Mentally retarded children

209 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

in YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ZİHİN ÖZÜRLÜ ÖĞRENCİLERE FOTOKOPİ ÇEKME BECERİSİNİN ÖĞRETİMİNDE EŞZAMANLI İPUCUYLA ÖĞRETİMİN ETKİLİLİĞİ Şerife YÜCESOY Özel Eğitim Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eylül 2002 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜRSEL Bu çalışmada, zihin özürlü öğrencilere fotokopi çekme becerisinin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda, eşzamanlı ipucuyla öğretimin ortam, zaman ve araç gereçler arası genelleme etkisi ve uygulama sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonraki izleme etkisi incelenmiştir. Araştırmada, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini belirlemek üzere tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma, Eskişehir ilinde bir mesleki eğitim merkezinin hazırlık ve birinci sınıfına devam eden, 14-17 yaşlan arasında, ikisi kız ikisi erkek dört öğrenci ile yürütülmüştür. Eşzamanlı ipucuyla öğretimin fotokopi çekme becerisinin öğretimindeki etkililiğini değerlendirmek üzere toplu yoklama, günlük yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumları düzenlenmiş, değerlendirme için tek fırsat yöntemi kullanılmıştır. Oturumların tümü bire bir öğretim düzenlemesi biçiminde gerçekleştirilmiştir. Öğretim sırasında sözel ipucu ve model ipucu bir arada kullanılmış, beceri tüm basamakların bir arada öğretimi biçiminde öğretilmiştir. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verisi toplanmış, eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği grafiksel analiz kullanılarak belirlenmiştir.IV Araştırma bulguları, eşzamanlı ipucuyla öğretimin çalışmaya katılan tüm zihin özürlü öğrencilerde fotokopi çekme becerisinin öğretiminde etkili olduğunu, öğretim sona erdikten 2, 4 ve 5 hafta sonra da öğrenilenlerin kalıcılığının korunduğunu gösterir niteliktedir. Farklı ortam, farklı zaman ve farklı araç gereçlerle gerçekleştirilen genelleme oturumlarında iki öğrenci %100 doğru tepkide bulunurken iki öğrenci %50 düzeyinde doğru tepki sergilemiştir.

BeceriBeceri kazandırmaEngelli çocuklar+5
Şerife Yücesoy
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Şemaya dayalı öğretim stratejisinin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematikte sözel problem çözme becerilerine etkililiği

Bu çalışmada şemaya dayalı öğretim stratejisinin zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematikte sözel problemleri çözme becerilerini kazanmaları ve sürdürmeleri üzerindeki etkililiği araştırılmıştır. Araştırmada sözel problem tiplerinden değişim türü problemler kullanılmıştır. Araştırmada ayrıca, strateji kullanımının farklı kişilere ne düzeyde genellendiği ve şemaya dayalı öğretim stratejisinin sözel problem çözmede kullanımına yönelik öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Araştırma Sivas ilinde hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan üç öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma; başlama düzeyi, öğretim, günlük yoklama, toplu yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmaktadır. Araştırmada hem gözlemciler arası güvenirlik hem de uygulama güvenirliği verileri toplanmıştır. Araştırmada şemaya dayalı öğretim stratejisin sözel problem çözmedeki etkililiği grafiksel analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları; şemaya dayalı öğretim stratejisinin bütün öğrencilerin matematikte sözel problemi çözme performanslarını artırdığını, bu artışın öğretimin sona ermesinden beş, on ve on beş gün sonra da sürdüğünü göstermiştir. Ayrıca zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisi kullanımını farklı kişilere genelleyebildikleri belirlenmiştir. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar ise, matematik problemi çözmede şemaya dayalı öğretim stratejisinin kullanımına yönelik öğretmen görüşlerinin olumlu yönde olduğunu gösterir niteliktedir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiProblem çözme+6
Kadriye Baki
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere cinsel istismardan korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykü yönteminin etkililiği

Bu çalışmada, otizmli bireylere cinsel istismardan korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykü yönteminin etkililiği araştırılmış ve izleme ve genellenmesi açısından değerlendirilmiştir. Araştırma, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama araştırma modeline göre planlanmış olup başlama düzeyi, öğretim, aralıklı yoklama, genelleme ve genellemenin izlemenmesi oturumlarından oluşmuştur. Çoklu örneklere göre genelleme stratejisinin kullanıldığı çalışmada, otizmli bireylerin farklı ortamlarda, farklı kişilere ve farklı cinsel istismar türlerine karşı da kendilerini korumalarında sosyal öykülerin etkisi sınanmıştır. Genellemenin izlenmesi oturumları öğretim sona erdikten 3 ve 5 hafta sonra düzenlenmiştir. Çalışmanın sosyal geçerliği araştırmaya katılan deneklerin annelerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla elde edilen verilere göre incelenmiştir. Araştırmaya İstanbul ve Eskişehir illerinden 10 ve 17 yaş aralığında otizm tanısı olan ikisi kız biri erkek üç denek katılmıştır. Öğretimi yapılacak cinsel istismar türleri aileler ile birlikte belirlenmiş olup ilk olarak uygunsuz dokunma taciz türünün öğretimi gerçekleştirilmiştir. Ölçüt karşılandıktan sonra istismardan korunma becerilerinin öğretimi yapılmayan uygunsuz öpüşme ve teşhir taciz türleri ile öğretimi yapılan taciz türü için farklı ortamlara ve kişilere genellenip genellenmediği değerlendirilmiştir. Öğretim oturumları deneklerin evlerinde ve okullarında yürütülmüş olup, genelleme oturumları için çeşitli sosyal ortamlar kullanılmıştır. Araştırma bulguları araştırmaya katılan üç katılımcının da sosyal öykü uygulamasıyla tacizden korunma becerilerini öğrendiğini ve farklı ortam, kişi ve taciz türlerine genelleme yapabildiklerini göstermiştir. Ayrıca katılımcıların öğretim sona erdikten 3 ve 5 hafta sonra düzenlenen genellemenin izlemesi oturumlarında, öğrenilen berilerin kalıcılığını sağlandıkları görülmüştür.

Beceri eğitimiCinsel tacizOtistik bozukluklar+7
Tanyel Süzer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin pragmatik dil becerileri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil beceri düzeyleri ile sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve bu ilişkinin yordayıcı olabilecek değişkenlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapmakta olan sınıflarında zihinsel yetersizlik tanılı öğrenci bulunan 47 ilkokul öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlere, sınıfa ve kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliğe ilişkin bilgileri elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin pragmatik dil becerileri, "Pragmatik Dil Becerileri Envanteri – Türkçe Versiyonu/PDBE- TV" ve sosyal becerileri, problem davranışları ve akademik yeterlilikleri "Sosyal Beceri Derecelendirme Sistemi/SBDS" kullanılarak ölçülmüştür. Araştırmanın sonucunda, kaynaştırma ortamında öğrenim gören zihinsel yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin pragmatik dil becerilerinin, sosyal becerilerinin ve akademik yeterliliklerinin normal gelişim gösteren akranlarından düşük olduğu, problem davranışlarının ise normal gelişim gösteren akranlarından yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, pragmatik dil becerileri ile sosyal beceriler arasında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu ve sosyal becerilerin pragmatik dil becerileri üzerinde önemli (anlamlı) birer yordayıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Bulgular tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Kaynaştırma, Zihinsel Yetersizlik, Pragmatik Dil Becerileri, Sosyal Beceriler, Problem Davranış, Akademik Yeterlilik

Akademik başarıDil becerileriKaynaştırma eğitimi+7
Üzeyir Emre Kıyak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizliği olan bireylere toplum kaynaklarını kullanma becerilerinin öğretiminde işitsel teknoloji desteğiyle sunulan videoyla model olmanın etkililiği

Bu araştırmada işitsel teknoloji desteği (Bug-in-Ear, BIE) ile sunulan videoyla model olma uygulamasının zihinsel yetersizliği olan bireylerin toplum kaynaklarını kullanma becerilerini öğrenmeleri, sürdürmeleri ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Ayrıca, araştırmanın katılımcılarının, katılımcıların ailelerinin ve uygulamanın gerçekleştirildiği ortamda çalışan personelin araştırmanın sonuçlarına ve seçilen becerilerin işlevselliğine ilişkin görüşleri alınarak, yapılan çalışmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir. Bu amaçla, 15-17 yaş aralığındaki hafif ve orta düzeyde zihinsel yetersizliği olan üç bireye BIE ile vidoyla model olma uygulaması birlikte kullanılarak elektrik faturası ödeme, tramvaya binme ve restoranda yiyecek ve/veya içecek sipariş etme becerisi öğretilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular tüm katılımcıların kendileri için belirlenen toplum kaynaklarını kullanma becerilerini kazandıklarını, kazandıkları bu becerileri uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da sürdürdüklerini ve bu becerileri farklı ortamlara, durumlara ve araç-gereçlere genelleyebildiklerini göstermektedir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları da araştırma sonuçlarının katılımcılar, katılımcıların aileleri ve uygulamanın gerçekleştirildiği toplumsal ortamda çalışan personel açısından memnun edici olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Zihinsel yetersizliği olan bireyler, toplum kaynaklarını kullanma becerileri, işitsel teknoloji desteği (BIE), videoyla model olma.

Toplum kaynaklarını kullanma becerisiVideoyla model olmaZihinsel engelli çocuklar+2
Esra Orum Çattık
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Opinions and suggestions of the stakeholders involved in the employment process of individuals with intellectual disabilities for the employment process

The objective of this study is to evaluate the current employment policies, vocational training provided in vocational training centers, job placement process and the occupational life for individuals with intellectual disabilities by teachers, school administrators, parents, employers and individuals with intellectual disabilities who are the stakeholders involved in this process, and to determine their suggestions for the development of the process. The study was carried out in Eskişehir province with 40 participants including 10 teachers, five school administrators, nine parents, eight employers and eight individuals with intellectual disabilities. The study was designed as a descriptive study based on the qualitative research approach. The research data were obtained through semi-structured interviews. Upon analyzing the research findings, it was seen that school administrators, employers, and individuals with intellectual disabilities expressed large numbers of positive opinions and teachers expressed negative opinions on vocational training. Almost all stakeholders proposed to increase the number and diversity of workshops within the context of the development of vocational training. Although teachers and school administrators stated that they were involved in the job placement process by guiding the process, parents and employers expressed that they were not involved in the process. Stakeholders stated that İŞKUR (Turkish Employment Agency) should play a more active role in the process for the improvement of the job placement process. It is indicated that the positive and negative situations faced by individuals with intellectual disabilities in their occupational life are customer-related, and it is considered that negative situations can be prevented by the studies of raising the awareness of the public. Within the context of increasing employment, almost all subgroups state that private sector should be involved in the process by providing employment. The state is proposed to increase penalties and incentives.

Vocational educationMentally retarded childrenMentally retardation+5
Ahmet Serhat Uçar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan öğrencilere temel çarpma işleminin öğretiminde iki öğretim uygulamasının etkililik ve verimlilik yönünden karşılaştırılması

Matematik becerileri, zihin yetersizliği olan öğrencilerin gerek akademik, gerekse günlük yaşamlarında bağımsız şekilde yaşayabilmelerinin ön koşul becerilerinden biridir. Normal gelişim gösteren öğrencilerin de matematik becerilerinde zorlandığı düşünüldüğünde; zihin yetersizliği olan öğrencilere matematik becerilerini öğretirken, öğretmenlerin öğretimi uyarlamaları ve çok duyulu öğretim yöntemlerini kullanmaları çok önemlidir. Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi ve Nokta Belirleme Tekniği, öğrenciye somut - yarı somut - soyut aşamalarını kullanarak aşamalı bir şekilde dört işlem becerilerini öğretmeyi hedefleyen bilimsel dayanaklı, çok duyulu modeller arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı zihin yetersizliği olan öğrencilere temel çarpma işlemini öğretmede Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi ve Nokta Belirleme Tekniği kullanımının etkililik ve verimlilik yönünden farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Çalışmaya 12-13 yaşlarında, hafif düzeyde zihin yetersizliği olan dört öğrenci katılmıştır. Çalışmanın bağımsız değişkenleri Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi ve Nokta Belirleme Tekniğidir. Bağımlı değişkenleri ise mantık analizi ve deneysel analizi yapılmış, birbirinden bağımsız, birbirine benzer ve eş zorlukta hazırlanmış temel çarpma işlemlerinden oluşan iki öğretim setidir. Çalışmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Çalışmanın etkililik verileri grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, her iki öğretim yöntemi de dört katılımcıya temel çarpma işleminin öğretiminde etkili olduğu bulunmuştur. Her iki yönteminin etkililik düzeyi karşılaştırıldığında ise dört katılımcı için önemli bir fark bulunamamıştır. Araştırmada ayrıca dört katılımcının da temel çarpma işlemini genelleyebildikleri ve korudukları görülmüştür. İki öğretim yönteminin gerçekleşen öğretim oturumu ve aralıklı yoklama oturumu sayısı bakımından verimlilikleri karşılaştırıldığında; iki katılımcıda verimlilik yönünden önemli bir fark bulunamamış, iki katılımcıda ise Nokta Belirleme Tekniği daha verimli bulunmuştur. Öğretim oturumlarının toplam süresi, öğretim oturumlarının ortalama süresi ve aralıklı yoklama oturumlarında gösterilen toplam yanlış sayısı bakımından ise Nokta Belirleme Tekniği dört katılımcı için de daha verimli bulunmuştur. Çalışmada ayrıca katılımcıların temel çarpma işlemini farklı ortama, farklı materyallere ve farklı temel çarpma işlemlerine genelleyebildikleri ve yedi hafta sonra temel çarpma işlemi becerisini korudukları gözlenmiştir. Çalışmada elde edilen sosyal geçerlik bulgularına göre ise katılımcılar, ebeveynler ve öğretmenler çalışma hakkında olumlu görüşler bildirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Özel Eğitim, Zihin Yetersizliği, Matematik Öğretimi, Temel çarpma İşlemi, Somuttan Soyuta Öğretim Yöntemi, Nokta Belirleme Tekniği

EtkililikMatematikMatematik öğretimi+7
Tamer Aydemir
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta öğretim etkinliklerinin teknoloji desteği ile geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmanın genel amacı, zihin yetersizliği olan ortaokul öğrencilerinin bulunduğu bir sınıfta Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım isimli ünitesine ilişkin teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Araştırmanın katılımcıları, resmi bir özel eğitim ortaokulunda eğitim alan altıncı sınıf hafif düzeyde zihin yetersizliği olan 11 öğrenci, öğrencilerin aileleri, iki zihin engelliler sınıf öğretmeni, geçerlik komitesi üyeleri, tez izleme komitesi üyeleri ile araştırmacıdır. Eylem araştırması olarak desenlenen araştırma, "Durum Saptama", "Uygulama" ve "İzleme" olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Durum saptama sürecinde, öğrenci özellikleri ve gereksinimleri, öğretmenlerin ders etkinliklerindeki teknoloji kullanımları ile teknoloji kullanımında karşılaşılan sorunlar betimlenmiştir. Elde edilen bu veriler doğrultusunda uygulama sürecinde Fen ve Teknoloji dersine teknoloji entegrasyonu sağlanarak, öğretim etkinlikleri planlanmış ve uygulanmıştır. İzleme sürecinde ise, öğretmenlerin ve öğrencilerin uygulama sonrasındaki öğretim etkinlikleri gözlenmiştir. Araştırma verileri, görüntü kayıtları, saha notları, araştırmacı günlüğü, günlük ders planları, geçerlik komitesi toplantı kararları, öğretmenler ile yapılan yansıtma ve birlikte planlama toplantısı kararları, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler, süreç ürünleri, ölçüt bağımlı test, kontrol listeleri ve resmi belgelerden elde edilmiştir. Veriler, araştırma sürecinde ve sonunda elde edilerek nitel veri analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler; geçerlik komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiş, gerçekleştirilen analizler sonucunda oluşturulan temalar yine geçerlik komitesi tarafından irdelenmiştir. Uygulamada, Fen ve Teknoloji dersinin maddeyi tanıyalım ünitesi ele alınarak teknolojinin entegrasyon süreci incelenmiş, bu süreçte karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları betimlenmiştir. Entegrasyon sürecinde sınıfa etkileşimli tahta yerleştirilmiş ve her öğrenciye tablet sağlanmıştır. Bu süreçte, zihin yetersizliği olan öğrencilerin kullanabileceği, evrensel tasarım ilkelerine uygun içeriklerin olmaması karşılaşılan en önemli sorun olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda zihin yetersizliği olan öğrencilerin diz üstü bilgisayar, tablet bilgisayar ve etkileşimli tahta gibi birçok araçta kullanabilecekleri web tabanlı bir yazılım geliştirilmiştir. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinde, olumlu sınıf iklimini yaratmanın teknoloji entegrasyonunda önemli bir aşama olduğu belirlenmiştir. Farklı düzeylerde öğrencilerin yer aldığı sınıfta, teknolojinin öğretim etkinliklerinin öğrenci düzeylerine göre planlanmasına ve sınıfta uygulanmasına fırsatlar yarattığı, bir başka ifade ile teknolojinin farklılaştırılmış öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesine olanak sağladığı görülmüştür. Teknoloji aracılığıyla sunulan öğretimin öğrencilerin konuyu öğrenmelerinde olumlu katkılar sağladığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, öğrencilerin öğrenilen bilgileri genellemesinde ve günlük yaşama aktarmasında gelişmeler kaydettiği görülmüştür. Teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin motivasyonunu ve derse katılımlarını artırdığı, akranları ile işbirliğini geliştirdiği belirlenmiştir. Teknolojinin zihin yetersizliği olan öğrencilerin yalnızca akademik becerilerine katkılarının olmadığı, olumlu davranışlar kazanmalarına da katkılar sağladığı görülmüştür. Uygulamadan sonra yapılan izlemede öğrencilerin öğretmenlerinin yönelttiği soruları yanıtlayabildikleri, uygulamada öğretimi yapılan konuların kalıcı olduğu gözlenmiştir. Öğretmenler, araştırmanın kendileri için çok faydalı olduğunu belirterek, sınıfa yerleştirilen teknolojik araçların hangi etkinlikte, nasıl kullanılacağını öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Aileler, çocuklarının araştırma kapsamında öğrendikleri bilgileri günlük yaşama aktardıklarını ve çocuklarının bu performanslarının kendilerini hem şaşırttığını hem de mutlu ettiğini ifade etmişlerdir. Sonuç olarak bu araştırmada, teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına önemli katkılar sağladığı görülmektedir. Bunun yanısıra yapılan görüşmelerde, öğretmenler ve aileler tarafından teknoloji destekli öğretim etkinliklerinin öğrencilerin sosyal becerilerine ve bağımsız yaşam becerilerine katkılarının da olduğu belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihin yetersizliği, öğretim teknolojisi, yardımcı teknoloji, öğrenmede evrensel tasarım, zihin yetersizliği olan öğrencilere fen eğitimi

Engelli kişilerEtkinlikEğitim etkinliği+7
Canan Sola Özgüç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere yiyecek-içecek hazırlama becerilerinin öğretiminde sesli anlatım içeren ve içermeyen video ipucunun karşılaştırılması

Bu çalışmada, otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde, sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucunun etkililiği ve verimliliği karşılaştırılmıştır. Ayrıca çalışmanın sosyal geçerliğini belirlemek üzere araştırmaya katılan öğrenciler ile otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerle çalışan öğretmenlerin video ipucuna ve çalışmaya ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırma otizm spektrum bozukluğu olan dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri mısır patlatma ve meyve sıkma becerileri; bağımsız değişkenleri ise sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucudur. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hem sesli anlatım içeren hem de sesli anlatım içermeyen video ipucunun otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilere mısır patlatma ve meyve sıkma becerilerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Bulgular ayrıca iki uygulama arasında verimlilik açısından çok az fark olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular izleme açısından her iki uygulama arasında fark olmadığını işaret etmektedir. Sesli anlatım içeren ve sesli anlatım içermeyen video ipucu tüm öğrencilerde yüksek düzeyde genelleme ile sonuçlanmıştır. Çalışmanın sosyal geçerlik bulguları ise olumludur. Bulguları desteklemek üzere ileri araştırmalara gereksinim duyulmaktadır.

Beceri eğitimiBeceri kazandırmaOtistik bozukluklar+7
Feyat Kaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların otizm spektrum bozukluğu derecesi ile duyu-biliş-motor özellikleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı çocukların otizm spektrum bozukluğu derecesi ile duyu-biliş-motor özellikleri arasındaki ilişkileri belirlemektir. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Destek Birimi'nde destek eğitim alan otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 4-6 yaş arası 30 çocuk katılmıştır. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların demografik özelliklerini, OSB derecelerini, duyusal işlem düzeylerini, sözel olmayan zekâ düzeylerini ve motor yeterlik düzeylerini belirlemek üzere Gilliam Otistik Bozukluk Derecelendirme Ölçeği 2 – Türkçe Versiyonu, Duyu Profili Bakım Veren Anketi, Okulöncesi Sözel Olmayan Zekâ Testi, Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testi 2 ve Aile ve Çocuk Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21 programına girilerek Pearson r, kısmi korelasyon analizi ve çok değişkenli kovaryans analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular, otizm spektrum bozukluğu olan çocukların OSB dereceleri ile sözel olmayan zekâ düzeyleri ve motor yeterlik düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu gösterirken OSB derecesi ile duyusal işlem düzeyi arasında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığına işaret etmiştir. Ayrıca, farklı düzeyde OSB'den etkilenen çocukların sözel olmayan zekâ düzeylerinin ve motor yeterlik düzeylerinin farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Araştırmanın sonunda, elde edilen bulgular ve araştırmanın sınırlılıkları tartışılmış, sonraki araştırmalara ve uygulamaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Bilişsel özelliklerDuyuşsal özelliklerEngelli çocuklar+5
Mustafa Uluyol
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere sözel matematik problemi çözme becerisinin kazandırılmasında şema yaklaşımının etkililiği

Sözel matematik problemlerini çözme becerisinin gelişimsel yetersizliği olan bireylere öğretilmesi, bu bireylerin neden-sonuç ilişkisini kavramaları açısından önemlidir. Bu araştırmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan bireylere sözel matematik problemi çözme becerisinin kazandırılmasında ve sürdürülmesinde şema yaklaşımının etkililiğini belirlemektir. Araştırmada sonuç miktarı bilinmeyen karşılaştırma türündeki sözel matematik problemleri kullanılmıştır. Çalışmada deneklerin sözel matematik problemi çözme becerisini, uygulama sona erdikten sonraki koruma düzeylerinin ve bu beceriyi farklı türdeki matematik problemlerine genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi de amaçlanmıştır. Ayrıca, deneklerin annelerinin ve öğretmenlerinin çalışmanın sosyal geçerliğine ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir. Araştırmaya Eskişehir ilinde OSB olan dokuz, 11 ve 14 yaşlarındaki üç birey katılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Şema yaklaşımının sözel matematik problemlerinin öğretimindeki etkililiği grafiksel analiz yoluyla incelenmiştir. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, şema yaklaşımıyla öğretimin deneklerin sözel matematik problemi çözme performanslarını arttırdığı görülmektedir. Bu artışın bütün denekler için öğretim sona erdikten bir, üç ve beş hafta sonra da devam ettiği görülmektedir. Ayrıca, iki denek sonuç miktarı bilinmeyen karşılaştırma türündeki sözel matematik problemlerini çözme becerisini, fark miktarı bilinmeyen karşılaştırma türündeki sözel matematik problemlerini çözme becerisine genelleyebilmiştir. Deneklerin anneleri ve sınıf öğretmenlerinden toplanan sosyal geçerlik bulgularına bakıldığında, her iki grubun da şema yaklaşımının sözel matematik problemi çözme becerisinin öğretiminde kullanımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu görülmektedir.

MatematikOtistik bozukluklarProblem çözme+6
Caner Kasap
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anne babaların yaşam deneyimlerine derinlemesine bakış

Araştırmanın genel amacı, çocukları OSB tanısı almış anne babaların, çocuklarının OSB olması nedeniyle tanı öncesi, tanı süreci ve tanı sonrasında yaşadıkları deneyimleri ve yaşamlarının OSB sebebiyle nasıl etkilendiğine ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın katılımcılarını, çocukları OSB tanısı alan beş anne ve beş baba oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda dokuz tema elde edilmiştir. Temalar haline dönüştürülen veriler, araştırmanın bulgularını oluşturmuştur. Araştırma bulgularına göre, anne babalar çocuklarındaki OSB'ye ilişkin belirtileri en geç iki yaş civarında fark etmektedirler. Katılımcıların çocuklarındaki OSB'ye ilişkin belirtiler nedeniyle başvurdukları bazı doktorların yanlış yönlendirmeler ile çocuklara OSB tanısı konulmasını geciktirdikleri bulunmuştur. Anne babaların çoğunlukla çocuklarının tanı sonrası devam edeceği eğitim merkezine başlama sürecinin, çocuklarına tanı koyan uzmanın yönlendirmesi ile olduğu görülmüştür. Anne babalar çocuklarının aldıkları eğitim sayesinde daha sosyal hale geldiklerini, çeşitli günlük yaşam ve özbakım becerilerini kazandıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların OSB olan bir çocuğa sahip olmaları nedeniyle iş yaşantılarında emekli olma, yarı zamanlı (part-time) çalışmaya başlama, işi bırakmak zorunda kalma gibi çeşitli olumsuz etkiler yaşadıkları bulunmuştur. OSB tanılı kardeşi olan çocukların, kardeşlerinin tanısı nedeniyle kendilerini ikinci planda kalmış hissettikleri ve yaşlarından olgun bir kişiliğe sahip oldukları anne babalar tarafından ifade edilmiştir. Katılımcılar çocuklarının OSB olması nedeniyle sosyal hayatta ve eşleri ile olan ilişkilerinde, çocuklarının tanı ve eğitim sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Anne babaların karşılaştıkları bu zorluklarla baş etmek için farklı yöntemler kullandıkları anlaşılmıştır. Bazı katılımcılar ise çocuklarının OSB olması nedeniyle, hayata daha farklı bir gözle bakma ve kendini daha güçlü hissetme gibi çeşitli olumlu duygular yaşadıklarını açıklamışlardır. Anne babaların büyük bir kısmının çocuklarının geleceğine ilişkin çeşitli kaygılar yaşadığı ve çocuklarının gelecekte bağımsız yaşayabileceği bir duruma gelmesini istedikleri belirlenmiştir. Bulgular sonucunda, alanyazına katkı getirebilmek amacıyla ileri araştırmalara gereksinim duyulmaktadır. Araştırma sonuçları ışığında uygulamaya yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: OSB olan çocuğa sahip anne babalar, yaşam deneyimleri, nitel araştırma, anne baba görüşleri, yarı-yapılandırılmış görüşme, fenomenoloji (görüngübilim).

Ana-baba tutumuFenomenolojiOtistik bozukluklar+7
Uğur Yassıbaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Grup rehberliği programının zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip annelerin stres düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı grup rehberliği programının zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip annelerin stres düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Bu nedenle Kontrol Gruplu Ön-test, Son-test ve İzleme Testi Modeline dayalı deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini konu ile ilgili bir derneğe üye zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip 150 anne oluşturmaktadır. Örneklemi ise aynı derneğe üye 150 anne arasından ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilmiş 40 anne oluşturmaktadır. Annelerin; stres düzeyini ölçmek amacıyla 150 anneye Aile Stresini Değerlendirme Ölçeği (ASDÖ), grup rehberliği programının içeriğinin oluşturulması amacıyla 150 anneye Aile Gereksinimlerini Belirleme Aracı (AGBA) ve Stres Kaynakları Anketi (SKA) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 16.0 paket programı kullanılmış; Yüzde (%), Bağımsız Gruplarda t-testi, Levene's Varyansların Homojenlik Testi, Tekrarlanmış Ölçümler İçin Çift Yönlü Varyans Analizi ve Bonferroni testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, grup rehberliği programının zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip annelerin stres düzeylerini azaltmada etkili olduğu, stres düzeylerinde meydana gelen bu azalmanın kalıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

AnnelerGrup rehberliğiStres+2
Murat Canpolat
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenler ile üniversite öğrencilerinin zihinsel engelli bireylerde spor'un etkilerine yönelik farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; sportif faaliyetlerin zihinsel engelli bireyleri hangi düzeyde etkilediği ve bu etkinin toplum tarafından nasıl bir farkındalık uyandırdığının belirlenmesidir. Çalışmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılları arasında milli eğitim ile özel eğitim ve Rehabilitasyon merkezlerinde öğretmenlik yapan ve üniversitelerin farklı bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerle birlikte toplam 1400 (843 Erkek, 557 Kadın) kişi katıldı. Veri toplama aracı olarak İlhan ve Esentürk tarafından oluşturulan Zihinsel Engellilerde Sporun Etkilerine Yönelik Farkındalık Ölçeği (ZEBSEYFÖ) ve araştırmacı tarafından oluşturulan 12 sorudan oluşan demografik bilgiler kullanıldı. Elde edilen dataların değerlendirilmesi için Microsoft Excel 2010 ve SPSS 20.0 paket programları kullanıldı. Katılımcıların demografik bilgilerinin analizi için tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) yapıldı. Katılımcıların cinsiyet, spor yapıp yapmama durumlarının değişkenlerine göre farkındalık düzeylerinin karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) yapıldı. Katılımcıların yaş, öğrenim gördükleri veya çalıştıkları kuruma göre ise farkındalık düzeylerinin karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) yapıldı. Anlamlı bulunan veriler arasındaki farklılıkların belirlenmesi ve bu farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek için ikinci seviye testi olan Tukey HSD yapıldı. Elde edilen bulgular sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, illere göre dağılım, spor yapıp yapmama durumları, çalıştıkları kurum ve çalışma süreleri, eğitim programına katılıp katılmama durumu, ailede engelli bireyin olup olmama durumlarına göre herhangi bir manidar sonuç bulunmadı (p>0,05). Şiddet Olaylarının olup olmama durumu, Engellilerle ilgili yapılan faaliyetler, Verilen Maaşın gerektiği şekilde harcanıp harcanmama durumu, engellilere gerekli önemin verilip verilme durumlarına göre ise anlamlı farklılıklar bulundu(p<0,05). Anahtar Kelimeler: Zihinsel Engelli, Spor, Farkındalık.

FarkındalıkSporSpor faaliyetleri+5
Funda Polatcanlı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilerin okuma ve anlama becerilerinin tekrarlı ve renkli metinlerle okuma yöntemiyle geliştirilmesi: Bir eylem araştırması

Bu araştırmada hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilerin okuma ve anlama becerilerinin tekrarlı ve renkli metinlerle okuma yöntemiyle geliştirilmesi hedeflenmiştir. Çalışma nitel araştırma türlerinden eylem araştırması deseninde hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, araştırmacının çalıştığı okulda uygun örnekleme ile seçilmiş hafif düzeyde zihin engeli bulunan 2 özel eğitim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada öğrencilerin performanslarının ölçümü için okuduğunu anlama becerisi ölçeklerini oluşturan Ses, Hece, Kelime, Cümle, Paragraf Ölçeği (Obalar, 2009) ve Okuma Becerisi Ölçeği (Obalar, 2009) kullanılmıştır. Öğrencilerin okuma hızlarının ölçümü için ise süre ölçer kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerle ve eylem çalışması ile ilgili uzman görüşü, gözlem formu, ses ve görüntü kaydı gibi toplanan nitel veriler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Frekans tabloları verilmiş ve grafiklerin yorumlamaları yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda tekrarlı okuma yönteminin hafif düzey zihin engeli olan öğrencilerin okuma becerilerini geliştirdiği, okuduğunu anlamalarını artırdığı ve okuma hızlarını artırdığı bulunmuştur. Renkli metinlerle okuma yönteminin de hafif düzey zihin engeli bulunan öğrencilerin okuma becerilerini geliştirdiği, okuduğunu anlamalarını artırdığı ve okuma hızlarında artış sağladığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, özel eğitim, renkli metinlerle okuma, tekrarlı okuma, zihin engelliler

OkumaOkuma becerileriOkuma metinleri+5
İsmet Gevrek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engellilerin eğitimine yönelik eğitim materyali oluşturmada tasarım sürecinin incelenmesi

Eğitim, her bireyin yaşantısında önemli bir yer tutmaktadır. Engelli bireylerin bireysel yaşam becerilerini yürütmesi, topluma uyum sağlaması da özel eğitim yoluyla olmaktadır. Bireyin engel durumuna göre uygulanan eğitim de farklılık göstermektedir. Zihinsel engellilerin ise öğrenme yeteneklerindeki gerilik, normal gelişim gösteren insanların kendiliğinden öğrendiği pek çok şeyi tam olarak öğrenememesine neden olur. Çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilen eğitimlerinde; normal gelişimli çocukların eğitim materyallerinin, zihinsel engelli bireyin öğretim yöntemlerine göre uyarlanmasıyla veya eğitimcilerin kendi imkânlarıyla yaptığı materyaller kullanılmaktadır. Bu araçlardan daha çok verim alınabilmesi için eğitim materyallerinin tasarım problemlerini çözmek gerekir. Bu durumda zihinsel engellilere özel görsel materyal oluşturmada bir grafik tasarımcının katkısı gerektiği gözlenmiştir.Bu çalışmada; zihinsel engellilerin eğitim ortamları gözlenmiş, eğitimcilerle görüşülüp bilgi alınmıştır. Buna bağlı olarak sorunlar tespit edilip, uzman görüşleri dikkate alınarak araştırmacı tarafından materyal örnekleri geliştirilmiştir. Daha sonra bu materyaller kullanıma hazırlanmış ve öğrencilerle tek seferlik bir uygulama yapılmıştır. Uygulama sonunda ders öğretmenlerinin görüşü alınmıştır. Yapılan bu çalışmayla eğitimcilerin materyal oluşturma ile ilgili sıkıntılarının giderilmesine yönelik katkıda bulunulmuş ve zihinsel engellilere yönelik özel materyal geliştirimi konusunun öneminin vurgulanması sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Özel Eğitim, Zihinsel Engellilik, Eğitim Materyali, Görsel Tasarım, Eğitim Materyali Tasarımı

Görsel tasarımTasarım süreciZihinsel engelli çocuklar+3
Remziye Merve Erdem
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

12 haftalık rekreatif fiziksel etkinlik programının eğitilebilir zihinsel engellilerin ve ailelerinin üzerine etkileri

Bu çalışma; 13–18 yaş aralığındaki eğitilebilir zihinsel engelli çocuklarda, 12 haftalık rekreatif fiziksel etkinlik programının fiziksel kapasitelerinin gelişime ve ailelerinin depresyon düzeylerine olan etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, 12 haftalık rekreatif fiziksel etkinlik programı hazırlanmış ve program deney grubu olarak belirlenmiş olan, Çanakkale'de ikamet eden 16 eğitilebilir zihinsel engelli çocukla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada eğitilebilir engelli bireylerin fiziksel uygunluk test skorları ile ailelerin depresyon düzeyleri verilerini elde etmek için ön test ve son test değerleri alınmıştır. Eğitilebilir zihinsel engelli çocukların gelişimini tanımlamak için Joseph P.Winnick ve Francis X. Short'un tarafından engelli gençlerin sağlıkla ilişkili fiziksel uygunluk düzeylerini tanımlamak amacıyla geliştirilen (1999) Brockport Fiziksel Uygunluk Testi ve çocukların Ebeveynlerin Depresyon davranışsal bulgularını Beck (1978) tarafından geliştirilip, Hisli (1988) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Beck Depresyon Envanteri" uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS.20.00 programında değerlendirilerek, yüzde, frekans, eşleştirilmiş t-testi ve ki-kare testleri uygulanmıştır. Çalışmalar sonucunda Vücut ağırlığında, Vücut kompozisyonu ve Kas-İskelet fonksiyonlarında anlamlı farklar bulunmuştur. Çalışmanın sonucu olarak, 12 haftalık rekreatif fiziksel etkinlik programının engelli gençlerin fiziksel özellikleri ve bu gençlerin ebeveynlerinin depresyon durumları üzerine olumlu etki yarattığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Zihinsel engelli, Rekreasyon, Depresyon

AileBoş zamanları değerlendirmeDepresyon+4
Bilal Karakoç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş kaynaştırma öğrencilerinin sınıf öğretmenlerine sağlanan destek özel eğitim hizmetlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, zihinsel yetersizlikten etkilenmiş kaynaştırma öğrencilerinin sınıf öğretmenlerine sağlanan özel eğitim hizmetlerinin belirlenmesidir. Araştırma kaynaştırma eğitim ortamlarına yerleştirilmiş 56 zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrenci ve 50 sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Araştırmada Bursa ili merkez ilçelerinde bulunan, 32 farklı ilkokul ve 50 farklı sınıfta çalışan sınıf öğretmenleri ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sırasında öğretmenler için öğretmen görüşme formu, öğrenciler için öğrenci bilgi formu kullanılmıştır. Öğretmenlere ve öğrencilere kaynaştırma uygulamalarına yönelik özel eğitim hizmetlerinin sağlanma durumlarının belirlenmesi için formlar öğretmenler ile birebir görüşülerek uygulanmıştır. Araştırmaya dâhil edilen öğrencilerin, kimlik ve eğitim bilgileri, eğitim ortamlarına yerleştirme süreç ve kararlarına yönelik bilgiler, öğrenci için hazırlanan plan ve programlara yönelik bilgiler kayıtlı bulundukları okulları, İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, ilçelerindeki Rehberlik Araştırma Merkezlerinden alınarak öğrenci bilgi formları oluşturulmuştur. Araştırmada sınıf öğretmenlerine sağlanan özel eğitim hizmetlerinin belirlenmesi amacıyla yöneltilen sorulara sınıf öğretmenlerinin hizmetlerin sağlanma ve sağlanmama durumlarına ilişkin verdikleri cevaplar kayıt edilerek veriler oluşturulmuştur. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, sınıflarında zihinsel yetersizlikten etkilenmiş kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenlerinin; ilçe özel eğitim değerlendirme kurulu raporlarının hazırlanmasına, okullarında BEP geliştirme birimi bulunmasına, önerilen özel eğitim hizmetlerine, RAM'lar tarafından hazırlanan Eğitim Planlarına, hazırlanan BEP içeriklerine, sınıf içi destek ve destek eğitim odalarına yönelik olumlu görüşler belirttikleri görülmüştür. Ayrıca araştırmada sınıf öğretmenlerinin BEP geliştirmeye yönelik yardım alma, destek hizmetlerden faydalanma, zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklar ve eğitimleri ile ilgili aldıkları ders, destek hizmetlere gereksinim durumlarına ilişkin ise olumsuz görüşler belirttikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kaynaştırma, zihinsel yetersizlikten etkilenmiş birey, Özel eğitim hizmetleri, Destek özel eğitim hizmetleri, Sınıf öğretmenleri

Destek eğitim programlarıKaynaştırma eğitimiSınıf öğretmenleri+2
Uğur Armutcu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde hareket eğitimiyle birlikte uygulanacak glütensiz diyetin motorik, sosyal ve akademik becerilere etkisi

Bu çalışma; Otizm ve spektrum bozukluğu olan bireylerde hareket eğitimiyle birlikte uygulanacak glütensiz diyetin motorik, sosyal, ve akademik becerilere etkisini incelemek için yapılmıştır. Bu çalışmada, zihinsel yetersizliği olan bireylerin akademik performanslarını değerlendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü (2009) tarafından geliştirilen başarı değerlendirme formu veri toplamakta ve fiziksel uygunluk parametrelerini ölçmektedir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ili, Şahinbey ilçesinde bulunan Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bağlı GAZİANTEP OTİZM VAKFI'nda eğitim alan otizm ve spektrum bozukluğu tanısı almış 10 – 20 yaş arasındaki çocuklar oluşturmaktadır. İstatistiksel işlemler için SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Normallik ve homojenlik sınamasının ardından ön son testler arasındaki farklar için bağımlı gruplarda t testi, tekrarlı ölçümler için tek yönlü varyans analizi ve LSD düzeltme testi yapılmıştır. Değerler minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma şeklinde sunulmuştur ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Yapılan istatistiksel analize göre eşleme becerileri, taklit becerileri, yönerge takip becerileri, görsel destek kullanımı, alıcı dil becerileri, ifade edici dil becerileri, oyun müzik becerileri, motor becerileri, sosyal beceriler becerilerinde gruplar arası anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde hareket eğitimiyle birlikte uygulanacak glütensiz diyetin, motorik, sosyal ve akademik becerilere olumlu etkileri olduğu söylenebilir.

BeceriBeceri eğitimiGlutensiz beslenme+7
Muhammet Doğuhan Karuç
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mental retardasyonu olan çocuklarda postürün fonksiyonel mobiliteye etkisi

Mental Retardasyonu (MR) olan çocuklarda motor gelişim aşamalarında bazı yetersizlikler bulunmakta, bunun sonucu olarak da postür ve fonksiyonel mobilite seviyeleri etkilenebilmektedir. Bu nedenle çalışmamızın amacı MR olan çocuklarda postür ve fonksiyonel mobilite seviyelerinin değerlendirilmesi ve aynı yaş grubundaki sağlıklı çocuklara göre de normalden sapmalarının araştırılmasıdır. Çalışmamıza 6-12 yaşları arasında, zeka katsayı (IQ) skoru 35–70 olup kognitif düzey olarak komut alabilen MR tanısı konmuş Hafif veya Orta MR 25 birey ile aynı yaş grubunda olan 25 sağlıklı birey katıldı. Bireylerin postür analizi ve fonksiyonel mobilite değerlendirmesi yapılarak sonuçlar iki grupta karşılaştırıldı. Newyork Postür Analizi Yöntemine (NYPAY) göre yapılan postür değerlendirmesinde bireyler anterior, lateral ve posterior yönden değerlendirildi ve MR olan bireylerle sağlıklı bireyler arasında postüral değişiklikler tespit edildi. NYPAY skor değeri ve fonksiyonel mobilite test skorlarının iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklı olduğu görüldü(p<0,05). Postür ve fonksiyonel mobilite testlerinde tek ayak üzerinde denge gözler kapalı sağ testi hariç kız ve erkek cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı(p>0,05). IQ seviyesi ile NYPAY skor değeri arasında anlamlı ilişki görülmezken, Orta MR olan bireylerde, hafif MR olan bireylere göre NYPAY skor değeri ortalamasının daha düşük olduğu görüldü. Fonksiyonel mobilite değerlendirmesinde kullandığımız zamanlı kalk ve yürü testinde ise Hafif MR olan bireylerin, Orta MR olan bireylere göre testi daha erken sürede tamamladığı ve istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu görüldü (p<0,05). Çalışmamızın sonuçları MR'li çocuklarda postürün olumsuz yönde etkilendiğini ve fonksiyonel mobiliteyi bozabileceğini göstermiştir. Hafif düzeyde MR'li çocuklarda, fonksiyonel mobilitenin orta düzey MR'li çocuklardan daha iyi seviyede olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Mental Retardasyon, Postür, Fonksiyonel Mobilite

DuruşHareketHareket kısıtlılığı+3
Rukiye Günel Yel
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

6-18 yaş zihinsel özürlülerde okuldaki problem davranışların kaynaklarını belirleyen bir ölçek (Motivation Assessment Scale-Mas) uyarlama çalışması

ÖZET Bu araştırma, 6-18 yaş zihinsel özürlülerin okulda görülen problem davranışlarının kaynaklarını belirleyecek bir ölçeği (Motivation Assessment Scale-MAS) Türk kültürüne uyarlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Adana, Ankara, Hatay ve İçel illerinde Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı özel ve resmi 9 özel eğitim kurumuna devam eden 210 öğrenci ile yapılmıştır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirliğini test etmek için yapılan analizlerde ölçeğin orjinalindeki gibi dört faktörden oluştuğu görülmüştür ve her faktör bir altölçek olarak adlandırılmıştır. 1. altölçek Kendine Uyarıcı Yaratma, 2. altölçek Zor Görevden Kaçma, 3. altölçek Dikkat Çekme, 4. altölçek İstediğini Elde Etme faktörlerini kapsamaktadır. Yapılan ayırdedici geçerlik çalışmasında her alt ölçeğin ayırdedici olduğu bulunmuştur. Ölçeğin altölçekler dikkate alınarak test-tekrar test devamlılık katsayıları hesaplanarak ölçekten alınan puanların zamana bağlı olarak değişmediği bulunmuştur. Ayrıca değerlendiriciler arası güvenirlik hesaplanarak ölçeğin değişik değerlendiricilerin kullanımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Ölçeğin, yapılan analizlerle eğitilebilir / öğretilebilir zihinsel özür düzeyinde 6-12 / 13-18 yaş grubunda, kız ve erkek öğrenciler için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu saptanmıştır. VI

Davranış biçimleriProblem davranışZihinsel engelli çocuklar+2
Sema Çam
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretilebilir zihinsel özürlü çocuklar için özel eğitim okulları kullanıcı ihtiyaçları ve fiziki mekan özellikleri

Bu çalışma, eğitim yapılarından öğretilebilir zihinsel özürlü çocuklar için özel eğitim okullarının tasarımına veri oluşturmak amacıyla yapılmıştır. İstanbul ili sınırları içinde kullanım halindeki üç öğretilebilir çocuklar okulunun paralelinde farklı ülke özel eğitim okulları incelenmiş ve bu konu ile ilgili yapılmış çalışmalar değerlendirilmiştir. Çalışmanın bir diğer amacı da mevcut binalar ile ilgili sorunların belirlenmesi ile gelecekte yapılacak binalara veri oluşturacak bilgi birikimini sağlamaktır. Çalışma kapsamında seçilen yöntem ve teknikler gözlem, görüşme, anket, literatür araştırması, plan, şema, fotoğraf ve krokilerle yapılan tespitlerdir. Çalışma 4 bölüm, sonuç ve eklerde sunulmuştur. 1. Bölümde problemin tanımı yapılmış, zihinsel özürlü çocukların genel özellikleri üzerinde durulmuş, esas konumuz olan öğretilebilir çocuk tanıtılmıştır. 2. Bölümde zihinsel özürlü çocukların eğitim ilkeleri ve eğitimlerinin tarihçesi anlatılmış, bu çocukların eğitimi için hizmet veren kurumlar ve çalışma yöntemlerine değinilmiş, öğretilebilir çocuklar okulunun genel özellikleri anlatılmıştır. 3. Bölümde farklı ülkelerden özel eğitim okulu örneklerine yer verilmiş, kullanıcı ihtiyaçları ve mekan özellikleri değerlendirilmiştir. 4. Bölümde değerlendirme çalışması kapsamında incelenen, İstanbul ili sınırları içindeki üç öğretilebilir çocuklar okulunda yapılan alan çalışması aktarılmış, bu okullarda mekan kullanımı, kullanıcı özellikleri ve ihtiyaçları incelenmiş, özel eğitim okulları tasarımı için veri oluşturulmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde de İstanbul ili sınırlan içinde alan çalışması yapılan üç öğretilebilir çocuklar okulu ile diğer ülkelerden incelenen özel eğitim okulları belirli mekanlar ve diğer özellikleri yönünden kıyaslanarak anlatılmıştır. Ekler bölümünde, alan çalışmasında kullanılan soru cetveli, bazı istatistiki veriler, zihinsel özürlü çocuklar için özel sınıf öneri plan şeması, I. Özel Eğitim Konseyinde alınan kararlar ve İstanbul ili ile farklı ülkelerden incelenen özel eğitim okulları planlarmdakı mekanlar çizelgesi yer almaktadır.

Fiziksel mekanKullanıcı gereksinimleriZihinsel engelli çocuklar+1
Sema Tos
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Frajil X sendromu ön tanısı alan çocuklarda sitogenetik değişiklikler ve FMR 1 geni trinükleotid tekrar sayılarının araştırılması

Bu çalışmada; FXS ön tanısı ile gelen çocuklarda sitogenetik ve moleküler analizler ile hastalık oranını tayin etmek ve her iki analiz arasındaki uyumu göstermek amaçlandı.

Frajil x sendromuGenlerMutasyon+5
Onur Özer
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğu olan bireylerin depresyon ve umutsuzluk düzeyleri ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu araştırma, engelli çocuğu olan bireylerin depresyon ve umutsuzluk düzeyleri ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile tanımlayıcı olarak 15 Şubat-15 Ekim 2017 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın evrenini, T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Gaziantep' te bulunan kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesi' ne engelli çocuğu için yatarak veya ayaktan tedavi görmek için başvuran bireyler oluşturdu. Örneklem sayısı power-güç analizi ile hesaplanarak 200 olarak belirlendi. Çalışma kriterlerine uygun olan 205 birey çalışmaya dahil edildi. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Beck Depresyon Ölçeği", "Beck Umutsuzluk Ölçeği" ve "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'' ile toplandı. Araştırmaya katılan engelli çocuğu olan bireylerin ölçek toplam puan ortalamaları; Beck depresyon ölçeği 21,53±12,82, Beck umutsuzluk ölçeği 9,21±4,75, Çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği 44,72±15,72 olarak saptandı. Depresyon düzeyi yüksek olan bireylerin umutsuzluk düzeylerinin yüksek (r=0,594, p=0,000), umutsuzluk düzeyleri yüksek olan bireylerin algıladıkları sosyal desteğin düşük olduğu (r=-0,149, p=0,033), depresyon düzeyleri yüksek olan bireylerin algıladıkları sosyal destek düzeylerinin düşük olduğu (r=-0,128, p=0,068) saptandı. Bireylerin depresyon, umutsuzluk ve algıladıkları sosyal destek düzeyleri ile engelli çocuklarının bakımlarını karşılayabilme ve çocuklarıyla yeterince ilgilenebilme durumları arasında istatistiksel anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0,05). Engelli çocuğa sahip bireylerin depresyon ve umutsuzluk yaşadıkları, yakın çevrelerinden sosyal destek göremedikleri belirlendi. Engelli çocuğa sahip olan bireylerin sosyal destek sistemleri artırılarak depresyon ve umutsuzluk düzeylerinin azaltılması sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Engelli çocuğu olan birey, Engelli çocuk, Depresyon, Umutsuzluk, Algılanan sosyal destek.

Algılanan sosyal destekAna-babaBeck Depresyon Ölçeği+7
Melek Aytekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00

Related subjects