Income distribution policies

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kamu borçlarının gelir dağılımı üzerindeki etkisi: Avrupa Birliği geçiş ekonomileri örneği

Günümüz modern sosyal devlet ilkesini benimseyen devletlerin ekonomik alandaki görev ve fonksiyonlarının artması nedeniyle doğal olarak daha fazla kamu harcamaları yapmaları kaçınılmaz olmuştur. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, artan kamu harcamalarının finansmanı için vergi gelirlerinin yetersiz kalması nedeniyle vergi gelirlerine alternatif bir kaynak olarak borçlanmaya başvurabilmektedirler. Vergilerden farklı olarak devlet borçlarının vade bitiminde anapara ve faizi ile birlikte geri ödemelerinin yapılması ve özellikle yüksek faiz ve birtakım vergisel avantajlar nedeniyle gelir dağılımında eşitsizliğin, diğer bir ifadeyle adaletsizliğin artmasına yol açabilmektedir. Kamu borçlanmasının gelir dağılımı üzerindeki doğrudan etkileri (olumlu ve olumsuz) ile diğer birtakım ekonomik faktörler üzerinden gerçekleşen dolaylı etkileri borcun kaynağı, vadesi, faiz oranı, kullanım şekli ve miktarı gibi faktörlere bağlı olarak değişebilmektedir. Bu çalışmada, panel veri analizi yöntemi kullanılarak 2007-2017 döneminde 10 Avrupa Birliği geçiş ekonomisi ülkesinde kamu borçları ile ekonomik büyümenin gelir dağılımı üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda, bağımlı değişken gelir dağılımı (temsilen Gini katsayısı) ile bağımsız değişken kamu borçları arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiş, diğer bir ifadeyle kamu borçlarının gelir dağılımı eşitsizliğini arttırdığı tespit edilmiştir. Diğer yandan kontrol değişken ekonomik büyüme ile gelir dağılımı arasında negatif bir ilişki tespit edilmiş, diğer bir ifadeyle ekonomik büyümenin gelir dağılımında eşitsizliği azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan nedensellik testi sonucuna göre, borçlanma ile gelir dağılımı ve borçlanma ile büyüme arasında anlamlı ve çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiş, ekonomik büyüme ile gelir dağılımı arasında ise herhangi bir nedensellik ilişkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu Borçları, Ekonomik Büyüme, Gelir Dağılımı, Panel Veri Analizi

Avrupa BirliğiBorçlarGelir dağılımı+4
Muhammed Ali Arslan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between income inequality and environmental degradation: A study on the European Union countries

The relationship between income levels and environmental indicators has been studied in the literature by various scholars. However, lesser attention has been paid to the relationship between income inequality and environmental degradation. This thesis aims to identify the relationship between income inequality and environmental degradation using the data between 2005 and 2018 for EU member countries. Panel data analysis has been applied for 28 countries to analyze the relationship. Alternative income inequality indicators such as Gini coefficient, income share of the top 10%, S80/S20 ratio, income share of the bottom 40%, and the Palma ratio have been used for the income inequality as key independent variables along with the other independent variables. The dependent variables of this thesis that have been used mainly for the different base models are greenhouse gas emissions per capita and ecological footprint per capita. This thesis focused on determining whether there is a robust relationship between income inequality and environmental degradation while examining the relationship between. As a result of Driscoll&Kraay's robust error estimator, a negative relationship between income inequality and environmental degradation has been found. Accordingly, for the greenhouse gas emissions and ecological footprint, there was a negative relationship between the Gini coefficient, Palma ratio, and income share of the top 10%, while a positive relationship was observed for the bottom 40%. Although, S80/S20 ratio was insignificant for greenhouse gas emission, there was a negative relationship between ecological footprint. Additionally, real GDP per capita positively affected both indicators, while urbanization and human capital negatively. A positive relationship between the manufacturing ratio, final energy consumption, and energy intensity has been shown with the greenhouse gas emissions. Only energ intensity positively affected the ecological footprint per capita apart from manufacturing ratio and final energy consumption.

European UnionIncome distributionIncome distribution policies+3
Dora Ege Kayacan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme ilişkisi: Ampirik bir inceleme

Süregelen teorik ve ampirik çalışmaların sayısının artmasının ve kapsamının genişlemesinin yaratmış olduğu merak, çalışmaya başlangıcın çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu çalışma, diğer çalışmalardan farklı olarak eşitsizlik-büyüme ilişkisinin karşılıklı bir değerlendirmesini yapmak yerine gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme yaratıp yaratmayacağını ilk iki bölümde kavramsal, teorik ve ampirik çerçeve çizilerek, üç bölümde değerlendirmektedir. Bunun için Hansen (1999) eşik değer analizinden faydalanılmıştır. 1996-2016 dönemi için, yıllık ve beş yıllık ortalama veriler ile dengeli bir panel oluşturulmuştur. Çalışmada analize konu olan 60 adet ülke bulunmaktadır. Bu ülkeler önce yıllık veriler ile tek bir panelde incelenmiştir. Dünya Bankası gelir sınıflandırmasına göre ayrıştırılan ülkeler, yıllık veriler ile dört farklı panelde tekrar incelenmiştir. Tüm ülkeleri içeren bir panelde, beş yıllık ortalama veriler ile incelenen ülkeler, vergi ve transferlerin etkinliğini ölçmek amacıyla yıllık ve beş yıllık ortalama veriler ile beş panelde daha incelenmiştir. Eşitsizlik göstergesi olan Gini katsayısı, eşik değişken ve rejime bağlı değişken olarak tanımlanmıştır. Gini katsayısı ile ilişkili olarak iki farklı eşitsizlik değişkenine ve bunlardan elde edilen vergi ve transferlerin etkinliği değişkenine eşik konulmuştur. Bağımlı değişken olarak kişi başına gayri safi yurt içi hâsıla yıllık artış oranı tanımlanmıştır ve modele kontrol değişkenler de eklenmiştir. Tahmin bulgularına ilişkin tablolar, bulguların teorik ve ampirik yaklaşımlar ile ilişkisine dair değerlendirmeler ve politika önerileri üçüncü bölümde yer almaktadır. Gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerine eşik değer etkisi, ayrı panellerde anlamlı ve anlamsız sonuçlara ulaşılması bakımından farklılaşmaktadır ve bu sonuçlar kapsamında politika önerileri ortaya konulmaktadır.

Ekonomik büyümeEşik etkisiGelir dağılımı+2
Emin Efecan Aktaş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme, politik istikrarsızlık ve gelir eşitsizliği: Türkiye örneği

Küreselleşme günümüzde sıklıkla kullanılan bir kavramdır. 1980'li yıllardan itibaren küreselleşme gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yönlerden etkilemiştir. Politik istikrarsızlık, siyasi yapıdaki istikrarsızlık ile birlikte değişen yapısal koşullar olarak tanımlanabilir. Politik istikrarsızlığın ekonomik büyüme, fiyat düzeyi, gelir dağılımı, dış denge ve istihdam ile etkileşimi bulunur. Gelir dağılımı ise bir ülkede üretilen ürünlerin belli bir zaman diliminde o ülkenin bireyleri arasında nasıl dağıldığını gösterir. Bu üç kavram aslında sürekli kendi aralarında etkileşim içerisindedir. Bu çalışmanın temel amacı küreselleşme, gelir dağılımı ve politik istikrarsızlık arasındaki bağlantıyı hem kavramsal hem de ampirik olarak incelemektir. Bu amaçla Türkiye için 2002-2021 döneminde küreselleşme, gelir dağılımı ve politik istikrarsızlık ilişkileri VAR modeli çerçevesinde ortaya konulmuştur. Çalışmanın bulgularına bakıldığında Türkiye'de 2002-2021 döneminde diğer kontrol değişkenlerinin (dışa açıklık ve enflasyon) etkileri kontrol edildikten sonra gelir eşitsizliğinde en etkili değişkenin politik istikrarsızlık olduğu görülmüştür. Dolayısıyla, Türkiye ekonomisi için politik istikrar ve gelir dağılımında eşitliğin birbirine bağlı olduğu söylenebilir. Diğer değişkenler açısından bakıldığında küreselleşme veya dışa açıklık oranı ve enflasyon arttıkça gelir eşitsizliğinin azalacağı bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Politik İstikrarsızlık, Gelir Eşitsizliği, VAR Analizi, Türkiy

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıKüreselleşme+3
Mustafa Varol
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Two essays on informality

The first part of this study intends to give a detailed account on the recent literature of economics of informality. In particular, we focus on effects and determinants of informality as well as measurement of informal activity. We present both theoretical and empirical papers that employ a variety of methods to study informality. In the second part of the paper we ask whether informal economy acts as a barrier to growth of GDP per-capita. This has been a contentious subject in the literature. Cross-country panel regressions for the period between 1960 and 2012 including 160 countries provide evidence for a robust negative relationship between size of informal economy and relative per capita income. Building on this evidence we simulate a simple two-sector (formal and informal) dynamic general equilibrium model and show that under the presence of an informal sector a larger fraction of the observed per capita income differences across countries can be accounted for.

EconomyIncome distributionIncome distribution policies+3
Nebahat Ferda Ertürk
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yoksulluk, gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme: OECD ülkeleri üzerine bir inceleme

Gelir eşitsizliği ve yoksulluk ülkelerin temel problemleri arasında yer almaktadır. Her ülkenin temel makroekonomik hedeflerinin başında ekonomik büyümenin olduğu dikkate alındığında,gelir eşitsizliği ve yoksulluğun ekonomik büyümeyi nasıl etkilediğinin tespit edilmesi uygulanacak politikaların belirlenmesinde önemli bir husustur. Bu bağlamda çalışmanın amacı, OECD ülkelerinde gelir eşitsizliği, yoksulluk ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin 2004-2019 dönemini içeren verilerle Sabit etkili Driscoll-Kraay tahmincisi ile incelenmesidir. Elde edilen ampirik bulgular, gelir eşitsizliği ve yoksulluğun ekonomik büyüme üzerinde negatif bir etkisi olduğunu göstermektedir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiGelir dağılımı+3
Leyla Efeer
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Para politikası üzerine üç deneme

Bu tez para politikasının etkileri üzerine üç ayrı denemeden oluşmaktadır. İlk bölümün amacı Türkiye'de para politikası uygulamalarının ekonominin temel reel sektörlerine hangi kanallardan aktarıldığını ve ekonomide bir para politikası şoku meydana geldiğinde reel sektörlerin ne yönde ve oranda bu şoktan etkilendiğini araştırmaktır. Bu doğrultuda 2011:01 - 2019: 12 dönemi ele alınarak, parasal aktarım mekanizmasının beklenti, faiz, kredi ve döviz kuru kanalının sanayi, hizmet ve inşaat sektörü üzerindeki etkisi Vektör Otoregresif (VAR) yöntem ile analiz edilmiş ve parasal aktarım mekanizması kanallarının etkisinin sektörlere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. İkinci bölümün amacı para politikasının işsizlik oranı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu amaçla yola çıkılarak para politikasının işsizlik oranları üzerindeki etkisi farklı yaş gruplarına ilişkin işsizlik oranları üzerinden incelenmiştir. 2009:Q1 - 2020:Q4 döneminin baz alındığı ve VAR yönteminden yararlanılan bu çalışmanın bulguları, para politikasının işsizlik üzerindeki etkisinin yaş arttıkça azaldığı ve 65 yaş üstü grubu ise hiç etkilemediği yönündedir. Üçüncü bölümde para ve maliye politikası etkileşiminin gelir dağılımına etkisi 27 gelişmekte olan ve 33 gelişmiş ülke grupları için Arrelano-Bond Fark GMM tahmincisinden yararlanılarak incelenmiştir. 2010- 2021 döneminin esas alındığı analiz bulguları, gelişmekte olan ülkelerde daraltıcı para politikasının gelir dağılımı üzerinde bozucu, daraltıcı maliye politikasının iyileştirici ve her iki politika etkileşiminin iyileştirici etki ettiği yönünde iken, gelişmiş ülke gruplarında ise yalnızca para politikasının etkili olduğu ve gelir eşitsizliğini arttırdığı, maliye politikasının ve iki politika etkileşiminin ise gelir dağılımı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı yönündedir.

Dinamik panel teknikleriGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+4
Nagihan Aksoy
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The welfare effects of changes in global food prices on income distribution in Turkey

This study examines the pass-through effects of global food prices on food prices in Turkey, and the welfare effects of food price changes on income distribution in Turkey. Food products are the indispensable part of the consumption basket for entire households, especially for low-income groups. Therefore, food price changes can directly influence the living conditions of people positively or adversely. To figure out these impacts in Turkey, we first obtain the pass-through coefficients for the selected food groups using econometric tools. Then, we integrate these coefficients and Turkish household groups, which are divided into five brackets based upon nominal income, into the CGE analysis. This analysis allows us to estimate how an economy can react to changes in a part of the economy under the determined framework. Finally, we apply both a positive 5% shock and a negative 5% shock to world food prices. According to the findings, the income of all household groups declines when global food prices surge. However, rising food prices have a more adverse effect on low-income household groups, and accordingly distort income distribution in Turkey. Inversely, under the scenario wherein world food prices decline, low-income households are affected more positively in wealth terms. It is observed that income distribution in Turkey recovers slightly. Meanwhile, disruptive impact of increased food prices is stronger than remedial impact of tumbled prices on income distribution.

ChangeEconomic policiesPrice discrimination+7
Hüseyin Akar
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A system dynamic macroeconomic model for an inquiry of income inequality and environmental impact

Ending hunger, reducing poverty and inequalities, and climate action are the main objectives of the political agenda in the recent years. However, these objectives may be in conflict. Economic growth is promoted to end hunger and reduce poverty; however, a growing economy may well increase human impact on the environment. It is also true that an income redistribution scheme may increase aggregate demand—hence, the economic activity and subsequently the environmental impact. In this thesis, we build a system dynamic macroeconomic model to cope with the intricate relationships among income distribution, economic growth, and human impact on the environment. The model is based on macroeconomic accounting principles, and represents a closed economy with a representative firm, three heterogeneous households, and a simple banking sector. We argue that an aggressive income redistribution scheme can achieve the whole objectives in the policy agenda, while a mild redistribution scheme may worsen the environmental problems. This thesis contributes to the recent Ecological Macroeconomics literature by examining the relationship between income distribution and environmental impact of the human activity by relying on a system dynamics approach.

Income distributionIncome distribution policiesMacroeconomy+5
Gökhan Dilek
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yatırımların gelir eşitsizliği üzerine etkisi: Türkiye üzerine ampirik analiz

Doğrudan yabancı yatırımlar ve gelir eşitsizliği oldukça önemli iki ekonomik faktör niteliğindedir. Söz konusu faktörler, ülkelerin ekonomik büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşmada ve ayrıca gerek ekonomik gerek sosyal sorunların üstesinden gelebilmeleri adına ön plana çıkmaktadır. Bu husus, özellikle, 1980'li yıllardan sonra dünya ekonomilerinin uygulamaya koyduğu Neo-Liberal politikalar ile artan küresel ekonomik entegrasyon çerçevesinde ülke ekonomileri adına oldukça önemli bir nitelik kazanmış ve araştırmacılar tarafından ilgi görmeye başlamıştır. Bu araştırmalar içerisinde, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler, ayrı bir yer tutmaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye ekonomisinde doğrudan yabancı yatırımların gelir eşitsizliği üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu bağlamda 1984 ile 2021 yılları dahilinde Vector Otoregresyon (VAR) yöntemi ile analiz edilmiş ve elde edilen bulgularda Türkiye ekonomisinde doğrudan yabancı yatırımlar ile gelir eşitsizliği arasında negatif bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bulgularda, doğrudan yabancı yatırımlarda meydana gelen azalmaların, gini katsayısında iyileşmeler sağladığını tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar; 1984 ile 2021 yılları arasında uygulanan ekonomi politikaları ve doğrudan yabancı yatırımların kullanım alanları ile yakından ilişkili olduğu ifade edilebilir. Bu hususta, elde edilen bulgular çerçevesinde, Türkiye ekonomisinde doğrudan yabancı yatırımların gelir eşitsizliğini iyileştirme bağlamında kullanılması adına politikalar üretilmesi gerekmektedir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomi politikalarıGelir dağılımı+3
Harun Acar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1980 sonrası gelir dağılımının iktisadi okullar perspektifinden analizi

Gelir dağılımı konusu bir ekonomide belirli bir dönemde yaratılan toplam gelirin, o geliri yaratan unsurlar arasındaki paylaşımını ifade etmektedir. Tarihsel süreçte birçok iktisat okulu gelir dağılımı konusunu kendi bakış açısıyla ele almıştır. Bu kapsamda bu çalışma ile neoliberal ekonomi politikalarına dönüşüm sürecinin gelir dağılımı üzerindeki etkileri çeşitli iktisat okulları perspektifinden ele alınmış olup özellikle 1980 sonrası Türkiye uygulamalarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Buradan hareketle gelir dağılımı konusunda literatür taraması yapılmış, gelir dağılımının ele alındığı türler ve ölçüm yöntemleri incelenmiş, dağılım konusunda görüş belirten bazı iktisat okulları seçilip önerdiği politikalar ortaya konulmuştur. Literatür taraması OECD, SBB, TÜİK gibi kurumların konuyla ilgili yaptıkları istatistiksel çalışmalar ile desteklenmiştir. Çalışma sonucunda postfordist üretim modelinin ve 1980'lerden bu yana küresel ölçekte deneyimlenen neoliberal politikaların Türkiye'de de uygulama alanı bulduğu ve gelir dağılımındaki eşitsizliklerin artmasına yol açtığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın dağılım ile ilgili eşitsizlikleri azaltıcı iktisadi okul görüşleri ve politika uygulamalarına ilişkin literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir.

1980 sonrasıEkonomi okullarıFonksiyonel gelir dağılımı+3
Osman Bayram
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme ilişkisi

Bu çalışmanın temel amacı gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerinde bir etkisinin olup olmadığını tespit etmektir. Teorik çalışmalarda gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme arasında negatif ya da pozitif ilişki olabileceği veya herhangi anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı ileri sürülürken; ampirik çalışmalarda da teorik literatürle uyumlu olacak şekilde oldukça farklı sonuçların elde edildiği görülmektedir. Buna bağlı olarak bu çalışmada da gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi farklı gelir seviyelerinde bulunan ülkeler temel alınarak araştırılmaktadır. Eşitsizliğin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini daha net bir şekilde ortaya koymak için 154 ülkeye ait 1980-2014 dönemini kapsayan veri seti ile düşük ve düşük-orta gelirli ile üst orta gelirli ve yüksek gelirli ülkeler için tahminler yapılmaktadır. Gelir eşitsizliğinde yaşanan değişimin ekonomik büyümeyi nasıl etkilediğine dair yapılan bu tahminlerde temel Solow büyüme modeli (1956) ve bu modele beşeri sermayenin de dahil edildiği Mankiw, Romer ve Weil (1992) modeli diğer bir ifadeyle genişletilmiş Solow büyüme modeli kullanılmaktadır. Çalışmanın genel bulguları, gelir eşitsizliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin ülkelerin gelir seviyelerine göre değişebileceğini göstermektedir. Düşük ve düşük-orta gelirli ülkelerde gelir eşitsizliğindeki artış ekonomik büyümeyi arttırırken üst-orta gelirli ve yüksek gelirli ülkelerde ise ekonomik büyümeyi azalttığını destekleyen kanıtlar elde edilmektedir. Anahtar Sözcükler: Gelir Eşitsizliği, Ekonomik Büyüme, Solow Büyüme Modeli, Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu.

BüyümeBüyüme politikalarıEkonomi politikaları+3
Seher Gülşah Topuz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gelir dağılımının belirleyicileri

Bu çalışmanın temel amacı Türkiye için gelir dağılımının iktisadi ve kurumsal belirleyicilerini araştırmaktır. Gelir dağılımını temsilen Gini katsayısının bağımlı değişken olarak kullanıldığı bu çalışmada, bağımsız değişken olarak ekonomik büyüme, işsizlik ve sosyal transfer harcamaları gibi iktisadi faktörler ve demokrasi ve yolsuzluk gibi kurumsal faktör kullanılmıştır. ARDL sınır testinin ve 1988-2016 dönemini kapsayan yıllık verilerin kullanılması ile elde edilen ampirik bulgular şöyle sıralanabilir: i) Değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki mevcuttur ii) Uzun dönemde demokrasi seviyesindeki ve sosyal transfer harcamalarındaki artışlar gelir dağılımı eşitsizliğini azaltmaktadır. iii) Uzun dönemde ekonomik büyüme ve işsizlikteki artışlar ve yolsuzluktaki iyileşme gelir dağılımı eşitsizliğini arttırmaktadır. iv) Gelir dağılımı eşitsizliğinin en önemli belirleyicilerinin sırasıyla ekonomik büyüme, sosyal transfer harcamaları, işsizlik, demokrasi ve yolsuzluk olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle Türkiye'deki politika yapıcılar işsizliği azaltacak, sosyal transfer harcamalarının toplam kamu harcamaları içindeki payını, demokrasi düzeyini ve beşeri sermayeyi artıracak politikalar tasarlamalıdır. Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Ekonomik Büyüme, Gelir Dağılımı, İşsizlik, Yolsuzluk

Ekonomik büyümeGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+4
Sadun Durak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Regional income convergence: An econometric analysis

The income inequality in Turkey is one of the major problems of economists as well as politicians. This study aims to approach the problem from a regional perspective. There are two major objectives in this study. The first objective is to determine the level of convergence and/or divergence and the second objective is to determine the spatial autocorrelation and in income clusters in Turkey. In addition to these major objectives, the validity of Kuznets? inverted U hypothesis and the relation between regional income inequality and the growth rate of national economy are also interest areas of this thesis. The analyses are performed at two aggregation levels: provincial and regional. The provincial level analysis considers the 67 conventional provinces, whereas, at the regional level analyses, NUTS Level 2 regions are used. The convergence analysis includes absolute and conditional ß-convergence, the ?-convergence and analyzing the time trend of inequality measures such as Gini, Atkinson and Theil indexes. The spatial autocorrelation analysis includes a global measure of spatial autocorrelation, Moran?s I, and local indicators of spatial association. Results of convergence analysis indicate that neither a monotonic convergence nor a monotonic divergence occurred in between 1970 and 2001. Sub-period analysis of inequality measures revealed that during the first sub-period from 1970 to 1986 there is an increase in regional inequalities, whereas, during the second sub-period from 1987 to 2001, these inequalities have decreased or at least remained close to their 1987 value. The spatial autocorrelation analysis indicated that from 1970 to 2001, the provinces and regions in Turkey became more dependent to their neighbors. Moreover, the local indicators revealed that the poor and rich provinces and regions are not distributed randomly across the country but instead follows a specific pattern. Poor provinces are clustered at the east and rich provinces are clustered at the west. Furthermore, these two major clusters are becoming sharper.

Regional distributionRegional imbalanceRegional policies+4
Çağrı Levent Uslu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgınının Türkiye'de gelir dağılımına etkisi

Gelir dağılımı birçok makroekonomik faktörden etkilendiği gibi salgın hastalıklardan da etkilenmektedir. Salgın hastalıklar gerek sosyal gerek ekonomik yıkıcı etkilerinden kaynaklı olarak krizlere sebep olmaktadır. 2019 yılında küresel kriz yaratan Covid-19 pandemisinin yarattığı yıkıcı etkilerle ülkelerin ekonomilerinde daralmalar meydana gelmiştir. Bu salgın ile mücadelede ülkeler birbirinden farklı kısıtlamalar ve yasaklarla çeşitli tedbirler almıştır. Alınan bu tedbirler, üretim-tedarik zincirlerini olumsuz etkilemiştir. Firmalarda ve üretimde meydana gelen duraklama ile birlikte arz-talep şokları yaşanmıştır. Ülke ekonomisini derinden etkileyen bu gelişmeler; istihdamı azaltmış, işsizliği artırmış, dış ticareti azaltmış, döviz kurlarında dalgalanmalara sebep olmuş ve enflasyon oranlarını artırmıştır. Gelir dağılımını etkileyen makroekonomik faktörlerin pandemi sürecinden bu denli olumsuz etkilenmesiyle gelir dağılımındaki adaletsizlik son yıllarda artış göstermiştir. Bu çalışmada gelir dağılımının belirleyicileri olan makroekonomik değişkenlerin Covid-19 pandemisiyle nasıl şekillendiği ele alınmıştır. Araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda gelir dağılımının ve makroekonomik değişkenlerin Covid-19 pandemisinden olumsuz etkilendiği ve dolayısıyla adaletsizliğin arttığı sonucuna varılmıştır.

COVID 19Ekonomik etkiEkonomik kriz+3
Gamze Arslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kişisel gelir vergisinin gelir dağılımı üzerine etkileri

Gerek Türkiye'de gerekse dünya genelinde, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere bakıldığında gelir dağılımı eşitsizliği görülmektedir. Türkiye'de hemen her dönem gelir dağılımındaki düzensizlik sorunu; uygulanan yanlış politikalar, ekonomik ve politik istikrarsızlık sebebiyle, üzerinde önemle durulması gereken bir sorun halini almıştır. Bu çalışmada gelir ve gelir dağılımı kavramları teorik olarak açıklanmaya çalışılmış, iktisat ve maliye biliminin önemli temsilcilerinin görüşlerine yer verilmiştir. Türkiye'deki kişisel gelir vergisinin gelir dağılımına etkileri incelenmiştir. Çalışmada Türkiye'deki gelir dağılımının eşit olmadığı, düşük gelirli nüfusun milli gelirden aldığı payın çok düşük, yüksek gelirli nüfusun ise aldığı payın çok yüksek olduğu görülmüştür. Gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payının düşük olması ve gelir vergisinin önemli bir kısmının stopaj yoluyla ücretlilerden alınması gelir dağılımını olumsuz yönde etkilemiştir. Ayrıca, vergi gelirlerinin büyük bir bölümünün gelir dağılımına olumsuz etki eden dolaylı vergilerden karşılanması da vergi politikasının gelir dağılımına olumsuz yönde etki ettiğinin kanıtıdır.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıGelir vergisi+2
Hande Karakaş
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde gelir eşitsizliğinin panel veri analizi

Gelir dağılımı ve gelir eşitsizliği konusu özellikle son yıllarda üzerinde çok durulan ve tartışılan konulardan biridir. Bu tezde öncelikle gelir dağılımı teorileri üzerinde durulmakta ve bu teoriler iktisadi okullar bağlamında açıklanmaya çalışılmaktadır. Ülkelerin gelir eşitsizliği trendleri incelendiğinde, gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler arasında gelir eşitsizliğinde yakınsama konusu gündeme gelmektedir. Ampirik analizde, gelir eşitsizliğinde yakınsama konusu üzerinde durulmakta ve son ekonometrik yöntemlerle hipotez test edilmektedir. Ekonomik teoriler ışığında yönlenen ampirik analiz kısmı da tezde savunulan hipotezi desteklemektedir. Ulaşılan sonuçlar ile birlikte, gelişmekte olan ekonomiler ve gelişmiş ekonomiler arasında gelir eşitsizliğinde yakınsama doğrulanmaktadır. İncelenen dönem için ampirik sonuçlar eşliğinde ülkelere özgü sonuçlara da yer verilmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Gelir Dağılımı, Gelir Eşitsizliği, Yakınsama Hipotezi

EşitsizlikGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+4
Hatice Küçükkaya
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gelir dağılımının iyileştirilmesinde mikrokredilere kaynak oluşturabilecek finansal araçlar

Bilgi ve teknolojideki ilerlemeler ile birlikte enformasyon iletimindeki artış dünya gelir düzeyinde artış kaydedilmesini olanaklı kılmış ve geneli itibari ile refah seviyesine katkıda bulunmuştur. Ancak toplam gelirde elde edilen artış adaletli bir dağıtımın sağlanamaması nedeni ile zengin ? yoksul ayrımında gittikçe derinleşen bir uçurumun oluşmasına da engel olamamıştır.Bu çalışma, özünde dünya refah seviyesindeki artışın devamlılığını gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltarak sağlama olanağını konu edinmektedir. Bu sebeple yoksul kesimler için geliştirilen mikrokredilerin sermaye piyasalarının bir konusu haline getirilebilineceği düşünülmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde konu ile ilgili genel tanım ve kavramlara yer verilmektedir. İkinci bölümde mikrofinansman sektörünün gelişimine zemin hazırlayan etkenlere değinilmektedir. Son kısımda ise mikrofinans sektöründe finansman temininde finansal araçlardan yararlanılmasının gerekliliği üzerinde durulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Gelir, Gelir Dağılımı, Gelir Eşitsizliği, Yoksulluk, Kalkınma, Büyüme, Mikrokredi, Mikrofinans, Yatırım, Refah

BüyümeBüyüme kaynaklarıBüyüme politikaları+10
Orhan Yaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelir dağılımı tasarruf ilişkisi: Türkiye'de hanehalkı tasarruflarının belirleyicileri

Hanehalkı gelir bölüşümünden pay alanlar içerisinde önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple hanehalkı toplumdaki özel harcama, yatırım ve tasarruf kalemlerinde de belirleyici bir rol üstlenmektedir. Hanehalkının elde ettiği gelirin türü ve bu geliri ne şekilde kullandığı milli gelirin oluşumu için son derece önemlidir. Tez çalışmamız, hanehalkı tasarruflarının belirleyicilerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu'ndan sağlanan "Hanehalkı Bütçe Anketleri" kullanılarak 2002-2013 yılları arasındaki dönemi incelenmektedir. Anket verileri çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon modelleri ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, hanehalkı gelir türlerinden olan ücret-prim geliri, faiz ve kira geliri, emekli maaşı ve diğer maaşlar, hanehalkı tasarruflarını pozitif yönde etkilemektedir. Ayrıca, ikamet edilen konutun mülkiyeti, ikinci ev sahipliği, on bin liranın üzerinde yıllık kullanılabilir gelire sahip olmak, eğitim seviyesi gibi değişkenler de hanehalkı tasarrufları üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Buna karşılık hane büyüklüğü, otomobil sahipliği, geçici veya dönemlik istihdam, kırsal alanda yaşamak ise hanehalkı tasarruflarını olumsuz yönde etkileyen değişkenler olarak sıralanabilir. Anahtar Kelimeler: Hanehalkı, Gelir, Tasarruf, Gelir Dağılımı, Çoklu Doğrusal Regresyon, Lojistik Regresyon.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıGelirler+6
Mehmet Şengür
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bölüşüm sorunu ve kooperatifler

Bölüşüm sorunu ve gelir eşitsizliği tüm dünyada önemli bir sorun teşkil etmektedir. Refah devletinin krize girmesi, küreselleşmenin yaşanması gelir eşitsizliğinin artmasına ve bölüşüm sorununun yaşanmasına neden olmuştur. Tüm dünyadaki ülkelerin ortak sorunu haline gelen gelir eşitsizliği ve bölüşüm sorununa çözüm olarak temel gelir, asgari gelir desteği, paydaş gelir transferleri, vergi politikaları ve kooperatifler görülmektedir. Bu çalışmada refah devletinin krize girmesi ve küreselleşmenin sonucunda ortaya çıkan bölüşüm sorununu kooperatifler aracılığıyla çözüm bulmak istenilmektedir. Bu çalışmada dünyada başarılı olmuş kooperatifler olan Mondragon Kooperatifi, SEWA Kooperatifi'nden Türkiye'de ise PANKOBİRLİK, MARMARABİRLİK, Simurg Kadın Kooperatifinden yararlanılmıştır. Bu kooperatiflerin ülke ekonomisine yapmış oldukları katkılara bakılmıştır. Refah devletinin üç temel özelliği bulunmaktadır. Bunlar müdahaleci, düzenleyici ve gelirin yeniden dağılımıdır. Müdahaleci özelliği piyasaları düzenleme yönelik olan, düzenleyici özelliği sosyal yardım, sosyal hizmet ve sosyal sigorta gibi sosyal güvenlik hizmetlerini sağlamak ve son özelliği de gelirin yeniden dağılımını sağlamak için vergi, transfer harcamaları gibi politikalar üretmesidir. Refah devletinin krize girmesi bu temel özelliklerinde bozulmaların yaşanmasına neden olmuş ve bölüşüm sorunu devletlere yük olmuştur. Kooperatifler incelendiğinde, yeni iş sahaları yaratarak istihdam, sosyal güvenlik, eğitim gibi alanlarda ülke ekonomisine katkı sağlamaktadırlar. Bölüşüm sorununun neden olduğu sosyal güvenlik, istihdam, eğitim gibi sorunlara kooperatifler alternatif çözüm olmaktadır.

Bölüşüm teorisiBölüşümsel adaletGelir dağılımı+4
Buşra İlgün
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi ve gelir dağılımı arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Gelir, geçmişten günümüze toplumda yaşayan bireylerin hayatlarını nasıl, nerede ve ne şekilde devam ettireceklerini belirleyen önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir unsurun, toplum içinde nasıl dağılması gerektiği literatürde tartışılan ve araştırılan bir konu haline gelmiştir. Bu çalışma da ilk olarak gelirden, gelir dağılımı teorilerinden, gelir dağılımı eşitsizliğinin tespitinde hangi ölçülerin kullanılabileceğinden ve gelir dağılımında verginin yeri ve öneminden bahsedilmiştir. Daha sonra vergi türlerinin ve sistemlerinin neler olduğu ve bu vergilerin gelir dağılımını nasıl etkilediği anlatılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise çeşitli ülkelerde uygulanmakta olan vergi sistemleri araştırılmıştır. Çalışmada son olarak Türkiye'de gelir dağılımını sağlamada temel ölçütün "mali güç" olduğu çerçevesinde 2001 – 2017 yılları arasında Türkiye'de uygulanmakta olan vergi sistemlerinin gelir dağılımı üzerinde nasıl etki yarattığı incelenmiş ve Türkiye ile çeşitli ülkelerde uygulanmakta olan vergi sistemleri karşılaştırma yapılarak açıklanmıştır. Sonuç olarak vergilerin gelir dağılımı üzerindeki etkileri, çeşitli ülkelerde uygulanmakta olan vergi sistemleri ve ülkemizde uygulanmakta olan vergi sistemlerinde yapılan değişiklikler çerçevesinde incelenmiş ve özellikle dolaylı/dolaysız vergiler aracılığıyla gelirin nasıl daha adil bir şekilde dağılacağı konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıTürk ekonomisi+3
Çağatay Uzunyılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2021 yılları arasında Türkiye'de maliye politikası ve gelir dağılımı üzerindeki etkisi

Ekonomide üretilen değerlerin ve toplumsal gelirin eşitlikçi, adil bir şekilde bölüşümü bütün ekonomilerde temel hedeflerden birisidir. Ancak ekonomideki üretim faktörlerinin üretilen toplam gelirden aynı oranda yararlanmadığı ve zaman içerisinde gelir dağılımının bozulduğu görülmektedir. Toplumdaki gelir dağılımı bozulmasının önüne geçmek ve eşitsizliği ortadan kaldırmak için hükümetler piyasanın işleyişine müdahale etmek ve başta maliye politikası araçları olmak üzere çeşitli araçlarla gelir dağılımı eşitsizliğini ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Liberal iktisadi görüşe göre piyasa kendi dengesi içerisinde ekonomik, büyüme, işsizlik, gelir dağılımı gibi temel problemleri çözmektedir. Ancak tarihsel tecrübe devletin müdahalesinin zorunluğu olduğu durumların olduğunu göstermektedir. Devletin ekonomideki etkinlik yöntemlerinden birisi olan maliye politikası araçları olarak kamu harcamaları, vergi politikaları, bütçe harcamaları, borçlanma olmak üzere dört ana grupta ele alınmaktadır. Hükümetler bu araçlarla ekonominin işleyişine müdahale ederek toplum katmanlarının geliri adil bir şekilde bölüşmesini sağlamaya çalışmaktadır. Türkiye, gelir dağılımı adaletsizliğinin sürekli gündemde olduğu ülkelerden birisidir. Türkiye'de son 20 yılda uygulanan maliye politikası uygulamalarına bakıldığı zaman başta dezavantajlı toplum kesimleri olmak üzere toplumsal gelirden düşük pay alanlara maliye politikası araçları ile gelir aktarımı yapılmaya çalışıldığı görülmektedir. Türkiye'de 2001-2022 döneminde uygulanan maliye politikalarının sonuçlarına bakıldığı zaman özellikle bütçe alt kalemlerinden birisi olan transferler yoluyla alt gelir gruplarına önemli düzeyde gelir aktarımının olduğu görülmektedir. Fakat son 20 yılın uygulanan ekonomi ve maliye politikaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu politikalardan alt gelir gruplarından ziyade üst gelir gruplarının kazançlı çıktığı görülmektedir. Gelir dağılımındaki eşitliğin en önemli göstergelerinden birisi olan Gini Katsayısının 2000'li yıllara göre daha kötü seviyelere gelmiş olması ve % 20'lik gelir dilimlerinin aldığı paylar içerisinde üst gelir gruplarının payının daha da artmış olması bunun açık bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Anahtar Kelimeler: Maliye politikaları, kamu harcamaları, gini katsayısı, lorenz eğrisi.

Gelir dağılımıGelir dağılımı politikalarıGini katsayısı+3
Mehmet Karana
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal harcamaların gelir dağılımı üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Toplumlardaki eşitlik arayışı ideali yansıtsa da mutlak eşitliğe ulaşmak geçmişte olmadığı gibi gelecekte de olması mümkün görünmemektedir. Sanayi Devrimi'nden bu yana zengin ve fakir arasındaki makas gün geçtikçe daha fazla açılmıştır. Geçmişte gelir eşitsizlikleri az gelişmiş ülkelerin problemi olarak görülürken günümüzde ayrım gözetmeksizin tüm ülkeleri tehdit eden bir sorun haline dönüşmüştür. Gelir eşitsizliklerinin giderilmesinde ve gelir dağılımında adaletin sağlanmasında en sık kullanılan ve en etkili araçlar kamu harcamalarıdır. Sosyal niteliği ağır basan, devlet müdahalesine ihtiyaç duyan, yoğun şekilde dışsallık yayan bu kamu harcamaları sosyal harcamalar olarak nitelendirilmekte ve eğitim, sağlık ve sosyal koruma harcamaları olarak isimlendirilmektedir. Bu çalışmada sosyal harcamaların gelir dağılımı üzerindeki etkileri panel veri analizi kullanılarak Türkiye dahil 29 Avrupa ülkesi için araştırılmıştır. Analizde dört adet model kullanılmıştır. Bu modellerdeki ortak sonuçlar bu ülke grubunda gelir dağılımını en çok etkileyen değişkenlerin sosyal koruma harcamaları, kişi başı gelir ve en yoksul %20'nin payı olduğu saptanmıştır.

Eğitim harcamalarıGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+4
Betül İnam
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşmenin gelir dağılımı ve yoksulluk üzerine etkileri: 1980 sonrası Türkiye'de izlenen vergi politikaları açısında bir değerlendirme

Küreselleşme süreci ekonomik gelişmenin nimetlerinin toplumsal sınıflar arasında adaletli paylaşılması noktasında bir takım ekonomik ve sosyal sorunları beraberinde getirmiştir. Küreselleşme ile meydana gelen yoksulluk ve gelir dağılımında eşitsizlik durumu, sadece gelişmekte olan ülkelerde değil tüm dünyada ciddi sorunlar arasında yer almaktadır. Bu çalışmada küreselleşme, gelir dağılımı ve yoksulluk kavramları ele alınacak ve küreselleşme sürecinde 1980 yılı sonrasında Türkiye'de izlenen vergi politikalarının gelir dağılımı ve yoksulluğa etkileri değerlendirilecektir. Anahtar Sözcükler: Küreselleşme, Gelir Dağılımı, Yoksulluk, Vergi Politikaları

1980 sonrasıGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+3
İlknur Aktepe
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects