Instructional technologies
64 theses under this subject heading
Beden Eğitimi ve Spor öğretmenlerinin bilgi teknolojisi kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin teknoloji kullanımına yönelik öz-yeterlik düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan 442 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan bireyler tesadüfi yöntem ile seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Deniz ve Algan (2013) tarafından oluşturulan "Eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanımı Öz-Yeterlik Öğretmen Değerlendirme Formu" ve demografik özellikleri sorgulayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde SPSS 21 IBM istatistik paket program kullanılmıştır. Verilerin hesaplanması için her alt boyutun ortalaması ve ölçek toplam puanı alınmıştır. Tüm karşılaştırmalı istatistikler bu puanlar üzerinden yapılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapiro-Wilk testi ile analiz edilmiştir. Sistem Bilgisi Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Temel Beceriler Öz-yeterliği alt boyut ortalaması, Hesap Tablosuna Dayalı Sınıf Yönetimi alt boyut ortalaması, Teknoloji Tabanlı Eğitsel Etkinlikler Düzenleme alt boyut ortalaması ve Ölçek Toplam puanının normal dağılım değerleri taşımadığı anlaşılmıştır (p<0,05). Ancak bu alt boyutların basıklık ve çarpıklık katsayıları incelendiğinde basıklık ve çarpıklık katsayılarının +1 ile -1 değerleri arasında olduğu görülmektedir. Jondeau ve Rockinger'e (2008) göre alt boyutların çarpıklık ve basıklık katsayılarının +3 ile -3 arasında değiştiğinde bu alt boyutlarında normal dağılım parametrelerine uygun şartlar taşıdığını belirtmiş ve çizilen histogram grafiklerinde de belirgin bir sapma gözlenmediğinden bu alt boyuttaki verilerin normal dağılım gösterdikleri düşünülmüştür. Bu kapsamda verilerin analizinde parametrik testlerden Independent samples T-Testi ve One Way Anova testleri tercih edilmiştir. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<0,05 değeri temel alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre cinsiyet değişkenine göre elde edilen bulgular sonucu erkek beden eğitimi öğretmenlerinin lehine tüm alt boyutlarda, kadın beden eğitimi öğretmenlerine göre anlamlı olarak farklılık olduğu belirlenmiştir. Yaş değişkenine bakıldığında beden eğitimi öğretmenlerinin yaş grubu arttıkça öz-yeterlik düzeylerinde düşüş meydana geldiği gözlemlenmiştir. Tüm alt boyutlarda 20-30 yaş grubu diğer tüm gruplara göre anlamlı olarak yüksek öz-yeterliğe sahiptir. Mesleki yıl değişkenine göre öğretmenlerin öz-yeterlikleri incelendiğinde yine mesleki yıl arttıkça öz-yeterlik düzeylerinin azaldığı görülmektedir. Mezun olunan bölüm veya fakülte değişkenine bakıldığında tüm boyutlarda BESYO ya da spor fakültesi mezunu olanların alan değişikliği yaparak diğer bölümlerden mezun olup sonradan beden eğitimi öğretmeni olan öğretmenlerden anlamlı olarak daha yüksek öz-yeterlik düzeyine sahip olduğu gözlenmiştir. Son olarak beden eğitimi öğretmenlerinin interneti bulunan bir bilgisayara sahip olup olmadıkları değişkenine göre analiz yapıldığında ise interneti olan bilgisayara sahip öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda eksikliklerin giderilmesi amacıyla cinsiyet, yaş gibi farklılıkları azaltmak üzere içeriğine ve hedef kitlesine uygun hizmet içi eğitimler planlanabilir. Bu araştırma ve başka birçok araştırmanın sonucuna dayanarak yaşı daha yüksek olan öğretmenlerden başlayarak ihtiyaç olan hizmet içi eğitimlerin içeriği öğretmenlerin öz-yeterlik inanışları göz önünde bulundurularak planlanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni, Bilgi Teknolojisi, Öz-yeterlik
Sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih konularının öğretiminde teknoloji kullanımı
Bilgi çağında, bilgi miktarı hızla artmaktadır. Günümüzün artan bilgi miktarı, bir yandan öğrenciye daha az zamanda daha fazla bilgi öğretmek, diğer yandan da bilgiye nasıl ulaşılacağını göstermek gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu gerekliliklerin karşılanması noktasında, eğitim için sürekli yeni olanaklar ortaya koyan teknolojinin eğitimde etkin olarak kullanılması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih ünitelerinin öğretimi sırasında teknolojik araçların kullanılma durumlarını araştırmaktır. Bu amaçla araştırmanın birinci bölümünde, sosyal bilgiler öğretim teknolojilerinin kavramsal çerçevesi açıklanmaktadır. İkinci ve üçüncü bölümlerde, araştırmanın yöntemine ve bulgulara yer verilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verileri; ?Sosyal Bilgiler Dersi Kapsamında Yer Alan Tarih Konularının Öğretiminde Teknoloji Kullanımı? konusuna dayanan ?Öğretmen Anketi? ve öğretmen anketine eşlenik olarak hazırlanmış ?Öğrenci Anketi? yoluyla alınmış ve anketlerde 5?li Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar yorumlanmış, sosyal bilgiler dersi kapsamında yer alan tarih konularının öğretimi sürecinde teknolojik araçların kullanılmasına yönelik olarak, alan içi iyileştirme çalışmaları ve daha ileride yapılacak çalışmalar için çeşitli öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Tarih Üniteleri, Öğretim Teknolojileri, Sosyal Bilgiler Öğretim Teknolojileri.
Fatih Projesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" kısaca FATİH Projesi olarak adlandırılan çalışmanın uygulandığı kurumlardan birindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden ise en çok kullanılanları olan görüşme ve gözlem tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı ve danışmanının birlikte geliştirdiği yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Görüşme formu her bir paydaş grubu için ayrı ayrı ve grubun özelliğine uygun sorulardan oluşacak şekilde üç farklı form olarak düzenlenmiştir. Görüşme formları için ayrıca uzman görüşü alınmıştır. Bu sayede FATİH Projesi'nin uygulayıcıları olan paydaşlardan en detaylı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Gözlem formunda ise FATİH Projesindeki öğretim teknolojilerinin kullanılma sıklığına yer verilmiştir. Araştırmada, durum çalışması tekniği kullanıldığı için örneklem seçilmemiş, bunun yerine bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu amaçla 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki FATİH Proje'si kapsamında projenin başından bu yana projede yer alan bir lisede görev yapan 3 idareci, 7 öğretmen ve okulun 10 öğrencisi olmak üzere toplam 20 kişi çalışma grubu olarak seçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından çalışmanın yapıldığı okulda birebir olarak yapılmıştır. Gözlemler ise araştırmanın yapıldığı okulda ve öğrencilerin kaldığı yurtta yine araştırmacı tarafından yapılmıştır. Çalışmada her bir paydaş grubu ile yapılan görüşmeler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiş olup gözlem formları ile birlikte irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmı ise tüm paydaşların ve araştırmacının ortak görüşünü ifade edecek şekilde düzenlenip çalışmanın sonunda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Öğretim Teknolojisi, Durum Çalışması
Öğretimi ayrıntılama kuramına dayalı tasarlanan WEB tabanlı eşzamansız uzaktan öğretim uygulamasının üniversite öğrencilerinin akademik başarısına etkisi
ÖZET ÖĞRETİMİ AYRINTILAMA KURAMINA DAYALI TASARLANAN WEB TABANLI EŞZAMANSIZ UZAKTAN ÖĞRETİM UYGULAMASININ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN AKADEMİK BAŞARISINA ETKİSİ Mesut ÖZONUR Yüksek Lisans Tezi, Bilgisayar Ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Yrd.Doç.Dr. Mehmet TEKDAL Ağustos 2004, 72 sayfa Bu çalışmada öğretimsel materyal geliştirmek ve Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na dayalı tasarlanan Web Tabanlı Eşzamansız Uzaktan Öğretim Uygulaması ile aynı konuda geleneksel öğreten merkezli yöntemle yapılan öğretimi karşılaştırarak bunların akademik başarıya etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca Çukurova Üniversitesi 'nde verilmekte olan dersleri web üzerinde sunmak ve ülkemizdeki uzaktan eğitim konusundaki çalışmalara katkıda bulunmak üzere çalışılmıştır. Bu çalışmada, gerçek deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla bir deney ve bir kontrol grubu belirlenmiştir. Öğretim, kontrol grubunda geleneksel yöntem kullanılarak yapılırken deney grubunda Öğretimi Ayrıntılama Kuramı'na dayalı olarak hazırlanan uzaktan öğretim materyali kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma "öntest-sontest kontrol gruplu deneme" modeline göre desenlenmiştir. Bu çalışma sonucu, deney grubunun akademik başarı düzeyinin kontrol grubunun akademik basan düzeyinden belirgin bir şekilde daha yüksek olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Asenkron Eğitim, Web Tabanlı Öğretim, E- Öğrenme, Öğretimi Ayrıntılama Kuramı. u
Okul öncesi eğitimde tematik öğretim yaklaşımıyla iklim okuryazarlığı bağlamında iklim değişikliği eğitimi eylem araştırması
Günümüzde çocuklar zehirlenme, tahribat, sızıntı, kuraklık, kirlilik, orman yangınları ve mevsimsel olmayan aşırı hava olayları gibi çevresel koşullarla karşı karşıyadır. Bu tür durumlara ilişkin çocukların bilgilendirilmesi, çevresel kararlara dâhil edilmesi ya da fikirlerinin alınması önemlidir. Toplumda iklim değişikliğine dair derin bir anlayışın gelişmesi ancak bireylerde eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına okul öncesi yaşlardan başlanması ile mümkündür. Bu bağlamda çalışmanın amacı okul öncesi eğitim alan çocuklarda iklim okuryazarlığının ve iklim değişikliği farkındalığının geliştirilmesidir. Bu araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Artvin il merkezinde yer alan bağımsız bir anaokulunda 28 Şubat 2022 ve 12 Mayıs 2022 tarihleri arasında on hafta süreyle yürütülmüştür. Yöntem olarak nitel araştırma modellerinden eylem araştırması benimsenmiştir. Çalışma grubu 12 kız ve 10 erkek çocuktan oluşmaktadır. Araştırma kapsamında tematik öğretim yaklaşımına göre on haftalık bir eylem araştırması tasarlanmış ve bu çerçevede planlanan etkinliklere yer verilmiştir. Uygulama sonrasında çocuklarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Veriler betimsel analizle çözümlenmiş, bulgular kategorize edilerek sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre okul öncesi eğitim alan çocukların iklim değişikliğine dair neden sonuç ilişkisi kurdukları, iklim değişikliği karşısında ne tür önlemler almaları gerektiğini öğrendikleri bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda okul öncesi eğitim programının çocuklarda iklim okuryazarlığı ve iklim değişikliği farkındalığı kazandırmaya yönelik öğrenme hedefleri yönünden güncellenmesi önerilebilir. Araştırmacılar erken yaşta verilen iklim değişikliği programlarının uzun süreli etkilerine odaklanan çalışmalar yürütebilirler. Anahtar Kelimeler: İklim değişikliği, iklim okuryazarlığı, okul öncesi eğitim, tematik öğretim yaklaşımı.
CBS-coğrafi bilgi sistemi aracılığıyla veri tabanı oluşturulması ve coğrafya dersinde kullanılmas
Bu çalışmanın amacı, veri tabanı destekli bir CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) yazılımının geliştirilmesi ve hazırlanan yazılımın lise 9. sınıf Coğrafya dersi ?2. Bölüm, Harita Bilgisi, Harita Çizim Yöntemleri, Projeksiyonlar ve Özellikleri, Haritalar İle Yolculuk? konusunda uygulamaktır.Araştırmada geliştirilen CBS tabanlı coğrafya dersinin sınanması 2006?2007 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan Seyhan Şehit Temel Cingöz Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Yapılan coğrafya başarı testinde aritmetik ortalaması birbirine benzer çıkan iki sınıftan biri deney grubu diğeri de kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 38, kontrol grubu ise 39 öğrenciden oluşmaktadır.Deney grubu; konuları, araştırmacı ile coğrafya öğretmenleri tarafından hazırlanan CBS kullanılarak yapılan dijital harita ve animasyonlar ile işlerken, kontrol grubu aynı konuları öğretmenleri ile sınıfta standart ders programına göre işlemiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler; Mann Whtitney U-Testi analizi kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma sonunda deney grubu ile kontrol grubunun son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.
EFL teacher educators' attitudes towards call: Case of Turkish state universities
Use of technology, especially use of computers, in language education has been very popular recently. This study aimed at identifying teacher educators? attitudes towards use of CALL(Computer Assisted Language Learning) and revealing their barriers (if any) to the use of CALL or computer technologies in their teaching in state universities in Turkey. This study was carried out with 80 teacher educators from English Language Teaching departments of 13 Turkish state universities.Data for this study were collected through questionnaires which were used to find out the participants? attitudes and interviews which were used to identify the participants? barriers to the use of CALL. 6 participants for the interviews were chosen from Çukurova University according to their attitude points. The relationship between the gender and the attitudes towards computers was investigated as well as the relationship between age and attitudes towards the use of CALL.The data from the questionnaires were analyzed through SPSS (Statistical Package for Social Sciences). The interview data were analyzed through content analysis.The results indicated that teacher educators had such barriers as lack of hardware, lack of time, technical and administrative support and people?s opinions or ideas although they had strong positive attitudes towards the use of CALL in their instruction. A statistically significant difference between the gender and the teacher educators? attitudes towards the use of CALL could not be found. The relationship between teacher educators? ages and their attitudes towards CALL was not statistically different either.Keywords: CALL, Attitudes, EFL teacher education.
Yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak kütle çekim kanunu konusunda hazırlanan ders yazılımının öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, yapılandırmacı öğrenme kuramına dayalı olarak hazırlanan ders yazılımının kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim yöntemi ile düz anlatım ve soru cevaba dayalı geleneksel sınıf yönteminin kullanıldığı grupları karşılaştırarak, uygulanan yöntemlerin kütle çekimi kanunu konusundaki akademik başarıya etkisini belirlemektir.Çalışma Ç.Ü. Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü 2. sınıfta öğrenim gören toplam 53 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 2008- 2009 öğretim yılı birinci döneminde, yaklaşık olarak 4 ders saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kütle çekim kanunu akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmıştır.Araştırma verilerinin analizinde SPSS programının Kovaryans (ANCOVA) analizine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda kütle çekimi konusunun öğretiminde akademik başarı sontest puanlarına göre deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacı Öğrenme, Bilgisayar Destekli Öğretim, Geleneksel Yöntem.
İngilizce öğretmenlerinin Eğitim Bilişim Ağı (EBA) kullanım durumlarının incelenmesi
Bu çalışma, İngilizce öğretmenlerinin FATİH Projesi'nin bileşenlerinden biri olan Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) kullanım durumlarının incelenmesini amaçlamıştır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama deseni tercih edilmiştir. Çalışmada Karabük il merkezinde ve Safranbolu ilçesinde proje kapsamında donanım ve yazılım kurulumu tamamlanmış 50 okulda görev yapan 105 İngilizce öğretmenine anket uygulanmıştır. Anket uygulanan öğretmenlerden gönüllülük esasına göre seçilen 8 kişi ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre İngilizce öğretmenleri etkileşimli tahtayı belirli sıklıklarla kullanırken EBA'yı kullanma sıklıkları istenen düzeyin altındadır. EBA'yı en çok içerik sağlamak için kullanan İngilizce öğretmenleri, EBA'da içerik geliştirmemekte ve paylaşmamaktadır. İngilizce öğretmenlerinin EBA'ya karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve EBA kullanım öz-yeterliklerinin de iyi düzeyde olduğu çalışmada ulaşılan sonuçlar arasındadır. Öğretmenler EBA'da bulunan ders içeriklerini ise sayıca yeterli fakat verimsiz olarak değerlendirmekte ve EBA'da daha kaliteli içeriklerin bulunmasını beklemektedirler.
Sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersleri öğretim teknolojileri özyeterlik düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bulunduğumuz çağda önemli bir yer teşkil eden teknoloji, günlük hayatın her alanında olduğu gibi eğitim-öğretim sürecini de büyük ölçüde etkilemiştir. Nitekim günümüzde birçok eğitim kurumunda öğretim teknolojileri kendine yer bulmaktadır. Teknolojik materyallerin okullarda yer bulması kadar diğer bir önemli unsur ise eğitim-öğretim sürecine yön veren öğretmenlerin bu konudaki özyeterlik düzeyleridir. Öğretim teknolojilerinin seçilmesi ve kullanılması noktasında kilit rolü bulunan öğretmenlerin, özyeterliklerinin belirlenmesi öğrencilerin süreç içerisinde elde edeceği kazanımlar bakımından önemlidir. Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin fen bilimleri dersinde öğretim teknolojilerini kullanma özyeterlik düzeyini belirlemek ve özyeterlik düzeyine etki edebileceği düşünülen bazı değişkenler (cinsiyet, öğrenim durumu, görev yapılan okulun konumu, eğitim verilen sınıf düzeyi, teknoloji ile ilgili hizmet içi kursu alma durumu) açısından anlamlı farklılık olup olmadığını incelemeyi amaçlamıştır. Çalışmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini MEB'in istatistikî bölge birimleri sınıflamasında 12 bölgede yer alan illerde görev yapan ve random yolla seçilen 496 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Taşdemir (2021) tarafından geliştirilen Fen Eğitiminde Öğretim Teknolojileri Özyeterlik Ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Veriler, parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları; sınıf öğretmenlerin öğretim teknolojileri özyeterlik düzeylerinin mesleki olarak yüksek düzeyde oluştuğunu, fakat fen öğretimde öğretim teknolojileri kullanmaya yönelik özyeterlik düzeylerinin düşük düzeyde oluştuğunu göstermiştir. Bunun yanında, fen bilimleri öğretim teknolojileri özyeterlik düzeyi ile cinsiyet, öğrenim durumu, görev yapılan okulun konumu ve eğitim verilen sınıf düzeyi değişkenleri açısından anlamlı düzeyde değişmezken; mesleki kıdem ve teknoloji ile ilgili hizmet içi eğitim alıp almama durumlarına göre anlamlı fark saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Özyeterlik, öğretim teknolojileri, fen eğitimi, sınıf öğretmenleri.
İlköğretim 8. sınıf Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersinde bilgisayar destekli öğretimin öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 8. sınıf Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi ?Ya İstiklal, Ya Ölüm!? ünitesinde bilgisayar destekli öğretimin öğrencilerin akademik başarısına etkisini incelemektir.Araştırma beş bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde; probleme, alt problemlere, araştırmanın amacına, önemine, sayıltılarına ve sınırlılıklarına, ikinci bölümde; kuramsal açıklama ve araştırmalara, üçüncü bölümde; araştırmanın hangi yöntemle yapıldığına, dördüncü bölümde; araştırmaya ilişkin bulgulara ve yorumlara yer verilmiştir. Son bölümde ise sonuç ve öneriler belirtilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu, Manisa ili Salihli ilçesi Kabazlı İlköğretim Okulu'nun, 2008-2009 eğitim-öğretim yılındaki 8/A ve 8/B sınıflarında öğrenim görmekte olan 41 öğrenci oluşturmaktadır. Ön test sonuçları değerlendirilerek grupların uygulama öncesi denk olduğu tespit edilmiştir.Araştırma, deneysel modellerden ön test son test kontrol gruplu model olarak tasarlanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 15.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız gruplar t testi ve eşleştirilmiş gruplar t testi istatistiksel analizleri kullanılmıştır. Dersler her iki grupta da araştırmacı tarafından yürütülmüştür.Araştırma sonucunda, bilgisayar destekli öğretim yönteminin uygulandığı deney grubu öğrencilerinin akademik başarılarının, geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinden daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca cinsiyetin öğrencilerin akademik başarılarına etkisinin olmadığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Bilgisayar Destekli Öğretim, Eğitim-Öğretim Teknolojisi, Öğretim Yazılımı
Öğretimde e-değerlendirme araçlarının kullanımı üzerine bir meta-sentez çalışması
Bu araştırmanın amacı, önceki çalışmalarda sıklıkla kullanılan e-değerlendirme araçlarını, çalışmalardaki bağımlı değişkenleri, bu araçların yarar ve sınırlılıklarını belirleyerek e-değerlendirme araçlarına standart oluşturmayı sağlayacak öneriler sunmaktır. Araştırma kapsamda ERIC, Scopus ve ISI Web of Knowledge veri tabanlarında belirlenen anahtar kelimeler ile tarama işlemi yapılmıştır. Bulunan tüm makaleler içerisinden 2012 - 2023 yılları arasında uygulamaya yönelik olan 41 makale araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmanın yöntemi belli bir konudaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymayı sağlayan meta-sentez yöntemidir. Bu yöntem ile makalelerden elde edilen bulgular belirli temalar altında gruplandırılıp derinlemesine incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre yaygın kullanılan e-değerlendirme araçları; e-portfolyo, web tabanlı ölçme araçları, ÖYS, Web 2.0 araçları, sanal gerçeklik oyunları, mobil uygulamalar, sosyal ağlar ve bilgisayar destekli öğretim programlarıdır. Etkisi en çok incelenen bağımlı değişken öğrenci motivasyonu, akademik performans değerlendirme ve otomatik geri bildirim değişkenleridir. Etkisi en az incelenen bağımlı değişkenler toplulukla iletişim, eleştirel düşünme becerileri ve öğrenci özerkliğini desteklemedir. Geri bildirim sağlama, akademik performansı değerlendirme, öz düzenleme yapma, motivasyonu arttırma ve bireysel takip imkânı sağlama bu araçların kullanımı ile ilgili en önemli yararlardır. E-değerlendirme araçlarının en önemli sınırlılığı olarak zamansal sorunlar, internet kaynaklı sorunlar ve bu araçların sahip oldukları özelliklerin sınırlı kısmının kullanılması elde edilen bulgulardır. Araştırma kapsamındaki çalışmalarda araçları geliştirmeye yönelik öneriler daha çok bu araçlara farklı uygulama entegre etmek ve farklı sınav türleri eklemektir. Araştırmada elde edilen sonuçlar alanyazın çerçevesinde yorumlanmış ve bu yorumlara göre ileride yapılacak çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri
Bu araştırmanın ana amacı uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları sorunları tespit etmek ve bu sorunlara çözüm önerileri sunmaktır. Bu ana amaç doğrultusunda katılımcıların çevrim içi derslerde yaşadıkları sınıf yönetimi açısından ve genel sorunlar, yüz yüze derslerde sınıf yönetiminde yaşanan genel sorunlar, bu sorunların benzerliği ve öğretmenlerin çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerileri incelenmiştir. Araştırma; 2022-2023 yılı itibariyle Adana ilinde MEB'e bağlı anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde eğitim veren okullarda görev yapan 97 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın yöntemi "Durum Çalışması Modeli" çerçevesinde tasarlanmıştır. Katılımcılarla yapılan yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Bu araştırmada elde edilen verilere göre katılımcıların çevrim içi derslerde genel olarak; internet bağlantısı ve donanım, teknoloji okuryazarlığı ve sınıf yönetimi sorunları yaşadığı görülmüştür. Katılımcıların çevrim içi derslerde yaşadıkları en önemli genel sorunun sınıf yönetimi sorunu olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların çevrim içi dersi yönetme konusunda sorunlar yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların çevrim içi derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları en büyük genel sorunların; derslere katılımın az olması, derslerde etkileşimin az olması, öğrencinin derste olup olmadığını bilememe ve öğretmenlerin canlı ders deneyimsizliği olduğu görülmüştür. Katılımcıların yüz yüze derslerde sınıf yönetimi açısından yaşadıkları en önemli sorunların ise öğrencilerin kurallara uymaması, kalabalık sınıf mevcutları, sınıf içi gürültü ve motivasyon sorunları olduğu görülmüştür. Ayrıca özellikle anaokulu ve ilkokul düzeyinde eğitim veren öğretmenlerin genellikle öğrencilerin yönerge alamama sorununu yaşadığı saptanmıştır. Yapılan görüşmelerde katılımcıların çoğunun verdiği cevaplara göre katılımcıların sınıf yönetimi açısından çevrim içi ve yüz yüze derslerde yaşadıkları sorunların farklılaştığı sonucuna varılmıştır. Katılımcılar iki eğitim türünün de sorunlarının farklı olduğunu bildirmişlerdir. Yapılan analiz sonucunda öğretmenlerden çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerileri iyi olanlar kadar iyi olmayanlar olduğu da görülmüştür. Bu becerilerini katılımcıların yarıdan fazlası da orta seviyede görmektedir. Çevrim içi öğrenme platformlarını kullanma becerilerinin iyi olup olmama durumunun yaş ve mesleki deneyim süresi ile değiştiği sonucuna varılmıştır. Katılımcılar, MEB tarafından yerli bir çevrim içi platform oluşturulması, oluşturulacak bu platformun ve uzaktan eğitimin daha etkili ve verimli bir şekilde kullanılmasına dair eğitimlerin verilmesi, MEB tarafından öğretmen ve öğrencilere tablet, bilgisayar, grafik tablet ve uzaktan eğitimin daha verimli ilerlemesini sağlayacak diğer donanımların verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Ayrıca internet alt yapısının güçlendirilmesi ve sınırsız olarak sunulması gerekliliği de katılımcılar tarafından bildirilmiştir.
Yapay zeka tabanlı dil modelleri ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmada; yapay zeka tabanlı dil modelleri ile ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Eğitimin paydaşlarından biri olan öğretmenlerin yapay zeka uygulamaları hakkındaki görüşleri doğrultusunda çalışmalar yürütülerek yapay zekanın eğitime entegrasyonu sağlanabilir. Bu bakımdan araştırma önemli görülmektedir. Ayrıca bu araştırmanın nitel veriler sunacağından literatüre katkı sağlayacaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 öğretim yılı bahar döneminde, Düzce'de merkeze bağlı altı farklı ilkokulda görev yapmakta olan 11 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Durum çalışması deseni olarak yürütülen bu araştırmada öğretmenlerin görüşleri ele alınmıştır. Araştırma kapsamında araştırmacının; bir öğretim görevlisi ve yedi öğretmenin görüşleri doğrultusunda oluşturduğu "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanması aşamasında örnekleme türlerinden olan kolay ulaşılabilir durum örneklem yöntemi kullanılmış ve belirlenen altı farklı ilköğretim okulunda çalışmakta olan gönüllü on bir sınıf öğretmeni ile yüz yüze yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşme öncesinde katılımcıların izinleri alınarak görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Katılımcıların yanıtlarından elde edilen veriler, içerik analiz tekniği ile incelenerek tema ve kategoriler belirlenmiştir. Araştırmanın geçerliği ve güvenirliği arttırmak amacıyla katılımcıların ifadeleri doğrudan alıntılar ile sunulmuş ve araştırmaya katılan öğretmenlere bir harf ve rakam verilerek katılımcılar kodlanmıştır. Araştırma kapsamında ulaşılan bulgulara bakıldığında, sınıf öğretmenlerinin yapay zeka tabanlı dil modellerine ilişkin bilgilerinin sınırlı olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerinden yararlanarak yapay zeka tabanlı dil modellerinin öğrenci ve öğretmenlere zaman tasarrufu sağlayarak avantaj oluşturacağı ve bu uygulamaların tembelleştirme ve etkisizleştirme gibi dezavantajlarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda yapay zekanın kişilerarası iletişimin zayıflatacağını ve bireylerin sosyal becerilerinin etkileneceği de görülmüştür. Gelecekte önemli yere sahip olacağı düşünülen bu teknolojik araca ilişkin öğretmenlerin çok fazla bilgiye sahip olmadığı görüldüğünden öğretmenler bu konuda araştırmalar yaparak kendilerini geliştirebilirler. Yine aynı zamanda yapay zekanın okullarda yaygınlaşması hedeflendiğinde öğretmenlere bu programlar hakkında hizmetiçi eğitimler ve seminerler verilerek öğretmenlerin farkındalığı arttırılabilir. Anahtar Kelimeler: ChatGPT, Doğal dil işlemleme, Öğretim teknolojileri, Yapay zeka, Yapay zeka tabanlı dil modelleri.
21. yüzyıl becerileri öğretim programının ters yüz öğrenme yaklaşımı temele alınarak tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi
Günümüzün dünyasında, başta teknoloji olmak üzere her alanda yaşanan hızlı gelişmeler; kişisel hayatın, iş dünyasının ve sosyal yaşamın tüm dinamiklerini kökten değiştirmektedir. Bu nedenle, 21. yüzyıl becerileri olarak adlandırılan yeni becerilerin tüm bireyler tarafından kazanılması bu yüzyıla uyum sağlayabilmek için kritik bir önem taşımaktadır. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı; eğitim fakültesindeki lisans programlarının kullanabileceği 21. Yüzyıl Becerileri Öğretim Programı geliştirmek ve bu program kapsamında öğretmen adaylarına 21. yüzyıl becerileri hakkında bir farkındalık oluşturmak ve onların mesleki yaşamlarının her alanında bu becerilere önem vermelerini sağlamaktır. Bu kapsamda 2021-2022 öğretim yılının bahar döneminde uygulanmak üzere eğitim fakülteleri için bir program geliştirme çalışması yürütülmüştür. Bu süreçte detaylı bir ihtiyaç analizi sürecinin ardından 21. Yüzyıl Becerileri Öğretim Programı'nın 21. yüzyıl öğrenme anlayışı ve ters yüz öğrenme yaklaşımı temele alınarak felsefesi, genel özellikleri ve genel hedefleri belirlenmiştir. Daha sonra ise 21. Yüzyıl Becerileri Öğretim Programı'nın kazanımları, içeriği, öğretme- öğrenme ve değerlendirme süreçleri oluşturulmuştur. Sonrasında 21. Yüzyıl Becerileri Öğretim Programı, bir eğitim fakültesi bünyesinde açılan bir seçmeli derste bir dönem boyunca öğretmen adaylarına uygulanmış ve süreç ile ürün değerlendirme yaklaşımları sayesinde program değerlendirilmiştir. Bu süreçte doküman analizi tekniği, 21. Yüzyıl Yeterlilikleri Ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formları ve günlük formları olmak üzere farklı nicel ve nitel yöntemlerden birlikte faydalanıldığı için eş zamanlı karma desen-müdahale (deney) tasarımı araştırmanın metodolojisini oluşturmaktadır. Araştırmadan elden edilen nicel veriler SPSS 21.0 paket programı ile analiz edilirken araştırmanın nitel verileri için içerik analizi gerçekleştirilmiştir. 21. Yüzyıl Becerileri Öğretim Programı, planlandığı gibi uygulanabildiği için araştırmanın bulguları; öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri hakkında kazanımlarının ve farkındalıklarının arttığını ve birtakım kavram yanılgılarının düzeltildiğini, ters yüz öğrenme yaklaşımı kapsamında sınıf dışında paylaşılan araçların 21. yüzyıl becerileri kazanımını desteklediğini ve sınıf içi öğrenme sürecinde kullanılan aktif öğrenme yöntemlerinin de yaratıcı ve üst düzey bir sınıf atmosferi oluşturup beceri kazanımını desteklediğini ve öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerini derslerinde vurgulamaya çalışacaklarını göstermektedir. Sonuç olarak; 21. Yüzyıl Becerileri Öğretim Programı, eğitim fakültelerinde öğretmen adaylarının 21. yüzyıl beceri farkındalıklarını ve kazanımlarını geliştirmek için kullanılmalıdır. Ayrıca 21. yüzyıl becerilerinin her biri için veya farklı fakülteler ve yüksekokullar için ayrı öğretim programlarının geliştirilmesi ve bu becerilerin öğretmen adaylarının aldıkları diğer lisans derslerinde de vurgulanması ve 21. yüzyıl becerilerinin öğretimi üzerine daha fazla araştırmalar yapılması önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: 21. Yüzyıl Becerileri, Ters Yüz Öğrenme, Program Geliştirme, Öğretmen Adayı
İlköğretim okullarında çalışan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin dersin öğretiminde karşılaştıkları sorunlar: Şanlıurfa ili örneği
Çağımızda yetişen bireylerin gelecek adına teknolojiden en iyi şekilde faydalanmaları gerekmektedir. Okullarda öğrencilere teknolojinin öğretilmesi ve teknolojiyi kullanabilmeleri konusunda öğretmenlere birçok görev ve sorumluluklar düşmektedir. Öğretmenlerin öğrencilere gerekli bilgi ve beceriyi kazandırmaları için alanlarında yetkin olmaları, çalıştıkları ortamların değişen şartlara cevap verecek nitelikte olması gerekmektedir.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında çalışan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin dersin öğretiminde karşılaştıkları sorunların belirlenmesidir. Bu amaçla bilişim teknolojileri öğretmenlerinin öğretim, öğrenci, araç-gereç ve teknik donanım ile yönetim konusunda karşılaştıkları sorunlar belirlenmiş ve bu sorunlar çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir.Araştırmanın verileri, 2007-2008 öğretim yılında Şanlıurfa il merkezinde ve ilçelerinde çalışan 60 bilişim teknolojileri öğretmeninden araştırmacı tarafından hazırlanan anket aracılığıyla toplanmıştır. Burada evrenin tümü örneklem olarak alınmıştır. Verilerin çözümlemesinde istatistiksel teknik olarak ikili küme karşılaştırmalarında Bağımsız Gruplar t-testi (Tek Örneklem t-testi)'nden, ikiden çok küme karşılaştırmalarında ise, Tek Yönlü Varyans Analizi'nden yararlanılmıştır. Uygulanan varyans analizi sonucunda elde edilen ?F? test istatistiğinin anlamlı bulunması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Tukey HSD testi uygulanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin öğretim, öğrenci, araç gereç ve teknik donanım ile yönetim konusunda karşılaştıkları sorunların cinsiyetlerine ve hizmet yıllarına göre farklılık göstermediği saptanmıştır. Bilişim teknolojileri öğretmenlerinin en çok öğrenci konusunda, en az ise öğretim konusunda sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Bunun yanı sıra bu öğretmenlerin öğretim konusunda karşılaştıkları sorunların mezun oldukları fakülteye ve çalıştıkları kadro türüne göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar itibariyle bazı öneriler geliştirilmiştir.
Ankara'daki liselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumu ve öğrenci başarısına etkisinin değerlendirilmesi (Ankara ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, 2009?2010 eğitim?öğretim yılında, Ankara'dakiliselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumunu ve öğrencibaşarısına etkisini, öğretmen görüşlerine dayanarak değerlendirmektir.Araştırmadaki veriler, öğretmenlere anket uygulanarak elde edilmiştir.Araştırmanın örneklemini, 2009?2010 öğretim yılında Ankara ilinde görev yapan 103fizik öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmen görüşlerini elde etmek için 103 fiziköğretmenine toplam 71 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Anket verilerininanalizinde istatistiksel teknikler kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, liselerde fizik derslerinde kullanılaneğitim materyallerinin, yardımcı elemanın, okulların donanımının ve ders saati içinayrılan sürenin yeterliliği konusunda olumsuz görüş belirtmişlerdir. Eğitimteknolojilerinin kullanımının, öğrenci başarıları üzerindeki etkisine ise olumlu görüşbelirtmişlerdir
Güneş sistemi ve ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi için bilişsel yük kuramı ilkelerine göre geliştirilen teknoloji destekli rehber materyallerin etkililiğinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı; ilköğretim 7. sınıf "Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi için Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen teknoloji destekli rehber materyaller ile yapılan öğretimin, öğrencilerin akademik başarılarına, bilişsel yüklenmelerine ve öğretimin verimliliğine etkilerini incelemektir. Çalışmada yarı deneysel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Asıl uygulama Ordu İli Ünye İlçesinde bulunan Anafarta İlköğretim Okulu'nun iki farklı şubesinde bulunan toplam 67 ilköğretim yedinci sınıf öğrencisi ve bir fen ve teknoloji öğretmeni ile birlikte yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Başarı Testi, Hatırlama Testleri, Bilişsel Yük Ölçekleri ve Öğrenci Görüş Anketi kullanılmıştır. Başarı Testi hem grupların denkliğini belirlemek amacıyla ön test, hem de uygulamadan sonra son test olarak kullanılmıştır. Hatırlama Testleri ve Bilişsel Yük Ölçekleri her oturumda uygulanmıştır. Bunun yanında öğrenci görüş anketi, deney grubundaki öğrencilerin hem öğretim yazılımı hem de öğretim tasarımı hakkındaki görüşlerini belirlemede yararlanılmıştır. Nicel veriler; bağımsız t-testi, Mann-Whitney U testi, ANOVA, Kruskal-Wallis H testi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, deney ve kontrol grubundaki uzman ve uzman olmayan öğrenciler arasındaki karşılaştırmada Bonferroni ve Mann-Whitney U testleri kullanılmıştır. Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen rehber materyaller hakkındaki Öğrenci Görüş Anketi analizi ise betimleyici istatistik ile yapılmıştır. Deney grubunda uygulanan rehber materyallerin kontrol grubunda uygulanan mevcut öğretim materyali ile kıyaslandığında öğrencilerin akademik başarılarını artırmada anlamlı derecede etkili olduğu tespit edilmiştir (t(65) = -4,688; p<0.05). Bilişsel Yük Kuramı ilkelerine göre geliştirilen animasyonlar ile zenginleştirilmiş öğrenme ortamlarının öğrencilerin süreçte eğlenerek kalıcı ve anlamlı öğrenmelerine katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada, deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre bilişsel olarak daha düşük yüklenmeleri sonucunda daha etkili öğrenme sağladıkları sonucuna varılmıştır. Çalışma yapılan önerilerle tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler:Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi, Bilişsel Yük Kuramı, Bilişsel Yük, Öğretim Verimliliği, Animasyon
İnsan kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılan sanal sınıf uygulamalarının mesleki gelişime katkısının değerlendirilmesi (Emniyet Genel Müdürlüğü örneği)
Bu çalışmanın amacı, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde'nde insan kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılan sanal sınıfın mesleki gelişime katkısını değerlendirmektir. Bu süreç; (1) hizmetiçi eğitim etkinliklerinde, uzaktan öğretim teknolojileri kullanımının gerekli olup olmadığı, (2) uzaktan öğretim teknolojileri kullanımının; ?Birim?, ?Rütbe? ve ?Eğitim Durumuna? göre farklılık gösterip göstermeyeceği, (3) Sanal sınıftan alınan kurslar, katılımcıların mesleki gelişim beklentilerini hangi düzeyde karşıladığı, (4) uzaktan öğretim yöntemi ile alınan kursların, katılımcıların bireysel performansını hangi düzeyde etkilediği, konuları olmak üzere 4 boyutta değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarında bir üst rütbeye terfi eden, 1630 emniyet amiri ile 320 emniyet müdürü oluşturmaktadır. Evrenden, 283'ü emniyet amiri ve 77'si emniyet müdürü olmak üzere toplam 360 kişilik ?çalışma grubu? oluşturulmuştur. Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Veriler, anket yöntemleriyle toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiş, uygun çizelge ve tablolar oluşturularak yorumlanmıştır. Anket sonuçları, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiş ve araştırmanın nitel bulguları yorumlamada kullanılmıştır.Emniyet amirleri ve emniyet müdürleri, insan kaynaklarının geliştirilmesinde kullanılan, uzaktan öğretim teknolojilerinden yararlanılmasının gerekliliğini desteklerken, uzaktan öğretim yöntemiyle alınan kursların, katılımcıların mesleki gelişimlerini ve bireysel performansını kısmen artırdığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Kursiyerlerin, uzaktan öğretimi devam ederken, mesleki yoğunluklarının da devam etmesi, mesleki gelişimlerinin kesinlikle olumsuz etkilendiği yönünde görüş bildirmişlerdir. Sanal sınıftaki kursa, fiziksel ya da sosyal bazı engellerden dolayı katılamama durumunda, kursun kayıtlardan tekrarının izlenme imkanının sağlanması, kursiyerlerin performansını artırdığı görüşünde yoğunlaşılmıştır. Sanal sınıfın, ağır çalışma şartları altında, kendini herhangi bir alanda geliştirmek isteyenlere, eğitim imkanı sunduğu görüşünü benimsemişlerdir.Anahtar Kelimeler: Uzaktan Öğretim, Sanal Sınıf, İnsan Kaynakları, Mesleki Gelişim, Teknoloji Destekli Polis Eğitimi.
Teknolojik araçların yabancı dil öğrencilerinin okuma tutum ve motivasyonlarına etkisi
Okuma, modern dijital bilgi ve teknoloji dünyasında en önemli akademik dil yeteneklerinden birisidir. Türkiye'de bu yetenek çoğunlukla genel anlamayı hedefleyen kısa metinli ders kitaplarını seçen öğretmenler tarafından öğretilir. Ancak, öğrencilerin kelime dağarcığını, dil yeterliliklerini ve genel kültürlerini geliştiren İngilizce serbest zaman okuması öğrenciler arasında yaygın değildir. Ders kitapları doğal olarak yoğun okuma içindir. Yoğun okumanın faydalı olduğu ispatlanmasına rağmen, öğrencilerin ondan kazanımları kapsamlı okumadan kazanabileceklerinden daha azdır. Yoğun okumada, öğrencilerin sınıf içerisinde kısa okuma parçalarının alıştırmalarını yapmaları beklenir, fakat kapsamlı okumada, okuma boş zaman aktivitesi gibi öğrencilerin istedikleri zaman okumasını sağlayın uzun süreli bir aktivitedir. Öğretmenler içinde, boş vakit aktivitesi olarak okumanın öğrencilere ne kadar kelime bilgisi ve dilbilgisini öğrettiğini ölçmek zordur. Ayrıca, öğrencilerin okudukları kitaplar için küçük sınav veya sınav hazırlamak çok zaman alır. Üstte bahsedildiği gibi, teknoloji dil öğretiminde önemli bir parçası haline geldi. Bir teknolojik araç olarak Moodle Reader burada sürece dâhil oluyor. Öğretmenlerin, öğrenciler basamaklı okuma kitabı okuduktan sonra değerlendirme yapabilmelerini sağlıyor. İçerisinde, öğrencilerin kelime bilgilerini ve kitapları okuyup okumadıklarını ölçen pek çok küçük sınav vardır. Bu çalışma, Moodle Reader'in kapsamlı okuma aracı olarak İngilizce hazırlık sınıfı öğrencilerinin okuma tutum ve motivasyonlarına etkisine odaklanır. Ayrıca, cinsiyetin, dil yeterlilik seviyesinin ve günlük internette geçirilen zamanın, Moodle Reader'ın olası etkilerini üzerinde fark yaratıp yaratmadığını bulmayı amaçlar. Bir anket, kapsamlı okuma uygulamasından önce ön-test ve uygulamanın sonrasında son-test olarak katılımcılara rastgele uygulandı. Veriler tanımlayıcı istatistik elde etmek için SPSS paket programı kullanarak nicel olarak analiz edilmiş ve bu veri toplama araçlarının iç tutarlılığını değerlendirme amacıyla Cronbach alfa modeli kullanılmıştır. Ön-test ve son-test anketlerinin verileri Moodle Reader'ın, daha iyi seviyedeki öğrencileri ve kadın öğrencileri diğerlerinden daha çok etkilediğini belirterek, öğrencilerin okumaya karşı tutum ve motivasyonlarında olumlu bir etkiye sahip olduğunu ispatlamıştır. Ayrıca, bulgular internette daha az vakit geçiren öğrencilerin, daha fazla geçirenlere göre Moodle Reader'dan daha çok etkilendiklerini göstermiştir.
Bulanık mantık ile belirlenmiş öğrenme stillerine dayalı öğrenme ortamlarının öğrencilerin başarı ve tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, temel bilgisayar bilimleri (bilgisayar programlama) dersinde, bulanık mantık ile belirlenmiş öğrenme stillerine dayalı öğrenme ortamlarının öğrencilerin başarı ve tutumlarına etkisini belirlemektir.Bir eğitime tabi tutulan öğrenci gruplarında her öğrenci, kendini diğer bir öğrenciden farklı kılan bireysel özelliklere sahiptir. Öğrencilerdeki bu bireysel farklılıklar öğrenme ortamlarında kendisini farklı öğrenme özellikleri olarak göstermektedir. Geleneksel yöntemlerin aksine günümüz eğitim-öğretim programları hazırlanırken bu farklılıklar dikkate alınmaya başlanmıştır. Hazırlanan programlar doğrultusunda öğretmenler, öğrencilerinin bu farklılıklarını bilmeleri ve öğretim faaliyetlerini de bu farklılıkları dikkate alarak yürütmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu farklılıklardan biri olan öğrenme stillerinin belirlenmesi için literatürde birçok yöntem bulunmakla beraber bu yöntemlerin tümünde bireyin bir öğrenme stiline sahip olduğu sonucuna varılarak, diğer stiller göz ardı edilir. Bu noktada böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Böylece hızla gelişmekte olan yapay zeka teknolojilerinden biri olan bulanık mantık sayesinde bireyin öğrenme stili keskin çizgilerle belirlenmek yerine farklı stillere ait öğretim etkinliklerinden faydalanması sağlanacaktır. Bunun yanında yapay zeka teknolojilerinin insan aklını taklit etme özelliği nedeniyle öğrenme stillerini belirlemede duyulacak uzman gereksinimi ise en aza inecektir.Araştırmanın evrenini, Fırat Üniversitesinin sayısal puanla öğrenci alan bölümlerinin ikinci sınıf öğrencileri, örneklemi ise bilgisayar programlama dersini güz yarıyılında alan öğrenciler oluşturmaktadır. Geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubu, öğrenme stili belirleme çalışması yapılmadan bilgisayar destekli öğretimin uygulandığı ikinci deney grubu ve bulanık mantık ile öğrenme stillerinin belirlenerek bilgisayar destekli öğretimin uygulandığı birinci deney grubu oluşturulurken yansızlığın sağlanması için kümeleme analizi yapılmıştır.Literatür taraması ve uzman görüşleriyle elde edilen veriler değerlendirilerek kuramsal boyut oluşturulmuştur. Deney verileri, öğrenme stili ölçeği, başarı testi ve tutum ölçeği yardımıyla toplanmıştır. Test ve ölçek öğrencilere uygulama öncesi ve sonrası verilmiştir. Kontrol ve deney grupları oluşturulduktan sonra kontrol grubuna geleneksel yöntem, deney gruplarına ise hazırlanan bilgisayar destekli öğretim materyalleri uygulanmıştır.Ölçme araçlarının geliştirilmesine yönelik yapılan güvenirlik ve geçerlilik analizlerinde, başarı testinin geçerliliği için madde analizi, öğrenme stili ölçeği ve tutum ölçeğinin güvenirliği için ise Cronbach's Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Ortalama ve standart sapmaları bulunan 56 soruluk öğrenme stili ölçeği 224 kişiye uygulanmış ve sonuçları Cronbach's Alpha yöntemi ile güvenirlik analizine tabi tutulmuştur. Alpha katsayısı 0,596 çıkmış güvenirliği düşürdüğü tespit edilen 47. madde çıkarıldıktan sonra ise 0,619 olarak düzelmiştir. Soru sayılarının eşlenmesi için işitsel sorulardan güvenirliği azaltan bir tanesi daha çıkarılmıştır. Öğrencilerin dersteki başarısını ölçen başarı testi, konu uzmanları ile birlikte yapılan bir çalışma ile geliştirilmiştir. Bu test, madde analizi için 224 kişiye uygulanmış KR-20 katsayısı 0,57 çıkmış, ayırt ediciliği 0,15'ten küçük olan maddeler testten çıkarılmıştır.Uygulamaya tabi tutulan öğrencilerin kişisel özellikleri ile ilgili analizleri için frekans, yüzde ve aritmetik ortalama kullanılmıştır. Ayrıca elde edilen verilerin çözümlenmesinde ön test ? son test puan karşılaştırmasında bağımlı ve bağımsız gruplar t-testi ve varyans analizi kullanılmıştır.Bilgisayar destekli öğretim materyalleri ve öğrenme stillerini belirleyen bulanık sistem geliştirilmiştir. Çalışmanın uygulandığı iki deney bir de kontrol grubu oluşturulmuştur. Bağımsız değişkenler olan bilgisayar destekli öğretim ve bulanık mantık kullanılan bilgisayar destekli öğretimin bağımlı değişken olan öğrenci başarısına etkisi araştırılmaya çalışılmıştır.Araştırmanın uygulanması ile elde edilen veriler istatistiksel veri analizi yöntemlerinden geçirilerek değişik bulgulara ulaşılmış ve bu bulgular yorumlanmıştır.Öğrencilerin öğrenme stillerinin tespiti amacıyla üç girişli ve bir çıkışlı Mamdani tipi bulanık mantık algoritması mekanizması kullanılmıştır. Giriş değerleri, öğrencilerin öğrenme stili ölçeğinden aldıkları görsel, işitsel ve dokunsal puanlardır. Öğrencilerin aldıkları puanların giriş üyelik fonksiyonlarındaki üyelik dereceleri hesaplanmıştır.Öğrencilerin öğrenme stillerinin tespiti amacıyla uygulanan öğrenme stili ölçeğinin sonuçlarına bakıldığında; birey bazında birbirine yakın sonuçların çıktığı anlaşılmaktadır. Böyle bir durumda bireyin hangi öğrenme stilinin daha önde olduğuna karar vermek ve diğer stilleri göz ardı etmek hataya neden olacaktır. Bu yüzden öğrenme stilini tespit etme sürecinde bir yapay zekâ mekanizmasından yardım almak burada önemini hissettirmektedir. Elde edilen bu değerler, Matlab (Lisans no: 585775) bilgisayar ortamında bulanık mantık modülü kullanılarak değerlendirilmiştir.Her üç grubun puanları göz önüne alınarak yapılan tek yönlü varyans analizi sonuçlarına göre; üç grubun puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark çıkmıştır. Çoklu karşılaştırma seçeneği olarak seçilen scheffe testi sonucuna göre de bu fark; kontrol grubu ile bilgisayar destekli öğretimin yürütüldüğü ikinci deney grubu arasında gözlenmiştir.Karşılaştırma sonucunda her üç grupta da son test lehine ve anlamlı bir şekilde farklılık ortaya çıkmıştır. Bu durumun temel sebebi; araştırma yapılan dersin bilgisayar programlama alanındaki uzmanlığı amaçlayan bir ders olmasıdır. İçerik genel kültür düzeyinde değildir ve öğrencinin temel bilgisayar bilgileriyle edinilemeyecek beceriler içermektedir. Üniversite öğrenimine başlayan birçok öğrenci bilgisayar okuryazarlığında belirgin bir seviyeye gelmiştir. Çünkü bilgisayar ve bilişim teknolojileri hayatımızın her alanına girmiş durumdadır. Ancak bilgisayar programlama uzmanlık isteyen bir alan olduğu için öğrencilerin neredeyse tümü derse başlarken bilgisizdir. Dersin geleneksel veya belirli bir çağdaş yöntemle yürütülmesi bile öğrencilerde belirgin bir erişiye sebep olmaktadır.
Hiperortam ve gezinmenin yapısal analizinde kullanılan kavramlar, ölçüler ve metrikler
Bu çalışmada, sonlu matematik disiplini içersinde yer alan graf teorisi temelinde hiperortam ve gezinmenin matematiksel modellemesi gerçekleştirilmiş, bu model üzerinde öğretim amaçlı hiperortamların ve gezinmenin yapısal analizinde kullanılacak kavram, ölçü ve metrikler tanımlanmıştır.
Fen bilimleri dersinde yer alan gezegenler konusunu öğretmeye yönelik eğitsel simülasyon oyunu tasarlanması ve geliştirilmesi: Mars örneği
Çalışmanın amacı 6. Sınıf Fen Bilimleri dersi müfredatında bulunan "Gezegenlerimizi Tanıyalım" konusunda yer alan Mars gezegeninin simülasyonunu tasarlamak ve geliştirmektir. Araştırmada tasarım ve geliştirme tabanlı araştırma yöntemlerinden Tip 1 araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde görev yapmakta olan 8 öğretim üyesinden ve Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 16 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle alan yazında bir simülasyon yazılımında bulunması gereken özellikler incelenmiştir. İncelemeler sonucunda bir simülasyonda bulunması gereken özellikler ve öğrenme-öğretim ortamına uygun simülasyon tasarlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar belirlenmiştir. Bu özellikler doğrultusunda araştırmacı tarafından bir simülasyon geliştirilmiştir. Simülasyonun içeriği ve üç boyutlu ortamın tasarımı konusunda NASA'nın paylaştığı medya içerikleri incelenerek tasarım öğreleri bu doğrultuda yapılmıştır. Simülasyon, Unity 3D programının 2020.3.18f1 sürümü ile geliştirilmiştir. Geliştirme aşaması tamamlandıktan sonra dördü Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Anabilim Dalı, üçü Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Anabilim Dalı ve biri Türk Dili alannda olmak üzere toplam 8 öğetim görevlisi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Birinci görüşmelerin sonucunda uzman kişiler tarafından düzeltmeler önerilmiştir. Öneriler doğrultusunda simülasyon üzerinde gerekli güncellemeler yapılmıştır. Güncellemeler sonrasında ikinci görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İkinci görüşmelerde ilk görüşmeler sonucunda yapılan düzenlemeler tüm katılımcılar tarafından yeterli bulunmuştur. Bu şekilde simülasyonun son hali ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın sonucu olarak ortaya Görevimiz Mars isimli simülasyon yazılımı ortaya çıkmıştır. Değerlendirme aşamasında öğretmen adaylarının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adayları geliştirilen simülasyonu derslerinde kullanmak istediklerini ve faydalı bulduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca eğitsel bir simülasyon geliştirilirken dikkat edilmesi gereken unsurlar ve bir simülasyonda olması beklenen özellikler ortaya koyulmuştur.
Teknoloji destekli matematik öğrenme ortamlarının işitme engelli öğrencilerin matematik becerilerine etkilerinin incelenmesi
Teknolojideki hızlı gelişmeler, işitme engelli öğrencilerin istihdamında daha yüksek matematiksel beceri ve bilgi ihtiyacını beraberinde getirmektedir. İşitme engelli öğrencilerin toplumda bağımsız bireyler olabilmeleri için tıpkı normal işiten yaşıtları gibi matematiği öğrenmeleri gerekir. Bu çalışmada, işitme engelli öğrencilere yönelik tasarlanan teknoloji destekli matematik öğrenme ortamlarının işitme engelli öğrencilerin matematiksel becerilerinin gelişimine etkisinin incelenmesi ve bu süreçten yansımaların aktarılması amaçlanmıştır. Araştırmada birinci aşama olarak araştırma problemleri analiz edilmiştir. İkinci aşama olarak ADDIE (Analyze, Design, Development, Implementation, Evaluation) modeline göre işitme engelli öğrencilere yönelik teknoloji destekli matematik öğrenme ortamları geliştirilmiştir. Üçüncü aşama olarak ise geliştirilen öğrenme ortamları işitme engelli öğrencilerin matematik derslerinde uygulanarak öğrencilerin matematiksel becerilerinin gelişimine etkisi incelenmiş ve ortamdan yansımalara yer verilmiştir. İşitme engellilere yönelik geliştirilen teknoloji destekli matematik öğrenme ortamları, Trabzon Ortahisar Çamlık İşitme Engelliler İlkokulu'nda, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde üçüncü sınıfta öğrenim gören 3 işitme engelli öğrenciye toplamda 13 hafta (65 ders saati) boyunca uygulanmıştır. Özel durum çalışması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, veri toplama aracı olarak mülakatlar, gözlem formları, dokümanlar, alan notları ve video kayıtları kullanılmıştır. Nitel veri analizi yöntemleri kullanılarak çalışmadan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Bulgular incelendiğinde, işitme engellilere yönelik geliştirilen teknoloji destekli matematik öğrenme ortamlarının, öğrencilerin derse katılımlarını, motivasyonlarını ve ilgi düzeylerini arttırdığı, öğrencilere zengin alıştırma ve pekiştirme olanakları sunarak geniş bir yelpazede öğrenme faaliyetlerine devam etmesine olanak sağladığı görülmektedir. Bu bağlamda, ortamın sunmuş olduğu imkânların, materyal eksikliği, motivasyon, pekiştirme, görselleştirme ve öğrenciyle iletişim gibi birçok probleme çözüm getirdiği ve öğrencilerin özgüvenlerini arttırarak başarılarına olumlu katkılar sağladığı sonucuna varılmıştır.