Media relations

60 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde sosyal medya kullanımı: Sosyal medya algıları, amaçları ve kullanım alışkanlıkları

Bu çalışma örgütlerin sosyal medya algılarının, kullanım amaçlarının ve kullanım alışkanlıklarının belirlenmesine yöneliktir. Bu kapsamda Eskişehir'de faaliyet gösteren 138 işletmeden elektronik anket yoluyla elde edilen veriler araştırma amaçları doğrultusunda değerlendirilmiştir.

EskişehirMedyaMedya ilişkileri+4
Ayhan Şengöz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirel kuram bağlamında Türkiye'de medya-siyaset ilişkileri

80?li yıllarla beraber Türk toplumu sivilleşme, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü bağlamında önemli bir dönüşüme şahitlik etmiştir. Bu dönüşümün bir sonucu olarak ülkemizde sivil toplum ve kamuoyu oluşumu özel bir önem kazanmaya başlamıştır. Sivil toplumun ve kamuoyunun şekillenmesinde en önemli pay şüphesiz medyanındır. Gene bu yıllarla beraber özel televizyonların kurulması, özel radyo istasyonlarının tesisi ve özellikle son yıllarda farklı etnik dillerde yayın özgürlüğünün sağlanması medyanın siyaseti şekillendirmesinde etkili olmuştur. Öte yandan 28 Şubat süreci gibi anormal dönemlerde medya patronlarının aynı zamanda işadamı haline gelmesi, ihaleler peşinde koşması ve daha da ileri giderek medya kartelleri oluşturması siyasetin artık dördüncü kuvveti olarak betimlenen medyanın ne denli etkin ve etkili bir araç olduğunu ülke gündemimize yansıtmıştır.Tüm bu veriler ve olgular ışığında çalışmamız Türkiye?de medya ve siyaseti son dönem analizine odaklanmış iktidar medya ilişkilerinin oluşturduğu sosyo-politik konjonktür, özgün örnekleri ve bire bir gazete küpürleri bağlamında çözümlenmiştir. Ne var ki, kolayca görüleceği üzere medya-siyaset arasında kurulan bu bağ pek çok eleştiriyi de beraberinde getirmektedir. İşte bu eleştirel analizi güçlü bir referans çerçevesi ekseninde irdeleyebilmek için Avrupa?da son dönem siyaset-medya ilişkilerini en sağlam temellere oturtarak değerlendirme kapasitesine sahip olan eleştirel kuramdan faydalanılmıştır. Sonuç olarak tezimiz son dönem medya-iktidar ilişkilerinin doğurduğu problemlere dikkat çekerek çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Kuram, Siyaset, Medya, Arap Baharı, Muhafazakâr Kimlik

Adalet ve Kalkınma PartisiArap BaharıEleştirel kuram+6
Ahmet Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Ebeveynler arası çatışma, akran ve medya etkileri ile ergenlerdeki şiddet davranışı arasındaki ilişkiler: Şiddete yönelik tutumların aracı rolü

Bu araştırma, sosyal bilişsel kuramlar çerçevesinde, ebeveynler arası çatışma, akran ve medya etkileri ile ergenlerdeki şiddet davranışı arasındaki doğrudan ilişkileri ve şiddete yönelik tutumların aracı rolünü incelemektedir. Araştırmanın örneklemini Adana'da 1 özel 11 devlet ilköğretim okulunun 7. ve 8. sınıfında öğrenim gören 964'ü kız 1156'sı erkek olmak üzere toplam 2120 öğrenci oluşturmuştur. Katılımcıların yaş ranjı 12 ile 17 arasında olup, yaş ortalaması 13.67'dir. Araştırmada öğrencilere, ?Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği? ?Saldırganlık Ölçeği?, ?Algılanan Çok Boyutlu Şiddet Kaynakları Ölçeği? ve ?Çocukların Algıladıkları Ebeveynler Arası Çatışma Ölçeği? uygulanmıştır. Yapısal eşitlik modeli sonuçları, ebeveynler arası çatışma dışındaki değişkenlerin modele anlamlı katkısının olduğunu göstermektedir. Medya ve akran etkileri ile fiziksel şiddet arasındaki ilişkilerde şiddete yönelik tutumların kısmi aracılık rolü, medya ve akran etkileri ile sözel şiddet arasındaki ilişkilerde ise, şiddete yönelik tutumların tümüyle aracılık rolüne sahip olduğu saptanmıştır. Araştırmada, kız ve erkeklerde görülen şiddet türlerinin farklılık göstermesi nedeniyle, model cinsiyete göre de ayrı ayrı sınanmıştır. Her iki grup için yapısal eşitlik modelinde ebeveynler arası çatışmanın modele katkısının olmadığı görülüp modelden çıkartılmıştır. Her iki grupta da medya ve akran etkileri ile sözel şiddet arasında şiddete yönelik tutumların tümüyle aracılık rolüne sahip olduğu görülmektedir. Modellerdeki temel farklılık ise, erkek grubu için medya ve akran etkileri ile fiziksel şiddet arasında şiddete yönelik tutumların kısmi aracılık rolü olmasına karşın, kız grubunda şiddete yönelik tutumların aracılık rolüne rastlanamamıştır. Araştırma bulguları, sosyal bilişsel şiddet modeli kapsamında tartışılmıştır.

AkranAkran ilişkileriEbeveynler+8
Raşit Avcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Medya, dış politika ve kamuoyu ilişkisi üzerine bir vaka çalışması: Türkiye-İsrail örneği

Sosyal hayat için önemli bir konumda bulunan medyanın birey, toplum, kültür ve nihayetinde politik alan ile olan ilişkisinin yadsınamayacağı söylenebilir. Uluslararası ilişkiler disiplininde ise ''medya'' kavramının tartışılması, küreselleşmenin ve teknolojinin etkileri ile yoğunlaşmıştır. Uluslararası ilişkilerde devletlerin dışpolitikalarını açıklamaya yönelik yapılan tartışmalarda geleneksel yaklaşımların ötesine geçilmiş, dış politika ile ilişkilendirilebilecek her türlü kavram ve olgu (kimlik, çevre vb.) uluslararası ilişkilerin çalışma konusu haline dönüşmüştür. Bu çerçevede medya kavramı dış politika alanında bir araştırma konusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'nin İsrail'e yönelik dış politikasında medyanın rolü sorgulanırken teorik olarak karar alma yaklaşımlarından yararlanılmış ve medyanın ''birey'' üzerindeki etkisinden yola çıkılarak dış politik karar alıcıların medya ile olan ilişkileri incelenmiştir. Birinci bölümde öncelikle araştırmanın önemi, amacı ve kapsamı ve yöntemine yer verilirken ikinci bölümde; medyanın sosyal hayat, politika, dış politika ve kamuoyu ile olan ilişkisi i ve bu konuda yer alan diğer çalışmalar incelenecektir. Üçüncü bölümde medya-dış politika ilişkisini açıklamaya çalışan teoriler ele alınırken, dördüncü bölümde ise; karar alma yaklaşımları kapsamında medya-dış politika ilişkisi açıklanmaya çalışılacaktır. Beşinci bölümde Türkiye-İsrail ilişkileri değerlendirilecek, altıncı bölümde ise analiz ve sonuç kısmı yer alacaktır. Bu anlamda; medyanın dışpolitika karar alıcıları ile dolaylı da olsa bir etkileşim içinde olduğu, dış politik kararların bu etkileşimin bir parçasını oluşturduğu çalışmanın temel savınıoluşturmaktadır.

KamuoyuKarar vericiKarar verme+7
Eda Bekci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki mevduat ve katılım bankalarının sosyal medya kullanımına ilişkin bir değerlendirme: Facebook Değerlendirme Endeksi

Sosyal medya sitelerinin popülaritesi ve internet kullanıcılarına sunduğu hizmet çeşitliliği her geçen gün artmaktadır. Bu artışın bir sonucu olarak, sosyal medya hem müşteriler hem de firmalar için önemli bir konu haline gelmiştir. Tüketicilerin sosyal medya paylaşımları, satın alma karar sürecini etkilemektedir. Firmalar; müşteri potansiyelinden faydalanabilmek, satın alma karar sürecini kendi lehlerine sonuçlandırabilmek ve satış sonrası müşteri memnuniyetini maksimize edebilmek amaçlarıyla sosyal medyada yer almaya başlamışlardır. Bu bağlamda sosyal medya kullanımı bankacılık sektörü için de büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye'deki mevduat ve katılım bankalarının sosyal medya kullanımı incelenmiştir. Bankalar tarafından en çok 6 farklı sosyal medya sitesi kullanıldığı; en çok Facebook ve Twitter sitelerinin tercih edildiği tespit edilmiştir. Banka Facebook sayfalarının popülerlik, etkileşim ve içerik değerlendirmesine yer verilmiştir. Çalışma ile oluşturulan Facebook Değerlendirme Endeksi neticesinde Türkiye'deki mevduat ve katılım bankalarının 2015 yılı endeks değeri 39,61 olarak hesaplanmıştır. Anahtar kelimeler: Bankacılılık Sektörü, Sosyal Medya, Sosyal Medya Pazarlaması, Sosyal Medya Bankacılığı, Facebook Değerlendirme Endeksi

Bankacılık sektörüBankalarDeğerlendirme+6
Hüseyin Göğüş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yeme içme kültürünün sosyal medya aracılığıyla yeniden üretimi üzerine bir araştırma: Gaziantep ili örneği

Sosyal medya en genel anlamıyla yeni nesil web teknolojilerinin getirdiği kullanıcı kolaylığı ve iletişim hızıyla yakalanan eş zamanlı bilgi paylaşımının takip edildiği dijital platformdur. Birçok insanın mobil ve çevrimiçi olduğu dijital çağda paylaşım ve iletişim sınırı olmadan özgür ve özgün tartışma zemini yaratan sosyal medya, kişi ve birey iletişiminin yanında yiyecek içecek alanının yayılmasında ve yeme içme kültürünün yeniden şekillenmesi açısından da son derece önemlidir. Bu çalışmada sosyal medya ünlülerinin yeme içme kültürünün yeniden şekillenmesindeki etkisi ve günlük hayat pratiklerinin dönüşümü üzerine bir analiz amaçlanmıştır. Sosyal medya yemek ünlüleri, sadece yemek kültürünün yayılmasını sağlamıyor, aynı zamanda gastronominin mutfak sanatları olarak ifade edilen kısmının da gelişmesini sağlıyor. Bu çalışmada yaptığım araştırmanın da sonuçlarına dayanarak, sosyal medyanın yeme içme kültürünün yeniden üretilmesindeki katkısını ele alacağız. Araştırma alanı olarak Gaziantep ili seçilmiş ve burada ikamet eden 400 kadınla görüşülmüştür. Çıkan sonuçlar SPSS 23.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anket verilerinden faydalanılıp bazı demografik değişkenlere ait bilgiler toplanarak kişiye ait demografik özelliklerle sosyal medya kullanımına ilişkin veriler arasında ilişki gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, Sosyal medya araçları, Yeme içme kültürü, Gaziantep.

GastronomiGaziantepMedya+7
Zeynep Tuç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin kamu diplomasisi ve yumuşak güç uygulamalarında medya aktörü: TRT Avaz örneği

Kamu Diplomasisi, devletlerin Uluslararası İlişkiler alanında düşünce, fikir, hedef ve politikalarını, insan birikimiyle bir başka coğrafyada anlatma gayreti olarak tanımlanmaktadır. Devletler uluslararası arenada; hedeflerini, politikalarını, vermek istedikleri mesajlarını yabancı toplumlara ulaştırarak olumlu imaj sağlamaya çalışmaktadır. Bu amaçların hedef kitle üzerinde başarıyla gerçekleştirilebilmesi için Kamu Diplomasisine ihtiyaç duyulmaktadır. Kamu Diplomasisinde özellikle iletişim ve medya araçlarının aktif olarak kullanılmasıyla, mesajlar hedef kitleye hızlı ve kalıcı bir şekilde ulaştırılarak, dış politika ve uluslararası ilişkilerde başarı amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de Kamu Diplomasisini uygulayan aktörler, resmi ve sivil toplum kuruluşları, bu alanda yapılan çeşitli çalışmalar, medya araçlarının kullanımı ve hedef kitleye ulaşma faaliyetleri incelenmiştir. Türkiye'nin; Orta Asya, Kafkaslar ve Balkan coğrafyası ile tarih, din, dil, ekonomi, kültür başta olmak üzere birçok ortak değeri bulunmaktadır. Bu çalışmada, Kamu Diplomasisi ve medya ilişkisinin yanı sıra; 2009 yılında kurularak, TRT bünyesinde yayın hayatına başlayan TRT AVAZ kanalı incelenmiştir. Kanalın yayın anlayışı, hedefleri, Türkiye'nin olumlu imaj ve tanıtımına katkısı, uluslararası bazı kanallar ile benzerlikleri ele alınmıştır. TRT AVAZ'ın televizyon frekansı dışında hedef kitlesine nasıl ulaştığı, resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları, yayınladığı programlar ile örnek yayın akışı değerlendirilmiştir. TRT AVAZ; Türk kültürün, sanatının, aile ve toplum değerlerinin pekiştirilmesi, ileriye taşınması ve devam ettirilmesi ile ilgili önemli yayınlar yapmaktadır. TRT AVAZ, Türkiye ile Türkçe konuşan devletler arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik özel programlar hazırlamaktadır. Kamu Diplomasisi açısından TRT AVAZ'ın etkisi incelenirken, araştırmada birincil ve ikincil kaynaklardan istifade edilmiş, gözlem yöntemlerinden faydalanılmıştır. Türkiye'nin uyguladığı Kamu Diplomasisi faaliyetleri, medya özelinde TRT AVAZ'ın uluslararası yayıncılık, imaj, tanıtım ile bilgilendirme konularındaki faydası ve katkıları açıklanmaya çalışılmıştır.

DiplomasiKamu diplomasisiMedya+6
Serkan Güner
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital medya çerçevesinde Podcast yayıncılığı ve yapımcılığı üzerine etnografik alan araştırması: Podcast ağı Podfresh örneği

Bu tezde podcast yayıncılığının tarihsel gelişimi, Türkiye'deki podcast yayıncılığı ve yapımcılığının ekosistemi, medya ve reklam ilişkileri podcast ajansı örneği ile incelenmiştir. Çalışmada podcast ajansının ağ yapılanması, medya ilişkileri, örgütlenme şekli, eğitim çalışmaları, yayıncı ilişkileri ve ağ ekosistemi ele alınmıştır. Podcast medya ve reklam ajansının Türkiye'deki podcast mecrasına etkisi, çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Tezin amacı; Türkiye'de gelişen podcast ağ yapısını ve ekonomisini tanımlamak, reklam ve medya ajansının podcast üretim- medya ve reklam bağlantılarını ortaya koyabilmektir. Bu noktalardan hareketle Türkiye'deki ilk podcast medya ve reklam ajansı Podfresh'in detaylı olarak bir analizi yapılmıştır. Bu bağlamda ajansın çalışma dinamikleri, grup ilişkileri, medya iş birlikleri, podcast üretim ilişkileri, eğitim ve reklam faaliyetlerine dair ajans kurucuları ve çalışanlarıyla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Podfresh reklam ve medya ajansında gerçekleştirilen gözlem ve temin edilen alan notları ışığında veriler elde edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre podcast ekosisteminin gelişmesinde podcast medya ajansları etkili rol oynamaktadır.

Elektronik medyaEtkileşimli medyaEtnografya+7
Açelya Kaynar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal pazarlamada sosyal medyanın rolü: 31 mart 2019 Ankara yerel seçimleri üzerine bir araştırma

Gelinen zaman diliminde iletişim araçları ve işlevlerinin gelişmesi ile farklı toplumsal kesitleri bir araya getiren yeni bilgi iletişim teknolojilerine yönelimler artmış olup, bu gelişmeler sosyalleşmede boyut ve kapsam değişikliğine yol açmıştır. Bu kapsam değişikliğinin getirdiği bir aygıt olarak sosyal medya, iletişim dünyasında toplum-devlet-birey-sivil toplum–doğa vd. ekseninde sosyal ilişkilere yön veren ya da etki eden bir olgu olarak karşımızdadır. Bu yönüyle, sosyal medya araçları da günlük yaşamın tüm gerçekliklerine yönelik belirleyici ve yönlendirici bir unsur olarak geniş çapta bir etki alanına sahiptir ve tüm sosyal yaşamı çepeçevre kuşatmıştır. Bu araştırmada, sosyal medya kavramı ile siyasal pazarlama alanında ilişki incelenmiş olup, tezin konusu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Mansur Yavaş ve Mehmet Özhaseki'nin sosyal medya kullanımının adayların siyasal pazarlama faaliyetlerine etkisi üzerine içerik analizidir. Araştırmada siyasal pazarlama ve sosyal medyaya ilişkin kavramsal çerçeve çizildikten sonra 2019 Ankara Belediye Başkanlığı seçim sürecinde Millet İttifakı adayı Mansur Yavaş ve Cumhur İttifakı adayı Mehmet Özhaseki'nin olan 3-30 Mart 2019 tarihleri arasında resmi Twitter hesapları üzerinden yürüttükleri söylemlerinin içerik analizi yürütülmüştür. Bu yönüyle, tez, ana problem olarak, Türkiye'nin başkenti ve bir metropol kent olan Ankara ilindeki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yarattığı sosyal ve siyasal etkiler çerçevesinde, adayların sosyal medya (Twitter) kullanımının, siyasal pazarlama faaliyetlerine etkisi oldu mu?" sorusuna cevap aramaktadır. Yakın dünya tarihi göz önüne alındığında kitle hareketine yol açma kabiliyeti ve siyasal pazarlamada etkin şekilde kullanılan sosyal medya araçlarından biri olması dolayısıyla adayların sadece Twitter söylemleri dikkate alınmıştır, tekrara düşüldüğü için adayların Facebook, Instagram, Youtube … gibi sosyal medya hesapları araştırmaya dahil edilmemiştir. Bulgular üzerinde nitel bir analiz türü olan içerik analizi yapılmıştır. Adayların bu tarihler arasındaki tweetleri (metin ve görsel öğeler dahil) Maxqda 2020 programı üzerinden incelenmiş, 20 ketagoride kodlama yapılmıştır. Sonuç olarak her iki adayın da sosyal medyanın imkanlarını kısıtlı olarak değerlendirdiği tek yönlü iletişim imkanlarını (içerik üretme) iyi değerlendirmekle beraber karşılıklı etkileşim bazlı mention, reply, alıntılama … gibi seçeneklere çok az başvurdukları tespit edilmiştir. Bununla beraber seçim başarısı elde eden adayın seçimde başarısız olan adaya göre sosyal medyayı daha az aktif kullandığı tespit edilmiş ve çalışma sonucunda sosyal medyanın seçim seyrine etkilerinin olduğu ancak tek başına sosyal medya kullanımının seçim başarısını elde etmede yetersiz olduğu ortaya konmuştur.

MedyaMedya ilişkileriPazarlama+5
Hacer Akın
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çok partili sistemin ilk dönemlerinde basın ve basın özgürlüğü: 1946-1954

Çok partili sistemin ilk dönemlerinde CHP ve DP'nin uyguladığı basın politikalarının incelendiği ve dönemin önemli gazetelerinin iki parti tarafından uygulanan basın politikalarına nasıl yaklaştığı konu edilen bu tezde; çok partili sisteme geçişte önemli bir adım olan 1946- 1954 yılları arasında iktidarların basına uyguladığı rejim/politika ortaya konulmaya çalışılmıştır.1946-1954 döneminde iktidarda olan iki farklı siyasal çizgideki parti olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve Demokrat Parti'nin uyguladığı basın politikalarının benzerlik ve farklılıklarını da belirlemeyi hedefleyen bu çalışmada dönemle ilgili önemli kaynaklar sistematik olarak incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde medya demokrasi ilişkisi ve basın özgürlüğü kavramı, içerdiği haklar ve sınırları ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Basın siyaset ilişkisinin çeşitli boyutlarının ortaya konulduğu ikinci bölümde ise CHP ve DP'nin basın rejimleri hakkında geniş bilgiler sunulmuş ve iki dönemin karşılaştırılması yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise dönemin basın açısından önemli olaylarının Cumhuriyet, Ulus ve Zafer gazetelerine yansımaları araştırılmış ve örneklerle sunulmuştur.Çalışmanın sonucunda her iktidar döneminde basına farklı politikaların uygulandığı ortaya konulmuştur. Ayrıca demokrasinin sağlıklı işleyişi ile basın özgürlüğü arasında doğrusal bir ilişki olduğu, siyasi partilerin iktidar ve muhalefetteyken basına farklı yaklaştıkları, çok partili siyasi rejime geçişle birlikte basının önceki dönemlerle karşılaştığında özgür bir ortama kavuştukları ve Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle uygulanan basın politikaları dönemin basınını CHP dönemine göre daha fazla özgürleştirdiği görülmüştür.Anahtar Sözcükler: Basın Demokrasi İlişkisi, Basın Özgürlüğü, Basın Siyaset İlişkisi, CHP Dönemi Basın Rejimi, DP Dönemi Basın Rejimi.

BasınBasın tarihiBasın özgürlüğü+9
Yasemin Akşit
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeni medyanın kamu hizmeti yayıncılığında yarattığı değişimler: TRT ve yeni medya ilişkisi

1980 sonrası süreçte yaşanan gelişmeler medya alanında köklü dönüşümlere yol açmıştır. Radyo ve televizyon yayıncılığında yaşanan değişimler de bu gelişmeler temelinde ortaya çıkmıştır. Neo-liberal politikalar, deregülasyon uygulamaları ve teknolojik gelişmeler bir yandan radyo ve televizyon yayıncılığı sektörüne yönelik özel girişimciliğin kapılarını aralarken, diğer yandan da geleneksel yayıncılığın dönüşüm geçirmesine yol açmıştır. Yayıncı kuruluşlar dijitalleşmenin ve internet teknolojilerinin sağladığı olanaklarla bir taraftan geleneksel radyo ve televizyon yayıncılığı faaliyetlerini yeniden şekillendirirlerken, diğer yandan da bu faaliyetlerini yeni medya mecralarına yaygınlaştırarak farklı biçimlerle destekleme ve geliştirme sürecine girmişlerdir. Bu süreçte ortaya çıkan en temel değişim beklentisi, yeni medya teknolojileri sayesinde geleneksel kitle iletişim araçlarının tek yönlü akış ve yayma mantığını, karşılıklılığı içerecek bir niteliğe dönüştürme noktasında ortaya çıkmıştır. Böylece pasif konumdaki izleyici veya dinleyicilerin de yayıncılık faaliyetlerinin aktif katılımcıları olarak yeniden konumlandırıldıkları bir süreç başlamıştır. Dijital ortamlar ve yeni medya platformları istenilen içeriğe istenildiği zaman ulaşabilmeyi mümkün kılar hale getirirken, bu mecralar yayıncı kuruluşların yeni tür alanlarda farklı türden içerikler üretmelerini de gerekli hale getirmiştir. Bu araçlar veya platformların hızla genişlemesi ve gün geçtikçe daha girift bir yapıya bürünmesi ile yayıncı kuruluşların faaliyetlerini bu mecralara yaygınlaştırma eğilimlerinin belirginleşmesi, yayıncılık alanını bu temel gelişmeler üzerinden inceleme ve anlamlandırma gerekliliğini de ortaya çıkarmaktadır. Bu kapsamda, tezde kamu hizmeti yayıncılarının sürekli gelişen yeni medya teknolojilerine uyumlanma biçimleri ve bu mecralarda yürüttükleri yeni faaliyetler temelinde TRT'nin yaşadığı dönüşümlere odaklanılmaktadır. Bir kamu hizmeti yayıncısı olarak TRT'nin dijital medya mecralarına nasıl uyum sağladığı, bu mecralar aracılığıyla faaliyet alanlarını nasıl genişlettiği, yeni faaliyet alanlarında kamu hizmeti yayıncılığı ilkelerini ne derece ön plana çıkardığı ve tecimsel kuruluşlardan ne gibi farklılıklar sergilediği incelenmektedir. Bu bağlamda, çözümleme için temel olarak TRT'nin web siteleri ele alınmıştır. İnternet tabanlı sistemlerin genel anlamda yayıncılığı değiştirdiği, tek yönlü bilgileri ve içerikleri yaymaktan ziyade, diyalogu ve katılımı ön plana çıkaran yeni bir yayıncılık biçimini ortaya çıkardığı bilinmektedir. Dolaysıyla bu araştırmada, web sitelerinin TRT'nin geleneksel yayıncılık biçimini nasıl yeniden şekillendirdiği ve değiştirdiği de incelenmiştir. Bu anlamda, çalışmanın amacı; Türkiye'de yeni medyanın kamu hizmeti yayıncılığında yarattığı değişimleri TRT ve yeni medya ilişkisi bağlamında ele alarak bir değerlendirmeye tabii tutmaktır. Bu düşünceden yola çıkarak kuruma ait olan kanalların web sayfaları içerik analizi yöntemiyle incelenmiş ve elde edilen veriler yayıncılığın dönüşümü ve kamu hizmeti yayıncılığına dair kuramsal tartışmalar üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmuştur. İnceleme sonucunda TRT'nin web sayfaları aracılığıyla faaliyetlerini sürekli genişlettiği, bu mecraları alandaki konumu, görünürlüğü ve erişilebilirliği açısından önemsediği ve bu faaliyetlerinde kamu hizmeti yayıncılığı ilkelerini dikkate alma çabası gösterdiği yönünde bulgulara ulaşılmıştır.

DeğişimKamu hizmetleriMedya+6
Harun Furkan Yağbasan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerine göre medyanın ortaokul öğrencilerinin davranış eğilimlerine etkisi (Burdur ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerine göre medya ortam ve araçlarının ortaokul öğrencilerinin davranış eğilimlerine etkisini tespit etmeye çalışmaktır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı kapsamında temel nitel araştırma desenine uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Burdur'daki farklı ortaokullarda görev yapan 11 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Verilerin çözümlemesinde içerik analizi ve betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Araştırmada yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde, sosyal bilgiler öğretmenlerinin görüşlerine göre; medya ortam ve araçları, ortaokul öğrencilerini model alma, yeni davranışlar ve değerler kazandırma, sosyal beceri, sağlık, genel duygu durumu, akademik başarı ve düşünce dünyası gibi birçok alanda etkilemektedir. Bununla birlikte araştırmada, öğrencilerin medyanın kurgusallık boyutuna ilişkin farkındalık düzeyleri ve medya ortam ve araçlarının eğitim sürecinde kullanılıp kullanılmadığına ilişkin bulgulara da ulaşılmıştır.

BurdurDavranışsal tutumMedya+7
Yunus Duru
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Planlı medya faaliyetlerinin seçmen davranışı üzerine etkisi: Genç Parti örneği

Genç PartiKitle iletişim araçlarıKitle iletişim kampanyaları+7
Bahadır Avşar
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasal bir muhalefet aracı olarak Tan gazetesi (1935-1945)

BasınGazetelerMedya ilişkileri+5
Murat Sadullah Çebi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Boş zaman sorunu ve gençlerin yeni medya kullanımı: Evlilik ve sanal ilişkilerin incelenmesi

Bireylerin kendilerini Kapitalizmin ortaya çıkışı ve beraberinde gelişen endüstrileşme kişilerin çalışma zamanından kalan zamanı boş zaman olarak tanımlamaktadır. İnsanlar çalışma zamanı dışında kalan sürede dinlenme, eğlenme, sosyalleşme gibi ihtiyaçlar duymaktadır. Endüstrileşme sonrası hızla gelişen teknoloji ve internet ile birlikte insanların boş zaman değerlendirme şekli önemli ölçüde değişmiştir. Bireyler, gündelik yaşamın sınırlı evreninden internet vasıtası ile uzaklaşmaktadır. Hatta bu alanlarda zaman ve mekan sınırı olmadan sosyalleşeme faaliyeti göstermektedirler. Yeni iletişim teknolojileri, insanların özellikle de gençlerin boş zaman değerlendirme biçimlerini daha geniş kitleleri kapsayan internet teknolojileri ile mümkün kılmıştır. Çalışmada daha geniş ve serbest bir alan olan internette, gençlerin sosyal ağlarda kurduğu ilişkiler incelenip bulgulamaktadır. Tez çalışmasının ilk bölümünde, Yeni iletişim teknolojileri, yeni medya kullanımı ile ilgili kavramlar anlatılmıştır. İkinci bölümde, yeni medya ve gençlik ilişkileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde boş zaman kavramı, boş zaman değerlendirme biçimleri ve gençlerin boş zamanlarını değerlendirmelerine değinilmiştir. Son bölümde ise, gençlerin yeni medya kullanarak evlilik ve sanal ilişkilerine ilişkin bir nicel araştırma yapılmıştır.

Boş zamanları değerlendirmeEvlilikMedya+3
Demet Koca
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif medya bağlamında kadın odaklı habercilik: Bianet örneği

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadının ikincil konumda temsil edilişi ataerkil sistem üzerinden üretim yapan ve devamlılığına katkı sağlayan medya, eşitsizlik ve ayrımcılığın mücadelesi anlamında incelenmesi gereken önemli unsurlardan biridir. Medyada bulunan cinsiyet ayrımcılığına dair mücadele ile ilgili birçok yöntem bulunmaktadır. Bu bağlamda, kadınların kendi medyalarını yaratması önemli bir mücadele alanı olmuştur. Alternatif medya, ana akım medyada temsil edilmeyenlerin seslerini duyuran üretim sürecinin demokratik ve kolektif olduğu ana akım medyanın aksine, üretim sürecinde dinleyici/izleyici/okuyucu katılımlı yaklaşımı ve kar odaklı olmayan hiyerarşik kurum kültüründen uzak bir mecradır. Alternatif medya, geleneksel medyanın cinsiyete dayalı eşitsiz yapısına etkin bir alternatiflik sunma konusunda güçlü bir sisteme sahiptir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, kadın odaklı habercilik bağlamında Bianet.org 'kadın' web sitesini alternatif medya örneği olarak araştırılması, ana akım medyanın cinsiyetçi ve eril tutumuna alternatif olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada yöntem olarak betimleyici analiz yöntemi uygulanmış, bianet.org 'kadın' bölümü editörü ile yüz yüze görüşmeler yapılmıştır

Alternatif medyaBianetCinsel ayrımcılık+6
Gözde Aktekin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel medya ve yeni medya etkileşiminin Gezi Parkı gösterileri bağlamında incelenmesi

Çalışmanın amacı, gündem oluşturmada geleneksel medya ile sosyal medya arasındaki farkları irdelemek, birbirleriyle olan etkileşimlerini sorgulamak ve toplumsal olaylar hakkında bilgi sahibi olmak adına bireylerin iletişim kanallarını seçmedeki öncelikli kriterlerini araştırmaktır. Ayrıca yaşamımızda yeni yer alan sosyal medyanın gündem oluşturmadaki yerini sorgulamak, güvenilirlik ve objektifliği üzerinde durmaktır. Tezimiz, geleneksel medya ve sosyal medya etkileşiminin gezi eylemleri gibi toplumsal hareketlerin, gündem oluşturması ve aktarımını incelemesi açısından farklı bir örnek olma özelliği taşımaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Geleneksel medya, kitle iletişim araçları ve yeni medya ikinci bölümde gündem oluşturma ve belirleme kuramı siyaset ve medya ilişkisi içersinde üçüncü bölümde ise yeni(sosyal) medyanın gündem oluşturmasına örnek olarak Facebook ve Twitter Analizleri yapılarak çalışma sonlandırılmıştır. Çalışma röportaj tekniği ile yapılmıştır. Evrenimiz üniversite öğrencisi ve üniversite mezunlarından oluşan 100 kişidir. 17şer soru sorulmuş, bu bulgular içeriklerine göre tematize edilerek bulgular bölümünde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Medya, Yeni Medya, Sosyal Medya, Facebook, Twiter, Gezi Parkı, Gezi Parkı Eylemleri

FacebookGeleneksel eğilimGezi Parkı+7
Meriç Burçin Nuran
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyada etkileşimli reklam ve bir etkileşimli reklam örneği; Coca -Cola'nın Sevgililer Günü Makinası

Yirminci yüzyıl iletişim teknolojilerinin çok hızlı gelişme ve ilerlemelerine sahne olmuştur.Özellikle bilgisayar teknolojilerindeki gelişmeler;bilgi, bilgi işlem, iletişim ve medya sektörlerinin yakınlaşmaları ile adeta içiçe geçmelerini zorunlu kılmıştır. Bu yakınlaşma ve içiçe geçme sonucunda da; kitle iletişimini sağlayan geleneksel medyanın dışında hem geleneksel medya araç ve mecralarını kullanan hem de kendine özgü yeni araç ve yeni iletişim ortamları oluşturan "Yeni Medya" kavramı ortaya çıkmıştır. Bilgi, bilgi işlem, iletişim ve medya sektörlerinin yakınlaşmaları sonucu oluşan yeni medya kavramını olanaklı kılan gelişme ise adı geçen bu alanların yapılandırılmalarını sayısal (Dijital) teknolojiye oturtmuş olmalarıdır. Sayısal teknoloji ile yazılı metin,ses,resim ve hareketli görüntü verilerini bilgisayar diline (yazılım/program) dönüştürerek yine bilgisayar aracılığı ile iletişimde kullanılmasıdır. Sayısal teknoloji temel alınarak bilgisayar,uydu,veri depolama ve hızlı iletim teknolojileride yeni medyanın gelişmesine olanak ve destek sağlayan diğer teknolojilerdir.İletişimin sayısal teknolojiyi kullanarak hızlandırılması;gönderim ve gönderimlere verilen yanıtların karşılıklı olarak hız kazanması iletişimde etkileşim kavramını beraberinde getirmiştir. Mesajı gönderen ve alanın karşılıklı olarak birbirini etkileme işlevi olan etkileşim;kişi ile kişi,kişi ile kurum/grup,kurum ile kişi,kurum ile kurum,kurum ile grup,bilgisayar ile kişi/grup arasında bilgisayar,bilgi işlem ve ağ araçları aracılığı ile anlık ya da eş zamanlı,tek yönlü ve karşılıklı olarak gerçekleştirilebilinir. Yeni medya kendine özgü teknolojisini kullanan etkileşimli araçları sayesinde karşılıklı hızlı iletişim sağlama ve hedefin ikna edilmesi sürecini kolaylaştırdığından kurum ve kuruluşlarca tercih edilerek üstünlük ve önem kazanmaktadır.İletişim teknolojilerinin gelişim süreci sonucunda yaşanan değişim ve dönüşüm,internetin hızla yaygınlaşması ve giderek artan kullanımı,sürekli gelişen yeni medya iletişim araçları toplumsal yaşamımızı biçimlendiren reklam formatlarınında yapısını değiştirmiş ve " Etkileşimli Reklam" kavramı gündeme gelmiştir. Yeni medya özellikle etkileşimli reklamlar aracılığı ile etkili ve gerçeklik duygusu tam,zaman ve mekan üstü bir iletişim ortamı sunarak,tüketiciyi hızla etkilemeyi hedefleyen reklam uygulamaları ile reklam veren tarafından da önemsenen yeni reklam ortamı oluşturmakta,tüketicinin dikkatini markaya çekerek belleğine yerleşecek,satın alma davranışlarını değiştirecek yaratıcı, ilginç, etkileşimli reklam stratejileri uygulamaktadır. Bu uygulamaları etkileşimli, dijital araçlarla gerçekleştiren yeni medya için artık araçlarda üstlendikleri işlevleri ile mesaj'ın kendisi olma konumundadır. Yeni medya araçlarının kullandığı iletişim teknolojisi ve yeni reklam ortamlarının akıllı teknolojiye sahip araçları bireye ve kitleye sunulan mesaj ve içeriğin biçimini etkilerken, mesajın iletilmesinde kullanılan araç da bu mesajın ve bilginin algılanış biçimini etkilemektedir. Çağımızın önemli iletişimcilerinden Marshall McLuhan, bu etkileşimi "araç mesajdır" olarak tanımlamaktadır. Hedef kitleye etkileşimli reklam ile mesajlarını farklı reklam ortamlarında, farklı araçlarla sunarak kitleye yine farklı marka deneyimleri sunan uygulamalar, marka bağlılığını aktifleştirmeye çalışıp, bilinçli tüketici oluşturmaya mesajı taşıyan ve aynı anda marka/ürünü de sunan bir araç-mesaj ile katkıda bulunmaktadırlar. Günümüz pazarlama iletişiminde yeni medyada ki etkileşimli reklam uygulamaları ve araçları; gücü elinde bulunduran, yeni tüketicinin tüm ilgisini çekme ve onu yönlendirme amaçlı olarak marka, kuruluş ve hizmet'in başvurduğu ve kullandığı araç-mesaj olarak artan bir ilgi görmektedir. Bu çalışmanın teorik çerçevesini belirlerken ,amacımı ve savımı şu ifade ile açıklayabilirim; "Yeni medyanın birey ve kitlelere ulaşırken kullandığı ileri iletişim teknolojilerine sahip, akıllı olarak nitelendirilen elektronik bilgi işlem ve iletişim araçları sunulan mesaj ve içeriğin biçimini etkileyip belirler, mesajın iletilmesinde kullanılan araç; mesajın ve bilginin algılanışını etkilemekte, araç; iletişim sırasında sağladıklarından ötürü mesajın bütün özelliklerini yapısında topladığından mesajın kendisi olmaktadır. Bir dünya markası olan Coca -Cola kitlesine ulaştırmak istediği mesajı "Sevgililer Günü Makinası" adı verilen bir araç aracılığı ile başarılı biçimde iletmiş, marka ve ürünün tüketiciye vermesi gereken mesaj bu araç sayesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda "Araç Mesajdır" kavramının etkileşimli reklam aracılığı ile ve Sevgililer Günü makinası uygulaması ile nasıl başarılı olduğu ayrıntıları ile incelenmiş ve işlenmiştir." Bu çalışmada ;yeni medya içinde etkileşim boyutu ile birlikte, yeni medya uygulamaları açısından etkileşimli reklam ve özellikleri işlenmektedir, buna bağlı olarak etkileşimli reklamın farklılaşması için yeni arayışlar sonucu ve farklı reklam ortamında kullanıma sokulan etkileşimli bir reklam aracı olan ve özgün işlevi ile tüketici için "araç"olmanın yanı sıra aynı anda"mesaj"a dönüşen "Coca-Colanın Sevgililer Günü Makinası"nda ki etkileşim düşüncesi ve uygulama aşamaları birlikte ele alınmakta ve Coca-Cola'nın Sevgililer Günü Makinası ile bir "araç"ın, nasıl "mesaj" olabileceği incelenerek ortaya çıkarılmaktadır. Anahtar Kelimeler : Yeni Medya, Etkileşim, Etkileşimli Reklam

Coca ColaEtkileşimEtkileşimli yaklaşım+7
Alican Kalafatoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık iletişiminde sosyal medya kullanımı ve sağlık okuryazarlığına etkisi; Beyoğlu örneği

Son yıllarda hızla gelişen internet, zengin portalı ile sosyal medya ağlarını karşımıza çıkarmaktadır. Yeni bir iletişim anlayışı olan sosyal medya, sağlık iletişimi aracı olarak da popüler kullanıma sahiptir. Sağlık iletişimcileri, kurumlar ve şahıslar tarafından sağlık konulu eğitim, bilgilendirme, reklam ve kampanyalar dahil olmak üzere sağlık enformasyon sistemleri oluşturulmaktadır. Çalışmanın konusu, sağlık iletişimi aracı olarak sosyal medya kullanımının sağlık okuryazarlığı düzeyine pozitif katkı sağladığı savı ile belirlenmiştir. Konu ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Sosyal medyanın sağlık iletişimi rolü ile insanlar üzerindeki etkililik durumu, insanların kullanım sıklığı, buradan edinilen sağlık bilgisi ve haberlerine karşı tutumları seçilen bir bölgede anket yöntemi ile yapılan saha çalışmasıyla ortaya konulmuştur. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde, ankete katılanların büyük bir çoğunluğunun sosyal medya ağlarını aktif olarak kullandıkları, bu iletişim kanalı yoluyla verilen sağlık haberlerine ilgi duydukları, ancak bilgi kaynağına tam bir güven duymadıkları görülmüştür. Buradan çıkan sonuca göre denilebilir ki, sağlık iletişimi ile sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi hedefinin gerçekleştirilmesinde, sosyal medyanın sağlık iletişimi aracı olarak kullanılmasının hedef kitle üzerinde etkili olabilmesi için, daha güvenilir ve kontrollü sağlık enformasyonunun nasıl yapılabileceği hakkında önerilerde bulunulmuştur.

MedyaMedya ilişkileriSağlık iletişimi+5
Defne Aygün
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

1990 sonrası Türkiye siyasal gündemine etki eden medyatik propaganda unsurları

Yeni sermaye düzeninin basın sektörüne de egemen olmasıyla, sektör ciddi bir yapısal dönüşüm içine girmiştir. Bu yapısal dönüşüm basına atfedilen kamuoyunu bilgilendirme görev ve sorumluluğunun da dönüşüm geçirmesine neden olmuştur. Bu bağlamda çalışmada medyanın sahip olduğu dinamikler, siyasi aktörlerle arasındaki ilişkiler ve bu çerçevede siyasal sürecin nasıl şekillendiği üzerinde durulmuştur. Bu ilişki ağının ve siyasal şekillenmenin açıklanmasında tarihten günümüze çeşitli örneklere yer verilmiştir. Çalışmada 1990 sonrası basında meydana gelen tekelleşme ve bunun basın objektifliğine etkileri siyasetle ilişkiler açısından ele alınmış, Türkiye'de 1990 sonrası basın ve siyaset alanındaki gelişmeler incelenerek basın-siyaset ilişkisi değerlendirilmiştir.

GazetelerGündem belirlemeKamuoyu oluşturma+7
Esra Kargın
İstanbul Beykent University
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Şöhret ve mahremiyetin sınırlarına yönelik bir soykütük analizi: Pazar dergisi

Bu araştırma, şöhretlerin medya temsillerindeki mahremiyet paylaşımlarına odaklanmakta ve anlamaya çalışmaktadır. Bu doğrultuda, Türkiye'de 1956 yılnda yayım hayatına başlayan Pazar dergisi araştırmanın ekseninde yer almaktadır. Çok partili hayata geçilen Demokrat Parti dönemiyle birlikte canlanan medya ortamında, günümüzle yakından ilintili şöhret tipinin ve söyleminin belirginlik kazandığı düşünülmektedir. Bu bağlamda Pazar dergisi ve şöhretleri araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma için böyle bir tercih yapılmasının nedeni, günümüzde normalleşmiş olan söylem ve pratiklerin geçmişe dönük izini sürerek, neden ve nasıl nüvelendiklerini anlamaya yönelik perspektif kazandırmaktır. Ayrıca konuyla ilgili olarak söz konusu dönemde iktidar ilişkilerinin yeniden düzenlenerek yerleşiklik kazanması ve günümüzdeki kadar kompleks yapıda olmayışı daha tutarlı gözlem yapmaya ve iktidar ilişkilerini açığa çıkarmaya olanak vermektedir. Bu bağlamda günümüz toplumlarında yaygın bir eğilim olarak gözlemlenen, mahremiyetin alenileşmesi durumu hakkında değerlendirmelerde bulunabilmek ve önemli dayanak noktalarına ulaşabilmek mümkün gözükmektedir. Zira çalışma boyunca tarihsel koşullar ile makro iktidar yapılarının yanı sıra birey, etkin özne olarak değerlendirilerek; etken bir fail olarak dikkate alınmaya gayret edilmiştir. Erişilebilen tüm sayılar dikkate alınmakla beraber çözümleme sürecinde, yerli şöhretlerin görünür olmaya başladığı 1963 yılından hareketle yoğunluk kazandıkları 1965 yılıyla 1970 yılı arasına odaklanılmıştır. Bu yıllar, film sayısının ve magazinlerin hızla artmasının akabinde birçok kişinin şöhrete kavuşarak kamunun imgeleminde yer almaya başladığı bir dönemdir. Dolayısıyla bu dönemde gözlemlenen hareketlilik; medya ekseninde şöhret ve mahremiyet ilişkisinin tartışılmasına uygun zemin hazırlamaktadır. Çözümleme safhasında şöhretlerin, direkt içeriğin merkezinde yer aldığı fotoğraflar ve metinler inceleme kapsamına dahil edilmiştir. Böyle bir sınırlandırma yapılmasının nedeni bizatihi şöhretlerle ilgili daha fazla veri barındıran içeriklere yoğunlaşmak ve analiz sürecinin etkinliğini arttırmaktır. Bu doğrultuda içerik çözümlemesi yöntemiyle ilk bakışta öne çıkan eğilimler saptanmaya ve gösterilmeye çalışılmıştır. Böylece şöhretlerle ilgili içeriklerin genel bir haritası çıkarılmak istenmiştir. Ardından içerik çözümlemesinde saptanan bulgular dikkate alınarak, öne çıkan söylem ve pratikler üzerinden iktidar ilişkileri irdelenmeye gayret edilmiştir. Araştırmanın hedefleri doğrultusunda geçekleştirilen çözümleme ışığında Pazar dergisinin, şöhretin tüm bedeni ve benliğiyle hayatının her köşesinin görünür kılınmasına yönelik söylem ve pratiklerin inşa edilmesine katkı sağladığı görülmüştür. İnşa edilen söylem ve pratikler ise kendi öznelerini/şöhretlerini yaratarak şöhret kategorisinin genişlemesini sağlamış ve günümüz şöhretleriyle benzerlik taşıyan tipolojinin nüvelenmesine zemin hazırlamıştır. Pazar dergisinin dayattığı kurallar çerçevesinde hareket edip kalan bireyler hızla şöhretleşerek kendilerine iktidardan pay sağlamışlardır. Diğer yandan yaratılan iktidar alanı içerisinde, oyunu kuralına göre oynamayı bilen kişilerin özgün taktikler geliştirerek günümüzde de gözlemlenen bazı eğilimlerin kemikleşmesine nasıl katkı sağladıkları ortaya konmuştur. Derginin, sinema ve medya endüstrisi adına özellikle yaygınlık kazandırmaya çalıştığı "soyunma" pratiğinin, şöhretleşmek adına bazı kimseler tarafından belli mekan ve zamanlarda nasıl ustaca kullanıldığına şahit olunmaktadır. Medyanın seçenekleri daralttığı oyun alanı çerçevesinde kalarak gereklilikleri hızla yerine getiren bireyler, yeni bir şöhret tipi ve şöhretleşme pratiğinin Türkiye'de kök salmasına zemin hazırlamıştır.

DergilerMagazinMagazin dergileri+7
Aşkın Çimen
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Basılı medyada kadın temsili: Türkiye'de 8 Mart 2019 örneği

Kitle iletişim araçları; bireyler ve toplumlar arasında haberleşmeyi sağlayarak, bilgi sahibi olmakla beraber farkındalığı arttıran önemli araçlardır. Günümüz teknolojisiyle gelişen, hızlanan ve geniş kitlelere ulaşan iletişim araçları ve çıktıları haber almayı kolaylaştırmaktadır. Böylece mevcut sorunlar, olaylar ve tartışmalar gündeme taşınmakta ve tartışmaların sürekliliği sağlanmaktadır. Bu çalışmada; iletişim araçlarının önem taşıyan bu özelliği dikkate alınarak, seçilmiş tarihlerde, basında yer alan kadınla ilgili haberler incelenmiştir. Kadınların toplumsal cinsiyet algısıyla ilgili olarak yaşayabileceği sosyal, ekonomik, kültürel sorunlar ve kadına yönelik şiddet ile ilgili kavramlar, tanımlar, bağlamlar, metaforlar araştırmanın konusu olmuştur. 8 Mart her yıl Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. Doğal olarak 8 Mart ve takip eden 9 Mart tarihlerinde medya ve basında kadın ile ilgili haberler ve mesajlar öne çıkmaktadır. Günümüzde kadınlarla ilgili önem kazanan ve devam eden sorunların tespit edilmesi önemlidir. Bugüne bakıldığında; geçmişten bu yana devam eden çalışmaların nasıl sonuç verdiğini anlamak mümkün olabilir. Elde edilen bilgiler planlanacak ve gerçekleştirilecek olan yeni çalışmalara yön verebilir. Çalışmanın yöntemi olarak seçilen nitel araştırma tekniğinde, içerik analizini yapmak amacıyla Nvivo programından yararlanılmıştır. Kategoriler olarak belirlenen kelime, terim ve cümleler içerik içerisinde aranarak elde edilecek bulgular; kavramsal çerçeve bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonunda elde edilen bulgular, kuramsal çerçevede ele alınan konularla ilgili bilgilerle örtüşmektedir. Haberlerin içeriği ve verilen mesajlar; kuramsal çerçevede yer alan toplumsal cinsiyet algısı ve cinsiyet rollerine ilişkin kavramlar, istihdam sorunları ve kadına yönelik şiddet konularıyla paralellik göstermiştir.

BasınKadınlarKadınlar Günü+7
Deniz Depboylu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medya yönetimi amaçlı platform tasarımı ve uygulaması

Posterler, bildiriler ve panolar gibi basılı materyaller kullanılarak yapılan klasik bilgilendirme yöntemleri günümüzde etkisini halen korumaktadır. Bu yöntemlerin tercih edilmesinin sonucu olarak baskı, mürekkep, kâğıt ve işgücü girdilerini içeren maliyetler yükselmektedir. Dijital bilgilendirme panoları, birey ve toplumları bilgilendirme ya da davranışlarında teşvik edici değişiklik yaratmak amacıyla ses, video, grafik veya metin gibi dijital içerikler vasıtasıyla iletişim kurmaya yarayan, maliyet etkili dinamik bir iletişim aracı olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, geleneksel ve dijital bilgilendirme platformlarının tanımlarını ve çeşitlerini genel bir bakış altında inceleyerek, birbirlerine göre olumlu ve olumsuz yönlerini ortaya koymaktadır. Karşılaştırmalı sonuçlar irdelenerek, geleneksel mecralardan dijital platformlara geçiş süreçlerinin neden ve sonuçları aydınlatılmaya çalışılmıştır. Dijital iletişim araçlarının eğitim kurumlarında ne ölçüde etkili olabileceği, bu etkilerin hangi faktörler tarafından desteklenebileceği örneklerle ortaya konmuştur. Eğitim kurumlarında açık kaynak lisansına sahip içerik yönetimi yazılımı ve mevcut donanımların yeniden kullanılarak medya oynatıcıların düşük maliyet ile yapılandırılması sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Bilgilendirme Ekranları, İçerik Yönetim Yazılımı.

BilgilendirmeBilgilendirme tasarımıMedya+7
Cem Yıldız
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi söylem, gündelik hayat ve iktidar: Şişmanlığın medya aracılığıyla tıbbileştirilmesi

Modern dönemle başlayan sekülerlik, özgürlük, rasyonellik ve bilimsellik tartışmaları, bireylerin gündelik hayatı ve bedenleri üzerinde yeni söylemlerin ve yeni politikaların oluşmasına neden olan önemli gelişmelerdir. Beden artık dinin buyruklarına uyan, onun etkisiyle şekillenen bir nesne olmaktan uzaklaşmış, modernliğin buyruklarına uyan bir projeye dönüşmüştür. Bu kusursuzluk iddiası taşıyan ve beden üzerinde ticari, politik ve toplumsal kaygılar doğrultusunda müdahale gerektiren bir projedir. İnsan hayatını kusursuz süreçlerden oluşturmak, ölümü, hastalığı, sağlığı denetim altına almak önemli uğraş olmakta, bu ise tıbbi bilgi ve onun aracılığıyla oluşturulan sağlık söylemi ile gerçekleşmektedir. Çalışmanın amacı tıbbi bilginin sahip olduğu güç ve gücün beraberinde getirdiği iktidar ilişkisini gündelik hayatın tıbbileştirilmesi bağlamında tartışmaya açmak ve bedenlerimizin sağlık söylemi etrafında hem denetsel hem de ticari bir ilişki ağına nasıl girdiğini şişmanlığın tıbbileştirilmesi bağlamında analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda, alanında önemli otoriteye ve popülariteye sahip olan Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun 2012 yılı boyunca Hürriyet gazetesindeki sağlık köşesi ve şişmanlıkla ilgili tüm haberler analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tıbbileşme, gündelik hayat, söylem, beden, sağlık, tıbbi söylem, iktidar, şişmanlığın tıbbileşmesi,

Günlük yaşamMedyaMedya ilişkileri+7
Meral Timurturkan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects