ilişkilendirilebileceği, 92 farklı yerde Kültür ve Miras Öğrenme Alanı ile ilişkilendirilebileceği ve en fazla ilişkilendirmenin 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde olduğu tespit edilmiştir. Ancak, belgeselin bazı bölümlerinin Sosyal Bilgiler dersi kazanımlarına uygun olmadığı görülmüş ve bunun sebepleri belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkler Belgeseli, Belgesel, Öğretim Materyalleri, Sosyal Bilgiler Öğretimi.

Sosyal bilgiler eğitimi
Bünyamin Erçoban
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin oluşturdukları hikâye edici metinlerin bağdaşıklık ve tutarlılık bağlamında incelenmesi

Metindilbilim, dilbilimin alt çalışma alanlarından biridir. Bu alanın yoğunlaştığı kapsam metin tanımının yapılması, metinsellik ölçütlerinin belirlenmesi ve metinlerin çeşitli boyutlarda incelenmesidir. Metinsellik ölçütleri sınıflandırılmasında yer alan bağdaşıklık ve tutarlılık, metinle doğrudan ilişkilidir. Bağdaşıklık, metnin yüzey yapısı ile ilgiliyken tutarlılık metnin derin yapıyla metnin anlam boyutuyla ilgilidir. Anadili eğitiminde kullanılan en önemli araç metindir. Öğrencilerin temel dil becerilerini doğru ve etkili biçimde geliştirebilmek için metinlerden yararlanılmaktadır. Dil ediniminde kullanılacak metinlerin metinsellik ölçütlerine uygun olması beklenmektedir. Bu metinlerin bağdaşıklık ve tutarlılık yönünden uyumlu olması öğrencilerin dil öğrenimini kolaylaştıracaktır. Metindilbilimsel ölçütlere uygun hazırlanan metinler ile bu metinlere dayalı etkinliklerin öğrencilerin dil becerilerini geliştirme süreçlerine olumlu şekilde yansıyacağı yapılan çalışmalarda belirtilmiştir. Bu çalışmanın genel amacı; Bilim ve Sanat Merkezinde öğrenim gören özel yetenekli öğrencilerin oluşturdukları hikâye edici metinlerin bağdaşıklık ve tutarlılık yönüyle incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda özel yetenekli öğrencilerden bireysel yetenekleri fark ettirme programından ve özel yetenekleri fark ettirme programından toplamda 60 öğrencinin oluşturmuş oldukları hikâye edici metinlerin bağlaşıklık ve tutarlılık görünümleri ortaya konulmuştur. Çalışmada, nitel veri toplama yöntemlerinden belgesel tarama (doküman incelemesi), verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre özel yetenekli öğrencilerin oluşturmuş oldukları hikâye edici bağdaşıklı sağlayan unsurların yeterince kullanıldığı görülmekteyken tutarlılık unsurlarının daha az kullanıldığı tespit edilmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin daha tutarlı metinler oluşturmaları adına deneysel çalışmalar yapılabilir. Anahtar Sözcükler: Bağdaşıklık, Tutarlılık, Metin, Metindilbilim, Özel Yetenekli Öğrenciler

Tugay Şahin
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2024
00