Internal control system
Bu konu başlığı altında 87 tez
Muhasebe denetiminde kontrol riskinin hesaplanması ve bir uygulama
Türkiye'de işletmelerin muhasebe denetiminde, dünyada uygulanan standartlara erişmesi ve denetim kalitesinin artırılması Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından Uluslararası Denetim Standartları paralelinde yayımlanan Türkiye Bağımsız Denetim Standartları'nın uygulanması ile mümkün olmaktadır. Standartlardaki düzenlemelerin sağlıklı bir şekilde uygulanması ve güvenilir sonuçlar elde edilmesi işletmelerin kontrol riskinin tespiti ile yakından ilgilidir. Denetim işlemlerinde öncelikle denetlenen işletmedeki kontrol riskinin hesaplanması, denetçinin işini kolaylaştırmaktadır. Kontrol riski hesaplamaları, işletmelerdeki iç kontrol sisteminin varlığı ve bu sistemin etkin olarak işletilip işletilmediğinin ilgili denetim standartlarına uygun olarak araştırılmasını kapsamaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Türkiye Bağımsız Denetim Standartları kapsamında iç kontrol sistemi kuramsal olarak incelenmiş ve kontrol riski tespiti için yapılması gereken sorgulamalardan bahsedilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde anket, görüşme ve doküman inceleme metodu ile bir firmanın iç kontrol sistemi analiz edilerek kontrol riski tespit edilmiştir. Araştırmaya konu edilen firmaya, orta seviyede olan iç kontrol sisteminin iyileştirilmesi için, bağımsız denetim standartlarına uygun iç kontrol sisteminin kurulmasına ilişkin öneriler sunulmuştur.
Kamu sektöründe iç denetimin etkinliğinin ölçülmesi ve belediyeler üzerine bir uygulama
Dünya'da son dönemde meydana gelen ülke ve şirket iflasları, dünya ve ülke ekonomilerini zor duruma sokmuştur. Bu gelişmeler, muhasebe ve denetimin önemini daha da çok artırmıştır. Sonuçta, mevcut mali bilgilerin değerlendirilmesi konuları ile iç denetim sisteminin etkinliğinin ölçülmesi ve iç kontrol sisteminin geliştirilmesi her ülke için önemli bir konu haline gelmiştir.İç kontrolün etkinliğini ölçecek olan ise, iç denetim birimidir. İç denetim, Türkiye için, kamu yönetiminde şeffaflaşma ve Avrupa Birliği'ne giriş için de önemli bir rol oynamaktadır. 5018 sayılı kanunun kabulü ile iç denetimin Türkiye'de yerleşmesi için çok önemli bir adım atılmıştır.İç denetçi atamalarının 2006 yılından beri yapıldığı ve eğitimlerin ise 2008 yılı sonuna kadar tamamlandığı düşünülecek olursa, 2009 yılından itibaren tam anlamıyla iç denetim kamu sektöründe yerini almıştır. Bu yıldan itibaren de, iç denetimde kamuda nasıl sonuçlar elde edileceğine dair veriler alınmaya başlamıştır.Tez dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın son bölümünde yapılan uygulama ile, kamu sektöründe iç denetimin etkinliğinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bunun için, kamuda görevli 110 adet iç denetçiye 50 soruluk anket yapılmıştır. Ayrıca, 18 adet belediyenin faaliyetlerine ait girdi ve çıktılar veri zarflama analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İç Denetim, İç Denetim Sistemi, Etkinlik, Kamu Sektörü
İşletmelerde muhasebe sisteminde hata ve hilelere karşı bir iç kontrol mekanizması olarak bilgi işlem teknolojilerinin kullanılması
ÖZET Bilgisayar donanımı ve yazılımındaki gelişmelere paralel olarak bilgi işlem ortamlarında da son yıllarda büyük gelişmeler görülmüş ve bilgisayar ağları, veri bankaları, çevrimiçi( on-line) uygulamalar giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. 1980' li yıllardan itibaren dünyada görülen hileli fînansal raporlama uygulamaları ve iflaslar, işletmelerdeki iç denetim eylemlerinin etkinliğini arttırma çabalarının yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu çabalar işletmelerdeki iç kotrol. iç denetim ve dış denetim unsurlarının başarı şansını arttıran etkili bilgi işlem teknolojilerini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışma hata ve hileleri önleme ve iç denetim etkinliği açısından, bilgi işlem teknolojileri, iç denetçi ve dış denetçi ilişkilerinin önemini açıklamaya çalışmaktadır. Tüm bu gelişmeler incelenip muhasebe sistemine getirebileceği etkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Hilenin önlenmesinde iç denetim rolünün incelenmesi : Gaziantep ili örneği
Teknolojik gelişmelerin ve ticari işlemlerin çeşitliliğinde meydana gelen artışlar, muhasebe sisteminde meydana gelen hata ve hilelerin sayısını ve çeşitliliğini artırmıştır. Hile sadece işletmeye maddi olarak zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda kurum imajına da zarar verir ve işletmenin sürdürülebilirliğine zarar verir. Dolandırıcılığın tespiti veya önlenmesi işletmeler için oldukça zor bir süreçtir. İşletme yönetimi, bir iç kontrol sistemi kurarak kontrol işlevini, iç denetim işlevini yerine getirerek iç kontrol sisteminin etkin işleyişini yerine getirir. İç denetim, işletmelerin hedeflerine ulaşmasına, kurumsal yönetim anlayışının sağlanmasına ve risklerin daha iyi yönetilmesine destek olur. Bu çalışmanın amacı, işletmelerde muhasebe hatalarının ve hilelerinin önlenmesinde etkin muhasebe iç denetiminin rolünü ve önemini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep'te iç muhasebe sistemine sahip 10 işletme oluşturmaktadır. Anket yöntemiyle yüz yüze görüşme yoluyla elde edilen veriler, betimsel istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, etkin bir iç denetimin, iyi oluşturulmuş bir iç kontrol sistemi ile birlikte işletmede karşılaşılabilecek olası hatalı ve hileli muhasebe işlemlerinin azaltılmasında olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde denetim, denetim türleri, denetimin gelişimi, iç denetim süreci ve denetim standartları değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde hile ve muhasebe hilesi kavramları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde Gaziantep ilinde iç denetim faaliyeti gerçekleştiren işletmelerle yapılan görüşme sonuçları nitel yöntemlerle incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde iç denetimin muhasebe hilelerini önlenmesi açısından etkinliğinin ortaya konulması amacıyla yapılan araştırmada, iç denetçiler ile gerçekleştirdiğimiz anketler neticesinde aldığımız cevaplara istinaden işletmelerde iç denetim süreci, iç denetimin muhasebe faaliyetleri üzerindeki etkisi, iç denetimin muhasebe hileleri üzerindeki etkisi ve iç denetimin işletme geleceğine yönelik etkinliği gibi bulgulara ulaşılmıştır.
Türkiyede belediyelerin iç ve dış denetiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Denetim kavramı toplumsal hayatta çok geniş bir çerçevede ele alınan bir kavramdır ve uygulamada teftiş, kontrol, gözlem, yenileme, araştırma, test, gözetim vb. hizmetlere ilişkin kavramlar ele alınmaktadır. Denetimin gerçekleştirilmesinde standartların belirlenmesi ve değişen dünya düzenine göre güncellenmesi, kısıtlı kaynakların ihtiyaçlar doğrultusunda adil ve verimli bir şekilde paylaşılması için denetim, yönetimin vazgeçilmez işlevlerinden biri haline gelmiştir. Ayrıca denetim faaliyetlerinden kaçınma ve/veya sabote etme gibi girişimlerin önlenmesi için yöneticilerin denetçiler üzerinde baskı oluşturmasını önlemeye yönelik girişimlerinin belirlenmesi ve güvence altına alınması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmada Türkiye'de belediyelerin iç ve dış denetiminde karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında denetim kavramı, denetimin amacı, önemi, denetim türleri, denetimin aşamaları, iç ve dış denetim, bütçe kavramı, Türkiye'de yerel yönetimler ve belediyeler, belediyelerin denetlenmesi, belediyelerde iç ve dış denetim mekanizması ile iç ve dış denetimde karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim, İç Denetim, Dış Denetim, Belediye
İç kontrol sisteminin kurumsallaşma üzerine etkisi: Devlet üniversiteleri üzerine bir araştırma
Globalleşen Dünya'da teknolojinin gelişip rekabetin artmasından dolayı, ister kamu sektörü olsun, ister özel sektör olsun bütün işletmeler kurumsallaşma konusunda büyük çaba sarf etmektedirler. İşletmelerin büyük rekabet ortamında varlıklarını devam ettirebilmeleri ve rakiplerine karşı üstünlük sağlayabilmeleri için kurumsallaşma düzeylerini önemli derecede arttırmaları gerekir. Ancak kurumsallaşma tek başına yeterli olmayabilir. İşletmeler kurumsallaşma aşamasında, kaliteli ve etkin bir iç kontrol sistemine de ihtiyaç duymaktadırlar. İç kontrol sistemini başarılı bir şekilde uygulayan işletmelerin, kurumsallaşma düzeyleri de aynı ölçüde artmaktadır. Kamu ya da özel sektör işletmelerinin yanı sıra üniversitelerde de kurumsallaşma ve iç kontrol kavramlarının önemi artmaktadır. Özellikle devlet üniversiteleri karşısında özel üniversite sayısının artması bu kavramların önemini daha da arttırmaktadır. Devlet üniversitelerinin özel üniversitelere karşı eğitim kalitesini, öğrenci sayısını ve kaliteli bilimsel yayınlarını arttırma konusunda başarı gösterebilmeleri için kurumsallaşma ve iç kontrol sistemi konularında ilerleme kaydetmeleri gerekir. Bu çalışmada, devlet üniversitelerinde iç kontrol sisteminin kurumsallaşma üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma devlet üniversitelerinin bünyesinde bulunan iç denetim birimlerine yönelik yapılmıştır. Söz konusu iç denetim birimlerinde çalışan iç denetçi ve iç denetim birim başkanlarına, kurumsallaşma ve iç kontrol konuları ile ilgili ölçeklerden oluşan anketler posta yolu ile gönderilmiştir. Elde edilen veriler analiz edildiğinde, devlet üniversitelerinin kurumsallaşma düzeyi ile iç kontrol sistemi arasında yüksek derecede ilişki olduğu belirlenmiş; iç kontrol sisteminin aynı zamanda kurumsallaşma düzeyi üzerinde önemli düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca üniversite bazında çeşitli demografik özellikler açısından iç kontrol sistemi ve kurumsallaşma düzeyinin farklılaşıp farklılaşmadığı kurulan hipotezler vasıtasıyla test edilmiştir.
Kamu idarelerindeki iç kontrol sisteminin bağımsız dış denetçi bakış açısıyla değerlendirilmesi: Bir devlet üniversitesinde örnek uygulama
Kamu mali yönetimi, kamu kaynaklarının yönetimi ile ilgili kurumları ve süreçleri kapsar. Bu süreç üç aşamadan meydana gelir: Politikaların ve önceliklerin belirlenmesi, ülke kaynaklarının belirtilen politikalara uygun olarak tahsis edilmesi ve kamu kaynaklarının ekonomik, etkin, verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamaya yönelik kontrol ve denetim mekanizmalarının kurulması. Bu açıdan denetim, modern kamu yönetimi anlayışının vazgeçilmez özellikleri arasındadır. Bu noktada devreye giren ve etkisini öncelikle özel sektörde hissettiren iç kontrol, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan İç Kontrol Standartları Tebliği ile kamu idarelerinde kurulması zorunlu hale gelmiştir. Standartlarda temel alınan COSO iç kontrol değerlendirme modeline göre iç kontrol sistemi: kontrol ortamı, risk değerleme, kontrol faaliyetleri, bilgi-iletişim ve izleme olmak üzere beş bileşenden oluşmaktadır. Bu sistemin, kamu idarelerinde bir eylem planı çerçevesinde kurulması, izleme bileşeni kapsamında değerlendirilmesi ve zayıf yönlerinin tespit edilerek düzeltilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan çalışmayla, bir devlet üniversitesinin bir fakültesinde, bağımsız denetim sürecinde iç kontrol sisteminin incelenmesinde kullanılan soru kağıdı, akış diyagramı ve not alma yöntemiyle araştırma yapılarak, sistemin zayıf yönleri tespit edilmiş ve yönetime öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim, Kamu, İç Kontrol, COSO, Bağımsız Denetim.
Seçilmiş ülke uygulamaları bağlamında idarenin denetlenmesinde ombudsman uygulaması ve Türkiye'de Kamu Denetçiliği Kurumu
20. Yüzyılda sosyal devlet anlayışının hâkim olması ve idare eliyle yürütülen kamu hizmetlerinin artışı sonrası idare-birey etkileşimi artmıştır. Bu artış sonucu ortaya çıkan uyuşmazlık ve anlaşmazlıkların giderilmesine yönelik araçların yetersiz kaldığı görülmüştür. İdarenin birey karşısında müdahale alanının artmış olması, idarenin hukukla bağlı olması ve denetlenebilir olmasının önemini hak ve özgürlüklerin korunması açısından bir kat daha arttırmıştır. Bu çalışmada idarenin hukukla bağlı olmasını ve denetlenmesini sağlama amacıyla dünyada birçok ülkede uygulanan "ombudsman" sistemi incelenecektir. Bu amaçla öncelikli olarak Türkiye'de mevcut idari denetim mekanizmalarının açıklanması tercih edilmiştir. Mevcut idari denetim mekanizmalarına ilişkin bilgiler verilerek sahip oldukları aksaklıklara atıfta bulunularak Türkiye'de idarenin denetimine ilişkin genel tablo çizilmiştir. İdari denetim mekanizmaları açıklandıktan sonra ombudsman kurumunun ortaya çıkışı ve özelliklerine ilişkin bilgi verilmiştir. Seçilmiş uygulamalar olan İsveç, İngiltere, Fransa ve Avrupa Birliği ombudsmanları kapsamlı olarak incelenerek; teşkilatlanması, kurumsal yapı, çalışma şekli ve etki düzeyine ilişkin kapsamlı açıklamalara yer verilmiştir. Ombudsmanın seçilmiş ülke uygulamaları bağlamında incelenmesi sonrası, Türkiye'de 6328 Sayılı Kanun ile kurulan ve faaliyet gösteren Kamu Denetçiliği Kurumu teşkilatlanma, kurumsal yapı ve çalışma şekli bağlamında incelenmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumunun çalışma şekli ve teşkilat yapısı seçilmiş ülke uygulamaları ile kıyaslanarak Kamu Denetçiliği Kurumunun etkin faaliyet göstermesini sağlayacak düzenleme önerilerinde bulunulmuştur.
Üretim işletmelerinde iç kontrol sisteminin etkinliğinin belirlenmesi: Kocaeli ili örneği
Son yıllarda yaşanan reel ve finansal krizler, teknolojik gelişmeler ve büyüyen firma bilançoları nedeniyle iç kontrol kavramının önemi belirgin bir hale gelmiştir. Üst yönetimin işletmenin merkezinden tüm örgüte ve örgütün faaliyetlerine hâkim olma isteği özellikle son yıllarda gündeme daha fazla gelmeye başlamıştır. Bu anlamda, 1992 yılında COSO tarafından işletmelere başarılı bir iç kontrol sistemi hazırlama yolunda rehberlik etmesi için iç kontrol modeli geliştirilmiştir. Bu model son olarak 2013 yılında COSO tarafından güncellenmiştir. COSO iç kontrol modeli kontrol ortamı, risk değerleme, kontrol faaliyetleri, bilgi ve iletişim ve izleme bileşenlerinden oluşmaktadır. COSO iç kontrol modeli işletmedeki tüm iş süreçlerini kapsayan süreklilik arz eden bir uygulamadır. Modelin asıl amacı kurumsal hedeflere ulaşma yolunda işletme yönetimine yardımcı olmaktır. Çalışmada, Kocaeli ilindeki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren üretim işletmelerindeki iç kontrol uygulamalarının COSO standartları çerçevesinde uyum derecesi araştırılmıştır. Üretim sektörünün ülke ekonomisine sağlamış olduğu büyük katkı nedeniyle üretim işletmeleri tercih edilmiştir. Bu amaçla belirlenen bölgede yer alan üretim işletmelerine anket çalışması uygulanmıştır. Edinilen veriler SPSS yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir.
E-iç kontrol sistemlerinin kamu üniversitelerinde kullanımı üzerine bir araştırma
İç kontrol sistemi, bir kurumun yönetimi tarafından, kurumdaki faaliyetlerin; ekonomik olmasını, verimli ve etkin bir şekilde yürütülmesini, yönetim prensiplerine bağlı kalınmasının sağlanmasını, varlıkların ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğruluğunun ve tamlığının güvence altına alınmasını sağlayan bir süreçtir. Ayrıca zamanında ve güvenilir mali bilgi ve yönetim bilgisinin üretimine destek sağlanması için kurumsal hedefler çerçevesinde kurulan, kurumsal yapı, metotlar, prosedürler ve iç denetimi de içeren mali ve diğer kontrol sistemlerinin tamamıdır. Kaynakların kullanımında etkinliğin sağlanması, hesap verebilir kurumlar oluşturulması, idarelerin işlemlerinde yapısal bütünlüğün korunması gibi yeni düzenlemelerin işlerliğinin sağlanması mutlaka iç kontrol sisteminin etkin kurulmasına bağlıdır. İç kontrol sisteminin etkin kurulabilmesi amacıyla T.C Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa dayalı olarak; Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği (KİKST) çıkarılmıştır. Bu tebliğde, kamu idarelerindeki iç kontrol sisteminin standartlara uyumunu sağlamak üzere; yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi, bu çalışmalar için eylem planı oluşturulması, gerekli prosedürler ile ilgili düzenlemelerin hazırlanması ve iç kontrol sistemlerinin doğru çalışıp çalışmadığının belirlenmesi, bir başka ifade ile iç kontrol sisteminin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğini tespit etme üzere iç kontrolün tüm bileşenleri ile kurulması gerektiği görülmüştür. Elektronik veri aktarımının ve kullanımının hız kazandığı günümüzde, iç kontrol sisteminin, Kamu İç Kontrol Standartlarının beş bileşeni olan; 'kontrol ortamı, risk değerlendirme, kontrol faaliyeti, bilgi ve iletişim ve izleme' standartlarının dijital ortamlardaki verilere de uygulanması diğer bir ifade ile e-iç kontrole geçilmesi gerekliliği büyük önem arz etmektedir. Diğer kamu kurumlarına ve özel sektöre model oluşturması beklenen kurum olma özelliğine sahip olan üniversitelerin çağın gerektiği ölçütlerle iç kontrol sistemini sağlıklı bir biçimde kurabilmesi ve çalıştırabilmesi açısından e-iç kontrol sistemlerine hızlı uyum sağlaması beklenmekte ve araştırmaya açık bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmanın amacı; iç kontrol sisteminin elektronik ortamdaki uygulama alanının, kamu üniversitelerinde yaygınlığının ve kullanılabilirliğinin ölçülmesidir. Bu amaçla Türkiye'de faaliyet gösteren kamu üniversitelerinde e-iç kontrol mekanizmasının, yasa ve yönetmeliklere uygun bir şekilde kullanılabilirliğinin ve etkinliğinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Araştırma sonucunda e-iç kontrol kullanımının henüz yaygın olmadığı anlaşılmış, kullanan idarelerdeki Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı (SGDB) ve İç Denetim Birimi (İDB) personelinin e-iç kontrol sistemini kullanışlı buldukları görülmüştür. Ayrıca, e-iç kontrol sisteminde 5018 sayılı kanuna dayalı olarak çıkarılan iç kontrol standartlarının sınırlı sayıda kısmını yüksek, çoğunluğunun orta düzey, ve sınırlı sayıda kısmının düşük düzeyde gerçekleşmekte olduğu tespit edilmiştir.
Kurumsal risk analizinde iç denetimin önemi
Krizlerin kurumsal risk analizleri yapılarak fırsata çevrilmesi önemli duruma gelmiştir. Risk yönetiminin en önemli unsuru iç kontrol veya denetimdir. Bu tez risk yönetiminin amacı ve iç denetimin rolü konusunda, uygulamalardaki yanlışlık ve eksikliklerin giderilmesi için yazılmıştır. Kurumsal Risk Yönetimi ve İç Denetimin kavramı, aşamaları, faydaları, süreçleri ve bunlar arasındaki temel farklar ortaya koyularak, Türkiye'de kurumsal yapıda faaliyet gösteren bir firma üzerinde vaka çalışması yapılmıştır. Firmada tespit edilen 10 iş birimine günlük faaliyetleri, iş akışları ve görev tanımları gözlemlenerek toplam 145 soru yönlendirilmiş ve cevap alınmıştır. Risk skoru tablosu firmanın faaliyette bulunduğu sektör, standartlar ve yöneticilerden sağlanan veriler ışığında oluşturulmuştur. Kurumsal Risk Yönetimi ile tespit edilen risk, oluşmasından sonra ortaya koyulmaktayken, iç denetim durumu sürekli kontrol etmekte ve risk doğmadan veya fazla zarar vermeden önlenmesini sağlamaktadır. İç denetim kurumsal yönetimin ve Kurumsal Risk Yönetimi'nin ayrılmaz bir fonksiyonu olarak organizasyon şemasında yer almalıdır. İç denetim ya da Kurumsal Risk Yönetimi ayrımına gidilmemelidir.
Bağımsız denetim sürecinde BDS 610 çerçevesinde iç denetçi çalışmalarının kullanılma düzeylerinin incelenmesi: SPK'ya kayıtlı bağımsız denetim firmalarına yönelik bir araştırma
Günümüzde bağımsız denetçilerle iç denetçilerin rolleri her ne kadar farklılık gösterse de ikisi arasındaki iş birliğinin, uyum ve koordinasyonun sağlanması giderek daha fazla önem kazanmış, denetimin kalitesinin ve etkinliğinin artması yanında, denetlenen kurum, iç ve dış denetçi açısından da çeşitli faydaların elde edilmesine katkı sağlamıştır. Özellikle her iki denetçinin çalışmalarının odak noktası olan iç kontrol sisteminin anlaşılması ve değerlendirilmesi bakımından iç denetçilerle yapılacak iş birliği ve onların çalışmalarının kullanılması aynı çalışmaların gereksiz yere tekrarını önleyerek emek ve zamandan tasarruf edilmesini, denetim prosedürlerinin türü ve sayısı ile denetim kanıtlarının azaltılmasını, kaynak israfının önlenmesini, denetim maliyetinin azaltılmasını ve sonuç olarak denetim riskinin azaltılarak daha rahat ve etkin bir denetim gerçekleştirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada temel olarak, BDS 610 çerçevesinde bağımsız denetçilerin iç denetçilerin çalışmalarını kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bağımsız denetim çalışmalarına olan katkısının araştırılması amaçlanmıştır. Yapılacak çalışma sayesinde daha özelde; bağımsız denetçilerin iç denetçilerin çalışmalarını kullanıp kullanmama konusunda etkili olan faktörlerin ve önem düzeylerinin, iç denetçilerin ve çalışmalarının hangi kriterlere göre değerlendirildiğinin, iç denetçilerin çalışmalarının hangi alanlarda kullanıldığının, iç denetçilerin çalışmalarının kullanılmasının bağımsız denetçilere olan katkısının ve son olarak iç denetçilerin doğrudan yardım sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada araştırma modeli olarak, tanımlayıcı araştırma modeli kullanılmış, verilerin elde edilmesi amacıyla SPK'ya kayıtlı 105 bağımsız denetim firmasına yönelik anket çalışması yapılmış, elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar tablo ve grafikler halinde gösterilerek daha anlaşılır hale gelmesi sağlanmıştır. Çalışmada sonuç olarak, ankete katılan bağımsız denetim firmalarının büyük bir çoğunluğunun iç denetçilerle işbirliği yaptıkları ve onların çalışmalarından yararlandıkları ve bu kararlarına etki eden faktörlerin başında; iç denetçilerin işletmenin bir çalışanı olarak işletmeyi ve iç kontrol sistemini dahi iyi bilmeleri, iç kontrol sisteminin etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi konusunda benzer çalışmaları yapmalarının etkili olduğu tespit edilmiştir.
İç kontrol faaliyetleri kapsamında krediler kontrolü ve banka etkinlik değerlendirmesi
Kredilendirme, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlar için en yüksek geliri sağlayan faaliyettir. Bankaların kullandırdıkları kredileri tahsil edememesi diğer bir ifadeyle, kredilerin batık kredi haline gelmesi bankanın yürüttüğü faaliyetleri aksatabilmekte ve etkinliği azaltabilmektedir. Dolayısıyla iç kontrol sürecinde kredilerin kontrolü bankalar için ayrı önem taşımaktadır.Bu çalışmada ülkemizde faaliyet gösteren bankaların İç Kontrol Birimleri'nin etkinliğinin değerlendirilmesi amacıyla, bankalarda görevli İç Kontrolör sayıları ve toplam krediler girdiler olarak, takipteki krediler haricindeki kredilerin toplam krediler içerisindeki oranı ve kredilerden sağlanan faiz gelirleri çıktılar olarak alınıp veri zarflama analizi ile ölçüm yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmada hangi banka İç Kontrol Birim'lerinin hangi dönemlerde etkin olduğu belirlenmiş ve İç Kontrolör'lerin çalışmaları ile krediler kontrolünün sağlandığı ve böylece bankaların etkinliğinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Türk bankacılık sektöründe iç denetim faaliyetlerinin uygulamalı olarak incelenmesi
Geçmişte bankacılık sektöründe yaşanan problemlerin birçoğunun yetersiz iç kontrol sistemlerinden kaynaklandığı görülmüştür. Yetersiz iç kontrol sistemleri, bankaların finansal kayıplara uğramalarına ve itibar kaybetmelerine neden olmaktadır. Bu nedenle bankalarda iç denetim faaliyetlerine önem verilmektedir. Bu çalışmada, organize para piyasasının en önemli kurumu olan bankalarda iç denetimin temel ilkeleri, iç denetimin temel unsurları, iç denetim faaliyetleri ve iç denetime konu olan temel kontrol alanları üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda ticari bir bankanın iç denetim faaliyetleri uygulamalı olarak incelenmeye çalışılmıştır.
Öğretmen denetimlerinin öğretmen, okul müdürü ve eğitim müfettişi görüşlerine göre değerlendirilmesi
Amaç: Bu araştırmanın amacı devlet okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin, okul müdürlerinin ve müfettişlerin okul müdürlerinin öğretmen denetimi görevleri hakkındaki düşüncelerini ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırmada nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Sakarya ilinde görev yapmakta olan öğretmenler, okul müdürleri ve müfettişler oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırmalarda sıklıkla tercih edilen örnekleme tekniklerinden biri olan amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu örnekleme tekniğinde araştırmacı tarafından evreni en iyi temsil ettiği düşünülen bireyler tercih edilmektedir. Araştırmanın katılımcıları okul müdürü tarafından denetlenmiş olan beş öğretmen, kendileri müfettiş tarafından denetlenmiş ve öğretmen denetimi gerçekleştirmiş beş okul müdürü ve beş müfettiştir. Veri toplama sürecinde yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcıların kendilerini rahat ifade edebilmeleri ve çok yönlü veri elde edebilmek amacıyla yapılandırılmamış görüşme formu tercih edilmiştir. Katılımcıların görüşleri kendi tercihleri doğrultusunda yazılı olarak veya ses kaydı yöntemi ile alınmıştır. Sonrasında ses kaydının transkipsiyonu gerçekleştirilmiş ve katılımcıların onayı alınmıştır. Katılımcıların beyanı içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Bulgular: Araştırmanın sonuçlarına göre öğretmenler; müdür ile sürekli iletişim halinde olmaları, müdürlerin kendilerini çok yönlü tanıması ve çalışmalarını yakından takip edebilmesi, sürekli rehberliğinden faydalanabilmesi gibi sebeplerle okul müdürlerinin öğretmen denetimini tercih etmektedirler. Okul müdürleri ise; öğretmen denetimi görevlerinin kendilerine güç ve otorite sağlaması, dış denetimin rehberlik yönünün yeterli olmaması ve strese sebep olması gibi sebeplerle okul müdürlerinin öğretmen denetimi faaliyetlerini olumlu bulmaktadırlar. Müfettişler ise okul müdürlerinin denetim alanında eğitim yeterliğinin olmaması, rehberlik konusunda yetkin olmadıklarını düşünmeleri ve kişisel ilişkilerden kaynaklanan taraflılığın denetime olumsuz etki edeceği düşünceleriyle okul müdürlerinin öğretmen denetimi faaliyetlerini olumsuz değerlendirmektedirler. Sonuç ve Öneriler: Eğitimin kalitesinin yükseltilebilmesi için denetim faaliyetleri ve etkinlikleri artırılmalıdır. Denetim faaliyetleri kontrolcü-yargılayıcı faaliyetten çok rehberlik sağlayıcı bir yapıya büründürülmelidir. Elde edilen verilere göre okul müdürleri ve öğretmenler denetime yönelik eğitime ihtiyaç duymaktadırlar. Gerekli yetkinliğin elde edilmesi için lisansüstü eğitimler, hizmet içi eğitimler, seminerler sağlanmalıdır. Okul müdürlerine teorik eğitimin yanı sıra pratik eğitimler sağlanmalıdır. Ayrıca ders denetimlerine ilişkin mevzuat güncellenmeli, standartlar belirlenmeli, yapılacak denetim faaliyetleri, bu faaliyetleri gerçekleştirme yöntem ve teknikleri, zamanı gibi detaylar açık şekilde ortaya konulmalıdır. Ödül ve ceza sistemi getirilerek öğretmenleri teşvik edici denetim uygulamaları yerleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Denetim, öğretmen denetimi, okul müdürü denetimi, müfettiş denetimi
Kamu mali yönetiminde iç denetimin önemi ve farklı ülkelerde uygulanan iç denetim modellerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı; önceleri özel sektörde uygulanmaya başlanan ve şu anda Avrupa ile beraber dünyanın pek çok ülkesinde etkin bir şekilde uygulanan iç denetim modelinin kamu mali yönetim sistemimiz üzerinde ne gibi bir etki oluşturduğunun analiz edilmesi ve farklı ülkelerde uygulanmakta olan iç denetim modellerinin ayrıntılı olarak açıklanmasıdır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş kısmı olup, araştırmanın amacı ve öneminden bahsedilmektedir. İkinci bölümde kamu mali yönetimine yön veren düzenlemeler ele alınmış olup, 5018 sayılı Kamu Mali yönetimi ve Kontrol Kanununun amacı ve kapsamı ile temel ilkeleri, iç kontrol ve iç kontrolün unsurları ile ülkemizde uygulanan iç kontrol sisteminin yapısı açıklanmıştır. Üçüncü bölümde denetim kavramı ile birlikte iç denetimin amacı, kapsamı, unsurları, faaliyet ve süreci, türleri ile iç denetimin yakın ilişki içerisinde olduğu iç kontrol, dış denetim ve teftiş arasındaki durum irdelenmiş, kamu iç denetim standartlarına, meslek ahlak standartlarına ve raporlama standartlarına değinilmiştir. Dördüncü bölümde Avrupa Birliğinde uygulanan iç denetim modelleri ile dünya da uygulanan iç denetim uygulamaları incelenmiştir.Çalışmanın sonuç ve öneriler kısmında ise kamu mali yönetimi ve iç denetimle ilgili genel bir değerlendirme yapılarak bir kısım önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Denetim, Denetçi, Kamu Mali Yönetimi, Teftiş, İç Denetim, İç Kontrol, Dış Denetim, Kamu Yönetimi, İç Denetim Standartları.
İç denetim faaliyetinin yönetimi: Kamu sektöründe karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Yönetim kavramı uygarlık tarihi kadar eskidir. Ancak özellikle endüstrileşmenin hız kazandığı 20'nci yüzyılın başından itibaren önemini giderek artırarak bilimsel hale gelmiştir. Bugün birçok kurum, amaç ve hedeflerine etkili ve verimli bir şekilde ulaşabilmek için yönetimin temel işlevleri olan planlama, organize etme, yönetme, koordine etme ve denetim süreçlerini sistemli bir şekilde uygulamaktadır. Diğer kurumlar gibi, iç denetim birimleri de yukarıda belirtilen yönetim işlevlerine ihtiyaç duymaktadır. Yönetimin, iç denetim faaliyetindeki önemini ortaya koyan hem ulusal hem de uluslararası mevzuatta pek çok standart ve ilke bulunmaktadır. Buna rağmen, ulusal yazında iç denetim birimlerinin organizasyon yapısı ve yönetim pratikleri üzerine yapılmış bütüncül bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, iç denetim faaliyetinin yönetim fonksiyonları çerçevesinde etkili ve verimli planlanması, organize edilmesi, yönetilmesi, koordine edilmesi ve denetlenmesi süreçlerinin mevzuattaki yeri araştırılmış, birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılarak Türk kamu sektöründeki iç denetim faaliyetinin yönetimi uygulamaları incelenmiş ve incelemeler sonucunda tespit edilen sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Belediyelerde iç kontrol sisteminin etkinliğinin değerlendirilmesi
İç kontrol sistemi, kamu idarelerinin hedeflerine ulaşması sırasında ortaya çıkacak her türlü riski tespit edip önlemek, varlıklarını korumak, hesap verebilirliği sağlamak, işlemlerin ekonomik, verimli, etkili ve hukuka uygun şekilde gerçekleşmesini sağlamak amaçlarıyla idareler tarafından belirlenen prosedürler bütünüdür. Ülkemizdeki kamu idarelerinde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile uygulanması zorunlu hale gelen bu sistemin, 2020 yılı itibariyle belediyelerde ne kadar etkin uygulandığı çalışmamızda araştırma konusu olmuştur. Çalışmamız üç farklı incelemeyle yapılmıştır. Yapılan çalışmanın birincisi; Sayıştay tarafından yayımlanmış bulunan 2019 yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporu'nda belediyelerde en çok tespit edilen hataların iç kontrolle ilişkisi incelenmiştir. Çalışma neticesinde eğer iç kontrol belediyelerde etkin uygulansaydı gelir getirici faaliyetlerinde, taşınmazlarının kullandırılmasında, mali tablolarının hazırlanmasında, borçlanmalarının yapılmasında, personel harcamalarında yapılan hataların birçoğunun yapılmayacağı anlaşılmıştır. Yapılan çalışmanın ikincisi; iç kontrolü etkin uygulayan bir holdingin üst düzey yöneticisi ile iç kontrole ilişkin mülakat yapılmıştır. Çalışmamızın amacı belediyelerde iç kontrolün etkinliğini ölçmek olmasına rağmen özel sektörde yer alan bir şirketin iç kontrol sistemi ile ilgili araştırma yapılmasının sebebi, iç kontrolü etkin uygulayan bir şirketin yaptığı uygulamaları anlamak ve bu uygulamaların belediyelerde uygulanıp uygulanmadığını anlamaktır. Mülakat sonucunda Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği'ndeki ifadelerin hepsinin ilgili şirkette uygulandığı, yazılı olarak kurallara bağlandığı, yazılı olmayan hususların da şirket çalışanları tarafından teamül gibi uygulandığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan çalışmalardan üçüncüsü; Ankara'da yer alan 9 adet belediyenin 202 harcama yetkilisine Kamu İç Kontrol Standartları Tebliği'nde yer alan ve özel sektörden esinlenerek oluşturulan toplam 79 ifadelik bir anket uygulanmıştır. Yapılan çalışmalar bir arada değerlendirildiğinde harcama yetkililerinden alınan anket cevaplarına göre belediyelerde iç kontrol sistemi orta seviye hatta bazı bileşenler için orta seviyenin de üzerinde uygulanmaktadır. Ancak gerek Sayıştay Denetim Raporlarında, gerek Sayıştay Dış Denetim Genel Değerlendirme Raporlarında en çok hatalar belediyelerde yer almaktadır. Yine aynı şekilde Sayıştay tarafından yayınlanmış olan iç kontrol analiz çalışmasında da belediyeler genel olarak en düşük puana sahip kamu idareleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Muhasebe meslek mensuplarının bağımsız denetim ve denetimde kalite anlayışının incelenmesi: TRB1 bölgesinde bir araştırma
Gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelerde bağımsız denetim giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. İşletmelerin büyüyüp gelişmeleriyle beraber muhasebe sistemleri daha da karmaşık hale gelmekte, muhasebe işlemleri de giderek zorlaşmaktadır. İşletmeyle ilgili karar vericilerin, bu karmaşıklaşmış sistem içerisinde karar vermeleri güçleşmektedir. Dolayısıyla işletme yöneticilerinin doğru ve güvenilir karar verebilmeleri için işletmenin finansal tablolarından elde edilen bilgilerin gerçeği yansıtması gerekmektedir. Mali tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ancak yapılacak denetimle ortaya çıkarılabilmektedir. Denetim faaliyetini yerine getirecek meslek mensuplarının (SM, SMMM, YMM) mesleki tecrübesi, bilgisi ve diğer özellikleri büyük önem arz etmektedir. Yapılacak olan denetimin kaliteli ve güvenilir olması, bağımsız denetçinin denetim riskini en düşük seviyeye indirmesiyle mümkün olabilmektedir. Bu çalışmada, meslek mensuplarının (SM, SMMM, YMM) mesleki yeterliliğiyle bağımsız denetimin kalitesi arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla, TRB1 bölgesinde (Elazığ-Malatya-Tunceli-Bingöl) faaliyet gösteren meslek mensuplarına yüz yüze görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerinin test edilmesinde korelasyon analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Muhasebe, İç Kontrol Sistemi, Bağımsız Denetçi, Kalite
Üretici işletmelerde iç kontrol ve iç denetim sistemlerinin değerlendirilmesi: Diyarbakır ili örneği
Üretim yapan işletmeler için iç denetim gittikçe önemli bir unsur olmaya başlamıştır. İç denetim unsuru gelişen teknoloji ve fırsatlar doğrultusunda geliştirilmeye çalışılan bir fonksiyon olmaktadır. Denetim kapsamının gelişmesi ve iç denetimin bu gelişme içerisinde vazgeçilmez bir unsur olarak yer edinmesi çalışması kaçınılmaz bir süreçtir. Üretici İşletmelerde İç Kontrol Ve İç Denetim Sistemlerinin Değerlendirilmesi: Diyarbakır İl Örneği adlı çalışma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, iç denetim ve iç kontrol sistemlerinin temel bileşenlerine teorik olarak değinilmiştir. İkinci bölümde işletmelerde iç denetim sistemi ile ilgili kavramlara yer verilmiştir. Son iki bölümde ise üretim yapan işletmelerde anket çalışması yapılmış ve veriler sunulmuştur. Yapılan anket çalışmasında işletmelerin iç denetim ve iç kontrol faaliyetlerine sahip olup olmadıkları ve bu faaliyetin nasıl gerçekleştiği çalışılmıştır. İşletme yöneticilerinin iç denetim ve iç kontrol hakkındaki algıları ve bu algıların nelere göre farklılık gösterdiği ya da göstermediği araştırılmıştır. Ayrıca iç denetim faaliyetlerinin, yöneticiler ve çalışanlar arasında nasıl bir gelişme gösterdiği, iyileştirmelerin nasıl yapılacağı gibi durumlar incelenmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, işletmelerdeki iç kontrol ve iç denetimin işletmeler açısından önemini ve gerekliliğini ortaya koymak ayrıca bu doğrultuda yapılan iyileştirmelerle işletmelerin performansının artacağını ortaya çıkarmaktadır. Diyarbakır İlinin Organize Sanayi Bölgesinde üretim yapan işletmelerde, işletme yöneticileri ve çalışanları arasında iç denetim ve iç kontrol sürecinin farkındalığını değerlendirmektir. Çalışmanın daha öncede belirtildiği gibi özgün yönü oldukça güçlü olup çalışmanın sonunda literatürdeki eksikliğin giderilmesinde büyük katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma örneklemi olarak Diyarbakır ilinde üretim faaliyeti gösteren 280 işletme olarak belirlenmiştir. İşletmenin sadece yöneticileri ile çalışma yapılacaktır. Araştırmanın örneklemi; Basit Tesadüfî Örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Diyarbakır İlindeki Organize Sanayi Bölgesinde üretim faaliyeti yapan 280 işletme göz önüne alınarak %5 güven aralığında anket yapılacak işletme sayısı 165 olarak belirlenmiştir. Araştırmada yapılacak anket sayısı Basit Tesadüfî Örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanacaktır. Araştırmada toplanan veriler SPSS paket programında analiz edilecektir. Verilerin test edilmesinde tanımlayıcı istatistikler ile değişkenler arasındaki ilişkiyi veya farklılığı test eden istatistik yöntemleri kullanılacaktır. Ayrıca kullanılan ölçeğin güvenirliliği, güvenilirlik analizi ile (Cronbach Alpha) gerçekleştirilecektir. Araştırmada toplanan veriler SPSS paket programında analiz edilecektir. Verilerin test edilmesinde tanımlayıcı istatistikler ile değişkenler arasındaki ilişkiyi veya farklılığı test eden istatistik yöntemleri kullanılacaktır.
KOBİ'lerde iç kontrol sisteminin yeri ve risk odaklı iç denetim: Denizli ili uygulaması
Bu çalışmada, amaç KOBİ'lerde iç kontrol sistemi risk odaklı iç denetim ile ilgili yöneticilerinin görüşlerini ortaya koymak ve mevcut durumla ilgili bir bakış açısı geliştirmektir. Günümüzde küresel çapta meydana gelen muhasebe krizleri işletmelerde kontrol mekanizmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Özellikle ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahip olan KOBİ'lerin gerek ulusal gerek uluslararası düzenlemelerle iç kontrol sistemi ve buna bağlı olarak risk odaklı iç denetim uygulamalarına yaklaşımları işletmelerin gelecekteki durumlarını yakından etkileyecektir.Araştırma ülke sanayisinde önemli bir yere sahip olan Denizli ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Denizli ili sınırları içerisinde KOBİ profili taşıyan, Denizli Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren 106 işletmeye uygulanmıştır. Araştırma sonucunda toplanan veriler SPSS 15.0 For Windows programı ile analiz edilmiş olup, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) ve Tukey testi kullanılarak istatistiksel anlamlılık ilişkileri tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda KOBİ'lerin önemli bir bölümünde etkin bir iç kontrol sisteminin bulunmadığı (%51,9) saptanmıştır. Genel olarak KOBİ'lerde personel sayısı, Basel II hakkındaki bilgi düzeyi ve yıllık satış cirosu arttıkça işletmelerin iç kontrol sistemi ve risk odaklı iç denetime verdikleri önemin arttığı da gözlenmiştir. Ayrıca işletmelerde bir iç denetim ekibi bulunmamaktadır. Bu duruma sebep olarak KOBİ'ler, iç kontrolün işletme için gerekli bir sistem olarak görülmediği (%43,4) ve konuyla ilgili eğitimli personel azlığı(%34) belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: İç Kontrol Sistemi, Risk Odaklı İç denetim, KOBİ
Tarım Kredi Kooperatiflerinde iç kontrol sistemi ve iç denetim: Malatya Bölge Birliği Mdürlüğüne bağlı kooperatiflerde iç kontrol sistemi etkinliğinin araştırması
Dünyada oluşan finansal krizler neticesinde işletmelerin iç kontrol yapılarının ve iç denetim fonksiyonlarının zayıf olduğu görülmüştür. Bunun sonucunda hükümetler ve mesleki kuruluşlar iç kontrol ve risk kavramlarını ele alan yeni kurumsal yapılar geliştirmeye başlamıştır. Başarılı bir yönetim için, iç kontrol sistemi doğru anlaşılmalı, işletme hedefleri doğrultusunda sağlıklı bir biçimde kurulmalı ve uygulanmalıdır. Başarılı işletmelere bakıldığında işletmedeki problemlerin kısa sürede çözümünde iç kontrol sisteminden yararlandıkları görülmektedir. Bu çalışma kapsamında iç kontrol sistemi ile iç denetim hakkında temel bilgiler verilerek, Tarım Kredi Kooperatifleri Malatya Bölge Birliği Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren 59 birim kooperatifte iç kontrol sisteminin etkinliği araştırılmıştır. Ayrıca Tarım Kredi Kooperatiflerinde uygulanan iç denetime ilişkin olarak bilgiler verilerek, gerek iç kontrol sistemi gerekse iç denetimle ilgili olarak önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İç Kontrol Sistemi, İç Denetim
Muhasebe denetiminde iç kontrol ve iç denetimin önemi: Antalya ilinde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde bir uygulama
Son yıllarda hızla büyüyen işletmelerin artan rekabet ortamlarında kendilerine yer bulabilmeleri ve hedeflenen ölçüde faaliyetlerini sürdürebilmeleri, işletme varlık ve kaynaklarından maksimum ölçüde faydalanabilmeleri için işletme faaliyetlerinin ve yönetim faaliyetlerinin muhasebe denetimi ile denetlenerek desteklenmesi gerekmektedir. Muhasebe denetiminde de verimliliği en yüksek seviyeye ulaştırmak için de iç kontrol ve iç denetimin yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada Antalya Organize Sanayi Bölgesinde (AOSB) bulunan işletmelerin muhasebe denetiminde iç kontrol ve iç denetimin öneminin işletme yönetimi tarafından nasıl değerlendirildiği araştırılmaktadır. Çalışma için ihtiyaç duyulan veriler, Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nden temin edilmiştir. AOSB' de bulunan 163 faal işletmenin 118 tanesi ile birebir görüşme yapılarak anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket çalışmasına katılan işletmelerin yanıtları, araştırmanın amacı, kapsamı, yöntemi, hipotezleri, örneklemi, verilerin analizi ve araştırmanın sınırlılıkları açıklanarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.
Üniversitelerde iç kontrol sisteminin uygulanabilirlik düzeyine yönelik bir çalışma: Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi örneği
Teknolojik ve iktisadi gelişmeler, zaman içerisinde kuruluşları çok sayıda faaliyetin çok sayıda kişi ve karmaşık süreçlerle yürütüldüğü bir yapıya büründürmüştür. Bu durum kamu yönetimini, değişen çevre koşullarına uyum sağlamak ve değişimi yönetmek için yeni yönetsel araçlar geliştirmeye itmektedir. Yani günümüz çağdaş devlet anlayışı, kamu kaynaklarının daha iyi yönetimini ön plana çıkararak kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılmasını esas alır. Bu temeli esas alan kamu yönetiminde yeniden yapılanma çalışmaları son dönemde hız kazanmıştır. Özel sektör uygulamalarının kamuya uyarlanması olarak da tanımlanan Yeni Kamu Yönetimi yaklaşımının yaygınlaşması ile iç kontrol sistemi uygulamaları daha da önem kazanmıştır. Bu yaklaşım ile birlikte iç kontrol sistemi, yöneticilerin yönetim işlevini gerçekleştirmesinde önemli bir araç haline gelmiştir. Anahtar Kelimeler: İç Kontrol, İç Kontrol Bileşenleri, İç Kontrol Modelleri, Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımı, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Ülkemizde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile uluslararası standartlara uygun bir iç kontrol sistemi çerçevesi oluşturulmuş, Hazine ve Maliye Bakanlığı bu sistemin kamu kurumlarında oluşturulması ve yerleştirilmesi hususunda yetkili kılınmıştır. Bu tez çalışmasında, kurumlarda oluşturulan iç kontrol sisteminin uygulanma düzeyinin, yönetici özellikleri ile ilişkili olduğu düşüncesinden hareket edilmiştir. Bu nedenle araştırma, kuruluşundan günümüze hızla gelişen ve gerek akademik ve idari yapısı gerekse eğitim-öğretim hizmeti sunan birimlerinin çeşitliliği ile oldukça büyük ve karmaşık bir yapıya bürünen Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi birimlerinin yöneticilerini kapsamaktadır. Araştırmada kullanılan ölçme aracı, bu alanda yapılan diğer çalışmalarda kullanılan ölçeklerin incelenmesiyle elde edilmiştir. Bu ölçme aracı, evreni oluşturan yöneticilere doğrudan uygulanmış ve bulgular analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, kurumda oluşturulan iç kontrol sistemi boyutlarının birbirleri ile ilişkili olduğu, iç kontrol sisteminin uygulanma düzeyinin genel olarak iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca iç kontrol sistemi boyutlarının uygulanma düzeylerinin Üniversitenin birimleri arasında ve bu birimlerin yönetici özelliklerine göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.