Candidate teachers

1,631 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Aday öğretmenlerin MEB aday öğretmen yetiştirme programına yönelik tutumlarının ve mesleki öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Siirt il merkezi ve ilçelerine bağlı devlet okullarında (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) aday öğretmen olarak görev yapan öğretmenlerin aday öğretmenlik programı ile ilgili tutumlarının ve özyeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmada aday öğretmenlerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Programına yönelik tutumlarının ve mesleki özyeterlik inançlarının belirlenmesi amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Siirt il merkezi ve ilçelerinde görev yapan 587 aday öğretmen oluşturmaktadır. Tüm aday öğretmenlere ulaşılmış ve olumlu dönüt alınan toplam 476 kişi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Aday Öğretmen Bilgi Formu", "Aday Öğretmen Tutum Ölçeği" ve "Öğretmen Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Aday öğretmenlerin kişisel bilgilerinin dağılımı frekans ve yüzde ile gösterilmiştir. Araştırmada kullanılan Aday Öğretmen Tutum Ölçeği ve Öğretmen Özyeterlik Ölçeğinden alınan puanların normal dağılıma uyma durumlarının incelenmesinde Kolmogorov-Smirnov testi yapılmış olup, her iki ölçekten elde edilen puanların normallik şartını sağlamadığı belirlenmiştir. Bu sebeple gruplar arası farklılığın araştırılmasında nonparemetrik testler kullanılmış olup, Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testine başvurulmuştur. Üç ve üçten fazla gruplu değişkenlerde farklılaşan grupların tespitinde parametrik olmayan çoklu karşılaştırma testlerinden Dunn's testi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde %95 güven aralığı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak Siirt ilinde görev yapan aday öğretmenlerin; 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Programına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu ve mesleki öz yeterliklerini yüksek düzeyde algıladıkları belirlenmiştir. Ayrıca aday öğretmenlerin çeşitli değişkenlere göre özyeterlik ve tutumlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aday Öğretmen Yetiştirme Programı, Mesleki Öz Yeterlik, Aday Öğretmenlik

Aday öğretmenlerEğitim programlarıMesleki yeterlilik+4
Abdusselam Acar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının ve aday öğretmenlerin öğretmenlik mesleği genel yeterlikleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlikleri

Bu araştırma ile Siirt Üniversitesinde öğrenimlerine devam eden öğretmen adaylarının ve Siirt'te kamu okullarında görev yapan aday öğretmenlerin öğretmenlik mesleği genel yeterliklerini ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik algı düzeylerini belirlemek ve bunlar arasındaki ilişkinin durumuna bakılması amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim-öğretim yıllarında Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesinde, İlahiyat Fakültesinde ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda 4. sınıfta öğrenim gören 1935 öğretmen adayı ile 2020-2021 eğitim- öğretim yılında Siirt'te kamu okullarında görev yapan ve henüz adaylık döneminde bulunan 987 aday öğretmen oluşturmaktadır. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla seçilen 325 öğretmen adayı ve basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 300 aday öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmen adayları ve aday öğretmenler öğretmenlik mesleği genel yeterlik ölçeğinin toplamında, mesleki beceri ile tutum ve değerler yeterlik alanlarında kendilerini çok yeterli; mesleki bilgi yeterlik alanında ise yeterli görmektedirler. Bölüm, okumaya ayrılan zaman, internete ayrılan zaman, televizyon izlemeye ayrılan zaman, bilimsel, sosyal ve sanatsal faaliyetlere katılım değişkenlerine göre öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterlik algıları farklılaşmaktadır. Bilimsel, sosyal ve sanatsal faaliyetlere katılım değişkenlerine göre öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterlik algıları farklılaşmaktadır. Öğretmen adayları ve aday öğretmenler 21. Yüzyıl becerileri öz yeterlik ölçeğinin toplamında ve alt boyutlarında 21. yüzyıl becerileri öz yeterliklerine çok yüksek düzeyde sahip oldukları görüşündedirler. Okumaya ayrılan zaman, internete ayrılan zaman ve not ortalaması değişkenlerine göre öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik düzeyleri farklılaşmaktadır. Cinsiyet ve bilimsel, sosyal ve sanatsal faaliyetlere katılım değişkenlerine göre aday öğretmenlerin 21. yüzyıl becerileri öz yeterlik düzeyleri farklılaşmaktadır. Öğretmen adaylarının algılarına göre öğretmenlik mesleği genel yeterlik düzeyleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlikleri düzeyleri arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Aday öğretmenlerin algılarına göre öğretmenlik mesleği genel yeterlik düzeyleri ile 21. yüzyıl becerileri öz yeterlikleri düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmen adaylarının ve aday öğretmenlerin öğretmenlik mesleği genel yeterliklerinin 21. yüzyıl becerileri öz yeterliklerinin anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür.

21. yüzyılAday öğretmenlerMesleki yeterlilik+4
İhsan Erbek
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının öz yeterlilik inançları ile mesleki kaygıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile mesleki kaygı düzeylerini ve bunlar arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde yapılan araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt Üniversitesinde öğrenim gören 1863 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme tekniğiyle seçilen 319 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Öz Yeterlik Ölçeği" ve "Mesleki Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik, parametrik fark analizleri ve korelasyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda öğretmen adaylarının genel mesleki kaygılarının düşük, öz yeterlik inançlarının ise yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları ile mesleki kaygıları arasında orta düzeyli anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının özyeterlik inançları mesleki kaygı düzeylerini anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür.

Aday öğretmenlerKaygıMesleki kaygı+3
Abdullah Tetik
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının akıllı telefon bağımlılığına ilişkin algıları

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının akıllı telefon bağımlılığına ilişkin algılarını belirlemektir. Araştırmada paralel karma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 300 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler nitel ve nicel olarak toplanmıştır. Nicel boyutta veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu, Noyan ve arkadaşları (2015) tarafından geliştirilen Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği-Kısa Formu kullanılmıştır. Nitel verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu tercih edilmiştir. Nicel veri toplama araçlarından elde edilen veriler bilgisayar programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde ilk olarak normallik testine bakılmıştır. Normallik testi sonucunda, cinsiyet için bağımsız örneklem t-testi ve diğer değişkenler için ANOVA tekniği kullanılmıştır. Nicel boyutta yapılan araştırma sonucunda; cinsiyet, bölüm, sınıf ve akıllı telefon kullanım deneyimi değişkenlerine göre akıllı telefon bağımlılığı puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmezken; aylık tüketilen internet miktarı, günlük kullanım süresi (saat) ve kullanım amacı değişkenine göre akıllı telefon bağımlılığı puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Nitel veriler ise, içerik analizine tabi tutulmuştur. Nitel boyutta ise katılımcıların akıllı telefon bağımlılığı sonucunda; iletişim kanallarını etkili kullanamadıkları, zaman faktörünü göz ardı ettikleri, bilişsel ve duyuşsal süreçleri yönetemedikleri ve teknolojiyi kullanmakta sorunlar yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımlılık, Akıllı Telefon, Akıllı Telefon Bağımlılığı, Öğretmen Adayları.

Aday öğretmenlerAkıllı telefonlarBağımlılık+4
Abdulcelil Özdemir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmeni ve adaylarının mesleki gelişim kaygılarına yönelik e-koçluk ve e-mentorluk hakkındaki görüşleri

Eğitim sisteminin etkinliği, öğretmenlerin sahip oldukları mesleki yeterlilik ve nitelikler ile doğrudan bağlantılıdır. Araştırmada öğretmenlerin mesleki gelişim kaygılarını tespit edip e-mentorluk ve e-koçluk yöntemlerinin hakkında görüşlerini almak amaçlanmıştır. Bu bağlamda, çalışma 20 fizik öğretmeni ve 10 fizik öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Seçilen öğretmenlerin 10'u devlete ait liselerde, diğer 10'u ise özel liselerde görev yapmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, ilk aşamada öğretmenlere yöneltilen görüş formu aracılığıyla bireylerin sahip olduğu kaygı türleri belirlenmiş ve bu kaygıların boyutları, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak derinlemesine araştırılmıştır. Veriler, içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, devlete ait liselerde çalışan öğretmenlerin kaygılarının daha çok idari veya teknoloji odaklı olduğu, özel liselerde çalışan öğretmenlerin ise mesleğini kaybetme ve idari kaygılara daha çok odaklandığı bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda ise e-mentorluğun öğretmenlerin kaygılarını azaltmaya etkili bir araç olduğu tespit edilmiştir. E-mentorluk, deneyimli bir rehberlikle öğretmenin güven duygusunu artırabilir ve mesleki gelişimine odaklanmasına yardımcı olabilir.

Aday öğretmenlerMesleki kaygıİşbirlikçi mesleki gelişim
Tunç Tuna Dönmez
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Reading comprehension in EFL education: Multimodal semiotic approach, attitudes and metacognitive awareness

Reading comprehension is one of the ultimate aims of English language teaching. To achieve this aim, traditional text-bound reading instruction practices such as translation and making detailed grammatical explanations are still being used today. However, thanks to the technological advancements, today's reading tasks have gained a new semiotic environment conveying meaning to readers through various modes such as visuals and sounds alongside words. Therefore, it can be concluded that traditional reading instruction practices do not reflect authentic reading tasks. Also, previous studies conducted in various EFL contexts showed that the application of multimodal teaching approach and employing semiotic signs were effective in improving students' reading comprehension. By combining the multimodal and semiotic approaches, this study aimed to explore their combined effect on English reading comprehension through the multimodal semiotic approach (MSA), students' attitudes towards MSA, and the relationships of MSA's effect on reading comprehension levels with attitudes towards MSA and with metacognitive awareness levels of reading strategies (MARS) in Turkish EFL context, so far uninvestigated in the literature. Post-test only with nonequivalent comparison groups design was employed with two groups of students studying ELT at a state university in Turkey to explore the effect of MSA. Then, a Likert-type survey was administered to experimental group to discover their MARS and attitudes towards MSA. The findings indicated that MSA was helpful in increasing students' reading comprehension levels, attitudes towards MSA were positive, and there were positive relationships of reading comprehension levels by MSA with the attitudes and with the MARS levels. Keywords: multimodality, semiotics, reading comprehension, attitude, metacognitive awareness, english language teaching

Candidate teachersMatacognitive awerenessMetacognitive reading strategies+7
Suna Yerdelen
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Investigation of the relationship between pre-service EFL teachers' TPACK and teaching motivation

This study aimed to reveal the relationship between technological pedagogical content knowledge (TPACK) and teaching motivation of fourth year students studying in Teaching English as a Foreign Language (EFL) programs in Türkiye in order to reveal whether and how the two phenomena are related to each other. The study also aimed to explore the perceptions of pre-service EFL teachers and academics regarding the TPACK and teaching motivation of pre-service EFL teachers. The participants in the study consisted of 4th year students in the EFL programs of sixteen state universities in seven geographical regions of Türkiye and academics working in these departments. Participants were determined through the stratified sampling method. 377 fourth-year EFL students and 9 academics took part in the study. The study followed a mixed-method research design. The findings of the study indicated that pre-service EFL teachers' TPACK and motivation to teach had a positive correlation. While they had minimal predictive power over each other, the impact of motivation to teach over TPACK was statistically higher than the impact of TPACK over motivation to teach. The perceptions of pre-service teachers and academics also indicated a relation between TPACK and motivation to teach. The study revealed the TPACK and teaching motivation levels of pre-service teachers as well as the perceptions of pre-service teachers and academics on these. The study also provided pedagogical implications on the development of EFL teacher education programs as well as the TPACK and teaching motivation of pre-service EFL teachers.

Candidate teachersForeign language educationForeign language teaching
Reyyan Zülal Yöney
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

An exploration of pre-service EFL teachers' self-efficacy development using the EPOSTL as a self-assessment tool

Language teacher self-efficacy beliefs are of paramount importance in the field of foreign language teacher education (LTE) to sustain a productive foreign language education. Self-reflection plays a key role in the development of teacher self-efficacy beliefs. One way of promoting self-reflection is the adoption of the EPOSTL in foreign language teacher education programs. Such an adoption may increase pre-service EFL teachers' beliefs of self-efficacy. However, using the EPOSTL and the development of teacher self-efficacy beliefs were not handled together in the existing body of literature. In this vein, the purpose of this study is to explore the potential relationship between the use of the EPOSTL as a self-assessment tool and pre-service EFL teachers' development of self-efficacy beliefs. The study adopts an interventionist experimental design with a control group using mix-method based on quantitative and qualitative data. The participants are 58 senior pre-service EFL teachers studying at a state university in Turkey. In the scope of the study, experimental and control groups were subjected to a pretest and posttest measuring their self-efficacy. In addition to writing reflective reports and attending semi-structured interviews, the experimental group assessed themselves three times by using the EPOSTL. The findings revealed that using the EPOSTL as a self-assessment tool may have potential in promoting pre-service EFL teachers' self-efficacy beliefs. It is suggested that the quality of LTE programs can be ameliorated with the integration of the EPOSTL since student teachers can be immersed in more reflection-oriented programs through which they can improve their autonomy and professionalism.

Candidate teachersApprentice teachersForeign language education+2
Cansu Aykut Kolay
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının küresel ısınmaya yönelik bilinçleri

Küresel ısınma günümüzün önemli bir sorunudur. Bu sorunun önlenebilmesinin bir yolu gelecek nesilleri yetiştirecek öğretmen ve öğretmen adaylarının küresel ısınma konusunda bilinçli olmalarıdır. Bundan dolayı bu araştırmada öğretmen adaylarının küresel ısınma bilinç düzeyleri araştırılmıştır. Araştırma nicel araştırmalardan tarama yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın ulaşılabilir evreni Ankara'da öğrenim görmekte olan fen bilgisi ve sınıf öğretmenliği bölümlerindeki öğretmen adayları olarak belirlenmiştir. Ulaşılabilir evrenden araştırmanın örneklemi kolay ulaşılabilir örneklem yöntemi ile 2022-2023 öğretim yılında Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinde tüm sınıf düzeylerinde öğrenim görmekte olan fen bilgisi ve sınıf öğretmeni adayları olarak seçilmiştir. Araştırmaya katılan 813 öğretmen adaylarına küresel ısınma bilgi düzeyi, tutum ve davranış ölçekleri uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Lineer regresyon analizi, tek yönlü Anova, Pearson korelasyon ve bağımsız t testi analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmen adaylarının bilgi düzeylerinin yeterli olduğu, olumlu tutumlara sahip oldukları fakat davranışlarının yeterli düzeyde olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca bilgi düzeyi ile tutum, bilgi düzeyi ile davranış ve tutum ile davranış arasında anlamlı ve olumlu ilişkilerin olduğu bulunmuştur. Bilgi düzeyinin, tutumun ve davranışın bilinci etkilediği tespit edilmiştir. Sınıf düzeyi farklılığının bilgi düzeyini ve tutumu etkilemediği fakat davranışı ve bilinci etkilediği bulunmuştur. Fen bilgisi öğretmenliği ile sınıf öğretmenliği bilgi düzeyi, tutum, davranış ve bilinç düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerBilinçKüresel ısınma+5
Berkay Şerbetci
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Video-mediated lesson planning conversations of pre-service language teachers in a transnational virtual exchange project

The virtual exchange (VE) projects in language teacher education programs have become widely utilized sets of activities due to their potential affordances for teachers to develop a variety of skills and competences in technology-mediated settings. To this end, this study explores how pre-service language teachers (PSTs) make use of a VE project and VE-based teacher education activities in a trilateral exchange environment. The participants were pre-service language teachers based in Türkiye, Germany and Sweden in the VE project. All the activities were completed online and the ultimate goal for the PSTs was to create a shared lesson plan collaboratively in their teams. The data included the screen-recordings of the PSTs' video-mediated interactions, written outputs and the collaborative products that they created during the course of the project. The study used multimodal conversation analysis as the research methodology and treated every piece of the data in terms of an emic and participant-relevant perspective. The line-by-line analyses of participants' video-mediated interactions showed that the PSTs use what they have experienced during the VE project as a resource to shape their own lesson plans in-and-through their lesson planning conversations. They do so by deploying retrospective or immediate orientation to their shared experiential practices while supporting or proposing lesson plan idea, which results in a collaborative pedagogical decision about their shared product in-situ. The study demonstrates that the PSTs potentially transform the VE project into an experiential learning setting promoting their professional development, thus bringing new insights into language teacher education and virtual exchange.

Candidate teachersLesson plansConversation analysis+5
Semih Ekin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının ölçme değerlendirme okuryazarlıkları, tutum ve özyeterlik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmada fen bilgisi öğretmen adaylarının ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, tutum ve özyeterlik algıları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda çalışma iki veya ikiden fazla değişkenin birbiriyle ilişkili olup olmadığını belirlemeyi ve değişkenlerin sebep-sonuçları üzerindeki etkisini araştırmayı hedefleyen korelasyonel araştırma türündedir. Bu amaçla veriler ölçme değerlendirmeye ilişkin özyeterlik algı ölçeği, tutum ölçeği ve ölçme değerlendirme okuryazarlık envanteri aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler kaydedilip gerekli analizler yapıldıktan sonra yarı yapılandırılmış görüşme formu ile katılımcıların ölçme değerlendirmeye ilişkin görüş ve önerileri alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 akademik yılında Fen Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı üçüncü ve dördüncü sınıfında eğitim alan 194 öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler istatistiksel analiz yöntemleriyle, görüşme formundan elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları öğretmen adaylarının ölçme değerlendirmeye ilişkin tutum ve özyeterlik algılarının birlikte ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeylerini yordamadığını göstermiştir. Sınıf düzeyleri açısından ölçme değerlendirme okuryazarlık düzeyleri, tutum ve özyeterlik algıları anlamlı farklılık göstermezken ölçme değerlendirme dersi akademik başarı durumları yüksek olan katılımcılar lehine farklılıklar tespit edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme sonuçlarında ise lisans programlarında verilen ölçme ve değerlendirme dersinin yetersiz bulunduğu ifade edilmiştir.

Aday öğretmenlerDeğerlendirme okuryazarlığıFen bilgisi eğitimi+6
Şeyma Betül Damarseçkin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının geometrik kanıtlarının solo taksonomisine göre incelenmesi

Bu çalışmada, ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının oluşturdukları geometrik kanıtların düzeyleri SOLO taksonomisine göre incelenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Ankara'daki bir devlet üniversitesinin matematik öğretmenliği bölümüne devam etmekte olan 7 öğretmen adayıdır. Öğretmen adayları, 2. sınıfta öğrenim görmektedir ve lisans programlarında yer alan Öklid Geometrisi dersini farklı başarı düzeylerinde tamamlamışlardır. Araştırmanın verileri, geometrik kanıt formu ve bireysel görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan geometrik kanıt formu katılımcılara yazılı olarak uygulandıktan sonra bireysel görüşmeler yapılmış ve bu görüşmelerin ses kaydı alınmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmış ve öğretmen adaylarının yanıtları SOLO taksonomisine göre incelenmiştir. Nitel verilerin analizinde güvenirliğin sağlanması için iki farklı uzman tarafından yapılan incelemeler arasında tutarlılığa bakılmıştır. Araştırma sonucunda kanıtlama sürecinde verilen bilgiler arasında daha fazla ilişki kuran, argümanlarını gerekçelendirebilen kişilerin oluşturdukları kanıtlar SOLO taksonomisine göre daha yüksek seviyede çıkmıştır. SOLO taksonomisine göre alt düzeyde yer alan yanıtlar veren öğretmen adaylarının, yazdıklarını destekleyici nitelikte veri sunamadıkları, doğru biçimde kanıtlayamadıkları, konuyla ilgili bilgi eksikliklerinin olduğu, özel durumlar için kanıt oluşturdukları görülmüştür. Her öğretmen adayının farklı teoremler için yanıtları, farklı SOLO taksonomisi düzeyinde çıkmıştır bu nedenle SOLO ortalama puanları alınarak Van Hiele düşünme düzeyleri ile karşılaştırılmıştır. Aynı Van Hiele geometrik düşünme düzeyine sahip olan öğretmen adaylarının SOLO ortalama düzeylerinin farklı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla Van Hiele geometrik düşünme düzeyleri ile SOLO taksonomisi düzeylerinin birbiri ile paralel olmadığı tespit edilmiştir.

Aday öğretmenlerGeometriGeometrik kanıt+6
Selen Ertaş
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The use of classroom video clips as an interactional resource in video-mediated pre-service language teacher discussion groups

Video-mediated interaction has started to be one of the main research areas in recent years, and there is a recognized need for understanding how people interact by using the affordances of video-mediated settings. Several studies focused on video-mediated interaction in various contexts and interactional resources that people use in online settings. However, the number of studies on video-mediated interaction in language teacher education is still limited, and there is a need to investigate how video-mediated settings can contribute to language teacher education. To fill this gap in literature, the present study aimed to examine physically distant pre-service teachers' video-mediated interactions on the videoconferencing tool, Microsoft Teams software. The research is based on 10 hours of screen recordings of pre-service teachers' online group discussions in which they analyzed video clips of classroom interaction, and multimodal Conversation Analysis was adopted as the research methodology to conduct this study. The findings indicated that participants used affordances of the video (e.g., rewinding and fast-forwarding the video clips) as context-specific interactional resources to enhance the visibility of the video clips in three ways: (i) soliciting assistance for the visibility of the video clips, (ii) unsolicited assistance for the visibility of the video clips, (iii) using the video clips in one own's extended turns. Furthermore, deployment of the context specific resources created opportunities for pre-service teachers to recruit assistance and work collaboratively in their discussions. The findings of this thesis contribute to identify new sets of interactional resources in video-mediated settings, and help provide suggestions and new insights into language teacher education in video-mediated settings informed by multimodal Conversation Analysis. Keywords: video-mediated interaction, multimodal conversation analysis, language teacher education, interactional resources, recruitment of assistance

Candidate teachersLanguage teachingConversation analysis+4
İzge Gültekin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

English language student teacher anxiety in online and face-to-face practicum

Language learning is an indispensable part of the current educational system. Researchers and educators are striving to discover the most effective methods of teaching and acquiring additional languages. In addition to studies on second language acquisition (SLA), extensive research has been conducted on various factors influencing this process, including affective factors such as anxiety. Numerous studies have explored anxiety in relation to foreign language learning, teacher and teaching anxiety, and the impact of anxiety on the teaching and learning processes. However, insufficient attention has been given to investigating EFL student teacher anxiety, necessitating further research in this area. Therefore, the present study aims to uncover EFL student teacher anxiety during their teaching practice and examine the changes in anxiety levels experienced by pre-service English teachers over time. A mixed-methods approach employing a sequential explanatory design model was adopted for this study. A total of 182 EFL student teachers participated, providing quantitative data through a 5-point Likert scale called the Foreign Language Student Teacher Anxiety (FLSTA) scale. Additionally, 14 participants were involved in qualitative data collection, which included interviews and reflective journals. The collected data were analyzed statistically to obtain descriptive and explanatory results. The findings revealed that participants in each group (junior and senior students in online practicum, and senior students in face-to-face practicum) exhibited a moderate level of anxiety. Furthermore, the sources of anxiety and the solutions to alleviate anxiety levels varied across different educational settings.

Candidate teachersLanguage anxietyAnxiety+6
Ramazan Yetkin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarında çokkültürlü ve ayrımcılık karşıtı farkındalığın geliştirilmesi: Bir model önerisi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarına çokkültürlü ve önyargı karşıtı farkındalık kazandırmak için uygulanan bir eğitim modelinin etkililiğini araştırmaktır. Araştırmada ön test-son test-izleme testi tek gruplu karma müdahale deseni kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından çokkültürlü ve ayrımcılık karşıtı eğitimin temel felsefesi dikkate alınarak geliştirilen; film izleme, haber analizi yapma, makale tartışması, çocuk kitaplarını inceleme gibi çeşitli öğretim stratejilerinin kullanıldığı model "müdahale" programı olarak 12 hafta boyunca ikişer saatlik oturumlar halinde uygulanmıştır. Çalışmada seçmeli olarak açılan derse gönüllü olarak katılan 21 okul öncesi öğretmen adayı yer almıştır. Çalışmanın nicel verileri, 21 okul öncesi öğretmen adayına ön test, son test ve izleme testi olarak uygulanan "Öğretmenler İçin Çokkültürlü Tutum Ölçeği", "Çokkültürlü Kişilik Ölçeği-Kısa Formu" ve araştırmacı tarafından Türkçeye uyarlanan " Çokkültürlü Farkındalık, Bilgi ve Beceri Anketi-Öğretmen Formu" ile elde edilmiştir. Uygulanan eğitim modeline ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerini belirlemek amacıyla son test uygulamasında, modelle ilgili açık uçlu dört soru sorulmuştur. Açık uçlu sorulardan elde edilen veriler çalışmanın nitel kısmında kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmış ve etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda uygulanan eğitim modelinin öğretmen adaylarının çokkültürlü tutumları, çokkültürlü farkındalık, bilgi ve becerileri ile çokkültürlü kişilik özelliklerinden sadece esneklik alt boyutunda anlamlı bir fark yarattığı görülmüştür. Nitel kısmında katılımcıların görüşleri "modelin uygulanması", "modelin katkıları" ve "modelin geliştirilmesi" olmak üzere üç tema altında yer almıştır. Sonuç olarak uygulanan eğitim modelinin öğretmen adaylarının çokkültürlü ve önyargı karşıtı farkındalık kazandırılmasında etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Aday öğretmenlerAyrımcılıkAyrımcılık karşıtı eğitim programları+4
Şadiye Can Gül
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının alan ölçmede birim kavramı anlayışlarının incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul matematik öğretmen adaylarının alan ölçmede birim kavramına ilişkin anlayışlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmada tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında beş üniversitede öğrenim gören 153 ortaokul matematik öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından oluşturulan Alan Ölçmede Birim Testi ile toplanmıştır. Verilerin analizi için öğretmen adaylarının testteki açık uçlu sorulara verdikleri yanıtlar kodlanmış ve bu kodlarla ilgili sıklık ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının alan ölçmeye, alan ölçmede birim kavramına, formülde birimin anlamına, standart olan/olmayan birimlerin anlamına ve ölçme birimi ile ölçme aracı arasındaki bağlantıya ilişkin anlayışları ortaya konulmuştur. Öğretmen adaylarının ölçülebilen özellikleri daha kolay ifade ederken ölçülemeyen özellikleri ifade etmekte zorlandıkları, standart ölçme birimlerinde hassasiyeti standart olmayan birimlere kıyasla daha rahat yorumlayabildikleri ve türetilmiş birim olan birim kareyi anlamlandırmada zorlandıkları gözlenmiştir. Az sayıda da olsa bazı öğretmen adaylarının ölçme sürecinde eş birim ve birim yineleme fikrinin farkında oldukları görülmüştür. Anahtar sözcükler: ölçme, alan, alan ölçme, birim, öğretmen adayı

Aday öğretmenlerAlan ölçüm teknikleriBirim+4
Sümeyye Bayat Uçar
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının astronomi konusundaki kavramsal anlamalarının belirlenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının temel astronomi konularında kavramsal anlamalarının saptanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda betimsel tarama modelinde nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki aşamalı sorulardan oluşan Astronomi Kavram Testi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Ankara ilinin merkezinde yer alan sınıf öğretmenleri ile Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesinde öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Astronomi Kavram Testi'nden aldıkları toplam puanların sınıf öğretmeni adaylarınınkinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin astronomi konularındaki kavramsal anlamalarının okutulan sınıf seviyesi, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan kurum, öğrenim durumu, baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının astronomi konularındaki kavramsal anlamaları baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermezken; sınıf seviyesi ve cinsiyet değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının kavramsal anlamaları ile akademik not ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Araştırma sonuçları sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının astronomi konularında çeşitli kavram yanılgılarına sahip oldukları yönündedir.

Aday öğretmenlerAstronomiKavram yanılgısı+3
Ömer Faruk Çevik
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

A critical evaluation of pronunciation teaching in an ELT department in Turkey

Growing evidence has confirmed that pronunciation is essential for effective communication despite its various degrees of importance across teaching contexts. In Turkey, English teacher trainees usually receive little or no pronunciation instruction in primary/secondary education and take the Listening and Pronunciation I course in tertiary education. Given the particular significance of pronunciation for effective communication, this study evaluated the state of pronunciation teaching at the English Language Teacher Education Program of a state and research university within the scope of the course. The study adopted a mixed-methods case study and collected qualitative and quantitative data (e.g., diagnostic tests, focus group and semi-structured interviews, course evaluation survey, and instructional/institutional documents) from the undergraduate and graduate students, the course instructor, and non-native expert lecturers during emergency online education. Descriptive, inferential, and thematic analyses revealed varying degrees of pronunciation knowledge (moderate), perception (minor), and production (large) of the teacher trainees. However, specific knowledge gaps and problems with segmentals and suprasegmentals persisted. The undergraduates and graduates suggested convergent and divergent remarks about the course evaluation components. The study also reported congruent and contrasting findings with the remedial and expert judgment approaches. The teacher trainees found the evaluated course adequate or inadequate, depending on their diverse expectations. Ultimately, pedagogical and methodological suggestions were made.

Candidate teachersProgram evaluationPronunciation+5
İbrahim Halil Topal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının öğrenme sürecinde yaşadıkları zorluklar ve öğrenme stratejilerini kullanma düzeyleri

Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültesindeki öğretmen adaylarının kullandıkları öğrenme stratejilerini ve bu stratejilerini ne düzeyde kullandıklarını belirlemek, çeşitli değişkenlere göre kullanım düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek ve öğrenme stratejilerinin önemi ve yaşadıkları öğrenme zorlukları hakkında görüşlerini almaktır. Araştırmada, öğretmen adaylarının öğrenme stratejilerinin tespit edilmesi için karma araştırma yönteminin açıklayıcı deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Ankara ilinde bulunan üç devlet üniversitesinin üç ortak bölümü olan bilgisayar ve öğretim teknolojileri eğitimi, sınıf eğitimi ve özel eğitim bölümlerinin 2. ve 3. sınıflarında eğitim alan, araştırmaya gönüllü olarak katılmak isteyen ve ölçek uygulanan 385 öğretmen adayından ve görüşme yapılan 32 öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak Güven (2004) tarafından geliştirilen "Öğrenme Stratejilerini Belirleme Ölçeği" ve nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Bireysel Görüşme Formu" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler Jamovi 2.3.21 paket programı aracılığıyla analiz edilmiş ve verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ve t-testi kullanılmıştır. Elde edilen nitel verilerin analizinde ise MAXQDA programı kullanılmıştır. Analiz sonrası öğretmen adaylarının en çok kullandıkları öğrenme stratejilerinin anlamayı izleme stratejisi olduğu, bunu yineleme, duyuşsal ve anlamlandırma stratejilerinin takip ettiği ve en düşük olarak örgütleme stratejilerini kullandıkları gözlemlenmiş ve elde edilen sonuçlara ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerEğitim fakülteleriÖlçekler+4
Selin Gürpınar
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmeni adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamaları içeren ders planı hazırlama deneyimleri

Bu araştırmada, ortaöğretim matematik öğretmen adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamaları içeren ders planlarının değerlendirilmesi ve artırılmış gerçeklik uygulamalarının kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmanın matematik öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları kullanımı ve ders planı hazırlama deneyimi konusunda öğretmen eğitiminde örnek oluşturması amaçlanmıştır. Araştırma, nitel bir yaklaşıma dayanarak durum çalışması deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını bir devlet üniversitesinde öğrenimine devam eden 10 matematik öğretmeni adayı oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, öğretmen adayları tarafından hazırlanan ders planları ve görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Verilerin analizi için rubrik ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmen adayları tarafından hazırlanan ders planlarının çoğunlukla "Uzay Geometri" öğrenme alanında 10. ve 11. sınıf düzeyine yönelik olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Geogebra 3D'nin tüm öğretmen adayları tarafından ders planlarında tercih edilen bir artırılmış gerçeklik uygulaması olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamalarını en çok keşfetme ve açıklama aşamalarında kullandıkları görülmüştür. Öğretmen adaylarıyla yapılan görüşmeler sonucunda, artırılmış gerçeklik kullanımıyla yeni kazanımlar elde ettiklerini ve gelecekte bu teknolojiyi kullanmak istediklerini ifade etmişlerdir. Bu araştırma, matematik öğretiminde artırılmış gerçeklik teknolojisinin potansiyelini ortaya koymakta ve öğretmen adaylarının bu teknolojiyi etkili bir şekilde kullanmalarına yönelik öneriler sunmaktadır. Sonuç olarak, öğretmen adaylarının artırılmış gerçeklik uygulamalarını ders planlarına entegre etme düzeylerinin geliştirilmesi ve bu teknolojiyi etkili bir şekilde kullanabilme yeterliklerinin artırılması için öğretmen eğitim programlarında daha fazla vurgu yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerArtırılmış gerçeklikDers planları+3
Reyhan Çelik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Problematization sequences in pre-service language teachers' lesson plan adaptation talks in an online setting

Planning for the purpose of teaching languages has long been a research concern in the field of language teacher education. Despite such an interest, only a handful of studies have investigated what happens during the collaborative lesson planning processes. With this in mind, this thesis study examines the interactional practices a group of pre-service English language teachers use in collaborative lesson planning processes with a focus on problematization in an online interaction setting. Using multimodal conversation analysis for the examination of the screen-recorded lesson planning sessions, this thesis study analyses the pre-service English language teachers' interactions in online meetings conducted for the purpose of adapting the lesson plans for online instruction. The analysis showed that the pre-service English language teachers follow the interactional steps identified as topicalization, problematization, suggestion, and agreement. With a particular focus on these steps characterized as problematization sequences, the conversation analytic treatment of the data revealed that problematization might be delivered in an immediate manner or in a delayed way. Delayed problematization includes pre-problematization agreement, pre-problematization positive assessment, pre-problematization mitigation, pre-problematization question sequences. This study offers important insights into the interactional practices employed by pre-service English language teachers for the problematization and suggestion-giving practices. Lastly, the findings contribute to the growing body of literature on planning talk in the field of L2 teacher education and offer implications for L2 teacher education programs.

Candidate teachersLesson plansSpeech+6
İlayda Şahin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının cinsel eğitime yönelik algıları ve hazırlık düzeyleri: Öğretmen eğitimi için doğurguları

Bu araştırma, öğretmen adaylarının cinsel eğitime yönelik algıları ve hazırlık düzeyleri: öğretmen eğitimi için doğurgularının incelenmesi amacıyla, araştıma problemlerine uygun olan nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile yürütülmüştür. Araştırma, çalışma grubu kolay örnekleme yöntemi ile bulunan 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Hacettepe Üniverisitesi Eğitim Fakültesinde Okul Öncesi Öğretmenliği, Fen Bilimleri Öğretmenliği ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık 2. ve 4. sınıfta öğrenim gören toplam 12 öğretmen adayının gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler, betimsel analiz yöntemi çözümlenmiştir. Veri analizi sonucunda cinsel eğitimin tanımı, cinsel eğitime yönelik ders alma durumu, öğretmen adaylarının cinsel eğitime yönelik bilgi ve deneyimleri, cinsel eğitim dersinin etkililiğine yönelik öneriler, öğretmen eğitiminde cinsel eğitim dersinin olma durumu, cinsel eğitimin dersi konularının öğretimlerinin yetkinlik ve yeterlik düzeyi, cinsel eğitim konuları, cinsel eğitimi verebilecek kişiler, cinsel eğitimin yaşı, cinsel eğitim dersine yönelik hizmet öncesi öğretmen ihtiyaçları, cinsel eğitim konularını öğretmede karşılaşılabilecek zorluklar, ideal bir cinsel eğitim programı ve diğer hususlar olmak üzere 13 tema oluşturmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda oluşturulan temaların analizi yapılması sonucunda; öğretmen adaylarının öğretmen eğitimi programında cinsel eğitim dersinin olmamasından dolayı öğretmen adaylarının cinsel eğitim hakkında algılarının ve hazırlık düzeylerinin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, yapılan araştırmada da cinsel eğitimin öğretmen eğitimi programlarında yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu araştırma ile ortaya konulan sonuçların, Türkiye'deki öğretmen eğitimi programlarında cinsel eğitimin yaygınlaştırılmasına, cinsel eğitime ilişkin gelecekte yapılacak çalışmalara ve alan yazına katkı sunması beklenmektedir.

Aday öğretmenlerCinsel eğitimHizmet öncesi eğitim+1
Pınar Demirel
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

An exploration into the collaborative experiences of L2 pre-service teachers in online practicum

Pre-service teachers acquire authentic classroom experience through School Experience and Teaching Practicum courses in the final year of their undergraduate education. In this learning to teach process, prospective teachers are in constant collaboration with university-based supervisors, school-based cooperating teachers, peer student teachers and learners. However, studies on the contributions of these stakeholders to collaboration from the perspectives of student teachers themselves are rare in the literature. To address this gap, this study describes collaborative experiences of prospective English language teachers with other stakeholders during their practicum. Data depicting the collaborative nature of an online practicum taking place during Covid-19 pandemic were collected through semi-structured interviews and open-ended questionnaires. Five student teachers supervised by the same faculty member participated in the study, representing various cases across primary, secondary, and high school levels, and in the form of solo or paired placement. Qualitative analysis uncovered the dynamics of collaborative experiences of student teachers. Although the field experience was based on the triangular teacher training model suggested by the Faculty-School Partnership Protocol, the model was reported to be not realised and student teachers showed different patterns of collaboration to compensate for the missing participant(s). This dissertation highlights collaborative facets of student teachers' practicum experiences and underscores the impact of interactive online practicum engagement on field experience quality. It emphasizes the role of clear policies in fostering effective collaboration, enhancing the practicum, and elevating teacher education quality.

Candidate teachersForeign language educationForeign language teaching+6
Fatma Büşra Yıldırım Altınok
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının yürütücü işlev becerilerinin ayrık duygular ile etkileşiminin bilgisayar simülasyonu ortamında incelenmesi

Bu çalışmada bilişsel süreçleri anlama ile denetlemeyi kapsayan ve öğretmenler için en temel yeterliklerden biri olduğu vurgulanan yürütücü işlev becerileri ile öğretmen duygularının ve duygu geçişlerinin etkileşiminin bilgisayar simülasyonu temelinde hazırlanan bir dizi öğretim görevinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Katılımcılar bir devlet üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler arasından seçilmiştir. Araştırmada EEG, EDA, yüz verileri üzerinden duygu tanımlaması yapılmıştır. Veriler, olay ilişkili osilasyonlar, sıralı örüntü madenciliği ve fark analizleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları öğretmen adaylarının öğretim görevinde mutluluk, şaşkınlık, korku ve nötr/tarafsız olma halini kalıcı olarak deneyimlediğini, zaman zaman tarafsızlık halinden şaşkınlık ve korku deneyimlemeye geçiş yaşandığını göstermektedir. Araştırmanın bir diğer sonucu ise öğretmen adayları pozitif değerlikteki bir duyguyu deneyimlerken simülasyondaki öğretim görevinde sunulan görevin türüne göre sergiledikleri performansın değiştiğidir. Örneğin öğretmen adayları mutluluk deneyimlerken yeni bir müdahale yöntemini gerektiren bir görevle karşılaştıklarında doğru müdahale yöntemi uygulayabilmişlerdir. Fakat şaşkınlık deneyimlerken kuralı sürdürmeleri gereken durumla karşılaştıklarında yanlış müdahale yöntemi uygulama eğilimi göstermişlerdir. Benzer durum negatif değerlikteki küçümseme ve kızgınlık için de geçerlidir. Öğretmen adayları buldukları müdahale yöntemini tekrar uygulamaları gereken bir uyaranla karşılaştıklarında, küçümseme deneyimliyorlarsa doğru müdahale yöntemi uygulama eğilimi göstermişlerdir. Fakat kızgınlık halinde iseler yanlış müdahale yöntemi uygulamış oldukları gözlemlenmiştir. Ayrıca katılımcıların duygu durumlarına göre yürütücü işlev becerisi incelendiğinde negatif durumlarda nötr durumlara göre çalışma belleği performansı ve güncelleme performansının daha iyi olduğu bulunmuştur.

Aday öğretmenlerBilgisayar destekli benzetimDuygu+3
Şeyma Çağlar Özhan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects