Body image

160 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Septorinoplasti talebiyle başvuran hastaların vücut algısı, yeti yitimi, depresyon ve sosyal fobi açısından değerlendirilmesi

Amaç: Estetik operasyonlar, özellikle fasyal estetik cerrahiler, son yıllarda popüler hale gelen uygulamalardır. Bu cerrahinin uygulanabilirliğine karar verilirken anatomik uygunlukla birlikte dikkat edilmesi gereken bir diğer parametre de psikiyatrik uygunluktur. Psikiyatrik uygunluğu tespit etmek adına daha geniş bir değerlendirme yapmak üzere biz bu çalışmada, septorinoplasti operasyonu başvurusunda bulunan kişilerde vücut algısı, yeti yitimi, depresyon ve sosyal fobi durumunun değerlendirilmesini amaçladık. Yöntem: Çalışmaya Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz polikliniğine 2019-2020 tarihleri arasında başvuran hastalar dahil edildi. Septorinoplasti operasyonu uygulanan 50 hasta vaka grubuna dahil edildi. Burunda şekil bozukluğu şikayeti dışında herhangi bir şikayeti olan ve estetik operasyon planlanmayan 50 hasta kontrol grubuna dahil edildi. Sosyodemografik veri formu, Beck Depresyon Ölçeği, Vücut Algısı Ölçeği, Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği ve Liebowitz Sosyal Fobi Belirtileri Ölçeği 'nden oluşan çalışma formu tüm gönüllüler tarafından dolduruldu. Bulgular: Uygulanan ölçekler değerlendirildiğinde vaka ve kontrol grubu arasında vücut algısı, yeti yitimi, depresyon ve sosyal fobi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamadı. Ölçek sonuçlarının yapılan korelasyon analizinde Beck Depresyon Ölçeği ile Vücut Algısı Ölçeği arasında negatif orta düzey korelasyon, Beck Depresyon Ölçeği ile Liebowitz Sosyal Fobi Belirtileri Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği ile Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği arasında pozitif orta düzey korelasyon, Vücut Algısı Ölçeği ile Kısa İşlevsellik Değerlendirme Ölçeği arasında negatif orta düzey korelasyon olduğu görüldü. Sonuç: Septorinoplasti talebiyle KBB polikliniğine başvuran hastalar kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, vücut algısı, yeti yitimi, depresyon ve sosyal fobi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı görüldü. Anahtar sözcükler: Septorinoplasti, Vücut dismorfik bozukluğu, Depresyon, Vücut algısı

Beden algısıCerrahi-plastikDepresyon+5
Beyza Gülmez
Hatay Mustafa Kemal University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde seçmeli beden eğitimi ve spor derslerinin bazı biyomotorik özellikler ile beden algısı ve sosyal iletişim becerisi üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; üniversitede eğitim gördükleri fakülte ve yüksekokullarında fiziksel aktivite düzeyleri düşük ve sporcu olmayan bölüm dışı seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini seçerek bu derslere katılan, kadın ve erkek öğrencilerin dönemlik derslerinin bazı biyomotorik özellikler, beden algısı ve sosyal iletişim becerileri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılı bahar döneminde ortak zorunlu dersler listesinde seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini alan, araştırma izinleri alınarak çalışmaya gönüllü olarak katılan 240 öğrenci (123 kadın, 117 erkek) oluşturdu. Araştırmada tarama, anket ve ön test-son testli deneysel yöntem kullanıldı. Üniversite öğrencilerinin kişisel özelliklerini belirlemek için, bilgi formu, Hovardaoğlu ve Özdemir (1990) tarafından Türkçeye uyarlanan Beden Algısı ölçeği ve Korkut (1996b) tarafından Türkçeye uyarlanan İletişim Becerilerini Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) ve biyometrik özellikleri belirleme formu kullanılmıştır. Araştırma öncesi öğrencilere kimlik bilgileri, beden algısı ve iletişim becerileri ölçekleri doldurtuldu. Dönem başında Biyomotorik özelliklerden ön test; (Boy, Ağırlık, Esneklik, Denge, Dikey Sıçrama, Sırt, Triceps, Biceps, Bel, Karın, Bacak) ölçümleri Spor Bilimleri Fakültesi laboratuvarında ölçüm protokollerine uygun olarak alındı. Dönem sonu 14. haftada aynı ölçümler araştırmacı tarafından son test olarak tekrarlandı Araştırmada elde edilen veriler SPSS programıyla test edildi. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için Kolmogorov-Smirnov normallik testi yapılmış olup parametrik testler ile analizler gerçekleştirilmiştir. Tek bir grup ve bu grup üzerinde yapılan iki ölçme söz konusu olduğundan ilişkili gruplar testi analiz sürecinde kullanılmıştır. Ayrıca çalışma verilerinin betimsel özelliklerini belirlemek için yüzde (%), aritmetik ortalama (¯x), standart sapma (ss) ve frekans (n) değerleri belirlenmiştir. Çalışma grubunun ön ve son test puanlarının normal dağılım göstermesinden dolayı ön test puanları ile son test puanları arasında anlamlı düzeyde bir farklılığın olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca gruplara göre puanların anlamlı düzeyde farklılaşma durumlarını belirlemek amacıyla t-testi ve One Way ANOVA analizi kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde anlamlılık düzeyi (p)0.05 olarak belirlenmiştir. Seçmeli Beden Eğitimi ve Spor derslerini alan üniversite öğrencilerinin beden algısı ve sosyal iletişim puanlarının ders öncesine göre arttığı, öğrencilerin biyometrik özelliklere ilişkin ön test son test puan ortalamaları incelendiğinde "ağırlık" ön test puan ortalamasının son test puan ortalamasından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. "Esneklik" ön test puanının, son test puanından ve "sıçrama" ön test puanının, son test puanından daha düşük olduğu görülmüştür. "Denge" ön test puanının, son test puanından; "sırt" ön test puanının, son test puanından; "triceps" ön test puanının, son test puanından "biceps" ön test puanının, son test puanından; "bel" ön test puanının, son test puanından; "karın" ön test puanının, son test puanından ve "bacak" ön test puanının, son test puanından daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin katıldığı seçmeli beden eğitimi ve spor dersleri öğrencilerin; bazı biyomotorik özellikler ile beden algısı ve sosyal iletişim becerisi üzerine olumlu etkilerinin olduğu söylenebilir. Seçmeli Beden eğitimi ve spor derslerinin bireylerin fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik olarak olumlu etkilerinin olduğunu düşünerek üniversitelerde zorunlu ders olarak eklenebilir. Anahtar kelimeler: Üniversite, Seçmeli Beden Eğitimi ve Spor, Biyomotorik özellik, Beden algısı, Sosyal iletişim becerisi

Beden algısıBeden eğitimi ve spor dersiBiyomotorik özellikler+4
Sinan Çelikbilek
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Feldenkrais Metodu ve farkındalığın oyuncunun performansına etkisi

Oyuncunun sanatını icra aracı bedenidir. Bu bağlamda, oyuncunun bedeni başta olmak üzere, tüm ifade araçlarını eğitmesi, geliştirmesi, güçlü ve çalışır durumda tutması gerekir. Bu nitelikler, performansının kalitesi açısından önem taşımaktadır. Oyuncunun hazırlığı, bireysel keşif süreciyle başlamalı, gelişim, değişim ve dönüşümle devam etmelidir. Oyuncu bu süreçte, malzemesi olan varlığıyla ilişkisini kuvvetlendirmelidir. Bu ilişki, oyuncunun kendisiyle derinden kuracağı bağlantıya ihtiyaç duyar. Bu açıdan oyuncunun farkındalığının geliştirilmesi önemli görülmektedir. Oyuncunun hazırlık ve performans sürecinde bu alanlarda öğrenmeye ve gelişmeye ihtiyacı vardır. Bu konuda oyuncuya yol gösterecek birçok yöntem ve çalışma disiplini bulunmaktadır. Bunlardan biri olan, Feldenkrais Metodu, belirtilen alanları bünyesinde barındıran bir metot olarak görülmektedir. Çalışmada, farkındalığın güçlendirilmesinde metodun önermesi olan, hareketten yola çıkılmasının etkilerine odaklanılmıştır. Feldenkrais Metodu'nun incelenmesi, farkındalık ve oyuncunun performansı üzerine kurulu bu çalışmanın, bu alanda oyunculuk çalışmalarına katkı sağlaması hedeflenmektedir. Anahtar Sözcükler: Oyuncu, Feldenkrais Metodu, Farkındalık, Beden, Performans

Beden diliBeden imajıEgzersiz+6
Nazan Yerli
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Appearance management behaviors as the consequences of the beauty standards enforced by advertising a study of Turkish and Lebanese female university students

Several studies have examined the effects of the "beauty myth" that the media- in general and advertising in specific- has established and enforced in the international audiences' minds. Although here in my thesis study I do not disregard those effects, I focus more on the consequences of those effects, which are called AMBs (appearance management behaviors). Young women undergo a lot of AMBs to reach the proclaimed beauty myth. Some of these behaviors are considered daily acts such as using make-up products every morning to school or to work, or occasional such as dressing up for a date or a wedding party, and/or attending the gym on certain days of the week. On the other hand, other behaviors can lead to drastic changes on one's appearance such as eating disorders and cosmetic surgeries. Via this thesis research, an attempt is directed to study the AMBs in two countries; Turkey and Lebanon. Specifically, the study will be examining four of the AMBs; the use of makeup products, exercise as a way of losing weight, adapting to disordered eating behaviors and the forth aspect is undergoing cosmetic surgeries. Participants are female university students' with the age range of 18-28 years. I try through a survey questionnaire to study the extent of young females (in Turkey and Lebanon) realization of the beauty concept, and whether it is influenced by the beauty standards that advertising has been enforcing. In other words, the researcher will be studying the beauty definition(s) of the Turkish young females and in the Lebanese young females and whether the definition they have in mind is limited to the one presented by advertising. Female body image and social comparison theory and other interrelated aspects are also to be investigated in this thesis work. That is to add more clarification and avoid ambiguity to the study. Keywords: AMB, Advertising enforcement, Body-image, Social comparison, Makeup, exercise, Eating disorders, Cosmetic surgeries.

Body imageAppearanceBeauty+7
Arzak Mohammed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Spor yapan ve yapmayan kadın üniversite öğrencilerinin beden imge hoşnutluğu ile iletişim becerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışma, kadın üniversite öğrencilerinin sporla uğraşma durumuna göre beden hoşnutluğu düzeyleri ve iletişim becerisi düzeylerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmaya Hitit Üniversitesinde 4 fakülte ve 1 yüksekokul olmak üzere 5 farklı alanda öğrenim görmekte olan tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilmiş 196'sı aktif olarak spor yapan 364'ü spor yapmayan toplam 560 kadın öğrencinin gönüllü olarak katılımı sağlanmıştır. Çalışmada ''Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Memnuniyet Ölçeği'' (BBMÖ) ve ''İletişim Becerisini Değerlendirme Ölçeği'' (İBDÖ) anketleri uygulanmıştır. Çalışmada İki farklı ölçek (BBMÖ) ve (İBDÖ) ile elde edilen ölçek puanları arasındaki ilişki parametrik olmayan Spearmans korelasyon katsayısı ile araştırıldı. Sosyodemografik özelliklere göre bağımsız iki grubun ölçek puanları karşılaştırmalarında parametrik olmayan Mann Whitney U testi kullanıldı. İkiden fazla bağımsız grubun ölçek puan karşılaştırmalarında Kruskal Wallis Varyans analizi (parametrik olmayan ANOVA) kullanıldı. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin İBDÖ ölçek puanları, sporla ilgilenme durumu ve spor türü değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Fakülte, ailede veya kendisinde kalıtsal bir hastalık olup olmadığı, gelir düzeyi, sporla ilgilenme düzeyi, spor yaşı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Öğrencilerin BBMÖ ölçek puanları ise sporla ilgilenme durumu, spor türü, sporla ilgilenme düzeyi ve spor yaşı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ailenin eğitim durumu, ailede veya kendisinde kalıtsal bir hastalık olup olmadığı ve gelir düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. İki ölçek puanları arasında ise istatistiksel olarak zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak beden bölgelerinden hoşnutluğun öğrencilerde iletişim becerilerini arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Beden Hoşnutluğu, İletişim Becerisi, Spor

Beden imajıBeden memnuniyetiKadınlar+3
Sibel Yıldırım
Hitit University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlarda online zumba egzersizlerinin vücut yağ oranları, yeme tutumları ve beden imajı üzerine etkisi

Covid­19 salgınının yayılım hızını kontrol altında tutmak için sosyal hayat kısıtlamaları artmıştır. Pandemi sürecinde internet tabanlı uygulamalarla yaşamın büyük bir bölümü sürdürülürken artan kısıtlamalar, toplumu fiziksel inaktiviteyle baş başa bırakmıştır. Covid­19 pandemisi döneminde kilo kontrolü sağlamak için diyetisyene başvuran sedanter kadınlara verilen 8 haftalık online zumba egzersizlerinin vücut yağ oranı, yeme tutumu ve beden imajı üzerine etkisini belirlemek bu çalışmanın amacıdır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel tasarım çalışmasıdır. Çalışma 2020 Aralık-2021 Mart tarihlerinde, 20-40 yaş aralığında Amasya ilindeki tıp merkezinin beslenme ve diyet polikliniğine başvuran 150 kişi ile yapılmıştır. Katılımcılar zumba egzersizi, yürüme egzersizi ve kontrol olmak üzere 50'şer kişilik üç gruba ayrılmıştır. Uygulama gruplarına 8 hafta boyunca zumba ve yürüme egzersiz programı uygulanmıştır. Çalışmada beden imajı için "Vücut algısı ölçeği" ve yeme tutumu için "Üç faktörlü beslenme anketi" uygulanmıştır. Vücut yağ oranları Biyoelektriksel İmpedans Analizi ile belirlenmiştir. Analizler SPSS 20.0 yazılımı ile %95 güven düzeyinde yapılmış ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Yürüme ve zumba gruplarında 8 hafta sonunda vücut analiz ölçümlerinde vücut yağ yüzdesi, gövde yağ yüzdesi ve bel kalça oranında ön ölçümlere oranla düşüş tespit edilmiştir. Yürüme ve zumba grubunda "duygusal yemek yeme" ve "açlığa duyarlılık" faktörleri çalışma sonunda anlamlı düzeyde düşüş göstermiştir. Yürüme grubunda, beden algısı düşük olanların %80'ni, zumba grubunda %90'nı çalışma sonunda vücut algısı yüksek grupta olduğu gözlenmiştir.

Beden imajıBeslenmeBeslenme durumu+7
Gülşah Akyılmaz
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Milli takım düzeyindeki halter sporcularının sosyal görünüş kaygıları ile beden algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; milli takım düzeyindeki halter sporcularının sosyal görünüş kaygıları ile beden algıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya Halter Milli takımlarında sporcu olan n= 58 erkek ve n= 46 kadın olmak üzere toplam 104 kişi katılmıştır. Uzun süre ağırlık antrenmanlarına yoğunlaşmış milli takım düzeyindeki halter sporcularının sosyal görünüş kaygıları ile vücut algıları arasındaki ilişkilerin boy ve vücut ağırlığını, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum ve yaş gruplarına göre karşılaştırması yapılmıştır. Araştırmada bireylerin sosyal görünüş kaygılarını ölçmek için Doğan (2010) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılan tek boyutlu 16 maddeden oluşan Sosyal Görünüş Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Bireylerin vücut algılarını ölçmek için ise Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalışmaları (1992) yılında Hovardaoğlu tarafından yapılan 40 maddeden oluşan Vücut Algısı ölçeği kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların değişkenlerine ait veriler betimsel analiz, normallik testleri için Kolmogorov-Smirnov testi, İndepented T testi ve ilişkiyi belirlemek için Pearson Korelasyon testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında cinsiyete, eğitim durumu, medeni duruma göre vücut algısı ve sosyal görünüş kaygısı toplam puan karşılaştırıldığında anlamlı fark görülmemektedir (p>0,05). Katılımcıların vücut algısı ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki görülmektedir (p=0,0001). Tabloya göre yaş gruplarına göre katılımcıların vücut algısı ve sosyal görünüş kaygısı toplam puan karşılaştırılmasında anlamlı fark bulunmamaktadır (p>0,05). Araştırma sonucunda, haltercilerin vücut algısı iyi seviyelerde sosyal görünüş kaygısı ise düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Katılımcıların vücut algısı ile sosyal görünüş kaygısı arasında negatif yönde yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Katılımcıların vücut algısı düzeyi arttıkça, sosyal görünüş kaygısının azaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar Kavramlar: Halter, Sosyal Görünüş, Vücut Algısı

Beden algısıHaltercilerSosyal görünüş kaygısı+2
Semih Murat Caner
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

13-15 yaş obez erkek çocukların 12 haftalık fiziksel aktivite sonrası beden imajı algısı ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma Ankara Büyükşehir Belediyesi aile yaşam ve gençlik merkezlerine üye 13-15 yaş aralığındaki obez çocuklara 12 haftalık egzersiz uygulanarak beden kitle endeksi, beden imajı algısı ve psikolojik iyi oluş düzeyleri üzerindeki etkilerini görmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kapsamında merkezlere üye 13-15 yaş aralığındaki 30 erkek çocuğun beden kitle endeksi puanları ölçülerek obez oldukları tespit edilmiş ve 12 haftalık aktivite öncesinde kendilerine Beden İmajı Algısı ve Psikolojik İyi Oluş ölçekleri uygulanmıştır. Egzersiz programı uygulandıktan sonra ilk uygulama tekrarlanmıştır. İstatistiksel yöntem olarak katılımcılardan elde edilen beden kitle endeksi, beden imajı algısı ve psikolojik iyi oluş değerlerinin normal dağılımlarını incelemek için Kolmogorov-Smirnov Z testi uygulanmıştır. Fiziksel aktivite öncesi ve sonrasındaki farklılığı incelemek için eşli örneklere T Testi (pairedsample t test) uygulanmıştır. Uygulanan fiziksel aktivitenin çocukların yaş faktörüne göre beden kitle endeksi, beden imajı algısı ve psikolojik iyi oluş değerleri üzerinde oluşturduğu farklılaşmayı incelemek için Oneway ANCOVA testi uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan istatistik analizler α=0,05 anlamlılık ve %95 güven düzeyinde uygulanmıştır. Uygulanan testler bilgisayar destekli veri analiz programı kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen test sonuçlarına göre katılımcı obez çocukların başlangıç seviyelerine göre kilo verdikleri ve beden kitle endeksi puanlarının düştüğü, beden imajı algısı seviyelerinin yükselerek kendi bedenlerinin farkına varma düzeylerinin yükseldiği ve hoşnutluklarının arttığı, psikolojik iyi oluş düzeylerinin artarak psikolojik güç ve kaynaklarının yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların yaş farklılıklarının beden kitle endeksi, beden imajı algısı ve psikolojik iyi düzeylerine etki etmediği ve gerçekleşen bu değişimin yaştan kaynaklanmadığı tespit edilmiştir.

Beden imajıErkek çocuklarFiziksel aktivite+3
Osman Kusan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fitness merkezlerinde spor yapan bireylerin beden imajlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışma, fitness merkezinde spor yapan bireylerin beden imajının çeşitli değişkenler açısından incelenerek farklılaşmaların tespit edilmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Çalışmada kullanılan sporcular aktif olarak fitness merkezlerinde spor yapan bireylerden gönüllük esasına dayalı olarak rastgele yöntemle seçilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin muhtelif yerlerinde yaşayan ve fitness merkezlerinde spor yapan bireyler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu rastgele yöntemle seçilen 208 kişi oluşturmaktadır. (63 kadın, 145 erkek). Araştırmanın verilerinin elde edilmesinde Berscheid, Walster ve Bohrnstedt'in beden imajı doyumunun ölçülmesinde kullanılan "Beden İmajı Anketi" (Body Image Questionnarie) temel alınarak Gökdoğan (Çok) (1988) tarafından Türkçeye uyarlanan anket ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Çalışmadaki verilerde, betimsel istatistik hesaplamaları yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş ve parametrik testler uygulanmıştır. İstatistiksel analizde, ölçümle belirtilen değişkenler ortalama, standart sapma (X/ss); sayımla belirtilen değişkenler yüzde olarak ifade edildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda ikili gruplar için İndependent sample t testi, çoklu gruplar için OneWay ANOVA, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleme için Spearmans' korelasyon analizi kullanıldı. Araştırma sonucunda, çalışmamıza katılan bireylerin ölçekten elde etmiş oldukları puan ortalamalarına bakıldığında hem kadınların hem de erkeklerin genel olarak beden bölgelerinden ve özelliklerinde oldukça hoşnut oldukları, cinsiyet değişkeni açısından Bedenin genel görünümü alt boyutunda erkekler lehine, yüz alt boyutunda kadınlar lehine anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Medeni durum değişkeni açısından bekar kadınların gövde özelliklerinden daha çok hoşnut oldukları, çalışma durumu açısından kamuda çalışan ve öğrenci olan erkek ve kadınların çalışmayanlara oranla beden genel görünümlerinden daha çok hoşnut oldukları, fiziksel aktivite yapma düzeyleri açısından erkek katılımcıların beden genel görünümü, gövde ve toplam puana göre amatör ve profesyonel olarak uğraşanların rekreatif amaçlı fiziksel aktivite yapanlardan daha olumlu beden imajına sahip oldukları, fiziksel aktivite yapma yılı açısından da 9 yıl ve üzeri süredir bu sporu yapan bireylerin 0-5 yıl arasında yapanlardan daha olumlu beden imajına sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

Beden algısıBeden imajıFitness+4
Mehmet Tonbul
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin vücut kitle endeksi algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmada farklı vücut kitle indekslerine (VKİ) sahip beden eğitimi öğretmenlerinin beden algılarını; yaş, boy, kilo, cinsiyet, hizmet süresi, sigara içme ve medeni hal değişkenlerinin birbirleriyle ilişkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan, 24-65 yaş aralığında farklı fiziksel özelliklere sahip 167 birey katılmıştır. Katılımcıların demografik bilgileri "Tanımlayıcı özellikler anketi" ile belirlendikten sonra beden algılarını belirlemek amacıyla beden algısı ölçeği uygulanmıştır. Deneklerin VKİ değerleri ile belirlenen özellikler arasındaki ilişkileri araştırmak için çok boyutlu ölçekleme analiz (ÇBÖA) tekniği, istatistiksel analiz için SPSS 20.0 programı kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre belirlenen özelliklere ilişkin giriş istatistikleri ÇBÖA uyumunu değerlendirmek için iki uyum kriteri olan stres katsayısı (0,162) ve açıklanabilir varyasyon düzeyi (R2= %78,6) dikkate alınmıştır. VKİ ile yaş, cinsiyet, medeni durum ve sigara içme durumunun birbirine yakın ve aynı grupta yer aldığı gözlendi. Bu da VKİ değerlerinin bireylerin yaş, cinsiyet, medeni durum ve sigara içme durumları ile ilişkili olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle VKİ değerlerinin yaş, cinsiyet, medeni durum ve sigara kullanımından anlamlı olarak etkilendiği belirlenmiştir. Beden algı ölçeğindeki değerlerden kilo, uyku düzeni, idrar ve sindirim sisteminin bir grupta, ses, kas kuvveti, sağlık ve hastalık direncinin ayrı bir grupta, yüz, saç, bel, fiziksel güç, sırt, vücut yapısı ve enerji düzeyinin ayrı bir grupta ve vücuttaki kıl dağılımı, diş şekli, duyularım, ayak, göğüs, el, göz şekli, cinsel organ, cinsel faaliyet, çene, cinsel güç, ağrı eşiği ve yüz şeklinin de ayrı bir grupta yer aldığı anlamlı pozitif ilişkiler bulunmaktadır. Bu nedenle, bir özellikte yapılan değişikliğin diğer özellikleri de etkileyeceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Algı, Beden Algı Ölçeği, Beden Eğitimi ve Spor, Beden Eğitimi Öğretmeni, Vücut Kitle İndeksi.

Beden algısıBeden eğitimiVücut kitle indeksi+2
Ali Emre Akdemir
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diz üstü amputelerde vücut imajı algısının ve proteze uyumun kognitif performansa etkisi

Çalışmamızda amaç; diz üstü amputelerde vücut imajı algısının ve proteze olan uyumun, kognitif performansı nasıl etkilediğini incelemek, olası farklılıklara sebep olabilecek faktörleri ortaya koymaktı. Çalışmamıza Aralık 2016-Mart 2017 tarihleri arasında Bezmialem Vakıf Üniversitesi'nde takip edilen, yaş ortalaması 37,03±9,94 yıl ve amputasyon nedeni travma olan 30 erkek, 10 kadın toplamda 40 diz üstü ampute dahil edildi. Olguların sosyodemografik, amputasyona özgü ve protez kullanımına ilişkin bilgileri literatürdeki değerlendirmelerden yola çıkarak hazırlanan Genel Ampute Değerlendirme Anketi ile kaydedildi. Olguların vücut imajı algısı ve proteze olan uyumu ABIS (Ampute Vücut İmajı Ölçeği) ve TAPES (Trinity Amputasyon ve Protez Deneyim Ölçeği) ile değerlendirildi. Yaşam kalitesinin değerlendirilmesi NSP (Nottingham Sağlık Profili) ile yapıldı. MoCA (Montreal Bilişsel Değerlendirme Ölçeği) olguların bilişsel yeteneğini değerlendirmek amacıyla kullanıldı. Nöropsikolojik alt testler ambulasyon sırasında olgulara çift görev verme yöntemi ile uygulandı. İstatistiksel analiz için Windows tabanlı SPSS21 (Statistical Package for the Social Sciences) analiz programı kullanıldı, anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alındı. Olguların amputasyon cerrahisini takiben geçen süre ortalama 12,68±9,41 yıl idi. Çalışmaya dahil edilen bireylerin ortalama 10,6±8,38 yıldır diz üstü protez kullandıkları görüldü. Olguların %45'inin düzenli spor alışkanlıkları olduğu, %55'inin spor veya fiziksel aktivitelere katılmadığı bulundu. Olgular kullanılan protezin türüne göre incelendiğinde %50'sinin mikroişlemcili, %50'sinin ise hidrolik diz üstü protez kullandığı görüldü. ABIS ve TAPES I. kısım alt parametreleri ile kognitif performans arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). ABIS ile TAPES I. kısım alt parametreleri arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,05). Vücut imajından duyulan memnuniyet ve proteze pozitif uyumun, yaşam kalitesini arttırdığı görüldü. Çalışmaya dahil edilen bireyler kullanılan protezin türüne göre 2 gruba ayrıldığında mikroişlemcili diz üstü protez kullananlar lehine ABIS, TAPES I. kısım, NSP ve kognitif performans değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,05). Aynı değerlendirmeler bireylerin düzenli spor alışkanlıklarına göre incelendiğinde kognitif performans açısından düzenli spor yapanlarla yapmayanlar arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Çalışmamızdan elde edilen sonuçlar amputelerde vücut imajı algısının ve proteze uyumun, kognitif performansı etkileyebileceğini göstermektedir. Vücut imajı algısının düzenlenmesi ve psikososyal uyumun ampute rehabilitasyon programlarına ilave edilmesiyle, amputenin edinilen özüre uyum sağlama, protezini başarılı bir şekilde kullanma ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın devamı için gerekli olan dikkat, bellek, oryantasyon gibi bilişsel fonksiyonlardaki performansını arttırabileceği görüşündeyiz.

AmpütasyonBacakBeden imajı+4
Şüheda Gözaydınoğlu
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortopedik ve görme engelli bireylerin özgüven düzeylerinin beden algıları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortopedik ve görme engelli bireylerin cinsel özgüvenlerinin beden algıları ve demografik özelliklere göre incelemektir. Araştırmanın örneklemi farklı illerde yaşayan, google form ve mail yoluyla katılan 52 ortopedik ve 44 görme engelli toplam 96 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada kişisel bilgi formu, Çelik tarafından (2015) geliştirilen Cinsel Özgüven Ölçeği ve Secord ve Jourard tarafından (1953) geliştirilen ve Hovardaoğlu (1989) tarafından geçerlik çalışması tamamlanan Beden Algısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik yöntemlerden t testi ve değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile regresyon analizi yöntemleri kullanılmıştır. Parametrik olmayan yöntemlerden ise; Mann Whitney U ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri kullanılmıştır. Tüm veriler 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırma bulgularına göre beden algısı iki engel grubunda cinsel özgüvenini anlamlı düzeyde yordamaktadır. Görme engellilerin cinsel özgüven puanlarının ortopedik engellilerden daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bu farkın da cinsel özgüven ölçeğinin kendini açığa vurma ve cinsel farkındalık alt boyutlarında görme engelliler lehine olduğu ortaya çıkmıştır. Görme engelli erkeklerin beden algıları görme engelli kadınlardan daha yüksek çıkmıştır.

Beden imajıBedensel özürlülerCinsellik+5
Hülya Üstekidağ Ayna
Çukurova University
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi idari çalışanlarında beden kompozisyonu, beden algısı, yeme ve tartılma alışkanlıkları

Amaç: Obezite prevalansında dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hızlı artış vardır. Obezitenin davranışsal paradigmalarıyla ilgilenen çalışma sayısı ise yeterli değildir. Bu çalışmada Üniversitemizdeki idari çalışanlarda beden algısı, yeme-tartılma alışkanlıklarıyla beden kütle indeksi arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Veriler, sosyodemografik bilgi formu, Stunkard Beden Algısı Ölçeği, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi ve araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan, obeziteyle ilişkili davranışları değerlendirme formu kullanılarak toplanmıştır. Boy, beden ağırlığı, bel ve kalça çevresi ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya 513 kadın ve 335 (%39,5) erkek alındı. Obezite prevalansı kadınlarda %15,8, erkeklerde %19,7'ydi. Beden algısından memnuniyet oranı erkeklerde daha yüksekti (p=0,000). Kadınların %78,0'ı kilosundan memnun olmayıp kilo vermek istemekteydi. Beden memnuniyeti olanların oranı BKİ arttıkça düşme eğilimindeydi (p=0,000). Toplam 490'ının (%57,8) kilo verme girişiminde bulunduğu belirlendi. Erkeklerde hızlı yediğini bildirenlerin oranı (%43,9) kadınlardan (%31,0) yüksekti (p=0,001). Zayıftan obez gruba doğru hızlı yiyenlerin oranlarında artış olduğu saptandı (p=0,000). Katılımcıların üzüntü-stres durumunda %45,2'sinin iştahlarının kapandığı ve üzüntü-stres durumunda yemenin, obez grupta daha yüksek olduğu görüldü (p=0,0001). Toplamda % 65,7'nin düzenli tartılma alışkanlığı yoktu; düzenli ve düzensiz tartılanlar arasında normal ve kilolu oranları benzerken, zayıf ve obez grupta düzensiz tartılma daha yüksekti (p=0,041). Ölçülen ve ifade edilen BKİ değerleri benzer olup aralarında anlamlı fark bulunmadı (p=0,614). BKİ grupları arasında kahvaltı atlama, akşam atıştırmaları, öğünleri yeme yeri, kimlerle yediği, mutfak-oturma alanın birlikteliği ve fiziksel aktivite açısından bir fark belirlenmedi. Sonuç: Üniversitemiz idari çalışanlarında obezite prevalansı toplumdan daha düşüktür. Çalışmamızın sonucunda obezitede beslenme ve tartılmaya yönelik bir takım davranışsal faktörlerin etkisi olabileceği, bu nedenle korunmada ve yönetilmesinde bu etkenlerin yol gösterici olabileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Obezite, idari çalışan, beden algısı, yeme ve tartılma alışkanlıkları

Beden imajıBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+7
Nimet Gök
Çukurova University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite ampütasyonu olan hastaların beden imajı ve yaşam kaliteleri ile yaşadıkları sorunların incelenmesi

Amaç: Bu araştırma alt ekstremite ampütasyonu olan hastaların beden imajı ve yaşam kaliteleri ile yaşadıkları sorunları belirlemek için planlandı. Gereç ve yöntem: Bu çalışma, eş zamanlı, nicel ağırlıklı ve karma bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini-alanını, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji ile Kalp Damar Cerrahisi Polikliniklerine başvuran ve son 3 yılda alt ekstremite ampütasyonu yapılan hastalar oluşturdu. Nicel veriler anket yoluyla 30 hastadan, nitel veriler görüşme formu ile 20 hastadan toplandı. Araştırmanın nicel verileri SPSS paket programıyla, nitel veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edildi. Bulgular: Alt ekstremite ampütasyonu olan 30 hastanın yaş ortalaması 47,23±16,08'dür. Hastaların %80'i erkek, %70'inin kronik bir hastalığı var, %56,7'sinin ilk şikayeti bacakta iyileşmeyen yara, %63,3'ü diz veya diz üstünden ampüte ve %53,3'ü protez kullanıyordu. Hastaların SF-36 YKÖ alt boyutları puan ortalamaları; fiziksel fonksiyon 30,11±20,0; sosyal fonksiyon 36,66±27,45; fiziksel rol 18,33±30,03; emosyonel rol 37,77±22,71; mental sağlık 48,0±22,89; enerji 36,50±20,64; ağrı 48,13±28,33 ve genel sağlık 43,96±28,59 bulundu. AVİS toplam puan ortalaması 60,1±19,62'dir. Ampütasyon olan hastaların yaşadıkları sorunların üç ana kategorisi ampütasyonu yapılacağını öğrendikten sonraki tepkiler, ampütasyon sonrası erken dönemde yaşanan sorunlar ve taburculuk sonrası sorunlar olarak belirlendi. Sonuçlar: Ampüte olan hastaların yaşam kaliteleri orta seviyenin altındadır. Vücut imajı algısındaki bozulma ortalamanın üzerindedir. Ampütasyon sonrası en çok yaşanan sorunun mobilizasyonla ilgili olduğu belirtildi.

Alt ekstremiteAmpütasyonBeden imajı+2
Zühriye Kar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı enstrüman çalan müzisyenlerde vücut farkındalığı ve üst ekstremite fonksiyonlarının incelenmesi

ÖZEL, Y. Farklı Enstrüman Çalan Müzisyenlerde Vücut Farkındalığı ve Üst Ekstremite Fonksiyonlarının İncelenmesi. Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep, 2018. Çalışmamız farklı enstrüman çalan müzisyenlerde vücut farkındalığı ve üst ükstremite fonksiyonlarının incelenmesi amacıyla yapıldı. Çalışmaya, 16-39 yaş arasında en az 3 yıldır enstrüman çalan, 34 üflemeli, 93 telli ve 59 yaylı olmak üzere toplam 186 birey dahil edildi. Üst ekstremite fonksiyonları olarak el becerisi ve el kavrama kuvveti değerlendirildi. El becerisinin değerlendirilmesinde dokuz delikli peg testi (9DPT), el kavrama kuvvetinin (EKK) değerlendirilmesinde ise jamar dinamometresi kullanıldı. Tüm bireylere vücut farkındalığı ve Quick- dash anketi yapıldı. Enstrüman tipine göre üst ekstremite fonksiyonları ve vücut farkındalıkları karşılaştırıldı. Vücut farkındalığı açısından bireylere bakıldığında, en yüksek vücut farkındalığının yaylı enstrüman kullananlarda olduğu görüldü (p<0.05). El becerisi, kavrama kuvveti ve Quick- dash değerleri yönünden enstrüman gruplarının benzer olduğu gözlendi (p>0.05). Cinsiyete göre bireyler karşılaştırıldığında, kadınların vücut kütle indeksi (VKİ), 9DP-sağ, 9DP-sol EKK-sol ve EKK-sağ değerlerinin erkeklere göre daha düşük olduğu belirlendi (p<0.05) . Bireylerde yaş ile ilişkili olabileceği düşünülen parametrelere bakıldığında, yaş arttıkça kavrama kuvveti ve vücut farkındalığının arttığı (p<0.05) gözlendi. Profesyonel enstrüman kullanmanın üst ekstremite fonksiyonları ve vücut farkındalığı üzerine pozitif etkileri olduğu görülen çalışmamızda, kullanılan ekipman ve ölçeklerin klinik değerlendirme açısından bir referans olabileceği düşünüldü. Konuyla ilgili yeni değerlendirme parametrelerin geliştirilmesinin uygun olacağı, bu durumun enstrüman çalan bireylerde ileride oluşabilecek yaralanmaların önlenmesi açısından önemli olacağı görüşündeyiz.

Beden imajıElFarkındalık+5
Yalçın Özel
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beyin ameliyatlarında saçı kesilen hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası beden imajı ve benlik saygısı

DİLMEN A. (2018). Beyin Ameliyatlarında Saçı Kesilen Hastaların Ameliyat Öncesi ve Ameliyat Sonrası Beden İmajı ve Benlik Saygısı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik ABD. Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep. Bu araştırma; Gaziantep ili Araştırma ve Uygulama Hastanesi Nöroşirurji Kliniğinde beyin ameliyatlarında saçı kesilen hastaların ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası beden imajı ve benlik saygısını belirlemek amacıyla tanımlayıcı türde bir çalışma olarak planlanmıştır. Araştırma örneklemini, 1 Aralık 2015-31 Mart 2016 tarihinde Nöroşirurji Kliniği'ne beyin ameliyatı nedeniyle başvuran, araştırmaya katılmayı kabul eden, iletişim problemi olmayan ve ameliyat öncesi saç kesimi planlanan 65 hasta oluşturmuştur.Veri toplama aracı olarak, literatür doğrultusunda araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu, Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği ve Sosyal Görünüş Kaygı ölçeği kullanılmıştır. Anket formunun 8.soruya kadar olan ilk bölümü ameliyattan önce, ikinci bölümü ameliyattan 1 hafta sonra hasta ile yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır. Araştırma grubunun %56,9'unu erkekler oluşturmakta olup %73,8'i 35 yaş ve üzeri, %86,2'si çocuk sahibi, %67,7'si evli, %53,8'i ilkokul mezunu, %64,2'sinin çalıştığı ve %95,6'sının sosyal güvenceye sahip olduğu belirlenmiştir. Hastaların %97'si malign tümör tanısı almıştır. Ameliyat sonrası saçları kısmen kesilen ve eğitim düzeyi yüksek olan hastaların benlik saygılarının daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0.05). Anahtar kelimeler: Hemşirelik, beyin ameliyatı, beden imajı, benlik saygısı.

Beden imajıBenlik saygısıBeyin+5
Ayşe Dilmen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Obez kadınlarda cinsel yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırmada obez kadınların cinsel yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı karşılaştırmalı bir araştırmadır. Araştırmada 1 Devlet hastanesi, 1 Özel hastanenin obezite polikliniğine-obezite cerrahisi birimine, 1 beslenme ve diyet merkezine ve 2 Aile Sağlığı Merkezine (ASM) başvuran 18-45 yaş arası fazla kilolu toplam 90 evli kadın araştırmanın obez kadın grubunu oluşturdu. Obez olmayan grup, ASM'lerinden ulaşılan 18-45 yaş arası evli normal kilolu kadınlardan oluştu (n=90). Veriler "Tanıtıcı Özellikler Formu" ve "Cinsel Yaşam Kalitesi Ölçeği-Kadın (CYKÖ)" ve "Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Ölçeği (BBHOÖ)" ile toplandı ve kadınların vücut ölçümleri yapıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan obez kadınların CYKÖ puan ortalaması 90,01±14,42 (24,44-100,00), BBHOÖ puan ortalaması 98,78±12,30 (65,00-122,00); obez olmayan kadınların CYKÖ puan ortalaması 93,09±12,44 (22,22-100,00) BBHOÖ puan ortalaması ise 115,15±9,26 (81,00-125,00) bulundu. Kadınların tanıtıcı özellikleri ile CYKÖ puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmadı (p>0,05). Sonuçlar: Araştırma sonucunda, kadınların obez olmalarının cinsel yaşam kalitelerini olumsuz etkilemediğini söylemek mümkündür. Anahtar Sözcükler: Obesite, Kadın, Cinsellik, Yaşam Kalite, Beden İmajı

Beden imajıCinsel yaşamKadınlar+2
Şükran Sarısoy
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı fakültelerdeki üniversite öğrencilerinde ortoreksiya nervoza görülme sıklığı ile yeme tutum davranışları ve beden algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Beslenme fetal dönemden geriatrik döneme olan her aşamada oldukça önemli bir yere sahiptir. Hayatın bazı döneminde bireyin yaşadığı değişiklikler beslenme üzerinde de etkiler yaratabilir. Bu yaratılan etki kimi zaman yemek bozukluğu olarak kendini göstermektedir. Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde ortoreksiya nervoza görülme sıklığı ile yeme tutum davranışları ve beden algısı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma tanımlayıcı, kesitsel bir çalışma olup Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde herhangi bir fakültenin 3. Sınıfında eğitim gören çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden 250 (K:165, E:85) birey üzerinde yapılmıştır. Katılımcıların bazı demografik özellikleri ve antropometrik ölçüm değerleri sorgulanmış ve bunula birlikte 'Yeme Tutum Testi', 'ORTO-15 Testi' ve 'Çok Yönlü Beden/Benlik ve Öz İlişki Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmaya dahil olan bireylerin yaş ortalaması 21,8±1,7 (K: 21,7±1,8, E: 22,1±1,5) yıldır. Katılımcıların eğitim gördüğü fakülteler ise Fizik tedavi ve rehabilitasyon (%18,8), Hemşirelik (%18,8), Eğitim Bilimleri (%18,4), Beslenme ve Diyetetik (%17,6), Hukuk Fakültesi (%16,4) ve Görsel İletişim ve Tasarım (%10,0)'dır. Kadınların boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve BKİ değeri ortalaması sırasıyla 165,9±5,6 cm, 60,7±10,7 kg ve 22,0±3,4 kg/m2 iken erkeklerin 178,2±7,4 cm, 78,2±11,5 kg ve 24,6±3,0 kg/m2'dir. Bu değerin tümü kadınlarda erkeklere göre daha düşüktür (p<0,05). Kadın ve erkek bireylerin YTT-40 testinden aldıkları puanlar sırasıyla; 21,8±13,7 ve 20,6±14,7'dir (p>0,05). 25 ve yaş üstü bireylerin bu testten aldıkları puan diğer yaş gruplarına göre daha yüksektir (p=0,000, p<0,05). YTT-40 testinden 30 puan altında alan evli bireylerin oranı 30 puan ve üzeri alan evli bireylerin oranına göre daha düşüktür (p=0,001, p<0,05). ORTO-15 testinden kadın ve erkek bireylerin aldıkları puan ise sırasıyla 37,8±3,9 ve 36,8±3,2'dir (p>0,05). Bekar bireylerin çok yönlü beden ölçeğinden aldıkları madde puan 2,5±0,3 evli bireylerin ise 2,2±0,4'dir (p=0,004, p<0,05). Bireylerin BKİ sınıflaması ve YTT-40, ORTO-15 ve Çok Yönlü Beden/Benlik ve Öz İlişki Ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır (p>0,05). YTT-40 testinden alınan toplam puan ile ORTO-15 testinden ve ÇYBÖİÖ'den alınan toplam puan arasında negatif, yaş ile pozitif kolerasyon bulunmaktadır (p<0,05). Üç testinde BKİ değeriyle ile arasında herhangi bir kolerasyon bulunmamaktadır. Bu veriler doğrultusunda bireylerin yeme bozukluğu görülme durumu ve beden algısı bireylerin bazı özellikleriyle ilişki içerisindedir. Yeme bozukluğu oldukça önemli bir problemdir. Yeme bozukluğu problemi için etkin politikalar oluşturulmalı, yürütülmeli ve izlenmelidir.

Beden algısıBeslenme bozukluklarıOrtoreksiya nervoza+3
Abdurrahim Zarifoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Obez kadınlarda dansterapinin yaşam kalitesi, yorgunluk, beden algısı ve depresyona etkisi

Obezite kilo artışı ile kendini gösteren, beraberinde birçok sistemik hastalığı getiren, insan sağlığını etkileyen bir sağlık problemidir. Bu çalışma, obez kadınlarda dansterapinin yaşam kalitesi, yorgunluk, beden algısı ve depresyona etkisinin araştırılması amacıyla planlandı. Çalışmamıza 39 gönüllü obez kadın (yaş ortalaması 38,15±14,14) katıldı. Çalışmaya katılan bireyler egzersiz grubu, kontrol grubu olmak üzere basit randomize yöntem ile ikiye ayrıldı. Egzersiz grubuna (19 kişi) 8 haftalık süre ile haftada 3 gün olacak şekilde dansterapi egzersizleri uygulandı. Kontrol grubuna(20 kişi) ise herhangi bir egzersiz programı uygulanmadı. Katılımcılar tedavi öncesi ve sonrasında yorgunluk için Yorgunluk Şiddet Ölçeği, yaşam kalitesi için Short Form 36 (SF-36), yaşam kalitesi için Obezlere Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği, depresyon için Beck Depresyon Ölçeği, vücut algısı için Beden İmajı Ölçeği ile değerlendirildi. Egzersiz grubunda tedavi öncesi ve sonrası değerlendirmelerde yaşam kalitesi SF-36'nın bazı parametreleri hariç anlamlı iyileşme saptandı (p<0,05). Gruplar arası değerlendirmelere bakıldığında ise vücut kompozisyon ve yorgunluk değerlendirmesi sonucunda egzersiz grubu lehine iyileşmeler oldu. Bu çalışma obez kadınlarda dansterapinin, yaşam kalitesini artırdığını, yorgunluğu azalttığını, depresyon seviyesini düşürdüğünü, beden algısını yükselttiğini ortaya koydu. Bu durum obezite rehabilitasyonunda dans terapinin etkin ve tedavi edici bir komponent olabileceğini, aerobik egzersiz olarak kullanılabileceğini göstermiştir.

Beden algısıDansDans tedavisi+5
Tuğba Işık
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerde beden algısı ve cinsel yaşam arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Gebelik süreci, birçok kadın için doğal kriz niteliğinde olan fizyolojik, anatomik, biyokimyasal, psikolojik ve duygusal değişimlere neden olmaktadır. Bu değişiklikler kadının gebelik öncesi beden imajı ile gebelik sonrasındaki beden imajı algısını etkilemektedir. Değişen beden imajı algısı ile birlikte eşler arasındaki uyum ve cinsel hayat da değişmektedir. Bu çalışma, gebelerde beden algısı ve cinsel yaşam arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Non Stress Test Birimi'nde 259 gebe ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, "Tanıtıcı Bilgi Formu", "Cinsel İlişki Esnasında Bedeni Algılama Anketi", "Kadın Cinsel Fonksiyon İndeksi" ve "Beden İmajı Ölçeği" ile toplanmıştır. Veriler "Statistical Package for Social Sciences" (SPSS) for Windows 23.0 istatistik paket programında uygun analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızda kadınların, kadın cinsel fonksiyon düzeylerinde gebelik öncesi döneme göre trimesterler arasında anlamlı fark olduğu ve gebelik öncesi dönemde kadınların %53'ünün, I trimesterde %22,1'inin, II trimesterde %18,5'inin, III trimesterde ise %16,1'inin cinsel fonksiyonunun iyi olduğu ve gebelik ayları ilerledikçe Kadın Cinsel Fonksiyon İndeksi puan ortalamasının ve cinsel fonksiyon iyilik halinin anlamlı olarak azaldığı görülmüştür. Araştırma sonucunda katılımcıların, gebelik ayları ilerledikçe cinsel fonksiyonlarında azalma olduğu, beden algılarına ilişkin doyum düzeylerinin azaldığı ve cinsel ilişki esnasında bilinçli odaklanma ve kaçınmanın arttığı görülmüştür. Bu bağlamda gebelere değişen beden algıları ve cinsel yaşamları ile ilgili sağlık profesyonellerinin gerekli bilgiyi vermesi yaşanılabilecek sorunlara çözüm olabilir. Çiftlere gebelik takipleri sürecinde gebelikte fizyolojik ve psikolojik değişiklikler konusunda bilgilendirme ve eğitim yapılması beden imajlarını olumlu algılamalarına katkı sağlayarak cinsel yaşamlarını da olumlu etkileyecektir. Anahtar Sözcükler: Beden algısı, beden imajı, cinsellik, cinsel fonksiyon, gebelik

Beden algısıBeden imajıGebelik
Güneş Arslan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gebe kadınların gebelik algıları ve sağlık gereksinimlerinin belirlenmesi

Bu araştırma, gebe kadınların gebelik algıları ve sağlık gereksinimlerinin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma Aksaray Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 10 Kasım 2020-01 Şubat 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. İki aşamada gerçekleştirilen araştırmanın ilk aşaması metodolojik kısmını oluşturmaktadır. Çin popülasyonunda geliştirilen "Maternal Health Needs Scale''in Türk toplumunda geçerlik ve güvenirliği 230 gebe ile gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı kısmını oluşturan ikinci aşama ise 01 Ağustos 2021-01 Şubat 2022 tarihleri arasında 372 gebe ile yürütülmüştür. Tanımlayıcı aşamanın evrenini, ilgili hastaneye başvuran 3000 gebe oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğü evreni bilinen yaklaşım üzerinden hesaplanmıştır. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu 2", "Maternal Sağlık Gereksinimleri Ölçeği " ve "Gebelerin Kendini Algılama Ölçeği " ile toplanmıştır. Toplanan veriler, IBM SPSS Statistics 25.0 ve AMOS 25 programları ile analiz edilmiştir. Türkiye için uyarlanan Maternal Sağlık Gereksinimleri Ölçeği geçerli ve güvenilir bulunmuştur. Maternal Sağlık Gereksinimleri Ölçeği toplam puan ortalaması 94,48±7,59, Gebelikte Kendini Algılama Ölçeği-Annelik Algısı alt boyutu puan ortalaması 24,06±2,78 ve Beden Algısı alt boyut puan ortalaması 11,77±2,56 bulunmuştur. Maternal sağlık gereksinimleri ölçeği toplam puanı ile eğitim düzeyi, çalışma durumu, gelir düzeyi, gebelik sayısı ve gebeliği isteme durumu değişkenleri arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,05). Gebelikte Kendini Algılama Ölçeği-Annelik Algısı alt boyutu puan ortalaması ile gebeliği isteme durumu ve sağlık sorunu yaşama durumu değişkenleri arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Gebelerin Beden Algısı alt boyutu puan ortalamaları ile yaş, eğitim durumu, çalışma durumu, gebelik trimesteri, gebelik sayısı, gebeliği isteme ve sağlık sorunu yaşama durumu değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Araştırma sonucunda, gebelerin maternal sağlık gereksinimlerinin yüksek, annelik algılarının olumlu, beden algılarının hafif düzeyde olumsuz olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Gebelik, sağlık gereksinimleri, annelik algısı, beden algısı, geçerlik, güvenirli

AlgıAnnelerAnnelik+5
Gizem Anaç
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerin beden imajı kaygıları ile özgüven düzeylerinin prenatal bağlanma üzerine etkisi

Beden imajı, bireylerin gelişim dönemleri boyunca değişen ve gelişen, kişinin kendi bedeni ile ilgili öznel algılamayı içermektedir. Gebelik fizyolojik, psikolojik ve emosyonel değişimlerin yaşandığı bir dönemdir. Değişen beden imajı algısı bazı endişelere sebep olabilmektedir. Bu endişelerde anne bebek bağlanmasını ve annenin özgüvenini etkileyebilir. Bu çalışma gebelerde beden imajı kaygıları ile özgüven düzeylerinin prenatal bağlanma üzerine etkisini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma Nevşehir Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Gebe Polikliniğinde 250 gebe ile gerçekleştirilmiştir. Veriler 'Tanıtıcı Bilgi Formu', 'Gebelikte Beden İmajı Endişeleri Ölçeği', Prenatal Bağlanma Ölçeği' ve 'Kadın Özgüven Ölçeği' ile toplanmıştır. Veriler 'Statistical Package for Social Sciences' (SPSS) for Windows 22.0 istatistik paket programında uygun analiz yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada kadınların, gebelikte beden imajı endişelerinin gebelik ayları arttıkça arttığı ve trimesterler arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Ölçek alt boyutları değerlendirildiğinde; kaçınma-sosyal endişe, kilo alımına yönelik ve fiziksel görünüme yönelik endişeler alt boyutlarında trimesterlere göre anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan katılımcılar prenatal bağlanma ölçek puanlarına ilişkin bulgular açısından değerlendirildiğinde trimesterlere göre toplam puan ve alt boyutlarda gebeler arasında farklılık olmadığı görülmüştür. Katılımcılar özgüven ölçek puanlarına göre değerlendirildiğinde sosyal ilişkiler, görünüş ve memnuniyet alt boyutlarında trimesterlere göre anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda gebelerin gebelik ayları ilerledikçe beden imajı endişelerinin arttığı, bu endişe arttıkça prenatal bağlanma ve özgüven düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Bu bağlamda sağlık profesyonellerinin gebelikte değişen fizyolojik ve psikolojik değişiklikler hakkında eğitimler vermesi, gebelerin beden imajını daha iyi algılamalarına ve bu durumun da prenatal bağlanma ve özgüven düzeylerine olumlu katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: gebelik, beden imajı, özgüven, bağlanma, prenatal

AnksiyeteBeden imajıGebelik+2
Sevim Beyza Yamurluklu
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite amputelerinde temel beden farkındalığı egzersizlerinin fantom ağrısı ve vücut imajına etkilerinin araştırılması

Bu çalışma, temel beden farkındalığı egzersizlerinin alt ekstremite amputelerinde fantom ağrısı ve vücut imajına etkilerinin araştırılması amacıyla yapıldı. Çalışmaya 40 kişi (9 kadın, 31 erkek) katıldı. Randomizasyon yöntemi ile 2 gruba ayrıldı. Birinci gruba fantom egzersizleri verilirken ikinci gruba ise fantom egzersizlerine ek Temel Beden Farkındalığı Egzersizleri (TBFE) uygulandı. Katılımcıların cinsiyet, yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ), ortalama günlük uyku saati, günlük aktivite düzeyi, düzenli spor yapımı, protez kullanım zamanı, protez kullanım süresi ve amputasyon seviyesi kaydedildi. Vücut imajı "Ampute Vücut İmajı Ölçeği" (AVİS) ile, fantom ağrısı "Vizüel Analog Skalası" (VAS) ile, uyku kalitesi "Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi" (PUKİ) ile değerlendirildi. Çalışmamıza katılan tüm bireylerin yaşları ortalaması 38.68±9.27 yıl, boy ortalaması 170.45±7.37 cm, kilo ortalaması 80.43±10.12 kg, beden kitle indeksi (BKI) ortalamaları 27.65±2.90 kg/m2 olarak bulundu. Grupların yaş, boy, kilo ve BKI ortalamalarının benzer olduğu görüldü (p>0.05). Gruplar arasında günlük aktivite düzeyi, ortalama günlük uyku saati, uyku kalitesi skorları, ampute vücut imaj ölçeği skorları açısından tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlerde fark görülmedi (p>0.05). Ampute bireylerde sık karşılaşılan fantom ağrısı ve vücut imaj algısı problemlerine, fantom egzersizleri ve TBFE uygulanmalarının iyileşmeler sağlayacağına inanıyoruz.

Alt ekstremiteAmpütasyonAğrı+3
Büşra Durmuş
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanan yetişkin bireylerin beden kütle indeksi, uyku kalitesi ve sağlıklı yeme davranışı yönünden değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı yetişkin bireylerin beslenme bilgileri, sosyal medya paylaşımları, beden kütle indeksi (BKI), uyku kalitesi, vücut algısı ve sağlıklı yeme davranışı yönünden araştırılmasıdır. Çalışma, Ekim 2022- Şubat 2023 tarihlerinde Gaziantep il sınırları içerisinde yer alan Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerindeki 6 mahallede (İbrahim, Emek, Karataş, Akkent, Perilikaya, Yeditepe) yaşayan 18-65 yaş aralığındaki %52,5'i erkek, %47,5'i kadın olmak üzere 200 gönüllü birey arasında yapılmıştır. Tüm bireylerin demografik özellikleri, vücut ağırlığı, boy uzunluğu gibi antropometrik ölçümleri alınmış, BKİ'leri hesaplanmış ve değerlendirilmiştir. Ayrıca 'Yeme Tutum Testi (YTT-40)', 'Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ)' ve 'Vücut Algısı Skalası' uygulanmıştır. Veriler uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. En fazla kullanılan sosyal medya platformunun Instagram olduğu saptanmıştır. Bireylerin yeme tutum testine göre sıradan bir günde ne sıklıkla sosyal medyaya girerseniz sorusuna verilen cevapların ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0,036, p<0,05). Sosyal medyaya giriş sıklığı arttıkça yeme bozukluğu da artmaktadır. Bireylerin YTT-40 testine göre BKI ortalamaları arasında, PUKİ'ye göre vücut ağırlıkları ortalamaları arasında ve cinsiyete göre vücut algı ortamları arasında sırasıyla (p=0,030, p<0,05), (p=0,009, p<0,05), (p=0,042, p<0,05) olmak üzere istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Yeme tutum testi ile PUKİ arasında negatif yönde istatiksel açıdan anlamlı korelasyon (r=-,172, p<0,05) buna karşın YTT-40 ile vücut algısı arasında pozitif yönde istatiksel açıdan anlamlı korelasyon saptanmıştır (r=,349, p<0,05). Sosyal medya bilgiye ulaşmada hızlı ve etkili bir araç olup, paylaşılan beslenme ile ilgili bilgilerin konunun uzmanları tarafından yapılması ve ciddi olarak denetlenmesi gerekir.

Beden algısıBeslenmeMedya+6
Mehmet Kemal İnal
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00

Related subjects