Yozgat Bozok University
Discipline

Department of Primary Education

Yozgat Bozok University

1,560

Archived Theses

3

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli öğrenmenin ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersindeki sorgulama becerilerine etkisi

Bu araştırma, oyun temelli öğrenmenin ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersindeki sorgulama becerilerine etkisini incelemek amacıyla ele alınmıştır. Araştırma 2024-2025 eğitim öğretim yılı bahar dönemi içerisinde yapılmıştır. Araştırma, yarı deneysel desenlerden ön test-son test kontrol gruplu desene göre yürütülmüştür. Katılımcılar Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde yer alan sosyoekonomik düzeyi, Türkçe konuşma, anlama becerilerine sahip olan benzer 58 üçüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırma süreci veri toplama araçları uygulanmasıyla beraber toplamda on hafta sürmüştür. Deney grubundaki öğrencilerle oyun temelli öğrenim yöntemiyle desteklenen hayat bilgisi dersleri işlenirken, kontrol grubundaki öğrenciler için mevcut Hayat Bilgisi Öğretim programı (2019) dahilinde dersler işlenmiştir. Araştırmanın öncesinde ve sonrasında veri toplama aracı olarak öğrencilerin sorgulama becerilerini belirleyebilmek için "Sorgulama Beceri Ölçeği (SBÖ)" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler IBM SPSS 27.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, gruplar arası farkların başlangıç düzeyleri kontrol edilerek değerlendirilmesini sağlamak amacıyla Kovaryans Analizi (ANCOVA) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, oyun temelli öğrenme yöntemiyle desteklenen Hayat Bilgisi öğretimi uygulanan deney grubundaki öğrenciler ile mevcut Hayat Bilgisi Öğretim Programı (2019) doğrultusunda yapılan kontrol grubundaki öğrencilerin sorgulama beceri ölçeği ön test puanları kontrol altına alındığında son test puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Sorgulama Beceri Ölçeğinin çevre hayatını sorgulama, günlük hayatı sorgulama ve doğadaki hayatı sorgulama alt ölçeklerinin ön test toplam puanları kontrol altına alındığında, son test puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Bu bulgular doğrultusunda, oyun temelli öğrenme yönteminin hayat bilgisi dersinde uygulanmasının öğrencilerin sorgulama becerilerinin gelişimine anlamlı katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar sözcükler: Oyun temelli öğrenme modeli, sorgulama becerisi, hayat bilgisi öğretimi, ilkokul

Gizem Özköse
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerinin perspektifinden etkili çocuk hakları eğitimi: Anlayışlar ve uygulamalar

Bu çalışmada, çocuk hakları eğitiminde uzman sınıf öğretmenlerin (ÇHUÖ'lerin) perspektifinden etkili çocuk hakları eğitiminin (EÇHE'nin) incelenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim araştırması olarak desenlenen çalışmada veri toplama yöntemlerinden odak grup görüşmesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden kritik örnekleme yöntemiyle seçilmiş çocuk hakları eğitiminde uzman olan altı sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, etkili çocuk hakları eğitiminin nasıl olması gerektiğiyle ilgili beş farklı anlayışın önerildiği belirlenmiştir. Bu anlayışlar kapsamında, etkili çocuk hakları eğitimi için ön görülen uygulama şekli, bu sürecin nerelerde ve kimlerle gerçekleştirilmesi gerektiği ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiştir. Ayrıca, araştırmada etkili çocuk hakları eğitimi için ÇHUÖ'lerin sınıf ve okul düzeyinde gerçekleştirdikleri düzenlemelerle ile ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, sınıf düzeyinde çocuklara haklarını ve sorumluluklarını öğretmeye ve yaşatmaya yönelik çeşitli uygulamalar gerçekleştirdikleri belirlenmiştir. Okul düzeyinde ise çocuk hakları ve sorumlulukları için öğretim uygulamaları, çocuklara hak ve sorumluluklarını yaşatma etkinlikleri ve çocukların katılım hakkı için düzenlemeler yaptıkları tespit edilmiştir. Araştırma Türkiye'de EÇHE için taşınan anlayışlar ve EÇHE için okullarda gerçekleştirilen uygulamalarla ilgili bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, uzman öğretmenler, ilkokul eğitimi, sınıf öğretmenleri

Etkili öğrenmeEtkililikEğitim+6
Gülay Özdemir Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ters yüz öğrenme yöntemi uygulanan üçüncü sınıf öğrencilerinin matematik kaygı düzeylerinin azaltılmasına yönelik bir eylem araştırması

Ters yüz öğrenme, sınıf içinde yapılan çalışmaların öğrencilere önceden çevrimiçi sunulan kaynaklarla sınıf dışında, sınıf dışında yapılan çalışmaların ise pekiştirme niteliğinde ve öğretmen rehberliğinde sınıf içinde yapılmasına imkân tanıyan bir modeldir. Matematik öğretiminde geleneksel yöntemlerin yerine öğrencinin aktif olduğu ve öğrencilerin kendi öğrenmelerinden sorumlu olduğu yöntemlerin kullanılması öğrencilerin daha kalıcı öğrenmelerini sağlayabilir. Bu çalışmada ters yüz öğrenme modelinin, ilkokul öğrencilerinin matematik kaygı düzeyleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır.8 haftalık uygulama sürecinde, Yozgat ilinde, bir devlet okulunda öğrenim gören ilkokul 3.sınıf öğrencileri yer almıştır. Araştırmanın verileri matematik kaygı ölçeği, görüşme formu, öğrenci günlükleri ve gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir. Nicel analizler, ters yüz öğrenme modelinin ilkokul öğrencilerinin matematik kaygılarının azaltılmasında etkili olduğunu göstermiştir. Nitel verilerin analizi sonucunda ise sınıf içi öğrenme etkinlikleri, öğrenci katılımı, teknoloji ve internet kullanımı ve öğrenme kaynakları olmak üzere dört tema ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular, ters yüz öğrenme sürecinde kullanılan sınıf içi öğrenme etkinlikleri sayesinde öğrencilerin matematik konularını daha iyi kavradıklarını ve matematik dersine yönelik olumlu tutum geliştirdiklerini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Ters Yüz Öğrenme, Matematik Kaygısı, İlkokul Öğrencileri, Eylem Araştırması

Yusuf Karakoç
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerileri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumları arasındaki ilişki

İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerileri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılan ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Kayseri ilindeki ilkokul 3. sınıf öğrencileri oluŞturmaktadır. Örneklem ise Kayseri ilindeki ilkokul 3. sınıf öğrencileri arasından basit seçkisiz örnekleme tekniğiyle seçilen 684 ilkokul 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Köseoğlu ve Boyacı (2022) tarafından geliştirilen "İlkokul Öğrencilerine Yönelik Öz-Yönetim Becerileri Ölçeği" ile Oker ve Tay (2020) tarafından geliştirilen "Hayat Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda; ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerilerine yönelik puanlarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin öz yönetim becerilerinin okul türü, okulun bulunduğu ilçe, anne ve baba mesleği ve öğrencinin en sevdiği derse göre anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin öz yönetim becerileri ile hayat bilgisi dersine yönelik tutumları arasında pozitif yönlü, orta düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hayat bilgisi, Ders, Öz yönetim, Tutum

Muhammed Ubeyde Çelik
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dijital vatandaşlık eğitiminde yaratıcı drama etkinliklerinin kullanımı

Bu çalışmanın amacı yaratıcı drama etkinliklerinin ilkokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık farkındalık ve dijital vatandaşlığa yönelik tutum düzeyleri üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Çalışmada ayrıca ilkokul öğrencilerinin ilkokul dijital vatandaşlık eğitiminde yaratıcı drama etkinliklerinin kullanımına yönelik görüşleri araştırılmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemlerinden biri olan gömülü karma desen kullanılmıştır. Çalışmada bir devlet ilkokulunda öğrenim gören 4.sınıf ilkokul öğrencileri yer almıştır. Araştırmanın verileri; dijital vatandaşlık farkındalık testi, dijital vatandaşlığa yönelik tutum ölçeği, öğrenci görüşme formu ve öğrenci günlükleri aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler, bağımlı örneklem t-testi ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir. Nicel bulgular, yaratıcı drama etkinliklerinin ilkokul öğrencilerinin dijital vatandaşlık farkındalıklarını ve dijital vatandaşlığa yönelik olumlu tutumlarını arttırdığını göstermiştir. Nitel bulguların analizi sonucunda ise yaratıcı drama etkinliklerinin avantajları, yaratıcı drama etkinliklerinin uygulanmasına yönelik öneriler ve dijital vatandaşlık kazanımları olmak üzere üç tema ortaya çıkmıştır. Nitel bulgular, yaratıcı drama etkinliklerinin öğrencilerin dijital etik, dijital güvenlik gibi dijital vatandaşlık boyutlarını iyi derecede kavradıklarını göstermiştir. Buna ek olarak bu etkinliklerin eğlenceli bir öğrenme ortamı oluşturduğu ve öğrencilerin grup çalışma, yaratıcılık ve eleştirel düşünme becerilerini desteklediğini göstermiştir. Çalışmada yaratıcı drama etkinliklerinin ilkokul dijital vatandaşlık eğitiminde etkili bir şekilde kullanılabileceği görülmüştür.

Sümeyye Arslan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet okullarındaki sınıf öğretmenleri ile norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerinin karşılaştırılması (Balıkesir/Altıeylül il örneği)

Bu araştırmanın amacı Balıkesir Altıeylül devlet ilkokullarında görev yapan kadrolu sınıf öğretmenleri ile Balıkesir Altıeylül Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı görev yapan norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin iş doyumu ve tükenmişlik düzeylerini belirleyerek farklı değişkenlere göre karşılaştırmaktır. Araştırma temelinde betimleyici nitelikte olan genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Bu araştırmanın örneklem grubunu, kolay örneklem yöntemiyle ulaşılabilen, Balıkesir Altıeylül merkez ilçede görev yapan, 200 kadrolu sınıf öğretmeni ve 65 norm kadro fazlası sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin kişisel bilgilerini belirlemek için kişisel bilgi formu, iş doyum düzeyini belirlemek için Minessota İş Doyum Ölçeği, tükenmişlik düzeylerini belirlemek için Maslach Tükenmişlik Envanteri Eğitimci Formu kullanılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin analizinde, yüzdelik hesaplamalar (%), frekans dağılımı (f), aritmetik (x) ortalama, t testi (t), tek yönlü varyans analizi (F) ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya katılan kadrolu sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, yaş, hizmet yılı, haftalık ders saati, sınıfta bulunan öğrenci sayısı, sosyal çevre memnuniyeti, mesleki memnuniyet değişkenlerine göre tükenmişlik ve iş doyum düzeyleri arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, mesleki memnuniyet değişkenlerine göre tükenmişlik düzeyleri arasında, sınıfta bulunan öğrenci sayısı, sosyal çevre memnuniyeti, okul yönetiminden yeterli destek alma değişkenlerine göre ise iş doyum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri ile tükenmişliğin alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiş; kadrolu sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri ile duygusal tükenme ve kişisel başarı düzeyleri arasında güçlü düzeyde pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Norm kadro fazlası sınıf öğretmenlerinin iş doyum düzeyleri ile kişisel başarı düzeyleri arasında orta düzey pozitif yönde bir ilişki olduğu fakat iş doyum düzeyleri ile duygusal tükenme düzeyleri arasında ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmeni, Norm fazlası, Tükenmişlik, Duyarsızlaşma, İş doyumu

Sınıf öğretmenleri
Betül Şahin Dağaşan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul sosyal bilgiler dersi değer eğitiminde örtük programın etkisinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul Sosyal Bilgiler dersi değer öğretiminde örtük programın etkisinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesidir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilime göre desenlenmiştir. Araştırmaya İç Anadolu Bölgesinin Yozgat iline bağlı Kadışehri ilçesinde yer alan Devlet okullarında görev yapan sekiz sınıf öğretmeni katılmıştır. Katılımcılar amaçlı örnekleme türlerinden biri olan ölçüt örneklemeye göre belirlenmiştir. Veriler uzman desteğiyle geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Elde edilen veriler tümevarımsal analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmenlerinin ilkokul Sosyal Bilgiler dersinde değerler eğitimine önem verdikleri, değerler eğitiminde aktif öğrenmeleri ve sınıf dışı etkinlikleri daha fazla tercih ettikleri, ailenin ve sosyal çevrenin değerler eğitimini etkilediği ve örtük programın değerleri daha etkili kazandırdığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarından hareketle değerler eğitiminde örtük programın daha etkin kullanılması, ailenin ve sosyal çevrenin değerler eğitiminde yer alması, sosyal etkinliklerin düzenlenerek informal öğrenmelerin artırılması, aktif ve yaşantıya dayalı değer eğitimlerine ağırlık verilmesi önerilerinde bulunulmuştur. İlkokul Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan değerlerin öğretiminde örtük programın etkisinin sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesini amaçlayan bu araştırmada, literatür taraması yapılarak daha önce bu konuda çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Değerler, Değerler Eğitiminin Önemi, Değerler Eğitiminde Okulun Önemi, İlkokul Sosyal Bilgiler Dersinin Değer Öğretimindeki Yeri, İlkokul Sosyal Bilgiler Dersi ve Değer Öğretimi ve Değer Öğretimine Örtük Programın Etkileri başlıklarında literartürde yer alan araştırma ve görüşler Kavramsal Çerçevede sunulmuştur. Yurt içi ve Yurt dışında yapılan çalışmalar incelenerek zengin bir alan yazın taraması yapılarak çalışma yapılandırılmıştır.

Lokman Tekin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi ile ilgili hazırlamış oldukları dijital hikâyelerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi ile ilgili hazırlamış oldukları dijital hikâyeleri incelemektir. Araştırmaya Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir üniversitenin sınıf eğitimi bölümü birinci sınıfında öğrenim gören 36 öğretmen adayı (13 erkek, 26 kadın) katılmıştır. Bu araştırmada yöntem olarak karma yöntemin iç içe gömülü deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri ön ve son test olarak uygulanan Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği ve öğretmen adaylarının hazırlamış olduğu dijital hikâyelere verilen puanlar ile toplanmıştır. Uygulama sürecinde öğretmen adayları altı gruba ayrılmış ve çevre eğitimi konulu altı adet dijital hikâye (GDO'lu Besinler ve Tarımda Gübreleme, Geri Dönüşüm, Su Kirliliği, Toprak Kirliliği, Davranış Kirliliği, Sürdürülebilir Kalkınma) hazırlamışlardır. Öğretmen adaylarının hazırlamış olduğu dijital hikâyeler Dijital Hikâye Dereceli Puanlama Anahtarı ile değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonrası öğretmen adaylarına geribildirimler verilmiştir. Verilen geribildirimler doğrultusunda öğretmen adayları hazırlamış oldukları dijital hikâyeler üzerinde gerekli düzenlemeler yapmışlardır. Araştırmada nitel veriler öğretmen adaylarının hazırlamış oldukları dijital hikâyelerden ve uygulamaya yönelik görüş formundan toplanmıştır. Nicel veriler SPSS programında Wilcoxon Eşlenik-Çift testine, nitel veriler ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Sonuç olarak öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri pozitif yönde anlamlı ölçüde değişmiştir. Geribildirim öncesi ve sonrası öğretmen adaylarının hazırladıkları dijital hikâyelerden elde edilen ortalama puanlarda son puanların lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür. Nitel verilerin analizi sonucunda ise öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik alan bilgilerinin; iş birliği, iletişim becerilerinin geliştiği ortaya çıkmıştır. Sonuçlar çevre eğitimi dersinde dijital hikâye hazırlamanın öğretmen adayları için yenilikçi ve ilgili çekici olduğunu göstermiştir.

Aytan Yusupova
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üçüncü sınıf hayat bilgisi dersinde belirli gün ve haftalara ilişkin etkinliklerin sınıf öğretmenleri görüşleri ve ders kitabı bağlamında incelenmesi

Değişen sosyal yaşam koşulları ve eğitim sistemlerinde yaşanan paradigma dönüşümleri ülkelerin eğitim sistemlerini öğrenci merkezli bir anlayış üzerine kurgulamalarını zorunlu kılmıştır. Öğrenci merkezli eğitimin temel dayanak noktası öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bilgi ve beceri kazanmalarıdır. Öğrenciler, farklılaşan dünyada bu becerileri, daha eğitimlerinin ilk yıllarında hayat bilgisi dersiyle kazanırlar. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren hayat bilgisi bireyleri, değişen toplum yaşamına hazırlamakta, öğrencilerin kendilerini geliştirmelerinde önemli bir rol üstlenmektedir. Hayat bilgisi dersi öğretim programında insan; biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel yönleriyle bütün olarak ele alınır ve değişimin hem öznesi hem nesnesi kabul edilir. Hayat bilgisi dersinin bir diğer amacı öğrencilere ülkesinde her yıl kutlanan ya da etkinlik düzenlenen başta ulusal günler olmak üzere diğer belirli gün ve haftaları öğretmek ve benimsetmektir. Bu araştırmada üçüncü sınıf hayat bilgisi dersinde belirli gün ve haftalara ilişkin etkinliklere yer verilme durumu sınıf öğretmenlerinin görüşlerine ve ders kitabı bağlamında yapılan incelemelere göre belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışmasına göre desenlenen bu çalışmada veriler ders kitaplarından ve sınıf öğretmenlerinin görüşlerinden elde edilmiştir. Bu kapsamda sınıf öğretmenlerine yönelik olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi ile ders kitapları ise betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Katılımcıların görüşlerine dayalı olarak araştırma sonucunda belirli gün ve haftaların öğrenciler tarafından öğrenilmesinin önemli olduğu belirlenmiştir. Belirli gün ve haftalara yönelik etkinliklerin faydalı olduğu ve öğrencilerin bu sayede 21. yüzyıl becerilerinin geliştiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan yola çıkarak belirli gün ve haftalara yönelik çalışmaların artırılması ve etkinliklerin içeriğinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Sınıf eğitimiİlköğretim sınıfları
Gökhan Özkan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algılarının ve tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlilik algılarının ve tutumlarının belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın çalışma evrenini, Türkiye'nin Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan üç farklı üniversiteye ait dört farklı Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı'nın üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim görmekte olan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2016-2017 eğitim öğretim yılında basit tesadüfi (random) örnekleme yöntemiyle ulaşılan toplam 328 katılımcıya Türkçe Öğretimi Dersi Tutum Ölçeği ve Türkçe Öğretimine Yönelik Yeterlik Ölçeği uygulanmıştır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırma verilerinin çözümlenmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmış ve veri setinin normal dağılım özellikleri göstermemesinden ötürü verilerin çözümlenmesinde nonparametrik testlerden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algılarının yüksek, Türkçe öğretimine ilişkin tutumlarının ise olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte katılımcı puanlarının bazı değişkenlere göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı ve Türkçe öğretimine ilişkin yeterlik algısı ile Türkçe öğretimine yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki söz konusu olduğu tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerMesleki tutumMesleki yeterlilik+6
Neslihan Akyılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin resimli çocuk kitaplarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin resimli çocuk kitaplarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak ve bu görüşler doğrultusunda öneriler sunmak amaçlanmıştır. Bu araştırma nitel bir araştırma olup, veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında, Gaziantep ilinde özel anaokullarında görev yapan 20 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 9 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile okul öncesi öğretmenlerinin cevaplarından elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde, öğretmenlerin tercih ettikleri kitaplar, resimli çocuk kitaplarıyla yaptıkları etkinlikler, çocukların kitap tercihleri ve sınıf kütüphaneleri hakkında önemli sonuçlar ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenlerin; en çok resimli kitap kullanmayı tercih ettikleri, çoğunun bir sınıf kütüphanesine sahip olmadıkları, büyük çoğunluğunun kitap seçerken yazar ve yayınevi tercihi olmadığı ve en çok soru sorma etkinlikleri gerçekleştirdikleri görülmüştür. Ayrıca çocuklarında kitap seçiminde öğretmenlerle aynı görüşlere sahip oldukları ve onlarında en çok resimli çocuk kitaplarını tercih ettikleri görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çocuk edebiyatı, resimli çocuk kitapları, okul öncesi öğretmenleri

Okul öncesi öğretmenlerResimli çocuk kitaplarıÇocuk edebiyatı+2
Rana Coşkun Turan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre istenmeyen öğrenci davranışları; kaynakları, sonuçları ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı ilkokul öğretmenlerinin algılarına göre eğitim öğretim ortamlarında karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarını, bunların kaynaklarını ve sonuçlarını ortaya çıkarmak ve sınıf öğretmenlerinin istenmeyen öğrenci davranışları karşısında başvurdukları baş etme stratejilerini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez Şehitkâmil ilçesine bağlı Gaziantep'te bir ilkokulda görev yapmakta olan 19 bayan, 11 erkek olmak üzere toplam 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma veri toplama yöntemlerinden görüşme yöntemi kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenler sınıfta en fazla; sınıf kurallarına uymama, etkinliklerde diğerlerini rahatsız etme, izinsiz ve söz almadan konuşma, öğretmene saygısızlık, diğerlerine fiziksel ve sözel şiddet uygulama, derse yeterli ilgi göstermeme ve dersi önemsememe, diğer öğrencileri rahatsız etme ve dikkat dağınıklığı davranışlarıyla karşılaşmaktadır. Bu davranışlarla baş etmek için ise en fazla; rehberlik servisinden destek alma, öğrencilerle yakından ilgi, genel sözlü uyarı, uyarı, velilerle görüşme, ödül, ceza, göz teması kurma, fiziksel müdahale yani öğrencinin yerini değiştirme yöntemlerini kullandıkları saptanmıştır.

Sınıf öğretmenleriÖğretmen algısıİlkokul öğretmenleri+1
Elif Oymak
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeylerinin ve yeterlilikleri hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi

Sınıf öğretmeni adaylarının özel öğrenme güçlüğüne ilişkin bilgi düzeyleri, özel öğrenme güçlüğüne yönelik yeterlilikleri hakkındaki düşünceleri ve özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) hakkında bilgi edinmeye yönelik istekliliklerinin incelenmesi amacıyla yürütülen bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar dönemi ve 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz döneminde 4 farklı üniversitenin sınıf öğretmenliği programının son sınıfında öğrenim görmekte olan 213 öğretmen adayı araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Yiğiter (2005) tarafından geliştirilen "Özel Öğrenme Güçlüğüne İlişkin Soru Listesi" ve araştırmacı tarafından geliştirilen 7 açık uçlu soru kullanılmıştır. Soru listesinin analizinde her bir öğretmen adayı verdiği doğru cevap sayısına göre gruplandırılmış ve sınıf öğretmeni adaylarının soru listesinden aldıkları ortalama puan hesaplanmıştır. Öğretmen adaylarının açık uçlu sorulara vermiş oldukları yanıtların analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmeni adaylarının ÖÖG'ye ilişkin orta düzeyde bilgi sahibi oldukları, bununla birlikte çoğunun ÖÖG ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmadıklarını düşündükleri tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının ÖÖG hakkında daha çok bilgiye sahip olmak istedikleri, kendilerini en çok çocukların özellikleri ve belirtileri konularında, en az ise öğretimde uygulanacak yöntem ve teknikler konusunda yeterli gördükleri belirlenmiştir. Diğer yandan, bilgi edinmek için en çok internetten yararlandıkları, bununla birlikte en az güvenilir buldukları kaynağın da internet olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarından hareketle sınıf öğretmeni adaylarına lisans eğitimleri sürecinde verilen ders sayısı ve niteliğinin artırılarak ÖÖG'ye yönelik konulara ilişkin uygulama yapabilme fırsatı sunulması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Sınıf öğretmeni adayları, özel öğrenme güçlüğü, bilgi düzeyi

Aday öğretmenlerBilgi düzeyiSınıf öğretmenliği+4
Ömer Arabacı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk edebiyatı eserleriyle insan hakları eğitimi programının geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi

Etkili bir insan hakları eğitimi için sınıf öğretmen adaylarına yönelik Çocuk Edebiyatı Eserleriyle İnsan Hakları Eğitimi Programının (ÇEEİHEP'nin) geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada, karma yöntem araştırma desenlerinden, açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu eş değer olmayan öntest sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutu ise durum araştırması olarak modellenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda yürütülen deneysel işleminin çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı ikinci sınıfında öğrenim görmekte olan 62 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Bu öğretmen adaylarının bulunduğu iki şubeden biri kontrol diğeri deney grubu olarak rastgele atanmıştır. Araştırmada, deney grubuna ÇEEİHEP uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir deneysel işlem uygulanmamıştır. Çocuk Edebiyatı Eserleriyle İnsan Hakları Eğitimi Yeterliliği Değerlendirme Formu (YDF) ve İnsan Hakları Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği (İHEYTÖ) deney ve kontrol grubuna öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, Program Etkililiğini Değerlendirme Formu (PDF) yalnızca deney grubu öğrencilerinden amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemine göre seçilen 14 sınıf öğretmeni adayına, yarı yapılandırılmış görüşme olarak, program sonunda uygulanmıştır. YDF'den elde edilen verilerin analizi için Çocuk Edebiyatı Eserleriyle İnsan Hakları Eğitimi Yeterliliği Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarı (YDDPA) geliştirerek uygulanmıştır. Nicel veriler istatistiksel analizler yapılarak, nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmada, ÇEEİHEP'nin sınıf öğretmeni adayları üzerinde insan hakları eğitimine ilişkin olumlu tutum geliştirdiği, sınıf öğretmeni adaylarının çocuk edebiyatı eserleriyle etkinlik planlayabilme becerisini ve çocuk edebiyatı eserlerini insan hakları bağlamında analiz edebilme yeteneğini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, deney grubu sınıf öğretmeni adayları ile yapılan görüşmelere ilişkin bulgular değerlendirildiğinde, sınıf öğretmeni adaylarının ÇEEİHEP'nin uygulama sürecini mesleki gelişimleri açısından yararlı ve geliştirici buldukları; program sonunda kendilerini çocuk edebiyatı eserleriyle insan hakları eğitimi verebilecek yeterlilikte gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda etkili bir insan hakları eğitimi için sınıf öğretmeni adaylarının yeterliliklerinin arttırılması, bu kapsamda çocuk edebiyatı dersine insan hakları eğitimi için entegrasyon çalışması yapılması, görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerine üniversitelerle işbirliği içinde çocuk edebiyatı eserleriyle insan hakları eğitimi için yeterlilik kazandırma amaçlı hizmetiçi eğitim çalışmalarının yapılması önerilebilir.

Eğitim programlarıHizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programları+4
Mehmet Haktan Karakuş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin yön konusundaki kavram yanılgıları (Birecik ilçesi örneği)

İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin yön konusundaki kavram yanılgılarını belirlemek amacıyla yapılan araştırma, Şanlıurfa ili Birecik ilçesindeki resmi ilkokullardan seçilen 14 okulda öğrenim gören 301 öğrenci ve bu öğrencilerin öğretmenlerine (12 kişi) uygulanmıştır. Araştırmada öğrencilerin yön konusundaki başarı durumunu ve kavram yanılgılarını belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen 20 soruluk başarı testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerle öğrencilerin cinsiyetleri, anne babalarının öğrenim durumu, mesleği ve gelir durumu değişkenleri açısından anlamlı bir fark var olup olmama durumu test edilmiştir. Öğretmenlerin görüşlerine yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ulaşılmış ve nitel verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar: Öğrencilerin cinsiyet, anne ve babalarının eğitim durumları, meslek durumları ile gelir durumları değişkenleri bakımından testteki başarıları arasındaki farkların anlamlılık düzeylerine ilişkin sonuçlara göre; öğrencilerin testteki başarısında annelerinin eğitim durumları bakımından, babalarının eğitim durumları, babalarının meslek durumları ve babalarının gelir durumları bakımından gruplar arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin yön konusunu işlerken yeterli öğretim materyaline ulaşamadıkları, tüm öğrencilerin kavrayacağı düzeyde öğretim yöntem-tekniklerini kullanamadıkları, yön konusunu soyut ve öğrencilerin kavrama düzeyinin üstünde olarak değerlendirdikleri, öğretmenlerin öğrencilerdeki yön konusu kavram yanılgılarını dikkate alarak öğretim planı yapmada ve öğrencilere uygulanan sınavlardan sonra kavram yanılgılarını tespit etmede eksikleri olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kavram yanılgısı, yön kavramı, ilkokul 4.sınıf.

Kavram yanılgısıYön bulmaÖğretmen görüşleri+1
Abdullah Uyanık
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma güçlüğü çeken öğrencilerin okuma becerilerini geliştirmede tekrarlı okuma tekniğinin kullanımı üzerine bir durum çalışması

Bu araştırma, okuma güçlüğü çeken öğrencilerin okuma becerilerini geliştirmede Tekrarlı Okuma Tekniğinin kullanımı üzerine bir durum çalışmasıdır. Araştırma, Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesine bağlı bir ilkokulda, araştırma amacına uygun olarak seçilen dört öğrenci ile yürütülmüştür. Seçilen öğrenciler zekâ, işitsel ve görsel yönden herhangi bir problemi olmamasına rağmen okuma güçlüğü bulunan öğrencilerdir. Seçilen öğrencilerin uygulama öncesindeki okuma düzeyleri, Akyol (2010) tarafından May'den (1986) uyarlanan "Hata Analiz Envanteri"ne göre değerlendirilmiş ve okuma düzeylerinin "Endişe Düzeyi" ve "Öğretim Düzeyi"nde olduğu tespit edilmiştir. Okuma düzeyleri tespit edilen dört öğrenciye hazırlanan uygulama takvimine göre 14 haftalık bir sürede video kayıt yöntemi ile hafta içi dört gün boyunca bir ders saati olacak şekilde toplam 64 saat Tekrarlı okuma tekniğine göre uygulama yapılmıştır. Okuma düzeyleri, "Hata Analiz Envanteri", okuma hızı, doğru okuma oranı ve "Prozodik Okuma Ölçeği"ne göre değerlendirilmiştir. Öğrencilerin okuma ve anlamadaki ilerlemelerini görmek için her üç haftada bir değerlendirme yapılarak "uygulama süreci" ve "uygulama sonu"ndaki durumları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda endişe düzeyindeki öğrencinin serbest düzeye ulaştığı; öğretim düzeyindeki iki öğrencinin de serbest düzeye ulaştığı ve bir öğrencinin öğretim düzeyinde kaldığı görülmüştür.

OkumaOkuma akıcılığıOkuma becerileri+6
Mehmet Peksoy
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital öykü temelli matematik öğretiminin öğrencilerin akademik başarı motivasyon ve matematik etkinliklerine yönelik tutumları üzerine etkisi

Çalışmanın amacı dijital öykü temelli matematik öğretiminin öğrencilerin akademik başarı, motivasyon ve matematik etkinliklerine yönelik tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Manisa ilinin Kırkağaç ilçesindeki bir devlet okulunun 4. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. 5 hafta süren araştırmanın modeli ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desendir. 20 öğrenciden oluşan deney grubuna dijital öykü temelli bir öğretim uygulanırken, 23 öğrenciden oluşan kontrol grubuna geleneksel yöntemle bir öğretim uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla 4. Sınıf Matematik Başarı Testi, Balantekin ve Oksal (2014) tarafından geliştirilen Matematik Dersi Motivasyon Ölçeği, Ocak ve Dönmez (2010) tarafından hazırlanan Matematik Etkinliklerine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Veriler, ölçme araçlarının deneysel işlemden önce ve sonra uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro Wilk testi ile incelenmiştir. Normal dağılıma uyan verilerin karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t testi ile eşli örneklem t testi, normal dağılım göstermeyen verilerin karşılaştırılmasında ise Mann Whitney U testi ile Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır. Sonuç olarak dijital öykü temelli öğretimin öğrencilerin matematik akademik başarısı üzerinde bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Buna karşılık dijital öykü temelli öğretimin motivasyon ölçeğinin alt boyutlarından olan içsel motivasyon üzerinde ve tutum ölçeğinin alt boyutlarından olan güven ve bağımsızlık alt boyutları üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu görülmüştür.

Akademik başarıMatematik dersiMatematik eğitimi+7
Leyla Çakıcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin yazım hatalarının ve yazılarının okunaklılık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul öğrencilerinin yazım hataları ve yazma okunaklılık düzeylerini çeşitli değişkenler (sınıf düzeyi, cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey) açısından incelemektir. Bu araştırma betimsel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Nizip ve Karkamış ilçelerinde öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri; örneklemini ise bu evrenden tabakalı örnekleme ile seçilen alt-orta-üst sosyo-ekonomik düzeydeki okullarda öğrenim gören 220 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Balkan (2010) tarafından geliştirilen "Yazım Hataları Değerlendirme Ölçeği", Yıldız ve Ateş (2010) tarafından geliştirilen "Çok Boyutlu Okunaklılık Ölçeği" ve dikte metni kullanılarak toplanmıştır. Öğrencilerin yazım hataları yüzde ve frekans kullanılarak betimlenmiş; yazma okunaklılık düzeyleri, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi ile test edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; ilkokul öğrencilerinin genel olarak harflerin yazılış yönünü doğru yapmada, harflerin sağa eğik biçimde yazılmasında, harflerin satırlara uygun şekilde yazılmasında, harflerin başlangıç ve bitiş yerlerinin doğru olmasında, harflerin uzantılarının uygun olmasında hata yaptıkları görülmüştür. Ayrıca kelimedeki harf aralığının yeterli olmasında, kelimelerin okunaklılığında, kelimelerde eksik veya gereksiz harf bulunmasında, kelimelerdeki noktaların unutulmasında, olması gereken çizgileri bulundurmada hataların olduğu belirlenmiştir. Cümlelere göre incelendiğinde, satır başı bulundurmada, cümleler arasındaki mesafelerin yeterli olmasında, noktalama işaretlerinin doğru ve yerinde kullanılmasında hataların olduğu tespit edilmiştir. Yazılar bir bütün olarak incelendiğinde, yazı genelinde eğikliğin korunmasında, okunan yazının eğik olarak yazılabilmesinde, yazının genel bir estetiğinin bulunmasında, kendine özgü bir üslup geliştirmede hata yapıldığı görülmüştür. Öğrencilerin yazılarının okunaklılık düzeyinde; cinsiyete göre yapılan karşılaştırmada, 2. ve 4. sınıflarda kız öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuş olup; 1 ve 3. sınıf öğrencileri arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Ayrıca sosyo-ekonomik düzeye göre yapılan karşılaştırmada, 1., 3. ve 4. sınıflarda, Üst sosyo-ekonomik düzeydeki olan öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuştur.

OkunabilirlikYazma becerisiYazma öğretimi+3
Aylin Öğüt
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik okuryazarlık algı ölçeği geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu çalışma, ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığına dair algılarını belirlemeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmeyi amaçlamıştır. Ölçeğin geliştirilme süreci altı aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada ölçeğin madde havuzunu oluşturmaya yönelik alanyazın taraması yapılmıştır. Bu bağlamda matematik okuryazarlığına yönelik temel beceri ve yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış, alanda temel bir sınav olan PISA testleri incelenmiştir. Bununla birlikte sosyal bilişsel öğrenme kuramına yönelik alanyazın incelenerek duyuşsal özelliklerden öz yeterlik algısı ve onu etkileyen etmenler araştırılmıştır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenler ile görüşme yapılarak matematik okuryazarı bir bireyin sahip olması gereken duyuşsal özelliklerin neler olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmada ikinci olarak izlenen adım ölçek türünün belirlenmesi olmuştur. Bu bağlamda katılımcıların seviyesi, kullanım kolaylığı ve duyuşsal özelliklerin ölçülmesinde en çok kullanılan ölçek türü olan 5'li likert tipi ölçeği tercih edilmiştir. Üçüncü aşamada uzman görüşlerine başvurulmuştur. Öncelikle 3 konu alanı uzmanının görüşleri alınarak amaca hizmet etmeyen ya da aynı amaca hizmet eden maddelerin sadeleştirilmesi sağlanmıştır. Daha sonra 3 dil alanı uzmanının görüşleri alınarak dil bilgisi, seviye ve anlatım bakımından sadeleştirilme gerçekleştirilerek madde havuzu 40 maddeye indirilmiştir. Dördüncü aşamada asıl uygulamada karşılaşılacak sorunları öngörmek amacıyla anlaşılırlığı test etmeye yönelik uygulama yapılmıştır. Uygulamanın gerçekleştirilmesindeki ana amaç ölçeğin anlaşılabilirliğini test etmektir. Bu bağlamda gerçekleştirilen uygulamada anlaşılması güç olan ya da yanlış anlaşılan maddeye rastlanmamıştır. Beşinci aşamada hazırlanan taslak ölçek, tipik durum örnekleme yöntemi ile seçilen örneklem üzerine uygulanarak, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi ile başlanan analiz süreci, verilerin uygunluğu test edildikten sonra faktörleştirme işlemleri uygulanmıştır. Faktörler arası orta düzeyde ilişki bulunduğundan oblique döndürme yöntemlerinden promax döndürme tekniği uygulanarak 4 faktörlü 30 maddeden oluşan ölçek elde edilmiştir. Elde edilen ölçeğin yapı geçerliliğini arttırmak amacıyla birinci düzeyde doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Temel paramatere ölçümlerinde elde edilen t değerinin .01 düzeyinde manidar olduğu sonucuna ulaşılmış, incelenen uyum iyiliği indekslerinin eşik değerlerinin üzerinde olduğu görülmüştür. Son adım olarak güvenirlik çalışmaları gerçekleştirilen çalışmada ölçeğe ait maddelerin madde ─ toplam korelasyonlarının .351 ile .686 arasında değer aldığı gözlenmiştir. Ölçeğin iç tutarlılık ölçümleri için kullanılan Cronbach Alpha katsayısı .925 olarak hesaplanmıştır. Ölçeğin dört alt boyutuna ait Cronbanch Alpha katsayıları ise sırasıyla .907, .758, .816 ve .789 olarak hesaplanmıştır. Ayırt ediciliğini test etmek içi gerçekleştirilen alt ve üst %27'lik grupların puan ortalamaları arasındaki farklılığın .01 düzeyinde anlamlı olduğu görülmüştür.

GeçerlikGüvenilirlikMatematik+6
Kemal Baypınar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi dersi öğretim programlarının Çocuk Hakları Sözleşmesinin eğitim hedefleri maddesi açısından incelenmesi: Tarihsel bir analiz

Bu araştırmada, Türkiye'de hazırlanan Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programları (HBÖP), Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin (BMÇHS) Eğitimin Hedefleri maddesi açısından incelenmiş olup, programlarda gerçekleştirilen düzenlemeler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma tarihsel durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Nitel araştırma olan çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın veri setini 1924, 1926, 1936, 1948, 1968, 1998, 2005, 2015, 2017 ve 2018 HBÖP'lerine ilişkin yazılı dökümanlar oluşturmuştur. Elde edilen HBÖP'lere dair yazılı veriler içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiştir. İncelemeler sonucunda, BMÇHS'nin Eğitimin Hedefleri maddesine yönelik HBÖP'lerden 3 tema, 17 kategori ve 100 kod elde edilmiştir. Araştırma sonuçları, Türkiye'de BMÇHS yürürlüğe girmeden önce ve girdikten sonraki programlarda araştırma bağlamında değerlendirilebilecek bazı düzenlemelere vurguda bulunulduğunu göstermiştir. Her yeni programda araştırma bağlamında değerlendirilebilecek yeni düzenlemelerin gerçekleştirildiği sonucu ortaya konmuştur. Programlar incelendiğinde elde edilen diğer bir sonuç vurguda bulunulan düzenlemelerin boyutu açısından 1998 programına kadar ki dönem ile 1998 ve sonrasındaki programlar arasında farklılık olduğudur. Bu farklılığın sebepleri incelendiğinde, ana etkenin 20 Kasım 1989 kabul edilen BMÇHS'nin olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, 2005 HBÖP'si araştırma kapsamında değerlendirildiğinde ise araştırma bağlamında en çok düzenleme yapılan program olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2005 programındaki bu durumu etkileyen faktör olarak programın geniş tutulması ve yeni bir anlayış olan yapılandırmacı yaklaşıma göre hazırlanmış olması düşünülmektedir. Bu araştırma, Türkiye'de geliştirilen HBÖP'lerin BMÇHS'nin Eğitimin Hedefleri maddesi kapsamında yapılan düzenlemelerin değişim ve gelişimine dair bulguları sunması, çocuk hakları bağlamında yapılan uluslararası sözleşmelerin veya bildirilerin programlarda etkisi olup olmadığına dair bilgilere ışık tutması bakımından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, eğitim hakkı, Çocuk Hakları Sözleşmesi, hayat bilgisi dersi öğretim programları

Eğitim hakkıEğitim hedefleriHayat bilgisi dersi+3
Barış Kalender
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul birinci sınıf öğrencilerinin yazma becerilerinin ve yazma hızlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin yazma becerilerini ve yazma hızlarını çeşitli değişkenler (kullanılan el, cinsiyet, okulların sosyo-ekonomik düzeyi, okul öncesi eğitim alma durumu ve yaş) açısından incelemektir. Araştırmada sıralı açıklayıcı karma model kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde öğrenim gören 1. sınıf öğrencileri oluştururken örneklemini ise, evrenden tabakalı örnekleme ile seçilmiş olan alt, orta ve üst sosyo-ekonomik çevrede bulunan okullarda öğrenim gören 210 öğrenci oluşturmaktadır. Ayrıca araştırmada, ilkokul birinci sınıfı okutmakta olan 16 sınıf öğretmeni ile de görüşme yapılmıştır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen "Yazma Becerisi Değerlendirme Ölçeği", yarı yapılandırılmış görüşme formu, yazma becerileri için kullanılan dikte metni ve yazma hızını ölçmek için kullanılan okuma metni kullanılarak toplanmıştır. Öğrencilerin yazma becerileri ve yazma hızları; yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ile test edilmiş ve öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin yazma becerisi değerlendirme ölçeğinden yazma becerisine ilişkin aldıkları en küçük değer 21 iken en yüksek değer ise 63 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin ortalama yazma beceri puanları 43.2'dir. Öğrencilerin cinsiyetlerine, yaşlarına, okul öncesi eğitim alma durumlarına, kullandıkları ele göre ve okullarının bulunduğu sosyo-ekonomik çevreye göre yazma becerilerinin anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmektedir. Yazma becerisinin okunaklılık alt ölçeğinden elde edilen verilerde, öğrencilerin en çok harflerin uzantılarında, harfleri satırlara uygun şekilde yazmada, sayfa düzenine ve temizliğine dikkat etmede ve yazılarındaki genel estetikte hatalar yaptıkları görülmektedir. Yazma becerisinin imlâ ve noktalama işaretlerine uygunluk alt ölçeğinden elde edilen verilerde öğrencilerin çoğunlukla; kelime içerisinde eksik harf bulundurmamada, yazısını imlâ kurallarına uygun yazmada, virgülü, kesme işaretini, kısa çizgiyi kullanmada hatalar yaptıkları görülmüştür. Öğrencilerin yazma hızı sonuçlarına bakıldığında, yazdıkları en az harf sayısı 2 iken en yüksek harf sayısı ise 63 harf olarak görülmektedir. Öğrenciler ortalama 24 harflik yazma hızına sahiptir. Öğrencilerin yaşlarına, okul öncesi eğitim alma durumlarına ve okullarının sosyo-ekonomik çevresine göre yazma hızlarının anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülürken cinsiyet ve kullanılan el açısından anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Yapılan korelasyon analizinde, yazma becerisi ve yazma hızı arasında istatistiksel açıdan pozitif ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki vardır (r=.56; p<.01). Yapılan görüşme analizlerine göre, öğretmenler dik temel yazının daha okunaklı olduğunu ve öğrencilerin yazma hızında dik temel yazı ile daha hızlı yazdıklarını düşündüklerini belirtmişlerdir. Dik temel yazı öğretirken ise en çok harfleri karıştırma (b-d gibi), harfler arasında fazla boşluk bırakma ve kelimeler arasında boşluk bırakmama gibi sorunlarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler, karşılaştıkları sorunların çözümüne ilişkin düzenli dikte çalışması yaptırmayı, dönüt verme-düzeltmeyi, çocukla daha fazla ilgilenmeyi ve öğrencilerin okul öncesi eğitime yönlendirilmesi gerektiğini önermişlerdir. Anahtar kelimeler: Yazma becerisi, yazma hızı, dik temel yazı, ilkokul 1. Sınıf

Yazma becerisiYazma öğretimiİlkokul öğrencileri
Taha Benik
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf değerler eğitiminde yaratıcı drama yönteminin etkisi

Bu araştırmanın genel amacı, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerine "Sorumluluk", "Saygı", "Sabır" değerlerinin kazandırılmasında yaratıcı drama yönteminin etkisini belirlemektir. Araştırma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte uygulandığı karma yöntem (mixed method) desenlerinden yakınsayan paralel desen kullanılarak modellenmiştir. Bu bağlamda, araştırmanın iki boyutundan biri olan nicel boyutta, öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise konuyla ilgili daha derinlemesine bir inceleme yapabilmek için görüşme, öğrenci ve öğretmen günlüklerinden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim öğretim yılı güz döneminde Şanlıurfa iline bağlı merkez ilçe olan Eyyübiye ilçesinde bulunan bir devlet okulunun iki dersliğinde öğrenim görmekte olan ilkokul 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubu 42 öğrenciden oluşurken, kontrol grubunda 40 öğrenci yer almıştır. Araştırmanın nitel verileri için deney grubunda yer alan öğrencilerden sistematik örneklem yöntemi kullanılarak seçilen öğrenci günlükleri incelenmiştir. Veri toplama sürecinde nicel ve nitel veri toplama araçları eş zamanlı olarak bir arada kullanılmıştır. Bu kapsamda öğrencilerin "Sorumluluk", değerlerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla "Sorumluluk Ölçeği", "Saygı" değerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla "Saygı Eğilim Ölçeği", "Sabır" değerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından düzenlenen "Sabırlı Davranış Ölçeği"; öğrencilerin bazı demografik özelliklerini belirlemek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", öğrencilerin ve öğretmenin sürece ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla "Öğrenci ve Öğretmen Günlükleri" ve "Öğretmen Görüşme Formu" kullanılmıştır. Ayrıca, uygulama öncesi ve sonrasında belirlenen değerlerle ilişkili kavramları belirleyebilmek adına "Kelime İlişkilendirme Testi" aracılığıyla veriler toplanmıştır. Araştırmanın nicel veri analizlerinde, betimleyici analizlerden aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarındaki değişimi değerlendirebilmek için ise, bağımlı gruplar t-testi ile eşli gruplar t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, değer eğitiminde yaratıcı drama yönteminin kullanıldığı deney grubu öğrencilerinin, ele alınan değerlere yönelik tutum puanlarının yükseldiği tespit edilmiştir. Deney grubundaki öğrencilerin günlükleri incelediğinde, sorumluk, saygı ve sabır değerlerine yönelik öğrencilerin olumlu tutum ve davranışlar kazandıkları görülmüştür. Öğrenciler farklılıklara saygı duyduklarını, saygılı davranmanın önemini ve sonuçlarını öğrendiklerini; sorumluklarını yerine getirmenin önemini kavradıklarını ve sabırlı davranmanın sonuçlarını öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Deney grubundaki öğrencilerin kelime ilişkilendirme testi öntest-sontest sonuçları incelendiğinde, sontest lehine ele alınan sorumluluk, saygı ve sabır değerleri ile ilişkili kavram yazma sayısının arttığı ve yazılan kavramların ele alınan değerlerle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenin süreçte tuttuğu günlük ve süreç sonrasında yapılan görüşmesi analiz edildiğinde, öğrencilerin sorumluluk, saygı ve sabır değerlerine yönelik olumlu tutum ve davranışlar kazandıkları ve bu değerleri yaşama aktardıkları görülmüştür. Öğretmen ayrıca; öğrencilerin olumsuz davranışlarında azalmanın olduğu, sorumluluk, saygı ve sabır ile ilişkili davranışlarını sınıf ortamına yansıttıkları, sınıf içi iletişimin arttığı, öğrencilerin öğrenme ilgi ve motivasyonlarının arttığını ifade etmiştir. Değerler eğitiminde yaratıcı drama yönteminin kullanılmasının değerlerin kazandırılmasında oldukça etkili olduğu, öğrenme sürecini somutlaştırdığı ve öğrencilerin ele alınan değerlerle ilgili olumlu tutum geliştirdikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Yaratıcı Drama, İlkokul, Sorumluluk, Saygı, Sabır

DeğerlerDeğerler eğitimiYaratıcı drama+3
Fazilet Barcın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Seza Kutlar Aksoy'un çocuk kitaplarında özüne duyarlılık

Son yıllarda giderek önemi artan değerler eğitimi konusunda etkili eğitimler yapılabilmesi için bu alanda sürekli olarak yeni araştırmaların yapılması gerekli hale gelmektedir. Bu çalışmada ahlak eğitimi konusunda çalışmaları bulunan Nel Noddings'in duyarlılık etiği bağlamında Seza Kutlar Aksoy'un çocuk kitaplarında özüne duyarlılık kavramının incelenmesi amaçlanmıştır. Toplumsal yaşamda duyarlı bireylerin yetişebilmesi için öncelikle kendine duyarlı bireylerin yetişmesi gerekir. Kendi istek ve ihtiyaçlarına duyarlı kişiler başkalarının ihtiyaçlarına karşı daha duyarlı davranabilir. Bu nedenle özüne duyarlılık kavramı çocuklarda küçük yaşlardan itibaren gelişmesi gereken bir kavram olarak görülmektedir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden bir durum çalışmasıdır. Araştırmanın veri kaynaklarını Seza Kutlar Aksoy'a ait resimli çocuk kitapları ile öykü kitapları oluşturmaktadır. Öykülerde özüne duyarlılık kapsamında yer alan fiziksel yaşam, manevi yaşam, mesleki yaşam ve boş zamanları değerlendirme etkinlikleri temaları çerçevesinde elde edilen bulgular içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, Seza Kutlar Aksoy'un kitaplarında özüne duyarlılık kavramına ait en fazla fiziksel yaşam temasına rastlanırken en az mesleki yaşam temasına rastlanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda, Seza Kutlar Aksoy'un kitaplarında manevi yaşam ve boş zamanları değerlendirme etkinlikleri temasına ait herhangi bir bulguya rastlanmamıştır. Öykülerde en çok fiziksel yaşam temasının yer alması, küçük yaştaki çocukların kendilerini daha çok fiziksel özellikleri ile tanımlamalarıyla ilişkili olabilir. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, özüne duyarlılık, değerler eğitimi, Nel Noddings, Seza Kutlar Aksoy.

Değerler eğitimiDuyarlılıkKitaplar+4
Yeliz Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterlik algıları ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterlik algılarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Manisa İli Demirci İlçe 'sindeki resmi kurumlarda görev yapan 121 sınıf öğretmeninden 93'ünün gönüllü katılımıyla yapılıştır. Araştırmanın verilerinin toplanması Covid-19 pandemisi nedeniyle çevirimiçi formlar ile yapılmıştır. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formuyla başlar. İkinci bölümde Akgün, Topal ve Duman (2017) tarafından geliştirilen 11 maddelik İnternet Kullanım Özyeterlik Ölçeği ve üçüncü bölümde Ağır (2007) tarafından geliştirilen 21 maddeden oluşan Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği bulunmaktadır. Toplanan verilerin analizi SPSS 25 programı kullanılmış ve normallik analizleri yapıldığında tüm alt boyutlarıyla normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Parametrik analizler uygulanarak t-testi ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterlik algılarının yüksek olduğu, uzaktan eğitime yönelik tutumlarının avantajları hususunda kararsız olduğu, dezavantajları olduğuna katıldıklarına dair bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitimi tam anlamıyla benimsemediklerini söylenebilir. İnternet kullanım özyeterlik algıları ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş, mesleki kıdem gibi değişkenlere göre anlamlı farklılaşma görülmemiştir. Sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterliği ve uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: İnternet Kullanım Özyeterlik Algısı, Özyeterlik, Uzaktan Eğitim, Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum

Sınıf öğretmenleriTutum ölçekleriTutumlar+7
Mesut Çetinkaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 4.sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri ile matematik başarılarının incelenmesi

Bu araştırmada, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerilerinin ve matematik başarı düzeylerinin cinsiyet, okul türü, kreşe gitme durumu, kreşe gitme süresi, kardeş sayısı, anne-baba eğitim durumu değişkenlerine göre incelenmesi ve öğrencilerin matematik başarıları ile eleştirel düşünme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırma tarama modelindedir. Çalışmanın örneklemini 2016–2017 öğretim yılında Gaziantep ilinin Şehitkamil ilçesindeki 16 ilkokulda öğrenim gören 594 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacı ile öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan bilgi formu ile 'Matematik Başarı Testi' kullanılmıştır. Araştırmada ayrıca öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerini belirlemek amacı ile Demir (2006) tarafından hazırlanan eleştirel düşünme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizinden ( ANOVA ) ve korelasyondan yararlanılmıştır. Araştırmada sonucunda, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin ile okul türü, kreşe gitme durumu, kreşe gitme süresi, kardeş sayısı, anne eğitim durumu ve baba eğitim durumuna göre anlamlı farklılaşmadığı ancak cinsiyet değişkenine göre kız öğrenciler lehine anlamlı farklılaştığı tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin matematik başarılarının okul türü, kardeş sayısı, kreşe gitme süresi ve anne-baba eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılaştığı belirlenmiştir. 'Eleştirel Düşünme Becerisi' ile 'Matematik Başarı Testi' puan ortalamaları arasında ise olumlu yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Eleştirel düşünme, Matematik, Matematik Başarısı

BaşarıDüşünme becerileriEleştirel düşünce+4
Belkız Yüksekbilgili
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk hakları eğitimi için öğretmen mesleki gelişim aracı olarak bir facebook grubunun incelenmesi

Çocuk hakları (ÇH) ve çocuk hakları eğitimi (ÇHE) ile ilgili sınıf öğretmenlerinin paylaşımda bulunduğu bir Facebook grubunda ÇHE için gerçekleştirilen faaliyetleri ve bu grubun sınıf öğretmenlerinin ÇHE' ye ilişkin mesleki gelişimlerine katkılarını incelemeyi amaçlayan bu çalışma durum araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ÇHE için paylaşımların yapıldığı Facebook grubu ile online görüşmenin yapıldığı çalışma grubu oluşturur. Araştırmanın çalışma grubunu oluşturan ÇHE için paylaşımların yapıldığı Facebook grubu kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenmiş toplam 265 kişiden oluşmuştur. Online görüşmenin yapıldığı çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yönetimiyle belirlenmiş toplam 19 kişiden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Facebook Grubunun Etkililiğini Değerlendirme Görüşme Formu ve Facebook grubuna ilişkin paylaşım dokümanları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çalışma grubunu oluşturan sınıf öğretmenlerinin ÇHE' ye yönelik birbirlerine tavsiyelerde bulundukları, bu bağlamda kullanılacak materyalleri ve etkinlikleri grupta paylaşarak birbirleriyle fikir alışverişi yaptıkları, ÇH ve ÇHE ile ilgili problemler için birlikte çözüm ürettikleri ve varsa eksikliklerini tamamladıkları görülmüştür. Ayrıca, online görüşme sonuçları bu facebook grubunun sınıf öğretmenlerinin ÇHE ile ilgili mesleki gelişimlerine faydalı olduğunu göstermiştir.

Elektronik öğrenmeEğitimFacebook+4
Başak Bal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı drama temelli çocuk hakları eğitimi programının geliştirilmesi ve uygulanması

Bu çalışmada, yaratıcı drama temelli çocuk hakları eğitimi programının hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma karma desen araştırma türlerinden açımlayıcı sıralı desen olarak modellenmiştir. Nicel boyutunda ön test – son test tek gruplu deneysel desen, nitel boyutunda ise uygulamalar bittikten sonra görüşmeler yapılmıştır. Bu kapsamda çalışma 33 öğrenci yer almaktadır. Çalışma grubundaki 33 öğrenci ile 15 hafta süren bir uygulama yapılmıştır. Araştırmada çalışma grubu Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesindeki bir devlet okulunda bulunan üçüncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Çocuk Haklarına İlişkin Farkındalık Testi (ÇHFT), Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği (ÇHTÖ) ve Yaratıcı Drama Temelli Çocuk Hakları Eğitimi Programı Etkililiğine İlişkin Görüşleri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. ÇHFT, ÇHTÖ ile ilgili veriler Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılarak analiz edilmiştir, nitel veriler ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, çalışma grubundaki öğrencilerin çocuk haklarına ilişkin farkındalık ve çocuk haklarına ilişkin tutumlarının son ölçüm puanlarının ön ölçüm puanlarına göre anlamlı olarak arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmanın nitel sonuçları, Yaratıcı Drama Temelli Çocuk Hakları Eğitim Programı (YDÇHEP)'nın çocuk hakları için bilgi gelişimi, çocuk haklarının önemi için farkındalık oluşumu, çocuk hakları temelli davranış gelişimi için faydalı olduğunu göstermiştir Araştırma Türkiye'de yaratıcı drama yöntemiyle çocuk hakları eğitimi hakkında bilgi sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk hakları, çocuk hakları eğitimi, yaratıcı drama, program geliştirme, çocuk hakları farkındalığı

EğitimEğitim programlarıEğitim yöntemleri+4
Büşra Topçu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmada, sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine ilişkin tutumlarının cinsiyetlerine, kıdemlerine, okuttukları sınıf düzeylerine göre, okullarında spor salonu olma ve konuyla ilgili hizmet içi eğitim alma durumlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma betimsel nitelikte olup, karma modele göre tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Gaziantep ilindeki sınıf öğretmenleri; örneklemini 2018-2019 akademik yılının güz yarıyılında, Gaziantep'in merkez ilçeleri olan Şahinbey, Şehitkamil ve Oğuzeli İlçe Milli Eğitim müdürlüklerine bağlı 16 resmi okulda görev yapmakta olan 350 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak, araştırmacılar tarafından düzenlenen, "Beden Eğitimi ve Oyun Dersine İlişkin Tutum Ölçeği" ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Beşli Likert türünde bir ölçek olan Beden Eğitimi ve Oyun Dersine İlişkin Tutum Ölçeği, dört faktörlü bir yapıya sahip olup, toplam 30 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı .84 olarak belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde, öğretmenlere derse ilişkin düşünceleri, dersin öğrenciler üzerindeki etkileri, derste nelere dikkat ettikleri ve bu dersin sınıf öğretmenleri tarafından işlenmesi konusundaki görüşleri sorulmuştur. Görüşmeler, örneklem grubundan seçilen 8'i erkek 8'i kadın olmak üzere 16 sınıf öğretmeni ile gerçekleşmiştir. Tutum ölçeğinden elde edilen veriler, bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi ile test edilirken; görüşme verilerinin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve oyun dersine ilişkin tutumlarının cinsiyetlerine (t= .806, p>.05), kıdemlerine [(F(4, 345)=1.510, p>.05], okuttukları sınıf düzeylerine göre [(F(3, 346)=1.669, p>.05], okullarında spor salonu olma (t= -.006, p>.05) ve konuyla ilgili hizmet içi eğitim alma durumlarına göre (t= -1.768, p>.05) anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğretmenler, öğrencilerin beden eğitimi ve oyun dersiyle fazla enerjilerini atarak rahatladıklarını, bu dersin öğrencilerde yardımlaşma, işbirliği, paylaşma ve özgüven gibi duyguları geliştiğini, bu ders ile öğrencilerin zihinsel, fiziksel ve sosyal yönden geliştiğini, öğrencilerin bu ders ile okula ve okulun sosyal çevresine daha kolay uyum sağladığını, ancak bu dersin işlenmesi için güvenli bir ortamın olmadığını, materyal eksikliğinin yaşandığını, kendilerinin yetersiz kaldığını alanında uzman öğretmenler tarafından bu dersin verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve oyun dersi, beden eğitimi ve oyun dersine yönelik tutum, sınıf öğretmenleri

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiEğitim+4
Ali Çıldır
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji entegrasyonunun modellenmesinde öğretmenlerin teknolojik pedagojik içerik bilgileri, düşünme yapıları ve teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duygularının rolü

Bu çalışmada, öğretmenlerin eğitsel amaçlar için BİT kullanımları, teknolojik pedagojik içerik bilgileri (TPİB), düşünme yapıları ve teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duyguları ile ilgili var olan durumlarının betimlenmesi, bu değişkenlerin demografik özelliklere göre farklılaşması ve değişkenlerin birbiri ile olan ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya, İzmir ilinde ilk ve orta kademede görev yapan 298 öğretmen katılmıştır. Verilerin toplanmasında, eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) kullanımını sınıflama ölçeği, TPİB ölçeği, teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duygu ölçeği ve öğretmen düşünme yapısı ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçme araçları arasında yer alan öğretmenlerin teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duygu ölçeği ve öğretmen düşünme yapısı ölçeği, araştırma kapsamında Türkçeye uyarlanmış olup; geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin BİT kullanımı, öğretimden önce BİT kullanımı, öğretimi örgütleme ve öğrenmeyi güçlendirme olmak üzere üç başlık altında incelenmiştir. Araştırmanın sonuçları, öğretmenlerin eğitsel BİT kullanımları, TPİB, teknoloji ile öğretim yapmaya ilişkin duyguları (keyif ve kaygı) ve düşünme yapısı puanlarının cinsiyete ve kişisel BİT deneyimine göre farklılaşmadığını göstermiştir. Mesleki BİT deneyimine göre, öğretim önce BİT kullanımı, öğretimi örgütlemek için BİT kullanımı ve teknoloji ile öğretim yapmaya yönelik kaygı ve keyif duygu puanlarında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Mevcut çalışmada, öğretmenlerin BİT kullanımlarının yordanmasında söz konusu değişkenlerin birbiri ile ilişkilerini içeren bir yapısal eşitlik modeli test edilmiştir. İleri sürülen model, öğrenmeyi güçlendirmek için BİT kullanımındaki varyansın %67'sini, öğretimi örgütlemek için BİT kullanımının %57'sini, öğretimden önce BİT kullanımının %29'unu açıklamıştır. Ayrıca, ileri sürülen yapısal modelde yer alan 16 hipotezin v dokuzunun desteklendiği belirlenmiştir. Buna göre, öğretmenlerin gelişimsel düşünme yapısının TPİB üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu saptanmıştır. TPİB'in, kaygı duygusu üzerinde negatif; keyif duygusu ve öğrenmeyi güçlendirmek için BİT kullanımı üzerinde pozitif etkisi olduğu bulunmuştur. Keyif duygusunun, öğretmenlerin eğitsel BİT kullanım türlerinin tamamı üzerinde pozitif bir etkisi olduğu; bununla birlikte kaygı duygusunun BİT kullanım biçimleri üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgulara ek olarak, öğretimden önce BİT kullanımının, öğretimi örgütlemek için BİT kullanımı üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu görülmüştür. Öğretimi örgütlemek için BİT kullanım tipinin, öğrenmeyi güçlendirme için BİT kullanımında olumlu yönde bir etkisi olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Teknoloji entegrasyonu, BİT kullanımı, TPİB, Öğretmen Duyguları, Öğretmen Düşünme Yapısı

Bilgi ve iletişim teknolojileriDüşünme yapısıEğitim teknolojisi+7
Huriye Güngör
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Atasözü ve deyimler bağlamında Türkçe öğretim kaynaklarının incelenmesi

TDK'ye göre atasözü uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz , deme, mesel, sav, darbımesel şeklinde tanımlanmaktadır. Deyim ise, TDK'nin çevrimiçi sözlüğünde, genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir şeklinde tanımlanmıştır. Atasözü ve deyimler kültürün önemli bir unsuru ve taşıyıcısıdır. Bir dilin öğretilmesi aynı zamanda o dilin kültürünün de öğretilmesidir. Atasözü ve deyimler yüzyıllardır o topluma ait kültürel ögelerin taşıyıcı olduğu ve kültürün temel unsurlarını oluşturduğu için önem taşımaktadır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde benzerleri olarak Yunus Emre Enstitüsü'nün hazırladığı Türkçe öğretimi seti kültür aktarımı bağlamında incelenmiş ve kültürel unsurların geneli ele alınmıştır. Bu çalışmada ise Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim B1-B2 seviyesi Türkçe öğretimi seti ve MEB İlkokul 3. Sınıf Türkçe Ders Kitaplarının Atasözü ve deyimler bağlamında incelemesi yapılacak olup bunun yanında incelenen kaynaklarda yer alan çalışma kitapları ve CD de yer alan dinleme metinleri de ele alınacaktır. Bu araştırmada kültür taşıyıcısı ve sembolü olan atasözü ve deyimler bağlamında Türkçe öğretimi kaynakları incelenmiştir.

Gülümser Çetin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin bütünleşik FeTeMM eğitimi yoluyla bilgi işlemsel düşünme becerilerinin geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı 5E öğretim modeline göre tasarlanan bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerileri, FeTeMM tutumları ve FeTeMM motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmada şu sorulara yanıt aranmıştır: 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin; ● Bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisi nedir? ● FeTeMM tutumlarına etkisi nedir? ● FeTeMM motivasyonlarına etkisi nedir? Araştırmaya 2022-2023 eğitim- öğretim yılının güz döneminde 28 ilkokul öğrencisi katılmıştır. Bu araştırma, tek grup ön test-son test zayıf deneysel desen kullanılarak tasarlanmıştır. Bu desende işlemin etkisi tek grup üzerinde yapılan çalışma ile test edilmektedir. Verilerin toplanmasında ön test ve son test olarak kullanılan Korkmaz, Çakır ve Özden (2015) tarafından geliştirilmiş olan "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerisi Ölçeği" ; Güzey, Harwell ve Moore (2014) tarafından geliştirilen ve Aydın, Saka ve Güzey (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan "FeTeMM Tutum Ölçeği" ve Luo, Wang, Liu, ve Zhou (2019) ve Dönmez (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan "FeTeMM Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Alanyazında ilkokul seviyesine uygun geliştirilmiş bilgi işlemsel düşünme becerileri ve FeTeMM motivasyonlarını ölçen bir araç bulunmadığı için 22 maddelik "Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği" ve 28 maddelik "FeTeMM Motivasyon Ölçeği"nin ilkokul seviyesine geçerleme çalışması yapılmıştır. 5E öğretim modeline dayalı olarak 10 haftalık bütünleşik FeTeMM eğitimi tasarlanmış ve uygulanmıştır. Eğitim sürecinin başında ve sonunda yukarıda anılan ölçekler ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler ve Wilcoxen işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerine anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada bilgi işlemsel düşünme becerisinin alt faktörleri açısından, yaratıcılık, algoritmik düşünme, eleştirel düşünme ve problem çözme alt faktörlerinde öğrencilerin ön test ve son testleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur ve bu fark son test lehinedir. Bununla beraber 5E öğretim modeline göre tasarlanmış bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin FeTeMM tutumlarına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Son olarak bütünleşik FeTeMM eğitiminin ilkokul öğrencilerinin FeTeMM motivasyonlarına anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda FeTeMM motivasyon ölçeğinin dört alt faktörü incelendiğinde, bilim faktörü hariç teknoloji, mühendislik ve matematik faktöründe son test lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bütünleşik FeTeMM eğitimi, 5E öğretim modeli, Bilgi işlemsel düşünme becerisi, FeTeMM tutumu, FeTeMM motivasyonu, ilkokul öğrencileri.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi BölümüFeTeMM
Sevde Hilal Şensoy
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 2. sınıf türkçe ders kitabındaki metinlerin çocuk edebiyatı ölçütlerine göre incelenmesi

Yaşamın diğer evrelerine nazaran çok hızlı ilerleyen gelişim ve değişimin görüldüğü çocukluk evresinde dil gelişimi de hızlı olmaktadır. Çocukların dilsel ve bilişsel gelişiminde çocuk kitapalrının etkisi bulunmaktadır. Çocuk kitapları, çocukların farklı gelişim dönemlerine ve özelliklerine uygun olarak hazırlanmalıdır. Çocuk kitaplarının özellikleri içerik ve biçim olmak üzere iki ana başlıkta ele alınmaktadır. Çocuk kitaplarında bulunması gereken içerik özellikleri; tema, konu, temel kavramlar ve değerler, karakterler ve kahramanlar, plan, dil ve anlatım, ileti şeklindedir. Çocuk kitaplarının biçim özellikleri ise; kitabın boyutu, cilt, kağıt, kapak, harfler, sayfa düzeni ve resimler olarak ele alınmaktadır. Bu sebeple nitelikli çocuk kitaplarında bulunması gereken özelliklerin ders kitaplarındaki metinlerde de bulunması gerektiği ifade edilebilir. Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan kazanımların gerçekleştirilmesinde metin seçimleri önemlidir. İlkokul 2.sınıf öğrencilerine yönelik çocuk kitaplarının özellikleri ele alınarak ders kitabındaki metinlerin incelenmesi bu çalışmanın değeridir. Bu araştırmanın amacı, İlkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin çocuk edebiyatı ölçütlerine göre incelenmesidir. Bu araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından 2022-2023 eğitim öğretim yılında kullanılmak üzere ilkokul 2. sınıf öğrencileri için kabul edilen Türkçe ders kitabında bulunan 40 metin oluşturmaktadır. Araştırmaya 2. sınıf Türkçe ders kitabında bulunan tüm metinler dahil edildiği için örnekleme yoluna gidilmemiştir. Çocuk edebiyatı ile ilgili alan yazın taranarak çocuk edebiyatının içerik ve biçim özellikleri ile ilgili uygun, kısmen uygun, uygun değil şeklinde kontrol listesi oluşturulmuştur. Bu çalışmada bu kontrol listelerine göre her bir metin çocuk edebiyatı ölçütleri kapsamında incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda İlkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitabında Türk çocuk edebiyatından eserlere daha çok yer verildiği, yazar ve şairlerin biyografilerine yer verilmediği, 25 metnin kısaltılarak alındığı, beş metinde anlam bütünlüğünün kısmen bozulduğu, 14 metnin başında kısa özet verildiği, iki metinde anlam bütünlüğünün kısmen bozulduğu tespit edilmiştir. İlkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitabının, 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan metinlerin türleri açısından incelenmesi sonucunda; ders kitabında her temada bilgilendirici, hikaye edici ve şiir türünün bulunduğu, 15 hikaye edici, 13 bilgilendirici ve 12 şiir türünde olmak üzere toplam 40 metnin yer aldığı görülmüştür. İlkokul 2. sınıf Türkçe ders kitabındaki metinlerin tema, konu, temel kavramlar ve değerler, kahramanlar ve karakterler, plan, dil ve anlatım, ileti gibi içerik özellikleri açısından incelenmesi sonucunda; 39 metnin 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan zorunlu ve seçmeli temalara uygun olduğu, 37 metnin 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programında yer alan konu önerilerine uygun olduğu, 39 metinde temel kavram ve değerlere yer verildiği, 32 metinde kahramanlar ve karakterlere yer verildiği, plan açısından 23 metnin uygun olduğu, dil ve anlatım açısından 33 metnin uygun, ileti açısından 37 metnin uygun olduğu, üç metinde iletiye yer verilmediği görülmüştür. İlkokul 2. sınıf Türkçe ders kitabının kitabın boyutu, cilt, kağıt, kapak, harfler, sayfa düzeni ve resimler gibi biçim özellikleri açısından incelenmesi sonucunda; kitabın boyutu, kağıt kalitesi, kapağı açısından uygun olduğu; ciltlemesi ve harfler açısından kısmen uygun olduğu görülmüştür. Çocuk edebiyatı ölçütlerinden sayfa düzeni açısından 31 metnin uygun, dokuz metnin kısmen uygun olduğu; resimler açısından 32 metnin uygun, yedi metnin kısmen uygun olduğu, bir metinde resme yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin tamamında resimlerin metni açıklama amacıyla kullanıldığı ve resimlerin çizimlerden oluştuğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Türkçe ders kitabı, metinler, çocuk edebiyatı, içerik özellikleri, biçim özellikleri

Ders kitaplarıMetinMetin inceleme+5
Ayşe Yumuşak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mülteci öğrencilerin eğitimine ilişkin öğretmen öz yeterlilik ölçeğinin geliştirilmesi

Günümüzde savaşlar, ekonomik sorunlar, terör ve iklim krizi gibi nedenlerle pek çok ülke mülteci ve göçmen insanlara ev sahibi yapmaktadır. İstikrarsız doğu ve istikrarlı batı arasında yer alan ve oturmuş bir sisteme sahip ülkemiz de dünyadaki en yüksek mülteci nüfusa sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Pek çok konuda olduğu gibi mülteci öğrencilere ilişkin sorunlar eğitim ortamlarında ortaya çıkmaya başlamıştır. Mülteci öğrenciler açısında yaşanan en önemli sorun eğitime katılım ve sosyal adaptasyondur. Mülteci çocukların kendi öğrencilerimiz kadar kaliteli eğitim alabilmesi yaşanabilir bir gelecek için önemlidir. Mülteci öğrenciler açısından öğretmen öz yeterliliği öğrencilerin istenilen kalitede eğitim öğretim faaliyetlerinden istifade etmesinde katkıda bulunmaktadır. Yapılan literatür taramasında öğretmenlerin mülteci öğrencilerin eğitimine yönelik öğretmen öz yeterlilik ölçeğine rastlanmamıştır. geçerli ve güvenilir bir şekilde öğretmenlerin mülteci öğrencilerin eğitimine yönelik öğretmen öz yeterlilik ölçeği geliştirerek bu ölçeğin kişinin yetenek ve becerileri ile işin gerektirdiği yetenek ve nitelikler arasındaki uygunluğu değerlendirmek bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu çalışmada geçerliliği ve güvenirliği test edilmiş bir 5'li likert tipi ölçek oluşturulması amaçlanmaktadır. Bir ölçek geliştirme çalışması olarak tasarlanan bu çalışmada ilk olarak literatür taraması yapılmış, bu çerçevede olası temalar belirlenmiş ve bu temalara uygun bir soru havuzu oluşturulmuştur. Oluşturulan bu soru havuzu dil ve alan uzmanı kişilerce incelenmiş ve gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Sonraki aşamada, ön uygulamanın yapılması, istatistiki testlerin uygulanması, pilot uygulama ve ölçeğe son halinin verilmesi hedeflenmektedir .

Can Bağcı
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 4. sınıf ögrencilerinin matematiksel düşünme alışkanlıklarının ve bu alışkanlıkları etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Kesirlerde işlemler örneği

Bu araştırmanın amacı ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin matematiksel düşünme alışkanlıklarının ve bu alışkanlıkları etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Araştırmaya 2023-2024 eğitim-öğretim yılında 4. sınıfa devam eden 188 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın modeli ilişkisel tarama modeli olarak belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen Matematiksel Düşünme Alışkanlıkları Testi, Çelik ve Bindak (2005) tarafından geliştirilen Matematik Tutum Ölçeği, Umay (2001) tarafından geliştirilen Matematiğe Karşı Öz-Yeterlik Algısı Ölçeği ve Kloosterman ve Stage (1992) tarafından geliştirilen Hacıömeroğlu (2011) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Matematiksel Problem Çözmeye Yönelik İnanç Ölçeği kullanılmıştır. Matematiksel Düşünme Alışkanlıkları Testinin geçerlik-güvenirlik çalışmalarının ve madde analizinin yapılması için 4.sınıfa giden 93 öğrenci ile pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Pilot çalışmanın ardından 4.sınıfa giden 95 öğrenci ile asıl çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin analizinden elde edilen bulgular ışığında testin güvenirlik açısından yeterli, ayırt ediciliğinin iyi ve güçlük endeksinin 0,48 olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin matematiksel düşünme alışkanlıkları kullanma eğilimleri ile matematiksel problem çözmeye yönelik başarıları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu, matematiksel düşünme alışkanlıklarını kullanma durumları ile problem çözmeye yönelik inançları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu, matematiksel düşünme alışkanlıkları kullanma eğilimleri ile matematiğe yönelik öz yeterlikleri arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu, matematiksel düşünme alışkanlıklarını kullanma eğilimleri ile matematiğe yönelik tutumları arasında yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir.

Mehmet Akif Gümüş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğrencilerinin yazma becerisi, yazmaya ilişkin tutum ve motivasyonlarının geliştirilmesinde tartışma yönteminin etkisinin incelenmesi

Türkçe dil becerilerinden biri olan yazma becerisi bireyin kendisini ifade etmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Yazma, ilkokuldan itibaren gelişmekte olup bireyin imzası niteliğini taşır. Birey duygu, düşünce ve isteklerini anlatırken yazma becerisini etkin kullanabilmelidir. Yazma becerisinin ilkokuldan itibaren geliştirilmesinde dil bilgisi, yazım kuralları ve noktalama işaretlerinin öğretim sürecinde bireye kazandırılması gerekmektedir. Türkçe dersinde materyal kullanılması, yöntem ve teknikler ile yazma etkinliklerinin uygulanması bireyin yazılarını geliştirme sürecinde etkili olabilir. Yazma becerisinin geliştirilmesinde uygulamalı çalışmalarla öğrenciler desteklenmelidir. Bu araştırmanın amacı ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin çocuk kitapları bağlamında uygulanan tartışma yönteminin yazma becerisi, yazma tutumları ve motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu ilkokul 4.sınıf öğrencileri (n=18) oluşturmaktadır. Bu çalışmada nicel ve nitel yaklaşımların birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel araştırma yaklaşımları kapsamında öntest-sontest tek gruplu deneysel desen, nitel araştırma yaklaşımları kapsamında ise durum çalışması ve doküman incelemesi yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Ölçeği, Yazma Tutum Ölçeği ve Yazma Motivasyonu Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda öğrencilerle görüşme yapılmış ve öğrencilerin yazıları doküman olarak incelenmiştir. Bu çalışma nicel ve nitel verilerin birbirini desteklemesi amacıyla karma yöntem ile yürütülmüştür. Bu araştırmada öğrencilerin 6+1 Analitik Yazma ve Değerlendirme Ölçeğinden aldıkları uygulama öncesi ve sonrası puanları arasında sontest puanı lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Analiz sonuçlarına göre çocuk kitapları bağlamında uygulanan tartışma yönteminin ilkokul öğrencilerinin yazma becerisini geliştirmede bir etkisinin olduğu ifade edilebilir. Öğrencilerin yazılarından aldıkları toplam puanlar değerlendirildiğinde genel olarak fikirler ve cümle akıcılığı kriterlerinde en düşük, kelime seçimi kriterinde ise en yüksek puanları aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin yazıları incelendiğinde fikir bulmada ve cümleleri akıcı bir şekilde yazmada zorlandıkları, kelime seçimlerinde ise daha iyi oldukları ifade edilebilir. Bu araştırmada 10 farklı tartışma tekniği kullanılmış olup tartışma yönteminin öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin akranları ile iş birliği içerisinde iki veya daha fazla kişiden oluşan grup etkinliklerinin yapıldığı ve etkin bir şekilde katılım gösterdikleri tartışma tekniklerinin (akvaryum ve vızıltı 22) uygulandığı haftalarda en yüksek yazma puanlarını aldıkları görülmüştür. Ayrıca belirli bir grubun konuşmacı, geri kalan öğrencilerin ise dinleyici olarak katılım göstermiş olduğu ve daha çok bilgilendirmeye yönelik olan tartışma tekniklerinin (panel, sempozyum, konferans) uygulandığı haftalarda öğrencilerin en düşük yazma puanlarını aldığı görülmüştür. Tartışma yönteminin öğrencilerin yazma tutumu ve motivasyonları üzerinde bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin motivasyon ölçeğinde yer alan isteğe bağlı yazma çalışması ile ilgili görüşlerine göre uygulama öncesi ve sonrası en çok "oyun yazmak" istediklerini belirttikleri görülmüştür. Ancak isteğe bağlı olarak yazma seçeneklerinin son görüşmede tür olarak çeşitlendiği ve "ders notları tutmak, liste hazırlamak, hikaye yazmak, mektup yazmak, mesaj yazmak veya not tutmak" gibi yeni görüşlerin eklendiği görülmüştür. Öğrencilerle yapılan görüşmelerde öğrencilerin ifade ettiklerine göre evde bir şey yazan öğrenci sayısının artış gösterdiği görülmüştür. Öğrencilerin okudukları kitaplar ile yazdıkları yazılar arasındaki farklılıklar ile ilgili görüşlerine göre farklılıkların artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin yazılarında yaşanan bu farklılıkların nedeni tartışma yönteminin uygulanması olabilir. Yapılan uygulama sonucunda öğrencilerin yazar profillerinde de değişim görülmüştür. Bu değişim incelendiğinde kendini iyi bir yazar olarak gören öğrenci sayısının da artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin yazılarını en çok geliştiren dersin Türkçe dersi olduğunu ifade ettikleri görülmüştür. Yazma becerisinin süreç temelli olarak ele alınması, farklı yöntem ve tekniklerin uygulanması ve öğretmen rehberliğinde geliştirilmesi gerektiği önerilmektedir.

Türkçe eğitimi
Ferat Kuşkaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

E-Okul üzerinden ilkokul 1. sınıf şubeleri ve sınıf öğretmenlerinin belirlenmesi uygulamasına ilişkin eğitim paydaşlarının görüşlerinin incelenmesi

Araştırmada, ilkokul 1. sınıf şubeleri ile sınıf öğretmenlerinin E-Okul sistemi üzerinden belirlenmesi uygulamasının öğretmen, okul yöneticisi ve veli görüşlerine yansıması incelenmiştir. Merkezi kura sistemine geçişin öğretmenlerin içsel motivasyonları, okul yöneticilerinin rol algıları ve beklentileri üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Araştırma, Erzincan il merkezindeki devlet ilkokullarıyla ilişkili 35 sınıf öğretmeni, 13 okul yöneticisi ve 43 veli olmak üzere toplam 91 katılımcıyla yürütülmüştür. Temel veriler yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Anayasa, kanun, yönetmelik, yönerge, resmi duyuru ve uygulama rehberleri doküman incelemesi yoluyla toplanmış ve betimsel analizle değerlendirilmiştir. Doküman analizi bulguları hukuki dayanak ve yerleştirme süreci temaları altında düzenlenmiştir. Görüşmelerden elde edilen bulgular, merkezi kura sisteminin eşit işlem, tarafsızlık, şeffaflık ve kişisel isnat riskinin azalması bakımından olumlu karşılandığını göstermiştir. Buna karşılık sistemin pedagojik uygunluk, öğretmen emeğinin görünürlüğü, sınıf iklimi, özel durumların dikkate alınması ve gerekçeli itiraz süreçleri bakımından geliştirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Yerel inisiyatifli uygulamanın okul bağlamını, öğretmen özelliklerini ve veli beklentilerini dikkate alma açısından esneklik sağladığı; ancak kayırmacılık, eşitsiz erişim, veli baskısı ve öğretmenler arası karşılaştırma algısı oluşturabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Doküman analizi, merkezi kura uygulamasının eğitim hakkı ve eşitlik ilkelerine dayandığını; yerleştirme sürecinin kura, E-Okul üzerinden otomatik belirleme, dengeli dağıtım ölçütleri, şube değişikliği ve yönetsel sorumluluk hükümleriyle düzenlendiğini ortaya koymuştur. Araştırma sonucunda, sınıf ve öğretmen belirleme sürecinde eşitlik ile pedagojik uygunluk arasında dikkatli bir denge kurulması gerektiği anlaşılmıştır.

E-Okulsınıf yerleştirmenitel araştırma+2
Ömer Faruk Türkeri
Erzincan Binali Yıldırım University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2026
10
doi.org/10.71008/ebyu.thesis.2026.271
Master'sOpen AccessTR

Oyunla matematik öğretiminin ilkokul öğrencilerinin başarı, motivasyon ve kaygılarına etkisi

Matematik soyut konular içerdiği için toplumumuzda zor bir ders olarak algılanabilmekte ve böylece kaygı duyulan bir ders haline gelebilmektedir. Öğrencilerin matematik kaygılarının azaltılabilmesi için dersin eğlenceli bir hale getirilmesi önem taşımaktadır. Özellikle ilkokul öğrencilerinin gelişim düzeylerine bakıldığında oyunlar yaşamlarında büyük bir alan kapsamaktadır. Soyut konuların somutlaştırılabilmesi, dersin eğlenceli hale getirilebilmesi için oyunlardan yararlanılması etkili bir yöntem olabilmektedir. Bu araştırmanın amacı oyunla matematik öğretiminin ilkokul öğrencilerinin matematik başarıları, motivasyonları ve kaygı düzeylerine etkisini incelemektir. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bunun için Manisa ili, Demirci ilçesinde bulunan bir ilkokulda 2023-2024 eğitim-öğretim yılında üçüncü sınıftaki iki şube deney ve kontrol grubu olarak seçilmiştir. 18 kişilik deney grubunda oyunla öğretim etkinlikleri uygulanırken, 20 kişilik kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemi uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak motivasyon ölçeği, kaygı düzeyi ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi kullanılmıştır. Uygulama öncesinde ön test olarak deney ve kontrol gruplarının ikisine de başarı testi, motivasyon ölçeği ve matematik kaygı ölçeği uygulanmıştır. Uygulama sonunda deney ve kontrol gruplarına son test uygulanarak deney ve kontrol gruplarının sonuçları karşılaştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 23.0 programıyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda oyunla matematik öğretiminin başarıyı olumlu etkilediği, motivasyon ve kaygılarına etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Yelda Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Aile katılımlı çevre eğitimi deneyimi üzerine bir olgubilim çalışması

Çalışmanın amacı, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin ve ailelerinin çevre ve çevre sorunlarına ilişkin görüşlerini belirlemek ve çevre eğitimi deneyimlerini nasıl anlamlandırdıklarını incelemektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseniyle yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcıları ilkokul 3. sınıf öğrencileri ve ailelerinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçlarından gözlem, yarı yapılandırılmış görüşme, araştırmacı ve öğrenci günlükleri, kelime ilişkilendirme testi, aile katılımlı etkinlikler ve öğrenci ürünlerinin oluşturduğu fotoğraflar kullanılarak katılımcıların çevre olgusuna ilişkin deneyimleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda katılımcılara göre çevre kelimesinin anlamına, çevre sorunlarının neler olduğuna, bu sorunların önlenmesine yönelik önerilerinin neler olduğuna ve aile katılımlı çevre eğitimi deneyimlerini nasıl anlamlandırdıklarına ilişkin bulgular elde edilmiştir. Katılımcıların çevreyi doğal ve yapay çevreyle birlikte canlı varlıklar olarak tanımladıkları, aynı zamanda çevreyi eğlence, özgürlük ve hayat kaynağı olarak gördükleri ve çevreyi yaşamın, mekânın ve birlikteliğin ifadesi olarak anlamlandırdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara göre en fazla olan çevre sorununun kirlilik olduğu, çevre sorunlarında insan faktörünün olumsuz etkisinin bilincinde oldukları ve bu durumdan en çok hayvanların etkilendiği belirlenmiştir. Katılımcılara göre, çevre sorunlarının önlenebilmesi için çevre kirliliğinin engellenmesi, atıkların dönüştürülmesi, kaynakların tasarruflu kullanılması, toplumdaki insanların birlikte hareket etmesi ve yetişkinlerin çocuklara rol model olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılar aile katılımlı çevre eğitimi deneyimi ile çevreye ve çevre sorunlarına ilişkin farkındalık ve bilinç düzeylerinin arttığını, çeşitli deneyimler kazandıklarını, sorunların çözümüne yönelik bakış açısı geliştirdiklerini, süreç içerisinde öğrendiklerini günlük hayatlarına yansıttıklarını, bu deneyimin nitelikli vakit geçirmeye katkı sağladığını ve öğrenmelerini kolaylaştırdığını belirtmişlerdir.

Aile katılımıÇevre eğitimi
Özgecan Yaman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de TIMSS ile ilgili yazılmış tezlerin tematik incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de TIMSS ile ilgili yazılmış tezlerin nasıl ele alındığını incelemektir. YÖK tez veri tabanında araştırmanın kriterleri göz önünde bulundurularak yapılan tarama sonucunda çalışmaya 161 tez dahil edilmiştir. Bu tezler yıl, tür (yüksek lisans/doktora), yapıldıkları üniversite, ele alınan alan türü (matematik/fen), çalışma yapılan eğitim kademesi, danışmanlarının unvanı ve araştırma yöntemi olmak üzere yedi kategoride incelenmiştir. Araştırmada nitel yaklaşımlardan meta-sentez (tematik inceleme) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, tez türünde en fazla yüksek lisans tezi olduğu, en fazla 2019 yılında tez yazıldığı ve en fazla nicel yöntemlerin kullanıldığı belirlenmiştir. Danışmanların çoğunlukla doçent doktor olduğu, en çok matematik alanında çalışıldığı, en fazla ortaokul kademesinde çalışmalar yapıldığı görülmüştür. Ayrıca en fazla Hacettepe Üniversitesinde tez yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlar literatür ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: TIMSS, uluslararası değerlendirmeler, tematik inceleme, tematik analiz, meta-sentez

Tematik inceleme
Ece Sağ
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital öykülerin ilkokul öğrencilerinin dinlediğini anlama ve yaratıcı yazma becerilerine etkisi

Dijital öykü, yazılı biçimdeki öykü metninin çoklu ortam araçlarıyla bir araya getirilerek dijital ortama aktarılmasıdır. Bu araştırmanın amacı dijital öykülerin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin dinlediğini anlama ve yaratıcı yazma becerileri üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma, ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma modeli ile tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci yarıyılında Şanlıurfa ili Bozova ilçesi bir devlet ilkokulunda bulunan, iki farklı 4. sınıf şubesinde öğrenim gören toplam 52 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öykü metinlerinin belirlenmesinde 2014, 2016 ve 2017 yıllarında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 4. Sınıf Türkçe ders kitapları esas alınmıştır. "Güzel Ülkem Türkiye" ve "Üretim, Tüketim ve Verimlilik" temalarından öyküleyici metin türünden 4'er dinleme metni olacak şekilde toplamda 8 dinleme metni seçilmiştir. Seçilen bu öyküler, "Adobe Illüstratör" ve "Adobe After Effects" programları aracılığıyla dijital ortama aktarılmıştır. Araştırma sürecinde deney grubundaki öğrencilere araştırmacı tarafından oluşturulan 8 dijital öykü dijital ortamda dinletilirken, kontrol grubundaki öğrencilere ise bu öyküler kâğıt üzerinden öğretmen tarafından okunarak öğrencilere dinletilmiştir. Süreç içerisinde her iki gruptaki öğrencilere araştırmacı tarafından hazırlanmış 3 farklı hikâye haritası aracılığıyla 8 haftalık uygulama sürecinin başında ve sonunda 3'er adet hikâye yazdırılmıştır. Uygulama sürecinin başında ve sonunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin dinlediğini anlama başarı puanlarını belirlemek için "Dinlediğini Anlama Testi", yaratıcı yazma puanlarını belirlemek için ise "Yaratıcı Yazma Rubriği" kullanılmıştır. Araştırmada, dijital öykülerin deney grubundaki öğrencilerin dinlediğini anlama ve yaratıcı yazma başarı puanlarını arttırdığı belirlenmiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin dinlediğini anlama ve yaratıcı yazma son test puanları arasında anlamlı fark oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Dijital öykülemeDinleme becerisiDinleme-anlama+4
İrem Demirbaş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1968, 2005 ve 2018 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarına göre hazırlanan ders kitaplarının karşılaştırılması ve kavramlar açısından incelenmesi

Türkiye'de 50 yıllık süreçte ortaya çıkan sosyal bilgiler ders kitaplarındaki değişimin karşılaştırılması amacıyla planlanan bu çalışmada, 1968, 2005 ve 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programlarına göre hazırlanan 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitapları incelenmiştir. Çalışma kapsamında kitaplar; içerik özellikleri, görsel anlatım ögeleri, dil ve anlatım düzeyleri, soru ölçütleri, fiziksel nitelikleri, programa uygunlukları, yardımcı materyal ve tasarım ögeleri bakımından ve programdaki kavramları içerme durumları açısından karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Nitel araştırma modelinin benimsendiği bu çalışmada veriler doküman analizi yoluyla elde edilmiş ve çalışma doküman analizi adımlarına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma verilerinin kaynağını, 1968, 2005 ve 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programlarına göre hazırlanan, Talim ve Terbiye Kurulunca onaylanmış 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarından her bir programa ait Millî Eğitim Bakanlığı yayınları oluşturmuştur. Çalışmada elde edilen verilere göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır; 1968'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabının içerik, dil ve anlatım, soru ölçütleri, programa uygunluk ve tasarım ögeleri açısından orta düzeyde; 2005 ve 2018'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarının ise iyi düzeyde olduğu görülmüştür. 1968 ve 2005'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarının görsel anlatım ögeleri boyutunda orta düzeyde; 2018'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabının iyi düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Her üç programa göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarının fiziksel nitelikler açısından orta düzeyde olduğu görülmektedir. Bununla birlikte 1968 ve 2018'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarında öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabının olmadığı, ayrıca ders kitabının yardımcı bir araç-gereç ile desteklenmediği görülürken 2005'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabında öğrenci çalışma kitabı ile öğretmen kılavuz kitabının olduğu fakat ders kitabının yardımcı bir araç-gereç ile desteklenmediği anlaşılmıştır. 1968, 2005 ve 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programlarına göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarında yer alması gereken 91 kavramdan 86 tanesi ders kitaplarının üçünde de yer almaktadır. Bunun yanı sıra "İklim" ve "İsraf" kavramlarının 1968 ve 2018'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarında yer aldığı ancak 2005'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabında yer almadığı, "Yargı", "Anayasa" ve "Din" kavramlarının ise sadece 1968'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabında yer aldığı, 2005 ve 2018'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarında yer almadığı görülmüştür. Bu sonuçlardan yola çıkarak 1968'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabındaki fiziksel nitelikler dışındaki birçok eksikliğin 2005 ve 2018'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitaplarında giderildiği, bu özellikleriyle sosyal bilgiler ders kitaplarının hazırlanmasında olumlu yönde bir gelişim olduğu, ancak fiziksel nitelikler boyutunda yeterli düzeyde bir gelişme olmadığı sonucuna varılabilir. Yukarıda da belirtildiği üzere ders kitaplarında kavramların yer alması durumu ile ilgili olarak da 1968'e göre hazırlanan sosyal bilgiler ders kitabının daha kapsamlı bir şekilde hazırlandığı görülebilir.

Ders kitaplarıKavramlarKavramlar+4
Fakı Danabaş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının afet bilinci algısı ve deprem bilgi düzeyi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının afet bilinci algısı ve deprem bilgi düzeylerini incelemektir. Araştırmada cinsiyet, üniversite, sınıf düzeyi, afet deneyimi, afet eğitimi ve yaşadıkları yer gibi değişkenlerle afet bilinci ile deprem bilgisi arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama modeline göre yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018 -2019 eğitim-öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Temel Eğitim Anabilim Dalı, Sınıf Eğitimi Bilim Dalında öğrenim görmekte olan 552 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Afet Bilinci Algı Ölçeği ve Deprem Bilgisi Başarı Testi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde paket veri programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; sınıf öğretmeni adaylarının yüksek düzey afet eğitimi, afet öncesi, yanlış afet ve afet bilinci algısına, orta düzey afet sonrası bilinç algısına sahip oldukları tespit edilmiştir. Afet bilinci algısı ile cinsiyet, sınıf düzeyi, afet deneyimi ve yaşadığı yer değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, ancak öğretmen adaylarının üniversite ve afet eğitimi değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının; orta düzey deprem bilgisi, deprem öncesi, deprem anı ve genel deprem bilgi düzeyine, düşük düzey deprem sonrası bilgiye sahip oldukları tespit edilmiştir. Deprem bilgisi ile afet deneyimi, afet eğitimi ve yaşadığı yer değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, ancak cinsiyet, üniversite ve sınıf düzeyi değişkenleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının afet bilinci ile deprem bilgisi arasında pozitif yönde ve istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna da ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAfet bilinciAfetler+4
Özgür Tekin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunlar

Bu araştırmada; ilkokul düzeyinde fen bilimleri dersini yürütmekte olan sınıf öğretmenlerinin, fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların betimlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kırşehir ili merkez ilçesindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 320 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın birinci kısmında, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda evrenin tamamına ulaşılmış olup ayrıca örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmanın ikinci kısmında, nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim araştırma deseni kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar çok aşamalı örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Birinci aşamada ölçüt örnekleme yöntemiyle katılımcıların çalıştığı okullar belirlenmiş, ikinci aşamada ise maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile katılımcıların eğitim verdikleri sınıf düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem yılı, sınıf mevcudu, mezun oldukları fakülte/bölüm ve lisansüstü eğitimi alıp almama durumları gibi özellikleri belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutu kapsamında 24'ü erkek, 14'ü kadın olmak üzere toplamda 38 sınıf öğretmeni ile odak gurup görüşmeleri yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu sorularının hazırlanması sürecinde literatür taranmış ve öğretmenlerin karşılaşabilecekleri sorunlar; öğretim programı, öğretmen, öğrenci, ders kitabı, öğrenme ortamı, veli ve idari kaynaklı olmak üzere yedi boyutta toplanmış ve bu boyutlara yönelik yedi adet soru ile veri toplama sürecine gidilmiştir. Bu kapsamda elde edilen veriler, "içerik analizi" tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel sonucunda, sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersi öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunlar ölçeğinde; süreç öncesi hazırlıkta karşılaşılan sorunlar, süreçte karşılaşılan sorunlar, ölçme değerlendirme etkinliklerinde karşılaşılan sorunlar ve fen bilimleri dersi öğretim programı ile ilgili karşılaşılan sorunlar alt boyutuna oranla, fen bilimleri dersi ile ilgili karşılaşılan öğrenme ortamı kaynaklı sorunlar alt boyutunda daha az sorun yaşadıkları tespit edilmiştir. Yine sınıf öğretmenlerinin; eğitim verdikleri sınıf düzeyi, cinsiyet, mesleki kıdem yılı ve lisansüstü eğitimi alıp almama değişkenine göre anlamlı fark tespit edilmezken; sınıf mevcudu değişkenine göre süreç öncesi hazırlıkta ve süreçteki sorunlarda; mezun olduğu fakülte/bölüm değişkenine göre ise ölçek genelinde anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel sonucunda öğretmenlerin; konuların sınıf seviyesine uygun olmaması, ölçme değerlendirme sorularının bilişsel alanda alt düzeyde olması, laboratuvarın olmaması ya da kullanılmaması, öğretmenlerin alan bilgilerini yeterince güncelleyememeleri, kılavuz kitabın olmaması, velilerin öğretim sürecinde yeterli desteği göstermemeleri konularında sorunları ifade ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu sorunların çözümleri noktasında; hizmet içi uygulamaların nitelik ve nicelik olarak arttırılması, laboratuvar kullanımı ya da sınıfların dizaynı konusunda okul idaresinin öğretmenleri desteklemesi, öğretmen kılavuz kitaplarının yeniden dağıtılması, velilerin öğretim sürecine destek olmaları noktasında bilinçlendirme çalışmalarının düzenlenmesi, ders kitapları ve programlarının revize edilmesi çalışmalarında öğretmenlerin daha aktif rol almalarının sağlanması önerilebilir.

Eğitim sorunlarıFen bilgisi eğitimiSınıf öğretmenleri+4
Erdal Demirtaş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünce ölçeği geliştirme ve uygulama çalışması

Bu çalışmada, öğretmen adaylarının Fen Bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerini ortaya koymak amacıyla geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirme ve geliştirilen bu ölçek ile öğretmen adaylarının Fen Bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünce düzeyini ve bu düşüncelerinin; mezun oldukları lise, akademik başarıları, cinsiyet, sınıf düzeyi, öğrenim görmekte oldukları bölüm ve üniversitelerine göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmada ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin uygulanması adımlarını izlendiği için nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama modelinde bir çalışmadır. Örneklemin belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır ve veri toplama sürecinde üç çalışma grubu ile çalışılmıştır. Çalışma grupları 302 (AFA), 309 (DFA) ve 1627 (Uygulama) öğrenciden oluşmuştur. Verilerin analizlerinde SPSS 22.00 programından yararlanılmıştır. Geliştirilen ölçek beş faktörden oluşmaktadır ve açımlayıcı faktör analizine göre; geliştirilen ölçekte yer alan, 1. Faktör toplam varyansın %30,09'unu, 2. Faktör %12,18'ini, 3. Faktör %6,87'sini, 4. Faktör %5,20'sini, 5. Faktör ise %4,26'sını açıklarken yine geliştirilen ölçeğin toplam varyansın %58,63'ünü açıkladığı, görülmektedir. Sonuç olarak 5 boyutlu ve 28 maddeden oluşan bir yapıya ulaşılmış, beş faktörün birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiş, ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .81 olarak bulunmuştur. Ölçekte ulaşılan faktörler yeniden isimlendirilmemiş olup "Aşırı Genelleme", "Etiketleme", "Keyfi Çıkarım", "Kutuplaştırma" ve "Seçici Soyutlama" şeklinde kalıplaşmış düşüncelere ilişkin var olan isimlendirme kullanılmıştır. Ölçeğin geneline ait Doğrulayıcı Faktör Analizine (DFA) Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .93'tür ve DFA ile elde edilen verilerinden 3(üç) tanesi kabul edilebilir ve 1(bir) tanesi mükemmel düzeydedir. Sınıf Eğitimi ve Fen Bilimleri Eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören öğretmen adaylarının fen bilimlerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerinin nitel olarak değer aralığı incelendiğinde 3,18 ile "Kararsızım" olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceleri ile cinsiyetleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu bulgulanmış, erkek öğrencilerin fen bilimlerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerinin kız öğrencilerden daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceler ile öğrenim gördükleri bölüm arasında istatistiksel olarak fen bilgisi eğitimi öğrencilerinin sınıf eğitimi öğrencilerine oranla daha fazla kalıplaşmış düşüncelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının sınıf düzeyi ile fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceleri arasında ise 3. sınıfların diğer sınıflara oranla daha fazla kalıplaşmış düşünceye sahip oldukları bulgulanmıştır. Öğretmen adaylarının mezun oldukları liseler ve yıl sonu akademik başarı puanları ile fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşünceleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, öğrenim gördükleri üniversitelere göre kalıplaşmış düşüncelerinin farklılaştığı bulunmuştur. Çalışmadan elde dilen sonuçlar doğrultusunda, öğretmen adaylarının akademik başarı puanları ve sınıf düzeyleri arttıkça fen bilimleri derslerine yönelik kalıplaşmış düşüncelerinin de arttığı bulgusuna ulaşılmıştır. Bu bulgunun nedenlerini araştıran yeni durum çalışmalarının yapılması, öğretmen adaylarının, kalıplaşmış düşünce aralığını belirlenmesi ve buna göre sınıf ortamı ve ders akışının düzenlenmesi önerilmektedir. Ayrıca araştırma bulgularına göre öğretmen adaylarının fen bilimleri dersine yönelik kalıplaşmış düşünceler toplam puanlarının Etiketleme, Kutuplaştırma, Seçici Soyutlama alt boyutlarına ilişkin görüşlerinin "kararsızım" aralığına karşılık geldiği görülmektedir. "Kararsızım" aralığının azalma ve artmaya karşı eğilim gösterebilen kritik bir aralık olduğu ve doğru yönlendirme yapılmadığında fen bilimlerine karşı oluşturdukları akılcı ve gerçekçi olmayan düşüncelerde artışın olabileceğine işaret etmektedir. Bu bağlamda kalıplaşmış düşüncelerin tespiti noktasında farklı çalışmalar yapılarak öğrencilerin fen derslerine ilişkin başarı düzeyleri arttırılabilir.

Aday öğretmenlerAkademik başarıFen bilgisi dersi+2
Bayram Irmak
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi öğretiminde çizgi film ve animasyon kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu çalışma Hayat Bilgisi dersinde çizgi film ve animasyon kullanımına ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaç çerçevesinde çalışmada nitel araştırma modellerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri beş oturumdan oluşan odak grup görüşmeleri yoluyla elde edilmiştir. Amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yönteminin kullanıldığı bu çalışmada Hayat Bilgisi dersini yürütmekte olan toplam 29 sınıf öğretmeninden veriler toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Verilerin analizi için MAXQDA programından faydalanılmıştır. Elde edilen verilerden aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Hayat Bilgisi dersinde 29 sınıf öğretmeninden 24'ünün çizgi film ve animasyonları kullandığı, yine bu öğretmenlerden 14'ünün çizgi film ve animasyon izledikleri belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin 16'sının izledikleri çizgi film ve animasyonları Hayat Bilgisi dersi ile ilgili bulduğu, 10'unun bazılarını ilgili bazılarını ilgisiz bulduğu, 3'ünün ise ilgili bulmadığı tespit edilmiştir. Odak grup görüşmelerine katılan 29 sınıf öğretmeninden 24'ü, Hayat Bilgisi dersinde daha çok dersin giriş ve geliştirme aşamasında çizgi film ve animasyonları kullanmaktadırlar. Sınıf öğretmenlerinin Hayat Bilgisi dersinde çizgi film ve animasyonları; konuyu görselleştirmek, kalıcılığı sağlamak, konuyu somutlaştırmak, dikkat çekmek, dikkat sürelerini artırmak, bilginin transferini sağlamak, anlatımı güncel kılmak, anlatımı desteklemek, yöntem ve teknik olarak kullanmak, model oluşturmak gibi amaçlarla kullandıkları belirlenmiştir. Sınıf öğretmenleri Hayat Bilgisi dersinde kullanılacak çizgi film ve animasyonların; dikkat çekici, özel kahramanları içeren, temalı, ilgi çekici, merak uyandırıcı, öğrenci seviyesine, bireysel farklılıklara, çoklu zekâya, kazanımlara, kültüre ve gerçeğe uygun ve de milli olmalı gibi özellikleri olması gerektiğini belirtmişlerdir. Sınıf öğretmenleri Hayat Bilgisi dersinde çizgi film ve animasyon kullanımının faydalarını ve sınırlılıklarını; öğretmen, öğrenci ve kazanımlar açısından belirtmişlerdir. En önemli faydaları; kalıcılığı artırma, rol model olma, dersi eğlenceli kılma, öğretime yardımcı olma, kazanımların kalıcı izli olmasını sağlama ve kazanımların pekiştirilmesi olarak belirtmişlerdir. En önemli sınırlılıkları ise; sürekli kullanım sonucu yaşanan olumsuzluklar, olumsuz rol model oluşturabilmeleri, her kazanım için uygun olmayabilmesi ve yanlış mesajlar içermesidir. Sınıf öğretmenleri Hayat Bilgisi dersinde çizgi film ve animasyonları; öğretimsel amaçlarla kullanmaktadırlar. Bununla birlikte Sosyal Bilgiler ve Fen Bilgisi konularının öğretiminde de kullanmaktadırlar. Yine sınıf öğretmenleri Hayat Bilgisi dersinde çizgi film ve animasyonları bir öğretim aracı olarak beş şekilde kullanmaktadır. Bunlar; yöntem ve teknik olarak, değerlendirmede, konu tekrarında, konu anlatımında ve bilgilendirmededir. Sınıf öğretmenlerinin Hayat Bilgisi dersinde çizgi film ve animasyon kullanımında dikkat edilmesi gereken hususları; verilen mesajların açık, içeriğin dersin hedefine ve amacına uygun, milli ve manevi değerleri kazandıracak şekilde olması gerektiğini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Animasyon, Çizgi film, Hayat Bilgisi, Sınıf öğretmenleri

CanlandırmaHayat bilgisiHayat bilgisi dersi+3
Şule Aslan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin yaşam becerilerine ilişkin görüşlerinin çoklu değişkenler açısından incelenmesi

Yenilenen ilköğretim programları ile birlikte mezun olacak öğrencilerin özellikle onları hayatta başarılı kılacak becerilerle donanmış olarak mezun olmaları hedeflenmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yenilenen fen bilimleri dersi öğretim programlarında özellikle bu beceriler 21. yy becerileri bağlamında bilimsel süreç, yaşam becerileri ve mühendislik ve tasarım becerileri olarak sınıflandırılmıştır. Bu araştırma ile sınıf öğretmenlerinin yaşam becerilerini betimlemek ve bu beceriler üzerinde etkili olabileceği düşünülen bazı değişkenlere (cinsiyet, kıdem, akademik başarı, görev yaptığı yer) göre anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemek amaçlanmıştır. Özellikle sınıflarında öğrencileri için bir model olan öğretmenlerin bu becerilerinin belirlenmesi onların öğrencilerine sunacağı fırsatların şekillenmesi açısından önemlidir. Çünkü yaşam becerileri, insanların günlük yaşamın sorumlulukları ile başa çakabilmelerine yardımcı olacak, öğrenmeye dayalı bir davranış biçimidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan TRC11Gaziantep, TRC21Şanlıurfa, TRC31 Mardin, TRC33 Şırnak illerine görev yapan 456 sınıf öğretmeninin rastgele seçilen ve araştırma sürecine gönüllü olarak katılan sınıf öğretmenleriyle oluşturulmuştur. Araştırma verileri, Cronbach Alpha güvenirlilik katsayısı. 90 olarak hesaplanan Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler ile birlikte parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; genel olarak sınıf öğretmenlerinin yaşam becerilerini yüksek düzeyde kullandıkları belirlenmiştir. Diğer bir sonuç ise; sınıf öğretmenlerin yaşam beceri seviyeleri yaşadıkları şehirlere bağlıdır. Bunun yanında erkek sınıf öğretmenlerinin yaşam becerini kullanma düzeyi daha yüksek düzeydedir. Özellikle duygularla ve stresle başa çıkma becerisinde kadın öğretmenlerin ortalamaları daha düşük düzeyde kalmıştır. Genel olarak, Güney Doğu illerinden doğu illerine doğru gidildikçe yaşam becerilerini kullanma durumlarının arttığı saptanmıştır. Bununla birlikte, akademik başarı ve kıdem gibi bazı bağımsız değişkenler sınıf öğretmenlerinin yaşam becerilerinin daha yüksek düzeyde oluşmasını sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmenleri, yaşam becerileri, yaşam boyu öğrenme becerileri

Sınıf öğretmenleriYaşam becerileriYaşam boyu öğrenme+2
Muhammet Emin Boysak
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik uygulamaların aday öğretmenlerin STEM farkındalıkları, fen öğretmeye yönelik öz yeterlikleri ve STEM'e yönelik tutumları üzerine etkileri

STEM eğitimi; fen teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerini birbirinden ayıran geleneksel engelleri ortadan kaldıran bir öğrenme yaklaşımıdır. Özellikle günümüz de STEM eğitiminin bir uygulama alanı olarak robotik kodlama giderek artan bir eğilimle eğitim sürecinin bir parçası haline dönüşmüştür. Bu araştırmada, robotik kodlama eğitiminin öğretmen adaylarının STEM farkındalıkları, STEM'e yönelik tutumları ve fen öğretimi öz yeterlikleri üzerine etkilerinin incelenmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştıra deseni kapsamında sıralı açıklayıcı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında tek gruplu deneysel desen kullanılırken, nitel boyutta durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma sınırlandırılmış evrenini, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ve Fen Bilgisi Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 25 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda çalışma grubunu amaçsal örnekleme yöntemlerinden benzeşik durum örneklemesi kullanılarak deney grubu içinde yer alan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında; STEM Farkındalık Ölçeği, Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği, STEM'e Yönelik Tutum Ölçeği ve Robotik Kodlama Eğitimi Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Nicel veri analizi sürecinde frekans (f), yüzde (%), ortalama (x) ve standart sapma değerleri ile birlikte bağımlı t testi ve MANOVA testi kullanılmıştır. Nicel veri analizi sürecinde ise içerik analizi türlerinden frekans analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar özellikle robotik kodlama eğitiminin öğretmen adaylarının STEM'e yönelik farkındalıkları, STEM tutumları ve yeterlik inançları üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Araştırma kapsamında bağımsız değişken olarak ele alınan cinsiyet, anabilim dalı ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre STEM farkındalık, STEM tutum ve fen öğretimi inanç düzeyleri değişmemektedir. Anahtar Kelimeler: STEM eğitimi, robotik kodlama, öğretmen adayları.

Aday öğretmenlerFarkındalıkFeTeMM+5
Mert Can Dönmez
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunlar

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin eğitim öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların ortaya konmaya çalışıldığı bu araştırma karma desende gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler bir ölçek aracılığıyla, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklemini ise Van, Şanlıurfa, Ağrı ve Bitlis'te görev yapan; amaçsal örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş öğretmenlerden oluşturulmuştur. Ölçek yoluyla elde edilen verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama istatistikleri kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen nitel veriler ise betimsel içerik analizi ile yorumlanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgulara göre; Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin, sosyal kulüp çalışmalarında yöneticiler arasında işbirliğinin olmamasından dolayı ve tören, kutlama ve toplantılardaki sorumlulukları yerine getirirken okul idaresi tarafından gereken desteği görememe konularında okul yöneticilerinden kaynaklanan sorunları yaşadıkları belirlenmiştir. İl-ilçe yöneticileri konusunda, yöneticiler ve eğitim müfettişleri tarafından teftiş edilme korkusu ve yapılan işlerin yöneticiler tarafından beğenilmeme kaygısı taşıdıkları saptanmıştır. Aday sınıf öğretmenlerinin meslektaşları ile ilgili yaşadıkları en önemli sorunun göreve yeni başladıkları için okula uyum sağlama konusunda destek bulamadıkları yönündedir ve meslektaşlarının tutum ve davranışlarından memnuniyet düzeyleri düşüktür. Eğitim öğretim ortamına ilişkin laboratuvar, teknoloji sınıfı, spor odası gibi tesisler olmadığından dolayı eğitim-öğretim faaliyetinin aksadığı, internet bağlantısının olmaması veya düzenli bağlantının olmamasından dolayı araştırma yapılamadığı, okulda yardımcı personel eksikliği veya hiç olmaması nedeniyle temizlik sorunu yaşandığı belirtilmiştir. Görev yapılan yere ilişkin sosyal tesislerin yetersiz olduğu, karşılaşılan bir problemin çözümü için yardım edecek bir kişi ya da kurum bulunamadığı belirtilmiştir. Lisansta (hizmet öncesinde) alınan eğitimin öğrenci başarısını değerlendirmede ve yöntem-teknikleri kullanma konusunda yetersiz kaldığı belirtilmiştir. Veli desteğinin olmaması, dil-kültür farklılıklarının olması, öğretmen-öğrenci-veli iletişiminde aksaklık yaşanması, ısınma, elektrik ve su sorunu karşılaşılan diğer sorunlardır. Göreve yeni başlayan ve kırsal kesimde görev yapan aday sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların tespitiyle ilgili yapılan araştırma ile elde edilen bulguların, aday öğretmenlik sürecinin yeniden değerlendirilmesine, aday öğretmenlerin karşılaştıkları sorunların belirlenip çözümlenmesine, kırsal kesimlerde görev yapan aday öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesine ve aday öğretmenlerin sosyal, kültürel, mesleki sorunlarının literatürdeki araştırmalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Karşılaşılan ve karşılaşılacak sorunların önlenmesi için de kırsalda görev yapan aday öğretmenlerin bulundukları ortama uygun bir eğitim sürecinden geçirilip oryantasyon çalışmaları yapılmalıdır. Kırsalda (köyde) yaşamaya teşvik edici önlemler alınarak yaptıkları çalışmalarla başarı gösteren öğretmenlere ödüllendirme (maddi-manevi) yapılmalıdır. Hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programları ile aday öğretmenlere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından destekleyici eğitimler verilmelidir.

Aday öğretmenlerDoğu Anadolu bölgesiGüneydoğu Anadolu bölgesi+2
Kübra Ceren Analı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin dört işlem problemlerinde gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının problem çözme ve problem kurma başarılarına etkisinin araştırılması

Karma model ile tasarlanan bu araştırmanın temel amacı, Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının 4. sınıf öğrencilerinin dört işlem problem çözme ve kurma konusundaki başarılarına etkisinin araştırılmasıdır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılının güz döneminde Aksaray ve Kırşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet okullarında öğrenim gören 35'i deney, 35'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 70 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Amaçlı örneklem yolu ile katılımcıların seçildiği bu araştırmada kullanılan yöntemin etkililiği tespit edilmeye çalışıldığından evreni temsil eden bir örneklem seçimine gereksinim duyulmamıştır. Söz konusu araştırmada, gerçekçi matematik eğitiminin 4. sınıf öğrencilerinin dört işleme (toplama, çıkarma, çarpma, bölme) dair problem çözme ve kurma konusuna yönelik başarılarını ölçmek amacıyla bir başarı testi hazırlanmıştır. 5. sınıf öğrencileri tüm kazanımlara hâkim olduğu için başarı testinde bulunan maddeler 5. sınıfta öğrenim gören 192 öğrenciye uygulanarak pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Uzman görüşleri ve pilot uygulama sonucunda çoktan seçmeli ve açık uçlu sorulardan oluşan .87 güvenirliğe sahip "Dört İşleme Yönelik Akademik Başarı Testi" son halini almıştır. 20 maddeden oluşan bu testin 12'si açık uçlu 8'i ise çoktan seçmelidir. Hazırlanan testin analizi için derecelendirilmiş puanlama anahtarı hazırlanmıştır. Hazırlanan başarı testi deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Sonrasında, farklı öğretmenler tarafından çalışma süresince 15 ders saati deney grubu öğrencilerine Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına dayalı öğretim yöntemi ile, kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemi dört işlem problemleri anlatılmıştır. Ardından gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımı çerçevesinde hazırlanan test tekrar uygulanmış, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test puanı ile son test puanı arasındaki farklılığa eşleştirilmiş örneklem t-testi ile; deney ve kontrol gruplarında bulunan öğrencilerin ön test puanları arasındaki farklılığa bağımsız örneklem t-testi ile; deney ve kontrol gruplarında bulunan öğrencilerin son test başarı puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olup olmadığı ise kovaryans analizi (ANCOVA) ile araştırılmıştır. Ayrıca, katılımcıların açık uçlu sorulara verdikleri cevaplar ise içerik analizi ile incelenmiş ve betimlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına dayalı öğretim yönteminin 4. sınıf öğrencilerinde dört işleme yönelik problem çözme becerilerini geliştirmede geleneksel öğretim yöntemine oranla istatiksel olarak daha etkili olduğunu görülmüştür. Ayrıca nitel verilere göre öğrencilerin problem çözme becerileri, problem kurma becerileri, veriyi doğru kullanma becerileri, kendilerini ifade etme becerileri, soru kökünü anlama becerileri ve dört işleme yönelik becerilerinin GME'den sonra pozitif yönde geliştiği tespit edilmiştir. Bu araştırmanın diğer bir amacı ise ilkokul dördüncü sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin dört işlem problem çözme ve kurma konusundaki başarılarının gerçekçi matematik eğitimi çerçevesinde incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, 257 ilkokul dördüncü sınıf öğrencisine araştırmacılar tarafından geliştirilen başarı testi uygulanmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin dört işleme yönelik başarılarının cinsiyete göre incelenmesinde nedensel karşılaştırma modeli kullanılırken, dört işlem başarıları arasındaki ilişki ise korelasyon model ile şekillenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin toplama işleminde yüksek; çıkarma ve çarpma işlemlerinde orta, bölme işleminde düşük; ölçeğin genelinde ise orta düzeyde başarılarının olduğu görülmüştür. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla toplama, çıkarma, çarpma ve ölçeğin genelinde daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bu dört işleme yönelik başarıları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer taraftan, problem çözme açısından cinsiyete göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık görülmemiş ve her iki cinsiyet grubunun problem çözme düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Problem kurma açısından ise kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla daha başarılı olduğu ve kız öğrencilerin problem kurma düzeylerinin yüksek, erkek öğrencilerin ise orta düzey olduğu görülmüştür. Ayrıca, öğrencilerin dört işleme yönelik problem kurma ve problem çözme başarıları arasında yüksek düzeyde anlamlı bir ilişkinin olduğu ve öğrencilerin problem çözme başarılarının %42'sinin problem kurma başarıları tarafından yordandığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Başarı Testi, Dört İşlem Problemleri, Gerçekçi Matematik Eğitimi.

Akademik başarıBaşarı testleriGerçekçi matematik eğitimi+5
Kübra Aytekin Uskun
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı ve yansıtıcı düşünme eğilimlerinin incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı ve yansıtıcı düşünme eğilim düzeylerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda; cinsiyet, sınıf düzeyi, üniversite, mezun olunan lise türü, gelir düzeyi, yaşanılan yer, okuma alışkanlığı ve anne-baba eğitim durumu değişkenlerine göre eğilim düzeyleri araştırılmıştır. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde betimsel çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesinde 3.ve 4. sınıf düzeyinde öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Çalışmaya 270 sınıf öğretmeni adayı katılmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Yansıtıcı Düşünme Eğilimi ve Marmara Yaratıcı Düşünme Eğilimi ölçekleri kullanılarak toplanılmıştır. Verilerin analizinde standart sapma, aritmetik ortalama, normallik testleri için Kolmogorov-Smirnova ve Shapiro-Wilk test sonuçları dikkate alınmıştır. Test sonuçlarında, değişkenlere göre Mann Whitney U-testi, T-testi, Kruskal Wallis testi, One Way Anova testi ve ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen veriler ışığında sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı ve yansıtıcı düşünme eğilim düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaratıcı düşünmenin sınıf düzeyine göre; yansıtıcı düşünmenin cinsiyet ve okuma alışkanlığına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Üniversite, mezun olunan lise türü, gelir düzeyi, yaşanılan yer ve anne-baba eğitim durumu gibi değişkenler her iki düşünme türü için anlamlı fark oluşturmadığı tespit edilmiştir, Ayrıca araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı düşünme eğilimi ile yansıtıcı düşünme eğilimi arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Aday öğretmenlerDüşünmeSınıf öğretmenliği+3
Barış Bilge Çelik
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00