Adult education
58 theses under this subject heading
Yetişkinlerin açık ve uzaktan öğrenmeyi tercih etme nedenlerinin demografik özelliklerine göre andragojik bir yaklaşımla incelenmesi
İçinde bulunduğumuz yüzyılda eğitim anlayışımız büyük bir değişim içerisine girmiştir. Bu değişim sosyoloji, ulaşım, ekonomi, teknoloji, bilişim ve iletişim gibi birçok alandan önemli ölçüde etkilenmektedir. Bütün bu ve benzeri alanlardaki hızlı gelişim göz önünde bulundurulduğunda, kişilerin eğitimden beklentileri de artmaktadır. Bilgiye ulaşmadaki kolaylık ve günlük yaşamdaki yüksek tempo, eğitimde zaman ve mekân kısıtlamasını ortadan kaldırmaktadır. Özellikle yetişkin eğitimi için birçok özelliğiyle daha avantajlı bir model olan açık ve uzaktan öğrenme her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Bunun öneminin farkındalığıyla, bu tez araştırmasının amacı yetişkinlerin açık ve uzaktan öğrenmeyi tercih etme nedenlerinin yaş, cinsiyet, gelir düzeyi, çalışma durumu, medeni durum ve yerleşim yeri türü gibi demografik özelliklerine göre andragojik bir yaklaşımla incelenmesidir. Andragoji, en temel anlamıyla, yetişkin öğrenmesine yardım etme bilim ve sanatı olarak tanımlanabilir. Andragoji yaklaşımına dayalı yetişkin eğitimi, günlük yaşam problemlerine acil çözüm getirebilen, öğrenenlerin öğrenme süreçlerinin her aşamasına dâhil oldukları, yetişkinlerin günlük yaşamdaki sorumluluklarıyla sürdürebildikleri, yetişkinlerin deneyimlerini öğrenme süreçlerinde kullanabildiği ve bireysel farklılıklardan kaynaklanan farklı eğitim ihtiyaçlarını karşılayabilen bir modeldir. Araştırmanın katılımcılarını Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesine kayıtlı öğrencilerden online anketi dolduran ve cevapları geçerli olan 4247 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada nicel baskın karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde, öncelikle konuyla ilgili alan yazında mevcut olan araştırmalar incelenmiştir. Daha sonra, uzman görüşleri ve pilot uygulama tekniğiyle Açık öğretim öğrencilerinin görüşleri de alınarak, Açık ve Uzaktan Öğrenmeyi Tercih Nedenleri Anketi hazırlanmıştır. Anket öğrencilere online olarak sunulmuştur. Veri toplama sürecinin sonunda, nicel ve nitel verilerden elde edilen bulguların açık ve uzaktan öğrenmeyi tercih nedenleri ile ilgili olarak birbirlerini destekler nitelikte olduğu görülmüştür. Bu bulgu açık ve uzaktan öğrenmenin, örgün öğretime ulaşmada yaşanan zorluklar ve kısıtlı imkânlardan dolayı değil sahip olduğu esnek yapı, hizmet çeşitliliği ve yükseköğretimde yeni fırsatlar sağlayan özelliklerinden dolayı tercih edildiğini gösterir niteliktedir. Yetişkinler zaman ve mekân esnekliği, yeni kariyer fırsatları elde etmek, yaşam boyu öğrenme ve kişisel gelişim gibi nedenlerle açık ve uzaktan öğrenmeyi tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca, nitel bir veri olarak yetişkinlerden açık ve uzaktan öğrenmeyle ilgili alınan öneriler incelendiğinde, yetişkin öğrenenlerin açık ve uzaktan öğrenme modeli konusunda farkındalık ve bilinçli olma düzeylerinin yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın alana sağlayacağı katkı bakımdan önemi, alan uzmanlarının öğrenenlerin tercih nedenleri ve alanla ilgili görüşleriyle ilgili bilgi sahibi olarak, sistemin gelişmesinde hedef kitle olan yetişkin öğrenenlerin görüş ve beklentilerine bağlı olarak düzenlemeler ve öğrenme faaliyetler yapılabilecek olmasıdır.
Yetişkin din eğitimi açısından dini iletişim ve sabır değeri
Çalışmamız yetişkin din eğitiminde başarılı bir sonuç elde edebilmek için tüm problemlere rağmen kaynak konumunda olan yetişkin din eğitimcisinin ve alıcı konumundaki yetişkinlerin arasında meydana gelmesini istediğimiz faydalı bir dini iletişim sürecini ve bu süreçte sabır değerinin yetişkin din eğitimcisine olan katkısını içermektedir. Giriş kısmında konu problem, amaç, önem ve çalışmanın yöntem ve sınırlılıkları açısından ele alınmıştır. Birinci bölümde yetişkin din eğitiminin neliği kavram ve tanımları ile ele alınmış ayrıca yetişkin din eğitiminin alanlarından bahsedilerek yetişkin din eğitimindeki tarihsel süreç anlatılmıştır. Yine bu bölümde yetişkin din eğitimcisinde aranan ve beklenen özellikler işlenmiştir. İkinci bölüm dini iletişim, yetişkin din eğitiminde etkili iletişim ilkeleri ve dini iletişimde sosyo-psikolojik engelleri içermektedir. Üçüncü ve son bölüm de ise yetişkin din eğitiminde sabır değeri, Kur'an-ı Kerim'de ve Hz. Muhammed'in hayatında yer alan sabır örnekleri ele alınarak ve yetişkin din eğitimi kurumlarındaki eğitim sürecinde sabır değerinin yetişkin din eğitimcisine olan katkıları çerçevesinde işlenmiştir. Anahtar Kavramlar: Yetişkin din eğitimi, dini iletişim, yetişkin, yetişkin din eğitimcisi, sabır
Yetişkin eğitimi yöneticilerinin yöneticilik yeteneklerinin belirlenmesi
Yetişkin eğitimi artık bilgi çağına ayak uydurabilmenin vazgeçilmez koşulu olarak kabul edilmeye başlamış, bunun için de yetişkin eğitimi ile ilgili çalışmalar son yıllarda önemli ölçüde hız kazanmıştır. Yetişkin eğitimi etkinliklerinin başarılı olmasında yöneticilerin oynayacakları rol çok önem taşımaktadır. Etkili bir yetişkin eğitimi yöneticisinin niteliklerini genel hatlarıyla belirleyecek olursak, karşımıza oldukça sorumluluk isteyen bir görev çıkmaktadır. Çünkü yetişkin eğitimi alanında yöneticilik yapanların eğitim yöneticiliğinin bilinen yeterliklerinin yanı sıra, yetişkinlere hizmet vermek için gereken bazı özel yeterliklere de sahip olması gerekir. Örneğin hem birey hem de öğrenci olarak yetişkinlerin ortak özelliklerinden haberdar olması gerektiği gibi, kursiyerlerin gereksinimlerine karşı hassas olması gerektiğinden, aynı zamanda bir halkla ilişkiler uzmanı olmalıdır. Bu araştırma yetişkin eğitimi yöneticilerinin yönetim süreçleri, insan ilişkileri ve liderlik boyutlarındaki yeterlikleri ne derece yerine getirdiklerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri, İstanbul'da bulunan 33 Halk Eğitim Merkezi ile Sürekli Eğitim Merkezi bulunan 7 Üniversiteden seçilen toplam 70 yöneticiye uygulanan anket aracılığı ile elde edilmiştir. Anketler deneklere posta yoluyla uygulanarak toplanmıştır. Verilerin kodlanma işlemi yapılmış ve bu kodlama işlemlerinden sonra, deneklerin genel görüşleri için standart sapma ve ortalamalar verilmiştir. Ayrıca deneklerin cinsiyet ve görev yeri değişkenlerine göre t testi yapılmıştır. Yaş, branş, öğrenim durumu, yöneticilik kıdemi ve aldıkları hizmetiçi eğitim değişkenlerine göre görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığım belirlemek için tek yönlü varyans analizi kullanılmış, anlamlı farklılığın çıktığı durumlarda ise farklılığın kaynağım belirlemek için Tukey testi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, yetişkin eğitimi yöneticilerinin büyük ölçüde öğretmen yetiştiren okul mezunu oldukları, yetişkin eğitimi konusunda eğitim almadıkları, yetişkin eğitimi konusundaki bilgilerini öncelikle bu alanda hizmet vererek sonra da hizmetiçi eğitim kurslarına katılarak kazandıkları anlaşılmıştır. HEM müdür ve müdür yardımcılarının mali plan yapma, hizmetiçi eğitim düzenleme, pazarlama ve halkla ilişkiler kurma gibi planlama boyutuna ait yeterlikleri düşük düzeyde yerine getirdikleri görülmüştür. SEM müdür ve müdür yardımcılarının ise planlama boyutunda düşük düzeyde yeterlik gösterdikleri, ancak teknoloji kullanımını HEM yöneticilerinden daha sık yerine getirdikleri ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra iletişim boyutuna ait olan kalite çemberleri, sorun çözme toplantılarından IXyararlanmak SEM yöneticilerinin düşük düzeyde gerçekleştirdiği yeterlikler olarak belirlenmiştir. Yetişkin eğitimi yöneticilerinin görev yeri, cinsiyet, yaş, branş ve yöneticilik kıdemi ve katılmış oldukları kurs sayısı değişkenlerine göre görüşleri arasında istatistiksel bakımdan anlamlı farklılıklar çıkmamıştır. Öğrenim durumu değişkenine göre ise yetişkin eğitimi yöneticilerinin görüşleri arasında planlama ve değerlendirme boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Performans eğitim ilişkisinin irdelenmesi ve çalışan performansının artırılmasında eğitimin rolünün betimlenmesine yönelik bir araştırma
Bu çalışma ile Trakya bölgesindeki bazı kamu ve özel bankaların yönetici ve çalışanlarının performanslarının, mesleki eğitimle olan ilişkisi, eğitimlerinin performanslarına olan katkısı incelenmiştir. Yapılan anketlerden elde edilen sayısal verilerin analizi sonucunda; kırk alt boyuttan otuz beş alt boyutta çalışanların aldıkları eğitimin performanslarını olumlu yönde etkilediği kanaatinde oldukları görülmüştür.Bankacılık sektöründe verilen mesleki eğitimin çalışanların sosyo-demografik özelliklerine göre performansa olan etkisini belirlemeye yönelik yapılan araştırma sonucunda; eğitim ve performans ölçeğine verilen cevaplar doğrultusunda eğitim ve performansa ilişkin dört alt faktör oluşturulmuştur. İlk faktör Çatışma ve Terfilerde Etkinlik alt Boyutu, ikinci faktör Davranış Gelişimi, İletişim ve Yetkinlik alt Boyutu, üçüncü faktör İş Tatmini, Motivasyon ve Performans Artış alt Boyutu ve dördüncü faktör ise İşe ait Teorik ve Pratik Bilgi alt Boyutunu temsil etmektedir. Daha sonra Edirne ve Kırklareli illerinde Kamu ve Özel sektör bankalarında görev yapan memur ve yöneticilerin sosyo demografik ve sosyo ekonomik özellikleri ile söz konusu alt boyutlar arasında anlamlı bir fark olup olmadığı test edilmiş elde edilen bulgular yorumlanarak açıklanmıştır. Tez konumuzla ilgili olarak; eğitimin bir süreç olduğu ve bu sürecin etkin ve verimli olmasına katkıda bulunan yetenek, tutum, motivasyon, yeterlilik, deneyim, eğitim ihtiyacının farkında olma gibi başlıca faktörler olduğunu, bu faktörler arasında sürekli bir etkileşim olduğunu, bu etkileşim sonucunda eğitimin kişiyi geliştirdiğini, böylece performansın az veya çok ama mutlaka geliştiğini söylemek mümkündür. Süreçte bir aksaklık veya başarısızlık söz konusu olmadan önce, geri bildirimin zamanında, etkin olarak ve uygun şekilde yapılması ile performansın artırılabileceği değerlendirilmektedir. İşverenlerin çalışanlarını desteklemesi sonucu, sadece çalışanların memnuniyeti değil, aynı zamanda işteki performansları da artırmaktadır. Çalışanların bir mesleki eğitim programı ile desteklenmeleri, onların işlerine ve kurumlarına olan güven ve bağlılıklarını artırmakta, dolayısıyla performansın ikinci ayağı olan gelecekte yapılması beklenen işler, davranışlar, potansiyel artırılmış olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Performans, Eğitim, Çalışanlar, Ticari banka, Yetenek.
Collaborative strategic reading with adult EFL learners: A collaborative and reflective approach to reading
Reading, a receptive language skill, is of great importance in the field of second and foreign language teaching or learning. The importance of reading stems from the fact that it enables the language learner firsthand input and knowledge about target language. Reading can simply be described as the process of extracting meaning from a text. Comprehension is a highly significant point in reading and refers to an interactive process in which readers try to construct meaning from the text. Achieving reading comprehension requires the use of different strategies to aid in this process, which was emphasised insistently following the shift from traditional teacher-centered classrooms to learner-centered classrooms. Many researchers (Almasi, 2003; Janzen & Stoller, 1998; Paris et al., 1984) suggest that comprehension strategy instruction has benefits both for learners and the teacher. Reading comprehension strategy instruction provides learners to have a deeper understanding and interpretation of the text and to perform better on comprehension related tests.Taking the significance of reading strategies and development in language education into consideration, many researchers have suggested different kinds of approaches to reading which can show differences in terms of procedure, context, implementation and outcomes (Palinscar & Brown,1984; Pressley,1992; Roehler & Duffy, 1984). Among those reading approaches, Collaborative Strategic Reading (CSR) was proposed by Klingner and Vaughn (1996) who were primarily influenced by studies on reciprocal teaching and transactional strategy instruction. It involves the use of four reading strategies in collaboration with peers assisting each other in comprehension of the text. Various studies show that Collaborative Strategic Reading facilitates the comprehension of the text and leads to gains in terms of variables such as student achievement, participation, motivation etc. (Fan, 2009; Klingner et al., 1998; Standish, 2005; Vaughn et al., 2011).In the light of these discussions above, our aim in the present study is to find out the effects of practicing CSR on adult EFL learners? reading comprehension, reading-related problems and attitude towards reading in a foreign language. 40 prep-class university students, who had three hours of reading classes per week, participated in the present study. The participants were labeled into two groups as experimental and control groups. The learners in experimental group were exposed to Collaborative Strategic Reading practice in their reading classes for ten weeks while the learners in control group got no treatment in terms of CSR practice but maintained with traditional teacher-led reading approaches.With the aim of investigating the effects of CSR, five types of instruments were utilized to collect the data. Pre-reading comprehension test and pre-attitude questionnaire were administered in both groups to provide a basis for the present study and make a comparison with post-tests and questionnaires. Minute papers were collected from the students in experimental group to shed light on the problems or difficulties they experience while reading in a foreign language. During CSR practice, the experimental group students kept CSR logs and reflective learning logs that would contribute to the understanding of the process and the changes in students? problems. At the end of the practice, post-reading comprehension test and post-attitude questionnaire were administered in experimental and control groups to observe the changes occurred upon CSR practice in comparison to pre-test results. During CSR practice, the researcher took field notes in experimental group to support the findings. The results reveal that CSR has effected the comprehension of experimental group but had no effect on attitudes towards reading in a foreign language. In addition, CSR has seemed to have an effect on reading related problems of adult EFL learners.
Aile irşat ve rehberlik bürolarının yetişkin din eğitimine katkısı (Adana ili örneği)
Bu çalışma ile Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Adana Aile İrşat ve Rehberlik Bürosunun yetişkin din eğitimine katkısını incelemeye çalıştık. Bu çerçevede 2008-2009 yıllarında büroya iletilen sorular ile sorulara verilen cevapları içeren danışılan ve kayıt altına alınan karteksler içerisinden 500 tanesi üzerinde yaptığımız değerlendirmede her ana başlık altında çarpıcı bulduğumuz karteksleri örnek olarak verdik. Tespitlerimize göre bürodan hizmet alma şekli bakımından en sık görüşme şekli olarak % 66,8 oranıyla telefonla görüşme tercih edilmiştir. Büroya en çok başvuranlar cinsiyet bakımından % 97,4 ile bayanlardan oluşmaktadır.Bürodan daha çok 20-59 yaş arası bireyler dinî danışma ve rehberlik hizmeti almıştır. Büroya danışanların mesleklerine baktığımızda ise % 60,8 ile ev hanımlarının çoğunlukta olduğunu görmekteyiz. Büroya danışanlar, medeni durumları bakımından incelendiğinde evlilerin oranının %80 olduğu ortaya çıkmıştır. Danışanların eğitim durumları göz önüne alındığında % 36,2 ile ilkokul mezunlarının çoğunluğu teşkil ettiği ve büroya danışılan soru ve sorunlar konularına göre tasnif edildiğinde ise % 25,4 ile birinci sırada fıkhi soruların yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca büroda kayıt altına alınan kartekslerden elde ettiğimiz sonuca göre aile kurumunun çok ciddi sarsıntı yaşadığını, aile bireyleri arasında anlaşmazlıkların, kopmaların yaşandığı, aile içi geçimsizlik ve aile içi şiddetin de toplumumuzda azımsanmayacak derecede olduğu tespit edilmiş ve bu kötü gidişata karşı başta resmî kurumlar olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerinin özveriyle çalışması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Repetitions as communication strategies used by Turkish adult EFL learners: A cross-sectional study
Communication strategies (CSs) are coping strategies that second language learners resort to when they face a problem during their speech in their Interlanguage (IL) system. IL includes the fossilization of first language (L1) and second language (L2) rules. As a result of this fossilization, language learners develop a different system with its own structures and rules apart from their native (NL) and the target languages (TL). Since the utterances produced by second language learners have the potential to be erroneous, these learners make use of CSs to compensate for their mistakes. This notion has attracted many researchers in second language acquisition (SLA) research for the past four decades. This study was designed as a descriptive study aiming to investigate the effects of the duration of exposure to TL on the usage of repetitions as CSs in the oral narratives of 48 Turkish learners of English in the English Language Teaching (ELT) Department of Çukurova University. Twelve students from each first, second, third and fourth year were randomly selected to investigate whether their usage of repetitions as CSs got affected by their amount of exposure to TL during their university education. Making use of cross-sectional analysis, this study revealed gradual differences among types and forms of repetitions across these groups. The findings of this study show that participants resort to repetitions as CSs during communication breakdowns in their oral narratives. Regardless of the year, all the participants used vocalized fillers to gain time and self-repairs to attempt to correct their previous erroneous utterance and pronunciation, to make an explanation and to emphasize a part of speech. These results are also supported by the pilot study which was conducted for this study. The study reveals that there is no systematic effect of sole exposure on the usage of repetitions either as vocalized fillers or self-repairs across groups even though some parts of the results seem to be significant. In addition, exposure by itself has no effect on the repetitions' word classes or types as word-level, grouplevel or sentence-level. The findings of this study have important implications for teaching English as a foreign language in schools or at university level making a reference to the effects of exposure on the usage of repetitions as communication strategies. Key Words: Interlanguge; Communication Strategies; Repetitions; Exposure.
Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme: Türkiye değerlendirmesi
Tarih boyunca kadınlar fiziksel olarak erkeklerden zayıf olmalarından dolayı sosyal, kültürel, ekonomik alanda erkeklere kıyasla geride kalmışlardır. Toplumların kadınların zayıf olduğu yönünde gelişen değer yargıları kadınları gelenekselleşen bir eşitsizliğe maruz bırakmıştır. Devletlerin de politikalarını şekillendirirken toplumsal cinsiyet farklılıklarına ve bu eşitsizliğe duyarsız kalmaları kadın-erkek eşitsizliğini daha da derinleştirmede rol oynamıştır.Ancak son dönemlerde yapılan çalışmalar toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin azaltılmasına paralel olarak kadının sosyal, kültürel yaşama katılımının arttığı, ekonomide etkin rol alabildiğini, bunların da dolaysız olarak ülkelerin refah seviyesinde artış eğilimi doğurduğunu kanıtlanmıştır. Bu gelişmeler Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçelerin temelini oluşturmaktadır. Bugün devletler politik kararlarını iki cins üzerinde doğuracağı etkiyi önemseyerek, politik kararlarının sonuçlarını inceleyerek, iki cins arasında eşitsizlik doğurmayacak yada mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini giderecek yönde alma konusunda çaba sarf etmektedirler. Bu nedenle, politik kararların en önemli yansıması olan devlet bütçelerinin toplumsal cinsiyete duyarlı hale gelebilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözetmesi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermede en önemli araç konumundadır.Bu çalışmanın amacı 1984 yılında ilk kez Avustralya'da uygulanmaya başlayan, bugün dünyanın birçok ülkesinde uluslararası kuruluşların desteği ile sürdürülen Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme uygulamalarının incelenmesi, uygulamanın yeni adapte edilmeye çalışıldığı Türkiye'de mevcut durumun, gerekli koşulların ve uygulama zorluklarının açıklanmasıdır.
Ankara Yenikent Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan hükümlü ve tutukluların iş ve meslek eğitimi etkinliklerine yönelik yetiştirilmesi ve üretilen ürünlerin pazarlanması
Yapılan bu çalışmanın konusu Ankara Yenikent Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Hükümlü ve Tutukluların İş ve Meslek Eğitimi Etkinliklerine Yönelik Yetiştirilmesi ve Üretilen Ürünlerin Pazarlanmasıdır. Hazırlanan anketler kurumda bulunan ve meslek eğitim faaliyetlerinden olan; tekstil, nakış, hasta ve yaşlı bakımı, kuaförlük, saz, resim ve bilgisayar kurslarına katılan toplam 50 kişilik kursiyere uygulanmıştır. Anketler araştırmacı tarafından kursiyerler yüz yüze nicel görüşme türü kullanılarak uygulanmıştır. Uygulanan anketler 5 tane açık uçlu ve 25 tane kapalı uçlu sorudan oluşmaktadır. Bu araştırma Betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın genel amacı: Ankara yenikent kadın kapalı ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve hükümlülerin maddi ve manevi yönden topluma kazandırılması için verilen iş ve meslek eğitimi etkinliklerine yönelik yetiştirilmesi ve kurslarda üretilen ürünlerin pazarlanmasının değerlendirilmesidir. Uygulanan anketin yanı sıra araştırmayı desteklemesi açısından araştırmanın ekler bölümünde kurslarda yapılan ürünlerin, kurum öğretmenlerinin ve atölyelerin fotoğrafları da yer almaktadır. Anketlerin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen verilerden; Ankara Yenikent Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan araştırmaya katılan Tutuklu ve Hükümlülerin çoğunluğunun 36-45 yaşları arasında olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda bu bireylerin evli ve ev hanımı oldukları anlaşılmaktadır. Araştırmaya katılan kursiyerlerin genellikle üniversite mezunlarından oluştuğu görülmektedir. Bireylerin yüksek oranda meslek eğitim kurslarına katıldığı, burada da çoğunluğun tekstil kursu olduğu bunu hasta ve yaşlı bakımı, nakış ve saz kurslarının izlediği ortaya çıkmaktadır. Katıldıkları bu kurslara çoğunluğun tam gün katılım gösterdiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu kurslarda genellikle görsel eğitim materyallerinin kullanıldığı belirlenmektedir. Kurslara katılan bireylerin büyük çoğunluğunun amaçları arasında her koşulda meslek edindirme eğitiminin olabileceği, öncelikli sebeplerinin ise yeteneklerini geliştirmek ve ileride ekonomik gelir elde etmek olduğu anlaşılmaktadır. Araştırmaya alınan bireylerin çoğunluğun kurslarda beklentilerinin karşılandığı, katıldıkları kurslardan başka kurslara katılmak istemedikleri ortaya konmaktadır. Kurslara katılan bireylerin çoğunluğunun öğrenim açısından kurs sürelerinin yeterli olduğu belirtilirken, yeterli değil diyenlerin ise zamanın kısa olması nedeniyle öğrenmede zorluk çektikleri ifade edilmektedirler. Nakış kurslarında öğrenilen tekniklerin bireylerin çoğunluğu açısından yeterli olduğu ifade edilmektedir. Bu tekniklerin zorluk derecesi sorulduğunda ise kursiyerlerin çoğunluğunun zor görünen tekniklerin yanı sıra çok kolay uygulanabilen tekniklerin de olduğu görüşünde hemfikir oldukları anlaşılmaktadır. Bu faaliyetlere katılan bireylerin genelinin bu kurslarda öğrendikleri bilgileri günlük yaşamalarında kullanacakları ortaya çıkmaktadır. Kurslar sonucunda kursiyerlere verilen belgelerin de onların işlerini daha da kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Kursiyerlerin kurslardaki öğretmenlerin davranışları açısından görüşleri değerlendirildiğinde; çoğunluğunun öğretmenlerinin kendilerine olan tutum ve davranışlarından memnun oldukları anlaşılmaktadır. Kurumda üretilen ürünlerin sergilenmesi ile ilgili soruya kursiyerlerin büyük çoğunluğu bu ürünleri sergileyemediklerini ifade etmektedirler. Kursiyerlerin kendi yorumlarında ise çoğunluğun katılmadıkları için cevap vermedikleri görülmektedir. Araştırmacının elde ettiği veriler sonucunda kapalı ceza evinde geçerli olan kurallar gereği kursiyerlerin üretilen ürünlerin satış ve sergileri ile bir ilgilerinin olmadığı ancak açık cezaevlerindeki kursiyerlerin bu tür sergilerde yapılan ürünlerin satışında görev aldıkları belirlenmiştir. Kurumda içerisindeki kurslarda üretilen ürünlerin çoğunluğunun kurum içinde ya da kurum dışındaki sergilerde satışa sunulduğu anlaşılmaktadır. Eğitimlerini tamamlayamayan hükümlü ve tutukluların isteğine bağlı olarak tamamına okuma-yazma imkânı verilip, eğitimlerini tamamlattırdıkları verilerin analizi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Kur'an kursundaki yetişkin din eğitiminin bireye ve aile yaşantısına etkileri Kastamonu örneği
Kur'an kursları din eğitim ve öğretimi açısından büyük bir öneme sahiptir .Kur'an kurslarına gelen bayanların kurslardaki eğitimi aldıktan sonra kendi şahısları ve aile hayatları üzerinde bir etkisinin olup olmadığını tespit etme amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Birey ve ailesi üzerindeki değişikliği tespit edebilmek için de kurslara düzenli olarak gelen bayan öğrencilerle bu konu ile ilgili mülakat yapılmıştır. Mülakat sonucunda da kurslarda alınan din eğitiminin kişinin psikolojik hallerinde, dini anlama ve yaşama şekilleri ve hayatlarının bir çok alanında etkili olduğu tespit edilmiştir. Mülakat yöntemi ile elde edilen sonuçlar da tablolarla açık bir şekilde gösterilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde konu ile ilgili teorik bilgiler verildikten sonra ikinci bölümde de mülakat yöntemi ile elde edilen bulgular ve yorumlara yer verilmiştir.
Halk eğitim merkezine devam eden yetişkinlerin eğitim taleplerinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı Ankara ilinde bulunan Halk Eğitim Merkezlerine devam eden yetişkinlerin eğitim taleplerini ve bu talepler üzerinde belirleyici olan değişkenleri ortaya koymaktır. Tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Ankara il merkezinde faaliyet gösteren Halk Eğitimi Merkezlerinin açmış olduğu kurslara katılan kursiyerlerden kurslarda bulunan kursiyerler oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak için "Halk Eğitim Merkezlerinde Yürütülen Eğitim Programlarına Katılan Yetişkinlerin Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Eğitim İstemlerinin Değerlendirilmesi Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama araçları, katılımcılara araştırmacı tarafından ulaştırılmış ve toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilere yüzde, frekans, ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra veri setindeki ilişkileri incelemek için T Testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yetişkinlerin eğitim taleplerinin çeşitli değişkenlerle ilişkisine bakılmıştır. Buna göre, HEM'lerindeki eğitim programlarına katılanların eğim talepleri cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, eşinin eğitim durumu, mesleki durum, çalışma durumu, eşinin çalışma durumu, aylık gelir ve evdeki kişi bakımından anlamı bir farklılaşma göstermektedir. Bununla birlikte, eşinin mesleki durumu değişkeni açısından gruplar arasında bir farklılaşma olmadığı bulunmuştur.
Toplumsal Dayanışma Merkezlerinde (TODAM) resim eğitimi alan kursiyerlerin eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi
Bu çalışma Toplumsal Dayanışma Merkezlerinde (TODAM) resim eğitimi alan kursiyerlerin eğitim ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ilinde Çankaya Belediyesi ile Çankaya Halk Eğitim Merkezi ve 7. Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü' nün işbirliği ile eğitim verilen Toplumsal Dayanışma Merkezlerindeki 193 kursiyer oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla derecelendirme ölçekleri Bilgi Toplama Formu oluşturulmuş ve kursiyerlerin kişisel bilgileri, içerik-hedef ve süre ile ilgili görüşleri, öğretim yöntemleri ve öğretmen ile ilgili görüşleri, öğretim ortamı ile ilgili görüşleri, değerlendirme ile ilgili görüşleri ve varsa ek taleplerine ilişkin görüşleri alınmıştır.Verilerin çözümlenmesi için aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, yüzde ve t testi kullanılmıştır.Bulgulara göre resim kursuna katılan kursiyerlere verilen öğretimin içerik-hedef ile ilgili kısmı yeterli olduğu görülmüştür. Ancak kursun süre olarak bir yıl olması yetersiz görülmüştür. Kursta görevli öğretmenlerin nitelikli olduğu ve uyguladıkları öğretim yöntemlerinin, hedeflere ve içeriğe uygun olduğu saptanmıştır. Kursiyerlerin öğretim ortamına ilişkin görüşlerine bakıldığında sınıflarda bilgisayar, projeksiyon ve projeksiyon perdesinin bulunmadığını, kullanılan araçların yetersiz ve bakıma ihtiyaçları olduğunu, atölyelerin öğrenci sayısına göre yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Kursiyerler öğretime yönelik değerlendirmenin de yeterli olduğunu belirtmişlerdir. Kursiyerlerin yaşları ile eğitime ilişkin görüşlerinin karşılaştırılması, kursiyerlerin eğitim durumları ile eğitime ilişkin görüşlerinin karşılaştırılması, kursiyerlerin başka kurs durumları ile eğitime ilişkin görüşlerinin karşılaştırılması arasında anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Cronbach Alpha katsayısı > 0.94 bulunmuştur. Yani 1' e yakın olması nedeniyle güvenilirdir.Uygulamaya yönelik öneriler, resim kursu eğitim-öğretim süresi 1 yıldan fazla olmalıdır. Hatta haftada bir gün değil en az iki gün olmalıdır. Atölyelere dersin etkililiğinin arttırılması için bilgisayar, projeksiyon, projeksiyon perdesi gibi donanımlar sağlanmalıdır. Resim dersinin uygulanmasına yönelik yeni düzenlemelere gidilmelidir. Kur şeklinde uygulamaya geçilmeli ve ilk kuru geçemeyen sonrakine geçememelidir. Atölyelerde kullanılan malzemelerin bakımları yapılmalı, eksiklikler giderilmeli ve kursiyerlerin malzemelerini ve tablolarını koyabilecekleri dolaplar sağlanmalıdır.Araştırmalara yönelik öneriler, Toplumsal Dayanışma Merkezlerinde resim eğitimi alan kursiyerlerin ihtiyaçlarının daha iyi belirlenebilmesi için gidilememiş olan TODAM resim gruplarına da bu anket uygulanmalıdır. Türkiye'de yetişkin eğitimi üzerine makaleler yetersizdir. Yurt dışı kaynaklı makale ve araştırmaların çevrilmesine ve bu konuda Türkiye' de daha fazla makale yazılmasına önem verilmelidir. Toplumsal Dayanışma Merkezlerinde resim eğitimi alan kursiyerlerin ihtiyaçlarının daha iyi belirlenebilmesi için TODAM' larda eğitim veren öğretmenlere de bilgi toplama formu uygulanmalıdır.?
Yaşam boyu öğrenme bağlamında dönüştürücü öğrenme kuramına göre hazırlanmış bir içerik yönetim sisteminin değerlendirilmesi
Günümüzde var olan bilginin sabit olmaması ve çok hızlı değişim göstermesi, insan profilini de değiştirmiştir. 21. yüzyılda bilgi toplumu bireylerinden bilgiyi öğrenmeleri, öğrendiklerini özümsemesi, günlük hayatında kullanmaları ve değişen şartlara göre yenilemeleri beklenmektedir. Bu durum yaşam boyu öğrenme etkinliklerinin yaygınlaştırılması ile mümkündür. Yaşam boyu öğrenme becerilerine sahip bireyler, piyasanın ihtiyacı olan nitelikli iş gücü haline gelerek küresel kalkınmada etkin rol üstlenebilirler. Yaşam boyu öğrenme faaliyetleri ülkemizde ağırlıklı olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezleri tarafından verilen çeşitli kurslarla devam ettirilmektedir. Kurslara katılan kişiler geleneksel eğitim yaşını doldurmuş, fiziksel ve ruhsal olarak belirli bir olgunluğa erişmiş yetişkin bireylerdir Bu araştırmanın amacı, Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan bilgisayar işletmenliği kurslarında eğitim gören kursiyerlere, yetişkin eğitimi kuramlarından dönüştürücü öğrenme kuramına göre (DÖK) özelleştirilmiş Moodle Öğretim Yönetim Sistemi (ÖYS) ile desteklenerek verilen eğitimin; kursiyerlerin akademik başarılarına etkisini araştırmak, öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarına etkisini araştırmak ve özelleştirilen ÖYS' yi değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada doğrudan ve dolaylı değerlendirmelerin bir arada kullanıldığı tümleşik değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın deseni, biri olan ön test - son test kontrol gruplu desendir. Araştırmanın çalışma grubu, 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bingöl Halk Eğitim Merkezi tarafından verilen "Bilgisayar İşletmenliği" kurslarına katılan 69 kurs öğrencisidir. Araştırmadaki deney ve kontrol gruplarının oluşturulması amacıyla, 69 kişilik grup, evde internet erişimine sahip olma ve eğitim durumları göz önünde alınarak rastgele şekilde 32 kişi (deney grubu) ve 37 kişi (kontrol grubu) olarak ikiye ayrılmıştır. Kontrol grubunda yer alan öğrencilere yalnızca bilgisayar laboratuarı ortamında yüz yüze, deney grubu öğrencilerine de, bilgisayar laboratuarı ortamında yüz yüze ve özelleştirilen Moodle ÖYS üzerinden eğitim verilmiştir. Uygulama yaklaşık dört hafta sürmüştür. Yapılan araştırmada dört adet veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından ilki, demografik bilgilerin yer aldığı sekiz maddelik anket sayfasıdır. İkinci veri toplama aracı, Elçiçek (2015) tarafından geliştirilen ve 48 sorudan oluşan "Akademik Başarı Testi" dir. Üçüncü veri toplama aracı, J. M. Keller tarafından geliştirilen, Kutu ve Sözbilir (2011) tarafından Türkçe' ye uyarlanmış 24 maddeden oluşan "Öğretim Materyalleri Motivasyon Anketi (ÖMMA)" dir. Dördüncü veri toplama aracı ise, araştırma sonunda yalnızca deney grubuna uygulanmak üzere Ateş (2013) tarafından geliştirilen ve 41 maddeden oluşan "Eğitsel Web Sitesi Değerlendirme Ölçeği" dir. Araştırma sonunda; uygulanan her iki yöntemin de öğrencilerin akademik başarılarını ve öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarını arttırdığı fakat özelleştirilen ÖYS ile desteklenerek verilen eğitimdeki öğrencilerin akademik başarı ve öğretim materyallerine yönelik motivasyonlarının, yalnızca bilgisayar laboratuarında yüz yüze verilen eğitimdeki ortalamalardan yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca hazırlanan ÖYS' yi değerlendirmek amacıyla deney grubu öğrencilerine uygulanan ölçek maddelerine öğrencilerin genel olarak "İyi" ve "Çok İyi" aralığına gelen cevaplar verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, özelleştirilen ÖYS' nin genel olarak kullanışlı bir sistem olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Dönüştürücü öğrenme kuramı, yaşam boyu öğrenme, içerik yönetim sistemi, Moodle, öğretim materyalleri motivasyonu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarında verilen deri aksesuarları dersinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, yetişkin eğitiminde önemli bir yere sahip olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarının (İSMEK) Deri Aksesuarları Dersinin kursiyer görüşlerine göre incelenmesi ve yeterliliklerinin ortaya konmasıdır.Araştırmanın çalışma evrenini, 2009-2010 eğitim döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarının Üsküdar şubesindeki Deri Aksesuarları Dersine devam eden ve mezun kursiyerler oluşturmaktadır. Toplam 40 kursiyere uzman görüşünde hazırlanan anket uygulanmış, elde edilen veriler ise SPSS paket programında değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarını yorumlamak için verilerin analizinde frekans ve yüzde dağılımları alınarak, bulgular tablolarda verilmiştir.Araştırmada elde edilen veriler değerlendirildiğinde, Deri Aksesuarları dersine kursiyerlerin severek ve isteyerek katıldıkları görülmüştür. Kursta ürettikleri ürünlerden kursiyerlerin çoğunluğunun memnun kaldığı hatta bu ürünleri çeşitli sergilerde satarak gelir elde ettikleri tespit edilmiştir. Kurslarda kullanılan araç ve gerecin teknolojik gelişmeler doğrultusunda yetersiz kaldığı ve yine malzeme temini konusunda da sıkıntılar çekildiği anlaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Eğitim, yetişkin eğitimi, mesleki eğitim, İSMEK, el sanatları, deri, dericilik, deri aksesuarları
Yetişkinlerin çevrimiçi öğrenme ortamlarındaki çalışma alışkanlıklarının belirlenmesi
Çevrimiçi öğrenme ortamları sağladıkları araçlarıyla yetişkin eğitiminde de kullanılmaya başlanılmıştır. Çevrimiçi öğrenme ortamlarında öğrenenlerin mevcut çalışma alışkanlıklarının yapılan ders içi ve ders dışı etkinliklerden dolayı farklılaşabilmektedir. Öğrenciler yetişkin olduğunda öğrencilerin çevrimiçi ortamdan yararlanma şekilleri bu ortamlarda çalışma alışkanlıkları geliştirmelerine sebep olabilir. Bu düşünceden hareketle bu çalışmada çevrimiçi öğrenme ortamlarında yetişkinlerin çalışma alışkanlıklarının nasıl geliştiği belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Eğitim Teknolojileri Tezsiz Yüksek Lisans Programı, 1. Sınıfına devam eden 19 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma bir dönem boyunca devam eden Araştırma Yöntem ve Teknikleri ders süresince gerçekleştirilmiştir. Veriler, öğrencilerin ders dışı etkinliklerde (ödev, proje) yapmış oldukları etkinlikler çerçevesinde toplanmıştır. Çalışmanın başında "Çalışma Alışkanlıkları ve Tutumları" ölçeği ile öğrencilerden alınan nicel veriler ile başlangıçtaki çalışma alışkanlıkları hakkında genel bir bilgi edinilmiştir. Dönem boyunca araştırmacı tarafından oluşturulmuş olan "Kontrol Listesi" ve yapılan mülakatlar ile elde edilen nitel veriler ile çalışma alışkanlıklarının gelişimi veya değişimi ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, Paylaşma, Problem Çözme, Ürün Geliştirme, İzleme ve Araştırma gibi alışkanlıkları ortaya çıkmıştır. Bu alışkanlıklar çerçevesinde sergilenen eylemlerin bir kısmı önceki alışkanlıkların yeniden şekillenmesi olarak ortaya çıkarken, daha önce sergilenmeyen bazı yeni eylemler de görülmüştür. Çevrimiçi ortamda yetişkinlerin bu alışkanlıkları sergilemelerinde çevrimiçi ortamın özellikleri, yetişkinlik özellikleri ve dersin özellikleri etkili olmuştur. Elde edilen sonuçların çevrimiçi öğrenme ortamlarında yetişkinler için yapılacak olan uygulamalarda ders tasarımcılarına özellikle ders dışı etkinliklerin planlanması bağlamında katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Çalışma Alışkanlıkları, Yetişkin Eğitimi, Çevrimiçi Öğrenme Ortamları.
Halk eğitimi merkezlerinde görev alan sınıf öğretmenlerinin yetişkin eğitimine ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı; halk eğitimi merkezlerinde görev alan sınıf öğretmenlerinin yetişkin eğitimine ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma modellerinden, temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, ölçüt örneklem yoluyla belirlenmiş katılımcılarda; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı kadrolu veya sözleşmeli sınıf öğretmeni olması, halk eğitimi merkezlerinde çalışmış ya da çalışıyor olması ölçütleri aranmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 20 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada; veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmış ve veriler ses kaydı olarak toplanmış, ses kayıt cihazı için izin alınamayan öğretmenlerle yapılan görüşmelerdeki bulgular öğretmenlerin sözlerinin yazıya geçirilmesi suretiyle elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların verdiği cevaplardan tema ve alt tema oluşturulmuştur. Araştırmada yetişkin eğitiminin birey ve toplum için önemli olduğu, yetişkinlerin sorumluluğunun yetişkin eğitimini etkilediği sonucuna ulaşılmış. Ayrıca yetişkin eğitiminde görev alan öğretmenlerin, yetişkin eğitiminin mesai saatlerinin geniş bir yelpazede olmasını, yetişkin eğitiminde blok derslerin yapılabilmesini avantaj olarak gördükleri; kursiyerlerin devamsızlığı, yetişkinlerin eğitim sürecine dâhil edilememesini sorun gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yetişkin Eğitimi, Halk Eğitimi Merkezi, Sınıf Öğretmenliği
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlandırma ve Destekleme Genel Müdürlüğü El Sanatları Eğitim Merkezleri ve El Sanatları Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri'nin müfredat programları, bu kurumların eğitime katkıları ve karşılaşılan problemler
Eğitimin temel amacı; yetişmekte olan bireylerin topluma sağlıklı ve verimli bir şekilde uyum sağlamalarına, onların toplumun yararlı bir üyesi haline gelmelerine yardımcı olmaktır.Bu amaçların gerçekleşmesi için bireylerin ilgi ve yetenekleri eğitim yoluyla gerçekleştirilir ve davranışların Milli Eğitimin amaçları doğrultusunda değişmesi beklenir. Mesleki Eğitim, "Bireyi bir iş,çalışma alanı yada meslek için hazırlamaya yönelik eğitim süreci" 'dir.Bu süreçte istenilen düzeyde bir nitelik gelişimini sağlamak önemli bir yer tutar.Nitelikli insan yetiştirmede başarıya ulaşmış toplumlar ekonomik açıdan da kalkınmayı gerçekleştirebilecek toplumlardır. Ülkemizde mesleki yaygın eğitim faaliyetlerini sürdüren birçok kurum ve kuruluşlar arasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren yedi El San. Eğt. Merk. bulunmaktadır. Günümüzde birer eğitim merkezi olarak El Sanatları alanında eğitim ve Öğretim faaliyetlerini sürdüren bu okulların bir bütün olarak analiz edilmesi, mesleki uygulamalardaki durumlarının saptanması ve değerlendirilmesi, araştırmanın problemini oluşturmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı; El Sanatları eğitim Merkezlerinin kuruluş amaçları, eğitime katkıları, eğitim faaliyetleri, eğitim esnasında karşılaşılan sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesidir. Araştırmanın evrenini; Bilecik, Kastamonu, Sivas, Muş, Düzce, Silifke, Elazığ El Sanatları eğitim Merkezlerinde eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren eğitici elemanlardan oluşmuştur.Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğüne El Sanatları Eğitim Merkezlerinin kuruluş amacı; Kırsal alanda istihdam ve işgücü imkanlarının değerlendirilmesi, buralarda yaşayanlara gelir yada ek gelir temin ederek ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamada yardımcı olmaktır. El Sanatları eğitim Merkezlerinde en az ilkokul mezunu 14-20 yaş grubundaki kız ve erkek kursiyerlere 8 - 16 ay boyunca parasız yatılı olarak eğitim verilmektedir.Kursiyerlerden kız öğrenciler halı, kilim ve geleneksel bez dokuma alanında, erkek öğrenciler ise ağaç oymacılığı, taş ve gümüş işlemeciliği alanlarında eğitim görmektedirler.Eğitim ve Öğretim sonunda başarılı olan kursiyerlere başarı belgesi verilmektedir. Araştırma kapsamına alınan Yedi El Sanatları Eğitim Merkezlerinde yapılan incelemelerden uygulanan eğitim programlarından, eğitim ortamlarından, eğitici personel yönünden ve üretilen ürünlerin pazarlanması konularında bazı güçlüklerin bulunduğu tespit edilmiştir.Eğitim merkezlerinde temel sorun olarak karşılaşılan bu güçlüklerin giderilebilmesi için uygulanan programların günümüz ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi, eğitim ortamlarının çağımız teknolojisi doğrultusunda gerekli araç gereçlerle donatılması, alanında bilgi ve beceriye sahip deneyimli uzman eğitimcilerin el sanatları eğitim merkezlerinde görev almalarının sağlanması gerekmektedir. El Sanatları Eğitim Merkezlerinde Eğitim Öğretim faaliyetleri doğrultusunda üretilen ürünlerin günümüz ihtiyaçlarına cevap veren, fonksiyonel, turistik değeri olan, kaliteli ve Türk El Sanatlarını yansıtıcı özelliklere sahip olacak şekilde üretilmesi konularında gerekli önlemlerin alınması; bu merkezlerde verilen eğitimin kalitesinin artması, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından önemli görülmektedir. ıı
İstihdama yönelik yetişkin mesleki eğitim programlarından daktilografi kurs programlarının değerlendirilmesi (Ankara ili merkez ilçe H.E.M. daktilografi kursları)
Bu araştırmanın amacı İstihdama yönelik yetişkin mesleki eğitim programlarından daktilografi kurslarının genel bir değerlendirmesini yaparak, bu kursların etkinliğini ve verimliliğini tespit etmektir. Araştırmada üç ayrı evren üzerinde çalışılmıştır. Araştırmanın birinci evrenini Ankara ili halk eğitim merkezlerinde görevli 36 yönetici ile daktilografi kursunda görevli 12 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın birinci evreninde örneklem alınmamış tüm gruba ulaşılmıştır. Araştırmanın ikinci evrenini 1996-1997 ile 1997-1998 öğretim yılında Ankara ili merkez ilçeleri halk eğitim merkezlerinden mezun olmuş 1557 kursiyer oluşturmaktadır.Araştırmanın ikinci evreninde random yöntemiyle 300 kişilik örneklem seçilmiş ve 192 kursiyerin anketleri değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın üçüncü evrenini ise mezun kursiyerleri istihdam eden 45 işveren oluşturmaktadır. Bu evrende de örneklem seçilmemiş tüm gruba ulaşılmıştır. Araştırmanın amaçlarına ulaşmak için, üç ayrı grup için anketler geliştirilmiştir. Yönetici ve öğretmenlerin anketi Form A, Kursiyerlerin anketi Form B, İşverenler anketi ise Form C olarak adlandırılmıştır. Anketlerin birinci bölümleri kişisel bilgilerle ilgilidir. İkinci bölümlerde değerlendirme ölçütleri bulunmaktadır. Bu bölümde grupların özelliklerine göre farklı sorularda bulunmaktadır. Üçüncü bölümlerde kursun geliştirilmesi için öneriler yer almaktadır. Anketlerin son bölümleri ise genel görüş ve önerilere ayrılmıştır. Veriler bilgisayarda SPSS paket programından yararlanarak değerlendirilmiştir. Yönetici- öğretmen, kursiyer ve işveren görüşlerini belirlemek için frekans ( f ), yüzde ( % ), aritmetik ortalama ( X ) ve standart sapma ( ss ) hesaplanmıştır. Görüş ve değerlendirmeler arasındaanlamlı fark olup olmadığını belirlemek için varyans ( F ) kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunun anlamlı olması durumunda farkın kaynağını belirlemek ve ikili karşılaştırmalar yapmak amacıyla t-testi kullanılmıştır. Hesaplanan "F" değeri 0.5 anlamlılık düzeyi için 3.00 ve hesaplanan "t" değeri ise 0.5 anlamlılık düzeyi için 1.96 olarak alınmıştır. Elde edilen bulgular daktilografi kurslarında yapılan öğretimin etkili ve yeterli olduğunu göstermiştir.Ancak daktilografi kurs programının iş hayatının ihtiyaçlarını karşılamadığı ve yeniden modüler program şeklinde hazırlanmasına ihtiyaç olduğu görülmüştür.
Ankara ili merkez ilçelerindeki halk eğitim merkezlerinde görevli eğitici personelin (öğretmenlerin) yetişkin eğitimcisi olarak eğitim ihtiyaçlarının saptanması
Bu araştırma, Ankara ili merkez ilçelerindeki Halk Eğitim Merkezlerinde görev yapmakta olan kadrolu ve kadrosuz usta öğreticiler dışındaki, kadrolu eğitici personelin (öğretmenlerin) yetişkin eğitimi konusundaki yeterliklerini belirleyerek eğitim ihtiyaçlarını tesbit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 1995-1996 öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerindeki Halk Eğitim Merkezleri arasından random yöntemiyle seçilen Mamak, Keçiören, Yenimahalle ve Sincan Halk Eğitim Merkezlerinde görev yapan 70 giyim ve nakış öğretmeni ile bu alandaki kurslara katılan 340 kursiyer oluşturmuştur. Veriler araştırma amaçlarım gerçekleştirmek üzere hazırlanmış, aynı soruların yer aldığı öğretmen ve kursiyer anketleri ile toplanmıştır. İki bölümden oluşan anketin birinci bölümünde kişisel bilgilere, ikinci bölümünde yetişkin eğitimcisinin "İnsan İlişkileri", "Yetişkin öğretim İlke ve Yöntemleri" ve "Yetişkin Psikolojisi" boyutlarındaki yeterliklerini kapsayan toplam 57 soruya yer verilmiştir. Bu yeterliklerle ilgili öğretmen ve kursiyer görüşleri kodlanarak bilgisayarda değerlendirilmiştir. Anketteki her soruyla ilgili görüşlere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Öğretmen ve kursiyerlerin sorular için verdikleri cevapların aritmetik ortalamaları arasındaki farkı tespit etmek amacıyla "t" testi uygulanmış ve farkın manidarlığı 0.05 anlamlılık düzeyinde kontrol edilmiştir. Her soru için beşli derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Araştırma da elde edilen bulgular şunlardır; 1. Halk eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin çoğunluğu, kendilerini "büyük ölçüde" ve "tamamen" yeterli bulmaktadır, öğretmenlerin "İnsan İlişkileri", "Yetişkin öğretim İlke ve Yöntemleri" ve "Yetişkin Psikolojisi" boyutlarında kendi yeterliklerini algılamaları branşlarına göre anlamlı bir farklılık oluşturmamaktadır. Ancak öğretmenlerin yeterlik boyutlarında kendilerini algılamaları eğitim seviyelerine göre sadece "Yetişkin Psikolojisi" boyutunda farklılık göstermekte yüksek öğretim İl kurumundan mezun olmayan öğretmenler kendini, yükseköğretim kurumundan mezun olan öğretmenlerden daha yeterli bulmaktadırlar. 2.Halk eğitim merkezlerinde açılan kurslara katılan kursiyerlerin çoğunluğu, öğretmenliklerini birinci derecede "kısmen" yeterli bulmaktadırlar. Özellikle "Yetişkin öğretim İlke ve Yöntemleri" boyutunda kursiyerlerin öğretmenlerini değerlendirmelerine ilişkin görüşleri daha olumsuzdur. Kursiyerlerin "İnsan İlişkileri", "Yetiştin Öğretim İlke ve Yöntemleri", "Yetişkin Psikolojisi" boyutlarında öğretmenlerinin yeterliklerini değerlendirmelerine ilişkin görüşleri branşlarına ve eğitim seviyelerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. 3.Üç yeterlik boyutunda da, öğretmenlerle kursiyerlerin görüşleri arasında anlamı farklılık gözlenmektedir. Kursiyerlerin görüşlerinin öğretmenlere kıyasla daha olumsuz olduğu söylenebilir.
Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin incelenmesi (Diyarbakır ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini incelemektir. Araştırmada betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili merkez ilçelerindeki Anadolu Liselerinde görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırma kapsamında 293 öğretmene ulaşılmıştır ve bu öğretmenler araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından geliştirilen "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" nden elde edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin güvenirliğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilen ön uygulama sonucu güvenirlik (cronbach alpha) katsayısı 0, 914 olarak bulunmuştur. Elde edilen verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerine ilişkin ölçekten elde edilen verilerin; frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri belirlenmiş, bağımsız değişkenler arasındaki farkı karşılaştırmak için verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre; bağımsız örneklem t-testi, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak benimsenmiştir. Araştırmaya ilişkin şu sonuçlara ulaşılmıştır: • Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir. • Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini cinsiyet faktörü etkilememektedir. • Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri, öğrenim düzeylerine göre farklılık göstermektedir. Öğrenim düzeyi lisansüstü olan öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri lisans olan öğretmenlerden daha yüksektir. • Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri mezun oldukları yüksek öğretim kurumlarına göre farklılaşmamaktadır. • Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri, alanlarına göre farklılık göstermektedir. Alanı Güzel Sanatlar olan öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri, diğer gruplardan daha yüksektir. • Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri, kıdeme göre farklılık göstermektedir. Kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri diğer gruplardan daha yüksektir. Anahtar Sözcükler: yaşam boyu öğrenme, yetişkin eğitimi, öğrenmeyi öğrenme, öğretmen
Otel çalışanlarına yönelik oyunlaştırılmış bir mobil uygulama
Bu araştırmada, son zamanlarda çalışma hayatında sıklıkla yer bulan oyunlaştırma uygulamaları sayesinde otelcilik sektöründe çalışanların şirket için eğitimlerinde kullanılmak amacıyla tasarlanan oyunlaştırılmış uygulamanın çalışanların öğrenmelerine ve motivasyonlarına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırma grubu olarak Afyonkarahisar'da bulunan bir otelin çalışanları belirlenmiştir. Bu çalışma grubuna oyunlaştırılmış bir mobil uygulama tasarlanarak şirket içi eğitimlerde öğrenmelerine olan etkisini artırmak ve işletmeye olan bakış açısının değiştirerek çalışan üzerindeki verimliliği ve işletmeye olan bağımlılığını artırma amaçlamıştır. Bu çalışmada tasarım tabanlı araştırma modeli kullanılarak yapılacak uygulamanın tasarlanması, uygulamanın gerçekleştirilmesi ve analiz sürecinin gözlemlenmesi amaçlanmıştır. Uygulama, kullanımı esnasında kullanıcı çalışanlar ile konuşularak uygulama üzerindeki güncellemeler gerçekleştirilmiştir. Uygulama 2022 yılında konaklama sektöründe çalışan insan kaynaklarına ve araştırmacı tarafından oluşturulan çalışma grubuna sunulmuştur. Uygulama 4 hafta sürmüş olup verilerin toplanmasında yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Uygulama sonucunda uygulamanın çalışanlarda iş yerlerine ve çalışmalarına olan motivasyonlarını olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiş, İş yerine adaptasyon ve işi benimseme gibi konularda çalışanlara kolaylık sağlamıştır. Ayrıca uygulamanın geliştirilmesi ve daha etkin kullanılması konusunda önerilerde bulunulmuştur.
Üniversite mezunu yetişkinlerin yaşlanma sürecindeki din eğitimi algısı
21.yy da tıptaki gelişmeler, eğitim seviyesinin yükselmesi, çocuk ölümlerinin azalması ortalama yaşam beklentisini artırmıştır. Bu durum da ülkemiz ve dünya nüfusundaki yaşlı sayısının artmasına sebep olmuştur. Ülkemizde birçok kurumun yaşlılara yönelik faaliyetlerini artırdığı gözlemlenirken, din eğitimi sahasında da bu faaliyetlerin daha da artması beklenmektedir. Din eğitimi alanındaki faaliyetlerin artmaya başlamasıyla birlikte yaşlanma süreci ve yaşlılık çalışmaları da popüler hale gelmiştir. Bu çalışma yaşlanma sürecinde bireylerin din eğitimi algılarını, ihtiyaç durumlarını, ihtiyaçların verimli bir şekilde giderilmesi için çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma türlerinden fenomenolojik (olgubilim) desen belirlenmiştir. Araştırmada ilk olarak araştırmanın değişkenlerini oluşturan kavramlar hakkında literatür taraması yapılarak kavramsal alt yapı ortaya konulmuştur. Sonrasında, konuyla ilgili olarak 12 kişiyle derinlemesine mülakat(görüşme) yapılıp elde edilen veriler içerik analiz tekniğiyle analiz edilip değerlendirilmiş ve bulgular yorumlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesindeki üniversite mezunu bireyler oluşturmaktadır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak yaşlanma sürecinde bireyler din eğitimine ihtiyaç duymalarına rağmen yeterli düzeyde din eğitimi faaliyeti ve çeşidinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yerel yönetimlerin hayat boyu öğrenmeye katkısı (SAMEK örneği)
Bu araştırmanın amacı, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarına (SAMEK) katılanların, bu kurslara yönelik değerlendirmeleri ve güdüsel yönelimlerini araştırmaktır. Araştırma 444 kadın ve 21 erkek olmak üzere 465 kişinin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Demografik bilgiler, kurslarla ilgili görüşler ve üç faktörlü Güdüsel Yönelim Ölçeği'nden oluşan anket formu ile kursiyerlerden veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (22.0 for Windows) paket programında analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik özellikleri ve kurslara katılımla ilgili görüşleri için yapılan betimsel istatistiklerin ardından, ölçek puanlarının incelenmesinde bağımsız örneklemler t testi ile tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Araştırmada, katılımcıların kursların varlığından daha çok arkadaşları tarafından haberdar oldukları, bu kursu tercih etmede öncelikli olarak kursun istenilen eğitim programına sahip olması ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacağı düşüncesinin neden olduğu, ayrıca kursla ilgili olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, cinsiyetlerine göre kadınların, medeni hallerine göre bekârların etkinlik yönelimlerinin diğerlerinden anlamlı derecede yüksek olduğu, eğitim seviyeleri yükseldikçe amaç yönelimleri ile etkinlik yönelimlerinin azaldığı belirlenmiştir. Yaş, meslek türü ve gelir düzeyinin güdüsel yönelimler üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, SAMEK kurslarına katılanların bu kurslara yönelik olumlu görüşleri olduğu ve bazı demografik özelliklerin (cinsiyet, medeni hal, eğitim durumu) güdüsel yönelimlerini etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, hayat boyu öğrenme, yetişkin eğitimi, yerel yönetim.
Yetişkinlerin aldıkları din eğitimi ile dindarlık düzeyleri arasındaki ilişki (İSMEK örneği)
Bu araştırmada, bireylerin dindarlık düzeyleri ile aldıkları din eğitimi arasındaki ilişki incelenmektedir. Bu kapsamda, farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel arka plana sahip bireylerden oluşan İSMEK, çalışmanın evreni olarak tercih edilmiştir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımı ve sınırlılıkları incelenmiş ve İSMEK konulu çalışmalar hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde konunun kavramsal ve kuramsal çerçevesi dâhilinde doküman taraması yapılmıştır. Eğitim, öğretim, formal ve informal eğitim, örgün ve yaygın din eğitimi, din, dindarlık kavramları üzerinde durularak çalışmanın zemini oluşturulmaya çalışılmış ayrıca İSMEK hakkında bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde çalışmanın metodolojisi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde verilerin SPSS programına girilmesinden sonra yapılan analizlere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde ise yapılan analizler sonrasında çıkan sonuçlar üç başlık altında yorumlanarak değerlendirilmiştir. Sonuç bölümü ise çalışmanın analiz sonuçlarına dayanarak oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda, din eğitimi kaynaklarından aile ve Kur'an kursunun etkin bir role sahip olduğu tespit edilmiştir. İkinci olarak demografik değişkenler ve dindarlık düzeyi arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılaşma olmadığı görülmüştür. Üçüncü olarak ise katılımcıların dindarlık düzeyleri ve din eğitimi kaynakları arasındaki ilişkiyi tespit amaçlı analizler yapılmıştır. Bunlardan din eğitiminin en etkili düzeyde alındığı yer değişkeninin yanı sıra, DKAB dersinin zorunlu oluşu, devlet okullarında seçmeli din dersinin varlığı ve bu dersin içerik ve uygulama boyutları, okul öncesi dönemde MEB veya DİB'te din eğitimi verilmesi değişkenleri ile katılımcıların dindarlık düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca dindarlık düzeyi ile öznel dindarlık algısı ve ibadetler için gerekli bilgi düzeyi arasında doğru orantılı bir ilişki görülmüştür.