Language teaching
Bu konu başlığı altında 550 tez
Animasyonların çocuğun epistemolojik gelişimine etkisi
Bu araştırmanın amacı; animasyon filmlerinde geçen bilgi türlerinin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenme becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinin Oğuzeli ilçesinde bulunan ve tam gün eğitim veren bir devlet ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 70 öğrenciyle yapılan araştırma karma yöntem yaklaşımlarından iç içe gömülü desene göre modellenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 24'ü animasyon filmlerinin izletildiği deney grubunda, 23'ü çocuk filmlerinin izletildiği plasebo grubunda, 23'ü ise Türkçe derslerinin müdahalesiz işlendiği kontrol grubunda bulunmaktadır. Araştırmada nicel verilerin yanında öğrenci ve araştırmacı deneyimlerine ilişkin nitel veriler de toplanmıştır. Bu araştırmada deneysel müdahale sürecine nitel veriler dâhil edilmiştir. Çalışmanın nicel boyutu ön test, son test, kalıcılık; deney, kontrol ve plasebo gruplu 3x3'lük yarı deneysel desene göre, nitel boyutu ise durum çalışmasına göre desenlemiştir. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Bilgi Türleri Ölçme Aracı ile nitel verileri ise Bilgi Cümlelerini Bilgi Türlerine Göre Değerlendirme Formu, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu, Öğrenci ve Araştırmacı Günlüğü ile toplanmıştır. Deneysel işlem süreci ön test ve son testlerin uygulanmasıyla birlikte 12 hafta sürmüştür. Araştırmada deneysel işlemin bitimi ile son test uygulamasını takip eden 6. haftada kalıcılık testi uygulanmış ve ölçümleri alınmıştır. Tüm ölçme uygulamaları üç gruba da eş zamanlı bir şekilde uygulanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi SPSS 23.0 programı ile yapılmış, nitel verilerin analizinde ise içerik ve doküman analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, animasyon filmi izleyen öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Deney, kontrol ve plasebo gruplarının son testlerinde deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Deney grubunun son test ve kalıcılık testi arasında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. İstatistiksel açıdan animasyon filmlerinin 6. sınıf öğrencilerinin bilgi türlerini öğrenmeleri konusunda anlamlı ve kalıcı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerden uygulama sırasında öğrenci günlükleri ve sonrasında da görüşmeler yoluyla toplanan verilerden animasyon filmlerinin bilgi türlerini eğlenceli ve kalıcı bir şekilde öğretebildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sosyoekonomik düzeyleri farklılık gösteren devlet ilkokullarında 4. sınıf ingilizce dersi programının uygulanabilirliğini etkileyen faktörlerin incelenmesi
Türk Eğitim Sistemi'nde İngilizce Öğretim Programı oldukça önemli ve zorunlu bir programdır. İngilizce öğrenmenin önemi gün geçtikçe artmaktadır bu nedenle İngilizce Öğretim Programı üzerinde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu kararı ile 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında İngilizce Öğretim Programını yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle kademe olarak İngilizce öğretimi 2. sınıf düzeyinde başlatılmış, yöntem değşikliğine gidilerek İletişimsel Öğretim Yöntemi kullanılmaya başlanmış, dinleme ve konuşma becerileri daha çok vurgulanmış ve teknolojiye daha çok ihtiyaç duyulmuştur. Bu araştırmanın amacı yeni düzenlenen İngilizce Öğretim Programı'nın sosyoekonomik düzeyleri farklılık gösteren devlet ilkokullarında nasıl uygulandığını incelemek, uygulanabilirliğini belirlemek ve uygulanma başarısına etki eden faktörleri ortaya koymaktır. Bu nedenle, sosyoekonomik durumları farklılık gösteren 3 okuldan ilkokul 4. sınıf düzeyinde 24 öğrenci ve 6 ilkokul İngilizce öğretmeni katılımcı olarak belirlenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme teknikleri kullanılarak veriler toplanmıştır. Çoklu durum çalışması ile birden fazla durum yani sosyoekonomik düzeyi farklı okullar incelenerek bu durumlara ait veriler ortaya çıkarılmıştır. Ulaşılan veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda sosyoekonomik düzeyleri yeterli ve kısmen yeterli olan okullarda yani araştırma yapılan okulların çoğunda yeni düzenlenen İngilizce Öğretim Programı'nın etkili bir şekilde uygulanabildiği ve sınıf içi faktörlerin bu duruma olumlu katkıda bulunduğu ortaya çıkmıştır. Sosyoekonomik düzeyi diğer 2 okula göre yetersiz olarak nitelendirilen okulda ise sınıf içi faktörlerin yetersizliği sebebi ile İngilizce Öğretim Programı'nın etkili bir şekilde uygulanamadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlara dayanarak İngilizce Öğretim Programı'nın araştırmaya katılan okulların çoğunda etkili bir şekilde uygulanabildiği bununla birlikte sınıf içi faktörlerin yetersizliği sebebi ile programın uygulanmasında bütünsel başarıyı sağlayamadığı ortaya çıkmıştır.
Yabancılara teknoloji tabanlı Türkçe öğretimi: Dinleme becerisinin kazandırılmasına ilişkin durum analizi
Bu araştırma, Türkçenin yabancı (ikinci) dil olarak teknoloji tabanlı öğretiminde dinleme becerisinin Türkiye'deki durumuna ve geliştirilmesine yönelik bir alan yazın çalışmasıdır. Bu bağlamda, teknolojinin dil öğretimi sürecine girdiği programlı öğretim uygulamasıyla başlanıp 2000'li yılların İnternet tabanlı teknolojilerine kadarki alan yazın taranmış; olumlu olumsuz yanlarıyla teknolojinin ikinci dil öğretimine katkısı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde teknolojinin yeterli boyutta kullanılmadığı ortaya çıkmıştır.
Reflection on reflection: EFL university instructors' perceptions on reflective practice
The primary objective of the present study was to engage EFL university instructors in reflective teaching practices through the use of various reflective tools and to find out their perceptions about these reflective teaching practices that they were engaged in. For the research purposes, a total of eight EFL university instructors working at the Foreign Language School of Kastamonu University, Turkey participated in the study. For a regular and systematic implementation of reflective practice, different reflective teaching tools; namely, reflective diaries, reflective video analysis, and reflective peer sessions were used. Prior to the implementation of the actual study, the participants were first trained on how to use the reflective tools. During this training, necessary information about the concept of reflection, significance of reflective practice, and the procedure of the study was given to the participants. After the training, the participants used each of these tools by following the guidelines provided for them beforehand. Data were collected through the qualitative research instruments. After the participants were involved in reflective practices through the reflective tools, they were asked to write a reflection on the use of each tool. Also, a perception questionnaire was administered to the participants in order to identify how they felt and perceived about the reflective practices and the use of reflective tools. Finally, in order to support the data obtained through the reflections and perception questionnaire, the semi-structured interview was conducted with the participants. The qualitative data were analyzed by using the Constant Comparison Method. The results of the study put forward that all of the EFL university instructors benefited much from the current study and were highly pleased with having participated in these reflective teaching practices by means of various reflective tools. These practices were perceived fruitful by the EFL university instructors. Engaging in reflective practices was found as an important opportunity for gaining awareness about teaching skills and practices, increasing self-evaluation and professional growth. The findings also yielded that the participants were positive about all the reflective tools they used throughout the study. However, a few of the participants mentioned some difficulties about reflective diary and reflective video analysis. They reported that the use of reflective diary and reflective video analysis as a way of reflection required much time, effort, and commitment, yet no negative perceptions about participating in reflective peer sessions were found. At the end of the study, the reflective practices increased the instructors' motivation and enthusiasm in order to implement the ideas of reflective teaching for their future professional practices. The participants also realized that reflective practice is an effective method for teacher development, and it can be applied through different ways or tools. Further, they noticed that reflective teaching practices can contribute to professional empowerment if they are implemented in a systematic fashion. The findings were discussed with regard to the previous research. In the light of the research findings, some implications for the effective use of reflective teaching were provided, and suggestions for further studies were offered. Key words: Reflective teaching, reflective diary, reflective video analysis, peer sessions, professional development, Turkish EFL university instructors.
Yabancı dil öğretiminde kültürlerarası iletişim : Fransa ve Türkiye örneklerinde öğretmen görüşleri incelemesi
Günümüzde gelişen iletişim teknolojileri ve küreselleşmenin etkisiyle ülkeler arası sınırlar git gide yok olmaktadır. Bu durum uluslararası platformda kültürler arası iletişimi bir ihtiyaç haline getirmektedir. Kendi kültürüne farkındalık ve "kimlik" bilincinden hareketle, farklı kültürlere karşı "öteki" bilinci, "saygı" gibi kavramları geliştirerek, dil ve kültür çeşitliliğini korumak kültürlerarası iletişimin temelini oluşturan amaçlardır. Bu doğrultuda, Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı'nda belirtildiği gibi, günümüz yabancı dil öğretimi programlarının, kültürlerarasıiletişim becerisi kazanımına yönelik hedef ve uygulamalara uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Bu becerinin kazandırılması sürecinde en büyük sorumluluk, her eğitim sürecinde olduğu gibi,kuşkusuz öğretmenindir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil öğretmenlerinin kültürler arası iletişim konusundaki görüşlerini belirlemek, incelemek ve karşılaştırmaktır. Bu amaca ulaşmak için Türkiye ve Fransa'da belirlenen iki üniversitede çalışan yabancı dil öğretim elemanlarının, yabancı dil öğretiminde kültürler arası iletişim becerisine yönelik görüşlerini belirlememizi sağlayan nitel bir durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, Fransa'da Toulouse II- Jean Jaurès Üniversitesi Fransız Dili Bölümü'den 7, İngiliz Dili Bölümü'nden 7; Türkiye'de Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Fransız Dili Bölümü'nden 6 olmak üzere toplam 20 öğretim elemanına önce konu ile ilgili genel görüşlerini almak amacıyla soru formu dağıtılmış, ardından bu soru formu üzerinden, görüşleri daha derinlemesine incelemek için yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Veriler toplam 18 aylık bir süreç zarfında elde edilmiştir. Veri analizi sonucunda beş ana tema (dil-kültür ilişkisi, yabancı dil öğretiminde kültürlerarası iletişim uygulamaları, kültürlerarası iletişim uygulamalarında yaşanan zorluklar, eğitsel dokümanlar, öğretmen ve kültürlerarası iletişim) ve yirmi yedi alt temaya ulaşılmıştır. Kültürel kimliğin, dünya görüşü, düşünce sistemi, dil kullanım şekli ve toplum içindeki davranış biçimini etkileyen önemli bir faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Sözsüz ögeler de sözel ögeler gibi iletişim sırasında anlam taşımakta ve konuşmacılar arasında mesaj iletmektedir. Toplumdan topluma değişen kültürel farklılıklardan kaynaklanan göndermeler, iletişimde zaman zaman farklı yorumlamalara hatta yanlış anlaşılmalara neden olmaktadır. Yabancı dil öğretiminde kültürlerarası iletişim becerisi, öğrenciyi kendinden farklı olanı tanımaya ve onunla etkileşime girmeye yönlendiren öteki bilincinin gelişmesine katkı sağlar. Hedef ve kaynak kültürle birlikte farklı kültürlerden gelen bütün öğrenciler arasında da aracı konumunda olan öğretmenler yabancı dil öğretimi sürecinde kültürlerarası iletişim becerisi gelişiminde başrol oynarlar. Öğretmen, öğrencinin kendi sosyokültürel kodlarını keşiften hareketle kendi kimliğini daha iyi tanımasından ve hedef dil-kültür aracılığı ile öteki ve görecelik bilincini geliştirmesinden sorumludur. Bu bağlamda, çalışmamıza katılan bütün öğretmenler belli bir seviyeye kadar kültürlerarası iletişimin yabancı dil öğretimindeki işlevinin farkında olmalarına rağmen, kültürlerarası yaklaşımı derslerine dâhil etmede sıkıntılar yaşadıkları gözlenmiştir. Diğer yandan katılımcıların hiç birinin kültürlerarası iletişim ile ilgili herhangi bir eğitim almadıkları ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda üç ayrı bağlam içerisinde yer alan öğretmenlerin, her birinin kendi bağlamından örnekler vermesine rağmen dil-kültür ilişkisi, kültürlerarası iletişim uygulamaları, bu uygulamalarda karşılaştıkları zorluklar ve ders materyalleri ile ilgili genellikle aynı fikirlerde olduğu sonucuna varılmış, bununla birlikte kültürlerarası iletişim çerçevesinde öğretmenin yeterliği, yurtdışı deneyimi, nesnel ve yansızlığı gibi konularda farklı görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak bu görüş farklılıkları karşılaştırma yapılan gruplar arasında değil, her grubun kendi içindeki katılımcılardan kaynaklandığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kültürlerarası İletişim Becerisi, Yabancı Dil Öğretimi, Öğretmen Görüşleri.
Impact of peer feedback on EFL learners' foreign language writing anxiety and their ideas about peer feedback
The present study aims at researching the impact of peer feedback on foreign language writing anxiety experienced by Turkish prep school students studying EFL and their opinions about peer feedback. To achieve these aims, the participants in the experimental group got training on peer feedback, gave and received peer feedback for nine weeks. 120 participants in both control and experimental groups responded to Second Language Writing Anxiety Inventory (SLWAI) at the beginning and end of the study. Besides, 15 participants from the experimental group were interviewed about their thoughts regarding peer feedback and its impact on foreign language writing anxiety. The study revealed that training and practices on giving and receiving peer feedback had a significant impact on decreasing foreign language writing anxiety. The present study highlighted the idea that peer feedback practice needs to be a well-planned implementation supported with a continuous learner training on how to give peer feedback effectively and efficiently. For the participants in the present study, getting and giving peer feedback was helpful in feeling more relaxed and self-confident as they realized that their peers do similar mistakes and have similar worries during writing. As a conclusion, training and practices on peer feedback have the potential to lead learners to believe that they can be successful by reducing foreign language writing anxiety and increasing their awareness about EFL writing.
The effects of presenting vocabulary in different sets on the students' productive vocabulary knowledge
This study was aimed to find out the effects of presenting new vocabulary in thematically related sets and unrelated sets on the receptive and productive vocabulary gains of the students. In other words, here which set led to more receptive and productive gain was investigated through immediate and delayed post test results. The research was carried out with 35 seventh graders during their elective English lessons in Atatürk Middle School. Before starting the treatment the target words were identified carefully and the thematically related and unrelated sets were arranged with essential criteria in mind. The target words were taught to two different groups of students during their two class hours elective English lessons. The treatment lasted for 5 weeks. Each set was consisted of 16 new words and these 16 words were taught in two separate groups. For example thematically related set was consisted of 'party' and 'environment' vocabulary sets whereas the unrelated set included 'set 1' and 'set 2'. Before teaching, the words were pretested in order to find whether the students knew the words or not. According to the pre-test analysis, necessary editing was done with the sets. 8 words were taught at a time and each set was taught in two class hour. After presenting the new words, receptive and productive practises were done. At the end of the lessons, two immediate post tests were given to the students; one to measure receptive vocabulary knowledge and one to measure the productive vocabulary knowledge. The same tests were given as delayed post tests 3 weeks later. According to the findings revealed by the immediate post test results, there was no significant difference between the vocabulary sets when the receptive vocabulary gain of the students was considered. But, when the productive vocabulary gain of the students was considered it was seen that the unrelated set led to more vocabulary gain. According to the findings revealed by the delayed post test results, there was a significant statistical difference between the vocabulary sets when the receptive and productive vocabulary gain of the students was considered. It could be concluded that the unrelated set led to more receptive and productive vocabulary gain. In conclusion, presenting vocabulary in unrelated set was found to be more effective than presenting vocabulary in thematically related set. Key words: Foreign Language Vocabulary Teaching, Thematically Related Sets, Unrelated Sets, Receptive Vocabulary Knowledge, Productive Vocabulary Knowledge
The impact of the explicit instruction of lexical bundles on academic writing skills of turkish EFL learners
The aim of the current study is to investigate the impact of the explicit instruction of lexical bundles through noticing, retrieval and generative activities on academic writing of Turkish EFL students and to reveal participants' opinions on this treatment.The participants of the study were 30 Turkish EFL learners enrolled in School of Foreign Languages at Osmaniye Korkut Ata University. Both quantitative and qualitative instruments were used in the study.The study includes a within group time series design in which participants were involved in one treatment group. The quantitative data were collected through pre-test, immediate post-test and delayed post-test scores of multiple choice test (for measuring receptive knowledge), c-test (for measuring controlled productive knowledge) and argumentative paragraphs (for measuring uncontrolled productive knowledge). The qualitative data were collected through questionnaire including two sections; fifteen closed-ended and three open-ended questions.The results of the study found out that explicit instruction of lexical bundles through noticing, retrieval and generative activities had a significant effect both on achievement and retention of receptive lexical bundle knowledge, and on achievement and retention of productive lexical bundle incontrolled and uncontrolled situations. However, the comparison of immediate post-test and delayed post-test scores of the productive knowledge of lexical bundles in uncontrolled situation showed that there was a significantly decrease in the retention of the participants. The results of the qualitative part of the study showed that participants highly benefited from this treatment, which helped them improve their academic writing quality by using the target lexical bundles. Moreover, after the treatment, they were more willing to use the target bundles in their writing. Keywords: Lexical bundles, Academic writing, Explicit instruction, Noticing,Retrieval and generative activities.
Expression of epistemic modality in argumentative writing: A study based on learner corpora
This thesis investigates into how Turkish student writers employ epistemic modality devices in order to make argumentation in their writing. The research concentrates on understanding the ways in which the use of epistemic modality devices by Turkish student writers compare with the use of these same rhetorical features by American student writers in argumentative writing. The study also attempted to investigate how the degrees of epistemic strength differ (in terms of weak, medium and strong categories) between and among the student writers. With regard to the aims of this study, three sets of databases (one for the American students, the other two for the Turkish students) were analyzed in order to compare the epistemic modality features between and across the three groups of student writers in terms of frequency of use, diversity of use, grammatical categories of epistemic devices, co-occurrence patterns of notable epistemic devices and degrees of epistemic strength or commitment. The quantitative aspects of the study were mainly based on frequency counts of epistemic devices, Log-likelihood tests to determine significant differences of epistemic modality use between and across the three groups of student writers. The qualitative aspects relied mainly on a close examination of concordance lines to make comparisons between and across the three databases. Findings of the study revealed that the Turkish student writers are slightly more restricted in their choice of epistemic devices. It was found out that they use smaller set of epistemic devices than the American student writers do. Another striking finding is that this smaller set of epistemic devices is used with higher frequency compared with the American students. This is obvious especially in the case of epistemic lexical verbs, where the Turkish student writers rely frequently on the 'I think' expression. Concerning the distribution of epistemic devices across grammatical categories, it was observed that the Turkish student writers principally use lexical verbs and adverbs in their expression of epistemic modality, but the American student writers appear to prefer modal auxiliary verbs more frequently. The Turkish student writers' preferences of particular modal verbs are also different from those of the American student writers. The Turkish students use will in relatively higher frequencies than would, but the American students use would more frequently than will. Furthermore, the Turkish student writers prefer a more personal style of argumentation than the American student writers. In view of the high frequency of expressions such as I think (that) and the frequent use of of course and maybe, it might be assumed that the Turkish student writers exhibit a more personal and straightforward writing style. Another interesting finding concerns the use of epistemic adverbs 'perhaps' and 'certainly'. These adverbs are not detected in the AELT database by the Turkish student writers while they are frequently used by the American student writers in the US-ARG database. Lastly, it has been observed that the American student writers prefer to use more number of epistemic devices indicating medium and weak level of epistemic strength, while the Turkish students in both databases tend to prefer more number of epistemic devices expressing strong level of epistemic commitment. Keywords: Epistemic modality, Epistemic devices, Argumentative writing, Epistemic strength, Degrees of commitment/ strength
Çevrimiçi öğretim materyali geliştirme ve uygulama süreçlerinin incelenmesi: İngilizce dersi örneği
Araştırmanın amacı, bir İngilizce öğretmeni tarafından çevrimiçi ortamlar aracılığıyla 9. sınıfın bir dönemlik İngilizce öğretim programına yönelik materyallerin geliştirilmesi sürecinin ve geliştirilen materyallerin öğretme – öğrenme sürecinde kullanılma durumlarının incelenmesidir. Araştırmanın verileri çevrimiçi ortam öğretimi, çevrimiçi öğretim materyali geliştirme ve materyallerin sınıf ortamında kullanılma süreçlerinin video kayıtları, araştırmacı ve öğretmen günlükleri, çalışma kapsamında hazırlanan başarı testi, öğrenci ve öğretmen yazılı görüşme formları, yarı-yapılandırılmış görüşme formu, odak grup görüşme formu ve araştırmacının gözlem notlarından oluşmaktadır. Toplanan nitel veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak, nicel veriler ilişkili örnekler t-testi uygulanarak analiz edilmiştir. Çevrimiçi öğretim materyallerinin uygulanmasıyla ilgili öğrenci görüşleri çoğunlukla olumlu olmuş, öğrenciler süreci eğlenceli, İngilizce becerilerini geliştiren, akılda kalıcı, öğrenmeyi kolaylaştıran ve diğer derslerde de kullanılmasını önerdikleri bir süreç olarak belirtmişlerdir. Benzer şekilde öğrencilere ön test ve son test olarak uygulanan başarı testleri arasında da anlamlı bir fark bulunmuş ve bu veriler nitel verileri desteklemiştir. Öğretmen araştırma sonucunda hem teknoloji yeterliği açısından hem de akademik alanda gelişim göstermiştir. Araştırma süreci boyunca teknik aksaklıklar ve bağlantı sorunları olmuş, öğretmenin bu sorunlara çözüm bulma konusunda da gelişim gösterdiği gözlenmiştir. Buna göre öğretmenin mobil internet kullanımı ve çevrimiçi ortamları aktif bir şekilde kullanmasıyla karşılaşılan sorunlara çözüm bulabildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, mesleki gelişim etkinliklerinin bireyin istek, gereksinim, beklenti ve hazırbulunuşluğu göz önünde bulundurulduğunda daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmen özelliklerine, olanaklarına ve gereksinimlerine göre olarak tasarlanmalarının öğretmenin motivasyon ve verimliliğine katkısı bulunduğu da ulaşılan sonuçlardandır. Anahtar Kelimeler: Mesleki gelişim, Yabancı dil öğretimi, Çevrimiçi ortamlar
Implementation and outcome evaluation of the Turkish primary school English language teaching program
The present study was designed (1) to reveal the views of the state primary school EFL teachers about their present textbooks and (2) question whether the 4th grade students have reached the goals defined by MoNE in 2013 ELTP in terms of listening skill. The research was carried out in Sincan in Ankara including 50 EFL teachers in 22 primary schools who were asked to reply 46-item Material Evaluation Form to evaluate their textbooks and 10 teachers in 7 schools were interviewed. Then, 20-item listening test prepared by the researcher was given to 650 4th grade students in 5 schools. The results of the teacher questionnaire indicated that the teachers were not satisfied with the textbooks in terms of their general appearance, layout and design, methodology, activities, language skills, language and topic content, teachability and flexibility, and assessment except for a few points. That is to say, they find the font size and type of the book suitable for the students, and think that the methodology implemented in the books is up-to-date. Furthermore, the participants tend to believe that the activities encourage meaningful language use and embody individual, pair and group work. Also, listening activities are thought to be well-recorded and the unit topics draw young learners' attention. This study was carried out to see the outcomes of 2013 ELTP via evaluating the textbooks and 4th grade students' listening skills in a certain geographical area, so it enabled to realize the strong and weak points of the program. At the end of the study, there are some implications for educators, educational authorities and educational researchers. Keywords: Program Evaluation, Outcome Evaluation, ELTPs.
Çevrilmiş sınıf modelinin yabancı dil olarak Fransızca öğrenimine etkisinin incelenmesi
Yabancı dil öğrencilerinin dilsel ve eğitsel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak ve dili otonom bir şekilde öğrenmelerini sağlamak, eylemsel yaklaşımın öncelikleri arasındadır. Buna karşın, yabancı dil derslerini, klasik öğrenme şemasına uyarak (herkesin aynı konuyu, aynı anda ve aynı ortamda öğreneceği şekilde) tasarlamak, öğrencilerin kendi öğrenme hızlarına uygun bir şekilde ilerlemelerine ve kendilerine özgü öğrenme stratejilerini gerçekleştirmelerine her zaman olanak vermemektedir. Bu durumda, öğrenme sürecini bireysel olacak şekilde düzenlemek ve yüz yüze öğrenme ile uzaktan öğrenmenin en etkili olduğu durumları bir araya getirmek önem taşımaktadır. Ders içeriğinin, dersten önce çalışılması ve ders zamanının da pekiştirme ve üretim gibi etkinliklerle daha verimli hale getirilmesini içeren Çevrilmiş Sınıf, bu amaçla geliştirilmiş modellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, söz konusu modelin, Fransızca öğrencilerinin dilbilgisi ve sözcük bilgisi üzerindeki etkilerini görmek ve öğrencilerin modelin uygulanması hakkındaki görüşlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Hem nitel hem de nicel yöntemin uygulandığı çalışmada, 2015-2016 öğrenim yılında Fransızca hazırlık sınıfına kayıtlı 20 öğrenci için, 8 hafta süreyle, okul dışında ve kendi hızlarına göre çalışacağı ders içerikleri paylaşılmıştır. Öğrenciler aynı zamanda, her uygulama öncesi ve sonrası, ön test ve son testlere cevap vermişlerdir. Uygulamalar sonrasında, seçilen 10 öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Wilcoxon testi sonuçlarına göre, analize dahil edilen öğrencilerin dilbilgisi ve sözcük bilgisi düzeylerinde anlamlı bir gelişme olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşmede elde edilen veriler kodlara ayrılmış ve bu kodlardan şu temalara ulaşılmıştır: Öğrencilerin çevrilmiş sınıf hakkındaki görüşleri, Modelin öğrencilerin öğrenme biçimleri üzerindeki etkisi, Öğrencilerin modele uyum sağlama yöntemleri, Öğrencilerin paylaşılan videolar hakkındaki görüşleri, Öğrencilerin modelin devamlılığı ile ilgili görüşleri, Öğrencilerin gelecek uygulamalarla ilgili önerileri. Anahtar Sözcükler: Harmanlanmış öğrenme, Çevrilmiş sınıf modeli, Fransızcanın yabancı dil olarak öğretilmesi, Otonom öğrenme, Öğrenme stratejileri.
İngilizce okutmanlarının öğretimsel yeterlik algıları ve bu yeterlikleri uygulamaya yansıtma durumları
Bu araştırma İngilizce okutmanlarının öğretimsel yeterlik algılarını ve bu yeterlikleri uygulamaya yansıtma durumlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışmasına göre desenlenen araştırmanın katılımcıları 2014-2015 eğitim öğretim yılında Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) hazırlık sınıflarında derse giren İngilizce okutmanlarıdır. Araştırma verilerinin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme, yarı yapılandırılmış gözlem, belge incelemesi ve araştırmacı günlüklerinden yararlanılmıştır. Verilerinin analizinde tümevarım analizi ve betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular okutmanların yeterlik algıları ile sınıf içi uygulamaları arasında bazı noktalarda farklılıklar olduğunu göstermektedir. Bu farklılıklar en çok dersin giriş ve sonuç etkinlikleri ile dersin öğretiminde hedef dilin kullanımı boyutlarındadır. Gelişme aşamasında ise çoğunlukla kitaba bağlı kalındığı için okutmanların yeterlikleri uygulama durumları yeterince yorumlanamamıştır. Okutmanların görüş ve uygulamalarında çoğunlukla paralel olan boyutlar ise iletişime dayalı ve rahat bir sınıf ortamı oluşturmak ve öğrencilerle iyi bir iletişim kurmaktır. Okutmanların genel anlamda kendilerini güçlü buldukları yönler okuma ve yazma becerilerinin öğretimi ve öğrencilerle iletişim, geliştirmeye ihtiyaç duydukları yönler dinleme ve konuşma becerilerinin öğretimi ile alandaki gelişmeleri takip etmedir. Anahtar Sözcükler: İngilizce Okutmanı, Öğretimsel Yeterlik, İngilizce Hazırlık Sınıfı.
Arapça okuma dil becerisinde materyal tasarımı ve kullanımı(Özel amaçlı dil eğitim ve öğretim örneği)
İnsanlık tarihi geçmişten bugüne pek çok yabancı dil eğitim girişimine şahit olmuştur. Bu girişimlerden kimi başarıya ulaşırken kimisi ise yetersiz görülerek uygulamaya konmasından vazgeçilmiştir. Tüm bu tecrübeler daha sonra yöntem ve teknik kapsamında toplanarak, sistematik olarak yabancı dil öğretiminde kullanılmıştır. Tüm bu tecrübelere rağmen istenen düzeyde yabancı dil öğrenme başarısına ulaşıldığını söylemek pek mümkün değildir. Dil eğitimindeki eksiklikler sürekli tartışılmış, eleştirilmiş ancak üzerinde karar kılınan yapıcı bir çözüm tam olarak bulunamamıştır. Dil eğitiminde önemi yeterince kavranamayan etki merkezi, eğitimin ayrılmaz parçası olan yaygın boyutunda saklıdır. Zira eğitim adına yapılan tüm uygulamalar neredeyse örgün boyutuyla kısıtlı tutulmuştur. Ancak hayatın tümünü içine alan yaygın kısmında öğrencinin kendisini sürekli geliştirmesi, uygulanması gereken önemli bir strateji olacaktır. Bir kişi örgün eğitime giderek bu kısıtlı zaman diliminde yabancı bir dili öğrenebileceğini düşünürken eğitimciler, materyal, yöntem ve zaman yetersizliği gibi nedenlerle üzerlerine düşen görevi tam olarak yapamamaktadırlar. Bu nedenle kalıcı çözüm yolunda hedef kitleye uygun materyallerin tasarlanmasının öncelikli olduğu kanaatindeyiz. Devamındaysa bu tür materyallerden nasıl faydalanılması gerektiğiyle ilgili rehberlik eğitiminin verilmesi, bütüncül bir çözümü getirecektir.
İmam hatip liseleri 9. ve 10. sınıf müfredatıyla bağdaştırılmış Arapça-Türkçe görsel sözlük örneği
Ülkemizdeki dil öğretiminin zorluğunu okullarda gözlemlememiz üzerine bir çalıĢma yapılmasına karar verilmiĢtir. Bu tez çalıĢması da, öğrencilerin Arapça derslerinde kelimeleri sözlükten kolay bulup öğrenebilmeleri için hazırlanmıĢtır. Tez, 2 bölümden oluĢmaktadır. Tezin ana kısmını hazırlayabilmek için, daha önceden hazırlanmıĢ sözlük çalıĢmalarına, yazılıĢ sebeplerine genel hatlarıyla bakılmıĢtır. Tezin 1. bölümünde "Sözlükbilim nedir"? sorusuna cevap ararken, aynı zamanda sözlükçülükten de bahsedilmiĢtir. Tezimiz, Arapça sözlük yazımı için hazırlanmıĢ olduğundan Arap dünyasında yazılmıĢ sözlüklerden bahsedilmiĢ, bölümleri ve dönemleri genel hatlarıyla incelenmiĢtir. Her sözlüğün yazılıĢ amacının farklılıklar göstermesi ve hitab ettiği kitlenin ihtiyaçları göz önüne alındığında, sözlük çeĢitlerini gözden geçirme ihtiyacı doğmaktadır ve bu sözlüklerin yazılıĢ yöntemleri farklılıklar göstermektedir. Bu düĢünceden yola çıkarak sözlük türlerine ve hazırlama yöntemlerine kısaca değinilmiĢtir. Tüm bu bilgiler toparlandığında tezimizin asıl amacı olan sözlük bölümünü hazırlayabilmek için bir kısım analizlere ihtiyaç duyulmuĢtur. Ġmam hatip liselerinde okuyan öğrencilerin alfabetik sözlüklerden kelime bulmakta zorlandığını ve bu yüzden kelime ezberleyemediklerini, derslere kelime öğrenerek hazır gelemediklerini düĢündüğümüzden 100 kiĢilik bir anket çalıĢması yapılmıĢtır. Sonuç olarak müfredata göre düzenlenmiĢ görsel bir sözlüğe ihtiyaç duydukları gözlemlenmiĢtir. Bu araĢtırmalar ve analiz sonucunda tezimizin 2. bölümünde görsel bir sözlük hazırlanmıĢtır. Sözlüğün kelimeleri, ders kitabında geçen konularla bağlantılı olarak seçilmiĢtir. 9. ve 10. Sınıf konularında geçen bu kelimelerle bağlantılı olarak resimler çizilmiĢtir. Bu resimlerin çizilme amacı, görsellerle desteklenen kelimelerin daha öğretici olacağını düĢünmemizdir. Tezde bu konuyu çalıĢmamızdaki asıl neden de budur.
İngilizce hazırlık sınıfı okuma metinlerinin eğitsel değerleri
Araştırma, Adnan Menderes Üniversitesi İngilizce hazırlık sınıflarında kullanılmakta olan okuma metinlerinin eğitsel değerlerini saptamayı amaçlamıştır. Kullanılmakta olan okuma metinleri, gramer, anlama, görsellik, ilgi, yöntem ve konular gibi, bir metinde öne çıkan başlıklar açısından incelenmiştir. Araştırmada, nicel yöntem kullanılarak var olan durum betimlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 2015–2016 öğretim yılı, güz ve bahar yarıyılı hazırlık sınıfı öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama amacı ile kullanılan likert tipi sorulardan oluşan anket, araştırmacı tarafından geliştirilerek, hazırlık sınıfına devam etmekte olan öğrenci ve yine aynı bölümde görev yapmakta olan öğretim elemanlarına uygulanmıştır. Ayrıca, öğretim elemanlarına açık uçlu sorular yöneltilerek frekans elde etme yolu ile çözümleme yapılmıştır. Ölçme aracı ile elde edilen öğrenci ve öğretim elemanlarının görüşleri, betimsel istatistik yöntemleriyle incelenmiş, bulgular frekans ve yüzdelerle ifade edilerek tablolaştırılmıştır. Araştırma sonucunda, okuma derslerinde kullanılan okuma metinlerinin ''gramer öğretimi, görsellik, ilgi, anlama, yöntem ve konu'' başlıklarının değerlendirilmesiyle ilgili olarak öğrenci ve öğretim elemanlarının benzer görüşlerinin yanı sıra farklı görüşlerde oldukları da görülmüştür. Ayrıca, okuma derslerinde kullanılan okuma metinlerinin amaca yönelik olmasının yanı sıra, okuma becerilerini geliştirmeye yönelik olmayan ve geliştirilmesi gereken noktaların bulunduğu da ortaya çıkmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Okuma Metni, Eğitsel Değer, Değerlendirme,Hazırlık Sınıfı
EFL teachers' perceptions on task-based language teaching in the context of a preparatory school
This study was conducted to investigate the perceptions and practice preferences of teachers who teach English as a foreign language in a university preparatory class, about task-based language education, and to reveal their ideas about the task-based approach and preferences about using this approach in their classrooms or not, along with the reasons. In order to achieve these goals, the teacher questionnaire developed by Jeon and Hahn (2006) was applied to fifty teachers who participated in the study. The results were analyzed using IBM SPSS 22.0. Interviews were conducted with five people selected on a voluntary basis among the participants, and the results were analyzed by thematic analysis method. According to the results obtained from the quantitative and qualitative data, it was revealed that the majority of the teachers participating in the study had positive views about task-based language education and applied it in their classrooms. According to the other information obtained as a result of the analysis, it was understood that the most common factors preventing the implementation of task-based language education in classrooms were the high number of students in the classrooms and the inadequacy of course materials for task-based language education. Among the implications of the study, there are the reasons for not preferring task-based language education can be eliminated as a result of the improvements that can be made in the curriculum and materials proposed by the existing education system and the solution of the infrastructure-related problems of the university. Keywords: English language teaching, task, task-based language teaching, approach
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının ortaokul öğrencilerinin akademik başarı ve tutumlarına etkisi Bu araştırmanın amacı, Etkileşimli tahtanın Türkçe dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, Türkçe dersine ve Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımına yönelik tutumlarına etkisini ortaya koymaktır. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu modele dayanan yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Kütahya ili, Yunus Emre Ortaokulunda bulunan 8-A kontrol grubu ve 8-C deney grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta süresince, haftada 2 ders saati olmak üzere toplamda 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Türkçe dersindeki "Cümle Çeşitleri" konusu deney grubunda bulunan 25 öğrenciye etkileşimli tahta kullanılarak, kontrol grubunda bulunan 25 öğrenciye ise etkileşimli tahta kullanılmadan sıradan tahta ile işlenmiştir. Araştırmayı iki grupta da araştırmacı yürütmüştür. Çalışma gruplarındaki öğrencilerin Türkçe dersine yönelik başarılarını ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 20 soruluk "Cümle Çeşitleri Başarı Testi" kullanılmıştır. Her iki grup öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla 2014 yılında Topçuoğlu Ünal ve Köse tarafından geliştirilen "Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubunun Türkçe dersinde kullanılan etkileşimli tahtaya yönelik tutumunu ölçmek amacıyla 2016 yılında Topçuoğlu Ünal ve Tayfa tarafından geliştirilen "Türkçe Dersinde Etkileşimli Tahtaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmada toplanan veriler bağımsız örneklem t-test ve bağımlı örneklem t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda etkileşimli tahta ile ders işlenen deney grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarının, klasik tahta ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin derse yönelik akademik başarılarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı görülmüştür. Bu sonuçtan hareketle Türkçe dersinde etkileşimli tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına büyük katkı sağladığı söylenebilir. Araştırmanın diğer sonuçlarına bakıldığında etkileşimli tahta kullanımının Türkçe dersine yönelik öğrenci tutumunu yükselttiği fakat bu yükselişin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmüştür. Etkileşimli tahtanın kullanıldığı deney grubunun Türkçe dersinde etkileşimli tahtaya yönelik tutumu, uygulama sonunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükselmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkileşimli tahta, FATİH Projesi, öğrenci başarısı, öğrenci tutumu, Türkçe dersi
Yabancılara Türkçe öğretiminde metin uyarlama ve Memduh Şevket Esendal'ın "Pazarlık" hikayesinin 2 seviyesine göre uyarlanması
Yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi amaçlı ders kitabı ve akademik pek çok kitap basılmıştır. Ancak öğrenciler yardımcı materyallere ihtiyaç duyduğunda, alanda basılan kaynaklar yetersiz kalmaktadır. Özellikle okuma ve anlama beceresine katkıda bulunacak kaynaklar azdır. Bu çalışmada Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenler için özgün metinleri uyarlamada kullanılacak yöntemler açıklanmıştır. Bir uyarlama örneği olarak, özgün bir metin olan "Pazarlık" hikâyesi A2 seviyesine göre uyarlanarak çalışmada verilmiştir. Çalışmanın evrenini Memduh Şevket Esendal'ın hikâyeleri, örneklemini Memduh Şevket Esendal'ın "Pazarlık" isimli hikâyesi oluşturmaktadır. Tarama yöntemiyle A2 seviyesine uygun olmayan dil bilgisi yapıları ve sözcükler tespit edilmiştir. Bu yapılar ve sözcükler Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metninde belirlenen seviyelerin kazanımları ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe A1 ve A2 Ders Kitapları, , Yedi İklim Yabancılar İçin Türkçe A1 ve A2 Türkçe Ders Kitapları, Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Temel Seviye Ders Kitabı ve Gazi TÖMER Yabancılar İçin Türkçe A1 ve A2 Ders Kitaplarında yer alan dil bilgisi kuralları dikkate alınarak uyarlanmıştır. Bu setlerde ayrıca okuma öncesi, okuma sırası, okuma sonrası yapılan etkinlikler incelenmiş, uyarlanan metin için etkinlik örnekleri hazırlanmıştır. Yeni Türk Edebiyatı eserlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılması Türk Edebiyatının ve Türk kültürünün yakından tanınmasına olanak sağlamaktadır. Bu çalışma ile ayrıca Yeni Türk Edebiyatının farklı kültürlerde de tanınması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Metin uyarlama, yabancılara Türkçe öğretimi, yeni Türk edebiyatı, Memduh Şevket Esendal, okuma metinleri.
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde otantik öğrenmenin dinleme becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde otantik öğrenmenin dinleme becerisine etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda verilerin toplanması, analizi, hipotezlerin kontrol edilmesi ve yorumlanmasında ön test-son test tek gruplu zayıf deneysel desenden faydalanılmıştır. Bu araştırma, İstanbul ilinde bulunan bir vakıf üniversitesindeki Türkçe Öğretim Merkezinde, B2 seviyesinde öğrenim gören toplam 22 öğrenciyle yapıldı. Araştırmada çalışma grubuna toplam sekiz hafta süren otantik öğrenmenin ilkeleri dikkate alınarak hazırlanmış dinleme etkinlikleri uygulanmıştır. Etkinliklerin uygulama öncesinde ve uygulama sonrasında ön test ve son test yapılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Shapiro- Wilk Testi uygulanarak dağılımın normalliği belirlenmiş, dağılımın çarpıklık ve basıklık değerleri dikkate alınarak da araştırmada parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada nicel olarak elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucunda, öğrencilerin dinlediğini anlama becerisi ön test ve son test sonuçlarında anlamlı düzeyde farklılık oluştuğu gözlemlenmiştir. Ayrıca çalışma grubunda bulunan öğrenciler farklı değişkenlere göre incelenmiştir. Bu değişkenlerde Türkiye'de bulunma sürelerine göre anlamlı bir fark bulunmuş, cinsiyet, yaş, ülke, ana dili, bildiği yabancı dil sayısı, faydalanılan kaynaklar ve en çok zorlanılan dil becerilerine göre incelenmiş ve anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde etkileşimli kelime duvarı ile kelime öğretimi
Bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretiminde kelime öğretimi için etkin ve kullanışlı bir öğretim aracı olan etkileşimli kelime duvarlarını tanıtmak ve öğreticiler için etkileşimli kelime duvarı etkinliklerinden örnekler sunmaktır. Araştırma kapsamında temel nitel desen araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler Kesit Yayınları, Türkçeye Yolculuk A1 Ders ve Çalışma kitaplarındaki kelimelerden oluşmaktadır. Kitaplardaki kelimeler ünite bazında tespit edilmiş ve uzman görüşü alınarak etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri için seçilmiştir. Verilerde seçilen kelimelerle her bir ünite için etkileşimli kelime duvarı oluşturulmuş ve ünite kazanımlarına uygun etkileşimli kelime duvarı etkinlikleri sunulmuştur. Araştırmada etkileşimli kelime duvarları detaylı bir şekilde anlatılmış ve etkinlikleri görsel şekil ve tablolarla somutlaştırılmıştır. Bu kapsamda araştırmanın, yabancılara Türkçe öğretimi alanında çalışan öğreticilere ışık tutacağı ve araştırmada anlatılan etkileşimli kelime duvarının farklı ders içeriklerinde kullanımı ve araştırılması için örnek teşkil edeceği düşünülmüştür.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısının belirlenmesi
Teknolojideki gelişmeleri takip edip bunu eğitime uyarlamak her şeyden önce yaşanılan çağın bir gereğidir. Yeni nesile verilen eğitimin istenilen seviyede gerçekleşebilmesi de ancak bu takip ve uyarlama sayesinde mümkün olabilecektir. Teknolojinin dil öğretiminde kullanılması her geçen gün kendini yenileyen bir durumdur. Dil öğretiminde çeşitli videoların öğrencilerin farklı dil becerilerinin geliştirilmesinde kullanımı da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu araştırmanın amacını, çağın yaratıcılığının bir ürünü olan reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde kullanımının öğrencilerin yazma becerisine katkısını belirlemek oluşturmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalarda belirtildiği üzere, yazma becerisi öğrencilerin en çok zorlandıkları becerilerden biridir. Araştırma, yazma öğretiminin daha işlevsel bir süreçle daha verimli bir hale getirilmesini amaçlamıştır. Araştırma, nitel araştırma modellerinden Eylem Araştırması ( action research) modeline göre planlanmıştır. Araştırma hedefi kapsamında "Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi" (AOÖÇ) dikkate alınarak B1 seviyesine uygun olduğu düşünülen Türk Hava Yolları'nın 85.Yıl adlı reklam filmi seçilmiştir. Seçilen reklam filminden hareketle yazma etkinlikleri hazırlanmıştır. Hazırlanan etkinlikler Zoom uygulaması ile planlanan üç ders saatinde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi TÖMER öğrencilerinden oluşan beş katılımcıya uygulanmıştır. Uygulama sonucunda araştırmacı tarafından hazırlanan ve her araştırma sorusuna karşılık iki soruya yer verilen Açık Uçlu Soru Formu ( Ek 3) ile öğrenci görüşlerinden oluşan veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerden içerik ve betimsel analiz ile kod ve kategoriler elde edilerek araştırma soruları ve araştırma varsayımlarına cevap aranmıştır. Söz konusu araştırma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi derslerinde reklam filmi kullanımının öğrencilerin yazmaya yönelik olumlu tutum sergilemesinde, etkinliklere katılımlarında, kaygı ve motivasyonlarında olumlu anlamda katkı sağladığı tespit edilmiştir. Otantik bir materyal olarak reklam filmlerinin yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımı çok duyulu bir öğretim sağlaması açısından da ayrıca önem arz etmektedir denilebilir. Anahtar Sözcükler: Dil öğretimi, eylem araştırması, reklam filmleri, Türkçe öğretimi, yazma becerisi
Mediation in ELT curriculum: A comparative analysis of the 4th grade ELT textbook and the CEFR in Turkey
The main aim of the present study is to reveal the relationship between a 4th grade EFL textbook used in Turkey and mediation notion that is given a place in Companion Volume to the CEFR (CEFR/CV) in 2018. Deductive thematic content analysis method of qualitative research including usage of techniques such as re-reading and taking notes was conducted to analyse the data coming from data collection process. Textbook activities were unpacked and coded under themes that were determined beforehand. Then, illustrative descriptors for mediation from the CEFR/CV were extracted and coded as well. Mediator activities found in the textbook and illustrative descriptors of mediation were comparatively analysed to reveal the extent of their match. Themes were created out of the illustrative descriptors for mediation from the CEFR/CV, and textbook activities were unpacked and categorised in the light of these themes with their IDs that were determined before. Finally, a second opinion on the themes, categorizations and coding processes is received from an expert in the field. Descriptive analysis was utilized to display the relationship between the textbook and mediation characteristics in the CEFR/CV. The results show that most of the textbook activities do not reflect the characteristics of mediation mentioned in the CEFR/CV. There were 14 mediator activities out of 168 activities that indicate mediation, which constitutes 8,3% of the textbook. There were also other mediators found in the textbook such as visual and audial aids.
Sinir-dilsel programlama (NLP) destekli dil öğretme-öğrenme modeli
Bu çalışma Sinir-Dilsel Programlama tekniklerini açıklayarak, SDP'nin yabancı dil öğretme-öğrenme sürecinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın artalanı, amacı ve kapsamı yer almaktadır.İkinci bölüm SDP'nin tanımı, tarihçesi, varsayımları, temel kavramları ve kullanım alanları ile SDP'de önemli bir yere sahip olan Değerler ve İnançlar konularını kapsamaktadır.Üçüncü bölümde Çerçeveleme, Farklı Bakış Açıları, Eğretileme ve Sözcüklerin Gücü ana başlıkları altında SDP'nin dil ile olan bağlantısı açıklanarak iletişimde dilin önemi SDP'nin yaklaşımıyla ortaya konulmuştur.Dördüncü bölümde yabancı dil eğitiminde SDP'nin rolü anlatılarak öğrenici biçemlerinin öğrenme sürecindeki önemi açıklanmıştır.Beşinci bölümde önce SDP destekli dil öğretme-öğrenme ile ilgili olarak Rusya'da yapılmış olan bir çalışmaya yer verilmiştir. Daha sonra SDP Destekli Dil Öğretme-Öğrenme Modeli sunulmuştur. SDP tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olan ders gereçleri yine SDP tekniklerine uygun bir şekilde işlenen derste kullanılmıştır. Aynı zamanda kısıtlı ders süresinden dolayı sınıfta uygulanamayan SDP teknikleriyle hazırlanmış etkinliklere de bu bölümde yer verilmiştir.Altıncı bölüm, Sonuç ve Öneriler başlığı altında, uygulanan SDP Destekli Ders Modeli ile ilgili olarak öğretmen ve öğrencilerin yorum ve önerilerini kapsamaktadır. Son olarak SDP destekli dil öğretme-öğrenme modeli için hazırlanan ders gereçleri Ekler başlığı altında yer almaktadır.