5E Model
75 theses under this subject heading
5E öğrenme modeline dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisi
Bu çalışmada 7. sınıf cebir öğrenme alanının 5E Öğrenme Modeli ile öğretiminin öğrencilerin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 40 deney ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci boyunca dersler deney grubu ile 5E Öğrenme Modeline göre geliştirilen ders planlarıyla işlenirken, kontrol grubunda ise dersler mevcut öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmanın verileri 'Cebirsel İfadeler Öğretimine Yönelik Matematik Başarı Testi' ve 'Matematiksel Düşünme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi ve bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 5E Öğrenme Modeli ile eğitimin, öğrencilerin cebirsel öğrenme alanındaki matematik başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu; deney grubunda matematiksel düşünmenin etkilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 5E Öğrenme Modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişmesine daha olumlu bir katkı sağladığı söylenebilir. 5E Öğrenme Modelinin matematik eğitimi alanındaki örnekleri sınırlı olmakla beraber matematik eğitiminde yapılan uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu modelin matematik eğitimi alanındaki diğer konularda da uygulamaları artırılabilir. Bu araştırma bulgularının 5E öğrenme yaklaşımlarına dayalı olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda öğrencilerin profillerinin daha iyi ortaya konmasında önemli katkı sağlaması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematiksel Düşünme, Mevcut Öğretim Yöntemi, Ortaokul Öğrencileri.
Türkiye'de 5e öğrenme modelinin matematik başarısına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması
Yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme modeli, bir dizi yerleşik aşama yoluyla öğrencilere 21. Yüzyıl becerilerini kazandırmak, matematikle ilgili kavram yanılgılarını gidermek ve akademik başarılarını arttırabilmek için kullanılan bir öğrenme yöntemidir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, 5E öğrenme modelinin geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisini deneysel yöntemlerle inceleyen çalışmaları meta-analiz yöntemiyle birleştirmek, elde edilen bulguların değerlendirilmesiyle kapsamlı bir sonuca ulaşmaktır. Bu doğrultuda, 2007-2022 yılları arasında Türkiye'de yapılmış 5E öğrenme modeline yönelik lisansüstü tezler ve makaleler taranmıştır. Tarama sonucunda 5E öğrenme modelinin matematik başarısı üzerindeki etkisini inceleyen, meta-analize dâhil edilme ölçütlerini karşılayan toplam 20 çalışma (13 yüksek lisans tezi, 4 doktora tezi ve 3 makale) meta-analize dâhil edilmiştir. Verilerin analizleri Comprehensive Meta-Analysis programında yapılmıştır. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların etki büyüklükleri sabit etkiler ve rastgele etkiler modeline göre ayrı ayrı hesaplanmıştır. Bu modellerden hangisinin kullanılacağını belirlemek için yapılan heterojenlik testi sonucunda çalışmaların heterojen yapıda olduğu belirlenmiş ve analizler rastgele etkiler modeline göre yürütülmüştür. Bulunan genel etki büyüklüğünün geçerli sayılabilmesi için Huni Saçılım Grafiği, Rosenthal'ın Güvenli N ve Orwin'in Güvenli N yayın yanlılığı değerlendirme yöntemleriyle incelenmiştir. Çalışmalarda yayın yanlılığının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmaların yayın türü, yayın yılı, öğretim kademesi, uygulama süresi, örneklem büyüklüğü, yapıldıkları bölgeler, desen türü ve öğrenme alanına göre aralarında anlamlı farklılığın olup olmadığı moderatör analizi yardımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaların rastgele etkiler modeline göre genel etki büyüklüğü 0,718-1,102 güven aralığında Hedges's G=0,910 (%95 CI, SE=0,098) olarak hesaplanmıştır. Genel etki büyüklüğünün Thalheimer ve Cook tarafından yapılan sınıflandırmaya göre "geniş düzeyde" olduğu tespit edilmiştir. Çalışmaların tamamı pozitif etki büyüklüğüne (deney grubunun lehine) sahiptir. Moderatör analizi sonucunda 5E öğrenme modelinin öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki etkisinde çalışmaların yayın türüne, öğretim kademesine, uygulama süresine, yapıldıkları bölgelere, desen türüne ve öğrenme alanına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak yayın yılına ve örneklem büyüklüğüne göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Araştırma sonucuna göre 5E öğrenme modeline dayalı öğrenmenin, öğrencilerin matematik başarısını geliştirmede geleneksel öğrenme yöntemlerine kıyasla daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda 5E öğrenme modelinin matematik derslerinde kullanılması için öğretmenlerin teşvik edilmesi önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Etki büyüklüğü, Matematik başarısı, Meta-analiz, Öğrenme alanları, 5E öğrenme modeli.
5E modelinin yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarındaki etkililiğinin incelenmesi
Araştırmada, 5E yapılandırmacı yaklaşım modeline dayalı öğretim uygulamalarının yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarında işlenen fen bilimleri dersleri için geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Eleştirel düşünebilen, kişilerarası yeterlikleri gelişmiş, yüksek motivasyonlu, gelişen ve değişen dünyaya ayak uydurabilen başarılı öğrencilerin yetiştirilebilmesi için uygulamalar geliştirilmiştir. Çalışmalar 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ilinin Gölbaşı ilçesinde bulunan özel okulda okuyan 7. sınıf toplam 60 öğrenciyle, 6 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. 5E modeline dayalı derslerin, öğrencilerin beceri temelli fen bilimleri başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına, eleştirel düşünme eğilimlerine, kişilerarası yeterlik alanlarına olan etkileri ve bu uygulamalara yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı "Karma Yöntem" ve "Yakınsayan Paralel Desen" tercih edilmiştir. Nicel yöntem boyutunda "Ön-Test Son-Test Kontrol Gruplu Yarı Deneysel Desen", nitel yöntem boyutunda ise "Durum Çalışması Deseni" çalışmanın araştırma yöntemini oluşturmaktadır. Nicel veri toplama araçları Beceri Temelli Fen Bilimleri Başarı Testi, Fen Eğitiminde Motivasyon Ölçeği, Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği ve Kişilerarası Yeterlik Ölçeği ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Nitel veri toplama araçları ise yarı yapılandırılmış görüşme formu, dokümanlar ve gözlem notlarından oluşmaktadır. Araştırma sonucunda hem nicel hem de nitel bulgulara göre fen bilimleri derslerinde yapılan uygulamaların öğrencilerin bilişsel süreç becerileri temelli fen bilimleri başarılarının, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının, eleştirel düşünme eğilimlerinin ve kişilerarası yeterliklerinin gelişmesine katkı sağladığı belirlenmiştir. Öğrencilerin görüşlerinden elde edilen veriler, 5E modeline dayalı derslerin yüz yüze, ters yüz ve çevrim içi öğrenme ortamlarına uyarlanabildiğini ve başarılı, motivasyonu yüksek, eleştirel düşünebilme eğilimine sahip ve kişiler arası yeterlikleri gelişmiş öğrenciler yetiştirmekte etkili bir öğretim yöntemi olduğunu göstermektedir. Anahtar sözcükler: 5E yapılandırmacı yaklaşım modeli, yüz yüze öğrenme ortamı, ters yüz sınıf ortamı, çevrim içi öğrenme ortamı, bilişsel süreç becerileri temelli fen bilimleri başarısı, fen öğrenmeye yönelik motivasyon, eleştirel düşünme eğilimi, kişilerarası yeterlik alan
Ortaöğretim öğrencilerinin kuantum fiziğine giriş konularında kavramsal anlama güçlüklerinin belirlenmesi ve giderilmesi
Araştırmada ortaöğretim öğrencilerinin kuantum fiziği giriş konularında yaşadıkları güçlüklerin nedeni araştırmak ve Tahmin-Gözlem-Açıklama (TGA), simülasyon ve çizgi roman destekli 5E öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarı ile kavramsal anlamalarına etkisini incelemek amaçlanmıştır. Kuantum fiziği giriş konuları olarak siyah cisim ışıması, fotoelektrik olay, Compton saçılması, ışığın ikili doğası ve madde dalgaları (de Broglie) konuları belirlenmiştir. Bu konular kuantum başlangıcı, ışığın kuantum teorisi ve madde dalgaları başlıkları altında toplanmıştır. Çalışmada kullanılmak üzere dört aşamalı Kuantum Fiziği Kavramsal Anlama Testi (KuFKAT) geliştirilmiş ve geçerlik ile güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Ardından Van il merkezinde bulunan bir Anadolu lisesi son sınıfta okuyan ve seçmeli fizik 12 dersini seçen 45 öğrenci deney grubu ve başka bir Anadolu lisesi son sınıfta okuyan 40 kişi kontrol grubu seçilerek uygulama yapılmıştır. Deney grubunda TGA, simülasyon ve çizgi roman destekli 5E öğrenme modeli uygulanmıştır. Çizgi romanlar araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Uygulamaya katılan kontrol ve deney grubu öğrencilerinin kuantum fiziği konularındaki kavramsal anlama düzeyleri, anlamakta yaşadıkları güçlükler ve bu güçlüklerin nedenleri araştırılmıştır. Araştırmada KuFKAT'ın yanı sıra deney grubu öğrencileri ile görüşmeler de yapılmıştır. Çalışma sonunda kontrol grubu öğrencilerinin kuantum fiziği kavramsal anlama düzeyi düşük ve deney grubunun orta bulunmuştur. Öğrencilerin kuantum fiziğini kavramada yaşadıkları güçlüklerin klasik fizik konularındaki bilgi eksikliği ve kavram yanılgılarından kaynaklandığı belirlenmiştir. Ayrıca deney grubuna uygulanan öğretim modelinin hem akademik başarıyı hem de kavramsal anlamayı anlamlı bir şekilde arttırdığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: kuantum fiziği, TGA, simülasyon, çizgi roman, 5E öğrenme modeli, ortaöğretim öğrencileri
Teknoloji destekli 5E modeli uygulamasının eşitlik ve denklem konusunda akademik başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı eşitlik ve denklem konusunda teknoloji destekli 5E modeli uygulamasının öğrencilerin akademik başarılarına etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Karaman ilinde bir devlet okulunda yedinci sınıfta öğrenim görmekte olan 31 kız, 33 erkek olmak üzere toplam 64 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada üç farklı gruba farklı öğretim yaklaşımları uygulanmıştır. Birinci gruba teknoloji destekli 5E modeli, ikinci gruba ise 5E modeline göre eğitim uygulanmıştır. Bu iki grup deney grubunu oluşturmaktadır. Kontrol grubuna ise mevcut öğretim programı uygulanarak eşitlik ve denklem konusunun öğretimi gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin akademik başarılarının ölçülmesi amacıyla eşitlik ve denklem başarı testi bütün gruplara ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistik programı kullanılarak tek yönlü ANOVA, Wilcoxon işaretli sıralar testi, ilişkili örneklemler için t-testi analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin ön test başarı puanları arasında istatiksel bir farklılık yoktur yani öğrencilerin eğitimler öncesi başarı düzeyleri benzerdir. Deney ve kontrol gruplarının son test başarı puanları deney grupları lehine istatiksel bir farklılık göstermiştir. Diğer bir ifade ile teknoloji destekli 5E ve 5E modeline göre hazırlanan eğitim programları mevcut öğretim programına göre eşitlik ve denklem konusunda daha etkili olduğu söylenebilir. Bulgular ışığında teknoloji destekli 5E modelinin cebir öğrenme alanında yer alan diğer konularda uygulanması önerilmiştir.
Kavram haritalarıyla desteklenen 5E öğrenme modelinin öğrencilerin kimya kavramlarını anlamalarına etkisi
Bu çalışmanın amacı kavram haritalarıyla desteklenen 5E öğrenme modelinin, ortaöğretim 8. sınıf öğrencilerinin kimya konuları ile ilgili kavramsal anlamlarına ve motivasyonlarına etkisinin incelenmesidir. Çalışma, 2018-2019 öğretim yılının bahar yarıyılında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) bulunan devlete bağlı bir kolejde yürütülmüştür. Çalışma karma araştırma yöntemlerinden gömülü desen kullanılarak 100 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma seçkisiz bir şekilde belirlenen iki deney ve iki kontrol grubu ile yürütülmüştür. Deney gruplarında dersler Kavram Haritaları ile Desteklenen 5E Öğrenme Modeli ile işlenirken kontrol gruplarında geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir. Veri toplamada, Kimya Kavram Teşhis Testi (KKTT), Öğrenmede Güdüsel Stratejiler Ölçeği (ÖGSÖ), açık uçlu sorular ve yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımsız örneklem t-testi ve MANOVA gibi istatistiksel analizler, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, kavram haritaları ile desteklenmiş 5E öğrenme modeli ile ders işleyen deney grubu öğrencilerinin konu ile ilgili kavramsal anlamalarının kontrol grubu öğrencilerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ayrıca deney ve kontrol grubu öğrencilerinin içsel hedef düzenleme sontest puanları karşılaştırıldığında deney grubu öğrencilerinin lehine ve sınav kaygısı sontest puanları karşılaştırıldığında kontrol grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir.
Dalgalar konusunun sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 5E öğrenme modeline göre işlenmesi: Bir eylem araştırması
Araştırmada dalgalar konusunun sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 5E öğrenme modeline göre uygulanması ele alınmıştır. Bir eylem araştırması biçiminde desenlenen araştırma, 2017-2018 öğretim yılının bahar döneminde Ankara il merkezinde bulunan bir Anadolu lisesinin 10. sınıfında öğrenim gören 58 lise öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı ve öğrenci günlüğü, dalgalar konusuna yönelik tutum ölçeği, dalgalar kavramsal anlama formu, yarı yapılandırılmış görüşmeler, video ve fotoğraf kayıtları ve el yapımı ürünlerden yararlanılmıştır. Ayrıca araştırmada eylem planı geliştirilmiş ve etkinlikler yay, su ve ses dalgalarını kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Etkinlikler uzman görüşleri aracılığıyla öğrencilere yönelik araştırmanın amacına hizmet ederek, uygun nitelikte veri sunarak ve alanyazından yararlanılarak araştırmacı tarafından oluşturulmuştur. Verilerin analizinde ise ilişkili ölçümler t testi, betimsel ve içerik analizden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda nitel verilere göre öğrencilerde genel olarak yay, su ve ses dalgalarında kavramsal anlamalarında değişimin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin tutum düzeyleri arasında anlamlı ölçüde fark olduğu ve son uygulamada öğrencilerin tutumlarının arttığı belirlenmiştir. Sorgulamaya dayalı öğrenmeye yönelik ise öğrencilerin olumlu görüşlerinin olduğu ve konuların öğretiminde yararlanılmasının faydalı olduğunu düşündükleri saptanmıştır.
5E öğrenme modelinin lise öğrencilerinin çözünürlük dengesi konusundaki başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 5E öğrenme modeli esas alınarak geliştirilen öğretim programının, ortaöğretim kademesi 11. sınıf matematik ve fen alanı öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine ve Çözünürlük Dengesi konusunda kimya başarılarına etkisinin incelenmesidir. Nicel araştırma yöntemi ile yürütülen çalışmada kontrol gruplu öntest sontest deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma, 2014-2015 öğretim yılı Bahar döneminde, Ankara ili Çankaya ilçesinde ortaöğretim kademesinde okuyan toplam 67 öğrencinin katılımıyla yürütülmüştür. Deney grubu ve kontrol grubu, çalışmanın örneklemini oluşturan öğrencilerden rastgele seçilmiştir. Deney grubunda 5E öğrenme modeli yaklaşımı ile, kontrol grubunda ise geleneksel yöntem ile konular işlenmiştir. Araştırma kapsamında belirlenen bilimsel becerilerin gelişiminin ölçülmesi amacıyla Temiz (2007) tarafından geliştirilen Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği (BSBÖ) kullanılmıştır. İlişkili örneklemler için T-Testi analizi yapılmıştır. Deney grubu öğrencilerinin öntest- sontest puanları arasında anlamlı bir fark gözlenmiştir. Deney grubu ve kontrol grubu öğrencilerinin BSBÖ sontest puanları arasında anlamlı fark gözlenmiştir. Öğrencilerin kimya başarılarını ölçmek amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen Çözünürlük Dengesi Başarı Testi kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen nicel verilerin analizi parametrik olmayan analizlerden Mann – Whitney U Testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve parametrik testlerden olan t-Testi ile yapılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, kimya konularında öğrencilerin akademik başarılarını artırmada, bilimsel süreç becerilerinin kazandırılması ve geliştirilmesinde yapılandırmacı yaklaşımın 5E öğrenme modelinin daha etkili olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: yapılandırmacı yaklaşım, 5E öğrenme modeli, bilimsel süreç becerileri
Gerçek yaşamla bağlantılı etkinliklerin öğrencilerin tutum ve başarısına etkisi: Enerji ünitesi
Bu araştırmanın temel amacı Fizik Öğretim Programında yer alan enerji ünitesine gerçek yaşam ile bağlantılı etkinliklerin öğrencilerin başarısı ve tutumuna etkisini incelenmesidir.Çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Öğrencilerin uygulama öncesindeki ve sonrasındaki seviyelerini ölçmek amacıyla ilgili üniteye yönelik "Enerji Başarı Testi (EBT)" ve "Fizik Dersi Tutum Ölçeği' (FDTÖ) kullanılmıştır. Çalışmada uygulanan başarı testi daha önce enerji ünitesini işlemiş olan 323 lise öğrencisine uygulanmıştır ve uygulanan testin güvenirliği ve geçerliği hesaplanmış çalışmayan yada az çalışan maddeler çıkarıldıktan sonra güvenirlik ve geçerlikleri 0,86 ve 0.57 çıkmıştır. Sonuçlar doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra asıl uygulama gerçekleştirilmiştir. Uygulamada bir kontrol bir deney grubu oluşturulmuştur. Deney gruplarına rehber materyal uygulanırken kontrol grupları normal öğretimlerine devam etmişlerdir. Ön test ve son test dahil olmak üzere yaklaşık 7 hafta sürmüştür. Her bir ölçme aracı örneklem gruplarına uygulanarak elde edilen verilerin analizi SPSS istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Uygulama öncesinde deney grubu ile kontrol grubu öğrencilerinin başlangıç seviyeleri aynı iken uygulama sonrasında elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin başarıları deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, uygulama sonrasında tutumları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney ve kontrol grubunun başarı testi kalıcılık puanları karşılaştırıldığında, deney grubundaki öğretim yönteminin kontrol grubundaki öğretim yöntemine göre bilgi kalıcılığında daha başarılı olduğu söylenebilir. Araştırma sonunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Yapılan çalışmanın bu alanda yapılacak diğer araştırmalara yardımcı olması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: 5E öğrenme döngüsü, kavram yanılgısı, anlamlı öğrenme, enerji kavramı , Basit Malzemelerle Deneyler
Türkiye'de matematik eğitiminde 5E ve 7E modellerine yönelik yapılan çalışmaların sistematik incelenmesi
Bu araştırmada ülkemizde matematik eğitimi alanında 5E ve 7E Öğrenme Modelleri'ne yönelik gerçekleştirilmiş tezlerin ve makalelerin genel eğilimlerini ve sonuçlarını ana hatlarıyla ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla 2008 yılından 2022 yılına kadar ulaşılan 45 lisansüstü tez ve 18 makale üzerinden PRISMA Protokolü adımları takip edilerek sistematik incelemeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, en fazla lisansüstü tezin 2019 yılında, en fazla makalenin ise 2019 ve 2021 yıllarında yayımlandığı, yayınların büyük bir kısmının Türkçe olduğu tespit edilmiştir. Yayınlarda 5E Öğrenme Modeli'nin daha fazla kullanıldığı; en sık sayılar ve işlemler, geometri ve ölçme ve cebir öğrenme alanlarına ait konuların yoğun olarak ise kesirler, çokgenler, doğal sayılar, cebirsel ifadeler, denklemler, çember ve daire, dönüşüm geometrisi, ders planı hazırlama, özdeşlikler ve modele yönelik görüş belirleme konularının çalışıldığı; tezlerde genellikle nicel, makalelerde ise nitel yöntemin daha fazla kullanıldığı; nicel yönteme ait tezlerde deneysel desenin, nitel yönteme ait tezlerde ise durum çalışması ve eylem araştırması desenlerinin daha çok tercih edildiği; yayınların sonuçlarına göre analiz edildiğinde; modellerin gerek duyuşsal, bilişsel ve sosyal alanlarda öğrencilere olumlu katkılar sağladığı, katılımcıların modellere ilişkin olumlu görüşler bildirdiği, bunun yanında olumsuz görüşler bildiren katılımcıların da olduğu, ilaveten öğretmenlerden ve öğretmen adaylarından birçoğunun konuya ilişkin bilgi düzeylerinin sınırlı ya da düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir.
5E öğrenme modeli destekli dijital çalışma kağıtlarının 4. sınıf öğrencilerinin ölçme duyularına etkisinin incelenmesi
Çalışmanın amacı 4. sınıf ölçme öğrenme alanına ait öğretim aracı olarak kullanılan 5E öğrenme modeli destekli etkileşimli dijital çalışma kağıdının ölçme duyusunun gelişimine etkisini araştırmaktır. Çalışmanın katılımcı grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Konya ili Beyşehir ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'e bağlı bir devlet ilkokulunun 4. sınıf düzeyinde iki farklı şubede öğrenim gören 52 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada yer alan alt problemlere uygun olarak nicel araştırma yöntemlerinden kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda bir deney bir kontrol grubu olmak üzere iki grup bulunmaktadır. Çalışmanın uygulama süreci toplamda 4 hafta olmak üzere 21 ders saati boyunca gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 5E öğrenme modeli destekli etkileşimli dijital çalışma kağıtları kullanılırken, kontrol grubunda matematik öğretim programı dahilinde geleneksel yöntemle dersler yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ve güvenirlik katsayısı 0,80 olarak hesaplanan Ölçme Duyusu Testi (ÖDT) kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 26.0 istatistik paket programı kullanılarak betimsel istatistikler, bağımlı gruplar t testi ve bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Veri analizi sonucunda, 5E öğrenme modeli destekli etkileşimli çalışma kağıtlarının kullanımının 4. sınıf öğrencilerinin ölçme duyuşlarının gelişiminde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Hem kontrol grubu öğrencilerinin hem de deney grubu öğrencilerinin ölçme duyularında gelişme olduğu görülmüştür. Ancak, deney grubunda yer alan öğrencilerin puan ortalamaları, kontrol grubunda yer alan öğrencilerin puan ortalamaları ile kıyaslandığında, deney grubunda yer alan öğrencilerin puan ortalamalarındaki artışın daha fazla olduğu görülmektedir. Sonuç olarak 5E öğrenme modeli destekli etkileşimli dijital çalışma kağıtlarının kullanıldığı deney grubunun puan ortalamaları, geleneksel yöntemle mevcut matematik öğretimi programı kapsamında derslerini işleyen kontrol grubuna göre daha yüksek olması istatistiksel olarak anlamlıdır.
5E öğretim modeline dayalı anlam oluşturma yaklaşımının 8.sınıf öğrencilerinin enerji dönüşümleri ve çevre bilimi ünitesi kavramlarını anlamalarına ve üstbilişsel farkındalıklarına etkisi
Bu araştırmada sosyal yapılandırmacılık kuramını temeline alan ve Vygotsky'nin bilişsel gelişimin kaynağı olarak savunduğu anlam oluşturma yaklaşımının 5E modeli ile entegre edilmiş öğretimin etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın amacı öğrencilerin günlük hayatta öğrendikleri ve bilimsel olmayan bilgiler doğrultusunda şekillenen kavram yanılgıları göz önünde bulundurularak 5E öğretim modeline dayalı anlam oluşturma yaklaşımı ile oluşturulan öğrenme ortamında öğrencilerin "Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi" ünitesine dayalı öğrenme süreçlerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini Balıkesir ili Dursunbey İlçesi'ndeki bir köy okulunun 8.sınıfında öğrenim gören 22 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın araştırma modeli karma araştırma türlerinden gömülü desendir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel işleminde deney grubundaki öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen 8.sınıf öğretim programı kapsamında 5E ile entegre edilmiş anlam oluşturma yaklaşımına dayalı öğretim planı ve etkinlikler uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise araştırmacı tarafından 8.sınıf öğretim programına göre ders öğretmeni tarafından belirlenen öğretim ve etkinlikler uygulanmıştır. Her iki gruba da öğretim öncesi ve sonrası kavramsal anlama testi ile üst biliş ölçeği ön test ve son test uygulanmış ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre deney grubunda tasarlanan öğretimin sınıf içindeki sosyal etkileşimi arttırarak ve bilişsel çatışmayı başlatarak öğrencilerin bilgiyi anlamlandırma ve kavramsal değişim sürecini başlatma noktasında kontrol grubuna göre daha fazla etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca tasarlanan öğretim yönteminin öğrencilerin üst bilişsel gelişimine olumlu etkisinin olduğu görülmüş ve akademik başarılarını arttırmada önemli bir etken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerine oyunlarla bilimin doğası unsurlarının öğretimi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin Fen Bilimleri dersinde oyun temelli öğretimin, öğrencilerin bilimin doğası anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışma 2021 - 2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde, Balıkesir ili Sındırgı ilçesinin bir köy okulunda 85 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma tek gruplu ön test ve son test zayıf deneysel desen olarak gerçekleştirilmiştir. Öncelikle konu kazanımları Milli Eğitim Bakanlığının ders kitabından yapılandırmacı yaklaşımın birlikte kullanıldığı etkinliklerle verilmiştir. Daha sonra aynı kazanımları içeren 10 oyun öğrenci seviyesine uygun olarak tasarlanmış ve öğrencilerle oyun temelli öğretim yapılmıştır. Oyunlar uzman kişiler tarafından incelenmiş ve görüşler alınmıştır. Uygulama 5. sınıflar için 4 ders saati, 6. sınıflar için 4 ders,7. sınıflar için 8 ders saati, 8. sınıflar için 4 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan unsurlar; bilimsel bilginin değişebilir unsuru, deneysel unsuru, öznellik unsuru, yaratıcılık ve hayal gücü unsuru, sosyo-kültürel unsuru, gözlem ve çıkarım unsurudur. Uygulama öncesinde ve sonrasında Bilimin Doğası Görüşleri Anketi(BDGA), Yarı Yapılandırılmış Görüşmeler(YYG) ve açık uçlu değerlendirme soruları uygulanmıştır. Uygulamalar neticesinde elde edilen veriler, yeterli görüş, değişken görüş ve zayıf görüş şeklinde ayrılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve değerlendirme sorularından elde edilen sonuçlarla bilimin doğası görüşler anketi desteklenmiştir. Öğrencilerin ön test ve son testlerinden elde edilen bulgulara göre bilimin doğasının değişebilir, deneysellik, öznellik, hayal gücü ve yaratıcılık ve sosyo- kültürel unsurlarında oyun temelli yaklaşım ile yapılan öğretimin etkili olduğu söylenebilir. Çıkarım unsurunun ise yapılan öğretimde etkilerinin zayıf olduğu, öğretimler arasında çok az fark olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Oyun temelli yaklaşımın öğrencilerin bilimin doğası unsurlarının öğretilmesinde olumlu yönde etkilediği görülmüştür.
Dijital teknolojiler ile desteklenmiş altıncı sınıf vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı ünitesi öğretiminin etkililiğinin incelenmesi
Yaşadığımız bilgi çağında, dijital teknolojilerin modern ve güncel öğretim ihtiyaçlarına cevap veren araçlar olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada; güncel medya içerikleri, dijital eğitsel oyunlar, simülasyonlar ve videolar gibi dijital teknolojiler ile desteklenmiş fen öğretiminin; altıncı sınıf öğrencilerinin "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı" ünitesindeki etkililiğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nitel destekli nicel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 2022-2023 akademik yılında Türkiye'nin İstanbul ilinde bulunan bir devlet okulunda eğitim-öğretim görmekte olan 73 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Örneklem, dijital teknolojiler ile desteklenmiş öğretimin uygulandığı deney grubu ile mevcut öğretim programının uygulandığı kontrol grubundan oluşmaktadır. Çalışmada, "Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı" ünitesinin öğretimi her iki gruba da aynı araştırmacı tarafından 18 ders saati boyunca gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan veri toplama araçları; "Akademik Başarı Testi", "Günlük Yaşamla İlişkilendirme Testi", "Etkileşimli Tahta Tutum Ölçeği", "Zihin Haritaları" ve "Ders Değerlendirme Formu" dur. Elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 21.0 programından, nitel verilerde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, dijital teknolojiler ile desteklenmiş fen öğretiminin deney grubu öğrencilerinin akademik başarılarına, konuyu günlük yaşamla ilişkilendirmelerine, etkileşimli tahta tutumlarına, medya kavramını zihinlerinde yapılandırmalarına ve öğretim yöntemiyle ilgili olumlu görüşler edinmelerine katkı sağladığı görülmüştür. Elde edilen sonuçlar ışığında gelecekte dijital teknolojilerin farklı konu ve sınıf seviyelerinde etkin bir şekilde kullanılması önerilmektedir.
Fen bilimleri dersi elektrik enerjisinin dönüşümü konusuna 5E modeli ile temellendirilmiş bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Fen bilimleri dersi "Elektrik Enerjisi" ünitesi "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunda 5E modeli ile temellendirilmiş Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve bilimsel süreç becerilerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmada nicel ve nitel veriler bir arada toplanmıştır. Bu bağlamda bu araştırma karma araştırma deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi; 2017-2018 öğretim yılında Mersin ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 25 deney, 25 kontrol grubu olmak üzere 50 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Deney grubuna "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü" konusunun öğretilmesinde 5E öğrenme modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan ders planlarıyla, kontrol grubuna ise mevcut öğretim programının öngördüğü yöntem ve planlarla ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak; her iki gruba uygulama öncesi ve sonrası "Elektrik Enerjisinin Dönüşümü Konusu Başarı Testi" (EEDKBT), "Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT)" ve uygulama sonrası deney grubu öğrencilerine yarı yapılandırılmış "STEM Uygulamalarına Yönelik Öğrenci Görüşleri Formu" uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS 22 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiş, nitel verileri değerlendirmek için içerik analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; ön-test puanları denk olan grupların; EEDKBT ve BSBT son test puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında uygulanan yöntemlerin etkisi arasındaki farkın ne düzeyde olduğunu belirlemek amacıyla, EEDKBT ve BSBT son test puanları için Cohen's d değerleri hesaplanmış ve sırasıyla 1,27 ve 1,29 olarak bulunmuştur. Hesaplanan Cohen's d değerleri deney grubunda gerçekleştirilen öğretim uygulamalarının büyük (large) etki büyüklüğüne sahip olduğunu göstermektedir. Deney grubu öğrencilerinden elde edilen nitel verilere göre öğrenciler, derse karşı ilgilerinin arttığını, zevk alarak öğrendiklerini ve STEM uygulamalarının diğer derslerde yer almasını istediklerini belirtmişlerdir. Sonuç olarak, 5E modeli ile temellendirilmiş STEM yaklaşımına göre hazırlanan öğretim tasarımı uygulamalarının mevcut programın öngördüğü öğretim yöntemine göre öğrencilerin akademik başarılarını arttırmada ve bilimsel süreç becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: STEM, 5E, akademik başarı, bilimsel süreç becerileri
Web 2.0 destekli 5E modeline dayanan fen öğretiminin öğrencilerin akademik başarı, görsel okuryazarlık düzeyi ve uzamsal görselleştirme becerileri üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı Web 2.0 araçları ile desteklenen fen bilimleri öğretiminin öğrencilerin akademik başarıları, görsel okuryazarlık düzeyleri ve uzamsal görselleştirme becerileri üzerine olan etkisini incelemektir. Çalışma yarı deneme modellerinden eşitlenmemiş kontrol gruplu modele göre desenlenmiştir. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında yedinci sınıf düzeyinde öğrenim gören 90 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Uygulama 4 hafta sürmüştür. Deney gruplarında web 2.0 araçları ile desteklenen 5E modeline göre fen öğretim planı, kontrol grubunda ise web 2.0 araçlarıyla desteklenmeyen 5E modeline göre fen öğretim planı uygulanmıştır. Araştırmada veriler ön test-son test olarak 'Hücre ve Bölünmeler' başarı testi, görsel okuryazarlık ölçeği ve uzamsal görselleştirme testi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda web 2.0 araçları ile desteklenen fen bilimleri öğretiminin öğrencilerin akademik başarıları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu görülmüştür (p<0,05). Web 2.0 araçları ile desteklenen fen öğretiminin öğrencilerin görsel okuryazarlık düzeyi ve uzamsal görselleştirme becerileri üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturduğu bulunmuştur (p<0,05). Araştırmanın sonucunda web 2.0 araçları ile desteklenen fen etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarıları, görsel okuryazarlık düzeyi ve uzamsal görselleştirme becerilerine olumlu katkı sağladığı görülmüştür.
5E modelinin ortaokul öğrencilerinin dil bilgisi başarısına etkisi
Bu çalışmada, Türkçe dersi 7. sınıf öğretim programında bulunan dil bilgisi konularının yapılandırmacı yaklaşıma dayanan 5E öğrenme modeli ile öğretilmesinin öğrenenin öğrenmedeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmada yapılandırmacı 5E öğrenme modeliyle ders işlenen deney grubunda yer alan öğrencilerle, mevcut öğretim yöntemiyle ders işlenen kontrol grubundaki öğrencilerin başarı düzeyleri arasındaki farkı ortaya çıkarmak amacıyla kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Bu araştırmanın bağımsız değişkenini ortaokul 7. sınıf öğrencilerine uygulanacak yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı dil bilgisi konularının işlenişi oluşturur. Bağımlı değişken ise öğrencilerin başarı düzeyleridir. Araştırmada öntest ve sontest geçerliği ve güvenirliği tespit edilmiş (Croanbach-alfa=0.85) 20 sorudan oluşan Dil Bilgisi Başarı testi (DBBT) kullanılmıştır. Testlerden elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kütahya ilinde bulunan bir devlet ortaokulunda bulunan sınıfların iki şubesindeki toplam 40 öğrenci oluşturmaktadır. 2018-2019 öğretim yılında Atatürk Ortaokulu'nda bulunan 6 tane 7. sınıfa uygulanan DBBT sonuçları dikkate alınarak birbirine denk iki sınıf seçilmiştir. Bu sınıflardan birisi yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin kullanıldığı deney grubunu diğeri ise mevcut öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kuramsal çerçeve, ilgili alanyazın, tanımlar, problem durumu, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, problem cümlesi, alt problemler ve sınırlılıklara yer verilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi, araştırmanın modeli, araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama araç ve teknikleri, verilerin toplanması ve verilerin analizine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde bulgulara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise sonuç, tartışma ve önerilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, yapılandırmacı 5E öğrenme modelinin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin, mevcut yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerine göre başarı ortalamalarının daha yüksek çıktığı ve aradaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir.
8. sınıf basınç konusunda STEM öğretme - öğrenme modelinin uygulanmasının öğrenci başarısına ve girişimcilik becerisine etkisinin araştırılması
Bu araştırmada; fen bilimleri dersi 8. Sınıf öğretim programında yer alan "Pascal Prensibi" konusunun STEM 5E öğretim modeli ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve girişimcilik özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Araştırma 2020 – 2021 eğitim ve öğretim yılında Bursa ili, Nilüfer ilçesindeki devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Yapılan araştırma; 20 öğrenci çalışma grubunda, 20 öğrenci deney grubunda olmak üzere toplamda 40 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 8. sınıf fen bilimleri dersinin "Basınç" ünitesinin "Pascal Prensibi" konusunda yarı deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Öğrencilerin akademik başarısını ölçmek için konu ile ilgili hazırlanan ve güvenirlik katsayısı .835 olan "Akademik Başarı Testi (ABT)" uygulanmıştır. Öğrencilerin girişimcilik becerilerinin düzeyini ölçmek için ise İSA Deveci tarafından geliştirilen ve güvenirlik katsayısı .76 olan "Fen Tabanlı Girişimcilik Ölçeği(FTGÖ)" kullanılmıştır. Gruplardan toplanan veriler SPSS 22 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde testlerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Analizlere parametrik testlerle devam edilmiştir. ABT ve FTGÖ için gruplara uygulanan ön testlerin ve son testlerin arasında anlamlı bir fark olup olmadığını görmek için bağımsız t-testi uygulanmıştır. ABT ve FTGÖ'nin ön testlerinde gruplar arasında anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir. Bu sayede başlangıçta grupların homojen olduğu belirtilmiştir. ABT ve FTGÖ'ne uygulanan son testlerin sonucunda ise gruplar arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Grupların kendi içinde gelişimlerini görmek için ABT ve FTGÖ'e bağımlı t – testi de uygulanmıştır. Kontrol grubunda ABT ve FTGÖ için ön test ve son test verileri karşılaştırıldığında puan artışı olduğu görülmüştür. Ancak bağımlı t – testi analizi yapıldığında kontrol grubunun ABT ve FTGÖ ön test ve son testleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Deney grubunda ABT ve FTGÖ için ön test ve son test verileri karşılaştırıldığında puan artışı olduğu görülmüştür. Bağımlı – t testi analizi yapıldığında deney grubunun ABT ve FTGÖ ön test ve son testleri arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bu testler sonucunda STEM 5E modeli ile yapılan eğitimin öğrencilerin akademik başarılarını ve girişimcilik özelliklerini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: 5E modeli, Fen Bilimleri, Girişimcilik, STEM eğitimi
Araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin kazanım odaklı becerilerinin geliştirilmesi: Bir eylem araştırması
Bu çalışmada, araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile ilkokul 2. sınıf öğrencilerinin Hayat Bilgisi dersi "Sağlıklı Hayat" ünitesinde yer alan kazanım odaklı becerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma metodolojisi olarak nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları 2021-2022 güz eğitim öğretim döneminde ilkokul ikinci sınıfa devam eden yirmi öğrenciden oluşmaktadır. Bu çalışmanın verileri; Yenilenmiş Öğretim Gözlem Protokolü (RTOP), Gözlem Formu, Öğretmen Günlüğü, Öz değerlendirme Formu, Rubrik, Görüşme Soruları kullanılarak toplanmıştır. Çalışma güz dönemi boyunca üç aşamada gerçekleşmiştir; birinci aşama mevcut durumun tespiti, ikinci aşama eylem planlarının uygulanması ve üçüncü aşama kalıcılığın değerlendirildiği görüşmeler olarak toplam 12 hafta sürmüştür. Veri toplama araçlarından elde edilen nitel veriler, betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular, ilkokul birinci kademede uygulanan araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile tasarlanan öğrenme süreçlerinde bazı öğrencilerin aktif katılım göstermede zorlandıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Eylem döngüleri ilerledikçe öğrencilerin öğrenme süreçlerinde yaşadıkları problemlerin azaldığı ve negatif durumların olumluya döndüğü bulgular ile ortaya konulmuştur. Araştırma-sorgulamaya dayalı yaklaşım ile tasarlanan öğrenme süreçlerinin, öğrencilerin Hayat Bilgisi dersi Sağlıklı Hayat ünitesindeki kazanım odaklı becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Eylem uygulamasının bitiminden yedi hafta sonra kalıcı öğrenmenin gerçekleştiğini belirlemek amacıyla birebir görüşmeler yapılarak öğrencilerden veri toplanmış ve öğrencilerin kazanımları kalıcı olarak öğrendikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma-sorgulama temelli planlanan öğrenme ortamı ve süreçlerinin kalıcı öğrenme üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu sonucu ortaya koyulmuştur. Çalışma sonuçlarından hareketle özellikle veri toplama sürecinde, veri toplama araçlarının seçimi ve kullanımı konusunda küçük yaş grubu öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyleri göz önünde bulundurulmalıdır.
Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin 5E modeline göre matematik öğretimine entegrasyonunun değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, bilişim teknolojilerinin öğretim sürecinde etkin kullanımı için lise 11. Sınıf geometri öğretim programında yer alan "Çember" konusundaki kavram ve genellemelerin öğretimine yönelik akıllı tahta için etkileşimli ders modülü tasarlayarak uygulanması ve yapılandırmacı öğretim temeline dayanan 5E modeline göre öğretim sürecine olan katkısının incelenmesidir. Araştırmada Karma Yöntem Araştırması metodu kullanılmış olup, çalışma grubunun seçimi olasılık temelli örnekleme yöntemlerinden küme örnekleme yöntemine göre 2014-2015 öğretim yılında Afyonkarahisar ilinde bulunan bir lisenin 11. Sınıfların iki şubesi yansız olarak seçilerek gerçekleştirilmiştir. Gruplardan birisi deney diğeri kontrol grubu olarak belirlenirken, deney grubu 28, kontrol grubu ise 24 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubuna, araştırmada geliştirilen Çember Ders Modülü kullanılarak 5E modeline göre öğretim yapılmış, kontrol grubunda öğretim programına göre öğretim sürdürülmüştür. Veriler, Matematik Dersinde Akıllı Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği, Öğrenci Çalışma Yapraklar, Ünite Değerlendirme Soruları ve Öğrenci Görüşme Formu ile toplanmıştır. Ayrıca öğretim sürecinin video ve öğrenci görüşlerinin ses kaydı alınmıştır. Nicel veriler SPSS v.23 programında bağımsız gruplar için t-testi, bağlı gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi, frekans ile nitel veriler, betimsel ve içerik analizi yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, tasarlanan çember ders modülünün, çember kavramının ve ilgili genellemelerin oluşturulması ve öğrenilmesine olumlu katkı sağladığı ortaya çıkmıştır. Deney ve kontrol gruplarının ünite değerlendirme soruları puanları arasında istatistiksel olarak deney grubu lehine istatistiksel olarak fark olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, matematik derslerinde akıllı tahta kullanımına ilişkin tutumlarda deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılığa rastlanmazken, diğer değişkenler bakımından bazı alt boyutlarda farklılıklar ortaya çıkmıştır. Öğrenci görüşleri bakımından uygulanan öğretim sürecine ilişkin genel olarak olumlu tutumlar gözlenmekle birlikte, olumsuz tutumların yapılandırmacı öğretimine karşı önceden sahip olunan olumsuz tutumların ve zihinsel süreç becerilerini kullanmadaki isteksizliğe bağlı olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak çember ünitesinin öğretiminde akıllı tahtanın, 5E modelinin ve çember ders modülünün bu süreç için kullanımı, bunun yanında matematik ve diğer konu alanlarında araştırmalar yapılarak etkileşimli öğretim modüllerinin geliştirilmesi önerilmiştir.
Yedinci sınıf rasyonel sayılar ünitesinin 5E öğrenme modeline göre planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinin öğrencilerin akademik başarı ve matematik dersine karşı tutumlarına etkisi
Bu çalışma 5E öğrenme modeline dayalı öğretim etkinliklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusundaki akademik başarılarına ve derse karşı tutumlarına etkisinin olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Uygulama 2018-2019 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinin Yavuzeli ilçesindeki Bakırca Ortaokulu'nda yapılmıştır. Çalışmaya 7.sınıf öğrencilerinden pilot ve deney çalışma sınıfında eşit sayıda öğrenci olmak üzere toplam 34 öğrenci katılmıştır. Dersler 7 hafta (35 saat) süresince devam etmiştir. Pilot çalışma sınıfına dersler 5E öğrenme modeline dayalı öğretim planıyla işlenmiş, araştırmacının ders içi gözlemleri ve pilot çalışma sınıfındaki 5 öğrencinin tuttuğu matematik günlükleri incelenerek plandaki eksiklikler, düzeltmeler yapılmıştır. Pilot çalışması gerçekleştirilmiş 5E öğrenme modeline dayalı ders planı deney grubuna uygulanmıştır. Deney grubundan da seçilen 5 öğrenciye matematik günlüğü yazdırılarak öğrencilerin yapılan öğretim hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Bu çalışmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak; araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak geliştirilen ve içeriği TIMSS ve PISA soruları taranarak oluşturulan rasyonel sayılar akademik başarı testi, uygulamaya başlamadan önce başka bir okulda test edilerek soruların güvenirliği uygun bulunmuş ve çalışmada kullanılmıştır. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarını belirleyebilmek için de matematik dersine yönelik tutum ölçeği ön test-son test olarak uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda deney grubundaki öğrencilerin akademik başarı son testi puanlarının ön test puanlarına göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada 5E öğrenme modeline göre planlanarak işlenen derslerin öğrencilerin rasyonel sayılar konusundaki akademik başarısında anlamlı düzeyde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarında ise anlamlı düzeyde bir artışa sebep olmamıştır. İncelenen matematik günlüklerinden ve gözlemlenen süreçte ise öğrencilerin derse olan ilgilerinin, motivasyonlarının, derse katılımlarının arttığı, derslerin daha eğlenceli geçtiği görülmüştür.
5E modelinin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin matematik dersi kümeler konusundaki erişi ve kalıcılığına etkisi
Ülkemizde 2005 yılında eğitimde yapılan değişiklikle birlikte yapılandırmacı yaklaşım anlayışı benimsenmiştir. Bu bağlamda değişikliğe gidilen ders programlarında da yapılandırmacı yaklaşımın 5E modeli benimsenmiştir. 5E modelinin okullarda kullanılmaya başlanması bu modelin etkililiğinin incelenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu araştırma, matematik eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın 5E modelinin etkililiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada yapılandırmacı yaklaşımın 5E modelinin uygulandığı deney grubu ile sunuş yolu yaklaşımının kullanıldığı kontrol gruplarının arasında erişi ve kalıcılık düzeyleri açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada ayrıca, deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin klasik test sonuçları SOLO taksonominin basamaklarına göre sınıflandırılmış ve iki grup arasındaki bilişsel düzey farklılıkları ortaya konulmuştur. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Tahsin Yentur İlköğretim Okulu 29 kişilik 6-A ve 32 kişilik 6-B şubelerindeki toplam 61 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada verilerin elde edilmesinde, çoktan seçmeli test ve SOLO taksonomiye uygun olarak hazırlanan klasik test kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda, deney grubunun ön test, son test, kalıcılık testi ve klasik test sonuçlarının kontrol grubundan daha yüksek olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak yapılandırmacı yaklaşımın 5E modeli kullanılarak hazırlanmış matematik programının sunuş yolu kullanılarak hazırlanan programdan daha etkili olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı, 5E Öğrenme Döngüsü Modeli, Solo Taksonomi, Kümeler
İlkokul 4. sınıf "saf madde ve karışım" konusunun öğretiminde 5e modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, fene yönelik tutumlarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışması; 4. Sınıf "Saf Madde ve Karışım" konusunun öğretiminde 5E modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, fene yönelik tutumlarına ve bilgilerinin kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada karma araştırma deseni benimsenmiştir. Çalışmanın bağımsız değişkeni 5E modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yöntemi, bağımlı değişkenleri ise fene yönelik tutum, kavramsal anlama ve bilginin kalıcılığıdır. Bu çalışmada bağımsız değişkenin fene yönelik tutuma etkisini belirlemek için yarı- deneysel ön test son test kontrol gruplu model kullanılmıştır. Bağımsız değişkenin kavramsal anlamaya ve bilgilerin kalıcılığına etkisini belirlemek için ise deney öncesi durağan grup karşılaştırması modeli kullanılmıştır. Bu çalışmada deney grubunda "5E Modeliyle Desteklenen Bağlam Temelli Öğretim Yöntemi" kullanılmış; kontrol grubunda ise öğretmenin daha önceki konuların öğretiminde kullanageldiği "Geleneksel Öğretim Yöntemi" korunmuştur. Araştırma Gaziantep'te bir devlet okulunda 2016 - 2017 akademik yılı bahar döneminde, 4. Sınıf düzeyinde, toplam 43 öğrenci ile 10 haftada tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında Fene Yönelik Tutum Ölçeği ve Alternatif Ölçme Araçları kullanılmış, uygulamalar tamamlandıktan sonra deney grubundan 10 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Öğrencilerin bilgilerinin kalıcılığını belirlemek için son testlerin uygulanmasından bir buçuk ay sonra Alternatif Ölçme Araçları tekrar uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve t testi istatistik teknikleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre 5E öğrenme modeli ile desteklenen bağlam temelli öğretim yönteminin öğrencilerin fene yönelik olumlu tutumlarını geliştirmede ve kavramsal anlamalarını arttırmada etkili olduğu, fakat öğrencilerin bilgilerinin kalıcılığında bir etkisinin görülmediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Bağlam Temelli Yaklaşım, 5E Modeli, Saf Madde, Karışım, Fen Öğretimi, Tutum, Kalıcılık
5E Öğrenme Modeline göre hazırlanmış STEM eğitimi etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı; 5E öğrenme modeline göre hazırlanmış STEM eğitimi etkinliklerinin 7. Sınıf öğrencilerinin kuvvet ve enerji ünitesindeki kavramsal anlamalarına etkisini incelemektir. Araştırmada eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında gerçekleşen uygulama, Adana ili Yüreğir ilçesinde bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 43 öğrenci (22 deney, 21 kontrol) ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacı tarafından geliştirilen Kuvvet ve Enerji Ünitesi Kavramsal Anlama Testi (KEKAT) ile Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) ile toplanmıştır. Uygulama sonunda ise deney grubu öğrencilerinden gönüllü olan 16 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. KEKAT' dan elde edilen nicel verilerin (KEKAT testin geneli ve alt boyutlarından elde edilen B1-B2-B3-KY3 puan türleri) normal dağılıma sahip olup olmadığı shapiro Wilk testi ile analiz edilmiştir. Normal dağılıma sahip olmayan verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli-Sıralar Testi ve Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde ise betimsel istatistiklerden, ANCOVA'dan ve bağımlı gruplar t-testinden yararlanılmıştır. Uygulama sonrası deney grubu öğrencileri ile gerçekleşen yarı yapılandırılmış görüşmeden elde edilen nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiş, kodlar ve temalar oluşturularak bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, deney grubu öğrencilerinin KEKAT ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında testin genelinden ve iş ile kuvvet-enerji alt boyutlarından elde edilen B1,B2 ve B3 başarı puanları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise testin genelinden elde edilen B2 ve B3 başarı puanları; 'Kütle'' alt boyutunda B1, B2, B3 başarı puanları; '' Kuvvet ve Enerji'' alt boyutunda ise sadece B3 başarı puanı öntest sontest sonuçları arasında son test lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kavram yanılgısı puanlarında (KY3) ; deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında testin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen KY3 puan ortalamaları arasında sontest puanı lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise testin genelinden ve alt boyutlarından elde edilen KY3 puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. KEKAT ön test ve son test kavram yanılgıları verilerinden elde edilen frekans ve yüzdelik dağılımları incelendiğinde deney grubu öğrencilerinin genelinin mevcut kavram yanılgılarını giderdikleri tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinde ise mevcut kavram yanılgılarını düşük düzeyde giderdikleri, mevcut kavram yanılgılarını devam ettirdikleri ya da sonradan kavram yanılgısı oluşturdukları tespit edilmiştir. Kelime İlişkilendirme Testi (KİT)'nden elde edilen İlişkililik Katsayısı İndeksi (İKİ) incelendiğinde deney grubu öğrencilerinde süreç içerisinde anahtar kavramlar arası ilişkinin arttığı, son testte kavramlar arası ilişkilerin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubunda ise anahtar kavramlar arasında yüksek düzeyde ilişki kurulamadığı, bazı anahtar kavramlar arasında önceki duruma göre daha düşük bir ilişki kurulduğu ya da ilişkinin kurulamadığı tespit edilmiştir. Deney ve kontrol grupları sontest puanları karşılaştırıldığında ise testin genelinden elde edilen B1 başarı puanında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Testin genelinden elde edilen KY3 puanlarında da deney grubu lehine anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: STEM Eğitimi, Fen Eğitimi, Kavramsal Anlama, Kuvvet ve Enerji